Theses supervised by Prof. Bülent Vardar

17 theses · İstanbul Beykent University

Proficiency in ArtOpen AccessTR

Tabu

Bu film çalışmasında, klasik bir kurgusal olay omurgası üzerinden farklı kültürel kodlara sahip, lâkin aynı şehirde yaşayan üç insanın duygusal çatışmaları sinematografik bir dille aktarılmıştır. İçinde bulundukları sosyal şartlara uyum sağlamak için çaba sarf eden bu üç kurgusal karakterin geçmişlerinden kurtulamamaları, onları yabancılaşma kavramının somut göstergeleri haline getirir. Dramaturjik olarak postmodern bir yapıya sahip olan film; anlatı tarzı ile klasik ve çağdaş sinemayı harmanlamayı hedeflemiştir.

FilmFilm yapımcılığıKısa film+3
Tuğrul Karanfil
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Usta - mekanlara dokunan hayatlar

Bu belgeselde toplum ve meslek arasındaki ilişkiler, bir zanaat dalı olan kuyumculuğun toplum ile olan etkileşimi buradan hareketle görmüş olduğu değişim ve gelişim görsel olarak sunulmuştur. Bu bağlamda, kuyumculuk zanaatinde belirli bir noktaya gelmeyi başarmış Süleyman Köşger'in mesleki deneyimleri ele alınmış, onun ve onunla birlikte bu işi sürdüren Fikret Akpınar ve Hasan Şahin'in de deneyimleri üzerinden görüşlerine başvurulmuştur.

Belgesel filmBelgesellerKuyumculuk+3
Hüsna Köşger
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Unutulmaz Anlar (Kısa film)

Bu kısa film, yaşama yeniden başlayabilme cesaretinin önemine vurgu yapmaktadır. Ailesini kaybettikten sonra hayatının anlamsız olduğunu hisseden Kerim, sürekli onların öldürüldükleri anın kabusunu görerek yaşamaktadır. Fakat zaman ilerledikçe, hayatına girecek olan Samet ve Aslı ile hayatına yeniden anlam katmaya başlayacaktır. Samet, babalık duygusunun nasıl bir şey olduğunu, ona tekrar hatırlatacaktır. Aslı ise, gönlündeki kayıp acısını giderecek ve ona yeni bir yaşam için fırsat verecektir.

FilmKısa filmSenaryo+1
Namig Mamedbeili
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yadigâr (Kısa Film)

Yadigâr isimli bu yüksek lisans tezi, uzun bir süre cinsel ilişkiden uzak kalmış ve entelektüel gelişimlerini tamamlamamış bireylerin cinsellik merkezli kararlarının bireyleri sokabileceği zor durumları temel alan bir kısa film olarak planlanmıştır. Ana karakterimiz Yadigâr ve arkadaşları entelektüel gelişimleri tamamlamamış ve bunun farkında olmayan kişilerdir. Karakterlerimiz, günden güne artan ve bir türlü tatmin edilemeyen cinsel açlıkları karşısında kadınları sadece bir cinsel obje olarak görmektedirler. Bu nedenle, kadınlardan gelen davetleri, bir cinsel münasebet yaşamak umuduyla sorgulamaksızın kabul etmektedirler. Bu kısa film, karakterlerimizin çekici bir kızın tarafından diskoteğe davet edilmesi ile başlayan ve mafyanın eline düşmelerine kadar uzanan bir dizi olayı sinema dilinin absürd komedi türünü kullanarak seyirciye yansıtmaktadır.

CinsellikDurum komedisiEntelektüel+3
Melih Semiz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kahar

Kahar isimli belgesel filmde son yıllarda hızla artan mülteci olgusu Afgan Kahar'ın hayatı üzerinden ele alınmıştır. Bu bağlamda Afganistan'dan Türkiye'ye göç eden Kahar'ın Türkiye'de sürdüğü hayat belgelenerek, Türkiye'ye gelmeden önce Afganistan'daki durumu, orayı terk etme nedenleri, göç yolculuğu ve Türkiye'deki hayatına gözlemcilik yapılmıştır.

AfganistanAfganlılarBelgesel film+7
Özgür Ulaş Erdem
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistanbul

Afganistanbul isimli belgeselde son zamanlarda savaşın da etkisiyle ülkemize gelen Afgan göçmenlerin Türkiye'de bulunma nedenleri incelenmiştir. Bunların içinde; barınma, yaşam standartları ve çalışma koşulları araştırılıp, çobanlık mesleğini icra etmelerinin sebeplerini, iş bulmak konusunda yaşadıkları zorlukları aynı zamanda kolaylıkları incelenmiştir. Ayrıca katılımcılarla yapılan röportajlarla ve görsel belgelerle de desteklenmiştir.

AfganistanAfganlılarBelgesel film+7
Recep Mert Kobal
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Geçmişten günümüze jenerik tasarımındaki gelişmeler

Bu çalışmanın konusu dünyada üretilmekte olan sinema filmleri ve TV dizilerinin açılış sekanslarında yer alan jeneriklerin tarihsel gelişimleridir. Sinemanın icadından sonraki erken dönemde filmleri yaratan stüdyo şirketleri ile filmlerde görev alan kişilerin tanınmasını sağlamak amacıyla isimlerinin yazı kartları şeklinde filmlerin başına ve sonuna eklendiği jenerikler, ilerleyen dönemde ünlü grafik ve jenerik tasarım sanatçısı Saul Bass'ın da etkisiyle büyük bir değişim geçirmiş ve böylelikle sinema ile grafik sanatının sentezlendiği yeni bir anlatı alanı doğmuştur. Günümüzde milyarlarca dolarlık ticari hacme ulaşmış olan Amerikan televizyon ve sinema endüstrisinde; jenerik tasarımının kendi ticari hacmi de son derece büyümüştür. Günümüzde tanınmış bir jenerik sanatçısıyla çalışarak özgün şekilde tasarlanan bir jenerik oluşturmanın maliyeti yaklaşık olarak proje başına on milyon doları bulabilmektedir. Bugün başta Amerika Birleşik Devletleri'nde ve diğer ülke sinemalarında üretilen her büyük bütçeli yapımda mutlak surette bir jenerik tasarımı mevcuttur. Üretilen film ya da TV dizisi yapımlar konu içerikleri kadar jenerik tasarımlarıyla da öne çıkmaktadır. Örneğin, yakın tarihte Amerikalı HBO kanalı tarafından çekilmiş ve tüm dünyada çok büyük izleyici rakamlarına ulaşmış olan "Game of Thrones"(2011-2019) dizisi gibi epik bir yapımın en çok akılda kalan ve izlenen kısımlarından birisi de özel şekilde tasarlanmış olan açılış jeneriği sekansıdır. Dolayısıyla bu durum büyük izleyici kitlelerine ulaşma noktasında jenerik tasarımının kalite ve etkileyiciliğinin neredeyse film ya da dizinin konusu kadar önemli olabileceğini ortaya koymaktadır. Son 20 yıl içerisinde Türkiye'de üretilen sinema filmleri ve TV dizileri hem uluslararası saygın film festivallerinde hem de çeşitli ülkelerin büyük kanallarında hatırı sayılır ticari başarılara ulaşmıştır. Ancak ne yazık ki bu olumlu gelişmelere paralel olarak ülkemizde jenerik tasarımı aynı oranda gelişme gösterememiştir. Ülkemizde faaliyet gösteren ve yurt dışına dizi ve film ihracatı yapan yapımcılar jenerik tasarımlarına gereken yatırımı yapmamakta ve ihtiyaç duyulan değeri vermemektedir. Ancak tüm bunlara rağmen Türkiye dizi ve sinema sektörü dünyaya açılmaya ve ticari rekabette başarılar elde etmeye devam ettikçe; bizim ülkemizde de jenerik tasarımına olan ihtiyacın artacağını ve bu alanda rekabetin oluşmasıyla hem ekonomik hem de estetik anlamda başarı grafiğinin yükseleceği düşünülmektedir.

Animasyon filmlerFilmHareketli grafikler+4
Kamer İncedursun
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sinemada özel efekt gereksinimi ve uygulamaları

Bu belgesel filmde, özel efekt uygulamalarının tarihsel açıdan gerçekleşen teknolojik gelişim sürecine yer verilerek, uygulanan efektlerin sinemadaki gerçeklik algısını ne derece etkilediği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Akademik çerçevede yapılan araştırmaların verileri ile elde edilen sonuçlar, uygulama çerçevesinde sektörden kişilerle de değerlendirilip karşılaştırma yapılmıştır. Bu anlamda Türk Sinemasında özel efektlerin gerek teoride, gerekse uygulamada çok geride olduğunun fotoğrafı çekilmiştir. Belgeselde, yurtdışında uygulanan çalışmalar ile kıyaslandığında Türk Sinemasında özel efekt sanatçılarının yetişmesi için, daha çok akademik çalışmanın yapılması ve bu alanda eğitim veren kişilerin de daha çok sektör tecrübesi olan uzmanlar olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijital Efekt, 3D Efektler, CGI, GreenBox.

Belgesel filmEfektFilm+2
Yılmaz Türk
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yufka yürekli dev adam

Bu çalışma Türk sinemasının Yeşilçam dönemi filmlerinde kötü adam karakterlerini canlandıran oyuncuların gündelik hayatta nasıl yaşadığını inceliyor. Sinemamızın bu oyuncuları nasıl etkilediği, filmlerde yansıttıkları kötü imajının kendi gerçek hayatlarında nasıl karşılık bulduğu, dönemin oyuncularından Sönmez Yıkılmaz' ın hayatı üzerinden incelenip değerlendirilecektir.

FilmFilm yapımcılığıKısa film+3
Zeynelabidin Saltık
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kalaycılık' belgesel – Elle üretimden otomasyona yok olan zanaatlar

Sanayi devriminin ortaya çıkışı sonrasında, üretim şekilleri ve ilişkileri toplum hayatına nasıl yansımış, feodalitenin sarsılması ve yok olması sonucunda ortaya çıkan Fransız İhtilali, milliyetçilik ve ulus kavramlarının insan hayatına katkısı nasıl olmuştur. Sanayi devriminden sonra gelişen teknoloji ile birlikte yok olmaya başlamış değerlerin, mesleklerin öneminin vurgulanması "Kalaycılık" tez filmiyle amaçlanmıştır. Elle üretim şeklinden zamanla seri üretime, otomasyona geçen insanlığın sosyal hayatının nasıl değişime uğramasının araştırılması bu çalışmanın teması olmuştur. Tez filmi aracılığıyla, kalaycılığın halk bilimine katkısı tarihsel süreci içinde ele alınmıştır. Bu sürecin geçmişten günümüze gelişimi, uzman görüşü ile aktarılmış ve kalaycı ustası ile birlikte kalay yapımının bütün aşamaları görsel olarak sunulmuştur.

BakırcılıkBelgesel filmEl sanatları+6
Havva Okutan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Baştan sona

Tolga bir tiyatro oyuncusudur. Gerçek Galata kulesinden hayal gücüyle var edilen tiyatro sahnesindeki Galata kulesine kadar yaşadığı süreç, bir oyuncunun gözünden rol nasıl oluşturulur fikrine ışık tutar. Hezarfen hakkındaki rivayet edilen hikaye, uçmak düşüncesinin o dönem için imkansız olmasından dolayı oldukça önemlidir.Galata kulesi önemli bir figürdür çünkü Tolga ''Uçmak'' adlı oyunda Hezarfen Ahmed Çelebi rolünde oynamakta ve onun uçmak fikrinin, bilimselliğinin ve toplumsal yankılarının gözlemini bize sunmaktadır.Bu fikir rol oluşumunda önemli bir yer tutmaktadır.Rol ve toplumsal dinamikler arasında bir ilişki olup olmadığını süreç içinde sorgulamaktadır. İlk bölümde Tolga Galata kulesinden tiyatro sahnesine oyuna çıkmak üzere yürür.Yolda farklı kişiliklere sahip çeşitli esnaflarla karşılaşır.Her biri toplumsal mozaiklerin bir parçasıdır.Genelikle olumsuz görüşlere sahiptirler.Ve her karşılaşma sonrası Tolga bu kişiliklerin olumsuz tavırları üzerine rol nedir, nasıl oluşturulur sorusuna cevaplar arar ,fikir yürütür.Bunu bir anlatıcı olarak tiyatro sahnesine kadar bize anlatır. İkinci bölümde ise tiyatrodaki hazırlık tiyatro seyircisi gözünden değil sinema seyircisi gözünden anlatılır. Kulislerde, perde arkasında, oyun öncesi ve oyun esnasında yaşananlara şahit oluruz.Oyun başlar ve oyunun sonunda Tolga'nın rolü nasıl sergilediğine tanıklık ederiz.Tolga'nın bu yolculuğu rol,rolün engelleri ve rol çözümlemeleri hakkında bize alternatif fikirler sunar.

Tuğrul Ozan Tuğrul
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İstanbul Boğazı'nda mitolojinin yansımaları: Kyaneai Kayaları ve Pompei Sütunu

Filmin, mitolojideki Altın Post ve Argo Denizcileri efsanesinde bahsi geçtiği düşünülen ve antik dönemde çok çeşitli isimlerle anılan Kyaneai Kayaları'nı ve Avrupa Kyaneaisi üzerindeki Pompei Sütunu isimli tarihi eseri inceleyen ve bunu açıklayıcı tarzda gösteren kısa metrajlı bir belgesel film olması tasarlanmıştır. Çalışmanın kuramsal altyapısı oluşturulurken gerçekleştirilen literatür taraması ile metinlerarasılık ve göstergelerarasılık kapsamında sinema-resim ilişkisi üzerinde durulmuş, filmde yer alan örnek kullanımlar ile bu bağın gerçekleştirildiği gösterilmeye çalışılmıştır. Bunlara ilaveten Fransız yazar André Thevet'nin 1554 tarihli "Cosmographie de Levant" adlı kitabında yer alan iki hatalı illüstrasyon aracılığıyla, Avrupa Kyaneaisi üzerinde bulunan ve sütun kısmı devrilmiş olan Roma Zafer anıtına neden "Pompei Sütunu" adı verilmiş olabileceğine dair bir iz bulunmuştur.

Ahmet Haluk Manav
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2024
10
DoctorateOpen AccessTR

Nefes

Bu çalışmada, Mısır mitolojisinde Feniks, İran mitolojisinde Simurg, Türk mitolojisinde Hüma Kuşu veya Tuğrul kuşu olarak tanımlanan mitolojik kuşun evine olan yolculuğunu konu alan masallar ve görsel çalışmalar incelenmiş ve bu mitolojik kuşun evine yolculuğundan bir kesit kısa bir animasyon filme uyarlanmak üzere yeniden yorumlanmıştır. Kısa animasyon film tekniği olarak Özbekistan, İran ve Türk masal ve mitlerinin yaygın anlatım yöntemi olan minyatür çizimler seçilmiştir. Proje kapsamında minyatürler ile çizilen karakter ve mekanlar, 2 boyutlu animasyon olarak filme dönüştürülmüştür . Filmde geleneksel çizim yöntemlerinden faydalanmanın yanı sıra müzik ve ses tasarımı için de etnik enstrüman ve sesler kullanılmıştır.

Esra Bayhan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Feminist kuramın sinematografik anlatımla ifadesi "Sevim ile Kiraz"

Bu film çalışmasında, etraftaki baskıcı hegemonyaya maruz kalan ve ataerkil dünya içerisinde hapsolmuş iki genç kadının feminist özne olarak kurulumu, dişil dilin imkânı ve kadınlar tarafından gerçekleştirilen bir karşı çıkış doğrultusunda var olan düzenin dönüşümü işlenmiştir. Feminist film kuramı çerçevesinde feminist anlatıyla oluşturulan senaryo üzerinden, kuramın pratikteki imkânı araştırılarak sinematografik olarak karşılığını bulmak ve feminist bir film pratiği oluşturmak hedeflenmiştir.

Asena Yıldırım Konya
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Zühre, Portakal Çiçeği "Toplumsal cinsiyet ve mekan ilişkisi: Kadının kimlik keşfi"

Kimlik kartlarında bekar statüsüyle tanımlanan ancak toplumsal çevrede hâlâ üçüncü bir medeni hal olarak kabul edilen dulluk; erkeklerden daha çok kadınların hayatını etkilemekte ve bu durum, kadınların ayrımcılığa uğramalarına ve dışlanmalarına sebep olmaktadır. Eril düzenin metropollere göre çok daha belirgin olduğu taşra gibi küçük yerleşim yerlerinde dul kadın olmanın getirdiği zorluklar, kadınlık kimliğinin sağladığı zorlukları daha da artırmaktadır. Dul kadınlar, dulluğun beraberinde getirdiği maddi zorluklar, tek ebeveynlik, yeniden evlenme baskısı, taciz, kadınlıklarını yaşayamama ve yaftalanma gibi pek çok sorunla karşı karşıya kalmakta; bu sorunlarla başa çıkmanın yollarını arayarak hayatlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Diğer yandan, metropolde yaşayan kadınlar hızlı yaşam temposu ve toplumsal beklentilerin baskısı altında kendilerini gerçekleştirememekte, hayallerine ulaşmanın yollarını bulamadıkları için içsel bir kaybolmuşluk hissi yaşamaktadırlar. Gündelik yaşamın karmaşası içinde kimliklerini kaybetme korkusu, onları her geçen gün daha fazla yalnızlaştırmaktadır. "Zühre, Portakal Çiçeği" filmi, eşi vefat eden dul bir kadının taşradaki yaşam zorluklarını, bu zorluklarla başa çıkma yöntemlerini ve nihayetinde elde ettiği kazanımlarını; bunun yanı sıra, kendini bulma yolculuğunda köklerinden güç alan başka bir kadının dönüşümünü aktarmayı amaçlamaktadır.

Meriç Ateş
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ben seni çok sevdim

"Ben Seni Çok Sevdim" isimli Yüksek Lisans tez çalışmasıyla, varoluş bağlamında imkansız bir aşk ilişkisi üzerinden sahaf dükkânında çalışan bir üniversite öğrencisi Ruhale Ali Kemal adlı nihilist bir gencin arasındaki ilişkiye yoğunlaşılmış; bu bağlamda insanların aşkın ve duygularının peşinden savruluşu ve bu olguların toplumsal ilişkileri nasıl şekillendirdiğinin araştırılması amaçlanmış; ayrıca, platonik bir aşkın insan hayatındaki kararları etkileyişi ve nihilist bir karakterin hayata bakışının bu olgudaki payı da irdelenmek istenmiştir. Tezi oluşturan kısa film çalışmasında, klasik bir sinema dili kullanılmıştır. Böylesi bir sinema dilininin kullanılmasıyla varoluşsal bir çıkarım elde edilmesi ve yaşam hakkında bir muhakeme yapılması amaçlanmıştır. Ruhan ve Ali Kemal isimli karakterler aracılığıyla, iki insanın karşılaşmasının bir saplantıya dönüşmesi ve bu saplantıya neden olan duygu yoğunluğu, sinema sanatının olanaklarıyla derinlikli bir yolculuğa dönüştürülmüştür. Sinemanın toplumla ya da insanlar arası bir etkileşim aracı olması sebebiyle, klasik sinema dili içinde deneyselliklere de başvurulmuş, kimi imge, metafor, simge ve benzetmelerden de yararlanılmıştır. Bu bağlamda farklı kültürlerin ortaya çıkardığı sinema diliyle diyalektik bir sorgulama kurulmaya çalışılmış; filmin dili klasik Hollywood film dilinden farklılaştırılmıştır. Çünkü metafor ve diğer nitelikler, her sanatta ve özellikle de sinemada var olduğundan beri güçlü bir ifade aracı olmuştur. Bu açıdan sinema ve edebiyat ilişkisi ve bu bağlamda özellikle şiir sanatı; özellikle de görüntü ve ışık aracılığıyla estetik bir algı oluşturmak ve sinema dilinin potansiyelini güçlendirmek için kullanılmıştır. Bu çalışma, belirtilen özellikler bağlamında sinemanın insanlar arası iletişimi, duygusal bağları ve insanların kültürel anlayışını nasıl yönlendirdiğini incelemek amacıyla bir perspektif de sunmayı amaçlamıştır. Nihilist Ali Kemal ile aşka değer veren Ruhan arasında gözlemlenen ve hayata farklı pencerelerden bakma olgusunun, nasıl büyük bir hayal kırıklığı yarattığı da yansıtılmak istenmiştir. Ben Seni Çok Sevdim isimli tez filmiyle; sosyo kültürel bir bakış açısıyla, Ruhan ve Ali Kemal isimli karakterlerin hikâyesi üzerinden, sanatın toplumsal işlevinin sınırları hakkında bir perspektif sunulması da amaçlanmıştır.

Onur Kırşavoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İklim değişikliğinin İzmir'de toplumsal ve çevresel etkileri (sular altında)

Küresel iklim değişikliği, dünyanın çevresel dengelerini hızla değiştiren en önemli sorunlardan biridir. Bu tez çalışması, deniz seviyesindeki yükselmenin İzmir gibi önemli bir kıyı kenti üzerindeki etkilerini analiz ederek, kurmaca bir film olan 'Sular Altında' ile tamamlamayı amaçlamaktadır. IPCC'nin 5. ve 6. Değerlendirme Raporları temel alınarak, İzmir'in sahil şeritlerinin 2050-2100 yılları arasında karşı karşıya kalabileceği riskler detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Araştırma, deniz seviyesindeki yükselmenin sosyo-ekonomik etkilerini ve bu durumun kentsel planlama ile altyapıya yansımalarını kapsamaktadır. Bulgular, İzmir'in deniz seviyesindeki yükseliş nedeniyle geri dönülmez kayıpları önlemek için acil eylem planlarına ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, "Sular Altında" adıyla kurmaca bir anlatı, İzmir'ın iklim değişikliğinin etkileri altında kalma senaryosunu hem bilimsel hem de sanatsal bir perspektifle ele almaktadır. Film boyunca, karakterin açlık, susuzluk ve yalnızlık ile olan savaşı, izleyiciye bilimsel gerçeklerin insani boyutunu sunar. Deniz seviyesinin yükselmesi, ekolojik dengenin bozulması, deniz suyunun asitlenmesi, gıda erişiminin kısıtlanması, susuzluk ve İzmir'in yok olma riski, hikâyeye dayanak oluşturan IPCC raporları ve bilimsel verilerle desteklenmiştir. Bu bağlamda, kurmaca anlatı, izleyiciye sadece bir hikâye anlatmakla kalmaz; aynı zamanda çevre sorunları hakkında farkındalık yaratmayı amaçlar. Bu tez, küresel çevre sorunlarının çözümüne yönelik farkındalığı artırmayı ve İzmir'in gelecekteki çevresel uyum stratejilerine rehberlik etmeyi hedeflemektedir.

Atakan Köse
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2025
00

Other supervisors