Theses supervised by Prof. Dr. Behiye Tuba Biçer

14 theses · Dicle University

DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir tarımda baklagil döngülü ekim nöbetinin konvansiyonel ve düşük girdili koşullarda agronomik, çevresel ve ekonomik etkilerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

Bu araştırma 2020-2021 ve 2021-2022 yıllarında kışlık ve yazlık ürün yetiştirme mevsimlerinde Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü uygulama alanında sulu ve yağışa dayalı koşullarda çakılı deneme olarak 2 yıl süreyle yürütülmüştür. Araştırmada, buğday ve mercimek ön bitkileri sonrasında konvansiyonel, düşük girdi ve sırta ekim yetiştiricilik uygulamalarında buğday, mercimek, mısır ve soya bitkilerinin yer aldığı ekim nöbeti kombinasyonlarının tarımsal yetiştiricilik yönünden değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Buğday ön bitkisi sonrasında konvansiyonel ve düşük girdi yetiştirme sistemlerinde kışlık ana ürün olarak mercimek ve buğday bitkisi, yazlık ikinci ürün olarak mısır ve soya bitkileri ekim nöbeti sisteminde yer almıştır. Ön bitki mercimek üzerine konvansiyonel ve sırta ekim sisteminde kışlık ana ürün olarak buğday bitkisi, yazlık ikinci ürün olarak mısır ve soya bitkilerinin yer aldığı ekim nöbeti sistemi uygulanmıştır. Ayrıca, ön bitki mercimek üzerine konvansiyonel sistemde ana ürün soya ve mısır ekim nöbeti sistemi uygulanmıştır. Tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak kurulan deneme iki ön bitki sonrasında tarla koşullarında yürütülmüştür. Denemede, konvansiyonel, düşük girdi ve sırta ekim sistemleri ana faktör ekim nöbeti sistemi alt faktör olarak alınmıştır. . Denemede; kullanılan tohumluk miktarları buğdayda konvansiyonel ve düşük girdi sisteminde 550 adet/m2, sırta ekim sisteminde 175 adet/m2, mercimekte konvansiyonel ve düşük girdi sisteminde 300 adet/m2, mısırda 10 adet/m2 ve soyada 8-10 kg/da'dır. Araştırmada tüm bitkilerde konvansiyonel yetiştiricilikte gübre dozları tavsiye edilen standart dozlarla oluşturulurken düşük girdide bu değerlerin yarısı kullanılmıştır. Denemelerde yer alan bitkilerde bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, metrekarede başak sayısı, biyolojik verim, tane verimi, hasat indeksi, bin tane ağırlığı, bayrak yaprak klorofil içeriği (SPAD), bitki sıcaklığı, normalize edilmiş vejatasyon indeksi (NDVI), Cm1000, protein oranı, yaş glüten oranı, nişasta oranı, yağ oranı, nem oranı, bitkide bakla sayısı, bitkide bakla ağırlığı, koçanda sıra sayısı, sırada tane sayısı gibi bitkisel özellikler incelenmiştir. Ayrıca uygulama yapılan parsellerde yabancı ot sayım ve teşhisleri ile bu alanlarda toprak numunelerinin fiziksel ve kimyasal özellikleri incelenmiştir. Buğdayda tane verimi yönünden, ön bitki buğday üzerine konvansiyonel ve düşük girdi uygulaması önemsiz olup, verim 228,93 kg/da (konvansiyonel) ile 230,15 kg/da (düşük) arasında değişmiştir. Ekim nöbeti sistemleri önemli olup, en yüksek tane verimi 250,29 kg/da ile buğday-mısır ve 236,35 kg/da ile buğday-soya ekim nöbetinden, en düşük ise 201,96 kg/da ile buğday-buğday ekim nöbetinden elde edilmiştir. Ön bitki mercimek üzerine konvansiyonel-sırt ve ekim nöbeti uygulamasında; tane verimi 253,8 kg/da (sırt) ile 261,8 kg/da (konvansiyonel) arasında değişmiştir. Ekim nöbeti sisteminin nihai etkisini ortaya koymak için ikinci yıl sonuçları değerlendirilmiştir. İkinci yılda en yüksek tane verimi konvansiyonel buğday-mısır (424,4 kg/da) ve konvansiyonel buğday- soya (416,1 kg/da), en düşük ise konvansiyonel buğday-buğday (260,6 kg/da) ve sırt buğday-mısır (277,1 kg/da) ekim nöbetlerinden elde edilmiştir. Ön bitkinin buğday olması durumunda 228,93 kg/da, mercimek olması durumunda 261,79 kg/da verim elde edilmiştir. Buğday-buğday ekim nöbeti dışında tüm ekim nöbeti sistemlerinde mercimek en iyi ön bitki etkisi göstermiştir. Soyada ön bitki buğday sonrasında konvansiyonel ve düşük girdi uygulaması tane verimi yönünden önemsiz olup 304,81 kg/da (konvansiyonel) ile 284,62 kg/da (düşük girdi) arasında değişmiştir. İkinci yıl sonunda en yüksek soya verimi düşük girdi buğday-soya (402,14 kg/da ) en düşük verim konvansiyonel mercimek-soya (253,84 kg/da) ekim nöbeti uygulamalarında saptanmıştır. Ön bitki buğdayda ekim nöbetlerinde düşük girdi uygulaması konvansiyonele göre düşük bulunmuştur. Ön bitki mercimek üzerine buğday-soya ekim nöbeti sisteminde tane verimi; sırta ekim uygulamasında 204,6 kg/da, konvansiyonel uygulamada 277,77 kg/da olarak belirlenmiştir. Ön bitki olma durumuna göre; tane verimi ön bitki buğdayda yüksek ön bitki mercimekte düşük bulunmuştur. Ön bitki mercimek üzerine ana ürün ve ikinci ürün buğday-soya analizinde; soyada tane verimi ana üründe yüksek, ikinci üründe düşük bulunmuştur. Mercimek bitkisinde ön bitki buğday sonrasında, tane verimi yönünden konvansiyonel ve düşük girdi uygulamaları etkisi önemsiz olup, verim 158,4 kg/da, (konvansiyonel uygulama) ve 160,5 kg/da (düşük girdi) olarak bulunmuştur. Ekim nöbeti sistemleri incelendiğinde; mercimek–mercimek ekim nöbetinde verim düşük (142,4 kg/da), mercimek–mısır (170,3 kg/da) ve mercimek–soya (165,6 kg/da) ekim nöbeti sistemlerinde ise yüksek bulunmuştur. Mısır bitkisinde ön bitki buğday üzerine konvansiyonel-düşük girdi uygulamasında tane verimi yönünden konvansiyonel ve düşük girdi etkisi önemli olup, konvansiyonel uygulamada 1111,8 kg/da, düşük girdi uygulamasında 871,2 kg/da bulunmuştur. Ön bitki buğdayda ekim nöbeti sisteminde; tane verimi 1070 kg/da ile buğday-mısır ekim nöbetinde yüksek, 912,9 kg/da ile mercimek-mısır ekim nöbetinde düşük bulunmuştur. Ön bitki mercimek üzerine uygulanan buğday-mısır ekim nöbeti sisteminde; tane verimi sırta ekim uygulamasında 1359,8 kg/da, konvansiyonel uygulamada 1234,5 kg/da olmuştur. Tane verimi ön bitki buğdayda ön bitki mercimeğe göre düşük bulunmuştur. Ön bitki mercimek üzerine ana ürün mısır ve ikinci ürün buğday-mısır ekim nöbeti kıyaslandığında; mısır tane verimi ana üründe düşük, ikinci üründe yüksek bulunmuştur. Buğday sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde konvansiyonel, düşük girdi ve sırta ekim yetiştirme sistemlerinde tane verimi benzer bulunmuştur. Sırta ekimde %65 daha az tohum kullanılmış olması ve srta ekimin diğer avantajları göz önüne alındığında konvansiyonel yetiştiriciliğe alternatif olarak tercih edilebilir. Buğdayda ön bitkinin mercimek olma durumunda baklagillerin avantajından dolayı tane verimi ve bazı verim özellikleri yüksek bulunmuştur. Soyada verim ve verim özelliklerinde ana ürün olarak yetiştirmede ikinci ürüne göre yüksek değerler alınmıştır. Soyada ön bitki buğday olması durumunda verim ve verim özelliklerinde ön bitki mercimek olma durumuna göre daha iyi sonuçlar alınmıştır. Mısırda ikinci üründe tane verimi ve bazı verim özellikleri ön bitki mercimekte ön bitki buğdaya kıyasla daha yüksek bulunmuştur. İkinci ürün mısır yetiştiriciliğinde yüksek verim potansiyeline ön bitki mercimekte sırta ekim yetiştiriciliğinde ulaşılmıştır. Mercimeğin yazlık ürünle ekim nöbetinde yetiştirilmesi verim ve verim parametrelerini artırmış ve düşük girdili yetiştiricilikle konvansiyonel arasında bir fark meydana gelmemiştir.

Ekim nöbetiÇevresel sürdürülebilirlik
Seval Eliş
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gökçe x yabani nohut melezlerinin ileri generasyonlarında bazı bitkisel karakterlerinin tanımlanması

Bu çalışma Gökçe kültür nohutu ile bazı yabani nohut genotiplerinden elde edilen ileri generasyon melez hatların bazı bitkisel özelliklerinin tanımlanması amacıyla 2021-2022 yetiştirme sezonunda Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri araştırma alanında yürütülmüştür. Çalışmada Gökçe × Cicer reticulatum melezinden elde edilen F7-8 generasyonlarındaki (Gökçe × Cudi_152 (85 hat), Gökçe × Egil_073 (82 hat), Gökçe × Sirna _060 (84 hat), Gökçe × Savur_063 (34 hat) ve F5-7 generasyonlarındaki (Gökçe x Bari2_072 (80 hat), (Gökçe x Bari3_106(85 hat) popülasyonları kullanılmıştır. Deneme Augmented desende 2 tekrarlamalı olarak, sıra uzunluğu 0,5 m ve sıra arası mesafe 50 cm olan parsellerden oluşmuştur. Çalışmada tohum kabuğu rengi, tohum şekli, tohum kabuk yüzeyi, bitki rengi (yaprak rengi), çiçek rengi, bitki büyüme tipi, tohum kabuğu üzerinde renk ve şekil oluşumları ve tohum fırlatma özellikleri tanımlanmıştır. F5-F8 kuşaklarındaki melez hatlarda tohum kabuk rengi siyahtan açık kreme kadar değişmiş kahverengi ve tonları ağırlıklı renkler olmuştur. Hatlara ait tohum şekilleri tüm popülasyonlarda yüksek oranda bezelyemsi tiptedir. Bitki renginde koyu yeşil diğer renk tonlarına baskındır. Hatlarda en fazla mor ve beyaz çiçek rengi gözlemlenmiştir. Tohum kabuğunun yüzeyinde ve embriyoda değişik renklenmeler belirlenmiş bunlar dantel şekli, leopar desen, kemik görünümlü tohum kabuk yüzeyleri olarak tanımlanmıştır.

Leyla Turan
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Baklada (Vicia faba L.) farklı bitki sıklıkları ve gölgelemenin verim ve verim öğelerine etkisi

Bu araştırma, 2022 ve 2023 yılları arasında Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme alanında yürütülmüştür. Araştırmada farklı bitki yoğunluğu ve gölgelemenin bazı bakla (Vicia faba L.) çeşitlerinin verim ve verim unsurlarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada üç bakla çeşidi (Emiralem, Kuşadası ve Sorgun), iki bitki yoğunluğu (10 bitki/m2 ve 20 bitki/m2) ve dört gölgeleme uygulaması (%0, %40, %75 ve %95) kullanılmıştır. Deneme tesadüf bloklarında bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Ana parsel çeşit, alt parsel bitki yoğunluğu, alt alt parsel bitki gölgelendirme uygulamaları olarak alınmıştır. Araştırmada; çeşit, bitki sıklığı ve gölge uygulamalarının etkisini incelemek amacıyla, iki yıl boyunca çiçeklenme öncesi, tam çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde taze olarak hasat edilen bitkilerde ve hasat sonrası bitkilerde verim ve verim özellikleri ile 2022 yılında yedi farklı gelişme döneminde bitkisel özelliklerde büyüme parametreleri incelenmiştir. Bitki boyu (cm), bitki başına bakla sayısı, bitki başına bakla ağırlığı (g), bitki başına tohum sayısı, bakla başına tohum sayısı ve tane verimi (kg/da) gibi bitki özellikleri incelenmiştir. Tane verimi açısından yıllar birleşik analize göre yıl, çeşit, bitki yoğunluğu ve gölgeleme uygulamaları, yıl x çeşit, yıl x bitki yoğunluğu, yıl x gölgeleme, çeşit x bitki yoğunluğu ve bitki yoğunluğu x gölgeleme interaksiyonu önemli bulunmuştur. En yüksek tane verimi 155,53 kg/da ile 20 bitki/m2'den elde edilirken, bitki başına bakla ve tohum sayısı bakımından en yüksek değerler 10 bitki/m2 yoğunluktan elde edilmiştir. Ancak bitki yoğunlukları arttıkça verim özellikleri azalmıştır. Gölgeleme uygulamalarında en yüksek tane verimi (184,79 kg/da) %40 gölge uygulamasında elde edilirken, en düşük tane verimi (107,06 kg/da) %95 gölge uygulamasında kaydedilmiştir. Yoğun gölgeleme bitki boyunu artırmış ancak bitki gövdesinin zayıflamasına neden olmuştur. Orta derecede gölgeli ve gölgesiz bitkiler, yoğun gölgeli bitkilere göre daha yüksek sayıda bakla, bitki başına tohum ve tane verimine sahiptir. CGR peak noktasına ulaşma süresi her iki bitki sıklığında da 53. ve 60. günlerdir. %95 gölge uygulamasının çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde bile peak CGR değeri almadığı büyümenin ertelendiği ve 67. günde en yüksek değeri aldığı belirlenmiştir. Yaprak alan indeksi 60. ve 67. günlerde her iki bitki sıklığı içinde en yüksek değerine ulaşmıştır. YAİ, 32. günde %95 gölgelemede 1,3 m2/m2, %75 gölgelemede 1,45 m2/m2 iken, % 40 (1,22 m2/m2) ve açık alan (1,16 m2/m2) uygulamasında benzer yaprak alanı indeksi saptanmıştır.

Tek yıllık baklagiller
Ümit Acay
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kabuli, desi ve yabani nohut genotiplerinin fenolojik, morfolojik ve tarımsal karakterlerinin genetik yapısının belirlenmesi üzerine bir çalışma

Bu çalışma 2022-2024 yılları arasında Dicle Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri deneme alanında üç yıl süreyle yürütülmüştür. Çalışmada farklı sayıdaki desi, kabuli ve yabani nohut türlerinin yarım-diallel (5 × 5) melezleme ve serbest melezleme (16 kombinasyon) ile elde edilen F1 ve F2 generasyonlarında fenolojik, morfolojik ve tarımsal özelliklerin genetik yapısı incelenmiştir. Çalışmada yarım-diallel melezlemede 3 desi (Siyah, ICCV 10 ve ILC 533) ve 2 kabuli tip ebeveyn (Azkan ve ILC 482), serbest melezlemede 6 kabuli tip (Azkan, Gökçe, ILC 482, ILC 1929, ILC 533 ve Diyar 95) ve 6 desi tip (Siyah, ICC 16207, ICCV 03107, ICCV 96029, JG 11 ve ICCV10) ve 2 yabani Cicer türü (C. echinospermum ve C. reticulatum) ebeveyn olarak kullanılmıştır. Yarım-diallel melezleme için 11 melez, serbest melezleme için 15 melez kombinasyonu oluşturulmuştur. Melezlemeler 2022 yılında gerçekleştirilmiştir. 2023 yılında F1 tohumları, 2024 yılında F2 tohumları Tesadüf Blokları Deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak ekilmiştir. Araştırmada ebeveyn ve F1 melezlerinde çıkıştan ilk çiçeğin görüldüğü gün sayısı, çiçeklenmeden baklalanmaya kadar gün sayısı, çıkıştan baklalanmaya kadar gün sayısı, gövde üzerinde ilk çiçeğin görüldüğü boğum numarası, bitki boyu, bitki başına boğum sayısı, 10 tane ağırlığı, ilk bakla yüksekliği, bitkide bakla sayısı, boğum arası uzunluk ve kalınlık, çiçek rengi, yaprak rengi, bitki büyüme alışkanlığı, yaprak ve yaprakçık uzunluğu ve genişliği, yaprak başına yaprakçık sayısı, antosiyanin pigmentasyonu, kırmızımsı gövde özellikleri incelenmiştir. Elde edilen veriler yarım diallel, heterosis, heterobeltoisis, potans oranı ve ki kare testleri ile değerlendirilmiştir. F1 ve F2 generasyonlarında incelenen özelliklerde dominant gen etkileri varyansı (H) eklemeli gen etkileri varyansından (D) büyüktür. 10 tohum ağırlığı hariç incelenen tüm karakterlerde etkili gen sayıları tespit edilememiş, 10 tohum ağırlığının 2 gen tarafından kontrol edildiği saptanmıştır. Dar anlamda kalıtım derecesi (hd) ilk çiçeklenme gün sayısı, bakla sayısı (0,67), bitki boyu (0,85) ve 10 tohum ağırlığı (0,82) özelliklerinde yüksek bulunmuştur. F1 genereasyonunda GUY/ÖUY oranı bitki boyu, bitki başına boğum sayısı, yaprakta yaprakçık sayısı hariç, F2 generasyonunda bakla sayısı, yaprakta yaprakçık sayısı hariç tüm özelliklerde eklemeli gen etkisi varyansı dominant gen etkisi varyansından büyük bulunmuştur. F1 ve F2 generasyonunda Azkan ebeveyni en iyi ebeveyn olup en iyi melez kombinasyonlar ise incelenen özelliklere göre farklılık göstermiştir. Serbest melezleme sonuçlarına göre; F1 generasyonunda; ilk çiçeklenme gün sayısı için Azkan (geçci) × C. reticulatum (orta erkenci) kombinasyonu en yüksek negatif heterobeltiosise sahip bulunmuştur edilmiştir. F2 generasyonunda ICCV 96029 (süper erkenci) × Azkan (geçci), ICCV 96029 (süper erkenci) × Gökçe (orta erkenci), Azkan × C. reticulatum (orta erkenci) ve Gökçe × C. reticulatum kombinasyonlarında negatif yönde heterosis saptanmıştır. Bitki boyu için maksimum negatif heterosis ve heterobeltiosis F1 generasyonunda Gökçe × C. echinospermum, F2 generasynonunda ICCV10 (kısa) × Gökçe (uzun) kombinasyonlarında tespit edilmiştir. 10 tohum ağırlığı için yüksek düzeyde pozitif heterosis ICCV96029 (küçük) × Azkan (iri) kombinasyonunda belirlenmiş olup kalıtım derecesi düşük bulunmuştur. Çiçeklenme gün sayısı kalıtımının 9 (geçci): 7 (erkenci) ve 3 (geçci): 1 (erkenci), çiçek rengi kalıtımının 3 (pembe): 1 (beyaz) birçok kombinasyonda Mendel açılımına uyduğu ve tek gen tarafından kontrol edildiği saptanmıştır.

Diallel analizHeterobeltiosisMelez azmanlığı+1
Gizem Kamçı Tekin
Dicle University
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Kuraklık stresi ve bitki büyüme düzenleyici uygulamalarının Nohut'un (Cicer arietinum l.) agronomik, fizyolojik ve enzimatik özelliklerine etkisinin belirlenmesi

Bu araştırma Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü'ne ait serada 2025 yılı ilkbahar yetiştirme döneminde yürütülmüştür. Bu çalışma bakla bağlama dönemindeki kuraklık uygulamasına maruz bırakılan Botan ve ICC 4958 nohut çeşitlerinde gibberellik asit ve absisik asit uygulamalarının bitkisel ve fizyolojik özelliklere etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Deneme 1-%100 ve %50 tarla kapasitesi, 2-%100-%50 tarla kapasitesi +absisik asit uygulaması, 3-%100-%50 tarla kapasitesi + GA3 uygulaması ve 4-absisik asit ve gibberelik asit 14 gün kuraklık uygulamalarından oluşmaktadır. Deneme tesadüf parsellerinde bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre 6 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Denemede 4,5 kg hacminde saksılar kullanılmıştır. Tüm saksılar ilk bakla bağlama dönemine kadar %100-50 tarla kapasitesinde sulanmıştır. İlk bakla bağlama tarihi ile birlikte saksılara 14 gün kuraklık ve bitki büyüme düzenleyicileri uygulanmıştır. 14 gün kuraklık uygulamasından sonra bitkiler hasat edilmiştir. Denemede bitki boyu, kök boyu, boğum sayısı, nodül sayısı, gövde, yaprak ve kök yaş ve kuru ağırlıkları, yaprak alanı, canlı ve ölü çiçek sayısı, bitkide bakla ve tane sayısı, kuraklık skoru, tahmini verim azalması ve kuraklığa direnç indeksi, yaprak oransal su içeriği, yaprak solgunluk skoru bitki Yeşilliği ve yaprak solma indeksi gözlem ve ölçümleri alınmıştır. Kuraklık uygulamalrı, bitki büyüme düzenleyicileri ve çeşitler arasındaki farklılıklar ve bunların interaksiyonları önemli bulunmuştur. Denemede 14 gün kuraklık uygulamalarının bitki büyüme düzenleyicileri uygulamaları dahil tüm incelenen özelliklerde azalmaya sebep olduğu saptanmıştır. Kuraklık skoru, bitki yeşillliği ve yaprak solgunluk skorları %100 TK devamlı sulamada düşük, %50 TK 14 gün kuraklık uygulamasında yüksek olarak saptanmıştır. ABA ve GA3 uygulamalarında kuraklık skoru kontrolden düşük bulunmuştur. Canlı çiçek sayısı %100 TK devamlı sulamada yüksek, %50 TK 14 gün kuraklık uygulamasında düşük, gibberellik asit uygulaması ABA'ya göre yüksek bulunmuştur. Nodul sayısının %100 ve %50 TK devamlı sulamada (sırasıyla 55,6 ve 52,8 adet) yüksek, %100 ve 50 TK 14 gün kuraklık uygulamasında (sırasıyla 22,0 ve 20,0 adet) düşük olduğu saptanmıştır. ABA'nın nodul sayısı (67,6 adet) GA3 (47,1 adet) ve kontrolden (41,0 adet) yüksek bulunmuştur. ICC 4958'de en yüksek nodul sayısı 103,7 adet ile %50 tarla kapasitesinde ABA'da belirlenmiştir. 14 gün kuraklık uygulamasında nodul sayısı belirlenmemiştir. Kök kuru ağırlığında en yüksek değer %100 ve %50 TK 14 gün kuraklık uygulamasından elde edilmiştir. %50 tarla kapasitesinde bakla bağlamaya kadar sulanmış her iki çeşidin ve bitki büyüme düzenleyicilerinin 14 gün kuraklık uygulamasında düşük değerler verdiği saptanmıştır. ABA ve GA3 büyüme düzenleyicilerinin kuraklığı atlatmada bir dereceye kadar olumlu etkileri saptanmıştır. Bu araştırma ile ICC 4958 çeşidi kadar Botan çeşidinin de kurağa toleransının yüksek olduğu belirlenmiştir.

Özlem Toy
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı kırmızı mercimek çeşitlerinde farklı dozlarda gama ışını ve ems (etil metan sülfonat) uygulamalarının m1 ve m₂ generasyonlarında bitkisel ve tarımsal özelliklere etkilerinin belirlenmesi

Mutasyon, diğer tüm bitkilerde olduğu gibi mercimek (Lens culinaris) bitkisinde değişkenliği sağlamak için kullanılan önemli bir tekniktir. Bu çalışma gama ışını ve EMS konsantrasyonlarının farklı mercimek çeşitlerinde etkili dozunu belirlemek, M1 ve M₂ nesillerinde mutajenlerin bitki özellikleri üzerindeki etkilerini araştırmak ve farklı mutant genotipleri seçmek amacıyla yürütülmüştür. Bu çalışma GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi'nin yemeklik tane baklagilleri bitki yetiştirme odası ve araştırma alanında 2023/2024 ve 2024/2025 yıllarında iki yıl süre ile yürütülmüştür. Bu çalışmada bitkisel materyal olarak Fırat-87, Tigris, Koç-21 ve Şakar mercimek çeşitleri, fiziksel mutajen olarak gama Kobalt60 ışını ve kimyasal mutajen olarak etil metan sülfonat kullanılmıştır. Gama ışın dozları olarak 50, 100, 200, 300, 400 ve 500 Gy, EMS konsantrasyonları olarak 20, 40, 60, 80 ve 100 mM kullanılmıştır. Doz etkinlik analizine göre M1 generasyonunda gama için 100, 200 ve 300 Gy, için tüm doz konsantrasyonları kullanılmıştır. M₂ generasyonun da ise gama ışınlamasına ait tüm dozlardan elde edilen genotipler kullanılırken, EMS uygulamalarından sadece 20 ve 40 mM konsantrasyonları kullanılmıştır. Deneme petri kapları, viyol ve tarla denemeleri olarak yürütülmüştür. Her iki yılda da tarla denemeleri Tesadüf Blokları, petri ve viyol denemeleri tesadüf parselleri deneme deseninde düzenlenmiştir. M1 generasyonunda her bir çeşit ve mutajen uygulamasından 1000 adet tohum mutajenlere maruz bırakılmıştır. M₂ generasyonunda her çeşit ve mutajen uygulamalarından faklı sayıda bitki sıraları oluşturulmuştur. Gama ışınlamasında ortalama çimlenme süresi 100 Gy'de (Tigris ve Şakar) 1 gün ile 100 Gy'de (Fırat-87) 4,1 gün arasında değişmiştir. Ortalama çimlenme süresi genellikle daha yüksek dozlarla artmıştır. EMS konsantrasyonlarında ortalama çimlenme süresi 100 Gy'de 1,0 ile 2,0 gün arasında değişmiştir. GR50 değeri Fırat-87, Koç-21, Şakar ve Tigris çeşitlerinde sırasıyla 86,029 mM, 64,3 mM, 64,06 mM ve 49,03 mM'de, gama ışınlamasında 337,3 Gy, 278,5 Gy, 287,1 Gy ve 314,4 Gy olarak gerçekleşmiştir. Öldürücü doz (LD50) Koç-21'de 127,384 Gy, Şakar'da 131,45 Gy, Tigris'te 156,75 Gy ve Fırat-87'de 178,84 Gy bulunmuştur. M1 genereasyonunda gama ışınlamasının bitkide tane sayısı bitkide tane ağırlığı üzerine etkisi çeşitlere göre farklılık göstermiştir. Tüm çeşitlerde 100 Gy ve 200 Gy ışın dozlarında bitkide tane sayısı ve bitkide tane ağırlığı 300 Gy ve kontrole göre yüksek olarak belirlenmiştir. Tigris çeşidinin yüksek EMS konsantrasyonlarında kontrolden daha yüksek değerler aldığı saptanmıştır. M₂ generasyonunda gama ışınlaması altında ve EMS konsantrasyonları altında bitkide bakla ve tane sayısı ve tane ağırlığı tüm çeşitlerde kontrolden yüksek bulunmuştur. Çalışılan tüm çeşitler, EMS konsantrasyonları ve gama ışın uygulamaları altında M₂ bitkilerinde bitkide bakla ve tane sayısı ile bitki tane verimi seleksiyon kriteri olarak ele alınmıştır. Bu özellikler üzerinden M₂ generasyonunda genotip seçimi Faiblup analizi ile elde edilmiştir. Gama ışınlaması altında Fırat-87 çeşidinden ait 8, Koç-21 çeşidinden 7, Şakar çeşidinden 11 ve Tigris çeşidinden 13 genotip seçilmiştir. EMS konsantrasyonlarında, Koç-21 çeşidinden 4, Şakar çeşidinden 6 ve Tigris çeşidinden 8 genotip seçilmiş ancak Fırat-87 çeşidinden seçim yapılamamıştır. Kümeleme analizine göre genotipler arasında özellikler yönünden de seçim yapılmıştır. Seçilen bu genotiplerin genetik olarak en fazla farklılaşan bireyler olduğu ve en yüksek mutasyon yoğunluğu ortaya koydukları tespit edilmiştir. Genetik olarak farklı özelliklere sahip olmaları nedeniyle ıslah programlarında veya genetik varyasyon kaynaklarının belirlenmesinde özel öneme sahip oldukları belirlenmiştir.

Abdullah Efe
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Nohutun (Cicer arietinum L.) F2 döllerinde verim ve verim unsurlarının karşılaştırılması

Bu araştırmada Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme alanında 2020 yılı ilkbahar yetiştirme döneminde nohutta 4 anaç ve bunların yarım diallel melezlemesinden elde edilen 6 F2 kombinasyonunda bitkisel ve tarımsal özellikler yönünden genetik parametreler ve genel ve özel uyum yeteneği tahmin edilmiştir. Çalışma tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada %50 çıkış gün sayısı, ilk çiçeklenme gün sayısı, %50 çiçeklenme gün sayısı, ilk bakla çıkış gün sayısı, 100 tane ağırlığı, bitki tane verimi, bitki boyu, bitkide dal sayısı, bitkide bakla sayısı, bitki yaş ve kuru ağırlığı, sap yaş ve kuru ağırlığı, bitkide yaprak sayısı, yaprak alanı, yaprak kuru ağırlığı, boğum arası uzunluk, ilk çiçeğin çıktığı boğum numarası, boğum kalınlığı, antraknoz, kanopi, yatma durumu, normalleştirilmiş vejetasyon farklılık indeksi (ndvı) özellikleri incelenmiştir. İlk çiçeklenme gün sayısı, bitki boyu, 100 tohum ağırlığı, bitkide yaprak sayısı, boğum arası uzunluğu, antraknoz hastalığı ve yatma özellikleri yönünden eklemeli genetik varyans önemli bulunmuştur. Bitkide bakla sayısı, bitkide tane verimi, bitkide sap yaş ve kuru ağırlığı, bitkide dal sayısı, bitkide yaprak alanı, yaprak kuru ağırlığı, ilk çiçeğin çıktığı bogum numarası yönünden dominant gen etkisi önemli bulunmuştur. Dar anlamda kalıtım derecesi bitki boyunda 0.42, bakla sayısında 0.12, 100 tohum ağırlığında 0.77 olarak bulunmuştur. En yüksek bitki tane verimi değeri Çağatay x Ak 71114 melezinden, en yüksek 100 tane ağırlığı İspanyol anaçtan elde edilmiş Çağatay x İspanyol melezi bu anacı izlemiştir.

Cicer arietinum
Murat Tunç
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı organik yetiştirme uygulamalarının nohutta (Cicer arietinum L.) verim, verim unsurları ve kalite özelliklerine etkisi

Tarımsal faaliyetlerde gübreleme verim ve kalite üzerinde önemli etkiye sahiptir. Yemeklik tane baklagiller üretildiği alanlarda bitki besleme ihtiyacı az veya hiç olmayan bitki grubu olarak tanınmaktadır. Ancak son yıllarda nohut da dâhil olmak üzere bu bitki grubunda gübreleme yapılmaya başlanmıştır. Nohutta gübrelemenin şekli ve miktarı üzerine üreticiler arasında değişik fikirler bulunmaktadır. Bu araştırmada nohutta farklı içerikli gübrelerin verim ve kalite üzerine artışının ne düzeyde sağlandığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2020 ve 2021 yıllarında ilkbahar yetiştirme mevsiminde Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme alanında tarla ve sera koşullarında yürütülmüştür. Araştırmada farklı nohut çeşitleri (Arda, Gökçe ve Yerli nohut) ve farklı bitki besin elementleri (kontrol, alg (20.000 cc/ha), küçükbaş hayvan gübresi (5 ton/ha), büyükbaş hayvan gübresi (5 ton/ha), azot bağlayıcı bakteri, katı solucan gübresi (3 ton/ha), sıvı solucan (10.000 cc/ha), leonardit (750 kg/ha), ticari organik gübre (500 kg/ha), tavuk gübresi (3 ton/ha) ve kimyasal gübre (50 kg N/ha, 90 kg P/ha) kullanılmıştır. Tarla denemelerinde parseller 4 sıra ve sıra uzunluğu 4 metre, sıra aralığı 45 cm olacak şekilde ve tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Sera denemeleri her dönem için (çiçeklenme, bakla bağlama ve hasat dönemleri) 3 tekrarlamalı ve tesadüf parsellerinde bölünmüş parseller deneme deseninde (ana parseller çeşit alt parseller ise uygulamalar) yürütülmüştür. Tarla ve sera denemelerinde bitkiler çiçeklenme, bakla bağlama ve hasat dönemlerinde olmak üzere bitkisel ölçümler için üç defa hasat edilmiştir. Tarla ve sera denemelerinde çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde; bitki boyu, kök uzunluğu, bitki gövde, kök, sap, yaprak, nodul, bakla yaş ve kuru ağırlıkları ve yaprak alanı ölçümleri yapılmıştır. Tarla denemesinde ayrıca tüm bitki ve bakla ağırlğı, bitkide tüm, dolu ve boş bakla sayısı, tane sayısı, bitki ve birim alan tane verimi, biyolojik verim,100 tane ağırlığı, yabancı ot yoğunluğu, klorofilmetre değeri, kanopi genişliği ve green seeker özellikleri incelenmiştir. Tohum ve yaprakta azot, fosfor, potasyum içerikleri ile tohumda protein oranı, pişme süresi, şişme ve su alma kapasiteleri incelenmiştir. Tarla denemelerinde iki yıllık analiz sonuçlarına göre; bitki boyu, bitkide bakla ağırlığı, toplam bakla sayısı, bitkide tane sayısı, bitki tane verimi, biyolojik verim ve birim alan tane verimi bakımından çeşitler ve uygulamalar arasındaki farklılıklar önemli bulunmuştur. Katı solucan gübresi uygulaması, kontrol grubu ve diğer uygulamalara göre bu özellikleri arttırmıştır. Tane verimi (153,5 kg/da-204,1 kg/da) kontrol grubu (189,7 kg/da) ve diğer uygulamalara göre en yüksek tavuk gübresi uygulamasında saptanmıştır. Tarla koşullarında bakla bağlama döneminde bitkide yaprak kuru ağırlığı, yaprak sayısı, yaprak alanı, bakla kuru ağırlığı ve bakla sayısı sıvı solucan gübresinde diğer uygulamalara ve kontrol grubuna göre yüksek bulunmuştur. Nodul yaş ağırlığı leonardit uygulamasında yüksek, kimyasal gübre (NP) uygulamasında düşük bulunmuş, ayrıca sera koşullarında kimyasal gübre uygulaması nodul oluşumunu engellemiştir. Küçükbaş hayvan gübresi pişme süresini arttırmış NP uygulaması ise azaltmıştır. Tane protein oranı Arda çeşidinde azot bağlayıcı bakteri (%31,36), Gökçe çeşidinde büyükbaş hayvan gübresi (%29,79), Yerli çeşidinde küçükbaş hayvan gübresi (%29,43) uygulamalarında yüksek bulunmuştur. Araştırma sonucunda bitki büyüme ve gelişim dönemlerinde incelenen bitkisel özelliklerde kontrol ve inorganik gübre uygulamasına göre organik gübre uygulamalarında yüksek sonuçların elde edilmesi nohut yetiştiriciliğinde organik gübre kullanımının uygun olacağını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Nohut, Cicer arietinum L., Bitki besleme, Organik gübre, Verim

Ahır gübresiHayvan gübresiSığır gübresi+2
Sibel İpekeşen
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı bitki besin elementlerinin bakla bitkisinin (Vicia faba L.) verim ve verim unsurlarına etkisi

Bu araştırma 2018 yılı ilkbahar yetiştirme mevsiminde gübre uygulamalarının bakla çeşitlerinde verim ve verim unsurlarına etkisini incelemek amacıyla Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme alanında yürütülmüştür. Araştırmada üç bakla çeşidi (Salkım, Eresen 87 ve Filiz 99) ve beş farklı gübre tipi (kontrol, DAP (5 kg /da azot + 9 kg/da fosfor), TSP (9 kg/da P2O5) ve bakteri (Rhizobium leguminoserum) kullanılmıştır. Deneme faktöriyel deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak düzenlenmiştir. Ekim Şubat 2018 tarihinde elle yapılmıştır. Gözlemler; çiçeklenme öncesi, tam çiçeklenme ve çiçeklenme sonrası ve hasat sonrası dönemlerde alınmıştır. Çiçeklenme dönemlerinde; bitki boyu, kök boyu, gövde, kök, yaprak, nodül yaş ve kuru ağırlıkları ölçümleri yapılmıştır. Hasat sonrası dönemde bitki boyu, bakla tane sayısı, bitkide tane ağırlığı, biyolojik verim, tane verimi, 100 tane ağırlığı, bakla uzunluğu ve eni, tane uzunluğu ve eni ve hasat indeksi ölçümleri yapılmıştır. Varyans analiz sonuçlarına göre çiçeklenme dönemlerinde gübre uygulamalarının bitki boyu, kök boyu, gövde, kök, yaprak, nodül yaş ve kuru ağırlıklarına etkisi önemli bulunmuştur. Hasat sonrası dönemde gübre uygulamalarının bitkide bakla sayısı, bitkide tane ağırlığı, biyolojik verim ve tane verimi üzerine etkisi önemi bulunmuştur. Bitkide nodul sayısı çiçeklenme sonrası dönemde en yüksek değeri vermiş ve en yüksek değer Eresen 87 çeşidinde belirlenmiştir. Nodul ağırlığı çiçeklenme sonrası dönemde DAP uygulamasından elde edilmiştir. Gübre uygulamaları arasında en düşük değer 173.8 kg/da ile Organik gübre uygulamasında, en yüksek değer 232.7 kg/da ile Kontrol ve DAP uygulamalarından elde edilmiştir.

Rabia Parıldar
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Nohut (Cicer arietinum L.), bakla (Vicia faba L.) ve bezelye (Pisum sativum L.)'de besin elementlerinin verim ve verim unsurları üzerine etkisi

Bu araştırma 2018 yılında Diyarbakır'da, organik ve inorganik bitki besin elementlerinin bezelye, bakla ve nohutta verim ve verim unsurlarına etkisini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada, bakla, bezelye ve nohutta diamonyum fosfat (DAP), bakteri (Rhizobium leguminoserum, R. pisi, R. ciceri) ve iki farklı organik gübre kullanılmıştır. Deneme faktöriyel deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak düzenlenmiştir. Ekim işlemi Şubat 2018 tarihinde elle yapılmıştır. Çalışmada, çiçeklenme öncesi ve sonrası dönemlerde; bitki boyu, kök boyu, gövde, kök, yaprak, nodül yaş ve kuru ağırlıkları ölçümleri yapılmıştır. Olgunlaşma sonrası döneminde bitki boyu, bakla sayısı, tane sayısı, bitkide tane ağırlığı, bitkide bakla ağırlığı, biyolojik verim, tane verimi, 100 tane ağırlığı ve hasat indeksi ölçümleri yapılmıştır. Varyans analiz sonuçlarına göre çiçeklenme dönemlerinde gübre uygulamalarının bitki boyu, kök boyu, gövde, kök, yaprak, nodül yaş ve kuru ağırlıklarına etkisi önemli bulunmuştur. Olgunlaşma sonrası dönemde gübre uygulamalarının, tane sayısı, bitkide tane ağırlığı, biyolojik verim, tane verimi, 100 tane ağırlığı ve hasat indeksine etkisi önemi bulunmuştur. Bitkide nodul sayısı çiçeklenme sonrası dönemde en yüksek değeri vermiş ve en yüksek değer her üç dönemde de nohut bitkisinde belirlenmiştir. Nodul sayısı bakımından tür x gübre uygulaması önemli bulunmuştur. Tane verimi bezelyede 121.4 kg/da, nohutta 177.4 kg/da ve baklada 244.4 kg/da arasında değişmiştir. Gübre uygulamaları arasında en düşük değer 166.3 kg/da ile Organik 2 uygulamasında, en yüksek değer 194.5 kg/da ile bakteri uygulamasında belirlenmiştir.

Sevgi Saylak
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı nohut çeşitlerinde farklı gübre uygulamalarının verim ve verim unsurlarına etkisi

Bu araştırma Diyarbakır'da 2018 yılı ilkbahar yetiştirme döneminde Gökçe, Diyar 95, Aziziye 94 ve Taek-Sağel nohut çeşitlerinde diamonyum fosfat, triple süper fosfat, üre ve Rhizobium ciceri bakteri uygulamalarının verim ve verim unsurlarına etkisini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada parselde bitki sayısı, çıkış süresi, % 50 çiçeklenme süresi, olgunlaşma süresi, bitkide nodul sayısı, bitkide nodul yaş ve kuru ağırlığı, bitkide yaprak alanı, bitki boyu, bitkide ana dal sayısı, bitkide bakla sayısı, tane verimi ve 100 tane ağırlığı özellikleri incelenmiştir. Deneme faktöriyel deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak, parseler 3 m uzunluğunda 4 sıra ve sıra arası 40 cm olarak düzenlenmiştir. Tohumluk miktarı metrekarede 50 tohum üzerinden hesaplanmıştır. Ekim 07 Şubat 2018 tarihinde yapılmıştır. Bitkide nodul sayısı değerleri çiçeklenme öncesi döneminde DAP uygulamasında (110.5 adet) yüksek, kontrol (81.6 adet) ve bakteri uygulamalarında (85.1 adet) düşük bulunmuştur. Çiçeklenme döneminde; bitkide nodul sayısı DAP (113.7 adet) ve (108.7 adet) fosfor uygulamaları yüksek, üre (88.5 adet) ve bakteri uygulamaları (85.1 adet) düşük bulunmuştur. Gübre uygulamalarına göre tane verimi; 132.4 kg/da ile 187.3 kg/da arasında değişmiştir. Bakteri uygulaması tane veriminde 169.0 kg/da ile ikinci yüksek değeri vermiştir. DAP uygulaması yüksek değer vermiştir. TSP uygulaması düşük değer vermiştir. Bitki boyu, bitkide bakla sayısı ve tane sayısı özelliklerine gübre uygulamaları önemli, ancak değerlerin birbirine yakın olduğu bulunmuştur.

LeblebiRhizobium cicer
Savaş Eker
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı ekim zamanlarının fasulye bitkisinin verim ve verim unsurlarına etkisi

Bu araştırma 2018 yılında Dicle Üniversitesi Tarla Bitkileri Bölümü araştırma ve deneme alanında 6 farklı fasulye çeşidinde ( Adabeyazı, Akman 98, Aras 98, Göynük 98, Ahlat ve Cihan) farklı ekim zamanlarının (10 Mart, 4 Nisan ve 4 Mayıs 2018) verim ve verim öğelerine etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Deneme tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Tohumluk miktarı metrekarede 25 tohum üzerinden hesaplanmıştır. Yapılan araştırmada parselde çıkış gün sayısı, İlk çiçeklenme, %50 çiçeklenme ve olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, bitkide dal sayısı, bakla boyu, bakla genişliği, bitki ağırlığı, bitkide bakla ağırlığı, baklada tane sayısı, bitkide bakla sayısı, bitkide tane sayısı, bitki tane verimi, biyolojik verim ve tane verimi incelenmiştir. İncelenen tüm özellikler yönünden ekim zamanlarının etkisi önemli bulunmuş ekim zamanı geciktikçe tüm karakterlerde azalmalar meydana gelmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde ekimi yapılan tüm çeşitlerde bölgemiz için en uygun ekim zamanının Mart ayı olduğu saptanmıştır

Taze fasulye
İbrahim Halil Bayrak
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sivas Koşullarında Fasulye Çeşitlerinin Verim ve Verim Öğelerinin Belirlenmesi

Bu çalışma, 2018 yılında Sivas koşullarında sekiz farklı fasulye çeşidinin verim ve verim öğelerinin belirlenmesi amacıyla Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışmada bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, bitkide ana dal, bakla ve tane sayısı, bakla ağırlığı, bakla uzunluğu, baklada tane sayısı, 100 tane ağırlığı, bitki tane verimi ve tane verimi ölçümleri yapılmıştır. Çeşitler arasında bitkide ana dal sayısı ve bitki tane verimi dışında tüm özellikler yönünden farklılıklar önemli bulunmuştur. En yüksek tane verimi ortalama 150 kg/da ile Önceler-98 çeşidinden elde edilirken, en düşük tane verimi ise 174 kg/da ile Göynük-98 çeşidinden elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çeşit, Verim, Fasulye, Sivas

Taze fasulye
Umut Baran Erbatur
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır koşullarında bazı kuru fasulye (Phaseolus vulgaris L.) genotiplerinin ikinci ürün olarak yetiştirilme olanakları

Bu araştırma 2018 yılında 10 farklı fasulye genotipinin (Bulduk, Adabeyazı, Terzibaba, Noyanbey 98, Akman 98, Yakutiye, Aras 98, Önceler 98, Ahlat ve Karacaşehir 90) erken ve geç ikinci ürün yetiştirme olanaklarının belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Deneme, 20 Haziran ve 20 Temmuz 2018 tarihlerinde, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Bitki boyu, bitkide dal sayısı, bakla boyu, bakla genişliği, bitki ağırlığı, bitkide bakla ağırlığı, baklada tane sayısı, bitkide bakla sayısı, bitki tane verimi, biyolojik verim ve tane verimi incelenmiştir. İncelenen tüm özellikler yönünden Haziran ayı Temmuz ayından daha yüksek bulunmuştur. Bitkide bakla sayısı Haziran ayı ekilişinde 20.8 adet, Temmuz ayı ekilişinde 12.8 adet, tane verimi Haziran ayı ekilişinde 302.80 kg/da ve Temmuz ayı ekilişinde 152.84 kg/da olarak saptanmıştır. Diyarbakır merkezde fasulye yetiştiriciliğinde yüksek tane verimi Haziran ayının Temmuz ayına göre daha uygun olduğu, Ahlat köy çeşidinin Haziran ayı, Önceler 98 çeşidinin Temmuz ayı ekilişine uygun olduğu saptanmıştır.

Taze fasulye
İlyas Akbalık
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
10

Other supervisors