Theses supervised by Prof. Dr. Cengiz Hakan Aydın
12 theses · Anadolu University
Kitlesel açık ve uzaktan öğrenmede başarının açık uçlu sorularla ölçülmesine yönelik bir sistemin tasarımı, uygulanması ve değerlendirilmesi
Ölçme araçları, amaca ve amacın işaret ettiği bilişsel düzeye göre çeşitlenebilmelidir. Akademik başarının farklı düzeylerde ölçülebilmesi için sadece çoktan seçmeli sorulardan değil, doğru-yanlış, boşluk doldurma, eşleştirme, kısa cevaplı ve açık uçlu uzun cevaplı sorulardan da yararlanılmaktadır. Özellikle açık uçlu sorular, derinlemesine ve kalıcı öğrenmeleri ortaya çıkarabilmek ve öğrenenin öğrendiklerini uyarlayabilmesine imkân tanıyabilmek için kullanılmaktadır. Açık uçlu sorular öğrenene kendi öğrenmeleri üzerinden yaklaşılabilmesine ve kendi fikirlerini yansıtabilmesine olanak tanır. Ancak kitlesel açık ve uzaktan öğrenme uygulamalarında açık uçlu soruların hazırlanması ve cevapların okunmasının zorluğundan dolayı yeterince kullanılamadığı bilinmektedir. Bu bağlamda yapılması planlanan çalışmada, açık ve uzaktan öğrenmede başarının değerlendirilmesinde açık uçlu soruların kullanılmasına olanak tanıyacak bütünsel bir sistemin tasarlanması, uygulanması ve pedagojik, yönetsel ve teknolojik açından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Tasarım tabanlı araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada analiz, tasarım, geliştirme, uygulama ve değerlendirme adımlarına bağlı kalınmıştır. Açık ve uzaktan öğrenme sistemlerindeki değerlendirme sınırlılığına bir çözüm getireceği ve farklı kurum ve kuruluşlara bütünsel bir sistem olarak değerlendirme süreçlerinde açık uçlu soruların kullanılmasına yönelik bir model oluşturacağı ön görüsü çalışmanın önemini ortaya koymaktadır. Çalışma sonunda Açıköğretim sisteminde açık uçlu soruların kullanılmasına yönelik yeni bir sistemin öğrenci, eğitmen ve yönetici bağlamında etkili, verimli, çekici ve sürdürülebilirliği katılımcıların görüşlerine bağlı olarak analiz edilmiş ve geliştirilen sistemin gerekliliğinin ne düzeyde olduğu sonuçlarda ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Açık ve Uzaktan Öğrenme, Açıköğretim Sistemi,Değerlendirme, Açık Uçlu Sorular, Tasarım Tabanlı Araştırma, Sistem Tasarımı
Kitlesel açık çevrimiçi derslerde öğrencilerin davranış ve tercihleri ile bireysel özellikleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, Türkiye'de Türkçe açılan kitlesel açık çevrimiçi ders katılımcılarının bireysel özellikleriyle derslerdeki materyal tercihleri ve aktiflik düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma kapsamında başarılı bir çevrimiçi öğrenenin sahip olması gereken bireysel özellikler; demografik özellikler, dijital okuryazarlık becerileri, öğrenme stratejileri ve çevrimiçi öğrenme deneyimleri bağlamında değerlendirilmiştir. Öncelikle öğrencilerin bireysel özellikleri ile AKADEMA kitlesel açık çevrimiçi ders platformunda sunulan materyallere ilişkin tercihleri ve bu platformdaki aktiflik düzeyleri ortaya konmuştur. Ardından öğrencilerin materyal tercihlerinin ve aktiflik düzeylerinin araştırma kapsamında değerlendirilen bireysel özellikleri ile ilişkisi araştırılmıştır. AKADEMA platformundan yararlanan öğrencilerin profili incelendiğinde geleneksel öğrenme sürecini tamamlamış, biçimlendirilmemiş (non-formal) ve yarı biçimlendirilmiş (informal) öğrenme deneyimleri yaşamaya istekli, eğitim düzeyleri yüksek, yetişkin bireyler oldukları görülmüştür. Katılımcı grubunun ayrıca dijital okuryazarlık becerilerinin oldukça yüksek olduğu, ders çalışırken farklı öğrenme stratejilerini kullandıkları, kitlesel açık çevrimiçi dersler konusunda az deneyimli oldukları belirlenmiştir. AKADEMA platformunda en fazla tercih edilen materyalin e-kitaplar olduğu ve öğrencilerin platforma pasif düzeyde katılım gösterdikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin AKADEMA platformundaki aktiflik düzeylerinde yaşları bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmakla birlikte yaş ilerledikçe öğrencilerin derslerden daha fazla yararlandıkları görülmüştür. Öte yandan öğrencilerin aktiflik düzeyleri dijital okuryazarlık becerilerine göre farklılık göstermektedir. Aktif öğrencilerin anlamlı olarak pasif öğrencilerden farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Bu durum, Aktif öğrencilerin dijital okuryazarlık becerilerinin pasif öğrencilerden daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Son bölümde, bu araştırma kapsamında elde edilen bulgulara dayanarak araştırmacılara, uygulayıcılara ve öğretim tasarımcılarına çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Eğitimde Açıklık,Açık ve Uzaktan Öğrenme,Kitlesel Açık Çevrimiçi Dersler,Bireysel Faklılıklar,Dijital Okuryazarlık Becerileri,Öğrenme Stratejileri,Çevrimiçi Öğrenme Deneyimleri.
Türkiye'de üniversite öğrencilerinin ve öğretim elemanlarının açık ve uzaktan öğrenmeye hazırbulunuşlukları
Bu araştırmanın temel amacı Türkiye'deki üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerin ve görev yapan öğretim elemanlarının AUÖ'ye (Açık ve Uzaktan Öğrenme) yönelik hazırbulunuşluklarını incelemektir. Hazırbulunuşluk kapsamında yeterlilikler ve kaynaklar, yeterlilik kapsamında ise bilgi/beceriler ve tutum/inançlar yer almaktadır. Araştırmanın kavramsal çerçevesini BİT (Bilgi ve İletişim Teknolojileri), zaman ve UÖ (Uzaktan Öğrenme) faktörlerine ilişkin hazırbulunuşluklar oluşturmaktadır. Araştırmada iç içe geçmiş çoklu durum deseni kullanılmış, belirli ölçütlere göre seçilen 4 üniversitenin eğitim, fen edebiyat ve mühendislik fakültelerindeki öğrenci ve öğretim elemanları durumlar olarak ele alınmıştır. Öğrencilerden anket yoluyla nicel, öğretim elemanlarından ise görüşmeler yoluyla nitel veriler toplanmıştır. Öğrencilerden toplanan anketlerden 2994'ü geçerli sayılmış ve istatistiksel analiz yöntemleriyle analiz edilmiştir. Toplam 36 öğretim elemanı ile görüşmeler yapılarak toplanan nitel veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Toplanan verilerin analizi doğrultusunda öğrencilerin genel olarak AUÖ'ye hazır oldukları söylenebilir. Hazırbulunuşluk kapsamındaki faktörler incelendiğinde BİT ve zaman faktörlerindeki hazırbulunuşluğun yüksek, UÖ konusunda hazırbulunuşluğun orta düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin yaklaşık yarısının AUÖ dersleri alma konusunda istekli oldukları görülmüştür. Öğretim elemanlarının AUÖ'ye hazırbulunuşluklarına ilişkin olarak AUÖ'ye olumsuz yaklaşmadıkları, ancak AUÖ'nün etkililiği ve öğrencilerle iletişim konularında birtakım endişelere sahip oldukları söylenebilir. Öğretim elemanlarının gerek derslerde, gerekse öğrencilerle iletişimde BİT'den faydalandıkları ve BİT araçlarına yeterli düzeylerde erişebildikleri söylenebilir. Öğretim elemanları, zaman yönetimi konusunda kendilerini yeterli görmekle birlikte, yeterli zamana sahip olma konusunda sıkıntı yaşadıklarını bildirmişlerdir.
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Programlarında yer alan genel matematik dersinin etkililiğinin değerlendirilmesi: Gaziantep örneği
Bu çalışmanın temel amacı, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi'ne kayıtlı olup Gaziantep ilinde ikamet eden, 400 öğrencinin, programlardaki Genel Matematik dersinden zorlanma durumlarını ve zorlanma nedenlerini belirlemek; uzaktan matematik öğretiminin etkili olmasına yönelik uzman görüşlerini almaktır. Araştırmada, nicel ve nitel ölçme araçlarından yararlanılmıştır. Öğrencilerin matematik dersinden zorlanma durumları, bunun sebepleri özel olarak hazırlanan bir anket ile; açık ve uzaktan öğrenme programlarındaki matematik eğitiminin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiğine yönelik konu uzmanlarının görüşleri ise görüşme soruları ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin %75?nin matematik dersinden zorlandıkları ve bu zorlanmanın en önemli sebebinin matematik altyapısının eksikliği olduğu tespit edilmiştir. Konunun uzmanları ve öğrenciler, açık ve uzaktan öğrenme programlarındaki matematik dersinin öğretim stratejilerinde, öğrencilerin geçmişteki matematik öğrenmeleri bağlamında incelenmesi, yenilenmesi ve bu yenilenme işlemi yapılırken bilgi ve iletişim teknolojilerinden en üst düzeyde faydalanması gerektiğini vurgulamışlardır. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara dayanarak araştırmacılara, ortam tasarımcılarına çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Açık ve Uzaktan Matematik Öğretimi, Matematik Eğitimi, Açıköğretim
Rizomatik öğrenmeye dayalı KAÇeD (rKAÇeD) tasarımına ilişkin öğrenen görüşlerinin incelenmesi ve tasarım ilkelerinin belirlenmesi
Rizomatik öğrenme modeline göre öğrenme, tıpkı rizom bitkisi gibi doğrusal olmayan bir süreçtir. Hiyerarşik yapıya direnir, belli başlangıç ve sonların varlığını reddeder. Bu model bağlamında öğrenme yatay düzlemde çoğalır, karmaşıktır ve birden çok yapıya sahiptir. Öğrenme süreçlerinde düğümler vardır ve her düğümden yeni bir bilgi, fikir veya öğrenme deneyimi ortaya çıkmaktadır. Rizomatik öğrenmede her öğrenen; gezerek, görerek, deneyimleyerek, seçimler yaparak, doğru veya yanlış kararlar vererek öğrenen birer göçebe olarak kabul edilir; dolayısıyla rizomatik öğrenme uygulamaları öğrenenlere kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimleri sunmayı amaçlamaktadır. Bu yönden, rizomatik öğrenmenin, benzer şekilde öğrenenler için kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimleri ve yükseköğretim kurumları için esneklik sağlamayı amaç edinen Kitlesel Açık Çevrimiçi Derslere (KAÇeD'lere) hizmet edebileceği söylenebilir. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı, rizomatik öğrenme modelini benimseyerek bir KAÇeD tasarlamak, öğrenenlerin rKAÇeD olarak adlandırılan bu derste algılanan öğrenmelerini, memnuniyetlerini ve bu derse katılım düzeylerini saptamak ve nihai olarak bu doğrultuda tasarım ilkeleri belirlemektir. Bu çalışma, AKADEMA platformu Araştırma İstatistiğine Giriş dersi katılımcılarıyla gerçekleştirilmiş, dersin tasarım sürecinde Reeves'in (2006) tasarım tabanlı araştırma modeli benimsenmiştir. Çalışma kapsamında veriler memnuniyet, algılanan öğrenme, derse katılım göstermeme sebebi sorgulama ölçekleri ve yarı yapılandırılmış görüşmeler olmak üzere 4 veri toplama aracı ile toplanmıştır. Nicel ve nitel verilerin analizi sonucunda, tasarlanan bu rizomatik öğrenmeye dayalı KAÇeD'den katılımcıların dersin yapısı, etkileşim, öğreten ve öğrenen rolleri, ders malzemeleri, ders platformu ve Twitter tartışmaları açısından memnun kaldıkları, bu derste teknik anlamda olmasa bile bakış açısı geliştirmek adına bir şeyler öğrendiklerini düşündükleri ve bu dersi başkalarına da önerebilecekleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Bununla birlikte, katılımcıların özellikle Twitter tartışmalarına katılımın az olmasından şikayetçi oldukları ve yeri geldiğinde daha kontrollü bir ders yapısını tercih edebilecekleri görülmüştür. Ulaşılan bu bulgular ışığında ise rizomatik öğrenmeye dayalı bir KAÇeD tasarlanırken dikkat edilmesi gereken ilkeler belirlenmiştir.
Yüz yüze ve uzaktan öğrenmeyi etkileyen sosyolojik faktörlerin karşılaştırılması
Öğrenme herkes için kritik bir süreçtir ve bu süreci etkileyen birçok farklı değişken bulunmaktadır. Literatür, yüz yüze ve uzaktan öğrenme ortamlarında öğrenmeyi etkileyen faktörleri ortaya koymaktadır. Bu faktörlerin sınıflandırılmasında sosyolojik, psikolojik ve fizyolojik faktörlerin etkisi öne çıkmaktadır. Öte yandan, son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmeler, öğrenenlerin ihtiyaçlarının değişmesi, farklı pratiklerin ortaya çıkması ve COVID-19 küresel salgını gibi değişimler, uzaktan öğrenme süreçlerine yönelik ilgiyi arttırmıştır. Bu durum, uzaktan öğrenmeyi etkileyen faktörlerin daha derinlemesine incelenmesi ve yüz yüze öğrenmeyi etkileyen faktörlerden farklarının belirlenmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma, ilgili ihtiyaca yönelik planlanmıştır. Bir başka deyişle, yüz yüze ve uzaktan öğrenme arasındaki sosyolojik farklara ilişkin mevcut çalışmaların sistematik analiz yöntemi ile incelenmesine odaklanmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın temel sorunu yüz yüze öğrenme ile uzaktan öğrenme arasında sosyolojik açıdan farkların olup olmadığını, varsa bunların neler olduğunu mevcut çalışmalar ışığında ortaya koymaktır. Literatürde yüz yüze ve uzaktan öğrenme arasındaki farklara yönelik çeşitli çalışmalar olmakla birlikte bu çalışmaların öğrenmenin sosyolojik boyutunu bütüncül biçimde inceleyen sistematik bir taramaya rastlanmamıştır. Bu durumun, özellikle uzaktan öğrenmenin doğasını, özünü anlamayı güçleştirdiği ve uzaktan eğitim ortamlarında yüz yüze öğrenme ilkelerine göre tasarımların yapılmasına yol açtığı ileri sürülebilir. Bu bağlamda, önerilen çalışma ile uzaktan öğrenmeye yönelik daha derin bir anlayışın geliştirilmesi, uzaktan öğrenme süreçlerinin tasarımında dikkat edilmesi gereken noktalara ilişkin bir dizi ilkenin saptanması hedeflenmektedir. Anahtar Sözcükler: Uzaktan Öğrenme, Yüz Yüze Öğrenme, Sosyolojik Faktörler, Sistematik Analiz, Sistematik Literatür Taraması
Çevrimiçi öğrenmede akıllı duyuşsal geri bildirimin öğrenen bağlılığı, memnuniyeti ve algılanan öğrenmeye etkisi
Duyguların öğrenme süreciyle etkileşime girdiği ve algı, dikkat, hafıza, motivasyon, düşünme ve problem çözme gibi bilişsel öğrenme süreçlerini etkileyebildiği, alanyazında faklı çalışmalarda gösterilmiştir. Bu nedenle, öğrenme sürecinde duyguları anlamak, öğrenme çıktılarını optimize etmek, öğrenmeyi kişiselleştirmek ve öğrenen bağlılığını ve motivasyonunu desteklemek için önemlidir. Bununla birlikte, çevrimiçi öğrenmede duyguları tespit etmek, duygusal ipuçlarının eksikliği nedeniyle yüz yüze ortamlara kıyasla daha zordur. Bu zorluk, bu tür platformlarda öğrencilerin yalnız ve bağlantısız hissetmesine neden olabilmekte ve desteklenmediğini veya anlaşılmadığını hisseden öğrenciler derse olan ilgilerini kaybederek derslerden çekilebilmektedir. Son yıllarda "duyuşsal veri işleme" alanındaki gelişmelerle çevrimiçi öğrenme platformlarındaki bu boşluk doldurulmaya çalışılmaktadır. Akıllı destek sistemleri ile duyuşsal veri işleme tekniklerini birleştiren duyuşsal destek sistemleri, olumsuz duygusal durumlarını düzenlemek ve öğrencilerin duygu düzenleme becerilerini geliştirmek için müdahaleler sağlamakta ve böylelikle çevrimiçi öğrenme deneyimini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu noktadan hareketle, bu araştırmada, yüz ifadesi analizi yoluyla çevrimiçi öğrencilerin bağlılık (engagement) seviyelerini tespit eden ve bağlılık seviyesi belirlenen eşik değerin altına düşen öğrencilere duyuşsal geri bildirim yoluyla destek sağlayan bir sistem geliştirilmiş ve bu sistemin öğrencilerin bilişsel duyuşsal, davranışsal bağlılığında, memnuniyet düzeylerinde ve algılanan öğrenmelerinde bir artışa neden olup olmadığı iç içe geçmiş karma desen kullanılarak araştırılmıştır. Araştırma kapsamında tasarlanan akıllı duyuşsal destek sisteminin Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde yer alan İngilizce I dersinde test edilmesi sonucunda, benzer bir sistemin Açıköğretim Sistemi'nin geneline entegrasyonuna yönelik bir prototip uygulama geliştirilmiştir. Araştırmanın bulguları, duyuşsal destek bildirimlerinin katılımcıların derse olan ilgilerinin azaldığı ve dersten kopma yaşadıkları zamanlarda etkili olduğunu göstermektedir. Kullanılan farklı duygu düzenleme stratejilerinden bilişsel yeniden değerlendirme ve dikkati yöneltme stratejilerinin diğer stratejilere göre daha etkili olarak algılandığı görülmüştür. Duyuşsal destek bildirimleri, katılımcıların hedef belirlemelerine, öğrenmelerini yansıtmalarına ve öğrenme stratejilerini kullanmalarına yardımcı olarak bilişsel bağlılıklarında olumlu bir değişime katkıda bulunmuştur. Bildirimler, ayrıca, katılımcıların öğrenme materyalleriyle etkileşimlerini artırarak, dikkatlerini öğrenme malzemelerine yönlendirerek ve onları etkinlikleri tamamlamak için çaba göstermeye teşvik ederek davranışsal bağlılığı desteklemiştir. Bildirimler katılımcıların öğrenme motivasyonunu ve derse olan ilgilerini sürdürmelerini sağlayarak duygusal bağlılıkta olumlu bir artışa yol açmıştır. Bu bulgular, sistem günlük kayıtları verilerinin analizinden elde edilen bulgularla da doğrulanmıştır. Ayrıca, duyuşsal destek bildirimlerinin katılımcıların algılanan öğrenme kazanımlarına olumlu bir katkısı olmuştur. Bununla birlikte, sistemin daha etkili hale getirilmesi için bildirimlerin gönderilme sıklığı, görüntülenme ayarları, sistem arayüz tasarımı gibi değişiklikler önerilmiştir. Bu araştırma, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi gibi geniş kitlelere uzaktan eğitim sağlayan kurumlar için bir model olarak özgün bir değere sahiptir ve duyuşsal desteğin çevrimiçi öğrenme ortamlarına etkili bir şekilde entegrasyonuna ilişkin içgörüler sunmaktadır.
Fransızca dil eğitiminde Açık Eğitim Kaynaklarına dayalı bir KAÇeD'e ilişkin deneyimlerin incelenmesi
Açık ve uzaktan öğrenme alanında konu uzmanlarının bir ders tasarımı yaparken karşılaştıkları başlıca sorunlardan biri nitelikli öğrenme kaynakları geliştirebilmek ve sunabilmektir. Açık Eğitim Kaynakları (AEK) bu soruna bir çözüm olarak önerilmektedir. Tasarımcılar, öğretenler ve öğrenenler AEK kullanılarak tasarımlanan derslerde farklı deneyimler yaşamaktadırlar. Son yıllarda dil eğitiminde Kitlesel Açık Çevrimiçi Derslerin (KAÇeD) yaygın kullanıldığı gözlemlenmektedir. KAÇeD'lerin tasarımında da AEK kullanımı yaygınlaşmaktadır. Ancak literatürde özellikle dil eğitiminde AEK'ye dayalı bir KAÇeD tasarımına ilişkin öğreten ve öğrenen deneyimlerinin araştırıldığı yeterli sayıda çalışmaya rastlanmamaktadır. Bu nitel çalışmanın amacı Fransızca eğitimine yönelik AEK'ye dayalı bir KAÇeD tasarımında öğreten ve öğrenenlerin deneyimlerini keşfetmektir. Öğreten deneyimleri hetagojik bir yaklaşımla anlatı çalışması olarak, öğrenenlerin deneyimleri ise hermenötik fenomenoloji çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. Anlatı çalışmasında veriler öğretenin tuttuğu günlükle, fenomenoloji kısmında ise öğrenenlerle gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerle elde edilmiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda, AEK kullanımında öğretenin karşılaştığı en önemli güçlük olarak nitelikli AEK bulma olduğu saptanmıştır. Öte yandan, AEK'ler öğretene farklı öğrenme etkinlikleri tasarımlama konusunda önemli kolaylık sağladığı gözlemlenmiştir. AEK kullanımı öğrenenlerin memnuniyetini artırmış ve kalıcı öğrenmeleri üzerinde etkili olmuştur.
Uyarlanabilir açık ve uzaktan öğrenme sisteminin tasarımı, geliştirilmesi ve değerlendirilmesi
Uyarlanabilir öğrenme sistemleri öğrenme içeriklerini ya da içeriğin sunum şekillerini öğrenenlerin özelliklerine, ihtiyaç ya da tercihlerine göre uyarlayabilen sistemlerdir. Uyarlanabilir öğrenme sistemlerinde uyarlama öğrenen modelleri çerçevesinde yapılır. Bu araştırmada açık ve uzaktan öğrenmeye yönelik bir uyarlabilir öğrenme sisteminin tasarlanması, geliştirilmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemi çerçevesinde gömülü desen kullanılmıştır. Veri toplama ve analiz amacıyla odak grup görüşmesi, yarı yapılandırılmış görüşme, ölçek ve analitik verilerinden faydalanılmıştır. Geliştirilen sistem kullanılarak üç dönem "Veri Madenciliğine Giriş" kitlesel çevrimiçi açık dersi verilmiştir. Öğrenenlerin uyarlanabilir öğrenme sisteminden yüksek düzeyde memnun kaldıkları, uyarlanabilir öğrenme sisteminin öğrenmelerine ve ilgilerini yüksek tutmalarına yardımcı oluğunu düşündükleri bulunmuştur. Ancak öğrenenlerin bilişsel biçimlerine ve uyarlama yapılma durumlarına göre algılanan öğrenme, algılanan memnuniyet ve ilgileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Araştırma bulgularına ve sonuçlarına dayanarak olası araştırmalar ve uygulamalar için öneriler sunulmuştur.
Uzaktan öğrenenlerin kısa mesaj ile eğitsel destek sağlanmasına yönelik memnuniyetleri ve öğrenme düzeyleri
Bu çalışmada, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Önlisans Programına kayıtlı öğrenenlerin kendilerine kısa mesaj ile sağlanan pedagojik desteğe ilişkin memnun olma durumları ve algılanan öğrenmeleri, kullanımlar ve doyumlar kuramı bağlamında incelenmiştir. Temel olarak öğrenenlerin sağlanan pedagojik desteğe ilişkin memnun olma durumları, algıladıkları öğrenme düzeyleri ve bu iki değişken arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma kapsamında Görsel Kültür dersini alan öğrenenlere bir dönem boyunca kısa mesaj ile yönlendirme, hatırlatma ve özet bilgi sağlanmıştır. Ders sonunda çevrimiçi bir anket yardımıyla öğrenenlerin memnuniyet ve algılanan öğrenme düzeyleri ölçülmüştür. Araştırma sonunda, açık ve uzaktan öğrenenlerin kısa mesaj ile sunulan pedagojik destek hizmetinden memnun olma durumlarının yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ancak, öğrenenlerin mobil pedagojik destek hizmetine ilişkin algılanan öğrenmelerinin orta düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır. Sağlanan mobil pedagojik destek hizmetine ilişkin öğrenenlerin memnun olma durumları ile algılanan öğrenmeleri arasında yüksek düzeyde bir ilişki olduğu da tespit edilmiştir. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara ve yargılara dayanarak araştırmacılara, uygulayıcılara ve ortam tasarımcılarına çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Açık ve uzaktan öğrenmede yararlanılan etkileşimli e-kitaplarda yer alan videoların incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, etkileşimli e-kitaplara yönelik videoların nasıl tasarlanması gerektiğini Araştırmaya Dayalı Öğrenme Topluluğu Kuramı çerçevesinde incelemektir. Bu amaçla, ilk önce açık ve uzaktan öğrenme alanında teknoloji kullanımı tarihsel gelişim süreci içinde açıklanmış, videonun öğrenme ortamlarına ne gibi eğitsel imkânlar sunduğu yapılan literatür incelemesi çerçevesinde ortaya konarak Araştırmaya Dayalı Öğrenme Topluluğu Kuramı ele alınmıştır. Çalışmanın veri toplama aşamasında ise 30 Açıköğretim Sistemi öğrenenine, araştırma kapsamında hazırlanan videoları içeren etkileşimli kitaplar inceletilerek, içerisinde açık uçlu soruların da bulunduğu bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, etkileşimli e-kitaplara yönelik farklı mekânlarda çekilmiş ders giriş videolarının öğreten bulunurluğu ve sosyal bulunurluk üzerinde bir farklılık oluşturup oluşturmadığı, farklı mekânlarda çekilmiş ders giriş videolarının öğrenenlerin hatırlama puanları üzerindeki etkisi ve öğrenenlerin giriş videolarına yönelik tercihlerine değinilmiştir. Sonrasında ise metin içi videoların program türlerinin bilişsel bulunurluk üzerinde bir fark oluşturup oluşturmadığı ile farklı program türlerindeki metin içi videoların algılanan öğrenme üzerinde ne gibi etkileri olduğu ve öğrenenlerin tercihleri ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Açık ve uzaktan öğrenme, video, vtkileşimli e-kitap, video çekim mekânı, açık ve uzaktan öğrenmeye yönelik video program türleri.
Anadolu Üniversitesi açıköğretim sistemindeki öğrenenlerin etkileşim türü tercihlerinin belirlenmesi
Etkileşim, açık ve uzaktan öğrenmenin önemli ve vazgeçilmez bir bileşenidir. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim sisteminde öğrenenlere farklı etkileşim türlerini içeren hizmetler sunulmaktadır. Ancak mevcut literatür incelendiğinde, Açıköğretim sistemindeki öğrenenlerin hangi etkileşim türlerini tercih ettikleri konusunda herhangi bir araştırma yapılmadığı görülmüştür. Bu çalışma ile öğrenenlerin etkileşim türü tercihlerini, bu tercihlerle ilişkili demografik ve eğitsel değişkenleri belirlemek ve böylece literatürdeki eksikliğin giderilmesine katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Bu çalışmada, öğrenenlerin etkileşim türü tercihlerini belirlemek ve öğrenen özellikleri ile etkileşim türü tercihleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Etkileşim Eşdeğerliği Kuramına dayalı bir çevrimiçi anket uygulanmıştır. Anket, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim sistemine kayıtlı 696 öğrenen ile yapılmıştır. Bulgular, katılımcıların yüz yüze derslerde ve genel olarak öğrenme sürecinde öğrenen-öğreten etkileşimini tercih ettiklerini ancak Açıköğretim derslerinde öğrenen-içerik etkileşimini tercih ettiklerini göstermiştir. Ayrıca yapılan Ki-kare testi ve Çoklu Uyum Analizi sonucuna göre katılımcıların Açıköğretim derslerindeki etkileşim türü tercihleri ile cinsiyet, çocuk sayısı, bölüm ve medeni durum gibi değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı herhangi bir ilişki görülmemiştir. Ancak katılımcıların Açıköğretim derslerindeki etkileşim türü tercihleri ile yaş, meslek, kayıt türü, sınıf ve yaşanılan yer gibi değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.