Theses supervised by Prof. Dr. Gökhan Bayraktar

12 theses · Ağrı İbrahim Çeçen University, Atatürk University

Master'sOpen AccessTR

Elit buz hokeyi sporcularının benlik saygısı ve karar verme düzeylerinin incelenmesi

Hayatın evresinde olduğu gibi buz hokeyi branşında da kişiliğini kazanmış, ne istediğini bilen ve bu yolda doğru bir planlama yapan bireyler yani sporcular yetiştirmek oldukça önemlidir. Bireyin hayatı boyunca her evresinde daimi olarak bir takım sorunlarla karşılaşması olağan durumdur. Allahın insana sunmuş olduğu akıl, zeka ve beceri kabiliyetleri ile bu sorunları çözerek yaşamını sürdürmesi kaçınılmazdır. Alınan kararların niteliği ve niceliği, bireyin içinde bulunduğu gelişim evresine, karar verilmesini gerektiren durumun ve seçeneklerin özeliklerine göre değişim göstermektedir. Bu değişimlere uyum sağlamak için ise benlik saygısı kavramını iyi idrak etmemiz gerekmektedir. Benlik saygısı kavramı öğrenilmiş bir yaşamdır ve yaşamı boyunca sürmektedir. Bu nedenle, kişiliğin kazanılması, yaşamını dolu dolu geçirmesi, diğer bireylerle ideal ve daimi iletişime geçmesi, yüksek oranda mutabakat sağlaması, değer modellerinin geliştirmesi, başarılı olması, gelecek zamanı doğru planlaması hususunda oldukça önemlidir. Bu çalışma elit buz hokeyi sporcularının benlik saygısı ve karar verme düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Elit buz hokeyi sporcularının benlik saygısı ve karar verme düzeylerinin incelendiği bu çalışmanın evrenini Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu Erkekler Süper Liginde mücadele eden 8 takımın ve Kadınlar Liginde mücadele eden 6 takımın sporcuları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Türkiye'nin Ankara, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Erzurum illerinde yaşayan 148'i erkek 48'i kadın toplam 196 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve katılımcıların benlik saygısı düzeylerini belirlemek adına Rosenberg (1963) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlaması ve geçerlilik, güvenirlik çalışması Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılan 'Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği' kullanılırken, katılımcıların karar verme stillerini belirlemek amacıyla orijinali Mann ve ark. (1998) tarafından geliştirilmiş, Deniz (2004) tarafından Türkçeye uyarlanarak geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılan 'Melbourne Karar Verme Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, ölçekler için tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuçlara göre, araştırmaya katılan katılımcıların demografik bilgileri ile Benlik Saygısı ve Karar verme düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde, değişkenler ve alt boyutlar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Araştırmaya katılan sporcuların cinsiyetlerine bakıldığında erkek sporcuların çoğunlukta olduğu ve araştırmaya %37,2 ile 22-24 yaş aralığından katılımın fazla olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan sporcuların eğitim durumları dikkate alındığında eğitim seviyelerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Örneklem grubundaki sporcuların büyük ölçüde buz hokeyini ana branşı olarak sürdürdükleri tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları ile ilişkili olarak daha kapsamlı çalışmaların özellikle takım sporu ile uğraşan sporculara uygulanması öneri olarak sunulabilir.

Benlik saygısıBuz hokeyiKarar verme+1
Ferhat Doğuş Aygün
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin spor yapma alışkanlığı ile bedenlerinin algılama düzeylerinin incelenmesi (Şırnak ili örneği)

Araştırmamızın amacı Şırnak ilinde öğrenim gören lise öğrencilerinin spor yapma alışkanlığı ile bedenlerini algılama düzeylerinin araştırılmasıdır. Bu araştırmanın yürütülmesinde genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Şırnak merkez ve ilçelerinde öğrenim gören, rastgele seçilmiş 827 kadın ve 587 erkek toplamda 1414 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğrencinin cinsiyeti, öğrenim görmekte olduğu lise türü, öğrenim gördüğü sınıf, ailesinin aylık geliri, ailesinin ikamet ettiği yer, aile yapısı, kardeş sayısı, baba eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi, baba mesleği, anne mesleği gibi demografik bilgiler elde etmeye yönelik soruların bulunduğu 'Kişisel Bilgi Formu' ile bedenlerini algılama düzeylerini belirlemek için, Doğan O., ve Doğan S., (1992) tarafından geliştirilen, geçerlik ve güvenirliği yapılmış "Çok Yönlü Beden-Self İlişkisi (He Multidimensional Body-Self Relations Questionnaire-MBSRQ)", Ölçeği kullanılmıştır (Doğan O., ve Doğan S., 1992). İstatistiksel değerlendirme SPSS 20.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler ortalama, standart sapma ve frekans değerler olarak sunulmuştur. Elde ettiğimiz sonuçlara göre; spor yapma alışkanlığı ile beden algısı arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiş ve spor yapma alışkanlığına sahip lise öğrencilerinin spor yapma alışkanlığına sahip olmayan lise öğrencilerine göre bedenlerinden hoşnut olma düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu farklılığın sporcuların; sağlığa, görünüşe, fiziksel yeterliliğe önem verdikleri, yaptıkları spora yönelik gelişen kaslı vücut yapıları gibi durumlardan dolayı ortaya çıktığı söylenebilir. Beden algısı bireylerin, başta sosyolojik, psikolojik olmak üzere pek çok alanını etkilemektedir. Olumlu etki oluşturmak önem arz etmektedir. Bu sebeple fiziksek, psikolojik ve sosyal yönden sağlıklı bireylerin yetişmesi için özellikle gelişimin en kritik olduğu ergenlik döneminde bireylerde olumlu beden algısı oluşturmaya yönelik olarak spor faaliyetlerine yönlendirmeler yapılması gerekliliği çalışmamızın önerisi olarak ifade edilebilir. Anahtar kelimeler: Beden algısı, lise Öğrencileri, Spor Yapma Alışkanlığı

Beden imajıLise öğrencileriSpor+3
Mustafa Direkci
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ağrı ilindeki üniversite öğrencilerinin narsist kişilik özelliklerinin spor ve farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Ağrı ilindeki üniversite öğrencilerinin narsist kişilik özelliklerinin spor ve farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversite'sinin farklı bölümlerin de öğrenim gören üniversite öğrencileridir. Örneklemini ise; 2014-2015 eğitim ve öğretim sürecinde Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde örgün öğretim programında öğrenim gören 509 kadın ve 464 erkek ile beraber toplam 973 örnek bireyden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan bireylerin narsist kişilik düzeylerini belirlemek amacıyla, Colombiya Üniversitesi'nden Ames ve arkadaşlarınca geliştirilen 16 sorudan oluşan Narsistik Kişilik Envanteri (Narcissistic Personality Inventory) kullanılmıştır. Bu envanterin (NPI) Türkçe formu Salim Atay tarafınca gerçekleştirilmiştir. Verileri analizinde spss 21 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans dağılımı, iki bağımsız değişken arasındaki ilişkiyi incelemek için T testi, ikiden fazla değişkenler arasındaki ilişkiyi bulmak için ise Anowa Waryans testleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki fark p.0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak yorumlanmıştır. Sonunda elde edilen bulgulara göre; narsist kişilik düzeyleri ile cinsiyet, spor yapma durumları, yapılan spor türü, yaş, aile yapısı, kişisel aylık gelir, aile aylık gelir, haftalık spor yapma süreleri ve baba meslek değişkenleri arasında anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Bireylerin narsist kişilik düzeyleri ile öğrenim gördükleri bölüm, sınıf düzeyleri, spor yapma amaçları, ikamet ettikleri yer ve anne meslek değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Narsizm, Spor, Sosyoji, Psikoloji, Patoloji, Thereshold, Mitoloji

AğrıKişilik özellikleriNarsisizm+6
Burak Tozoğlu
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin temel psikolojik ihtiyaçlarının incelenmesi: Iğdır ili örneği

Bu araştırmanın amacı, Iğdır il merkezinde görev yapan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin temel psikolojik ihtiyaçlarının incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim- öğretim yılında Iğdır il merkezinde farklı okullarda görev yapan 91 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluştururken, örneklem grubunu ise ulaşılabilen ve anket uygulanabilen 26 kadın, 57 erkek olmak üzere toplam 83 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Bu araştırmada var olan durumu betimlemek amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. Tarama modelleri, geçmişte ya da halen var olan bir durumu var olan şekilde betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. (Karasar, N. 2012.72). Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel bilgi formu" ve Deci ve Ryan (2000) tarafından geliştirilen, Kesici, Üre, Bozgeyikli ve Sünbül tarafından Türkçe'ye 2003 yılında uyarlanan "Temel Psikolojik ihtiyaçlar" ölçeği kullanılmıştır. Ölçek, üç alt boyuttan oluşmaktadır. Bu üç boyut sırasıyla: 1. Özerklik İhtiyacı 2. Yeterlik İhtiyacı 3. İlişki ihtiyacı. Araştırmadan elde edilen veriler, SPSS 20 programı ile analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken, tanımlayıcı istatistiksel yöntemler (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart Sapma) kullanılmıştır. Analizler yapılırken verilerin normal dağılım uygunluğuna bakılmış ve normal dağılıma uygun olduğu belirlenmiştir. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında, iki grup arasındaki fark t-testi ile analiz edilmiştir. Gruplara düşen kişi sayısı 30'un altında olduğu durumlarda karşılaştırma analizlerinde Kruskal Wallis H-Testi ve Mann Whitney-U testi uygulanmıştır. İkiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplar arası karşılaştırılmalarında Tek Yönlü (One way) Anova testi uygulanmıştır. Farklılıkların hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek için, ileri analizde Mann Whitney-U testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular %95 güven Aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Analizlerde, p<0.05 düzeyinde değerler istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; öğretmenlerin temel psikolojik ihtiyaçları değerlendirildiğinde; cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sahibi olma, öğrenim düzeyi, statü durumu, idari görev ve gelir düzeyi değerlendirme boyutlarında istatistikî olarak anlamlı ilişki tespit edilememiştir. Görev süresi değişkenine göre ilişki ihtiyacı alt boyutunda, öğretmenliği tercih etme değişkenine göre Yeterlik ihtiyacı alt boyutunda, günlük iş yükünü değerlendirme değişkenine göre özerklik ihtiyacı alt boyutunda anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin temel psikolojik ihtiyaçları değerlendirildiğinde görev süresinin artmasının ilişki ihtiyacının artışı ile paralel olduğu, öğretmenliği kendi isteği ile tercih etmeyenlerin yeterlik ihtiyacının arttığı ve günlük iş yükünü fazla bulan öğretmenlerin özerklik ihtiyacının fazla olduğu görülmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin duygusal ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması öğretmenlik mesleğini icra ederken verimin yüksek olmasını sağlayacağı bilgisine bağlı olarak temel psikolojik ihtiyaçların göz ardı edilmemesi öneri olarak ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Beden Eğitimi Öğretmeni, Spor, Beden Eğitimi, Temel psikolojik ihtiyaç.

Beden eğitimi ve spor dersiBranş öğretmenleriIğdır+2
Özlem Çevik
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin beden dili kullanım beceri düzeylerinin incelenmesi (Manisa ili örneği)

İletişim hayatın her safhasında karşımıza çıkan bir olgudur. İnsanlar sürekli olarak etkileşim halindedirler. Her ne kadar iletişim denildiğinde akla ilk olarak sözcükler gelse de en çok kullanılan iletişim yöntemlerinden biride sözsüz iletişim yani beden dili ile iletişimdir. Bu çalışmanın amacı; Beden eğitimi öğretmenlerinin beden dili kullanım düzeyleri ile yaş, mesleki kıdem ve cinsiyet arasındaki farklılaşmayı incelemektir. Araştırmada tekil tarama yöntemi kullanılmıştır (Karasar, 2008) Veriler toplanırken anket tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklem gurubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Manisa ili merkez ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan Beden eğitimi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Tok ve Temel (2014) tarafından geliştirilen Beden Dili Ölçeği(BDÖ) kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde kişisel bilgiler ikinci bölümünde ise beden dili kullanım bilgileri yer almaktadır. Anket formu öğretmenlere uygulanarak veriler toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS istatistik programına işlenmiş ve Bağımsız Örneklem T Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Scheffe çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır. Araştırmada beden dili kullanımı ile cinsiyet arasında anlamlı bir farklılaşma olduğu, kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre beden dili kullanım düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca beden dili kullanımı ile meslekteki kıdem arasında anlamlı bir farklılaşma olduğu, 11-20 yıl kıdeme sahip öğretmenlerin beden dili kullanım düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Beden dili kullanımı ile yaş arasında anlamlı bir farklılaşmanın olduğu, 41-50 yaş aralığındaki öğretmenlerin beden dili kullanım düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Beden dili kullanım düzeylerinin araştırıldığı çalışma belirli bir ilde yapıldığından çalışma farklı il ve bölgelerde yapılabilir. Ayrıca belirli bir mesleki kıdeme gelen öğretmenler için uyum seminerleri yapılarak kuşak farkı nedeniyle oluşabilecek iletişimsizliğin etkileri azaltılabilir.

Beceri performansıBeden diliBeden eğitimi+6
Ümit Kahraman
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin benlik saygısı ve mesleki benlik saygısı düzeylerinin çeşitli değişkenlere bağlı olarak incelenmesi: Ağrı ili örneği

Benlik bireyin kendini algılam şeklidir. Kişinin kendi hakkındaki görüşlerini oluşturur benlik ve mesleki benlik bireyin şeçim yaptığı mesleğe karşı geliştirdiği değerlilik yargısıdır. Beden eğitimi öğretmenliği mesleğini icra eden bireyin kişisel özellikleri o kişinin mesleğini yerine getirirken gösterdiği başarısını ve verimini etkileyebilmektedir. Dolayısıyla beden eğitimi öğretmeninin sahip olması gereken bazı özellikler vardır bu özelliklerin beden eğitimi öğretmenlerinde ne derece bulunduğunu saptamak ve bu özellikleri etkileyen faktörleri tespit etmek mesleki performansın arttırılması açısından önemlidir. Bu araştırmanın amacı;beden eğitimi öğretmenlerinin benlik saygısı ile mesleki benlik saygısı puanlarının çeşitli değişkenler açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini ve beden eğitimi öğretmenlerinin benlik saygısı puanları ile mesleki benlik saygısı puanları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını araştırmaktır.Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Ağrı ilinde görev yapan 402 beden eğitimi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanının örneklemini ise Ağrı ilinde görev yapan 94(%29,5)kadın,225(%70,5)erkek olmak üzere görev yapan 319 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileriinternet ortamında toplanmıştır. Araştırmada katılımcılara "Araştırmacı ve Uzman Görüşü ile Oluşturulan Kişisel Bilgi Formu'', ''Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği(Çuhadaroğlu, 1990)'' ve 'Mesleki Benlik Sayısı Ölçeği(Arıcak, 2001)''uygulanmıştır. Analiz programı kullanılarak veri analizleri yapılmıştır. Verilerin dağılımı Kolmogorov-Smirnov testi ile incelenmiş ve veri seti normal dağılım göstermediği içingruplar arasındaki farklıklara Mann Whitney U ve Kruskal-Wallis testleriyle bakılmış, gruplar arasındaki ilişkiyi incelemek için ise Spearman korelasyontesti kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyleri p<0.05 göre değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; beden eğitimi öğretmenlerinin benlik saygısı ile statü; mesleki benlik saygısı ile yaş, hizmet yılı, statü, kademe, mesleği isteyerek yapma ve düzenli spor yapma değişkenleri arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca benlik saygısı ile mesleki benlik saygı düzeyleri arasında p<0.01 düzeyinde anlamlı, pozitif yönlü bir ilişki gösterdiği belirlenmiştir. Sonuç olarak, araştırma grubunu oluşturan beden eğitimi öğretmenlerinin benlik saygısı ve mesleki benlik saygılarının yüksek düzeyde olduğu, benlik saygısı düzeyi arttıkça mesleki benlik saygısı düzeyinin de arttığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Benlik saygısı, Mesleki benlik saygısı, Beden eğitimi öğretmenleri.

AğrıBeden eğitimiBenlik saygısı+3
Yasemin Kaya
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine karşı tutumlarının incelenmesi (Düzce ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, Düzce ili merkez ilçesine bağlı ortaokullarda öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine karşı tutumlarını çeşitli değişkenlere göre incelemektir. Çalışmada, nicel araştırma modellerinden tarama (survey) modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, Düzce ili merkez ilçesi Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda öğrenim gören öğrenciler, örneklem grubunu ise 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, Düzce ili merkez ilçesinde bulunan ortaokulların 5, 6, 7 ve 8. Sınıflarında öğrenim gören 416'sı kız ve 384'ü erkek öğrenci olmak üzere toplam 800 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla uzman görüşü ile oluşturulan kişisel bilgi formu ve Güllü ve Güçlü (2009) tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler (frekans, aritmetik ortalama, standart sapma), Bağımsız Örneklem T Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testleri kullanılmıştır. Sonuçlar p <.05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirilmiştir. Araştırma sonrasında, öğrencilerin düzenli olarak spor yapma ve öğrenim gördükleri okullarda yeterli malzeme bulunma durumları ile beden eğitimi ve spor dersine ilişkin tutumları arasında anlamlı bir farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar ışığında, fiziki imkânların iyileştirilmesinin ve spora teşvik edici faaliyetlerin düzenlenmesinin ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine karşı olumlu tutum geliştirmelerine katkı sağlayacağı, bu çalışmanın önerisi olarak sunulabilir.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve oyun öğretimi dersiDüzce+4
Adem Sarıer
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Antik dönemden günümüze toplumsal cinsiyet ayrımcılığının kadınların olimpiyatlarda yer alma sürecine etkileri

Bu doktora çalışmasında; Antik Dönem'den günümüze gelen süreç içerisinde kadına yönelik toplumsal cinsiyet ayrımcılığının kadınların beden eğitimi, spor ve dolayısıyla Antik ve Modern Olimpiyatlar'a katılımlarına etkileri açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmada; Antik Yunan'da kadınların toplumsal statüsü ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığı arasında bir ilişki olup olmadığı, Antik Yunan'da kadınların spor ve Antik Olimpiyatlar'a seyirci veya sporcu olarak katılımlarında toplumsal cinsiyet ayrımcılığının etkilerinin neler olduğu, Antik Yunan'dan sonraki süreçte Avrupa ve Birleşik Devletler'de kadınların toplumsal statüsü ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığı arasında bir ilişki olup olmadığı; bu süreçte hâkim olan toplumsal yapının kadının genelde spora ve özelde Modern Olimpiyatlar'a sporcu olarak katılımında ne derecede belirleyici olduğu, Pierre de Coubertin'in ve UOK'nin kadın sporu hakkındaki tutumunun kadınların Modern Olimpiyatlar'a sporcu olarak katılımını nasıl etkilediği ve kadın sporcuların Modern Olimpiyat Oyunları'nda toplumsal cinsiyet ayrımcılığıyla nasıl yüzleştiği ve mücadele etttiği, hangi gelişmelerin bu mücadeleye katkı sağladığı ve sonuçlarının neler olduğu, kadınların günümüz Modern Olimpiyatlar'ında sporcu olarak tam bir eşitliğe sahip olup olmadığı anlaşılmaya çalışılmıştır. On ana bölümden oluşan bu çalışmada nitel yöntem kullanılmış, veri toplanması için The Perseus Digital Library, ProQuest, ScienceDirect, Project Muse, Scopus, Google Academic, ICPSR, JSTOR, EBSCO, SOBİAD, ULAKBİM ve YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanlarında taramalar yapılmış, Olimpiyat Oyunları resmi raporları, UOK bildirileri, UOK'nin resmi yayını olan Olympic Review adlı dergi ve Modern Olimpiyatlar'ın kurucusu olarak tanınan Coubertin'in yazışmaları, söylevleri ve yazıları gibi dokümanlar analiz edilmiştir. Ulaşılabilen kaynaklardan elde edilen bilgilere göre sonuçlar ve öneriler ortaya konmuştur.

Antik ÇağBeden eğitimiCinsel ayrımcılık+6
Gülcan Tekin
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Satranç sporcularının iletişim beceri düzeylerinin ulusal kuvvet derecesi ve diğer değişkenler açısından incelenmesi

İnsanlar, başka kişilerle bir arada olabilmek, onları anlayabilmek, kendilerini karşı tarafa anlatabilmek ve insanları etkileyebilmek, toplumsallaşabilmek için iletişime ihtiyaç duyar. Bununla kalmayıp insanlar gerek kendileriyle gerekse diğer insanlarla iletişim kurup kişiliklerini anlamlandırma olanağı kazanırlar. İletişim, yaşamın her alanında olduğu gibi spor ortamlarında da büyük bir öneme sahiptir. İletişimin spor branşlarındaki performansa etkisi branşlara göre farklılık gösterebilmektedir. Her ne kadar ilk bakışta satranç branşı bu sıralamada gerideymiş gibi görünse de bu sporun doğası gereği sporcunun sahip olduğu iletişim becerisi performansını etkileyebilmektedir. Satranç, bireysel bir spor olduğundan ve sporcuların herhangi bir fiziksel temasta bulunmadığı bir oyun olduğundan, sporcuların stres atabilmeleri, mental olarak rahat hissedebilmeleri ve bir sonraki maça hazırlıklı olabilmeleri için iletişime ihtiyaç duyabilmektedirler. Bu da satranç sporu yaparken oyunda başarılı bir performans gösterebilmek için iletişimin ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Yapılan araştırmada satranç sporcularının iletişim beceri düzeylerinin ulusal kuvvet derecesi ve diğer değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Türkiye'de bulunan 12 yaş ve üzeri 105 'i kadın 198' i erkek olmak üzere toplam 303 satranç sporcularıyla demografik bilgilerin ve iletişim becerileri değerlendirme ölçeğinin yer aldığı online anket çalışması yapılmıştır. Bu çalışmada yöntem olarak tarama modelinden ve anlık tarama deseninden yararlanılmıştır Satranç sporcuları tarafından elektronik ortamda doldurulan anketler incelenerek verilerin değerlendirilmesinde frekans, aritmetik ortalama, yüzdelik dağılım, standart sapma; normallik varsayım testi sonrasında veri setinin normal bir dağılıma sahip olduğu tespit edilmiştir. Bundan dolayı bağımsız değişkenler ile katılımcıların iletişim beceri puan ortalamaları arasındaki farklılaşmayı belirlemek için Bağımsız Örneklem T Testi ile Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testleri; bağımsız değişkenler ile iletişim beceri puan ortalamaları arasındaki ilişki tespitinde ise Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Sonuçlar p <.05 düzeyinde yorumlanmıştır. Çalışmada satranç sporcularının cinsiyetleri ile iletişim beceri düzeyi puanları arasında ve ulusal kuvvet derecesi ile iletişim beceri düzeyi puanları arasında anlamlı farklılık göstermemesine karşın, lisans ve lisansüstü düzeyinde öğrenime sahip olan satranç sporcuların lise düzeyinde öğrenime sahip olan sporculara göre iletişim beceri düzey puanları yüksek çıkmıştır. Satranç yaşı (kaç yıldır satranç oynuyor) ile iletişim beceri düzey puanları arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda satranç oynamanın yılı arttıkça kişilerin iletişim becerileri olumlu yönde etkilediğinden tüm yaş gruplarına satranç oynamaları için ortam sağlanmalıdır. Sadece satranç oynamalarıyla kalmayıp devamlı oynamaları için teşvik edilmelidir.

SatrançSporSporcular+2
Tuba Gür
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Egzersizin beyin türevli nörotrofik faktör düzeyine etkisi:Bir meta-analiz çalışması

daha sonra doldurulacaktır

Mesut Süleymanoğulları
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Curling sporcularının duygusal zekâ düzeyleri ile karar verme stratejileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, curling sporcularının duygusal zekâ düzeyleri ile karar verme stratejileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırmada, nicel yöntemlerden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya 2024-2025 yılı arasında Curling branşında aktif olarak mücadele eden 54'ü erkek ve 63'ü kadın olmak üzere toplam 117 lisanslı sporcu gönüllülük esasına göre çalışmaya dâhil edilmiştir. Araştırmaya katılan sporcuların karar verme stillerinin belirlenmesinde "Karar Verme Stratejileri Ölçeği (KVSÖ)" kullanılmıştır. Duygusal zekâ düzeylerini ölçmek için Duygusal Zekâ Ölçeği (DZÖ) ve araştırmacı tarafından oluşturulmuş kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics 26 paket programına aktarılmış ve istatistiksel analizler bu program aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Kategorik değişkenler frekans dağılımlarıyla, sayısal değişkenler ise tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum) ile verilmiştir. Ölçeklerin güvenirlik düzeyini belirlemek amacıyla Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı kullanılarak hesaplanmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testi ile test edilmiştir. Grup karşılaştırmalarında Bağımsız Örneklem T-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmış; anlamlı farklılıkların tespitinde Tukey testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler ise Pearson Korelasyon Katsayısı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, sporcularının karar verme stratejileri puanı ile duygusal zekâ puanı arasında düşük düzeyde negatif yönde anlamlı doğrusal bir ilişki olduğu görülmüştür. Bu durum, duygusal zekâ düzeyi yüksek olan sporcuların daha sağlıklı ve etkili kararlar alma eğiliminde olduğunu, duygusal zekâ düzeyi düşük olanların ise karar verme süreçlerinde zorluk yaşayabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla sporcuların duygusal farkındalıklarının artırılması, duyguları anlama ve düzenleme yeteneklerinin geliştirilmesi, karar verme becerilerine olumlu yönde katkı sağlayabileceği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Curling, Duygusal Zekâ, Karar Verme Stratejileri

Nurgül Kaya
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin eğitim stresi düzeylerinin ve öğrenmeye ilişkin tutumlarının spor ve farklı değişkenler açısından incelenmesi(Ağrı ili örneği)

Bu araştırmanın amacı Ağrı ilindeki üniversite öğrencilerinin eğitim stresi düzeylerinin ve öğrenmeye ilişkin tutumlarının spor ve farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Bu araştırma, geçmişte ya da halen var olan bir durumu o anki mevcut durumuyla betimlemeyi amaçlayan tanımlayıcı (betimleyici) yöntem modellerinden olan alan taraması (survey) tipi bir araştırma modelidir. Araştırmanın evrenini 2016-2017 eğitim öğretim yılında Ağrı ilindeki Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinin Eğitim Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi, İslami İlimler Fakültesi ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda öğrenim gören üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya 374'ü (% 49,7) kadın, 378'i (% 50,3) erkek olmak üzere toplam 752 öğrenci katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğrencilerin demografik nitelikleri ile ilgili bilgileri elde etmek için araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu, eğitim stresi yaşayıp yaşamadıklarının belirlemek için Akın (2012) tarafından geliştirilen Eğitim Stresi Ölçeği ve öğrenmeye ilişkin tutumlarını öğrenmek için ise Kara (2010) tarafından geliştirilen Öğrenmeye İlişkin Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 22.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda üniversite öğrencilerinin: cinsiyetleri, yaşları, öğrenim gördükleri fakülte/yüksekokulları ile eğitim stresi düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunurken; öğretim şekilleri, sınıf düzeyleri, spor yapma durumları, spor yapma türleri, spor yapma amaçları ve spor yapma süreleri ile eğitim stresi düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkinin olmadığı bulunmuştur. Bu çalışmanın diğer bir sonucuna göre ise üniversite öğrencilerinin: cinsiyetleri, öğrenim gördükleri fakülte/yüksekokulları, sınıf düzeyleri ve spor yapma durumları ile öğrenmeye ilişkin tutumları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkinin olduğu bulunurken; yaşları, öğretim şekilleri, spor yapma türleri, spor yapma amaçları ve spor yapma süreleri ile öğrenmeye ilişkin tutumları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkinin olmadığı bulunmuştur. Sonuç olarak; spor yapma türü, spor yapma amacı ve spor yapma süresi üniversite öğrencilerinin eğitim stresi düzeyleri ve öğrenmeye ilişkin tutumlarında anlamlı bir farklılık yaratmazken; spor yapma durumu ise üniversite öğrencilerinin sadece öğrenmeye ilişkin tutumlarında anlamlı fark oluştururken, eğitim stresi düzeylerinde anlamlı bir fark yaratmamaktadır. Bu sonuçlar ışığında: "özellikle öğrenme olayının gerçekleştiği yaşamın ilk dönemlerinde ve eğitim kurumlarında gençler spor konusunda daha kapsamlı bilinçlendirilmeli ve katılımı sağlanmalı, üniversite öğrencilerinde öğrenmeye ilişkin olumlu tutumları artırmak için yükseköğretim kurumlarında spor alanları öğrencilerin kolaylıkla ulaşabileceği ve katılabileceği şekillerde dizayn edilmeli ve bu kurumlarda sporun üniversite öğrencilerinde öğrenmeye ilişkin tutumları artırdığı yönünde bilgilendirme amaçlı seminer, bilimsel toplantı ve konferans gibi etkinlikler düzenlenmeli" şeklinde görüşüler öneri olarak sunulabilir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Stres, Öğrenme, Tutum, Spor, Üniversite Öğrencileri

AğrıEğitimSpor+6
Onur Macit
Atatürk University · Institute of Educational Sciences
2017
00

Other supervisors