Theses supervised by Mustafa Nuri Türkmen

14 theses · Batman University

Master'sOpen AccessTR

1246 (1830-1831) tarihli Çankırı Kazası’nın 1810 numaralı nüfus defteri

Nüfus defterleri devletlerin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını analiz etmek için önemli bir kaynak oluşturmaktadır. Osmanlı Devleti'nde, modern olarak nitelendirilen ilk nüfus sayımı 1830-1831 yıllarında gerçekleştirilmiştir. Bu nüfus sayımının doğal bir ürünü olarak ortaya çıkan nüfus defterleri, tarih araştırmalarında oldukça büyük bir önem arz etmektedir. Nüfus defterleri; tutuldukları dönemin demografik, ekonomik ve sosyolojik yapısı hakkında zengin bilgiler sunmaktadır. Bölgenin idari yapısı, yerleşim yerlerinin isimleri, kayda konu olan şahısların isim ve lakap bilgileri, yaşları, erkek nüfusun sayısı, doğum ve ölüm tarihleri, göç olayları, nüfus hareketleri gibi birçok konu defterler sayesinde öğrenilebilmektedir. Din, bireyin ve toplumun değer yargılarını da şekillendirir. Omanlı İmparatorluğu, dini ve siyasi yapısı iç içe geçmiş, İslam’ın devlet yönetiminde önemli bir rol oynadığı bir devletti. Osmanlı’nın devlet yapısı, İslam hukuku (şeriat) ve geleneksel devlet yönetimi kurallarıyla şekillenmişti. Bu ilişkiler, Osmanlı’nın toplumsal yapısında ve devlet idaresinde şekillenmiştir. Din, devlet yönetiminin bir parçası olarak kabul edilmiş ve bu anlayış yüzyıllar boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun temel karakteristiklerinden biri olmuştur. 1810 numaralı Çankırı Kazası defterinde mahalle ve karye kayıtlarındaki mesleklere baktığımız zaman en çok icra edilen mesleklerin Hafızlık, İmamlık ve Mollalık olduğunu görmekteyiz. Buda Osmanlı Devleti’nin sosyal hayatta Osmanlı siyasi iktidarı için bir toplumsal değer yargısı olmasının yanı sıra, başlangıçtan itibaren önemli bir meşruiyet aracı ve güç sembolü olmuştur. Çünkü Osmanlı Devleti, daha kuruluş aşamasındayken din-devlet birlikteliği içerisindedir. Manevi önder olarak da itibar görürlerdi. 1810 numaralı Çankırı kazasının nüfus defteri 1246 yılı kayıtlarındaki istatistiklerini içermektedir. Ankara Çankırı’da bulunan mahalle ve köy isimleri, hane reislerinin adları, şahısların statü ve lakaplarını belirten unvanları, akrabalık ilişkileri, meslekleri, yaşları, erkek çocuk doğum ve ölüm yaşları da çalışmalarda ortaya çıkarılmıştır. Defterde Gayri müslim nüfusa herhangi bir bilgiye ulaşılmamıştır. Bundan ötürü vergilendirmeyle ilgili bir bilgi yoktur. Fiziksel özellikler ile ilgili bir bilgi yoktur.

19. YüzyılOsmanlı DevletiÇankırı District+1
Deniz Ramazanoğlu
Batman University · Institute of Graduate Studies
2025
85
Master'sOpen AccessTR

8 numaralı Bosna ahkam defteri’nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

Divân-ı Hümâyun, Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminden 17. Yüzyılın sonlarına değin önemini korumuştur. Nitekim devlet meselelerin görüşüldüğü bu kuruluşta; idari, askerî, hukukî, dinî ve ekonomi gibi pek çok konu burada ele alınarak karara bağlanmıştır. Divân-ı Hümâyunda halkın şikayetlerine de bir çözüm getirilmeye çalışılmış ve ilk etapta Şikayet Defterleri adı altında sonrasında Ahkam Defterleri adıyla kayıt altına alınması sağlanmıştır. Bu kayıtlardan Bosna’ya ait 8 Numaralı Ahkâm Defteri çalışma konumuz olup, 128 sayfa 249 hükümden oluşmaktadır. (H. 1229-1241 / M. 1813-1825) tarihlerde Bosna’nın sosyal hayatı hakkında önemli bilgiler veren bu defter, incelenerek bilim dünyasına kazandırılmak istenmiştir. Üç bölümden oluşan tezin birinci bölümünde Bosna tarihi, Osmanlının adalet anlayışı, Osmanlı toprak rejimi, vergi sistemi, defterde adı geçen vergiler, Ahkâm Defterleri ve son olarak 8 Numaralı Bosna Ahkâm Defteri ile alakalı bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde defterdeki hükümlerin transkripsiyonu mevcuttur. Üçüncü bölümde ise kişiler arasında alacak verecek meseleleri, tımarla ilgili problemler, sipahilerin halk üzerindeki zorbalıkları, müslim ve gayrimüslim halk arasındaki sorunların yanı sıra müslim ve gayrimüslimlere zarar verilmemesine yönelik tembihler, vakıflarla ilgili meseleler, vergi, miras, gasp, toprak meseleleri gibi konular değerlendirilerek, hükümlerle örneklendirilmiştir.

19. YüzyılOsmanlı Devleti
Nihal Altunç
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
21
Master'sOpen AccessTR

3736 numaralı Mardin kazası nüfus defterinin transkripsiyon ve değerlendirilmesi

Nüfus, yeryüzünde sınırları belirli bir alanda, belirli bir zamanda bulunan insanların oluşturduğu toplam sayı olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde dünya ülkelerinin üzerinde durduğu önemli konulardan birisi de nüfustur.Osmanlı Devleti tarihi incelenirken, kaynakların başında arşiv belgeleri gelmektedir. Bu belgeler içerisinde yer alan nüfus defterleri de, insan, mekan, zaman unsurlarını birlikte taşıdığı için, sosyo-demografik özellikleri ve şehir tarihini aydınlatma konusunda vazgeçilmez niteliktedir.Osmanlı Devleti'nde XIX. yüzyıldan önce kaydedilmiş olan tahrir ve avârız defterleri demografik bir amaçla tutulmamıştır. Bu tahrirlerde esas tutulan birim, vergiyi ödeyecek olan hâne birimiydi. XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde modern anlamda nüfus sayımları yapılmaya başlanmıştır. Sayım sırasında tutulmuş olan kayıtlarda, kişinin adı, lakabı, baba adı, yaşı, fiziki özellikleri, mesleği, resmi veya dini statüsü hakkında bilgiler yer almıştır.Burada inceleyeceğimiz Başbakanlık Osmanlı Arşivi'ndeki nüfus defterleri serisi içerisinde 3736 Numaralı Mardin Kazası nüfus defteridir. Bu çalışmada, 1835 yılında Mardin Kazası'nda ikamet eden Müslüman ve Gayrimüslim toplumların nüfusu ve nüfus hareketleri, görevli memurların isimleri ve kullandıkları unvanlar, göç ve nakiller hakkında ilk elden bilgi sahibi olma imkanı bulacağız. Yine bölgedeki mahalli idareciler; muhtarlar, imamlar, özürlüler, insanların meslekleri ve fiziksel özellikleri gibi bölgesel tarih yazımında önemli ayrıntılar yer almaktadır.

Mardin KazasıXIX. Yüzyıl
Ekrem Demir
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
62
Master'sOpen AccessTR

11 numaralı Mora ahkâm defteri’nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

Bu çalışma, 11 Numaralı Mora Ahkâm Defteri, H. (1189-1212) / M. (1775-1797) tarihleri arası dönemi kapsayan hükümlerin transkripsiyonu, özeti ve değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Bu Ahkâm Defteri’nden hareketle, 18.yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı ve Venedik’in birbirlerine karşı özellikle siyasi, iktisadi ve diplomatik alanlarda nasıl politikalar yürüttükleri hususunda inceleme yapılmıştır. Söz konusu çalışmada, 1718 Pasarofça Antlaşması'nda sağlanan sulh ile beraber devam eden siyasi (diplomatik), ticari, balyos ve konsolosların statüleri, tüccar ve müste’minlerin hak ve muafiyetleri, korsanlık, eşkıyalık ve haksız gasp sorunları, kişiler arasındaki borç, alacak verecek meseleleri, deniz hukuku ve sınır ihlalleri, hak ve sorumlulukları ahidnâme ile güvence altına alınmış diğer Venediklilerin durumları ile mahkeme davalarında ve çözümünde adalet mekanizmasının işlerliği konuları yer almaktadır. Çalışmanın esas kaynağı, incelemeye alınan 11 Numaralı Mora Ahkâm Defteri’nin H. (1189-1212) / M. (1775-1797) tarihleri arasındaki dönemi kapsayan hükümleridir. Asıl problematiğimiz, XVIII. yüzyılda Osmanlı ile Venedik’in Doğu Akdeniz (Levant)' de etkili güç olma mücadelesinde hangi faktör, yol ve yöntemlere başvurdukları ve bunları nasıl kullandıklarıdır. Bu bağlamda, 18. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı ile Venedik siyasi ve ticari ilişkilerinde, balyos ve konsolosların diplomatik misyonları incelenmiş, Osmanlı Devleti’nde gümrük sistemi, ahidnâme politikası ve millet sistemi açıklanmaya çalışılmıştır.

18. YüzyılOsmanlı
Kadri Adlim
Batman University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hicri 1170-1171 tarihli 141'numaralı Ankara Şer'iyye Sicilinin transkripsiyon ve değerlendirmesi

Osmanlı tarihine ışık tutması açısından önemli bir yere sahip olan Şer‘iyye Sicilleri sayesinde toplumun en küçük yapı taşına kadar inme imkânı mevcuttur. Kadılık makamının adli ve idari yapıda yer edinmiş olması ve Şer‘iyye Sicillerinin kayıtlarını Kadıların tutmuş olması sebebiyle bu makama dair kayıtlar önem arz etmektedir. H.1170-1171(M. 1757) arasını kapsayan bu belgemizde de genelde Osmanlı’nın özelde ise Ankara’nın adli, idari yapı taşlarını araştırmaya çalıştık. 137 sayfadan oluşan bu çalışmamız üç kısım şeklinde incelenmiştir. Birinci kısımda Ankara’nın tarihi süreçteki yeri ve Şer’iyye Sicilleri üzerinde durulmuştur. İkinci kısımda ise Ankara’nın sosyal, ekonomik ve idari yapısının değerlendirilmesi yapılmıştır. Üçüncü kısımda 141 numaralı Ankara şer’iyye sicilinin transkripsiyonu yapılmıştır.

Ankara ŞehriKadıOsmanlı Devleti+2
İsmail Oğuz
Batman University · Institute of Graduate Studies
2023
10
Master'sOpen AccessTR

02714 numaralı Erzurum-Bayburt kazası nüfus defterinin transkripsiyon ve değerlendirilmesi

Nüfus, belirli bir zaman diliminde sınırları tanımlanmış bir bölgede yaşayan insan sayısını ihtiva eder. Bilindiği gibi Osmanlı Tarihi incelenirken başvurulan önemli kaynakların başında arşiv kayıtları gelmektedir. Bu arşiv kayıtlarının içerisinde yer alan nüfus defterleri dönemler hakkında bize detaylı bilgiler aktarır. Özellikle şehirlerin tarihini, Sosyo-ekonomik durumlarını, demografik özelliklerini anlamamız için kritik önem arzeder. 19. Yüzyıl öncesinde Osmanlı Devleti’nde yapılan nüfus sayımları modernlik içermemekle birlikte nüfus özellikleriyle de doğrudan ilişkili sayımlar değildi. Tahrir ve avarız olarak adlandırılan bu sayımlarda vergi ödeyecek hanelerin tespiti esas alınıyordu. Fakat 19. Yüzyılda daha modern sayımlar yapılmıştır. Bu sayımlar esnasında kişilerin adları, aile soy bağı derecesi bilgileri, lakapları, mesleki durumları, yaş bilgileri ve fiziksel özellikleri hakkında etraflıca bilgiler verilmiştir. Üzerinde çalışacağımız arşiv kaydı, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki nüfus defterleri kataloğu içerisinde 02714 Numaralı Erzurum-Bayburt Kazası nüfus defteridir. Bu çalışmada, 1842 yılında Erzurum-Bayburt kazasında yaşayan gayrimüslim topluluğun nüfusu ve nüfus hareketleri, meslekleri, göçler hakkında bilgi sahibi olacağız. Aynı şekilde bölge insanının yaş bilgisi, fiziksel özellikleri, özür ve engel durumları detaylı olarak yer almaktadır.

19. Yüzyıl
Sümeyye Ülkü Gül
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmed Saib'in Son Osmanlı-Rus Muharebesi adlı eserinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

Ahmed Saib tarafından kaleme alınmış ‘’Son Osmanlı Rus Muharebesi ‘’adlı eser Mehmed Arif ve Gazenkampf’ın eserlerinden istifade ederek yazılmıştır. Akıcı ve yer yer detaylı bilgi verilerek yazılmıştır. Kitap 15 bölümden oluşmaktadır ve bu bölümlerde Osmanlı Rus Muharebesinin hem Kafkasya’da hem de Balkanlar’daki durumunu ele almaktadır. Yazar, Osmanlı ve Rusya arasındaki ilişkileri Sultan Abdulaziz döneminin sonlarından Ayestefanos antlaşmasına kadar ele almıştır. Yazar Ahmed saib eserini anlatırken tarihte adı pek geçmeyen şahıslarla ilgili de bilgi vererek 93 Harbi’ndeki rolünü ortaya koymuştur.

Merve Öter
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Birinci TBMM’de Diyarbakır milletvekilleri ve meclis faaliyetleri

Bu çalışma ile 1920-1923 yılları arasındaki 1. Yasama dönemi içerisinde görev yapan Diyarbakır milletvekillerinin TBMM’deki siyasi faaliyetleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu arştırma ile bu dönemde görev yapmış olan Diyarbakır milletvekillerinin, biyografileri, meclis çatısı altında sunmuş oldukları takrir ve teklifleri ve diğer faaliyetleri ile bölgenin gelişimine, bölgedeki sorunlara çözüm üretilmesi noktasında, Türkiye siyasal yaşamına katkılarının belirlenmesi amaç edinilmiştir. TBMM çatısı altında Diyarbakır milletvekilleri görevleri süresince sosyal, ekonomik, siyasi konularda çeşitli konuşmalar yapmış ve teklifler vermişlerdir. Bu tekliflerin savaştan yeni çıkılmış olması sebebiyle genellikle savaş sırasında zarar gören bölgelerde bulunan şehirlerin imarı, yol yapımı, halka yiyecek ve ödenek sağlanması, asker teşkilatı düzenlemeleri, asker teşkilat bütçesi ve askeri kişilerin maaşları, hıyaneti-i vataniyeden yargılananlar, demiryollarının iyileştirilmesi, ülke genelinde ihtiyacı olan kurum ve bölgelere gerekli maddi ve sosyal imkanların sağlanması hususunda gerek ülke yararına olan konulardaki taleplerinin yanı sıra Diyarbakır bölgesinin temsilcileri olarak Diyarbakır ulaşımının iyileştirilmesi, Diyarbakır’da faaliyette bulunan İstiklal mahkemeleri ve daha birçok konuda öncelikle temsil ettikleri bölgenin sonra ulusal düzeyde halkın sesi ve elçisi olmaya çalıştıkları ve bu görevi vatana ve millete yararlı birer fert olarak icra ettikleri görülmüştür.

Diyarbakır
Müjde Songan
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
11
Master'sOpen AccessTR

152 numaralı Edirne şer'iyye sicilinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

Osmanlı mahkeme kayıtları olan şer’iye sicilleri bölgesel ve şehir araştırmaları tarihinde son derece önemli bir yer tutmaktadır. Bu siciller kayıt altına alındığı yerin iktisâdi içtimâi siyâsi ve idâri yapısı hakkında önemli bilgiler ihtiva eden resmi kayıtlar olduğu gibi içerisinde yer alan tereke defterleri de resmi nitelik taşıyan devlet arşivleridir. Tereke defterleri ölen kişilerin toplumsal konumlarını, demografik yapılarını, medeni hallerini, aile yapılarını, sahip oldukları her türlü menkul, gayrİmenkul mallara ait önemli bilgiler sunmaktadır. Çalışma konumuz olan 152 numaralı Edirne Şer’iye sicili de Edirne’nin bölgesel, şehirsel, sosyal, ekonomik, kültürel yapısını bizlere ulaştıran önemli bir kaynaktır. Hicri 1166-1169, Miladi 1753-1756 yılları arası tarihleri kapsayan bu defter 96 sayfa 172 hükümden oluşmaktadır. Defter Edirne şehrinin mahallelerinin sosyal yapısını, ekonomik faaliyetlerini, bu dönemde kullanılan unvân ve lakapları, dini inanışları yine siyasi, idari, demografik yapı vb. birçok yapılarına ışık tutan bilgiler içermektedir. Dört bölümden oluşan tezin birinci bölümünde genel hatlarıyla kadılık kurumu Şer’iye sicili ve Şer’iye mahkemeleri hakkında bilgiler verilip özelliklerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde Edirne tarihi, Edirne’nin coğrafi, sosyal ve ekonomik durumu hakkında bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde değerlendirmenin yanı sıra millet sistemi, idari birimler ve sosyal hayat hakkında bilgiler verilip belgeler özetlenmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise defterdeki hükümlerin transkripsiyonu mevcuttur.

Şer’iye Sicili
Mehmet Arif Kürküt
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

3268 numaralı Karaman Konya Eyaleti Hamidili Sancağı tefenni Müslim nüfus defterinin transkripsiyon ve değerlendirmesi

OsmanlıDevleti’nde modern anlamda ilk nüfus sayımı 1831 senesinde yapılmaya başlanmıştır. Bu tarihten önce farklı dönemlerde vergi ve arazi tespitine yönelik yapılan sayımlar görülmektedir. Bu sayımlar bölgenin genel yapısı hakkında detaylı bilgi vermede yetersiz kalmıştır. Ama modern anlamda yapılan nüfus sayımları sonucunda elde edilen defterler, o dönemin sosyo-ekonomik, idari ve demografik yapısı hakkında önemli bilgiler içermektedir. Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi’nde bulunan H.1256 / M.1840 yılına ait NFS.d kodu 3268 Numarası ile kayıtlı olan Tefenni Müslim Nüfus Defteri baz alınarak elde edilen çalışmamızda Osmanlıda nüfus ve Tefenni Kazasının kısa tarihi ele alınmış ve 3268 numaralı defterdeki veriler incelenmiştir. Buna göre defterde kayıtlı olan Müslüman erkek nüfusun isimleri, lakapları, unvanları ve meslekleri ele alınmıştır. Bunun sonucunda defterin transkripti yapılarak elde edilen sonuçlar tablo ve grafik haline dönüştürülmüştü

Demografik YapıTefenni Kazası
Rojda Yakut
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
32
Master'sOpen AccessTR

167 numaralı Edirne Şer’iyye Sicili transkripsiyon ve değerlendirilmesi

Osmanlı devletinin sosyal ve ekonomik durumu hakkında yerel tarih açısından bilgi sahibi olmamıza yardımcı olan Şer’iyye Sicilleri defterleri araştırmacıların başvurduğu en önemli kaynaklardan birisidir. Tereke defterlerinden yola çıkarak halkın hangi mesleği icra ettiklerini ve geçimlerini sağlayabilmeleri için tarım, hayvancılık ve nakliye vesaire ile uğraşmışlardır. İnsanların eşyalarını temin etmeki bir yerden başka bir yere seyehat etmek veya yüklerini taşımada kolaylık sağlaması amacıyla binek hayvanlardan yararlanmışlardır. Bu nedenle binek hayvanlar sosyal ve ekonomik hayatta en önemli ulaşım araçları durumundadır. Ölen kişilerin menkul ve ğayrimenkullerinin malları kadılar aracılığıyla varislere teslim edilmeleri ve hangi coğrafi bölgelerde yaşadıklarını öğrenmemizde bir fikir sahibi olmamıza imkân sağlıyor. Çalışmamızın ana kaynağı Şer’iyye Sicilidir. 167 numaralı Şer’iyye Sicilleri defterleri Edirne’nin 1174-1175/ 1760-1761 yılları arasında meydana gelen gelişmeleri kapsamaktadır. Osmanlı devletinde kadı, naip, kassam, vakıf, miras, Osmanlı millet sistemi gibi konular hakkında bilgiler verilmiştir.

Edirne Şer’iyye Sicili
Yakup Gevrek
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

181 numaralı Harput şer'iyye sicilinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (Hicri 1041-1042/miladi 1632-1633)

Şer’iyye sicilleri eski dönemlerde olduğu gibi Osmanlı’nın da kendi şer’iyye sicilleri kendi tarihinin aydınlatılmasında en önemli kaynaklardandır. Şer’iyye sicillerinin ihtiva ettiği bilgiler tahlil edildiği döneme ışık tutar. Dönemin idari ve askeri yapısı, soysa-ekonomisi hakkında detaylı bilgiler sunmaktadır. Nitekim araştırma çalışmamıza konu olan 181 envanter numaralı Harput şer’iyye sicili tarih araştırmacılarına yazıldığı dönemin yukarıda saydığımız konular hakkında detaylı bilgiler sunar. 181 numaralı Harput şer’iyye sicilinde; satış akdi, alacak-verecek meselesi, miras paylaşımı, nafaka ve hibe gibi davalar yoğunluktadır ve bu davalar şer’i hukuka göre kadı tarafından hüküm verilip daha sonra muhkem neticeye ulaşan dava kayıtlarını ihtiva eder. Mahkemeye sicil incelendiğinde anlaşılacağı üzere hem müslim hem de zimmîler eşit haklarla başvurup haklarını şer’i mahkemede şer’i hukuka göre arayabilmişlerdir. Dolayısıyla şer’iyye sicilleri döneme ışık tutması açısından çok ehemmiyetli kaynaklardandır.

KadıSatış AkdiŞer’iyye Sicilleri
Adem Erzengin
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cafer Iyani Bey'in Tarih-i Gazi Hasan Paşa (Cihadname-i Hasan Paşa) adlı eserinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

Cafer Iyani Bey tarafından, Tiryaki Hasan Paşa daha hayatta iken, kaleme alınan "Tarihi Gazi Hasan Paşa" ya da "Cihadname-i Hasan Paşa" adlı yazma eser, Tiryaki Hasan Paşa'nın savaşlarını (1577-1606)sanatlı bir üslupla anlatmaktadır. Tiryaki Hasan Paşa'nın Divan Baş Defterdarı görevinde de bulunmuş olan Iyani Bey, eserini sağlam bir cümle yapısı ve edebi bir üslup ile ortaya koymuştur. Tarihimizde Kanije Savunması olarak yer edinen ve askeri savunma taktiği ile ünlenen Hasan Paşa'nın gazalarını anlatan bu eserin transkripsiyonunun yanı sıra, günümüz Türkçe'sine çevirisi yapılarak, meclisler halindeki eserin değerlendirilmesine yer verilmiş, askeri-strateji açıdan Tiryaki Hasan Paşa'nın karakter tahlili yapılmıştır.

Tiryaki Hasan Paşa
Saltuk Seyhan Öztekin
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

2587-2588 numaralı (H. 1247/ M. 1832) Harput Sancağı Arapgir Kazası müslüman- gayrimüslim nüfus defterlerinin trankripsiyonu ve karşılaştırmalı değerlendirmesi

İmparatorluk özelliğine sahip olan Osmanlı’da yürütülen nüfus hizmetleri, geçmişten günümüze kadar devam eden uzun bir tarihi serüvene sahiptir. Osmanlı Devletinin kuruluşundan itibaren asker toplamak ve vergi almak amacıyla belirli aralıklarla tahrir yapılmış ve çeşitli kayıtlar tutulmuştur. Osmanlı’da modern anlamdaki nüfus hizmetleri, 1831 nüfus sayımından sonra Dâhiliye Nezareti bünyesinde Ceride-i Nüfus Nezareti ve bu işleri Sancaklarda yürütecek Defter Nazırlıklarının kurulmasıyla başlamıştır. 1831 tarihinde yapılan ilk genel nüfus sayımından sonra 1844, 1852, 1856, 1866, 1881, 1882 ve 1905 gibi değişik tarihlerde bölgesel veya genel nüfus sayımları yapılarak, kayıtların güncel tutulmasına önem verilmiştir. Osmanlı Devleti’nin XIX. Yüzyıldaki toplumsal, siyasal ve ekonomik tarihini büyük ölçüde nüfus ve nüfus hareketleri belirlemiştir. Nüfus defterleri tutuldukları yerlerle ilgili olarak başta mahalle ve köy isimlerini vermek suretiyle, idari yapılanmayı, erkek nüfusun sayısını ve askerlik durumlarını, vergi mükelleflerini, doğum ve ölüm tarihlerini, kullanılan isim ve lakapları ortaya koyması açısından büyük önem taşırlar. Bu bilgilerin bulunduğu 02587 ve 02588 numaralı Harput Sancağı Arabgir Kazası Müslüman ve gayrimüslim defterleri hicri 1247 Miladi 1832 tarihli nüfus istatistiklerini içerir. Defterdeki bilgiler nüfus, yaş, lakap, meslek, yer değişikliği, vergi, fiziksel engel durumu gibi başlıklar halinde tablolar halinde tasnif edilmiştir. Elde edilen bilgiler üzerinden dönemin demografik, ekonomik ve sosyal yapısı hakkında birçok sonuca ulaşılmıştır.

Nüfus Sayımı
Ozan Erman
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
21

Other supervisors