Theses supervised by Doç. Dr. Semiha Şahin

11 theses · Dokuz Eylül University

Master'sOpen AccessTR

Duygusal zeka ve sınıf iklimi arasındaki ilişki

Duygusal zekâ en bilinen tanımıyla duyguları akıllıca kullanma sanatıdır. Sınıf iklimi bir sınıfı diğerinden ayıran o sınıfa özgü özelliklerin tamamıdır. Bu araştırmanın amacı ise; ortaokul öğretmenlerin kendi duygusal zekâlarına ve sınıf iklimine ilişkin algı düzeylerini belirlemek, bu algı düzeylerinin onların cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, branş ve öğrenim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek ve duygusal zekâ ve sınıf iklimi arasındaki ilişkinin saptamak ve duygusal zekâ boyutlarının sınıf iklimini hangi düzeyde yordadığını incelemektir. Araştırmanın evreni 2014-2015 eğitim öğretim yılında İzmir ili Buca ilçesinde bulunan resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise söz konusu okullarda görev yapan 224 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Bar-On Duygusal Zekâ Ölçeği (Bar-On EQ-i)", "Sınıf İklimi Ölçeği'', ''Kişisel Bilgi Formu'' kullanılmıştır. SPSS programında çözümlemede grupların aritmetik ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Ortalamalar arasındaki farkın önemli olup olmadığını anlamak amacıyla t testi, varyans çözümlemesi yapılmış; gruplar arasında fark varsa bu farkı belirlemek için Scheffe çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Değişkenler arasında ilişki ve yordama derecesinin hesaplanmasında Pearson Momentler Çarpımı Korelâsyon Katsayısı (r) ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulguları aşağıdaki gibi özetlenebilir: Öğretmenlerin kendi duygusal zekâlarına ilişkin algı düzeyleri "katılıyorum" aralığında algılanmıştır. Öğretmenlerin kendi duygusal zekâlarına ilişkin algıları ölçek genelinde ve tüm alt boyutlarda kadın öğretmenler lehine; ölçek genelinde, "kişilerarası beceriler", "uyumluluk" ve "genel ruh hali" boyutlarında genç öğretmenlerin lehine; ölçek genelinde, "kişisel farkındalık" ve "stresle başa çıkma" boyutlarında sözel ağırlıklı branşların lehine; ölçek genelinde , "uyumluluk" ve "genel ruh hali" boyutlarında göreve yeni başlayan öğretmenlerin lehine farklılık göstermektedir. Bunun yanında öğrenim düzeyine göre yalnız "uyumluluk" boyutunda üniversite muzunu öğretmenler öğretmen okulu mezunlarına göre kendi duygusal zekâlarını daha olumlu algılamaktadırlar. Öğretmenlerin sınıf iklimine ilişkin algıları "katılıyorum" düzeyindedir. Öğretmenlerin sınıf iklimine ilişkin algıları "ilişki" boyutunda kadın öğretmenlerin lehine; "ilişki" boyutunda en genç öğretmenlerin lehine; ölçek geneli ile "ilişki" ve "sistemi koruma ve geliştirme" boyutlarında sözel ağırlıklı branşlardaki öğretmenlerin lehine; ölçek genelinde ve "ilişki" boyunda göreve yeni başlayan öğretmenlerin lehine anlamlı farklılık göstermektedir. Öğrenim düzeyine göre ölçek genelinde ve alt boyutlarda anlamlı farklılık bulunmamaktadır. Öğretmenlerin algılarına göre kendi duygusal zekâları ile sınıf iklimi arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Duygusal zekânın "kişisel farkındalık", "kişilerarası beceriler", "uyumluluk", "stresle başa çıkma" ve "genel ruh hali" boyutları ile sınıf iklimin "sistemi koruma ve geliştirme" boyutu arasında pozitif yönde yüksek düzeyde bir ilişki var iken, "ilişki" boyutu arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki bulunmaktadır. Duygusal zekanın diğer boyutlarıyla sınıf ikliminin "kişisel gelişme ve oryantasyon" boyutu arasında pozitif yönde orta düzey bir ilişki varken, "stresle başa çıkma" boyutuyla arasında pozitif yönde düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Duygusal zekânın boyutları, "sistemi koruma ve geliştirme" boyutunu önemli ölçüde yordamaktadır. Sonuçlara göre "uyumluluk", "kişilerarası beceriler", "stresle başa çıkma", "genel ruh durumu" ile "kişisel farkındalık" boyutları sınıf iklimin "ilişki" ve "kişisel gelişme ve oryantasyon" boyutlarını orta düzeyde yordamakta iken, "sistemi koruma ve geliştirme" boyutunu önemli ölçüde yordamaktadır. Öğretmenlerin duygusal zekâlarına ilişkin algı düzeylerini artırmada öğretmenlere duygusal zekâ kavramının önemi anlatılmalı ve bu konuda çeşitli seminerler, konferanslar düzenlenmelidir. Öğretmenlerin sınıf iklimine ilişkin algılarını artırmada öğretmenlere sempozyumlar düzenlenmeli ve sınıf ikliminin öneminin anlatıldığı kurslar verilmelidir. Anahtar Kelimeler: Duygu, Zekâ, Duygusal Zekâ, Sınıf, Sınıf İklimi

Duygusal zekaSınıf atmosferiSınıf içi davranışlar+2
İlknur Durdu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel sinizm ve bağlılık arasındaki ilişki: İlk ve ortaokul öğretmenleri üzerinde bir araştırma

Araştırmanın amacı, ilk ve ortaokul öğretmenlerin okullarında örgütsel sinizme ilişkin algı düzeyleri bazı değişkenler bakımından farklılık gösterip göstermediği ve örgütsel sinizmin örgütsel bağlılığı ne düzeyde yordadığını incelenmek ve öneriler getirmektir. Araştırmanın evreni 2014-2015 öğretim yılında Manisa ili Akhisar ilçesinde bulunan resmi 84 ilk ve ortaokullarında görev yapan 850 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi yansızlık kuralına sadık kalınarak seçilmiştir. Öğrenci sayılarına göre okullar gruplandırılmış ve her gruptan okul sayıları dikkat alınarak evreni oluşturan rakamlar doğrultusunda tesadüfi örnekleme yapılmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın örneklemini Akhisar ilçesine bağlı okullarda görev yapan 316 öğretmen oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanması için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" ile "Örgütsel Sinizm Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizlerinde aritmetik ortalama ( ), standart sapma, t- testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Scheffe Testi, Sheffee testinin yanıt vermemesi durumunda LSD testi, örgütsel sinizm ile bağlılık arasında ilişki bulunup bulunmadığının belirlenmesinde Pearson Korelasyon Katsayısı teknikleri ve örgütsel sinizmin örgütsel bağlılığı ne derece yordadığının belirlenmesinde ise Çoklu Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları aşağıdaki gibi özetlenebilir: İlk ve ortaokul öğretmenlerinin algılarına göre okullarındaki örgütsel sinizm düzeyi "katılmıyorum" aralığında algılanmıştır. Öğretmenlerin okullarındaki örgütsel sinizm düzeyleri ölçek genelinde bilişsel ve davranışsal boyutta orta seviyede iken, duyuşsal boyutta düşük seviyede bulunmuştur. İlk ve ortaokul öğretmenlerinin algılarına göre okullarındaki örgütsel sinizm düzeyleri medeni durumlarına göre sinizmin davranışsal boyutunda anlamlı farklılık gösterirken; bilişsel ve duyuşsal boyutlarda anlamlı farklılık göstermemektedir. Bekar öğretmenlerin davranışsal sinizm düzeyleri evli öğretmenlere göre daha yüksektir. Ayrıca ölçek genelinde ve alt boyutlarda öğretmenlerin okullarındaki örgütsel sinizm düzeyleri onların cinsiyetlerine, yaşlarına, hizmet sürelerine, öğrenim düzeylerine, sendikaya üyelik durumuna ve okullarının büyüklüğüne göre anlamlı farklılık göstermemektedir. İlk ve ortaokul öğretmenlerinin örgütsel bağlılık düzeyleri ölçek genelinde ve bağlılığın özdeşleşme ve içselleştirme boyutlarında orta düzeyde iken, uyum boyutunda düşük düzeyde algılanmıştır. Öğretmenlerin algılarına göre örgütsel bağlılık düzeyleri onların cinsiyet ve medeni durumlarına göre içselleştirme boyutunda anlamlı farklılık gösterirken, uyum ve davranışsal boyutlarda anlamlı farklılık göstermemektedir. Ayrıca öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri onların yaşlarına, öğrenim düzeylerine ve okul büyüklüğüne göre bağlılığın özdeşleşme boyutunda anlamlı farklılık göstermekte iken, uyum ve içselleştirme boyutlarında farklılık göstermemektedir. Araştırmanın bir diğer sonucu da öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri onların hizmet sürelerine göre ölçek genelinde anlamlı farklılık göstermemesidir. Öte yandan öğretmenlerin sendikaya üyelik durumuna göre onların örgütsel bağlılık düzeyleri uyum boyutunda anlamlı farklılık göstermekte iken, özdeşleşme ve içselleştirme boyutlarında farklılık göstermemektedir. Sendikaya üyeliği bulunan öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri, sendika üyeliği bulunmayan öğretmenlere göre daha yüksek bulunmuştur. İlk ve ortaokul öğretmenlerinin algılarına göre okullarındaki örgütsel sinizm ile örgütsel bağlılık arasında negatif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Örgütsel sinizmin bilişsel ve duyuşsal boyutları örgütsel bağlılığın tüm alt boyutlarının birer yordayıcısıdır. Örgütsel bağlılığın, örgütsel sinizmi ne derecede yordadığı diğer araştırmacılar tarafından incelenebilir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel sinizm, örgütsel bağlılık, ilkokul, ortaokul, öğretmen.

BağlılıkOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+5
Hilmiye Yüksel
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
10
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin paylaşılan liderlik yaklaşımı ile okullarda örgütsel sürdürülebilirlik arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı; kamu okullarında görev yapan okul müdürlerinin paylaşılan liderlik yaklaşımları ile okulların örgütsel sürdürülebilirliği arasındaki ilişkiyi incelemektir. Paylaşılan liderlik okul müdürünün okul içerisindeki görev ve sorumlulukları okulun paydaşları arasında yetenekleri doğrultusunda dağıtması, yönetim görevlerinin tek bir birey tarafından yürütülmemesi anlamına gelmektedir. Örgütsel Sürdürülebilirlik ise bir kurumdaki sosyal, çevresel, ekonomik, sosyal ve yönetsel faaliyetlerin devam ettirilebilmesine yönelik etkinlikleri içermektedir. Okullardaki birtakım faaliyetlerin devamlılığını sağlamadaki en önemli birim kuşkusuz ki okul yönetimidir. Okulların yöneticisi olan müdürlerin yapılacak etkinliklerde ya da alınacak kararlarda okul çalışanlarının fikirlerini almaları ve onları yönetim sürecine dahil etmeleri bir taraftan müdürlerin yükünü hafifletirken diğer taraftan çalışanların etkinliklerde daha istekli olmasını ve ortak karar alınarak yürütülen etkinliklerin devam etmesini isteyeceklerdir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde nicel yöntemle yapılmış ve araştırmanın evrenini İzmir ili Ödemiş ilçesinde görev yapmakta olan 919 ilkokul ve ortaokul düzeyindeki okullarda görev yapan öğretmen oluşturmuştur. Seçkisiz örneklem yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemiyle örneklem seçilmiş ve örneklemini 232 öğretmen oluşturmuştur. Çalışmada veri kaynağı olarak demografik özellikleri tespit etmede kullanılan kişisel bilgi formu, okul müdürlerinin paylaşılan liderlik yaklaşımını ölçmek için "Paylaşılan Liderlik Ölçeği" ve okullarda uygulanmakta olan örgütsel sürdürülebilirliği ortaya çıkarmak için "Örgütsel Sürdürülebilirlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın analizinde SPSS programı kullanılmış, tanımlayıcı istatistikleri analiz ederken frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki farkın belirlenmesinde T testi ve F testi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğretmenlerin çoğunluğunu kadın öğretmenler oluştururken, ortaokullarda görev yapan ve branş öğretmeni olan öğretmenler çoğunluktadır. Ayrıca, araştırmanın örneklemini oluşturan öğretmenlerin çoğu 31-40 yaş aralığında, evli ve lisans mezunudur. Örneklemin çoğunluğunu kıdemleri 11-15 ile 16-20 yıl arası olan öğretenler oluştururken, bulunduğu okuldaki çalışma yılı 9 yıl ve üzeri olan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırmada, ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin paylaşılan liderlik algısı ile örgütsel sürdürülebilirlik düzeyleri arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde yüksek düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan regresyon analizi sonucunda paylaşılan liderlik bağımsız değişkeni, örgütsel sürdürülebilirlik bağımlı değişken algısındaki toplam varyansın %47,2'ini açıklamaktadır. Buradan yola çıkarak okul müdürlerinin işbirlikçi, destekleyici, etkileşime dayalı ve paylaşımcı bir liderlik anlayışı içinde çalışmalarının, okullarda örgütsel sürdürülebilirliğin gelişmesi üzerine olumlu bir etkisi olacaktır. Anahtar Kelimeler: Paylaşılan Liderlik, Örgütsel Sürdürülebilirlik, Eğitim Kurumları, Öğretmen

LiderlikLiderlik modelleriMüdürler+5
Gülden Çalışkan Tüylü
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik stillerinin okullarındaki yenilik yönetimine etkisinde öğrenen örgüt ve yetenek yönetiminin rolü

Bu araştırma mesleki ve teknik anadolu liselerinde görev yapan öğretmenlerin algılarına göre kendi okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik düzeyleri, okullarının öğrenen örgüt olma, yetenek yönetimi ve yenilik yönetimi düzeylerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın diğer amacı, ilgili değişkenlerin öğretmenlerin mesleki (branş, katıldığı hizmet içi eğitim sayısı, aldığı belge sayısı) ve okul müdürlerinin bazı özelliklerine (cinsiyet, eğitim yönetimi eğitimi, sendika üyelik durumu) göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini tespit etmektir. Okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik düzeylerinin yenilik yönetimine etkisinde öğrenen örgüt ve yetenek yönetiminin aracılık rolünü incelemek ise araştırmanın son amacıdır. Çalışma, İzmir iline bağlı merkez 11 ilçede bulunan mesleki ve teknik anadolu lisesinde yapılmıştır. Örneklem olarak, 2018-2019 eğitim öğretim yılında görev yapan 30 resmi mesleki ve teknik anadolu lisesi müdürü ve 562 öğretmen alınmıştır. Çalışmanın amacına ve yaklaşımına uygun olarak veriler nicel araştırma yöntemi ile oluşturulmuştur. Araştırma verilerini toplamak için Okul Müdürlerinin Liderlik Stilleri, Okullarda Öğrenen Örgüt, Eğitimde Yetenek Yönetimi ve Okullarda Yenilik Yönetimi Ölçekleri olmak üzere toplam dört ölçek kullanılmıştır. Verilerin tanımlanması ve analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), LSD, doğrulayıcı faktör analizi, Yapısal Eşitlik Modellemesi (Path diyagramı ve uyum indeksleri) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 23,0 ve AMOS programları ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik stilleri düzeylerinin çok seyrek düzeyinde, okullarının öğrenen örgüt olma düzeylerinin büyük ölçüde katılıyorum düzeyinde, yetenek yönetimi düzeylerinin sıklıkla düzeyinde ve yenilik yönetimi düzeylerinin çok katılıyorum düzeyinde olduğunu göstermiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik düzeyleri, okullarının öğrenen örgüt olma düzeyleri, yetenek ve yenilik yönetimi düzeyleri öğretmenlerin katıldığı hizmet içi eğitim sayısına, aldığı belge sayısına, okul müdürünün eğitim yönetimi eğitimine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. İlgili değişkenler öğretmenlerin branşına, okul müdürünün cinsiyetine ve okul müdürünün sendika üyelik durumuna göre anlamlı farklılık göstermektedir. Araştırma bulguları, öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik düzeyleri ve yenilik yönetimi düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ve okulların öğrenen örgüt olma özelliği ve yetenek yönetiminin, okul müdürlerinin dönüşümcü liderliğinin yenilik yönetimine etkisinde kısmi aracılık rolünün olduğunu göstermiştir.

Anadolu meslek liseleriAnadolu teknik liseleriLiderlik+6
Yasin Hiçyılmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen algılarına göre vizyoner liderlik ile yetenek yönetimi arasındaki ilişkide pozitif psikolojik sermayenin aracılık rolü

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin vizyoner liderlik ve yetenek yönetimi yeterliliği ile öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeylerini; ilgili değişkenlerin öğretmenlerin bireysel (cinsiyet, medeni durum, yaş), mesleki (öğrenim düzeyi, hizmet süresi, branş) ve okullarının bazı özelliklerine (okul türü, okuldaki öğretmen sayısı) göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği ve öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin vizyoner liderlik ve yetenek yönetimi yeterliliği ilişkisinde öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeylerinin aracı rolünü incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırma sürecinde, değişkenler arası ilişkilerin ve değişkenleri içeren kuramsal bir modelin test edilmesi için yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırma, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Büyükçekmece ve Çatalca ilçeleri sınırları içinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 287 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, "Kişisel Bilgi Formu", Çınar ve Kaban (2012) tarafından geliştirilen "Vizyoner Liderlik Ölçeği", Yerlikaya (2017) tarafından geliştirilen "Eğitimde Yetenek Yönetimi Ölçeği" ve Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada 287 öğretmenden elde edilen verileri incelemek için aritmetik ortalama, standart sapma, t-Testi, Tek Yönlü ANOVA, LSD (Least Significant Difference) en küçük önemli fark testi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı, Yapısal Eşitlik Modellemesi (Path diagramı ve uyum indeksleri) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20.0 ve Lisrel 8.7 programları ile analiz edilmiştir. Ortaöğretimde görev yapan öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin vizyoner liderlik ve yetenek yönetimi düzeyleri ile öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin vizyoner liderlik ve yetenek yönetimi düzeyleri ile öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeylerinin "yüksek" olduğu görülmüştür. En yüksek ortalamalar vizyoner liderlikte "eylem yönelimli olma" alt boyutunda, yetenek yönetiminde "hedefler ve yeteneğin geliştirilmesi" alt boyutunda, pozitif psikolojik sermayede "güven" alt boyutunda görülmüştür. Öğretmen algılarının vizyoner liderlik ölçeği ve eğitimde yetenek yönetimi ölçeği geneli ve alt boyutlarında cinsiyet, medeni durum, branş ve öğrenim durumu değişkenleri için; pozitif psikolojik sermaye ölçeği geneli ve alt boyutlarında hizmet süresi ve branş değişkenleri için anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Öğretmen algılarında vizyoner liderlik ölçeği ve eğitimde yetenek yönetimi ölçeği geneli ve alt boyutlarında yaş, hizmet süresi, okul türü ve okuldaki öğretmen sayısına göre; pozitif psikolojik sermaye ölçeği geneli ve alt boyutlarında cinsiyet, medeni durum, yaş, öğrenim durumu, okul türü ve okuldaki öğretmen sayısı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar görülmüştür. Öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin vizyoner liderlik özellikleri ile yetenek yönetimi özellikleri arasında yüksek düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu; okul müdürlerinin vizyoner liderlik özellikleri ile öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri arasında düşük düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu; okul müdürlerinin yetenek yönetimi özellikleri ile öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu ve öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin vizyoner liderlik ve yetenek yönetimi ilişkisinde öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeylerinin kısmi aracılık rolü gösterdiği saptanmıştır.

LiderlerLiderlikLiderlik modelleri+5
Kübra Özdilek
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu lisesi öğretmenlerinin örgütsel güven düzeyleri ile pozitif psikolojik sermaye düzeyleri

Bu araştırmada, öğretmenlerin örgütsel güven düzeyleri ile pozitif psikolojik sermaye düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tarama modelindeki araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında İzmir İli metropol alanda bulunan resmi Anadolu liselerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem büyüklüğü 341 olarak belirlenmiştir. Araştırmada Anadolu lisesinde görev yapan 550 öğretmene ölçekler uygulanmıştır. Araştırma, geçerliliği kabul edilmiş 387 ölçme aracı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Anadolu lisesi öğretmenlerinin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında Okullarda Örgütsel Güven Ölçeği ile Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, frekans, yüzde, Bağımsız gruplar t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi, Bonferroni testi, Spearman Rho korelasyon analizi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon teknikleri ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, öğretmenlerin örgütsel güven düzeylerinin yükseğe yakın 'oldukça katılıyorum' düzeyinde; pozitif psikolojik sermaye düzeylerinin ise yüksek 'tamamen katılıyorum' düzeyindedir. Öğretmenlerin örgütsel güven düzeylerinin baba eğitim düzeyleri ve büyüdükleri çevre değişkenlerine göre alt boyutlarda anlamlı düzeyde farklılıklar vardır. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeylerinin alt boyutlarında medeni durum, eğitim düzeyi, mesleki kıdem, annenin eğitim düzeyi, büyüdükleri çevre ile yaşamlarında bir olumsuzluk yaşayıp yaşamama durumlarına göre anlamlı düzeyde farklılıklar tespit edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde, örgütsel güvenin, pozitif psikolojik sermaye algısında meydana gelen değişimin %17'sini açıklayabildiği sonucuna varılmıştır.

Anadolu liseleriEğitim psikolojisiPozitif psikolojik sermaye+3
Seher Ekin
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin dönüşümcü liderlik özellikleri ve yenilik yönetimi yeterliliği ilişkisinde pozitif psikolojik sermayenin aracı rolü

Örgüt üyelerinin performansını en üst düzeyde kullanabilmek için çağdaş eğitimde pozitif psikolojik sermaye kavramı belirtilmektedir. İnsanın psikolojik durumu, iş performansını da etkilemektedir. Örgüt üyelerinin örgüt içindeki psikolojik durumunun, onların yenilikçi davranışlarını ve liderlik özelliklerini etkileyeceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı okul yöneticilerinin dönüşümcü liderlik özelliklerinin yenilik yönetimi yeterliliği üzerindeki etkisini araştırmak ve bu ilişkide pozitif psikolojik sermayenin aracı rolünü incelemektir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında İzmir ilinin Bayraklı ve Karşıyaka ilçelerinde çalışan resmi ilkokul ve ortaokul öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu araştırmada örneklem evreni temsil edecek oranda basit seçkisiz yöntem ile alınmıştır. Araştırmada kişisel bilgi formu ve 3 ölçek kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Okul Müdürlerinin Liderlik Stilleri Ölçeği", "Okullarda Yenilik Yönetimi Ölçeğinin öğretmen formu" ve "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın ölçek sonuçlarına göre aritmetik ortalama, standart sapma, frekans, iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi (t testi), F istatistiği, "Scheffee" ,LSD-Least Significant Difference- En Küçük Önemli Fark Testi, korelasyon hesaplanarak LISREL 8.51 (Joreskog & Sorbom, 1993) programıyla Maximum likelihood yöntemi, faktör analizi (DFA) ile incelenmiştir (Şimşek Ö. F., 2007). Araştırma bulgularına göre; okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik, yenilik yönetimi yeterlilik düzeyleri olumlu ve öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayeleri yüksek düzeydedir. Öğretmenlerin okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik özellikleri algısı; cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim durumu, mesleki kıdem; okul müdürlerinin yenilik yönetimi algısı; cinsiyet, medeni durum, branş, çalışılan okul türü, yaş, eğitim durumu, mesleki kıdem; pozitif psikolojik sermaye algısı; medeni durum, branş (öz yeterlilik, dışadönüklük ve umut alt boyutlarında), çalıştıkları okul türü (öz yeterlilik, güven, dışadönüklük ve umut alt boyutlarında), yaş, eğitim durumu, mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik özellikleri algısı; branş, çalışılan okul türü ve öğretmen sayısı; okul müdürlerinin yenilik yönetimi yeterliliği algısı: okuldaki öğretmen sayısı, pozitif psikolojik sermaye algısı; cinsiyet (öz yeterlilik ve iyimserlik alt boyutlarında), branş (iyimserlik, güven, psikolojik sağlamlık), çalıştıkları okul türü ( iyimserlik, psikolojik sağlamlık alt boyutlarında), mesleki kıdem (öz yeterlilik alt boyutunda), öğretmen sayısı (psikolojik sağlamlık alt boyutunda) değişkenlerinde anlamlı farklılık göstermektedir. Okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik özellikleri; yenilik yönetimi yeterliliği ile anlamlı ve yüksek düzeyde pozitif yönlü, pozitif psikolojik sermaye ile anlamlı ve düşük düzeyde pozitif yönlü ilişkidedir. Okul müdürlerinin yenilik yönetimi yeterliliği ile öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri arasında da anlamlı, düşük düzeyde pozitif yönlü ilişki saptanmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi sonucunda; pozitif psikolojik sermayenin, dönüşümcü liderlik ve yenilik yönetimi arasında aracı etkisi bulunduğu görülmüştür. Pozitif psikolojik sermaye; yenilik yönetimi ve dönüşümcü liderlik ilişkisini ele alan model anlamlı ve doğru bir sonuç (0.01) vermiştir. Anahtar Sözcükler: Dönüşümcü Liderlik, Yenilik Yönetimi, Pozitif Psikolojik Sermaye

Dönüşümcü liderlikLiderlikLiderlik modelleri+6
Şule Kani
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim okulları yöneticilerinin çatışma yönetimi stratejileri ile öğretmenlerin psikolojik yıldırma eylemlerine maruz kalma düzeyleri arasındaki ilişki

Yapılan bu çalışma, İzmir merkez ilçelerinde özel eğitim okullarında görev yapan öğretmen algılarına göre özel eğitim okulları yöneticilerinin çatışma yönetimi stratejileri, öğretmenlerin psikolojik yıldırma eylemlerine maruz kalma düzeyleri ile yöneticilerin çatışma yönetim stratejileri ve psikolojik yıldırma arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma tarama modelinde kurgulanmış olup, araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında İzmir ilinde görev yapan 8 merkez ilçedeki 13 özel eğitim okulunda görev yapan 168 öğretmen oluşturmaktadır. Veri elde etmek için "Okullarda Psikolojik Şiddet Ölçeği'' ve "Örgütsel Çatışma Yönetimi Stilleri Ölçeği'' kullanılmıştır. Verilerin analiz aşamasında bağımsız örneklemler için t-testi, Pearson korelasyon katsayısı analizi, Kruskal Wallis ve tek yönlü varyans analizi çözümlemelerinden faydalanılmıştır. Özel eğitim okul yöneticilerin en çok kullandıkları çatışma yönetim stratejisi "tümleştirme" ve en az kullandıkları "hükmetme yöntemi" sonucuna ulaşılmıştır. Okul yöneticilerinin kullandıkları çatışma yönetim stratejileri öğretmenlerin cinsiyet, medeni durum, sendika üyesi olup olmaması durumları ve okul türüne göre anlamlı bir farklılık yoktur. Yaş gruplarına göre yöneticilerin kullandıkları çatışma yönetim stratejileri uzlaşma boyutunda anlamlı bir şekilde farklılaşmıştır. 24-34 yaş genç yetişkin öğretmenler 35-45 yaş öğretmenlere göre okul yöneticilerini uzlaşmacı olarak algılamakta ve 0-5 yıl arasındaki öğretmenler 11-15 yıl arasındaki öğretmenlere göre okul yönetiminin hükmetme stratejisini daha az kullandığını düşünmektedir. Uzlaşma boyutunda 16-20 yıl hizmet süresi olan öğretmenler20 yıl ve üzeri hizmet süresi olan öğretmenlere göre anlamlı bir şekilde okul yöneticilerinin bu boyutu az kullandığını algılamaktadır. Branşa göre bakıldığında ise özel eğitim öğretmenlerinin diğer branş öğretmenlerine göre okul yöneticilerinin kaçınma stilini daha fazla kullandığını düşünmektedir. Özel eğitim okullarında görev yapan öğretmenlerin maruz kaldıkları psikolojik yıldırmaya yönelik algılarında en çok itibara yönelik saldırıdır. Öğretmenlerin maruz kaldıkları yıldırma düzeyleri onların cinsiyet, yaş, medeni durum, öğrenim durumu, hizmet yılı, sendika üyesi olup olmadığı özellikleri ile okul türüne ve okul kademesi değişenlerine göre anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Branş değişkenine göre bakıldığında psikolojik yıldırma düzeyinin branşlarına göre farklılaştığı görülmüştür, diğer branşlarda görev yapan öğretmenlerin özel eğitim branşındaki öğretmenlere göre psikolojik yıldırma stillerinden sadece sosyal bakımdan daha fazla psikolojik yıldırma algıladığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan araştırma tümleştirme çatışma yönetimi stratejisi ile ödün verme çatışma yönetimi stratejisinin tüm psikolojik yıldırma türleri ile negatif yönde, düşük ve orta düzeyde anlamlı ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. Bununla birlikte hükmetme çatışma yönetimi stratejisi sadece iletişime yönelik psikolojik saldırı ile pozitif yönde ve düşük düzeyde anlamlı ilişki gözlenmiştir. Kaçınmacı çatışma yönetim stratejisi ile uzlaşmacı yönetim stratejisinin ise itibara yönelik psikolojik yıldırma alt boyutu dışında tüm diğer psikolojik yıldırma stilleri ile negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı ilişkiye sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Eğitim yönetimiMobbingPsikolojik istismar+7
Ömer Demir
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul yöneticileri ile öğretmenlerinin öğrenci merkezli eğitim ilkelerini benimseme düzeyleri ve okul etkililiğine yönelik görüşleri arasındaki ilişki

Öğrenci merkezlilik ve okulların etkililiği rekabetin çetinleştiği ve işgücünün serbest dolaşımının yaşandığı küresel dünyada eğitim alanında önce çıkan dikkate değer kavramlar arasındadır. Öğrenci merkezli eğitim, geleneksel eğitimin aksine "bireysel olarak öğrenciler üzerine odaklanma (onların kalıtsal özellikleri, geçmiş yaşantıları, bakış açıları, özgeçmişleri, becerileri, ilgi alanları, yeterlikleri ve gereksinimleri) ile öğrenme üzerine odaklanmayı birleştiren bir bakış açısı" olarak ele alınmaktadır. Okul etkililiği ise okulun öğretim politikası, iklimi ve misyonu gibi okul çevresi faktörlerinin öğrencilerin zihinsel ve duygusal performanslarına etkisi olarak tanımlanmaktadır. Etkili okullar ise aynı minvalde "okulun hedeflerinin en üst seviyede başararak öğrencilerin zihinsel, psikomotor, sosyal, duygusal ve estetik gelişimlerine en uygun öğrenme ortamı sağlayabilen okullar" olarak görülmektedir. Bu araştırmada, ortaokullarda görev yapmakta olan yönetici ve öğretmenlerin öğrenci merkezli eğitimin ilkelerini benimseme düzeylerinin ve okul etkililiğine yönelik algıları arasındaki olası ilişkilerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Böylelikle, okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin öğrenci merkezli eğitim ilkelerini ne kadar benimsediği belirlenerek bunun okullarının etkililiğine yönelik düşüncelerine etkileri incelenmiştir. Bu çerçevede, çalışma nicel araştırma yöntemlerinin özelliklerini barındırmaktadır. Ayrıca, araştırmada ilişkisel modelden faydalanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2017 - 2018 Eğitim Öğretim Yılında Bursa Büyükşehir il sınırları içerisinde bulunan 235 kamuya ait ortaokulda görev yapan 6536 öğretmen ve 586 yönetici teşkil etmiştir. Araştırmanın örneklemini ise, bu okullar arasında bulunan 32 ortaokuldan 364 öğretmen ve 65 yönetici olmak üzere toplam 429 katılımcı oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğrenci Merkezli Eğitim İlkelerini Benimseme Ölçeği" ve Şişman'ın (1996) "Etkili Okul Ölçeği" olmak üzere iki ayrı ölçek aracılığı ile elde edilmiştir. Ölçeklerden elde edilen verilerin çalışma grupları sathın normal dağılıp dağılmadığına göre parametrik ve parametrik olmayan analizlerden yararlanılmıştır. Bu çerçeve, veri analizinde bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü ANOVA, Kruskal-Wallis H testi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu, basit doğrusal regresyon ve alt boyutların etkisi bağlamında çoklu regresyon analizlerinden faydalanılmıştır. Araştırmanın sonıuçlarına göre; katılımcıların öğrenci merkezli eğitim ilkelerini yüksek düzeyde benimsediklerini ve bu kapsamda aynı fikri paylaştıkları, aynı şekilde katılımcıların okullarını yüksek düzeyde etkili algıladıkları ve okul yöneticilerin bu okul etkililiği konusunda öğretmenlerden daha yüksek görüşe sahip oldukları ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca, katılımcıların öğrenci merkezli ilkeleri benimseme düzeylerinin branşlarına göre anlamlı değişiklik göstermezken, eğitim düzeyleri ve mesleki deneyimleri arttıkça öğrenci merkezli ilkelere yönelik görüşlerinin arttığı tespit edilmiştir. Öt yandan, yöneticilerin okullarının etkililiğine yönelik algıları öğretmenlerden daha yüksek bulunmuştur. Bunun yanında, daha yüksek mesleki deneyimi olan ve Beden Eğitimi branşına sahip katılımcıların okullarını daha yüksek düzeyde etkili buldukları anlaşılmışken eğitim düzeylerine göre okul etkililiği algılarında anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Son olarak, katılıcıların öğrenci merkezli eğitim ilkelerini benimse düzeyleri ile okul etkililiği algıları arasında düşük ancak anlamlı ve pozitif yönde doğrusal bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu çerçevede öğrenci merkezli anlayışa yatkınlığın okul etkililiği algısı üzerinde düşük düzeyde ancak anlamlı ve olumlu bir etkisi olduğu meydana çıkarılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, öğrenci merkezli anlayış perspektifinden okullardaki etkililiği artırma çabaları için politika yapıcılara, yöneticilere, öğretmenlere yol gösterici olabilir.

EtkililikEğitim yönetimiOkul etkililiği+4
Hakan Sivri
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitelerde yetenek yönetimi uygulamaları ve akademik performans ilişkisi

Araştırma, Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim elemanlarının yetenek yönetiminin uygulanmasına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve akademik performans ile arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, akademisyenlerin yetenek yönetiminin uygulanmasına ilişkin görüşlerinin detaylı olarak betimlenmesini ve akademik performans ile ilişkisinin belirlenmesini amaçladığı için ilişkisel tarama modelinde kurgulanmıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi'ne bağlı fakültelerde görev yapmakta olan akademisyenler araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi fakültelere göre küme örnekleme ve tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın alt tabakalarını profesörler, doçentler, doktor öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlileri oluşturmaktadır. Her bir alt tabakayı oluşturan akademisyenler araştırma evrenini temsil edecek şekilde oranlı olarak dağıtılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Üniversitede Yetenek Yönetimi" ölçeği kullanılmıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü'nden akademisyenlerin akademik teşvik ödeneği puanları ile ilgili veriler elde edilmiştir. Dokuz Eylül Üniversitesi'ne bağlı fakültelerde görev yapmakta olan akademisyenlerin akademik teşvik ödeneği puanları, akademik performans ölçütü olarak kullanılmıştır. Üniversitede yetenek yönetiminin uygulanmasına ilişkin akademisyen algılarının yeteneğin çekilmesi, yeteneğin yerleştirilmesi ve yeteneğin geliştirilmesi alt boyutlarına biraz katılıyorum; yeteneğin tutulması ve örgütsel yedekleme alt boyutlarına da çok az katılıyorum düzeyinde olduğu görülmektedir. Akademisyenlerin üniversitede yetenek yönetimi uygulamalarını algılama düzeyleri cinsiyet, yaş, unvan, hizmet yılı, yurt dışı tecrübesi ve görev yapılan fakülte değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği medeni durum ve yönetim görevi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Akademisyenlerin üniversitede yetenek yönetimi uygulamalarını algılama düzeyleri ile akademik teşvik puanları arasındaki ilişki incelendiğinde iki değişken arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Akademik yetenekAkademik çalışmalarAkademisyenler+5
Hasan Yel
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul müdürlerinin öğretmen liderliğini destekleyici davranışları ile öğretmen liderliği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin algılarına göre, okul müdürlerinin öğretmen liderliğini destekleyici davranışları ile öğretmen liderliği arasındaki ilişkileri saptamaktır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılında İzmir ili Buca ilçesi sınırları içinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilkokullarda görev yapan 282 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Beycioğlu ve Aslan (2010) tarafından geliştirilen Öğretmen Liderliği Ölçeği ve Günbayı, Dağlı ve Kalkan (2013) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Müdür Desteği Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada 282 öğretmenden elde edilen verileri incelemek için aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t-Testi, Tek Yönlü ANOVA, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. İlkokullarda görev yapan öğretmenlerin algılarına göre, okul müdürlerinin öğretmen liderliğini destekleyici davranış düzeyleri ile öğretmenlerin öğretmen liderliği davranışları düzeyleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin öğretmen liderliğine ilişkin algılarının yüksek düzeyde olduğu; katılımcıların öğretmen liderliği alt boyutlarına ilişkin davranışları sergileme düzeylerinin en yüksek meslektaşlarla işbirliği boyutunda gerçekleştiği; katılımcıların okul müdürlerinin öğretmen liderliği desteğine ilişkin algılarının yüksek düzeyde olduğu; okul müdürlerinin destekleyici davranışları arttıkça öğretmenlerin öğretmen liderliğinin kurumsal gelişme, mesleki gelişim ve meslektaşlarla işbirliği alt boyutlarına ilişkin davranışları sergileme düzeylerin de arttığı; müdür desteğinin öğretmen liderliğinin kurumsal gelişme boyutunun anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; cinsiyet, branş, hizmet süresi ve okul büyüklüğü değişkenlerinin öğretmenlerin öğretmen liderliği algılarında farklılığa yol açmadığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Müdür Desteği, Öğretmen Liderliği

LiderlikOkul yöneticileriYönetici desteği+3
Serpil Ovacıklı
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2018
00

Other supervisors