Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Perihan Tuğba Şeker
12 theses · Uşak University
Konuşma becerisinin geliştirilmesinde Web 2.0 aracılığıyla oyun temelli öğrenme
Konuşma, insanın kendini ifade etmesi bakımından oldukça önemlidir. Konuşma becerisi, geçmişten bugüne insanoğlunun sahip olduğu en önemli beceriler arasında yer almaktadır. Örgün eğitim kurumlarında verilen konuşma eğitimi, öğrencilerin tüm hayatları boyunca kullanmak durumunda kalacakları kazanımları içermektedir. Bu araştırmanın amacı web tabanlı oyun atölye sürecinin beşinci sınıf öğrencilerinin konuşma becerisine etkisini belirlemektir. Araştırmada nitel ve nicel verilerin birlikte kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırma kapsamında 14 oyun temelli atölye geliştirilmiştir. Geliştirilen oyun temelli atölyelerin uygulama aşaması 2020-2021 eğitim öğretim yılı ikinci dönemi uzaktan eğitim sürecinde Web 2.0 araçları ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul ilinde yer alan bir devlet ortaokulunun beşinci sınıfına devam eden 10 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma tek gruplu olarak yürütülmüştür. Araştırma verileri; gözlem, hazırlıklı konuşma değerlendirme formu, hazırlıksız konuşma değerlendirme formu, karşılıklı konuşma değerlendirme formu, oyun temelli atölyeler, araştırmacı günlüğü, öz değerlendirme formu, araştırmacı uygulama değerlendirme formu, öğrenci görüşme formu ve öğretmen görüşme formu aracılığı ile toplanmıştır. Uygulama öncesinde oyun temelli öğrenme sürecinin konuşma becerisine etkisini belirlemek amacıyla alanyazın incelemesi yapılmış ve ilgili müfredatlar incelenmiştir. Yapılan incelemeler ve gözlemler, başvurulan uzman görüşleri sonucunda konuşma kazanımları belirlenmiş ve araştırmacı tarafından oyun temelli atölyeler hazırlanmıştır. Araştırmacı tarafından yürütülen uygulama süreci 14 hafta sürmüştür. Uygulama öncesinde öğrencilerin konuşma becerisine yönelik düzeyleri ön test aracılığı ile ölçüldükten sonra uygulama aşamasına geçilmiştir. Uygulama süresince araştırmacı tarafından araştırmacı günlüğü tutulmuştur. Her atölye sonunda çalışma grubunda yer alan öğrenciler tarafından öz değerlendirme formu ve araştırmacı tarafından araştırmacı uygulama değerlendirme formu doldurulmuştur. Uygulama sonrasında oyun temelli atölyelerin öğrencilerin konuşma becerisine etkisini belirlemek için son test uygulaması yapılmıştır. Ayrıca uygulama sonrasında çalışma grubundaki öğrenciler ve bu öğrencilerin dersine giren öğretmenler ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin konuşma becerilerinin belirlenmesi ve gelişimlerinin incelenmesi amacıyla yapılan hazırlıklı konuşma ön test ortalamaları X ̅:32,5000 iken son test ortalamalarının X ̅:63,000, hazırlıksız konuşma ön test ortalamaları X ̅: 36,3000 iken son test ortalamalarının X ̅:54,5000, karşılıklı konuşma ön test ortalamaları X ̅:43,0000 iken son test ortalamalarının X ̅:64,4000 olduğu tespit edilmiştir. Son testlerde öğrencilerin başarılarının anlamlı bir biçimde daha yüksek olması, uygulanan oyun temelli atölyelerin öğrencilerin konuşma becerilerine katkı sağladığını göstermektedir. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin atölye sonunda doldurdukları öz değerlendirme formları ile araştırmacı uygulama gözlem formları arasında ilk atölye haricindeki diğer atölyelerde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırmacı günlüğü ve öğrenci görüşleri de bu verileri destekler niteliktedir. Diğer taraftan öğrenciler genel anlamda oyun temelli atölyeleri eğlenceli bulduklarını ve bir daha oynamak isteyeceklerini belirtmişlerdir. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin uygulama sonunda alınan görüşleri incelendiğinde, öğrencilerin hepsinin atölye sürecinin konuşmalarına katkı sağladığını belirttikleri görülmüştür. Çalışma grubundaki öğrencilerin dersine giren öğretmenlerin uygulama ile ilgili görüşleri de çalışmanın sonuçlarını destekler niteliktedir. Sonuç olarak araştırma sürecinde yapılan oyun temelli atölye uygulamalarının öğrencilerin konuşma becerilerinin gelişimine katkı sağladığı söylenebilmektedir.
Konuşma becerisinin geliştirilmesinde Web 2.0 aracılığıyla oyun temelli öğrenme
Konuşma, insanın kendini ifade etmesi bakımından oldukça önemlidir. Konuşma becerisi, geçmişten bugüne insanoğlunun sahip olduğu en önemli beceriler arasında yer almaktadır. Örgün eğitim kurumlarında verilen konuşma eğitimi, öğrencilerin tüm hayatları boyunca kullanmak durumunda kalacakları kazanımları içermektedir. Bu araştırmanın amacı web tabanlı oyun atölye sürecinin beşinci sınıf öğrencilerinin konuşma becerisine etkisini belirlemektir. Araştırmada nitel ve nicel verilerin birlikte kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırma kapsamında 14 oyun temelli atölye geliştirilmiştir. Geliştirilen oyun temelli atölyelerin uygulama aşaması 2020-2021 eğitim öğretim yılı ikinci dönemi uzaktan eğitim sürecinde Web 2.0 araçları ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul ilinde yer alan bir devlet ortaokulunun beşinci sınıfına devam eden 10 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma tek gruplu olarak yürütülmüştür. Araştırma verileri; gözlem, hazırlıklı konuşma değerlendirme formu, hazırlıksız konuşma değerlendirme formu, karşılıklı konuşma değerlendirme formu, oyun temelli atölyeler, araştırmacı günlüğü, öz değerlendirme formu, araştırmacı uygulama değerlendirme formu, öğrenci görüşme formu ve öğretmen görüşme formu aracılığı ile toplanmıştır. Uygulama öncesinde oyun temelli öğrenme sürecinin konuşma becerisine etkisini belirlemek amacıyla alanyazın incelemesi yapılmış ve ilgili müfredatlar incelenmiştir. Yapılan incelemeler ve gözlemler, başvurulan uzman görüşleri sonucunda konuşma kazanımları belirlenmiş ve araştırmacı tarafından oyun temelli atölyeler hazırlanmıştır. Araştırmacı tarafından yürütülen uygulama süreci 14 hafta sürmüştür. Uygulama öncesinde öğrencilerin konuşma becerisine yönelik düzeyleri ön test aracılığı ile ölçüldükten sonra uygulama aşamasına geçilmiştir. Uygulama süresince araştırmacı tarafından araştırmacı günlüğü tutulmuştur. Her atölye sonunda çalışma grubunda yer alan öğrenciler tarafından öz değerlendirme formu ve araştırmacı tarafından araştırmacı uygulama değerlendirme formu doldurulmuştur. Uygulama sonrasında oyun temelli atölyelerin öğrencilerin konuşma becerisine etkisini belirlemek için son test uygulaması yapılmıştır. Ayrıca uygulama sonrasında çalışma grubundaki öğrenciler ve bu öğrencilerin dersine giren öğretmenler ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin konuşma becerilerinin belirlenmesi ve gelişimlerinin incelenmesi amacıyla yapılan hazırlıklı konuşma ön test ortalamaları X ̅:32,5000 iken son test ortalamalarının X ̅:63,000, hazırlıksız konuşma ön test ortalamaları X ̅: 36,3000 iken son test ortalamalarının X ̅:54,5000, karşılıklı konuşma ön test ortalamaları X ̅:43,0000 iken son test ortalamalarının X ̅:64,4000 olduğu tespit edilmiştir. Son testlerde öğrencilerin başarılarının anlamlı bir biçimde daha yüksek olması, uygulanan oyun temelli atölyelerin öğrencilerin konuşma becerilerine katkı sağladığını göstermektedir. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin atölye sonunda doldurdukları öz değerlendirme formları ile araştırmacı uygulama gözlem formları arasında ilk atölye haricindeki diğer atölyelerde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırmacı günlüğü ve öğrenci görüşleri de bu verileri destekler niteliktedir. Diğer taraftan öğrenciler genel anlamda oyun temelli atölyeleri eğlenceli bulduklarını ve bir daha oynamak isteyeceklerini belirtmişlerdir. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin uygulama sonunda alınan görüşleri incelendiğinde, öğrencilerin hepsinin atölye sürecinin konuşmalarına katkı sağladığını belirttikleri görülmüştür. Çalışma grubundaki öğrencilerin dersine giren öğretmenlerin uygulama ile ilgili görüşleri de çalışmanın sonuçlarını destekler niteliktedir. Sonuç olarak araştırma sürecinde yapılan oyun temelli atölye uygulamalarının öğrencilerin konuşma becerilerinin gelişimine katkı sağladığı söylenebilmektedir.
Erken çocukluk dönemi sanat çalışmalarında renk seçme eğilimi (Muş ili örneği)
Okul öncesi eğitime ve ilkokul 1. sınıfa devam eden çocukların sanat etkinlikleri kapsamında ve görsel sanatlar dersi uygulamalarında yaptıkları resimlerdeki renk tercihlerinin ve kaç farklı renk kullandıklarının belirlenmesinin amaçlandığı bu çalışma betimsel tarama modelindedir. Araştırmada, okul öncesi eğitim kurumuna ve ilkokul 1. sınıfa devam eden, uygulama tarihi itibarıyla, anasınıflarında 48-66 aylık öğrencilerin 1. sınıfta ise 72 ay ve üzerindeki öğrencilerin serbest resim çalışmaları ve mandala çalışmaları çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Muş ili, Merkez İlçesi'nde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokulların anasınıflarına devam eden 48-66 aylık çocuklar ve ilkokul 1. sınıflarda eğitim görmekte olan 72 ay üzeri öğrenciler oluşturmaktadır. Muş İli'nde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullar arasından basit tesadüfî örneklem yöntemi ile seçilecek olan sekiz anasınıfında 48-66 ayları arasında olan 50'si erkek 50'si kız olmak üzere toplam 100 öğrenci ve 1. sınıflarda basit tesadüfî örneklem yöntemi ile seçilecek olan sekiz sınıfta 72 ay ve üzerinde olan 50'si erkek 50'si kız olmak üzere toplam 100 öğrenci, genel toplamda 200 öğrenci araştırmanın örneklem grubunu oluşturmaktadır. Uygulama 2017-2018 eğitim öğretim yılında Muş İli, Merkez İlçesi'ndeki çalışma grubunu temsil ettiği düşünülen sekiz adet anasınıfında ve ilkokuldaki sekiz adet 1. sınıfta gerçekleştirilmiştir. Anasınıfındaki öğrencilerin tüm resimleri incelendiğinde en çok kullandıkları ilk dört rengin yeşil, mavi, kırmızı ve sarı olduğu belirlenmiştir. 1. sınıftaki öğrencilerin de tüm resimleri incelendiğinde en çok kullandıkları ilk dört rengin kırmızı, mavi, yeşil ve sarı olduğu belirlenmiştir.
Erken çocukluk dönemi sanat çalışmalarında renk seçme eğilimi (Muş ili örneği)
Okul öncesi eğitime ve ilkokul 1. sınıfa devam eden çocukların sanat etkinlikleri kapsamında ve görsel sanatlar dersi uygulamalarında yaptıkları resimlerdeki renk tercihlerinin ve kaç farklı renk kullandıklarının belirlenmesinin amaçlandığı bu çalışma betimsel tarama modelindedir. Araştırmada, okul öncesi eğitim kurumuna ve ilkokul 1. sınıfa devam eden, uygulama tarihi itibarıyla, anasınıflarında 48-66 aylık öğrencilerin 1. sınıfta ise 72 ay ve üzerindeki öğrencilerin serbest resim çalışmaları ve mandala çalışmaları çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Muş ili, Merkez İlçesi'nde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokulların anasınıflarına devam eden 48-66 aylık çocuklar ve ilkokul 1. sınıflarda eğitim görmekte olan 72 ay üzeri öğrenciler oluşturmaktadır. Muş İli'nde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullar arasından basit tesadüfî örneklem yöntemi ile seçilecek olan sekiz anasınıfında 48-66 ayları arasında olan 50'si erkek 50'si kız olmak üzere toplam 100 öğrenci ve 1. sınıflarda basit tesadüfî örneklem yöntemi ile seçilecek olan sekiz sınıfta 72 ay ve üzerinde olan 50'si erkek 50'si kız olmak üzere toplam 100 öğrenci, genel toplamda 200 öğrenci araştırmanın örneklem grubunu oluşturmaktadır. Uygulama 2017-2018 eğitim öğretim yılında Muş İli, Merkez İlçesi'ndeki çalışma grubunu temsil ettiği düşünülen sekiz adet anasınıfında ve ilkokuldaki sekiz adet 1. sınıfta gerçekleştirilmiştir. Anasınıfındaki öğrencilerin tüm resimleri incelendiğinde en çok kullandıkları ilk dört rengin yeşil, mavi, kırmızı ve sarı olduğu belirlenmiştir. 1. sınıftaki öğrencilerin de tüm resimleri incelendiğinde en çok kullandıkları ilk dört rengin kırmızı, mavi, yeşil ve sarı olduğu belirlenmiştir.
Öykülerle desteklenmiş matematik eğitim programının 48-60 aylık çocukların matematik becerilerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, anaokuluna devam eden 48-60 ay arasındaki çocuklar için öykülerle desteklenmiş matematik eğitim programı geliştirmek ve bu programın çocukların erken matematik becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2020- 2021 eğitim- öğretim yılında Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız bir anaokulunda okul öncesi eğitime devam eden 48-60 ay arasındaki çocuklar oluşturmaktadır. Deney ve kontrol gruplu çalışılan araştırmada deney grubu 18 çocuk, kontrol grubu 15 çocuk olmak üzere toplamda 33 çocuk ile çalışma yürütülmüştür. Bu araştırmada ön test-son test, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Erken Matematik Yeteneği Testi3 (TEMA-3) kullanılmıştır. Ginsburg ve Baroody tarafından geliştirilen testin Türkiye'deki 48-60 aylık çocuklar için uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışması Şeker (2013) tarafından yapılmıştır. Veri toplama sürecinde deney ve kontrol grubu öğrencilerine öykülerle desteklenmiş matematik eğitim programı uygulanmadan önce Erken Matematik Yeteneği Testi-3 (TEMA-3) ön test olarak uygulanmıştır. Ön testler bittikten sonra deney grubu ile haftada üç (3) gün olmak üzere 8 hafta boyunca "Öykülerle Desteklenmiş Matematik Eğitim Programı" uygulanmıştır. Araştırma sürecinde araştırmacı tarafından deney grubunda bulunan çocuklara "Öykülerle Desteklenmiş Matematik Eğitim Programı" uygulanmış; kontrol grubunda bulunan çocuklara ise 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı'nda belirtilen günlük eğitim akışı devam ettirilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. Ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını görmek adına bağımsız gruplar T-Testi, deney ve kontrol grubunun kendi aralarında ön test- son test puanları arasındaki anlamlı bir farkın olup olmadığını görmek adına bağımlı gruplar T-Testi kullanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgulardan hareketle ön test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken; son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Öykülerle desteklenmiş matematik eğitim programının çocukların matematik becerilerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Erken Çocukluk Dönemi, Erken Matematik Yeteneği, Matematik Eğitimi
Öykülerle desteklenmiş matematik eğitim programının 48-60 aylık çocukların matematik becerilerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, anaokuluna devam eden 48-60 ay arasındaki çocuklar için öykülerle desteklenmiş matematik eğitim programı geliştirmek ve bu programın çocukların erken matematik becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2020- 2021 eğitim- öğretim yılında Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız bir anaokulunda okul öncesi eğitime devam eden 48-60 ay arasındaki çocuklar oluşturmaktadır. Deney ve kontrol gruplu çalışılan araştırmada deney grubu 18 çocuk, kontrol grubu 15 çocuk olmak üzere toplamda 33 çocuk ile çalışma yürütülmüştür. Bu araştırmada ön test-son test, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Erken Matematik Yeteneği Testi3 (TEMA-3) kullanılmıştır. Ginsburg ve Baroody tarafından geliştirilen testin Türkiye'deki 48-60 aylık çocuklar için uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışması Şeker (2013) tarafından yapılmıştır. Veri toplama sürecinde deney ve kontrol grubu öğrencilerine öykülerle desteklenmiş matematik eğitim programı uygulanmadan önce Erken Matematik Yeteneği Testi-3 (TEMA-3) ön test olarak uygulanmıştır. Ön testler bittikten sonra deney grubu ile haftada üç (3) gün olmak üzere 8 hafta boyunca "Öykülerle Desteklenmiş Matematik Eğitim Programı" uygulanmıştır. Araştırma sürecinde araştırmacı tarafından deney grubunda bulunan çocuklara "Öykülerle Desteklenmiş Matematik Eğitim Programı" uygulanmış; kontrol grubunda bulunan çocuklara ise 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı'nda belirtilen günlük eğitim akışı devam ettirilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. Ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını görmek adına bağımsız gruplar T-Testi, deney ve kontrol grubunun kendi aralarında ön test- son test puanları arasındaki anlamlı bir farkın olup olmadığını görmek adına bağımlı gruplar T-Testi kullanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgulardan hareketle ön test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken; son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Öykülerle desteklenmiş matematik eğitim programının çocukların matematik becerilerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Erken Çocukluk Dönemi, Erken Matematik Yeteneği, Matematik Eğitimi
Erken çocukluk eğitimi kurumlarında görev yapan öğretmenlerin görsel sanat ve yaratıcılık alanına yönelik görüşleri
Yaratıcılık, erken çocukluk eğitiminde geliştirilmesi gereken en önemli beceriler arasında yer almaktadır. Yaratıcılığı geliştirmek için uygulanan etkinlik planlarında planlama ve uygulama aşamalarına dikkat edilmelidir. Bu çalışmada öğretmenlerin görsel sanat etkinliklerine ve yaratıcılığa yönelik görüşleri, okullarda bulunan sanat merkezi materyalleri ve okullarda uygulanan görsel sanat etkinliği türlerinin tespiti temel alınmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin görsel sanat ve yaratıcılığa ilişkin görüşlerini ve görüş ile uygulamalar arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlayan bu araştırma, tarama modelinde olup nitel yöntemler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Muş ili ve Bulanık ilçesinde 2018-2019 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı ilkokul ve ortaokul bünyesindeki anasınıfları ve bağımsız anaokullarında görev yapmakta olan 100 okul öncesi öğretmeni ve sonrasında gönüllü olan 20 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde araştırmaya katılan öğretmenlerle görüşme yapılmış ve görüşmeler tamamlandıktan sonra formlar analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Görüşmelerden sonra gözleme yer verilmiştir. Gönüllü olan 20 okul öncesi öğretmenin sınıfı ziyaret edilmiş; sanat merkezleri ve materyalleri incelenmiş, yer alan görsel sanat etkinlikleri türlerine göre incelenmiştir. Araştırma sonucunda; okul öncesi öğretmenlerinin açık uçlu sorulardan oluşan formda yer alan sorularda belirttikleri tanımlara göre yaratıcılık ve sanat alanında bilgi sahibi oldukları, yaratıcılığın tanımı, yaratıcı bireyin özellikleri, yaratıcılığın çocuklar için önemi, yaratıcılığa engel durumlar, yaratıcılığı geliştiren oyun ve oyuncaklar cinsiyetin yaratıcılık üzerindeki etkisi, yaratıcılığa yönelik etkinlikler, sanat çalışması türleri, sanatın önemi, alınan dersler ve teknik geliştirmeye yönelik bildiklerini aktarabildikleri ve uygulamalarda da yer verdiklerini belirtmişlerdir. Araştırma sonucunda genel olarak okullarda sanat merkezlerinin bulunduğu fakat materyal olarak tam donanımlı olmadığı tespit edilmiştir. Görüşmelerde belirtilen uygulamada ağırlık verilen sanat etkinliği türleri ile panolarda yer alan görsel sanat etkinliği türlerinin birbirini tutmadığı tespit edilmiştir.
Erken çocukluk eğitimi kurumlarında görev yapan öğretmenlerin görsel sanat ve yaratıcılık alanına yönelik görüşleri
Yaratıcılık, erken çocukluk eğitiminde geliştirilmesi gereken en önemli beceriler arasında yer almaktadır. Yaratıcılığı geliştirmek için uygulanan etkinlik planlarında planlama ve uygulama aşamalarına dikkat edilmelidir. Bu çalışmada öğretmenlerin görsel sanat etkinliklerine ve yaratıcılığa yönelik görüşleri, okullarda bulunan sanat merkezi materyalleri ve okullarda uygulanan görsel sanat etkinliği türlerinin tespiti temel alınmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin görsel sanat ve yaratıcılığa ilişkin görüşlerini ve görüş ile uygulamalar arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlayan bu araştırma, tarama modelinde olup nitel yöntemler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Muş ili ve Bulanık ilçesinde 2018-2019 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı ilkokul ve ortaokul bünyesindeki anasınıfları ve bağımsız anaokullarında görev yapmakta olan 100 okul öncesi öğretmeni ve sonrasında gönüllü olan 20 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde araştırmaya katılan öğretmenlerle görüşme yapılmış ve görüşmeler tamamlandıktan sonra formlar analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Görüşmelerden sonra gözleme yer verilmiştir. Gönüllü olan 20 okul öncesi öğretmenin sınıfı ziyaret edilmiş; sanat merkezleri ve materyalleri incelenmiş, yer alan görsel sanat etkinlikleri türlerine göre incelenmiştir. Araştırma sonucunda; okul öncesi öğretmenlerinin açık uçlu sorulardan oluşan formda yer alan sorularda belirttikleri tanımlara göre yaratıcılık ve sanat alanında bilgi sahibi oldukları, yaratıcılığın tanımı, yaratıcı bireyin özellikleri, yaratıcılığın çocuklar için önemi, yaratıcılığa engel durumlar, yaratıcılığı geliştiren oyun ve oyuncaklar cinsiyetin yaratıcılık üzerindeki etkisi, yaratıcılığa yönelik etkinlikler, sanat çalışması türleri, sanatın önemi, alınan dersler ve teknik geliştirmeye yönelik bildiklerini aktarabildikleri ve uygulamalarda da yer verdiklerini belirtmişlerdir. Araştırma sonucunda genel olarak okullarda sanat merkezlerinin bulunduğu fakat materyal olarak tam donanımlı olmadığı tespit edilmiştir. Görüşmelerde belirtilen uygulamada ağırlık verilen sanat etkinliği türleri ile panolarda yer alan görsel sanat etkinliği türlerinin birbirini tutmadığı tespit edilmiştir.
Erken çocukluk döneminde bulunan çocuklara yönelik geliştirilen STEM eğitim uygulamalarının bilimsel süreç becerilerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırma erken çocukluk döneminde bulunan çocuklara yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen STEM eğitim uygulamalarının çocukların bilimsel süreç becerileri üzerindeki etkisini incelemek adına yapılmıştır. Araştırma yarı deneysel çalışma şeklindedir. Araştırmanın çalışma grubunu 2020- 2021 eğitim- öğretim yılında Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Cumhuriyet İlkokulu anasınıflarında öğrenim gören okul öncesi dönem çocukları oluşturmaktadır. Deney ve kontrol gruplu çalışılan araştırmada deney grubu 10 çocuk, kontrol grubu 10 çocuk olmak üzere toplamda 20 çocuk ile çalışma yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak Şahin, Yıldırım, Sürmeli ve Güven (2018) tarafından geliştirilen '' Okul Öncesi Dönem Bilimsel Süreç Beceri Testi '' ve araştırmacı tarafından geliştirilen '' Genel Bilgi Formu '' kullanılmıştır. Araştırma öncesinde gerekli izinler alınarak çalışma grubundaki her bir katılımcıya ön test uygulaması yapılmıştır. Araştırma sürecinde araştırmacı tarafından geliştirilen STEM eğitim uygulamaları deney grubunda bulunan çocuklara uygulanmış; kontrol grubunda bulunan çocuklara 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı'nda belirtilen günlük eğitim akışı devam ettirilmiştir. Uygulamaların bitimini izleyen hafta her iki gruba da son testler uygulanarak elde edilen veriler SPSS. 22 programı ile analiz edilmiştir. Analiz sürecinde verilerin dağılımlarına bakılarak elde edilen verilerin normal dağılım gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sebepten ötürü veriler parametrik testler üzerinden analiz edilerek ilgili alandan uzman görüşleri alınmıştır. Ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını görmek adına bağımsız gruplar T-Testi, deney ve kontrol grubunun kendi aralarında ön test- son test puanları arasındaki anlamlı bir farkın olup olmadığını görmek adına bağımlı gruplar T-Testi, genel bilgi formundan elde edilen demografik bilgilerin bilimsel süreç becerileri üzerindeki etkisini görmek adına T-Testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgulardan hareketle ön test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken; son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Geliştirilen STEM eğitim uygulamalarının çocukların bilimsel süreç becerileri üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Erken çocukluk döneminde bulunan çocuklara yönelik geliştirilen STEM eğitim uygulamalarının bilimsel süreç becerilerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırma erken çocukluk döneminde bulunan çocuklara yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen STEM eğitim uygulamalarının çocukların bilimsel süreç becerileri üzerindeki etkisini incelemek adına yapılmıştır. Araştırma yarı deneysel çalışma şeklindedir. Araştırmanın çalışma grubunu 2020- 2021 eğitim- öğretim yılında Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Cumhuriyet İlkokulu anasınıflarında öğrenim gören okul öncesi dönem çocukları oluşturmaktadır. Deney ve kontrol gruplu çalışılan araştırmada deney grubu 10 çocuk, kontrol grubu 10 çocuk olmak üzere toplamda 20 çocuk ile çalışma yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak Şahin, Yıldırım, Sürmeli ve Güven (2018) tarafından geliştirilen '' Okul Öncesi Dönem Bilimsel Süreç Beceri Testi '' ve araştırmacı tarafından geliştirilen '' Genel Bilgi Formu '' kullanılmıştır. Araştırma öncesinde gerekli izinler alınarak çalışma grubundaki her bir katılımcıya ön test uygulaması yapılmıştır. Araştırma sürecinde araştırmacı tarafından geliştirilen STEM eğitim uygulamaları deney grubunda bulunan çocuklara uygulanmış; kontrol grubunda bulunan çocuklara 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı'nda belirtilen günlük eğitim akışı devam ettirilmiştir. Uygulamaların bitimini izleyen hafta her iki gruba da son testler uygulanarak elde edilen veriler SPSS. 22 programı ile analiz edilmiştir. Analiz sürecinde verilerin dağılımlarına bakılarak elde edilen verilerin normal dağılım gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sebepten ötürü veriler parametrik testler üzerinden analiz edilerek ilgili alandan uzman görüşleri alınmıştır. Ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını görmek adına bağımsız gruplar T-Testi, deney ve kontrol grubunun kendi aralarında ön test- son test puanları arasındaki anlamlı bir farkın olup olmadığını görmek adına bağımlı gruplar T-Testi, genel bilgi formundan elde edilen demografik bilgilerin bilimsel süreç becerileri üzerindeki etkisini görmek adına T-Testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgulardan hareketle ön test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken; son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Geliştirilen STEM eğitim uygulamalarının çocukların bilimsel süreç becerileri üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
63-92 aylık çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 63-92 aylık çocukların kişiler arası problem çözme becerilerini farklı değişkenler açısından değerlendirmektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Van ili Erciş ilçesinde 2020-2021 eğitim öğretim yılında Erciş Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bağımsız anaokulları, ilkokul bünyesindeki anasınıfları ve 1. sınıfa devam eden 63-92 aylık çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Holliman (2010) tarafından geliştirilen geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılarak Türkçe'ye uyarlanan "Erken Çocukluk Dönemi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri Ölçeği'' ve araştırmacı tarafından geliştirilen ''Kişisel Bilgi Formu'' ile toplanmıştır. Veri toplama sürecinde toplam 452 çocuğa "Erken Çocukluk Dönemi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri Ölçeği'' ve "Kişisel Bilgi Formu'' uygulanmıştır. 452 çocuğun ebeveynlerinden sadece birine ölçekteki maddeler yöneltilmiş ve verilen cevaplar işaretlenmiştir. Uygulama sonucu elde edilen veriler, uygun istatistiksel paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin, cinsiyet değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığı görülmüştür. Erkek çocuklarının kişiler arası problem çözme becerileri, kız çocuklarına göre daha yüksek bulunmuştur. Çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin, anne yaşı değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Annesi 29 yaş ve altında olan çocukların becerileri, annesi 30-39 yaş arasında olan çocuklara göre daha yüksek bulunmuştur. Çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin baba eğitim durumu ve baba mesleği değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Babasının eğitim durumu İlkokul-Ortaokul olan çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin, babasının eğitim durumu Yüksek Lisans olan çocuklara göre; babasının mesleği "Diğer" olan çocukların becerilerinin, babasının mesleği "Memur" olan çocuklara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Çocukların kişiler arası problem çözme becerileri ile günlük televizyon izleme süresi değişkeni arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucu bulunmuştur. Günlük 4-5 saat arasında televizyon izleyen çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin, diğer sürelerde televizyon izleyen çocuklara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kişiler arası problem çözme becerisi, kişiler arası ilişki, erken çocukluk
63-92 aylık çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 63-92 aylık çocukların kişiler arası problem çözme becerilerini farklı değişkenler açısından değerlendirmektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Van ili Erciş ilçesinde 2020-2021 eğitim öğretim yılında Erciş Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bağımsız anaokulları, ilkokul bünyesindeki anasınıfları ve 1. sınıfa devam eden 63-92 aylık çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Holliman (2010) tarafından geliştirilen geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılarak Türkçe'ye uyarlanan "Erken Çocukluk Dönemi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri Ölçeği'' ve araştırmacı tarafından geliştirilen ''Kişisel Bilgi Formu'' ile toplanmıştır. Veri toplama sürecinde toplam 452 çocuğa "Erken Çocukluk Dönemi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri Ölçeği'' ve "Kişisel Bilgi Formu'' uygulanmıştır. 452 çocuğun ebeveynlerinden sadece birine ölçekteki maddeler yöneltilmiş ve verilen cevaplar işaretlenmiştir. Uygulama sonucu elde edilen veriler, uygun istatistiksel paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin, cinsiyet değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığı görülmüştür. Erkek çocuklarının kişiler arası problem çözme becerileri, kız çocuklarına göre daha yüksek bulunmuştur. Çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin, anne yaşı değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Annesi 29 yaş ve altında olan çocukların becerileri, annesi 30-39 yaş arasında olan çocuklara göre daha yüksek bulunmuştur. Çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin baba eğitim durumu ve baba mesleği değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Babasının eğitim durumu İlkokul-Ortaokul olan çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin, babasının eğitim durumu Yüksek Lisans olan çocuklara göre; babasının mesleği "Diğer" olan çocukların becerilerinin, babasının mesleği "Memur" olan çocuklara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Çocukların kişiler arası problem çözme becerileri ile günlük televizyon izleme süresi değişkeni arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucu bulunmuştur. Günlük 4-5 saat arasında televizyon izleyen çocukların kişiler arası problem çözme becerilerinin, diğer sürelerde televizyon izleyen çocuklara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kişiler arası problem çözme becerisi, kişiler arası ilişki, erken çocukluk