Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Özcan Erdoğan

17 theses · Bezmialem Vakıf University

Master'sOpen AccessTR

AFAD İstanbul arama kurtarma birliği çalışanlarının ekip çalışmasına yatkınlığı

Bu araştırma AFAD İstanbul Arama Kurtarma Birliği çalışanları ile ekip çalışmasına yatkınlık arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak gerçekleştirildi. Araştırma 02.11.2018-01.01.2019 tarihleri arasında İstanbul'da Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Arama Kurtarma Birliğinde çalışan 67 kişiyle gerçekleştirildi. Veriler Tanımlayıcı Bilgi formu ve Takım Çalışmasına Yatkınlık Ölçeği kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Araştırmaya katılan çalışanların yaş ortalaması 39,58±5,81 olup, %89,6 'sı erkektir. % 23,9 'u önlisans %70,1'i lisans mezunudur. %77,6'sı evlidir. %52,2'si şu anki kurumda 15 yıldan daha uzun süredir çalışmaktadır. %53,7'sinin toplam çalışma süresi 15 yılın üzerindedir. %19,4'ü tarım bölümünden mezundur. %58,2'si arama kurtarma teknisyeni olarak görev almaktadır. Çalışanlar ekip çalışmaları durumlarını %29,9 çok iyi, %31,3 iyi olarak değerlendirmekte iken %53,7'si ekip çalışmasıyla ilgili bir sorunla karşılaştığını belirtti. 40 yaş ve altında olanların güven alt boyutu puan ortalaması, 40 yaş üzerinde olanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p:0,020; p<0,05). Lise/ön lisans mezunu olanların problemi teşhis ve analiz etme alt boyutu puan ortalaması, lisans ve üzeri mezunlarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek tespit edildi (p:0,039; p<0,05). Lise/ön lisans mezunu olanların yüksek iç motivasyon alt boyutu puan ortalaması, lisans ve üzeri mezunlarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p:0,024; p<0,05). Ekip çalışmasının çok iyi olduğunu düşünenlerin sorumluluk alt boyutu puan ortalaması, orta ve alt olduğunu düşünenlerden anlamlı şekilde yüksek saptandı (p:0,015; p<0,05). Ekip çalışmasının çok iyi olduğunu düşünenlerin iş birliği ve ekip çalışması alt boyutu puan ortalaması, orta ve altı (p:0,001) ve iyi (p:0,020) olduğunu düşünenlerden anlamlı şekilde yüksek tespit edildi (p<0,05; p<0,01). Ekip çalışmasının çok iyi olduğunu düşünenlerin yüksek iç motivasyon alt boyutu puan ortalaması, orta ve altı (p:0,019) ve iyi (p:0,029) olduğunu düşünenlerden anlamlı şekilde yüksek bulundu (p<0,05). Ekip çalışmasının çok iyi olduğunu düşünenlerin liderlik, ikna, azim alt boyutu puan ortalaması, orta ve altı (p:0,001) ve iyi (p:0,01) olduğunu düşünenlerden anlamlı şekilde yüksek saptandı (p<0,01). Ekip çalışması sırasında sorunla karşılaşanların iş birliği ve ekip çalışması alt boyutu puan ortalaması, karşılaşmayanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p:0,017; p<0,05). Çalışanların ekip çalışması olma durumunu iyi olarak değerlendirdiği fakat ekip çalışması sırasında sorunlarla karşılaştığı saptandı. Bu çalışmada afet ve acil durumlarında alınacak tedbirler ve olay anında yapılacak müdahalelerde ekip çalışmasının hayati önem taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

AFADAcil durumlarAfet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı+4
Yalım Özkar
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

AFAD istanbul arama kurtarma birliği çalışanlarının örgütsel bağlılığı

AFAD Arama Kurtarma Birliği çalışma şartları itibariyle gönüllülük ve özveri temeline dayanmaktadır. Bu kurumun başarılı olabilmesinde insan faktörü önemli bir yere sahiptir. Kurumlarına bağlılık hissi taşıyan AFAD çalışanları, örgütlerin üstün hizmet vermesinde büyük sorumluluklar üstlenmektedir. Ayrıca çalışanların memnuniyetleri, örgütlerine olan bağlılıklarının ve kurumun desteğini alarak örgütün vermeyi amaçladığı hizmetin kalitesini ve verimliliğini arttıracağı düşünüldü. Bu araştırma AFAD İstanbul Arama Kurtarma Birliği çalışanları ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin tespit edilmesi, kurumda mevcut olan sorunlara karşı gerekli önlemlerin alınması amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak gerçekleştirildi. Araştırma 02.11.2018 - 01.01.2019 tarihleri arasında İstanbul'da Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Arama Kurtarma Birliğinde çalışan 71 kişi ile gerçekleştirildi. Veriler Tanımlayıcı Bilgi Formu ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Araştırmaya katılan çalışanların yaş ortalaması 38,89±6,32 olup, %.91,5'i erkektir. %23,9'u ön lisans %67,6'sı lisans mezunudur. %81,7'si evlidir. %50,7'si şu anki kurumda 10 yıldan daha az süredir çalışmaktadır. %46,5'inin toplam çalışma süresi 12 yılın altındadır. %14,1'i tarım bölümünden mezundur. %63,3'ü arama kurtarma teknisyeni olarak görev almaktadır. Çalışanlar kendi örgütsel bağlılık olma durumunu %25,4'ı çok iyi, %22,5 iyi olarak değerlendirdi. %54,9'ı örgütsel bağlılıkla ilişkili bir sorunla karşılaştığını belirtti. Örgütsel Bağlılık Ölçeği puan ortalaması 3,07±0,20 olarak saptandı. Toplam çalışma süresi 12 yıl ve üzerinde olanların Örgütsel Bağlılık Ölçeği puan ortalamaları, çalışma süresi 12 yıl altında olanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p:0,048; p<0,05). Örgütsel bağlılığa ilişkin bir sorunla karşılaşmayanların Örgütsel Bağlılık Ölçeği puan ortalamaları, sorunla karşılaşanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p:0,015; p<0,05). Yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu ve şu anki kurumda çalışma süresi ile Örgütsel Bağlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Çalışanların örgütsel bağlılığı olma durumunu iyi olarak değerlendirdiği fakat örgütsel bağlılığa ilişkin sorunlarla karşılaştığı saptanmıştır. Aynı zamanda örgütsel bağlılığı yüksek düzeyde olan çalışanların da afet anında duruma stres yaşamadan, hazırlıklı ve etkili bir şekilde müdahale edebildikleri sonucuna ulaşıldı.

Afet ve Acil Durum Yönetimi BaşkanlığıAfetlerÇalışanlar+2
Elif Demirbaş
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bezmialem Vakıf Üniversitesi hastanelerinde çalışan hemşirelerin afetlere hazır oluşluluk durumları

Bu araştırma Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanelerinde çalışan hemşirelerin afetlere hazır oluşluluk durumlarını tespit etmek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak gerçekleştirildi. Araştırma, 01.11.2018 - 01.02.2019 tarihleri arasında Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi (Vatan Kampüsü)'nde çalışan 360 hemşire ve Bezmialem Vakıf Üniversitesi Dragos Hastanesi'nde çalışan 70 hemşire olmak üzere toplam 430 hemşire ile gerçekleştirildi. Veriler, Tanıtıcı Bilgi Formu ve Hemşirelerin Afetlere Hazır Oluşluluklarında Temel Yeterlilikler Ölçeği kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 26,06±6,05 olarak, çalışma süresi ortalaması ise 6,24±5,86 olarak saptandı. Hemşirelerin %76,8'inin kadın, %64,8'inin bekar, %38'inin lise, %31,7'sinin önlisans, %28,2'sinin lisans mezunu olduğu saptandı. Hemşirelerin %53,5'inin servis hemşiresi olarak çalışmakta olduğu; %60,6'sının afetler ile ilgili herhangi bir eğitim almadığı tespit edildi. Hemşirelerin %69'u afet öncesinde, %90,1'i afet sırasında, %93,7'si afet sonrasında hemşirelerin rolünün olduğunu belirtti. Hemşirelerin afetlere hazır oluşluluk algı puan ortalaması 5,03±2,38 (min-max:0-10) olarak bulundu. Hastane afet planı bilgi durumu algı puan ortalaması 4,27±2,53 (min-max:0-10) olarak bulundu. Hemşirelerin çok olası olarak gördükleri afetler %63,4 ile deprem ve trafik kazaları; afet hazırlığı için en gerekli gördüğü kurs %47,9 ile afet yönetimi kursu olarak tespit edildi. Hemşirelerin Afetlere Hazır Oluşluluklarında Temel Yeterlilikler Ölçeği'nden aldıkları toplam puan ortalaması 141,46±32,48 olup, en düşük alt boyut puan ortalaması 11,49±3,42 ile kritik düşünme becerileri, en yüksek alt boyut puan ortalaması ise 48,23±12,21 ile teknik beceriler olarak bulundu. Kritik düşünme becerileri ile afetlere hazırlıklı olma durumunu değerlendirme arasında pozitif zayıf anlamlı bir ilişki saptandı (r=0,170). Özel tanılama becerileri ile de afetlere hazırlıklı olma durumu arasında pozitif zayıf anlamlı bir ilişki saptandı (r=0,197). Meslek grupları ortanca değerleri kritik düşünme becerileri alt boyutuna göre lisans mezunu hemşirelerden kaynaklı farklılık gösterdiği bulundu (p=0,027). Çalışmada hemşirelerin afetlere hazırlık düzeyleri "orta" olarak saptandı.

Afet tıbbıAfetlerHastaneler+5
Hasret Zeren
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pediatri yoğun bakım ünitelerinde ventilatöre ilişkin pnömoninin (VİP) önlenmesinde ağız bakımının önemi

Araştırmamız çocuk yoğun bakım ünitesinde mekanik ventilatöre bağlı hastalarda gelişebilen ventilatör ilişkili pnömonin önlenmesinde kapsamlı ağız bakımı/ hijyeninin önemini değerlendirmek amacıyla yarı deneysel olarak yapıldı. Araştırmanın örneklemini İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesine Temmuz 2018-Mart 2019 tarihleri arasında en az 48 saat mekanik ventilatöre bağlı olan, 0-18 yaş arası pnömoni öyküsü olmayan 112 çocuk hasta oluşturdu. Araştırmada 33 çocuk hastada VİP gelişti. Araştırmada elde edilen bulguların değerlendirilmesinde SPSS v21 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) programı kullanıldı. Değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro Wilk testi ile değerlendirildi. Normal dağılım varsayımı sağlamadığı görülen değişkenlerin analizi Mann Whitney U testi ile yapıldı. p<0,05 değerleri istatistiksel olarak önemli kabul edildi. Sonuçlardan elde edilen verilere göre küçük yaş grubu çocuk hastalarda VİP insidansı daha yüksek bulundu. VİP gelişimi en çok akciğer hastalığı ile başvuran hastalarda görüldü (%32,9). PRISM skoru, enteral beslenmeye başlama zamanı, mortalite, başvuruda enfeksiyon varlığı açısından VİP gelişen ve VİP gelişmeyen hastalarda benzer görüldü. Antibiyotik kullanımının VİP gelişen ve VİP gelişmeyen hastalarda benzer oranda olduğu görüldü. En çok kullanılan antibiyotiğin seftriakson olduğu saptandı. VİP gelişen hastalarda yoğun bakımda yatış süresi, hastanede kalış süresi ve ventilatörde kalış süresinin VİP gelişmeyen gruba göre daha yüksek olduğu saptandı. VİP gelişen hastalarda oral mukoza değerlendirme puanının yüksek olduğu görüldü. VİP gelişen hastalarda en yüksek oranda görülen mikroorganizma Klebsiella pneumoniae'dır. VİP insidansı 2018 yılı ocak-şubat-mart aylarında 6,3/1000 ventilatör gününden 2019 yılı Ocak-Şubat-Mart aylarında 0/1000 ventilatör gününe düştüğü saptandı. Hemşirelere ağız bakım uygulamaları hakkında eğitim verilmesi, ağız bakım protokolünün oluşturulması ile hastaya verilen bakım kalitesini arttırmıştır.Etkin ve kapsamlı ağız bakımı vermek VİP gelişme riskini yüksek oranda önlemektedir. Anahtar kelimeler: mekanik ventilatör, ventilatör ilişkili pnömoni, ağız bakımı, VİP insidansı.

AğızAğız hastalıklarıAğız sağlığı+4
Meryem Nihal Yersel
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yer altı maden işçilerinin afet anında hayatta kalma ve ilk yardım bilgi düzeyleri

Madencilik, tarih boyunca teknoloji ile birlikte gelişim göstererek ülkelerin ekonomik olarak refah düzeylere ulaşmasına katkı sağlamıştır. Madencilik, tarım ile birlikte ham madde ihtiyacını karşılayan üretim alanlarından biridir ve doğası gereği barındırdığı riskler nedeniyle özel güvenlik önlemlerinin, özel eğitimlerin alınması gereken bir sektördür. Kömürün keşfedildiği tarihten günümüze kadar olan süreçte gerçekleşen iş kazaları incelendiğinde; kaza sayısında Dünya ülkelerinde bir azalma görülse de bu durum ülkemiz istatistiklerinde henüz kayıtlara yansımamıştır. Madenlerde yaşanan kazalarda en sık görülenleri; göçük, grizu patlaması, yüksekten düşme ve zehirli gazlardır. Sadece ülke tarihimizde değil gelişmiş ülkelerinde tarihlerinde yaşadıkları büyük kazalar devlet politikalarında da değişikliğe gidilmesine neden olmuştur. İş sağlığı ve güvenliği kavramının doğuşu işçi sınıfının yaşadığı zorlukları gidermek ve can kayıplarını azaltabilmek amacıyla ortaya çıkmıştır. Araştırma; Ocak 2019-Mart 2019 tarihleri arasında Zonguldak havzasında bulunan Kozlu müesselerinde 302 yeraltı maden işçisi ile yapıldı. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgiler, ilk yardım ve kendi alanlarının güvenlik bilgilerini içeren soruların bulunduğu anket kullanılarak toplandı. Veriler, IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) programı , Kolmogorov Smirnov testi, Student-t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testleri kullanılarak analiz edildi. Cevaplar doğru ve yanlış olmak üzere iki seçenekli olduğundan Cronbach Alfa yerine Kuder Richerdson-20 katsayısı kullanıldı. Anket güvenirliliğinin değerlendirilmesinde ise Kuder-Richerdson 20 güvenirlik katsayısı kullanıldı. Anlamlılık p < 0,05 düzeyinde değerlendirildi. Araştırmada; Maden işçilerinin yaşlarının 24 ile 58 yıl arasında değişmekte olup, ortalamasının 37,09±4,35 yıl olduğu, %34,4'ünün (n=104) lise mezunu olduğu, %92,4'ünün (n=279) evli olduğu tespit edildi. Çalışmaya katılan maden işçilerinin tamamı erkekti. Araştırmaya katılanların %79,8'inin daha önce ilk yardım eğitimi aldığı saptandı. Maden işçilerinin afet anında hayatta kalma ve ilk yardım bilgi düzeyi sorularına doğru cevap verme yüzdeleri 35,71 ile 92,86 arasında değiştiği tespit edildi. Genel olarak ilk yardım ve kendi alanlarının güvenlik bilgilerini içeren sorulara doğru cevap verme yüzdesinin ortalaması %50'nin üzerinde saptandı. Daha önce iş kazası geçirenlerin (62,36±7,11) afet anında hayatta kalma ve ilk yardım bilgi düzeyi sorularına doğru cevap verme yüzdeleri, daha önce iş kazası geçirmeyenlerden (60,69±8,05) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p = 0,048; p < 0,05). Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda; Araştırmaya katılan işçilerden yarısından fazlasının iş kazası geçirmiş olduğu, ilk yardımın en önemli adımı olan kalp masajı ve suni solunum uygulamasının %40'ından fazlası tarafından yanlış bilindiği, Mesleki güvenlik ile ilgili sorularda ise işçilerin bir çoğunun konuya hakim olduğu tespit edildi. Tüm bu veriler değerlendirildiğinde maden işçilerinin ilk yardım bilgilerinin güncellenmesi ve bu eğitimlerin belirli periyotlarda tekrarlanması sonucuna varılmıştır.

Afet yönetimiAfetlerMaden işçileri+3
Merve Gülser Uruk
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Afet çalışanlarında psikolojik dayanıklılık ve stresle başa çıkma düzeyi

Bu araştırma afetlerde görev alan afet çalışanlarının psikolojik dayanıklılık ve stresle başa çıkma yollarını incelemek ve dikkat çekmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla nüfus ve bölge açısından yoğun olan acil ve afet durumlarına sık sık müdahale etmek zorunda kalan özellikle İstanbul'da görev yapan medikal ve arama-kurtarma ekipleri tercih edilmiştir. Tanımlayıcı ve kesitsel araştırma Şubat 2019 - Mayıs 2019 tarihlerinde İstanbul Avrupa yakasında görev alan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, 112 İl Ambulans Servisi, ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri çalışanları ile yapıldı. Veriler uzman görüşleri ve literatür ışığında Tanıtıcı Bilgi Formu, Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği ve Stresle Başa Çıkma Ölçeği formları ile toplanmıştır. Çalışmada elde edilen bulguların analizinde IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) programı kullanılmıştır. Anlamlılık değeri p<0,05 alınmıştır. Araştırmada kullanılan Stresle Başa Çıkma değişkeni ile Psikolojik Dayanıklılık arasındaki korelasyon katsayısı 0,584 olarak hesaplanmış 0,05 olan anlamlılık düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı olduğuna karar verilmiştir. Bu iki değişken arasında aynı yönde orta derecede ilişki tespit edildi. İstanbul ilinde iki farklı kurumda yapılan çalışmaya 228 kişi katılım sağlamış olup 114 kadın ve 114 erkek personelden oluşmaktadır. Demografik özelliklere göre psikolojik dayanıklılık düzeylerine bakıldığında cinsiyet olarak 114'ü kadın oranı % 81,11 bulunurken, 114 erkek ise % 81,63 bulundu. Medeni durumları 113 kişi bekar oranı % 81,08 olarak 115 kişi evli oranı ise % 81,66 olarak bulundu. Yaş değişkeninde % 82,64 ile 28-36 yaş arası personel oluşturduğu saptandı. Eğitim durumuna göre ise en yüksek değer %84,12 ile lisansüstü personel oluşturdu. Stresle başa çıkma düzeyleri ile cinsiyet değişkenine baktığımızda 114 erkek oranı % 89,29, 114 kadın oranı %87,77 olarak çıktı. Oranlar yakın olsa da erkek çalışanların düzeyi yüksek çıktı. Yaş değişkenine göre en fazla değer % 92 oranla 37-45 yaş arası personelde bulundu. Medeni durumlarında ise evli 115 kişinin oranı % 90,20 çıkarak bekarlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir değer çıkmadı. Eğitim durumlarında, lisans mezunu 51 kişi % 90,86 ile yüksek çıktı.Yapılan psikolojik dayanıklılık ölçeğine göre afet çalışanları en yüksek puanı meydan okuma alt boyutundan, en düşük puanı ise kontrol alt boyutundan almıştır. Stresle başa çıkma ölçeğine göre en etkili yöntem sorun odaklı yaklaşımlardan oluşmaktadır. Yanıtlar değerlendirildiğinde problem çözme boyutu en yüksek puanı almış ve çalışanların bireysel davranışsal girişimlerde bulunduğu ve destek arama puanlarının da bununla uyumlu olarak düşük çıktığı tespit edilmiştir. Bu da sosyal desteğin önemini ortaya çıkarmaktadır.Afet çalışanlarının psikolojik dayanıklılık ve stresle başa çıkma düzeyleri yüksek olmakla beraber genel olarak bireysel çözüm yöntemleri kullandıkları, personelin sosyalleşmesi ve çevresinin de sosyal desteğini görebilmesi için grup çalışmaları yapılmalıdır.

112 Acil Çağrı MerkeziAFADAfetler+5
Hafize Çoban
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk merkezli afet yönetiminde acil yardım müdahale personellerinin travma bilgi düzeyleri

Bu araştırma İstanbul 112'de çalışan acil yardım müdahale personellerinin çocuk travma bilgi düzeylerini tespit etmek amacıyla tanımlayıcı olarak gerçekleştirildi. Araştırma, 01.09.2019 – 01.12.2019 tarihleri arasında İstanbul 112 Avrupa Bölgesi İl Ambulans Servisi Başhekimliği'ne bağlı komuta kontrol merkezi ve acil yardım istasyonlarında çalışan 400 acil yardım müdahale personeli ile gerçekleştirildi. Veriler literatür doğrultusunda geliştirilen anket formu kullanılarak toplandı. Anket formu; demografik özelliklerin yer aldığı Tanıtıcı Bilgi Formu ve Çocuk Travma Müdahale Bilgi Düzeyi testi olmak üzere 2 bölümden oluşmaktadır. 25 sorudan oluşan Çocuk Travma Müdahale Bilgi Düzeyi testinde; pediyatrik-yenidoğan ileri yaşam desteği algoritmaları, yetişkin ve çocuk hava yolu anatomik farklılıkları, çocuklarda şok tablosu, çocuk travma vakalarında dikkat edilecek hususlar ile ilgili sorular yer almaktadır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 24.0 kullanılarak analiz edildi. Verilerin değerlendirilmesinde; frekans ve yüzde analizleri, ortalama, standart sapma analizleri, ikili gruplar için bağımsız örneklem t testi, ikiden fazla gruplarda tek yönlü Anova analizi; çoklu grupların analizinde p değerinin 0.05'ten küçük çıkması durumunda farklılığın hangi gruptan kaynaklandığının tespiti amacıyla post-hoc testlerinden Scheffe testi, Ki-kare analizi, örneklem grubu için tutarlılığın test edilmesinde cronbach's alpha güvenirlik kat sayısı kullanıldı. Anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Araştırmaya katılanların %42,0'ı (n=168) 20-25 yaş aralığında olup, %51,0'ı (n=204) kadındır. %61,0'ı (n=244) önlisans, %26,3'ü (n=105) lise, %12,8'i (n=51) lisans mezunudur. Meslek gruplarına göre çalışmaya katılanların %57,5'i (n=230) AABT/Paramedik, %42,5'ı (n=170) ise ATT olarak çalışmakta olup; görev yapılan birimde deneyim sürelerine bakıldığında %52,0'ının (n=208) 1-3 yıl, %21,8'inin (n=87) 10 yıl ve üzeri, %13,5'inin (n=54) 4-6 yıl, %12,8'inin (n=51) 7-10 yıl çalıştığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; cinsiyet, meslek grupları, eğitim durumu, alınan eğitimler ile travma bilgi düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. 36 yaş ve üzerinin diğer yaş gruplarına göre travma bilgi düzeyinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptandı (p=0.000, p<0.05). Yaş, mesleki deneyim ve görev alınan birimdeki deneyim süreleri ile yıl süresi arttıkça travma bilgi düzeyinin de arttığı tespit edildi. Görev yapılan birimlere bakıldığında; acil yardım istasyonlarında çalışanların komuta kontrol merkezinde çalışanlara göre travma bilgi düzeyinin daha yüksek olduğu saptandı (p=0.000; p<0.05). 17 yaşının altında çocuğu olanların olmayanlara göre travma bilgi düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptandı (p=0.001; p<0.05). Bir afet/olağan dışı durumda görev alanların almayanlara göre travma bilgi düzeyleri daha yüksek olarak saptandı (p=0.000; p<0.05). Çocuk vakalarıyla karşılaşma oranları %10'dan fazla olanların diğer gruplara göre travma bilgi düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edildi.

112 Acil Çağrı MerkeziAcil durumlarAfet yönetimi+3
Gülşah Şarlak
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Avrupa Yakası 112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanlarına verilen tıbbi kimyasal biyolojik radyolojik nükleer farkındalık eğitimlerinin değerlendirilmesi

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) tehlikeler, acil sağlık hizmetleri açısından ciddi riskler oluşturmaktadır. Sahada çalışan acil sağlık hizmetleri personelinin (112 Acil Sağlık Hizmetleri personeli) KBRN olaylarına yönelik farkındalığının artırılması, KBRN materyalleri hakkında bilgi edinmesi, KBRN kişisel donanımlarının tanınması, korunma ve arınma işlemlerinin nasıl yapılacağının ve doğru yaklaşım/müdahale tekniklerinin öğretilmesi amacıyla 2017 yılından bugüne kadar İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Tıbbi KBRN Farkındalık Eğitimleri verilmektedir. Bu araştırma Tıbbi KBRN Farkındalık Eğitimlerinin 112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanlarının bilgi ve beceri düzeyini etkileyip etkilemediğini anlamak amacıyla retrospektif olarak planlandı. Çalışmaya eğitim öncesi ön test ve sonrası son test ölçümleri bulunan 668 Acil Sağlık Hizmetleri personeli dahil edildi. Çalışmada eğitimlere katılan personelin demografik özellikleri, eğitim değerlendirme anketleri ile ön test ve son test verileri toplandı. Analiz sonuçlarına göre çalışmaya katılanların %49,41'inin kadın (N=338), %50,59'unun (N=330) erkek olduğu; eğitime katılanların %38,02'nin ATT ve %43,11'inin AABT olduğu; %35,18'inin (N=235) lise, %7,63'ünün (N=51) lisans, %53,15'inin (N=355) önlisans, %4,04'ünün (N=27) yüksek lisans derecesine sahip olduğu; %14,97'sinin (N=100) 20-24 yaş aralığında, %65,57'sinin (N=438) 25-28 yaş aralığında, %15,87'sinin (N=106) 29-32 yaş aralığında, %3,59'unun (N=24 kişi) 33-37 yaş aralığında olduğu; %77,20'sinin (N=516) 1-3 yıl, %19,50'sinin (N=130) 4-6 yıl, %2,55'inin (N=17) 7-9 yıl, %0,75'inin (N=5) 10 yıl üzeri mesleklerinde çalışma sürelerine sahip olduğu; ön test puan ortalamasının 60,00, son test puan ortalamasının 75,00 olduğu ve iki ölçüm arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p<.000); kadınların öntest puan ortalamasının 75,00, erkeklerin öntest puan ortalamasının 65,00 olduğu ve bu farkın anlamlı olmadığı; kadınların sontest puan ortalamasının 85,00, erkeklerin sontest puan ortalamasının 80,00 olduğu ve bu farkın anlamlı olmadığı (p>.05) tespit edildi. Bu bulgular ışığında eğitimlerde görsel materyaller ile uygulamalı yöntemlerin geliştirilerek kullanılması, bir gün süren Tıbbi KBRN Farkındalık Eğitiminin, Sağlık Bakanlığı tarafından Temel Modül, ÇİLYAD vb. gibi standart modül eğitimlerine dönüştürülmesi, KBRN olaylarının karmaşıklığı göz önünde bulundurularak eğitim çalışmalarında sade, yalın ve anlaşılır materyallerin hazırlanması, KBRN eğitimlerinde senaryo, demonstrasyon, tatbikat vb. tekniklerden de yararlanılması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: KBRN, Sağlık, Acil, 112, Afet

112 Acil Çağrı MerkeziAcil tıpAfet eğitimi+3
Selim Altınarık
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Kızılayı Bölge Afet Yönetimi Müdürlükleri personellerinin insani yardımda asgari standartlar (Sphere Standartları) bilgi bilinç düzeyinin ölçülmesi

Bu çalışmanın amacı, ulusal/uluslararası afetlere müdahale eden ve insani yardım faaliyetlerinde bulunan Türk Kızılayı Afet Operasyon Merkezi ve Bölge Afet Yönetim Müdürlükleri personelinin insani yardımda asgari standartlar olan Sphere Standartları kapsamında Beslenme ve Gıda Güvencesi, Barınma ve Yerleşim, Su Temini Sanitasyon ve Hijyen Teşviki, Sağlık Faaliyetleri konularındaki asgari standartlar bilgi düzeylerinin değerlendirilmesidir. Çalışmaya Türk Kızılay'da görev yapan 185 afet personeli katılmıştır. Veriler literatür doğrultusunda geliştirilen anket formu kullanılarak toplanmıştır. Anket formu; demografik özelliklerin yer aldığı Katılımcı Bilgi Formu ve İnsani Yardımda Asgari Standartlar Bilgi Düzeyi Anket Formu olmak üzere 2 bölümden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatiksel analizler için IBM SPSS Statistics 22 programı kullanılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde analizleri ile katılımcıların ankete katılım düzeylerinin belirlenmesinde betimleyici analizlerden ortalama ve standart sapma analizleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların; %81,6 'sının erkek, %23,8'inin 39-42 yaş aralığında, %13'ünün birim yöneticisi, %7'sinin uzman, %38,4'ünün yetkili olarak görev yaptığı, %26,5'inin lisans, %20'sinin önlisans, %31,9'unun lise mezunu olduğu, %67'sinin 10 yıl ve üzeri olduğu mesleki deneyime sahip olduğu, %92,4'ünün bir afet/olağandışı durumda görev aldığı belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; cinsiyet ile insani yardımda asgari standartlar bilgi düzeyileri arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Katılımcıların yaş ve mesleki deneyim yılı grupları ile insani yardım asgari standartlar bilgi düzeyleri arasında anlamlı negatif korelasyon tespit edilmiştir. Yaş ve mesleki deneyim yılı arttıkça bilgi düzeyi azalmaktadır. Katılımcıların unvan ve mezuniyet derecesi ile insani yardımdaki asgari standartlar bilgi düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulundu (p=0.00) ve anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır. Ayrıca katılımcıların unvan ve mezuniyet derecesi arttıkça bilgi düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir. Görev yapılan yerlere bakıldığında, bilgi düzeyi en yüksek olan Afet Yönetim Direktörlüğü, 2. sırada Ankara Bölge Afet Yönetim Müdürlüğü ve 3. sırada İzmir Bölge Afet Yönetim Müdürlüğü olduğu belirlenmiştir. Bir afet/olağandışı durumda görev yapanların (mean rank= 96,21) yapmayanlara göre (mean rank=53,82) insani yardımda asgari standartlar bilgi düzeyleri daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, İnsani Yardım, Sphere Standartları, Türk Kızılay

Afet bilinciAfet yönetimiAfetler+7
Burak Aydınyılmaz
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Avrupa Yakasında yaşayan bireylerin tek numara Acil Çağrı Merkezi (112) uygulaması ile hastane öncesi sağlık hizmetlerinden memnuniyetinin değerlendirilmesi

Afetler ve acil durumlar, insanlık tarihi boyunca çeşitli fiziksel, sosyal ve ekonomik hasarlara neden olmuştur. Gelişebilecek acil durum veya afetlerde etkin koordinasyon ve müdahale son derece önemlidir. 112 Acil Çağrı Merkezi, tüm acil numaralarının tek bir hatta birleştirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun etkin sağlanmasıyla birlikte bireylerin her acil durum için ayrı ayrı numaraları ezberlemesinin önüne geçerek yurtdışında da aynı numaradan hizmet alınabilmesinin sağlanması amacıyla kurulmuştur. Bu bağlamda 112 Acil Çağrı Merkezi, gelişebilecek acil durum veya afetlerde kurumlararası koordinasyonun yürütülmesinde önemli rol oynayacaktır. Etkin müdahale ve kurumlararası koordinasyon uygun şekilde sağlandığı takdirde yapılan acil yardım uygulamalarının kalitesi de artmaktadır. Kaliteli bir acil bakım hizmeti beraberinde memnuniyeti de getirecektir. Çalışmamız İstanbul Avrupa Yakası'nda yaşayan bireylerin tek numara acil çağrı sistemine geçiş ile ilgili algı durumunu değerlendirmek, 112 Acil Çağrı Merkezinin işleyişi hakkında bilgi durumunu incelemek, Acil Çağrı Merkezinden alınan acil yardım hizmetinden memnuniyet durumunu ölçmek ve davranış örüntülerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinden genel olarak memnun olduğu, tüm acil çağrı numaralarının birleştirilip tek numara acil çağrı sistemine geçilmesiyle ilgili algılarının olumlu olduğu ve Acil Çağrı Merkezi sisteminin işleyişiyle ilgili bilgi durumlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ek olarak bireylerin hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde en çok memnun olduğu durum ambulans personelleriyken, en az memnun olduğu durum ise acil çağrı karşılayıcı personellerdir. Bireylerin genel memnuniyet durumlarının ise yaş, medeni durum ve çocuk sahibi olma durumuna bağlı, anlamlı olarak değiştiği görülmüştür. Davranış örüntüleri incelendiğinde ise ambulansın olay yerine varış süresi, bireylerin Acil Çağrı Merkezine ulaşma süresi ve Acil Çağrı Merkezi personelleriyle ilgili iletişim durumunun memnuniyeti etkilediği görülmüştür. Ayrıca hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinden memnuniyet durumu, tüm acil çağrı numaralarının birleştirilmesiyle ilgili algı durumu ve Acil Çağrı Merkezi işleyişi ile ilgili bilgi durumunun birbirleriyle anlamlı ve pozitif yönde ilişkisi tespit edilmiştir.

112 Acil Çağrı MerkeziAcil servis-hastaneAfet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı+3
İlkay Açıl
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde duygusal zekâ ve afete müdahale öz-yeterlilik ilişkisi

Bu araştırma, hemşirelerin duygusal zekâ düzeylerinin afete müdahale özyeterlilikleriyle olan bağlantısının literatüre kazandırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi'nde görev yapan 390 ve İstanbul UMKE'de görev yapan 689 hemşire olmak üzere toplam 1079 hemşire, örneklemini ise araştırmaya katılmayı kabul eden 565 hemşire oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak 14 maddelik "Sosyodemografik Bilgi Formu", 41 maddelik "Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği (GGSDZÖ)" ve 19 maddelik "Afete Müdahale Öz-Yeterlilik Ölçeği (AMÖYÖ)" uygulanmıştır. Verilerin analizinde sayı/yüzde, ortalama, Student's t-test, Mann-Whitney U, One-Way ANOVA, Kruskal Wallis, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Çalışma grubunun %66,7'si (n=377) kadın, %33,3'ü (n=188) erkektir. Hemşirelerin %25,7'si (n=145) 24 yaşın altında, %39,8'i (n=225) 25-34 yaş aralığında, %34,5'i (n=195) 35 yaş ve üzerindedir. Hemşirelerin %56,5'i (n=319) evli, %43,5'i (n=246) bekardır. Hemşirelerin %39,8'inin (n=225) çocuğu yokken, %34,7'sinin (n=196) bir çocuğu, %25,5'inin (n=144) iki ve daha fazla çocuğu vardır. Hemşirelerin %66,4'ü (n=375) çekirdek, %33,6'sı (n=190) geniş aileye sahiptir. Hemşirelerin %28,7'sinin (n=162) geliri giderden fazla, %38,9'unun (n=220) geliri giderle eşit ve %32,4'ünün (n=183) geliri giderden azdır. Hemşirelerin %25,0'i (n=141) lise, %11,3'ü (n=64) ön lisans, %41,4'ü (n=234) lisans, %14,7'si (n=83) yüksek lisans ve %7,6'sı (n=43) doktora mezunudur. Hemşirelerin %88,1'i (n=498) en az bir afet ile karşılaşmış ve %79,8'i (n=451) en az bir doğal afette görev almıştır. Çalışma bulguları; hemşirelerin yaş, cinsiyet, medeni durum, aile tipi, gelir durumu ve daha önce afet yaşama durumuna göre GGSDZÖ ve AMÖYÖ alt boyut ve toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir ilişki görülmediğini (p>0.05) göstermiştir. Eğitim durumu, çalıştığı kurum, çalıştığı birim, meslekte çalışma süresi ve daha önce afette görev alma durumuna göre GGSDZÖ ve AMÖYÖ alt boyut ve toplam puan ortalamaları arasında ise anlamlı bir ilişki görüldüğü (p<0.05) saptanmıştır. Çocuk sayısı ile toplam GGSDZÖ ortalama puanıyla istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Bununla birlikte, afet yaşama durumuna göre GGSDZÖ ve AMÖYÖ puanları arasında anlamlı bir ilişki görülmezken, afette görev alma durumuna göre anlamlı ilişki görülmüştür (p<0.05). Yapılan korelasyon ve regresyon analizi sonucunda duygusal zekâ ile afete müdahale öz-yeterlilik arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu (r=0,885, p<0,05) ve duygusal zekâ ölçeğinin afete müdahale öz-yeterliliği pozitif yönde anlamlı bir şekilde etkilediği (β =1,660, p<0,05) bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda; duygusal zekâ düzeyi ve afete müdahale öz-yeterliliği düşük olan hemşirelerin bu alanda geliştirilmesi gereken grup olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Hemşirelerin lisansüstü eğitimlerinin desteklenmesi, eğitim ve kurs programlarının geliştirilmesi, afet hemşireliğinin özel dal olmasının sağlanması, hastanenin acil ve diğer birimlerinde çalışan hemşirelerin beceri ve klinik tecrübe kazanmalarına fırsat sağlayacak çalışma programlarının oluşturulması, tatbikatlar düzenleyerek hemşirelerin deneyim kazanmalarının sağlanması, STK ve gönüllülük hizmetlerinin desteklenmesi önerilmektedir. Gelecekteki araştırmalar için hemşirelerde duygusal zekâ ve afete müdahale öz-yeterliliğin farklı evren ve örneklem üzerinde tekrarlanarak araştırılması ve hemşirelerde duygusal zekâ ve afete müdahale öz-yeterliliklerinin geliştirilmesinin faydalarının belirlenmesi önerilmektedir.

Afet bilinciAfet yönetimiAfetler+3
Ahmet Doğan Kuday
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği kapsamında mesleki biyolojik risklerden tüberküloz hakkındaki deneyimleri ve bilgi düzeyleri

Tüberküloz (Tbc), sağlık çalışanlarının karşılaştığı mesleki risklerden biridir. Bu tez, sağlık çalışanlarının tüberküloz hakkındaki deneyim ve bilgi düzeylerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın verileri, 24 Eylül-10 Ekim 2019 tarihleri arasında özel bir hastanede görev yapan sağlık meslek gruplarının anket sonuçlarının değerlendirilmesi şeklinde oluşturulmuştur. Hazırlanmış olan anket, veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Bu amaçla, tüberküloz ile karşılaşma riski olan 316 sağlık çalışanı ile anket yapılması düşünülmüştür. Ancak, 76 sağlık çalışanın, nöbet, doğum ya da yıllık izin gibi nedenlerden dolayı anketleri yapılamamıştır. Bu nedenle, araştırmanın verileri, 172'si kadın ve 78'i erkekten oluşan toplamda 250 sağlık çalışanının verilerinden oluşmaktadır. Ankete katılan sağlık çalışanlarının eğitim düzeyleri, %34,8'i sağlık meslek lisesi, %32'si ön lisans ve %12,4'ünün lisans mezunu olduğu tespit edilmiştir. Sağlık çalışanlarının, %72'sinin en az bir kez tüberküloz konusunda eğitim aldığı tespit edilmiştir. Hastanelerde, rutin olarak her yıl yapılan tüberküloz eğitimine son altı ay içerisinde katılanların oranı %6,4 olduğu belirlenmiştir. Katılımcılardan, tüberkülozun bulaşıcı bir hastalık olduğunu bilenler %86,8 oranındaydı. Tüberkülozun belirti ve bulguları sorulduğunda ise yanlış bilenlerin ve hiç bilmeyenlerin oranının %50,4 olduğu tespit edilmiştir. Negatif basınçlı odaların hakkında bilgisi olanların oranı %49,2 olarak belirlenmiştir. Tüberküloz hastasının oda girişine mavi çiçek sembolünün konulması gerektiğini düşünenlerin oranı %45,6' olarak belirlenmiştir. Tüberküloz da standart tanılama yönteminin, %58,8 oranında radyoloji ve %50,4 oranında ise fizik muayene olduğu düşünülmektedir. Katılımcıların %67,6'sının PPD testi hakkında bilgi sahibi olduğu tespit edilmiştir. Doğrudan gözetimli tedavinin ne olduğunu bilenler %44,8 oranına sahip olduğu görülmüştür. Bu araştırmanın verileri doğrultusunda, sağlık çalışanlarının tüberküloz hakkında bilgi düzeylerinde eksiklikler olduğu tespit edilmiştir. Mesleki risk faktörlerinden tüberküloz, sağlık çalışanlarının hayatını tehdit etmektedir. Sağlık personellerinin tüberkülozun bulaşma riskinden korunabilmeleri için kurumlarda alınacak olan mühendislik önlemlerinin yanı sıra hastalık hakkındaki bilgi düzeylerini arttırmaları gerekmektedir. Bu da kurumlarda verilecek olan eğitimlerle mümkün hale gelecektir. Aynı zamanda verilen eğitimlerin kalıcı olabilmesi için yönetimsel önlemler kapsamında yapılan uygulamaların sahada takip edilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Mesleki risk faktörü, sağlık çalışanları, tüberküloz, bilgi ve deneyim

BilgiBilgi düzeyiDeneyim+5
Merve Körükmez
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı çalışanlarında uyku kalitesi ve iş performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı çalışanlarında uyku kalitesi ve iş performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak gerçekleştirildi. Araştırma 01.09.2019 – 15.12.2019 tarihleri arasında Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında çalışan 187 kişiyle gerçekleştirildi. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi(PUKİ) ve İş Performans Ölçeği kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Araştırmaya katılan çalışanların yaş ortalaması 34,36±8,18 olup tamamı erkektir. %21,8 'i lisans %34,1 'i önlisans %26,8 'i lise %17,3 'ü diğer eğitim grubundadır. %59,2 'si evlidir. Çalışanların %14,5 'i büro personeli %67,6 'sı itfaiye eri %13,4 'ü şoför %4,5 'i teknisyendir. %20,1 'i sürekli gündüz %79,9 'u gece ve gündüz değişen vardiyada çalışmaktadır. Çalışanlardan %79,3 'ü mesai saatlerindeki değişimin uyku problemine yol açtığını belirtti. Çalışanlar geçen ay boyunca uyku kalitesini %15,6 'sı çok iyi %40,8 'i neredeyse iyi %26,8 'i neredeyse kötü %16,8 'i ise çok kötü olarak ifade etti. Geçen ay boyunca uyku problemlerinin işlerini istekle yapmasında problem olma derece sıklığı dağılım bilgileri incelendiğinde %29,1 'i hiç %27,9 'u haftada 1'den az %31,8 'i haftada iki kez ve %11,2 'si haftada 3 veya daha fazla yanıtını verdi. Ankete katılanların iş performansları genel olarak orta seviyede (3,73) bulundu. Çalışanların iş performansları ile yaşları arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunamazken (p=.388>.05), eğitim durumlarının da, iş performanslarını anlamlı etkilemediği görüldü. Çalışanların mesai saatlerindeki değişimin uyku problemine yol açtığını düşünmeyenlerin iş performansı, düşünenlere göre istatistiksel açıdan anlamlı şekilde yüksekti. Uyku kalitesi çok iyi olanların; neredeyse kötü ve çok kötü olanlara göre iş performansları istatistiksel açıdan anlamlı şekilde yüksekti. Ayrıca uyku kalitesi neredeyse iyi olanların çok kötü olanlara göre iş performansları istatistiksel açıdan anlamlı şekilde yüksek bulundu. Çalışmanın sonunda kötü uyku kalitesinin itfaiye çalışanlarının performansını olumsuz yönde etkilediği sonucu ortaya çıkmıştır. Uyku kalitesinin sık aralıklarla değerlendirilmesinin vardiyalı çalışan itfaiye personelinin iş performansını etkileyeceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: İtfaiye, Uyku kalitesi, İş performansı, Vardiya.

PerformansUykuUyku kalitesi+2
Tuğba Demir
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde yeni bir birim olan vaka formu onay biriminin retrospektif analizi

Bu çalışmada hastane öncesi acil sağlık hizmetini yürüten İstanbul Acil Sağlık Hizmetlerine bağlı çalışan 112 İl Ambulans Servisi Başhekimliği (Avrupa) bünyesinde 2019 Aralık ayında kurulmuş olan Vaka Formu Onay Biriminin 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları tarafından ASOS'a (Acil Sağlık Otomasyon Sistemi) manuel olarak bilgilerin girildiği Vaka Formlarını incelediği ve hatalarla ilgili geri bildirimde bulunarak hastanın tıbbi geçmişi, sağlık personelinin yaptığı uygulamalar, kullanılan malzemeler ve faturalandırma açısından iyileştirmeye sebep olup olmadığını incelemeyi amaçlamaktadır. Retrospektif bir analiz olan çalışmada Ki-kare testi, bağımsız örneklem t testi ve varyans analizi kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini İstanbul 112 İl Ambulans Servisi Başhekimliği (Avrupa) yakasında hizmet veren Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarına bağlı sağlık personellerinin 2020 Ocak - 2020 Kasım ayları arasında doldurduğu 614.957 vaka formu oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi olarak 11 ay içerisinde hata tespit edilen 26.919 vaka formu incelenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı ile çözümlenmiştir. Bu çalışmada Vaka Formu Onay Biriminin aktif olarak çalışmasının vaka formlarında var olan vaka bilgisi, uygulama, malzeme hatalarının tamamında azalmaya yol açtığını göstermiştir. Çalışmada incelenen veriler istasyonların bulunduğu ilçelere ve aylara göre incelenmiştir. Hataların tamamı ay bazından incelendiğinde Ocak ayı itibariyle kademeli olarak hataların vaka bilgisi, malzeme ve uygulama alanlarının tamamında %90'dan fazla oranında azalma olduğu tespit edilmiştir.

112 Acil Çağrı MerkeziAcil servisAcil tıp+6
Tayfun Bağcı
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Afetlere müdahale amacıyla kurulan sivil toplum kuruluşlarında görevli gönüllülerin motivasyonlarının değerlendirilmesi

Afetler gönüllülük kavramının tüm tanımları ile en net şekilde gözlendiği alanlardır. Afet gönüllülüğü diğer gönüllülk türlerinden farklı olarak uzun soluklu, sürekli ve birbirinden farklı alanlarda eğitimler almayı gerektirmektedir. Gönüllülerin motivasyonlarını etkileyen faktörlerin neler olduğunun belirlenmesi afete dirençli toplumların oluşturulması ve sürdürülebilirliği açısından hayati öneme sahiptir. Bu araştırma Marmara bölgesinde afetlere müdahale amacıyla kurulan derneklerde gönüllü olarak görev alan bireylerin motivasyonlarına etki eden unsurların belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma kesitsel tanımlayıcı tipte olup Şubat – Kasım 2023 tarihleri arasında İnsan Hak ve Hürriyetleri vakfı (İHH), Mahalle Afet Gönüllüleri Acil Müdahale Ekibi (MAG-AME), Birleşik Arama Kurtarma Derneği (BKSAR) ,Motosikletli Arama Kurtarma Destek Derneği (MAKUD) derneklerinde görevli 473 gönüllü ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada katılımcıların sosyodemografik bilgilerini içeren 17 sorudan oluşan Anket katılımcı bilgi formu ve 44 sorudan oluşan 10 alt boyutlu Gönüllü Motivasyon Envanteri ile veriler toplanmıştır. Veriler SPSS 25.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan gönüllülerin yaş ortalamalası 39,62±10,59, %70,8'i (n=335) erkek, %62,4'ü (n=295) evli, %21,4'ü (n=101) 1 çocuk, %38,3'ünün (n=181) lisans mezunu, %34,5'i (n=163) özel sektör çalışanı olduğu bulunmuştur. Katılımcıların %70,2'si (n=332) daha önce afet yaşadığı bildirirken, %74,2'sinin (n=351) afetlerde herhangi bir kaybı olmadığı bulunmuştur. Araştırmanın verileri değerlendirildiğinde erkeklerin toplam gönüllülük motivasyonlarının kadınlara göre yüksek olduğu (156,97), daha önce afet yaşamış olanların, afet yaşamayanlara göre toplam gönüllülük motivasyonlarının yüksek olduğu (157,65), bağlı bulunulan derneğe göre toplam gönüllülük motivasyonunun MAKUD (161,77) üyeleri arasında yüksek olduğu, daha önceden başka bir afet derneğine üye olan gönüllülerin, üye olmayan gönüllülere göre toplam motivasyonlarının daha yüksek olduğı (160,96) görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Afet Gönüllüsü, Gönüllü Yönetimi, Gönüllü Motivasyonu, Gönüllülük, Motivasyon

Ramazan Çalışır
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Afyonkarahisar Valiliğinde çalışanların afet tehdidi için psikolojik hazırlık düzeyleri ile afet hazır bulunuşluluğun değerlendirilmesi

Bu çalışmada yerel yönetimin en yetkili resmi kurumlarından birisi olan valiliğin afetlerde görev alan çalışanların psikolojik hazırlık düzeyleri ve afet hazır bulunuşluklarını incelemek ve önemini dikkat çekmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla daha önce afet yaşamış bölge açısından risk teşkil eden Afyonkarahisar ilinin valilik çalışanları tercih edilmiştir. Tanımlayıcı araştırma Şubat 2024 – Mart 2024 tarihlerinde Afyonkarahisar ilinde görev alan Valilik çalışanları ile yapıldı. Veriler uzman görüşleri ve literatür ışığında Demografik Bilgi Formu, Afet Tehdidi için Psikolojik Hazırlık Ölçeği ve Afet Hazırbulunuşluk Ölçeği formları ile toplanmıştır. Çalışmada elde edilen bulguların analizinde iki bağımsız grubun ortalama karşılaştırmasında student t testi, ortanca karşılaştırmasında Mann Whitney U testi kullanılacaktır. İki den fazla grubun ortalama karşılaştırmasında tek yönlü varyans analizi, ortanca karşılaştırmasında Kruskall Wallis testi kullanılacaktır. Çoklu karşılaştırmalarda Tukey ve Dunn testlerinden yararlanılacaktır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınacak, hesaplamalarda SPSS (version 26) paket programı kullanılacaktır. Araştırmaya katılan gönüllü 142 valilik çalışanı bireylerin yaş aralığı 22-64 arasında olup, yaş ortalaması 37,82±9,35'dur. Valilik çalışanlarının deneyim süresi 1 ila 40 yıl arasında değişmekte olup, ortalama 10,75±8,94 yıldır. Katılımcıların dağılmını incelediğimizde %59,9'ü (n=85) erkek, %71,8'i (n=102) evli, %88,7'si (n=126) çekirdek aile, %35,21'i (n=50) çocuk sahibi değildir, %64,8'i (n=92) üniversite, %64,7'si (n=92) kendi evinde yaşamaktadır, %89,4'ü (n=127) apartmanda, evlerinin ruhsatı %71,8'i (n=102) 2000 yılı sonrasına aittir. Katılımcıların %88'i (n=125) herhangi bir afette yakınını kaybetmemiştir ve %85,2'si (n=121) afet çantasına sahip değildir. Valilik çalışanlarının aile yapısı, eğitim düzeyi, yaşadıkları yer, yaşadıkları yerin türü, evin ruhsatı, daha önce afet yaşama durumu, daha önce afette yakınını kaybetme durumu, tanı almış hastalık durumu değişkenlerine göre ATPHÖ ve AHBÖ toplama ve alt boyut ortalamaları arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Valilik çalışanlarının cinsiyet ile kişinin sosyal çevresinin yönetimi ve toplam ATPHÖ ortalama puanıyla istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken (p<0,05), AHBÖ ortalama puanlarıyla anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Erkek valilik çalışanlarının kişinin sosyal çevresinin yönetimi ve toplam ATPHÖ ortalama puanıyla kadın valilik çalışanlarına göre anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur. Valilik çalışanlarının medeni durumu ile AHBÖ alt boyutu olan fiziksel koruma puanıyla istatiksel olarak anlamlı bulunurken (p<0,05), ATPHÖ ortalama puanıyla anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Evli valilik çalışanlarının AHBÖ alt boyutu olan fiziksel koruma puanıyla bekar valilik çalışanlarına göre anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur. Valilik çalışanlarının afetlere yönelik eğitim alma durumuna göre ATPHÖ ve AHBÖ puanları arasında istatiksel olarak anlamlı farklılıklar görülmüştür. Valilik çalışanlarının afet çantası bulundurma durumlarına göre ATPHÖ ve AHBÖ puanları arasında istatiksel olarak anlamlı farklılıklar görülmüştür. Psikolojik hazırlığın geliştirilmesi için öncelikle valilik çalışanlarının kendi bireysel özelliklerini, güçlü ve zayıf yönlerini tanımaları ve olaylara karşı verecekleri tepki karşısında duygusal olarak kendilerini değerlendirmeleri sağlanmalıdır. Valilik çalışanlarının psikolojik hazırlık düzeylerini geliştirmeye yönelik konularda kurum tarafından eğitimler düzenlenmeli ve bu alanda uzman kişilerce seminer, konferans vb. faaliyetler düzenlenmelidir. Valilik çalışanlarının psikolojik dayanıklıklarını arttırmaya yönelik faaliyetler düzenlenmeli bu alanda verilecek eğitimlerin uygulama, stresti yönetebilme, iletişimin kuvvetlendirilmesi, sosyal çevrenin geliştirilmesi ve ekip çalışmasının arttırılması konularından hizmet içi eğitim programlarıyla pekiştirilmesi önerilmektedir. Ülkemizde görülebilen afet çeşitliliği ve sayısı fazla olduğu göz önünde bulundurulduğunda valilik çalışanlarının görev ve sorumluluklarının bilincinde olması afet yaşanmadan düzenli olarak bilgilendirme ve mevzuat düzenlenmelerin yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Yönetimi, Psikolojik Hazırlık, Afet Hazırbulunuşluk

Fatma Bülbül
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Afet ve acil durumlarda gönüllü bir arama kurtarma birliğinde nosacq-50 iş güvenliği kültürü araştırması

Bu araştırma, afet ve acil durumlarda arama kurtarma faaliyetlerine katılan gönüllü bireylerin iş güvenliği kültürü algılarını incelemeyi ve bu alandaki literatüre katkı sağlamayı amaçlayarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, bir arama kurtarma derneğinde gönüllü üye olarak görev yapan 720 kişi oluşturmuştur. Örneklem seçimi yapılmadan, evrenin tamamına ulaşılmaya çalışılmış ve 604 gönüllüye ulaşılmıştır. 17 katılımcının verileri eksik veya hatalı olduğu için analiz dışı bırakılmış ve araştırmaya 587 gönüllü dahil edilmiştir. Veri toplama araçları olarak 13 maddelik "Demografik Bilgi Formu", 50 maddelik "NOSACQ-50 İş Güvenliği Kültürü Anketi" uygulanmıştır. Verilerin analizinde, sayı ve yüzde dağılımları, ortalama ve standart sapma değerleri ile parametrik testler, bağımsız gruplar t-testi, ANOVA, LSD testi ve korelasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırmaya katılan gönüllülerin yaş ortalaması 31.31 ± 9.79'dur. Gönüllülerin arama kurtarma ekibindeki deneyim süresi ortalaması 2.40 ± 2.58 yıldır. Gönüllülerin %65.2'si (n=383) erkek, %66.1'i (n=388) bekar, %64.4'ü (n=378) çocuğu yoktur ve %65.6'sı (n=385) üniversite mezunudur. %55.9'u (n=328) haftada 40 saatten fazla çalışmakta, %75.3'ü (n=442) İSG eğitimi almış, %64.2'si (n=377) ramak kala olayı yaşamamış, %85.2'si (n=500) son 5 yıl içinde tetanos aşısı yaptırmış, %94.0'ı (n=552) iş kazası geçirmemiş, %91.7'si (n=538) sağlık problemi olmadığını belirtmiş ve mesleki geçmişte %23.9'u (n=140) eğitim sektöründe çalışmakta olduğunu belirtmiştir. Katılımcıların demografik özelliklerine göre iş güvenliği kültürü algılarında farklılıklar gözlemlenmiştir. Medeni durum, çocuk sayısı, eğitim durumu, haftalık çalışma saati, İSG eğitimi alma durumu, tetanos aşısı yaptırma durumu ve iş kazası geçirme durumu ile NOSACQ-50 alt boyutları ve toplam puan ortalamaları arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır (p<0.05). Ayrıca, yaş ile deneyim süresi arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. Bu sonuçlar ışığında, iş güvenliği kültürü düşük olan gönüllülerin, geliştirilmesi gereken öncelikli grup olarak belirlenmesi gerektiği görülmüştür. Gönüllülere alanında uzman kişilerden eğitim verilmesi, İSG ve kaza raporlama kültürlerinin güçlendirilmesi, uygulamalı prosedürlerin etkinleştirilmesi, kişisel koruyucu ekipman kullanımının denetlenmesi, psikolojik destek sağlanması, iletişim altyapısının güçlendirilmesi ve kaza bildirim formlarının kullanılması önerilmektedir. Ayrıca yasal boşlukların doldurularak afetlere özel iş sağlığı ve güvenliği yasaları oluşturulması ve gönüllülerin sigorta kapsamına alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Gelecekteki araştırmalar için, bu bulguların farklı evrenlerde ve daha geniş kitlelerle test edilerek etkinliğinin değerlendirilmesi önerilmektedir.

Doğal afetlerGüvenlik iklimiGüvenlik kültürü+4
Irmak Küloğlu
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2025
00

Other supervisors