Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Salih Denli
10 theses · İstanbul Arel University, Fatih Sultan Mehmet Foundation University
Görsel iletişim tasarımında infografik kullanımı ve uygulamalar
Görsel iletişim tasarımı sürecinde kullanılan her türlü dijital ve basılı mecrada, grafikler, fotoğraflar, illüstrasyonlar, tipografiler, haritalar, tablolar ve ikonlar gibi birçok bileşen değişik kombinasyonlarla bir arada kullanılabilmektedir. Tüm bu bileşenleri farklı yöntem biçimleriyle kullanan ve bilginin farklı görsel formlarını içerisinde barındıran bilgi grafikleri (infografik) günümüz görsel iletişim araçları arasında yeni bir trend olarak kendini göstermeye başlamıştır. Bu çalışmada infografik, infografik türleri ve kullanım mecralarının yanı sıra, tasarım yapılırken kullanılan yöntem ve teknikler incelenerek sektörde hangi mecralarda hangi tür infografiklerin tercih edildiği ve infografik tasarımların iletişim süreci üzerindeki etkisi irdelenmiştir. Birinci bölümde; çalışmanın amacı ve araştırma metodolojisi üzerine giriş yapılmıştır. İkinci bölümde; görsel iletişim tasarımı ve infografik başlığı altında, görsel iletişim tasarımının tanımı ve görsel iletişim tasarım türlerine değinilmiştir. Bunun yanı sıra infografik tanımı yapılıp infografik tasarım yaklaşımının geçmişten günümüze tarihsel gelişimi irdelenip infografik anlatım yöntemleri ve teknikleri üzerine durulmuştur. Farklı tasarım teknikleriyle yapılan infografiklerin örneklendirilerek, infografik değerlendirme kriterleri ve üzerine araştırmalar yapılmıştır. Üçüncü bölümde; infografik tasarımı yapılırken kullanılan yöntem ve teknik araçlarla birlikte ayrıca info (bilgi) üretme üzerine bir çalışma yapılmış ve bu araçların birbirleri ile olan hiyerarşik sıralaması belirlenip, hangi tür infografik tasarımında hangi araçların kullanılması gerektiği örneklerle belirtilmiştir. Dördüncü bölümde; üçüncü bölümdeki araştırma ve incelemeleri örneklendirme kapsamında kendi tasarımlarım olan infografik önerilerim ve açıklamalarına yer verilmiştir. Beşinci bölümde ise; sonuç ve önerilerle birlikte çalışmanın literatüre olan katkısı değerlendirilmiştir.
Kullanıcı arayüz tasarımı ve kullanıcı deneyimi bağlamında Amazon web sitesine yaklaşımın incelenmesi
E-ticaret siteleri internetin majör faktörlerinden biridir. Oluşturulan web siteleri birçok kullanıcı tarafından ziyaret edilmektedir. İnternetin gelişmesi ve hızlanması ile web sitelerinin sayısı ve çevrimiçi kullanıcıların ve e-ticaret sitelerine olan ilgileri gittikçe artmaktadır. Alışveriş geleneksel yöntemlerin aksine elektronik ortamda alışveriş tercihleri önem kazanmıştır. E-ticaret siteleri, dünyanın her yerinden erişimi önemli derecede kolaylaştırmıştır. Kullanıcılar, sitelerde gezinirken, alışveriş yaparken, ürün araştırırken pek çok sorunla karşılaşmaktadır. Kullanıcılar için bu sorunları en aza indirgemek için e-ticaret sitesinin kullanılabilirliğini artırmak önemlidir. Grafik arayüzler, bilgisayarlar ve kullanıcılar arasındaki iletişimi sağlayan en önemli unsurlardan biridir. Kullanılabilirlik, bir web sitesindeki insan-bilgisayar etkileşimini en kuvvetli ve etkin bir şekilde tanımlayan kavramdır. Bu araştırmanın temel amacı, e-ticaret sitelerinde kullanıcı deneyimi, kullanıcı arayüz tasarımı ve e- ticaret sitelerinin kullanılabilirlikleri ele alınmıştır. Kullanıcılar özelinde etkili ve pratik bir arayüze sahip kullanıcı dostu web sitelerinin yararlı olduğu görseller ile birlikte belirtilmiştir. Elektronik ticaret sitelerinin arayüz tasarımını ve kullanılabilirliğini iyileştirmek için Amazon.com web sitesi bu bağlamda incelenmiştir.
Dijital oyunlarda mekân algısının oluşmasında görsel kurgu sorunları ve bir "fantastik" mekân kurgu uygulaması
Dijital oyun sektörü, Avrupa'da başlayan Sanayi Devrimi'nden sonra hızla gelişen televizyon ve film sektörüne rakip olarak hızla büyümektedir. Oyun satışlarının artması oyun tasarımına ilgiyi de artırmakta ve günümüzde dünya çapında çeşitli üniversitelerde dijital oyun tasarımı konusunda lisans ve yüksek lisans programları açılmaktadır. Dijital oyunlarda mekân tasarımı, görsel algıyı yönetmede ve yönlendirmede en önemli unsurlardan biridir. Dijital oyunda mekân, oyunun hikayesinin geçtiği ve karakterlerin birbiri ile etkileşim içinde olduğu ortamlara denilmektedir. Zihinde tasavvur edilen biçim ve şekillerle, teknolojinin getirdiği yenilikler kullanılarak sanal bir atmosfer oluşturmak mümkündür. Bu atmosfer, aktarılmak istenen fikir ve düşüncenin sergilenmesine olanak sağlar. Gerçek hayatta da olduğu gibi mekânların insanları yönlendirme etkisinin olduğu bilinmektedir. İnsanlar mekânları belli bir hiyerarşi ve düzen içerisinde kurgulayarak bir yaşam alanı oluştururlar. Bu yaşam alanı içerisinde sosyalleşir ve günlük yaşamlarını devam ettirirler. Dijital oyunlarda da mekân tasarımı benzer şekilde işlemektedir. Temel tasarım ilkelerinden olan renk, biçim, doku, ışık gibi unsurların mekân algısı üzerinde psikolojik etkilerinin olduğu bilinmektedir. Bu etkilerin doğru ve etkili kullanımı mekânın algısının güçlenmesinde büyük rol oynamaktadır. Ancak dijital oyunlarda sözü geçen temel tasarım ilkelerinden taviz verildiğinde ve/ya ilkeler yeterince önemsenmeyip bir oyun kurgusu hazırlandığında, mekân algısının oluşmasında birtakım sorunların meydana geldiği görülmektedir. Bu da oyuncunun mekânı algılamakta güçlük çekmesine ve mekân algısının net bir şekilde oluşmamasına yol açabilmektedir. Dijital oyun sektöründeki gelişmelerin hızı alanda yapılacak çalışmalara duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır. Bu tezde dijital oyunlarda mekân algısının oluşmasında görsel kurgu sorunlarının ele alınması ve fantastik kavramı üzerinde bir mekân tasarımı uygulaması yapılması planlanmaktadır.
Logo tasarımları üzerinden kent kimliği göstergelerinin incelenmesi
Küreselleşmenin hızla arttığı 20. yüzyılda, kent nüfuslarında değişimler ve buna bağlı olarak kentlerin bilinirliğinde büyük bir artış yaşanmıştır. Bu artışı kendi avantajına çevirenler ise kuşkusuz kent tanıtım sürecini başarılı ve etkin bir şekilde yürüten belediyeler olmuştur. Kent kimliğini temsil eden logolar, içerdikleri simgesel anlamlar aracılığıyla kentte yaşayanlarla ve dünyayla görsel bir iletişim kurmaktadır. Bu bağlamda logolar hem kentlilerin hem de kent dışında yaşayanların sıklıkla karşılaştığı kentin görsel kimliğinin en önemli unsurudur. Dolayısıyla bir kentin kent markalaşmasındaki başarısı öncelikli olarak kente ve kent sakinlerine fayda sağlayacaktır. Bu çalışmada logo tasarımları üzerinden kent kimliği göstergeleri incelenerek araştırılmıştır. Kent logolarının tasarımsal nitelikleri, seçilen örnek logolar bağlamında niteliksel yöntem kullanılarak içerik çözümlemesi ile karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Kent logolarının göstergesel analizleri yapılarak kent kimliği oluşturmadaki önemine dikkat çekilmiştir. Logo, görsel kimlik, kent kültürü ve markalaşma kavramları merkeze alınarak Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin mevcut ve eski logolarının sembolleri karşılaştırılmış, başarılı bir markalaşma süreci geçiren Gaziantep örneğinin özgünlük tartışmaları incelenmiştir. Ayrıca son dönemde markalaşma sürecinde önemli adımlar atan Amman Büyükşehir Belediyesi'nin markalaşma ve logo çalışmaları değerlendirilmiştir. "Logo Tasarımları Üzerinden Kent Kimliği Göstergelerinin İncelenmesi" başlıklı tez çalışması kapsamında gerçekleştirilen inceleme sonuçlarının; kent logosu tasarımı literatürüne katkı sağlayarak grafik tasarımcılar ve mimarlar için bir rehber niteliği taşıyacağı öngörülmektedir.
Güdülenme kuramlarının grafik tasarım açısından reklam afişlerindeki kullanımları
İletişim, insan ilişkilerini sağlayan en önemli yapı taşıdır. İletişim günümüzde dijital dünyanın içerisinde sürekli değişen ve gelişen disiplinler tarafından sağlanmaktadır. Grafik tasarım ve görsel iletişimden etkili olan, birbiriyle bağlantılı ve birbirini destekleyen iki önemli disiplin olmaktadır. İletişimde amaç, anlam ve algılardır. Görsel iletişimin görevi, mesajın kurgulanması ve düzenlenmesini sağlamaktır. Grafik tasarım ise, mesajın estetik işlevsel ve spesifik olarak görsel mesajların yaratılması ve düzenlenmesidir. Grafik tasarımda özel bir yaratı söz konusu olmaktadır. Grafik tasarım, reklamlar ile büyük hedef kitlelere mesajı ulaştırmada önemli bir yere sahiptir. Tüketicilerin farklı nedenlerle seçme olanaklarının artması reklamların hedef kitle üzerinde etkilerinin azalmasına ve yoğunlaşmalarına sebep olmaktadır. Bir reklamın başarılı olabilmesi için, hedef kitleyi satın almaya teşvik edici, birtakım dürtülerin harekete geçirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda insanı harekete geçiren davranışlarını öğrenmek, güdülenme kuramları ile tüketici davranışını bilmek, analiz etmek ve doğru güdüleri kullanmak reklamcının görevi olmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı grafik tasarım ile reklamlarda kullanılan güdülerin keşfedilmesi ve bunların hedef kitle üzerindeki etkilerinin incelenerek desteklenmesidir. Çalışmanın reklamcılar ve grafik tasarım için hem sektörde hem gelecek çalışmalarda farklı bakış açıları sunacağı düşünülmektedir.
Marka arketipi analizi üzerinden grafik tasarım ürünlerinin incelenmesi
Marka, bir ürün ya da hizmetin kimliğini oluşturan, tüketicilerle duygusal ve kültürel bağ kurmayı amaçlayan bir iletişim aracıdır. Marka arketipleri ise C. G. Jung'un arketip teorisine dayanan, M. Mark ve C. S. Pearson tarafından geliştirilen, markaların hedef kitleleriyle kurdukları bağları anlamlandırmak ve bu bağları güçlendirmek amacıyla kullanılan güçlü ve stratejik bir yöntemdir. Arketipler, markaların kişiliklerini belirleyerek, onların hikâyelerini ve değerleri gibi temel unsurlarını görsel iletişim araçlarıyla ifade etmelerini sağlamaktadır. Bu çalışma kapsamında, marka arketiplerinin grafik tasarıma olan yansımaları;logo, afiş ve ambalaj tasarımları gibi bir marka için temel olarak kullanılan tasarım ürünleri üzerinden incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Markaların arketiplerini nasıl temsil ettikleri ve bu temsilin grafik tasarım ürünleriyle nasıl yansıtıldığı detaylı bir şekilde ele alınarak, renk, tipografi, kompozisyon, semboller ve görsel metaforlar gibi grafik tasarım yöntemleri üzerinden incelenmiştir. Sonuç olarak, arketiplerin markaların hedef kitleleriyle duygusal bir bağ kurma sürecinde önemli bir rol oynadığı, bu bağın ise görsel tasarımlar aracılığıyla güçlendiği tespit edilmiştir. Bu bağlamda, çalışma hem akademik literatüre hem de sektör uygulamalarına katkı sağlayarak, tasarım süreçlerinde arketiplerin daha bilinçli bir şekilde kullanımının önemi vurgulanmaktadır.
Okul öncesi çocuk kitaplarında epikürcü yaklaşım etkilerinin incelenmesi ve bir resimli kitap uygulaması
Bu tez çalışması, Epikürcü düşüncenin temeli olan haz arayışı ve acıdan uzak olma anlayışının, okul öncesi çocuk kitaplarında nasıl yansıdığını incelemeyi amaçlamaktadır. Epikuros'un "mutluluğun acının yokluğu ve içsel huzurla mümkün olduğu" görüşü, günümüz çocuk kitaplarında da sıklıkla karşılaşılan tozpembe, mizah içeren, mutlu sonla biten anlatılarla örtüşebilmektedir. Bu bağlamda, çocuk kitaplarının çoğunlukla neşeli, sorunların hızlıca düzeldiği güvenli bir dünya resmettiği gözlemlenmiştir. Dolayısıyla, korumacı tutum sergileyen ebeveynlerin tercihleri, yayınevlerinin de bu yönde tercihlere uygun kitaplar yayımlamasında belirleyici rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Araştırmada nitel yöntem benimsenmiş; görsel analiiz ve literatür taraması yoluyla hem felsefi hem de pedagojik açıdan inceleme yapılmıştır. Tezde çocuk kitaplarında yaş grupları, tema ve değerler, çocuk kitaplarının görsel ve pedagojik özellikleri incelenmiş, Epikuros'un felsefesi ve mutluluk anlayışının tarihsel gelişimi ele alınmış, Epikürcü yaklaşımın çocuk kitapları üzerindeki olumlu etkileri incelenmiş ve olumsuz etkileri tartışılmıştır. Bu etkinin pedagojik eğitim modelleriyle desteklenebilirliği irdelenmiştir. Bu yönde, doğrudan Epikürcü etkileri yansıtan bir kitap yerine; çocuğa görelik ilkesine uyarak, içeriğinde mutluluğun yanı sıra hüzün, kaygı ve bekleyiş gibi yaşamın çeşitli duygularına ve gerçekliklerine de yer verilmiş olan bir özgün okul öncesi resimli çocuk kitabı tasarlanmış ve görselleştirilmiştir. Bu uygulama, tezin kavramsal çerçevesini somutlaştırmayı ve sanat temelli yöntemle ele almayı amaçlamıştır. Sonuç olarak çalışmada ulaşılan bulgu, çocuk kitapları içeriğinde pozitif ve neşeli temaların ağırlıkta olduğu, ancak çocukların duygusal dayanıklılık ve yaşam vi gerçeklerini tanıma becerilerini geliştirebilmeleri için bu içerik türlerine ek olarak hayatın gerçeklerini de çocuğa uygun biçimde ele alan içeriklere daha fazla yer verilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu konuda çeşitli araştırma makaleleri ve internet satış platformları çok satanlar listeleri de göstermektedir ki ebeveynler kitap seçiminde bu listelere yönelmekte ve bu listelerde daha çok tozpembe anlatıların yer aldığı gözlemlenmiştir. Bu durum çeşitlilik açısından bir eksiklik olarak değerlendirilmektedir.
Yayın tasarımında içerik analizi, tasarım geliştirme ve görsel içerikli kitap uygulamaları
Görsel içerikli kitaplar yalnızca estetik açıdan değil, kültürel ve sanatsal açıdan da özgün birer değer taşıyıcısı olarak ele alınmıştır. Bu tür kitapların, yalnızca metin odaklı yayınlarla aynı tasarım anlayışıyla üretilmesi, içerikteki görsel anlatım gücünü zayıflatmakta ve eserlerin kalıcı kültürel ve sanatsal katkı potansiyelini sınırlandırmaktadır. Nitelikli bir görsel-metin bütünlüğü, ancak içerik bağlamına duyarlı ve fiziksel yapıyı da kapsayan sanat stratejisi çerçevesinde sağlanabilir. Bu bağlamda, ülkenin kültürel mirasına katkı sunabilecek sanat kitaplarının, içerik analizinden üretim sürecine kadar her aşamasının titizlikle planlanması gerekmektedir. Ayrıca, elektronik kitapların pratik erişim avantajları karşısında tüm içerik türleri için uygun oldukları yanılgısı, özellikle görsel yoğunluklu eserlerin niteliğini tehdit eden bir bakış açısı olarak eleştirilmiştir. Özellikle görsel yoğunluğu yüksek eserler söz konusu olduğunda, fiziksel kitap formunun sunduğu deneyim ve etkileşim düzeyi hâlâ yerini doldurulamaz bir nitelik taşımaktadır. Bu çalışmada, "tasarımda analiz tekniği" temel alınarak görsel içerikli kitapların sistematik biçimde incelenmesi ve içerik yapısına uygun tasarım yaklaşımlarının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Kitap tasarımı yalnızca sayfa düzeninden ibaret görülmemiş; yazım, hazırlık, üretim ve baskı süreçleri dâhil olmak üzere bütüncül bir perspektifle ele alınmıştır. Farklı materyallerin kullanımıyla hedef kitlenin algısına hitap eden çözüm önerilerine odaklanılmış, dijital teknolojilerin ve yeni kuşakların değişen okuma alışkanlıklarının kitap tasarımı üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Uygulama bölümünde ise önerilen analiz ve tasarım yöntemlerinden hareketle örnek içerikler üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Uygulama örneklerinin özgün ve dikkat çekici ve farkındalık oluşturucu olmasına özen gösterilmiştir.
Çocuk illüstrasyonlarında kültürel Türk mitlerinin bağlanma teorisi kapsamında incelenmesi
Bu tez çalışmasında, çocuk kitaplarındaki illüstrasyonların işlevi, anlamı ve çocuk gelişimi üzerindeki çok yönlü etkileri ele alınmıştır. Çocuk kitapları, yalnızca metinsel bir anlatı sunmakla kalmayıp, görsel unsurlarıyla da çocukların dünyayı algılama, anlamlandırma ve duygularını düzenleme biçimlerine doğrudan katkıda bulunan önemli kültürel ürünlerdir. Bu bağlamda tezde, illüstrasyonun çocuk kitaplarında metni destekleyen pasif bir öğe değil; anlatıyı tamamlayan, anlamı zenginleştiren ve çocuğun psikolojik dünyasıyla etkileşime giren aktif bir anlatım aracı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada, özellikle bağlanma kuramı (Bowlby, 1969) ve özdeşim kuramı gibi psikolojik yaklaşımlar temel alınarak çocukların karakterlerle nasıl duygusal bağ kurduğu, karakterlerin tasarımında hangi görsel kodların bu bağı güçlendirdiği irdelenmiştir. Literatürdeki güncel kuramsal tartışmalar doğrultusunda, çocuk illüstrasyonlarının renk kullanımı, biçim dili, yüz ifadeleri ve sahne kompozisyonları gibi unsurların, çocukların duygusal ve bilişsel gelişimlerine katkı sunan temel faktörler olduğu tespit edilmiştir. Köroğlu Destanı, Yiğitler Yiğidi ve Uçan At Masalı gibi örnek olay incelemeleri aracılığıyla, seçilen karakterlerin görsel ve anlatımsal özellikleri analiz edilerek karakter tasarımının kültürel hafızayı diri tutma ve yeni nesillerle bağ kurma işlevi vurgulanmıştır. Tez kapsamında yürütülen literatür taraması, ulusal ve uluslararası kaynaklardan elde edilen bilimsel yayınlar üzerinden gerçekleştirilmiş; illüstrasyon, çocuk psikolojisi ve anlatı kuramları ekseninde disiplinler arası bir çerçeve oluşturulması amaçlanmıştır. Bu çerçevede, illüstratörlerin çocukların yaş özelliklerine ve gelişim evrelerine uygun karakter tasarımı yaparken psikolojik kuramlardan nasıl yararlanabilecekleri tartışılmış; illüstrasyonun pedagojik sorumluluğuna dikkat çekilmiştir. Araştırmanın bulguları, çocuk illüstrasyonlarının görsel bir canlandırma olmanın yanında çocukların dünyayı keşfetmelerini, hikâyedeki olayları anlamlandırmalarını ve karakterlerle özdeşim kurarak duygusal ihtiyaçlarını ifade etmelerini kolaylaştıran çok katmanlı bir iletişim aracı olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak bu tez, illüstratörlerin çocuk kitabı üretim sürecinde psikolojik yaklaşımlardan nasıl yararlanabileceklerine dair önemli kuramsal ve pratik çıkarımlar sunmakta; çocuk kitaplarının görsel niteliğinin pedagojik, kültürel ve duygusal boyutlarını bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktadır.
Cyberpunk film ve dizi afişlerinin postmodern grafik tasarım bağlamında incelenmesi
Cyberpunk türü, teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan temalarıyla dikkat çekmekte; ileri düzey teknolojinin, bireyin bedensel ve zihinsel bütünlüğünü dönüştürdüğü kurgular aracılığıyla insan-makine ilişkisini merkezine almaktadır. Siber implantlar, yapay zeka ve dijital bilinç gibi unsurlar üzerinden; insanın kendi benliğinden uzaklaşarak ontolojik sınırlarının muğlaklaştığı anlatılar sunulmaktadır. Bu bağlamda cyberpunk estetiği, modernist yaklaşımın rasyonalite ve ilerleme odaklı anlayışına eleştirel bir perspektiften yaklaşmakta; postmodernizmin çok katmanlı, çelişkilere açık ve kesinlikten uzak düşünsel yapısıyla örtüşen bir anlatı biçimi ortaya koymaktadır. Modernizm akılcılık temelinde şekillenen bir ilerleme inancına dayanır. Grafik tasarımda bu anlayış; sade formlar, sistemli kompozisyonlar ve evrensel tipografi kullanımıyla mesajı net bir şekilde hedef kitleye iletme biçiminde yer alır. Ancak bu rasyonalist anlayış zamanla sorgulanmış, modernist ilkelerin sınırlarını eleştiren postmodern düşünce ortaya çıkmıştır. Postmodernizm, modernizmi reddetmek yerine onun devamı niteliğinde olup çoklu anlamlara, kültürel çeşitliliğe ve biçimsel özgürlüklere alan açmaktadır. Grafik tasarım alanında bu anlayış; farklı üslupların bir arada kullanıldığı, eskiyle yeninin iç içe geçtiği, zıtlıkların vurgulandığı kompozisyonlar ve ironik anlatım biçimleriyle kendini göstermektedir. Postmodern tasarımlar, mesajı tek ve kesin bir biçimde aktarmaktan ziyade, izleyiciye açık uçlu anlamlar sunmaktadır. Bu tez çalışmasında cyberpunk türüne ait film ve dizi afişlerinin postmodern grafik tasarım anlayışı çerçevesinde nasıl biçimlendiği incelenmektedir. Araştırmanın amacı bu türdeki afişlerin görsel yapıları aracılığıyla postmodern grafik tasarım ilkelerinin ne şekilde yansıtıldığını ortaya koymaktır. Bu kapsamda Blade Runner (1982), RoboCop (1987), Akira (1988), Johnny Mnemonic (1995), Ghost in the Shell (1995), The Matrix (1999) adlı altı film afişi ile Cyberpunk: Edgerunners (2022) ve Tron: Uprising (2012) adlı iki anime dizisinin afişi analiz edilmektedir. Afişler; tipografi, kompozisyon, renk kullanımı, simgesel ögeler ve estetik tercihler bakımından betimsel analiz yöntemiyle incelenmektedir.