Theses supervised by Hülya Fırat Kılıç

10 theses · Eastern Mediterranean University

Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik Öğrencilerinin Mesleki Benlik Saygısı ve Etkileyen Bazı Faktörlerin İncelenmesi

This study was made with the objective of examining in detail some factors that affect the professional self-esteem of the first and fourth year students in the Department of Nursing according to the bachelor‟s degree level education at the School of Health Services, at Eastern Mediterranean University. The sample of the study was composed of the first and fourth year students (181 persons), who were studying at the Department of Nursing, at the School of Health Services, at Eastern Mediterranean University.Whereas, the sampling was formed of the 169 students, who voluntarily accepted to participate in the study. The data in this study were collected by using the “Introductory Characteristics Questionnaire Form for Students” and the “Arıcak Professional Self-Esteem Scale”. Descriptive statistic (percentages), the Mann-Whitney U test and the Kruskal-Wallis H test were used in the statistical analysis of the data. Of the nursing students, 42% were between 18-19 years of age, 65.1% were females, the place where 37.9% of them lived was a province and 76.9% came from a nuclear family. Of the students, the number of siblings of 37.9% were two and 48.5% were the first child of the family. Of the nursing students participating in the study, 64.5% were first year students and 59.2% graduated from a regular high school. Of the nursing students participating in the study, 46.7% won the department of nursing through the Undergraduate Placement Examination and 72.2% preferred the department among their first 1-5 preferences. Of the students, 58% stated that they were pleased with school life and 52.7% that they had selected nursing because they liked it. Whereas, 29.6% of the students expressed that they had been in a hospital previously as a patient. Of the students, 63.9% became acquainted with the nursing profession from their hospital experience. When the distribution of the thoughts related to the nursing profession are taken into consideration, then 36.7% of the students defined the profession of nursing as an excellent and sacred profession. It was observed that the gender, number of siblings, preference order of higher education, being pleased with school life, reason for selecting profession and the thoughts related to the nursing profession were effective on the occupational self-esteem of the nursing students (p<.05). The preferences for a profession that are appropriate to their own personalities, interests and abilities when making a professional preference by the students and of being pleased with school life affects their occupational self-esteem. Consequently, it is thought that it would be effective to organize introductory programs on the nursing profession for students during high school, to establish effective communications with the teaching staff during their university education for developing even better the occupational self-esteem of the students, to provide career opportunities for the students being able to develop themselves in their professions and to organize activities for students at school.

Benlik SaygısıHemşirelikHemşirelik Mesleği+2
İncihan Kahraman
Eastern Mediterranean University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hastaların oral antikoagülan ilaç kullanım durumları

[Abstract Not Available]

Hemşirelikİlaçİlaçlar-Antikoagülan
Ayşegül Akar Esvet
Eastern Mediterranean University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hipertansiyon Tanısı Almış Hastaların İlaç Tedavisine Uyumu ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi

The study was conducted in order to determine the compliance of the patients with hypertension to drug treatment and its affecting factorsin accordance with the descriptive cross-sectional study design. The study's universe constitutes 154 hypertensive patients who applied to Akdoğan Health Center between the dates December 2016 and February 2017. During the research process of the study sample was not chosen, but the universe has been studied, and with those who accepted to participate voluntarily in the study. Sociodemographic Data Form' and 'Affiliation to Drug Therapy / Compliance Self-efficacy Scale' were used as data collection tools. Moreover, Mann-Whitney U test and Kruskal-wallis H test were used in the statistical analysis of the data. According to the results obtained from the research; 44.2% of the patients were 61 years old or older, 66.7% were women, 83.7% were married and 45.6% were primary school graduates.77.6% of the patients do not match with the coming income and 77.6% of them live together with their spouse.When the characteristics of the patients participating in the research were examined, 38.1% of the patients‟ hypertension duration was between 2-6 years, and 66% had no other chronic diseases besides the hypertension. In addition to these, 70.7% of the patients go to control once a month, 70.1% know the name of the hypertension drug and 76.2% know the side effects of the drug they use. 69.4% of the patients found that they used hypertension medication once a day and 91.2% of them use it regularly.95.2% of patients participating in the study have their bloodpressure measured once a week and 97.3 % of them do not use medication to remind them to take medication.72.8% of the patients do not use any alternative methods. Luckily, no drug side effects developed in 91.8% of patients. 29.3% of the patients received education about drug use and 74.4% of them received this education from their doctor. It has been seen that patient‟s age, the frequency of going to the hypertension control, regular medication intake, frequency of blood pressure measurement,and alternative methods of controlling hypertension in drug compliance are all effective (p<.05). In hypertensive patients, it is suggested thatin order to increase compliance with drug treatment and control blood pressure of the patients‟ nurses should organize training programs and have follow up programs and control patients thoroughly. KeyWords: Hypertension, Drug therapy, Compliance

HemşirelikTansiyon Hastalığı-Hipertansiyon
Selma Borataş
Eastern Mediterranean University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlı Bireye Bakım Veren Aile Üyelerinin Bakım Yükü ve Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi

ÖZ: Bu çalışma; yaşlı bireye bakım veren aile üyelerinin bakım yükü ve etkileyen faktörlerin incelenmesi amacıyla tanımlayıcıolarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Yenierenköy Sağlık Merkezi’ne bağlı yaşlı bakım ekibi tarafından hizmet götürülen 60 yaş ve üzeri 270 yaşlıya evde bakım veren birey, örneklemini ise araştırmaya gönüllü katılan 242 bakım veren oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak ‘Tanıtıcı Bilgi Formu’’ ve ‘Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği’ kullanılmıştır. Çalışmaya katılan bakım veren aile üyelerinin %32,2’sinin 31-40 yaş arası, %69,8’sinin kadın, %79.8’inin evli, %83,5’inin çocuk sahibi %81,0’inin çekirdek aileye, sahip olduğu görülmüştür. Bakım veren aile üyelerinin, %30,2’inin lise mezunu olduğu, %57,9’unun çalışmadığı ve %60,7’sinin gelirlerinin giderlerini karşılamadığı saptanmıştır. Araştırma kapsamına alınan yaşlıya bakım veren aile üyelerinin %28,2’sinin kronik bir hastalığının olduğu, kronik hastalığı olan bakım veren aile üyelerinin %32,4’ünün hipertansiyon, %31,0’inin kolestrol ve %16,9’unun diyabet hastası olduğu saptanmıştır. Araştırmaya katılan bakım veren aile üyelerinin %52,5’inin yaşlı bireyin çocuğu olduğu, %58,3’ünün 6 yıl ve üzeri süredir yaşlıya bakım verdiği, %48,8’inin bakım verdikleri yaşlıyla birlikte yaşadığı ve %59,1’inin bakmakla yükümlü olduğu başka bir birey olduğu saptanmıştır. Bakım veren aile üyelerinin bakım verme yükü ölçeğinden ortalama 36,92±17,33 puan aldıkları saptanmıştır. Bakım verenlerin yaş, gelir durumu, çocuk sahibi olma durumu ve kronik hastalığı varlığının bakım yükü puan ortalamaları üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Yaşlı bireye bakım verenlerin yaşadığı yükü belirlemeye yönelik yapılacak gelecek çalışmaların nitel araştırma tasarımına uygun olarak yapılması önerilmektedir.

BakımBakım YüküHemşirelik+2
Birgül Korkmaz
Eastern Mediterranean University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik Öğrencilerinin Çevre Bilinci ve Çevresel Duyarlılığının İncelenmesi

ÖZ: Bu araştırma; Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde lisans düzeyinde eğitim gören Hemşirelik Bölümü öğrencilerinin Çevre Bilinci ve Çevresel Duyarlılığın incelenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencileri ( 340 ) oluşturmuştur. Örneklemini ise araştırmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 286 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veriler “Öğrencilere ait tanıtıcı Özellikler Formu” ve “Çevre Bilinci ve Çevresel Duyarlılık Ölçeği ” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin istatiksel analizinde yüzdelik, Mann-whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Öğrencilerin %43’ü 20-21 yaş arası, %64’ü kadın, % 32,9’u ikinci sınıf öğrencisi olmakla birlikte %44.4’ü ailesi ile kalmaktadır. Öğrencilerin %65.7’si sigara kullanmamaktadır. Araştırmaya katılan öğrencilerin %36.4’ünün çevre konusuna ilgi duyduğu, %71.7’sinin çevre konusu ile ilgili hiç bir aktiviteye katılmadığı görülmüştür. Öğrencilerin %44.8’i çevreyi kirleten bireylere karşı ara sıra tepki gösterdiklerini ifade ederken, %86.4’ü çevre konusu hakkında hiç bir ders almadıklarını ve %94.8’i herhangi bir çevre kulübüne üye olmadığını belirtmiştir. Öğrencilerin Çevre Bilinci ve Çevresel Duyarlılık Ölçeğinde farklılık yaratan faktörler arasında; yaş, kaldıkları yer, sigara kullanma, çevre konusuna ilgi duyma, çevre kuruluşu ile ilgili aktiviteye katılma, çevreyi kirletenlere tepki verme ve çevre konusunda ders alma gibi değişkenlerin yer aldığı görülmüştür. Hemşirelik eğitim programında öğrencilerin çevre bilinci ve çevresel duyarlılığını daha da artıracak, geliştirecek bu tutumlarını bireysel ve mesleki yaşamlarına yansıtmalarını sağlayacak çevre kuruluşlarında ve bu kuruluşların etkinliklerinde aktif rol almalarını destekleyecek etkinlikler arttırılmalıdır. Klinisyen hemşirelerin, hemşire akademisyenlerin ve öğrenci hemşirelerin çevre bilinci ve çevresel duyarlılığı konusunda ileri düzeyde geniş ölçekli araştırmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler; Çevre, Hemşirelik Öğrencisi, Çevresel Duyarlılık, Çevre Bilinci

HemşirelikHemşirelik Eğitimi-Hemşirelik Öğrencileri-Çevresel DuyarlılıkHemşirelik Öğrencisi+1
Nur Demet Gök
Eastern Mediterranean University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tip 2 Diyabetli Hastaların Öz-Bakım Gücünün Değerlendirilmesi

ÖZ: Bu araştırma; Tip 2 Diyabetli hastaların öz-bakım gücünün değerlendirilmesi amacıyla tanımlayıcı araştırma tasarımına uygun olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Aralık 2016-Mart 2017 tarihleri arasında Gazi Mağusa Devlet Hastanesi Diyabet Polikliniğine başvuran Diyabet hastaları oluşturmuştur. Araştırmaya katılmayı kabul eden ve araştırmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 210 hasta araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada veriler “Hastaları Tanıtıcı Bilgi Formu” ve “Öz-bakım Gücü Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin istatiksel analizinde Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis H Testi testi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan Tip 2 diyabet hastalarının % 50,5’i erkek, % 46,2’si 55-64 yaş ve üstü, % 79,5’ i evlidir. Hastaların % 42,4’ünün eğitim düzeyi lise ve üstü, % 39,0’u ev hanımı ve % 78,1’i eşi ile birlikte yaşamaktadırlar. Araştırmaya katılan Tip 2 diyabet hastalarının % 51,9’una diyabet tanısı konma süresi 1-5 yıl arasında olmakla birlikte, % 57,6’sına diyabet ile ilgili tedavi olarak diyet ve ilaç tedavisi birlikte önerilmiştir. Hastalarının % 56,7’ sine diyabet ile ilgili ilaç tedavisi olarak oral antidiyabetik ilaç önerilmiştir. Yine araştırmaya katılan Tip 2 diyabet hastalarının % 82,4’ü günlük ihtiyaçlarını tamamen kendisi karşılamakla birlikte, % 68,6’sı kendi kendine şeker ölçümü yaptığını belirtmişlerdir. Hastaların % 54,3’ü diyabet ile ilgili eğitim almışken, hastaların % 49,5’i aldıkları eğitimi hemşireden aldığını ifade etmiştir. Yapılan çalışmada Tip 2 Diyabet hastalarının Öz-Bakım Gücü Ölçeği toplam puan ortalamaları 123,54± 16,68 olarak bulunmuştur (min= 37, max=140). Hastaların öz-bakım gücünde farklılık yaratan faktörlerin “yaş” (P<.05), “cinsiyet” (P<.05), “eğitim durumu” (P<.05), “meslek” (P<.05), “diyabet tanısının konduğu süre” (P<.05), (Tablo:10), “diyabet ile ilgili önerilen ilaç” (P<.05), “kendi kendine kan şekeri ölçümü yapma durumu” (P<.05), “eğitim alma durumu” (P<.05), “önerilen tedavi şekli” (P<.05), “günlük kişisel ihtiyacı karşılama” (P<.05), olduğu saptanmıştır. Çalışma bulguları göz önüne alınarak, sağlık profesyonelleri tarafından, diyabetli hastaların bireysel özellikleri de göz önüne alınarak, özbakım davranışlarını geliştirmeye yönelik izlem ve eğitim programlarının yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Tip 2 Diyabet, Öz-bakım, Öz-bakım Gücü

HemşirelikÖz-bakımÖz-bakım Gücü
Cemile Erilmez
Eastern Mediterranean University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik Öğrencilerinin Uyku Kalitesinin Belirlenmesi

ÖZ : Bu araştırma hemşirelik öğrencilerinin uyku kalitesini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 Eğitim Öğretim yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Lisans (384) ve Yüksek lisans (41) programında öğrenim gören toplam 425 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada örneklem seçimine gidilmeyip, evren üzerinden çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemini araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 280 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veriler öğrencilerin tanıtıcı özelliklerini içeren soru formu ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin istatiksel analizinde yüzdelik, frekans dağılımı, ANOVA ve Tukey testi kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin %44,64‟ünün 20-21 yaş arası, %65‟inin kadın, %35,71‟inin aile ile birlikte kaldığı görülmüştür. Öğrencilerin %80,71‟inin herhangi bir işte çalışmadığı ve %59,29‟unun gelirinin giderine eşit olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin %71,07‟si akşam-gece ders çalışmakta ve %40,36‟sı haftada 25 ve üzeri saat derse girmektedir. Öğrencilerin %73,57‟sinin günde 5-8 saat arası uyuduğu, %80,36‟sı gün içerisinde kendini uykulu hissettiği ve %57,50‟sinin daha önce uyku problemi yaşadığı saptanmıştır. Öğrencilerin Pittsburg Uyku Kalite İndeksi ölçeğinden ortalama 6,51±3,11 puan aldıkları saptanmıştır. Öğrencilerin yaş, cinsiyet, çalışma durumları, alkol kullanma durumları ve sınıf düzeyleri ile Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktur (p>0,05). Öğrencilerin günlük uyku süreleri ve ders çalışma saatlerinin uyku kalitesi üzerinde etkili olduğu görülmüştür (p<0,05). Bu sonuçlar doğrultusunda; Hemşirelik programında öğrenim gören öğrencilerin uyku kalitesinin önemi konusunda bilinçlendirilmesi ve öğrencilere düzenli uyku alışkanlığı kazandırmak amacıyla üniversitelerin sağlık merkezlerinde danışmanlık hizmetlerinin verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Öğrenci, Uyku

HemşirelikÖğrenci
Emre Şahin
Eastern Mediterranean University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanede Yatan Hastaların Uyku Düzenini Etkileyen Etmenlerin Belirlenmesi

ÖZ: Bu araştırma hastanede yatan hastaların uyku düzenini etkileyen etmenleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı-kesitsel araştırma tasarımına uygun olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Gazimağusa Devlet Hastanesi’ne 2 Ocak-2 Nisan 2018 tarihleri arasındaki üç ay boyunca başvuran hastalar oluşturmuştur. Bu hastalardan hastanenin Dahili ve Cerrahi Kliniklerinde yatan, araştırmaya gönüllü olarak katılan ve dahil edilme kriterlerine uyan 323 hasta örneklemi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri ‘Hasta Tanıtım Formu’ ve ‘Uyku Düzenini Etkileyen Etmenler Formu’ ile toplanmıştır. Hastaneye yatan hastaların ‘Uyku Düzenini Etkileyen Etmenler Formu’ puan ortalamaları 75,26±19,17 olarak bulunmuştur. Araştırmanın sonucunda hastanede yatmanın hastaların uyku düzenini etkilediği görülmektedir. Hastaların %31,89’u 65-79 yaş arası, %51,70’i erkek, %35,60’ı ilkokul mezunu, %83,28’i evli olmakla birlikte %41,49’u ev hanımıdır. Hastaneye yatan hastaların Uyku Düzenini Etkileyen Etmenler Formu puan ortalamalarında farklılık yaratan faktörler arasında yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi yer almaktadır (p<0,05). Çalışmamıza katılan hastaların uyku düzenini etkileyen etmenlerin dağılımı incelendiğinde sırasıyla ağrı (%33,44), çevredeki gürültüler (%32,51) ve uyku saatinde yapılan girişim ve tedaviler (%23,84) olduğu tespit edilmiştir Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda hastaların uyku düzeninin yattığı kliniğe göre değerlendirilmesi veuyku sorunlarının önlenmesi için sağlık profesyonellerinin, hastaların yaşadığı uyku sorunlarına yönelik farkındalıklarının sağlanmasına yönelik girişimlerin planlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hasta, Hemşirelik, Uyku, Uyku Düzeni

Hemşirelik
İzlem Baş
Eastern Mediterranean University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin meslek seçim nedenleri ve öğrenim doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

ÖZ: Bu araştırma; Hemşirelik öğrencilerinin meslek seçim nedenleri ve öğrenim doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacı ile tanımlayıcı araştırma tipine uygun olarak yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Yüksekokulu Hemşirelik bölümünde öğrenim gören, 3. ve 4. sınıf öğrencileri (147 kişi) oluşturmuştur. Örneklemini ise araştırmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 132 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veriler Öğrencilere Ait Tanıtıcı Özellikler Soru Formu, Hemşirelikte Meslek Seçim Ölçeği ve Öğrenci Doyum Ölçeği – Kısa Formu kullanılarak toplanmıştır.. Verilerin istatistiksel analizinde Yüzdelik, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi ve Sperman‟s rho Katsayısı tekniği kullanılmıştır. Hemşirelik öğrencilerinin %50‟sinin 21-22 yaş arasında, %70.5‟nin kadın ve %95.5‟inin bekar olduğu görülmüştür. Öğrencilerin %52.3‟ü üçüncü sınıf öğrencisi, %53.8‟i düz lise mezunu ve %50.8‟i bölümü Doğu Akdeniz Üniversitesi giriş sınavı ile kazanmıştır. Öğrencilerin %86.4‟ü bölümü isteyerek seçtiği, %79.5‟i bölümden memnun ve %29.5‟i mesleği sevdiği için tercih etmiştir. Öğrencilerin %65.9‟nun okula girmeden önce hemşirelik ile ilgili olumlu görüşe sahip olduğu bulunmuştur. Hemşirelik bölümü öğrencilerinin Hemşirelikte Meslek Seçim Ölçeği (6.96±1.6) ve Öğrenci Doyum Ölçeği-Kısa Formu (3.31±.783) puan ortalamaları orta düzeyde bulunmuştur. Hemşirelik bölümünü Doğu Akdeniz Üniversitesi giriş sınavı ile tercih eden ve bölümden memnun olan öğrencilerin doyum düzeyleri daha yüksek bulunmuştur (p < .05). Çalışmaya katılan öğrencilerden bölümü Doğu Akdeniz Üniversitesi giriş sınavı ile tercih edenlerin, bölümü sevenlerin ve hemşirelik bölümünü sevdiği için tercih edenlerin Hemşirelikte Meslek Seçim Ölçeği puan ortalaması daha yüksek bulunmuştur (p < .05). Yükseköğretime yeni başlayan öğrencilerin ve devam eden öğrencilerin her yılın başında meslek seçim nedenleri, mesleği sevme durumları ve beklentilerinin belirlenip ve bunlara yönelik düzenlemelerin yapılması önerilmektedir. Böylece öğrencinin doyum düzeyi arttırılarak bölüme devam etme oranı, eğitim kalitesinin artırılması ve bilinçli meslek üyelerinin gelişmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Meslek, Meslek seçimi, Doyum

HemşirelikHemşirelik Mesleği
Bahar Ak
Eastern Mediterranean University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite Öğrencilerinde Sağlık Okuryazarlığı

This research was conducted based on a descriptive/cross-sectional research design to determine the health literacy levels of university students, for which a case study was made of students who applied for the first time to the Health Center of the Eastern Mediterranean University between May 1 and July 31, 2017. Rather than selecting samples, the study was conducted on the universe, resulting in a total of 365 eligible students who volunteered to participate in the research. For the study, data was collected using the "Identifıcation Information Form" and the "Adult Health Literacy Scale", and percentages, a Mann-Whitney U-test and a Kuruskal-Wallis H-test were used in the statistical analysis of the data. Of the university students, 44.9 percent are aged 21–23, and 50.7 percent are female and 49.3 percent are male. In addition, 20.0 percent of the students are studying in the faculty of education, 97.8 percent are undergraduate students and 26.1 percent are in the fourth grade. Of the university students who participated in the survey, 50.7 percent had lived in cities for a major part of their lives and 42.2 percent are currently living with friends. Furthermore, 50.7 percent of the students are smokers, and of these, 58.9 percent (n = 185) smoke one pack of cigarettes a day. Again, 51.5 percent of the university students drink alcohol, and 37.8 percent of these (n = 188) consume one glass of alcohol a day. Finally, 51.8 percent of the students state that they are in good health. It was found that age, gender, department, grade and the daily alcohol consumption were influential on the students’ health literacy level (p <.05). The results of the study show that for a high level of health literacy, it is important that health education starts in the family and continues in the pre-school period; that it is covered in the textbooks used in primary education; and that conferences, seminars and scientific activities on health information are organized at universities in certain periods with the participation of all students. It may be beneficial to identify the variables affecting health literacy in individuals so that plans can be made taking these variables into account, and to develop policies to improve health literacy. Keywords: Nursing, University students, Health literacy

HemşirelikSağlık EğitimiSağlık Okuryazarlığı+2
Sultan Sarıyar
Eastern Mediterranean University
2018
00

Other supervisors