Theses supervised by Prof. Dr. Güven Sevil

30 theses · Anadolu University, Kütahya Dumlupınar University

DoctorateOpen AccessTR

Havayolu taşımacılığında finans ve finansman kaynakları

Havayolu taşımacılığında son yıllarda yaşanan hızlı gelişim ve sektörün dinamik yapısı havayolu işletmelerinin finansal sorunlarının her geçen gün çoğalmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte sorunlara ilişkin çözüm önerileri de geliştirilmektedir. Bu nedenle tezde havayolu taşımacılığında finans ve finansman kaynakları araştırılarak, Türkiye'deki havayolu işletmelerinin finans ve finansman yapısı incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde havayolu taşımacılığının dünyadaki, Avrupa' daki ve Türkiye'deki durumu incelenerek, sektörün yapısal özellikleri tanımlanmıştır. ikinci bölümde havayolu taşımacılığının uluslararası bir faaliyet olmasından kaynaklanan finansal sorunlar incelenmiştir. Daha sonraki iki bölümde havayolu taşımacılığında faaliyet gösteren işletmelerin varlık ve kaynak yapısı ortaya konularak, bu varlık ve kaynak yapışma göre havayolu taşımacılığında kullanılan finansman kaynaklan incelenmiştir. Beşinci bölümde ise Türkiye'de kurulu havayolu işletmelerinin finansman kaynaklan ve finansal sorunlarım belirlemeye yönelik bir anket yapılarak, havayolu taşımacılığının finansal sorunları için çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

Finansal kaynaklarFinansmanHava yolu taşımacılığı+3
Ünal Battal
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Sporda risk yönetimi: Turkcell süper ligindeki sporcuların risk değerlendirmeleri üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın genel amacı Turkcell Süper Lig'indeki sporcuların risk değerlendirme düzeylerini ortaya koymak ve sporda risk yönetiminin önemini vurgulamaktır.Araştırma genel tarama modelinde yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2006?2007 sezonu Turkcell Süper Lig'indeki sporcular oluşturmuştur. Araştırmaya 15 futbol kulübünden 273 sporcu katılmıştır.Araştırma verilerinin toplanması amacıyla 30 soruluk iki bölümlü bir anket uygulanmıştır. Anketin birinci bölümünde sporcuların yaşı, medeni durumu, öğrenim durumu, profesyonellik yaşı ve bulunduğu kulüpteki görev süresine ilişkin sorular yer almaktadır. İkinci bölümde ise finans yönetimi, sigorta yönetimi, tesis yönetimi ve sakatlık yönetimine ilişkin 5 seçenekli Likert ölçeğine göre değerlendirilmesi istenen ifadeler yer almaktadır.Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlenmesi için SPSS 12.0 for Windows paket programı kullanılmıştır. Bu çözümlemede istatistiksel teknikler olarak frekans dağılımı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Araştırma grubunun yaş, öğrenim durumu, profesyonellik yaşı ve kulüpteki görev sürelerine ilişkin risk değerlendirme düzeylerini belirlemek için One-Way ANOVA testi, Araştırma grubunun medeni durum ve statülerine ilişkin risk değerlendirme düzeylerini belirlemek için Independent-Samples T-Testi uygulanmıştır. Elde edilen sayısal değerler p<0.05 anlamlılık seviyeleri ile test edilmiştir.Araştırma sonucunda; Turkcell Super Lig'in Risk Derecelendirme Matrisi çıkarılmış ve araştırma grubunun finans yönetimi açısından risk değerlendirme düzeyleri arasında öğrenim durumu ve statüleri bakımından, sigorta yönetimi açısından risk değerlendirme düzeyleri arasında yaş ve profesyonellik yaşı bakımından, tesis yönetimi açısından risk değerlendirme düzeyleri arasında öğrenim durumları bakımından, sakatlık yönetimi açısından risk değerlendirme düzeyleri arasında yaş, öğrenim durumu ve profesyonellik yaşı bakımından anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: risk, sporda risk yönetimi, sporda risk faktörleri, risk değerlendirme, risk derecelendirme matrisi

Halil Orbay Çobanoğlu
Anadolu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik ticaretin havayollarına etkileri ve Türkiye'deki havayolu işletmelerinde elektronik ticaretin etkilerinin araştırılması

Gunumuzde geleneksel ticaretin yapisi gelisen iletisim ve bilgi teknolojilerinin etkileriyle daha farkli bir hal almıstir. Özellikle internetin ticaret araci olarak kullanilmasi elektronik ticaret kavraminin ortaya cikmasına neden olmustur. Elektronik ticaret bircok sektor tarafindan hizla kullanılmaya baslanmistir. Havayolu sektoru de teknolojiyi sureclerinde en cok kullanan sektorlerin basinda geldiginden elektronik ticareti kisa surede benimsemistir.Havayolu web siteleri, elektronik bilet, online seyahat acentaları gibi gelişmeler elektronik ticaretin havayolu sektöründeki uygulamalarındandır. Havayollarında elektronik ticaretin kullanılması dağıtım maliyetleri üzerinde pozitif bir etki sağlarken, müşterileriyle ve aracılarla olan ilişkilerine de yeni bir boyut kazandırmıştır.Elektronik ticaret Türkiye'deki havayolları tarafından da hızla benimsenmiş ve kullanılmaya başlanmıştır. Türkiye'deki havayolları elektronik ticareti etkin bir rekabet aracı olarak görmekte ve elektronik ticarete büyük yatırımlar yapmaktadırlar. Elektronik ticaretin Türkiye'deki havayolları üzerindeki etkileri genel olarak dünyadaki diğer havayolları ile benzerlik gösterse de birtakım farkların olduğu da görülmektedir.

Elektronik ticaretHava yollarıHava yolu işletmeleri
Alper Abca
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Voleybolcularda farklı sıçrama ve konma tekniklerinde alt ekstremite kassal aktivasyonunun değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, voleybolcularda farklı sıçrama ve konma tekniklerinde kaslarda oluşan aktivasyonun elektromiyografi (EMG) yöntemi ile belirlenmesidir.Çalışmaya katılan deneklerde skuat, aktif ve eller serbest aktif sıçramalarda ve 40 ve 60 cm'lik kasalardan smaç ve blok konma sırasında vastus medialis, vastus lateralis, gluteus maksimus, gastrocnemius, biceps femoris kaslarındaki aktivasyon ölçülerek voleybolcularla kontrol grubunun kassal aktivasyonları karşılaştırılmıştır. Seçilen kasların maksimal kasılma değerleri verilerin normalize edilmesi için maksimal izometrik kasılmalar yaptırılarak belirlenmiştir. Kassal aktivasyon analizlerinde veri grubunun özelliğine göre integral ve doğrusal zarf analizleri kullanılmıştır. Sıçrama; itiş, havada kalma ve konma olmak üzere üç fazda incelenmiştir. Voleybolcularda konma öncesindeki ön aktivasyon daha fazla iken kontrol grubunda konma esnasındaki aktivasyon daha fazla bulunmuştur (p<0.05). Konma öncesindeki ön aktivasyon konma esnasında kaslara ve eklemlere binen yükü azaltmaktadır. Konma sırasındaki kassal aktivasyon ise konma tekniğindeki farkla açıklanabilir.Skuat, aktif ve eller serbest aktif sıçramada itiş fazında çalışmaya dahil edilen kaslardan özellikle biceps femoris kassal aktivasyonu voleybolcularda kontrol grubuna göre fazla bulunmuştur (p<0.05). Bu sonuç doğrultusunda voleybolcuların agonist ve antagonist kasılma oranlarının kontrol grubuna göre daha düşük olduğu ve bunun sıçrama performansını etkilediği düşünülmektedir. Aktif sıçramada itiş fazında vastus medialis, vastus lateralis ve gluteus maksimus kassal aktivasyonlarının skuat sıçramaya göre daha fazla olduğu bulunmuştur (p<0.05). Konma anı ve sonrasında ise kassal aktivasyonda istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur.Sonuç olarak bu bulgulardan hareketle voleybolcuların kas içi koordinasyonlarının kontrol grubuna göre daha iyi düzeyde olduğu ve bunun sıçrama performansını etkileyen faktörlerden biri olduğu söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Elektromiyografi, Kassal Aktivasyon, Skuat Sıçrama, Aktif Sıçrama

BacakElektromiyografiKas kontraksiyonu+6
Elvin Onarıcı Güngör
Anadolu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticarette döviz kuru riskinden korunma teknikleri: Nurol Holding A.Ş. de bir uygulama

1970'li yılların başında sabit kur sisteminin çökmesiyle birlikte döviz kuru riski ülkeler, endüstriler ve şirketler açısından ciddi bir risk kaynağı haline gelmiştir. Risk sadece döviz kurlarının sürekli oynaklık göstermesinden değil, aynı zamanda değişen kurlar karşısında firmanın değerinin ne olacağının bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle de, döviz kuru riskinin ölçülmesi ve yönetiminin gerekliği tüm işletme yönetimlerince anlaşılmıştır.İşletmelerin, döviz kuru riskinden korunmaları ya da en aza indirebilmeleri için birçok teknik bulunmaktadır. Bu tekniklerden iç hedging denilen bazılarını, işletmeler kendi başlarına uygulayabildikleri gibi; diş hedging denilen diğerlerini ise belli kuruluşlarla sözleşme şeklinde kullnamaktadırlar.Uluslararası işletmelerde döviz kuru risk yönetimi ve önemi ile bu riskten korunmak için kullanılan tekniklerin ortaya koyulmaya çalışıldığı bu çalışma, üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde döviz kuru riski ve dış ticaret faaliyetlerinde bulunan işletmelerin üzerine etkisi anlatılmıştır. İkinci bölümde ise döviz kuru riskinin yönetimi ve korunma araçları detaylı olarak sunulmuştur. Nihayet son bölümde de, Nurol Holging bünyesinde döviz kuru riskinden korunma tekniklerinin nasıl uygulandığı bir örnekle iredelenmeye çalışılmıştır. Analiz sonucunda, Nurol Holding'te döviz kuru risk yönetiminin büyük bir önem taşıdığı ve döviz kuru riskinden kaynaklanan kayıpları en aza indirmek için hem iç hedging hem de dış hedging yöntemlerinin etkili bir biçimde uygulandığı saptanmıştır.

DövizDöviz kuruDöviz kuru riski+4
Oumelkheir Melal
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Dinamik kili al/sat yatırım stratejisinin yatırım kararlarında kullanılması: BİST'te bir uygulama

Finans dünyasında yer alan akademisyenler, yatırımcılar ve piyasa profesyonelleri arasında karlı yatırım stratejilerini bulma çabası popüler ve devam eden bir çabadır. Geliştirilen tüm stratejiler içinde popüler olan stratejilerden biri olan ikili al/sat stratejisi dünyada çok sayıda hedge fon tarafından kullanılmaktadır. İkili al/sat stratejisi piyasaya duyarsız bir stratejidir ve piyasaya duyarsız stratejiler aynı anda hem alış hem de satış pozisyonu alarak piyasa riskini elimine etmeye çalışırlar. İkili al/sat stratejisi göreceli arbitraj stratejilerinden biridir ve varlıklara ait geçmiş fiyat verilerini kullanır ve istatistiksel arbitraj stratejisi olarak da sınıflandırılır. Çalışmanın amacı ikili al/sat stratejisinin Borsa İstanbul'da karlı olup olmadığının test edilmesidir. Çalışmada 15 bankanın, 2007-2013 dönemine ait, düzeltilmiş günlük kapanış fiyatları kullanılmıştır. Hisse senetlerinin ikili olarak eşleştirilmesinde uzaklık yöntemi kullanılmış, eşik değer olarak 1.5'ten 3.0'e kadar çeşitli eşik değerler ele alınmıştır. Çalışmada 125 günden 1000 güne kadar değişik oluşturma periyotları incelenmiştir. Çalışma sonuçları ikili al/sat stratejisinin Borsa İstanbul'da uygulandığında karlı olduğunu göstermektedir.

Alım-satımBorsaBorsa İstanbul+2
Sinan Çakan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Vadeli işlemler piyasası araçlarına yatırım kararı oluşturmada çapraz kesit ve zaman serisi momentum stratejilerinin kullanılması: Borsa İstanbul uygulaması

Finans alanında momentum oldukça önem gösterilen bir konu haline gelmiştir. Klasik olarak momentum çapraz kesit üzerinden oluşturulan bir stratejiyi belirtmektedir. Çapraz kesit stratejilerinin yanında son dönemde zaman serisi stratejileri ortaya çıkmıştır. Vadeli işlemler piyasası sözleşmeleri momentum stratejilerinde uygun araçlar olabilmektedir. Türkiye açısından momentum stratejileri hisse senedi piyasası bağlamında az sayıda çalışma tarafından incelenmiş ve anlamlı bulgular elde edilememiştir. Bu farklılığın vadeli işlemler piyasasında yeni geliştirilen stratejiler ışığında ele alınması literatüre önemli katkılarda bulunabilecektir. Çalışmada stratejilerin karlı bir şekilde uygulanabilirliğinin sınanması amacıyla pozitif anormal getirilerin varlığının testi gerçekleştirilmiştir. Olağan en küçük kareler, Bootstrap ve MM tahmini yöntemleri kullanılarak regresyon denklemleri üzerinden varlık fiyatlamada Dört Faktörlü Model'de yer alan alfa katsayılarının anlamlılığı analiz edilmiştir. Analiz bulgularında sadece bazı gözlem ve yatırım dönemleri için momentum stratejileri pozitif ve anlamlı bulunmuştur. Pasif stratejinin ise tüm tahmin yöntemlerinde bütün bazda strateji üzerinden ve BİST 30 sözleşmesi için anlamlı getiri sağladığı bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları momentumun etkin piyasalara karşı bir anomali olarak adlandırılması bulgularını güçlü bir şekilde destekler nitelikte değildir. Araştırma, pasif stratejilerin anlamlı olarak geçerliliğini öne sürmüştür. Türkiye açısından literatürle uyumlu bulgular elde edilmiştir. Yatırımcıların, momentum stratejilerinde Türkiye vadeli işlemler piyasası varlıklarını dahil ederken temkinli olmaları gerektiği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Momentum Stratejileri, Vadeli İşlemler Piyasası, Anormal Getiriler, Dört Faktörlü Model

Borsa İstanbulMomentum yatırım stratejisiVadeli işlem piyasaları+7
Alp Polat
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal krizler kapsamında Avrupa borsaları ile Borsa İstanbul arasındaki oynaklık ilişkisinin dinamik koşullu korelasyon modelleri ile analizi

Çalışmanın temel amacı; 2008 Küresel Krizi, Yunanistan Borç Krizi ve Avrupa Borç Krizi'nin, Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkilerini değiştirip değiştirmediğinin belirlenmesi, oynaklık ilişkilerinde asimetri etkisinin varlığının test edilmesi ve oynaklık ilişkilerinde değişime neden olan spesifik olayların tespit edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkileri, krizler baz alınarak belirlenen dönemler itibariyle dinamik koşullu korelasyon modelleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analizlerle oynaklık ilişkilerinde asimetri etkisi bulunmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte belirtilen krizlerin Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkilerini değiştirdiği tespit edilmiştir. Krizlerin ardından koşullu korelasyonların genel olarak kısa süreyle arttığı ve değişken bir yapı gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca 2008 Küresel Krizi ve Yunanistan Borç Krizi'nin genel olarak borsalar arasındaki oynaklık ilişkilerinde şokların kısa ve uzun dönem kalıcılığını değiştirdiği belirlenmiştir. Belirlenen dönemlerde ülkeye özgü spesifik olayların yanında uluslararası gelişmelerin de koşullu korelasyonlarda değişime neden olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda analizlerden elde edilen bilgilere bağlı olarak benzer krizlerin yaşanması durumunda yatırımcılara uluslararası portföy çeşitlendirmesinde kullanabilecekleri bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Finansal krizler, Borsa İstanbul, Avrupa borsaları, oynaklık ilişkisi,dinamik koşullu korelasyon modelleri.

AvrupaBorsaBorsa İstanbul+7
Serap Kamışlı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal krizlerde Borsa İstanbul alt sektörleri arasındaki oynaklık yayılımı: Yön, frekans boyutu ve şoklar bağlamında analiz

Araştırmanın temel amacı; 2001 Finansal Krizi ve 2008 Küresel Krizi esas alınarak belirlenen dönemlerde, krizler nedeniyle BIST alt sektör endeks getirilerinin kendi sektör grupları içinde değişen oynaklık yayılımlarının, yönünün, frekans boyutunun ve değişime neden olan olaylar bağlamında dinamik yapısının belirlenmesi ve farklı türdeki krizlerin oynaklık yayılımları üzerinde yarattığı etkilerin farklı olup olmadığının tespit edilmesidir. Tezde birbirlerini tamamlayan nitelikteki üç ayrı yöntem ile yapılan analizlerle, alt sektör endeks getirileri arasındaki oynaklık yayılımlarının yön ve frekans boyutu belirlenmiş, yayılımlar üzerinde hangi tür şokların daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan analizler ile 2001 Finansal Krizi ve 2008 Küresel Krizi'nin, sınai, hizmetler ve mali alt sektör endeks getirileri arasındaki oynaklık yayımlılarının yönünü ve frekansını farklı şekilde değiştirdiği belirlenmiştir. Bulgular, krizlerin ardından birçok alt sektör endeks getirisi arasındaki koşullu korelasyon yapısının değiştiğini, 2008 Küresel Krizi'nin ise koşullu korelasyon yapıları üzerinde daha fazla etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte 2001 Finansal Krizi'nin ardından tüm alt sektörlerin politik şoklardan, özellikle mali alt sektör getirileri arasındaki oynaklık ilişkilerinin de ekonomik şoklardan diğerlerine göre daha fazla etkilendiği belirlenmiştir. 2008 Küresel Krizi'nin ardından ise ekonomik şokların sınai ve mali, toplumsal ve politik olayların da sınai ve hizmetler alt sektör getirileri arasındaki oynaklık ilişkilerinde daha fazla etkili olduğu tespit edilmiştir. Tez sonucunda elde edilen bilgiler ışığında aynı türde krizlerin gerçekleşmesi durumunda yatırımcılara çeşitlendirmeye ilişkin bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Finansal krizler, varyansta nedensellik, frekans temelli oynaklıkyayılımı, dinamik koşullu korelasyon, Borsa İstanbul

Ekonomik kriz Şubat 2001Finansal krizFiyat hareketi+7
Melik Kamışlı
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessEN

Essays on asset pricing and downside risk

This dissertation presents three essays on asset pricing and downside risk. The first chapter investigates whether the variation in asset returns can be captured by the association of returns with the conditional risk premia. I propose asset pricing models that distinguish market factor between upside and downside components. The central idea of these models is that investors care differently between downside losses and upside gains, and asset pricing models that distinguish downward market from upward trend appear to characterize investors' risk perception. The finding of the study shows that downside risk is an informative measure of risk, and asset pricing models that characterize the disappointment aversion of representative investors better explains the variation of equities, currencies, bonds, commodities and CDS returns. The second chapter provides an empirical investigation of momentum in equity and currency markets. Momentum strategy offers higher Sharpe ratio than the market return. However, it exposes to huge crash risk following market rebound. I propose optimal risk management strategy to mitigate momentum crash based on hedging the time-varying risk exposure of momentum then scaling the hedged long- short portfolio by its forecasted semi-variance. This strategy remarkably mitigates momentum crash and provides higher positive returns in the crisis and tranquil periods. Looking at currency markets, huge crash risk is not prevalent in currency momentum. Idiosyncratic risk accounts for the main source of currency momentum risk. The third chapter examines the existence of idiosyncratic risk premia in stock markets. The relationship between idiosyncratic risk and stock returns is subject to idiosyncratic risk measures. Average stock returns increase monotonically with the increase in the conditional idiosyncratic volatility. However, when one-month lagged idiosyncratic volatility used as a proxy of specific risk, a systematic pattern is not found. The conditional idiosyncratic volatility priced positively in a downside market. The overall result demonstrates that investors require a positive risk premium to hold stocks with high idiosyncratic risk.

Downside riskFinancial assetFinancial asset evaluation model+6
Usman Muhammed Umer
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Mikro finansman ve mikro kredinin kadın yoksulluğunu azaltmadaki rolü ve Afganistan uygulaması

Çoğu kişiye göre, mikrofinans, çok yoksul ailelerin üretici faaliyetlere girişmelerine veya çok küçük işletmelerini büyütmelerine yardımcı olmak amacıyla onlara çok küçük meblağlarda kredi (mikrokredi) açılması ve verilmesi anlamına gelir. Bu çalışmada Afganistan'da mikro finansman sistemi ve mikro kredi alan kadınlar üzerinde nitel uygulamaya yer verilmektedir. Kadınların mikro kredi aldıktan sonra yaşadıkları ekonomik, sosyal, psikolojik değişimleri anlamaya yönelik olan uygulamada görüşme tekniği kullanılmaktadır. Nitel araştırma, Afganistan'da faaliyet gören MISFA'dan kredi kullanan kadınlar ile yapılmıştır. Araştırmada görülmüştür ki mikro kredi kullanan kadınlar kredi kullanmaya başladıktan sonra sosyal ve ekonomik olarak hayatlarında olumlu bir yönde değişiklik algılamaktadır. 10 kadın da mikro kredi kullanımının özgüven, değer artışı, psikolojik yoksulluktan kurtulmak, eşlerinden bağımsız hareket edebilmesi, temel ihtiyaçlar dışındaki istek ve ihtiyaçların karşılanması, psikolojik olarak kendisini iyi hissetmek, aile bütçesine katkıda bulunabilmeleri, ekonomik olarak eşlerinden bağımsız hareket edebilmeleri ve kimseye muhtaç olmadan yaşam sürebilmeleri gibi sebeplerden dolayı aldığını belirtmiştir. Anahtar Kelimeler: Yoksulluğun Azaltılması, Mikro Finansman, Mikrofinans Prensipleri, Mikro Kredi

AfganistanFinansmanFinansman yöntemleri+7
Abdulhamed Mudarej
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal piyasalarda kalite ölçümü: Nasdaq 100 indeks futures kontrat piyasasındaki kalitenin vektör otoregresyon metodu ile ölçümüne ilişkin bir uygulama

ÖZET Finansal piyasalarda ortaya çıkan teknolojik, yapısal veya işleyişe ilişkin yenilikler, piyasanın fîyatlama etkinliği, kalitesi ve diğer piyasalarda yaratabileceği etki ve yansımaların değerlendirildiği çalışmaların yapılmasına neden olmaktadır. Hatta bu tür gelişmeler, ampirik çalışmaların yapılabilmesine fırsat yaratmaktadır. Bu doktora tezi çalışmasının konusunu, menkul kıymet piyasalarının mikroyapı incelemelerinin bir boyutunu oluşturan piyasa kalitesinin ölçülmesi oluşturmaktadır. Piyasa kalitesinin ölçülmesine ilişkin uygulama ise, Amerika Birleşik Devletlerindeki Nasdaq 100 İndeks futures piyasası üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu piyasanın kalitesinin ölçümü, CUBEs'un piyasaya çıkışının etkisi dikkate alınmak suretiyle gerçekleştirilmiştir. Cubes, borsada işlem gören fonlar (BİF) grubunda yer alan yeni bir tür yatırım aracı olup, Nasdaq 100 İndeksini takip eden hisse senedidir. Piyasa kalitesinin ölçümü, Hasbrouck'un Vektör Otoregresyon (VAR) yaklaşımı aracılığıyla, gün içi işlemden- işleme veriler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, fiyatlama hatası varyanslan hesaplanmıştır. Fiyatlama hatası, işlem fiyatının etkin fiyattan sapması olarak ifade edilmektedir. Fiyatlama hatasının varyansı ise; gerçekleşen işlem fiyatının, etkin fiyatı ne kadar yakından takip ettiğini ölçmektedir. Dolayısıyla, piyasa kalitesinin doğal bir ölçütü olarak kabul edilmektedir. Çalışmada, VAR analizi Cubes 'dan önceki ve sonraki 200'er günlük dönemler için gerçekleştirilmiştir. Cubes öncesinde 0.20030 olan fiyatlama hatası varyansı, Cubes sonrası dönemde 0.03907'ye gerilemektedir. Bu sonuçlar, indeks futures'un piyasa kalitesinde, Cubes sonrası beklenen piyasa kalitesi artışının gerçekleştiğini göstermektedir.

Finansal piyasalarKaliteKalite ölçme+3
Seyfettin Ünal
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Şarap turizmi bölgelerinin rekabet edebilirliğine yönelik bir model önerisi: Kapadokya örneği

Rekabet edebilirlik uzun vadede kaynakların etkin kullanılmasıyla müşteri beklentilerini en üst düzeyde tatmin edilmesidir. Bu nedenle özellikle şarap turizm bölgelerinin rekabet edebilirlik unsurlarının ortaya çıkartılması gerekmektedir. Bu çalışmada alan araştırması sonucunda elde edilen veriler ve Yapısal Eşitlik modellemesi kullanılarak şarap turizmi bölgelerine yönelik bir model geliştirilecektir.

Nevşehir-KapadokyaRekabetTurizm bölgeleri+2
Hilmi Rafet Yüncü
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Şiddeti giderek artan direnç egzersizin oksidatif stres üzerine etkisinin direnç egzersiz antrenmanı yapan ve yapmayan bireylerde incelenmesi

Akut direnç egzersizlerin (DE) oksidatif stres cevapları çelişkilidir ve ?şiddet? ? ?kapsam? gibi bazı egzersiz bileşenlerin oksidatif stres ile ilişkisi tam olarak belirlenmiş değildir. Bu araştırmada (a) şiddeti giderek artan DE'in kan laktat düzeyine, farklı oksidatif stres belirteçlerine ve antioksidan savunma sistemine zamana bağlı etkisinin incelenmesi, (b) şiddeti giderek artan DE'in incelenen değişkenlere zamana bağlı etkisini DE antrenmanı yapan ve DE antrenmanı yapmayan genç erkek bireylerde incelenmesi, (c) oksidatif stres ve antioksidan savunma sistemi belirteçleri ile VO2maks, bir tekrarlı maksimum kuvvet (1TMK) ve relatif kuvvet değerleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve (d) şiddeti giderek artan DE'de oksidatif stres belirteçleri için olası ?eşik şiddet? değerinin araştırılması amaçlanmıştır.DE antrenmanı yapan (DEA(+) gr: n=8, yaş: 25,50 ± 4,72 yıl, deneyim: 5,31 ± 3,40 yıl, 1TMK: 137,4 ± 19,9 kg) ve DE antrenmanı yapmayan (DEA(-) gr: n=8, yaş: 29,00 ±5,87 yıl, 1TMK: 110,5 ± 17,67 kg) gönüllüler araştırmaya katılmıştır. Oksidatif stres oluşturmak için bütün denekler bacak ekstansiyon DE testini 5 farklı ancak giderek artan şiddete uygulamıştır: 1) 1x17 tekrar %50 1TMK, 2) 1x14 tekrar %60 1TMK, 3) 1x12 tekrar %70 1TMK, 4) 2x5tekrar %80 1TMK, 5) 3 x 3 tekrar %90 1TMK, şiddetler arası 5 dk ve setler arası 90 sn dinlenme ile. DE şiddetlerin kapsamları eşitlenmiştir. Kan örnekleri testten önce (TÖ), her bir şiddetten hemen sonra (T%50, T%60, T%70, T%80 ve T%90), testten 30 dk (T30dkS), 60 dk (T60dkS) ve 24 saat sonra (T24sS) alınmıştır. Kan laktat, lipit hidroperoksit (LHP), ileri oksidasyon protein ürünler (AOPP), okside protein karbonil (PCO), 8-hidroksi-2-deoksiguanozin (8-OHdG), toplam glutatyon (GSH) ve süperoksit dismutaz (SOD) analiz edilmiştir.LHP seviyesi her iki grupta test sırasında önemli düzeyde artmıştır ve toparlanma periyodunda azalmıştır, T24sS LHP seviyesi TÖ LHP seviyesinden daha düşük bulunmuştur. Test sırasında AOPP seviyesinin azaldığı ve sonrasında arttığı gözlenmiştir. Toparlanma periyodunda T30dkS AOPP seviyesi TÖ ve 24sS AOPP seviyesinden önemli miktarda düşük bulunmuştur. PCO ve SOD her iki grupta önemli miktarda arttığı ancak 8-OHdG ve GSH seviyesinin DE şiddetinden etkilenmediği bulunmuştur. Sonuçlar incelenen değişkenler için antrenman durum (grup) x DE şiddet (zaman) etkileşimin istatistiksel olarak anlamlı olmadığını göstermektedir. Buna ek olarak, VO2max TÖ LHP ve PCO seviyesi ile ve T24sS GSH seviyesi ile ilişkili bulunmuştur. 1TMK ve relatif kuvvet değerleri TÖ hariç tüm zamanlardaki GSH seviyesi ile ilişkili bulunmuştur.Araştırmaların çoğunda sadece bir veya iki oksidatif stres belirtecinin kullanılmış olması DE uygulamaların oksidatif stres cevaplarını açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Ayrıca farklı DE şiddetleri oksidatif stres belirteçlerini farklı şekilde etkileyebilir. Sonuç olarak egzersiz kapsamı eşitlenmiş DE şiddetleri oksidatif stres cevaplarını antrenman yapan ve yapmayan bireylerde şiddetlendirmektedir.

AntrenmanEgzersizKaslar+2
Hayriye Çakır Atabek
Anadolu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli ve işitme engelli olmayan öğrencilerin fiziksel uyunluk parametrelerinin karşılaştırılması

Bu çalışma, işitme engelli olan ve işitme engelli olmayan öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerinin birbirleriyle karşılaştırırılması ve sahip oldukları fiziksel özelliklerin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla çalışmaya 2011-2012 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Eskişehir il merkezindeki ilköğretim okullarında öğrenim gören 9-15 yaşgrubu öğrenciler dahil edilmiştir. 30 işitme engelli öğrenci (17 Kız-13 Erkek) deney grubu, 27 işitme engelli olmayan öğrenci ise kontrol grubu (17 Kız-10 Erkek) olmak üzere toplam 57 öğrenci çalışmaya dahil edilmiştir. Öğrencilerin fiziksel uygunluklarını değerlendirmek üzere; vücut kitle indeksi, vücut yağyüzdesi, vücut yoğunluğu, otur-uzan esneklik, durarak uzun atlama, kavrama kuvveti, flamingo denge, aktif sıçrama, squat sıçrama ve reaksiyon zaman testleri kullanılmıştır. Değerlendirme bulguları; işitme engelli öğrencilerin reaksiyon zamanı, kavrama kuvveti, patlayıcı kuvveti, denge ve sıçrama gibi fiziksel uygunluk parametreleri aynı yaş grubu işitme engelli olmayan kontrol grubu öğrencileriyle karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p<0.05) Esneklik değeri açıcından ise iki grup arasında anlamlı bir fark olmadığı ortaya çıkmıştır (p>0.05). Çalışmanın sonucunda işitme engelli öğrencilerin kuvvet, güç, denge ve reaksiyon zamanı bakımından yaşıtlarından daha düşük performans sergilediği belirlenmiştir. İşitme engelli çocukların tespit edilen sınırlılıklarını içeren yapılandırılmış aktivite programlarına gereksinim duydukları sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Engelliler, İşitme engelliler, Fiziksel uygunluk, Fiziksel uygunluk testleri

Egzersiz testiEngelli kişilerFiziksel uygunluk+3
Ela Arıcan Gültekin
Anadolu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Beş yıldızlı otellerde düzenlenen rekreatif animasyon etkinliklerinin hizmet kalitesi

İnsanların konaklamak için seçtiği oteller kar amaçlı kurulduğundan her geçen yıl karlarını yükseltmek için var olan müşteri potansiyellerini arttırmak zorundadırlar. Benzer hizmetleri sunan işletme sayısının her geçen gün arttığı düşünülürse farklı hizmet seçenekleri sunmak ya da var olan hizmetin kalitesini arttırmak o işletmeler için zorunluluk haline gelmiştir. İyi programlanmış rekreatif animasyon etkinlikleri otel müşterilerinin satın alma davranışının tekrarlanmasında ve rekreasyonel faaliyetler için yapacağı seyahatinde tekrar aynı işletmeyi seçmesinde ön plana çıkmaktadır. Bu sebepten dolayı, sunulan hizmetin kalitesini bilmek ve eksikleri gidermek önem arz etmektedir. Bu kapsamda araştırmanın amacı; beş yıldızlı otellerde düzenlenen rekreatif animasyon etkinliklerinin hizmet kalitesini değerlendirmektir. Araştırmanın evrenini önemli bir turizm merkezi olan Antalya?da bulunan ve rekreatif animasyon hizmetlerinin de sunulduğu beş yıldızlı otellerde konaklayan turistler oluşturmaktadır. Araştırmaya evren içinden kolay örnekleme yöntemi ile seçilen (%53,7) 324 kadın, (%46,3) 279 erkek olmak üzere toplam 603 rekreatif animasyon etkinlikleri katılımcısı katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Ko ve Pastore (2005) tarafından geliştirilen ?Rekreasyonel Sporda Hizmet Kalitesi Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, korelasyon analizi, madde toplam korelasyonu analizi, t-testi analizi, One Way Anova analizi ve açıklayıcı faktör analizinden yararlanılmıştır. Yapılan analizlere göre, rekreatif animasyon etkinliklerine katılanların gelir durumuna, yaş gruplarına, uyruklarına, eğitim durumlarına ve mesleklerine bağlı rekreasyonel sporlarda hizmet kalitesini etkileyen faktörleri farklı değerlendirdikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, beş yıldızlı otellerde sunulan rekreatif animasyon etkinlikleri hizmet kalitesinin katılımcıların cinsiyetine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Yüksek gelir düzeyine sahip katılımcıların rekreatif animasyon etkinliklerinin hizmet kalitesini etkileyen program kalitesi, fiziksel çevre, memnuniyet ve bilgiye erişim boyutlarında, küçük yaş gruplarında yer alan katılımcıların sonuç, memnuniyet ve bilgiye erişim boyutlarında yüksek ortalamaya sahip oldukları gözlenmiştir. Lisans düzeyinde eğitim seviyesine sahip katılımcıların rekreatif animasyon etkinliklerinden elde edilen sonuçlar konusunda, yönetici meslek grubundan olan katılımcıların program boyutunda, öğrencilerin ise fiziksel çevre, memnuniyet ve bilgiye erişim boyutlarında daha yüksek ortalamaya sahip oldukları tespit edilmiştir. Uyruğa göre rekreatif animasyon etkinliklerinin hizmet kalitesi değerlendirildiğinde ise bütün boyutlarda Türk vatandaşlarının düşük ortalamaya sahip olduğu fark edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hizmet Kalitesi, Rekreasyon, Animasyon, Animasyon Etkinlikleri

Canlandırma sanatıHizmet kalitesiOteller+2
Hüseyin Çevik
Anadolu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Varlık fiyatlama modellerine yeni bir yaklaşım: Kaldıracın vade yapısı ve yeniden finansman riski

Çalışmada kaldıraç ve öz sermaye getirileri arasında finans yazınında önerildiği gibi pozitif bir ilişkinin varlığını test etmenin yanı sıra kaldıraç vade yapısına ve yeniden finansman yoğunluğuna dayalı olarak oluşturulan portföylerin getirilerini etkileyen risk faktörleri tespit edilmektedir. Çalışmanın amacı, pay getirilerinde kaldıraçla ilgili risk faktörlerine ilişkin yeni bilgiler sunmak ve varlık fiyatlandırmadaki kaldıraç etkilerini anlamada borç vadelerinin ve yeniden finansmanın önemini göstermektir. Çalışma kaldıraç vade yapısına ilişkin portföy getirilerinin risk faktörlerinden etkilenme düzeylerini uluslararası portföy oluşturarak incelemesiyle literatürde öncü bir çalışmadır. Kırılgan sekizli ülkelerin ana borsa endekslerindeki şirketlerin pay getirileri ile kaldıraç ve yeniden finansman riski arasındaki ilişkiyi açıklayan OLS ve WLS regresyon modellerine ait sonuçlar finansmandaki toplam kaldıraç arttıkça beklenen pay getirilerinin azaldığını, kısa vadeli borçlanma düzeyinde meydana gelen artışların ise beklenen getirilerde önemli artışa yol açtığını göstermektedir. Model sonuçları ile yatırımcıların kaldıracın vade yapısını önemsediği, kısa vadeli kaldıraç kullanımında katlandıkları riski kapsayan yüksek getiri beklediği ispatlanmıştır. Kaldıraç (RLEV), yeniden finansman yoğunluğu (RREFI), kısa vadeli kaldıraç (RSTLEV) ve uzun vadeli kaldıraca (RLTLEV) dayalı eşit ve değer ağırlıklı oluşturulan portföy getirilerinin faktör modelleri ile açıklanmasına ilişkin bulgularda ise eşit ağırlıklandırma yoluyla oluşturulan RLEV portföy getirilerine uygulanan FF6F faktör modelinde varlık fiyatlama hatasının en düşük olduğu ve diğer modellere göre üstünlük gösterdiği tespit edilmiştir. Bu portföy Sharpe rasyosu, M 2 performans ölçütü ve Treynor Endeksi sonuçlarına göre piyasa portföyünden daha iyi bir risk-getiri performansı sergileyerek model sonuçlarını güçlendirmektedir.

Finansal kaldıraçlarPortföy riskiSermaye varlıkları fiyatlama modeli+1
Esra Karpuz Demir
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal küreselleşmenin teknoloji firmalarının performansına ve değerine etkisi

Günümüzün küreselleşen dünyasında devletlerin iktisadî kalkınmalarını sürdürebilmeleri, teknolojik dönüşüme ne derecede uyum sağladıklarıyla ilişkilidir. Teknoloji şirketlerinin yenilik üreterek performanslarını ve piyasa kapitalizasyonlarını artırabilmek adına gerçekleştirdikleri ya da gerçekleştirecekleri yatırımların etkinliği de teknolojik ve finansal küreselleşmeye adapte olabilmeleriyle bağlantılı olmaktadır. Bu düşünceden hareketle 2009-2018 yılları arasında finansal küreselleşme göstergeleri ile "teknoloji, donanım ve ekipmanları" ve "yazılım ve bilgisayar hizmetleri" sektöründe faaliyet gösteren teknoloji firmalarının performans ve değer göstergeleri ele alınarak aralarındaki ilişkinin tespiti panel veri analizi bünyesinde gerçekleştirilen birtakım ampirik analizler yardımıyla tahmin edilmeye ve açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan analizler ve elde edilen bulgular ışığında değişkenlerin oluşturduğu modeller bir bütün olarak dikkate alındığında finansal küreselleşme ile firma performans ve değer göstergeleri arasında anlamlı ilişkilerin varlığı tespit edilmiş, ülkelerin Ar-Ge harcamaları için ayırdıkları miktar, sermayenin ülke içi ve ülke dışı dolaşımı, yapılan yatırım anlaşmaları, yatırım kısıtlamalarına ilişkin izlenen stratejiler ve hayata geçirilen regülasyonlar, rezerv durumu, hükümet borcu, net faiz gelirleri, sermayenin dışa açıklığının "teknoloji, donanım ve yazılım ekipmanları" ile "yazılım ve bilgisayar hizmetleri" sektörlerinde faaliyet gösteren teknoloji firmalarının performans ve değer göstergeleri üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Finansal küreselleşme göstergeleri, Performans göstergeleri, Değer göstergeleri, Panel veri analizi.

Çağrı Erdemci
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
10
DoctorateOpen AccessTR

Yatırımcı duyarlılığı faktörünün pay piyasalarının getiri ve volatilitesi üzerindeki etkisi: Borsa İstanbul Endeksleri üzerine bir uygulama

Bu tezin amacı, yatırımcı duyarlılığının pay piyasası getirileri ve volatiliteleri üzerindeki etkisinin sınanmasıdır. Bu kapsamda 2010-2023 yılları arası günlük veriler kullanılarak Yatırımcı Duyarlılığı Endeksi oluşturulmuş ve pay endeksleri ile ilişkisi incelenmiştir. Endeks inşasında Temel Bileşenler Analizi (PCA) kullanılırken, endeksin getiriler ve volatilite üzerindeki etkisi Dışsal Değişkenli Otoregresif Hareketli Ortalama (ARMAX) ve Üssel Genelleştirilmiş Otoregresif Koşullu Varyans (EGARCH) modelleri vasıtasıyla analiz edilmiştir. Sonuçlar yatırımcı duyarlılığının Borsa İstanbul gösterge ve sektör endekslerinin getirileri üzerinde negatif, volatiliteleri üzerinde ise pozitif etkisi olduğunu göstermiştir. Alt örneklemler kullanılarak gerçekleştirilen analizler ise yatırımcı duyarlılığının Covid-19 öncesi dönemde pay piyasalarında etkili olduğunu, Covid-19 sonrası dönemde ise etkisini kaybettiğine işaret etmektedir. Bu sonuç temel bilgiye dayanmayan irrasyonel kararların piyasalar üzerindeki etkisinin kriz dönemleri sonrasında ortadan kaybolduğunu, bir başka ifade ile gürültünün geri planda kalarak yatırım kararlarının daha rasyonel bir zemine oturduğunu göstermektedir. Son olarak portföy performans metrikleri kullanılarak gerçekleştiren performans analizleri genel itibariyle yatırımcı duyarlılığının yüksek volatilite yarattığı sektörlerde yatırım performansının düşük/orta, düşük volatilite yarattığı sektörlerde ise yatırım performansının orta/yüksek olduğunu ortaya koymuştur.

ARMA modeliDavranışsal finansOtoregresif koşullu değişen varyans+4
Mehmetcan Suyadal
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Gazze'deki yerel STK'ların mali sürdürülebilirliğini etkileyen faktörler

Recently, the financial sustainability of NGOs has become a worldwide issue, particularly in politically sensitive environments such as Palestine, where most NGOs face many difficulties in obtaining sustainable funds. The study aimed to examine the factors influencing the financial sustainability of LNGOs in Gaza, Palestine. It investigated the impact of income diversification, sound financial management practices, applying downward and upward accountability, and strong donor relationships on achieving financial sustainability. The study targeted 71 executive and financial managers of NGOs through a structured questionnaire, with a sample of 45 responses analyzed using descriptive statistics (means, standard deviations, and frequency tables) and inferential statistics (Pearson correlation and simple regression analysis) via SPSS software. The study found that sound financial management practices have the most significant positive impact on financial sustainability, followed by applying downward and upward accountability, strong donor relationships, and income diversification. All of these variables significantly influence financial sustainability. Based on these results, the study recommends strengthening these practices to enhance the long-term financial sustainability of NGOs.

Esraa M A Azız
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir finans kapsamında yeşil tahvil ihracının pay senedi piyasaları üzerindeki etkileri

Son zamanlarda küresel finans piyasalarında geleneksel finans araçlarıyla birlikte yeşil finansal ürünlere de ilginin artmaya başladığı görülmüştür. Devletler, kuruluşlar ve piyasa katılımcıları birçok avantajı bakımından özellikle yeşil tahvile yönelmişlerdir. Maliyet avantajı ve getiri bakımından cazip bulunan yeşil tahvil ihraçlarının şirketlerin pay senetlerine etki edip etmediği de çalışmalara konu olmuş ve farklı sonuçlar elde edilmiştir. Çalışma; düzenli olarak yeşil tahvil ihraç eden şirketlerin pay senetleri getirileri ile yeşil tahvil endeksi, yeşil pay senedi endeksi ve borsa endeks getirileri ele alınarak panel veri analizi ve nedensellik analizleri yardımıyla tahmin edilmeye ve açıklanmaya çalışılmıştır. Bir diğer ampirik analizde ise literatürde ve piyasalarda oldukça rağbet gören endekslerden oluşturulan portföy ve yeşil finansal ürünler (yeşil tahvil endeksi, yeşil pay senetleri) arasındaki volatilite ölçülmüştür. Yapılan analizler ve bulgular sonucunda pay senedi getirileri ile borsa endeks getirileri ve yeşil pay senetleri arasında anlamlı ilişkilerin olduğu, yeşil tahvil endeksi ile ilişki bulunamadığı saptanmıştır. Yeşil tahvil ihraçlarının, şirketlerin pay senedi getirileri üzerinde etkisi olmadığı görülmüştür.

Tuğba Karataş
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

Uzun hafıza ve bulaşma etkisinin yapısal kırılmaların varlığıyla analiz edilmesi

This thesis presents two essays on long memory and shift-contagion effect. The first chapter investigates long memory properties for Germany, France, Turkey, the Netherlands, England, Italy, and US stock market returns within the framework of weak-form efficient market hypothesis and asset allocation. Weekly data are used for the period January 1998- December 2019 in both chapters of the thesis. The study uses the ARFIMA-FIEGARCH model to examine the long memory in seven stock indices returns. In addition, change points are detected by employing of Bai-Perron structural test. The findings suggest that the stock returns are highly persistent in almost all European and US stock indices except for Turkey. These markets are interdependent which violates the weak efficiency of the market hypothesis. This would mean that historical returns can contribute to predicting future returns in those markets. Then, the study compares the persistence of volatility with and without structural breaks. Due to its structural breaks, the results are mixed. The finding of the study shows that structural break effectively reduces the persistence of volatility in the countries of Germany, France, England, and the Netherlands. Whereas the long memory value for each index of FTSEMIB, BIST100, and S&P500 does not reduce the persistence of volatility or long memory. The findings offer valuable insights and create an opportunity for skilled investors to make speculative profits consistently. The second chapter examines the shift-contagion effect of stock markets with the presence of structural breaks for asset allocation and risk management. I propose the bivariate DCC-GARCH model to test shift contagion between European countries of Germany, France, Italy, Netherlands, England, and Turkey indices with the US index. Our results suggest that the dynamic conditional correlations do not show a positive increase between European and US markets as well as a weak in market co-movements. The weak values of correlations suggest that they enable investors to get long-term benefits by diversifying over across markets. The relationship of the US stock market with each European market is not contagious but the markets are only interdependence. We conclude that investors would achieve a greater advantage of diversification in European and US stock markets. However, the study found shift contagion between US and Turkey stock markets co-movement. So, a higher degree of relationship between markets would reduce the diversification benefits in the period of crisis. Keywords: DCC-GARCH Model, FIEGARCH, Contagion Effect, Long memory

ARFIMA modelContagion effectFIEGARCH model+3
Anwar Yimam Wasia
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Merkez Bankası SWAP işlemlerinin döviz kuruna etkisi: Türkiye örneği

Ticaretin küresel hale gelmesi ile döviz kurundaki oynaklığının giderilmesi ve makroekonomik faktörlere etkisinin olduğu bilinmektedir. Döviz kurundaki olumsuz dalgalanmalar ülke ekonomisini negatif etkiler, yatırımların azalmasıne neden olur ve ekonomik büyümeye engel olur. Bu nedenle, ülkeler döviz kuruna müdaheleler ederek fiyat ve finansal istikrarı sağlamayı hedefler. Merkez Bankalarının temel rolü de tam da bu anlamda ortaya çıkmaktadır. Kur politikaları geliştirerek döviz kurundaki dalgalanmayı önlenmeye çalışılır. Bu kur politikalarından biri de swap işlemlerinin yapılması ülkenin olası döviz artışları zamanı zarardan korunur ve aşırı oynaklığı azaltır. Ekonomik kriz ve Covid-19 pandemisi Türkiye ekonomisini de olumsuz etkilemiştir. Pandemi öncesi ve sonrası dönemlerde swap işlemleri ve döviz kuru oranlarındaki ilişkinin tespiti açısından bu çalışmanın büyük önemi vardır ve literatüre katkı sağlamaktadır. Çalışmada 02.01.0218-29.04.2022 tarihi kapsamında günlük veriler ele alınarak, swap işlemlerinin değeri ve döviz kuru göstergeleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Swap işlemlerinin döviz kuru üzerindeki etkisini saptamak için VAR analizine dayalı etki tepki testi, Varyans ayrıştırması analizi ve Granger nedensellik testi kullanılmıştır. Bulgulara göre swap işlemlerinin döviz kuru üzerinde çok fazla etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

Döviz kuruDöviz kuru oynaklığıDöviz kuru politikaları+6
Zakia Albayoumi
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Negatif veya düşük faiz ortamlarında opsiyon fiyatlaması:Avrupa tipi opsiyon uygulaması

The negative interest rates policy that was implemented to help the economy to recover from a recession, pushed the market to revise some pricing models. The Black Scholes model in the current situation where rates are below zero fails to price interest rate options since it only allows positive rates in its formula. Besides the Black Scholes model, the Heston Cox Ingersoll also doesn't allow negative inputs of interest rates. Deloitte in February 2016 introduced a new pricing regime based on inserting a shifting parameter to existing pricing models like the Black Scholes and the SABR models. This work, analyses the performance of the shifted Black Scholes model in the negative rate environment. In this study, we provide also a comparative study of pricing models, providing their performance based on speed, complexity, and market applicability. According to empirical findings, the shifted Black Scholes model performs very well in the negative rate environment. Even though finding the right shift parameter and generating the implied volatility can be challenging, the shifted Black Scholes, especially when backed with the Montecarlo simulation, is equipped with enough tools to price interest rate options when rates are below zero. Keywords: Shifted Black model, Option pricing, Negative rates, Implied volatility, Stochastic volatility, Interest rates products.

EuropeanBlack-Scholes modelInterest+4
Armand-charles Ngabırano
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Other supervisors