Theses supervised by Prof. Dr. Fatma Yıldırım

12 theses · Isparta University of Applied Sciences

Master'sOpen AccessTR

Bazı hünnap (Ziziphus jujuba Mill.) genotiplerinde meyvelerinin yenilebilir üç farklı olum döneminde pomolojik ve biyokimyasal özelliklerinin değişimi

Bu çalışma, 2021 yılında, Çivril/Denizli ekolojisinde ticari bir hünnap bahçesinde bulunan ve tohumdan yetişmiş 15 hünnap genotipinin meyvelerinin farklı olgunluk dönemlerinde kalite özelliklerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Bunun için meyvelerin yenilebilir üç farklı olgun döneminde (yeşil-beyaz, yarı kırmızımsı ve tam kırmızımsı) alınan örneklerinde, bazı pomolojik ve antioksidan özellikler araştırılmıştır. Genotiplerin meyve ağırlığı, meyve eni, meyve boyu, meyve eti sertliği, L*, h*, C*, suda çözünebilir kuru madde (SÇKM), titre edilebilir asitlik (TEA), toplam fenolik madde, toplam flavonoid ve toplam antioksidan aktivite değerleri: sırasıyla yeşil-beyaz olgun dönemde 7.33-20.35 g, 23.88-35.32 mm, 24.23-40.95 mm, 2.89-5.61 lb, 71.55-81.98, -73.92- -66.51, 39.15-47.88, %7.35-17.37, 0.071-0.241 g/100ml, 16.49-28.90 mg GAE/g DW ve 1.68-6.69 mg CE/g DW arasında; yarı kırmızımsı olgun dönemde 8.16-23.61 g, 24.77-35.03 mm, 24.28-44.88 mm, 2.28-5.19 lb, 72.93-80.29 (yeşil-beyaz kabuk) ve 35.58-45.21 (kırmızımsı kabuk), -78.85- -67.73 (yeşil-beyaz kabuk) ve 41.80-66.98 (kırmızımsı kabuk), 39.76-47.18 (yeşil-beyaz kabuk) ve 27.48-39.04 (kırmızımsı kabuk), %14.90-22.80, 0.122-0.330 g/100ml, 16.21-29.02 mg GAE/g DW, 1.58-6.33 mg CE/g DW ve 1.58-3.24 mmol TE/g arasında; tam kırmızımsı olgun dönemde 7.82-21.94 g, 23.90-34.56 mm, 23.11-43.52 mm, 2.46-4.74 lb, 34.16-41.79, 37.27-59.40, 24.54-36.45, %15.90-25.85, 0.14-0.35 g/100ml, 10.90-20.34 mg GAE/g DW, 0.67-4.22 mg CE/g DW ve 0.17-1.27 mmol TE/g arasında değişmiştir. Olgunluk ilerledikçe SÇKM ve TEA içerikleri artmıştır. Buna karşın toplam fenolik, toplam flavonoid ve toplam antioksidan aktivite içerikleri azalmıştır. Sonuçta, hünnap meyvelerinin taze tüketimi için fenolik, antioksidan, tat ve lezzet bakımından yarı kırmızımsı olgun dönemde tüketilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.

HünnapOlgunlukPomoloji
Murat Ekmekci
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Perfect red ve Malatya kayısı çeşitlerinde hasat öncesi oksalik asit uygulamasının meyve kalitesi ve antioksidan özellikleri üzerine etkisi

Bu çalışma, 2023 yılı vejetasyon döneminde, Isparta ekolojik koşullarında gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, oksalik asit (OA) uygulamasının kayısıda meyve kalite ve antioksidan özellikleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun için 'Perfect Red' ve 'Malatya' kayısı çeşitlerinin ağaçlarına hasat öncesinde iki kez (16 Mayıs-6 Haziran) 2 mM OA uygulaması yapılmıştır. Ticari hasat döneminde alınan meyve örneklerinde bazı pomolojik ve biyokimyasal özellikler analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, OA uygulamasının meyve ağırlığı, meyve eni, meyve boyu ve meyve eti sertlik değerleri üzerine etkisi önemli bulunmamıştır. Ancak OA uygulamasında meyve ağırlığı (52.78 g) ve meyve eni (46.81 mm) değerleri nispeten yüksek saptanmıştır. OA uygulaması 'Perfect Red' çeşidinde meyve kabuk a* değerini kontrole göre önemli derecede artırmıştır (%65.00). OA uygulaması kontrole göre meyvelerin toplam flavonoid içeriğini (%17.61) önemli düzeyde; toplam fenolik ve toplam antioksidan kapasite özelliklerini ise nispeten artırmıştır. Çeşitler arasında önemli fark çıkmış ve 'Perfect Red' çeşidi en iri (57.87 g ve 49.06 mm meyve eni) ve en renkli meyveleri vermiştir. Sonuçta, hasat öncesi çevreyle dost OA uygulamaları hasatta kayısı meyvelerinin kalite ve antioksidan özelliklerini artırmada doğal bir yol olabilir.

AntioksidanlarHasat öncesiKalite+2
Suat Mutcu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Antalya Serik bölgesi keçiboynuzu (Ceratonia siliqua L.) genotiplerinin nokta seleksiyonu ve moleküler karakterizasyonu

This thesis, conducted from 2022 to 2024, aimed to identify superior genotypes from the naturally growing carob (Ceratonia siliqua L.) population in the Serik district of Antalya Province, based on fruit and seed characteristics. A total of 45 carob genotypes were selected from eight different locations within the district, focusing on traits associated with productivity, snack quality, and industrial suitability. Phenological, morphological, pomological and biochemical properties of the selected genotypes were determined. Additionally, molecular characterization of these genotypes was performed. According to three years of averaged data, the genotypes' fruit weights ranged from 6.01 to 24.13 g; fruit thickness, from 4.42 to 10.11 mm; fruit pulp yield, from 59.00 to 95.45%; seed number, from 4.70 to 13.73; and seed weight, from 0.86 to 2.00 g. The seed yield ranged from 4.54% to 40.99%, and the seed weight ranged from 0.86 to 2.64 g. According to the two-year average data, the total sugar amount of the genotypes varied between 35.91-66.23%, total phenolic substance amount between 683.94-1615.14 mg GAE/100 g, total flavonoid amount between 17.73-77.53 mg CAE/100 g and antioxidant amount between 83.17-91.86%. Fruit peel color was measured using a colorimeter to determine the L*, a*, and b* parameters. Chrome* and hueo angle values were then calculated. The genotypes with the highest scores were selected as promising based on the modified weighted-rankit method conducted for both snacking and industrial use. In the molecular characterization study conducted with ISSR markers, a total of 51 scoreable bands were obtained. Three of the bands obtained were monomorphic, and 48 were polymorphic. The polymorphism rate was 94.11%

Keçiboynuzu
Ayşe Vildan Pepe
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Ümitvar kiraz (Prunus avium L.) melezlerinin S allel genleri, meyve çatlama hassasiyetleri ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi

Kiraz tüm dünyada sevilerek tüketilen ve üreticisine yüksek düzeyde kazanç sağlayan meyve türlerinin başında gelmektedir. Ancak eski kiraz çeşitlerinin yetiştiriciliğinde verim, kalite ve kendine uyuşmazlık gibi önemli sorunlar bulunmaktadır. Bu noktada önemli bir kiraz üreticisi ve ihracatsısı olan ülkemizin dünya piyasalarındaki rekabet gücünü koruyabilmesi ve arttırabilmesi için kendine verimli ve kaliteli yeni çeşitlerini geliştirmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü (MAREM) tarafından melezleme yolu ile kiraz çeşit ıslahı başlatılmıştır. Bu tez çalışmasında, MAREM'de yapılan melezlemeler (0900 Ziraat X kendine uyuşur veya uyuşmaz çeşitler) sonucunda elde edilen ümitvar 27 adet kiraz genotipinin kendine verimlilik durumları ile S-Allel uyuşmazlık genlerinin yanısıra fenolojik ve bazı meyve kalite özelliklerinin (pomolojik özellikler, antioksidant bileşenler ve çatlama hassasiyeti) belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 2015 ve 2016 yılları arasında yürütülmüştür. Çalışmada, genotiplerin meyve tutum oranları arazide kendileme uygulamalarında %0-%33, serbest tozlanmada ise %3-%54 arasında değişmiştir. Moleküler çalışmalar sonucunda genotiplerin 13'ünde kendine verimlilik alleli (S4') saptanmıştır. Genotiplerin fenolojik ve pomolojik özellikleri yıllara göre değişkenlik göstermiştir. Çiçeklenme zamanı bakımından genotipler arasında 7 gün, hasat zamanı bakımından ise yaklaşık 40 günlük bir fark olduğu belirlenmiştir. Genotiplerin meyve ağırlıkları 7.35-12.03 g, çekirdek ağırlıkları 0.32-0.48 g, sap ağırlıkları 0.08-0.14 g, SÇKM içerikleri %14.43-%20.32, meyve eti sertlik değerleri 5.85 N-10.86 N arasında değişmiştir. Çatlamaya hassasiyet bakımından genotiplerin indeks değerleri 6-82.33 arasında değişmiştir. Antioksidan içerikler bakımından genotiplerin toplam fenolik değerlerinin 4.64 – 202.18 mg GAE g-1 YA, toplam flavonoid değerlerinin 36.01 - 262.41 mg rutin g-1 YA, toplam antioksidan aktivite değerlerinin 4.63-55.23 mg vitamin C g-1 YA arasında değiştiği tespit edilmiştir.

İsmail Demirtaş
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ümitvar kiraz (Prunus avium L.) melezlerinin S allel genleri, meyve çatlama hassasiyetleri ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi

Kiraz tüm dünyada sevilerek tüketilen ve üreticisine yüksek düzeyde kazanç sağlayan meyve türlerinin başında gelmektedir. Ancak eski kiraz çeşitlerinin yetiştiriciliğinde verim, kalite ve kendine uyuşmazlık gibi önemli sorunlar bulunmaktadır. Bu noktada önemli bir kiraz üreticisi ve ihracatsısı olan ülkemizin dünya piyasalarındaki rekabet gücünü koruyabilmesi ve arttırabilmesi için kendine verimli ve kaliteli yeni çeşitlerini geliştirmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü (MAREM) tarafından melezleme yolu ile kiraz çeşit ıslahı başlatılmıştır. Bu tez çalışmasında, MAREM'de yapılan melezlemeler (0900 Ziraat X kendine uyuşur veya uyuşmaz çeşitler) sonucunda elde edilen ümitvar 27 adet kiraz genotipinin kendine verimlilik durumları ile S-Allel uyuşmazlık genlerinin yanısıra fenolojik ve bazı meyve kalite özelliklerinin (pomolojik özellikler, antioksidant bileşenler ve çatlama hassasiyeti) belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 2015 ve 2016 yılları arasında yürütülmüştür. Çalışmada, genotiplerin meyve tutum oranları arazide kendileme uygulamalarında %0-%33, serbest tozlanmada ise %3-%54 arasında değişmiştir. Moleküler çalışmalar sonucunda genotiplerin 13'ünde kendine verimlilik alleli (S4') saptanmıştır. Genotiplerin fenolojik ve pomolojik özellikleri yıllara göre değişkenlik göstermiştir. Çiçeklenme zamanı bakımından genotipler arasında 7 gün, hasat zamanı bakımından ise yaklaşık 40 günlük bir fark olduğu belirlenmiştir. Genotiplerin meyve ağırlıkları 7.35-12.03 g, çekirdek ağırlıkları 0.32-0.48 g, sap ağırlıkları 0.08-0.14 g, SÇKM içerikleri %14.43-%20.32, meyve eti sertlik değerleri 5.85 N-10.86 N arasında değişmiştir. Çatlamaya hassasiyet bakımından genotiplerin indeks değerleri 6-82.33 arasında değişmiştir. Antioksidan içerikler bakımından genotiplerin toplam fenolik değerlerinin 4.64 – 202.18 mg GAE g-1 YA, toplam flavonoid değerlerinin 36.01 - 262.41 mg rutin g-1 YA, toplam antioksidan aktivite değerlerinin 4.63-55.23 mg vitamin C g-1 YA arasında değiştiği tespit edilmiştir.

İsmail Demirtaş
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ümitvar kiraz (Prunus avium L.) melezlerinin S allel genleri, meyve çatlama hassasiyetleri ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi

Kiraz tüm dünyada sevilerek tüketilen ve üreticisine yüksek düzeyde kazanç sağlayan meyve türlerinin başında gelmektedir. Ancak eski kiraz çeşitlerinin yetiştiriciliğinde verim, kalite ve kendine uyuşmazlık gibi önemli sorunlar bulunmaktadır. Bu noktada önemli bir kiraz üreticisi ve ihracatsısı olan ülkemizin dünya piyasalarındaki rekabet gücünü koruyabilmesi ve arttırabilmesi için kendine verimli ve kaliteli yeni çeşitlerini geliştirmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü (MAREM) tarafından melezleme yolu ile kiraz çeşit ıslahı başlatılmıştır. Bu tez çalışmasında, MAREM'de yapılan melezlemeler (0900 Ziraat X kendine uyuşur veya uyuşmaz çeşitler) sonucunda elde edilen ümitvar 27 adet kiraz genotipinin kendine verimlilik durumları ile S-Allel uyuşmazlık genlerinin yanısıra fenolojik ve bazı meyve kalite özelliklerinin (pomolojik özellikler, antioksidant bileşenler ve çatlama hassasiyeti) belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 2015 ve 2016 yılları arasında yürütülmüştür. Çalışmada, genotiplerin meyve tutum oranları arazide kendileme uygulamalarında %0-%33, serbest tozlanmada ise %3-%54 arasında değişmiştir. Moleküler çalışmalar sonucunda genotiplerin 13'ünde kendine verimlilik alleli (S4') saptanmıştır. Genotiplerin fenolojik ve pomolojik özellikleri yıllara göre değişkenlik göstermiştir. Çiçeklenme zamanı bakımından genotipler arasında 7 gün, hasat zamanı bakımından ise yaklaşık 40 günlük bir fark olduğu belirlenmiştir. Genotiplerin meyve ağırlıkları 7.35-12.03 g, çekirdek ağırlıkları 0.32-0.48 g, sap ağırlıkları 0.08-0.14 g, SÇKM içerikleri %14.43-%20.32, meyve eti sertlik değerleri 5.85 N-10.86 N arasında değişmiştir. Çatlamaya hassasiyet bakımından genotiplerin indeks değerleri 6-82.33 arasında değişmiştir. Antioksidan içerikler bakımından genotiplerin toplam fenolik değerlerinin 4.64 – 202.18 mg GAE g-1 YA, toplam flavonoid değerlerinin 36.01 - 262.41 mg rutin g-1 YA, toplam antioksidan aktivite değerlerinin 4.63-55.23 mg vitamin C g-1 YA arasında değiştiği tespit edilmiştir.

İsmail Demirtaş
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Armut yetiştiriciliğinde kullanılan farklı anaçların tuzluluğa toleranslarının morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal parametreler ile incelenmesi

Dünyada, sulanan tarım arazilerin yaklaşık %50'sinde tuzluluk sorunu bulunmaktadır. Özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde tuzlulaşan alanlarının giderek artması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bu çalışmada, farklı düzeylerde oluşturulan NaCl stresi altında bazı armut (OHxF 97, OHxF 333 ve Fox 11) ve ayva (BA 29) anaçlarının göstermiş olduğu tepkilerin morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal parametreler ile belirlenmesi amaçlanmıştır. 2017 ve 2018 yıllarında iki kez tekrarlanan çalışmada, sıcaklık kontrollü serada 18 lt' lik saksılarda bulunan bir yaşlı aşısız bitkilere; kontrol [3 mM], 20 mM, 40 mM ve 80 mM sodyum klorür (NaCl) içeren sulama suyu iki ay boyunca uygulanmıştır. Çalışmada, tuz stresi arttıkça stoma iletkenliği linear olarak azalırken, SOD, CAT, GPX, GR aktiviteleri linear olarak artmıştır. Tüm anaçlarda 80 mM NaCl uygulaması Na+ içeriği artırmış, P4+ ve B+ içeriğini ise nispeten azalmıştır. Bitki boyu, kök yaş ağırlığı, yaprak alanı, zararlanma derecesi, klorofil yoğunluğu, lipit peroksidasyonu, yapraklardaki Na+ miktarı bakımından Fox 11 ile BA 29 anaçları daha olumsuz etkilenmiştir. NaCl stresi altında stoma iletkenliğindeki azalma OHxF 97 anacında en az olmuştur. Yapraklardaki glisin betain miktarı OHxF anaçlarında, prolin içeriği ise Fox 11 anacında daha yüksek bulunmuştur. Klorojenik asit ve arbutin miktarları, Fox 11 anacında tuz stresi ile birlikte nispi veya önemli azalma göstermiştir. Yapraklardaki SOD, CAT, APX, GR ve DHAR enzim aktiviteleri OHxF anaçlarında, özellikle de OHxF 97 anacında tuz stresi ile birlikte önemli düzeyde değişmiştir. Fox 11 ve BA 29 anaçları daha düşük GPX aktivitesi göstermişlerdir. Sonuçta, NaCl stresine OHxF 97 anacı daha toleranslı, Fox 11 anacı ise daha duyarlı olarak bulunmuştur.

Antioksidan enzimlerTuz stresiTuz toleransı
Melih Aydınlı
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Armut yetiştiriciliğinde kullanılan farklı anaçların tuzluluğa toleranslarının morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal parametreler ile incelenmesi

Dünyada, sulanan tarım arazilerin yaklaşık %50'sinde tuzluluk sorunu bulunmaktadır. Özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde tuzlulaşan alanlarının giderek artması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bu çalışmada, farklı düzeylerde oluşturulan NaCl stresi altında bazı armut (OHxF 97, OHxF 333 ve Fox 11) ve ayva (BA 29) anaçlarının göstermiş olduğu tepkilerin morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal parametreler ile belirlenmesi amaçlanmıştır. 2017 ve 2018 yıllarında iki kez tekrarlanan çalışmada, sıcaklık kontrollü serada 18 lt' lik saksılarda bulunan bir yaşlı aşısız bitkilere; kontrol [3 mM], 20 mM, 40 mM ve 80 mM sodyum klorür (NaCl) içeren sulama suyu iki ay boyunca uygulanmıştır. Çalışmada, tuz stresi arttıkça stoma iletkenliği linear olarak azalırken, SOD, CAT, GPX, GR aktiviteleri linear olarak artmıştır. Tüm anaçlarda 80 mM NaCl uygulaması Na+ içeriği artırmış, P4+ ve B+ içeriğini ise nispeten azalmıştır. Bitki boyu, kök yaş ağırlığı, yaprak alanı, zararlanma derecesi, klorofil yoğunluğu, lipit peroksidasyonu, yapraklardaki Na+ miktarı bakımından Fox 11 ile BA 29 anaçları daha olumsuz etkilenmiştir. NaCl stresi altında stoma iletkenliğindeki azalma OHxF 97 anacında en az olmuştur. Yapraklardaki glisin betain miktarı OHxF anaçlarında, prolin içeriği ise Fox 11 anacında daha yüksek bulunmuştur. Klorojenik asit ve arbutin miktarları, Fox 11 anacında tuz stresi ile birlikte nispi veya önemli azalma göstermiştir. Yapraklardaki SOD, CAT, APX, GR ve DHAR enzim aktiviteleri OHxF anaçlarında, özellikle de OHxF 97 anacında tuz stresi ile birlikte önemli düzeyde değişmiştir. Fox 11 ve BA 29 anaçları daha düşük GPX aktivitesi göstermişlerdir. Sonuçta, NaCl stresine OHxF 97 anacı daha toleranslı, Fox 11 anacı ise daha duyarlı olarak bulunmuştur.

Antioksidan enzimlerTuz stresiTuz toleransı
Melih Aydınlı
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Armut yetiştiriciliğinde kullanılan farklı anaçların tuzluluğa toleranslarının morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal parametreler ile incelenmesi

Dünyada, sulanan tarım arazilerin yaklaşık %50'sinde tuzluluk sorunu bulunmaktadır. Özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde tuzlulaşan alanlarının giderek artması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bu çalışmada, farklı düzeylerde oluşturulan NaCl stresi altında bazı armut (OHxF 97, OHxF 333 ve Fox 11) ve ayva (BA 29) anaçlarının göstermiş olduğu tepkilerin morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal parametreler ile belirlenmesi amaçlanmıştır. 2017 ve 2018 yıllarında iki kez tekrarlanan çalışmada, sıcaklık kontrollü serada 18 lt' lik saksılarda bulunan bir yaşlı aşısız bitkilere; kontrol [3 mM], 20 mM, 40 mM ve 80 mM sodyum klorür (NaCl) içeren sulama suyu iki ay boyunca uygulanmıştır. Çalışmada, tuz stresi arttıkça stoma iletkenliği linear olarak azalırken, SOD, CAT, GPX, GR aktiviteleri linear olarak artmıştır. Tüm anaçlarda 80 mM NaCl uygulaması Na+ içeriği artırmış, P4+ ve B+ içeriğini ise nispeten azalmıştır. Bitki boyu, kök yaş ağırlığı, yaprak alanı, zararlanma derecesi, klorofil yoğunluğu, lipit peroksidasyonu, yapraklardaki Na+ miktarı bakımından Fox 11 ile BA 29 anaçları daha olumsuz etkilenmiştir. NaCl stresi altında stoma iletkenliğindeki azalma OHxF 97 anacında en az olmuştur. Yapraklardaki glisin betain miktarı OHxF anaçlarında, prolin içeriği ise Fox 11 anacında daha yüksek bulunmuştur. Klorojenik asit ve arbutin miktarları, Fox 11 anacında tuz stresi ile birlikte nispi veya önemli azalma göstermiştir. Yapraklardaki SOD, CAT, APX, GR ve DHAR enzim aktiviteleri OHxF anaçlarında, özellikle de OHxF 97 anacında tuz stresi ile birlikte önemli düzeyde değişmiştir. Fox 11 ve BA 29 anaçları daha düşük GPX aktivitesi göstermişlerdir. Sonuçta, NaCl stresine OHxF 97 anacı daha toleranslı, Fox 11 anacı ise daha duyarlı olarak bulunmuştur.

Antioksidan enzimlerTuz stresiTuz toleransı
Melih Aydınlı
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Su stresi altında chandler ve fernor ceviz çeşitlerinin tüplü fidanlarının göstermiş olduğu tepkiler

Çalışma, su stresi atında Juglans regia anacına aşılı Chandler ve Fernor ceviz fidanlarının gösterdiği tepkileri belirlemek amacıyla, 2020 yılında yürütülmüştür. Üç farklı sulama seviyesi, serada bir yaşlı tüplü ceviz fidanlarına üç ay boyunca uygulanmıştır. Bunlar; tam sulama (saksı tarla kapasitesinin (STK) %100'ü) ve iki farklı seviyede kısıtlı sulama (STK'nin %50'si ve STK'nin %25'i). Eksilen su miktarı her 5 günde bir verilmiştir. Her 15 günde bir yapraklarda fizyolojik ve biyokimyasal özellikler saptanmıştır. Çalışmada; fidan boyu, gövde çapı, kök kuru madde oranı, yaprak alanı, yaprak SPAD değerleri, yaprak su potansiyeli, stoma iletkenliği, membran stabilite endeksi, malondialdehid (MDA), toplam fenolik madde, toplam flavonoid, toplam çözünebilir protein, toplam prolin ve antioksidan enzim aktiviteleri (süperoksit dismutaz (SOD), peroksidaz (POD), askorbat peroksidaz (APX), katalaz (CAT) saptanmıştır. %100 STK uygulamasına (kontrol) göre %25 STK uygulaması yaprak alanını ve yaprak SPAD değerini önemli derecede düşürmüştür. Su stresi şiddeti artıkça stoma iletkenliği linear olarak azalırken; MDA içeriği, toplam fenolik, toplam flavanoid, toplam protein, toplam prolin, antiokdidant enzim aktivileri linear olarak artmıştır. Membran stabilite endeksi bakımından uygulamalar arasında önemli fark çıkmamıştır. Sonuçta, Chandler ve Fernor fidanlarının su stresine karşı belirli savunma mekanizmaları (yaprak su potansiyeli ve stoma iletkenliğini düşürerek, prolin gibi ozmolitleri ve antioksidan sistemlerin aktivitesini attırarak) geliştirerek, olası bir toleransı ortaya koyduğu saptanmıştır. Oksidatif zarara karşı her iki çeşit için farklı düzenlenme mekanizmaları, antioksidan bileşiklerin ve enzimlerin farklı eğilimleri olduğu görülmüştür. Chandler çeşidinde toplam protein, toplam fenolik, POD ve CAT aktiviteleri daha yüksek seviyelerde gerçekleşirken; Fernor çeşidinde toplam prolin, toplam flavanoid, SOD ve APX aktiviteleri daha yüksek sevilerde gerçekleşmiştir.

Meltem Esen
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Su stresi altında chandler ve fernor ceviz çeşitlerinin tüplü fidanlarının göstermiş olduğu tepkiler

Çalışma, su stresi atında Juglans regia anacına aşılı Chandler ve Fernor ceviz fidanlarının gösterdiği tepkileri belirlemek amacıyla, 2020 yılında yürütülmüştür. Üç farklı sulama seviyesi, serada bir yaşlı tüplü ceviz fidanlarına üç ay boyunca uygulanmıştır. Bunlar; tam sulama (saksı tarla kapasitesinin (STK) %100'ü) ve iki farklı seviyede kısıtlı sulama (STK'nin %50'si ve STK'nin %25'i). Eksilen su miktarı her 5 günde bir verilmiştir. Her 15 günde bir yapraklarda fizyolojik ve biyokimyasal özellikler saptanmıştır. Çalışmada; fidan boyu, gövde çapı, kök kuru madde oranı, yaprak alanı, yaprak SPAD değerleri, yaprak su potansiyeli, stoma iletkenliği, membran stabilite endeksi, malondialdehid (MDA), toplam fenolik madde, toplam flavonoid, toplam çözünebilir protein, toplam prolin ve antioksidan enzim aktiviteleri (süperoksit dismutaz (SOD), peroksidaz (POD), askorbat peroksidaz (APX), katalaz (CAT) saptanmıştır. %100 STK uygulamasına (kontrol) göre %25 STK uygulaması yaprak alanını ve yaprak SPAD değerini önemli derecede düşürmüştür. Su stresi şiddeti artıkça stoma iletkenliği linear olarak azalırken; MDA içeriği, toplam fenolik, toplam flavanoid, toplam protein, toplam prolin, antiokdidant enzim aktivileri linear olarak artmıştır. Membran stabilite endeksi bakımından uygulamalar arasında önemli fark çıkmamıştır. Sonuçta, Chandler ve Fernor fidanlarının su stresine karşı belirli savunma mekanizmaları (yaprak su potansiyeli ve stoma iletkenliğini düşürerek, prolin gibi ozmolitleri ve antioksidan sistemlerin aktivitesini attırarak) geliştirerek, olası bir toleransı ortaya koyduğu saptanmıştır. Oksidatif zarara karşı her iki çeşit için farklı düzenlenme mekanizmaları, antioksidan bileşiklerin ve enzimlerin farklı eğilimleri olduğu görülmüştür. Chandler çeşidinde toplam protein, toplam fenolik, POD ve CAT aktiviteleri daha yüksek seviyelerde gerçekleşirken; Fernor çeşidinde toplam prolin, toplam flavanoid, SOD ve APX aktiviteleri daha yüksek sevilerde gerçekleşmiştir.

Meltem Esen
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Su stresi altında chandler ve fernor ceviz çeşitlerinin tüplü fidanlarının göstermiş olduğu tepkiler

Çalışma, su stresi atında Juglans regia anacına aşılı Chandler ve Fernor ceviz fidanlarının gösterdiği tepkileri belirlemek amacıyla, 2020 yılında yürütülmüştür. Üç farklı sulama seviyesi, serada bir yaşlı tüplü ceviz fidanlarına üç ay boyunca uygulanmıştır. Bunlar; tam sulama (saksı tarla kapasitesinin (STK) %100'ü) ve iki farklı seviyede kısıtlı sulama (STK'nin %50'si ve STK'nin %25'i). Eksilen su miktarı her 5 günde bir verilmiştir. Her 15 günde bir yapraklarda fizyolojik ve biyokimyasal özellikler saptanmıştır. Çalışmada; fidan boyu, gövde çapı, kök kuru madde oranı, yaprak alanı, yaprak SPAD değerleri, yaprak su potansiyeli, stoma iletkenliği, membran stabilite endeksi, malondialdehid (MDA), toplam fenolik madde, toplam flavonoid, toplam çözünebilir protein, toplam prolin ve antioksidan enzim aktiviteleri (süperoksit dismutaz (SOD), peroksidaz (POD), askorbat peroksidaz (APX), katalaz (CAT) saptanmıştır. %100 STK uygulamasına (kontrol) göre %25 STK uygulaması yaprak alanını ve yaprak SPAD değerini önemli derecede düşürmüştür. Su stresi şiddeti artıkça stoma iletkenliği linear olarak azalırken; MDA içeriği, toplam fenolik, toplam flavanoid, toplam protein, toplam prolin, antiokdidant enzim aktivileri linear olarak artmıştır. Membran stabilite endeksi bakımından uygulamalar arasında önemli fark çıkmamıştır. Sonuçta, Chandler ve Fernor fidanlarının su stresine karşı belirli savunma mekanizmaları (yaprak su potansiyeli ve stoma iletkenliğini düşürerek, prolin gibi ozmolitleri ve antioksidan sistemlerin aktivitesini attırarak) geliştirerek, olası bir toleransı ortaya koyduğu saptanmıştır. Oksidatif zarara karşı her iki çeşit için farklı düzenlenme mekanizmaları, antioksidan bileşiklerin ve enzimlerin farklı eğilimleri olduğu görülmüştür. Chandler çeşidinde toplam protein, toplam fenolik, POD ve CAT aktiviteleri daha yüksek seviyelerde gerçekleşirken; Fernor çeşidinde toplam prolin, toplam flavanoid, SOD ve APX aktiviteleri daha yüksek sevilerde gerçekleşmiştir.

Meltem Esen
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00

Other supervisors