Theses supervised by Doç. Dr. Tuba Uçar
11 theses · İnönü University
Travmatik doğum algısı olan nulliparlarda motivasyonel görüşmelerin doğum algısı ve özyeterliliğine etkisi
Amaç: Araştırma, travmatik doğum algısı olan nulliparlarda motivasyonel görüşmelerin doğum algısı ve doğum özyeterliliğine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nin kadın doğum polikliniklerinde Kasım 2019- Kasım 2020 tarihleri arasında randomize kontrollü olarak yürütüldü. Power analizinde örneklem büyüklüğü her bir grup için en az 83 gebe olarak hesaplandı (83 deney, 83 kontrol). Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Travmatik Doğum Algısı Ölçeği (TDAÖ) ve Doğum Eyleminde Öz-Yeterlillik Ölçeği (DÖYÖ) kullanıldı. Deney grubundaki gebelerle birer hafta arayla dört oturum motivasyonel görüşme yapıldı. Kontrol grubundaki gebelere herhangi bir girişim yapılmadı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, ki-kare testi, bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi kullanıldı. Bulgular: Deney ve kontrol grubundaki gebelerin motivasyonel görüşme öncesi TDAÖ ve DÖYÖ toplam puan ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlendi (p>0.05). Motivasyonel görüşme sonrası deney grubundaki gebelerin TDAÖ puan ortalamasının 33.57±19.39, kontrol grubundaki gebelerin puan ortalamasının 80.67±22.18 olduğu ve puan ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p<0.001); ayrıca motivasyonel görüşme sonrası deney grubundaki gebelerin DÖYÖ puan ortalamasının 285.03±33.35, kontrol grubunun puan ortalamasının 186.46±46.66 olduğu ve puan ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (p<0.001). Sonuç: Motivasyonel görüşmelerin travmatik doğum algısını azalttığı ve doğum özyeterliliğini artırdığı belirlendi. Motivasyonel görüşmelerin travmatik doğum algısı olan gebelerde uygulanması önerilebilir. Anahtar kelimeler: Gebelik, motivasyonel görüşme, özyeterlilik, travmatik doğum algısı, ebe
Travayda sanal gerçeklik uygulamalarının primiparlarda algılanan doğum ağrısı ve memnuniyete etkisi: Tasarım tabanlı bir çalışma
Amaç: Araştırma, travayda uygulanan sanal gerçeklik uygulamasının primiparlarda algılanan doğum ağrısı ve memnuniyet düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma, Haziran 2020-Haziran 2021 tarihleri arasında, Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi doğumhane servisine başvuru yapan toplam 120 primipar kadınla randomize kontrollü olarak yürütüldü (60 Deney Grubu, 60 Kontrol Grubu). Deney grubunda yer alan gebelere doğum eyleminin aktif fazında ve geçiş fazında sanal gerçeklik gözlüğü ile araştırma için tasarlanan ve doğum ağrısıyla başetmede kullanılan yöntemleri içerin oyunlar araştırmacı tarafından oynatıldı. Kontrol grubunda yer alan gebelere rutin bakım dışında herhangi bir uygulama yapılmadı. Gebelerin ağrı düzeyini belirlemek için girişim öncesi ve sonrası olmak üzere toplam dört kez Sayısal Değerlendirme Skalası (SDS) ve Sözel Kategori Ölçeği (SKÖ) uygulandı. Doğum sonrasında ise her iki gruba Doğum Memnuniyet Ölçeği-Kısa Formu (DMÖ-K) uygulandı. Bulgular: Deney grubundaki gebelerin aktif fazda ve geçiş fazında girişim sonrası SDS ve SKÖ puan ortalamalarına göre, algılanan ağrı düzeylerinin kontrol grubuna göre daha düşük olduğu; doğum sonu DMÖ-K puan ortalamalarına göre memnuniyet düzeylerinn daha yüksek olduğu belirlendi (p<0.001). Ayrıca deney ve kontrol grubunda yer alan gebelerin doğum şekli, ortalama doğum süresi, travayda uygulanan girişimler ve yenidoğana ait bulgular karşılaştırıldığında, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlendi (p<0.001). Deney grubunda yer alan gebelerin sanal gerçeklik uygulamasından memnun kaldığı, diğer doğumlarında da kullanmak istedikleri, başka gebelere de önermeyi düşündükleri, gevşemelerinde etkili olduğu, uygulamalar esnasında bir sorun yaşamadıkları, en çok balon patlama oyunu ve deniz manzarasını beğendikleri belirlendi. Sonuç: Sanal gerçeklik gözlüğü ile tasarlanan oyunların travayda doğum ağrısıyla başetmede kullanılabileceği ve doğum memnuniyet düzeyini artırdığı belirlendi. Anahtar Kelimeler: Primipar, Doğum Ağrısı, Doğum Memnuniyeti, Sanal Gerçeklik, Ebelik
Prenatal kayıp yaşamış gebelere uygulanan duygusal özgürlük tekniği ve müziğin psikolojik gelişim, iyi olma durumu ve kortizol düzeyine etkisi
Amaç: Araştırma, prenatal kayıp yaşamış gebelere uygulanan duygusal özgürlük tekniği ve müziğin psikolojik gelişim, iyi olma durumu ve kortizol düzeyine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma, Ekim 2020-Nisan 2021 tarihleri arasında, Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nin kadın doğum polikliniklerine başvuru yapan toplam 159 gebe ile randomize kontrollü olarak yürütüldü (53 DÖT, 53 müzik, 53 kontrol). Araştırmada DÖT grubundaki gebelere bir hafta ara ile iki kez DÖT uygulandı; müzik grubundaki gebelere bir hafta ara ile iki kez müzik dinletildi. İlk girişimden sonraki bir hafta boyunca gebeler girişimlere evde devam etti. Verilerin toplanmasında SUDS, SUE Skalası, TSBE, WHO-5 İyi Olma İndeksi kullanıldı ve kortizol değerlendirmesi için tükürük numunesi alındı. Bulgular: DÖT ve müzik girişimi sonrası gebelerin SUE skalasına göre kaygı düzeylerinin farklılık gösterdiği, en düşük kaygı düzeyinin DÖT grubuna ait olduğu ve kontrol grubunun kaygısının anlamlı düzeyde arttığı belirlendi (p<0.001). DÖT ve müzik grubundaki gebelerde girişimler sonrasında TSBE ve WHO-5 İyi Olma İndeksi puan ortalamalarının kontrol grubuna göre istatistiksel olarak önemli düzeyde yüksek ve tükürük kortizol ortancalarının önemli düzeyde düşük olduğu bulundu (p<0.05). Gruplararası karşılaştırmada WHO-5 İyi Olma İndeksi üzerinde DÖT uygulamasının daha etkili olduğu belirlendi (p<0.001; a>b>c). Ayrıca girişimler sonrası kontrol grubundaki gebelerin tükürük kortizol ortancalarının DÖT ve müzik grubundaki gebelere göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek olduğu belirlendi (p<0.001). Sonuç: Prenatal kayıp yaşamış gebelere uygulanan DÖT ve müziğin kaygıyı azalttığı, psikolojik gelişimi sağladığı, iyilik halini geliştirdiği ve tükürük kortizol düzeyini düşürdüğü belirlendi.
Gebelerde bilinçli farkındalığa dayalı cinsel danışmanlığın cinsel sıkıntı, cinselliğe karşı tutum ve beden imajı endişelerine etkisi
Amaç: Bu araştırma, gebelerde bilinçli farkındalığa dayalı cinsel danışmanlığın cinsel sıkıntı, cinselliğe karşı tutum ve beden imajı endişelerine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma, Adıyaman Sağıklı Hayat Merkezi'nde (SHM), Ağustos-Aralık 2020 tarihleri arasında randomize kontrollü olarak yürütüldü. Örnekleme SHM'ye başvuran ve alınma kriterlerine uyan toplam 134 gebe alındı (67 deney grubu, 67 kontrol grubu). Deney grubuna araştırmacı tarafından 4 haftalık 8 oturumdan oluşan bilinçli farkındalığa dayalı cinsel danışmanlık verildi. Verilerin elde edilmesinde Kadın Cinsel Sıkıntı Ölçeği-Revize (KCSÖ-R), Gebelikte Cinselliğe Karşı Tutum Ölçeği (GCKTÖ), Gebelikte Beden İmajı Endişeleri Ölçeği (GBİEÖ) kullanıldı. Bulgular: Deney ve kontrol grubundaki gebelerin girişim öncesi cinsel sıkıntı, cinselliğe karşı tutum ve beden imajı endişe düzeylerinin benzer olduğu ve gruplar arasındaki farkın istatistiksel olarak önemli olmadığı belirlendi (p>0.05). Girişim sonrası deney grubundaki gebelerin KCSÖ-R ve GBİEÖ puan ortalamalarının önemli düzeyde azaldığı ve kontrol grubu ile aralarındaki farkın istatistiksel olarak önemli olduğu (p<0.05); deney grubunda GCKTÖ puan ortalamasının ise önemli düzeyde arttığı ve kontrol grubu ile aralarındaki farkın istatistiksel olarak önemli olduğu belirledi (p<0.05). Sonuç: Bilinçli farkındalığa dayalı cinsel danışmanlığın, gebelerde cinsel sıkıntıyı azalttığı, cinselliğe karşı tutumu olumlu yönde etkilediği ve beden imajı endişelerini azalttığı belirlendi. Sahadaki ebelere bilinçli farkındalık ile ilgili eğitimlerin verilmesi önerilebilir. Anahtar kelimeler: Bilinçli farkındalık, gebe, cinsel danışmanlık, cinsel sıkıntı, cinsel tutum, beden imajı, ebe
Primer dismenorede akupresür ve masajın ağrı, menstrual semptomlar ve yaşam kalitesine etkisi
Amaç: Araştırma, primer dismenoresi olanlarda akupresür ve masajın ağrı şiddeti, menstrual semptom ve yaşam kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma Ocak 2021-Mayıs 2021 tarihleri arasında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'nde randomize kontrollü olarak 267 öğrenci ile yürütüldü. Araştırmada örnekleme alınan öğrencilerden bir gruba akupresür + masaj, bir gruba sadece masaj uygulandı. Kontrol grubuna herhangi bir girişim uygulanmadı. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, VAS, GMSDÖ ve Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu SF-12 kullanıldı. Bulgular: Birinci siklus girişim öncesi akupresür + masaj, masaj ve kontrol gruplarının VAS, GMSDÖ ve SF-12 puan ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlendi (p>0.05). Girişim sonrası 1. 2. ve 3. sikluslarda akupresür + masaj ve masaj gruplarının ağrı ve menstrual semptom düzeylerinin kontrol grubuna göre daha düşük olduğu ve gruplar arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (p<0.001). Sonuç: Primer dismenoresi olanlara uygulanan akupresür ve masajın ağrı düzeyini ve menstrual semptom yoğunluğunu azalttığı, yaşam kalitesini ise etkilemediği bulundu. Anahtar Kelimeler: Akupresür, masaj, primer dismenore, ağrı, menstrual semptom, yaşam kalitesi, ebelik
Gebelerde bağlanma temelli müdahale programının bağlanma, doğum öncesi beklenti ve stres düzeyine etkisi
Amaç: Araştırma, gebelerde bağlanma temelli müdahale programının; bağlanma, doğum öncesi beklenti ve stres düzeyine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma Ağustos 2020-Şubat 2021 tarihleri arasında Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Kadın Doğum polikliniklerine başvuru yapan gebelerle randomize kontrollü olarak toplam 154 gebe ile yürütüldü (77 deney, 77 kontrol). Araştırmada kişisel bilgi formu, bağlanmayı değerlendirmek için DÖABÖ, prenatal stresi değerlendirmek için PDÖ-R ve annelik beklentilerini değerlendirmek için Doğum Öncesi ABÖ uygulandı. Deney grubunda yer alan gebelere 5-7 gün boyunca BTMP uygulandı. Her iki grupta yer alan gebelere öntestten 5-7 gün sonra DÖABÖ, PDÖ-R ve Doğum Öncesi ABÖ sontest olarak uygulandı. Verilerin analizinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, ki kare, bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi kullanıldı. Bulgular: BTMP sonrası doğum öncesi anne bağlanma ve doğum öncesi olumlu beklentiler puan ortalamalarının deney grubundaki gebelerde kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu ve gruplar arasındaki farkın deney grubu lehine istatistiksel olarak önemli olduğu (p<0.001); doğum öncesi olumsuz beklentiler ve prenatal distres puan ortalamalarının ise deney grubundaki gebelerde kontrol grubuna göre daha düşük olduğu ve gruplar arasındaki farkın deney grubu lehine istatistiksel olarak önemli olduğu belirlendi (p<0.001). Sonuç: Gebelikte uygulanan BTMP 'nın maternal-fetal bağlanma düzeyi ile doğum öncesi olumlu beklentileri arttırdığı ve prenatal distres düzeyi ile doğum öncesi olumsuz beklentileri ise azalttığı bulundu.
Ebe ve hemşirelere obstetrik şiddeti önlenmeye yönelik verilen eğitim programının etkinliği: Ebe, hemşire ve bakım alan kadınların sonuçları
Amaç: Araştırma, ebe ve hemşirelere obstetrik şiddeti önlenmeye yönelik verilen eğitim programının ebe, hemşire ve bakım alan kadınların sonuçlarını belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma, Ocak - Eylül 2021 tarihleri arasında yapıldı. Araştırmada randomizasyonla belirlenen, Adıyaman ili AKDH doğumhane ve lohusa servisleri ile ASM'lerde çalışan 84 ebe ve hemşire deney grubunu, Malatya ili MEAH Çocuk ve Kadın Doğum Hastanesi doğumhane ve lohusa servisleri ile ASM'lerde çalışan 84 ebe ve hemşire kontrol grubunu oluşturdu. Deney grubunda yer alan ebe ve hemşirelere araştırmacı tarafından 16 oturumdan oluşan obstetrik şiddeti önlemeye yönelik eğitim programı uygulanırken, kontrol grubundaki ebe ve hemşirelere herhangi bir girişim uygulanmadı. Araştırmanın ikinci aşaması ise, deney grubundaki ebe ve hemşirelere uygulanan eğitim programından önce ve sonra Adıyaman ili AKDH doğumhane ve lohusa servisleri ile ASM'lerinden bakım alan kadınlarla (bağımsız iki grup) yürütüldü (eğitimden önce 158 kadın, eğitimden sonra 158). Veriler Tanıtıcı Bilgi Formları, BDÖ-30, İBDÖ ve Bakım Memnuniyeti Değerlendirme Formu ile toplandı. Bulgular: Eğitim sonrası deney grubundaki ebe ve hemşirelerin bakım davranışları ve iletişim becerileri puan ortalamalarının önemli ölçüde yükseldiği ve gruplar arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (p<0.001). Ayrıca ebe ve hemşirelere uygulanan eğitim sonrası bakım alan kadınların bakım algıları ve memnuniyet puan ortalamalarının ölçüde yükseldiği ve gruplar arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (p<0.001). Sonuç: Araştırma sonuçları, ebe ve hemşirelere verilen obstetrik şiddeti önleme eğitim programının ebe ve hemşirelerin iletişim becerilerini ve bakım algılarını artırdığını, bakım alan kadınların bakım algılarını ve memnuniyetlerini arttırdığını gösterdi. Anahtar Kelimeler: Obstetrik şiddet, iletişim, bakım, ebe, hemşire.
İnfertil kadınlara uygulanan bilişsel davranış terapisi (BDT) ile göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (EMDR) tekniklerine dayalı eğitim programlarının infertiliteden etkilenme, travma sonrası stres bozukluğu ve psikolojik büyümeye etkisi
Amaç: Araştırma, infertil kadınlara uygulanan BDT ile EMDR tekniklerine dayalı eğitim programlarının infertiliteden etkilenme, travma sonrası stres bozukluğu ve psikolojik büyümeye etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma Mayıs 2021- Ağustos 2022 tarihleri arasında Malatya il merkezinde bulunan Gözde Akademi Hastanesi Tüp Bebek Ünitesinde polikliniğe başvuru yapan 90 infertil kadın ile randomize kontrollü olarak yürütüldü (30 BDT, 30 EMDR, 30 Kontrol). Araştırmada verilerin elde edilmesi Kişisel Bilgi Formu, SUDS, VoC, İEÖ, OEÖ ve TSBE kullanıldı. Deney gruplarında (BDT ve EMDR) yer alan kadınlara araştırmacı tarafından uygulanan girişim 3 haftada 6 oturumda tamamlandı. Deney ve kontrol grubundaki kadınlara ön test uygulandıktan 3 hafta sonra SUDS, VoC, OEÖ, İEÖ ve TSBE son test verilerini elde etmek için kullanıldı. Bulgular: BDT ve EMDR girişimi sonrası infertil kadınların, SUDS skalası, İEÖ ve OEÖ puan ortalamalarının kontrol grubuna göre istatistiksel olarak önemli düzeyde düştüğü belirlendi (p<0.05). BDT ve EMDR grubundaki kadınlarda girişim sonrası VoC skalası ve TSBE puan ortalamalarının kontrol grubuna göre istatistiksel olarak önemli düzeyde arttığı belirlendi (p<0.05). Sonuç: İnfertilite tanısı almış kadınlara uygulanan BDT ve EMDR'nin kaygıyı, infertiliteden etkilenmeyi ve travma sonrası stres bozukluğu düzeyini azaltabileceği ve ayrıca bilişin geçerliliğini ve psikolojik büyüme düzeyini artırabileceği belirlendi.
Sırt masajının sezaryen sonrası ağrı ve konfora etkisi
Amaç: Araştırma, sırta uygulanan masajın sezaryen sonrası ağrı ve konfor düzeyine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma Mayıs 2019-Kasım 2019 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yer alan Kadın Hastalıkları Servisinde sezaryen ile doğum yapan kadınlarla randomize kontrollü olarak yürütüldü. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, ağrıyı değerlendirmek için VAS, konforu değerlendirmek için DSKÖ kullanıldı. Power analizi yapıldığında örneklem büyüklüğü her bir grup için en az 81 kadın olarak hesaplandı (81 deney, 81 kontrol). Deney grubuna sezaryenden sonra 10. ve 22. saatlerde iki kez derin doku masajı uygulandı. İlk masaj öncesi deney ve kontrol gruplarına kişisel bilgi formu, VAS, DSKÖ; her iki masaj öncesi ve sonrası olmak üzere dört kez VAS uygulandı. İkinci masaj sonrası iki gruba da DSKÖ tekrar uygulandı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik ve bağımlı-bağımsız gruplarda t testi kullanıldı. Bulgular: Sezaryen sonrası birinci ve ikinci masaj öncesi ve sonrası yapılan ölçümlerde deney grubundaki kadınların masaj sonrası ağrı düzeylerinin kontrol grubuna göre daha düşük olduğu ve gruplar arasındaki farkın deney grubu lehine istatistiksel olarak önemli olduğu belirlendi (p<0.001). İkinci masaj sonrası deney grubundaki kadınların DSKÖ toplam ve alt boyutları puan ortalamalarının kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu ve gruplar arasındaki farkın deney grubu lehine istatistiksel olarak önemli olduğu belirlendi (p<0.001). Sonuç: Sırta uygulanan masajın sezaryen sonrası ağrı düzeyini azalttığı ve konfor düzeyini arttırdığı bulundu. Anahtar Kelimeler: Ağrı, doğum sonu dönem, ebelik, konfor, sırt masajı
Spiritüel içerikli bilgi mesajlarının postmenopozal dönemdeki kadınlarda menopozal yakınmalar ve menopoza ilişkin tutuma etkisi
Amaç: Bu araştırmanın amacı, spiritüel içerikli bilgi mesajlarının postmenopozal dönemdeki kadınlarda menopozal yakınmalar ve menopoza ilişkin tutuma etkisini belirlemekti. Materyal ve Metot: Araştırma, Nisan 2022- Eylül 2022 tarihleri arasında Hatay Payasa bağlı bulunan dört farklı Aile Sağlı Merkezi'nde (ASM) yürütüldü. Örnekleme ASM'ye kayıtlı 45 yaş üzeri postmenopozal dönemde olan ve alınma kriterlerine uyan toplam 272 kadın alındı (136 deney grubu, 136 kontrol grubu). Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Menopoz Semptomları Değerlendirme Ölçeği (MSDÖ) ve Menopoza İlişkin Tutum Ölçeği (MİTÖ) kullanıldı. Deney grubundaki kadınlara araştırmacı tarafından WhatsApp aracılığıyla 12 gün boyunca günde iki tane spiritüel içerikli bilgi mesajları gönderildi. Kontrol grubundaki kadınlara herhangi bir girişim yapılmadı. Bulgular: Deney ve kontrol grubundaki kadınların girişim öncesi menopoz yakınmaları şiddetinin ve menopoza karşı tutumlarının benzer olduğu ve gruplar arasındaki farkın istatistiksel olarak önemli olmadığı belirlendi (p>0.05). Girişim sonrası deney grubundaki kadınların MSDÖ puan ortalamalarının önemli düzeyde azaldığı ve kontrol grubu ile aralarındaki farkın istatistiksel olarak önemli olduğu (p<0.001); deney grubunda MİTÖ puan ortalamasının ise önemli düzeyde arttığı ve kontrol grubu ile aralarındaki farkın istatistiksel olarak önemli olduğu belirledi (p<0.001). Sonuç: Kadınlara gönderilen spiritüel içerikli bilgi mesajlarının, menopoz yakınmalarını azalttığı ve menopoza ilişkin tutumu olumlu yönde etkilediği belirlendi. Ebelerin menopoz dönemindeki kadınların bakımında manevi uygulamaları dahil etmeleri önerilebilir. Anahtar Kelimeler: post menopoz, spiritüel mesaj, menopozal yakınmalar, menopoz tutumu
Sezaryen öncesi sanal gerçeklik uygulamasının stres ve anksiyete düzeyine etkisi
Amaç: Bu araştırma, sezaryen öncesi dönemde sanal gerçeklik uygulamasının kadınlarda stres ve anksiyete düzeyinde etkisini tespit etmek için yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma, Malatya il merkezinde bulunan Özel Gözde Akademi Hastanesi kadın doğum servisinde Nisan 2022- Eylül 2022 tarihleri arasında sezaryen doğum için yatışı yapılan 154 kadınla, randomize kontrollü olarak yürütüldü (77 deney, 77 kontrol). Deney grubundaki kadınlara yatış işlemlerinden sonra araştırmacı tarafından sanal gerçeklik gözlüğüyle, 10 dakika ara ile her biri 20 dakika süren, toplam iki defa rahatlatıcı ve gevşetici videolar izletildi. Kontrol grubuna hastanenin rutin bakımı dışında araştırmacı tarafından hiçbir girişim uygulanmadı. Tüm veriler Tanıtıcı Bilgi Formu, TGDÖ, DKÖ ve Yaşam bulguları takip formu ile toplandı. Bulgular: TGDÖ ve DKÖ ile değerlendirilen stres ve anksiyete düzeylerinin girişim sonrası deney grubunda önemli ölçüde azaldığı, girişim uygulanmayan kontrol grubunda ise stres ve anksiyete düzeyinin yükseldiği; kontrol ve deney grubunda yer alan kadınların stres ve anksiyete seviyelerinin arasında istatistiksel olarak önemli farklılığın olduğu belirlendi (p<0.001). Ayrıca girişim sonrası yaşam bulguları ölçümlerinde deney ve kontrol gruplarının nabız, sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı ile solunum sayılarının gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği saptandı (p<0.05). Sonuç: Sezaryen öncesi dönemde kadınlara uygulanan sanal gerçekliğin stresi ve anksiyete düzeyini azalttığı belirlendi. Sezaryen öncesi stres ve anksiyete düzeyini azaltmak için sanal gerçeklik uygulamalarının kullanılabileceği önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Sezaryen doğum, stres, anksiyete, sanal gerçeklik uygulaması