Theses supervised by Prof. Dr. Ahat Üstüner

17 theses · Fırat University

DoctorateOpen AccessTR

Metafor ve metonimi kuramına göre eski Türk yazıtlarında kavram alanı ilişkileri

Türk dilinin en eski metinleri olan eski Türk yazıtları, birtakım anlamlandırma problemlerine, sınırlı sayıda konu alanına ve söz varlığına sahip olmasına rağmen içerdiği öğeler bakımından çok çeşitli kavram alanı ilişkileri ile daha geniş bir söz ve anlam varlığına işaret etmektedir. Söz varlığı unsurlarının anlamsal yapılanması, birtakım kavram ve kavram alanı ilişkilerine bağlı olarak gelişmektedir. Dolayısıyla alanlar ile bu alanların birbiriyle olan ilişkilerinin hangi zihinsel süreçlere göre gerçekleştiğinin belirlenmesi aynı zamanda mecazlı düşüncenin ve sözlük birimsel anlamın oluşma yollarının ortaya çıkartılması anlamına gelmektedir. Bu fikirden hareketle, çalışmada, eski Türk yazıtlarındaki söz varlığı unsurları, bilişsel dil bilimin temel konularından olan kavramsal alan, metafor ve metonimi kuramlarına göre ele alınmıştır. Bu çerçevede sözcük anlamlarının işaret ettiği alanlar arasında iki temel ilişki tipi söz konusudur. Bunlardan ilki, en genel biçimiyle aynı alan içerisinde bir kavram veya varlığa referansla başka bir kavrama erişim olarak kabul edilen metonimidir. Diğeri ise farklı alanlar arasında bir alandan başka bir alana haritalanma olarak bilinen metafor ilişkisidir. Buna göre öncelikle eski Türk yazıtlarındaki sözcükler biçim bilimsel analizle kelime ailelerine göre gruplandırılmıştır. Daha sonra sözcük aileleri ile sözcük ailesi oluşturmayan diğer sözcüklerin yazıtlarda işaret ettiği kavramlar/varlıklar arasındaki metafor ve metonimi ilişkileri tespit edilerek sınıflandırmaya tabi tutulmuştur. Böylece eski Türk yazıtlarının söz varlığı unsurlarındaki anlamsal yapılanmanın yolları ve metinlerdeki mecazlı düşünce yapısı ortaya konulmuştur.

Anlam bilimEski TürklerKavram alanları+5
Murat Aka
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Gaziantep ili ağızları(İnceleme-metin-dizin) Cilt 2

Gaziantep, tarih boyunca her zaman önemli stratejik bir konumda olmuştur. Milattan önceki yüzyıllardan itibaren birçok önemli medeniyetin merkezi olan Gaziantep, Fırat Nehri ile Bereketli Hilal'in önemli bir kavşak noktasında yer alır. Milattan önceki yıllarda önemli devletlerin merkezi olan şehir, sonraki yıllarda Roma, Bizans, Abbasiler, Emeviler gibi devletlerin hakimiyetine girmiştir. Bölgeye 11. yüzyıldan itibaren Türklerin yerleşmesiyle birlikte burada Türk diline dayalı bir kültür oluşmaya ve Gaziantep ağzının temelleri atılmaya başlar. Bu çalışmaya Gaziantep merkez ve dokuz ilçenin tamamı dahil edilmiştir. Çalışmada öncelikle kapsamlı ve ayrıntılı bir saha araştırması ile tespit edilen yerlerdeki kaynak kişilerden metinler derlenmiştir. Daha sonra metinler, genel ses ve şekil bilgisi özellikleri açısından art zamanlı ve eş zamanlı yöntemle incelenmiştir. İnceleme sonucunda Gaziantep ilinde üç ağız bölgesi ve bu ağız bölgelerinin alt ağız bölgeleri tespit edilmiştir. Gaziantep ağzının, genel ses ve şekil bilgisi özellikleri bakımından Batı Grubu ağızları içerisinde yer aldığı; diğer taraftan Doğu ve Kuzeydoğu grubu ağızlarıyla da ortak özellikler gösterdiği anlaşılmıştır. Aynı zamanda bölge ağzının Azerbaycan Türkçesiyle de benzeşen kullanımlara ve söz varlığına sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonunda da incelenen metinlerin gramatikal dizinine yer verilmiştir.

AğızlarDil bilgisiDil bilim+3
Emine Soyyigit
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Garib-nâme'nin grameri – isim

Bu çalışmada, Eski Anadolu Türkçesinin önemli eserlerinden olan Âşık Paşa'nın Garib-nâme adlı eserinin dil özellikleri isimler açısından incelenmiştir. Prof. Dr. Kemal Yavuz tarafından tıpkıbasım, transkripsiyonlu metin ve Türkiye Türkçesine çeviri olarak bilimsel metotlarla yayımlanan Eski Anadolu Türkçesi döneminin bu önemli eseri çeşitli lisans, yüksek lisans ve doktora tezlerine konu olmuşsa da eserin dil özellikleri hakkında yeterli bir çalışma yapılmamıştır. Çalışmada Aşık Paşa'nın hayatı, eserleri, yaşadığı dönem hakkında bilgi verilerek, eserde yer alan isimden isim yapan ekler, isim çekim ekleri incelenmiş ve örneklendirilmiştir. Ayrı bölümler halinde ele alınan isim soylu kelimeler türleri, kullanım şekilleri ve anlamları bakımından dokuz ana başlık halinde incelenmiştir. Söz varlığı ve dil bakımından çok zengin malzeme ihtiva eden bu eserin, dil özellikleri bakımından Eski Anadolu Türkçesinin tipik özelliklerini taşıdığı görülmektedir.

Aşık PaşaDil bilgisi-isimDil bilgisi-yapım ekleri+5
Emine Çavdar Yanmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Garib-nâme'de dil özellikleri - fiil

Tez çalışmamızda, Eski Anadolu Türkçesi Dönemi'nin önemli eserlerinden olan Âşık Paşa'nın Garib-nâme adlı eserini fiil yönünden incelemeye çalıştık. Çalışmamız iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'de Garib-nâme'deki fiilleri yapı bakımından inceledik. İkinci Bölüm'de Garib-nâme'deki fiilleri kip ve şahıs yönünden inceledik. Eserin hacmi göz önünde bulundurulduğunda bütün örneklere tek tek yer vermenin mümkün olmadığı görülecektir. Bu nedenle daha genel özellikler ve bugünkü Türkçe ile farklılıklar vurgulanmıştır.

Aşık PaşaDil özellikleriDilbilgisi+3
Sami Demirbağ
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Oğuz grubu Türk yazı dillerinde sıfat ve zarflarda derecelendirme

Sıfatlar ismin önüne gelerek ismi niteleyen sözcüklerken zarflar, fiilin önüne gelerek fiili durum, tarz, yer, yön ve zaman bakımından sınırlayan sözcüklerdir. Sıfatlar bir ismin niteliğini belirtirken, o niteliğin derecesini de belirtebilirler. Aynı şekilde zarflar da fiillerin anlamını sınırlandırır ve o hareketin nasıl, ne şekilde gerçekleştiğini belirtirken bunun azlık veya çokluğunu çeşitli biçimlerde derecelendirerek ifade edebilirler. Bu çalışmada Oğuz grubunda yer alan Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Gagavuz Türkçesi gibi lehçelerimizde sıfat ve zarfların nasıl derecelendirildiği incelenmiş ve derecelendirme yöntemleri belirlenmeye çalışılmıştır. Derecelendirme eklerle yapılan, tek kelimeyle yapılan, en az iki kelimeyle yapılan ve kelime grubu halinde olmak üzere dört alt başlık altında incelenmiştir. Eklerle yapılan derecelendirmede, " +Ik/ + Uk, – gylt, +den de, + CIk/ +CUk, + CAnA , + CAk, + CAğIz, + CA, +Ak, +Aç, + mI/ + mU, + mAn, + ja/ + je, + jyk/ + jik, Imsov,+ ımtıl ( azaltma) – mtyk/ - mtik, - ymtyk/ - imtik, - umtyk/ - ümtik, + mtı+ rak ( azaltma), + ( I) msI/ + ( U) msU, + şın (azaltma), sowult, + rAk" ekleri kullanılmıştır. Tek kelimeyle yapılanda ise, en, çok, daha, hayli, az, hüyt, birazcık, qeder, tünd, tüys, zil vs. kelimeleri kullanılırken birden fazla kelimeden oluşanlar da ise, az çok, az- maz, bir iki defe, bir qeder, son derece, bir hayli, hedden artıq vs. kullanılmıştır. Kelime grubu halinde yapılan derecelendirmelerde tekrarlara, pekiştirmelere durum ad eklerine, isim tamlamasına yer verilmiştir. Derecelendirme sıfat ve zarfların önemli konularından birini oluşturur. Bu tezde de derecelendirme konusu işlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Derecelendirme, Sıfat, Zarf, Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmenistan Türkçesi, Gagavuz Türkçesi

AzericeDil bilgisi-sıfatDil bilgisi-zarf+5
Cihan Sekman
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye Türkçesi ağızlarında söz yapımı

Bu çalışmada 250 civarında kitap, tez, makale ve bildirinin taranması ile elde edilen yaklaşık 24.000 kelimelik türemiş söz varlığına dayanarak Türkiye Türkçesi ağızlarının söz yapımı ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmada klasik sınıflandırma kullanılmış, Türkiye Türkçesi ağızlarında görülen isimden isim, fiilden isim, isimden fiil ve fiilden fiil yapma ekleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. İncelemede 296 yapım eki tespit edilmiş, Türkiye Türkçesi ağızlarının yazı diline göre daha zengin bir ek varlığına sahip olduğu, pek çok ekin yazı diline göre daha işlek olduğu ve bu eklerin yazı dilinde görülmeyen pek çok farklı işlevinin bulunduğu ortaya konmuştur. Tarihî lehçelerde kullanılıp da yazı dilimizde unutulan pek çok ekin Türkiye Türkçesi ağızlarında varlığını koruduğu, çağdaş lehçelerde kullanılan ama yazı dilimizde bulunmayan pek çok ekin de Türkiye Türkçesi ağızlarında benzer işlevlerle yer aldığı tespit edilmiştir. Türkiye Türkçesi ağızlarındaki kelime ve şekillerin Türk dili tarihinin pek çok sorununa ışık tuttuğu, bu sorunların çözümüne katkı sağladığı belirlenmiş, yazı dilinin kelime türetiminde ağızlardan mutlaka yararlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Türkiye Türkçesi ağızları, söz yapımı, yapım ekleri.

AğızlarDil bilgisi-yapım ekleriDilbilim+3
Ferdi Güzel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Niyazî-i Mısrî Divanı üzerine bir dil incelemesi

Bu çalışmada 17. Yüzyılın etkili şahsiyetlerinden mutasavvıf, şair Niyazȋ-i Mısrȋ'nin divanında görülen dil özellikleri incelenmiştir. Hem aruz ve hem hece vezni ile dinȋ, tasavvufȋ içerikli şiirler kaleme alan Niyazȋ-i Mısrȋ'nin şiirlerinde hem klasik edebiyatın dil özelliklerine, hem de âşık edebiyatı dil özellikleri taşıyan sade bir dile rastlanmaktadır. Şairin en kapsamlı ve en çok sevilerek okunan eseri divanıdır. Bu araştırma divanının mevcut nüshalarından en çok güvenilen sekiz nüshasının karşılaştırılmasıyla oluşturularak yayımlanan tenkitli metin esas alınarak yapılmıştır. 17. yüzyıl, Türkiye Türkçesine geçiş sürecinde ilk değişmelerin başladığı yüzyıl olarak düşünülür. Türkiye Türkçesine has bazı ses ve şekil özelliklerinin ilk defa bu dönem metinlerinde başlamış olduğu tahmin edilmektedir. Çalışmamızda Niyazȋ-i Mısrȋ'nin divanındaki dil özellikleri "Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Kelime Grupları, Sözcük Türleri" başlıklı dört bölüm halinde ele alınmıştır. Sonuçta eserin ses özellikleri, ses uyumları, yapım ve çekim ekleri bakımından Eski Anadolu Türkçesi ve Klasik Osmanlı Türkçesi dil özelliklerini taşıdığı; Türkiye Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinden farklı özelliklerine benzer her hangi bir değişmenin bu eserde yer almadığı anlaşılmaktadır. 17. yüzyıldan itibaren Türkiye Türkçesi doğrultusunda bu dönem metinlerinde görülmesi muhtemel değişmeler, imlanın klasikleşmesi dolayısıyla yazıya yansıtılmamıştır. Anahtar Kelimeler: Niyazî-i Mısrî, 17. yy., Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi, Türkiye Türkçesi

17. yüzyılDil özellikleriDivan edebiyatı+7
Çınar Aydoğmuş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Çağdaş Türk lehçelerinde yardımcı fiiller

Yardımcı fiil kavramına bütün dillerde rastlanılır. Bu diller ister yazı dili olmuş olsun isterse hâlâ konuşma dili olarak varlığını sürdürüyor olsun bu durum farklılık göstermemektedir. Yardımcı fiillerin, yine hemen her dilde, var olma bilgisini, ortaya çıkma bilgisini taşıyan ve Türkçedeki karşılığı "olmak" olan fiil başta olmak üzere sınırlı sayıda ve kendilerine ait bir takım özellikleri olan fiiller olduğu bilinmektedir. Yardımcı fiiller hemen her dilde isim ve fiillerle kullanılan, isimlere ve fiillere değişik yapı ve anlam özellikleri kazandıran fiillerdir. Bu fiiller birleşik fiil, birleşik kip "çekim" ve bildirme görevi ile kullanılırlar. Türkçede de yardımcı fiiller birleşik fiil yapıları içerisinde yer alırlar. Bazılarının, birleşik kip ve bildirme işlevi ile kullanımı da söz konusudur. Türkçede birleşik fiiller içerisinde yardımcı fiil olarak gösterilen fiillerin isim + fiil ve fiil + fiil yapılarında kullanılan fiiller olarak değerlendirildiği görülmektedir. Kimi araştırmacılar deyimleri de birleşik fiil olarak görmekte ve deyimlerde kullanılan fiilleri de yardımcı fiil saymaktadırlar. Böylelikle, birleşik fiil kuran her fiilin yardımcı fiil sayılması ile karşılaşılmaktadır. Türkçede birleşik fiil yapılarının sınıflandırılması ve yardımcı fiilin tanımı ile özelliklerinin tam olarak belirlenmemiş olması nedeniyle yardımcı fiilin ne olduğu ve sayısı da farklılık göstermektedir. Türkiye Türkçesi dışındaki Türk yazı dilleri de hesaba katıldığında Genel Türkçedeki yardımcı fiil sayısı oldukça kabarık rakamlara ulaşmaktadır. Bunun nedenleri arasında yardımcı fiillerin yardımcı sözler dışında değerlendirilmesi, gramerleşme incelemelerinin yardımcı fiillere yeteri kadar uygulanmaması ve yardımcı fiillerin anlam açısından incelenmemesi yatmaktadır. Türkçe dışındaki kimi dillerde yardımcı fiillerin, özellikle gramerleşme ve anlam bakımından değerlendirildiği; bunun sonucunda da yardımcı fiil tanımının ve yardımcı fiil sayısının netleşmiş olduğu görülmektedir. Türkçedeki yardımcı fiil kavramına yardımcı sözler, gramerleşme ve anlam açısından bakmanın konu hakkında daha genel ve sağlam sonuçlara ulaştıracağı düşünülmektedir. Bu çalışmada Türkiye, Türkmen, Kırgız, Özbek ve Hakas Türkçeleri ölçü alınarak Türkçedeki yardımcı fiiller yapı, görev ve anlam ile gramerleşme ve yardımcı sözler dikkate alınarak incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yardımcı fiil, tasvir fiilleri, cevher fiil, birleşik fiil, yardımcı söz, Türk lehçeleri.

Birleşik eylemDil bilgisi-eylemDil bilgisi-yardımcı eylem+4
Sertan Alibekiroğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Muhyî-i Gülşenî Şehd-i Ebrâr (Dil incelemesi-metin-dizin )

Muhyî-i Gülşenî, kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre XVI. yüzyılda yaşamış, çok iyi bir eğitim almış, Gülşenî tarikatına intisap etmiş ve 200'den fazla eser bırakmış bir şairdir. Eserlerinden birisi de Şehd-i Ebrar isimli manzum eserdir. Eserde, Allah'a ve Peygambere ve padişaha övgüden sonra, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz.Ali, Hz Hasan, Hz Hüseyin ve Hz Ali'nin torunu Zeynel Abidin'le ilgili menkıbeler anlatılır ve bu menkıbelerden ders çıkarılır.Söz konusu eser üzerinde yapılan bu çalışma dil incelemesi, metin ve dizin olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Dil incelemesi bölümünde eser imla, ses, şekil özellikleri ve söz varlığı açısından incelenmiş; eserin dönemin genel temayülleri dışında XVI.yüzyıldan itibaren Osmanlı Türkçesinde görülen bazı farklı ses ve şekil özelliklerini taşıdığı tespit edilmiştir. Bazı ekler düz ve yuvarlak ünlülü olarak her iki şekliyle de metinde yer almaktadır. Dizinde eserde geçen sözcükler alfabetik olarak sıralanmış, karşılarına anlamları yazılarak, sözcüğün aldığı çekim ekleriyle birlikte yer aldığı beyitlerin numaraları verilmiştir. Eserde kullanılan sözcüklerin %35.5 Arapça, % 15.8 Farsça, %17 Türkçe kökenli kelimelerden oluştuğu; birleşik kabul ettiğimiz sözcüklerin ise % 11.4 Arapça-Türkçe, % 6 Farsça-Türkçe, % 4.9 Arapça-Farsça, % 3.6 Arapça-Farsça-Türkçe olmak üzere farklı kökenli kelimelerin birleşmesinden oluştuğu anlaşılmaktadır. Anahtar kelimeler: Türk Dili, Osmanlı Türkçesi, Muhyî- i Gülşenî, Şehd-i Ebrar, mesnevi

Dil özellikleriMesneviMuhyı-i Gülşeni+2
Nülüfer Çelik
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Babürnâme'nin dil özellikleri

Çağatay Türkçesi, 15. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar bütün Doğu Türklüğü tarafından geniş bir coğrafyada tek bir yazı dili olarak kullanılmış ve bu Türkçeyle pek çok eser verilmiştir. Bunlardan bir tanesi Babur Şah'ın hatıralarını kaleme aldığı "Babürnâme" adlı eseridir. Babürnâme Doğu Türkçesinin en güzel mensur eserlerinden biri olarak kabul edilir. Türk kültürüne, tarihine kaynaklık ettiği gibi Türk dilinin o dönemi için de muazzam bir kaynaktır. Eserin hem mensur olması hem de içerik ve anlatımındaki zenginliğinden dolayı, eserde ses ve şekil bilgisi bakımından da pek çok özellik bir arada yer almaktadır. Yaptığımız incelemeden, Babürnâme'nin 500 yıl gibi uzun bir süre geniş bir coğrafyada kullanılan Çağatay Türkçesinin pek çok ses ve şekil özelliğini büyük oranda yansıttığı görülebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk Dili, Çağatay Türkçesi, Babürnâme, Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Babür Şah.

BaburnameBiçimbilimDil özellikleri+2
Murat Aka
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın romanlarında bağlaçlar

Türkiye Türkçesinde kelimeler anlamlı ve görevli kelimeler olmak üzere ikiye ayrılır. Görevli kelimelerin bir kısmını bağlaçlar oluşturur. Bağlaç; kelimeleri, kelime gruplarını ya da cümleleri birbirine bağlayan, bünyesine tabi oldukları gramer unsurları arasında mana veya şekil bakımından bir birliktelik sağlayan, tek başlarına görevleri olmayan ancak, üstlendikleri görev dolayısıyla içinde bulundukları birliğe farklı manalar katan gramer unsurlarıdır. Bu çalışmada bağlaçların tanımı, yapısı, işlevleri, bağlaçlar konusunda ilgili çalışmalardaki fikir ayrılıkları ve bağlaçların kökenlerine değinilmiştir. Tüm bu bilgiler ışığında A. H. Tanpınar'ın üç romanında ( Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Mahur Beste) bağlaçlar tespit edilip incelenmiştir. Çalışmanın giriş kısmında bağlaçlarla ilgili genel bilgilere değinilmiş ve Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hayat, eserleri ve edebi kişiliği hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra Türkiye Türkçesindeki bazı gramer kitaplarında yer alan bağlaç tanımlarına yer verilmiş ve bunlar ışığında tarafımızca bir bağlaç tanımı yapılmıştır. Ayrıca bağlaçlarla edatlar arasındaki farka değinilip, bağlaçların Türkçedeki kullanımları kronolojik olarak araştırılmıştır. Çalışmanın ikinci kısmında bağlaçlar kökenlerine göre, işlevlerine göre ve yapılarına göre ele alınıp incelenmiştir. Ayrıca bağlaçlarla ilgili ulaşabildiğimiz yayınların bir bibliyografisi de eklenmiştir. Çalışmanın 3.kısmında ise Tanpınar'ın 3 romanı bağlaçlar açısından incelenip, bağlaçlar tespit edilmiş, bağlaçların cümlede hangi fonksiyonda kullanıldığı ile ilgili kısa bir bilgi verildikten sonra her bağlaçla ilgili örnek cümleler söz konusu bağlacın altında sıralanmıştır. Sonuç kısmında ise romanlarda tespit edilen bağlaçların sayısal verileri verilmiş ve hangi grup bağlaçların çoğunlukta olduğu belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağlaç, bağlama edatı, görevli kelimeler, teşekkül.

BağlaçDil bilgisiDil bilim+4
Arzu Kaplan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kutadgu Bilig'de soru cümleleri

Varlığını sürdürmek isteyen bir toplum atalarına, geçmişine sahip çıkmalı, onların tecrübelerinden ders çıkarmalıdır. Geçmişine sahip çıkmayan toplum zamanla milli benliğini kaybedebilir. Tarihselliğini kavrayan bireyler sözlü ve yazılı kültür değerlerinin kaybolmasından endişe duyar ve onu gelecek nesillere aktarmak için üzerine düşen vazifeyi yerine getirir. Kutadgu Bilig Karahanlı dönemi dil ve kültürünü yansıtan en geniş kapsamlı eserdir. Türk dil ve kültür dünyasının en seçkin eserlerinden biri olan Kutadgu Bilig gerek bu bilim dalında gerekse diğer alanlarda sayısız çalışmaya konu olmuştur. Kutadgu Bilig üzerine yapılan çalışmalar Türk Dilinin yapısını, sistemini, gücünü ortaya koymak açısından çok önemlidir. Kutadgu Bilig, içerdiği bilgiler ve dil özellikleriyle Türklük bilgisi için önemli bir kaynak niteliğindedir. Türkçe anlam yönünden dünyanın en zengin dillerinden biridir. Bu zenginlik kendini soru cümlelerinde de göstermektedir. Soru cümleleri detaylı incelendiğinde soru anlamlarının ötesinde çok farklı anlamlar taşımaktadır. Kutadgu Bilig de anlam yönünden çok zengin bir anlatıma sahiptir. Kutadgu Bilig'deki soru cümlelerini çözümlemek bu derin anlatımı ortaya çıkarmaya ve eseri daha iyi anlamlandırmamıza katkıda bulunacaktır. Yüksek lisans çalışmamızdaki amacımız Kutadgu Bilig'de yer alan soru cümlelerini tespit etmek ve bunları yapı ve işlev bakımından sınıflara ayırıp detaylı bir şekilde incelemektir. Reşit Rahmeti Arat'ın Kutadgu Bilig adlı kitabı'nın metin ve çeviri kısmı baştan sona okuma yöntemi ile taranarak soru olarak kabul edilen cümleler teker teker belirlenmiştir. Tespit edilen soru cümleleri beyit numaraları ve Türkiye Türkçesine aktarılmış hali ile birlikte verilmiştir. Tespit edilen soru cümleleri yapısal ve işlevsel açıdan detaylı bir şekilde ele alınmıştır.

Dil özellikleriDil-kültürKutadgu Bilig+2
Münevver Ertürk
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kıpçak grubu Türk lehçelerinde çekim eklerinin kalıplaşması

Çekim eki kalıplaşmaları, isim veya fiil çekim eklerinin çeşitli nedenlere ve dilin kendi ihtiyaçlarına bağlı olarak var olan görevlerinin dışında pekiştirme veya türetme gibi farklı işlevlerde eklendiği kelimeyle kaynaşarak kalıcı sözcük türleri oluşturmalarıdır. Bu kalıplaşmalar; çok yönlü, genellenemeyen, sınırlandırılamayan, anlam bilimiyle dil biliminin ortak ürünleri şeklindedir ve oluşumları birçok nedene dayanır. Bu çalışma, "Giriş", "Türkçede Çekim Eki Kalıplaşmaları", "Kıpçak Grubu Türk Lehçeleri ve Çekim Eki Kalıplaşmaları", "Sonuç ve Öneriler" olmak üzere dört bölüm şeklinde hazırlandı. Giriş kısmında çalışmanın konusu, amacı, çalışmanın yöntemi ve kullanılan kaynaklar hakkında bilgi verildi. İkinci bölümde çekim eki kalıplaşmalarının Türkçedeki genel durumuna ve konuyla ilgili yapılmış çalışmalara değinilip çekim eki kalıplaşmalarının özellikleri ve nedenleri belirlendi. Üçüncü bölümde tarihte ve günümüzde Kıpçak Türkleri ve Kıpçak Türkçesi hakkında bilgi verildi. Ardından Kıpçak grubu Türk lehçelerinde ilgili çekim ekinin tanımı, özellikleri ve tarihî değişimi açıklanıp kalıplaşmaların yol açtığı ses değişimleri ve oluşturdukları yapılar incelendi, çekim ekleri kalıplaşma nedenleri bağlamında değerlendirildi ve kalıplaşmayla oluşmuş sözcükler örnekleriyle beraber lehçe başlıklarında sıralandı. Son bölümde, elde edilen sonuçlar açıklandı ve öneriler verildi. Türkçenin iç dinamiği ve ihtiyaçları doğrultusunda gerçekleşip dildeki açığı kapatmayı, ihtiyacı gidermeyi, dili daha sanatsal, daha işlek ve akıcı hâle getirmeyi sağlayan çekim eki kalıplaşmaları Türkçenin söz varlığını oluşturmak ve var olan söz varlığını geliştirmek açısından son derece önemlidir. Bu çalışmayla kalıplaşmalar, bütün yönleriyle ele alınmış, konuyla ilgili açığa kavuşturulmayı bekleyen meseleler, kalıplaşmış kelimeler ve cümle örnekleriyle aydınlatılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın çekim eki kalıplaşmalarının Türkçedeki genel görünümü, önemi ve geleceği açısından yapılacak çalışmalara ve Kıpçak grubunun söz varlığı ve sözcük türü özelinde yürütülecek olan araştırmalara yol gösterici ve yardımcı olması amaçlanmaktadır.

Dil bilgisiDil bilgisi-çekim ekleriKıpçakca+5
Fecri Yavi
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kutadgu Bilig'de görevli kelimeler

Kutadgu Bilig, 11. yüzyıl Karahanlı Türkçesi ile yazılmış dönemin dil özelliklerini büyük oranda yansıtan İslamı Türk Edebiyatının ilk büyük eseridir. Ayrıca dönemin kültürünü yansıtan en geniş kapsamlı bir eserdir. Gerek bu bilim dalında gerekse diğer alanlarda sayısız çalışmaya konu olmuştur. Bu eser üzerine yapılan çalışmalar Türk dilinin yapısını, sistemini ve gücünü ortaya koymak açısından oldukça önemlidir. Türkçe, eski dönemlerden itibaren görevli kelimeler açısından zengin bir dil olmuştur. Türklük bilgisi bakımından da önemli bir eser olan Kutadgu Bilig'de bu zenginliği görevli kelimeler üzerinde de göstermektedir. Yüksek lisans çalımamızdaki amacımız Kutadgu Bilig'de yer alan görevli kelimeleri tespit etmek, bunları görev ve köken bakımından incelemekle birlikte görevli kelime olarak kullanım sıklığını tablolaştırmaktır. Reşit Rahmeti Arat'ın Kutadgu Bilig adlı eseri metin ve çeviri kısmı baştan sona okuma yöntemi ile taranarak görevli kelimeler teker teker belirlenmiştir. Tespit edilen görevli kelimeler beyit numaraları ve Türkiye Türkçesine aktarılmış hali ile birlikte verilmiştir. Tespit edilen görevli kelimeler detaylı bir şekilde ele alınmıştır.

Asel Mutlu Akdemir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kutb'un Husrev ü Şı̇rı̇n'inde söz varlığı

Harezm Türkçesi eseri olan bu mesnevide, Harezm dilinin özellikleri mesnevinin anlatımındaki inceliklerle birleşir ve okuyucuyu o dönemin atmosferine götürür. Dilin zarafetiyle dokunulan her satırda, Kutb'un Husrev u Şirin hikâyesi, o dönemin insanlarının yaşamını, duygularını ve düşüncelerini yansıtır. İki aşığın tutkusu, 14. yüzyılın Harezm toplumunun duygusal ve sosyal dinamiklerini anlamamıza yardımcı olur. Bu hikâye, sadece aşkın ötesinde, toplumun değerleri, ilişkileri ve o dönemin sosyal dokusunu da bizlere aktarır. Genceli Nizamî tarafından yazılışından yaklaşık iki yüzyıl sonra, hakkında tahminlerden öte kesin bir bilgi bulunmayan Kutb mahlaslı bir şair tarafından tercüme edilen ve günümüze ulaşan tek nüshası Berke Fakih tarafından yazılan bu eser, yaklaşık 4730 beyitten ve 90 başlıktan oluşmaktadır. Türk edebiyatındaki ilk Hüsrev ve Şirin hikâyesi olan bu çevirinin söz varlığını incelediğimiz çalışmamızdaki ana amaç, dönemin dilinin metin üzerinden daha ayrıntılı incelenmesi ve metnin derinliğini anlama ile yazarın/mütercimin ifade gücünü değerlendirmek adına geniş bir perspektif sunmaktır. Bir diğer amaç ise dilin ve söz varlığının "Husrev ü Şirin" gibi bir edebi eserdeki rolünü anlamaktır. Eserin dil yapısını, kullanılan sözcüklerin ve ifadelerin derinliğini, şiirsel öğelerin etkisini ve dilin eserin üzerindeki rolünü analiz ederek, anlatım gücü ile eserin duygusal etkisini anlamayı ve anlatmayı amaçlamaktayız. Çalışma, giriş ve inceleme olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde söz varlığı, eser, eserin yazarı ve mütercimi hakkındaki bilgiler ve bu eser hakkında yapılan çalışmalar aktarılmıştır. İkinci bölüm olan inceleme kısmında eserde bulunan isimler, özel, soyut, somut isimler ile topluluk isimleri, görevlerine göre sınıflandırılarak sıfatlar, zarflar, zamirler gösterilmiş, tespit edilen fiiller ve fiilimsiler sunulmuş edatlar ve bağlaçlar aktarılmıştır. Ayrıca görülen deyimler, atasözleri, kalıp ifadeler, yabancı olduğu halde Türkçe ek alan sözcükler de yine bu kısımda verilmiştir. Sonuç kısmında ise eserdeki kelimelerin yoğunluğu aktarılmış ve sonrasında yararlanılan kaynaklar belirtilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kutb, Husrev ü Şirin, söz varlığı, Genceli Nizamî

Zeynep Orhan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Necâti Bey Divanı'nın söz varlığı

Necâti Bey 15. yüzyıl Türk edebiyatının Ahmet Paşa'dan sonraki en büyük şairidir. Necati Bey'in divanında kullanmış olduğu kelimeler, cümle tipleri ve bu kelimelerin ne sıklıkta kullanıldığı yazarın üslubunu, bakış açısını ve o dönemde kullanılan kelimelerin şekil ve biçim özelliklerini göstermesi açısından çok önemlidir. Bu çalışma Necati Bey divanının tümünü kapsamaktadır. Biz bu çalışmamızda 15. yüzyılın en önemli şairlerinden biri olan Necati Bey'in divanında sözcük türlerini, divanında kullanılan kelimeleri ve bu kelimelerin ne sıklıkta kullanıldığını belirterek Necati Bey'in söz varlığını ortaya koymaya çalıştık.

15. yüzyılDivan şiiriDivanlar+4
Nisa Oker
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesinde sıfat ve zarflarda derecelendirme

Sıfatlar; varlıkların rengini, durumunu, biçimini niteleyen ve sayısını belirten kelime türüdür. Sıfatlar, varlıkları nitelerken bazen bu niteliğin derecesinin arttırıldığı veya azaltıldığı durumlar söz konusu olmaktadır. Bu olaya derecelendirme denilmektedir. Sıfatların belirttiği niteliğin derecesinin artması, kuvvetlenmesi veya azalması derecelendirmeyi ifade etmektedir. Zarflar da fiilleri, sıfatları veya fiilimsileri niteleyen kelime türüdür. Varlıkların hareketlerinin nasıl ve ne şekilde yapıldığını belirtir. Bu belirtme esnasında niteliğin hareketinin vasfını azlık- çokluk veya miktar bakımından derecelendirir. Buna zarflarda derecelendirme denir. Bu çalışmada Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesinde sıfat ve zarflarda derecelendirme konusu ele alınmış, derecelendirmenin ne olduğu ve derecelendirme yolları ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Sıfat ve zarflarda derecelendirme anlam olayı, eklerle yapılan derecelendirme, bir tek kelimeyle yapılan derecelendirme, en az iki kelimenin yan yana gelmesiyle yapılan derecelendirme ve kelime grubuyla yapılan derecelendirme olmak üzere dört grupta tasnif edilmiştir. Bu başlıklar kendi içinde ayrıntılı olarak ele alınıp işlenmiştir.

Meral Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00

Other supervisors