Theses supervised by Prof. Dr. Selim Erdoğan

30 theses · Gaziantep University, Hasan Kalyoncu University, Dicle University

Master'sOpen AccessTR

Vergilemede adalet ilkesi açısından Türk vergi sisteminin incelenmesi

Vergi kamu harcamalarını sağlamak için devletin egemenlik gücüne dayanarak cebren elde ettiği gelirler toplamıdır. Vergiler yapısı itibariyle iktisadi politikalara konu olacak niteliktedir. Bugün iktisadi açıdan hiçbir teknik bilgisi olmayan sıradan bir vatandaşa vergiler nasıl olmalıdır diye sorulsa: alınacak cevap vergilerin adaletli olması gerektiğidir. Türkiye'de vergiler kanunla konulur, değiştirilir ve kaldırılır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 73.Maddesinde ''vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının temel amacıdır '' denilmiştir. Vergi adaletinin sağlanması Türk Vergi Sisteminin sosyal amacıdır. Araştırma içerisinde öncelikle birinci bölümde vergi ve vergi adaleti ile ilgili kavramlar ele alınıp, vergi adaletini etkileyen faktörler açıklanmıştır. Bu faktörlerin vergi adaletine olumlu ve olumsuz etkileri incelenmiştir. İkinci bölümde Türk Vergi Sisteminin genel yapısı ve özelliklerinden, anayasal çerçevesinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Türk Vergi Sisteminde yer alan vergilerin türlerine göre gelir, harcama ve servet üzerinden alınan vergiler olarak gruplandırılmış ve vergi adaleti bakımından incelenmiştir. Ayrıca vergiler dolaylı ve dolaysız vergiler olarak gruplandırılmıştır. Vergi gelirlerinde dolaylı vergilerin ağırlığı incelenmiş ve bu durumun düşük ve sabit gelirli bireylerin üzerindeki vergi yükünü arttırdığı tablolarla desteklenerek anlatılmıştır. Son olarak dördüncü bölümde Türk Vergi Sisteminde adalet ilkesini etkileyen unsurlar ele alınmış, olumsuz faktörler sıralanarak vergi yükünün adaletli dağıtımı açısından alınacak tedbirlerden söz edilmiştir. Anahtar kelimeler: Vergi Adaleti, Vergi Yükü, Türk Vergi Sistemi

AdaletAdalet kuramlarıTürk vergi sistemi+3
Gamze Ateş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal güvenlik harcamalarının sosyal refah devleti bağlamında değerlendirilmesi: Seçilmiş OECD ülkeleri ile Türkiye'nin incelemesi ve karşılaştırılması

Sosyal güvenlik sistemi bir ülkenin hem geçmişte ki yaşamış oldukları dönemler hem de gelecek dönemleri içinde modern yapının en vazgeçilmez parçasıdır. Tüm dünya ülkeleri dâhil sosyal güvenlik sistemi ne kadar sistematik olursa bu alanın profesyonelce yönetimi o kadar etkili olur. Kamu harcamalarının en büyük bütçe payları sosyal harcamalara aktarılmaktadır. Sosyal harcamaların etkin ve verimli olabilmesi için bu alanın etkili kullanımı büyük öneme sahiptir. Çünkü harcamalar doğru şekilde yapıldığı vakit elde edilecek sonuçlar ülke ekonomisine de büyük katkı sağlayacaktır. Ekonomik olarak iyi durumda olan ülkeler toplumlarına yeterli düzeyde sosyal yardımlar gerçekleştirecektir. Sosyal yardımlar istenilen düzeyde olursa refah seviyesi göstergeleri de aynı şekilde yüksek olacaktır. Bu sayede hızlı büyüyen gelişen ülkelerde istihdam alanı açılacak ve çalışan bir toplum haline gelecektir. Çalışan toplumların oluşması ile birlikte sosyal harcamalara kaynak tutan finans sistemi gelir getiren faaliyetlerde artış gösterecektir. Böylelikle asgari gelir düzeyi her vatandaş için istenilen düzeyde olacaktır. Bu sayede ortaya kamu harcamalarının doğru şekilde kullanılması ile sosyal harcamaların artması beklenecektir. Sosyal harcamalarda oluşan artışlar beklentilerin istenilen düzeye gelerek refah seviyesini de arttıracağı düşünülmektedir. Çalışmada 20 OECD ülkesinin 2010-2019 yılları arasındaki sosyal güvenlik harcamaları, kamu harcamaları ve refah seviyesi göstergeleri üzerinde durularak analizler yapılmıştır. Elde edilen inceleme sonuçlarına göre sonuç kısmında sosyal güvenlik kamu harcamaları alanında tüm ülkelerde genel anlamda artışlar görülmüştür. Sosyal refah göstergeleri de aynı şekilde artış göstermiştir. Sosyal güvenlik harcamaları kamu içinde ne kadar büyük bir bütçeye sahipse refah devleti göstergeleri ona bağlı olarak arttığı sonucu ortaya konulmuştur. Yapılan sonuçlar itibari ile bazı politik düşünce yaklaşımları ile öneriler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Güvenlik Harcamaları, Kamu Harcamaları, Refah Devleti, Sosyal Yardımlar, Sosyal Refah OECD Ülkeleri

Hükümet harcamalarıKamu harcamalarıOECD ülkeleri+5
Mehmet Emin Bilbay
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiyede belediyelerin iç ve dış denetiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Denetim kavramı toplumsal hayatta çok geniş bir çerçevede ele alınan bir kavramdır ve uygulamada teftiş, kontrol, gözlem, yenileme, araştırma, test, gözetim vb. hizmetlere ilişkin kavramlar ele alınmaktadır. Denetimin gerçekleştirilmesinde standartların belirlenmesi ve değişen dünya düzenine göre güncellenmesi, kısıtlı kaynakların ihtiyaçlar doğrultusunda adil ve verimli bir şekilde paylaşılması için denetim, yönetimin vazgeçilmez işlevlerinden biri haline gelmiştir. Ayrıca denetim faaliyetlerinden kaçınma ve/veya sabote etme gibi girişimlerin önlenmesi için yöneticilerin denetçiler üzerinde baskı oluşturmasını önlemeye yönelik girişimlerinin belirlenmesi ve güvence altına alınması gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu çalışmada Türkiye'de belediyelerin iç ve dış denetiminde karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi ve çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında denetim kavramı, denetimin amacı, önemi, denetim türleri, denetimin aşamaları, iç ve dış denetim, bütçe kavramı, Türkiye'de yerel yönetimler ve belediyeler, belediyelerin denetlenmesi, belediyelerde iç ve dış denetim mekanizması ile iç ve dış denetimde karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Denetim, İç Denetim, Dış Denetim, Belediye

BelediyelerDenetimDış denetim+4
Mustafa Turan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm gelirleri ve yoksulluk riski arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir araştırma: İspanya ve Fransa örneği

Yoksulluk dünyada büyük bir sosyal ve ekonomik sorundur. Hükümetler ve politika geliştiriciler bu sorunun her biçimiyle her yerden ortadan kaldırılmasını hedeflemektedir. Ancak yoksulluk literatürüne bakıldığında yeni bir kavram olmadığı çok eski topluluklarda bile yoksulluğun var olduğu bilinmektedir. Başka bir ifadeyle yoksulluktan kaçış, dünyanın kalkınma gündeminin hala en üstünde yer almaktadır. Turizm sektörünün ekonomiye olan etkileri farklı araştırmalarla ortaya konmuştur. Ancak turizmin yoksulluğu gidermedeki rolü tüm Dünya'da farklı yönleriyle hala tartışılmaktadır. Bu yönüyle gerçekleştirilen çalışmada turizm gelirleri ile yoksulluk riski arasındaki ilişki ortaya konmuştur. Bu kapsamda Avrupa'da en fazla turizm gelirine sahip olan Fransa ve İspanya'ya odaklanılmıştır. Araştırma sonucunda Fransa'nın turizm geliri ile gini katsayısı, yoksulluk riski ve kişi başı gayri safi yurt içi hasıla arasında herhangi bir nedenselliğin olmadığı görülmüştür. Bununla birlikte İspanya'ya ait değişkenlere bakıldığında turizm geliri ile kişi başı gayri safi yurt içi hasıla değişkeni arasında nedenselliğin olduğu görülmüştür. Ancak turizm geliri ile gini katsayısı ve yoksulluk riski arasında bir nedenselliğin olmadığı tespit edilmiştir.

Ekonomik etkiFransaTurizm+3
Buşra Yüksel Sürme
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2000-2021 yılları arasında kamu harcamalarının gelişimi

Devlet ihtiyaçlarını karşılamak için kamu harcamalarını kullanarak yerine getirir. Harcamaları ise elde ettiği vergi gelirleri ile karşılamaktadır. Kamu harcamaları, devletin önemli bir maliye politikası aracı olduğu gibi bu harcamalar sayesinde de toplumdaki refah seviyesi de artmaktadır. Bu durum kamu harcamalarında ekonomik ve sosyal etkilere de neden olabilmektedir. Ayrıca kamu harcamaları ihtiyaç duyulduğu hizmetlere yönelik olarak ayrılmaktadır ve her dönemde farklılık göstermesine rağmen o dönem içindeki ihtiyaca göre şekillenmektedir. Türkiye 2000 yılı sonrası ekonomide oluşan krizler, belirsizlikler ve COVID-19 salgınının da yaşanması ile birlikte ekonomik ve sosyal sıkıntılara neden olmuştur. Devlet, uyguladığı politikalar ve istikrar programları sayesinde bu sıkıntıları gidermeye çalışmıştır. Bu uygulanan politikalar ve istikrar programları kamu harcamalarının artmasına neden olmaktadır. Hala günümüzde bu sıkıntıların bazı etkileri devam etmektedir ve kamu harcamalarının etkin bir şekilde kullanılması dahilinde bu sıkıntılar giderilmeye çalışılmaktadır. Çalışmanın amacı, Türkiye'deki 2000 yılı sonrası kamu harcamaları değerlendirilerek sonuçlarının analiz edilmesidir. Bu çalışmada, 2000-2021 yılları arası veriler ile harcamaların etkisi değerlendirilmiştir. İlk önce kamu harcamalarının genel yapısından bahsedilmiş, kamu harcamasının artış nedenleri ve harcama türleri açıklanmıştır. Daha sonra Türkiye ekonomisinin genel görünümüne bakılarak TÜİK ve SBB'den alınan veriler doğrultusunda temel makroekonomik göstergeler değerlendirilmiş, alınan tedbirler ve uygulanan politikalar incelenmiştir. Veriler sonucu kriz ve COVID-19 salgını dönemlerinde ekonomik büyümede azalış olurken TÜFE ve işsizlik oranlarında artış görülmüştür. Daha sonra bu dönemlerde yaşanılan etkilerin sağlık, eğitim, savunma ve altyapı harcamalarına da yansımasıyla birlikte GSYH içindeki payında dalgalı bir seyir izlerken toplam harcamalardaki artışın hala devam ettiği görülmüştür. Özellikle bu harcamalarda, kriz ve salgın döneminde daha fazla artış olmuştur. Çünkü kriz dönemlerinde uygulanan politikalar ve istikrar programları, harcamaları arttırmaktadır. Bu sebeple harcamaların ihtiyaca göre verimli ve etkin kullanılması gerekmektedir.

Ekonomi politikalarıEkonomik göstergelerKamu harcamaları+2
Nida Dineri
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinin vergi gelirlerine etkisi: Türkiye örneği

2019 yılının Aralık ayında Çin'de başlayıp tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını küresel düzeyde ve Türkiye'de ekonomik hayata olumsuz etkileri olmuştur. Dünya çapında ticaret, ulaşım, turizm, tarım ve gıda sektörü olumsuz etkilerde bulunan salgın; ülkelerin istihdam düzeylerinin düşmesine, işsizlik sayısının artmasına, işletmelerin talep düzeyinin düşmesine bağlı olarak maliyetlerini karşılayamamasından dolayı kapanmasına neden olmuştur. Türkiye'de Covid-19 salgınıyla beraber salgının olumsuz etkilerinin vergi mükelleflerine olan zararlarını en aza indirmek amacıyla vergi muafiyeti, vergi istisnası, vergi ertelemesi ve mücbir sebep hükümleri şeklinde mali tedbirler hayata geçirilmiştir. Ekonominin durgunlaşması kamu gelirlerinin düşmesine sebep olmuştur. Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi gelirlerinde azalma yaşanmasına rağmen; Özel İletişim Vergisi ve Dijital Hizmet Vergisi gelirlerinde artış yaşanmıştır. Azalan kamu gelirlerine karşılık artan kamu harcamaları bütçe açığında artış yaşanmasına sebep olmuştur. Anahtar Sözcükler: Pandemi, vergi, mücbir sebep.

COVID 19Ekonomik etkiFinansal etki+4
Zafer Onur Aközel
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ihracata yönelik vergi teşviklerinin önemi: Serbest bölgeler üzerine saha araştırması

Bu araştırma, Türkiye'de ihracata yönelik vergi teşvikleri ve ekonomik göstergelerle ilişkisini ortaya koymuştur. Bu çalışma Türkiye'deki tüm aktif serbest bölgeleri kapsayan keşfedici bir nicel araştırmadır. Bu araştırma kapsamında Türkiye'de 19 serbest bölgede faaliyet gösteren firmalarla anket çalışması yapılmıştır. Anketin hedef kitlesi serbest bölgelerde aktif olarak faaliyet gösteren firmalardır. Çalışmanın örneklemi 125 firmadır. Ankete verilen yanıtlar SPSS programı kullanılarak incelenmiştir. Bu kapsamda frekans dağılımlarını gösteren temel tablo ve grafiklerin yanı sıra güvenilirlik analizi ve ki-kare bağımsızlık testi de yapılmıştır. Çalışma sonucunda, serbest bölgelerdeki vergi muafiyetlerinin ihracat ve ihracata yönelik faaliyetleri teşvik ettiği kanıtlandı. Ayrıca firmaların büyük çoğunluğu serbest bölgelerin ihraç edilecek malların üretimi için gerekli hammadde ve ara mallara kolay erişim sağladıklarını ifade etti. Ayrıca teşvik ve kolaylıkların bölgelerdeki firmaların düşük maliyetli üretim avantajı sağladığı ifade ettiler. Anket çalışmasının sonuçları, Türkiye serbest bölgelerinin konumunun, hedef pazarlara yakınlık sağlayarak önemli avantajlar sunduğunu doğruladı. Uygulanan vergi avantajları firmaların %52,2'sine göre ihracata yön verme konusunda kendilerini teşvik ettiğini belirtti. Bu da serbest bölgelerde sağlanan vergi avantajlarının Türkiye serbest bölgelerinde faaliyet gösteren firmaların ihracata yönelik faaliyetlerini teşvik ettiği konusunda hemfikir olduklarını göstermektedir.

Özlem Butakın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İşsizliğin ekonomik ve sosyal maliyetleri: Türkiye örneği

Günümüzde birçok ülkede istihdamın yapısı ve işsizliğin boyutu, ülkenin ekonomik gelişme ve sosyal kalkınma düzeyinin önemli bir göstergesi olmaktadır. Bugün Türkiye'nin en önemli sosyal ve ekonomik sorunlarından birisi de işsizliktir. Bu çalışmada işsizliğin ekonomik maliyetlerini ortaya koymak için ekonometrik analiz yapılmış sosyal maliyetler için literatür taramasına başvurulmuştur. Çalışmanın teori kısmında işsizliğin sosyal maliyetleri araştırılmış analiz kısmında ise işsizlik ve büyüme serilerinin 2000-2018 yıllarına ait çeyrek yıllık verileri kullanılarak, durağanlığı test edilmiş, nedensellik analizi yapılarak ilişkinin yönü saptanmış ve son olarak da Etki-tepki analizleri yapılmıştır. Değişkenler arasında belirli gecikme sonrasında işsizlikten büyümeye doğru tek taraflı bir nedenselliğin olduğu görülmüştür. Öncelikli olarak ekonomik bir nitelik taşıdığı gözlemlenen işsizlik problemi, yaşanılan toplumsal problemlerin en önemlilerinden ve birçok toplumsal probleminde kaynaklarından biridir. İşsizlik çok yönlü bir sorun olarak yalnızca işsiz bireyi değil onun ailesini, çevresini, buradan hareketle tüm toplumu etkileyen bir problemdir. İşin kaybıyla birlikte; işin sağladığı gelirden yoksun kalan birey çoğu zaman temel ekonomik ihtiyaçlarını dahi karşılayamamaktadır. Bu ekonomik problemlerle karşılaşan işsiz, yaşanan bir takım toplumsal problemlere sebep olmaktadır. İşsizlik stres, depresyon, kaygı, umutsuzluk, yabancılaşma, özsaygı zedenlenmesi, değer yargılarında erozyon, suç işleme eğiliminde, intihar eğiliminde, boşanma eğiliminde ve kötü alışkanlıklarda artış gibi sosyo-psikolojik problemlerin kaynaklarındandır. Yapılan çalışma sonucunda işsizlerin ne tür psikolojik ve sosyo-ekonomik problemler yaşadıkları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İşsizlik, Ekonomik Maliyet, Sosyal Maliyet, Durağanlık, Granger Nedensellik Testi

Ekonomik etkiGranger Nedensellik TestiMaliyet+3
Gülben Kuşooğulları
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk tahvil piyasasında gösterge faizin ekonometrik bir analizi

Bir ekonomide piyasa faizinin oluşumuna etki eden nedenlerin bilinmesi ve analizi, o ekonomideki politika yapıcıların ve yatırımcıların doğru kararlar almasında yardımcı olacaktır. Türk tahvil piyasasında gösterge faiz niteliğinde olan iki yıllık devlet iç borçlanma senetlerinin fiyatı üzerinde etki eden etkenleri daha iyi anlayabilmek amacıyla, 2009:6 – 2015:3 dönemini kapsayan aylık verilerle ekonometrik bir model oluşturulmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde faiz üzerine etki etmesi muhtemel olan piyasa değişkenleri tanıtılmış olup (Amerikan on yıllık tahvil faizi, CDS, enflasyon, T.C.M.B ortalama fonlama faizi), ikinci bölümde ise bu değişkenler kullanılarak, bağımlı değişken olan tahvil faizinin üzerinde olan etkilerini ölçmek amacıyla, bir model oluşturulmuştur. Modelin istatistiki değerlendirilmesi yapılıp, sayısal ve biçimsel sonuçlara dayanarak güven aralıkları tespit edilmiştir. Ayrıca istatistiksel güven testleri ve yöntemleri hakkında gerekli açıklamalar verilmiştir. Son bölümde ise, modelin verdiği sonuçlara göre bağımsız değişkenlerin faiz üzerindeki etkileri incelenmiş, Türk ekonomisinin mevcut durumu ve dinamikleri üzerinde kısaca durulmuştur. Bu bilgilere istinaden yatırımcı ve politika yapıcılara çeşitli öneriler sunulmuştur.

Ekonometrik analizEnflasyonFaiz+6
Selçuk Gökhan Gerlikhan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki siyasi gelişmelerin forex (Döviz) piyasalarına olan etkilerinin 2000-2011 yılları arasında incelenmesi

2000-2011 yılları arasında Türkiye'deki siyasi gelişmelerin döviz piyasaları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Ülkenin makro ekonomik rakamları incelenerek ekonomik performansından bahsedilmiştir.Döviz piyasalarına olan etkiler TC Merkez Bankası verileri kullanılarak sonuca bağlanmıştır.

DövizDöviz piyasasıEkonomik performans+7
Canan Kurtgöz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yeni ekonomi oluşum süreci

Dünya ekonomisinde, son yıllarda yaşanan ekonomik, sosyolojik, teknolojik değişimler ve özellikle bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler olarak ifade edilen yeni ekonomi, tüm ekonomik birimleri etkilemektedir.Bilginin üretim faktörü olarak kullanılmasıyla üretimde azalan verimler kanunu yerine artan verimler kanunu geçerli olmakta ve piyasaya giriş ve çıkış önündeki engeller azalırken, bilgiye sahip olabilme, rekabeti artırmaktadır.Bu çalışmada, yeni ekonomi olgusunun, kavramsal çerçeveyi belirleyici özellikleri, kuralları, etkileri ile Türkiye'de yeni ekonomi oluşum sürecine yönelik çalışmalar değerlendirilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Yeni ekonomi, Bilgi Ekonomisi, Elektronik Ticaret, Elektronik Dönüşüm. Küresel Ekonomi, Bilgi Toplumu.

Bilgi ekonomisiEkonomiEkonomi politikaları+5
Fatma Çiğdem Güllü
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Cari açığın Türkiye ekonomisine etkileri

Türkiye ekonomisinde büyüyen cari açığın, ekonomiyi kırılgan hale getirdiği açıktır. Değer kazanan yerli para, ithalatın ihracattan daha fazla artması ve ticaret açığının büyümesi sonucunu doğurmaktadır. Uluslararası piyasalardaki sorunlar nedeniyle yurtdışından fon sağlama imkânlarının büyük ölçüde daralması ve sermaye çıkışlarının ivme kazanması önümüzdeki dönemde cari açığın finansmanına ilişkin güçlük oluşturabilecek unsurlar olarak değerlendirilmektedir. Diğer taraftan, iç ve dış talepteki olası gerilemenin ve bunlara bağlı olarak büyümedeki görece yavaşlamanın cari açığın doğal bir daralma sürecine girmesine ve dolayısıyla dış finansman ihtiyacının azalmasına yol açacağı öngörülebilir. Türkiye'de 2002-2005 yılları arasında sıcak para girişlerinin artış göstermesi finansman kalitesinin düşüklüğünü göstermektedir. Buna karşın, cari işlemler açığının finansman yapısında özellikle 2006-2008 döneminde doğrudan yatırımlar ve uzun vadeli kredi kullanımları artış göstermiştir. Ancak doğrudan yabancı yatırımların bir türü olarak değerlendirilen özelleştirmelerin yabancı yatırımlardaki payı, açığın finansmanını sorgulanır hale getirmiştir. Nitekim özelleştirmenin sürekli bir finansman kaynağı olarak algılanması ekonomiye zarar verebilir. Yatırımların mevcut üretim birimlerinin mülkiyet değiştirmesi şeklinde değil, yenilerinin oluşturulması şeklinde gerçekleşmesi daha fazla önem taşımaktadır. Bu kapsamda, özel sektör tasarruflarındaki azalma ve enerji fiyatlarındaki yükselişin tetiklediği cari açığın uzun vadede çözümü için rekabet gücünün artırılması, enerji alanında reform ve tasarrufun teşvik edilmesi gibi yapısal politikalar önümüzdeki dönemde büyük önem arz edecektir. Özellikle Türkiye gibi yüksek cari açık veren ülkelerde uluslararası mali krizin olumsuz yansımalarını en aza indirebilmek için mali disiplinin kararlıkla sürdürülmesi ön plana çıkmaktadır. Bu anlamda çalışmanın amacı, Türkiye ekonomisinde özellikle son yıllarda artış gösteren cari açığı ödemeler dengesi kalemleri yardımıyla irdeleyerek yıllar itibariyle gösterdiği gelişimi ve Türkiye deneyimi ışığında cari açığın yapısal nedenlerini araştırmak; cari açık ve cari açık sorununun nedenleri, dünyada cari açık sorunu, cari açığın yapısal nedenleri ile ekonomik etkileri, cari açık ile krizleri ve cari açığın finansmanı sorununu finansmanı noktasındaki politikaları analiz etmektir.

AçıklıkCari açıkCari işlemler dengesi+6
Mehmet Zeki Şaşmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım bankacılığının gelişimi Türkiye'deki durumu ve kullandığı yöntemler (Murâbaha)

Dünya genelinde 1970'li yıllar itibari ile gelişme göstermeye başlayan Faizsiz Bankacılık yapısı, Türkiye'de 1983 yılında "özel finans kurumu" adıyla ortaya çıkmıştır. Özel Finans Kurumları 2005 yılında Türkiye'de "Katılım Bankacılığı" olarak bankacılık sektöründe yer almaya başlamıştır. Şu an itibari ile gelişimin devam ettirmekte olan Faizsiz Bankacılık Sistemi, aynı zamanda işlem hacmini ve ürün çeşitliliğini de geliştirmeye devam etmektedir. Katılım Bankacılığı, faizsiz çalışma ilkelerine dayalı olarak çalışan, kâr ve zarara katılma esasına göre piyasadan fon (mevduat) toplayan ve finansal kiralama, ortaklık ve ticaret yöntemleriyle topladığı fonları kullandıran bir sisteme sahiptir. Bu yönüyle katılım bankacığı, bankacılık sektörü içerisinde kendine has yöntemleriyle farklılık göstermektedir. Katılım bankaları Ticari bankaların sahip olduğu ürünlerin tamamına sahip olamasa bile farklı istek ve ihtiyaçlara cevap verebilmek adına her geçen gün kendisini geliştirmektedir. Türkiye'de dört (4) adet Katılım Bankası olmakla birlikte; Faizsiz Bankacılık Sektörüne duyulan talepten dolayı ilerleyen dönemlerde Faizsiz Bankacılık Sektörüne yeni bankaların katılacağı da beklenmektedir.

BankacılıkBankacılık sektörüBankacılık sistemi+5
Ali Şahan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol ekonomisi; Spor Toto süper Ligin piyasa yoğunlaşma oranının (CR4 ve HHI) Avrupa'nın altı büyük liginin piyasa yoğunlaşma (CR4 ve HHI) oranın karşılaştırılması

Futbol; milattan önce 2697 yılında Çin imparatoru Huang-Ti askerlerine futbol oynatmasıyla başlayan ve yüzyıllarca yıl devam eden ve futbol ilk oynandığından savaş amaçlı askerlerin savunma, atak, savaş kondisyonunu ve savaş taktiklerini geliştirmek amaçlı oynanan oyundur.Türklerinde futbol geçmişi ilgili ilk bulgu ise 1072-1074 yıllarında Kaşgarlı Mahmut'un Divan-ı Lügati't Türk'te ''tepük'' olarak geçmektedir. Futbol başlarda askeri alanda kullanılsa da 19yy'da eğlence amacıyla oynanmaya başlanmıştır. Günümüzde ise yeşil sahalarda oynanan ve basit kurallarla oynanan oyun olmaktan çıkmıştır. Ekonominin bir alt dalı olma özelliğinde almıştır. Futbol bu haliyle ekonominin vazgeçilmezi olmuştur. Dijital yayın olanaklarıyla yeryüzünde üç milyardan daha fazla insana ulaşıp eşsiz bir Pazar haline gelmiştir. Anahtar Kelimeler: Futbol Ekonomisi, Mikro Ekonomi, Piyasa Yoğunlaşma Endeksleri.

FutbolFutbol ligleriPiyasa yoğunlaşma endeksleri+1
İbrahim Ulvi Önalan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

1873, 1929, 1973 krizleri ve iktisat okullarının çözüm yaklaşımları

Bu çalışmanın amacı, üç iktisadi krize başlıca iktisat okullarının çözüm yaklaşımı üzerine değerlendirilmeleridir. Bu değerlendirmeler yapılırken öncelikli olarak 1873 krizi, 1929 Ekonomik buhranı, 1970' lerde ortaya çıkan petrol krizi üzerinde durulmuştur. Krizlerin ortaya çıkışı nedenleri yayılması ve sonuçları incelenerek ortaya konulmaya çalışılmıştır. Başlıca krizler içinde ilk ortaya çıkanı 1873 krizi olmuştur. Bu kriz dünyada etki alanı geniş olan ilk kriz olarak göze çarpmaktadır. Bu krize ilişkin klasik akımın bir takım çalışmaları olmuştur. Daha sonra krizlerin en büyüğü olarak nitelendirilen 1929 Dünya Ekonomik Buhranı ortaya çıkmıştır. Kriz ABD'de başlayarak kısa sürede tüm dünyaya yayılmış ve tarihin en büyük krizi olmuştur. Keynes krize ilişkin çözüm yaklaşımlarıyla kısa sürede aynı zamanda devlet müdahalesinin gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. 1973' te başlayan petrol krizi stagflâsyona yol açarak hem enflasyona hem de işsizliğe sebep olmuştur.

Amerika Birleşik DevletleriEkonomi okullarıEkonomi politikaları+5
Meryem Polat
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

1980 - 2013 yılları arasında yaşanan bazı siyasi olayların Türkiye ekonomisine etkileri

1983Son yıllarda yaşanan ve tüm kamuoyunun dikkatini üzerine çeken siyasi kaynaklı olayların ekonomiye etkisi göz ardı edilemeyecek kadar büyük olmuştur. Gerek dolar kurundaki dalgalanmalar gerekse de diğer ekonomik değişkenlerin siyasi olaylarla ilişkilerinin ortaya konması gerekmektedir. Çalışmamızda Türkiye Ekonomisini yer yer derinden etkileyen 1980 Sonrası siyasi kaynaklı olaylardan önce ve sonra ekonomik göstergeleri karşılaştırıp bu iki faktörün birbirine bağımlı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği anlatılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın tüm ilgililere yararlı olmasını dilerim. Anahtar Kelimeler: Siyasi Kaynaklı Olaylar, 1980 Sonrası Ekonomi

12 Eylül müdahalesi1980 sonrasıEkonomik değişkenler+3
Mehmet Selahattin Özbay
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Cumhuriyet sonrası bankacılık sektörünün tarihsel gelişimi

Bankacılık sektörü kapitalist iktisadi konjonktürün en önemli finans kaynağı sağlayan kuruluşların başında gelmektedir. Hatta kapitalist iktisadi politikaların kısa sürede liberal iktisadi yapıyı uygulamayan ülkelerde bile etkisini gösterebilmesini ve değişimini etkileyen kurumdur. Bu bağlamda günümüzün iktisadi yapısını anlayabilme noktasında kilit noktada olan bankaların gelişimi, dünya tarihinde gelişim hızı olarak kısa sayılabilecek bir sürede ülke ekonomilerine hakim olan neo-liberal iktisadi politikaların ortaya koyulması noktasında önem arz etmektedir.

BankacılıkBankacılık sektörüCumhuriyet sonrası+2
Aziz Baz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'ye gelen Suriyelilerin ekonomiye etkisi: Gaziantep örneği

Suriye'de patlak veren kriz dünyanın en büyük nüfus hareketi ve mülteci krizlerinden birisi olmuştur. Şiddetten etkilenen milyonlarca insan ülkelerini terk etmek zorunda kalmış ve yaşamlarını sürdürebilmek için başka ülkelere sığınmışlardır. Suriye'ye sınır komşusu olması ve geçmişe dayalı ortak kültürel bağlarının olması Türkiye'yi en fazla sığınmacı barındıran bir ülke konumuna getirmiştir. Bugün yaklaşık 5 milyon Suriyeli sığınmacı "geçici koruma statüsü" ile "misafir" olarak ülkemizde barınmaktadır. Türkiye' de en çok sığınmacı barındıran kentlerin başında Gaziantep gelmektedir. Gaziantep'te kayıtlı Suriyeli sayısı 370 bin olup, bu sayının sadece 24 bini kamplarda kalmaktadır. Kentte yaşayan sığınmacıların toplumsal, güvenlik, sosyal ve kültürel boyuttaki etkileri bertaraf edilemeyecek kadar önem arz etmektedir ancak kentin bu süreçten olumlu ya da olumsuz etkileneceğinin temel belirleyicisi olan ekonomik etki ele alınacaktır. Bu çalışma da göçle ile Gaziantep'e gelen sığınmacıların ekonomiye entegrasyonları tartışılırken, kentin ekonomisini farklı kanallar üzerinden ne yönde etkilediği, olası problemlere karşı nasıl stratejiler geliştirilmesi gerektiği açıklanmaya çalışılmıştır.

Ekonomik etkiGaziantepMülteciler+4
Rezzan Kuzucu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Tedarik zinciri işbirliğinin inovasyon ve performans üzerindeki etkisinin Yapısal Eşitlik Modellemesi ile analizi

Son 30 yılda yaşanan teknolojik gelişim, farkındalık düzeyinin yükselmesi ve kültürel değişimler firmalar için yeni pazarlar ve yeni ürünlerin ortaya çıkmasını sağladığı gibi daha çok ürün ve hizmet pazarlayabilmek için daha farklı strateji ve enstrümanların arayışını gerekli kıldı. Bu arayışlar neticesinde firmalar, sahip oldukları organik yapı, yönetim anlayışı ve çevre ile olan ilişkileri itibariyle önemli değişimler geçirdiler. Tedarik zinciri yönetimi bu değişimden etkilenen alanların başında gelmektedir. Etkili bir tedarik zinciri için firmalar iç ve dış çevreye duyarsız kalmamaları gerektiğini öğrenmiş bulunmaktadırlar. Hem müşteri hem tedarikçi katılımlı üretim süreci giderek önem kazanmaktadır. Bir ürünün geliştirilme aşamasından nihai kullanıcıya ulaşımına kadar bütün süreçlerde işbirliği içinde hareket etmek firmalar için çok önemli bir hale gelmiştir. Bu araştırmada tedarik zinciri işbirliği, bilgi paylaşımı ve müşteri ilişkileri değişkenlerinin firma performansı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Ayrıca tedarik zinciri çevikliği ve tedarikçi inovasyonunun bu etkilerdeki aracılık rolü test edilmiştir. Rekabet yoğunluğunun düzenleyici rolü test edilmiştir. Bu amaçla Türkiye'nin ilk 1000 sanayi firması üzerinde anket çalışması yürütülmüş, 398 firmadan elde edilen veriler analiz edilmiştir. Gerçekleştirilen analiz neticesinde tedarik zinciri işbirliği, bilgi paylaşımı, tedarik zinciri çevikliği ve tedarikçi inovasyonunun firma performansını aynı yönde anlamlı olarak etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır. Tedarik zinciri işbirliği ve bilgi paylaşımının ürün inovasyonu ve firma performansı üzerindeki etkisinde tedarik zinciri çevikliği ve tedarikçi inovasyonunun aracı rolü olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca tedarik zinciri işbirliği ve tedarikçi inovasyonunun firma performansı üzerindeki etkisinde, tedarik zinciri işbirliği ve tedarik zinciri çevikliğinin ürün inovasyonu etkisinde rekabet yoğunluğunun düzenleyici rolü bulunduğu sonucu elde edilmiştir.

Bilgi paylaşımıPerformansRekabet+4
Şemsettin Çiğdem
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Girişimcilik-KOBİ ilişkisi bağlamında banka kredilerinin girişimcilik (KOBİ) sektörü üzerindeki etkileri

Gelişmekte olan ülke ekonomilerinde girişimcilerin payı hızla artmaktadır. Girişimci deyince de aklımıza KOBİ'ler (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler) gelmektedir. KOBİ iki yüz elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu yirmi beş milyon Türk Lirasını aşmayan mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ekonomik birimleri ifade eder. Ülkemizde KOBİ'ler imalat sanayinde faaliyet gösteren firmaların % 99.63'ünü oluşturmaktadır. Bu nedenle ülkemizin diğer ülke ekonomileri ile rekabet gücünde KOBİ'ler önemli rol oynamaktadırlar.KOBİ'lerin ülke ekonomimiz için bu kadar önemli olmalarına rağmen son zamanlara kadar KOBİ'ler bankacılık kredilerinden yeteri kadar yararlanamamışlardır. Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon, krizler ve bunlara bağlı yüksek finansman maliyetleri KOBİ'leri önemli ölçüde zayıflatmıştır.Son zamanlarda KOBİ'lerin ülke ekonomisine katkıları daha iyi şekilde anlaşılmış ve gerek kamu kaynaklı gerekse özel sektör kaynaklı birçok kredi KOBİ'lerin ayakları altına serilmiştir.Bankaların elinde bulunan likidite fazlalığı kredi için KOBİ'leri cazibe merkezi haline getirmiştir. Bankalar gerekli teminat ve kefaletlerini aldıktan sonra KOBİ'lere çok farklı ürün ve hizmetler sunmaya başlamışlardır.Anahtar Kelimeler : 1-)KOBİ2-)Finans3-)Banka4-)Kredi

Banka kredileriFinansGirişimcilik+2
Mustafa Beybur
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Karacadağ'daki taşlık arazilerin Diyarbakır ve bölge ekonomisi için önemi

Çok geniş taşlık arazilerle kaplı Karacadağ'dan daha fazla nasıl faydalanılır, iş,üretim ve de istihdam açısından bölge ekonomisine ne gibi katkılar sağlanabilir konularınınele alındığı bu çalışmada, Karacadağ'ın özellikleri 5 ana bölümde ele alınmıştır.İlk bölümde Karacadağ'ın genel özellikleri, kapsadığı alanın coğrafik yapısı, yüzeyşekilleri, bitki örtüsünün geçmişteki hali ile şimdiki hali ve iklim özellikleri gibi konulardanbahsedilmiştir.İkinci bölümde ise, Karacadağ'ın ekonomik potansiyeli ve buna bağlı olarak tarımve hayvancılık alt başlıklarında bölgenin sahip olduğu zenginlikler ve bu konularda daha neleryapılabileceği hususlarından bahsedilmiştir. Ayrıca Turizm açısından da Karacadağ'ın kışturizmi ve kış sporları konusunda sahip olduğu avantajlar anlatılmıştır.Üçüncü bölümde, taşlık arazilerle kaplı Karacadağ'da taşların temizlenmesikonusunda geçmişte Olağanüstü Bölge Valiliği zamanında yapılan çalışmalar ile bundansonra bölgede yapılabilecek tespit çalışmaları ve bu tespitlerin neticesine bağlı olarakfinansman yöntemlerinden bahsedilmiştir. Öte yandan, sözkonusu taşların temizlenmesinintahmini maliyetleri ile temizlenen arazilerin tarıma açılması neticesinde elde edilecek gelir ileyapılacak masrafın ne kadar sürede amorti edeceği konularına değinilmiştir.Dördüncü bölümde ise, bazaltın ve Karacadağ bazaltının özellikleri ve kullanımalanları ile bazalt taşının üstün yönleri, hangi alanlarda kullanıldığı anlatılmıştır.Beşinci bölümde ise, Karacadağ bazaltının mimari yapılarda kullanımı ve bubazaltla Diyarbakır'da yapılmış önemli yapılardan bahsedilmiştir

Arazi kullanımıArazi yeniden düzenlemeBazalt+7
Hakan Sidar Nurani
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Polis havacılığının fayda maliyet analizine ilişkin çalışmalar

Tarih boyunca polis teşkilatları, suç ve suçluyla mücadelede başarılı olabilmek için yeni çıkan teknolojileri denemiş ve kullanmışlardır. Bu teknolojiler arasında en son gelişen ve benimsenenlerden biri de hava araçları olmuştur. Polisiye işlerde hava araçlarının kullanımı 20. yüzyılın başlarına kadar uzanmaktadır, ancak verimli ve aktif bir şekilde kullanılmaya başlamaları sözkonusu yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlamıştır.Tabiki sınırlı kaynaklardan maksimum faydayı sağlayabilmek her zaman önemli olmaktadır. Dolayısıyla polis havacılığının faydalarının da harcanan paralara değip değmeyeceği oldukça tartışılmıştır. Hatta bazı bölgelerde bunun faydasına inanmayanlar çoğunlukta olmuştur. Ancak bütün bu tartışmalar neticesinde gerçekler görülmüş ve şu an dünyada binlerce hava aracı polisiye işlerde kullanılmaktadır.Hazırlanan bu tez çalışmasında, polis havacılığının fayda ve maliyetleri konusunda yurtdışında yapılmış çalışmalar incelenerek aktarılmış ve ülkemiz için de özet olarak bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın amacı, ileride bu konuda ülkemiz için yapılacak daha kapsamlı bir çalışmaya ışık tutulması olmuştur.Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kamu giderlerinin tanımı, önemi, çeşitleri ve polis havacılık harcamalarının hangi harcama kapsamı içinde yer aldığı ile, polis havacılığının ve polis havacılığının belkemiği olan helikopterlerin tarihçeleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise, maliyet-fayda analizleri hakkında genel bir bilgi ile polis havacığının fayda-maliyet analizleri üzerine yurtdışında yapılmış olan çalışmalardan örnekler, ülkemiz için bir değerlendirme ve polis havacılığı hakkında yerli ve yabancı basında çıkan bazı haberlere yer verilmiştir.

EtkinlikFayda-maliyet analiziHavacılık+5
Ali Akkaya
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Turizmin ekonomik boyutu ve Diyarbakır ili özelinde kültür ve inanç turizminin ekonomik faktör olarak kullanılması

Günümüzde turizm, birçok ülkede ekonomik büyümenin ve gelişmenin en önemli kaynaklarından biri olarak görülmektedir. Turizm, dış ödemeler dengesi, istihdam, gelir düzeyi ve bölgesel kalkınma gibi konularda sağladığı katkılarla ülke ekonomilerinde önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle, hemen hemen tüm ülkeler dünya turizm gelirlerinden elde ettikleri payı daha da büyütmek için çalışmalar yapmaktadır. Ülkelerine yönelik turizm hareketlerini artırmak, turistlerin ülkelerinde kalış sürelerini uzatmak, turizmi tüm yıla yaymak ve alternatif turizm çeşitleri kazandırmak için de çeşitli programlar geliştirmektedir. Türkiye açısından bu alternatiflerin başında kültür ve inanç turizminin geldiği düşünülmektedir.?Turizmin Ekonomik Boyutu ve Diyarbakır İli Özelinde Kültür ve İnanç Turizminin Ekonomik Faktör Olarak Kullanılması? adlı çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır.Çalışmanın ilk bölümünde, turizmin ekonomik boyutu anlatılmıştır. Turizmin reel ve parasal etkilerinden bahsedildikten sonra, ülkemiz turizminin mevcut durumu sayısal verilerle açıklanmaya çalışılmıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde, kültür turizmi ve inanç turizmi kavramları incelenmiş ve özellikleri belirtilmeye çalışılmıştır. Kültür ve inanç turizmi kapsamında Türkiye'de yapılan çalışmalardan kısaca bahsedilmiştir.Çalışmanın üçüncü bölümü, Diyarbakır'ın kültür ve inanç turizmi varlıklarının anlatıldığı bölümdür. Bu bölümde şehir merkezinde bulunan kültür ve inanç turizmine konu olan varlıklar tanıtılarak, sahip olunan potansiyelin şehrin ekonomisine etkisi değerlendirilmeye çalışılmıştır.Sonuç kısmında ise, şehrin sahip olduğu turizm potansiyelinin geliştirilmesi amacıyla sorunlar saptanmaya çalışılmış ve öneriler geliştirilmiştir.Anahtar kelimeler; turizm ekonomisi, kültür turizmi, inanç turizmi ve Diyarbakır.

DiyarbakırEkonomiEkonomik etki+3
Armağan Çelik
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Turizmin Türkiye ekonomisindeki yeri ve önemi: Mardin örneği

Turizm, insanların sürekli yaşadığı ve para kazandığı yerler dışına; spor, din, sağlık, seyahat, eğlenme, dinlenme vb. ihtiyaçlarını karşılamak üzere gitmeleri ve gittikleri bu yerlerde turistik kuruluşların mallarını (konaklama, yeme içme) tüketerek yaptıkları ekonomik faaliyetlerin tümüdür. Ekonomik açıdan bakıldığında en önemli nokta, kişilerin gittikleri yerde para kazanma gayesi gütmeme ilkesidir.Refah seviyesinin yükselmesi, eğitim ve kültür düzeyinin iyileşmesi, kişilerin boş zamanlarının artması, teknolojide, özellikle ulaşım ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler, reklâm ve tanıtım hizmetlerinin gelişmesi, şehirleşme, nüfus artışı ile toplumsal hareketliliğin artışı, siyasal yapıdaki değişiklikler turizmin ortaya çıkmasını ve gelişmesini sağlayan faktörlerdir.Oransal olarak çok yüksek düzeyde döviz getirisi sağlaması, istihdam/yatırım oranının yüksek olması, olumlu dışsallıklarla diğer sektörlerin gelişmesine ve gelir düzeylerinin artmasına katkı sağlaması nedeniyle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, 20. yüzyılın ortalarından itibaren turizme yapılan yatırımlara özel önem göstermeye başlamışlardır.Tarım, sanayi ve hizmet sektörünün gelişmesine katkısı olan; işsizlik ve dış ödemeler dengesinde karşılaşılan ekonomik sorunların hafifletilmesinde ve darboğazların aşılmasında ekonomi politikası aracı olarak kullanılan turizmin; sosyo-ekonomik gelişmelerin üzerinde son derece olumlu etkileri olduğu bilinmektedir.Ülkemizde özellikle milli hâsıladan oldukça az pay alan kırsal bölgelerimizde, doğal ve tarihi eserlerin çok sayıda olması kültür turizmin gelişmesine imkân tanımaktadır. Mardin tarihi mekânlarıyla bu konuda çok zengin bir ilimizdir. Kamu harcamalarından yeterli miktarda destek aldığı takdirde bölge halkının gelir düzeyinde iyileşme sağlanacağı gibi, bu durumun bölgenin en büyük problemlerinden biri olan işsizliğin çözülmesine ve ekonominin iyileşmesine de katkısı olacaktır.Son zamanlarda Mardin'de hissedilir derecede turizmin gelişmesi için yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Ancak, tarihi ve doğal potansiyeli göz önüne alındığında Mardin'de gerçekleştirilen yatırımların yeterli olmadığı görülmektedir ve bu yüzden turizm hak ettiği yere ulaşamamıştır.

EkonomiEkonomiMardin+3
Çiğdem Erdolu
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Other supervisors