Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Yasin Aksoy
11 theses · İstanbul Arel University
Hizmet sektöründe hizmet kalitesinin servqual analiz yöntemiyle ölçülmesi: İstanbul devlet ve özel hastane uygulaması
Sağlık işletmelerinde hizmet kalitesi; anlaşılması, ve sonuçlarının değerlendirilmesi açısından zor ve karmaşık kavramlardan birisidir. Hizmet sektöründeki tüm firmalarda olduğu gibi sağlık işletmeleri de, çoğalan rekabet şartlar dolayısıyla iyi kalitelide hizmeti karşılamak mecburiyetindedir. Bir sağlık işletmenin hizmet kalitesi hizmet kalitesi kalitesi faktörlerinin ne kadar iyi olduğundan çok, bu hizmet kalitesi faktörlerinin sağlık hizmeti alan müşterilerinin beklentilerinin karşılama oranı ile ilgilidir. Hizmet kalitesini ölçmede kullanılan yöntemlerden birisi de Servqual ölçeğidir. Bu araştırmada SERVQUAL ölçeği kullanılarak bir sağlık işletmesinden (hastaneden) hizmet alan hastaların beklenen hizmet kalitesi ve algılanan hizmet kalitesi analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada amaç ise, bir hastane hizmet işletmesinde tedavi hizmeti hizmet alan hastalarımızın bekledikleri ve algıladıkları hizmet kalitesi arasındaki farklılık olup olmadığını analiz edilmeye çalışılmıştır.. Yapılan analiz neticesinde hizmet alan hastaların tüm hizmet kalitesi boyutları için algılanan hizmet kalitesi ve beklenen hizmet kalitesinin arasındaki fark arasında değişkenlik analiz edildiğinde hizmet kalitesi boyutları için aralarında farklılık olmadığı neticesine varılmıştır.
Okul müdürlerinin liderlik stillerinin örgütsel sessizlik üzerine etkisi
Çalışmada, İstanbul İli Küçükçekmece, Avcılar, Esenyurt ve Bahçelievler ilçelerinde yer alan Sağlık Meslek Liselerinde görevli 250 öğretmen örnekleminde, liderlik stillerinin örgütsel sessizlik üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmada örgütsel sessizliği ölçmek için Çakıcı (2007) tarafından literatüre dayalı geliştirilen ölçekten yararlanılmıştır. Ölçek çalışanların sessiz kalma nedenlerini ölçen 31 ifadeden oluşmakta olup yönetsel ve örgütsel nedenleri, işle ilgili konular, tecrübe eksikliği, izolasyon korkusu, ilişkileri zedeleme korkusu olmak üzere 5 alt boyuttan oluşmaktadır. Okul müdürlerinin liderlik stillerini belirlemek amacıyla Şahin (2003) tarafından geliştirilmiştir. 32 maddelik ve beşli Likert tipi olan ölçek, "sürdürümcü liderlik ve dönüşümcü liderlik boyutlarını kapsamaktadır. Araştırma neticesinde erkek öğretmenlerin izolasyon korkusu nedeniyle örgütsel sessizlik yaşama düzeylerinin kadın öğretmenlere göre daha yüksek düzeyde olduğu, sürdürümcü liderlik ve dönüşümcü liderlik ile örgütsel sessizlik arasında doğrusal yönde ilişki olduğu ve sürdürümcü liderlik ve dönüşümcü liderliğin örgütsel sessizliği etkilediği sonucu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Liderlik Stilleri, Örgütsel Sessizlik.
Uluslararası işletmelerde kültürel farklılıkların iş performansına etkisinde algılanan dönüşümcü liderliğin aracı rolü
Küresel ekonomi içerisinde kültürel farklılıklar hemen her alanda kendisini göstermektedir. Farklı ülke ve pazarlarda faaliyet gösteren uluslararası işletmelerin çalışanları da farklı coğrafyaları temsil ederek bir araya gelirler ve ortak bir amaç etrafında birleşirler. Liderlik, günümüzde önemini koruyan kavramlardan birisidir. Çünkü örgütler için, liderde bulunması gereken özelliklerin yanı sıra liderin göstermiş olduğu davranışlar da örgütün gelişimine ve verimliliğine önemli bir etkiye sahiptir. Günümüz dünyasında; teknolojinin hızlı ilerlemesi ve bilgilerin çok hızlı bir şekilde yayılması nedeniyle liderlerin örgütte yapılan görevler hakkında gerekli tüm bilgileri bilmeleri neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Bu sebeple liderlerin, örgütün gelişmesi ve daha iyi hizmet verebilmesi için çalışanların fikir ve düşünceleri dikkate alma zorunluluğu gün geçtikçe artmaktadır. Özellikle değişim dönemlerinin vazgeçilmezi olan dönüşümcü liderlerin farklı kültürlerin ortak bir çalışma kültüründe yaşaması ve bu sürecin iş performansına olumlu yansıması beklenmektedir. Bu bağlamda ilgili tez çalışmasında, uluslararası işletmelerde kültürel farklılıkların iş performansına yansımasında dönüşümcü liderlerin aracı rolü konusu değerlendirilecektir.
İşyerinde zorbalığın çalışan tatminine etkisi üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı işyerinde zorbalık ile çalışan tatmini arasındaki ilişkinin varlığını sorgulamak amacı ile yapılmıştır. Konu özellikle son yıllarda artan önemi dikkate alınarak çalışmada işyeri zorbalığın çalışan tatmini arasındaki ilişki açıklanmış ve buna ek olarak İstanbul ili içindeki çalışanlar üzerinde uygulamalı bir araştırma yapılmıştır. İstanbul ili içerisinde kamu ve özel sektör olmak üzere 335 çalışana ulaşılarak işyeri zorbalığı ve çalışan tatmini üzerinde bir anket çalışması yapılmıştır. Alınan veriler SPSS 21.00 programında çözümlenmiş ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda işyeri zorbalığının, çalışan tatmini arasında olumsuz yönde bir ilişkinin varlığı ortaya konmuştur.
Kolektivist kültürel oryantasyon ve bilgi paylaşımı tutumu arasındaki ilişkiler - bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, işletmelerde yoğun olarak görülen bilgi paylaşımı sorunsalına işletme çalışanlarının içinde bulunduğu toplulukçu kültürel oryantasyon paradigması ile yaklaşılacaktır. Çalışmanın ilk bölümünde ana araştırma konusu bilgi paylaşımı tutumları olduğu için teorik açıdan bu değişkeni inceleme ele alınmıştır. İkinci bölümde kültürel çevre ve kültürel oryantasyon konuları bireysel ve kolektivist açıdan incelenecektir. Kolektivist ise; bireyselciliğin aksidir, toplumsallık öngörülmektedir. Bireylerin tek tek faydaları değil toplumsal faydalar önemlidir. Bireylerin içerisinde bulundukları gruplarını merkez olarak görür. Bu bakış açısında, birey kendi kültüründe değil toplum kültüründe hareket etmelidir. Çalışmanın üçüncü yani son bölümü ise araştırma bölümünden oluşmaktadır.
Kadın işgörenlerde cam tavan sendromunun bilgi paylaşımına etkisi, kamu sektöründe bir araştırma
Kadınlar çalışma yaşamında sırf cinsiyetlerinden ve toplumun cinsiyetlerine yüklediği ev işleri, çocuk bakımı gibi çeşitli sorumluluklardan dolayı çeşitli tutum, davranış ve önyargılarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Kadınların çalışma yaşamında yetenek ve başarılarının göz ardı edilerek kadınları işletme içerisinde daha üst basamaklara çıkmaktan alıkoyan, görünmez ve kırılmaz bir engel "cam tavan" olarak adlandırılmaktadır. Kadın yöneticiler karşılarına çıkan cam tavan engeli karşısında bazen bunu aşmak için çeşitli stratejilere başvururken bazen de bunu kabullenmek zorunda kalmaktadır. Bu tez çalışmasında; birinci bölümde örgüt, tanımı, amaçları ve kadın iş gücünün tarihsel süreçteki yeri ele alınmıştır. İkinci bölümde cam tavan kavramı, cam tavan kavramıyla birlikte ortaya çıkan kavramlar ve cam tavan engelleri ele alınmıştır. Uygulama bölümünde kamu sektöründe çalışan kadınların karşılaştıkları cam tavan engellerinin bilgi paylaşımına etkileri analiz edilmiştir.
işletmelerde sosyal medya kullanımı üzerine bir uygulama
Günümüzde sosyal medya yoğun bir şekilde kullanılan, en etkili ve popüler iletişim yollardan biridir. Bu durumda geleneksel medya araçları dijital farklılaşmanın çeşitli alanlarda etkisini hissettirdiği şu anki devirde yeterli değildir. Buna bakıldığında çoğu işletme sosyal medya uygulamalarını kullanarak geniş tüketici kitlesine ulaşmakta, kendi işletmelerinin tanıtımını daha kolay bir şekilde yapabilmektedir. Sosyal medyanın araçları işletmelere insanların dikkatini çekebilme, farkındalık yaratabilme, yakınlık oluşturabilme, kolay ulaşılabilir olma, kısa zamanda kendini güncelleyebilme, firmaların az maliyetle etkili reklamlar ve tanıtıcı faaliyetler yapabilme olanağı tanımaktadır. Bu araştırma işletmeler deki sosyal medya kullanımın işletmeler üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. İnceleme sonunda, anket yöntemi uygulanmış , anket sonuçları SPSS programıyla değerlendirilmiştir.
Global bir türk tekstil işletmesinde topluma yönelik kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin çalışan memnuniyetine ve bağlılığına yönelik etkileri
Sosyal sorumluluk kavramı hareketli bir yapıya sahiptir. Toplumun bilinçlenmesi, değişen ve gelişen fikirleri ile birlikte, sosyal sorumluluk da değişime uğrar. Günümüzde bu değişimler sonucunda sosyal sorumluluğun işletmelere de yansıdığı gözlemlenmektedir. İşletmelerin, çalışanlarına, paydaşlarına, topluma, müşterilerine ve çevreye karşı sorumlulukları bulunmaktadır. Bu sorumlulukları yerine getiren işletmeler, aynı zamanda çalışan ve müşterilerinin bağlılığını kazanırlar. Bu tez çalışmasında işletme ve kurumsal sosyal sorumlulukta çalışanın sadakati, müşteri memnuniyeti, çalışan performansı ve sosyal sorumluluk üzerine olan yaklaşımlar incelenmiştir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi hayvan aşılama ve tedavi ünitesi hizmet kalitesinin servqual ölçeği ile ölçümü
Bu araştırma, hizmet kalitesi ölçümünde pek çok sektörde sıklıkla kullanılan SERVQUAL ölçeğini İstanbul'da bulunan bir hayvan aşılama ve tedavi ünitesine uygulayarak ünitedeki hizmet kalitesini ve hayvanları için sağlık hizmeti alan hayvan sahiplerinin algıladıkları hizmet kalitesini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ilk olarak hizmet, kalite ve hizmet kalitesi konusunda bilgi verilerek bir arkaplan sağlanmış, ilerleyen kısımlarda ise hizmet kalitesi ölçüm modelleri ele alınmıştır. Araştırmanın uygulama kısmında hayvan sahiplerinin sosyodemografik özellikleri Sosyodemografik Bilgi Formu ile toplanmış olup, hayvan aşılama ve tedavi ünitesinin hizmet kalitesi SERVQUAL ölçeği ile ölçülmüş ve hizmet kalitesi ölçeğin alt boyutları olan fiziksel özellikler, güvenilirlik, heveslilik, güven ve empati altında değerlendirilmiştir. Araştırma 6 Haziran-6 Ağustos 2018 tarihlerinde gerçekleşmiş olup, 304 farklı hayvan sahibinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin uygulanmasından sonraki değerlendirme kısmında verilerin analizi farklı istatiksel yöntemlerle yapılmış ve SERVQUAL skorları hesaplanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, hayvan aşılama ve tedavi ünitesinin hayvan sahiplerinin beklentilerini tam anlamıyla karşılayamadığı, fakat sağlanan hizmet kalitesinin hayvan sahiplerininin beklentilerine çok yakın olduğu görülmüştür.
Nepotizmin örgütsel çatışma ve işten ayrılma niyetine etkisi: Vakıf üniversitelerinde bir araştırma
Endüstri devrimi sonrası ortaya çıkan yeni çalışma biçimleri, insanlar ve toplumsal yapı üzerinde, sosyal ilişkiler noktasında bir dönüşüme neden olmuştur. İş bulabilme ve zor çalışma koşullarında "hayatta kalabilme" kaygısı, bireyleri etik olmayan davranışlara da yönlendirebilmekte, bu bağlamda, mevcut şartların değişmesi ile birlikte sağlıklı bir toplumun özelliklerinden sayılan güven ve eşitlik gibi değerlerin ihlal edildiği gözlemlenebilmektedir. Özellikle, kurumsallaşamama, ekonomik sorunlar ve yetki ve liyakat dengesinde bozulma üzerinde durulması gereken ve çözüm bekleyen konular arasında yer almaktadır. Bu bağlamda, çalışmanın amacı, her insanın hayatını sürdürülebilmesi noktasında, çalışma hakkı ve eşitlik kavramlarını, vakıf üniversitelerinde nepotizm eğiliminin ne ölçüde etkili olduğu, örgütsel çatışmaya neden olup olmadığı ve bunun sonucunda işten ayrılma niyetinin oluşup oluşmadığı çerçevesinde tartışmaktır. Çalışmada, nepotizmin çatışmaya neden olduğu hipotezi üzerinden, avantajları ve dezavantajlarına karşı alınacak önlemler ile çatışmaya neden olan faktörler ve çözüm yöntemleri incelenecektir.
Çalışma yaşam kalitesi,çalışanların duygusal emeği ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiler ve bir uygulama
Bu tez çalışmasının amacını çalışma yaşamı kalitesi, çalışanların duygusal emeği ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiler ve bir uygulama konu başlıklı araştırmanın incelenmesi oluşturmaktadır. Bu çerçevede birinci bölümde çalışma yaşam kalitesi kavramı üzerinde durulmuş, ikinci bölümde ise duygusal emek ve işten ayrılma niyeti kavramlarına değinilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise araştırma ve analiz bölümüne yer verilmiştir. Araştırma bölümünde, evren boyutu olarak çalışma hayatının değişik sektörlerinde çalışanlardan rastgele yöntem ile 300 kişi tespit edilmiştir. İhtiyaç duyulan verilerin anket yoluyla elde edilmesine karar verilmiş, 300 kişi olarak belirlenen hedef kitle üzerinde gerçekleştirilen anketlerden 224 tanesinin gerekli koşulları sağladığı, 76 tanesinin ise gerekli koşulları sağlamadığı gerekçesiyle değerlendirmeye alınmamıştır. Araştırma, kavramsal modeli ifade eden H1 ve H2 şeklinde iki ana hipotezden oluşmaktatır. Birinci ana hipotezin alt boyutunda H1a, H1b, H1c, H1d, H1e, H1f, olmak üzere altı adet alt hipotez oluşturulmuş, ikinci ana hipotezin alt boyutunda ise H2a, H2b, H2c olmak üzere üç alt hipotez ele alınmıştır. Hipotezleri test etmek üzere yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre ise H1, H1a, H1b, H1c, H1d, H1e, H1f, H2, H2c Kabul edilmiş, H2a ve H2b Red edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çalışma Yaşam Kalitesi, Duygusal Emek, İşten Ayrılma Niyeti