Dr. Öğr. Üyesi Murat Başal danışmanlığındaki tezler
16 tez · İstanbul Gelişim University
Suudi Arabistan'da Snapchat ınfluencer'ları gençlerin satın alma davranışlarına etkisi.
Bu yüksek lisans tezi, Suudi Arabistan'da Snapchat influencer'larının gençlerin satın alma davranışları üzerindeki etkisini detaylı bir şekilde incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma süreci, 221 katılımcı üzerinde anket uygulaması ile yürütülmüştür. Elde edilen veriler, istatistiksel analizler için SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) yazılımı kullanılarak değerlendirilmiştir. Anket, genç katılımcıların Snapchat kullanım alışkanlıklarını, Snapchat influencer'larının takip edilme durumunu, influencer'ların ürün ve hizmet tanıtımlarının etkisini ve gençlerin satın alma davranışlarını ölçmek amacıyla özenle tasarlanmıştır. Verilerin analizi, frekans dağılımları, yüzdelik hesaplamaları, korelasyon analizi ve regresyon analizi gibi istatistiksel yöntemler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, Snapchat influencer'larının gençlerin satın alma davranışı üzerinde anlamlı ve pozitif yönlü bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Katılımcıların çoğunluğu, Snapchat influencer'larının ürün ve hizmet tanıtımlarını dikkate aldıklarını ve bu tanıtımların satın alma kararlarını etkilediğini belirtmiştir. Ayrıca, Snapchat influencer'larının gençler arasında popülerliklerinin ve güvenilirliklerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Sosyal medya müşteri deneyimi ve sadık müşteri olma durumunun olumlu çocukluk yaşantısıyla ilişkisi
Sosyal medya müşteri deneyimi ve sadık müşteri olma durumunun olumlu çocukluk yaşantısıyla ilişkisi açısından sosyal medya kanallarının müşteri sadakati oluşturmada önemli bir rol oynamaktadır. Bu araştırma sosyal medya kullanımının müşteri deneyimindeki rolünü, müşteri bağlılığını artırmadaki etkisini ve çocukluk yaşantısı ile sosyal medya kullanımı arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmanın kapsamına sosyal medya aracılığıyla alışveriş yapan tüketiciler arasından 18 yaşını doldurmuş ve sosyal medya platformlarını aktif olarak kullanan tüm internet kullanıcıları alınmış, anket çalışması toplam 282 kişi ile çevrimiçi olarak yapılmıştır. Bulgulara göre, katılımcıların %8,9'unun 18-22 yaş, %55,7'nin 23-32 yaş, %27,0'sinin 33-42 yaş, %5,3'ünün 43-49 yaş, %2,8'inin 50-57 yaş ve %0,4'ünün 58 ve üzeri yaş grubunda olduğu gözlenmiştir. Kadın katılımcıların oranı %67,4 ve erkek katılımcıların oranı %32,6, medeni durumlarına göre frekans dağılımlarına bakıldığında evli katılımcıların oranı %41,8 ve bekâr katılımcıların oranı %58,2 olarak tespit edilmiştir. Sosyal medya müşteri deneyiminin olumlu çocukluk yaşantısı üzerindeki etkisi ile sadık müşteri olma durumunun olumlu çocukluk yaşantısı üzerindeki etkisi için yapılan regresyon analizine göre modeller istatistiksel olarak etkili bulunmuştur. Olumlu çocukluk yaşantısı üzerinde etkisi olduğu düşünülen, sosyal medya müşteri deneyimi ve sadık müşteri olma durumunun olumlu çocukluk yaşantısının ne şekilde açıkladığını ortaya koymaya yönelik olarak yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda, sosyal medya müşteri deneyimi ve sadık müşteri olma durumu ölçekleri ile olumlu çocukluk yaşantısı ile anlamlı bir ilişki (r=0,325, R2=0,105) sergilemişlerdir (F(2-273)=16,075, p<0,05). Sonuç olarak bireylerin olumlu çocukluk yaşantısı deneyimleri sosyal medya müşteri deneyimi ile sadık müşteri olma durumunu etkilemektedir. Araştırma sonuçları literatürdeki diğer çalışmaların bulgularıyla örtüşmektedir. Anahtar Kelimeler: Müşteri Deneyimi, Olumlu Çocukluk, Sadık Müşteri, Sosyal Medya
Uluslararası lojistik ağlarının müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi: Servqual ve lojistik hizmet kalitesi ölçekleri ile bütüncül bir inceleme
Bu çalışma, uluslararası lojistik ağlarının müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada hizmet kalitesinin ölçümünde yaygın olarak kullanılan SERVQUAL modeli ile Lojistik Hizmet Kalitesi (LHQ) ölçeği birlikte ele alınmış, bu kapsamda hem teorik hem de uygulamalı analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, algılanan hizmet kalitesi ile müşteri memnuniyeti arasındaki ilişkiyi bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymaktır. Araştırma, karma yöntem yaklaşımıyla yürütülmüştür. Nicel veriler, Google Forms aracılığıyla dağıtılan anket yoluyla; nitel veriler ise belirlenen lojistik sektör temsilcileriyle yapılan yarı yapılandırılmış röportajlar aracılığıyla toplanmıştır. Anket formunda SERVQUAL ve LHQ ölçeklerinden uyarlanan ifadeler yer almış, toplamda 102 katılımcıdan veri elde edilmiştir. Nitel kısımda ise 13 sektör uzmanıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde nicel veriler için betimleyici istatistiksel yöntemler ve korelasyon analizi kullanılmış, nitel veriler ise içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, lojistik hizmet kalitesinin özellikle zamanında teslimat, bilgi sağlama ve sipariş doğruluğu gibi boyutlarının müşteri memnuniyetini önemli ölçüde etkilediğini ortaya koymuştur. Bu doğrultuda, lojistik hizmet sağlayıcılarının müşteri beklentilerini dikkate alan daha etkin ve kaliteli hizmet modelleri geliştirmesi önerilmektedir.
Üretken yapay zekânın toplumsal pazarlama stratejileri üzerindeki etkisi: Yeni nesil pazarlama yaklaşımlarıyla ele alınması
Günümüzde teknolojinin hızlı evrimi, pazarlama alanında köklü dönüşümlere yol açarken üretken yapay zekâ teknolojileri, geleneksel pazarlama paradigmalarını yeniden şekillendirmektedir. Üretken Yapay Zekâ yalnızca bireysel tüketici davranışlarını hedeflemekle kalmamakta, aynı zamanda toplumsal faydayı önceleyen stratejilere de yön vermektedir. Araştırma kapsamında, bireylerin ÜYZ temelli pazarlama içeriklerine yönelik algıları, bu içeriklere duydukları güven, etik değerlendirme biçimleri ve katılım niyetleri arasındaki ilişkiler çok boyutlu bir model çerçevesinde incelenmiştir. Çalışma, üretken yapay zekânın toplumsal pazarlama üzerindeki etkilerini yeni nesil pazarlama yaklaşımları ekseninde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılarak yapılandırılmış bir anket formu aracılığıyla Google form ile 395 katılımcıdan veri toplanmış; SPSS kullanılarak tanımlayıcı analizleriyle değerlendirilmiştir. Bulgular, bireylerin ÜYZ'ye duydukları güvenin, toplumsal pazarlama kampanyalarına yönelik olumlu tutum ve davranışları doğrudan etkilediğini ortaya koymuştur. Sonuçlar, yalnızca teknolojik kabulü incelemekle kalmayıp, aynı zamanda etik şeffaflık, bireysel farkındalık ve dijital okuryazarlık gibi çağdaş pazarlama değişkenlerini entegre ederek literatüre özgün katkılar sunmuştur. Eğitim düzeyi, yaş grubu ve gelir düzeyi gibi demografik faktörlerin, bireylerin ÜYZ içeriklerini değerlendirme biçimleri üzerinde anlamlı etkiler yarattığı gözlemlenmiştir. Özellikle lisansüstü eğitim düzeyine sahip katılımcıların, etik temelli toplumsal kampanyalara karşı daha yüksek farkındalık ve olumlu tutum geliştirdiği ve üretken yapay zekâ destekli sosyal pazarlama stratejilerinin etkili bir şekilde uygulanabilmesi için sadece teknolojik araçların etkinliğine değil, aynı zamanda etik bütünlüğe, dijital güvene ve hedef kitle farklılıklarına da odaklanılmalıdır. Bu, yeni nesil pazarlama yaklaşımlarında insan merkezli, güven temelli ve sosyal sorumluluğu önceleyen bir perspektifin geliştirilmesine yönelik kuramsal ve pratik açılımlar sunmaktadır. Üretken yapay zekânın toplumda sürdürülebilir farkındalık yaratma potansiyelini de taşıdığını ortaya koymaktadır.
Sosyal medya pazarlama aktiviteleri sürecinde kullanılan sanal etkileyicilerin bilişsel kaçınmaya etkisinin değişim teorisiyle ele alınması
Günümüz dijital pazarlama stratejileri, geleneksel yöntemlerin ötesine geçerek sosyal medya platformları üzerinden yürütülen etkileşim temelli faaliyetlere odaklanmaktadır. Bu süreçte, özellikle sanal etkileyiciler (virtual influencers), markaların hedef kitleleriyle kurduğu iletişimde yeni bir araç olarak ön plana çıkmaktadır. Sanal etkileyiciler; yapay zekâ, grafik tasarım ve veri analitiğiyle oluşturulan, belirli kişilik ve yaşam tarzlarına sahip dijital karakterlerdir. Bu çalışma, sanal etkileyicilerin sosyal medya pazarlama aktiviteleri sürecindeki rolü, bireylerin bilişsel kaçınma davranışı üzerindeki etkisi çerçevesinde, değişim teorisi bağlamında değerlendirilmesi amaçlamaktadır. Araştırmanın kuramsal temeli, bireylerin maruz kaldıkları bilgi ya da iletişim içeriklerine karşı direnç gösterme eğilimlerini açıklayan bilişsel kaçınma kavramına ve bireysel davranış değişimlerini anlamaya yönelik Lewin'in değişim teorisine dayanmaktadır. Bu bağlamda, çalışmada sanal etkileyicilerin estetik uyaranları, dijital güvenilirlik algısı ve yapay kimlik unsurlarının bireylerin sosyal medya temelli bilgi akışına karşı geliştirdiği kaçınma eğilimlerini ne yönde etkilediği analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, sanal etkileyicilerin bazı durumlarda bilişsel kaçınmayı azaltarak pazarlama mesajlarının kabulünü kolaylaştırdığı, bazı durumlarda ise yapaylık algısının yüksek olduğu durumlarda ters etki yarattığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, dijital pazarlama stratejileri açısından yenilikçi ve etik temelli bir çerçeve sunmaktadır.
Dijital dönüşümün e-müşteri fayda algısına etkisinde sürdürülebilir pazarlama yöneliminin aracılık rolünün belirlenmesi
Günümüzde dijital dönüşüm, işletmelerin pazarlama stratejilerinden müşteri deneyimlerine kadar birçok alanda köklü değişiklikler yapmasına neden olmaktadır. Özellikle e-ticaretin ve dijital platformların yaygınlaşması, müşterilerin ürün ve hizmetlere dair algılarını, beklentilerini ve satın alma davranışlarını önemli ölçüde dönüştürmektedir. Bu bağlamda, müşterilerin dijital ortamda algıladıkları fayda, işletmelerin rekabet gücünü ve müşteri sadakatini doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada, dijital dönüşümün e-müşteri fayda algısı üzerindeki etkisi incelenmiş ve bu etkide sürdürülebilir pazarlama yöneliminin aracılık rolü araştırılmıştır. Araştırmanın amacı, dijital dönüşüm stratejilerinin müşterilere sağladığı faydayı artırma sürecinde sürdürülebilir pazarlama uygulamalarının nasıl bir köprü görevi gördüğünü ortaya koymaktır. Nicel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada, Türkiye genelinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin e-müşterileriyle çevrim içi anket çalışması yapılmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda yapısal eşitlik modellemesi (SEM) ile analiz gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçları, dijital dönüşümün e-müşteri fayda algısını olumlu yönde etkilediğini ve bu ilişkide sürdürülebilir pazarlama yöneliminin anlamlı bir aracılık rolü üstlendiğini ortaya koymuştur. Bu bulgular, işletmelerin dijitalleşme süreçlerini sadece teknolojik bir dönüşüm olarak değil, aynı zamanda sürdürülebilir pazarlama perspektifinden de ele alması gerektiğini göstermektedir. Böylece hem çevresel ve toplumsal duyarlılık güçlendirilmekte hem de e-müşterilere sunulan değer artırılmaktadır.
Emlak fiyat algılamalarına marka güveninin etkisinde sosyal medya fenomenlerinin pazarlama faaliyetlerine yönelik tutumun aracılık rolünün belirlenmesi
Bu çalışma ile emlak sektöründe tüketicilerin fiyat algılamalarına marka güveninin etkisini ve bu süreçte sosyal medya fenomenlerinin pazarlama faaliyetlerine yönelik tutumlarının aracılık rolünü araştırmaktadır. Günümüzde dijitalleşme ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşması, tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen yeni dinamikler oluşturmuştur. Sosyal medya fenomenleri, tüketicilerin markalarla kurduğu duygusal bağları ve güven algılarını doğrudan etkileyen önemli bir araç haline gelmiştir. Araştırmada, tüketicilerin sosyal medya fenomenlerine yönelik tutumları, marka güveni ve fiyat algıları arasındaki ilişkiler nicel yöntemlerle incelenmiştir. Bulgular neticesinde, sosyal medya fenomenlerinin pazarlama faaliyetlerinin, tüketicilerin marka güveni üzerindeki etkisini artırarak fiyat algılamalarını nasıl şekillendirdiğinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma kapmanında belirlenen İstanbul ilindeki emlak alanında işlem yapan tüketicilerin marka ve sosyal medya fenomen durmlarının belirlenemsi amacıyla Googlr Form üzerinden hazırlanan anketlerin uygulanmasıyla veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Yapılan Anova ve t testleri sonrasında belirlenen hipotezlerimiz analiz edilmiştir. Bu analizler sonucunda, sosyal medya fenomenlerinin emlak sektöründeki stratejik rolü ve pazarlama faaliyetlerinin etkinliği üzerine önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışma, sektördeki işletmelere sosyal medya pazarlaması ve marka yönetimi alanında yol gösterici bir perspektif sunmaktadır.
Afganistan'da savaş sırasındaki yaşam kalitesinin ilaç ihtiyaçlarını karşılanmasındaki sağlık düzeyine etkisi dağıtım ve pazarlama boyutu ile incelenmesi
Afganistan'da süregelen savaş, ülkenin sosyal, ekonomik ve sağlık altyapısını ciddi şekilde etkileyerek yaşam kalitesinde dramatik düşüşlere yol açmıştır. Bu çalışma, savaş sırasında yaşam kalitesinin ilaç ihtiyaçlarını karşılamadaki sağlık düzeyine etkisini, dağıtım ve pazarlama boyutlarıyla ele almayı amaçlamaktadır. Araştırma, ilaç tedariki ve erişiminin zorluklarını, pazarlama stratejilerinin sağlık sistemine etkilerini ve savaşın ilaç talebi üzerindeki baskılarını analiz etmektedir. Afganistan'da sağlık hizmetlerinin savaş nedeniyle sekteye uğraması, ilaç dağıtımının ve lojistik süreçlerinin ciddi engellerle karşılaşmasına neden olmuştur. Güvensiz yollar, altyapı eksiklikleri, yetersiz kaynaklar ve ticari faaliyetlerin savaş koşullarında zayıflaması, ilaçların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını zorlaştırmaktadır. Bunun yanında, uluslararası yardım kuruluşlarının pazarlama ve dağıtım kanalları üzerinden sağladığı katkılar, kritik durumlarda ilaç tedarik zincirinin sürekliliğini sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Çalışma, hem yerel hem de uluslararası düzeyde geliştirilen stratejilerle, ilaç erişiminin yaşam kalitesi üzerindeki etkisini değerlendirmektedir. Ayrıca, yerel halkın ilaç talebine yönelik davranışlarının ve uluslararası sağlık kuruluşlarının dağıtım politikalarının sağlık sistemine entegrasyonu tartışılmaktadır. Sonuçlar, savaş sırasında sağlık sisteminin iyileştirilmesi için daha etkili dağıtım ve pazarlama stratejilerinin önemini ortaya koymaktadır.
Tüketicilerin kişilik tiplerinin satın alma davranışları üzerindeki etkisi
Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin kişilik tiplerinin satın alma davranışları üzerindeki etkisini incelemektir. Tüketici davranışları, yalnızca demografik veya ekonomik faktörlerle değil, bireylerin psikolojik özellikleriyle de şekillenmektedir. Bu bağlamda, çalışmada kişilik özellikleri değerlendirilirken psikolojide yaygın olarak kabul gören Beş Faktör Kişilik Modeli (Big Five Personality Traits) temel alınmıştır. Model kapsamında dışadönüklük, uyumluluk, sorumluluk, duygusal denge (nevrotiklik) ve deneyime açıklık olmak üzere beş temel kişilik boyutu ele alınmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de yaşayan yetişkin bireyler oluştururken, örneklem ise çevrim içi anket yöntemiyle ulaşılan 400 katılımcıdan oluşmaktadır. Veriler, yapılandırılmış bir anket formu aracılığıyla toplanmış; SPSS programı kullanılarak frekans analizi, korelasyon ve regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, kişilik tiplerinin satın alma davranışları üzerinde anlamlı etkiler yarattığını ortaya koymuştur. Özellikle dışadönük bireylerin daha çok dürtüsel satın alma eğiliminde oldukları, sorumluluk düzeyi yüksek bireylerin ise planlı ve mantıklı alışveriş davranışları sergiledikleri tespit edilmiştir. Ayrıca nevrotik kişilik yapısına sahip bireylerin stresli dönemlerde kontrolsüz alışverişe daha yatkın olduğu gözlemlenmiştir. Deneyime açık bireyler yenilikçi ürünleri tercih ederken, uyumlu bireylerin sosyal çevrenin etkisiyle satın alma kararları verdiği belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, tüketici segmentasyonunda psikolojik unsurların dikkate alınmasının pazarlama stratejilerinin etkinliğini artırabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda çalışma hem akademik alana hem de uygulayıcılar için pazarlama stratejilerine katkı sunmaktadır.
Dijital influencerlara (sanal etkileticiler) karşı oluşan pozitif-negatif duygu tepkilerinin dijital iyi oluş üzerindeki etkisi: Sosyal medya ortamında öz-yeterlilik ve psikolojik direnç perspektifinden bir inceleme
Bu çalışma, sosyal medya ortamında dijital influencer'lara (sanal etkileyiciler) yönelik kullanıcıların deneyimlediği pozitif ve negatif duygu tepkilerinin, bireylerin dijital iyi oluş düzeyine olan etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüz dijital ekosisteminde, sosyal medya kullanıcıları, influencer içerikleri aracılığıyla çeşitli duygusal tepkiler geliştirmekte ve bu tepkiler, bireylerin psikolojik iyilik hallerini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilmektedir. Araştırma, söz konusu ilişkinin dinamiklerini anlamak için öz-yeterlilik ve psikolojik direnç kavramlarını kritik çerçeve olarak benimsemektedir. Çalışmada, pozitif duygu tepkilerinin dijital iyi oluş üzerinde destekleyici bir rol oynadığı, negatif duygu tepkilerinin ise olumsuz etkiler yaratabileceği hipotezi ön plana çıkmaktadır. Ayrıca, bireylerin öz-yeterlilik algılarının ve psikolojik direnç düzeylerinin, bu etkileşimleri güçlendiren veya olumsuz etkileri azaltan düzenleyici/ara değişkenler olarak işlev gördüğü öne sürülmektedir. Bu çerçevede, araştırma sosyal medya kullanıcılarının dijital deneyimlerini daha iyi anlamak ve psikolojik dayanıklılık ile bireysel yeterlilik perspektifinden dijital iyi oluşu optimize etmek amacıyla kavramsal bir model önermektedir. Araştırmanın bulgularının, dijital pazarlama stratejilerinin tasarımı, sosyal medya platformlarının kullanıcı odaklı iyileştirilmesi ve bireysel psikolojik destek mekanizmalarının geliştirilmesi gibi uygulamalı alanlarda önemli katkılar sağlaması beklenmektedir. Sonuç olarak, bu çalışma, sosyal medya ve dijital influencer ekosisteminde duygusal tepkilerin psikolojik iyi oluş üzerindeki etkilerini bütüncül bir perspektifle değerlendiren literatüre anlamlı bir katkı sunmaktadır.
Sosyal medya pazarlama faaliyetlerinde sağlık turizmi farkındalığında ınfulencerların aracılık rolünün belirlenmesi
Son yıllarda sağlık turizmi, küreselleşen dünyada hızla büyüyen bir sektör haline geldi. Sağlığın yüksek ömrü, bekleme koşulları ve kalite farklılıkları gibi unsurlar, bireyleri yurt dışında sağlık hizmetine yönlendirmektedir. Bu bağlamda sosyal medya, sağlık turizmi pazarlamasında etkili bir araç olarak ön planda koruma sağlamaktadır. Sosyal medya platformlarında geniş kitlelere ulaşabilen influencerlar, sağlık turizmi alanında kalıcı olarak yaratmada önemli bir rol üstlenmektedir. Bu amaçla, sosyal medya pazarlama faaliyetleri kapsamında sağlık turizmi hakkında bilgi sahibi olmak için influencerların aracılık rolü üstlenmektedir. Çalışma, sağlık turizmi sektöründeki potansiyel hasta kitlesinin karar alma sürecinde etkileyicilerin yeteneklerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Özellikle influencerların güvenilirliği, otoritesi ve takipçi kitlesiyle olan iletişimi, sağlık turizmi hizmet sağlayıcılarının mesajlarının hedef kitleye dayanmasında nasıl bir rol oynandığını açıklamaktadır. Araştırma, nitel ve nicel yöntemlerin bir anlatımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Sosyal medyanın sağlık turizmine yönelik içerik paylaşan influencerların yöntemleri, kullanıcı deneyimleri ve geri dönüş oranları analiz edildi. Elde edilen bulgular, influencerların sağlık turizminin arttırılmasında ve hedef kitle üzerinde olumlu algı yaratmada önemli bir araç olduğunu göstermektedir. Ayrıca, güvenilir bir marka imajı yönetiminde influencer iş birliklerinin kritik olduğu vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, sağlık turizmi sektöründe faaliyet gösteren, sosyal medya pazarlama sistemlerine etki eden işlerin birleştirilmesinin dahil olduğu içerikleri göstermektedir. Bu, yalnızca kalıcı yaratmayla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda uluslararası rekabet avantajı da sağlamaktadır. Bu bağlamda, etkileyici seçimi ve iş birliği değişikliklerinin ayrıntılı planlanması, başarıyı artırmada önemli bir faktör olarak öne çıkmaktadır.
Hastanelerin sosyal medya pazarlamasının hastaların sağlık algısına etkisi: İstanbul ilinde bir araştırma
Günümüzde sağlık sistemleri, hastaneler, çok konumlu sağlayıcılar, tek başına muayenehaneler, ilaçlar, tıbbi cihaz üreticileri, sağlık planları, tüketici markaları ve daha fazlasını içeren hemen hemen her tür sağlık hizmeti bu sektördeki pazarı oluşturmaktadır. Hasta veya yaralı kişilerin sağlık hizmeti alark doktor ve hemşireler tarafından tedavi edilip bakımlarının yapıldığı yer olarak bilinen bu mekânlar hastenlerdir. Sağlık işletmeleri sağladıkları hizmeti almak isteyen tüketicilerini çekmek, onlara sağlık hizmeti yolculuklarında rehberlik etmek ve onları sağlık sistemi, hizmeti veya ürünüyle etkileşimde tutmak için oluşturulmuş bir stratejik destek ve iletişim sürecini sunmak istemektedirler. Dijital çağa bağlı olarak yayğınlaşan internet ağına bağlı olarak meydana gelen sosyal medya sanal topluluklar ve ağlar aracılığıyla bilginin, fikirlerin, ilgi alanlarının ve diğer ifade biçimlerinin oluşturulmasını ve paylaşılmasını kolaylaştıran etkileşimli teknolojilerdir. Metin gönderileri veya yorumlar, dijital fotoğraflar veya videolar ve çevrimiçi etkileşimler yoluyla oluşturulan veriler gibi kullanıcı tarafından oluşturulan içerik, sosyal medyanın can damarını oluşturmaktadır. Sosyal medya, bireyin gerçek veya çevrimiçi topluluklarla bağlantı duygusunu geliştirmeye yardımcı olabilirken etkili bir iletişim aracı da olabilmektedir. Bu kanalın tüketiciler tarafında etkisini keşfeden işletme sahipleri pazarlama stratejilerine bu alanı da eklemişlerdir. Hastaların sağlık hizmeti kalitesine ilişkin algılarını tanımlamak, ölçmek ve bu algıları neyin yönlendirdiğini daha iyi anlamak kritik hale gelmektedir. Sağlık planlarının, hastanelerin, doktorların ve genel olarak sağlık hizmetlerinin bugün hastalar tarafından nasıl görüldüğüne dair genel bir durum belirlemesinin yapılması istenmektedir. Bu çalışma ile işletmelerin sağlık hizmeti sunduğu hastanelere yönelik yaptıkları tanıtımlarda kullandıkları sosyal medya faaliyetlerinin hasta tarafından duyu organları vasıtasıyla fziksel uyarılma olarak belirtilen algının hasta yönüyle nasıl bir etkiye neden olduğu belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Bu doğrultuda oluşturulan ankaet formu sonrasında Google Form şeklinde kullanılarak veriler elde edilmiştir. İstanbul ilinde hastane hizmetinden yararlanan sosyal medya kullanıcılarının alğılarına yönelik veriler elde edilmiştir. Toplanan 397 adetlik veri istattistik programlarından SPSS kullanılarak analizleir yapılmıştır. Yapılan Anova ve t testi neticesinde modele göre tasarlanan hipotezleirimizin kabul edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuç neticesinde hastane hizmetleirnin doğru biçimde yapılması ve bunların sosyal medya kullanan tüketiciler açısından olumlu etkisinin meydana gelmesi yönlü yol izlenmesi gerektiğidir. İleride yapılacak çalışmalarda çalışmanın Türkiye geelinde de uygulanması önerilmektedir.
Müşteri şikayetlerinin sosyal medya takipçileri tarafından algılanışı ve havayolu işletmeleri üzerine bir çalışma
Bu çalışmanın amacı; yerli havayolu firmalarına ilişkin sosyal medya tüketici şikâyetleri, firmaların şikâyetlere yaklaşımında algılanan adalet ve sosyal medya üzerinden firmalara yönelik yapılan şikâyetleri takip eden tüketici adayı üçüncü şahıslar tarafından firmaların şikayetlere yaklaşımında uygulanan adaletin tatminliği/tatminsizliği sonucu hava yolu firmasına olumlu/olumsuz marka imajına/tercihine etkilerinin saptayabilmektir. Sosyal medya platformlarında firmaların müşteri şikâyet yönetimi konusu ile son yıllarda çok sayıda çalışma yapılmış olmasına rağmen hava yolu firmaları özelinde bu çalışmaların az olduğu görülmektedir. Bu bağlamda çalışmada, yerli hava yolu firmalarına ilişkin sosyal medya tüketici şikâyetleri ve firmanın şikâyetleri yönetme yaklaşımları üzerine sosyal medya takipçilerinin algıları analiz edilmiştir. Analize hazırlık aşamasında sosyal medya üzerinde müşteri şikâyetlerinin nitel bir analizi yapılarak hem ilgili literatüre hem de sektöre katkı sağlayacak bir çalışma ortaya konmuştur. Ayrıca çalışmanın diğer bir zenginliği de şirketlerin şikayet yönetimi yaklaşımında adalet algısı ve şikâyetin ele alınmasındaki memnuniyet algısı ölçeklerinin Türkçe uyarlamasının yapılmış olmasıdır. Çalışmada ölçek uyarlama için 274 katılımcıya ve araştırma analizi için 493 katılımcıya anket uygulanmıştır. Çalışmanın modeline göre şikayetlerin ele alınmasından memnuniyetin adalet algısı üzerindeki etkisi, adalet algısının marka imajı, marka kredibilitesi ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi, marka imajının satın alma niyeti üzerindeki etkisi ve marka kredibilitesinin satın alma niyeti üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş, kuşak farkının adalet, marka imajı, marka kredibilitesi ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. Dolaylı etkilerde ise adalet algısının satın alma niyeti üzerindeki dolaylı etkisi, şikayetlerin ele alınmasından memnuniyetin satın alma niyeti üzerindeki dolaylı etkisi, kuşak farkı ile şikayetlerin ele alınmasından memnuniyet etkileşiminin satın alma niyeti üzerindeki dolaylı etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.
Sosyal medya pazarlama aktivitelerinin fenomenlerin aracılık rolünün etkisi
2000'li yıllarda internetin büyümesi ve globalleşmenin etkileri, şirketlerin çalışma ve pazarlama iletişimlerini yürütme biçimlerini değiştirdi. Bu gelişmeler online alışverişi her geçen gün daha da önemli hale getirmiştir. Sosyal medyanın süratle yaygınlaşması ile birlikte kurumsal sosyal medya faaliyetleri pazarlama iletişiminin vazgeçilmezi olmuştur. Sosyal medya araçları, bireylerin oluşturulan mal veya hizmet konusunda hemen bilgilendirmelerine, içerik oluşturmalarına, etkileşimleri sırasında işletmeler ve diğer tüketicilerle hızlı fikir alışverişinde bulunmalarına olanak sağlamaktadır. Tüketici satın alma davranışı da sosyal medya aktivitesinden etkilenir. Satın alma davranışını etkileyebilmek için, bilinirliliklerini arttırmaya çalışan satış şirketleri internetteki fenomenleri kullanmaktadırlar. İnternet bilgisayarın veya akıllı cihazın veriler ve bilgiler iletip almasını sağlayan, dünyanın her yerinde kullanılan iletişim sistemidir. İnternet üzerinden istediğiniz internet sayfalarına ve verilere ulaşabilirsiniz. Ayrıyeten dünya çapında bilgisayarla diğer insanlarla iletişim kurabilirsiniz. İnternet sayesinde çok sayıda insan tarafından bilinen ve genellikle popüler resimler, videolar, kelimeler veya cümleler biçiminde anonim olarak yayılan bir olguyu belirtmek için kullanılır. Şirketler ayrıca İnternet fenomenlerinden yararlanma eğilimindedir, çünkü herhangi bir fenomen internet üzerinde yayılabilir. Tüm bunlar sonucunda bu yapılan çalışmada internet fenomenlerinin tüketicilerin satın alma davranışlarına etkinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda oluşturulan anket sonucunda veriler Google form üzerinden on-line biçimde uygulanmıştır. İstanbul ilinde 330 kişiden elde edilen bu veriler toplanmıştır. Ulaşılan veriler SPSS istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Yapılan Anova ve t testi sonucunda çalışmada oluşturulan hipotezlerin doğruluğu ispatlanmıştır. Yaptığımız bu çalışmaya İstanbul dışında tüm Türkiye genelinde de uygulanması önerilmektedir.
Dijital tükenmişliğin tüketicinin on-line alışverişe karşı tutumuna etkisi
İşyerlerinde bireylerde ortaya çıkan stresin kaynaklarına göre başlayan ve bu durumla başa çıkma davranışlarını kapsayan süreç olarak ifade edilen tükenmişlik kavramı, bireylerin dijital ortamlarda yani bilgisayarla vaktini çok fazla geçirenlerde görülen bir durumdur. İnsanların fiziksel olarak karşı karşıya gelmeden sadece on-line faaliyetlerle bilgisayar başında gerçekleştirdiği her çeşit alansal faaliyetler olan bu dijital ortamların çok kullanılması bir yerlerde birtakım etkiye neden olmaktadır. On-line alışveriş yani çevrimiçi alışveriş de denilen ve internet üzerinde yapılan bu faaliyetle tüketicilerin istedikleri ürünü seçerek sepete ekleyip, kayıt olup, satın aldıktan sonra bu ürünlerin kargoyla bulundukları adrese ulaşması sonucunda meydana gelen bir süreçtir. Tutum ise tüketicinin bir nesne, durum ya da ortama karşı olumlu veya olumsuz biçimde göstermiş olduğu davranışsal tepkilerde bulunma sürecidir. Bu çalışma çağımızın en önemli iletişim aracı olan internet ile gelişen ve bilgisayarda kişilerin vakitlerini çok fazla geçirmelerinden dolayı meydana gelen djital tükenmişliğin on-line biçimde yapılan alışveriş durumuna yönelik sergileyeceği tepkisel tutumların etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya yönelik olarak literatürde gerekli olan araştırma faaliyetlerinin yapılması neticesinde uygun model çizilerek hipotezler oluşturulmuştur. Ele alınan çalışmada İstanbul ilindeki tüketicilerden on-line biçimde alışveriş yapan internet kullanıcılarına yönelik olarak Nisan-2023 tarihi içinde yapılmıştır. Kolayda örneklem yöntemiyle belirlenen 413 internet kullanıcısı olan tüketiciden Google Form üzerinden oluşturulan anketle veriler toplanmıştır. İstatistiksel analizler sürecinde t testi ve Anova testleri uygulanmış dijital tükenmişliğin on-line alışverişe karşı tutumsal olarak bir etkinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna benzer çalışmanın sosyal medya fenomenleri ve alışverişlerine etkisinin belirlenmesine yönelik de çalışmalar yapılabileceği önerilmektedir.
Mobil alışverişin alışveriş tutumuna etkisi: İstanbul'daki gıda sektörüne yönelik bir alan çalışması
Dijital çağı yaşadığımız günümüzde internet her alanda kullanılır olmuştur. Akıllı telefonların da yaygın olarak kullanılır olmasıyla bireyler alışverişlerini mobil olarak bu kanallar üzerinden yapmaya başlamışlardır. Tüketiciler açısından çok kullanışlı bir alışveriş imkânı sunması mobil aluşveriş sürecini de yaygınlaştırmaktadır. Kişilerin karşılaştığı bir obje ya da düşünceye karşı yönünü belirlediği tutum sürecindeki duygu inanç ve eylemleri son tavrını belirtmektedir. Bireysel olarak çok faklılıığn görüldüğü tüketici alışveriş tutumu sonuçta beğenme ya da beğenmeme durumuyla sonuçlanmaktadır. İnsanları fizyolojik intiyaçlarını karşılamak adına yiyerek tüketmeleri gereken maddelerin oluşturduğu alan olan gıda sektörü tüketicinin tercih ettiği öncelikli ürünler kategorisindedir. Bu çalışma işe cep telefonlarından yapılan mobil alışverişin tüketicnin satın alam durumuna bağlı olarak alışveriş sürecindeki tutumunun buradaki etki değerinin belirlenemsi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda oluşturulan anket formu Google form ile uygulanarak Mayıs - 2023 dönemindeki bir aylık dönemde İstanbul ilindeki mobil internet kullanarak alışveriş yapan tüketicilerden veriler elde edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemiyle toplamda 407 kişiden veri elde edilmiş ve bunlar SPSS programı yoluyla istatistiksel analizi yapılarak ANOVA ve t testleri sonrasında oluşturulan model ve hipotezlerimiz test edilmiştir. Sonucunda mobil alışverişin alışveriş turumu üzrinde etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buradaki çalışma alanı olarka ele alınan mobil internetin benzer farklı etkenlere yönelik olarak ve farklı sektörlerde de denemesi önerilmektedir.