Theses supervised by Prof. Dr. Erdoğan Altınkaynak

23 theses · Ardahan University

Master'sOpen AccessTR

Anadolu efsanelerinde yasaklar ve cezalar

Anlatım esasına dayalı türlerin ortak özelliği, insan merkezli olmalarıdır. İnsanoğlu dünyada kendine bir düzen kurar ve bu düzeni korumak için de yasakları devreye sokar. Kutsal yasaklar olan tabular, insanlığın dünya üzerindeki düzeni koruması için mitik dönemden bugüne anlatı türleri ile aktarılır. Efsanelerin amacı diğer anlatı türlerinde olduğu gibi kaos karşısında kozmosun ahenginin devamını sağlamaktır. Bu doğrultuda yasakların işlevi önemlidir. Yasakların değeri dikey ve yatay boyutlu bir incelemeye tabi tutulduğunda daha iyi anlaşılır. Âdem ve Havva'nın yasak meyveyi yemesi sonucu cennetten kovulmaları, insanoğlunun dünya yaşamını başlatır. Yasak, dünyadaki yaşamın nedensellik bağını oluşturur. Yasaklar dikey boyutta incelendiğinde Âdem ve Havva'nın trajedisine, mitlere ve arketiplere kadar uzanır. Yatay boyutta ise yasaklar sayesinde doğanın, canlıların ve doğal sağaltım merkezlerinin korunduğu görülür. Efsanelerdeki yasakların çiğnenmesi sonucu karşıt değerlerin cezalandırılması, efsanelerdeki ülkü değer ve karşıt değer çatışmasında ülkü değerlerin korunduğunu gösterir. Çalışmamızın birinci bölümünde efsanelerin tanımı, diğer türlerle ilişkisi ve efsane üzerine yapılan çalışmalar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise yasak (tabu) kavramı üzerinde durulmuştur. Tabu kelimesinin kökensel bağları hakkında bilgi verilmiş ve tabular sınıflandırılmıştır. Çalışmamızın üçüncü bölümü olan Anadolu Efsanelerindeki yasaklar kısmında Ardahan, Erzurum, Mardin Yozgat, Diyarbakır, İzmir, Şanlıurfa, Manisa, Aydın, Ankara ve Giresun efsanelerinden örnek metinler verilmiştir. Verilen efsane metinlerindeki tabular, yatay ve dikey boyutlu bir incelemeye tabi tutulmuştur. Dikey boyutta efsanelerdeki yasakların tarihsel derinliğine inilirken, yatay boyutta ise görünür düzlemde bir inceleme yapılmıştır. Çalışmamızın son bölümünde ise efsanelerdeki yasakların çiğnenmesi sonucu ortaya çıkan durum ontolojik ve arketipsel çözümleme ile birlikte, kaos - kozmos çatışması bakımından ele alınmıştır. Anahtar Sözcükler: Anadolu, efsane, yasak, ceza.

AnadoluCezaEfsaneler+2
Ramazan Ergöz
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Arketipsel sembolizm bağlamında Kuzeydoğu Anadolu masallarının analizi

İçerdikleri derin anlam dizgeleri bakımından edebi eserler zamansal birer tutanak işlevi görürler. Halk edebiyatı üretimleri içerisinde anlatım esasına dayalı türler olarak değerlendirilen; destan, halk hikâyesi, efsane, fıkra ve masal içinde oluştukları milletin örtük sosyo-kültürel mirasının aktarıcısı konumundadır. Bu bağlamda çalışmamız ontolojik tükenişlerin önüne geçmek adına sanatsal reflekslerle ortaya çıkan masal anlatılarının çözümlenmesi üzerine temellendirilmiştir. Çalışmanın temel materyellerini oluşturan Kuzeydoğu Anadolu masallarında yer alan arketipler tespit edilmiş; metinlerin örtük yapısı sembollerin açımlanması vasıtasıyla edebiyat ve psikoloji bilimlerinden de yararlanılarak disiplinler arası olarak çözümlenmiştir. Çalışmamızın giriş bölümünün ilk kısmı, masal anlatısının tanımı ve kökeni hakkında yapılan açıklamalara ayrılmış, türün özellikleri üzerine geçmişte yapılan incelemelere yer verilmiştir. Giriş bölümünün ikinci kısmı ise incelememizin kuramsal boyutunu oluşturan analiz yöntemi arketipsel sembolizmin, temel kavram ve dayanakları üzerine açıklamalardan oluşmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümü incelediğimiz masal metinlerinin epizotlarına göre düzenlenmesinden oluşmaktadır. İkinci bölüm, kuramsal çerçevede belirttiğimiz bilimsel dayanaklar ışığında masal metinlerinin analizine ayrılmıştır. Bu bölümde psikanalitik masal çözümlemeleri yapılırken, aynı zamanda metinler Joseph Campbell'ın biçimlendirdiği; "Yola Çıkış" aşaması temel alınarak da tasnif edilmiştir. Üçüncü bölüm, masal metnlerinin "Erginlenme Aşaması"na göre tasnif ve analizlerinden oluşmaktadır. Çalışmamızın dördüncü ve son bölümü ise masal metinlerinde kahramanın yolculuğunun "Dönüş Aşaması" açıklamaları ile şekillenmiştir. Çalışmamız sonuç ve kaynakça bölümleri ile sonlanmaktadır. Sonuç bölümünde, tespit edilen arketipler üzerinden Türk kültürünün masal metinleri içine yansıyan felsefi ve psikolojik donanımları genel çıkarımlar etrafında ele alınmıştır.

ArketipBilinçBilinçaltı+7
Fatih Ege
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ardahan'ın merkez köylerinde geçiş dönemleri

Tarihi çok eskilere dayanan Ardahan, çeşitli medeniyetlere sahne olmuş ve zengin kültürlere beşiklik etmiştir. Kültürel değerlerin büyük çoğunluğunun etrafında şekillendiği geçiş dönemleri Ardahan'da bütün canlılığıyla varlığını sürdürmektedir. Geçiş dönemleri diye adlandırdığımız doğum, evlenme, ölüm çevresinde kümelenen birtakım gelenekler, uygulamalar, inanmalar, kişinin yeni dönemlere geçişi sırasında onu daha mutlu kıldığı gibi, ailenin ve toplumun diğer fertleri ile de daha uyumlu yaşamasını sağlamaktadır. Ardahan Merkez Köylerinde Geçiş Dönemleri başlıklı bu çalışma Önsöz ve Giriş dışında doğum, sünnet düğün ve ölüm olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında Ardahan'ın tarihi ve Coğrafi konumu üzerinde durulmaktadır. Birinci bölümde Doğum, Doğum Öncesi, Doğum Sırası ve Doğum Sonrası adetleri yer almaktadır. İkinci bölümde Sünnet, Sünnet Öncesi, Sünnet Sırası ve Sünnet sonrası adetleri yer almaktadır. Üçüncü bölümde Düğün, Düğün Öncesi, Düğün Sırası ve Düğün Sonrası adetleri yer almaktadır. Dördüncü bölümde Ölüm, Ölüm Öncesi, Ölüm Sırası ve Ölüm Sonrası adetleri yer almaktadır. Bu çalışma sonucunda Ardahan Merkez Köylerinde ki geçiş dönemlerine ait inanış ve pratiklerde Hem Orta Asya'nın hem de Anadolu'nun inanç ve kültür yapısının izlerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: GeçiĢ dönemleri, Doğum, Düğün, Sünnet, Ölüm, ĠnanıĢ

ArdahanCenaze törenleriDoğum+7
Elvan Saltaş
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
11
Master'sOpen AccessTR

Kırım Türk-Tatar destanlarının arketipsel sembolizm bağlamında değerlendirilmesi

Destan, milletlerin tarihinde yer alan ve hafızalarında derin izler bırakmış sosyal ve siyasi olayların anlatıldığı hem tarihi olayları hem de olağanüstülükleri barındıran, çoğunlukla bir kahramanın macerası etrafında şekillenen halk anlatılarıdır. Destanların sembolik anlamda değerlendirildiğinde çok farklı anlamlar taşıdığı görülmektedir. Bu özellikleri dolayısıyla destanların içerdikleri mana ve iletinin doğru şekilde okunması gerekir. C. G. Jung, tarafından temellendirilen arketipler sembolizm, edebî eserlerin sembolik yapısını çözümlemeye ve yorumlamaya çalışan bir psikolojik çözümleme yöntemidir. Kırım Türk Tatar destanları arketipsel sembolizm yöntemine göre değerlendirildiğinde benlik arayışına giren kahramanın; ayrılma, erginlenme ve dönüş aşamalarını geçirdiği, dıştan gelen sese kulak vermesiyle başladığı, yolculuk sırasında birçok engelle karşılaştığı, bu zorlukları doğaüstü yardımcılardan destek görerek aştığı ve sonunda nihai ödüle kavuştuğu görülmüştür. Kahramanın ulaştığı ödül sadece bir nesne değil onun ruhsal yolculuğunu tamamlaması yani tamlığa, olgunluğa ulaşmasıdır. Anahtar Sözcükler: Destan, Arketip, Erginlenme, Olağanüstü Yardımcı, Kahraman.

ArketipDestanlarKahramanlar+4
Adem Kaya
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ardahan'da oyun ve oyuncak

Oyun sadece insana özgü bir kavram olmadığı gibi insan için kültürden daha eskidir. Gerek Türk, gerek İslam dünyasından resimler ve minyatürler ile bazı oyunların eskiliği saptanmaktadır. Oyun, çocukların kendilerini ve çevrelerini tanıyabilmek, daha çok fiziksel hareketler üzerine kurulu gibi gözüken ancak içinde çokça zihinsel aktivite barındıran eğlendirmeye ve iyi vakit geçirmeye yarayan, belirli kuralları olan, hareket çeşitleri bütünüdür. Oyun, kültürün izlerini yoğun bir şekilde üzerinde taşır ve topluluğu şekillendirmede önemli bir işleve sahiptir. Oyuncaklar ise, yapıldıkları dönemin toplumsal ve kültürel özelliklerini yansıtan, oluşturuldukları dönemin yaşam biçimlerinin önemli birer kayıtlarıdır. Oyuncaklar, çocuğun yaratıcılığını, el becerisini geliştirmenin yanı sıra kendi kendine karar verebilme ve belirli alanlarda beceriler kazanmalarına imkân sağlamaktadır. Ayrıca, anne, baba, dede gibi büyüklerden öğrenilerek yapılan oyuncaklar, geleneksel bilgi birikimi ve kültürün kuşaklar arasında aktarılmasını sağlar. Bu çalışmada, Ardahan'da oynan oyunlar ve kullanılan oyuncaklar ve bu oyunların bireyleri hayata hazırlamadaki rolü Ardahan çocuk oyunları çerçevesinde incelenmiştir. İncelememizde, Ardahan'da katılımcı gözlem ve görüşme yöntemleriyle derlediğimiz oyunların ve oyuncakların, işlevleri ve gelecek nesillere aktarım yolları tartışılmıştır. Bu anlamda oyunların ve oyuncakların ne derece etkili ve işlevsel olduğunu ifade edebilmek için, öncelikle Ardahan'ın tarihi ve coğrafyası hakkında kısaca bilgi verilmiş daha sonra oyun ve oyuncak kavramı üzerinde durulmuştur. Çalışmanın devamında Ardahan yöresinden derlenen oyunlar ve oyuncaklar, alandaki elde edilen veriler, kaynak kişilerin anlatımına göre sunulmuş ve bu oyunların Ardahan yöresindeki çocuklar üzerinde ne gibi işlevlerinin olduğu ele alınmıştır. Ardahan'ın dışarıya göç veren yapısı nedeniyle çalışmaya örneklem olarak içerisinde okul olan büyük köyler seçilmiştir. Bu köylerden farklı yaş grupları ve cinsiyetten 79 kaynak kişiden 121 farklı oyun ve 27 oyuncak derlenmiştir. Derlenen oyunların işlevleri incelendiğinde, çocuğa tüm yaşamını şekillendirecek bir takım beceriler kazandırdığı belirlenmiştir. Oyunların çocuğa; yaşam, iletişim, dil, liderlik, problem çözme ve öz yönetim becerileri kazandırdığı tespit edilmiştir ve bu becerilerin hangi oyunda ne ölçüde kazanıldığı oyunlar ile birlikte verilmiştir.

ArdahanHalk bilimiHalk edebiyatı+4
Leyla Yılmaz
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ardahan efsaneleri

Halk Edebiyatı'nın anlatmaya dayalı türlerinden biri olan efsane için bu güne kadar birçok tanım ve tarif yapılmıştır. Çalışmamızda yapılan bu tanım ve tariflerden yararlanarak efsane kavramı ve efsanelerin oluşumu hakkında bilgi vermeye çalıştık. Bizi bu çalışmaya yönelten başlıca sebep ise Ardahan ve çevresinde bu güne kadar efsane derleme ve tasnif çalışmalarının yapılmamış olmasıdır. Yapılan çalışmalar dergi yayınları kitap bölümleri olarak yapılmış geneli kapsayan bir çalışma yapılmamıştır. Kültür taşıyıcı olan efsanelerin derlenip yazıya aktarılmadığı sürece kaybolmaya başlayacağı, efsaneleri bilen ve anlatan neslin de ebediyete göç etmesi ile unutulmaya yüz tutacağı aşikârdır. Bu durumları göz önüne alıp çalışmamıza yön verdik. Ardahan'ın ilçelerinde farklı etnik grupların var olması çeşitli efsaneler derleyebileceğimiz düşüncesiyle hareket ettik. Çalışmamızda kaynak taraması, alan araştırması ve inceleme çalışması yapılmamıştır. Gittiğimiz ilçelerde ve köylerde kaynak kişilere ulaşılmış ve derleme yapılmıştır. Derlediğimiz efsaneleri tasnif edebilmek için yapılan tasnif çalışmaları incelenmiştir. Çalışmamızdaki en önemli problem kış mevsiminin çok sert, uzun sürmesine bağlı olarak alan derlemesinin zamanını oldukça kısıtlaması olmuştur. Alan derlemesinde birçok halk edebiyatı ürünlerine denk geldik. Efsane diye anlatılan farklı farklı anlatılar derledik efsane olarak seçtiklerimizde inanç ve kutsallık özelliğine ve genel olarak halkın genelinde anlatılıp bilinen anlatıları çalışmamıza aldık. Derlediğimiz efsanelerin farklı ilçelerde ve farklı köylerde değişik varyantlarına rastladık. Bu efsanelerin içerisinde birçok ortak unsurlar mevcuttur. Özellikle al karısı efsaneleri ile ilgili birçok anlatı bulunmaktadır her anlatıda ortak olan ve değişmez motifler vardır. Efsanelerin toplumun tarihiyle, inanç sistemiyle, değer yargıları ve coğrafyası ile bağlantılıdır. Toplumun edebi zevk ve kutsallık değerlerini görmek için efsanelere bakarak görmek mümkündür. Bunun için efsanelerin mümkün olduğunca derlenip yazıya geçirilmesi kanaatindeyiz. Anahtar kelimeler: Ardahan, Efsane, Efsane Tasnifi, Ardahan Efsaneleri

ArdahanEdebiyatEfsaneler+3
Dilek Sarıkaya
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Halfeti (Merkez) geçiş dönemleri

Halfeti (Merkez) Geçiş Dönemleri adlı yüksek lisans çalışması dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, Halfeti yöresinin kısa tarihi, tanıtımı, konumu, bitki örtüsü, iklimi, nüfus, tarım, ekonomi, ulaşım ile şehrin idari yapılanması hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde geçiş dönemlerinin başlangıcı olarak kabul edilen doğum (doğum öncesi, doğum esnası, doğum sonrası) olmak üzere incelenmiş bu geçiş döneminin Türk Halk Kültürü ve Halfeti Halk Kültüründe ortak ve benzer pratik uygulamalar, ritüeller, içerip içermediğinin değerlendirmesi, Üçüncü bölümde geçiş dönemlerinden düğün (düğün öncesi, düğün sırası, düğün sonrası) olmak üzere incelenmiş bu geçiş döneminin Türk Halk Kültürü ve Halfeti Halk Kültüründe farklı ve benzer pratik uygulamalar ve ritüeller içerip içermediğinin değerlendirilmesi, Dördüncü bölümde ise geçiş dönemlerinin en son aşaması olan ölüm (ölüm öncesi, ölüm esnası, ölüm sonrası) olmak üzere incelenmiş ve bu geçiş döneminin Türk Halk Kültürü ve Halfeti Halk Kültüründe benzerlik ve farklı pratik uygulamalar ve ritüeller içerip içermediğinin değerlendirilmesine yer verilmiştir. Yapılan çalışmanın neticesinde Halfeti yöresinde eski Türk inanış ve uygulamalarının yörede varlığını canlı bir şekilde devam ettirdiği tespit edilmiştir. Çalışmanın hazırlanmasında yazılı kaynaklara özellikle Türk Halk Edebiyatı alanında yapılan çalışmalardan kitap, makale, sempozyumlarda sunulan bildirilere alan araştırmasında ise doğal gözlem, görüşme, soru kağıdı teknikleri ile sözlü kaynaklara yer verilmiştir.

DoğumGeleneklerGeçiş dönemi+4
Müslüm Karabulut
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sürgünden günümüze Kazakistan'daki Ahıska topluluğunun sosyo-ekonomik durumu ve problemleri üzerine bir araştırma

Ahıska Türkleri, vatansız olarak milli kimliklerini kaybetmeden öz vatanından ayrılıp farklı ülkelerde 74 yıldır yaşam mücadelesi vermektedirler. Ahıska Türkleri sürgün edilmeden önce Kafkasya bölgesinde yaşamaktaydılar. Bölgede Sovyet Rusya'nın egemenliği söz konusu olduğu zamanlarda Ahıska Türkleri, Stalin'in emriyle sürgüne maruz kalmışlardır. Orta Asya'nın steplerine sürgün edilen Ahıska Türkleri Kırgızistan, Özbekistan ve Kazakistan bölgelerine yoğun olarak dağıtılmışlardır. Bu çalışmada temel amacımız Kazakistan'daki Ahıska Türkleri üzerinde göçün sosyo-ekonomik durumunu ve problemlerini incelemektir. Göçün arkasında yatan siyasal, sosyal ve ekonomik nedenler üzerinde durulacaktır. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde Ahıska Türkleri'nin kısa tarihi, Ahıska Türkleri'nin kim olduğu, sürekli göç hayatları, Kazakistan'ın coğrafi durumu ve orada yaşayan Ahıska Türkleri'nin durumu hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde Kazakistan'daki Ahıska Türkleri'nin sosyo-ekonomik durumlarını ve bunun içinde geçiş dönemlerini: doğum, sünnet, düğün ve ölüm adetleri anlatılmaktadır. Bunun yanında, Kazakistan'daki nüfus sayımı, yerleşim alanları ve ekonomi durumları hakkında bilgi verilmektedir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise Ahıska Türkleri'nin göçten bu güne kadar yaşadığı problemler anlatılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ahıska Türkleri, Kazakistan Bölgesi, Sosyal-Ekonomik Yapısı.

Ahıska TürkleriKazakistanSosyoekonomik durum+2
Sofıya Dadayeva
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay Arap Alevileri kültüründe geçiş dönemleri"doğum-evlenme-ölüm"

Hatay ili Asya, Avrupa ve Afrika arasında bir köprü konumundadır. Hatay birçok etnik yapıya ev sahipliği yapmaktadır. Hoş görü şehri olarak anılmaktadır. Bölgede Müslüman, Hıristiyan, Yahudi dinlerine ve bu dinlerin farklı mezheplerine mensup topluluklar yaşamaktadır. Kültürel etkileşimle toplumlar arasında kültürel zenginliğin olduğu görülmektedir. Yaptığımız çalışmada Hatay Arap Alevi halkının geçiş dönemlerinden doğum, düğün ve ölüm gelenekleri ile Anadolu'da yapılmış, geçiş dönemleri ile ilgili araştırmalar incelenerek karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Hatay Arap Alevilerinin geçiş dönemlerindeki yaşam biçimi, gelenek-görenek ve inançlar doğrultusunda yapılan pratikler hakkında bilgiler içermektedir. Çalışma, yapılan saha kaynak kişilere yöneltilen sorularla, doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası; düğün öncesi, düğün sırası ve düğün sonrası; ölüm öncesi, ölüm sırası ve ölüm sonrası olarak bölümlere ayrılarak irdelenmiştir. Ayrıca yapılan saha çalışmasıyla kaynak kişilerin kuşaklar boyunca anne ve babalarından aldıkları bu uygulamalar çalışmada yer verilmiştir.

Samiye Karyelioğlu
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa ve çevresinin çocuk oyunları

Oyun, canlıların dünyada var olmasıyla birlikte ortaya çıkmış bir kavramdır. Oyun kavramı sadece insanlara özgü bir kavram değildir. Hayvanların da, oyun oynadıklarını düşünmek garipsenebilir ama çevremizdeki hayvanları gözlemlediğimizde, onların da oyun oynadıklarını görebiliriz. Hayvanların birbirlerini kovalamaları, birbirlerini yere yatırmaları ve bunları yaparken de değişik sesler çıkarmaları onların oyun oynadıklarını ve bundan zevk aldıklarını gösterir. Çocuklar, oyun sayesinde hayal etme yetisi kazanırlar ve aynı zamanda duygularını özgürce ifade etmenin mutluluğunu yaşarlar. Oyun sayesinde çocukların zihinleri ve bedenleri gelişir. Mutluluk, sevinç, acı ve üzüntü ve gibi birçok duyguyu oyun yoluyla öğrenebilir ve kendilerine olan güvenleri gelişir. Çocuklar oyun oynadıkları sırada; doğru-yanlış, haklı-haksız gibi toplumsal ve ahlaki kavramları öğrenirler ve benimserler. Yine çocuklar oyun oynadıkları zaman zarfında oyunla ilgili birtakım kurallara uyarlar ve bu sayede toplumsal kuralları benimsemede zorluk çekmezler. Oyunun çocuklar üzerinde bu kadar güzel ve olumlu sonuçları varken, günümüze baktığımızda artık çocukların eskisi kadar oyun oynamadıklarını gözlemlemekteyiz. Çocuklar artık sokaklarda koşup oynamak yerine; bilgisayar, tablet ve cep telefonlarındaki sanal oyunlara rağbet göstermeye başlamışlardır. Kısacası diyebiliriz ki teknolojinin gelişmesiyle mahalli oyunlar yerini sanal oyunlara bırakmaya başlamıştır. Bu çalışmanın amacı da çocuğun gelişmesinde ve sosyalleşmesinde büyük katkısı olan çocuk oyunlarını ortaya çıkarmak, gelecek nesillere aktarılmasını sağlamaktır. Bu araştırmada Şanlıurfa ili başta olmak üzere bütün ilçelerinde oynanan çocuk oyunları derlenmeye çalışılmıştır. Derlenen oyunlara baktığımızda bazı oyunların sadece Şanlıurfa'da oynandığını, bazı oyunların ise hemen hemen her yörede ortak oynandığını görmekteyiz. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Oyun Tanımı, Oyun İşlevi, oyun kültür-ilişkisi, Oyunda Önemli Olan Unsurlar, Oyun Kuralları ve Oyunda Ebe Belirleme Yöntemlerine yer verilmiştir. İkinci bölümde Şanlıurfa ve ilçelerinin kentsel özelliklerine ve etnik kökenlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Şanlıurfa ve ilçelerinde derlenen çocuk oyunlarına ve bu oyunlara ait resimlere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Şanlıurfa, Oyun, Çocuk oyunu, Çocuk Oyunlarının Tarihi Yapısı, Çocuk Oyunlarının İşlevi, Şanlıurfa Çocuk Oyunları

OyunlarÇocuk oyunlarıŞanlıurfa
Dilek Karğın
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
10
DoctorateOpen AccessTR

Bitlis'te geçiş dönemleri (Doğum-evlenme-ölüm)

Bu çalışmada Bitlis'te geçiş dönemleri (doğum-evlenme-ölüm) sözlü ve yazılı kaynaklardan derlenmiş, tasnif ve tahlil edilmiştir. Geçiş dönemine özgü uygulamalar ve inanışlar somut olmayan kültürel mirası içinde taşımaktadır. Yazıya geçmeyen ve kaydedilmediğinde kaybolmaya mahkûm olan bu miras, binlerce yıllık kültürel kodları barındırmaktadır. Bu bağlamda çalışmamız ile bu kültürel mirası kaybolup gitmeden insanlığın hafızasına kaydedebilmek amaçlanmıştır. Çalışmamızın giriş kısmında Bitlis'in tarihi ve coğrafi konumu hakkında bilgiler verilmiş, çalışmamızın amaç ve önemi, yöntem ve teknikleri ve saha çalışmalarımız sırasında karşılaşılan problemler ve çözüm yolları belirtilmiştir. Çalışmamızın birinci bölümünde geçiş dönemlerinin kuramsal çerçevesi çizilmiş ve geçiş dönemleri; geçiş dönemlerinde birey ve toplum, geçiş dönemlerinde ritüel ve geçiş dönemlerinde kültürel değişme başlıkları altında ele alınmıştır. Geçiş dönemlerinde birey ve toplum başlığı altında geçiş dönemlerinde bireyin ve toplumun rolü, toplumun birey üzerindeki etkileri üzerinde durulmuştur. Geçiş dönemlerinde ritüel başlığı altında ise ritüellerin geçiş dönemlerindeki rolü ve ritüellerin kökeni ele alınmıştır. Geçiş dönemlerinde kültürel değişme başlığı altında da sosyokültürel değişmelerin geçiş dönemlerine olan etkileri ve bu değişim sonucunda ortaya çıkan organizasyon firmaları incelenmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde Bitlis'te doğumla ilgili uygulama ve inanışlara yer verilmiştir. Doğum öncesi, doğum sırasında ve doğum sonrasında gerçekleşen uygulamalar sıralı bir şekilde her başlığın altında ele alınmıştır. Elde edilen uygulamalar ve inanışlar farklı bölgelerdeki uygulama ve inanışlar ile karşılaştırılmıştır. Çalışmamızın üçüncü bölümünde Bitlis'teki evlenme ile ilgili tespit edilen uygulama ve inanışlar ele alınmıştır. Bu bölümde de farklı bölgelerden örnekler verilerek evlenme ile ilgili benzer ve farklı uygulamalar üzerinde durulmuştur. Çalışmamızın dördüncü bölümünde geçiş dönemlerinden sonuncusu olan ölümle ilgili Bitlis yöresinde tespit ettiğimiz uygulama ve inanışlar ölüm öncesi, ölüm sırası ve ölüm sonrası olmak üzere tasnif edilerek verilmiştir. Yine ölümle ilgili uygulama ve inanışlar da farklı yörelerinden örneklerle birlikte ele alınmıştır. Çalışmamızın beşinci bölümünde Bitlis geçiş dönemlerindeki uygulama ve inanışlar gösterge bilimsel yöntemle analiz edilmiştir.

BitlisDoğumEvlilik+5
Ramazan Ergöz
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kazak masalları üzerine bir değerlendirme

Kazak folkloru ve dünyadaki etnik kimliklere mahsus halk edebiyatının en zengin ürünlerinden biri olan masal, Kazak etnik kimliği açısından XIX. yüzyılın ikinci döneminde Rus dilinde ve Ruslar tarafından yapılan çalışmalarda yerini almaya başlamıştır. O dönemlerde Kazakistan, Rusya etkisi altında olduğu için çoğu araştırmalar Rus dilinde ve Rus bilim adamları tarafından yapılmıştır. 1860 yıllarından itibaren Kazak halk edebiyatı araştırmaları yazıya geçirilmeye başlandı. Yazıya geçirilen halk edebiyatı araştırmalarıyla beraber, 1860-1880 yıllarında Ş. Valihanov, I. Altınsarin, A. Kunanbayev, V. Radloff, G. Potanin ve İ. Berezin sayesinde Kazak folklorunda önemli gelişmeler sağlanmıştır. Rus halk bilimciler tarafından yapılan ilk çalışmalarda ve araştırmalarda Kazak Halkının ve göçebe kültürün etkileri masallarda görülür. Kazak halkının ağzında yüzyıllardır değişmeden bugüne kadar saklanmış, dönüştürülmüş ve kendi yaşantılarına göre değiştirilmiş olan anlatılar, masallar, destanlar ve öyküler, Kazak halkbiliminin hazinesini teşkil etmektedir. Masallar, çocukları merhamete, adalete, iyiliğe, doğruluğa ve kendi hayatının kahramanı olmayı öğretir. Onlar masal dinleyince kendi hayaller dünyasında kendi masallarını yaratmaya başlar ve herkese iyilik yapan ideal bir tip olarak kahraman olmaya çalışırlar. Bu yüzden masallar çocukların gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Aslında masallardan daha zengin olan bir folklor ürünü yoktur. Fakat Kazak masallarının bilimsel açıdan toplanması ve araştırılması, çeşitli teoriler bakımından incelenmesi oldukça zayıftır. Bundan ötürü tezimizde Kazak halk edebiyatındaki masallara dair Psikoanalitik kuram ele alınarak değerlendirmeye tabii tutulmak üzerine kurulmuştur. Bu tür bir çalışma Kazak masalları üzerine yapılan ilk çalışmadır ve bu açıdan da oldukça önemlidir. Çocukluğumuzdan beri dinlediğimiz ve sevdiğimiz masalların sadece sanat eseri olarak değil, anlatıldıkları sosyal çevre ve şartlarla birlikte kültürel bir değer olarak ortaya konulması şüphesiz Kazak halkına ve literatürüne, sözlü kültür ortamında bir katkı sağlayacak ve geleneği canlı olarak ifşa etmesine katkı sağlayacaktır. Çalışmamıza katkı olarak Kazak masalları hakkında yapılan bütün akademik çalışmalar eklenmiş, netice itibariyle elli tane Kazak halk masalı özenle ve türlerine göre seçilerek onların orijinal metinleri Türkiye Türkçesine aktarılıp, epizotları, arketipsel ve psikoanalitik çerçevesi incelenmiş olup bu alanda ilk olma özelliği taşımaktadır. Bu yüzden psikoanalitik alanına, Kazak halk masallarıyla ilgili olarak önemli bir katkıda bulunmayı düşündük. Tezin hazırlanış amacı da budur. Anahtar Sözcükler Folklor, Masal, Kazak Halkı, Kazak Halk Bilimi, Rusya, Arketip, Psikoanalitik

ArketipHalk bilimiKazak edebiyatı+4
Dınara Ashımova
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
20
DoctorateOpen AccessTR

Kazak Türklerinin halk kültüründe geçiş dönemleri

Bir milletin varlığı, kültürel zenginliklerine olan bağlılığına ve bu zenginliklerin ne kadar yaşatıldığına dayalıdır. Gelenek, görenek, töre, örf ve âdetleri, inanç ve uygulamaları, yaşam biçimleri, giyim-kuşamları, mutfağı vb. ile bir kültürel hazine durumunda olan Kazak Türkleri, bu zenginliklerini nesilden nesile devam ettirerek varlığını sürdürmektedirler. Kazak Türk halkının yüzyıllardır uyguladığı sosyal yardımlaşma ve dayanışma sisteminin yaşam tarzı ve geleneklerine yansıdığı iyi bilinmektedir. Kazak Türk halkı, bu gelenek ve göreneklerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için gerekli unsurları ve pratikleri korumaya çalışmaktadır. Bunların yanısıra ulusun ruhani zenginliğinde hala korunmuş olan tarihi, etno-kültürel ve sosyal değerler de yerini almaktadır. Çalışmamızda elde edilen veriler doğrultusunda Kazak Türk kültüründe bazı ritüeller, Şamanizmin ve ilahi inançların bolluğuna da yansır. Ritüelleri, halkın ulusal kimliğinden hariç tutmak imkânsızdır. Bu doğrultuda geçiş dönemlerinde gelenek ve göreneklerin sürekliliği ve korunurluğu görülmektedir. Çalışmamızın ana konusu; Kazakistan civarında bulunan bölge insanlarının geçiş dönemleri olan doğum, sünnet, evlenme ve ölüm konuları hakkında derlemeler yapmak ve onları tasnif ederek, değerlendirmektir. Tarih ve kültür açısından oldukça zengin birikime sahip olan Kazak Türk kültürünün, bu zengin içeriklerinin devamının sağlanması ve yeni kuşaklara aktarılması açısından oldukça önem arz etmektedir. Kazak Türk halkının her bireyinin yaşamında bu izleri görmek mümkündür. Çalışmada incelenen bu süreç, doğumdan ölüme kadar devam etmektedir. Dolayısıyla halk edebiyatında görülen bu ilişki sürekli ilerleyen bir gelenekler örüntüsüdür. Kazak Türk toplumun örf, adet, töre, batıl inanç ve gelenek görenekleri belli bir amaç doğrultusunda gerçekleştirilir ve bu düşünceler şarkı ve şiirlerle dile getirilir. Bu yüzden, Kazak toplumunun düşüncelerini, inançlarını ve kültürel değerlerini ortaya sermek amacıyla yaptığımız bu çalışma, bu konu alanına önemli bir katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Geçiş dönemi, Doğum, Ölüm, Evlenme İnanış, Gelenek, Kültür

DoğumEvlilikGelenekler+7
Gulzana Nauanova
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
10
DoctorateOpen AccessTR

Kuzeydoğu Anadolu âşık havaları üzerine bir inceleme (Kars, Ardahan, Artvin)

Bu doktora tez çalışmasında; Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi'nin yaygın müzikal varlığını ifade eden âşık müziğinin teorik ve analizi yapılmıştır. Çalışmada; Kuzeydoğu Anadolu Halk Müziği evreninden Kars, Ardahan ve Artvin Âşık Müziği örneklemi ele alınmıştır. Bu doktora tez çalışmasının amacı; Kars, Ardahan ve Artvin Âşık Müziği'nin müzikal ve kültürel analizini yaparak bu üç yörenin birbiriyle olan benzerlik ve farklarını ortaya koymak, makam, hava, şube ve ayak kavramlarını âşık müziği açısından ele alarak somut ve bilimsel sonuçlar elde etmektir. Çalışmanın önemi; söz konusu verileri ve kavramları, bu üç yöreden derlenen âşık müziği ürünlerine dayanarak incelemek ve somut verilere ulaşmak adına yapılan müzikal orijinal eserler üzerinden gerçekleşmiştir. Bu doktora tez çalışmasında derleme, kaynak tarama, kişisel görüşme gibi veri toplama yöntemleri ile notalama, analiz ve değerlendirme gibi veri işleme yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda; Kars, Ardahan ve Artvin yörelerinden toplanan âşık müziğine ait ürünlerin genel benzerlikleri gözlemlense de makam, ayak vb. kavramlara veya eserlerin isimleri, doğuş hikayeleri vb. bağlamda teorik ve kültürel çeşitliliklere ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kuzeydoğu Anadolu Halk Müziği, Âşık Havaları, Makam ve Ayak Kavramı, Kars Yöresi Âşık Müziği, Ardahan Yöresi Âşık Müziği, Artvin Yöresi Âşık Müziği

ArdahanArtvinAşık havaları+4
Turgay Akdağoğlu
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Aşık Mehemmet Sadaklı'nın hikaye ve şiirlerinin tematik incelemesi

Bu çalışmada Aşık Mehemmet Sadaklı'nın; Mihrali Bey Destanı, Şehzade Neriman ve Şehzade Ferman Destanı, Rüstem ve Zöhrab Destanı, Abbas ile Rahile Destanı, Zaman Han Destanı, Lom İsmayil Destanı, Rehim Çoban Destanı, Aşık Mehemmet Sadaklı'nın Kars ve Tiflis Seferi Destanları'nın tematik incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın amacı Gürcistan aşıklık geleneğine değinerek bu geleneğe hizmet eden aşıklardan olan Aşık Mehemmet Sadaklı'nın hikayelerini Türk halk edebiyatına kazandırmaktır. Çalışmamız için ilk olarak kaynak taraması yapılmıştır. Elde ettiğimiz hikayeler (Aşık Mehemmet Sadaklı'nın Kars ve Tiflis Seferi Destanları hariç) Kiril alfabeli Azerbaycan Türkçesi'nden Türkiye Türkçesi'ne çevrilmiştir. Hikayelerin içinde yer alan şiirler Latin alfabeli Azerbaycan Türkçesi ile verilmiş, Türkiye Türkçesi'ne çevirisi yapılmamıştır. Bunun amacı ise çeviri yaparken şiirlerdeki anlam bütünlüklerinin, kafiye ve hece düzenlerinin bozulmasını önlemektir. Çevirisi yapılan hikayeler ve hikaye içinde bulunan şiirler; Aile, Din, Milli Duygular, Ferdi Duygular, Eğlence, Hayvanlar, Gelenek ve Görenekler, Sosyal İlişkiler, Olağanüstü Olaylar, Eğitim gibi başlıklar altında tematik olarak incelenmiştir. Çalışmamızı önemli kılan, Aşık Mehemmet Sadaklı ve hikayeleri üzerine böylesi bir çalışmanın yapılmamış olmasıdır. Yapılan bu çalışma ile Gürcistan sahası halk hikayeciliği ile Türkiye sahası halk hikayeciliği arasında ufak da olsa bir köprü kurulacaktır. Anahtar Sözcükler: Aşık Mehemmet Sadaklı, Gürcistan Aşıkları, Mehemmet Tanrıverdioğlu Memmedov, tematik inceleme, aşıklık geleneği ve hikayecilik.

GürcistanHalk bilimiHalk edebiyatı+3
Faruk Erdoğan
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Güney Sibirya destanlarında metaforik dönüştürme biçimleri

Destanlar, millet hayatındaki önemli olayların mitik olgulara dayandırılarak anlatıldığı, toplumların kendi ideal insan tipini yarattıkları, sanat ve estetik zevkleriyle ilgili bilgiler veren ve aynı zamanda toplumların sevinç ve üzüntülerini yansıttıkları anlatı türüdür. Türk düşün sistemi içinde önemli bir yere sahip olan destanlar büyük bir coğrafyaya dağılmış olan Türk milletinin yaşama karşı takınmış oldukları duruşu da ifade eder. İnsan dünyayı bilişsel düzlemde algılayan ve yaşayan bir varlıktır. Bu dünya içinde etkileşime girdiği varlık âleminin dışına çıkmak isteyen insan, hayal dünyasının sınırsızlığına başvurur. İnsanın zihninde yarattığı ve çevresinde var olan varlıkların birtakım özelliğini kendi fiziksel yetersizliğini aşmaya yönelik olarak kullanmak istemesi, metaforik dönüşümlerin kökensel çıkış noktalarından birini oluşturmaktadır. Bu bakımdan fiziksel olarak gücünün yetmediği varlıkların gücünü ödünçleme, ulaşılmaza ulaşma isteği, tehlike karşısında kendini gizleme ihtiyacı gibi tamamen insani ihtiyaçlardan ortaya çıkan metaforik dönüşümler; toplumların düşün dünyalarında yaratmış oldukları sembolik göndergelerin çözümüne de katkı sunmaktadır. Metaforik dönüşümler aynı zamanda, toplumsal bilinçdışında yaratılan kahramanı çıkmış olduğu macerada zafere ulaştırmak için bir vasıta görevi de görmektedir. Varlığın bir bütün olarak kabulü kolektif bilinçdışının derin mahzenlerinden bilinç düzeyine çıkan anlatılarda, metaforik dönüşümlerin örneklemlerinde açık bir şekilde ortaya konulmaktadır. Bu bağlamda özellikle destan anlatılarında kahramanların, atlarının ya da kullandıkları aletlerinin farklı tabakalardaki varlıklara herhangi bir varlık sınırı olmadan dönüşmeleri; Güney Sibirya Türklerinin mistik düşünce sistemi içinde tinsel varlıklar ile aralarında olan sınırsızlığı ifade etmektedir. Bu açıdan canlı ya da cansız nesneler toplumun kendilerine yüklemiş olduğu işleve göre metaforik dönüşüme uğrayabilmektedir.

DestanlarDönüşümHalk edebiyatı+5
Mirza Polat
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Azerbaycan halk hikâyelerinin Monomit Kuramı bağlamında incelenmesi

Halk hikâyeleri barındırdıkları sembolik kodlar sayesinde ait oldukları toplumlara sosyal, kültürel, ekonomik, siyasal ve psikolojik açıdan ışık tutan anlatım esasına dayalı metinlerdendir. Binlerce yıllık yaşamsal tecrübelerden damıtılan toplumsal refleksleri barındırdıkları gibi zamanın ruhunu da yansıtırlar. Halk hikâyeleri insanoğlunun dünyayı tanıma ve anlamlandırma süreçlerinin estetik ve sembolik değerlerle bezenmiş edebi yansımalarıdır. İdeal kahraman üzerinden, ulaşılması arzulanan toplumsal yapının ipuçlarını veren halk hikâyeleri, bu düşüncelerin geleceğe taşınmasına aracılık etmeleri bakımından da değerli metinlerdir. Kahramanlar, kendilerini var eden kolektif bilinçdışının halk hikâyesi aracılığıyla somutlaştırdığı epik karakterlerdir. Kahramanların dönüşümlerini gerçekleştirmek için girdikleri süreç bir bakıma toplumun geçirdiği olgunlaşma sürecinin mikro ifadesidir. Bu bakımdan Azerbaycan halk hikâyelerindeki kahramanların dönüşüm sürecinde geçirdikleri aşamalar, Azerbaycan Türklerinin kolektif bilinçdışında yer alan var oluş öykülerinin mitik ifadeleridir. Joseph Campbell'ın kahramanın yola çıkışı, erginlenmesi ve dönüşü başlıkları ile oluşturduğu monomit kuramı dâhilinde incelenen Azerbaycan halk hikâyelerinde kahramanların birçoğunun macerasının anlatıya dâhil olmadan başladığı görülür. Bu nedenle Joseph Campbell'ın yola çıkışla başlattığı süreç, Azerbaycan halk hikâyeleri dikkate alınarak, kahramanın doğumu öncesinden başlatılabilir. Zira Azerbaycan halk hikâyeleri kahramanlarının birçoğu henüz anlatıya dâhil olmadan mitik evren tarafından desteklenir ve olağanüstü bir doğumla dünyaya gelirler. Doğumlarının ardından sıradan insandan mitik kahramana (ç)evrilme sürecinde ise çeşitli içsel ve dışsal uyarıcılara maruz kalan kahramanları, belli durumlar karşısında belli tepkiler vermeye iten ve kolektif bilinçdışından beslenen davranış kalıplarının olduğu görülmektedir. Kahramanların gerek fiziksel gerekse bilişsel tekâmüllerinde olduğu gibi monomit döngüsü dâhilinde nihai ödüllerine ulaşarak başarılı olmalarında da etkili olan bu davranış kalıpları, Carl Gustav Jung tarafından arketip olarak tanımlanan kolektif bilinçdışı unsurlardır. Azerbaycan halk hikâyeleri monomit kuramı bağlamında incelenirken, kahramanları belli durumlar karşısında ortak ve/veya benzer tepkiler vermeye yönelten arketiplerde ele alınmıştır. Böylece halk hikâyesi kahramanlarının monomit döngüsü bağlamında sergiledikleri tutum ve davranışların Azerbaycan Türklerinin kolektif bilinçdışında kodlanan belli davranış örüntülerinin yansımaları olarak değerlendirilmesiyle birlikte bunların evrensel kolektif bilinçdışı arketiplerle olan muhtemel benzerlik ve/veya farkları da ortaya konulacaktır. Anahtar Sözcükler: Halk Hikâyesi, Azerbaycan, Kahraman, Monomit, Kolektif Bilinçdışı.

AzerbaycanAzeri edebiyatıHalk hikayeleri+4
Gülsemin Kotancı
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Halk anlatılarında şiddet (Ardahan örnekleminde)

Çalışmamızın temel amacı, yüzyılımızın en büyük problemi olan şiddetin her boyutuyla anlaşılması için halk edebiyatı alanında katkı sunarak Ardahan halk anlatılarında şiddeti incelemek ve tespit etmektir. Saha çalışmalarından derlenen ve yazılı kaynaklardan elde edilen; efsane, masal ve halk hikâyelerinde şiddetin, fiziksel, sözel, psikolojik, ekonomik ve sosyal türlerinde analiz çalışması yapılmıştır. Yapılan analizler sonucu Ardahan halk anlatılarında, şiddette dayalı anlatım kurgusu, tanımlara uygun somut şiddet varlığı neredeyse anlatı türlerinin hepsinde mevcuttur. Anlatılarda daha çok fiziksel ve sözel şiddet hâkimdir. Şiddet unsurları yörenin ekonomik, kültürel ve coğrafi konumu göz önünden bulundurularak yorumlanmıştır. Söz varlığımız duygularımızı, davranışlarımızı, doğayı, genel kavramaları anlamlandırıp seslendirdiğimiz kelimelerden oluşur. Kendimizi İfadede kullandığımız bu kelimler hayatımızda neyin var olduğunu bize yansıtır. Anlatılarda kullanılan kelime tercihleri, anlatım ifadeleri bize Ardahan halk anlatılarında ve günlük yaşamında şiddetin varlığını göstermiştir. Bir kültürü, toplumu analiz etmek, tanımak, özümsemek ve çözümlemek için sözlü kültür anlatılarına bakarak başlamak en ilk ve en önemli basamaktır. Geçmişin yüklü hafızasını en iyi akran ve hala canlılığını devam ettiren ve çalışmamızın evrenini sözlü kültür ve sözlü kültür ürünlerinin zengin olduğu Ardahan halk anlatıları oluşturmaktır. Ardahan'a özgü bir destan derlenmesi ve Ardahan'a ait yaradılış mitlerine de rastlanılmamış olması, fıkralarında güldürü unsuru olması ve şiddet tanımı çerçevesinde değerlendirilememesi neticesinde Ardahan anlatılarından masallar, efsaneler, halk hikâyelerinin değerlendirilmesi uygun görülmüştür. Birinci bölümde çalışmamızın alan sınırlamasını oluşturan Ardahan ilinin sosyo-ekonomik ve kültürel yapısına değinilmiştir. İkinci bölümde, kuramsal çerçevede Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ve TBMM, Hayat Boyu Öğrenme Müdürlüğü ve HEGEM Şiddetle Mücadele Vakfı tarafından yapılan tanımlarından hareket edilmiştir. Şiddetin türlerine dair bilgi ve tanımlar sunulmuştur. Üçüncü bölümde Ardahan efsanelerine şiddet ele alınmıştır. Efsanelerde, Dilek Sarıkaya (hazırlayıp savunduğumuz) Ardahan Efsaneleri yüksek lisans tezinden 107 efsane analiz edilmiştir. Dördüncü bölüm Ardahan masallarında şiddet çalışılmıştır. Masallarda Ramazan Korkmaz'ın Çıldır ve Etnografyası, Ahmet Ali Aslan'ın Ardahan- Çıldır- Göle Masalları, Ümit Kaftancıoğlu'nun Tek Atlı Tekin Olmaz ve saha derlemelerinden 92 masal incelenmiştir. Beşinci bölümde Ardahan halk hikâyelerinde şiddet incelenmiştir. Halk hikâyelerinde Ramazan Korkmaz'ın Çıldır ve Etnografyası, Mete Taşlıova, Fikret Türkmen, Nail Tan'ın Âşık Şeref Taşlıova'dan Derlenen Halk Hikâyeleri, A. Berat Alptekin'in Çıldırlı Âşık Şenlik Divanı eserlerinde yer alan 32 halk hikâyesi değerlendirilmiştir. Son bölümümüzde de nesir türlerinde karşılaşılan şiddetin tasnifi ve nedenleri üzerinde değerlendirme yapılmıştır. Tez incelememizde yer alan Ardahan halk anlatılarından, şiddet tanımlarına uygun örnekler içeren metinler irdelenmiştir. Araştırmamızda, şiddeti farklı bir disiplinde ele alarak bu konuda yeterince çalışma olmamasının açığını bir nebze olsun kapatmak ve örnek çalışma oluşturmak, saha çalışmalarından yararlanıldığı için ağız araştırmalarına, sözlü gelenekte varlığı devam eden türleri kayıt altına almak, kültür zenginliğini korumak ve tarihi olguların yansımasını görmek açısından ilgili alanlara katkı sunması açısından önemlidir.

ArdahanEfsanelerHalk hikayeleri+3
Dilek Sarıkaya
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Azerbaycan peri masallarının arketipsel sembolizm bağlamında incelenmesi

Masallar, ait oldukları toplumların binlerce yıllık kümülatif hafızasından damıtılarak içerilerinde barındırdıkları tüm sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik kodlarla bugün de konumlanan insanoğlunun, düne bakmak isterken yarını görebileceği, olağanüstülüklerle süslenmiş anlatılardır. Hayatını korkularının şekillendirdiği insanoğlu onlarla başa çıkabilmek ve ölüm gibi büyük bir gerçeğin varlığına karşın bünyesinde barındırdığı tüm sosyokültürel kodları geleceğe aktarabilmek için hayal gücü ile yoğurduğu mitik anlatılara sığınır. Bu noktada masallar, insanoğlunun gerçek hayattaki tükenişe karşın gerçeküstünün sunduğu ayrıcalıklara sığınarak varlığını sürdürme çabasının erken dönem manifestolarıdır. Özellikle peri masalları içerikleri ve olay örgüleri bakımından imkânın sınırlarınının ötesine dair deneyimler barındırmaları nedeniyle, okuyucu ve/veya dinleyicileri varoluşlarına dair kaygılardan arındırabilecek ve onlara yarın da var olabileceklerine dair umut vaadeden metinlerdir. Bu nedenle peri masallarında kahramanları, konfor alanlarından çıkararak onları kişisel tekamülleri üzerinden ait oldukları toplumların kolektif dönüşümüne aracı kılan güdüleyicilerin tespiti gereklidir. Kahramanları eyleme geçiren söz konusu güdüleyicilerin tespiti için Carl Gustav Jung tarafından arketipler olarak tanımlanan ve Carol S. Pearson tarafından genişletilen arkaik davranış kalıplarından yararlanılmış, tespit edilen arketiplerden hareketle Azerbaycan peri masallarına disiplinlerarası bir çözümleme yapılmıştır. Çalışmamızın giriş bölümünün ilk kısmında masal üzerine yapılan genel bir değerlendirmenin ardından ikinci kısımda çalışmanın esasını teşkil eden arketipsel sembolizmin barındırdığı temel kavram ve dayanaklar hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmamızın birinci bölümünde seçilen Azerbaycan peri masalları kuramsal çerçevede belirtilen bilimsel dayanaklar doğrultusunda incelenmiş ve barındırdıkları arketipsel ögelerin tespiti yapılmıştır. Kahramanların, kişisel tekamüllerinden hareketle mensup oldukları milletlerin toplumsal tekamülünün mikro ölçekli yansımaları olmaları, onların geçirdikleri aşamaların da tahlilini gerektirdiğinden, arketipsel sembolizm bağlamında çözümlemesi yapılan masallar aynı zamanda Joseph Campbell tarafından monomit döngüsü olarak adlandırılan yola çıkış, erginlenme ve dönüş aşamaları bakımından da değerlendirilmiştir. Böylece çalışmaya konu olan Azerbaycan peri masallarının gerek arketipsel sembolizm bağlamında incelenmesi gerekse kahramanlarının yola çıkış, erginlenme ve dönüş aşamalarında karşılaştıkları durumların dikkate alınmasıyla elde edilecek bulgular ışığında arketipsel imgelerin Azerbaycan Türklerinin kolektif bilinçdışındaki yerel kültürel karşılıkları ortaya konulacaktır.

ArketipAzeri edebiyatıKolektif bilinçdışı+5
Aykut Yaşar Kotancı
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Dertli Divani'nin tasavvuf konulu şiirlerinde yapı ve izlek

Türkiye'de âşıklık geleneğinin yoğun olarak sürdürüldüğü yerlerden olan Şanlıurfa'nın Kısas Mahallesi bu anlamda çok önemli âşıklar yetiştirmiştir. Kısas Mahallesi'nde doğmuş ve günümüzde âşıklık geleneğini halen devam ettiren âşıklardan biri de asıl adı Veli Aykut olan Dertli Divani'dir. Saz ve söz şairi olan Dertli Divani, ozanlığın vermiş olduğu çalıp söyleme geleneği ile yeni eserler ortaya koymuş olmasının yanı sıra, derlemeci ve besteci özelliği ile de Türk halk müziğine katkı sağlamıştır. Âşık, 2010 yılında UNESCO tarafından "Âşıklık ve Zakirlik" alanında 'Yaşayan İnsan Hazinesi' ödülüne layık görülmüştür. Günümüz âşık edebiyatı alanında giderek azalan âşıkların yerinin doldurulması, âşıklık geleneğinin unutulmaması adına çaba veren Âşık Dertli Divani çeşitli yerlerde ve zamanlarda çalışmalar yürütmekte, düzenlenen konferans ve dinletilere katılmaktadır. Yine bu doğrultuda 2012 yılında Türkiye'de ve yurtdışında başlattığı "Mekteb-i İrfan Sohbetleri" ile âşıklık geleneğine ait bilgi, birikimini geniş kitlelere ulaştırmaya çalışmış ve bu topluluk sayesinde binlerce insana ulaşmıştır. Türk halk müziğinin tanıtılması ve yaşatılması hususunda etkin rol almış olan Divani'nin, halen bu hedef doğrultusunda büyük emek ve çaba sarf ettiği görülmektedir. Âşık Dertli Divani, sade türkçesi, samimi üslubuyla ve kendine has edasıyla âşıklık geleneğinin XXI. yüzyıldaki önemli temsilcilerindendir. Hakkında daha önce ciddi bir inceleme yapılmamış olan Dertli Divani âşıklık geleneği içerisinde kendisine önemli bir konum kazandırmış otodidakt bir âşıktır. Başlattığımız bu çalışmada onun eserleri (toplamda 7 albüm ve çeşitli dergi ve makalelerde yayımlanmış şiirler) hem izlek (tema) olarak hem vermek istediği ana mesajlar ve aynı zamanda yapısal analizleri de yapılarak sunulmuştur. Âşığın son çıkardığı tekli çalışma (Unutma Halkım) da tez konusuna dâhil edilmiştir. Tez çalışmamız, altı bölüm halinde ele alınmıştır. Birinci bölümde saha araştırmasının tanıtılmasıyla başlayıp Dertli Divani'nin doğduğu yer olan Kısas köyü çeşitli yönleriyle tanıtılmıştır. İkinci bölüm âşığın hayatı, sanatı ve eserlerine ayrılmış olup bu bölümde âşığın doğumu, çocukluğu, eğitimi, gençliği ve ailesi hakkında bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde âşığın bağlı olduğu Alevi inancı doğrultusunda Aleviliğin ne olduğu tanımlanmış, Kısas Mahallesi'nde Alevi inanç geleneğinin üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde Dertli Divani'nin şiirlerinde tasavvufi temaların tespiti yapılarak bâtınilik-zahirilik felsefesi çerçevesinde incelenmiştir. Beşinci bölümde âşığın şiirlerinde kullandığı dil ve üslup incelenmiş olup altıncı ve son bölümde ise âşığın şiirleri yapısı yönünden incelenip tahlil edilmiştir. Genel olarak metin çalışması yapılan bu tezin odak noktası âşığın şiirlerinin felsefi açıdan yorumlanması, kendi poetik bakış açısının ne olduğunun belirlenmesi, ilhamını ve bilgi birikimini kullanarak ürettiği şiirlerinde tasavvufi temaların neler olduğu ve buna bağlı alt unsurları tespit etmektir. Tezin sonunda kendisiyle yapılmış olan röportaj metni ve albümlerinin içeriği ek halinde sunulmuştur.

AlevilikAşıklar(Aşıklık geleneği)Batıni+6
Güldane Soran
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Anadolu sahası Türk halk hikâyelerinde su motifinin sembolik çözümlemeleri

Doğada sadece canlı varlıklar değil cansız varlıklar da sürdürülebilirliği sağlamak için suya ihtiyaç duymaktadır. Evren yaratılmamışken dahi Tanrı ile birlikte var olan ve yaratımın ana unsurlarından biri olan su, insanoğlu ve diğer tüm canlı türleri için hayati önem taşımasından dolayı tüm kültür ve inançlarda saygı duyulan kutsal bir varlık olarak kabul edilmiştir. Suyun tüm canlı ve cansız varlıklar için büyük önem arz etmesi onu diğer doğa unsurlarına karşı üstün kılmış ve bu üstünlük ona kutsallık atfedilmesini sağlamıştır. Tüm kültür ve inançlarda su, yaratılışın ve yeniden yaratımın, arınma ve temizlenmenin, ölümün ve ölümsüzlüğün, Tanrı'nın ve kutsallığın simgesidir. Suyun tüm kültür ve inançlarda kendisine bu denli anlam yüklenilmesi onu evrensel bir değer kılmanın yanı sıra su simgeciliği ve su kültü kavramlarını da meydana getirmiştir. Su, Türk kolektif düşün sistemi içerisinde her zaman kutsal kabul edilmiş ve saygı duyulmuş bir doğa unsurudur. Anadolu sahası Türk halk hikâyelerinde su kültüne ait izlerin tespit ve tahlil edildiği bu çalışmada, kolektif bilinçdışının bilinç düzeyinde ortaya çıktığı hikâyeler içerisinde suyun simgesel değeri ve Türk kolektif düşün sistemi içerisindeki yeri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda Anadolu sahasına ait 72 tane halk hikâyesi incelenerek su motifine ait unsurlar tespit ve tahlil edilmiştir. Anadolu sahası Türk halk hikâyelerinde su, doğum, arınma ve temizlenme, ölüm ve ölümsüzlük, dönüştürücü, erginleyici ve tamamlayıcı güç bağlamında irdelenmiştir. Anahtar Sözcükler:

Leyla Yılmaz Polat
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi halk inanışları (Kars-Ardahan-Artvin)

Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde Halk İnançları adlı çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Kars, Ardahan ve Artvin illerinin sırasıyla tarihi durumu, coğrafi konumu, nüfusu, ekonomik durumu ve etnik yapısı başlıkları altında ele alınmıştır. İkinci bölümde ise; halk inanışları, halk inanışlarının özellikleri ve halk inanışları üzerine Türkiye'de yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Tezin üçüncü bölümünün de insan hayatında törenler ve inançlar başlığı altında araştırma sahasında derlenen bilgiler ele alınmıştır. Alt başlık olarak hayatın geçiş dönemleri (doğum, düğün, ölüm) şeklinde ele alınarak incelenmiştir. Aynı bölüm içinde bölgede derlenen kültlerle ilgili inanışlar ele alınmıştır. Ateş, su, dağ, ağaç, toprak ve taş kültleri ile ilgili inanışların bölgede etkisi ve günlük hayatta nasıl varlığını, koruduğu incelenmiştir. Aynı bölüm içinde gökyüzü ve gök cisimleriyle ilgili inanışlara, doğa olaylarıyla ilgili inanışlara, insan bedeniyle ve insan davranışlarıyla ilgili inanışlara, hayvanlarla, nesnelerle, yiyecek ve içeceklerle, sayılarla, haftanın günleriyle, renklerle, olağanüstü yerlerle, olağanüstü varlıklarla ve halk hekimliği ile ilgili inançlarına yer verilmiştir. Eski Türk inançlarının günümüzde Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde şekil değiştirerek varlığını koruduğu halk arasında hala uygulanmaya devam edildiği görülmektedir. Bölgede tespit edilen halk inanışlarının eski Türk halk inançlarının kalıntıları olduğu görülmüştür.

Batıl inançlarEski Türk inançlarıHalk inançları
Elvan Saltaş Korkmaz
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2024
11
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2000-2025 yılları arası yayınlanmış masal incelemeleri üzerine bir değerlendirme

Masallar halk edebiyatı anlatı türlerinin en yaygın olanlarından biridir. Masallar toplumsal belleği canlı tutmanın yanı sıra, kültürel mirasın korunması ve geleceğe taşınmasında vazgeçilmez bir araçtır. Masalların konusu, tasnifi, genel masal kavramlarıyla ilgili olarak birçok çalışmaya ulaşabilmekteyiz. Masallar üzerine Türkiye'de bugüne kadar pek çok çalışmalar yapılmıştır. Masal tarihimiz açısından bu çalışmalar oldukça önemlidir. Bu yüksek lisans tezinde, Türkiye'de 2000-2025 yılları arasında masallar üzerine yapılmış bilimsel çalışmalar incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, söz konusu dönemde yayınlanan akademik metinleri belirleyerek masal araştırmalarının genel eğilimlerini, tematik yoğunluklarını ve yöntemsel yaklaşımlarını ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında hem kitaplar hem de hakemli dergilerde yayınlanan makaleler taranmış; elde edilen veriler nitel araştırma yöntemiyle, doküman analizi tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. İncelemeye dâhil edilen çalışmalar içerik, yaklaşım ve katkı sağladıkları alanlar açısından sınıflandırılmış ve değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, masalların yalnızca edebi yönleriyle değil; aynı zamanda sosyolojik, pedagojik ve kültürel açılardan da yoğun biçimde ele alındığı tespit edilmiştir. 2000'li yıllardan itibaren özellikle masalların eğitsel işlevine ve kültürel aktarım rolüne yönelik akademik ilginin arttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca son yıllarda masal incelemelerinde disiplinlerarası yaklaşımların da öne çıktığı görülmüştür. Bu çalışma, masalların akademik çerçevede ele alınması açısından önemli bir kaynak niteliği taşımakta ve masal araştırmaları alanına kapsamlı bir katkı sunmaktadır. Anahtar Sözcükler: Masal, Türkiye, Bilimsel, Basılı, Kitap, Makale

Selma Şenel
Ardahan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
10

Other supervisors