Dr. Öğr. Üyesi Eray Ekin Sezgin danışmanlığındaki tezler

11 tez · Munzur University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

TRB1 bölgesi kamu hastanelerinde afet yönetimine ilişkin mevcut durumun karşılaştırmalı analizi

Afetler, genellikle ani gelişen olaylardır ve önceden tahmin edilmesi ve engellenmesi oldukça zordur. Türkiye, hem doğal hem de insan kaynaklı afetlerin sıklıkla yaşandığı bir ülkedir. Özellikle son 10 yılda büyük afetlerin sayısında önemli bir artış gözlenmektedir. Etkili bir afet yönetimi ile afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afet sonrası olaylara hızlı ve etkili müdahale edilmesi ve afetten etkilenen topluluklar için daha güvenli ve gelişmiş bir yaşam ortamı oluşturulması sağlanabilir. Afet sonrası yaraların iyileştirilmesi açısından en etkili kurumlarımız şüphesiz hastanelerdir. Hastaneler, afet sonrası hazırlıklar ve planlamalar yaparak hasarları en aza indirmek için hayati bir rol oynamaktadır. Bu kapsamda, bu çalışmayla, TRB1 bölgesi içinde bulunan Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli illerindeki devlet hastanelerinin afet/kriz anlarında, mevcut durumlarının tespit edilmesi ve birbirleri ile karşılaştırılarak afet yönetimi açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Veri toplama aracı olarak, 1996 yılında Serhat HACIMUSALAR'ın "Felaketlerde Hastanelerin Organizasyonu ve İzmir'deki Hastanelerin Durumu" adlı tez çalışmasında kullanılan 30 sorulu anket formu esas alınmıştır. Bu kapsamda hazırlanan 30 soruluk anket Planlama – Tahliye, Acil Servis, Ambulans ve Güvenlik – İletişim, Eczane ve Yemek Hizmetleri – Jeneratör, Kimyasal ve Radyoaktif Kazalar, Morg olmak üzere 4 ana başlıkta değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, bölgedeki dört hastanenin de mevcut bir afet planına sahip olduğunu, görev tanımlamalarının yapıldığını ve afet anında işbirliği yapılacak kuruluşların belirlendiğini göstermektedir. Ayrıca, bu hastanelerin tatbikat takvimleri hazırladığı ve afet tatbikatları gerçekleştirdiği görülmektedir. Anket sonuçlarına göre, dört kamu hastanesinin de afet anlarında bir kriz odası oluşturduğu, bu kriz odaları için birden fazla iletişim aracının sağlandığı ve afet plan örneklerinin kriz odalarında bulundurulduğu belirtilmektedir. Buna karşın, bazı hastanelerde afete hazırlık konusunda bazı eksikliklerin olduğu görülmüştür. Örneğin, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yetersiz ambulans ve geçici morg yerinin henüz tespit edilmediği ifade edilirken, Bingöl Devlet Hastanesi'nde kimyasal ve radyoaktif kazalar için gerekli tedbirlerin henüz alınmadığı belirtilmiştir. Tunceli Devlet Hastanesi'nde ise görece önemsiz olan yedek aydınlatma cihazı ve ambulanslar için şehir-bölge haritalarının eksikliği dikkat çekmektedir.

Afet yönetimiDoğal afetlerKamu hastaneleri
Halise Miray Say
Munzur University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çalışanların proaktif kişilik özellikleri ile iş becerikliliği arasındaki ilişkinin incelenmesi: Munzur Üniversitesi idari personel örneği

Günümüzün sürekli değişen rekabetçi ve zorlu iş ortamı çalışanların sorumluklarını yerine getirmekten çok daha fazlasını yapmalarını zorunlu kılmıştır. İş tanımının da ötesinde yapılacak işlerde, yüksek performans, öngörülen problemlerin çözülmesi ve fırsatların yaratılması anlamına gelen "proaktif olmak" kavramı önemli hale gelmiştir. Bu sebeple örgüt çalışanlarının inisiyatif almaları ve proaktif davranış sergileyerek proaktif kişilik yapılarını ön plana çıkarmaları bir gereklilik haline gelmiştir. Son yıllarda giderek önemi artan iş becerikliliği davranışı ise, hem örgütler hem de çalışanlar için önemli sonuçlara yol açan bir proaktif davranış biçimi olarak görülmektedir. İş becerikliliği aynı zamanda çalışanların görevlerinde veya işlerinin ilişkisel sınırlarında yaptığı fiziksel ve bilişsel değişikliklerle ilgili bir süreçtir. Dolayısıyla araştırma konusu "proaktif kişilik" ve "iş becerikliliği" kavramları değişen koşullara ayak uydurma açısından yönetim alanında iki önemli davranış biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, çalışanların proaktif kişilik özellikleri ile iş becerikliliği arasındaki ilişkiyi belirlemek ve proaktif kişilik ve iş becerikliliği düzeylerini yordamada demografik değişkenlerin rolünü incelemektir. Araştırma verileri kolayda örnekleme yöntemiyle Tunceli ili Munzur Üniversitesi'nde görev yapan 176 idari personelden yüz yüze anket tekniği ile elde edilmiştir. Parametrik açıdan elde edilen veriler normal dağılım göstermediğinden gruplar arası yapılan karşılaştırmalarda anlamlılık düzeyleri, iki seçenekli değişkenlerde Mann Whitney U Testi ile ikiden fazla seçenekli değişkenlerde ise Kruskal Wallis H Testi ile gerçekleştirilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler IBM SPSS 26.0 istatistik programı aracılığıyla analize tabi tutulmuştur. Katılımcıların proaktif kişilik algılarının ve iş becerikliliği algılarının ortalamanın üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Bulgular, idari personellerin proaktif kişilik algılarının, iş becerikliliği ve iş becerikliliğin alt boyutları (görev becerikliliği, bilişsel beceriklilik ve ilişkisel beceriklilik) ile istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca idari personellerin proaktif kişilik algılarının görev yapılan idari birime göre, iş becerikliliği algılarının ise yaşa göre, görev yapılan idari birime göre ve toplam hizmet süresine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği de bulgulanmıştır.

Rıdvan Aslan
Munzur University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mantar yönetiminin çalışan performansına etkisinde iş yeri yalnızlığının aracı rolü

Bu araştırmanın amacı, mantar yönetiminin çalışan performansı üzerindeki etkisinde işyeri yalnızlığının aracı rolünü incelemektir. Araştırmanın evrenini, Elazığ ve Tunceli ilinde bulunan Fırat ve Munzur Üniversitelerinde görev yapan araştırma görevlileri oluşturmaktadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılarak 212 anket toplanmış, 2 anket veri eksikliği nedeniyle kapsam dışı bırakılmış ve 210 anket kullanılarak analiz yapılmıştır. Araştırmada 19 soruluk mantar yönetim ölçeği, 4 soruluk çalışan performans ölçeği ve 16 soruluk yalnızlık ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 26.00 programı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre mantar yönetimi yaklaşımı ile çalışan performansı arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişkinin olduğu, mantar yönetim yaklaşımı ile işyeri yalnızlığı arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu, işyeri yalnızlığı ile çalışan performansı arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişkinin olduğu ve son olarak mantar yönetiminin çalışan performansı üzerindeki etkisinde işyeri yalnızlığının aracı rolü olduğu tespit edilmiştir.

Büşra Doğan
Munzur University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çalışanların sahip oldukları davranış modelleriyle ilgili eczane eczacı görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacını Elazığ ilinde faaliyet gösteren eczanelerde görev yapan çalışanların davranış modellerinin belirlenmesi ve nasıl davranışlar sergilemeleri gerektiği eczane eczacıların görüşlerine göre belirlenmesi oluşturmaktadır. Bu amaçla Elazığ il merkezinde faaliyet gösteren toplam 91eczacıya anket uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS paket programına aktarılarak değerlendirilmiştir. Eczacılar, eczane çalışanlarının mesleğin saygınlığına önem verme, eczane temizliğine önem verme, saygılı olma, güler yüzlü olma, insanlarla iyi iletişim kurma, sabırlı olma, sorumluluk sahibi olma, dürüst olma, hesap verme sorumluluğuna sahip olma, ekip çalışması yapabilme ve kişisel temizliğine önem gösterme gibi mesleki yetkinliklerine oldukça yüksek katılım gösterirken; mükemmeliyetçi olma ve ısrarcı olma yetkinliklerine ise diğer yetkinliklere oranla daha düşük düzeyde katılım göstermişlerdir. Eczacıların, hızlı olma, düzenli olma ve dikkatli olma yetkinliklerine ilişkin görüşlerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği; dürüst olmalı yetkinliğine ilişkin görüşlerinin medeni durum ve yaşdeğişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği; tarafsız olma yetkinliğine ilişkin görüşlerinin ise sektörde çalışma süresi ve mevcut eczanelerinde çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği, diğer yetkinlik türleri ile çalışanların demografik özellikleri arasında anlamlı düzeyde bir farklılığın bulunmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda Elazığ ilinde faaliyet gösteren eczacıların, eczanelerindeki destek personellerinin meslek saygınlığına önem göstermelerini, tarafsız, dürüst, özgüvenli, hızlı, saygılı, güler yüzlü ve dikkatli olmalarını, çalışma arkadaşlarıyla ve müşterilerle etkili iletişim kurabilmelerini, sorumluluklarının bilincinde olmalarını ve ekip çalışması yapabilmelerini bekledikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eczane, eczane çalışanları, davranış modelleri, sağlık.

Davranışsal modellemeEczacı kalfasıEczacılar+2
Murat Bingöl
Munzur University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çalışanların değerlendirmesiyle otel işletmelerinde örgütsel güven düzeyi

Turizm endüstrisi emek-yoğun yapıda ve genellikle hizmet üretilip hizmet sunulan bir endüstridir. Bu sebeple turizm işletmelerinin karlılığı açısından insan faktörü çok önemli bir rol oynamaktadır. İşletmeler amaç ve hedeflerine ancak çalışanların başarısı ile ulaşabilirler. Çalışanlar ise güven duyduğu ve yüksek düzeyde tatmin sağladığı örgütler de verimli olabilirler. Bu çalışma, otel işletmelerinde görev yapan çalışanların örgütsel güven düzeylerinin, demografik özelliklerle farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç. çerçevesinde, Elazığ ve Tunceli ilinde faaliyet gösteren 4 yıldızlı otel işletmelerinde çalışan 320 kişi üzerinde bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Anket tekniği ile toplanan araştırma verileri, istatistik paket programları aracılığıyla analize tabi tutulmuştur. Veriler, bilgi formu ve örgütsel güven ölçeği ile toplanmış yüzdelik, Bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testleri ile analiz edilmiştir.Araştırmada yaşa,eğitim düzeyine, çalışılan birime ve gelir durumuna göre örgütsel güven ve alt boyutlarının farklılaşmadığı belirlenmiştir. Buna karşın araştırmada, örgütsel güven düzeyinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada, çalışanların örgütsel güven düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır.

Konaklama işletmeleriOtel personeliOteller+2
Yaprak Taşkaya
Munzur University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastane çalışanlarının etik iklim algılarıyla prosedür (işlemsel) adalet algıları arasındaki ilişkinin araştırılması

İş yaşamında iş çıktılarını etkileyen örgütsel tutum ve davranışlar üzerinde etkili olan etik iklimi, etik sorunların üstesinden nasıl gelinebileceği hakkında çalışanlara çeşitli alternatifleri değerlendirme fırsatı verecek örgütsel değerleri içeren bir mekanizmadır. Özellikle hastanelerde etik dışı davranışlar insan hayatını etkileyebilecek önemli sonuçlara neden olabilir. Olumlu iş sonuçlarının elde edilmesinde etkili bir faktör olan adalet algısının etik iklim ile birbirlerinden bağımsız olarak düşünülmesi ve değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu noktadan hareketle hastanelerdeki etik iklimin, sağlık çalışanlarının prosedür adalet algısı ile ilişkisini belirlemeyi amaçlayan bu nicel araştırma ilişkisel tarama modeli ile yapılanmıştır. Araştırmanın gerçekleştirilmesinde tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Elazığ il merkezinde bulunan dört hastanenin klinik ve polikliniklerinde çalışan 248 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Sağlık çalışanlarının etik iklim algıları "Etik İklim Ölçeği'' ile, prosedür adalet algıları ise "Prosedür Adalet Ölçeği'' ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde, ikili grup karşılaştırmaları Bağımsız Örneklem T testi, ikiden fazla grup arasındaki farklar ise Tek Yönlü Varyans (ANOVA) ile incelenmiştir. Değişkenler arası ilişkinin değerlendirilmesinde Spearman korelasyon katsayısı kullanılmış; ayrıca basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmaya katılan sağlık çalışanlarının etik iklim algılarının 3.22±1.39'luk ve prosedür adalet algılarının 3.38±1.28'lik ortalama ile orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada etik iklim ile işlemsel adalet arasında pozitif yönlü, güçlü ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Regresyon modeline göre ise etik iklim prosedür adalet üzerinde %71.5 oranında etkili olabilmektedir. Çalışanların yüksek prosedür adalet algısı hissetmeleri için hastanelerde etik iklim algısının yüksek tutulması önemlidir.

Adalet algısıEtik iklimHastaneler+4
Muhammet Uğur Çakmakcı
Munzur University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite çalışanlarının panoptikon düzeylerinin sosyo-demografik özelliklere göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, çalışanların panoptikon düzeylerini belirlemek ve çalışanların panoptikon düzeylerinin sosyo-demografik özelliklere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın gerçekleştirilmesinde tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, Tunceli İlinde bulunan Munzur Üniversitesindeki 278 akademik ve idari çalışandan oluşmuştur. Akademik ve idari personelin panoptikon algıları "Panoptikon Ölçeği'' ile değerlendirilmiştir. Anket sonucunda elde edilen veriler ışığında çalışmada frekans, güvenilirlik, geçerlilik, bağımsız t testleri, tek yönlü varyans ile korelasyon analizleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda, çalışanların panoptikon algılarının cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, çalışılan birim, mesleki tecrübe ve mevcut üniversitedeki görev süresi değişkenlerine göre bir farklılık göstermediği, fakat yaşa göre farkındalık düzeylerinin etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. İlave olarak, çalışanların panoptikon düzeylerinin ortalamanın altında olduğu tespit edilmiştir.

Mehmet Parılday
Munzur University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etik liderliğin çevresel performans üzerindeki etkisinde yeşil örgüt kültürünün aracılık rolü: Elazığ ilindeki imalat işletmelerinde bir uygulama

Bu çalışma, günümüz örgütlerinde sürdürülebilirlik odaklı dönüşümlerin stratejik liderlik anlayışıyla nasıl şekillendiğini ortaya koymak amacıyla, etik liderlik, çevresel performans ve yeşil örgüt kültürü arasındaki ilişkileri incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, etik liderliğin çevresel performans üzerindeki etkisinde yeşil örgüt kültürünün aracılık rolünü ortaya koymaktır. Bu kapsamda, Elazığ ilinde faaliyet gösteren küçük ölçekli tekstil işletmelerinde çalışan 296 kişilik bir örneklem üzerinden, nicel araştırma yöntemleri doğrultusunda ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Çalışmanın bulguları, etik liderlik anlayışının çalışanların çevresel performans algısını güçlendirdiğini ve bu ilişkinin büyük oranda yeşil örgüt kültürü aracılığıyla şekillendiğini göstermektedir. Elde edilen verilere göre, etik liderlik ile çevresel performans arasında güçlü ve pozitif bir ilişki bulunmakta (r = ,845), aynı şekilde etik liderlik ile yeşil örgüt kültürü (r = ,826) ve yeşil örgüt kültürü ile çevresel performans (r = ,905) arasındaki ilişkiler de oldukça yüksek düzeydedir. Ayrıca Hayes'in PROCESS Macro Model 4 kullanılarak yapılan aracılık analizleri, yeşil örgüt kültürünün etik liderlik ile çevresel performans arasındaki ilişkide kısmi bir aracı değişken rolü üstlendiğini ortaya koymuştur. Demografik farklılık analizlerinde ise yaş, medeni durum ve mesleki tecrübe değişkenlerinin çevresel performans ve yeşil örgüt kültürü algılarında anlamlı etkiler yarattığı; buna karşılık cinsiyet ve eğitim düzeyine göre anlamlı farklılıkların bulunmadığı saptanmıştır. Araştırmanın sonuçları, örgütlerde etik liderliğin sadece çalışan tutumlarını değil, aynı zamanda kurumsal çevre duyarlılığını ve sürdürülebilirlik kültürünü de etkilediğini göstermektedir. Bu bağlamda, etik liderliğe dayalı yönetim yaklaşımlarının geliştirilmesi, hem çevresel performansın artırılmasına hem de sürdürülebilir bir örgüt kültürünün kurumsallaşmasına katkı sağlayacaktır. Bu yönüyle çalışma, sürdürülebilir liderlik ve örgütsel çevre yönetimi alanlarına önemli bir kuramsal ve uygulamalı katkı sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Etik Liderlik, Çevresel Performans, Yeşil Örgüt Kültürü

Hakan Çetiner
Munzur University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastane çalışanlarının iş yerinde dışlanma algıları ile çalışan sessizliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, işyerinde dışlanma ile çalışan sessizliği arasındaki ilişkilerin açıklanmasıdır. Araştırmanın evrenini Tunceli Devlet Hastanesi'nde çalışan 685 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi %95 güven aralığında %5 hata payıyla 246 kişi olarak hesaplanmıştır. Örneklem grubunu basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 250 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Araştırmada verilerin çözümlenmesi aşamasında, verilerin normal dağılıma uygunluğu basıklık ve çarpıklık değerleri ile değerlendirilmiştir. İlgili kurumlardan gerekli izinler alındıktan sonra veri toplama araçları araştırmacı tarafından gönüllü katılımcılara yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak uygulanmıştır. Araştırmada sağlık çalışanlarına Ferris vd. (2008) tarafından geliştirilen ''İşyerinde Dışlanma Ölçeği'' ve Knoll ve Dick (2013) tarafından geliştirilen ''Çalışan Sessizliği Ölçeği'' uygulanmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde sağlık çalışanlarının işyerinde dışlanma algıları ile çalışan sessizliği alt boyutları arasında; faydacı sessizlik ve kabullenici sessizlik alt boyutları ile işyerinde dışlanma arasında pozitif yönde zayıf düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Korunmacı sessizlik ve korumacı sessizlik alt boyutları ile işyerinde dışlanma arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

DışlanmışlıkHastanelerSağlık personeli+4
Rüya Zeliha Çelik Baykoca
Munzur University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık profesyonellerinin sağlık turizmine ilişkin algılarını belirlemeye yönelik bir araştırma

Sağlık turizmi, son dönemlerde dünya genelinde yerini ve önemini belirginleştiren bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Spesifik bir turizm dalı olarak sağlık turizmi, gerek ülke ekonomisine gerekse refahına katkı sağlamaktadır. Son yıllarda Türkiye'dede gelişme gösteren sağlık turizmi gerek kamu gerekse özel hastaneler için giderek daha da önemli bir gelir kaynağı ve hizmet alanı olmaktadır. Hal böyle olunca sağlık turizmi ile ilişkili alanlarda hizmet üretenlerin farkındalık düzeylerinin tespit edilmesi önem arz eder olmuştur. Bu noktadan hareketle sağlık turizmi kapsamında faaliyet gösteren hastanelerde görev yapan sağlık profesyonellerinin, sağlık turizmi hakkındaki farkındalık düzeylerini belirlemeyi amaçlayan bu nicel araştırma ilişkisel tarama modeli ile yapılanmıştır. Araştırmanın gerçekleştirilmesinde seçki 'siz olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın hedef evreni, Elazığ il merkezinde bulunan sağlık turizmi yetki belgesine sahip Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi ve Özel Medicalpark Hastanelerinde görev yapan 1963 sağlık profesyonelinden oluşmaktadır. Hedef evren sayısı dikkate alındığında, %5 hata toleransı ve %95 güvenilirlik düzeyi aralığında örneklem büyüklüğü 400 olarak belirlenmiştir. Araştırmanın verileri kişisel veri formu ve Sağlık Turizmi Farkındalık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirmesi bilgisayar ortamında Statistical Package for Social Sciences (IBM SPSS 24.0) paket programı ile yapılmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; sağlık profesyonellerinin sağlık turizmi farkındalıkları yüksek düzey olarak belirlenmiştir. Diğer alt boyutlarda farkındalık düzeyleri incelendiğinde ''Kurumsal Yeterlilik'' ve ''Elazığ'ın Sağlık Turizmi Potansiyeli'' boyutlarının yüksek düzey, ''Sağlık Turizminin Etkileri ve Sorunları'' boyutunun orta düzey ve ''Hastanenin Sağlık Turizmi Uygulamaları'' boyutunun ise düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda çeşitli değişkenler çerçevesinde yapılan analizler sonucunda; sağlık profesyonellerinin sağlık turizmi farkındalık düzeylerinin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, mesleki tecrübe ve mevcut hastanedeki görev süresi değişkenlerine göre bir farklılık göstermediği, fakat mesleki görevine göre farkındalık düzeylerinin etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak eksik görülen yönlerle ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Sağlık Profesyonelleri, Sağlık Turizmi Farkındalığı

FarkındalıkSağlık personeliSağlık turizmi+5
Erkan Babacan
Munzur University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evaluation of physician-patient communication in terms of quality and factors affecting communication in healthcare organizations

Hekim ve hasta arasındaki iletişim hasta bakımının çok önemli bir bileşenidir. İyi bir hekim-hasta iletişimi, artan hasta memnuniyeti, gelişmiş hekim-hasta ilişkisi, azaltılmış riskler ve davalar gibi sağlık sonuçlarının çeşitli yönleri üzerinde birçok olumlu etkiye sahiptir. Halk arasında tıp mesleğine olan güvensizliğin artması, artan şikayetler, hekimlere yönelik yanlış uygulama iddiaları ve doktorlar ile hastalar arasındaki çatışma vakaları, iyi bir hekim-hasta iletişiminin önemini ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Elazığ il merkezindeki kamu hastanelerinde çalışan hekim ile hasta arasındaki iletişimin niteliğini ortaya koymak, iletişimi etkileyen faktörleri saptamak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Belirlenen amaç doğrultusunda bu çalışmanın örneklemi, Elazığ il merkezinde bulunan kamu hastanelerinde çalışan 127 doktor ve 255 hasta bireylerle sınırlandırılmıştır. Bu araştırmada hekim ve hastalara yönelik olarak, İş (2019) tarafından geliştirilen ''Hekim-Hasta İletişimi anketi'' kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, hekimlerin %27'si hasta ile iletişim kurarken zorlandığını, %32.2'sinin hasta ve hekim arasındaki iletişimin yeterli olmadığını, %44.1'inin hasta ile iletişim kurarken olumsuzluk yaşayacağını düşündüğünü, %60'i hekimlerin içinde bulunduğu ortamın hasta ve hasta yakınları tarafında anlaşılmadığını, %76.2'sinin hasta ve hasta yakınları tarafından haksız yere suçlandığını, %42.5'inin ekonomik şartlardan dolayı iletişim problemleri yaşadıklarını, %83.4'ünün hasta ile iletişim kurmada çalışma ortamının engel olduğunu ve %50.3'ünün ise iletişimle ilgili seminer ve konferansın düzenlenmediğini belirtmişlerdir. Hastaların %73.0'ının hekimlerin isimle hitap etmesinin iletişim açısından önemli olduğunu, %32.1'i hekimlerin hastalarla etkili bir iletişim kurmadıklarını, %27.1'i hekimlere anlaşılır bir dille konuşmadıklarını, %14.5'inin hekimlere karşı olumsuz bir düşünceye sahip olduklarını, %52.9'u hekimlerin bazı hastalara ayrıcalıklı davrandıklarını, %22.8'i hekimlerin hastalarına karşı iyi davranmadığını belirtirken, %37.2'si hekimlerin tedavi süreci hakkında yeterli bilgi vermedikleri, %22'si hekimlerin hastalarla karşı yeterli saygıyı göstermediklerini, %24,3'ü hekimlerin hastalara değer vermediğini, %26,3'ü hekimlerin hastalara karşı güler yüzlü olmadığını, %45.6'sı ise hekim muayeneleri için ayrılan süreyi yeterli bulmadıklarını belirtmişlerdir. Sonuç olarak hekim-hasta ilişkisinde çift yönlü bir iletişimin olduğu, hasta açısından hekimlerden, hastaya ilgi, güven, zaman ayırma, bilgilendirme ve iyi bir iletişim becerisi beklediklerini, hekimler açısından ise hasta ve hasta yakınlarından hastalığı iyileştirme sürecinin uzun ve kapsamlı bir süreç olduğunu ancak zaman ve imkanlarla sağlanabilirliğinin bilinmesi gerekliliğini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Hasta, Hekim, İletişim, İletişim Engelleyen Faktörler

Doktor-hasta iletişimiDoktor-hasta ilişkileriHastalar+2
Gülşah Bulut
Munzur University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00

Diğer danışmanlar