Theses supervised by Prof. Dr. Fatih Bilgili

11 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Acentelik ve tekel yetkisi veren diğer sözleşmelerde rekabet yasağı

Sözleşme sırasında ve sözleşme sonrasında rekabet yasağı kural olarak rekabet hukuku kurallarına aykırıdır. Ancak hukuk düzenleri piyasaya, tüketiciye ve sözleşmenin taraflarına yarar sağlayan bu duruma belirli sınırlar dâhilinde izin vermiştir. Sözleşme sırasındaki rekabet yasağı tekel hakkı olarak TTK 104. maddenin ve rekabet yasağı anlaşmasını düzenleyen TTK 123. maddenin rekabet kurallarıyla yakın ilişki içerisindedir. Acentelik, franchise, tek satıcılık ve bayilik sözleşmesi süresince de taraflar rekabet yasağı altındadır. Sözleşme sonrası rekabet yasağı ise 6102 sayılı TTK'da ilk kez düzenlenmiştir. TTK 123. maddede anlaşmanın zayıf tarafı acenteyi korumak amacıyla anlaşmanın sınırları belirlenmiştir. Benzer özelliklere sahip franchise sözleşmesi, tek satıcılık sözleşmesi ve bayilik sözleşmesi açısından da aynı amaçla TTK m. 123 hükmünün kıyasen uygulanması mümkündür.

Acente sözleşmesiAcentelerFranchising sözleşmesi+4
Özlem Akıncı Albayrak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ticari işletmenin devri

Ticari işletme, ticaret hukukunun merkez kavramıdır. Ticaret hukuku bakımından bu denli önemi haiz olan ticari işletmenin sahipliğinin el değiştirmesi de, ticari hayatta oldukça önem arz etmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile birlikte ticari işletmenin devri kurumu farklı bir yapıya bürünmüştür. Bu çalışmada Türk hukukunda ticari işletmenin devri, ulusal ve uluslararası düzenlemeler ışığında, işlem sırasına riayet edilmek üzere, baştan sona etraflıca incelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca çalışmada, ticari işletmenin devrinin özel hukukun diğer alanlarına etkisine de değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ticari işletme, ticari işletmenin devri, devir sözleşmesi, devreden, devralan.

DevirDevir sözleşmesiTicaret hukuku+4
Muhammed Fatih Cengil
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde yönetim kurulu bakımından eşit işlem ilkesi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ilk kez düzenlenen, ancak doktrin ve Yargıtay tarafından uzun süredir benimsenmiş olan, eşit işlem ilkesi şirketler hukukunun genel, bağımsız ve temel bir ilkesidir. Anonim şirketin yönetim organı olan yönetim kurulu alacağı kararlarda bu ilkeyi gözetmekle yükümlüdür. Eşit işlem ilkesine aykırı yönetim kurulu kararlarının uygulamada en sık karşılaşılan kararlar olduğu hükmün gerekçesinde belirtilmiş ve bu kararlar bakımından butlan yaptırımı öngörülmüştür. Bu çalışmada yönetim kurulu kararları bakımından eşit işlem ilkesi ve hukuki sonuçları ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Anonim şirket, yönetim kurulu, eşit işlem ilkesi, eşitlik, batıl kararlar.

Anonim şirketlerEşit işlemTürk Ticaret Kanunu+5
İdil Nur Gürbüz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ticari işlemlerde taşınır rehni

6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu 01.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Rehin hakkı alacaklıya; taşınmaz taşınır hak ve alacaklar üzerinde sınırlı ayni hak sağlar. Bu kanun rehnin konusunu, kapsamını, taraflarını büyük ölçüde genişletmiştir. Tacir ve esnaf rehin borçlusu ve alacaklısı olabileceklerdir. Çiftçi, üretici örgütü, serbest meslek erbabı gerçek ve tüzel kişiler de rehin borçlusu olabileceklerdir. Ağaçlar, hayvanlar, stok ve hammadde, kiracılık hakkı, kira gelirleri, rehin konusuna dahil edilmişlerdir. Temerrüt hükümlerinde lex commissoria yasağı istisnai olarak düzenlenmiştir. Yeni kanunla beraber rehinli taşınır sicili olarak yeni bir sicil oluşturulmuştur. Bu tez çalışmasında 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu, mülga 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel olarak rehin kavramı, taşınır rehni kavramı ve temel ilkeleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölüm tezin ana temasını içermektedir. Bu bölümde Ticari İşlemlerde Taşınır Rehninin kuruluşu, tarafları, tarafların hakları ve borçları, rehnin konusu ve rehnin sona ermesi mülga 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu ile karşılaştırmalı bir şekilde ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise temerrüt halinde uygulanacak hükümler incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Rehin, ticari işletme rehni, ticari işlemlerde taşınır rehni

Taşınır rehniTicari işlemlerTicari işletme rehni sözleşmesi
Bahar Oral
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Anonim şirketler hukukunda şirket malvarlığının korunması

Anonim şirketler, sermaye şirketlerinden biri olarak, pay sahiplerinin sınırlı sorumluluğu, kâr payı alma hakkı ve payı devretme kolaylığı nedeniyle sıklıkla tercih edilen bir şirket türüdür. Anonim şirketlere katılmayı teşvik eden sınırlı sorumluluk imtiyazı, sorumluluğu yalnızca şirket tüzel kişiliği üzerinde bırakmıştır. Şirketin tüm menfaat sahiplerinin tek başvuru kaynağı şirket malvarlığ ıdır. Bu nedenle anonim şirket malvarlığının yasal olarak korunması gerekliliği hususu gündeme gelmiştir. Kıta Avrupası Hukuku ve ABD Hukuku, malvarlığının yasal olarak korunması gerekliliği konusunda kökten farklı yaklaşımlara sahiptir. Bu hususta farklı tarihi gelişimlere sahip olan Kıta Avrupası Hukuku ve ABD Hukuku, hukuk sistemlerinin gelişim aşamalarını ve bu hususa yaklaşımlarını incelemek, geleceğe yönelik bir bakış açısı kazanmak açısından önem arz etmektedir. Türk hukukunun da dahil olduğu Kıta Avrupası hukukunda, anonim şirketin malvarlığının yasal olarak korunması, şirketin tüm menfaat gruplarının korunmasına hizmet etmektedir. Anonim şirket malvarlığını yasal olarak korumaya yönelik olarak pek çok hüküm Türk hukukunda ve mehaz Alman ve İsviçre hukukunda yer almaktadır. Bu nedenle malvarlığını koruyan hükümlerin ve bu yöndeki yargı kararlarının incelenmesi, anonim şirketler hukukunda şirket malvarlığının korunması hususunun değerlendirilmesini sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Şirket Malvarlığının Korunması İlkesi, Anonim Şirketler, Kıta Avrupası Hukuku, Amerikan Hukuku.

Anonim şirketlerMalvarlığının korunmasıSermayenin korunması+1
Özlem Akıncı Albayrak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Limited şirket sözleşmesi

Limited şirket 1892 yılında herhangi bir tarihi model alınmaksızın ilk olarak Almanya'da ortaya çıkmış bir şirket türüdür. Limited şirket ilk ortaya çıkışında saf sermaye şirketi olan anonim şirket ile saf şahıs şirketi olan kollektif şirket arasında bir ara form olarak tasarlanmıştır. Türk hukukuna ise Fransa örneğinden 1926 yılında alınmıştır. Gerek Türk hukukunda gerek karşılaştırmalı hukukta limited şirket, ara tür olma özelliğini kısmen korusa da, anonim şirketlere yakınlaştırılmıştır. Bu durum Türk hukukunda daha belirgindir. Gerçekten özellikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile birlikte emredici hükümler ilkesi benimsenmiş ve müdürlerin seçiminde özden organ ilkesinden vazgeçilmiştir. Limited şirketin iktisadi hayattaki işlevi ülkemiz için oldukça önem taşır. Zira limited şirket Türk hukukunda en fazla tercih edilen ticaret şirketi konumundadır. Limited şirkette hâkim olan sorumluluk rejimi, limited şirketin anonim şirkete nazaran daha kolay kuruluşu ve şirket sözleşmesinin daha serbest oluşturma imkânı bu tercihte rol oynamaktadır. Çalışmamız limited şirketin anayasası niteliğindeki şirket sözleşmesini konu edinmektedir. Şirket sözleşmesi limited şirketin temelini oluşturur ve onun kurulmasını sağlar. Limited şirket sözleşmesinin çifte niteliğinden söz edilir. Zira o hem şirketin organizasyonunu şekillendiren bir organizasyon sözleşmesidir hem de katılımcıları için haklar ve yükümlülükler doğuran bir borç sözleşmesidir. Çalışmamızda limited şirket sözleşmesi bütüncül bir şekilde ele alınmaktadır. Özellikle emredici hükümler ilkesi başta olmak üzere şirketler hukukundaki ilkeler ışığında şirket sözleşmesinin içeriğinin ne şekilde oluşturulabileceği çalışmamızın temel konusunu oluşturur. Bunun için öncelikle limited şirketin ve şirket sözleşmesinin temel esasları ortaya konmakta ve emredici hükümler ilkesi ışığında her bir kayıt özelinde gerekli açıklamalar yapılmaktadır. Ayrıca limited şirket sözleşmesini doğrudan ilgilendiren şirket sözleşmesinin değişikliği ve yorumlanması gibi konular da çalışmamızda yer almaktadır. Anahtar kelimeler: Limited Şirket, Şirket Sözleşmesi, Emredici Hükümler İlkesi, Şirketler Hukuku

Emredici normLimited şirketlerSözleşmeler+2
Muhammed Fatih Cengil
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Anonim ortaklıkta yönetim ve temsil yetkisinin devrinde yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu

Anonim şirketlerde yönetim veya temsil yetkisi kural olarak yönetim kurulu tarafından kullanılmakla birlikte, özellikle halka açık veya büyük ölçekli ortaklıklarda söz konusu yetkilerin tamamının yönetim kurulu tarafından bizzat yerine getirilmesi uygulamada sık rastlanan bir durum değildir. Bu nedenle kanunda, yönetim kuruluna, yönetim veya temsil yetkisinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 367/I ve 370/II hükümlerinde yer alan şartlara uygun olarak, mevcut yönetim kurulu üyelerinden bir veya birkaçına yahut üçüncü kişilere devretmek suretiyle, şirketin yönetim teşkilatını belirleme yetkisi tanınmıştır. Şirket yönetimi konusunda uzmanlaşmış ve yeterli mesleki tecrübeye sahip olan kişilere yetkilerin devredilmesi, bir yandan şirkette profesyonelleşmeyi sağlamakta, diğer yandan kural olarak, devredilen yetkilerle birlikte bu kapsamda ortaya çıkabilecek hukuki sorumluluk da devredilmiş sayılacağından, yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğunu sınırlandırmaktadır. Yönetim veya temsil yetkilerinin geçerli bir şekilde devredilmesi halinde, devredilen yetkilerle ilgili olarak yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu; murahhasların seçiminde, onlara verilecek talimatlarda ve murahhasların üst gözetiminde göstermeleri gereken makul derecede özen yükümlülüğü ile sınırlı olarak devam eder. Çalışmamızda, geçerli ve geçersiz yetki devri hallerinde, yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğunun ne şekilde ortaya çıkacağı meselesi, mehaz İsviçre hukukundaki görüş ve yargı kararlarına yer verilmek suretiyle, detaylı bir şekilde incelenmiştir.

HukukTürk ticaret hukukuÖzel hukuk
Süleyman Kalender
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü

Sigorta sözleşmesinin güçsüz tarafına gerekli korumanın sağlanmasında başvurulacak yegâne hükümlerin genel hükümler olması, özel hükümlerle bu yükümlülüğün düzenlenmesi gerektiği sonucunu doğurmuştur. Hukukumuzda olduğu gibi karşılaştırmalı hukukta da sigortacının sözleşmenin kurulmasından önce ve sözleşmenin devamı süresince bilgilendirme yükümlülüğü yerini almıştır. Sigorta sözleşmelerinde daha bilgili taraf olan sigortacının sözleşme öncesi ve sözleşme süresince mevcut olan bilgilendirme yükümlülüğüne bilgi sağlayan ve tavsiyede bulunan danışmanlık görevinin dâhil edilmesi gerekmektedir. Böylece görece daha tecrübesiz taraf olan sigorta ettiren daha kapsamlı bir korumadan faydalanacak, danışmanlık yapmayarak veya sessiz kalarak sigorta ettirenin zarara uğramasına sebep olan sigortacının sorumluluğu doğacaktır. Türk hukukunda sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1423. maddesinde ve Sigortacılık Kanunu m.11/3 hükmüne dayanılarak çıkarılan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelikte ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Kısmen de olsa çakışan mevzuat sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde sigortacıya uygulanacak yaptırım sorununu gündeme getirmiştir. Yükümlülüğün ihlalinde uygulanacak yaptırımın kanun ve yönetmelikte farklı düzenlenmesi uygulamada karışıklığa yol açmaktadır. Bu kapsamda TTK ve söz konusu Yönetmelik hükümleri arasında ihlalin sonuçları bakımından öngörülen farklılıklar ve belirsizlikler üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü, Sigortacının aydınlatma yükümlülüğü, bilgilendirme yükümlülüğünün ihlali, sözleşmenin yapılmasına itiraz, itiraz hakkı.

Leyla Gümüş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Anonim şirket devir işlemlerinde kanuna karşı hile

Türk Ticaret Kanunu'nun "Kanuna karşı hile" kenar başlığı altında düzenlenen 356. maddesinde anonim şirketlerin şirketin kuruluşundan sonraki ilk iki yıl içinde sermayenin onda birini (1/10) aşan bedelle bir ayın ya da işletmeyi devralması veya kiralaması için yapılan sözleşmenin geçerliliği bazı kurallara tabi tutulmuştur. "Kuruluştan sonraki devralmalar" olarak nitelendirebileceğimiz sözleşmelerin geçerli olabilmesi için devralınan ya da kiralanan ayın veya işletmelere bilirkişi tarafından değerleme raporu hazırlanmasının yanında sözleşmenin genel kurul tarafından onaylanması ve ticaret siciline tescil edilmesi gerekir. TTK m. 356'da yer alan kurallar, ayni sermaye taahhüdü ile kurulan anonim şirketler için zorunlu olan kuruluş prosedürlerinin dolanılmasını engellemek adına öngörülmüştür. İlgili hüküm Alman hukukunda 1884'ten, Türk Hukukunda 1956'dan beri yer almaktadır. Her iki hukuk sisteminde de uzun süredir yer almasına karşın "kuruluştan sonraki devralma hükümleri" pek fazla uygulama alanı bulmamıştır. Uygulama alanı bulmamış olması, kuruluş sonrası devralma düzenlemelerinin anonim şirketlerin yaptığı işlemler üzerinde önemli hukuki sonuçlar doğurmayacağı anlamına gelmemektedir. Kuruluş sonrası devralma prosedürünün gerçekleştirilmemesi veya başarıyla tamamlanamaması halinde Türk Ticaret Kanunu hem borçlar hukuku kapsamındaki hukuki işlemin hem de tasarruf işleminin geçersiz olduğunu öngörmektedir. TTK m. 356 hükmünün kapsamının çok geniş olması sonucunda uygulamada sorunlara yol açabilecek nitelikte olduğundan çalışmada bu sorunlara değinilecek ve çözüm üretilmeye çalışılacaktır. Çalışmada TTK m. 356 düzenlemesi kapsamındaki sorunlar ele alınacak ve şirketler hukukundaki uygulamalarına yer verilecektir. Anahtar Kelimeler: Anonim Şirket, Kanuna Karşı Hile, Kuruluştan Sonra Devralma

Mehmet Durdu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetim ilkeleri çerçevesinde bağımsız yönetim kurulu üyeliği

Günümüzde ülke ekonomileri, piyasa aktörleri olan şirketlerin verimlilikleri ve karlılıkları ile kalkınmakta olup, şirketlerin dengeli bir şekilde idare ve sevk edilmesi büyük önem arz etmektedir. Yıllar içinde şirketlerin kötü yönetimi neticesinde Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Avrupa'da; Enron, WorldCom, Parmalat ve Ahold gibi çok ortaklı büyük şirketlerde ortaya çıkan yolsuzluklar ve karşılaşılan beklenmedik iflaslar, dünya genelinde finansal hayatı ve piyasaları olumsuz yönde etkilemiştir. Hileli muhasebe işlemleri neticesinde yaşanan gelişmeler tüm dünyada şeffaf yönetim ilkesinin sorgulanmasına neden olmuş ve iyi şirket yönetimi öne çıkmıştır. Böylelikle şirket yönetimlerinde; "adillik", "şeffaflık", "hesap verebilirlik" ve "sorumluluk" ilkeleri esas alınarak, dünya genelinde Kurumsal Yönetim İlkeleri kabul edilmiştir. Kurumsallaşmanın bir ürünü olan ve Kurumsal Yönetim İlkelerinin başında gelen "bağımsız yönetim kurulu üyeliği" kurumu, şirket yönetim kurulunun kurumsal ve profesyonel bir kimliğe bürünmesi için günümüzde elzem olup, yönetim kurulunda bulunup görev üstlenen bağımsız üyelerin, şirket yönetiminde Kurumsal Yönetim İlkeleri çerçevesinde etkin rol oynaması gerektiği kabul edilmiştir. Bağımsız üyeler, yönetim kurulu üzerinde gözetim ve denetim vazifesi görmekte olup, ortaklığın menfaatlerini gözetlemektedir. Bağımsız üyelerin varlığı ile şirket yönetim kurulunun aldığı kararlar sorgulanarak yaşanabilecek olası çıkar çatışmalarının önüne geçilmekte ve şirket yönetiminin gözetimi etkinleştirilmektedir. Bu açıdan bu kimseler yönetim kurullarında dengeleyici bir konuma sahiptir. Özellikle çok ortaklı anonim şirketlerde, başta paydaşlar olmak üzere birçok menfaat grubunun çıkarının korunmasını gözeten ve icrai yetkiye sahip olmayan bağımsız üyeler, bir yandan şirketin sürdürülebilirliğine katkı sağlarken diğer yandan şirkete prestij kazandırmaktadır. Mevzuat uyarınca bağımsız üyelere yüklenen misyon ve tanınan yetkilerin, borsada işlem gören halka açık anonim ortaklıklarda; yatırımcının korunması, kamunun aydınlatılması ve şirket içi denetimin etkinleştirilmesi bakımından önemli bir karşılığı bulunmaktadır. Bağımsız üyelere yüklenen sorumluluk ve bаğımsız üyelerin ortaklığa sunduğu prestij ve dürüstlük stаndаrtlаrı, yatırımcılar ve diğer denetim otoriteleri açısından bir güven temin etmektedir. Ayrıca bağımsız üyelerin sahip olduğu mesleki tecrübe, uzmanlık ve vizyoner bakış açısının, şirketin stratejisine olumlu yönde katkı sağlayacağı kabul edilmektedir. Bu çalışmada bağımsız yönetim kurulu üyeliği müessesesi, kurumsal yönetim ilkeleri perspektifinde ele alınmıştır.

Abdullah Bilgili
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Anonim şirketlerde sermayenin kaybı ve borca batıklık

Anonim şirketlerde sermayenin kaybı ve borca batık olma durumu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 376. maddesinde düzenlenmiştir. Hüküm değişiklikler içermekle birlikte 6762 sayılı Ticaret Kanunu'nun 324. maddesine karşılık gelmektedir. Üç fıkra hâlinde düzenlenen m. 376'nın ilk iki fıkrasında sermayenin kaybı, üçüncü fıkrasında ise borca batıklık hâli düzenlenmiştir. Ekonomik hayatın temel taşlarından biri olan anonim şirketlerin sermayelerinin kaybı ve borca batıklık hususu oldukça büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda şirketlerin sermaye kaybı ve borca batıklık hâllerinin tespiti, bu tespit yapılırken hangi değerleme ölçütlerinin kullanılacağı, sermaye kaybı ve borca batıklık hâli tespit edildikten sonra alınabilecek yeniden yapılandırma tedbirleri, bu kapsamda yönetim kurulu ile genel kurulun ayrı ayrı ele alınması ve bunların sorumlulukları hususunda yeni yaklaşımlar getirilmesi gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Sermayenin kaybı, Borca Batıklık, Yönetim kurulu, Genel kurul.

İdil Nur Gürbüz Gökberk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00

Other supervisors