Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Muharrem Avcı
17 theses · Kastamonu University
UNESCO'nun anma ve kutlama faaliyetlerinin kültür ve inanç turizminin geliştirilmesine etkisi: 2021 Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran-ı Veli ve Yunus Emre anma yılı örneği
Kültür, uygarlıkların yaşayış biçimini, asgari gelişme anlayışını, öz saygı, öz sevgi gibi yaşam dürtülerini var eden, işleyen, gelecek kuşaklara aktaran ve kalıcı bir etki bırakan kurallar bütünüdür. Kültür yaşandıkça ve yaşatıldıkça var olmaya devam ettiği için bu sürecin sağlıklı ve olumlu ilerlemesi dostluk, anlayış ve farkındalık ile olmaktadır. Farklı kültürlerle yetişmiş, farklı dini inanışlara sahip insanlar turizm hareketi ile bir araya gelip, hem kültür alışverişinde bulunup farkındalık kazanmaktadırlar hem de ülkenin inanç turizmi sektörüne ekonomik katkıda bulunmaktadırlar. Kültür ve inanç turizmi yüzyıllardan beri süre gelmiş en eski turizm hareketlerinden olmasına karşın dünyada en popüler olan ancak alanında oldukça az çalışmalar yapılan alternatif turizm çeşitlerindendir. Günümüzde her iki turizm çeşidi UNESCO tarafından Somut ve Somut Olmayan Kültürel Miraslar aracılığıyla yaşatılmaya çalışılmaktadır. UNESCO, sosyal, beşerî ve doğa bilimlerinde çığır açan kişileri Anma ve Kutlama Faaliyetleri adı altında anmakta ve bir yıl boyunca etkinlikler düzenlemektedir. Hacı Bektaş-ı Veli'nin 750.ci, Yunus Emre'nin 700.cü ölüm yıldönümü, Ahi Evran-ı Veli'nin 850.ci ölüm yıl dönümü münasebetiyle UNESCO Türkiye Milli Komisyonu önerisiyle 2021 yılında Anma ve Kutlama Faaliyetlerine dahil edilmiştir. Buna paralel olarak ilgili kişilerin yaşadığı ve türbelerinin bulunduğu Nevşehir, Kırşehir ve Eskişehir illerinde yaşayan halkın 2021 Yılı Anma ve Kutlama Faaliyetlerine olan farkındalığını tespit etmek bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak UNESCO Anma ve Kutlama Faaliyetlerinin kültür ve inanç turizmi, kültürlerarası ilişkilerin geliştirilmesi potansiyeline ilişkin söz konusu her il için 15 kişi olmak üzere toplam 45 katılımcının düşünceleri alınmıştır. Araştırmanın sonucuna göre 2021 yılında UNESCO Anma ve Kutlama Programlarına dahil edilen ilgili kişilerin yaşam felsefelerinin, yöre halkı nezdinde yeterli derecede anlaşılmadığı ancak bu kişilerin kültür ve inanç turizmi açısından çekici birer değer olduğu tespit edilmiştir.
Anadolu'nun dört manevi direği Evtad-ı Erbaa'nın farkındalık düzeyinin inanç turizmi açısından değerlendirilmesi
Dünya turizminde yaşanan gelişmeler, turist profilinin değişimine sebep olmuş; farklı ve daha fazla beklenti içine giren bu profil nedeniyle turistik ürünlerde çeşitliliği artırmak gerekmiş; bu kapsamda şehirlerin marka hâline getirilmesi, sahip olduğu potansiyelin ortaya çıkarılması, iyileştirilmesi, tanıtılıp çekiciliğinin artırılması önem arz etmiş ve girişimler sonucunda alternatif turizm tüm dünyada yaygınlaşmıştır. Alternatif turizm türleri içinde inanç turizmi, ülkelerin turizm sektöründe kalıcı rekabet gücünü yakalayabilmesi, yerel ve bölgesel ekonomilere katkı verebilmesi; doğal, tarihî ve kültürel mirası sürdürebilir kılabilmesi için önemli bir araçtır. Dolayısıyla bu çalışmada, inanç turizmi ve Evtad-ı Erbaa hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla Evtad-ı Erbaa şehirleri Konya, Nevşehir, Ankara ve Kastamonu'da Mevlana, Hacı Bektaş, Hacı Bayram ve Şeyh Şaban-ı Veli'nin külliyelerinin bilinirlik ve ziyaret edilme ile anma törenlerine katılma durumları çeşitli değişkenlerle incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, söz konusu dört ilde yaşayan 20 yaş ve üzeri farklı yaş grubundaki ve sosyo-ekonomik durumdaki 486 katılımcı oluşturmaktadır. Elde edilen nicel verilerin analizi, SPSS 26 Windows Paket İstatistik Programı kullanılarak yapılmış; verilerin analizinde, betimleyici istatistiklerin yanı sıra Ki-Kare analizi ve veriler normal dağılım gösterdiğinden t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Varyans analizi sonucunda farkın hangi ortalamalar arasındaki farklardan kaynaklandığını belirlemek amacıyla Post Hoc testlerinden Tukey HSD testi yapılmıştır. İki değişken arasında ilişkilerin incelenmesinde Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda konu edilen inanç turizmi merkezlerini ziyaret etme ve Evtad-ı Erbaa'nın anma törenlerine katılım oranlarının özellikle gençlerde düşünülen düzeyde olmadığı görülmüştür. Bu durum, bu inanç turizmi merkezleri hakkında yeterince farkındalığa sahip olunmadığını göstermektedir. Ayrıca bu sonuç, Türkiye ve dünyada diğer inanç merkezlerinin de bilinirliğinin, farkındalığının artırılması ve inanç turizmi merkezleri ile ilgili turizm açısından cazibe merkezi hâline getirilmeleri için çeşitli çalışmaların yapılması gerektiğini ortaya çıkarmaktadır.
Hedonik ve fonksiyonel faydaya yönelik dijital mecra içeriklerinin turistik tüketicilerin satın alma karar sürecine etkisi Kastamonu örneği
Araştırmanın amacı dijital mecralarda kullanılan turizm reklam içeriklerinin turistik tüketicilerin karar alma sürecinde tüketicileri daha çok hangi fayda içeren reklam içerikleri satın alma karar sürecine etki etmektedir sorusunun cevabına ulaşmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu Kastamonu ili genelinde farklı yaş grupları ve farklı eğitim düzeylerine sahip 131 kadın ve 127 erkek olmak üzere rastgele seçilen toplam 258 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu rastgele seçim yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmanın veri toplama aracını Turistik Tüketicilerin Satın Alma Karar Sürecini Etkileyen Hedonik Ve Fonksiyonel Faydalar Anketi oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından oluşturulan ankete pilot çalışma yapılmış ve pilot çalışmanın sonucunda crombach alpha güvenirlik katsayısı 0,775 olarak hesaplanmıştır. Araştırma da elde edilen veriler SPSS 26 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularından yola çıkılarak yapılan analizlerde cinsiyete bağlı t-testi sonucunda hedonik fayda yönlerinin kadınların satın alma karar süreci üzerinde daha fazla etkili olurken, fonksiyonel fayda yönlerinin ise erkek katılımcıların satın ama karar süreci üzerinde daha fazla etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yaş grupları, eğitim durumları, meslek grupları ve gelir düzeyleri ile yapılan anova testi sonucunda hedonik ve fonksiyonel fayda yönleri ile yaş grupları, eğitim durumları,meslek grupları ve gelir düzeyleri arasında herhangi bir anlamlı ilişkinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Destinasyon imajında yerel mutfağın önemi: Kastamonu ili örneği
Turizm alanında en çok kullanılan terimlerden biri haline gelen destinasyon kavramı, bir yerin sahip olduğu soyut ya da somut birçok özelliği içine alarak yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken bütünleşik bir ürün özelliğindedir. Özellikle son zamanlarda adından sıkça söz ettiren ve destinasyonun özelliklerden biri olan gastronomi turizmi, asıl amacı kültürlerin mutfak lezzetlerini anlamak olup bunun yanında yörelerin tarihi, kültürü, doğası vb. değerlerini de görüp deneyimlemelerini sağlayan bir turizm çeşididir. Öyle ki ziyaretçilerin destinasyonları tercih sebeplerindeki önemi gün geçtikçe artan gastronomi turizmi, 812 çeşit yemeğe sahip Kastamonu'da da etkisini göstermeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı Kastamonu'ya gelen yerli turistlerin Kastamonu Mutfağını değerlendirerek, yerel mutfağın Kastamonu ili destinasyonu imajındaki önemini ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini 2017 ve 2018 yıllarında Kastamonu'ya gelen ziyaretçiler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi, evrenden tesadüfî örneklem yoluyla seçilen 400 kişiden oluşmaktadır. Araştırma konusu ile ilgili literatür taraması ve anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre destinasyon seçiminde bölge mutfağının yeri tarihi yerler, doğal çevre, kültür/sanat, aile bağları, dinlenme gibi etkenlerden sonra gelmektedir. Bulgular ankete katılan ziyaretçilerin Kastamonu mutfağını beğendiklerini ve tekrar tercih edeceklerini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Destinasyon, Destinasyon İmajı, Gastronomi Turizmi, Yerel Mutfak, Kastamonu Mutfağı.
Turizm fakültesi öğrencilerinin Rusça öğrenmeye karşı tutumları
Turizm sektörü, gün geçtikçe gelişen ve ülkenin ekonomisine yüksek derecede katkı sağlayan bir aktivitedir. Bu sektörün sürdürülmesi ve ilerlemesi için yabancı dil bilgisinin oldukça gerekli olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Turizm eğitimi veren orta ve yükseköğretim kurumlarında yabancı dil seçenekleri her gün artmakta ve öğrenimi daha ağır basmaktadır. Bu dillerden biri de Rusça'dır. Eski Sovyet Birliğinin parçalanması sonrası da hâlâ 15 ülkede önemini yitirmeyen ve konuşulmakta olan Rusça, Türkiye Cumhuriyetine en çok turist gönderen Rusya Federasyonu'nun devlet dilidir. Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi de Rusça eğitimi vermektedir ve öğrenimine oldukça özen göstermektedir. Bu çalışma kapsamında Turizm Fakültesi öğrencilerinin genel yabancı dil öğrenimine karşı tutumlarının araştırılması hedeflenmiştir. Bu bağlamdan yola çıkarak, tam hedef noktası Rusça olarak belirlenmiştir. Çalışma; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencilerinin Rusça öğrenmeye karşı bilişsel, duyuşsal ve davranışsal tutumlarını ölçmek amacıyla hazırlanmıştır. Ayrıca, bu çalışmada katılımcıların cinsiyet, yaş, bölüm, sınıf ve haftalık Rusça öğrenmeye ayırdıkları süre gibi demografik bilgilerinin de araştırılması amaçlanmıştır. Bu araştırmanın bilgileri, nicel araştırma yöntemlerinden anket uygulaması tekniği ile elde edilmiştir. Çalışmanın örneklemini ise, Turizm Fakültesinde eğitim alan Turizm ve Otel İşletmeciliği ve Turizm Rehberliği bölümlerinden toplam 308 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın sonucunda ise Turizm Fakültesi öğrencilerinin Rusça ve yabancı dil öğrenmeye karşı tutumlarının oldukça olumlu görüldüğü ortaya çıkmıştır. Bu çalışmadan çıkan bir diğer sonuç ise, katılımcıların dil öğrenirken en çok istedikleri ve kendilerini en çok motive ettiren sebebin Rusça'yı çok iyi derecede konuşabilmek olduğu anlaşılmıştır. Verilеrin аnalizi için Fаktör Аnalizi kullanılmıştır. Verilerin analizi %95 güven düzeyi ile çalışılmıştır. Tüm bu istаtistiksеl işlеmler SPSS v22.0 prоgramı аracılığıyla gerçеkleştirilmiştir.
Somut olmayan kültürel mirasın turizm alanında Değerlendirilmesi: Gazipaşa örneği
Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte insanlar, kendi kültürlerinden uzaklaşarak kendilerine ait olmayan bir kültürün içinde bulmaya başlamışlardır. Fakat kültür bir toplumun kimliği ve benliğini oluşturmaktadır. Somut olmayan kültürel miraslar da toplumların kültürel kimliklerini oluşturmadaki en önemli yapı taşı görevini üstlenmektedirler. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte somut olmayan kültürel miraslar Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de giderek unutulmaya başlanmış ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya gelmişlerdir. UNESCO 2003 yılında Paris'te yapılan bir konferansta "Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesini" kabul etmiştir. Türkiye ise bu sözleşmeyi 2006 yılında kabul edilmiştir. Türkiye bu önemli gelişme ile somut olmayan kültürel mirasların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda yeni bir döneme adım atmıştır. Somut olmayan kültürel mirasları gelecek kuşaklara aktarmanın yanında birde bu mirasları turizm alanında nasıl değerlendire biliriz? sorunun yanıtı aranmıştır. Nedeni ise her kültür öğesinin turizm sektöründe bir turistik ürün niteliği taşımasıdır. Somut olmayan kültürel miraslarda toplumların kültürlerinden meydana geldiği için turistik ürün olarak karşımıza çıkmaktadır. Her turistik üründe olduğu gibi dünyada insanların farklı kültürlere olan merakı da giderek artmıştır. Bu araştırmanın amacı; Antalya ilinin Gazipaşa ilçesindeki somut olmayan kültürel mirasların gün yüzüne çıkartarak gelecek kuşaklara aktarılması ve turizme kazandırılmasıdır. Böylece tüm dünyada olduğu gibi Gazipaşa'nın da kültür turizminden hak ettiği payı alması hedeflenmektedir. Araştırmanın yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme yöntemi kullanılmıştır. Görüşmecilere ise yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler ise betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda Gazipaşa'nın somut olmayan kültürel miraslarının turizm alanında nasıl değerlendirileceği hakkında öneriler sunulmuştur.
İpek Yolu'ndaki kültürel mirasın dünya turizmine katkıları: Kazakistan örneği
Bu çalışmada, Ulu İpek Yolu'nun Atlas Okyanus'undan Çin'e Avrupa ve Asya'yı geçen, sadece ortaçağ döneminde ki eski bir ticaret aracı olmadığı, Batı ve Doğu kültürleri arasında iletişim köprüsü olduğu belirlenmiş olup, günümüz dünyasında da ekonomik, kültürel ve siyasi açıdan büyük önem arzettiği tespit edilmiştir. Bu ticaret yolunun barış eksenli olarak turizm açısından değerlendirilip değerlendirilemeyeceği incelenmiştir. Rotanın uzun kısmı Kazakistan ve Orta Asya'dan geçmiştir. Çalışmamızda, Ulu İpek Yolu'nun dünya uygarlığına ve kültürüne katkısı, onun içinde Türk-İslam medeniyetinin dünya medeniyetine ve insanlığa kazandırdığı çok zengin somut ve somut olmayan kültürel miraslar ele alınmıştır. Orta Asya'da Ulu İpek Yolu'nun Orta Çağ'da altın dönemlerini yaşamış olduğu tespit edilmiş; Kaşgarlı Mahmud, Biruni, İbn-i Sina, Farabi, Ali Kuşçu gibi aydınların da, Ulu İpek Yolu'nun Orta Asya'da kurduğu medeniyetin düşünce ve bilim meyveleri olduğu gözlemlenmiştir. Çin, Fars, Hindu, İslam medeniyetlerinin kavşağında yer alan Orta Asya'lı aydınlar, bütün bu kaynaklardan beslenerek eserlerini vermişlerdir. Avrasya'nın kıtalararası karayolu ticaret yollarının oluşup gelişmesi, büyük antik devletlerin kültürel mirasların meydana çıkarılması, mevcut ülkeler arasında güvenli barış çabaları gerektiren uzun vadeli siyasi, diplomatik ve ticari ilişkilerin kurulması günümüz Ulu İpek Yolu'nun temel meseleleriyle ilgilidir. Ulu İpek Yolu'nda yayılan medeniyet unsurları sadece ticaret ve yol sistemleriyle ilgili değildir. Kervanlar, kervansaraylar, pazarlar, çarşılar ve bu çerçevede gelişen şehirler Ulu İpek Yolu'nun sembolleri durumundadır. Bu kültürel değerlerin uluslararası turizme kazandırılması büyük önem arz etmektedir. Çalışmamızda; İpek Yolunun mevcut durumu, Ulu İpek Yolu uzmanlarının ve halkın görüşleriyle tespit ederek, Kazakistan turizmine yeni bir bakış açısı kazandırılabileceği düşünülmektedir.
İnanç turizmi destinasyonu olarak Kastamonu Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli örneği
Geçmişten günümüze kadar tüm dünya toplumlarında da görüldüğü gibi Türk toplumunun da cazibe, merkezleri olan dini ziyaret yerleri mühim bir yere sahiptir. Tarihsel süreçte insanoğlu çok eski çağlardan bu yana doğaüstü varlıklara inanmış ve kutsallık ile bakmıştır. Bu doğaüstü varlıklara yakın olma amacı içerisinde olmuştur. Ziyaret edenin mutlak amacı, kutsi olana ulaşmak ve aynı zaman da onu hissetmektir. Bu doğrultuda günümüzde yapılmış olan kazı çalışmalarında da görülmüş olduğu gibi çok eski çağlarda da yapılmış olan kutsi yapılar (mabet, cami, türbe, külliye vb.) ve bunlarla da ilgili zaman içerisinde ortaya çıkmış olan geleneksel anlatım çeşitleri (mitolojiler, halk hikâyeleri, efsaneler, destanlar vb.) insanoğlundaki bu güdüyü oldukça gözler önüne sermektedir. Kutsi görülen mekânlardan birisi olan türbelerde de vefatından yüzyıllar geçmesine rağmen saygı duyulan ve düşkünlük gösterilen kişilerin, günümüzde de insanoğluna fayda sağlayabilecek olma düşüncesi halkın dindarlığı üzerinde kendisine oldukça büyük bir yer bulmuş ve kültürel hafıza süreklilik göstermiştir. Kutsi olana yakın olma düşüncesi ve isteği bu mekânları manevi anlamda bir sığınağa dönüştürmüş ve özellikle kutsi kabul gören gün ve gecelerde insanların değişik amaçlar için ziyaret ettikleri manevi çekim noktaları haline dönüşmelerini sağlamaktadır. Bu araştırma da Kastamonu ilinde sosyal, tarihi, turistlik ve inanç turizmi konularına değinilerek, İl deki inanç turizminin merkezi olan Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Türbesi örnekleminden yola çıkılarak, türbe, cami gibi inanç turizmi kapsamındaki mekânların insanoğlunun manevi yaşantılarında ve sosyal hayatlarında ne gibi rolleri olduğunu ortaya koyulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Kastamonu ilinde bulunan vatandaşlar ile bir anket çalışması yapılmış, anket verileri sonucunda; Kastamonu ilinde turizmin gelişmesine katkı sağladığı düşünülen faktörlerin değerlendirilmesi ile türbe ve camilere gelen ziyaretçilerin dini inançları, dini ibadetlere olan ilgileri, dini kanaatleri, dini tutumları, kendilerini tanımlama şekilleri ve Hz Pir Şeyh Şaban-ı Veli'nin Kastamonu ilindeki bilinirliği ile inanç turizmine olan etkisi ele alınarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak Kastamonu ilinde inanç turizmine halkın olumlu baktığı ve inanç turizmine karşı duyarlı oldukları gözlenmiştir.
Kastamonu turizm destinasyonun pazarlanması: Arap turizm pazarı örneği
Arap turizm pazarı son dönemlerde Dünya'da ve Türkiye'de hızla yükselişe geçmiştir. Türkiye'de birçok bölgenin Arap turizm pazarındaki payı oldukça fazladır. Arap turistlerin tercih ve taleplerini karşılayacak düzeyde olan Kastamonu destinasyon bölgesi ise, Arap turizm pazarından istediği ölçüde yararlanamamaktadır. Türkiye genelinde Arap turistlerin hareketleri incelendiğinde, Kastamonu, kültür ve inanç turizminin yanında, doğası, havası ve olanakları ile de Arap turistlerin dikkatini çekebilmektedir. Bu noktada bu çalışmanın amacı, Kastamonu destinasyonun Arap turizm pazarına girmesine yönelik pazarlama faaliyetlerini belirlemek ve uygulama noktasında öneriler geliştirmektir. Bölgesel olarak benzerlik gösterdiği üzere çalışmaya, Arap turistlere uzun yıllardır hizmet veren Doğu Karadeniz bölgesi örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada detaylı ve gerçek sonuçlara ulaşmak üzere nitel araştırma yöntemlerinden gözlem, görüşme ve belge incelenmesi teknikleri kullanılmıştır. Yapılan belge incelemelerinde Türkiye genelinde Arap turist hareketleri ve Arap turizm olanakları öğrenilmiştir. Gözlem ve görüşme tekniği ile, Doğu Karadeniz bölgesinde gerçekleşen faaliyetlerin Kastamonu destinasyon alanına uyarlana bilirliği saptanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, Kastamonu destinasyon bölgesi, doğru strateji ve planlama ile Arap turizm pazarından fazlaca payını alabilecektir
Kastamonu ili inanç turizmi potansiyeli ve halkın inanç turizmine bakışı
Kastamonu'da turizm ve inanç turizmi potansiyeli konulu bu çalışmada ilk olarak turizm ve türleri çerçevesinde tanımlar verilerek, Kastamonu'nun tarihi, toplumsal, turistik potansiyeli gibi özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. İl turizmine önemli katkılar sağlayabilecek bir inanç turizmi potansiyeli olan Kastamonu hakkında yöre halkının düşünceleri alınarak inanç turizmi kalıbına oluşmuş mevcut bakış açısını görmek ve gerekli önerileri sunmak konu edinilmiştir. Çalışmada turizm ve türleri çerçevesinde tanımlar verilmiştir. Ardından Kastamonu'nun tarihi, toplumsal, turistik potansiyeli ve Kastamonu'daki inanç turizmine konu olan miras ve varlıklar hakkında bilgi verilmiştir. Araştırmanın kökenini oluşturan kavramların temellerini açıklamak için öncelikle turizmin yanı sıra inanç turizmi alanına giren konularda da literatür taraması yapılmıştır. Çalışma kapsamı olarak Kastamonu ilinde yaşayan halk demografik özelliklerine bakılmaksızın rastgele seçilerek 576 adet anket uygulaması yapılmıştır. Sonuçlar SPSS istatistik programında analiz edilmiştir. Anova, Ki Kare, Levene's Homojenlik Testi, T testi, Post Hoc LSD, Post Hoc Tamhane testleri kullanılarak sonuçlar yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda Kastamonu'daki inanç turizmi alanında ilerleme kaydedilmesi için neler yapılabileceğine değinilmiş, raporlama sonucunda da yerel Kastamonu halkının inanç turizmi konusuna olumlu baktıkları ve inanç turizmini destekledikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Kastamonu'nun kültürel mirasının korunması ve turizm amaçlı kullanılmasına yönelik bir araştırma
Kastamonu il merkezinde, kültürel mirasın korunması ve turizm amaçlı kullanımına yönelik isimli çalışma Kastamonu'da olan kültürel miras ve kültürel mirasın turizme kazandırılarak korunması konusuna farkındalığı artırıp yapılması gerekenleri anlatmak ve bu konuda turizmde kendini geliştirmiş insanların düşüncelerini tespit etmek üzere yazılmıştır. Kültürel mirasın tanımı ve kapsamı, somut ve somut olmayan kültürel miras, kültürel mirasın önemi, kültürel mirasın korunması ve korunmasında karşılaşılan güçlükler ile ilgili konular ile turizmle ilgili kavramlar ve tanımlar, turizm türleri, Dünya'da ve Türkiye'de kültür turizminin sahip olduğu konular da dikkate alınarak araştırmanın yapıldığı alana ait literatür çalışmaları yapılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda Kastamonu'da turizmle yakından ilişkisi bulunan 22 kişi araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmada yöntem olarak nitel görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırmaya katılanların vermiş olduğu bilgiler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Katılımcılardan elde edilen bilgiler değerlendirilerek bazı önerilerde bulunulmuştur. Yapılan çalışma sonunda, Kastamonu ilinde çok kıymetli kültürel miras değerlerinin var olduğu, Kastamonu'da dört mevsim turizm olanaklarının olduğu fakat bu değerlerin öneminin anlaşılmadığı kanısına varılmıştır. Bu değerlerin öneminin ancak yerel yönetimin, yerel halkın çeşitli kurum ve kuruluşların destek olarak Kastamonu'nun tanıtımını yaparak gereken değere kavuşacağı gerçeğini ortaya koymaktadır.
Tasavvuf kültüründe Şeyh Şaban-ı Veli'nin yeri ve önemi, Kastamonu inanç turizmine katkısı
Turizmin, ülkelerin ekonomilerindeki yeri, önemi ve değeri gittikçe artmaktadır. İnsanların kıyı turizmi haricindeki diğer turizm çeşitlerine olan ilgilerinin artması neticesinde ülkelerin turizm çeşitliliğine gitmesini sağlamıştır. Tasavvuf Kültüründe Şeyh Şaban-ı Veli'nin Önemi ve Kastamonu İnanç Turizmine katkısını konu edinen yüksek lisans bitirme tez çalışması, ülke turizmine önemli katkılar yapabilecek olan inanç turizminin kıymet ve değerini belirlemeyi hedeflemekle birlikte, inanç turizmi konusunda önemli bir potansiyele sahip olan Kastamonu'nun kültürel kıymetlerinden nasıl yararlanabileceğine dair öneriler ve bulgularda bulunmayı hedeflemiştir. Araştırmanın dayandığı kavramsal temelleri ortaya koymak için öncelikle tasavvuf ve inanç turizmi konularında literatür taraması yapılmıştır. Ardından tasavvuf içerisinde Şeyh Şaban-ı Veli'nin yeri, önemi ve Kastamonu'daki inanç turizmine katkısına değinilmiştir. Ayrıca Kastamonu il merkezinde yerli ve yabancı halkın ve ziyaretçilerin konuya bakış açılarını tespit etmek için araştırma yöntemlerinden veri toplama aracı olarak anket çalışması uygulanmıştır.
Jeotermal kaynakların turizmde değerlendirilmesi, Kırşehir üzerine bir araştırma
Kırşehir ili jeotermal kaynakların olması nedeniyle önemli bir ildir. Turizm açısından jeotermal kaynakların değerlendirilmesinin ise Kırşehir ilinde yeterli önemin gösterilemediği dikkat çekmektedir. Turizmde jeotermal kaynaklara gereli önemin verilmemesi hem halk hem devlet hem de özel kurumlarının ilgi göstermemesi kaynaklı olduğu söylenebilir. Bu çalışmada Kırşehir ilinin jeotermal kaynaklarının belirlenmesi ve turizm alanında değerlendirilmesi ile girişimci sayısı ile birlikte turizmin artmasına katkı sağlamak amaçlanmıştır. Bu çalışmada Kırşehir Ahi Evran üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerin Kırşehir ilinin termal turizm durumu ve geleceğine yönelik algılarının belirlenmesi amacıyla ilişkisel tarama modelinde nicel yöntemlerden anket tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. 383 üniversite öğrencisinden elde edilen verilere göre Kırşehir ilinin termal turizm durumu ve geleceğine yönelik algı düzeyleri olumlu olduğu görülmüştür. Araştırmanın bağımsız değişkenleri (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi ve eğitim görülen bölüm) ile termal turizmin durumu ve geleceğine yönelik üniversite öğrencilerinin algıları arasında ilişki bulunamamıştır.
İnanç turizmi kapsamında destinasyon imajı: Trabzon ili örneği
Turizm, ülke ekonomilerinde önemli bir alanı kapsamakta ve bu kapsam gün geçtikçe artmaktadır. Turizmde artan önemle birlikte tüketicilerin farklı turizm arayışı içerisine girmesi, deniz-kum-güneş üçlüsü yanında alternatif turizm çeşitlerini de ortaya çıkarmıştır. Bu kapsamda ön plana çıkan alternatif turizm çeşitlerinden birisi de inanç turizmidir. Bu çalışmada Trabzon ilinde bulunan inanç turizm merkezlerinin genel durumu, turistler üzerindeki etkisini ve gelen turistlerin destinasyon üzerindeki genel imaj bilgisini öğrenmek hedeflenmiştir. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde turizm ve inanç turizmi kavramları üzerinde durulmuştur. Destinasyon, destinasyon imajı ve imaj modelleri kavramları ikinci bölümü oluşturmaktadır. Araştırmanın üçüncü ve son bölümünde ise Trabzon ilinin özellikleri ve Trabzon ilinde bulunan inanç turizmi kapsamında değerlendirilen inanç merkezleri yer almıştır. Ayrıca bu bölümde Trabzon ilini inanç turizmi kapsamında ziyaret edenlerin bakış açılarını tespit etmek için yapılan anket sonucunda ortaya çıkan bulgular yer almaktadır. Araştırmada toplam 400 anket geçerli olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda veri çözümlenmesi için sosyal bilimlerde yaygın olarak kullanılan bir istatistik paket (SPSS) programı kullanılmıştır. Katılımcıların demografik özellikleri, Trabzon destinasyon imaj durumu ve potansiyelini ölçen ifadeleri bir anket ile cevaplandırılmıştır. Bu ifadelere ilişkin veriler faktör analizi ile çözümlenerek dört başlık altında toplanmıştır. Daha sonra bu başlıkların aralarındaki anlamlılığı ölçmek için korelasyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırmanın genel sonucunda Trabzon'un inanç turizmi potansiyelinin yüksek olduğunu ve katılımcılar açısından önemli bir destinasyon olduğu ortaya konulmuştur. Genel olarak destinasyon imajı açısından olumlu bir yaklaşım gösterilmiştir. Katılımcılar inanç merkezlerinde deneyimleri üzerine yetersiz pazarlama ve ulaşım ve alt yapının yetersiz olması gibi bir takım olumsuz durumları ortadan kaldırılması için bazı öneriler sunulmuştur.
Okul öncesi ve ilköğretim döneminde turizm eğitimi için bir öneri
Ülkelerin, hızla gelişen dünyada çağın gerekliliklerine ayak uydurabilmek, sosyal ve ekonomik kalkınmayı sağlamak, nitelikli iş gücü ihtiyacını arttırmak ve evrensel rekabette yerlerini alabilmeleri için eğitime odaklanmaları gerekmektedir. Eğitim kavramı içerisinde derin anlamlar barındıran ve değişen dünyaya göre şekillenen birikim ve tecrübeler sayesinde gelişen bir sistemdir. Bu sistem toplumun ihtiyaç duyduğu yetenek, beceri ve kaliteli iş gücü ihtiyacını karşılamayı, eksikleri tamamlamayı ve toplumsal bilinci arttırarak duyarlı bireyler yetiştirmeyi amaçlar. Eğitimin öneminin bu denli arttığı milenyum çağında her sektör için mesleki eğitim hayati bir önem taşır. Özellikle turizm sektörü mesleki eğitime en çok ihtiyaç duyulan alandır. Çünkü bir ülkenin kalkınmasında turizmin payı büyüktür. Bu denli önemli bir sektörün eğitimle desteklenmesi şarttır. Toplumun yerli ve yabancı turistlere karşı bilinçlenmesi turizm talebini arttırmaktadır. Bu bilinç erken yaşta verilen turizm eğitimi ile daha kalıcı hale gelecektir ve bu doğrultuda araştırmanın amacı belirlenmiştir. Okulöncesi ve ilköğretim döneminde turizm eğitimi vermek ve turizm bilinci oluşturmak sadece sektörel eğitim için değil toplumsal bir turizm şuuru oluşturma açısından da oldukça önemlidir, çocuklara turizm bilincinin kazandırılması ve çocuklarda turizm eğitiminin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda erken çocuklukta turizm eğitimi hem turizm için hem de yeni nesil için önemli avantajlar sağlayacaktır. Ülkemizin ve dünyanın erken çocukluk döneminde turizm eğitiminde mevcut durumları ve değerlendirmeleri çalışmamızda incelenmiştir. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme tekniği okulöncesi ve sınıf öğretmenliği bölümü akademisyenlerine uygulanmıştır. Uygulanan görüşme formu ile akademisyenlere turizm eğitimi hakkında ki düşünceleri, bu eğitimin kaç yaşında verilmesi gerektiği, turizm eğitiminin önemi, çocuklara katkı sağlayabileceği gelişim alanları, öğretmenlerin alması gereken turizm eğitimi ile ilgili sorular yöneltilmiştir, toplam 6 soruya yer verilmiştir. Araştırmanın örneklemini Kastamonu Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi Eğitim Fakültesinde okulöncesi ve sınıf öğretmenliği bölümü akademisyenleri olan 15 kişi oluşturmaktadır. Verilerin analizinde ise MAXQDA nitel veri analiz programı kullanılmıştır.
Kültürel mirasın turizme yönelik kullanılmasında turizm paydaşlarının algı ve görüşleri: Yozgat örneği
Özellikle son dönemlerdeki turist profillerinde yaşanan değişimlerle birlikte kültürel miras turizmine olan ilginin artmaya başladığı görülmektedir. Bu değişimin farkında olan destinasyonlar turizm sektöründen üst düzeyde faydalanabilmek için çalışmalar yapmaktadır. Bir destinasyondaki turistik çekiciliğe sahip ve/veya turistik çekiciliğe dönüştürülebilecek eserlerin turizme kazandırılması konusunda turizm paydaşlarının katılımı oldukça önem teşkil etmektedir. Bu çalışmanın temel amacı tarih boyunca birçok farklı medeniyetin yerleşim merkezi olan ve önemli düzeyde kültürel miras öğesine sahip olduğuna inanılan Yozgat'taki turizm paydaşlarının kültürel miras algılarını ve ildeki kültürel miras kaynaklarının turizm amaçlı kullanılmasında turizm paydaşların algı, bilgi ve/veya destek eksikliğinin olup olmadığını belirlemektir. Aynı zamanda Yozgat'taki kültürel miras varlıkları tanıtılarak turizm paydaşları, yerli halk, turizm işletmeleri açısından farkındalık oluşturmak ve Yozgat'ın yeni bir destinasyon olabilmesi yolunda yapılan/yapılması planlanan çalışmalara örnek olmak çalışmanın diğer amaçlarındandır. Bu kapsamda Yozgat'ta bulunan ve turizm konusunda söz/yetki sahibi olduğuna inanılan yerel yönetimlerdeki üst düzey yöneticiler, turizm işletmeleri sahipleri/müdürleri, turizm ve kültürel alandaki sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve akademisyenler olmak üzere 40 turizm paydaşı ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Elde edilen verilere göre, turizm paydaşlarının kültürel miras algılarının yeterli düzeyde olduğu ancak turizm konusundaki çalışmalara gereken önemin verilmediği anlaşılmıştır. Araştırma kapsamındaki turizm paydaşlarının ildeki kültürel miras varlıkları hakkında bilgi sahibi olduğu, bu varlıkların turizm amaçlı kullanılmalarını destekledikleri belirlenmiştir. Ayrıca Yozgat'ta turizmin gelişmeme nedenleri hakkında neredeyse tüm paydaşların ortak fikirlere sahip oldukları ve bu sorunların giderilmesi için de aynı önerileri sundukları belirlenmiştir.
Turizm destinasyonlarının ve inanç turizminin geliştirilmesinde etkili olan unsurların ölçülmesi Kastamonu örneği
Hazırlanan çalışmanın sorunu; Kastamonu ilindeki turizm destinasyonlarının; coğrafi işaretli ürün, korunan alan, kültürel miras ve uluslararası kültür başkenti olması açısından ele alındığında coğrafi işaretli ürünlerin genel olarak bilinmemesi, korunması gereken alanların değerlerinin yeteri kadar bilinmemesi, kültürel mirasların turistik seviyede bir değere sahip olmaması ve uluslararası kültür başkenti olmanın Kastamonu ilinde ve diğer illerde yeteri kadar tanıtımının yapılamamış olması ve bunların doğrultusunda Kastamonudaki turizm destinasyonlarının gelişimine katkı sağlayamaması problem olarak ele alınmıştır. Bu doğrultuda çalışmanın önemi yapılan çalışma sonucunda elde edilen verilerle turizm destinasyonun gelişmesine coğrafi ürünlerin bilinmesine katkı sağlayarak uluslarası kültür başkenti olmasının önemini ön plana çıkaracak ve korunan alanlar ile kültürel miras ögelerinin birleştirerek Kastamonu ilinin turizm destinasyonlarına verdiği önemi göstermesi açısından yararlı olucaktır. Amaç ise bu husuta; Turizm destinasyonlarının geniş anlamda ele alarak coğrafi işaretli ürünler, korunan alanlar, kültürel miras ve uluaslararası kültür başkenti olması hususunda Kastamonu ili incelemesi yapılarak etkilerinin belirlenmesi ve bunun sonucunda bilimsel veriler ortaya koymaktır. Çalışmada karma araştırma yöntemi kullanılmış olup 384 kişi ile anket ve 30 kişi ile görüşme yapılmıştır. Anket ise IBM Spss 22 programı ile analiz edilmiştir.