Theses supervised by Prof. Dr. Fulya Cenkseven Önder

13 theses · Çukurova University, Çağ University

Master'sOpen AccessTR

Romantik ilişkilerde ilişki doyumu ve yatırımı: Çatışma çözme ve öz-duyarlığın rolü

Bu araştırmada romantik ilişkilerde çatışma çözme ve öz-duyarlık ile ilişki doyumu ve yatırımı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Çukurova Üniversitesi'nde öğrenim gören ve hali hazırda romantik ilişkisi olan 300 kız, 189 erkek olmak üzere toplam 489 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada üniversite öğrencilerinin çatışma çözme stillerine ilişkin veriler 'Romantik İlişkilerde Çatışma Çözme Stilleri Ölçeği' (Özen, Salman-Engin ve Sakallı-Uğurlu, 2016), ilişki doyumu ve yatırımına ilişkin veriler 'İlişki İstikrar Ölçeği' (Büyükşahin, Hasta ve Hovardaoğlu, 2005) ve öz-duyarlığına ilişkin veriler 'Öz-Duyarlık Ölçeği' (Akın, Akın ve Abacı, 2007) ve kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler çoklu regresyon analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre ilişki doyumu değişkeni ilişki yatırımı, romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından boyun eğme, olumlu çatışma çözme, öz-duyarlık alt boyutlarından olan öz sevecenlik, paylaşım bilincinde olma, bilinçlilik ve öz-duyarlık (toplam puan) ile pozitif ilişkiliyken romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından olumsuz çatışma çözme ile negatif ilişkilidir. İlişki yatırımı romantik ilişkilerde çatışma çözme boyutlarından boyun eğme, olumlu çatışma çözme, öz-duyarlık alt boyutlarından öz yargılama, izolasyon, aşırı özdeşleşme değişkenleriyle pozitif, öz-duyarlık toplam puanı ile negatif ilişkilidir. Ayrıca öz-duyarlık toplam puanının olumlu çatışma çözme stili ile pozitif, olumsuz çatışma çözme stili ile negatif ilişkili olduğu bulunmuştur. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından olan olumlu çatışma çözme stili ilişki doyumunu yordamada önemli etkisi olan değişken olarak belirlenmiştir. Ayrıca kadınlarda ilişki doyumunu olumlu çatışma çözme stili ve aşırı özdeşleşmenin pozitif yönde anlamlı yordarken, olumsuz çatışma çözme stilinin ise negatif yönde anlamlı yordadığı belirlenmiştir. Erkeklerde ise, romantik ilişkilerde çatışma çözmenin boyutlarından boyun eğme ve olumlu çatışma çözme stilinin ilişki doyumunu pozitif yönde anlamlı yordadığı tespit edilmiştir. Romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından olan olumsuz çatışma çözme stili, boyun eğme ve olumlu çatışma çözme stili ilişki yatırımını pozitif yordarken romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından geri çekilmenin ilişki yatırımını negatif yordadığı belirlenmiştir. Ayrıca yine regresyon sonuçlarına göre öz-duyarlığın alt boyutlarından aşırı özdeşleşme ilişki yatırımını pozitif yordamıştır. Kadınlarda ilişki doyumunu boyun eğme, olumlu çatışma çözme stili ve aşırı özdeşleşme pozitif anlamlı yordarken geri çekilme alt boyutunun negatif anlamlı yordadığı belirlenmiştir. Erkeklerde ise, romantik ilişkilerde çatışma çözme boyutlarından olumsuz çatışma çözme stili ve boyun eğmenin ilişki yatırımını pozitif anlamlı yordadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Romantik ilişkilerde çatışma çözme, ilişki doyumu, ilişki yatırımı, öz-duyarlık

Duygusal ilişkiÇatışma çözmeÖlçekler+3
Kübra Korkmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde affetmenin yordayıcıları olarak ruminasyon, öfke ve öfke ifade tarzları

Bu araştırmanın temel amacı ergenlerde affetme, ruminasyon, sürekli öfke ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırma Adana ilinin merkez Çukurova ilçesinde yer alan üç lisede 9., 10., 11. ve 12. Sınıf düzeyinde eğitimine devam eden 500 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Ergenlerin bazı kişisel bilgilerine ait veriler araştırmacı tarafından hazırlanan " Kişisel Bilgi Formu"; ergenlerde affetmeye dair veriler "Affetme Esnekliği Ölçeği Lise Formu"; ergenlerin ruminasyonlarına dair veriler "Ruminatif Tepkiler Ölçeği Kısa Form" ve ergenlerin sürekli öfke ve öfke ifade tarzlarına dair veriler "Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada, ergenlerde affetme, ruminasyon, sürekli öfke ve öfke ifade tarzlarının cinsiyete göre anlamlı bir fark gösterip göstermediği t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırmada değişkenlerin birbirleriyle ilişkisini belirlemek için Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu; ruminasyon, sürekli öfke ve öfke ifade tarzlarının affetmeyi yordayıp yordamadığını test etmek için ise çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre affetme sürekli öfke ile negatif yönde anlamlı, öfke ifade tarzlarından öfkeyi içte tutma ve öfkeyi dışa vurma ile negatif yönde ve öfkeyi kontrol etme ile pozitif yönde anlamlı ilişkiler göstermektedir. Affetme ile ruminasyon arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Ancak ergenlerde affetmenin tanıma alt boyutunun ruminasyon toplam puanı ile anlamlı ilişkili olduğu görülmektedir. Ergenlerde ruminasyon ile sürekli öfke, öfkeyi içe atma ve öfkeyi dışa vurma arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bunun yanı sıra ruminasyon ve öfkeyi içe atma puanları kızlarda erkeklerden anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda affetme toplam puanını öfke ifade tarzının tüm alt boyutlarının anlamlı düzeyde yordadığı görülürken ruminasyon ve sürekli öfkenin anlamlı düzeyde yordamadığı görülmektedir. Affetme toplam puanını öfkeyi içte tutma, öfkeyi dışa vurma negatif yönde yordarken, öfkeyi kontrol etme pozitif yönde yordamaktadır. Cinsiyet ele alınarak yapılan regresyon analizlerine göre affetme toplam puanını kız ergenlerde öfkeyi içte tutma, öfke kontrol ve ruminasyon, erkek ergenlerde ise öfkeyi dışa vurma ve öfke kontrolü anlamlı olarak açıkladığı görülmektedir. Kız ergenlerde affetmeyi, öfkeyi içte tutma negatif yönde yordarken, öfkeyi kontrol etme ve ruminasyonun pozitif yönde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Erkek ergenlerde affetmeyi, öfkeyi dışa vurma negatif yönde yordarken öfkeyi kontrol etmenin pozitif yönde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Erkek ergenlerde affetme tanıma ve affetme içselleştirme alt boyutlarını, öfkeyi dışa vurma ve öfke kontrolü anlamlı olarak yordamaktadır. Affetme uygulama alt boyutunu öfke kontrolü anlamlı olarak yordamaktadır. Kız ergenlerde ise affetme tanıma alt boyutunu öfkeyi içte tutma, sürekli öfke ve öfke kontrolü yordamaktadır. Kız ergenlerde ise affetme içselleştirme alt boyutunu öfkeyi içte tutma ve ruminasyon yordamaktadır. Kız ergenlerde ise affetme uygulama alt boyutunu öfke kontrolü ve ruminasyon yordamaktadır. Affetme toplam puanını ve tüm alt boyutlarını kız ergenlerin bağımsız değişkenler birlikte erkeklerden daha fazla açıkladığı görülmektedir. Anahtar kelimeler: Affetme, ruminasyon, öfke ve öfke ifade tarzları

BağışlamaErgenlerLise öğrencileri+3
Sultan Demir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

İlkokul çocuklarına ve annelerine uygulanan duygu düzenleme psikoeğitim programlarının çocukların duygu düzenleme becerilerine etkisi

Bu araştırmanın genel amacı ilkokul çocuklarına ve annelerine uygulanan psikoeğitim programlarının çocukların duygu düzenleme becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda çocuklara uygulanan duygu düzenleme becerileri psikoeğitim programının, çocukların duygu düzenleme becerileri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bunun yanı sıra çocukların annelerinin kendileriyle eş zamanlı olarak duygu koçluğuna ilişkin eğitim alıp almamasının çocukların duygu düzenleme becerileri üzerinde fark yaratıp yaratmadığı değerlendirilmiş ve ek olarak annelere uygulanan duygu koçluğu psikoeğitim programının annelerin duygu sosyalleştirme davranışlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmaya Ankara ili Altındağ ilçesinde ilkokul dördüncü sınıfa devam eden toplam 24 çocuk ve 16 anne katılmıştır. Duygu düzenleme becerileri ile ilgili verilerin toplandığı ve çocukların katılımcısı olduğu iki deney ve bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Bu gruplardan hem çocuğun hem de annenin eğitim aldığı "anne-çocuk eğitimi grubu"nda 8 çocuk, sadece çocuğun eğitim aldığı "çocuk eğitimi grubu"nda 8 çocuk, çocuğun ve annenin eğitim almadığı "kontrol grubu"nda 8 çocuk yer almıştır. Anne-çocuk eğitimi grubu ile çocuk eğitimi grubuna on oturumluk "Duygu Düzenleme Becerileri Psikoeğitim Programı" uygulanmış, kontrol grubuna ise herhangi bir deneysel işlem yapılmamıştır. Ayrıca çocuğu eğitim alan 8 anne, altı oturumluk "Duygu Koçluğu Psikoeğitim Programı"nın uygulandığı deney grubunda yer almıştır. Çocuğu eğitim almayan 8 anne ise kontrol grubunda yer almış, bu annelere herhangi bir deneysel işlem yapılmamıştır. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel modelin kullanıldığı yarı-deneysel bir araştırma desenine sahiptir. Araştırmanın nicel verileri, Shields ve Cicchetti (1997) tarafından geliştirilen "Duygu Ayarlama Ölçeği (Emotion Regulation Checklist)" ve Fabes, Eisenberg ve Bernzweig (1990) tarafından geliştirilen "Çocukların Olumsuz Duygularıyla Baş Etme Ölçeği (Coping With Children's Negative Emotions Scale)" aracılığıyla toplanmıştır. Duygu Ayarlama Ölçeği (DAÖ), çocukların hem anneleri hem öğretmenlerine, çocukların duygu düzenleme becerilerini ölçmek üzere uygulanmıştır. Çocukların Olumsuz Duygularıyla Baş Etme Ölçeği (ÇODBÖ) ise annelerin duygu sosyalleştirme davranışlarını ölçmek üzere anneler tarafından doldurulmuştur. Ölçeklerle toplanan verilerde deney ve kontrol grubundaki çocukların ve annelerin ön test, son test ve izleme testi ölçümleri elde edilmiştir. Araştırmada anne-çocuk eğitimi, çocuk eğitimi ve kontrol gruplarından "DAÖ" ve "ÇODBÖ" ile toplanan ön test ve son test verileri Mann Whitney-U testi kullanılarak çözümlenmiştir. Anne-çocuk eğitimi ve çocuk eğitimi gruplarından toplanan verilerin kalıcılığını belirlemek için ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu yoluyla deney grubundaki annelerle yapılan odak grup görüşmesi aracılığıyla toplanmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bulguları incelendiğinde, çocukların ve annelerinin eğitim aldığı anne-çocuk eğitim deney grubundaki çocukların anne ölçümlerine dayalı duygu düzenleme becerilerinin kontrol grubuna göre anlamlı derecede artış gösterdiği ve bu artışın kalıcı olduğu bulunmuş; öğretmen ölçümlerine göre ise alınan eğitimler sonucu deney grubundaki öğrenciler ile kontrol grubundaki öğrencilerin duygu düzenleme becerileri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sadece çocukların eğitim aldığı çocuk eğitimi deney grubundaki çocukların anne ve öğretmen ölçümlerine göre duygu düzenleme becerilerinde kontrol grubuna göre anlamlı bir değişim olmadığı görülmüştür. Anne-çocuk eğitim grubu ile çocuk eğitimi grubu karşılaştırıldığında, anne ölçümlerine göre çocukların duygu düzenleme becerilerinde anlamlı bir fark olduğu ve bu farkın anne-çocuk eğitimi grubu lehine olduğu görülmektedir. Öğretmen ölçümlerinde ise anne-çocuk eğitimi ve çocuk eğitimi gruplarının duygu düzenleme becerileri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Duygu Koçluğu Psikoeğitim Programı uygulanan deney grubundaki annelerin ÇODBÖ'nün olumsuz tepkiler alt ölçeğinden aldıkları puanların kontrol grubundaki annelerin puanlarına göre anlamlı derecede düşüş gösterdiği ve bu düşüşün kalıcı olduğu bulunmuştur. Deney grubundaki annelerin ÇODBÖ'nün olumlu tepkiler alt ölçeğinden aldıkları puanların kontrol grubundaki annelerin aldıkları puanlara göre anlamlı derecede artış gösterdiği ve bu artışın kalıcı olduğu bulunmuştur. Duygu koçluğu psikoeğitim programının olumlu duygu sosyalleştirme davranışlarını arttırdığı, olumsuz duygu sosyalleştirme davranışlarını azalttığı ve bu değişimlerin kalıcı olduğu ortaya çıkmıştır. Annelerle yapılan odak grup görüşmesinden elde edilen nitel bulgular incelendiğinde, annelerin aldıkları eğitimden etkili iletişim, duygu düzenleme ve sorun çözme alanlarında etkili kazanımlar elde ettikleri, eğitim öncesinde yaşadıkları nahoş duyguların yerini hoş duygulara bıraktığı, oturumlardan hem kendileri hem de çocukları için faydalandıkları, çocuklarının aldığı eğitim sonrasında onlardaki duygu düzenleme, kendini ifade etme, iletişim becerileri ve sosyal beceriler ile sorun çözme becerilerinde artış gözlemledikleri ortaya çıkmıştır. Bu bulgular sonucunda çocuk ve annenin birlikte eğitim almasının çocukların duygu düzenleme becerileri, kendini ifade etme, iletişim becerileri ve sosyal beceriler ile sorun çözme becerilerini arttırmada etkili olduğu söylenebilir. Bulgular alan yazındaki veriler ışığında tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Duygu düzenleme becerileri, duygu sosyalleştirme

AnnelerDuygu düzenlemeDuygu sosyalizasyonu+3
Hasret Topal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Karakter güçleri ve ahlaki muhakeme becerisi: Olumlu sosyal davranışların aracılık rolü

Bu araştırmada genç yetişkinlerin karakter güçleri ve ahlaki muhakeme becerisi arasındaki ilişkide olumlu sosyal davranışların aracı rolü incelenmiştir. Araştırma Adana ilinde ikamet eden; yaşları 20 ve 40 arasında olan, 166 erkek (%55,3) ve 134 kadın(%44,7) olmak üzere toplam 300 katılımcı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların yaş ortalamaları 26( Ss=0,76) olarak bulunmuştur. Araştırmada genç yetişkinlerin karakter güçlerine ilişkin veriler 'Karakter Güçleri Anketi' (McGrath, 2015) , ahlaki muhakeme becerilerine ilişkin veriler 'Görüşleri Belirleme Testi (Rest, 1979) ve olumlu sosyal davranışlara ilişkin veriler ' Olumlu Sosyal Davranışlar Eğilimi Ölçeği ' (Carlo ve Randall, 2002) ve kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler korelasyon, çoklu regresyon ve amos kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda tüm karakter güçleri birbirleri ile anlamlı ve pozitif yönde ilişkiler sergilerken, adalet karakter gücü ile acil durumlar ve kamusal olumlu sosyal davranışlar arasında negatif ilişkiler olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra kamusal olumlu sosyal davranış ile ölçülülük karakter gücü hariç bilgelik, cesaret, aşkınlık, insanlık ve adalet güçleri ile ahlaki muhakeme ve gizli, acil durumlar, özgeci, duygusal ve itaatkar olumlu sosyal davranış eğilimleri değişkenleri arasında negatif ve anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılırken, ahlaki muhakeme becerilerinin yordayıcılarını belirlemek amacıyla yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda genç yetişkinlerin bazı karakter güçlerinin ve olumlu sosyal davranış eğilimlerinin ahlaki muhakeme becerisinin belirleyicisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu amaçla alt boyutlar arasında gerçekleştirilen analizler sonucunda bağımsız değişkenler olan adalet, bilgelik, cesaret gücü, itaatkar olumlu sosyal davranış, acil durumlar ve gizli olumlu sosyal davranışların ahlaki muhakeme becerisini anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür. Son olarak genç yetişkinlik döneminde bulunan kişilerin karakter güçleri ve ahlaki muhakeme becerileri arasındaki ilişkide olumlu sosyal davranışların aracılık rolünü analiz etmek amacıyla gerçekleştirilen yapısal eşitlik modellemesi sonucunda; bilgelik, ölçülülük, cesaret ve adalet karakter gücü ve ahlaki muhakeme becerisi arasındaki ilişkide olumlu sosyal davranışların kısmi aracı rol oynadığı ancak insanlık ve aşkınlık karakter gücü ile ahlaki muhakeme becerisi arasındaki ilişkide olumlu sosyal davranışların tam aracı rolü olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Karakter güçleri, ahlaki muhakeme becerisi, olumlu sosyal davranışlar.

AhlakAhlaki davranışAhlaki değerler+5
Fatma Gizem Türkmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeterlik algısı ve öğretmen güdüsel desteği ile akademik motivasyon arasındaki ilişkide gelecek yöneliminin aracı rolü

Bu araştırmada lise öğrencilerinin yeterlik algısı, öğretmen güdüsel desteği ve akademik motivasyonları arasındaki ilişkide gelecek yöneliminin aracı rolü incelenmiştir. Araştırma Osmaniye il merkezi ve Kadirli ilçesinde yer alan Fen, Anadolu, Mesleki ve Teknik Anadolu ile İmam Hatip Anadolu türlerindeki 16 lisede 9., 10., 11. ve 12. sınıf düzeylerinde öğrenim gören 1414 lise öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Yaş ortalaması 15.78 olan katılımcıların 944'ü (%66.8) kızlardan, 470'i (% 33.2) erkeklerden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilerin akademik motivasyonlarına ilişkin veriler "Akademik Motivasyon Ölçeği" (Çakır, 2006), yeterlik algılarına ilişkin veriler "Yeterlik Algısı Ölçeği" (Özer, Gençtanırım Kurt, Kızıldağ, Demirtaş Zorbaz, Arıcı Şahin, Acar ve Ergene, 2016), öğretmen güdüsel desteklerine ilişkin veriler "Öğretmen Güdüsel Desteği Ölçeği" (Güvenç, 2015), gelecek yönelimlerine ilişkin veriler "Gelecek Vizyonları Ölçeği" (Akça, Korkmaz ve Alkal, 2018) ve kişisel bilgilere ilişkin veriler araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak elde edilmiştir. Toplanan veriler korelasyon analizi ve Process Macro 4.1 kullanılarak aracılık analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda yeterlik algısı, öğretmen güdüsel desteği ve gelecek yöneliminin akademik motivasyonun içsel ve dışsal motivasyon boyutlarıyla pozitif; amotivasyon boyutu ile negatif yönde anlamlı düzeyde; gelecek yöneliminin yeterlik algısı ve öğretmen güdüsel desteği ile pozitif yönde anlamlı düzeyde ilişkileri olduğu tespit edilmiştir. Aracılık analizleri sonucunda ise gelecek yöneliminin; yeterlik algısı ve içsel motivasyon arasında orta, yeterlik algısı ve amotivasyon arasında yüksek, öğretmen güdüsel desteği ve içsel motivasyon arasında yüksek, öğretmen güdüsel desteği ve dışsal motivasyon arasında orta, öğretmen güdüsel desteği ve amotivasyon arasında yüksek düzeyde aracılık rolü oynadığı; yeterlik algısı ve dışsal motivasyon arasındaki ilişkide aracılık rolü oynamadığı bulgulanmıştır. Sonuçlar alanyazın bulguları çerçevesinde tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akademik motivasyon, yeterlik algısı, öğretmen güdüsel desteği, gelecek yönelimi.

Akademik başarıGelecek kurgularıGelecek tasarımı+7
Ali Tapsız
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Duygusal istismar farkındalığı psiko-eğitim programı'nın üniversite öğrencilerinin romantik ilişkileri üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı, 'Duygusal İstismar Farkındalığı Psiko-eğitim Programı'nın üniversite öğrencilerinin şiddeti kabul düzeyleri, duygusal istismar farkındalık düzeyleri, duygusal istismar uygulama ve maruz kalma düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılı Güz yarıyılında Çukurova Üniversitesi'nin farklı bölümlerinde öğrenimlerine devam eden ve çalışmaya katılma konusunda gönüllü olan 30 üniversite öğrencisi (15 deney, 15 kontrol) oluşturmaktadır. Kontrol grubundaki katılımcılara hiçbir deneysel işlem yapılmazken, deney grubundaki katılımcılara haftada bir olmak üzere ortalama 90 dakika süren 9 oturumluk program uygulanmıştır. Araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda yarı-deneysel araştırma desenlerinden öntest-sontest kontrol gruplu model kullanılmıştır Araştırmanın nitel boyutunda ise katılımcılardan odak grup görüşmesi yoluyla program ile ilgili görüşleri alınmıştır. Hem deney hem de kontrol grubundaki katılımcılara uygulama öncesinde öntest, sonlandırmanın ardından sontest ve 3 ay sonrasında da izleme testi yapılmıştır. Sontestin ardından deney grubundaki katılımcılarla odak grup görüşmesi yapılmıştır. Araştırmada 'Çiftler Arası Şiddeti Kabul Ölçeği(ÇAŞKÖ)', araştırma kapsamında geliştirilen 'Romantik İlişkide Duygusal İstismar Farkındalık Ölçeği(RİDİFÖ)' ve Çok Boyutlu Duygusal İstismar Ölçeği (ÇBDİÖ)' ve araştırmacı tarafından hazırlanan görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen verilen parametrik olmayan testler ve nitel veri analizi aracılığıyla değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, 'Duygusal İstismar Farkındalığı Psiko-eğitim Programı'nın, deney grubundaki katılımcıların ÇAŞKÖ puanlarını anlamlı azalttığını ve RİDİFÖ toplam, 'İlişkiyi Sürdürme' ve 'İlişkiyle İlgili Yargılar' puanlarını anlamlı düzeyde arttırdığını göstermektedir. "İlişkiyi Yönetme" alt ölçek puanında ise herhangi bir değişim yaratmadığı belirlenmiştir. Bu etkilerin izleme testinde de devam ettiği belirlenmiştir. 'Duygusal İstismar Farkındalığı Psiko-eğitim Programı'nın, ÇBDİÖ puanlarında deney öncesi ve sonrasında yapılan ölçümlerde anlamlı bir farklılık yaratmadığı belirlenmiştir. Ancak izleme ölçümünde ÇBDİÖ'nin uygulama boyutunun 'Kontrol' ve 'Aşağılama' alt ölçek puanlarının ve maruz kalma boyutu toplam puan ve 'Kontrol' alt ölçeği puanlarının artmasında etkili olduğu anlaşılmıştır. Katılımcılar programın kendileri için etkili olduğunu ve program sayesinde duygusal istismar konusunda farkındalıklarını arttırdığını belirtmişlerdir. Bulgular flört şiddetini önlenmesine yönelik yapılabilecek çalışmalar ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Duygusal istismar, şiddeti kabul, psiko-eğitim, üniversite öğrencileri, flört şiddeti, yakın ilişkide şiddet, romantik ilişki

Duygusal ilişkiDuygusal istismarEğitim psikolojisi+4
Sümbül Yalnızca Yıldırım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Romantik ilişkide benlik değişimi ve ilişki doyumu: Benlik saygısının aracı rolü

Bu araştırmada, genç yetişkinlerin romantik ilişkisinde yaşadıkları benlik değişimi ve ilişki doyumu arasındaki ilişkide benlik saygısının aracı rolü incelenmiştir. Araştırma, çevrim içi ortamda ulaşılan 2021-2022 eğitim-öğretim yılında öğrenimine devam etmekte olan 589 lisans ve lisansüstü öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Yaş ortalaması 24.97 olan katılımcıların 212'si (%36) erkeklerden, 377'si (%64) kadınlardan oluşmaktadır. Araştırmada genç yetişkinlerin romantik ilişkisinde yaşadıkları benlik değişimine ilişkin veriler 'Türkçe Romantik İlişkilerde Benlik Değişimi Ölçeği'(Dinçer, 2017), ilişki doyumun ilişkin veriler 'İlişki İstikrar Ölçeği'(Büyükşahin, Hasta ve Hovardaoğlu, 2005), benlik saygısına ilişkin veriler 'Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği'(Çuhadaroğlu, 1986) ve kişisel bilgilere ilişkin veriler araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler Pearson Momentler Çarpım Korelasyon analizi ve Process Macro 4.1 kullanılarak aracılık analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular araştırmanın hipotezlerini destekleyerek değişkenler arasında anlamlı ilişkilerin varlığını ortaya koymuştur. Araştırmanın sonucunda ilişki doyumu ve benlik saygısı değişkenlerinin, benlik değişiminin alt boyutları olan benlik genişlemesi ve benlik budanması ile pozitif yönde anlamlı düzeyde, benlik değişiminin diğer alt boyutları olan benlik daralması ve benlik kirlenmesi ile negatif yönde anlamlı düzeyde ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Aracılık analizleri sonucunda ise benlik saygısının benlik değişimin alt boyutları olan benlik genişlemesi, benlik daralması, benlik budanması ve benlik kirlenmesi ile ilişki doyumu arasında aracılık rolü oynadığı bulgulanmıştır. Sonuçlar alanyazın çerçevesinde tartışılarak, araştırmaya ve uygulamaya yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Benlik değişimiBenlik genişlemesiBenlik saygısı+3
Büşra Balcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin sosyal medya beğenilmeme korkusu üzerinde sosyal kaygı ve mükemmeliyetçi benlik sunumunun rolünün incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı lise öğrencilerinde mükemmeliyetçi benlik sunumu, sosyal kaygı ve sosyal medya beğenilmeme korkusu arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırma Adana ilinde Çukurova, Seyhan, Yüreğir ve Sarıçam ilçelerinde öğrenim gören 9, 10, 11 ve 12. Sınıf öğrencilerinden oluşan 632 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Toplam 7 farklı liseden veriler toplanmıştır; bunların 6'sı Anadolu Lisesi, 1'i Kız İmam hatip Anadolu Lisesidir. Ergenlerde mükemmeliyetçi benlik sunumuna dair veriler "Çocuk ve Ergenlerde Mükemmeliyetçi Benlik Sunumu Ölçeği" (Akın ve Akın, 2012); ergenlerde sosyal kaygıya dair veriler "Ergenler İçin Sosyal Kaygı Ölçeği" (Aydın ve Sütçü, 2007) ve ergenlerde sosyal medya beğenilmeme korkusuna dair veriler "Sosyal Medya Beğenilmeme Korkusu Ölçeği" (Söner ve Yılmaz, 2019) kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada, ergenlerde mükemmeliyetçi benlik sunumu, sosyal kaygı ve sosyal medya beğenilmeme korkusunun cinsiyete göre anlamlı bir fark gösterip göstermediği t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırmada değişkenlerin birbirleriyle ilişkisini belirlemek için Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu; mükemmeliyetçi benlik sunumu ve sosyal kaygının, sosyal medya beğenilmeme korkusunu yordayıp yordamadığını test etmek için ise çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre mükemmeliyetçi benlik sunumu, sosyal kaygı ve sosyal medya beğenilmeme korkusu arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişki elde edilmiştir. Mükemmeliyetçi benlik sunumu ve sosyal kaygının, sosyal medya beğenilmeme korkusunu yordayıp yordamadığını belirlemek için yapılan Çoklu Regresyon Analizi sonucunda mükemmeliyetçi benlik sunumu ve sosyal kaygının bütün alt boyutlarının sosyal medya beğenilmeme korkusu ölçeği toplam puanını anlamlı düzeyde açıkladığı görülmektedir. Regresyon kat sayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi sonuçları incelendiğinde sosyal kaygı alt ölçeklerinden yalnızca olumsuz değerlendirilme korkusu alt boyutunun; mükemmeliyetçi benlik sunumunun ise bütün alt boyutlarının sosyal medya beğenilmeme korkusu ölçeği toplam puanını anlamlı yordayıcıları olduğu belirlenmiştir. Kız ergenler üzerinde yapılan regresyon analizlerine göre mükemmeliyetçi benlik sunumu ve sosyal kaygının bütün alt boyutlarının sosyal medya beğenilmeme korkusu toplam puanını anlamlı düzeyde açıkladığı görülmektedir. Regresyon kat sayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi sonuçları incelendiğinde kız ergenlerde sosyal kaygı alt boyutlarından yalnızca olumsuz değerlendirilme korkusunun; mükemmeliyetçi benlik sunumun alt boyutlarından ise mükemmeliyetçi öz yükseltme ve hatanın söylenmemesinin sosyal medya beğenilmeme korkusunun anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur. Erkek ergenler için yapılan regresyon analizi sonucuna göre ise mükemmeliyetçi benlik sunumu ve sosyal kaygının bütün alt boyutlarının sosyal medya beğenilmeme korkusu toplam puanını anlamlı düzeyde açıkladığı görülmektedir. Regresyon kat sayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi sonuçları incelendiğinde erkek ergenlerde sosyal kaygı alt boyutlarından olumsuz değerlendirilme korkusu ve yeni durumlarda korku ve huzursuzluğun sosyal medya beğenilmeme korkusu toplam puanının anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur. Ayrıca yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre sosyal medya beğenilmeme korkusunu kız öğrencilerin sosyal kaygının bütün alt boyutlarında ve mükemmeliyetçi benlik sunumunun mükemmeliyetçi öz yükseltme ve hatanın gizlenmesi alt boyutlarında daha fazla açıkladığı; erkek öğrencilerin yalnızca mükemmeliyetçi benlik sunumunun hatanın söylenmemesi alt boyutunda sosyal medya beğenilmeme korkusunu daha fazla açıkladığı görülmektedir.

Benlik sunumuErgenlerLise öğrencileri+4
Cansu Yalçın Şahin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Perma çok boyutlu iyi oluş modeline dayalı psiko-eğitim programının yaşamı sürdürme nedenleri, intihar olasılığı ve iyi oluş üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, PERMA İyi Oluş Modeline dayalı olarak geliştirilen "PERMA Çevrimiçi İyi Oluş Psiko-Eğitim Programının (PERMA-ÇİP)" üniversite öğrencilerinin yaşamı sürdürme nedenleri, ı̇ntihar olasılığı ve ı̇yi oluş düzeyleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Öntest, sontest, izleme ölçümlerini içeren kontrol gruplu 2x4 karışık (split plot) ölçümler için yarı deneysel desenin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye'deki farklı üniversite ve bölümlerde öğrenim görmekte olan 12'si (6 kadın, 6 erkek) deney ve 12'si (6 kadın, 6 erkek) kontrol grubunda olmak üzere üzere toplam 24 gönüllü üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada, deney grubuna pilot çalışmanın ardından son hali verilen 10 oturumluk PERMA-ÇİP uygulanırken; kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Deney grubuna, haftada iki gün ve her bir oturum 120 dakika olmak üzere toplamda 10 oturum gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara psiko-eğitim programının uygulanmasından önce öntest, psiko-eğitim programı uygulandıktan sonra sontest ve 1 ay ile 3 ay sonrasında da izleme testleri yapılmıştır. Program ve uygulamaların etkililiğine yönelik deney grubundaki katılımcılarla odak grup görüşmesi yapılmıştır. "Yaşamı Sürdürme Nedenleri", "İntihar Olasılığı Ölçeği", "PERMA İyi Oluş Ölçeği" ve grup uygulamalarının etkililiğine ilişkin katılımcıların görüşleri için araştırmacı tarafından hazırlanan "Odak Grup Görüşme Formu" kullanılan çalışmada, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinin beraber kullanıldığı karma araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda gerçekleştirilen nicel verilerin analizinde 2 (deney ve kontrol) x 4 (öntest, sontest, izleme 1 ve izleme 2 ölçümleri) karışık (split-plot) ölçümler için iki faktörlü ANOVA analizinden yararlanılmıştır. Bu analiz sonucunda, gruplar arasında ölçümlere bağlı olarak anlamlı bir farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Wilks Lamda İstatistiği kullanılarak analiz edilmiş ve bu anlamlı farkın kaynağını belirlemek amacıyla, "Bonferonni uyumlu çoklu karşılaştırmalar" testi uygulanmıştır. Buna ek olarak, etki büyüklüğünü belirlemek için eta kare (η2) değerine bakılmıştır. Araştırmanın odak grup görüşmesinden elde edilen nitel verilerin analizinde ise toplanan verileri açıklayabilecek kavramlara ve ilişkilere ulaşmak amacıyla içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, PERMA-ÇİP'e katılan deney grubu katılımcıları ve kontrol grubu katılımcılarının "Yaşamı Sürdürme Nedenleri Envanteri " dini engeller ve mücadele alt ölçek puanları dışında, yaşamı sürdürme nedenleri toplam puanları ile hayata bağlılık ve umut ve sosyal destek alt ölçek puanlarına ait sontest puan ortalamalarında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ve bu farkın deneyin bitiminden 1 ay ve 3 ay sonra yapılan izleme ölçümlerinde de devam ettiği bulunmuştur. Benzer biçimde, "İntihar Olasılığı Ölçeğinin" öfke/dürtüsellik alt ölçek puanları dışında, intihar olasılığı toplam puanları ile sosyal destek/benlik algısı, umutsuzluk/yalnızlık ve intihar düşüncesi alt ölçek puanlarına ait sontest puan ortalamalarında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ve bu farkın deneyin bitiminden 1 ay ve 3 ay sonra yapılan izleme ölçümlerinde de devam ettiği bulunmuştur. Ayrıca PERMA-ÇİP'e katılan katılımcılar ile programa dahil edilmeyen kontrol grubu katılımcılarının "PERMA Ölçeğinin" toplam puanları ile olumlu duygular, bağlanma, olumlu ilişkiler, anlam ve başarı alt ölçek puanlarına ait sontest puan ortalamalarında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ve bu farkın deneyin bitiminden 1 ay ve 3 ay sonra yapılan izleme ölçümlerinde de devam ettiği bulunmuştur. Araştırmanın nitel sonuçlarından, programın etkililiğine yönelik olarak katılımcılar, programı etkili bulduklarını ve nedenleri olarak da iyi hissetme, yeni bakış açısı, karakter güçlerini verimli kullanma, iyi oluş kaynaklarını tanıma ve geleceğe umutla bakma şeklinde belirmişlerdir. Ayrıca COVID-19 Pandemi sürecinde gerçekleştirilen bu çalışmada pandemi sürecinde, yeni yaşam düzenine uyum, grup desteği, kişilerarası ilişkiler ve duygular aracılığıyla katılımcıların ihtiyaçlarının karşılandığını belirtmişlerdir. Katılımcılar programın daha etkili olabilmesi adına katılımcıların çoğunun önerisi bulunmamakla birlikte mola verilmesi, oturum sayısının artırılması, programın kısaltılması ve duyguların günlüğünün tutulması gibi önerilerde bulundukları görülmüştür. Programın çevrimiçi gerçekleştirilmesine yönelik ise zaman tasarrufu, erişebilirlik, çevre dostu olması, ekran kullanımı, ara odalar, güvende hissetme sürecin olumlu yönleri ve katkıları olarak ön plana çıkarken, sürecin getirdiği zorluklar için farklı fiziksel ortamlarda bulunma, beden dilini anlayamama ön plana çıkmıştır. Son olarak sürecin çevrimiçi gerçekleştirilmesine yönelik genel değerlendirmelerde ise yüz yüze gibi hissetme, verimli bulma, önyargıların yıkılması ve olumlu bakma şeklindeki düşünceler olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: PERMA iyi oluş, yaşamı sürdürme nedenleri, intihar, intihar olasılığı, çevrimiçi çalışma, iyi oluş, karakter güçleri, COVİD-19 pandemisi

Ayten Bölükbaşı Uygur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde bilinçli farkındalık, öz-duyarlık ve sosyal kaygı arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmada ergenlerde bilinçli farkındalık, öz-duyarlık ve sosyal kaygı arasındaki ilişkiler ve bilinçli farkındalık ile sosyal kaygı ve sosyal kaygının boyutları arasındaki ilişkide öz duyarlığın aracı rolü incelenmiştir. Araştırma Adana il merkezinin Sarıçam ve Yüreğir ilçelerinde yer alan Anadolu liselerinde 9., 10., 11. ve 12. sınıf düzeylerinde eğitim-öğretimine devam eden 524 lise öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Yaşları 13-18 arasında değişen katılımcıların 307'si (%58.6) kızlardan, 217'si (% 41.4) erkeklerden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilerin bilinçli farkındalıklarına ilişkin veriler "Bilinçli Farkındalık Ölçeği" (Özyeşil, Aslan, Kesici, ve Deniz, 2011), öz-duyarlıklarına ilişkin veriler "Öz-Duyarlık Ölçeği" (Akın, Akın ve Abacı, 2007), sosyal kaygılarına ilişkin veriler "Ergenler İçin Sosyal Kaygı Ölçeği" (Aydın ve Sütçü, 2007) kullanılarak elde edilmiştir. Toplanan veriler IBM SPSS.20 versiyonu kullanılarak Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Process Macro 4.2 eklentisi ile analiz edilmiştir. Araştırmada ergenlerde öz-duyarlık ile bilinçli farkındalık arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki; öz duyarlık ve bilinçli farkındalık ile sosyal kaygı ve sosyal kaygının boyutları arasındaki ilişkide ise negatif yönde anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Gerçekleştirilen aracılık analizi sonucunda ise ergenlerde öz-duyarlığın, bilinçli farkındalık ile sosyal kaygı ve sosyal kaygının boyutları arasında kısmi aracı değişken olduğu bulgulanmıştır. Sonuçlar literatür incelemesi sonucunda ulaşılan bulgular çerçevesinde tartışılmış ve buna yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Bilinçli farkındalık, öz-duyarlık (öz-şefkat, öz-anlayış), sosyal kaygı.

Asya Es
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Salutojenik temelli bütünlük duygusu psiko-eğitim programının ergenlerin bütünlük duygusu, travma sonrası büyüme, psikolojik dayanıklılık ve psikolojik iyi oluşuna etkisi

Mevcut çalışma, Salutojenik Temelli Bütünlük Duygusu Psiko-eğitim Programı'nın ergenlerin bütünlük duygusuna, travma sonrası büyümesine, psikolojik dayanıklılığına ve psikolojik iyi oluşuna etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Kontrol ve deney grubu olan, öntest, sontest, izleme ölçümlerini içeren 2x3 karışık (split plot) ölçümleri için yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma grubu, 2023-2024 eğitim öğretim yılında Mardin ilinde öğrenim gören lise öğrencilerinden oluşmaktadır. Bunlar, 14 kişi deney grubu (8 kız ve 6 erkek) ve 14 kişi kontrol grubu (8 kız ve 6 erkek) olmak üzere toplam 28 kişidir. Bu çalışmada, ilk olarak pilot uygulama yapılmış ve programda revizyon yapılarak son hali verilmiştir. Salutojenik Temelli Bütünlük Duygusu Psiko-eğitim Programı, 7 oturumdan oluşmakta olup, oturumlar 50 dakika olarak yürütülmüştür. Katılımcılara psiko-eğitim programı öncesi öntest, uygulama sonrası sontest ve bir ay sonrasında izleme testi ölçümü yapılmıştır. Ayrıca, deney grubunda yer alan ergenlerin programa ilişkin görüşlerini açığa çıkarmak için odak grup görüşmesi yürütülmüştür. Bu çalışmada "Ergenlerin Bütünlük Duygusu Ölçeği", "Ergenler için Travma Sonrası Büyüme Envanteri-Kısa Formu", "Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği", "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği" ve "Odak Grup Görüşme Formu" kullanılmıştır. Bu çalışmanın amaçları dikkate alınarak, nicel verilerin analizinde karışık (split-plot) ölçümler iki faktörlü ANOVA analizi kullanılmıştır. Bu analizde, ölçümlere bağlı olarak gruplar arasındaki anlamlı farkı belirlemek için Wilks Lambda İstatistiği testinden faydalanılmış. Ancak anlamlı farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Bonferroni testi yapılmıştır. Ayrıca bu çalışmada yürütülen analizlerde, etki büyüklüğü eta kare (η2) hesaplanarak belirlenmiştir. Ek olarak, odak grup görüşmesi için araştırmacı tarafından hazırlanmış olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve elde edilen nitel veriler, içerik analizine tabi tutulmuştur. Bu çalışmada, Salutojenik Temelli Bütünlük Duygusu Psiko-eğitim Programı'na katılan deney grubunun ve kontrol grubunun bütünlük duygusu, bütünlük duygusu boyutları içerisinde yer alan anlaşılabilirlik ve yönetilebilirlik, travma sonrası büyüme, psikolojik dayanıklılık ve psikolojik iyi oluş puanlarına ait sontest puan ortalamalarında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ve bu farkın deneyin bitiminden bir ay sonra yapılan izleme ölçümünde de devam ettiği bulunmuştur. Ancak bütünlük duygusu boyutları içerisinde yer alan anlamlılık puanına ait sontest puan ortalamalarında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ve bu farkın deneyin bitiminden bir ay sonra yapılan izleme ölçümünde devam etmediği belirlenmiştir. Araştırmanın nitel bulguları, programın katkısına ilişkin kişisel güç, olumlu değişimler, baş etme yolları, yaşam anlamı, insanlığın ortak deneyimi, öz-nezaket, direnç kaynakları ve iyilik hali temalarını keşfetmiştir. Bunun yanında programın kazanımlarının günlük hayata kullanımına ilişkin direnç kaynaklarını kullanma, yaşamın anlam yollarını keşfetme, düşünceleri değerlendirme, karamsarlığı azaltmada kullanma, baş etme yollarını kullanma, olumlu değişimleri pekiştirme, güçlü yanları pekiştirme temalarını açığa çıkarmıştır. Ek olarak, programın etkililiğini artırmaya yönelik katılımcıların oturum sayısı ve direnç kaynağı etkinlik artırmaya ilişkin görüşlerini açığa çıkarmıştır. Sonuç olarak, mevcut çalışma Salutojenik Temelli Bütünlük Duygusu Psiko-eğitim Programı'nın ergenlerin bütünlük duygusu, travma sonrası büyüme, psikolojik dayanıklılık ve psikolojik iyi oluş üzerinde etkili olduğunu hem nicel hem de nitel bulgularla belirlemiştir. Anahtar kelimeler: Salutojenik teori, bütünlük duygusu, travma sonrası büyüme, psikolojik dayanıklılık ve psikolojik iyi oluş

Bilal Kaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çatışma çözme stilleri ile ilişki doyumu arasındaki ilşkide aleksitiminin aracı rolü

Bu araştırmada, genç yetişkinlerde çatışma çözme stilleri, aleksitimi ve romantik ilişki doyumu arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmaya 293 katılımcı dâhil olmuş, veriler Kişisel Bilgi Formu, Çatışma Çözme Stilleri Ölçeği, Toronto Aleksitimi (TAS-20) Ölçeği ve İlişki Doyumu Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin SPSS v.23 ve AMOS v.24 ile yapılan analizlerde betimsel istatistikler, uygulanmıştır. Araştırmada olumsuz çatışma çözme stilinin ilişki doyumunu negatif yönde,olumlu çatışma çözme stilinin ise ilişki doyumunu pozitif yönde yordadığı belirlenmiştir. Aleksitiminin hem olumsuz çatışma çözme stili hem de olumlu başa çıkma stili ile ilişki doyumu arasındaki ilişkide tama aracı role sahip olduğu saptanmıştır. Bu çalışma, genç yetişkinlerde aleksitimi ve yapıcı çatışma çözme becerilerinin ilişki doyumunu belirleyen temel faktörler olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular hem akademik hem de uygulamalı alanlar için yol gösterici olup, genç yetişkinlere yönelik duygusal farkındalık ve ilişki yönetimi programlarının geliştirilmesine katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Çatışma Çözme Stilleri, Aleksitimi, Romantik İlişki Doyumu.

Merve Turan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde iyi oluşun duygusal özerklik açısından incelenmesi

Bu çalışmada ergenlerde iyi oluşun duygusal özerklik tarafından ne derece yordandığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma Mersin'in Anamur ilçesinde yer alan altı ortaöğretim kurumunun 9.,10.,11. ve 12. sınıflarında öğrenimine devam eden 381'i(%50,9) kadın , 367'si(49,1) erkek olmak üzere toplam 748 lise öğrencisi üzerinde gerçekleşmiştir. Ergen bireylerin iyi oluş seviyelerine dair veriler "EPOCH(Ergenlerde Beş Boyutlu İyi Oluş Modeli) Ölçeği", duygusal özerklik seviyelerine ilişkin veriler ise "Duygusal Özerklik Ölçeği" ve kişisel veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde Pearson Momentler Korelâsyon Katsayısı ve Çok Değişkenli Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma analizi sonucunda katılımcıların iyi oluşları ile duygusal özerklik seviyeleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. İyi oluşun boyutlarından "bağlılık, kararlılık, iyimserlik, ilişkililik, iyimserlik ve mutluluk" boyutları ile duygusal özerkliğin "ebeveyni idealleştirmeme " ve "bağımsızlık" boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Duygusal özerkliğin " bireyleşme" boyutunun iyi oluşun "kararlılık, iyimserlik, ilişkililik ve iyimserlik" boyutlarıyla pozitif yönlü bir ilişkisinin olduğu fakat "bağlılık" boyutu ile bir ilişkisinin olmadığı görülmüştür. Duygusal özerkliğin "ebeveyni idealleştirmeme" ve "bağımsızlık" boyutlarının katılımcıların iyi oluşlarını yordadığı fakat "bireyleşme" boyutunun katılımcıların iyi oluşlarını yordamadığı görülmüştür. Duygusal özerkliğin "ebeveyni idealleştirmeme", "bağımsızlık" ve "bireyleşme" boyutlarının iyi oluşun "bağlılık" boyutunu anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür. Duygusal özerkliğin "ebeveyni idealleştirmeme" ve "bağımsızlık" boyutlarının iyi oluşun "kararlılık, iyimserlik, ilişkililik" ve "mutluluk" boyutlarını anlamlı düzeyde yordadığı fakat "bireyleşme" boyutunun iyi oluşun hiç bir boyutunu yordamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre ergen bireylerdeki iyi oluşun duygusal özerkliğin yordayıcısı olduğu görülmüştür. Ergen bireylerin duygusal özerklik seviyesindeki değişimlerin iyi oluşlarını anlamlı düzeyde etkileyeceği söylenebilir.

Duygusal özerklikErgenlerKararlılık+2
Gökhan Poyraz
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors