Theses supervised by Prof. Dr. Erdoğan Köse

15 theses · Akdeniz University, Atatürk University

DoctorateOpen AccessTR

Aşamalı öğretmenlik uygulaması etkinliklerinin İngilizce öğretmen adaylarının mesleki yeterliklerinin gelişimine etkilerinin incelenmesi

Öğretmenlik uygulaması dersi, hizmet öncesi öğretmen eğitiminde, öğretmen adaylarının mesleki bilgi, beceri, tutum ve değerleri gerçek okul ortamında deneyimleyerek geliştirmelerini sağlayan en kritik derslerden biridir. Bu ders, öğretmen adaylarının kuramsal bilgileri pratikle birleştirme, sınıf içi uygulama becerileri kazanma ve öğretmenlik mesleğine ilişkin temel yeterlikleri yerinde edinme fırsatı sunar. Etkili yürütülen bir öğretmenlik uygulaması süreci, öğretmen adaylarının mesleki kimliklerini şekillendirmelerine, öğretim süreçlerine daha donanımlı katılmalarına ve öğretmenlik mesleğine hazır bir şekilde adım atmalarına katkı sağlar. Bu nedenle, öğretmenlik uygulaması dersinin niteliği, öğretmen yetiştirme sistemlerinin başarısı açısından belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu araştırmanın amacı, öğretmenlik uygulaması dersinin niteliğini artırmak ve öğretmen adaylarının mesleki gelişimini desteklemek amacıyla geliştirilen "Aşamalı Öğretmenlik Uygulaması" (AÖU) modelinin etkililiğini değerlendirmektir. Araştırma, nicel ve nitel veri toplama tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma desen ile yürütülmüştür. Bu kapsamda veri toplamak amacıyla Öğretmen Adayları Mesleki Yeterlik Ölçeği, Öğretmenlik Mesleği Yeterlikleri Gözlem Formu, odak grup görüşme formları ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. İngilizce öğretmen adaylarının mesleki bilgi, beceri, tutum ve değerlere yönelik gelişimleri deneysel desen içerisinde kontrol ve deney grupları karşılaştırılarak analiz edilmiştir. AÖU süreci boyunca öğretmen adayları tasarlama, planlama, hazırlama, ön uygulama, uygulama ve toplam değerlendirme aşamalarında sistematik dönüt ve rehberlik almıştır. Uygulama sonunda deney grubundaki öğretmen adaylarının mesleki yeterlik puanlarının kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının, uygulama öğretmenlerinin ve araştırmacının gözlemleri doğrultusunda yapılan nitel veri analizleri, AÖU etkinliklerinin öğretmen adaylarının mesleki gelişimine olumlu katkılar sağladığını ortaya koymuştur. Bu bağlamda, AÖU modelinin öğretmen yetiştirme süreçlerinde işlevsel ve geliştirilebilir bir uygulama modeli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Halime Nuran Caner
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıflarda süreç odaklı ölçme sisteminin okul yöneticileri öğretmen ve veli görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, ilkokul 4. sınıflarda yazılı sınav saati uygulamasının kaldırılıp süreç odaklı ölçme sistemine geçilmesine yönelik okul yöneticisi, öğretmen ve veli görüşlerini belirlemektir. Çalışma 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Antalya'da bulunan bir devlet ilkokulunda çalışmakta olan 6 öğretmen, 2 okul yöneticisi ve 60 öğrenci velisinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemlerinden tipik durum örneklemesi ve kolay ulaşılabilir örneklemeye göre belirlenmiştir. Araştırmanın deseni, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışmasıdır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından geliştirilen açık uçlu sorulara dayalı yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak toplanmıştır. Görüşme yolu ile elde edilen veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular tablolar halinde sunulmuş ve katılımcı görüşlerinden alıntılara yer verilmiştir. Araştırmanın sonucunda yazılı sınavların kaldırılıp süreç odaklı değerlendirme sistemine geçilmesine ilişkin; stres, kaygı ve öğrenciler arası kıyaslamanın ortadan kalkması, sosyal ilişkilerin güçlenmesi, derslere olan sevgi ve ilginin artması, sınavların başarının tek ölçütü olmaması, öğrencinin süreç içerisindeki gelişimini göstermesi, öğrenci odaklı olması, veli ile öğrenci arasındaki çatışmanın son bulması, derse aktif katılımın artması, sınav hazırlama ve okuma olmayacağı için öğretmenler için uygulamada kolaylık sağlaması gibi olumlu katılımcı görüşleri tespit edilmiştir. Araştırmada katılımcılar, yazılı sınav saati uygulamasının kaldırılıp süreç odaklı değerlendirme sistemine geçilmesine ilişkin; ders çalışma eğiliminde azalma, motivasyonun düşmesi, akademik başarının düşmesi, derslere karşı isteksizlik ve boş vermişlik, disiplinsizlik, çocuğun kendi durumu, velinin ise çocuğun durumu hakkında bilgi edinememesi, başarıyı yeterince yansıtmaması, objektif bir değerlendirme olmaması, öğretmenlerin fiziki ve maddi imkânlar nedeni ile uygulamada zorlanması, öğrencinin üst sınıflarda zorlanacağı gibi olumsuz görüşler bildirmişlerdir. Araştırmaya katılan katılımcıların çoğunluğu yeni ölçme ve değerlendirme sistemine ilişkin tereddüt içinde ve olumsuz düşüncelere sahipken uygulamanın tamamen olumsuz olmadığını, çok sayıda olumlu yönünün de olduğunu vurguladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve yöneticilerin çoğunluğu bu konuda bir hizmet içi eğitim almadığını ve böyle bir eğitime ihtiyaç duyduklarını belirtmişlerdir. Öğrenci velileri ise sınavların tüm sınıflarda kalkmadıkça ilkokul kademesinde yapılmamasının bir anlam ifade etmediğini dile getirmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Yazılı Sınav Saati, Süreç Odaklı Ölçme, İlkokul

Serpil Altındal
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
10
Master'sOpen AccessTR

Akıl ve zekâ oyunlarının ilkokul öğrencilerinin problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesi

Araştırmanın amacı akıl ve zekâ oyunu oynayan ilkokul üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinin problem çözme becerileri üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırma, nicel ve nitel verilerin bir arada kullanıldığı açıklayıcı sıralı karma yöntem deseninde yürütülmüştür. Nicel boyutta, öğrencilerin problem çözme becerilerini belirlemek amacıyla Serin (2010) tarafından geliştirilen "Problem Çözme Becerisi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada ayrıca öğrencilerin sınıf içindeki problem çözme davranışlarını incelemek amacıyla 'Gözlem Formu- Problem Çözme Becerileri' kullanılmıştır. Araştırma, deney ve kontrol grubu oluşturularak ön test ve son test olmak üzere 2x2'lik yarı deneysel desen modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde özel bir ilkokula bağlı üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışma grubunu 19 deney, 19 kontrol olmak üzere toplam 38 ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır. Deney grubunu oluşturan öğrenciler haftada iki ders saati olmak üzere 10 haftalık akıl ve zekâ oyunu etkinliklerine katılmışlardır. Deney süreci etkinlikleri 10 hafta boyunca her hafta iki ders saati olmak üzere 20 saatte tamamlanmıştır. Araştırma sonucunda nicel yöntemlerle veriler elde edilmiştir. Elde edilen nicel veriler analiz edilirken Mann-Whitney U Testi, Wilcoxan İşaretli Sıralar Testinden yararlanılarak değişkenlerle ilgili değerler hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda deney grubunun ön test ve son testinde anlamlı farklılık gözlemlenirken kontrol grubunun ön test ve son testinde anlamlı bir fark gözlenememiştir. Nitel bulgular, deney grubundaki öğrencilerin özellikle problemi sakince karşılama, pratik çözüm üretme, empati kurma, iletişim becerisi ve iş birliği yapma alanlarında daha olumlu davranışlar sergilediğini ortaya koymuştur. Öğrencilerin oyun sürecinde sakinliğini koruduğu, stratejik çözüm yolları geliştirdiği, empati gösterdiği ve grup çalışmalarına aktif katılım sağladığı gözlemlenmiştir. Nicel ve nitel veriler birlikte değerlendirildiğinde, akıl ve zekâ oyunlarının öğrencilerin problem çözme becerilerini yalnızca bilişsel düzeyde değil; aynı zamanda sosyal-duygusal açıdan da geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır.

Ebru Seda Özkan
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematiksel modelleme tabanlı proje üretimi ve yönetimi programının özel yeteneklilerin proje üretimi bağlamında etkililiği

Özel yetenekliler, gerçek yaşam problemlerine yaratıcı çözüm modelleri geliştirme potansiyelleri olmasına rağmen yetenek, beceri ve bilgilerinin tamamını özgün ürün ve proje üretimine dönüştüremeyebilir. Araştırmanın amacı, özel yeteneklilerin matematiksel modelleme projesi üretimine yönelik yeterliklerini ve yapılarını belirlemek; modelleme tabanlı proje üretimi ve yönetimi programının bu yeterliklerin gelişimine ve proje üretimine etkisini incelemek; proje üretiminin etkenlerini ve gelişimine katkı sağlayan faktörleri tespit etmektir. Araştırmada, nicel ve nitel yöntemlerin birbirini destekleyecek şekilde işlenildiği karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. İlk aşama nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel desende yürütülmüştür. Sonraki aşama, elde edilen verilere dayalı olarak, proje üretimi ve yönetimi programının plan ve tasarımını kapsamaktadır. Son aşamada ise, deney ve kontrol gruplu ön-son-kalıcılık testi şeklinde deneysel desen ile sürecin daha detaylı analizi için nitel veriler de elde edilmiştir. İlk aşamanın katılımcıları, Türkiye geneli Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) Proje Üretimi ve Yönetimi (PÜY) programına devam etmekte olup rastgele seçilen 300 özel yetenekli öğrenciden oluşmaktadır. Bunlar arasından amaçlı örneklemeyle belirlenen 60 katılımcı deneysel çalışma grubunu oluşturmuştur. Kullanılan veri kaynakları Matematiksel Modelleme Yeterlik Ölçeği, görüşme formu, modelleme günlüğü, proje formu, akran öneri formu ve uzman öneri formu şeklindedir. Katılımcıların proje üretimleri ve eş zamanlı verilerin toplanması 41 haftalık süreci kapsayan zaman diliminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından geliştirilen ölçek ön-test, son-test ve kalıcılık-testi olarak uygulanmıştır. Nicel verilerin analizlerinde SPSS 26 ve Mplus 8.5 istatistik programları kullanılmıştır. Puanları analiz etmek için yapısal eşitlik modeli, ANCOVA, Bonferroni çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Faktör puanlarını analiz etmek için Friedman, Wilcoxon işaretli sıralar ve Mann Whitney U testleri kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde temele alınan kuramsal çerçeveden yararlanılmıştır. Uzman görüşü, dış denetleyici, katılımcı teyidi, ayrıntılı betimleme, uzun süreli etkileşim ve çeşitleme çalışmanın geçerliğini sağlamak için kullanılmıştır. Kodlayıcılar arası .82 ve kodlayıcı içi .95 uyum değerleri hesaplanmış olup kodlamaların güvenilir olduğuna karar verilmiştir. Ayrıntılı betimleme, doğrudan alıntılara yer verme ve kuramsal bir çerçeveye göre veri analizi yapma çalışmanın güvenirliğini sağlamak için kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, özel yeteneklilerin matematiksel modelleme tabanlı proje üretimlerinin; gerçek yaşam problemini belirleme, anlama ve sadeleştirme, matematikselleştirme, matematiksel olarak çalışma, yorumlama ve doğrulama şeklinde beş faktörlü yapıda olduğu; yorumlama ve doğrulama yapılması, ikinci faktöre geri dönülerek sürecin değerlendirilmesini gerektirdiğinden bu yapının döngüsellik gösterdiği belirlenmiştir. Modelleme tabanlı PÜY'nin, özel yeteneklilerin matematiksel modelleme projesi üretimleri ve buna yönelik yeterlik düzeyleri üzerinde olumlu ve kalıcı etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan uygulamanın, kısmi yaklaşımla tüm faktörlerde gelişimi sağlama konusunda etkili olduğu ve proje üretimine hem nicelik hem de nitelik olarak olumlu etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sayede özel yeteneklilerin, potansiyellerini kullanarak çözüm üretebilecekleri gerçek-yaşam problemini fark edip belirleyebildikleri; matematiksel bir probleme dönüştürebildikleri; modeller oluşturmak için uygun matematiksel yöntemleri kullanabildikleri; matematiksel ilişkileri, bilgileri ve yapıları modelin çözümünde kullanarak sonuçlara ulaşabildikleri; modelin ve çözümünün gerçek yaşamda anlamlılığını, uygulanabilirliğini, gerekliliğini ve yararlılığını analiz ederek yorumlayabildikleri; varsayımların doğruluğunu belirleyerek, izlediği adımları kontrol ederek, hatalar varsa bunları düzelterek modelin doğruluğunu belirleyebildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Matematiksel modelleme projesi üretimine yönelik 15 yansıtma kategorisine ulaşılmış olup en çok matematikselleştirme ve doğrulama ile ilgili zorluklarla karşılaşıldığı ve yansıtma kararları alınarak üstesinden gelindiği belirlenmiştir. Özel yeteneklilerin matematiksel modelleme projesi üretimi etkenleri yedi kategori altında toplanmış olup, ilgili oldukları alanda evrensel, güncel ve popüler bilim problemlerine yönelmenin önemli etken olduğu görülmüştür. Matematiksel modelleme tabanlı proje üretimine katkı sağlayan 15 faktör olduğu sonucuna ulaşılmış olup bunlardan bazıları; alan uzmanından öneri alma, akran sunumlarında fikir ve deneyim paylaşma, aşamalarda ve süreçte döngüsel ilerleme, plan ve tasarım kararlarının sonuçlarını haftalık olarak değerlendirme. Proje üretiminin desteklenmesinde ulaşılan sonuçların dikkate alınması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Proje üretimi ve yönetimi programı, özel yetenekliler, matematiksel modelleme, yansıtıcı düşünme.

Bilim ve sanat merkezleriMatematiksel modellemeProje yönetimi+6
Gülnur Özbek
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitimde ölçme ve değerlendirme dersi programının değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, eğitim fakültelerinin tüm programlarında zorunlu olan, öğretmenlik meslek bilgisi derslerinden eğitimde ölçme ve değerlendirme dersi programının değerlendirilmesidir. Araştırmada karma yöntem tasarımlarından çok aşamalı değerlendirme tasarımı kullanılmıştır. Program değerlendirme modeli olarak ise Stake'in İhtiyaca Cevap Verici Program Değerlendirme Modeli tercih edilmiştir. Verilerin toplanmasında ise Stake'in Uygunluk-Olasılık Değerlendirme Modelinin Betimleme Matrisi dikkate alınmıştır. Ayrıca araştırma Eğitimde Değerlendirme Standartları Ortak Komitesi (JCSEE) tarafından hazırlanan program değerlendirme standartları dikkate alınarak yürütülmüştür. Çalışmanın ulaşılabilir evreni Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren devlet okulları, Recep Tayip Erdoğan Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi ve Giresun Üniversitesi Eğitim ve İlahiyat Fakülteleridir. Çalışmada ölçüt örnekleme, maksimum çeşitlilik örneklemesi, tipik durum örneklemesi ve çalışma grubu gibi yöntemlerle belirlenen 484 öğretmen adayı, 16 öğretmen, 8 okul yöneticisi ve 7 öğretim elemanından yarı yapılandırılmış görüşme formları, gözlem formu, başarı testi ve kontrol listesi kullanılarak veriler toplamıştır. Araştırma verilerinin geçerlik ve güvenirliğini sağlamak için uzman görüşü, katılımcı teyidi, kodlayıcı tutarlılığı ve madde analizleri gibi çeşitli önlemler alınmış, verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analizlerden yararlanılmıştır. Başarı testi puanlarının çeşitli değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için İlişkisiz Örneklemler İçin T Testi, İlişkisiz Örneklemler İçin Tek Faktörlü Varyans Analizi, Mann-Whitney U ve Games Howell testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre hem görevi başındaki öğretmenler hem de öğretmen adayları ölçme ve değerlendirme konusunda kendilerini yeterli görmemektedir. Bu durum büyük oranda öğretmenlere hizmet öncesi eğitimleri sırasında sunulan ölçme ve değerlendirme eğitiminin niteliğiyle ilişkilendirilmiştir. Bu bağlamda eğitimde ölçme ve değerlendirme dersinin niteliğine ilişkin elde edilen sonuçlara göre, programın hedef ve içeriklerinin belirlenmesinde hedef seçme ve yazma ilkelerine uymama, öğretmenlik alanı, öğrenci özellikleri, kurumsal farklılıklar gibi değişkenlerin yeterince dikkate alınmaması gibi sorunlar söz konusudur. Ayrıca YÖK çerçeve programları, Bologna süreçleri, kalite ve akreditasyon süreçleri, KPSS içerikleri, öğretim elemanının alan uzmanlığı gibi çok sayıda değişkenin hedef ve içeriklerin belirlenmesinde karışıklığa sebep olduğu söylenebilir. Uzaktan eğitim uygulamaları iletişim, etkileşim ve katılım, öğretim yöntem ve teknikleri, ölçme ve değerlendirme gibi süreçler açısından sınırlayıcı olarak görülmektedir. Ders süresi ise uygulama yapmaya olanak tanımayacak ölçüde kısa olduğu için eleştirilmektedir. Görevi başındaki öğretmenler ve öğretmenlik uygulaması dersini alan öğretmen adayları ölçme ve değerlendirme konusunda öğrendikleri teorik bilgilerin okullarda karşılığının olmadığını düşünmektedir. Ayrıca YÖK tarafından ders üzerinde yapılan güncelleme ve değişikliklerin önceki düzenlemelere kıyasla olumlu anlamda bir fark oluşturamadığı gözlemlenmiştir. Çalışmada son olarak tespit edilen sorunların giderilmesine ve benzer konularda yürütülecek program değerlendirme araştırmalarına katkı sağlayacağı düşünülen çeşitli öneriler sunulmuştur.

Program değerlendirmeÖlçme-değerlendirmeÖğretmen yeterliliği+2
Muhammed Akıncı
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 5. sınıflarda yabancı dil ağırlıklı sınıf uygulaması hakkında İngilizce öğretmenleri ve okul yöneticilerinin görüşlerinin incelenmesi

Bireyin yabancı bir dili öğrenmesi ve kendi hayatında olumlu yönde bir değişiklik meydana getirebilecek seviyede bu yabancı dili kullanması kişisel gelişim açısından oldukça önemli bir durumdur. Bireyin en az bir yabancı dili dört temel dil becerisi bağlamında öğrenerek hayatının çeşitli alanlarında kendine fayda sağlayacak şekilde kullanması kişiye hem maddi hem de manevi tatmin sağlayacaktır. Yabancı bir dili kişinin bireysel çabalarıyla öğrenebilmesi planlanmış ve gerekli yeterliklere sahip bir ortamda kendisine öğretilmesinden daha uzun bir süreç ve emek gerektirecektir. Bu nedenle ülkemizde hem örgün hem de yaygın eğitim kurumlarında yabancı dil öğretimi son yıllarda giderek yaygınlaşmıştır. Küresel gerçekler ve gelişmeler ışığında dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de kişiler tarafından en fazla öğrenilen dil İngilizce'dir. Millî Eğitim Bakanlığı [MEB] da bünyesinde bulunan örgün öğretim kurumları olan ilk ve ortaöğretim kurumlarında sistematik bir şekilde İngilizce öğretimi gerçekleştirmektedir. Yabancı dil öğretiminin günümüzde dünyadaki bilim, teknoloji ve sosyal yaşamdaki gelişmelerle birlikte ne denli önemlii olduğu oldukça açıktır. MEB tarafından da durumun önemine ilişkin yeni düzenlemeler ve dil öğretiminde yeni uygulamalarla yabancı dil öğretiminin öğretim programındaki ders saati sayısı artırılmaktadır. Böylelikle MEB 2017-2018 eğitim öğretim yılından itibaren ortaokul 5. sınıflarda ülke genelinde 81 ilde belirlenen okullarda yabancı dil ağırlıklı sınıf uygulamasını başlatmıştır. Bu uygulama ülkemizde daha önce lise düzeyinde yaygın olarak uygulanmış, ancak ilk defa 2017-2018 eğitim öğretim yılından itibaren ortaokul 5. Sınıf seviyesinde uygulanmaya başlamıştır. Ayrıca MEB, uygulamayı yaygınlaştırmayı planlamaktadır. Bu nedenle program uygulayıcıları olan öğretmen ve okul yöneticilerinin uygulama hakkındaki görüşlerinin tespit edilmesi, uygulamanın yaygınlaştırılarak ülke genelinde daha sistematik ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada halen pilot uygulama olarak devam eden ortaokul 5. sınıflarda yabancı dil ağırlıklı sınıf uygulaması hakkında yabancı dil öğretmenleri (İngilizce) ve okul yöneticilerinin görüşleri tespit edilmiştir. Böylece uygulamanın olumlu, olumsuz yönlerini ortaya koymak, uygulayıcıların yaşadığı güçlükleri ortaya koymak, uygulayıcılara göre programın içerik, süre, materyal ve öğrencilerin hazırbulunuşluğu açılarından düşüncelerini açığa çıkarmak amaçlanmıştır.Bu kapsamda araştırma nitel bir çalışma özelliği taşımaktadır.Verilerin toplanma görüşme tekniğine başvurulmuş, yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken betimsel analiz yöntemi kullanılarak kodlar belirlenerek temalara oluşturulmuş, elde edilen bulgular raporlanmıştır. Araştırmada Antalya ili beş merkez ilçesindeki pilot olarak uygulama yapılan okullarda araştırmaya katılmak isteyen on altı İngilizce Öğretmeni ve dört okul yöneticisi katılımcı olarak yer almaktadır. Programın uygulayıcısı olan öğretmenler ve okul yönetilerinin katılımlarıyla araştırmanın alt problemlerineilişkin; uygulamanın olumlu bir uygulama olduğu, bazı okullarda sınıf ortamının yeterli bazı okullarda ise yetersiz olduğu, programın uygulanmasında materyal, öğretmen vb. eksikliklerin bulunduğu, haftalık ders saati süresinin yeterli olduğu, beden eğitimi dersinin de programa eklenmesi gerektiği, eksikliklerinin giderilerek yaygınlaştırılması gerektiği gibi bulgulara ulaşılmıştır. Sonuç olarak öğretmenlerin ve okul yöneticilerin alt problemler çerçevesindeki sorulara verdiği cevaplarda; uygulamanın eksik yanlarının giderilerek yaygınlaştırılması yönünde görüşler ortaya çıkmıştır.

OrtaokullarYabancı dilYabancı dil öğretimi+5
Oğuz Kayabaşı
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Alternatif okulların sorunları, yöntemleri ve uygulamalarına ilişkin değerlendirmeler: Waldorf örneği

Bu çalışmanın amacı alternatif okulların sorunları, yöntemleri ve uygulamalarının Waldorf okullarda görev yapan öğretmenlerin görüşlerine bağlı olarak incelenmesidir. Alternatif eğitimin günümüzde yaygınlaşmaya başlaması ile hakkında yapılan çalışmalar artmış ve bu çalışma da Antalya ilinde faaliyet gösteren Waldorf eğitim kurumlarının sorun, yöntem ve uygulamalarının ayrıntılı biçimde ortaya konulması ve geliştirilmesi amaçlamaktadır. Çalışma konunun derinlemesine incelenmesine olanak sağlayan nitel yöntem ile yapılmıştır. Bu yöntem kapsamında sosyal algıların araştırıldığı ve en doğru sonucun ortaya konulduğu durum çalışması modeli kullanılmıştır. Antalya ilinde faaliyet gösteren Waldorf okullarda görev yapan 15 öğretmene görüşme formu uygulanarak öğretmenlerin görüşleri alınmış ve içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler temalar oluşturularak ve görüşlere referanslar yapılarak derinlemesine analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, eğitimde her bir öğrencinin öğrenme süreçlerinin farklı olduğu, okulun birey için kısıtlayıcı olduğu, eğitimde bireysel farklılıklara verilen önemin arttığı ve bu farkların alternatif eğitim yolu ile bireyin eğitimine pozitif katkıda bulunduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda alternatif eğitim veren okulların öğretmenler tarafından benimsendiği, verilen alternatif eğitimin bireysel öğrenme odaklı olması, öğrencinin yaratıcılığını üst düzeye çıkarması ve bu fark ve yaratıcılığı eğitim sürecine olumlu şekilde katmasını hedeflemek gibi farklarının, öğretmenler tarafından anlaşıldığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan, bu okullara yönelik velilerin ön yargılar taşıdıkları, okullarda eğitim yardımcısı materyallerin eksik olduğu, alternatif eğitime yönelik uzman eksikliği sorununun bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Alternatif eğitim, alternatif okul, ana akım eğitim, waldorf.

Eğitim sorunlarıOkullarWaldorf pedagojisi+2
Zekiye Şeyma Kozankurt
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Şuralarında yabancı dil öğretimi ile ilgili alınan kararlar ve uygulamaya yansımaları

Bu araştırmanın genel amacı, 1939-2014 yılları arasında yapılmış Milli Eğitim Şuralarında yabancı dil öğretimine ilişkin alınan kararları ve bu kararların uygulamaya yansımalarını belirlemektir.Bu çalışmada 1939 yılından itibaren toplanan ve Türk Milli Eğitim sistemimizin hafızası niteliğindeki Milli Eğitim Şuraları, geçmişten günümüze yabancı dil öğretimi ile olarak Bakanlıkça takip edilen politika ve stratejileri incelemede temel kaynak olarak ele alınmıştır. Milli Eğitim Bakanlığımızın en üst danışma organı olan Milli Eğitim Şuralarında yabancı dil öğretimine verilen önemi değerlendirmek, yabancı dil öğretimine hangi şuralarda ne derece yer verildiğini saptamak, bu şuralarda yabancı dil öğretimi adına alınan kararları belirleyerek bu kararların uygulamadaki yansımalarını incelemek amacıyla bu çalışma yapılmıştır.Bu çalışmanın nitel bir çalışma olması ve bu amaçla nitel araştırma yöntemleri kullanılarak yapılması uygun bulunmuştur. Araştırmada model olarak nitel araştırma desenlerinden durum çalışması tercih edilmiştir. Araştırmanın evrenini 1939-2014 yılları arasında yapılmış on dokuz Milli Eğitim Şurası oluşturmaktadır. Çalışmada evrenin tamamıyla ilgili birincil kaynaklara ulaşıldığı ve tüm şura toplantılarının araştırmaya dâhil edilmesi uygun görüldüğü için örneklem seçimi yapılmamıştır. Çalışma kapsamında veri toplama için doküman incelemesi yapılmıştır. 1939-2014 yılları arasında yapılmış Milli Eğitim Şuralarına ait basılı ve dijital dokümanlar taranmış ve incelenmiştir. On dokuz Milli Eğitim Şurasına ait kararlar tek tek analiz edilmiş; bu analiz çalışmaları sonucunda her bir şura ile ilgili birtakım bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında Milli Eğitim Şuralarında yabancı dil öğretimine yeterince yer verilmediği sadece birkaç şurada yabancı dil öğretimi mevzusunun ele alındığı sonucuna ulaşılmıştır. Uzun yıllardır tartışmaların odağında olan yabancı dil öğretimi, benzer şekilde şuraların odağında yer almamıştır.

Dil öğretimiEğitim yöntemleriMilli Eğitim Şurası+6
Pınar Yılmaz
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ders dışı etkinliklerin öğrencilerin sosyal gelişimine etkisi(Huzurevi etkinliği örneği)

Bu çalışmanın amacı, örtük program kapsamında huzurevi ziyaretlerinin ortaokul düzeyindeki öğrencilerin sosyal gelişimlerini nasıl etkilediğinin, yaşlıların dünyasını nasıl algıladıklarının belirlenmesi ve kuşaklar arası iletişime ne gibi etkileri olduğunu belirlemektir. Araştırma, nitel araştırmanın betimsel analiz desenine göre, yarı yapılandırılmış alan çalışması olarak yürütülmüştür. Çalışma grubu ise, Antalya ili Manavgat ilçesi 15 Temmuz Şehitler İmam Hatip Ortaokulu'ndaki20 kişiden oluşan 12-13 yaşlarında gönüllü öğrencilerden seçilmiştir. Araştırmanın veri toplama aracı olarak gözlem formu ve görüşme kayıtları kullanılmıştır. Uygulama gönüllü öğrencilerin 8 hafta boyunca Manavgat Belediyesi Huzurevi ziyaretlerinin gözlemlenmesi ile gerçekleştirilmiştir. Gözlem sonuçları tablo oluşturularak betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda huzurevi ziyaretlerinin sıklığı arttıkça öğrencilerin sosyal becerilerinde olumlu yönde değişimler olduğu gözlenmiştir. Öğrencilerde ziyaretler neticesinde; kendine güven duygusunun arttığı, empati, sorumluluk, iletişim, kendini ifade edebilme, ilişkiyi başlatma ve sürdürme becerilerinin geliştiği belirlenmiştir. Ayrıca kız öğrencilerin sosyal yönden erkek öğrencilere göre daha aktif olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal gelişim, örtük program, ders dışı etkinlikler, huzurevi.

Ders dışı etkinliklerGelişimHuzurevleri+3
Halime Çınar
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

2017 yılında yenilenen ortaöğretim 9. sınıf matematik öğretim programının uygulanmasına yönelik öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, devlet liselerinde görev yapan öğretmenlerin 2017 yılında yenilenen ve uygulamada olan ortaöğretim 9. sınıf matematik öğretim programlarının uygulanmasına yönelik olumlu ve olumsuz görüşleri, karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerilerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Antalya ili merkez ilçelerde yer alan farklı lise türünde çalışan 33 lise matematik öğretmeninin görüşleri alınmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile açık uçlu sorulardan oluşan 9. Sınıf Matematik Öğretim Programı Öğretmen Görüş Formu kullanılarak toplanmıştır. Görüşme yoluyla elde edilen veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın iç geçerliğini ve güvenirliğini artırmak için üye denetimi yöntemi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular tablolar halinde sunulmuş ve öğretmen görüşlerinden alıntılara yer verilmiştir. Çalışmada, konuların sade, anlaşılır olduğu ve programdan vektörler, fonksiyonlar, olasılık konularının kaldırılmasının olumlu olduğu belirtilmiştir. Program, fen liseleri ve diğer lise türleri için iki programa ayrılması açısından olumlu değerlendirilirken, matematik tarihi ve bilim adamlarının çalışmalarının yer alması olumsuz değerlendirilmiştir. Öğretmenler konular için ayrılan zamanın yetmediğini, konu içeriklerinin yoğun olduğunu belirtmişlerdir. Öğrencilerin temel işlem becerileri ve hazırbulunuşluk düzeylerinin düşük olduğu, sayılar ve temel kavramlar konularına içerikte daha çok yer verilmesi gerektiği, ders kitaplarında örnek ve alıştırma sayılarının arttırılması gerektiği, yardımcı kaynak kitapların kullanımına ihtiyaç olduğu bulguları elde edilmiştir. Öğretmenler programı genel olarak uygulanabilir bulmaktadır ancak programların sık sık değişmesine uyum sağlayamadıklarını belirtmişlerdir. Sınıfların fiziksel ve teknolojik yapısının yeterli seviyede olduğu, akıllı tahta ve uygulamalarından aktif olarak yararlanıldığı, programın uygulamasının öğretmen merkezli olduğu, ölçme ve değerlendirmelerde klasik yöntemlerin kullanıldığı, öğretmenlerin mesleki gelişimlerine yönelik hizmet içi eğitimlere açık olduğu ve ihtiyaçlarının olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca, öğretmenler geometrinin ayrı bir ders olarak işlenmesini, programda merak uyandırıcı kazanımlara ve günlük yaşamla ilişkilendirilmiş problemlere daha çok yer verilmesini, öğrencilerin hazırbulunuşluk seviyelerinin daha yüksek olması için ilköğretim matematik programlarının iyileştirilmesi yönünde çalışmalar yapılmasını önermişlerdir. Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim matematik öğretim programı revizyonu, program değerlendirme, öğretmen görüşleri

MatematikMatematik eğitimiMatematik öğretimi+4
Göçkan Oral Temizkalp
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokulu çocuk gelişimi bölümü öğrencilerinin iletişim becerileri ile mizah kullanımları arasındaki ilişkinin incelenmesi (MAKÜ örneği)

Okul öncesi eğitim bir çocuğun hayatının en önemli dönemlerinden biridir. Bu dönem hem çocuğun öğrenme becerisinin en üst düzeyde olduğu, hem de gelişiminin çok hızlı olduğu bir dönemdir. Bu dönemde çocuğa eğitim verecek olan çocuk gelişimi uzmanlarının almış oldukları eğitim ve bu çocuklara karşı olan tutum ve davranışları çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı, meslek yüksekokullarında çocuk gelişimi bölümü öğrencilerinin iletişim becerileri ile mizah kullanımları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Korelasyonel araştırma yöntemi kullanılarak yapılan bu çalışma, Burdur ili, Bucak ilçesi, Hikmet Tolunay Meslek Yüksekokulu, Çocuk Gelişimi bölümünde öğrenim gören 102 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere Orhon tarafından geliştirilen "Ergenlikte Mizah Ölçeği" ile Korkut tarafından geliştirilen "İletişim Becerileri Ölçeği" aynı gün ve saatte uygulanmıştır.Ergenlikte mizah ölçeği 35 maddeden oluşan 4'lü Likert ölçeğidir ve üç faktörden oluşmaktadır. İletişim becerileri ölçeği bireylerin iletişim becerilerini nasıl değerlendirdiklerini anlamak amacıyla geliştirilmiş 5'li Likert ölçeğidir ve 25 maddeden oluşmaktadır. Araştırmada korelasyonel araştırma modeli kullanılmıştır. Korelasyon analizi, iki değişken arasında ilişki olup olmadığını ve eğer bir ilişki varsa bu ilişkinin ne yönde ve ne derece olduğunu saptamak amacıyla kullanılan bir istatistiksel araştırma yöntemidir.Elde edilen veriler istatistiksel analiz programı ile analiz edilmiştir. Veri analızleri sonucunda mizah ölçeğinin alt boyutları ile iletişim becerileri ölçeği birlikte değerlendirildiğinde iki ölçek arasındaki anlamlı ilişkinin, mizah ölçeğinin kaygı ile başa çıkma boyutundan kaynaklandığı görülmüştür. Başka bir deyişle öğrenciler açısından mizahın kaygı ile başa çıkmak için kullanılması iletişim becerileriyle anlamlı bir ilişki göstermektedir. Elde edilen bulgulara yönelik tartışma çalışmada yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Meslek Yüksekokulu, Çocuk Gelişimi, Mizah Kullanımı, İletişim Becerileri, Okul Öncesi Eğitim.

Meslek yüksek okullarıMizahOkul öncesi eğitim+5
Mehtap Akkaya
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik lise öğrencilerinin biyoloji dersi tutumları ile akademik başarılarının incelenmesi (Bingöl ili örneği)

Bu çalışmanın amacı MTAL öğrencilerinin Biyoloji dersine yönelik tutumlarının cinsiyet, okul türü ve bölüm değişkenleri açısından incelenmesi ve biyoloji dersi tutumları ile akademik başarılarının incelenmesidir. Meslek lisesi öğrencilerinin Biyoloji dersine yönelik tutumlarını belirlemek için, Koçakoğlu ve Türkmen (2010) tarafından geliştirilen "Biyoloji Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Okul adı, cinsiyet ve bölüm bilgilerinin yer aldığı 3 maddelik demografik bilgiler öğrenci bilgi formunda verilmiştir. Akademik başarı olarakta ölçek uygulanan öğrencilerin 2017-2018 eğitim-öğretim yılı Biyoloji dersi sene sonu karne notları kullanılmıştır. Ölçek, Bingöl ilinin merkez ve ilçelerine bağlı tüm MTAL'lerinde 2017-2018 eğitim öğretim yılının II. Döneminde, 10.sınıfta öğrenim gören 553 öğrenciye uygulanmıştır. Uygulama sonuçları istatistik paket programında değerlendirilmiştir. Alt problem cümlelerini araştırmak için betimsel istatistik, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi ve Spearman korelasyon teknikleri kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel çalışmalar ile öğrencilerin Biyoloji dersine yönelik tutumları ile alt boyutları arasındaki ilişki, 1-5 puan aralığından 3'e yakın olarak saptanmıştır. Laboratuara ilişkin tutum puanları en yüksek, Biyolojiye ilişkin tutum puanları ise en düşük çıkmıştır. Diğer alt problemlerde yapılan incelemelerde kız öğrencilerin Biyoloji dersine ilişkin tutum puanları erkek öğrencilere göre daha yüksek çıkmıştır. Bölüme göre yapılan incelemelerde Sağlık Hizmetleri bölümündeki öğrencilerin Biyolojiye ilişkin puanlarının diğer bölüm öğrencilerinin puanlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Okula göre yapılan incelemelerde ise meslek lisesi öğrencilerinin biyoloji dersine yönelik tutum ölçeği puanları, laboratuara ilişkin tutum ve grupla öğrenmeye ilişkin tutum puanları bölüme göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermezken; diğer alt boyut puanları anlamlı farklılık göstermektedir. Öğrencilerin biyoloji dersi tutumları ile akademik başarıları arasında ise anlamlı bir ilişki olmadığı sonucu elde edilmiştir.

Akademik başarıBingölBiyoloji+5
Feriha Arısoy
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Anaokulunun öğrenci velilerinde ifade ettiği anlamın incelenmesi

Okul öncesi eğitim kurumları eğitim sürecinin ilk halkasını oluşturmakta ve çocukların okul algılarını belirlemede önemli bir rol oynamaktadır. Çeşitli gelişim alanları açısından kritik görülen bu dönemin paydaşlarda yarattığı olguların bilinmesi gereklidir. Bu çalışmanın amacı velilerin anaokulu hakkında görüşlerini belirlemek, anaokulunun gerekliliği, öğretmen tercihi ve gelişim alanlarına olan katkısı hakkında inceleme yapmak, anaokulu-kreş ve anaokulu-ilkokul arasındaki bağlantıları ortaya koyarak konuya derinlik katmaktır. Velilerin kendi yaşantı ve deneyimlerine dayalı olarak anaokuluna ilişkin anlamlar incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenoloji) yaklaşımı ile desenlenen araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep'te çocukları devlet anaokullarında öğrenim gören gönüllülük esasına göre belirlenmiş 20 veli oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örnekleme tekniği kullanılarak belirlenmiştir. Velilerle yapılan görüşmeler neticesinde elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmada çıkan sonuçlara göre velilerin tamamı okul öncesi eğitimi gerekli görmekte ve çeşitli gelişim alanları açısından çocuklarında değişim meydana geldiğini dile getirmektedir. Araştırmada velilerin anaokulundan beklentilerinin karşılandığı, ekonomik ve akademik faaliyetler sebebiyle kreş yerine anaokulu tercihinin ön planda olduğu görülmüştür. Velilerin anaokulunu ikinci bir yuva olarak görme sebebiyle buradaki eğitimin kadın öğretmen tarafından verilmesi yönünde görüş belirtmesine karşılık ilkokulda ise aynı velilerin akademik faaliyetlerin artışı nedeniyle yansız veya erkek öğretmen yönünde görüş belirttiği ortaya konmuştur. Araştırmanın son aşamasında anaokulu ismine yönelik genel memnuniyetin iyi olduğu ancak alternatif isimler yer alabileceği de dile getirilmiştir.

Ana-baba algısıAna-baba beklentileriAnaokulları+3
Emine Şahin
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullardaki sosyal kulüp çalışmalarının etkililiğine yönelik yönetici,öğretmen ve öğrencilerin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, ortaokullardaki sosyal kulüp çalışmalarının etkililiğine yönelik yöneticilerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin görüşlerini kuramsal ve deneysel bir biçimde incelemektir. Bu araştırma, tarama modeliyle yapılmıştır. Araştırma konusu ile ilgili literatür incelenip kuramsal bir temel oluşturulmuştur. Ortaokullardaki öğretmen ve öğrencilere uygulanmak üzere anket formu geliştirilmiştir. Yöneticilerin sosyal kulüplerle ilgili görüşlerini almak içinde görüşme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Erzurum Palandöken ilçesi ortaokullarındaki yönetici, öğretmen ve öğrenciler; örneklemini ise farklı sosyo-ekonomik düzeye sahip 4 ortaokulda görev yapan 4 yönetici, 72 öğretmen ve 389 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. SPSS 20 paket programı kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; öğretmenlerin sosyal kulüp çalışmalarının etkililiğine yönelik görüşleri incelenen yaş, cinsiyet, mesleki kıdem, fakülte türü, sosyal kulüp çalıştırma yılı, farklı sosyal kulüp çalıştırma sayısı ve okuldaki görev yılı değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar ortaya çıkmamıştır. Öğrencilerin sosyal kulüp çalışmalarının etkililiğine yönelik görüşleri incelenen cinsiyet, babanın eğitim durumu, annenin eğitim durumu ve farklı sosyal kulüpte bulunma sayısı değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar ortaya çıkmamıştır. ve son olarak yöneticilerin sosyal kulüp çalışmalarının etkililiğine yönelik görüşleri incelenen cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, yöneticilik yaptığı yıl değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar ortaya çıkmamıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal kulüp, ders dışı etkinlikler, boş zaman

EtkililikKulüplerOrtaokullar+5
Bengisu Sümeyye Polat
Atatürk University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin matematik dersi akademik başarıları ile diğer derslerdeki akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı ortaokulda öğrenim gören öğrencilerin matematik dersi akademik başarıları ile diğer derslerdeki akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma betimsel bir çalışma olup ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Erzurum'un Oltu ilçesinin ortaokullarında öğrenim gören 7. ve 8. sınıf öğrencileri ve bu okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırmaya katılan okullar Oltu Ortaokulu, Cumhuriyet Ortaokulu ve Mehmet Akif Ortaokuludur. Belirlenen sınıflardaki öğrencilerin toplam sayısı 142'dir. Ayrıca bu okullarda görev yapan ve bu sınıflarda derse giren her branştan üçer olmak üzere Türkçe, sosyal bilgiler, fen ve teknoloji, yabancı dil (İngilizce) ve din kültürü ve ahlak bilgisi branşlarından toplamda 15 tane öğretmen seçilmiştir. Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formları ve gözlem formları ve öğrencilerin akademik başarı puanları kullanılmıştır. Belirlenen okullardan seçilen sınıflardaki 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin matematik, fen ve teknoloji, sosyal bilgiler, yabancı dil (İngilizce), din kültürü ve ahlak bilgisi 1. dönem karne notları okul idarelerinden e- okul bilgi sistemi aracılığı ile alınmıştır. Gözlemler öğretmenler aracılığı ile sınıflarda uygulanmıştır. Görüşmeler ise seçilen 15 öğretmenle birebir ve ses kaydı alınarak yapılmıştır. Gözlem ve görüşmeler sonucunda elde edilen verilerin analizinde nitel veri analizi tekniklerinden içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Gözlem sonuçlarını anlamlandırabilmek için frekans ve yüzde değerleri, görüşme sonuçlarını anlamlandırabilmek için de frekans, yüzde ve ortalama değerleri kullanılmıştır. Öğrencilerin notlarını karşılaştırabilmek için ise Pearson Momentler Çarpım Korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda matematik akademik başarı puanları ile diğer derslerdeki akademik başarı puanları arasındaki ilişkiler pozitif yönde anlamlı çıkmıştır. Matematik dersinde başarılı olan öğrencilerin matematik ile ilgili becerileri diğer derslerde başarılı bir şekilde kullandıkları tespit edilmiştir. Yapılan görüşmelerin sonucunda ise öğretmenlerin matematik akademik başarı puanları ile diğer derslerdeki başarı puanları arasında pozitif yönde bir ilişki olduğunu düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Matematik, Başarı, Diğer dersler, İlişkisi

Akademik başarıDers başarısıDers programları+6
Tuba Yazıcı
Atatürk University · Institute of Educational Sciences
2017
00

Other supervisors