Prof. Dr. Bilal Gökkır danışmanlığındaki tezler
10 tez · Bolu Abant İzzet Baysal University, İstanbul University
Korona salgını bağlamında güncel fıkhî hükümler
Salgın ve vebaların incelenmesi, birçok âlimin kitaplarında ve mecmualarında ve muhtelif devir ve devirlerde anlatıp yazdıkları önemli konulardan biridir.Bu bir şeye işaret ediyorsa, İslam dininin insanlığa ve insanlığa olan ilgisini gösterir. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) pek çok hadisinde bundan bahsetmiştir.Buna sabredenlerin lütuf ve mükâfatı. (Veba, ümmetim için bir şehadettir) sözünden dolayı kendisini şehit saydığı için, bir sakatlıktan sonra ve vebada ölenlerin mükâfatı vardır. Ve Corona salgını (yeni oluşturulan) Covid-19, Müslümanları ve diğerlerini etkileyen veba ve salgın hastalık türlerinden biridir, ancak salgın veya virüs olarak adlandırıldığı için adı farklıdır ve semptomları da farklıdır ve Bu, birçok insanın ölümüne neden olan tehlikeli salgınlardan biridir ve Yüce Allah'ın:(Allah'ın kullarını imtihan ettiği imtihanlardan biridir. ve benim ilgimin ve bu konuyu seçmemin ve bu konuyu risâlemi yazmak için bir başlık haline getirmemin, İslam dininin insanlık için menfaatini temsil eden büyük bir serideki bir halkadan başka bir şey olmadığını, içinde fıkhî hükümleri açıkladığım gibi, (ibadet bölümlerinde) insanların dinlerinin meselesinden haberdar olmaları için bu salgınla tanıştırıldılar; Kafaları karışmasınlar ve Allah'ın gazabına uğrayacak hatalar yapmasınlar diye.
İmam el- Hereri eş-Şafii'nin Hdaiku'r-Ruh ve'r-Reyhan Adlı tefsirinde sureler arasındaki münasebeti açıklama yönteminin incelenmesi
Münasebet ilmi، edebî zevki ile tefsirleri süsleyen önemli ve kıymetli ilimlerden birisidir. Bu ilim sayesinde surelerin ve ayetlerin nasıl irtibat kurduğu bilinir. Bu ilmin bazı türleri ve kuralları vardır ki، bunlarla müfessir Kur'an'ın sırlarına ulaşabilir. Bu ilme ehemmmiyet veren alimlerden biri de Hadaiku'r-ruh ve'reyhan adlı tefsirinde Hereri'dir. Bu eserinde، Kur'an-ı Kerim'in münasebetlerinde dair müfessirlerin sözlerini derlemiş، surelerin tefsirleri ve ayetlerinde dair akıcı ve kapsamlı bir üslup benimsemiştir. Bu çerçevede، sure isimleri، ayetlerin sayısı ، Mekki ya da Medeni oluşları، esbab-ı nüzul، münasebetler ve son olarak i'rabına dair bilgilere yer vermiştir. Bu çalışmada، bu ilmin tarifi ve çeşitleri، bu ilimde öne çıkan alimler، Hereri'nin tefsirinde izlediği yöntem، münasebet ilmini ele alırken takip ettiği yöntem، Mekki-Medeni sureler münasebetine dair üslubu incelenmiş، bu şekilde ele aldığımız müfessir ve tefsiri penceresinden münasebet ilmine bir katkı sunulmuştur.
Abdülmecid Zindânî ve Tefsirde ilmî mucize
Abdülmecid ez-Zindânî birçok alanda çeşitli çalışmalar yapmış ve çok sayıda eserler yazmış bir İslâm âlimidir. Onun Türkçeye çevrilmiş birkaç eseri dışındaki diğer eserlerinin Arapça olması ve dolayısıyla Türkiye'de tanınmıyor olması ülkemizde Temel İslâm Bilimleri alanında çalışmalar yapanlara tanıtılmasını önemli kılmaktadır. Bu minvalde Zindânî'nin birçok eseri incelenerek farklı alanlardaki görüşleri özellikle ilmî mucizeye dair olanları tahlil edilmiştir. Onun ilmî mucizeye delil olarak sunduğu âyetleri yorumlaması ve onlara yaklaşımı ele alınmıştır. Ayrıca telif ettiği eserlerinden faydalanılarak hayatı, ilmî kişiliği, çalışmaları ve görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu genel bilgilerin yanında Kur'ân ve Sünnet'te ilmî mucize, bilimsel tefsir ve genel anlamda ilmî mucize konularına ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Zindânî'nin ilmî mucize ile kastettiği şeyin ne olduğu, modern dönemdeki bilimsel gelişmeler ile kevnî âyetler arasında kurduğu ilişkinin mahiyeti, bilimsel tefsir ile tefsirde ilmî mucize arasındaki ilişkinin ne olduğu tezin temel problemlerini oluşturmaktadır. Zindânî'nin düşüncelerinden ve araştırmalarından hareketle son peygamber Hz. Muhammed'in nübüvvet delili olan Kur'ân'ın modern dönemde bilimsel keşiflerle kendini yenilediği ve mucizesini göstermeye devam ettiği sonucuna varılmıştır. Bunun yanında onun çalışmalarında ifade ettiği "Hz. Peygamber'in mucizelerinden, içinde bulunduğumuz modern zamana en uygun olan mucize çeşidinin ilmî mucize olduğuna dair görüşünün" yerinde olduğu yapılan bu tez çalışmasıyla tespit edilmiştir.
Abdülmecid Zindânî ve tefsirde ilmî mucize
Abdülmecid ez-Zindânî birçok alanda çeşitli çalışmalar yapmış ve çok sayıda eserler yazmış bir İslâm âlimidir. Onun Türkçeye çevrilmiş birkaç eseri dışındaki diğer eserlerinin Arapça olması ve dolayısıyla Türkiye'de tanınmıyor olması ülkemizde Temel İslâm Bilimleri alanında çalışmalar yapanlara tanıtılmasını önemli kılmaktadır. Bu minvalde Zindânî'nin birçok eseri incelenerek farklı alanlardaki görüşleri özellikle ilmî mucizeye dair olanları tahlil edilmiştir. Onun ilmî mucizeye delil olarak sunduğu âyetleri yorumlaması ve onlara yaklaşımı ele alınmıştır. Ayrıca telif ettiği eserlerinden faydalanılarak hayatı, ilmî kişiliği, çalışmaları ve görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu genel bilgilerin yanında Kur'ân ve Sünnet'te ilmî mucize, bilimsel tefsir ve genel anlamda ilmî mucize konularına ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Zindânî'nin ilmî mucize ile kastettiği şeyin ne olduğu, modern dönemdeki bilimsel gelişmeler ile kevnî âyetler arasında kurduğu ilişkinin mahiyeti, bilimsel tefsir ile tefsirde ilmî mucize arasındaki ilişkinin ne olduğu tezin temel problemlerini oluşturmaktadır. Zindânî'nin düşüncelerinden ve araştırmalarından hareketle son peygamber Hz. Muhammed'in nübüvvet delili olan Kur'ân'ın modern dönemde bilimsel keşiflerle kendini yenilediği ve mucizesini göstermeye devam ettiği sonucuna varılmıştır. Bunun yanında onun çalışmalarında ifade ettiği "Hz. Peygamber'in mucizelerinden, içinde bulunduğumuz modern zamana en uygun olan mucize çeşidinin ilmî mucize olduğuna dair görüşünün" yerinde olduğu yapılan bu tez çalışmasıyla tespit edilmiştir.
Hâkim el-Cüşemî'nin et-Tehzî'b fi't-Tefsî'r adlı eseri çerçevesinde Mu'tezilenin Kur'ân tasavvuru
Mu'tezile, İslam düşünce ekollerinin en önemlilerinden biridir. Bu ekolün klasik dönem temsilcilerinden Cüşemî'nin ilim camiasında fazla tanınmaması ve et-Tehzîb fi't-Tefsîr adlı eserinin Mu'tezilî ilkeler esas alınarak halihazırda günümüze ulaşmış en mufassal tefsir olması, Cüşemî ve eseri hakkında akademik çalışma yapmayı gerekli kılmaktadır. Çalışmada Mu'tezile'ye dair yapılan araştırmalara katkı sunulması amaçlanmıştır. Cüşemî ve tefsirine dair kaynaklarda yer alan iddiaların gözden geçirilmesi, Mu'tezile'nin Kur'ân tasavvurunun incelenmesi, itizalî ilkelerin Kur'ânî dayanaklarının tespit edilmesi hedeflenmiştir. Çalışmada Cüşemî'nin kendi eserleri dikkate alınarak Mu'tezile araştırması yapılmış, elde edilen bulgular diğer kaynaklarda yer alan bilgilerle karşılaştırılarak bazı sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışmada öncelikle Mu'tezile'nin Kur'ân yorumuna dair serencâmı genel hatlarıyla incelenmiş, Cüşemî'nin ekol içerisindeki konumu araştırılmıştır. Hanefîliği bırakarak Zeydî olduğu iddiası eleştirilmiş, itikâdî açıdan taassub derecesinde Mu'tezilî olduğu anlaşılmıştır. Taberî tefsirinin muhtasarı sayıldığı iddiasının hatalı olduğu tespit edilmiştir. Cüşemî'nin aktardığı bilgiler esas alınarak Mu'tezile'nin Kur'ân tasavvuru incelenmiştir. Buna göre; Sarfe teorisi, Kur'ân'da yabancı kelimeler meselesi, kıraat anlayışları gibi önemli meselelere dair kaynaklarda ciddi problemlerin olduğu görülmüştür. Son olarak Cüşemî'nin Mu'tezilî ilke ve teoriler çerçevesinde âyetlere getirdiği yorumlar incelenmiş, itizâlî ilkelerin dayanaklarına işaret edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Kelam, Tefsir, Mu'tezile, Cüşemî, et-Tehzîb
Kasas Sûresi tefsiri ve metin incelemesi
Bu çalışmamızda sûre tefsiri çerçevesinde Kasas sûresinin yapısal analizi ve metin incelemesi yapılmıştır. Tezimiz "Kasas Sûresi Hakkında Genel Bilgiler" ve "Sûrenin Yorum İncelemesi" olarak iki bölümde incelenmiştir. Sûrelerin bir bütün olduğu düşüncesinden hareketle söz konusu sûre ana konusu ile ilişkili olarak tefsir kaynakları üzerinden araştırılmış ve kendi içerisindeki bağlantıları ortaya çıkarılmıştır. Sonuç olarak Kur'ân'ın "dağınık" bir üsluba sahip olduğu iddiasıyla onun icâzını sorgulayan yaklaşımın aksine her sûrenin kendi içerisinde bir bütünlüğe sahip olduğu Kasas sûresi örneği ile açıklanmış ve sûre müstakil olarak ele alınarak bütünsel bir bilgiye ulaşma imkânı sağlanmıştır.
Yâsîn Sûresi tefsiri metin ve yorum incelemesi
Bu çalışmada sûre tefsiri kapsamında Yâsîn sûresinin metin incelemesi ve içerik analizi yapılmıştır. Çalışmamız "Yâsîn Sûresi Hakkında Genel Bilgiler" ve "Sûrenin Yorum İncelemesi" olarak iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde "metin analizi" yöntemiyle sûrenin yapısal ve şekilsel analizi yapılmıştır. İkinci bölümde kaynaklardan sûrenin yorumları tespit edilip mukayeseli analizi yapılmıştır. Sûrelerin tutarlı bir iç bütünlüğe sahip oldukları düşüncesinden hareketle sûrenin yorum incelemesi âyetleri beş ana grup şeklinde ele alınmış ve her grubun âyetleri arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur. Sûrenin "Kur'ân'ın Kalbi" olarak nitelenmesinin sûrenin üslûbu, güçlü delilleri, tutarlı ve canlı anlatımı, ele aldığı konuların evrenselliği yönüyle ortaya konmak istenmiştir. Sonuç olarak "Kurân'ın tutarsız ve dağınık bir içeriğe sahip olduğu" yönündeki düşüncenin yanlışlığı ve her sûrenin hem mushaf içinde hem de kendi içyapısında tutarlı bir bütünlük azr ettiği Yâsin sûresi örnekliğinde ortaya konmuştur. Sûre, akademik bir bakışla müstakil olarak, lafız ve mana bakımından aralarındaki irtibat gözetilerek ele alınmak sûretiyle sûredeki bu bütünlük açığa çıkarılmıştır.
Kur'an'da Hz. Musa'nın üç asa mucizesi örneğinde tefsir kaynaklarının değerlendirilmesi
Bu çalışmamızda "Hz. Mûsâ'nın asasının yılana dönüşmesi, denizin asayla yarılması ve asanın vurulmasıyla taştan su fışkırması" mucizelerini aktaran ayetler üzerinden müfessirlerin paradigmaları ve ortaya koydukları tipolojik yaklaşımlar ele alınmıştır. Konumuz üç bölümde incelenmiştir: "Olay Örgüsü Çerçevesinde Asa Mucizeleri, Klasik Yaklaşım Çerçevesinde Asa Mucizeleri ve Modern Döneme Özgü Yaklaşım Çerçevesinde Asa Mucizeleri". İlgili konular ele alınırken hem müfessirlerin zihin sistematiği hem de Kur'ân'ın farklı yaklaşımları harekete geçiren üslubu dikkate alınmıştır. Böylece söz konusu ayetlerin ve mucizelerin farklı yorumlanmasında etkili olan âmiller hem yaklaşım hem de metin eksenli olarak ortaya konulmuştur. Farklı yorumların ortaya konulmasında rivâyi, dirâyî ve işârî gibi, tefsîrlerin literatürde yaygın kabul görmüş vasıfları üzerinden hareket edilmekle birlikte söylemler merkeze alınmıştır. Diğer bir ifadeyle müfessirlerin yaklaşımları, temelde söylem analizi üzerinden tasnif edilmiştir. Tipolojik açıdan olay örgüsünde dört insan tipi bulunmaktadır. Bunlar Hz. Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve İsrâiloğulları'dır. Müfessirlerin, bu tipler üzerine yaptıkları ve bir kısmı kendi zihin yapılarından kaynaklanan tahlilleri, çalışmamızın temel inceleme alanlarından birini oluşturmaktadır. Netice olarak tefsîr ameliyesinin, müfessirin kendi paradigmasından azade olmadığını söylemek mümkündür. Müfessirlerin, algılarına hitap eden verileri kendi potasında eritmeye eğilimli bir zihin yapısıyla hareket ettikleri düşünüldüğünde Kur'ân'ın anlamına objektif bir zeminde ulaşılmasının güçlüğü ortaya çıkmaktadır.
Enbiyâ sûresi tefsiri ve metin incelemesi
Mekke'de nazil olan Enbiyâ sûresinin ana konusu tevhit ve vahdettir. Bu husus bazı ayetlerde açıkça ifade edildiği gibi sûrenin başından sonuna kadar gözlemlenebilir. Bu çalışmada, sûre hakkındaki temel bilgileri edinebilmek için oluşturduğumuz parametrelerle sûre incelemeye tabi tutulmuştur. Ardından sûreyi kısımlara ayırmak suretiyle analizi yapılmış, sûrenin ana konu ile bağlantısı kurulmuş, yapısal olarak inceleyerek sûrenin bütünlüğü ortaya koyulmuş, klasik ve modern tefsir kaynakları esas alınarak içeriğin anlaşılması sağlanmaya çalışılmıştır. Münâsebât ilmi çerçevesinde ayetler ve kısımlar arası ilintiler kurulmuş ve sûrenin kendi iç örüntüsüne dikkat çekerek temel mesaj ön plana çıkarılmıştır. Böylelikle çalışmada, ayrıntılardan ayıklanarak özgün bir bölümleme ile Enbiyâ sûresi hakkında derli toplu bilgi edinme imkânı sunmaya çalışılmıştır. Bu çalışmayla hedeflenen, özellikle üslup açısından farklı bir yaklaşımla sûre tefsiri çalışmalarına katkı sağlamaktır. Kur'ân'ın dağınık bir üsluba sahip olduğunu iddia ederek Kur'an'ın icazını sorgulayan yaklaşımlara mukabil sûre bütünlüğü perspektifiyle konuya yaklaşılmıştır. Her sûrenin ve bizatihi Kur'an'ın kendi içerisinde bir bütünlüğü vardır, Enbiyâ sûresi de bu tenasübe örnektir.
Şiddet ve terör bağlamında kullanılan ayetlerin ilk dönem tefsirlerinden günümüze yorum farkları
İslam dininin temel kaynağı olan Kur'an ayetlerindeki anlam zenginliği, birden fazla anlayış, yorum ve tefsiri doğurmuştur. Kur'an'ın anlamına yönelik bu farklı yaklaşımlar, Müslümanların genelinin inanç, kabul ve akidesi doğrultusunda şekillenmiştir. Ancak Kur'an'ı bu yorumlama biçimlerinde genel-geçer İslami yaklaşımların dışında algı ve anlayışlar da ortaya çıkmıştır. Bu durum, geçmişte olduğu gibi günümüzde de mevcuttur. Metot, anlayış ve referans olarak kullandıkları ayetler doğrultusunda günümüzdeki bu kişi ve kesimlerin ezici çoğunluğunun, Müslümanların %90'ının dışında bir dini anlayışa sahip olduğu görülmektedir. Bu nedenle, söz konusu ayetleri, kendilerine öncü ve rehber olarak kabul ettikleri kişi/kişilerin ideolojileri, yaklaşım ve anlayışları doğrultusunda yorumlamaktadırlar. Bu tür yorum ve tefsirler, Müslümanların büyük çoğunluğunu oluşturan kesim tarafından benimsenmemiş ve azınlıkta kalan bir yaklaşım olarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda onlar, İslam tarihinde aykırı olarak nitelenen ve protest bir yapıya sahip olan kimselerin, ilgili ayetlere yönelik tefsir ve diğer çalışmalarına sarılmışlardır. Öte yandan bu grupların hareket alanlarına bakıldığında, daha çok devlet olgu ve otoritesinin oluşmadığı, ülkenin bir kaos içerisinde olduğu bölgeleri seçtikleri ve oralarda yeşermeye çalıştıkları da görülmektedir. Bu yönleriyle, ideal bir devlet oluşturma düşüncesiyle hareket ettikleri ve bunu gerçekleştirmek yolunda da bazı Kur'an ayetlerini, bağlamından kopararak tefsir ettikleri görülmektedir.