Theses supervised by Prof. Dr. Aytunga Oğuz

11 theses · Kütahya Dumlupınar University, Afyon Kocatepe University

Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğretmenlerinin özerklik davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişki

Bu araştırmada öğretmenlerin özerklik davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemi Balıkesir ilindeki kamu ortaöğretim kurumlarında görev yapan 354 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öğretmen Özerkliği Ölçeği ve İş Doyum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin özerklik davranışlarını ve iş doyumlarını belirlemek için betimsel istatistikler, karşılaştırmalar için t testi, ANOVA, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin özerklik davranışlarının iş doyumlarını anlamlı bir şekilde yordayıp yordamadığını belirlemek amacıyla çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin genel özerklik davranışları orta düzeyin üzerindedir. Öğretmenler özerklik davranışları arasında en yüksek katılımı sırası ile mesleki iletişim özerkliği, öğretme süreci özerkliği, öğretim programı özerkliği ve mesleki gelişim özerkliği boyutlarında göstermektedir. Öğretmenlerin özerklik davranışlarına ilişkin görüşleri; cinsiyet, eğitim durumu, branş, kıdem, yaş ve çalışılan okul türü değişkenlerine göre bazı boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken; haftalık ders yükü ve okuldaki hizmet süresi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Araştırmaya katılan öğretmenler orta düzeyin biraz üzerinde iş doyumuna sahiptirler. Öğretmenlerin iş doyumlarına ilişkin görüşleri; cinsiyet değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken; çalışılan okul türü, eğitim durumu, branş, haftalık ders yükü, kıdem, okuldaki hizmet süresi, ve yaş değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin mesleki iletişim özerkliği, mesleki gelişim özerkliği ve öğretme süreci özerkliği ile iş doyumu arasında pozitif ve orta; öğretim programı özerkliği ile iş doyumu arasında pozitif ve düşük düzeyde ilişki bulunmuştur. Mesleki iletişim özerkliği ve mesleki gelişim özerkliği öğretmenlerin iş doyumlarının anlamlı yordayıcılarıdır. Anahtar kelimeler: İş doyumu, öğretmen, öğretmen özerkliği

Lise öğretmenleriÖzerklikÖğretmenler+1
Caner Şentürken
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişki

Bu çalışmada öğretmenlerin öz-yeterlik inançları ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde desenlenen araştırmanın örneklemi, Kütahya il merkezinde resmi ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 395 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada Öğretmen Öz-Yeterlik Ölçeği ve İlköğretim Okulu Öğretmenlerinin İşe Yabancılaşması Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistikler, t testi, ANOVA, Kruskal Wallis H Testi, Mann Whitney U Testi, Pearson korelasyon katsayısı ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları "oldukça yeterli" düzeydedir. Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları evli öğretmenler ve branş öğretmenleri lehine bazı alt boyutlar açısından anlamlı biçimde farklılaşmakta; ancak cinsiyetlerine, kıdemlerine, okullarındaki öğretmen sayısına, öğrenim durumlarına ve okullarındaki hizmet süresine göre anlamlı biçimde farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin en fazla okula yabancılaşma boyutunda "bazen", daha sonra sırasıyla güçsüzlük boyutunda "nadiren", yalıtılmışlık ve anlamsızlık boyutlarında "hiçbir zaman" düzeyinde işe yabancılaşma yaşadıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri erkek, bekar, lisansüstü eğitim alan, 20-39 arası olan okullarda görev yapan ve branş öğretmenleri lehine bazı boyutlarda anlamlı biçimde farklılaşmakta; ancak kıdemlerine ve okullarındaki hizmet süresine göre anlamlı biçimde farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları ile işe yabancılaşmaları arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuş ve öz-yeterlik inançlarının işe yabancılaşmalarını anlamlı biçimde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

YeterlilikÖz yeterlilik algısıÖğretmenler+1
Musa Kartal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuantum öğrenme modelini kullanmanın öğrencilerin İngilizce okuduğunu anlama düzeyine, öğrenen özerkliğine ve yaratıcı okuma becerilerine etkisinin incelenmesi

Kuantum öğrenme modeline dayalı İngilizce öğretim uygulamalarının ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin İngilizce okuduğunu anlama düzeylerine, okuduğunu anlama özerkliği davranışlarına ve yaratıcı okuma becerilerinin gelişimine etkilerinin incelendiği bu araştırma nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte ele alındığı karma araştırma yöntemi benimsenerek gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön test- son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 7. sınıfta öğrenim gören 51 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel veriler İngilizce okuduğunu anlama başarı testi, İngilizce okuduğunu anlama özerkliği ölçeği ve yaratıcı okuma becerisi öz değerlendirme ölçeği ile nitel veriler ise öğrenci günlükleri, öğrenciler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ve araştırmacı günlükleri ile toplanmıştır. Araştırma sonunda; Kuantum öğrenme modelini temel alarak hazırlanan öğrenme etkinliklerinin deney grubundaki öğrencilerin İngilizce okuduğunu anlama başarıları düzeyleri, okuduğunu anlama özerkliği algı düzeyleri ve yaratıcı okuma becerileri üzerinde anlamlı farklılık oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubundaki öğrenciler Kuantum öğrenme modeline dayalı olarak tasarlanan etkinliklerin okuduğunu anlama özerkliği davranışlarını, İngilizce okuduğunu anlama ve yaratıcı okuma becerilerini artırdığını; derslerin daha eğlenceli olduğunu, İngilizceye karşı olumlu tutum geliştirmelerine katkı sağladığını, öğrenmenin daha kalıcı olduğunu ve derse dikkat ve odaklanmada artış olduğunu belirtmiştir.

Kuantum yöntemiOkuma becerileriOkuma-anlama becerisi+2
Deniz Yıldız
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Senaryo temelli 4. sınıf yaşam becerileri öğretim programı tasarısının öğrencilerin yaşam becerilerine etkisinin incelenmesi

Yaşam becerileri eğitimi, öğrencilerin okulda edindikleri bilgileri günlük yaşamlarında etkin bir şekilde kullanarak yaşamlarını kolaylaştırmayı hedefler. Bu eğitim, öğrencilerin pratik bilgi ve deneyimleriyle donanmalarını sağlayarak, onların bağımsızlıklarını artırır ve güven duygularını güçlendirir. Bu sayede, yaşamlarını yönetme ve sorunları çözme konusunda daha yetkin bireyler haline gelmelerine olanak tanır. Çocukluk döneminde yaşam becerilerinin öğretilmesi, bireylerin daha sonraki yaşamlarında başarılı olmalarına da yardımcı olabilir. İlkokul öğretim programlarında yaşam becerilerinin ayrı kazanımlar olarak sunulmadığı, diğer kazanımlar içerisinde örtük bir biçimde yer aldığı ve bu becerilerin nasıl geliştirileceğine ilişkin öğretmenlere yardımcı olacak herhangi bir kılavuz ya da etkinlik örneklerinin öğretim programı içerisinde yer almadığı görülmüştür. Bu nedenle gerçek yaşam durumlarını içeren senaryolar ile donatılmış yaşam becerileri öğretim programı tasarısı öğrencilerin bu becerilerinin gelişmesine yardımcı olabilir. Bu çalışmanın amacı, senaryo temelli 4.sınıf yaşam becerileri öğretim programı tasarısının öğrencilerin yaşam becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada farklı nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem araştırmanın temel desenini oluşturmaktadır. Program geliştirme sürecine demokratik yaklaşıma göre tasarlanmış bir ihtiyaç analizi çalışması ile başlanmıştır. Bu doğrultuda, uzman, öğretmen ve öğrenci görüşlerine dayalı olarak ihtiyaçlar belirlenmiştir. İhtiyaç analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre 10 temel yaşam becerisi belirlenmiştir ve program geliştirme aşamasına geçilmiştir. İhtiyaç analizi çalışması sonucunda, 10 yaşam becerisinden oluşan (eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, planlama, duygularla başa çıkma, öz yönetim, öz farkındalık, empati, iletişim, bilgiyi kullanma, değişime açık olma) 10 haftalık senaryo temelli öğrenme modeli ile yaşam becerileri program tasarısı modülleri hazırlanmıştır. Programın dört temel boyutu olan hedef, içerik, eğitim durumları ve ölçme-değerlendirme aşamaları ihtiyaç analizi sonuçlarına göre yapılandırılmıştır. Bu süreçte yaşam becerileri ölçeği de belirlenen yaşam becerilerine göre geliştirilmiştir. Ardından senaryo temelli öğrenme modeli ile tasarlanan yaşam becerileri program tasarısı pilot uygulama olarak uygulanmış, uygulama sonucunda gerekli görülen düzeltmeler yapılmış ve sonrasında 10 haftalık asıl uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 2023-2024 eğitim öğretim yılının birinci döneminde Uşak ili merkez ilçesinde yer alan devlet ilkokulunda öğrenim gören ve deney grubunda yer alan 20 öğrenci, kontrol grubunda yer alan 20 öğrenci, 10 veli ve 1 uygulayıcıdan oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Yaşam Becerileri Ölçeği", öğretmen görüşme formu, veli görüşme formu, öğrenci günlükleri, araştırmacı günlükleri ve araştırmacı gözlem listesi kullanılmıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında nicel veri toplama araçları uygulanmıştır. Uygulama sürecinde uygulayıcı ve öğrenci günlükleri tutulmuş, gözlemler yapılmış ve modül sonu değerlendirme etkinlikleri uygulanmıştır. Uygulama sonrasında ise öğrenci ve veli görüşleri alınmış ve programın etkililiği belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen nicel bulgulara göre, senaryo temelli ilkokul yaşam becerileri öğretim programı tasarısının ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin yaşam becerilerine etkili olduğu görülmüştür. Nitel bulgular da programın büyük ölçüde amacına uygun olarak gerçekleştiğini, öğrencilerin hedeflenen kazanımlara yeterli düzeyde ulaştığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: İlkokul öğrencileri, senaryo temelli öğrenme, yaşam becerisi.

Nazlı Dönmez
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Araştırmaya dayalı öğrenme yaklaşımının denetim odağı farklı 6. sınıf öğrencilerinin üst düzey düşünme becerilerine etkisi

Bu çalışmanın genel amacı, araştırmaya dayalı öğrenme uygulamalarının denetim odağı farklı 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarı, eleştirel ve yansıtıcı düşünme becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, nicel ve nitel veri toplama yöntemlerinin bir arada kullanıldığı Karma Yöntem ile gerçekleştirilmiştir. Karma Yöntem araştırma desenlerinden İç İçe Karma Desen kullanılmıştır. Araştırmada yarı deneysel modellerden öntest-sontest kontrol gruplu model tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 öğretim yılı güz döneminde devlet okulunda öğrenim gören 28'er öğrenci bulunan bir Deney ve bir Kontrol grubu oluşturmaktadır. Deney grubunda araştırmaya dayalı öğrenme yaklaşımında sırasıyla yapılandırılmış, kılavuzlu ve açık araştırma yöntemi etkinlikleri uygulanmış, kontrol grubunda ise mevcut öğretim programı uygulanmıştır. Nicel veriler analiz edilmeden önce verilerin normal dağılım gösterip göstermediğine bakılmış ve veriler normal dağılım gösterdiğinden parametrik testler kullanılmıştır. Çalışmanın nitel verileri araştırma sürecinde ve araştırma sonunda yarı yapılandırılmış görüşme sorularından, öğrenci öğrenme günlüklerinden, öğrenci grup ve akran değerlendirme formundan, araştırma raporlarından ve öğretmen gözlem formundan toplanarak betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Akademik başarı açısından, yapılandırılmış araştırma yöntemi uygulama sonrasında Deney ve Kontrol Grubu arasında anlamlı fark görülmemiştir; kılavuzlu ve açık araştırma uygulama sonrasında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur. Eleştirel düşünme becerisi açısından yapılandırılmış araştırma yöntemi uygulama sonrasında Deney ve Kontrol Grubu arasında anlamlı fark görülmemiş; kılavuzlu ve açık araştırma yöntemi uygulama sonrasında Deney Grubu lehine anlamlı fark görülmüştür. Yansıtıcı düşünme becerisi açısından yapılandırılmış kılavuzlu ve açık araştırma yöntemi uygulama sonrasında Deney Grubu lehine anlamlı fark görülmüştür. Araştırmaya dayalı öğrenme yöntemleri uygulama sonrasında öğrencilerin Fen Bilimleri akademik başarı testi, eleştirel ve yansıtıcı düşünme becerisi puanlarında denetim odağına göre Deney ve Kontrol Grubu arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmelerde, öğrenciler yapılandırılmış araştırma yönteminin araştırmaya pek fazla yönlendirmediğini, kılavuzlu araştırma yöntemini öğretmen rehberliğinde yürüttüklerini ve açık araştırma yönteminde bağımsız araştırmalar yaptıklarını belirtmişlerdir.

Akademik başarıAraştırma-inceleme yoluyla öğretimDenetim odağı+7
Hakan Yıldırım
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

7. sınıf fen bilimleri dersinde dönüşümsel öğrenme modeline dayalı öğretimin öğrencilerin başarı ve düşünme becerilerine etkisi

Dönüşümsel öğrenme modeline dayalı öğretim uygulamalarının ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin başarı, eleştirel düşünme, yansıtıcı düşünme becerisi, öz düzenleme becerisi ve bilimsel epistemolojik inançlarına etkisinin incelendiği bu araştırma nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte ele alındığı karma araştırma yöntemi benimsenerek gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin toplanması boyutunda "ön test- son test kontrol gruplu deneysel desen", kullanılmıştır. Dönüşümsel öğrenme modeline dayalı öğretim etkinliklerinin uygulandığı ve çevrimiçi öğrenmenin etkililiğini değerlendirmek için ders sonrasında Zoom odaları ve Google meet gibi dijital platformlarda bilgi paylaşımı yapan öğrenciler Deney I, Dönüşümsel öğrenme modeline dayalı öğretim etkinliklerinin uygulandığı öğrenciler Deney II, mevcut Fen Bilimleri öğretim programına dayalı etkinliklerin uygulandığı öğrenciler Kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırma sonunda; deney gruplarında uygulanan her iki yöntemin de öğrencilerin akademik başarılarını, eleştirel düşünme ve probleme dayalı yansıtıcı düşünme becerisi, öz düzenleme algısı ve bilimsel epistemolojik inançlarını arttırdığı; fakat bu değişkenlerin, dönüşümsel öğrenme modelinin uygulandığı deney gruplarında bu modelin uygulanmadığı kontrol grubuna göre daha yüksek sonuçlar verdiği görülmüştür. Araştırmada deney grubundaki öğrencilerin, Fen Bilimleri dersinde çevrim içi eğitim uygulamaları ile yaptıkları etkinlikler, öğrenme günlükleri, posterler ve çalışma kağıtlarının; öğrencilerin öğrenme ürünleri üzerinde dönüşüm meydana getirdiği görülmüştür. Deney grubundaki öğrenciler bu dönüşüme öğretmenlerinin ve ailelerinin katkısı olduğunu, öğrenme ve iletişim becerilerinin geliştiğini, ders sürecinin kendilerinde olumlu duygu oluşturduğunu belirtmişlerdir. Araştırmada Dönüşümsel Öğrenme Modeli' ni temel alarak hazırlanan öğrenme etkinliklerinin; deney gruplarındaki öğrencilerin Fen Bilimleri dersindeki öğrenme ürünlerine, olumlu etkisinin olduğu ve öğrencilerin akademik başarı, eleştirel düşünme, yansıtıcı düşünme ve öz düzenleme becerileri üzerinde anlamlı farklılık oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Deney gruplarındaki öğrencilerin bilimsel epistemolojik inançları ile Fen Bilimleri dersinde bakış açısı dönüşümleri bakımından bazı boyutlarda anlamlı farklılaşma meydana gelmiştir. Buna göre, dönüşümsel öğrenme modelinin uygulandığı Fen Bilimleri öğretiminin ortaokul öğrencileri üzerinde etkili olduğu söylenebilir.

Dönüşümsel öğrenmeDüşünme becerileriFen bilgisi+4
Meryem Damla Kutlu Kalender
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çevrimiçi uygulanan senaryo temelli öğrenme modelinin üniversite öğrencilerinin İngilizce yazma becerisine, yazma motivasyonuna ve öz yeterlik inancına etkisi

Yabancı dil olarak İngilizce yazma becerisinin gelişmesi bireylerin daha iyi bir eğitim alabilmelerine, daha iyi iş olanakları elde edebilmelerine, akademik başarılarının artmasına olanak sağlamaktadır. Öğrencilerin İngilizce yazmaya karşı motive olmaları, İngilizce yazma özyeterlik inançlarının yüksek olması, kendilerine duydukları güven ve İngilizceyi gerçek yaşam durumlarında kullanmaları bu becerinin gelişiminde önemli etkenlerdendir. Bu nedenle gerçek yaşam durumlarını içeren senaryolara dayalı İngilizce yazma öğretimi öğrencilerin daha etkili yazılar yazmasına, İngilizce yazma motivasyonlarının, özyeterlik inançlarının artmasına ve İngilizce yazma becerisinin gelişmesine yardımcı olabilir. Bu çalışmanın amacı, çevrimiçi senaryo temelli İngilizce yazma öğretiminin üniversite öğrencilerinin İngilizce yazma becerisini, yazma motivasyonunu ve yazma özyeterlik inancını nasıl geliştirdiğinin belirlenmesidir. Eylem araştırması deseninde gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılının güz döneminde Yalova Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu İngilizce hazırlık programında A2 seviyesinde aynı sınıfta öğrenim gören 14 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma kapsamında sekiz senaryo etkinliği hazırlanmıştır. Öğrencilerin İngilizce yazma becerilerini geliştirmek, yazma özyeterlik inançlarını ve motivasyonlarını arttırmak amacıyla eylem planları hazırlanmıştır. Eylem planlarının uygulanması dört döngü ve sekiz haftadan oluşmuştur. Eylem araştırması içerisinde sürece yönelik net bir bakış açısına sahip olabilmek amacıyla nicel ve nitel veri toplama araçları kullanılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen nicel bulgulara göre çevrimiçi senaryo temelli İngilizce yazma öğretimi süreci sonunda öğrencilerin İngilizce yazma becerilerinin geliştiği, uygulama sürecinin öğrencilerin içsel yazma motivasyonları ve yazma özyeterlik inançları üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Araştırmanın nitel bulgularına göre öğrenciler çevrimiçi senaryo temelli İngilizce yazma sürecinin yazma becerilerini, kelime bilgilerini, araştırma becerilerini ve düşünme becerilerini geliştirdiği görüşündedir. Buna karşılık öğrenciler uygulama sürecinin zorlayıcı ve yoğun olduğu, zaman zaman motivasyonlarının düştüğü yönünde olumsuz görüşlerini de dile getirmişlerdir. Öğrenciler uygulama sürecinin daha uzun olması, daha uzun yazılar yazma ve yazma ödevlerinin eşzamansız olarak yapılması yönünde önerilerde bulunmuşlardır.

MotivasyonSenaryo tabanlı öğrenmeYabancı dil eğitimi+7
Burcu Karafil
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
11
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin yansıtıcı düşünme eğilimleri ile öğretmen liderliği davranışları arasındaki ilişki

Öğretmenlerin Yansıtıcı Düşünme Eğilimleri ile Öğretmen Liderliği Davranışları Arasındaki İlişki Bu araştırmada öğretmenlerin yansıtıcı düşünme eğilimleri ile öğretmen liderliği davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırma tarama yöntemi ile tasarlanmıştır. Bu araştırmanın evreni, Bursa ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapmakta olan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini Bursa ilinde ilkokul ortaokul ve liselerde görev yapmakta olan ve basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 388 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öğretmen Liderliği Ölçeği ve Yansıtıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği (YANDE) kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre öğretmenlerin öğretmen liderliği davranışları ile yansıtıcı düşünme eğilimleri arasında olumlu yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin öğretmen liderliği puanları ve yansıtıcı düşünme eğilim puanlarının görev yaptıkları okullara göre anlamlı farklılıklar gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. İlkokullardaki öğretmenlerin öğretmen liderliğinin ve yansıtıcı düşünme eğilimlerinin diğer okullardaki öğretmenlere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Eğitim düzeyi lisans olan öğretmenlerin öğretmen liderliği puanlarının lisansüstü eğitim alan öğretmenlere göre anlamlı bir şekilde farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Öğretmen, öğretmen liderliği, yansıtıcı düşünme

Eğitim bilimleri enstitüsüEğitim yönetimiLiderlik+4
Buket Taşpınar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okulların yenileşme iklimi ile öğretmenlerin özerklikleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada okulların yenileşme iklimi ile öğretmenlerin özerklikleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde desenlenen araştırmanın örneklemi, Kütahya il merkezinde bulunan resmi anaokulları, ilkokullar, ortaokullar ve liselerde görev yapan 606 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada "Okullarda Yenileşme İklimi Ölçeği" ve "Öğretmen Özerkliği Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi, ANOVA ve Pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, öğretmenlerin okullarındaki yenileşme iklimine ilişkin görüşleri orta düzeydedir. Lise öğretmenleri ile ortaokul öğretmenlerinin okullarda yenileşme iklimine ilişkin görüşleri anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin özerklik davranışlarına ilişkin görüşleri yüksek düzeydedir. Lise öğretmenleri ile ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin özerklik davranışlarına ilişkin görüşleri anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin okullarındaki yenileşme iklimi ile özerklik davranışlarına ilişkin görüşleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki vardır.

Mesleki özerklikOkul iklimiOkullar+4
Erkam Gazel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce öğretmenlerinin öğretim stilleri ile İngilizce öğretim programına bağlılıkları arasındaki ilişki

Bu araştırmada İngilizce öğretmenlerinin öğretim stillerinin ve İngilizce öğretim programına bağlılıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve öğretim stilleri ile öğretim programına bağlılıkları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada genel tarama yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında, Kütahya ili merkezindeki kamu ve özel kurumlardaki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 327 İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak için araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Burul (2018) tarafından geliştirilen "Öğretim Programına Bağlılık Ölçeği" ile Grasha (1996) tarafından geliştirilen ve Üredi (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Öğretim Stilleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, katılımcıların kişisel bilgilerini belirlemek amacı ile katılımcıların yaşını, cinsiyetini, eğitim düzeyini, hizmet yılını, görev yapmakta oldukları okul türünü sorgulamaktadır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizine ilk olarak hangi testlerin (parametrik/ nonparametrik testler) uygulanacağına karar vermek için karşılanması gereken varsayımlar test edilmiştir. Dağılımın normalliğine karar vermek için Kolmogorov-Smirnov, normal dağılımın diğer varsayımları olan basıklık ve çarpıklık değerleri ve histogram grafiğinden yararlanılmıştır. Hipotezlerin analizi için seçilmesi uygun görülen analizleri belirlemek için verilerin normal dağılıma uygun olup olmadığı Kolmogorov-Smirnov testi ve basıklık-çarpıklık katsayıları incelenerek karar verilmiştir. Veriler normal dağılım gösterdiğinden bağımsız iki grup karşılaştırmasında t-testi; ilişkisiz ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi ( ANOVA) ve farkın kaynağının belirlenmesi için post hoc testlerinden Tukey testi kullanılmıştır. Araştırmada incelenmek istenen değişkenler arasındaki ilişki veriler normal dağılım gösterdiğinden pearson korelasyon katsayısı ile incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde İngilizce öğretmenlerinin sırasıyla Kolaylaştırıcı, Kişisel Model, Uzman, Temsilci ve Otorite öğretim stillerini tercih ettikleri ve genel olarak "Kolaylaştırıcı" öğretim stiline eğilimlerinin yüksek olduğu görülmektedir. İngilizce öğretmenlerinin öğretim stili tercihlerinde cinsiyete ve mezun olunan okul türüne göre bir farklılık görülmezken mesleki kıdeme, görev yapılan okul türüne ve mezun olunan okul türüne göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Programa bağlılık puanları incelendiğinde ise İngilizce öğretmenlerinin programa bağlılık düzeylerinin cinsiyete ve çalışılan okul kademesine göre farklılaşmadığı ancak mesleki kıdem, mezun olunan okul türü ve çalışılan okul türü değişkenlerine göre farklılaştığı görülmektedir. Araştırma sonuçlarına bakıldığında "Katılımcıların Tepkileri" boyutu en yüksek ortalamaya sahipken, "Okul İklimi" boyutunun en düşük ortalamaya sahip olduğu görülmüştür. Bu bulguya göre araştırmaya dâhil edilen İngilizce öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşıma uygun biçimde, öğrencilerin bireysel özelliklerini dikkate alarak öğretim süreçlerini tasarladıkları, derslerinde çeşitli materyalleri kullanarak öğretim programının gerekliliklerini yerine getirdikleri ve programa bağlı oldukları söylenebilir. Araştırma sonucunda programa bağlılık genel puanları ile öğretim stilleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Branş öğretmenleriProgram değerlendirmeYabancı dil eğitimi+6
Yasemin Özkılıç Kolay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin program okuryazarlıkları ile öğretim programı uyarlama örüntüleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada, matematik öğretmenlerinin program okuryazarlık düzeyleri ile öğretim programlarını uyarlama örüntüleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise Kütahya ili merkezinde görev yapan 274 matematik öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Aslan'ın (2018) geliştirdiği "Program Okuryazarlık Ölçeği" ile Nalbantoğlu'nun (2021) geliştirdiği "Öğretim Programlarını Uyarlama Örüntüleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada matematik öğretmenlerinin program okuryazarlık düzeylerini ve program uyarlama örüntülerini kullanma düzeylerini belirlemek amacıyla t testi, Man Whitney-U testi, tek yönlü varyans analizi, Kruskal Wallis-H testi ve Bonferronive Tukey testi kullanılmıştır. Matematik öğretmenlerinin program okuryazarlık düzeyleri ile öğretim programını uyarlama örüntülerini kullanma düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla ise Pearson korelasyon katsayısı ve Spearman korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre matematik öğretmenlerinin program okuryazarlık düzeylerinin cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan okul türü, görev yapılan okul kademesi ve okul türü değişkenleri açısından anlamlı farklılık belirlenmemiştir. Ancak program okuryazarlık düzeyinin planlama alt boyutundan elde edilen puanların görev yapılan okul kademesine göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Matematik öğretmenlerinin öğretim programını uyarlama örüntülerini kullanma düzeyleri görev yapılan okul türüne göre anlamlı farklılık gösterirken, diğer demografik özellikler açısından anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Uyarlama kapsamında yer alan genişletme ve atlama örüntülerinin cinsiyete göre, genişletme örüntülerinin ise mesleki deneyim ve okul kademesi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Matematik öğretmenlerinin program okuryazarlık düzeyleri ile öğretim programını uyarlama örüntülerini kullanma düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı, program okuryazarlık düzeyleri ile genişletme ve atlamalara yönelik uyarlamalar arasında anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Program Okuryazarlık Planlama alt boyutu ile Program Uyarlama Örüntüleri Genişletme ve Atlama alt boyutları arasında da anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Branş öğretmenleriMatematik dersiMatematik eğitimi+5
Selim Ayaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Other supervisors