Theses supervised by Prof. Dr. Erol Asiltürk
15 theses · Fırat University
Fen bilgisi öğretmen adaylarının bazı kimya konularındaki höristik kullanımlarının incelenmesi
Öğrenciler tarafından sıklıkla kullanılan ve öğrencilerdeki bilişsel yolu azaltan kestirme yollu stratejilerin (höristikler) belirlenmesi ve bu höristiklerin sezgisel yargılama ve karar verme proseslerinde önyargılara nasıl sebep olduklarının tespit edilmesi, analitik düşünme yollarını daha fazla geliştirebilecek eğitim stratejileri oluşturmaları hususunda eğitimcilere yardımcı olacaktır. Bu araştırmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının "hidrojen bağı", "bileşiklerin bağıl asitlik/bazlık kuvvetleri", "bileşiklerin erime/kaynama noktalarına göre sıralanması" ve "bileşiklerin çözünürlüklerinin kıyaslanması" konuları ile ilgili akıl yürütme süreçlerinde etkili olan höristikleri belirlemek ve bu höristiklerin çalışma mekanizmalarını Talanquer tarafından önerilen on höristik modelini esas alarak kimya alanına özgü bir şekilde açıklamaktır. Bu araştırmada nitel araştırma metotlarından biri olan fenomenografik araştırma metodu kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, Fen Bilgisi Öğretmenliği programına kayıtlı 30 öğretmen adayı ile yukarda bahsedilen her bir kimya konusu için ayrı ayrı mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlar sürecinde katılımcılardan yukarda bahsedilen kimya konuları ile ilgili olarak hazırlanmış mülakat protokollerinde yer alan soruları cevaplamaları istenmiştir. Araştırma sonucunda Talanquer tarafından önerilen on höristiğin katılımcıların bahsedilen kimya konuları ilgili yorumlarını etkilediği tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca bu etkiler sonucu öğrencilerin çoğunlukla etkili analitik akıl yürütmeler yerine kestirme yollu stratejileri kullandığı ve böylelikle de sorularda kastedilen hedef nitelikleri değerlendirmedikleri tespit edilmiştir. Katılımcıların kendilerine sorulan her bir farklı kimya sorusuna vermiş oldukları cevaplardan farklı cevap desenleri elde edilmiştir. Bu desenlerden doğru cevabı ihtiva edenlerin oranlarının genel olarak oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir. Araştırma ile ayrıca öğrencilerin kendilerine sorulan her bir kimya sorusunu çözme süreçlerinde etkili olan höristiklerin kullanım sıklıkları da belirlenmiştir. Yukarda bahsedilen kimya konularında etkili olan höristiklerin çalışma mekanizmaları da bu tez kapsamında yapılan araştırmalar ile kimya alanına özgü bir biçimde açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Hidrojen Bağı, Höristik, Kimya Eğitimi, Akıl Yürütme
Beceri temelli fen bilimleri sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, MEB tarafından 2019-2020 eğitim-öğretim yılında yayımlanan 7. sınıf beceri temelli fen bilimleri sorularının Fen Bilimleri dersi öğretim programına uygunluğunu ve soruların Yenilenmiş Bloom Taksonomisindeki ilgili kazanımları ölçme düzeylerini belirlemektir. Araştırmada, nitel araştırma yönteminden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında 2019-2020 eğitim-öğretim yılında yayımlanan 143 tane beceri temelli fen bilimleri sorusu Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre sınıflandırılmıştır. Bu soruların Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre hangi düzeyde oldukları belirlenmiş ve veriler tablolar halinde sunulmuştur. Beceri temelli sorular bilgi boyutuna göre irdelendiğinde soruların çoğunlukla işlemsel bilgi boyutunda olduğu belirlenmiştir. Beceri temelli sorular bilişsel süreç boyutuna göre irdelendiğinde ise soruların çoğunlukla anlama basamağında bulunduğu tespit edilmiştir. Soruların %86,71'inin alt düzey beceriler ile alakalı olduğu, %13,28'inin ise üst düzey beceriler ile alakalı olduğu belirlenmiştir. Soruların ilişkili olduğu kazanımlar incelendiğinde, kavramsal bilgi boyutunda yığılmalar olduğu görülmektedir. Bilişsel süreç boyutunda en yüksek oran anlama basamağında bulunmaktadır. Anahtar kelimeler: Fen Eğitimi, Fen Bilimleri Öğretim Programı, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi, Soru analizi.
Fen bilimleri ders kitabında bulunan kimya ünitelerindeki bölüm sonu sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelenmesi
Bu araştırmada, 5, 6, 7 ve 8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarında bulunan kimya ünitelerindeki bölüm sonu soruları yenilenmiş Bloom taksonomisine göre irdelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Toplam 239 soru, yenilenmiş Bloom taksonomisinin bilişsel süreç boyutu esas alınarak sınıflandırılmıştır. Elde edilen veriler yüzde ve frekans olarak tablolarda sunulmuştur. Araştırma sonucunda şu hususlar tespit edilmilmiştir: Üst düzey becerileri ölçen soruların yüzdesi, alt düzey becerileri ölçen soruların yüzdesinden oldukça düşüktür. Alt düzey bilişsel alan basamaklarında bulunan sorular genellikle hatırlama basamağına ait sorulardır. Uygulama basamağına ait soru oranı çok düşüktür. Üstbilişsel basamaklarda ise en fazla soru çözümleme basamağına ait sorulardır. Yaratma basamağına ait soruların yüzdesi oldukça düşüktür. Değerlendirme basamağına ait soru bulunmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi, Soru Analizi
Fen bilimleri öğretmenlerinin eğitimde yapay zekâ kullanımı ile ilgili görüşleri
Bu tez çalışmasında fen bilimleri öğretmenlerinin eğitimde yapay zekâ kullanımı ile ilgili görüşlerinin açığa çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yönetimi desenlerinden biri olan olgu bilim (Fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırma kapsamında, Diyarbakır il merkezinde bulunan 15 farklı resmi ortaokulda görev yapmakta olan 30 fen bilimleri öğretmeni ile odak grup görüşmesi yapılmıştır. Odak grup görüşmeleri yapılmadan önce 6 farklı fen bilgisi öğretmeni ile pilot odak görüşmeler yapılmıştır. Bu pilot görüşmeler sonucu elde edilen temalar esas alınarak araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmış mülakat formu hazırlanmıştır. Odak grup görüşmelerinde bu mülakat formunda yer alan sorular öğretmenlere yöneltilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda öğretmenlerin eğitimde yapay zekâ kullanımı ile ilgili görüşlerinin 5 başlık (tema) altında toplandığı açığa çıkarılmıştır. Bu temalar; "öğrenciler üzerine etki", "öğretmenler üzerine etki", "eğitim-öğretim süreci üzerine etki", "kaygı" ve "tavsiye/öneri" şeklindedir. "Öğrenciler üzerine etki", "öğretmenler üzerine etki" ve "eğitim-öğretim süreci üzerine etki" temalarının her biri için olumlu etki ve olumsuz etki isimli iki kategori tespit edilmiştir. "Kaygı" temasıyla ilgili olarak mesleki kaygı ve etik kaygı isimli iki kategori tespit edilirken, "tavsiye/öneri" temasıyla ilgili olarak sistemsel öneriler ve uygulama önerileri isimli iki kategori tespit edilmiştir. Öğretmenlerin görüşleri toplu olarak değerlendirildiğinde toplam ifade sayısının 581 olduğu görülmektedir. Bu ifadelerden 75 tanesi (%12,9) eğitimde yapay zekâ kullanımının öğrenciler üzerine etkileri ile ilgili iken, 128 tanesi (%22) eğitimde yapay zekâ kullanımının öğretmenler üzerine etkileriyle, 132 tanesi (22,7) yapay zekâ kullanımının eğitim-öğretim süreci üzerine etkileriyle, 83 tanesi (14,3) bir kaygı ile ve 163 (%28) tanesi de bir öneri ile alakalıdır. Bu durum öğretmenlerin eğitimde yapay zekâ kullanımı ile ilgili görüşlerinin sıklık bakımından sıralamasının şu şekilde olduğunu göstermektedir: "Öneri", "eğitim-öğretim süreci üzerine etki", "öğretmenler üzerine etki", "kaygı" ve "öğrenciler üzerine etki". Anahtar Kelimeler: Yapay Zekâ, Eğitim, Fen Eğitimi, Odak grup görüşmesi.
Ortaokul 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersi sınav kaygılarının, psikolojik dayanıklılık düzeylerinin ve karar verme becerilerinin
Bu araştırma çalışmasının temel amacı ortaokul 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersi sınav kaygılarının, psikolojik dayanıklılık düzeylerinin ve karar verme becerilerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Osmaniye İli Düziçi İlçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bulunan resmi Ortaokullara kayıtlı 7. ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Düziçi ilçesinde bulan "Düziçi İstiklal Ortaokulu", "Düziçi Ortaokulu"," İrfanlı Ortaokulu" ve "Tunaboylu Ortaokulu' larında öğrenimine devam etmekte olan ve gönüllük esasına göre rastgele seçilen toplam 349 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak Friedben Sınav Kaygısı Ölçeği, Ergenlerde Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (EPDÖ) ve Ergenlerde Karar Verme Ölçeği (EKVÖ) kullanılmıştır. Araştırmada iki değişkenin ortalamaları arasındaki anlamlı farklılığı ortaya koymak için t testi, ikiden fazla değişkenin ortalamaları arasındaki anlamlı farklılaşmayı ortaya koymak için ise tek yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersi sınav kaygı düzeylerinin ve karar verme düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin ise ortalamadan düşük olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Fen Eğitimi, Karar Verme, Psikolojik Dayanıklılık, Sınav Kaygısı
Fen bilgisi öğretmen adaylarının bazı kimya konularındaki akıl yürütmelerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının bazı Kimya Konularındaki Akıl Yürütmelerini (KKAY) incelemektir. Bununla birlikte fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'leri cinsiyet, sınıf ve mezun olduğu lise türü değişkenleri açısından incelenmiştir. Bu sebeple araştırma kesitsel tarama türündedir. Çalışmaya Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen bilgisi Öğretmenliği programına kayıtlı 210 (180 Bayan, 30 Erkek) öğrenci katılmıştır. Çalışmada Cloonan ve Hutchinson (2011) tarafından geliştirilmiş olan "Kimya Konuları Akıl Yürütme Testi" (KKAYT) veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. KKAYT 38 maddeden oluşmaktadır. KKAYT atom-molekül teorisi, atomun yapısı, kimyasal bağlar, kimyasal denge, kimyasal kinetik, kimyasal reaksiyonlar, kinetik molekül teorisi, faz dengeleri, termokimya ve termodinamik konularını içermektedir. Katılımcıların KKAY'nin cinsiyet, sınıf ve mezun olduğu lise türü düzeylerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği t-testi ve ANOVA yöntemleri ile incelenmiştir. Çalışma sonucunda fen bilgisi öğretmen adaylarının çoğunun bu çalışmada incelenen kimya konuları ile ilgili olarak doğru olmayan akıl yürütmelere sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırma verileri cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde öğretmen adaylarının KKAY'nin anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Ayrıca fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'nin sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık görülmediği belirlenmiştir. Ek olarak fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'nin mezun olduğu lise türü değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. Ancak bu farklılık mezun olduğu lise türü bazında teker teker incelendiğinde sadece düz lise-anadolu lisesi türleri arasında anlamlı farklılığın olduğu, diğer lise türleri arasında ise anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmada katılımcıların KKAY'nin düşük olduğu ve bu çalışma grubu için KKAYT'nin zor olduğu sonucunda ulaşılmıştır.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının bazı bilimsel olguları açıklamada kullandıkları sezgisel akıl yürütmeler ve höristikler
Öğretmen adaylarının bilimsel olguları açıklarken kullandıkları karar verme stratejileri ile fen eğitiminde sınırlı bilgi ve motivasyon altında hangi sezgisel akıl yürütmeler ve zihinsel kestirmeleri (Höristik) kullandığının belirlenmesi, üstbilişsel ve analitik düşünmeyi geliştirmesi açısından eğitimcilere yol gösterecektir. Bu çalışmanın amacı, Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bazı bilimsel olguları açıklarken kullandıkları sezgisel akıl yürütmeler ve höristikleri belirleyerek çağrışımsal hafızanın üç sürecine (Nitelik yer değiştirmesi, çağrışımsal tutarlılık ve akıcılık prosesi) göre açıklamaktır. Çalışma grubunu, 2015-2016 öğretim yılının bahar döneminde Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Bilim Dalı'nda bilimin doğası dersini almış 3. ve 4. sınıfta eğitim gören 15 öğretmen adayı oluşturmuştur. Öğretmen adaylarının başarı düzeyleri karma olarak seçilmiştir. Nitel araştırma yöntemini kullanıldığı çalışmada yarı yapılandırılmış mülakat yöntemiyle öğretmen adaylarına 9 adet soru yönlendirilmiş ve mülakatların video kayıtları alınıp analiz edilerek araştırma verileri toplanmıştır. Mülakat sonucunda elde edilen veriler kodlanarak yüzde ve frekansları tablo haline getirilmiş ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Verilerin güvenilirliği için 2 bağımsız fen eğitimcisinin cevapları kodlaması ve analiz yapması sağlanmıştır. Yapılan çalışmada öğretmen adaylarının karar verirken üç farklı strateji kullandığı tespit edilmiştir. Kullanılan bu stratejilerin detaylı analizi sonucu Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun bilimsel bilgileri kullanmadan sezgisel akıl yürütme yoluyla sorulara cevap verdikleri görülmüştür. Öğretmen adaylarının karar verme sürecinde çağrışımsal hafıza süreçlerinin birini veya daha fazlasını kullandıkları tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının soruları cevaplandırırken çağrışımsal hafıza süreçlerini birlikte kullandıkları ve bu süreçlerin iç içe geçtiği görülmüştür. Çağrışımsal hafıza süreçlerini kullanan katılımcıların soruları yanlış cevaplandırdığı gibi doğru cevaplandırmasıda gözlemlenmiştir. Yapılan bu çalışma ile fen eğitiminde sezgisel akıl yürütmenin kullanımının öğretmen adaylarına ve fen eğitimi alan öğrencilere kazandırılmasının başarıyı arttıracağına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Fen bilgisi öğretmenliği 1. sınıf öğrencilerinin kimyasal denklemler ve hesaplamalar konusunu öğrenmeleri üzerine fenomenografik bir çalışma
Bu tez çalışmasının amacı, Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencilerinin kimyasal denklemler ve hesaplamaları konusundaki öğrenme yaklaşımlarını detaylı bir şekilde incelemektir. Çalışmada ayrıca kimyasal denklemler ve hesaplamalar konusunda öğrencilerin sahip olduğu kavram yanılgılarının açığa çıkarılması da amaçlanmıştır. Böylelikle öğrenciler tarafından genellikle zor olarak kabul edilen bir kimya konusunda öğrencilerin öğrenme yaklaşımları daha iyi anlaşılabilecektir. Bu tezin ana araştırma sorusu "Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencilerinin kimyasal denklemler ve hesaplamalar konusunu öğrenme süreçlerinde hangi kategorileri tanımlanabilir" şeklindedir. Bu amaçla fenomenografik araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Araştırma kapsamında kimya derslerinde zorluk çeken ve kimya sınavlarında düşük not alan öğrenciler ile mülakatların yapılması hedeflenmiştir. Çünkü Kimya dersinde başarılı olamayan öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarını inceleyerek başarısızlıklarının nedenlerini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Ana Bilim Dalı Fen Bilgisi Öğretmenliği Bilim Dalında Genel Kimya-I dersi vize notları sınıf ortalamasının altında olan 15 öğrenci ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlar iki basamaktan oluşmaktadır. İlk basamakta, katılımcılara kimya ve bazı kimyasal kavramlarla ilgili bir dizi soru sorulmuştur. Mülakatların ikinci basamağında ise, katılımcılara üzerinde ayrıntılı bir şekilde düşünmeleri ve çözmeleri için kimyasal denklem ve hesaplamalarla ilgili sınırlayıcı reaktifin olduğu bir kimya problemi verilmiştir. Araştırmaya katılan Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilen mülakatların ses kayıtları, mülakatların yazıya geçirildiği dokümanlar ve öğrencilerin mülakatlar esnasında yazmış oldukları yazılar analiz edilmiştir. Tüm bu analizlerden sonra betimleme kategorileri oluşturulmuştur. Yapılan çalışmada katılımcıların "sınırlayıcı bileşen" kavramından ne anladıkları ve sınırlayıcı bileşeni belirleme yöntemleri ayrı ayrı incelenmiştir. Katılımcılardan elde edilen cevapların analizi sonucu "Sınırlayıcı bileşen" kavramı ile ilgili olarak 5 farklı betimleme kategorisi, "Sınırlayıcı bileşeni belirleme yaklaşımları" ile ilgili 6 farklı betimleme kategorisi, "Oluşan madde miktarını belirleme yaklaşımları" ile ilgili 3 farklı betimleme kategorisi ve "Artan bileşen" kavramı ile ilgili olarak 6 farklı betimleme kategorisi oluşturulmuştur. Çalışma sonucu, Fen Bilgisi öğretmenliği bölümünde öğrenim gören I. sınıf öğrencilerinin sevmediği dersler arasında fizik ve matematik derslerinin ön plana çıktığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda, Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencilerinin kimyasal reaksiyonlar ve hesaplamalar konusunda farklı kavram yanılgılarının olduğu da tespit edilmiştir.
Bilgisayar destekli kavramsal değişim metinlerinin fen bilimleri dersinde öğrencilerin başarılarına ve tutumlarına etkisi
Bu çalışmada, Ortaokul 5. sınıf Fen Bilimleri dersi "Kuvvetin Büyüklüğünün Ölçülmesi" ünitesinde bilgisayar destekli kavramsal değişim metinlerinin kullanılmasının öğrencilerin başarı, tutum ve kavramsal anlama düzeyleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada deney grubu öğrencilerine bilgisayar destekli kavramsal değişim metinleri, kontrol grubuna ise mevcut programa yönelik uygulamalar yapılmıştır. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin 5. sınıf "Kuvvetin Büyüklüğünün Ölçülmesi" ünitesindeki kavramları anlama düzeylerini belirlemek için kavramsal anlama testi ve uygulanan öğretimin öğrencilerin başarılarına etkisini araştırmak için başarı testi çalışmanın öncesinde ve sonrasında uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilere fen bilimleri dersine yönelik tutum ölçeği çalışma öncesi ve sonunda dağıtılarak öğrencilerin tutumları ölçülmeye çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Diyarbakır il merkezinde bulunan özel bir ortaokulun 5. sınıflarından biri deney, diğeri ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Deney grubu 37, kontrol grubu ise 33 kişiden oluşmuştur. Ayrıca, çalışmada öğretmen ile deney grubu içerisinden seçilen dokuz öğrenciyle uygulamayı değerlendirmeye yönelik olarak yarı yapılandırılmış mülakatlar yürütülmüştür. Bu öğrenciler başarı testinde gösterdikleri ilerlemeye göre başarılı, orta ve zayıf düzeydeki öğrenciler arasından seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, kavramsal anlama testi, başarı testi, tutum ölçeği, deney grubu öğrencileri ve öğretmen ile yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlar kullanılmıştır. Diğer bir veri toplama aracı olarak kullanılan başarı testi ve tutum ölçeği ise SPSS paket programı kullanılarak istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Yarı yapılandırılmış mülakatların ses kayıtları yazılı hale getirilerek, mülakatta yer alan sorulara verilen cevapların benzerliklerine bakılarak mülakatların analiz edilmesi sağlanmıştır. Araştırmanın sonucunda deney grubuna yapılan öğretimin öğrencilerin kavramsal anlama seviyelerinde artış miktarının daha fazla olmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Kontrol grubunda ise öğrencilerin yanlış kabul edilen açıklamaları ön teste göre genelde daha fazla yaptığı görülmüştür. Deney grubuna uygulanan öğretimin 5. sınıf öğrencilerinin Fen bilimleri dersi "Kuvvetin Büyüklüğünün Ölçülmesi" ünitesindeki başarılarını geliştirmede etkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca bilgisayar destekli kavramsal değişim metinlerinin öğrencilerinin fen bilimleri dersi tutumlarını geliştirmede etkili olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kavram yanılgısı, Bilgisayar destekli kavramsal değişim metni, Başarı, Tutum.
Dunning–Kruger etkisinin 8.sınıf öğrencilerinin asit-baz konusundaki akademik başarısı, ahlaki olgunluk düzeyi ve yaşam pozisyonları ile ilişkisinin incelenmesi
ÖZ Dunning–Kruger Etkisinin 8.Sınıf Öğrencilerinin Asit-Baz Konusundaki Akademik Başarısı, Ahlaki Olgunluk Düzeyi Ve Yaşam Pozisyonları İle İlişkisinin İncelenmesi Meryem ÇETİN Yüksek lisans Tezi FIRAT ÜNİVERSİTESİ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Ana Bilim Dalı Fen Eğitimi Bilim Dalı 2024, Sayfa: XII+96 Bu araştırmanın amacı, LGS sınavlarına hazırlanan 8. sınıf öğrencilerinin Dunning-Kruger Etkisi, Ahlaki Olgunluk Düzeyi ve Yaşam Pozisyonları gibi psikolojik değişkenlerin, fen bilimleri dersinin madde ve endüstri ünitesinde yer alan Asit-Baz konusundaki başarıları üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, ilişkisel tarama modeli kullanılarak Bingöl ili Solhan ilçesinde beş farklı ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya, gönüllülük esasına dayalı olarak farklı sınıf kademelerinde bulunan toplam 610 öğrenci dahil edilmiştir. Araştırmada öğrencilerin Dunning-Kruger Etkisini (yeterlilik yanlılıklarını) belirleyebilmek için "Test Öncesi Değerlendirme Anketi (TÖDA)" ve "Test Sonrası Değerlendirme Anketi (TSDA)", Ahlaki Olgunluk Ölçeği (AOÖ), Yaşam Pozisyonları Ölçeği (YPÖ) ve Asit-Baz Konusuna Yönelik Yaşam Temelli Başarı Testi (YTBT) kullanılmıştır. Bu çalışmada, veri toplama araçları ile elde edilen veriler düzenlendikten sonra SPSS paket programına aktarılarak betimsel istatistikler, kümeleme ve t testi analizleri ile ki-kare testi uygulanmıştır. Yapılan analiz sonucunda Dunning-Kruger Etkisi puanı ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, Dunning-Kruger Etkisi puanı ile okul türü ve sınıf düzeyi arasında anlamlı düzeyde bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca Ahlaki Olgunluk Düzeyi ve Yaşam Pozisyonları puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlemlenmiştir. Dunning-Kruger Etkisi puanı ise Akademik Olgunluk Düzeyi ve Yaşam Pozisyonları puanları ile ilişkili bulunmamıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonuçlarına göre, kendilerini değerlendirme konusunda grupların anlamlı düzeyde farklılaştıkları belirlenmiştir. Test öncesi tahminlerde birinci grubun kendilerini olduğundan daha düşük seviyede değerlendirme eğilimi gösterdikleri; ikinci grubun en az hata ile performanslarını tahmin eden grup olduğu; üçüncü grubun kendileri ile ilgili algılarının oldukça olumlu olduğu ve gerçek performanslarından önemli ölçüde yüksek tahminlerde bulundukları ve dördüncü grubun ise gerçek durumla tahminleri arasında en büyük fark olan grup olduğu belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca dördüncü çeyrekteki katılımcıların Ortalamanın Üstü Etkisi'ne maruz kalmış olma ihtimallerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu durum, bireylerin kendilerini grup ortalamasının üzerinde algılamalarına ve daha cüretkâr davranmalarına yol açabilir. Bu etki, katılımcıların yeteneklerini olduğundan fazla abartmalarına ve risk alma eğiliminde olmalarına da neden olabilir. Aksi durumda, birinci çeyrekte bulunan grubun Yanlış Fikir Birliği Etkisi'ne maruz kalmış olma ihtimali yüksektir. Bu durum, bireylerin kendilerini grup ortalamasından daha düşük seviyede algılamalarına ve diğerlerinin de kendileri kadar yetenekli olmadığına dair bir inanç geliştirmelerine yol açabilir. Bu etki, katılımcıların kendilerine olan güvenlerini zedeleyebilir ve daha az talepkar olmalarına neden olabilir. Bu iki etkenin bir araya gelmesi, belli bir beceri düzeyine sahip olunması gereken alanlarda düşük yeterlik seviyesine sahip bireylerin yoğun bir şekilde bulunması ve yüksek beceri düzeyine sahip bireylerin ise daha düşük kademelerde bulunması gibi beklenmedik sonuçlara yol açabilir. Anahtar Kelimeler: Dunning Kruger Etkisi, Yeterlilik Yanlılığı, Ahlaki Olgunluk, Yaşam Pozisyonları, Asit-Baz
Fen bilgisi ve sınıf öğretmen adaylarının GDO'lu besinler ile ilgili bilgi, tutum ve risk algılarının incelenmesi
Bu çalışmada, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yer alan üniversitelerde öğrenim gören 1., 2., 3. ve 4. sınıf fen bilgisi ve sınıf öğretmenliği adaylarının Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) içeren besinlere yönelik bilgi düzeyleri, tutumları ve risk algıları incelenmiştir. Araştırmada, öğretmen adaylarının genetik modifikasyon teknolojilerine yönelik algıları bilimsel bilgi düzeyleri, tutumları ve risk algıları mesleki kimlikleri ve etik değerlere bağlılıkları doğrultusunda değerlendirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda öğretmen adaylarına GDO'lu Gıdalar Bilgi Testi, GDO'lu Gıdalara Yönelik Tutum Ölçeği ve GDO'lu Gıdalara Yönelik Risk Algısı Ölçeği olmak üzere üç farklı ölçme aracı online olarak uygulanmış ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, her iki öğretmen adayı grubunun da genetik modifikasyonu tanınan bir teknoloji olarak gördüğünü ve bu teknolojilere aşinalık düzeylerinin yüksek olduğunu göstermektedir. Ancak, fen bilgisi öğretmen adaylarının GDO'ların çevresel ve sağlık üzerindeki etkileri konusunda daha eleştirel ve temkinli bir yaklaşıma sahip oldukları tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenliği adayları ise bu teknolojilere karşı daha iyimser bir tutum sergileyerek, GDO'ların çevresel zararlarını ve sağlık risklerini daha düşük algılamışlardır. Bununla birlikte, sınıf öğretmenliği adaylarının genetik modifikasyonun ahlaki uygunluğu konusunda daha fazla etik kaygı taşıdıkları ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, fen bilgisi öğretmen adayları daha bilimsel bir perspektiften genetik modifikasyona yaklaşırken, sınıf öğretmenliği adayları toplumsal ve etik değerlere daha fazla odaklanmaktadır. Çalışma, genetik teknolojilere yönelik eğitim programlarının geliştirilmesi ve öğretmen adaylarının bu alandaki bilgi ve farkındalık düzeylerinin artırılmasına yönelik öneriler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: GDO'lu Besinler, Fen Bilgisi ve Sınıf Öğretmen Adayları, Bilgi, Tutum, Risk Algıları
7.sınıf öğrencilerinin "ışığın kırılması ve mercekler" konusundaki durumluk merak ve durumluk kaygılarının incelenmesi
Mevcut tez kapsamında, ortaokul öğrencilerinin Fen Bilimleri dersi (7.Sınıf) içerisinde bulunan 'Işığın Kırılması ve Mercekler" konusundaki durumluk merak ve durumluk kaygı seviyeleri incelenmiştir. Fen bilimleri dersine duyulan kaygı ve merakın öğrencinin ders başarısına olan etkileriyle doğrudan bağlantılı olduğu söylenebilir .Öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra duyuşsal özelliklerininde öğrenme sürecinde önemli roller oynadığı görülmektedir. Merak, bireylerin öğrenme sürecini olumlu yönde destekleyen bir motivasyon unsuru olarak görülürken; kaygı, öğrenmeyi zorlaştıran ve çoğunlukla akademik başarı üzerinde olumsuz etkiler yaratan bir duygudur. Fen bilimleri dersinde, özellikle "Işığın Kırılması ve Mercekler" gibi günlük yaşamla doğrudan ilişkili konular, öğrencilerin hem merak duygusunu harekete geçirebilir hem de kaygı seviyelerinde artışa neden olabilir. Bu durum, öğrencilerin derse yönelik algılarını, öğrenme isteklerini ve dolayısıyla akademik başarılarını etkileyebilmektedir. Araştırmanın nicel bölümünde, 2023-2024 eğitim öğretim yılınde Elazığ ilinde farklı sosyo-ekonomik düzeylerdeki devlet okullarına kayıtlı 7. sınıf öğrencilerinden toplam 310 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Durumluk Fen merakı ve durumluk fen kaygısını ölçmek için Kang v.d. (2020) tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Uygulama, ilgili konu işlendiği dönemde gerçekleştirilmiş ve öğrencilerin konuya yönelik gerçek zamanlı duygusal tepkileri ölçülmüştür. Bu araştırmada, öğrencilere bir akademik başarı testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik durumluk merak ve kaygı düzeyleri; başarı puanları ve cinsiyet gibi değişkenler temelinde analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında, öğrencilerin bu dersteki başarıları ile merak ve kaygı düzeyleri arasında bir ilişki kurulmuştur. Fen bilimleri dersinde öğrencilerin başarılı olabilmeleri için yalnızca bilişsel değil, aynı zamanda duyuşsal özelliklerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği ortaya konmuştur. Merak duygusunun, öğrencilerin konuları daha kolay anlamlandırmasına ve bilgiyi kalıcı hale getirmesine yardımcı olduğu; buna karşın, yüksek düzeydeki kaygının öğrenme sürecini olumsuz etkileyerek başarıyı düşürdüğü belirlenmiştir. Bu doğrultuda araştırma, öğretmenlerin öğrencilerin merakını destekleyen ve kaygıyı azaltan öğretim stratejileri geliştirmelerinin önemine dikkat çekmektedir. Sonuçlar, öğrencilerin öğrenme süreçlerindeki duygusal etkenlerin dikkate alınmasının, fen öğretiminde başarıyı artırabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, öğretim sürecinde merakı destekleyen ve kaygıyı azaltan öğrenme ortamlarının oluşturulması önerilmektedir.
6. sınıf öğrencilerinin "iletken ve yalıtkan maddeler" konusundaki durumluk merak ve durumluk kaygılarının incelenmesi
Bu tez çalışmasında, 6. Sınıf Fen Bilimleri dersinde işlenen 'İletken ve Yalıtkan Maddeler' konusunun öğrenci başarısı üzerindeki etkisi, öğrencilerin durumluk merak ve durumluk kaygı düzeyleri açısından incelenmiştir. Fen bilimleri dersinde iletken ve yalıtkan maddeler gibi günlük yaşamda sık karşılaştığımız konu öğrencilerde hem merak uyandırabilir hem de kaygı düzeylerini belirleyebilmektedir. Öğrencilerin merak ve kaygı düzeyleri dersle ait ilgilerini ve motivasyonları ve dolayısıyla akademik başarılarını etkilemesi beklenmektedir. Yapılan araştırmada öğrencilerin iletken ve yalıtkan maddeler konusunda başarılarını onların durumluk merak ve durumluk kaygı düzeyleri ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Yapılan araştırmada nicel araştırma yöntemlerine dayalı olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni Elazığ il merkezinde bulunan devlet okullarında öğrenim gören Ortaokul 6. Sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise Elazığ il merkezinde bulunan devlet okullarında öğrenim gören toplam 355 sayıda ortaokul 6. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu çalışmada durumluk fen merakı ve durumluk fen kaygısını ölçmek amacıyla kullanılan veri toplama araçlarının geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olan "Durumluk Merak ve Durumluk Kaygı Ölçekleri" ile toplanmıştır. Araştırmada öğrencilere bir akademik başarı testi de uygulanmıştır. Araştırmamızın sonuçlarına göre, öğrencilerin fen bilimleri dersleriyle ilgili durumluk merak ve durumluk kaygı düzeylerini, cinsiyet ve başarı puanları gibi değişkenler üzerinden incelenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre: Öğrencilerin fen bilimlerine yönelik genel olarak durumluk merak düzeyi orta, durumluk kaygı düzeyi ise düşük çıkmıştır. Merak düzeyini artıran öğrenme ortamları oluşturularak öğrencilerin aktif katılımı sağlanmalı, özellikle soyut konular somutlaştırılmalıdır. Öğrencilerin kaygı düzeylerini azaltmak için destekleyici öğrenme ortamları hazırlanmalı, başarısızlık korkusu yerine keşif ve öğrenme odaklı yaklaşım benimsenmelidir. Sonuç olarak fen bilimleri eğitiminde öğrencinin akademik başarısının artırmak için özellikle durumluk merak ve durumluk kaygı üzerinde durulması amaçlanmaktadır.
5. sınıf öğrencilerinin "yıkıcı doğa olayları" konusundaki durumluk merak ve durumluk kaygılarının incelenmesi
ÖZ 5. Sınıf Öğrencilerinin "Yıkıcı Doğa Olayları" Konusundaki Durumluk Merak ve Durumluk Kaygılarının İncelenmesi Nurdal SATICI NAMLI Yüksek Lisans Tezi FIRAT ÜNİVERSİTESİ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Matematik ve Fen bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı Fen Bilgisi Eğitimi Bilim Dalı 2025, sayfa: xv +98 Bu tez çalışmasında, 5. Sınıf Fen Bilimleri dersinde işlenen 'Yıkıcı Doğa Olayları' konusunun öğrenci başarısı üzerindeki etkisi, öğrencilerin durumluk merak ve durumluk kaygı düzeyleri açısından incelenmiştir. Merak, bireylerin öğrenme süreçlerini etkileyen güçlü bir motivasyon kaynağı olarak bilinirken, kaygı ise öğrenmeyi zorlaştıran ve genellikle başarısızlıkla ilişkilendirilen bir duygudur. Fen bilimleri dersinde, özellikle 'Yıkıcı Doğa Olayları' gibi gerçek dünyayla yakından ilişkili konular, öğrencilerin hem merakını tetikleyebilir hem de kaygı düzeylerini artırabilir. Bu durum, öğrencilerin dersle ilgili algılarını, öğrenme motivasyonlarını ve nihayetinde akademik başarılarını etkileyebilmektedir. Araştırma kapsamında, öğrencilerin bu konudaki başarıları, onların ders içindeki merak ve kaygı düzeyleri ile ilişkilendirilmiştir. Bu ilişkilendirme araştırma boyunca başarı testi ve 'durumluk merak ve durumluk kaygı ölçeği' kullanılarak çeşitli analizler yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda merakın, öğrencilerin konuyu anlamalarına ve bilgiyi kalıcı hale getirmelerine katkı sağladığı; buna karşılık, yüksek kaygı düzeylerinin ise öğrencilerin öğrenme sürecini olumsuz etkileyerek başarılarını düşürdüğü gözlemlenmiştir. Bu bağlamda, araştırma, öğretmenlerin öğrenci merakını canlı tutacak ve kaygıyı azaltacak stratejiler geliştirmesinin önemine vurgu yapmaktadır. Sonuçlar, fen eğitimi alanında öğrenci başarısını artırmaya yönelik önerilere ışık tutmayı hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Merak, Kaygı, Fen Merakı, Fen Kaygısı, Durumluk Fen Merakı, Durumluk Fen Kaygısı
5. sınıf öğrencilerinin "elektrik devre elemanları" konusundaki durumluk merak ve durumluk kaygılarının incelenmesi
ÖZ 5. Sınıf Öğrencilerinin "Elektrik Devre Elemanları" Konusundaki Durumluk Merak ve Durumluk Kaygılarının İncelenmesi Sevim Göknur İLBAY Yüksek Lisans Tezi FIRAT ÜNİVERSİTESİ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Matematik ve Fen bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı Fen Bilgisi Eğitimi Bilim Dalı 2025, sayfa: xiv +97 Bu tez çalışmasında, 5. Sınıf Fen Bilimleri dersinde işlenen "Elektrik Devre Elemanları" konusunun öğrenci başarısına etkisi, öğrencilerin durumluk merak ve kaygı düzeyleri bağlamında araştırılmıştır. Merak, bir konuyu öğrenme veya anlama isteğiyle ortaya çıkan ilgi ve isteği ifade ederken; kaygı, endişe, üzüntü veya stres yaratan düşünceleri tanımlamaktadır. Öğrencilerin akademik başarısında merak ve kaygı duygularının önemli bir rolü bulunmaktadır. "Elektrik Devre Elemanları" konusu, öğrencilerin merakını uyandırabileceği gibi kaygı seviyelerini de artırabilir. Araştırma, öğrencilerin bu konudaki başarılarını, ders sırasındaki merak ve kaygı düzeyleriyle ilişkilendirmiştir. Öğrencilerin ilgilerini çeken bir konuda aktif şekilde keşfetme ve düşünme faaliyetlerine katıldıklarında, daha derin bir anlayış ve kalıcı bilgi edindikleri belirlenmiştir. Aşırı olmayan kaygı düzeyinin başarıyı olumsuz etkileyebileceği, ancak anlık ve uygun düzeydeki kaygının başarıyı artırabileceği gözlemlenmiştir. Bu doğrultuda, araştırma, öğrencilerin derse ve konuya olan merakını sürdürecek, kaygıyı ise azaltacak stratejilerin geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır. Elde edilen bulgular, fen eğitimi alanında öğrencilerin başarısını, ilgisini ve motivasyonunu artırmaya yönelik öneriler sunmayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Merak, Kaygı, Fen Merakı, Fen Kaygısı, Durumluk Fen Merakı, Durumluk Fen Kaygısı