Theses supervised by Prof. Dr. Ayfer Ferda Erdem

11 theses · Akdeniz University

Master'sOpen AccessTR

Örgüte zararlı davranışlar: Banka örgütlerinde yönetici algılamalarına yönelik bir araştırma

Örgütsel yaşamda bireyler, çeşitli bireysel veya kuruma bağlı durumsal nedenler sonucunda farklı içerikte zararlı davranışlarda bulunma eğilimi gösterebilmektedir. Söz konusu zararlı davranışlar, örgütlere görünen maliyetler kadar görünmeyen maliyetler de yüklemektedir. Verimlilik ve etkinlik temelli sürdürülebilir olma baskısı altındaki örgütlerin bu tür davranışları doğuracak koşulları ya da uygulamaları yakından izlemesi beklenmektedir. Bu sorumluluk sadece örgütsel performans açısından değil aynı zamanda örgütsel ortamların insani ve etik uygulamaları içerecek bir kültürel yapıya dönüştürülmesi için de gereklidir. Bu çalışmanın amacı bankacılık sektöründe sergilenen örgüte zararlı davranışların türleri ve nedenlerini belirlemek ve bu tür davranışların dinamiklerinin anlaşılmasına katkı sağlamaktır. Robinson ve Bennett (1995) tarafından geliştirilen boyutlandırmadan yararlanılarak gerçekleştirilen araştırmada banka yöneticilerinin algılamalarına başvurulmuş ve bu tür örgütlerde en sık görülen zararlı davranış biçimleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre çalışanların en fazla gerçekleştirdikleri zararlı davranış boyutu mülkiyete yönelik zararlı davranışlardır. Diğer yandan yöneticilerin sergiledikleri, dolayısıyla çalışanların maruz kaldıkları zararlı davranışlar ise daha çok kayırma ve hedef baskısına bağlı olarak uygulanan mobbing davranışlarıdır. Anahtar Kelimeler: Örgüte Zararlı Davranışlar, Yönetici Algılamaları, Banka Örgütleri

Deniz Hoşbay
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel yaşamda sessizlik olgusu: Akademik örgütlerde biçimsel gruplardaki sessizlik üzerine nitel bir araştırma

Bu çalışma, akademik örgütlerde biçimsel gruplardaki sessizlik davranışının öncüllerinin ve anlamlarının açığa çıkarılmasını amaçlamaktadır. Bu doğrultuda nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim yaklaşımı benimsenerek, söz konusu spesifik bağlamda sessizliği tecrübe etmiş 36 öğretim üyesinin (profesör, doçent ve yardımcı doçent) katılımıyla derin ve geniş kapsamlı bir inceleme gerçekleştirilmiştir. Bu noktada temel veri geliştirme aracı olarak yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakat tekniğine başvurulmuştur. Ayrıca veri zenginliği sağlayabilmek adına verilerin çeşitlendirilmesi yoluna gidilerek gözlem, ön görüşme ve doküman incelemesi gibi veri toplama araçları da kullanılmıştır. Elde edilen bulgular akademik örgütlerde biçimsel gruplardaki sessizliğin psikolojik (risk algısı, etkili olmayacağı inancı ve kendini gizleme niyeti), sosyo-kültürel (sosyal öğrenme ve toplum kültürü), bireysel (taktik sergileme eğilimi, örgütsel pozisyon ve deneyim düzeyi), durumsal (toplantının atmosferine ve gündemine ilişkin özellikler), yönetsel (yönetim anlayışı, kararların dayatılması, ekipçilik anlayışı ve oybirliği beklentisi), örgütsel bağlama (bireyler arası ilişki, grup ve güç dinamikleri) ve sisteme ilişkin (yükseköğretim sistemi) faktörlere bağlı olarak geliştiğini ortaya koymuştur. Diğer taraftan araştırma verilerinin içine gömülü olan anlamlar kazılarak tümevarımsal değerlendirmelerde bulunulmuş ve akademik örgütlerde biçimsel gruplardaki sessizliğin politik bir davranış biçimini yansıttığı sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede söz konusu çalışma, spesifik bağlamına özgü güçlü tespitleriyle örgütsel yaşamdaki sessizlik olgusuna yönelik özgün tanımlamalar ve farklı anlayışlar geliştirmiştir. Bu anlamda daha sonraki çalışmalara rehberlik edebilecek önemli ipuçları sağlamakta, ayrıca konuya ilişkin araştırılmayı bekleyen birtakım yeni sorulara da ışık tutmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sessizlik, politik davranış, nitel yöntem, olgubilim araştırması, akademik örgütler, biçimsel gruplar, Türkiye.

AkademisyenlerSessizlikSiyasal davranış+4
Nuray Akar
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı kültürlerde karar verme davranışı: Türk ve Japon yöneticiler arasında karşılaştırmalı bir araştırma

Karar verme, ister bireysel ister örgütsel düzeyde olsun modern yaşamın temelini oluşturur. Ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, kişileri aile yaşamları, sağlıkları, eğitimleri, kariyerleri gibi hayatlarına ilişkin önemli kararlar almak zorunda bırakmaktadır. Üstelik alınacak kararı etkileyen faktörler günümüzde niteliksel ve niceliksel olarak çok daha karmaşık hale gelmiştir. Bu durum iş yaşamı açısından daha da kritiktir. Günümüzde iş örgütleri yatırım, araştırma ve geliştirme, kaynakların karmaşık ve belirsiz nitelikteki çevrelerde kullanımı gibi örgütün geleceğine yön verecek önemli kararlarla başa çıkmaya çalışmaktadırlar. Bilgi borbardımanı, zaman baskısı ve karar alternatiflerinin çokluğu altında akıllı dengeler kurma ihtiyacı, karar vermeyi iş yaşamının aktörleri için değerli bir rekabet gücüne dönüştürmüştür. Bu açıdan bakıldığında karar verme konusunun taşıdığı kritik önem, bu alanı uzun bir süredir akademik araştırmacıların ilgi odağı haline getirmiştir. Ancak karar verme ile ilgili bakir kalan bir alan vardır ki o da kültür-karar verme etkileşimidir. Hâlbuki karar verme davranışı içinde bulunulan toplumun bağlamından bağımsız değildir. Üstelik modern dünyanın tanıklık ettiği, iş yerlerinde çeşitliliğin artması, iş faaliyetlerinin gittikçe küreselleşmesi, küresel rekabet koşulları nedeniyle uluslararası ortak girişim ve yatırımların artması gibi entelektüel, ekonomik ve teknolojik dinamikler, kültürün örgütsel ortamlarda davranışı etkileme şekillerini anlamayı bilimsel merakın ötesine taşımış, stratejik bir zorunluluk haline getirmiştir. Bu noktadan hareketle, farklı kültürlerin karar verme davranışı üzerindeki etkisinin incelenebilmesi ve bu yolla Türk tipi bir yönetim ve örgütlenme modeline katkıda bulunmak bu tezin ana odağını oluşturmaktadır. Bu amaçla, çalışmanın araştırma kısmında Türk ve Japon yöneticilerin karar verme davranışları (karar verme tarzları ve karar sürecindeki tutumları), nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birarada kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın bulguları araştırmaya katılan iki toplumun yöneticilerinin farklı karar tarzlarını benimsediklerini ve karar sürecinin farklı aşamalarına odaklandıklarını göstermiştir. Bu farklılıklar kültürel bazı özellikler ile açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışma ayrıca, kültür söz konusu olduğunda nitel araştırma yöntemlerinin kullanımının uygunluğuna bir örnek teşkil etmektedir. Bu araştırmanın sonuçları kuramsal ve uygulamaya yönelik nitelikli bilgi üretmenin yanı sıra gelecekteki araştırmalara da yol göstermektedir.

Fatma Nuray Atsan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıkta şiddet araştırmaları üzerine sistematik bir derleme

Sağlıkta şiddet haberleri ile her geçen gün daha fazla karşılaşılmaktadır. Mesleklerini icra ederken şiddete uğrayan sağlık çalışanları kendini sürekli tehdit altında hissetmekte, tedirginlik yaşamakta, motivasyonları düşmekte ve tükenmişlik hissi artmaktadır. Sağlıkta yaşanan şiddet olayları sadece mesleğini icra eden sağlıkçıları değil, diğer hasta ve hasta yakınları ile sağlık sistemini de olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de son yıllarda önemli artış gösteren sağlıkta şiddet olgusu üzerine yapılan lisansüstü tez çalışmalarını sistematik derleme yöntemiyle incelemek; şiddetin türü, nedenleri, sonuçları ve gerçekleşme şekli ile ilgili belirlenen ortak sonuçları öne çıkarmaktır. Sağlıkta şiddet konusunun detaylı bir biçimde anlaşılması, bu konudaki karar ve politikaların bilimsel verilere dayanması açısından önemli olacaktır. Araştırmanın kapsamını, dahil edilme ve hariç bırakma kriterlerine göre seçilen ve Ulusal Tez Merkezinde erişim izni olan 15 lisansüstü tez oluşturmuştur. Bulgular, sağlık çalışanlarının yüksek oranda en az bir kez şiddete maruz kaldıklarını göstermektedir. En sık yaşanan şiddet türü sözlü şiddettir ve bunu fiziksel şiddet izlemektedir. Erkek sağlık çalışanları fiziksel, kadın sağlık çalışanları ise sözlü şiddete daha fazla maruz kalmışlardır. Sağlık kuruluşları içinde yaşanan şiddet vakaları ağırlıklı olarak acil servislerde ve polikliniklerde geçmektedir. Şiddete başvuranlar yüksek oranlarda erkek ve hasta yakınlarıdır. Şiddete başvurma nedenleri hasta ve yakınlarının haksız talepleri, uzun bekleme süreleri, iletişim sorunları, tedaviden memnun olmama gibi konularla ilişkili görülmektedir. Şikâyetlerin bildirim oranı, şiddete uğrama oranından düşüktür. Uygulanan sağlık politikaları; medyanın toplumu yanlış yönlendirmesi, şiddet olaylarıyla ilgili hukuki ve idari süreçlerin etkili sonuçlar üretmemesi, şiddeti artıran temel unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Şiddet, Sağlıkta Şiddet, Sistematik Derleme

Hasta yakınlarıSağlıkSağlık kuruluşları+4
Lütfullah Karakaş
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara'da faaliyet gösteren kadın girişimci kooperatifleri üzerine bir araştırma

Kooperatifler, bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan rolleri nedeniyle giderek etkisi güçlenen bir örgütlenme modelidir. Özellikle kadın emeğini bir araya getiren kadın girişimci kooperatifleri ile kadınların ekonomik ve sosyal konumu güçlenmekte, diğer yandan bu örgütlenmelerle yerelin girişimcilik potansiyeli bölgesel kalkınmaya dâhil edilmektedir. Bu tez çalışmasının amacı, kadın girişimci kooperatiflerinin kuruluş ve faaliyet süreçlerini ele alarak, ülkemizdeki mevcut durumun daha kapsamlı anlaşılmasını sağlamaktır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmaya, Ankara'da faaliyet gösteren dokuz kooperatiften ondokuz kooperatif üyesi katılmış; veriler yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre kooperatiflerin kuruluş motivasyonunda kadın emeğinin değerlendirilmesi, kadın yoksulluğunun giderilmesi, kadınların sosyal ve ekonomik olarak güçlenmeleri, çocukların ve gençlerin desteklenmesi, yerel veya bölgesel ürünlerin tanınırlığını sağlanması gibi konular öne çıkmaktadır. Kuruluş ve faaliyet aşamasında kooperatifler, yerel yönetimlerden, üniversite ve diğer sivil toplum örgütlerinden çeşitli konularda destek almaktadırlar. Kooperatif faaliyetlerinin sürekliliği için ürün ve iş geliştirme, markalaşma, yeni pazarlar yaratma gibi konularda yönetsel bilgi ve becerilerin geliştirilmesi ve üyelerin eğitimi gerekli görülmektedir. Ayrıca kooperatif faaliyetlerine ilişkin vergilendirmelerde ve sabit maliyetlerin desteklenmesinde, devletin ve yerel idarelerin kolaylaştırıcı düzenlemelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Bölgesel Kalkınma, Kadın Girişimciliği, Kooperatifçilik, Kadın Girişimci Kooperatifleri

AnkaraBölgesel kalkınmaGirişimcilik+3
Hazen Irgat
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ekolojik çiftliklerin yönetim ve örgütlenme pratikleri üzerine bir araştırma

Bu tez çalışmasının amacı, Akdeniz ve Ege Bölgesinde tarım ve turizm alanında faaliyetlerini sürdüren ekolojik çiftliklerin kuruluş motivasyonlarını, yönetsel ve örgütsel özelliklerini inceleyerek, ekolojik anlayışa dayalı yerleşke modellerinin ayrıntılı bir biçimde anlaşılmasını sağlamaktır. Tez çalışmasında ilk olarak ekolojik yaşamı ilgilendiren kavramlar ve uygulamalar ele alınmış ve daha sonra TaTuTa projesine dahil yedi ekolojik çiftlik üzerine yapılan araştırmanın sonuçlarına yer verilmiştir. Çiftliklerin kurucularıyla yapılan görüşmelerden ve web sayfalarında yer alan açıklamalardan elde edilen bulgulara göre küçük aile işletmesi özelliklerini taşıyan ekolojik çiftlikler, bir eko girişim olarak kurulmuşlardır. Çevreci değerleri içselleştiren kurucular, eko girişimci özellikleri taşımaktadırlar. Ekolojik çiftliklerde tarımsal üretim toprağın özelliklerine ve yerel koşullara uygun bir biçimde yapılmaktadır. Doğaya dayalı, çevreyi koruyan, eğitici, gelir üreten, katılımcı ve yerel ortakları kapsayacak şekilde ekolojik turizm uygulanmakta ve çeşitli eğitim etkinlikleriyle ekolojik yaşam bilincini yaygınlaştırmaya çalışmaktadırlar. Ekolojik tarım, ekolojik turizm ve eğitim faaliyetlerini bütünleşik bir biçimde sürdüren çiftliklerin, varoluş felsefeleriyle uyumlu bir örgütlenme ve işleyiş modeli benimsedikleri görülmektedir. Temel işletmecilik fonksiyonları çekirdek aile tarafından yürütülmektedir; düşük hiyerarşi, enformel iletişim ve etkileşim esastır. Doğaya bağımlı olmanın getirdiği riskler dışında en önemli sorunlar, büyük arazilerin yönetim güçlükleri, kalifiye eleman ihtiyacı, sürekli artan enerji ve girdi fiyatları nedeniyle yükselen maliyetler nedeniyle konvansiyonel ürünlerle rekabetin güçleşmesidir.

EkolojiEvlilikOrganik tarım+5
Nur Ceren Altunsoy
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütlerde bireyler arası rekabetin dinamikleri

Sosyal psikoloji disiplininin konularından biri olan bireylerin rekabet davranışı, iş yaşamındaki ilişkilere ve örgütsel sonuçlara etkileri nedeniyle örgütsel davranış alanı için önemli bir olgudur. Bununla birlikte doğrudan örgütsel yaşamda rekabet davranışları üzerine odaklanan çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, örgütlerde bireyler arası rekabet ilişkilerini belirleyen bağlamı ve rekabet ilişkilerinin dinamiklerini oluşturan olguları açıklayabilmektir. Nitel tasarıma göre yürütülen araştırmada yarı-yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmış; ayrıca veri toplama aşamasında bazı gözlemler yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, özel sektör örgütlerinde bireyler arası mücadelenin öne çıktığı satış ve pazarlama alanında çalışan 40 kişi oluşturmuştur. Görüşme metinlerinden geliştirilen veri setine içerik analizi uygulanarak, örgüt içinde rekabet ilişkilerinin dinamiğini açıklayan on üç alt tema ve dört ana temaya ulaşılmıştır: Örgütsel ve yönetsel uygulamalar (performans-hedef baskısı, yönetici davranışları), bireysel kazanımlar (ekonomik kazanımlar, kariyer kazanımları, psikolojik kazanımlar), rekabet avantajı sağlayan taktikler (yakınlık kurma, yaranma, saf dışı bırakma, etik dışı davranışlar) ve rekabetçi tutumlar (kendini kıyaslama, kendini geliştirme, güç kazanma, rekabetçi kişilik). Elde edilen tüm bulgular alan yazındaki önceki araştırmaların sonuçlarıyla karşılaştırılarak değerlendirilmiş ve örgütsel davranış alanına katkısı açısından tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireyler Arası Rekabet İlişkileri, Rekabetin Bağlamı, Örgütsel Davranış

RekabetÖrgütsel davranışİşletme yönetimi+1
Arzu Açar Eskici
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Aile işletmelerinde profesyonel yöneticilere duyulan güven

Aile işletmeleri konusu farklı davranışsal dinamikleri nedeniyle özel bir çalışma alanıdır. Aile ve işletme sistemlerinin iç içe geçmiş olması, örgütsel ilişkilerin dinamiklerini bu işletmelere özgü hale getirmektedir. Özellikle aileden olanlar ve olmayanlar arasındaki güven ilişkileri, tarafların farklı beklentileriyle şekillenmektedir. Aile üyeleri aileden olmayanlardan işletmeye daha fazla adanmışlık beklerken, aileden olmayan çalışanlar ise eşitlikçi yaklaşımlara ihtiyaç duymaktadırlar. Bu çalışmanın amacı, aile işletmelerinde aile üyelerinin profesyonel yöneticilere duydukları güvenin düzeyini belirlemek; algılamaların hangi güven durumları için güçlü veya zayıf olduğunu ortaya koyabilmektir. Araştırmaya farklı sektörlerde faaliyet gösteren 67 aile işletmesinden 75 aile üyesi katılmıştır. Veriler, profesyonel yöneticilerin yetkinliği, bağlılığı ve güvenirliği ile ilgili ifadelerden oluşan bir soru formu aracılığıyla toplanmış ve SPSS 16.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, araştırmaya katılan aile işletmelerinde aile üyelerinin profesyonel yöneticilere güven duyduklarını; özellikle iş yetkinliği ve güvenilirlik ile ilgili durumlarda güvenin güçlü olduğunu göstermektedir. Ayrıca katılımcıların, profesyonel yöneticilerin işletmeye bağlılıklarına yönelik algılamaları olumsuz değildir. Profesyonel yöneticilerin çalışma sürelerinin uzun olması, bu algılamaları pekiştirmiş olabilir. Anahtar Kelimeler: Aile İşletmeleri, Profesyonel Yöneticilere Güven.

Aile işletmeleriGüvenProfesyonel yönetim+4
Derya Demir Taş
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşsizliğin etkileri ile başa çıkmada bireysel önlemler: Turizm sektörü çalışanları üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın amacı turizmde yaşanan krizle birlikte işini kaybeden turizm çalışanlarının işsizlik deneyimlerinin ve işsizlikle baş etmede bireysel önlemlerinin anlaşılmasıdır. Çalışma kapsamında birey için işin anlamı, işsizliğin etkileri ve işsizlikle baş etme yazını incelenmiş, işsizlikle baş etmek üzere başvurulan stratejiler ayrıntılı bir şekilde tartışılmıştır. İşsizliğin etkileri üzerine önemli bir yazın geliştiği halde işsizlikle baş etme yazınının katkıya açık durduğu görülmüştür. İşsizlik deneyimlerinin nasıl şekillendiği ve işsizlikle nasıl baş edildiği sorusundan hareketle hazırlanan bu tez çalışmasında nitel araştırma yaklaşımlarından yararlanılmıştır. Veri setinin oluşturulmasında turizm sektöründe çalışırken işini kaybeden turizmcilerle yüz yüze görüşme yöntemine başvurulmuştur. Fenomenolojik desene uygun olarak tasarlanan araştırma verisi tematik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda işsizliğin süreç olarak ele alınması ve işsizliğin birey üzerindeki etkilerine ilişkin ulaşılan bulgular öncelikle sunulmuştur. İşsizlikle bireysel olarak baş etme sürecindeyse çözüm odaklı stratejiler (iş aramak, sektör değiştirmek, eğitim almak, taşınma planları yapmak) ve etki odaklı stratejiler (ekonomik önlemler almak, geçici işler yapmak, sosyal destek almak, boş zaman faaliyetleri gerçekleştirmek) olmak üzere iki ana temaya ulaşılmıştır. Araştırma bulgularının büyük ölçüde yazınla tutarlık gösterdiği görülmüş, bunun yanında işsizlikle baş etmede sektör değiştirmek ve geçici işler yapmak olmak üzere iki yeni strateji önerilmiştir.

Başa çıkmaEkonomik krizKriz+5
Zeynep Karsavuran
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Aile işletmelerinde duygusal sahiplik: Türk ve Ukraynalı aile işletmeleri üzerine karşılaştırmalı bir araştırma

Bu tez çalışmasında Türk ve Ukraynalı aile işletmelerinde duygusal sahiplik algılamaları üzerine karşılaştırmalı nitel bir araştırma yapılmıştır. Araştırmaya iki ülkeden yirmi kuşak temsilcisi katılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler ışığında kuşak temsilcilerin duygusal sahiplik üzerine algılamaları ve süreklilikle ilgili görüşleri yorumlanmıştır. Buna göre Türk işletmeleri kuşak temsilcilerinin duygusal sahipliğin aidiyet, sosyal kimlik, psikolojik bağlılık boyutlarında güçlü ve benzer algılamalara sahip oldukları görülmektedir. Ukraynalı işletmelerde ise aile-işletme ilişkisi daha işlevsel görülmekte, duygusal sahipliğin bilişsel yönü öne çıkmaktadır. Süreklilik konusunda Türk ve Ukraynalı kuşak temsilcileri, rasyonel ve duygusal unsurların birlikte düşünülmesini gerekliliğine vurgu yapmaktadır. Duygusal sahipliğin süreklilikle ilişkisinin, üçüncü ve sonraki kuşaklarda daha iyi anlaşılabileceği düşünülmektedir.

Aile işletmeleriDuygusal sahiplikTürkiye+2
Liudmyla Drozd
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı öğrencilerin kültürel uyumunda kültürel zekanın etkisi

Son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye'de yabancı öğrenci hareketliliğinin giderek arttığı gözlenmektedir. Eğitim alanında daha iyi fırsatlar yakalamak ve sosyo-kültürel açıdan kendini geliştirmek amacıyla farklı ülkelere giden öğrenciler burada çeşitli uyum sorunlarıyla karşılaşmaktadırlar. Türkiye'de yapılan çalışmalar, öğrencilerin Türk dilini etkili bir biçimde kısa bir süre içinde öğrenemediklerini; sosyal yaşama uyum sağlamada zorluklar yaşadıklarını; diğer yandan öğrencilerin uyum sürecinde etkili destek alamadıklarını göstermektedir. Uyum sürecini kolaylaştıran ya da zorlaştıran bu dış koşullar yanında kültürel uyumun önemli belirleyicilerinden biri de, öğrencilerin kişisel beceri ve yetenekleridir. Kültürel zeka, farklı kültürlere uyumu kolaylaştıran bireysel bir kapasitedir. Bilişsel, motivasyonel ve davranışsal boyutlarıyla kişinin yabancı bir kültüre uyum hızını etkilemektedir. Kültürel zeka düzeyi güçlü olanlar gittikleri ülkenin sistemlerine, sosyal yaşamına daha hızlı uyum sağlayabilmekte, bu durum akademik başarı için de önemli bir avantaj yaratmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'ye gelen yabancı uyruklu öğrencilerin kültürel uyumları ile kültürel zeka düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyabilmektir. Araştırmaya Ege ve Akdeniz Üniversitelerinde eğitim gören yüz yabancı uyruklu öğrenci katılmıştır. Bulgular, yabancı öğrencilerin kültürel zeka düzeyi artıkça kültürel uyumlarının güçlendiğini göstermektedir. Öğrencilerin kültürel uyumlarının sosyal etkileşime yönelik değerleri diğer uyum değerlerine göre düşük bulunmuştur. En güçlü kültürel uyum puanları ulaşım sistemine, yemeklere ve üniversite eğitimine yöneliktir. Öğrencilerin motivasyonel zeka değerlerinin diğer kültürel zeka alt boyutlarına göre daha yüksek olduğu görülürken, bilişsel kültürel zeka değerleri motivasyonel, davranışsal ve üst biliş değerlerine göre zayıf bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Kültürel Uyum, Kültürel Zeka, Türkiye'deki Yabancı Uyruklu Öğrenciler

Kültürel uyumKültürel zekaSosyal hayat+3
Tady Konate
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Other supervisors