Theses supervised by Doç. Dr. Serkan Öztürk

13 theses · Yalova University, Bolu Abant İzzet Baysal University, Gümüşhane University

Master'sOpen AccessTR

Film afişlerinde imgeler: Saul Bass film afişlerinin göstergebilimsel incelemesi

Film afişlerinde anlamın yaratılmasındaki bazı değişkenleri ortaya koymak ve buradan hareketle afiş okumaları yapabilmek üzere yapılan bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; bir çalışmaya "tasarım" ve tasarım süreci sonunda ortaya konulan bir ürüne "tasar" diyebilmemiz için gerekli koşullar nelerdir? Sorusundan hareketle; tasarım kavramı; tasarı ve tasar terimlerinin açıklanması, tasarım sürecinde adımlar, temel tasarım kuramları, tasarımda konu-öz-biçim-içerik ilişkisi, grafik tasar olarak afiş ve film afişi, afiş tasarımında tasar'ın yapısal göstergeleri ve film afişi özellikleri ele alınmıştır. Bu bölümde temel tasarım kuramlarında irdelenen, "tasarım öge ve ilkeleri ile organizasyon esasları" ikinci bölümde, "görüntüsel gösterge"ler başlığı olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde; bir "tasar" nasıl okunur? Sorusundan hareketle, gösterge kavramı açıklanmış, göstergelerin sınıflaması yapılarak dilsel gösterge ile görüntüsel gösterge arasındaki farklar ortaya konmuştur. Görüntüsel göstergelerin biçim ve içerik anlamında ele alırken kod, mesaj, göstergebilim kavramı açıklanmış, gösteren-gösterilen ve kod, mesaj, anlamlama, düzanlam, yananlam, üstdil başlıkları açıklanmıştır. Çalışmanın çözümleme aşaması olan üçüncü ve son bölümünde; grafik tasarımcı Saul Bass'ın 1955 ile 1993 yılları arasında tasarladığı ve kendi resmi sitesinde yer alan 23 film afiş tasarımından -amaçlı örnekleme yöntemiyle- seçilen 10 ikonik, simgesel ve illüstratif film afişinin teknik çözümlemeleri Güngör'ün "tasarın birleştirici prensipleri"ne göre "biçim" yönüyle, Roland Barthes'in afiş görüntülerini çözümlemeye olanak sağlayan "üç aşamalı göstergebilimsel çözümleme" örneğine uygun olarak, "içerik" yönüyle çözümlemeleri yapılmıştır. Sonuç olarak Saul Bass film afişlerinin, temsil ettiği filmin ana teması olan kavramı, fotoğrafsız, en az tasar ögesi kullanarak, ikon ve simge yardımıyla anlatan basit ve sade tasarlarının üzerindeki anlamsal değeri, sadece içerik yönüyle değil biçimsel unsurlarıyla da sağladığı ortaya konulmuştur.

AfişlerBass, SaulFilm+7
Kaan Alp Uludere
Yalova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Auteur kuram perspektifinden Selçuk Aydemir sineması analizi

Sinema 1890'lı yılların sonunda Lumier Kardeşler tarafından kamera ve projektörün birlikte kullanılarak belgeleme ve eğlence aracı olarak keşfedilmiştir. Bu süreç içerisinde sinema bir iş kolu olmuş, eğlence endüstrisinde kendine yer bulmuştur. 1950'li yıllar sonunda Fransa'da mevcudiyetini sürdüren André Bazin öncülüğündeki bir kısım sanat yazarı ise "Fransız Yeni Dalgası" isimli bir akımın varlığından bahsetmişlerdir. Auteur kuram ise tam da bu bahisle ortaya çıkmıştır. Bu bahse konu Auteur yönetmen ölçütleri; özgün bir hikâye kurgulayarak, özgün hikayeler, diyaloglar, çekim teknikleri ile birlikte filmlerin bir bütünlük içinde olmasını hedeflemiştir. Yönetmenler, anlatıya esas dışavurumcu bir yaklaşımla karşıtlıklar üzerinde durabilmek amacıyla sinema tekniğinin sunduğu imkanlardan da yararlanarak, kendi sinema dilini oluşturmak istemişlerdir. Ülkemizde ise sinema Fuat Özkınay'ın 1914 yılında çekmiş olduğu Ayestefanos'ta Rum Abidesinin Yıkılışı filmi ile başlamıştır. Sonrasında bu serüven tiyatro kökenli sanatçıların öncülük etmesiyle devam etmiştir. 1960 ile 1975 yılları arasında da Türk Sineması üretim adına altın çağını yaşamıştır. Bu çalışma, esasında 2000'li yıllar sonunda Türk Güldürü Sinemasında etkin rol oynayan yönetmen ve senarist Selçuk Aydemir'in filmleri auteur kuram çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma sonucunda Selçuk Aydemir'in bir kitle iletişim ve eğlence aracı olan sinemayı karakter oluşumu, görsel dili, müzik kullanımı ve taşra kültürüyle auteur kurama bağlı kalarak yaptığı gözlenmiştir.

AuteurizmAydemir, SelçukSinema+1
Serkan Daloğlu
Yalova University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk politik sinemasında "öteki"nin ideolojik anlatım ve eleştirisi

Bu tez çalışmasında Türk politik sinemasının niteliği irdelenmiş ve siyasal "öteki" kavramı esasında ideolojik arka plana bir perspektif sunulmak istenmiştir. Çalışmamızdan anlaşılmaktadır ki "politik film" söylemi sinemanın temel, bilinen tür kalıplarından istisna olsa da her nevi toplumsal meseleye eğilebilen temalar içermekte ve bu temalar, sinemanın anlatı kalıplarında ortaya konulmaktadır. Toplumların yaşamında "öteki" addedilen kültürel, etnik ve inanç temelli grupların egemen söyleme muhalif ne gibi zeminler aradığı sorusundan yola çıkılarak, sinema disiplini bu çalışmanın evrenini oluşturmakta ve seçilen filmler "amaçlı örnekleme" modeliyle sınırlanmaktadır. Görülmektedir ki Türkiye'de politik sinema olgusu ve getirdiği tarihi seyir eleştiriye açıktır. Temel savımız, her düşüncenin özünde ideolojik bakışın donandığı ve dünya görüşlerinin ideolojilerin kılavuzluğunu önemsediğidir. Metaforik bakışla ideolojiler bir anlam denizi, politika bu denizde yüzdürülen bir gemi ve sinema, geminin içindekilerin hikâyesini bize bildiren ve gerçekliğe en yakın sihir denilebilir. Çalışmamızın odak tespiti ise tüm bu varoluşsal süreçlerin "öteki" ile anlam kazandığıdır. Anahtar kelimeler: İdeoloji, Sinema, Politika, Politik Sinema, Öteki

Kitle iletişim araçlarıSinemaSinematografi+4
Murat Taşdan
Yalova University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ayasofya Camii'nin tekrar ibadete açılmasının Türk basınındaki yansımaları

Bazı mabed veya kültürel / tarihi mirasların hem sembolik hem de tarihi kodlar bağlamında ilgili toplum ve coğrafya nezdinde yadsınamaz önemi vardır. Bu tarihi ve kültürel miraslardan biri de İstanbul'un 29 Mayıs 1453'te Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildikten sonra Fethin bir sembolü olarak ve uzunca bir zaman Türk ve İslam medeniyetine cami olarak hizmet etmiş olan Ayasofya'dır. Ayasofya Camisi tarihi süreç içerisinde payitaht olarak bilinen ve hilafetin merkezi olan İstanbul'da 1453'ten 1934'e kadar cami olarak hizmet vermiştir. 1934'te müzeye çevirilme kararı alınan Ayasofya yeniden cami statüsü kazanmak için 86 yıl beklemek zorunda kalmıştır. 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararı, 10 Temmuz 2020'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzası ile Ayasofya'nın Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredilmesi yönündeki kararla Ayasofya yeniden cami olarak ibadete açılmıştır. Bu çalışma 86 yıl sonra tekrar ibadete açılan Ayasofya Cami'sinin Türk basınında hangi argümanlarla ele alındığını araştırmaya yöneliktir. Bu bağlamda çalışma dâhilinde farklı ideolojik yönelimlere sahip gazetelerin 1-30 Temmuz 2020 tarihleri arasındaki 30 günlük nüshalarının birinci sayfa haberleri incelemeye tabi tutulmuştur. Çalışma kapsamında Yeni Akit, Sabah ve Sözcü gazeteleri incelenmiştir. Söylem analizi yöntemi ile incelenen gazetelerden Yeni Akit ve Sabah gazetelerinin olaya olumlu, Sözcü gazetesinin daha çok muhalif ve olumsuz baktığı anlaşılmıştır.

AyasofyaBasınCamiler+5
Bünyamin Aytekin
Yalova University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Duygu endüstrisine Türk sineması üzerinden bir bakış

Sinema gerçekliği yansıtmakta en etkili sanatlardan biridir. Kurgulanmış gerçeklik olabildiğince gerçek olmak durumundadır. İzleyiciler onlara sunulan eserlerin içerisine girerek kendilerinin yaşamaya fırsat bulamadığı olayları beyaz perdede kaldığı süre boyunca yaşamaktadır. Sinema büyük topluluklara ulaşabilen etkili bir mecradır. Bu özellikleri ele alındığı zaman üretilen eserlerin izleyiciler üzerinde etkiler bırakması kaçınılmazdır. Bu etkiler Türk sinemasında örneklemde verilen filmler üzerinden değerlendirilmiştir. Yönetmenler sinemanın enstrümanları ile izleyicilere bu fikirleri, duyguları ve düşünceleri nasıl aktarmıştır gibi soruların cevapları bu tezde araştırılmıştır. Aktarım sırasında kullanılan teknikler, senaryo, ses, ışık, kurgu ve çekim planları verilen duyguları aktarmakta ne derece etkilidir bu endüstride duyguları pazarlarken ne gibi yöntemler kullanıldığı bu örneklemler üzerinden araştırılmış ve yorumlanmıştır.

Türk sineması
Umut Karaca
Yalova University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kronik kalp yetmezliği hastalarında ivabradin tedavisinin atriyal ileti sürelerine etkisinin değerlendirilmesi

Amaç: İvabradin tedavisiyle kalp hızının azaltılması diyastol süresinin uzaması neticesinde sol ventrikül dolumunu arttırır ve bu durum da kalbin atım hacmini arttırır. İvabradinin atrial ileti sürelerine ve atrial mekanik fonksiyonları üzerindeki etkisi yeterince çalışılmamıştır. Bu çalışmada biz stabil kalp yetersizliği bulunan hastalarda ivabradin tedavisinin atrial ileti süreleri ve atrial mekanik fonksiyonları üzerindeki kısa dönem etkisini (3 ay) incelemeyi amaçladık. Yöntem: Çalışmaya Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi' nin kardiyoloji polikliniğine başvuran hastalar dahil edildi. Hastalar yaş ve cinsiyete göre sınıflandırıldıktan sonra azalmış sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (≤ 35 %), NYHA 2- 3 kalp yetersizliği olan ve en az 5 dakika istirahat neticesinde çekilen 12 derivasyonlu elektrokardiyografide kalp hızı 70/ dk ve üzerinde olan hastalar çalışmaya dahil edildi. 34 erkek ve 9 kadın hasta olmak üzere toplamda 43 hastayı inceledik. Tedavi öncesinde ve 3 aylık tedavi sonrasında hastaların transtorasik M mode, iki boyutlu, noktasal akım, devamlı akım, renkli akım ve doku doppler ölçümleri yapıldı. Tedavi öncesinde ve sonrasında sol atriyum hacimleri hesaplandı. Doku doppler ölçümleriyle intraatrial ve interatrial elektromekanik gecikme süreleri hesaplandı. Sonuçlar: Çalışmaya yaş ortalamaları 64.7 ± 9.9 olan, 33 erkek ve 9 kadın hasta dahil edildi. Bütün hastalar çalışmaya dahil edilme sürecinde NYHA 2- 3 sınıfındaydı. İstirahat sırasında çekilen elektrokardiyografilerinde hastaların hepsi sinüs ritmindeydi ve ortalama kalp hızları dakikada 84.4 ± 12.2 atım olarak hesaplandı. Vmax ve Vp değerlerinin ivabradin tedavisi sonrasında anlamlı olarak azaldığı gözlendi (94.6 ± 37.7, 85.9 ± 28.6, p = 0.04, 75.6 ± 34.3, 67.7 ± 28.6, p = 0.012). Ayrıca sol atriyum boşalma fraksiyonunun da tedavi sonrası azaldığı gözlendi (22.4 ± 10.6, 17.6 ± 9.1, p= 0.03). İnteratriyal elektromekanik gecikme süresinin (PA lateral-PA tricuspit) ivabradin tedavisi sonrasında anlamlı olarak azaldığı tespit edildi (33.7 ± 12.7, 26.2 ± 10.1 , p = 0.001). Tartışma: Çalışmamızın sonuçları göstermektedir ki, üç aylık ivabradin tedavisi sonrasında atrial ileti süreleri anlamlı olarak kısalmaktadır ve atrial elektromekanik fonksiyonlar anlamlı olarak düzelmektedir.

Atriyal fonksiyonAtriyumKalp hastalıkları+3
Selçuk Öztürk
Bolu Abant İzzet Baysal University
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sel ve taşkınlarda uluslararası yönetmelikler ve mühendislik yaklaşımlar: Trabzon ili örneği

İnsanlık tarihinin başladığı ilk andan itibaren sel ve taşkın afetleriyle sürekli olarak karşılaşılmaktadır. Sel ve taşkın öncesinde, anında ve sonrasında bir dizi tedbirler alınmasına rağmen, sel ve taşkınların insan ve çevre üzerindeki etkileri bir bütün olarak değerlendirilmemektedir. Sel ve taşkınlarla mücadele hususunda birçok kurum/kuruluşa ait farklı uygulamalar mevcuttur. Mühendislik alanında yapılan çalışmalar bu uygulamaların bir bölümünü oluştururken diğer önemli bir bölümü de mevzuatları oluşturur. Bu çalışmada, Türkiye'deki sel ve taşkınlar mevzuat bazında, ulusal ve uluslararası boyutta, mühendislik yaklaşımı olarak, yerel boyutta Trabzon ili için değerlendirilmiştir. Mevcut sel ve taşkın mevzuatlarında birçok eksiklikler saptanmış ve bu eksikliklere bağlı olarak da aynı bölgede aynı yılda ya da farklı yıllarda birçok sel ve taşkının meydana geldiği görülmüştür. Bunun en önemli nedeni, mevzuatlardaki açıklıklardan yararlanarak yapılan yanlış imar düzenlemeleri veya yanlış mühendislik çalışmalardır. Dolayısıyla sigortacılık ve reasürans kanunları, diğer dünya ülkelerinde uygulandığı şekliyle Türkiye'deki yasalara uygun olarak düzeltilmeli ve zorunlu hale getirilmelidir. Sel ve taşkın mevzuatının geniş ve karmaşık yapısından dolayı, uygun yasal tedbirler ve mühendislik önlemleri, hem oluşabilecek can ve mal kayıplarının önüne geçecek hem de ekonomik olarak oluşabilecek zararları azaltacak veya ortadan kaldıracak, bu da ülke ekonomisine olumlu katkıda bulunacaktır. Dolayısıyla, farklı ülkelerin mevzuatlarının dikkate alınması, sel ve taşkın bölgelerine özgün mühendislik modellerinin oluşturulması oldukça önemli hale gelmiştir. Sonuç olarak, sel ve taşkınlarla etkin bir mücadele güçlü bir yönetmelik ve etkin bir mühendislik altyapısı ile mümkün kılınabilir.

Afet yönetmelikleriMevzuatMühendislik özellikler+7
Ömer Uzuntaş
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane ve civarının afet geçmişi ve gelecek deprem potansiyeli üzerine istatistiksel bir çalışma

Bu çalışma kapsamında, Gümüşhane'nin afet geçmişi araştırılmış ve Gümüşhane ve civarındaki deprem oluşumlarının bölge-zaman-magnitüd davranışları analiz edilerek gelecek deprem potansiyeli üzerine istatistiksel bir değerlendirme yapılmıştır. Bu amaçla, tamlık magnitüdü Mc-değeri, sismotektonik b-değeri, fraktal boyut Dc-değeri, standart normal sapma Z-değeri, GENAS modellemesi, depremlerin yıllık olasılıkları ve tekrarlama periyodları gibi en sık tercih edilen boyut-ölçeklendirme parametreleri kullanılmıştır. Deprem kataloğu süre magnitüdü Md için homojendir ve 1970-2018 yılları arasında magnitüdleri 1,0≤Md≤6,5 arasında değişen 2902 depremi içermektedir. Mc=2,8 kullanılarak b-değeri 1,02±0,02 olarak hesaplanmıştır ve bu değer, Gümüşhane ve civarındaki depremselliğin tipik olarak 1,0'e yakın bir değerle iyi temsil edildiğini gösterir. Dc-değeri 1,57±0,03 olarak hesaplanmıştır ve bu sonuç, deprem aktivitesinin Gümüşhane ve civarında büyük ölçeklerde veya küçük alanlarda daha fazla kümelendiği anlamına gelmektedir. Depremlerin yıllık olasılıkları ve tekrarlama periyodları, Gümüşhane'nin kısa ve orta vadede güçlü deprem oluşumları için önemli bir deprem potansiyeline sahip olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte, düşük b-değerlerinin gözlendiği Kelkit ve Köse ilçeleri gelecekte olası bir deprem potansiyeline sahip olabilir. GENAS sonuçları ve Z-değeri analizleri, 2018 yılı başında depremsellik oranlarında önemli değişimlerin olmadığını ortaya koymuştur. Dolayısıyla, Türkiye'nin Gümüşhane ilinde deprem tehlikesi düşük ve deprem riski azdır. Sonuçta, deprem oluşumları için bölge-zaman-magnitüd dağılımları üzerine yapılan bu tür istatistiksel değerlendirmeler, gelecek deprem potansiyelinin belirlenmesinde önemli bir bakış açısı sağlayabilir.

Afet yönetimiAfetlerDeprem+3
Aynur Kaya
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Afet ve kriz yönetiminde sosyal medyanın kullanımı ve rolü: Twitter örneği

Bu çalışma kapsamında, sosyal medyanın afet ve kriz yönetimindeki doğru ve güvenilir olarak kullanımı üzerine kapsamlı bir literatür taraması yapılmış ve elde edilen verilerin incelenip değerlendirilmesiyle, Twitter'ın afet ve kriz yönetiminde nasıl kullanılabileceği konusunda yapılan ve eksik kalan uygulamalar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu eksikliklerin belirlenmesiyle, bireylerin sosyal medyayı daha doğru kullanmalarına rehberlik edilmesi, afet bölgesine yardım gönderilmesi veya gerekli bağlantıların yapılmasını sağlayarak profesyonellerin müdahale ve iyileştirme çalışmalarına katkıda bulunulması, daha hızlı ve daha güvenli hale getirme çalışmalarının hızlandırılması amaçlanmaktadır. Dolayısıyla, afet ve kriz yönetimi alanında sosyal medya kullanımının yararlı olabileceğini gösteren bir çalışma olması hedeflenmiştir. Çalışmada, özellikle Türkiye'de ve dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen afetlerde sosyal medyanın kullanımı araştırılmıştır. Bir afet sonrasında sosyal medyanın mevcut kullanımları, eksikleri ve nasıl kullanılması gerektiği ortaya konulmuş, afetlerde yaşanan iletişim eksikliği, koordinasyon ve yönetim zafiyetini azaltma amaçlı tespitler yapılmıştır. Araştırmalar göstermektedir ki, sosyal medyanın gereksiz kullanımının önüne geçilememiş, verilen bilgilerin yanlışlığı düzeltilememiş, Twitter'da yapılan paylaşımlara yetişilememiş ve kategorize edilememiştir. Kurum ve kuruluşlarda bu konularla ilgilenecek bir birim dahi oluşturulmamıştır. Bu düzenlemelerin yapılması ile halk, sosyal medya (özellikle Twitter) ağındaki güncel ve doğru bilgilerle bilgilendirilecek, bireylerin afete karşı bilinç ve duyarlılık kazanmaları sağlanacak, müdahale ve yardımlar kolaylaşacak, dolayısıyla bu alanda çalışacak bireyler yetişmiş olacak ve kendi birimlerinde çalışacaklardır. Sonuçta, gerekli bilgilendirilmeleri, güncellemeleri, yapılması gerekenleri paylaşan tek bir birimin oluşturulması ile üst düzey güvenirlilikte sağlanmış olacaktır. Anahtar Kelimeler: Afet, İletişim, Sosyal Medya, Twitter

AfetlerKrizKriz yönetimi+2
Merve Çanakçi
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon ilinin Sürmene ilçesinde halkın afet profili: Farkındalık ve hazırlık seviyelerinin belirlenmesi

Bu çalışma, Trabzon ilinin Sürmene ilçesinde yaşayan bireylerin afet profili ve farkındalığını belirlemek amacıyla kesitsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Veriler anket formu kullanılarak toplanmıştır. Ankette yer alan sorular, literatürde mevcut olan ve farklı araştırmacılar tarafından hazırlanan sorulardan derlenmiştir. Anket, toplam 23 sorudan oluşmaktadır ve son 17 soru katılımcıların afetler konusundaki farkındalık ve hazırlık düzeylerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Örnekleme yöntemi olarak, cinsiyete göre tabakalı kolayda örnekleme yöntemi kullanılmış ve örneklem sayısı olarak 400 kişi belirlenmiştir. Veriler yüz yüze görüşülerek 200 kadın ve 200 erkekten olmak üzere toplam 400 kişiden toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 programıyla analiz edilmiş ve istatistiksel analiz yöntemi olarak, frekans tabloları ile grafik halinde gösterilmiştir. Yapılan analizlerde, kolayda örnekleme yöntemi kullanılmasından ve verilerin normal dağılım göstermemesinden dolayı nonparametrik testler kullanılmıştır. Nonparametrik testlerde ise ikili karşılaştırmalar için Man Whitney U Testi ve çoklu karşılaştırmalar için ise Kruskal Wallis H Testi uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçları, anket çalışmasına katılan bireylerin afetler konusunda orta düzeyde bir farkındalık ve hazırlık seviyesine sahip olduğunu ve eğitim durumuna bağlı olarak, afetlerle ilgili konularda bilgi sahibi olma durumunun arttığını göstermektedir. Dolayısıyla, afet farkındalığı ve hazırlık seviyesinin yükselmesi için düzenli eğitimler verilmeli ve tatbikatlar yapılmalı ve halkın afetlere karşı farkındalık ve hazırlık algıları yüksek tutulmalıdır. Anahtar Kelimeler: Sürmene, Afet, Afet Farkındalığı, Hazırlık Seviyesi

Afet hazırlığıAfetlerDoğal afetler+2
Kemal Karadeniz
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Konya ili Karapınar ilçesinin afet geçmişi ve Karapınar ilçesindeki obruklar: Karapınar halkının afet bilinci üzerine bir çalışma

Bu çalışma, Konya ili Karapınar ilçesinde yaşayan insanların afetler ve obruklar konusundaki bilinç düzeylerini ölçmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla, bölgede yaşayan 500 kişiye yüz yüze görüşme tekniği ile 20 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Bu 500 kişi, 250 erkek 250 kadın olacak şekilde eşit dağılımlı olarak seçilmiştir. Anketin ilk 4 sorusu demografik bilgilerden oluşmaktadır. Katılımcıların afet bilinç düzeylerinin saptanması amacıyla 5-11 arasındaki anket soruları dikkate alınmıştır. Obruk bilinç düzeyi içinse, anket formundaki 12-20 arasındaki sorulardan oluşan toplam 9 madde temel alınmıştır. Araştırmaya katılan 500 kişilik örneklemin demografik özellikleri, afet ve obruk bilinç düzeyi ortalamaları belirlenmiş ve araştırmanın hipotezleri test edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 25 programı kullanılmıştır. İstatistiksel analiz metodu olarak frekans analizi tablolar halinde gösterilmiştir. İstatistiksel önemlilik testi olarak ise Ki Kare testi kullanılmıştır. Araştırma sonunda yaş, eğitim durumu, cinsiyet, medeni durum gibi demografik bilgiler diğer anket soruları ile tek tek karşılaştırılmıştır. Analizler sonucunda, katılımcıların afet bilinç seviyesinin düşükken, obruk bilinç seviyesinin yüksek olduğu görülmüştür. Bu durum katılımcıların yaşadığı bölgede obruk olayının sık görülmesi veya diğer afetlerin ender görülmesi ile açıklanabilir. Ayrıca, katılımcıların eğitim durumu ile bilinç seviyesi arasında pozitif bir ilişki vardır. Katılımcılar obruk oluşumunda su tüketiminin etkili olduğunu düşünmektedirler. Dolayısıyla, afet ve obruk bilinç seviyesini arttırmak için eğitim ve tatbikatlara önem verilmelidir. Obruk oluşumunu azaltmak içinse, su kullanımı üzerinde durulmalı, gereksiz açılan kuyular ve yetiştirilen tarım ürünleri denetlenmelidir.

Afet bilinciAfetlerKonya-Karapınar+1
Sadık İlkan Uçan
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin afet bilinci ve temel ilk yardım bilgi düzeylerinin belirlenmesi: Samsun-Havza örneği

Dünyada her yıl çok sayıda afet meydana gelmekte ve bu afetler binlerce kişinin hayatını kaybetmesine, yaralanmasına, maddi ve manevi kayıplar vermesine neden olmaktadır. Afetlerden en az etkilenenler afet öncesi hazırlıklarını yapan topluluklardır. Liseler geleceğin üniversite öğrencilerinin veya meslek gruplarının yetiştiği yerlerdir. Liselerde uygulanan etkin afet yönetimi ve eğitim sisteminin gelecek nesillere aktarılması demek aynı zamanda gelecek nesillerinde afetlere hazırlıklı olması anlamına gelmektedir. Bu tez kapsamında, Samsun'un Havza ilçesinde lise düzeyindeki öğrencilerin afet ve ilk yardım bilgi düzeyini belirlemek amacıyla bir araştırma ve değerlendirme yapılmıştır. Çalışmaya lise öğrenimi olan 6 farklı liseden öğrenciler katılmıştır. Anket çalışması, kişisel bilgiler 8 soru, ilk yardım bilgi düzeyi 20 soru ve temel afet bilinç düzeyi 20 soru olmak üzere toplam 48 sorudan oluşmaktadır. Ankete 557 erkek, 475 kadın olmak üzere toplam 1032 öğrenci katılmıştır. Katılımcıların ilkyardım ve afet bilgi puanları değerlendirildiğinde her ikisinde de istatistiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılmıştır. İlkyardım bilgi puanı 60,13±16,73 olarak afet bilgi puanı ise 74,52±22,14 olarak bulunmuştur (P<0,05). Analizlerden elde edilen bulgular neticesinde, Havza'daki lise öğrencilerinin ilk yardım bilgi puanlarının orta düzeyde olduğu, kırsal kesimlerde ise düşük seviyede olduğu saptanmıştır. İlk yardım bilgi ve becerisinin kazandırılması için eğitimlerin belirli bir müfredat içerisinde verilmesi ve tatbikatlar ile sürekliliği sağlanmalıdır. Özellikle eğitim ve tatbikatlara kırsal kesimler dahil edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Bilinci, İlk Yardım, Samsun-Havza

Afet bilinciAfetlerDoğal afet okuryazarlığı+4
Musa Aygül
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta şehir merkezinde yaşayan halkın afet farkındalık ve psikolojik yeterlilik seviyelerinin belirlenmesi

İnsanlar yüzyıllardır afetler yaşamaktadır. Doğa kaynaklı afetlerin yanı sıra son yıllarda artan teknolojik ve insan kaynaklı afetlerde insan yaşamını olumsuz etkileyen olaylar arasındadır. İnsanların çaresiz kaldıkları bu tür olayların en büyük sebeplerinden biri de yine insanoğlunun afetlere karşı direnç sağlayamamasından kaynaklanmaktadır. Günümüz afet yönetimi sistemi ise bu eksikliği kapsayan bir sistematik geliştirerek insanların afete hazır bir toplum olmasını için çalışmaktadır. Bu tezin amacı, afetten etkilenen insanları hem fiziki hem psikolojik açıdan değerlendirmek ve Isparta ilinde yaşayan bireylerin afete karşı olan bilinç, farkındalık ve aynı zaman da psikolojik olarak yeterliliğinin belirlenmesini sağlayarak afetlere karşı dirençli bir toplum oluşturmak için gerekli olan yol haritasını çıkarmaktır. Bu yol haritası için, literatür taraması sonucu bir anket formu oluşturularak kişilerin hangi çalışmalara yoğunluk vermesi gerektiğini ve nerede eksiklik olduğunu tespit ederek bireylerin cevap verebilirliğini artırmak amacıyla yapılmış bir başlangıç çalışmasıdır. Araştırma sonucunda, il düzeyinde afet yaşamış, kendisi afete maruz kalmamış fakat yakınları afet yaşayan bireyler ile hiç afet yaşamamış bireyler göz önüne alınarak cinsiyet, yaş, eğitim durumu gibi kriterler ile değerlendirilmiş olup, kişilerde afet farkındalık olguları oluşmasına rağmen psikolojik açıdan yeterlilik ve fiziki açıdan ne yapması gerektiği, afet anında nasıl bir hareket planı oluşturması gerektiği gibi eksiklikler gözlenmiştir. Bu nedenle, eksikliklerin giderilmesi için eğitim, kurum ve kuruluşların sorumluluk alması, il bazlı simülasyon sistemlerinin geliştirilmesi gibi etkin ve kapsamlı çalışma dinamiklerinin gerekliliği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Afet, Bilinç, Farkındalık, Afet Psikolojisi, Afet Yönetimi

Afet bilinciAfet yönetimiAfetler+6
Ceren Şaşmazlar
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Other supervisors