Theses supervised by Prof. Dr. Günal Önce
14 theses · Dokuz Eylül University
Yabancı sermayenin Türkiye pazarındaki durumu ve etkilerinin incelenmesi
Çalışmanın birinci bölümünde, küresel sermaye kavramı açıklandıktan sonra, ekonomik terminolojideki yatırım kavramı, doğrudan yabancı sermaye yatırım teorileri ve bu yatırımlarının nedenleri üzerinde durulmuştur. Küresel ekonominin aktörleri olan çok uluslu şirketlere ait açıklamalar yapıldıktan sonra doğrudan yatırımların ekonomik etkilerine değinilmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde Türkiye'deki yabancı sermaye yatımları incelenmiştir. Özellikle 1980 sonrası dönemin analiz edildiği bu bölümde, Türkiye'nin doğrudan yatırım çekme potansiyeli, avantajları ve dezavantajları, mevcut yatırımların sektörel dağılımları ve ülkeye daha fazla yatırım çekilmesi için alınması gereken önlemler ve izlenmesi gereken politikalar üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölümde ise İstanbul Sanayi Odasın her yıl ?Türkiye'nin En Büyük 500 Sanayi kuruluşu? adı altında yayınlamakta olduğu verilerden yararlanılarak yabancı sermaye gelişimi, kamu ve özel sermayeli şirket verirli ile karşılaştırılması ve Türkiye piyasasına etkileri incelenmiştir.
Rusya pazar potansiyeli ve fırsatlarının Türkiye açısından değerlendirilmesi
Küreselleşme süreci, dünyanın her yerinde günlük hayatıdeğiştirmektedir. Ekonomik ve sosyal bakımlardan dışa açılma, bir yandan yenifırsatlar sunarken, öte yandan bu fırsatların getirdiği yeni ticari ilişkilerindüzenlenmesini gerektirmektedir. Uluslar arası ticaret ülkeleri ekonomikbakımdan birbirlerine bağlama özelliği ile küreselleşme tartışmalarının odaknoktasında yer almaktadır ve bu ticaret sayesinde dünyanın farklı kıtalarındaüretilen ürün ve hizmetler, bir başka kıtada kıyasıya rekabet etmektedir.Bu çalışmada modern bir yönetim anlayışı olarak kabul edilen süreçyönetiminin, havacılık lojistiği alanında hizmet veren bir devlet kurumundauygulanması ile ilgili esaslar belirtilmiştir.Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağıldıktan sonra burhanlıdönemler geçiren Rusya Federasyonu günümüz itibariyle ister içsel isterdedışsal faktörlerden pazar ihtiyacını tam olarak karşılayamamaktadır. Her nekadar bir sıra sanayi ürünlerinde özellikle enerji sektöründe ihracatçıkonumuna sahip bir ülke olmasına nazaran diğer sektörlerde maalesef bunusöylememiz mümkün değildir, çünkü büyük ölçüde dış pazara bağlı ithalatyaparak pazar ihtiyaçlarını karşılamaktadır.Bu tezin amacı, farklı nedenlerden oluşan Rusya pazarındakiihtiyaçların yani yatırımcılar için fırsatların ve pazar potansiyelinin bilimselvkaynak ışığında incelenerek Türkiye ve Türk yatırımcıları için mevcutdurumun konfeksiyon sektörü çerçevesinde sunularak araştırılmasıdır.
Yiyecek içecek sektöründe fast food uygulamaları ve franchising sisteminin değerlendirilmesi
Bireyin yaşam şekli, besin seçiminde ve tüketiminde önemli rol oynamaktadır. Bu anlamda toplumların sosyal ve ekonomik yapılarında olan değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan yeni yaşam biçimleri, kendi kurallarını da beraberinde getirmiştir. Gıda Endüstrisinin gelişimi, hızlı kentleşme sonucu evden uzakta yemek yemek zorunda kalan kişilerin tercihleri, kadının ev dışında çalışma zorunluluğu yüzünden yemek hazırlama zamanının daralması, toplumda yalnız yaşayan insanların sayısındaki artış, kitle iletişim araçlarının etkisi gibi nedenlerden dolayı, hızlı yiyeceklerin (fast food) tüketiminde her geçen gün artış görülmüştür. Bu durum dağıtım kanallarına önemli bir yük yüklemiştir ve çeşitli bütünleşmiş kanal çeşitleri ortaya çıkmıştır. Sözleşmeli dikey pazarlama sistemi olan Franchising Sistemi'nin önemi de buradan gelmektedir. Franchising sistemi özellikle hızlı yiyecek endüstrisinde gün geçtikçe daha çok önem kazanmış pazarlama sisteminin önemli unsurlarından biri olmuştur.Bu çalışmada yiyecek içecek endüstrisinin içinde hızlı yiyecek sektörünün nasıl konumlandığı, dünyada ve Türkiye'de tarihsel gelişim süreci ve bu süreç içerisinde sektörün en önemli dağıtım modeli olan Franchising sistemi incelenmektedir. Ayrıca çalışma konusunu daha etkin inceleyebilmek adına Türkiye'de hızlı yiyecek sektöründe Franchising sisteminde önemli yer tutan Burger King ve Özsüt kurumları örnek model olarak belirlenmiştir.
Türkmenistan tekstil sanayinin rekabet analizi
Tekstil Sanayii gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınma sürecinde önemli rol oynayan bir sanayii dalıdır. Bu sanayii dalı çok kısa tarihi olan ve yeni yeni dışa açık ekonomik politikalara önem vermeye başlayan Türkmenistan içinde sağladığı istihdam ve döviz getirisi ile önemli bir yere sahiptir. Türkmenistan'da Tekstil Sanayinin gelişim süreci bağımsızlıkla beraber başlamış ve özellikle türk girişimcilerinin yatırımları ile önemli ölçüde gelişim göstermiştir.?Türkmenistan Tekstil Sanayinin Rekabet Analizi? konulu bu çalışmada da, Türkmenistan'ın bu sanayisi ele alınmıştır. Bu kapsamda ilk olarak, tanıtım amaçlı Türkmenistan'ın genel yapısı incelenmiştir. Bir sonraki bölümde, dünyada tekstil sanayinin gelişim süreci, tekstil üretimi ve ihracatı üzerinde durulmuştur. Çalışmanın üçüncü ve dördüncü bölümlerinde, rekabet kavramı ele alınmış, rekabete etki eden faktörler belirlenerek, Türkmenistan Tekstil Sanayisinin rekabet gücüne etkileri analiz edilmiştir. Bu bölümde ayrıca, Türkmenistan Tekstil Sanayine büyük rekabet avantajı sağlayan üretim maliyetleri incelenmiştir. Son bölümde, Balassa tarafından geliştirilmiş açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler yaklaşımı esas alınarak Türkmenistan Tekstil Sanayinin rekabet edebilirliği saptanmıştır ve ?güçlü? ve ?zayıf? yönleri belirlenerek SWOT analizi yapılmıştır. Sonuç kısmında ise, genel değerlendirme yapılarak öneriler sunulmuştur.
Tüketicilerin satın alma davranışlarında özel markaların tüketici tutumları üzerine etkileri
Küreselleşme olgusu tüm sektörlerde olduğu gibi perakendecilik sektöründe de bir takım değişimleri ve gelişimleri beraberinde getirmiştir. Perakendecilik sektörü açısından büyük önem taşıyan bu gelişmelerden bir tanesi de perakendecilerin kendi etiketleri ile piyasaya sürdükleri özel markalı ürünlerdir. Perakendeci firmalar küresel pazarda farkındalık yaratabilmek ve aynı zamanda da tüketici istek ve beklentilerini daha uygun yöntemlerle karşılayabilmek için özel markalı ürün politikasını benimsemektedirler. Firmaların kendi etiketleri altında, ürettikleri veya başka firmalara ürettirdikleri ve sadece kendi mağazalarında satışa sundukları özel markalı ürünlerin önemi hem üreticiler açısından, hem tüketiciler açısından hem de aracılar açısından gün geçtikçe artmaktadır.Perakendeciler; kendi markalarını kullanarak üreticilerin üstünlüklerine son verebilmekte ve pazarlama faaliyetlerini daha kolay denetleyebilmektedirler. Bunun yanı sıra özel markalar sayesinde perakendecilerin mağaza trafiklerinde artış sağlanabilmektedir. Ayrıca özel markalı ürünleri sayesinde perakendeci firmalar tüketici zihnindeki imajlarını artırarak tüketici ile ilişkilerini güçlendirebilmektedirler. Tüketiciler açısından değerlendirildiğinde de özel markalı ürünlerin birçok avantajı ortaya koyulabilmektedir. Özel markaların tüketicilere sağladığı en önemli avantaj düşük fiyat avantajıdır. Bunun yanı sıra tüketiciler riskli, bilmedikleri küçük üretici markalı ürünleri kullanmak yerine bildikleri ve tanıdıkları marketlerin kendi isimleri ile üretilen özel markalı ürünlerini kullanmayı tercih etmektedirler.Bu çalışmada; ülkemiz açısından yeni bir kavram olmakla birlikte çok hızla yayılım gösteren özel markalı ürünlerine yönelik olarak tüketici tutumlarının incelenmesi hedeflenmektedir. Bu bağlamda çalışmanın birinci bölümünde tüketici kavramı ve satın alma davranışları üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde ise; marka kavramına ilişkin literatür taramasının ardından özel marka kavramı geniş olarak incelenmektedir. Çalışmanın uygulama bölümünde de, tüketicilerin özel markalı ürünlere yönelik tutumlarını incelemek amacıyla yapılan anket çalışması verileri değerlendirilerek elde edilen bulgular yorumlanmakta ve bir takım öneriler sunulmaktadır.
Türkiye'de dayanıklı tüketim malları perakendeciliğinde marka stratejileri ve bir uygulama
Nowadays, due to the developments in technology and increasing of the methods and speed in communications; products which can't be differentiated from one another and which could be easily duplicated has been taken the competition to a higher and more fundamental level. And the perpetuation of existences of companies can be maintained only by creating right Branding strategies and by positioning theirselves to a right place in consumers minds.Paralel to these developments in the World inevitably retailing approaches are changing by developing too. And strong effects on consumer behaviers and distribution channels can be seen by the outgrowing of the retailers throughout the world additional by mergering actions.Because of these changes the importance of creating Brand Strategies in sectors which produces technologic products has been increased. The purpose of this study is to explore the Brand strategies of the companies which exists in Durable Goods Sector in Turkey (which is a sector comperatively difficult to differentiate) by researching and by sampling one important company in this sector.Key Words: 1) Brand 2) Retailing 3) Durable Goods 4) Brand Strategies for Durables
Lojistik yönetimi açısından Azerbaycan pazarının değerlendirilmesi
Lojistik, müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere hammaddenin başlangıç noktasından, ürünün tüketildiği son noktaya kadar olan sürecin kontrol edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu süreç, tedarik zincirinin içindeki malzemeleri, servis hizmetlerini ve bilgi akışının etkin ve verimli bir şekilde iki yöne doğru hareketini ve depolanmasını, planlanması ve uygulanmasını içerir. İşletmelerde lojistik yönetimi, müşteri ihtiyaçları doğrultusunda talep tahminleri ile başlamaktadır. Küreselleşme bir çok sektörleri etkilediği gibi lojistik sektörünü de etkilemektedir. Lojistik işletmeler küreselleşme ortamında daha iyi rekabet edebilmeli ve günümüz lojistik yeniliklerine açık olmalıdırlar.Azerbaycan coğrafi konumu itibariyle tarihi ipek yolu gibi önemli ticaret yollarının üzerinde bulunmaktadır. Ayrıca sahip olduğu yeraltı kaynakları, bunların çıkarılması, depolanması ve dağıtımı açısından Sovyetler Birliği'nden miras kalan önemli lojistik sistemlerine sahiptir. Bununla birlikte. Sovyetler Birliği'nin ani çöküşü tüm Türk Cumhuriyetleri'nde olduğu gibi Azerbaycan'da da ekonomik, sosyal ve siyasi alanlarda pek çok sorunun yaşanmasına sebep olmuştur. Bu sorunlar tabi ki lojistik sektörünü de etkilemiştir.Bu çalışmanın temel amacı, Azerbaycan'da bulunan lojistik işletmelerinin ve Azerbaycan Hükümeti'nin, sektörün gelişimi için neler yapabileceğinin belirlenmesidir. Bu amaca ulaşabilmek için SWOT analizi yapılmıştır. Yapılan bu araştırma ile Azerbaycan'ın nasıl lojistik bir üs olabileceği konusunda ilgili kişi ve kurumların dikkatinin çekilmesi amaçlanmaktadır.Anahtar Kelimeler: Lojistik, Tedarik Zinciri ve Lojistik Yönetim, Azerbaycan'ın Lojistik Statüsü
Azerbaycan'daki şirketlerin dış pazarlara giriş yöntemleri ve swot analizi
Bu çalışma uluslararasılaşma sürecinde gelişmekte olan ülkelerin bu süreç içerisinde karşılaşacakları aşamalar, sorunlar, yapısal değişiklikler vb. kısaca işletmelerin dış pazarlara giriş yöntemlerinden bahsedilmiştir. Tezimizin Birinci bölümünde uluslararasılaşma süreci incelenirken, ikinci bölümde uluslararasılaşma sürecine Azerbaycan'daki işletmelerin genel tanımı, çeşitleri, işletme özellikleri ve bunları etkileyen faktörler işlenmiştir.Üçüncü bölümde ise Azerbaycan ülke raporuna yer verilerek, ülkenin dış ticaret politikası ve yapısına değinilerek Azerbaycan uluslar arası piyasaya dönük Swot Analizi yapılmıştır.Kısaca; Swot analizi kullanarak uluslararasılaşma sürecinde olan Azerbaycan ve Azerbaycan'daki işletmeler için hangi yöntemin daha uygun olacağı konusunda yol göstermeye çalıştık.Ek olarak; Azerbaycan'da faaliyette olan iki üretici şirketin dış pazarlara açılırken kullandığı yöntemleri belli etmek için konuyla ilgili anket çalışması yapıldı ve anketin sonucu neticesinde bu şirketlerin dış pazarlara açılırken hangi yöntemleri kullandıkları tespit edildi.
Marka konumlandırma ve şehir markaları: Burdur şehrinin markalaşmasına yönelik bir uygulama
Küreselleşme günümüzün yadsınamaz bir gerçeğidir. Hiçbir şehir kendi içine kapalı politikalarla yaşayıp gelişemeyeceği için, ülkesindeki ve dünyadaki diğer şehirlerle ilişki içerisinde olmak zorundadır. Günümüzde pazarlama da ilişki temelli bir yapılanmaya girmiş bulunmakta ve bu anlamda tüm iletişim çabaları ile sinerjik bir etki yaratılmaya çalışılmaktadır.Küreselleşmenin bir sonucu olarak, ülkeler arası rekabet şehirlerarası rekabeti de gün geçtikçe artırmaktadır. Şehirler de tıpkı ürünler gibi, birbirleriyle tüketicileri olan yatırımcıları, yeni yer sakinlerini, turistleri, iş dünyasını ve bunlar gibi paydaşlarını çekebilmek için çeşitli çabalar içine girerler. Bununla birlikte, bu noktada ürünlerden ayrılırlar. Şehirler, ürünlere nazaran çok daha kompleks yapılardır. Çok fazla dinamikten meydana gelirler. Bu nedenle de şehirlerin markalanması, ürünlerin markalanmasından çok daha karmaşık bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Şehir markalama, şehirdeki bu dinamiklerin topyekun çalışması ile anlam kazanacaktır. Başta şehrin belediye başkanı ve fikir liderleri olmak üzere tüm halkın ortak çalışması ile ancak mümkün olacaktır. Bununla birlikte şu da unutulmamalıdır ki şehir markalama uzun vadeli bir faaliyettir. Kararlı, sabırlı ve tutarlı bir şekilde marka olma yolunda gidilmelidir.Şehirler için şehir markalamada uygulanacak standart reçeteler yoktur. Her şehir kendine özgü değerleri bünyesinde barındırmaktadır. Bu anlamda şehrin gerçek değerlerini ortaya koyabilmek için stratejik bir imaj yönetimine girilmeli, marka elemanları özenle seçilmeli ve ayırt edici olarak tüketicilerin zihinlerinde kabul edilebilir, farklı bir yer edinmek yani konumlandırmak gerekmektedir. Tüketicilerin zihinsel süreçlerine girebilmek ve kabul edilebilir bir değer sunarak onlarla ortak algısal alanda buluşmak çok önemlidir.Şehirler ne olduklarını ve nereye gittiklerini çok iyi biliyor olmalıdırlar. Gerçekçi ve tüm hedef kitlelerce paylaşılan bir vizyonun belirlenmesi ve bu hareket planına uyularak geleceğe adım atılması başarıyı getirecektir.Anahtar Kelimeler: Bütünleşik pazarlama iletişimi, marka, marka konumlandırma, şehir konumlandırma, şehir markalama.
Türkmenistan'ın ekonomik gelişmesinde yabancı yatırımların rolü ve önemi
Gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini geliştirebilmeleri için sermayeye ihtiyaçları vardır. İç kaynaklar bu ihtiyacı gidermekte yeterli olamıyorsa ülkeler bu sorunu çözmek için, iç kaynaklarla karşılanamayan bölümünü temin edebilmek ama¬cıyla ülke dışı kaynaklardan sermaye ithal etmek durumundadırlar.Yabancı Yatırım; bir ülkede yerleşik kişi veya kuruluşların ülke sınırlarının dışında servet edinmeleri şeklinde tanımlanabilir. Yabancıların tahvil ve hisse senedi gibi menkul değerlere yaptığı yatırımlara mali yatırım ya da uluslararası portföy yatırımı denir. Yabancıların bina, fabrika, arazi üretim tesisi gibi fiziki değerler edinmesi ise doğrudan yabancı yatırımı oluşturur.Yabancı yatırımlar ev sahibi ülkenin milli geliri, ödemeler dengesi, istihdamı, insan kaynaklarının geliştirilmesi, teknolojik gelişimi ve şirketlerin verimliliği gibi faktörleri üzerinde önemli ve olumlu etkilerde bulunabilmekte; ancak bazı sıkıntıları da beraberinde getirmektedir.Bu çalışmada yabancı yatırımların Türkmenistan ekonomisindeki etkisi üzerinde durulmakta ve Türkmenistan'da yabancı yatırımları etkileyen faktörler açıklanmaktadır. Ayrıca Türkmenistan'a yabancı yatırımların giriş şekilleri, miktarı ve sektörlere göre dağılımı da inceleme konusu yapılmıştır. Çalışmada ayrıca potansiyel yatırımcılar için olası yatırım alanları gösterilmiş ve yabancı yatırımlara ilişkin yasal düzenleme de sunulmuştur.
Azerbaycan'ın petrol sektörü ve transit ticaret yollarının dış ticaretine etkileri
ÖZETYüksek Lisans TeziAzerbaycan'ın Petrol Sektörü ve Transit Ticaret Yollarının Dış TicaretineEtkileriFariz ABASOVDokuz Eylül ÜniversitesiSosyal Bilimler Enstitüsüşletme Anabilim DalıUluslararası şletmecilik ProgramıGünümüzde petrol veya doğalgaz gibi sınırlı sayıda bulunan enerjikaynaklarının ekonomilerimizin tüm sahalarında ve hayatımızda yarattığı etkivazgeçilmezdir. Azerbaycan Cumhuriyeti özgürlüğüne yakın bir geçmiştekavuşan ve sınırlı sayıda ülkelerin de elinde bulundurduğu petrol ve doğalgazkaynaklarına sahiptir.?Azerbaycan'ın Petrol Sektörü ve Transit Ticaret Yollarının DışTicaretine Etkileri? üzerinde yapılmış olan araştırmada, Azerbaycan'ınuluslararası ilişkilerinde petrolün rolü, petrolün politik yönü, petrolün diğerhizmeti sanayi ve tarım sahalarına etkisi, ülkenin belli-başlı bölgelerine etkisi,eğitimin, sanat dallarının gelişmesi, petrolün transit taşımacılıkta komşuülkelere getirdikleri incelenmiştir.Birinci bölümde Azerbaycan'da Sovyetler Birliğinden sonra olanbağımsızlık döneminde ekonomik gelişmeler, ülkedeki ekonomik yapı ve bazılokomotif sanayi sektörleri üzerinde kurulan çağdaş ekonomik politikalarincelenmiştir.kinci bölümde Azerbaycan'ın lokomotif sektörü olan Petrol Sektörününülke ekonomisine olan katkısı, Azerbaycan'ın petrol ve gaz sanayisine bakış,petrolün politik yönü, petrolün diğer hizmeti sanayi ve tarım sahalarına etkisi,ülkenin belli-başlı bölgelerine etkisi, eğitimin, sanat dallarının gelişimi konularıele alınmıştır.Son bölümde Azerbaycan ve komşu ülkeler arasında olan büyük enerjiprojeleri, petrolün transit taşımacılıkta Azerbaycan'a ve komşu ülkeleregetirdikleri, Türkiye Cumhuriyetiyle enerji ve siyasi alanda işbirliği, enerjiprojeleri sırasında çıkarılan zorluklar ve son durum incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: 1) Azerbaycan'ın Petrol Sektörü, 2) Petrol ve Gaz ticareti,3) Azerbaycan Ekonomisi, 4) Transit Ticaret Yolları , 5) Petrol ve gaz boru hatları
Tüketici satın alma karar sürecinde marka etkinliğinin ölçümlenmesi: Genç giyim üzerine bir uygulama
TÜRKÇE ABSTRAKT ( en fazla 250 sözcük) : Yaşamını sürdürme ve gereksinimlerini karşılama yönünde çaba gösteren insan, bu doğrultuda bir çok mal ve hizmeti tüketmektedir. Tüketim eylemini gerçekleştirmek için pazarda bir takım davranışlar sergileyen tüketicinin, satın alma kararını vermesine yönelik tüm faaliyetleri diğer tüketicilerden farklı ve karmaşıktır. Pazarlamanın hedefi "tüketicilerin istek ve gereksinimlerini karşılayarak kar sağlamak olduğuna göre, pazarlama faaliyetleri tüketici doyumuna yönelik olarak algılanmalı ve uygulanmalıdır. Tüketici, gereksinimlerini karşılamaya yönelik tüm davranışlarında sosyolojik, psikolojik ve demografik etmenlerden etkilenmektedir. Algılama, güdüleme, kişilik, tutum, öğrenme, sosyal sınıf, danışma grupları, aile, yaş, cinsiyet bu etmenler arasında değerlendirilmektedir. Gereksinimlerini karşılamak amacıyla seçenekler arasında bir tercih yaparak satın alma noktasına ulaşmak isteyen tüketici, mamul ve marka konusunda sağlıklı bilgilere ihtiyaç duymaktadır. Pazarlama yöneticileri bu aşamada tüketicinin satın alma karar sürecinde, hangi markalara karşı eğilimleri olduğunu ve onları nelerin güdülediğitti bil mek isterler. Bu süreç üzerinde markanın varlığı, tüketici ve pazarlamacının markaya bakış açısına önem kazandırmaktadır. Tüketiciye satın alma kararında yardımcı olan ve mamulü diğerlerinden ayıran marka, ekonomik yaşamı dinamik hale getiren bir olgu dur. Bu nedenle çalışmanın bir bölümünde marka kararlan ve stratejileri yer almak tadır. Algılama yolu ile markayı tanıyan tüketici, önce markanın farkındalık eşiğini yaşayacak, sonra da marka tanınmışlığı altında mevcut seçimini değerlendirecektir. Geçmiş deneyimlerinden ve referans gruplarından etkilenerek olumlu ya da olumsuz bir marka imajına sahip olan tüketici satın alma davranışını gerçekleştirmektedir. Eğer satın alma kararı olumlu bir doyum ile sonuçlanmış ve davranış tekrarlanıyor ise "marka sadakati" gelişecektir. Davranış, sadakatin uzun zaman dilimlerinde tekrarlanması ile marka bağlılığının oluşmasına dönüşür. Tüketici satın alma karar sürecinde marka etkinliğinin ölçümlenmesine yönelik bazı yöntemler incelenmiştir. 17-25 yaş grupları arasında jean-pantolon satın alımında marka etkililiğinin ölçümlenmesine yönelik gerçekleştirilen uygulama ile markanın bu yaş grubu üzerindeki etkinliği ölçümlenmeye çalışılmıştır.
Uluslararası ticarete etkileri açısından küreselleşme ve alternatifi bölgeselleşmenin Türkiye için rolü ve önemi
Bu tez çalışmasının amacı, uluslararası ticaretin küresel ve bölgesel dinamikler açısından incelenmesi, bunun yanı sıra Türkiye'ye yönelik etkilerinin ve sonuçlarının ortaya konulmasıdır. Son yıllarda, özellikle ekonomik açıdan önemli bir konuma oturtulan küreselleşme ve bölgeselleşme kavramlarının, ticari dinamikler çerçevesinde kazandığı ivme ve Türkiye'nin bu değişim - gelişim süreci içerisindeki rolünün belirlenmesi yönündeki ihtiyaç, söz konusu çalışmanın tarafımdan yapılması yönünde karar almamı sağlamıştır. Bu sebeple, küreselleşme ve bölgeselleşme eğilimlerinin gelişimlerinde, iki eğilimin birbirlerini tamamlayıcı mı yoksa yok edici mi olacağı konusundaki tartışmalara açıklık kazandırmak ve Türkiye'nin bu çerçevede bölgesel entegrasyonlara üyeliği veya üye olma isteği bağlamında küresel ekonomik sisteme entegre olma gerçeğinden hareket ettiğini kanıtlama hedefi çerçevesinde bu tez çalışması hazırlanmıştır. Özellikle, uluslararası ilişkilerde güçlü politik ilişkilerin ekonomik gelişme dinamiklerinin gerisinde kalmış olması, siyasal ekonominin etkinliğini arttırarak, günümüz uluslararası ilişkilerini yönlendirmesi ve uluslararası ticaretin artan dünya ekonomik sistemi içerisindeki rolü, Türkiye'nin içinde bulunduğu ve bulunması gerektiği konumu ortaya koymuştur. Böylece, tez çalışmamım sonucunda, belirtilmesi gereken iki önemli sonuç ( makro-mikro ) ortaya çıkmıştır; 1) Bölgeselleşme, tüm dinamikleriyle küreselleşmeyi meşrulaştırıcı ve tamamlayıcı bir eğilimdir. Uluslararası ticareti kısıtlayıcı bir eğilim olarak bölgesel ekonomik gruplaşmaları görmek ise, gelecekte oluşması öngörülen kıtasal ekonomik blokları ve bunlar arasında kurulacak ekonomik ilişkileri yadsımak anlamına gelir. Çünkü hiçbir ülke veya gruplaşma otarşik uygulamaların yol açtığı terkedilmişliğe dayanamaz. 2) Türkiye, bölgeselleşme eğilimini Avrupa Birliği'ne üye olarak veya olmaksızın ancak AB' nin ortaya koymuş olduğu standartlar çerçevesinde geliştirmelidir. Böylece küresel ekonomik düzenin standartlarına uyumun sağlanması bir bölgesel ekonomik entegrasyon modeli çerçevesinde gerçekleşmiş olacaktır.
Tüketici satın alma davranışında tüketici memnuniyetinin artan önemi ve geliştirilmesi: Dayanıklı tüketim malları ile ilgili bir alan araştırması
ÖZET İçinde bulunduğumuz dönemde tüketici memnuniyeti bütün işletmelerin en fazla dikkatini çeken olgu haline gelmiştir. Günümüzde rekabetin ve globalleşmenin hızla artması ve rekabet üstünlüğü sağlamak için müşteri istek ve ihtiyaçlarını karşılamanın stratejik öneminin işletmeler tarafından daha iyi anlaşılmasıyla, pazarlama literatüründe çok uzun bir geçmişe sahip olan tüketici memnuniyeti konusu ve araştırmaları yeniden çok fazla ilgi çekmeye başlamış, adeta tekrar popüler olmuştur. Diğer yandan pazarın belirlediği kaliteye ulaşma amacını içeren ve müşteri odaklı olma ve müşteri memnuniyetini hedefleyen Toplam Kalite Yönetimi hareketlerinin çok hızlı yayılmasının yanı sıra müşteri odaklı olmanın son noktası olarak görülen İlişki Pazarlama anlayışının gelişmesi de müşteri memnuniyeti konusuna duyulan ilgiyi artırmıştır. Müşteri istek ve ihtiyaçlarının doğru olarak belirlenmesi ve beklentilerinin ürün ve hizmetlerin performansına, özelliklerine yansıtılması sonucunda tüketicinin ürünü hem bireysel ürün/marka temelinde hem de rakip ürün/markalar temelinde bilişsel ve duygusal değerlendirmesi "tüketici memnuniyetrne yol açabilmektedir. Böylece işletmeler için satışların artarak pazar payının geliştirilmesi ve karlılığın artırılması, tüketiciler için de yaşam kalitesinin ve refahın artırılması olanaklı olabilecektir. Bilgisayar sektörü ve bu sektör içinde donanım pazarının önemli bir kısmını oluşturan kişisel bilgisayar pazarı hızla gelişen ve rekabetin yoğun olduğu dinamik çevreye sahip, global bir pazardır. Diğer yandan kişisel bilgisayarlar bilgi çağının en zorunlu ürünlerinden biri niteliği taşımaktadır. Bilgisayar üreten/satan işletmelerin de amaçlarına ulaşabilmeleri için tüketici memnuniyetini hedeflemeleri stratejik bir gerekliliktir.