Theses supervised by Doç. Dr. Tennur Yerlisu Lapa
10 theses · Akdeniz University
Kadın mahkumlarda egzersizin psikolojik algılar üzerine etkisi
Yapılan çalışmanın amacı; Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan kadın mahkumların öncelikli olarak psikolojik algı düzeylerini belirlemek ve egzersizin bu algılar üzerindeki etkisini saptamaktır. Çalışma hem kuramsal hem de uygulamalı olarak iki aşamada yapılmıştır. Çalışmanın kuramsal tarafını suç ve suçluluk kavramları oluştururken, uygulama kısmını ise çalışmanın evrenini oluşturan ve Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan 202 kadın mahkumdan seçilen ve örneklemi temsil eden 121 kadın mahkum oluşturmaktadır. Çalışma grubunun seçiminde örneklem yöntemi olarak tam sayım kullanılmıştır (Ortyaş= 32.66 ± 10.024). Araştırmada veri aracı olarak; araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, bireylerin fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek amacıyla İnce ve ark. (2009) tarafından Türk kültürüne uyarlanan "Fiziksel Aktiviteye Hazır Olma Anketi", katılımcıların psikolojik algılarını saptamak amacıyla Ryff (1989) tarafından geliştirilen ve Akın tarafından (2008) Türk kültürüne uyarlanmış olan "Psikolojik İyi Olma Ölçeği", 1963 yılında Rosenberg tarafından geliştirilen ve ülkemizdeki geçerlik ve güvenirlik çalışması Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılan "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği", Beck (1963) tarafından geliştirilen ve geçerlilik- güvenilirlik çalışmasını Hisli' nin (1988) yaptığı "Beck Depresyon Envanteri", Spielberger ve ark. (1970) tarafından geliştirilen ve geçerlik- güvenirlik çalışması Öner ve Le Compte (1985) tarafından yapılan "Stai Kaygı Envanteri" kullanılmıştır. Anket uygulaması ile elde edilen veriler SPSS 21 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde kadın mahkumların kişisel özellikleri ve demografik faktörleri tanımlamak amacıyla betimsel istatistik yöntemleri kullanılmıştır. Ayrıca iç tutarlık güvenirlik kat sayısı (Cronbach's Alpha) analizi, normal dağılım koşullarının karşılanması ile egzersizin kadın mahkumların benlik saygısı, depresyon, kaygı ve psikolojik iyi olma gibi psikolojik algı düzeylerine etkisini saptamaya yönelik olarak bağımlı gruplarda T testi, deney ve kontrol gruplarının psikolojik algı düzeylerinin ortalamaları arasındaki farkın anlamlılık düzeyini saptamak amacıyla Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmış (Anova) ve sonuçlar 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) sonuçlarının istatistiksel olarak anlamlı çıkması ile farkın hangi gruplar arasında olduğunu saptamaya yönelik olarak ise Post-Hoc testlerinden LSD analizi yapılmıştır. Sonuç olarak; Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan kadın mahkumların çalışmaya başlamadan önce katılım gruplarına göre (Deney, Kontrol 1 ve Kontrol 2) psikolojik algı durumlarına bakıldığında psikolojik algı düzeyi yüksek olan kadın mahkumların sırası ile egzersize ve aktivitelere katılım istekleri daha yüksek iken, psikolojik algı düzeyleri düşük olan kadın mahkumların ise hiçbir etkinliğe katılmayı istemedikleri görülmektedir. Kadın mahkumların katılım gruplarına göre çalışma öncesi ve sonrası psikolojik algı düzeylerine bakıldığı zaman ise; egzersize katılanların (Deney) psikolojik algı düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişme olmamasına karşın değişimin olumlu yönde olduğu görülmekte iken, aynı değişimin etkinliklere katılan (Kontrol 1) ve hiçbirine katılmayanlar (Kontrol 2) için olumlu bir yönde olmadığı hatta bazı alt ölçeklerde de istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kadın Suçluluğu, Mahkum, Psikolojik Algılar, Egzersiz.
Yetişkin bireylerde egzersizde davranışsal düzenlemeler, serbest zaman engelleriyle baş etme stratejileri ve fiziksel aktivite düzeyi ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; fiziksel aktiviteye katılan yetişkin bireylerde egzersizde davranışsal düzenlemeler, serbest zaman engelleriyle baş etme stratejileri ve egzersiz düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın evrenini Antalya ilinde yaşayan ve fiziksel aktiviteye düzenli katılım sağlayan bireyler oluştururken, araştırma örneklemini ise rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 185 kadın (Ortyaş=36.31±12.19) ve 162 erkek (Ortyaş=27.98±8.26) toplam 347 (Ortyaş=32.42±11.32) yetişkin birey oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; bireylerin serbest zaman içerisinde egzersiz aktifliğini ölçmek amacıyla Godin ve Shephard (1985) tarafından geliştirilen ve Türkçe adaptasyon çalışması Yerlisu Lapa ve Yağar (2015) tarafından yapılan "Serbest Zaman Egzersiz Anketi" kullanılmıştır. Katılımcıların serbest zamanlarında karşılaştıkları engellerle baş etmek için geliştirdikleri stratejilerinin düzeyini belirlemek amacıyla, Hubbard ve Mannell (2001) tarafından geliştirilen, Elkins (2004) tarafından rekreasyonel kampüs sporlarına modifiye edilen ve Beggs vd. (2005) tarafından geçerliği doğrulanan, Türkçe adaptasyonunun Yerlisu Lapa (2012) tarafından gerçekleştirilen "Serbest Zaman Engelleri ile Baş Etme Stratejileri Ölçeği" kullanılmıştır. Bireylerin öz-belirleme kuramı kapsamında egzersize güdüsel yönelimlerini belirlemek amacıyla, Markland ve Tobin (2004) tarafından geliştirilen, Ersöz vd. tarafından Türkçe adaptasyonu gerçekleştirilen "Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği-2" kullanılmıştır. Araştırmada tanımlayıcı istatistik dışında, çıkarımsal istatistiği ve farklılığı tespit etmek için homojenlik ve normal dağılım koşulları yerine geldiği için parametrik testlerden Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tamhane's T2 analizi uygulanmıştır. Korelasyon katsayıları ise normal dağılım gösterdiğinden Pearson Çarpım-Moment Korelasyon Katsayısı ile hesaplanmıştır. Ölçeklerde etki değerlerini belirlemek amacıyla Linear Regresyon Analizi yapılmış, ön koşulu olan homojenlik ve normal dağılım koşulları için One-Sample Kolmogrorov-smirnov Testi uygulanmıştır. Ayrıca nitel verilerde korelasyon Pearson Ki Kare testi ile hesaplanmıştır. Toplanan veriler, SPSS 22.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak; fiziksel aktiviteye düzenli katılan yetişkin bireylerde; egzersizde davranışsal düzenlemeler ve serbest zaman engelleriyle baş etme stratejileri ile serbest zaman egzersiz katılımları arasında pozitif ilişki olduğu yönünde bulgulara ulaşılmıştır. Örnekleme dâhil edilen yetişkin bireylerin yaş değişkenine bağlı olarak; serbest zaman engelleriyle baş etme stratejileri ve egzersizde davranışsal düzenlemeler ölçekleri arasında pozitif yönde bir ilişki bulunurken serbest zaman egzersiz katılım ölçeğinde negatif bir ilişki tespit edilmiştir. Bireylerin egzersize devam süreleri ile kullanılan ölçekler arasındaki farka ilişkin bulgular ise egzersizde davranışsal düzenlemeler ve serbest zaman egzersiz katılım ölçeklerinde anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Serbest Zaman Engelleri ile Baş Etme, Serbest Zaman Egzersizi,Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler, Yetişkin Bireyler
Dünden bugüne serbest zaman değerlendirmesi: Yaşlılar ile fenomenolojik bir araştırma
Araştırmanın amacı katılımcı bireylerin gençlik dönemlerinde ki serbest zaman algısı ve değerlendirmesi ile yaşlılık dönemindekileri karşılaştırmasını yapmak, katılımcıların yaşlanma sürecinde serbest zaman algısında nasıl bir değişim olduğunu belirlemek, yaşlı bireylerin serbest zaman değerlendirmelerinin öznel yargısına ulaşabilmektir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji araştırma deseni kullanılarak yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış soru formu kullanılarak, yaklaşık 40 dakika süren şuan aktif bir yaşam süren 65 yaş ve üzeri 5 kadın ve 5 erkek ile görüşmeler yapılmıştır. Verilerin analizi aşamasında her bir sorunun cevaplarına yönelik temalar belirlenmiş ve araştırmanın güvenirliliğini sağlamak adına kappa analizi yapılarak kappa değeri 1.00 bulunmuştur. Yapılan bu çalışma ile katılımcıların eğitim hayatları, çalışma hayatları ve günümüzdeki emeklilik dönemlerinde serbest zaman değerlendirmelerinde ki aktivite türleri, değerlendirmelerine yönelik memnuniyet ya da pişmanlık durumları ve subjektif karşılaştırmaları belirlenmiştir. Verilerin analiz edilmesi sonucunda katılımcıların gençlik dönemleri ile yaşlılık dönemleri serbest zaman değerlendirmelerinde belirli bir aktiviteye ya da topluluğa bağlı olanların değerlendirmelerinde farklılıklar olmadığı fakat sosyal aktivitelerde bulunan katılımcıların değerlendirmelerinde farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Bu farklılıkların yaş almadan kaynaklı tecrübelerden ve ekonomik, toplumsal, kültürel şartların değişiminden kaynaklı olduğu, yaşlılık dönemlerinde sosyal aktivitelerde bulunurken kendilerine psikolojik, sosyolojik ve bilişsel açısından daha faydalı olabilecek rekreatif aktiviteler tercih ettikleri analiz edilmiştir. Geçmiş dönemlerinde tek bir aktivite türü yapan ve bu aktiviteden tek bir fayda beklentisi olan bireylerin; yaşlılık dönemlerinde bir çok aktiviteye katıldığı ve bu aktivitelerden de birbirinden farklı bir çok alana yönelik fayda beklentisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Serbest Zaman, Rekreasyon, Yaşlı Bireyler, Aktivite Teorisi, Aktif Yaşlanma
Başarılı yaşlanma: Kronik hastalığı olan yaşlı bireylerin serbest zamanlarının değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, kronik hastalığı olan yaşlı bireylerin serbest zamanlarını incelemek ve başarılı yaşlanma modeli olan telafi etme yoluyla seçici optimizasyona göre bireylerin serbest zamanlarının değişimini anlamaktır. Telafi etme yoluyla seçici optimizasyon modeli yaşlılıkta azalan rezerv kapasiteleri ve belirli alanlarda kayıpların artması karşısında gelişme potansiyeline ve kazançlara odaklanarak yaşlanmaya ve yaşlılığa uyumu kavramsallaştırır. Yaşlılıkta kayıplar ve kazançların dengelenmesinin mümkün olabileceğini ileri sürer. Bu araştırmada kronik hastalığı olan yaşlı bireylerin serbest zamanları görüşme tekniğine dayalı nitel bir araştırma tasarlanarak incelenmiştir. Araştırma Antalya Döşemealtı Halil Akyüz Huzurevinde ikamet eden 3'ü kadın, 16'sı erkek toplam 19 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma fenomelojik özellik taşıyan bir durum çalışmasıdır. Betimsel veri analizi yapılmış olup yaşlı bireylerin telafi etme yoluyla seçici optimizasyon modelini etkin kullanamadıkları görülmüştür. Katılımcıların hastalıkları öncesindeki aktiviteleri daha çok sürdürdükleri anlaşılmıştır. Kayba dayalı seçim ile yeni aktivite ediniminin çok az birey tarafından gerçekleştirildiği görülmüştür. Huzurevi tarafından sağlanan kaynakların telafi etme ve optimizasyonda önemli olduğu anlaşılmıştır. Çok az olsa da bazı katılımcıların hastalık durumlarını telafi etme ve optimizasyon ile yönettikleri anlaşılmıştır. Ayrıca bireylerin hastalıkları varlığında pasif aktiviteleri benimsedikleri bulunmuştur. Bununla beraber en çok sosyal ve iş-uğraş aktivitelerine katılım göstermişlerdir. Serbest zamana katılımı etkileyen unsurlar bağlamında hastalık, sosyal çevre, fiziksel ortam ve yaşın etkisi ile fiziksel aktivitelere katılımın daha az gerçekleştiği bulunmuştur. Katılımcılar serbest zaman aktivitelerinden en fazla psikolojik fayda elde etmişlerdir. Katılımcıların serbest zaman hedeflerini ifade ederken belirsiz amaçlarının olması telafi etme yoluyla seçici optimizasyon modelinin benimsenmediğinin göstergesidir. Sonuç olarak yaşlı bireyler serbest zamanlarını nasıl değerlendireceklerini bilmemektedirler. Anahtar kelimeler: Gerontoloji, başarılı yaşlanma, telafi etme yoluyla seçici optimizasyon, serbest zaman, rekreasyon
Antalya İl Sağlık Müdürlüğü çalışanlarının fiziksel aktivite düzeyleri ve duygu durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı kamu sağlık çalışanlarının fiziksel aktivite düzeylerini ve duygu durumlarını tespit etmek, çalışanların fiziksel aktivite düzeyleri ile duygu durumları arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmada nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi; Antalya İl Sağlık Müdürlüğü'nde çalışan 72 erkek ve 92 kadın, toplam 164 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmaya katılan bireylerin fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek amacıyla "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi" (UFAA), duygu durumlarını tespit etmek için "Pozitif-Negatif Duygu Ölçeği" (PNDÖ) ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, Kolmogorov-Smirnov, Independent Sample t Test, Mann-Whitney U ve İkili Korelasyon testleri kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesi sonucunda araştırmaya katılan çalışanların egzersiz yapma nedenlerinin başında "sağlıklı hissetmek" ve "günlük stresten kurtulmak" olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan çalışanların orta şiddetli, şiddetli ve toplam fiziksel aktivite skorlarında cinsiyetlere göre anlamlı fark olduğu (p<0,05), pozitif duygu puanlarında cinsiyetlere göre anlamlı fark olduğu (p<0,05), negatif duygu puanlarında egzersiz yapma durumuna göre anlamlı fark olduğu (p<0,05), çalışmaya katılanların pozitif duygu puanları ile yürüme skorları arasında pozitif korelasyon (r=0,162, p<0,05) olduğu, ve negatif duygu puanları ile şiddetli aktivite skorları arasında ise negatif korelasyon (r=-0,164, p<0,01) olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, çalışmaya katılan bireylerin sağlık ve psikolojik faydalar elde etmek amacıyla fiziksel aktivite yaptıkları görülmüştür. Bunun yanında şiddetli aktivite ile negatif duygulanım arasında ters yönlü bir ilişki olduğu ve çalışan kadınların erkeklere göre daha az pozitif duygulanım gösterdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Öznel İyi Oluş, Mutluluk, Rekreasyon
Mahkumların yapılandırılmış serbest zaman aktivitelerinden elde etiği faydalar: Temellendirilmiş kuram çalışması
Amaç: Ülkemizde ve dünyada hükümlü sayısının giderek arttığı görülmektedir. Mahkumlar kötü yaşam koşulları, geçmiş yaşam travmaları, mahkum olmanın getirdiği stres nedeniyle fizyolojik ve psikolojik hastalıklara daha açık hale gelmektedir. Rekreatif aktiviteler, cezaevi sürecinde mahkumların biyo-psiko-sosyal durumlarını iyileştirmenin ve onları tahliye sonrası topluma geri kazandırmanın önemli bir yolu olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, cezaevinde uygulanan rekreatif programların etkinliğini mahkum perspektifinden değerlendirmektir. Yöntem: Araştırmada Glaser'in klasik temellendirilmiş kuram deseni kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, yapılandırılmış aktivitelere katılan 19 mahkumdan oluşmaktadır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde kuramsal örnekleme tekniği kullanılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak yarı-yapılandırılmış görüşme, gözlem ve dokümanlardan yararlanılmış, veri analiz süresince kuramsal notlar tutulmuştur. Veri analiz süreci açık, seçici ve kuramsal kodlama olarak üç aşamalı yürütülmüş, tüm analiz süresince sürekli karşılaştırma tekniği kullanılarak temaların birbirinden ayrışması sağlanmıştır. Bulgular: Mahkumların yapılandırılmış cezaevi aktivitelerinden elde ettiği faydaları tanımlayan temalar, "Gelecek Beklentisi", "Sosyal Fayda", "Koğuş Problemlerinden Uzaklaşma", "Fiziksel Sağlık", "Psikolojik Fayda","Ekonomik Fayda", "Duygusal Fayda", "Rahatlama Faydası", "Bilişsel Fayda" ve "Kişisel Gelişim" olarak belirlenmiştir. Her bir temanın birbiri ile ayrılmayacak bir şekilde ilişkili olduğu görülmektedir. Sonuç: Araştırmanın çekirdek kategorisi "Mahkumların yapılandırılmış serbest zaman aktivitelerinden elde ettiği faydalar" olarak belirlenmiştir. Bu kategori, mahkumların katılmış oldukları rekreatif aktiviteler ile hem cezaevi hayatının baskısını hafiflettiği hem de serbest bırakıldıktan sonra onlara hayatta kalabilecekleri bilgi ve becerileri kazandıklarını göstermektedir. Bu aktiviteler mahkumların rehabilite edilmesinde ekonomik, hümanist ve etkin bir yöntemdir. Anahtar Kelimeler: mahkum, rekreatif aktiviteler, rekreasyon faydası, temellendirilmiş kuram, cezaevi
Düzenli egzersiz yapan bireyleri rekreasyonel egzersize motive eden nedenler ile algıladıkları sağlık çıktıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Günümüzde bireylerin serbest zamanlarında yoğun bir şekilde rekreasyonel egzersizlere katıldıkları görülmektedir. Bu egzersizlere katılırken farklı motivasyonlarla hareket ettikleri literatürde raporlandırılmıştır. Özellikle sağlık, rekabet, dış görünüm, sosyalleşme, eğlence ve becerilerin gelişimi gibi faktörlerin egzersiz motivasyonunda etkili olduğu bilinmektedir. Algılanan sağlık çıktıları ise, bireylerin yaptıkları egzersizden algıladıkları sağlığa yönelik faydaları kapsamaktadır. Bu çalışmada, bireylerin rekreasyonel egzersiz motivasyonu faktörleri içerisinde hangisinin en yüksek olduğunu saptamak, her bir motivasyon faktörünün rekreasyonda algılanan sağlık çıktıları ile ilişkilerini incelemek ve en yüksek ilişkiyi gösteren faktörün egzersiz motivasyonunu ne kadar yordadığını tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemini; Antalya'da farklı fitness merkezlerine devam 170 erkek (Ortyaş=26,86±7,81) ve 124 kadın (Ortyaş=30,90±9,201) toplam 294 (Ortyaş =28,57±8,648) katılımcıdan oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Türkçe adaptasyonu Gürbüz ve ark. tarafından yapılan "Rekreasyonel Egzersize Güdülenme Anketi (REMM)" ve Türkçe adaptasyonu Yerlisu Lapa ve ark. tarafından yapılan "Rekreasyonda Algılanan Sağlık Çıktıları Ölçeği (RASÇÖ)" kullanılmıştır. REMM'in Chronbach Alfa katsayısı ölçeğin geneline ilişkin .94 iken, alt faktörlerine ilişkin sırası ile .90, .87, .81, .89 ve .82 arasında değişirken, RASÇÖ'nin ise geneline ilişkin .92'tür. Verilerin çözümünde Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu ve basit doğrusal regresyon analizinden yararlanılmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin egzersiz motivasyonu faktörleri puan ortalamaları sırasıyla sağlık 4.34, beceri gelişimi 4.19, dış görünüm 4.19, sosyal ve eğlence 3.71 ve rekabet 3.38 şeklinde olduğu saptanmıştır. Egzersiz motivasyon faktörleri içerisinde sağlık motivasyonu .663 (p<.001) rekreasyonda algılanan sağlık çıktıları ile en yüksek korelasyona sahiptir ve algılanan sağlık çıktılarını anlamlı düzeyde yordadığı görülmektedir (R=.663, R2=.438, F=229,336, p<.001). Bu bulgular sonucunda bireylerin en çok sağlık ile motive oldukları, bu bağlamda da algılanan sağlık çıktılarının en yüksek düzeyde sağlık motivasyonu ile yordandığı söylenebilir.
LGBTİ bireylerin serbest zaman egzersiz düzeyleri, serbest zaman engelleri ve motivasyonlarının incelenmesi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de yaşayan LGBTİ bireylerin serbest zaman egzersiz düzeylerini, serbest zaman engellerini ve motivasyonlarını bazı demografik değişkenlere göre belirlemek ve incelemektir. Yöntem: Çalışmanın yöntemi amacına göre tanımlayıcı, yapılış zamanına göre kesitsel, veri toplama yöntemine göre anket çalışmasıdır. Araştırma tarama modeliyle tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemini, kartoplu örneklemle seçilmiş kendini lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel veya interseksüel olarak tanımlayan 75 kişi meydana getirmektedir. Çalışmada veri toplamak için, Serbest Zaman Egzersiz Düzeyleri, Serbest Zaman Engelleri ve Serbest Zaman Motivasyonları ölçekleri kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcılar, çoğunlukla 18-25 yaş aralığında, eğitim seviyesi yüksek, sosyo-ekonomik durumu ve serbest zaman etkinliklerine katılım düzeyi orta düzeydedir. Katılımcıların çoğunluğunun cinsel yönelimleri bilinmekte ve araştırmaya katılan grup çoğunlukla lesbiyen ve gay erkekleden meydana gelmektedir. Ayrıca, demografik özellikler ile serbest zaman motivasyonları ve engelleri arasında çeşitli anlamlı farklılıklar bulgulanmıştır. Sonuç: Katılımcıların bulgulanmış önplana çıkan serbest zaman motivasyonları bilmek, özdeşim, uyarılmak ve başarmak alt boyutlarında en düşük ortalama puana sahip alt boyut motivasyonsuzluktur. Katılımcıların algıladıkları serbest zaman engel düzeyleri sonuçlarına göre ise, ilgi eksikliği, zaman, arkadaş eksikliği, birey psikolojisi ve tesis alt boyutlarının en yüksek ortalama puanlara sahip engel boyutları olduğu görülürken, en düşük ortalama puana sahip alt boyut bilgi eksikliğidir. Ayrıca, katılımcıların çeşitli serbest zaman motivasyonu ve engelleri alt boyutları ile demografik değişkenler arasında anlamlı farklılıklar vardır. Buna göre LGBTİ bireylerin serbest zaman motivasyonlarını yaş ve serbest zaman etkinliğine katilim düzeyleri etkilerken, serbest zaman engellerini sadece serbest zaman egzersiz düzeyi etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: LGBTİ bireyler, serbest zaman motivasyonu, serbest zaman engelleri
Ergenlerde serbest zamanda sıkılma algısı, internet bağımlılığı ve akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, ergenlerin cinsiyetlerine göre serbest zamanda sıkılma algısı, internet bağımlılığı ve akademik başarılarının farklılaşıp farklılaşmadığını ve serbest zamanda sıkılma algısı, internet bağımlılığı ve akademik başarı arasındaki ilişkiyi saptamak amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın evreni Antalya ilinde 2015-2016 eğitim öğretim döneminde yer alan 106 tane Anadolu lisesinde eğitim gören 223.565 kız ve 212.324 erkek toplam 435.889 öğrenci oluştururken, örneklemi ise tabakalı örneklem yöntemi ile seçilen 4 lisede eğitim-öğretim gören 10. ve 11. sınıflardan 460 kız (Ortyaş=16.18±0.64) ve 460 erkek (Ortyaş=16.38±0.71) toplam 920 (Ortyaş=16.28±0.68) öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmaya katılan öğrencilerden elde edilen veriler Young (1996) tarafından geliştirilen ve Günüç ile Kayri (2010) tarafından Türkçeye uyarlama çalışması yapılan "İnternet Bağımlılığı Ölçeği", Iso-Ahola ve Weissinger (1990) tarafından geliştirilen ve Kara, Gürbüz, Öncü (2014) tarafından Türkçeye uyarlanan "Serbest Zamanda Sıkılma Algısı Ölçeği" ve bazı demografik özellikleri ve akademik başarı durumlarını belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanmış olan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada verilerin analizinde frekans (%), aritmetik ortalama ( ) ve standart sapma (Ss) kullanılmıştır. Farklılığı tespit etmek için ise normal dağılım ve homojenlik koşulları yerine gelmediğinden iki bağımsız grupta Non-parametrik testlerden Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. İlişkiyi saptamak için Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Sonuçlar 0.05 ve 0.01 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, serbest zamanda sıkılma algısı yaşayan ergenlerin, zamanlarının çoğunu internet kullanarak geçirmek istedikleri, internete ulaşamadıklarında kendilerini eksik hissettikleri, internetin zaman kavramını yitirmelerinde çok büyük bir etken olduğu ve akademik başarı puanlarının bu durumdan olumsuz etkilendiği sonuçları bulunmuştur. Bu bağlamda serbest zamanda sıkılma algısı, internet bağımlılığı ve akademik başarı puanlarına bakıldığında her birinin diğeri üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Serbest Zamanda Sıkılma Algısı, İnternet Bağımlılığı, Akademik Başarı, Ergenler
Tenis oynayan bireylerin cinsiyet rollerinin (feminen/maskülen), serbest zaman kimliklerinin ve serbest zaman katılımlarının incelenmesi
Çalışmanın amacı, tenis oynayan bireylerin bazı demografik özelliklerine göre cinsiyet rolleri, serbest zaman kimlikleri ve serbest zaman katılımlarının farklılaşıp farklılaşmadığının ayrıca, cinsiyet rolleri, serbest zaman kimlikleri ve serbest zaman katılımları arasındaki ilişkinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Çalışmanın yöntemi amacına göre tanımlayıcı, yapılış zamanına göre kesitsel, veri toplama yöntemine göre anket çalışmasıdır. Araştırma tarama modeliyle tasarlanmıştır. Çalışmanın hipotezleri; tenisçilerin bazı demografik özelliklerine göre cinsiyet rolleri serbest zaman kimlikleri ve serbest zaman katılımları farklılaşmakta mıdır? ve tenisçilerde cinsiyet rolleri, serbest zaman kimlikleri ve serbest zaman katılımları arasında ilişki var mıdır? olarak belirlenmiştir. Tez çalışmasının evrenini Antalya ilinde farklı spor kulüplerinde düzenli olarak tenis oynayan kadın ve erkek bireyler oluşturmuştur. Çalışmanın örneklemini rastgele örneklem yöntemi ile seçilmiş serbest zamanlarında düzenli olarak tenis oynayan, 91 kadın ve 162 erkek birey oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan bir anket formu kullanılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, katılımcılara ait demografik bilgilerin irdelendiği "Kişisel Bilgi Formu" formu, ikinci bölümde 'Sporcu Kimliği Anketi' ve üçüncü bölümde 'BEM Kişilik Envanteri' şeklinde uygulanmıştır. Bu çalışmada, bireylerin yaş, cinsiyet, kaç yıldır düzenli olarak tenis oynadığı, haftada kaç gün ve kaç saat tenis oynadığı, tenis sporunda almış olduğu dereceler ve son 1 yılda katılmış olduğu turnuvalardaki toplam maç sayıları sorulmuştur. Formdan elde edilen bilgiler doğrultusunda, bireylerin demografik verilerinin yanı sıra bireylerin bir yıl ve üzeri serbest zamanlarında tenis oynadıkları yıl değerlendirilmiştir. Çalışmada kullanılan ölçekler, Antalya ilinde bulunan dört farklı tenis kulübüne düzenli olarak gelen 253 bireye yüz yüze görüşmeler şeklinde uygulanmıştır. Çalışmaların başında tüm kulüp yöneticilerine çalışmanın amacı ve içeriği hakkında bilgi verilerek gerekli izinler alınmıştır. Tüm bireylere gönüllülük esasına dayanarak, çalışmanın amacı ve uygulanan anket hakkında bilgilendirilmeler yapılmış ve rızaları alınmıştır. Bireylere anket uygulanmadan önce yaşları, en az bir yıldır haftada iki gün düzenli olarak ya da lisanslı olarak herhangi bir kulüpte profesyonel tenis oynayıp oynamadıkları sorulmuştur. 18 yaşın altında ve bir yıldan az tenis oynayan bireylerin yanı sıra profesyonel ve lisanslı tenis sporcularına da anket uygulanmamıştır. Çalışmanın verimliliği açısından anket bireylere aktivite öncesinde ya da sonrasında uygulanmıştır. Her bir görüşme ortalama on dakika sürmüştür. vii Çalışmanın sonuçları doğrultusunda, erkeksi cinsiyet rolünün serbest zaman tenis katılımı üzerinde etkisi olduğunu ve serbest zamanlarında tenis oynayan bireylerin kendini 'tenisçi' olarak gördüğü söylenebilmektedir. Kadın katılımcıların erkeksilik cinsiyet rolünün serbest zaman kimliği ve serbest zaman katılımları (tenis) üzerinde etkin olduğu ve bu bireylerin kendilerini tenisçi olarak ifade ettiği söylenebilmektedir. Erkek bireylerin ise, erkeksilik cinsiyet rolü özelliklerinin serbest zaman kimliği üzerinde etkili olduğu söylenebilmektedir. Cinsiyet rolü olarak belirsiz olduğu literatürde bildirilen tenis sporuna katılan kadın bireylerin erkeksi cinsiyet rolü özelliklerinin etkin olduğu söylenebilirken, erkek bireylerin katılımları ile ilgili böyle bir bağlamdan bahsedilememektedir. Anahtar Kelimeler: Cinsiyet Kimliği, Serbest Zaman Katılım, Sporcu Kimliği