Theses supervised by Prof. Dr. Halil Turgut Şahin
11 theses · Isparta University of Applied Sciences
Kağıt geri dönüşüm atıksularındaki kirliliğin giderilmesinde mikrodalga teknolojisinden faydalanılması
Çalışmada geri dönüşüm işlemi yapılmış olan gazete kağıtları liflendirici yardımıyla süspansiyon haline getirilmiştir. Sonrasında süzme işlemleri gerçekleştirilerek atıksu elde edilmiştir. Böylelikle atıksu içerisindeki süspansiyon halindeki büyük boyutlu parçacıkların, Mikrodalga (MW) ışıması ve devamında santrifüjleme ile uzaklaştığı gözlemlenmiştir. Atıksu numunelerinin MW ışıması ve devamından santrifüjleme etkisi ile ölçülen genel fizikokimyasal özelliklerinde düşük sınırlar içerisinde değişimler hesaplanmıştır. Su numunelerinin pH değerlerinde en yüksek 0.50 birimlik, elektriksel iletkenlik (EC) olarak ise 25 μS/cm (XC3: 303 μS/cm ve YA2: 328 μS/cm), toplam katı madde miktarlarında (TDS) ise kontrol örneğinden (XC0: 157 ppm) sadece 1 ppm (XB3 ve XD6) daha yüksek, diğer tüm numunelerde ise -2.0 ppm ile -8.0 ppm arasında daha düşük TDS değerleri elde edilmiştir. İşlem görmüş tüm su numuneleri içerisinde en yüksek ORP değeri 333 mV olarak XC1 örneğinden gözlemlenmiştir. Genel olarak en düşük bulanıklık değerleri, en uzun MW ışıma süresi ve en yüksek MW güç ile (360 Watt ve 60 saniye) muamele edilmiş örneklerde sırasıyla XD6: 28.7 NTU ve YD6: 17.0 NTU olarak ölçülmüştür (C: 161 NTU). MW işleminden sonra düşük seviyede santrifüjlenmiş numunelerin renk uzayındaki konumlarının (hue açısı) 262° ile 282° arasında (mavi (-b) ile kırmızı (+a), daha yüksek devir sayısında santrifüjlenmiş örneklerin ise 11° ile 145° arasında olduğu, suların gerçek renginin sarı (+b) ile yeşil (-a) arasında bulunduğu hesaplanmıştır. Ayrıca MW işlemi seçilmiş örneklerde, kontrole göre yaklaşık %20.1 (XD6) ve %8.9 (YD6) kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ) azalması gözlemlenmiştir.
Yongalevha yüzey lamine kaplamalarında kullanılan farklı gramajlı dekor kâğıtlarının levha özellikleri üzerine etkisinin araştırılması
Üç farklı dekor kâğıdı türü ve üç değişik gramajda hazırlanmış ham levha yüzeylerine yapıştırılan kâğıtların, levha mekanik direnç ve yüzey optik özelliklerine etkisi incelenmiştir. Eğilme direnci ile dekor kâğıt gramajı arasında pozitif bir ilişki bulunmuş, 80 gr/m², 90 gr/m² ve 110 gr/m² dekor kâğıtları ile kaplanmış numunelerin eğilme dirençleri sırasıyla %15.31, %16.26 ve %38.75 oranında artış göstermiştir. Ancak, yüzeye dik çekme direnci (IB) değerlerinde dekor kâğıdı türü ve gramajı ile istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Yüzey vida tutma direnç değerleri, dekor kâğıdı kaplanmış levhalarda kontrol örneklerine göre daha düşük bulunmuştur. Ayrıca, yüzey sağlamlık değerleri de incelenmiş, düşük gramajda (80-90 gr/m²) istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken, en yüksek gramajlı kâğıtların (110 gr/m²) yüzey sağlamlık değerlerinde azalma (%5.2 ve %3.1 oranında) gözlemlenmiştir. Bu durum, laminasyon için yüzeylerin zımparalanmasının levha yüzeylerinde zayıflama ve deformasyona neden olabileceği ile açıklanmıştır. Dekor kâğıtlarının su buharı, su, kahve, aseton ve alkol temasına karşı yüzey dayanımı en yüksek direnç derecesi olan 5 olarak belirlenmiştir. Renk değişimi ölçümlerinde, 80 gr/m² gramajlı Beyaz-C dekor kâğıdı ile kaplı levhalarda alkol ve aseton etkisiyle en yüksek toplam renk farkı ΔE:1.48 ve ΔE:1.18 olarak ölçülmüştür. Bu iki değer, çalışma kapsamında tüm denemelerde gözlemlenen en yüksek toplam renk farkını temsil etmekte olup, ΔE değeri 1.0 üzerindedir ki, insan gözü için fark algısını ifade etmektedir. Bu durum, görsel ve duyusal analizlerin sınıflandırma süreçlerinde etkili olduğunu göstermekle birlikte, gelişmiş ekipmanlarla örneğin renk spektroskopisi kullanılarak dekor kâğıtlarının yüzeylerindeki renk değişikliklerinin daha hassas bir şekilde ölçülmesi ve karşılaştırılması önerilebilir.
Su esaslı verniklerin değişik odunlarda koruyucu etkisinin araştırılması
Tez çalışmasının ilk aşamasında, ticari olarak piyasada hazır olarak temin edilen su-esaslı vernik, Kayın (Fagus sylvatice), Ceviz (Juglans regia), Sedir (Cedrus libani) ve Göknar (Abies nordmanniana) odun numunelerine basit daldırma yöntemiyle tatbik edilmiş ve sağladığı etkiler incelenmiştir. Daha sonraki aşamada ise, su bazlı verniğin etki ve koruma derecesinin artırılması amacıyla, %10 ve %20 oranlarında (hacim/hacim) üzüm çekirdek ve susam yağı ilavesiyle oluşturulan çözelti ile aynı odun örnekleri muamele edilerek, benzer deneme şartlarında elde edilen sonuçlar karşılaştırmalı olarak araştırılmıştır. Genel olarak, denemeye tabi tutulan odun numunelerinin Su İtici Etkinlik (SİE) özelliğinin marjinal sınırlar içinde oluştuğu belirlenmiştir. Susam yağı ve üzüm çekirdek yağı ilavesiyle oluşturulmuş su bazlı vernik ile işlem görmüş Göknar odunu, kontrol örneğine göre %1,3 ile %36,8 arasında daha düşük hacimsel şişme değeri, %0,9 ile %35,5 arasında da daha düşük hacimsel daralma değeri gösterdiği belirlenmiştir. Bu durum Göknar odununun, diğer odunlardan daha yüksek boyutsal karalılık gösterdiğini açıklaması bakımından önemlidir. Çalışmamızda kullanılan odun numunelerinin hidrofobik, yüzey renk ve teknolojik özelliklerinin bazı deneme şartlarında olumlu yönde etkiler oluştuğu anlaşılmıştır. Ayrıca, her iki ilave maddenin (üzüm çekirdek ve susam yağı) dış atmosferik şartlar için kayın odun numunelerinde belli seviyede parlaklık değerlerini düzenlediği, fakat diğer odunlar için susam yağı/vernik karışımı etkisinin, üzüm çekirdek yağı/vernik etkisine göre daha sınırlı koruma derecesi sağladığı anlaşılmıştır. Ayrıca, odun numunelerinin kurşun kalem sertlik değerlerinin belli seviyelerde arttığı gözlemlenmiştir. UV radyasyonuna karşı, sedir odunu hariç, diğer odun numuneleri için %0,2 ile %96,3 oranında renk stabilitesi (∆E) oluştuğu, fakat bu maddelerin dış atmosferik şartlara karşı koruma derecelerinin daha düşük seviyelerde olduğu belirlenmiştir. Ceviz odun numuneleri, tüm deneme şartlarında, diğer odun numunelerinden yaklaşık 7-12° arası daha yüksek temas açısı değeri gösterdiği, diğer odun türleri için ise önemli bir derece temas açısı artışı gözlemlenmemiştir.
Su esaslı verniklerin değişik odunlarda koruyucu etkisinin araştırılması
Tez çalışmasının ilk aşamasında, ticari olarak piyasada hazır olarak temin edilen su-esaslı vernik, Kayın (Fagus sylvatice), Ceviz (Juglans regia), Sedir (Cedrus libani) ve Göknar (Abies nordmanniana) odun numunelerine basit daldırma yöntemiyle tatbik edilmiş ve sağladığı etkiler incelenmiştir. Daha sonraki aşamada ise, su bazlı verniğin etki ve koruma derecesinin artırılması amacıyla, %10 ve %20 oranlarında (hacim/hacim) üzüm çekirdek ve susam yağı ilavesiyle oluşturulan çözelti ile aynı odun örnekleri muamele edilerek, benzer deneme şartlarında elde edilen sonuçlar karşılaştırmalı olarak araştırılmıştır. Genel olarak, denemeye tabi tutulan odun numunelerinin Su İtici Etkinlik (SİE) özelliğinin marjinal sınırlar içinde oluştuğu belirlenmiştir. Susam yağı ve üzüm çekirdek yağı ilavesiyle oluşturulmuş su bazlı vernik ile işlem görmüş Göknar odunu, kontrol örneğine göre %1,3 ile %36,8 arasında daha düşük hacimsel şişme değeri, %0,9 ile %35,5 arasında da daha düşük hacimsel daralma değeri gösterdiği belirlenmiştir. Bu durum Göknar odununun, diğer odunlardan daha yüksek boyutsal karalılık gösterdiğini açıklaması bakımından önemlidir. Çalışmamızda kullanılan odun numunelerinin hidrofobik, yüzey renk ve teknolojik özelliklerinin bazı deneme şartlarında olumlu yönde etkiler oluştuğu anlaşılmıştır. Ayrıca, her iki ilave maddenin (üzüm çekirdek ve susam yağı) dış atmosferik şartlar için kayın odun numunelerinde belli seviyede parlaklık değerlerini düzenlediği, fakat diğer odunlar için susam yağı/vernik karışımı etkisinin, üzüm çekirdek yağı/vernik etkisine göre daha sınırlı koruma derecesi sağladığı anlaşılmıştır. Ayrıca, odun numunelerinin kurşun kalem sertlik değerlerinin belli seviyelerde arttığı gözlemlenmiştir. UV radyasyonuna karşı, sedir odunu hariç, diğer odun numuneleri için %0,2 ile %96,3 oranında renk stabilitesi (∆E) oluştuğu, fakat bu maddelerin dış atmosferik şartlara karşı koruma derecelerinin daha düşük seviyelerde olduğu belirlenmiştir. Ceviz odun numuneleri, tüm deneme şartlarında, diğer odun numunelerinden yaklaşık 7-12° arası daha yüksek temas açısı değeri gösterdiği, diğer odun türleri için ise önemli bir derece temas açısı artışı gözlemlenmemiştir.
Su esaslı verniklerin değişik odunlarda koruyucu etkisinin araştırılması
Tez çalışmasının ilk aşamasında, ticari olarak piyasada hazır olarak temin edilen su-esaslı vernik, Kayın (Fagus sylvatice), Ceviz (Juglans regia), Sedir (Cedrus libani) ve Göknar (Abies nordmanniana) odun numunelerine basit daldırma yöntemiyle tatbik edilmiş ve sağladığı etkiler incelenmiştir. Daha sonraki aşamada ise, su bazlı verniğin etki ve koruma derecesinin artırılması amacıyla, %10 ve %20 oranlarında (hacim/hacim) üzüm çekirdek ve susam yağı ilavesiyle oluşturulan çözelti ile aynı odun örnekleri muamele edilerek, benzer deneme şartlarında elde edilen sonuçlar karşılaştırmalı olarak araştırılmıştır. Genel olarak, denemeye tabi tutulan odun numunelerinin Su İtici Etkinlik (SİE) özelliğinin marjinal sınırlar içinde oluştuğu belirlenmiştir. Susam yağı ve üzüm çekirdek yağı ilavesiyle oluşturulmuş su bazlı vernik ile işlem görmüş Göknar odunu, kontrol örneğine göre %1,3 ile %36,8 arasında daha düşük hacimsel şişme değeri, %0,9 ile %35,5 arasında da daha düşük hacimsel daralma değeri gösterdiği belirlenmiştir. Bu durum Göknar odununun, diğer odunlardan daha yüksek boyutsal karalılık gösterdiğini açıklaması bakımından önemlidir. Çalışmamızda kullanılan odun numunelerinin hidrofobik, yüzey renk ve teknolojik özelliklerinin bazı deneme şartlarında olumlu yönde etkiler oluştuğu anlaşılmıştır. Ayrıca, her iki ilave maddenin (üzüm çekirdek ve susam yağı) dış atmosferik şartlar için kayın odun numunelerinde belli seviyede parlaklık değerlerini düzenlediği, fakat diğer odunlar için susam yağı/vernik karışımı etkisinin, üzüm çekirdek yağı/vernik etkisine göre daha sınırlı koruma derecesi sağladığı anlaşılmıştır. Ayrıca, odun numunelerinin kurşun kalem sertlik değerlerinin belli seviyelerde arttığı gözlemlenmiştir. UV radyasyonuna karşı, sedir odunu hariç, diğer odun numuneleri için %0,2 ile %96,3 oranında renk stabilitesi (∆E) oluştuğu, fakat bu maddelerin dış atmosferik şartlara karşı koruma derecelerinin daha düşük seviyelerde olduğu belirlenmiştir. Ceviz odun numuneleri, tüm deneme şartlarında, diğer odun numunelerinden yaklaşık 7-12° arası daha yüksek temas açısı değeri gösterdiği, diğer odun türleri için ise önemli bir derece temas açısı artışı gözlemlenmemiştir.
Mikrodalga işleminin ahşap yüzey işlemlerine olan etkilerinin araştırılması
MW ile işlem görmüş ladin (Picea abies) ve ıhlamur (Tilia cordata) odunlarına ait numunelerin, vernik ile daha iyi bağ yaptığı ve bu durumun odunların hidrofobik özelliğinin belli şartlarda yükselmesini sağladığı belirlenmiştir. MW işleminin odun yüzeylerinin 4 ile 5 birim arasında daha sert yüzeylerin elde edilmesini sağlamıştır. Her iki oduna ait tüm deneme şartlarında, meyve suyu, süt, limon, ketçap ve kolanın odun yüzeylerini tamamen değiştirdiği, MW işleminin herhangi bir olumlu etkisi olmadığı gözlemlenmiştir. Ladin ve ıhlamur numunelerinin tamamının yüzey temas açı değerlerinin, kontrol örneğinden; ladin için 90s6 ile 90s9, ıhlamur için ise 360t12 ile 180t3 daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Vernik uygulamasından önce uygulanan MW işleminin, dış şartlarda bekletilen ladin odununda, kontrol örneğine göre yüksek derecede renk dayanıklılığı gözlemlenmiştir. MW ile işlem görmüş vernik ile muamele edilmiş her iki odun numunelerinde, kontrol örneğine göre, 4 ile 5 birim arasında daha yüksek sertlik dereceleri gözlemlenmiştir. Her iki odun örneklerinin, maden suyu, zeytinyağı, sirke, mayonez, etanol ve kahveye karşı, MW işleminin 1 ile 2 derece daha yüksek direnç etkisi göstermiştir. Tüm ladin odun örnekleri, kontrol örneğinden 180s60 ile 270s15 daha yüksek temas açı değerleri bulunmuştur. Ihlamur numuneleri için de benzer temas açısı değerleri gözlemlenmiştir. Dış atmosferik şartlarda bekletilen ladin odunu için en düşük toplam renk fark değeri 90P60 örneğinde, ıhlamur için ise, en düşük toplam renk değişim değeri 180T45 numunesinde gözlemlenmiştir. Bu değerler kontrol örneğinden önemli derece düşük olduğu belirlenmiştir.
Mikrodalga işleminin ahşap yüzey işlemlerine olan etkilerinin araştırılması
MW ile işlem görmüş ladin (Picea abies) ve ıhlamur (Tilia cordata) odunlarına ait numunelerin, vernik ile daha iyi bağ yaptığı ve bu durumun odunların hidrofobik özelliğinin belli şartlarda yükselmesini sağladığı belirlenmiştir. MW işleminin odun yüzeylerinin 4 ile 5 birim arasında daha sert yüzeylerin elde edilmesini sağlamıştır. Her iki oduna ait tüm deneme şartlarında, meyve suyu, süt, limon, ketçap ve kolanın odun yüzeylerini tamamen değiştirdiği, MW işleminin herhangi bir olumlu etkisi olmadığı gözlemlenmiştir. Ladin ve ıhlamur numunelerinin tamamının yüzey temas açı değerlerinin, kontrol örneğinden; ladin için 90s6 ile 90s9, ıhlamur için ise 360t12 ile 180t3 daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Vernik uygulamasından önce uygulanan MW işleminin, dış şartlarda bekletilen ladin odununda, kontrol örneğine göre yüksek derecede renk dayanıklılığı gözlemlenmiştir. MW ile işlem görmüş vernik ile muamele edilmiş her iki odun numunelerinde, kontrol örneğine göre, 4 ile 5 birim arasında daha yüksek sertlik dereceleri gözlemlenmiştir. Her iki odun örneklerinin, maden suyu, zeytinyağı, sirke, mayonez, etanol ve kahveye karşı, MW işleminin 1 ile 2 derece daha yüksek direnç etkisi göstermiştir. Tüm ladin odun örnekleri, kontrol örneğinden 180s60 ile 270s15 daha yüksek temas açı değerleri bulunmuştur. Ihlamur numuneleri için de benzer temas açısı değerleri gözlemlenmiştir. Dış atmosferik şartlarda bekletilen ladin odunu için en düşük toplam renk fark değeri 90P60 örneğinde, ıhlamur için ise, en düşük toplam renk değişim değeri 180T45 numunesinde gözlemlenmiştir. Bu değerler kontrol örneğinden önemli derece düşük olduğu belirlenmiştir.
Mikrodalga işleminin ahşap yüzey işlemlerine olan etkilerinin araştırılması
MW ile işlem görmüş ladin (Picea abies) ve ıhlamur (Tilia cordata) odunlarına ait numunelerin, vernik ile daha iyi bağ yaptığı ve bu durumun odunların hidrofobik özelliğinin belli şartlarda yükselmesini sağladığı belirlenmiştir. MW işleminin odun yüzeylerinin 4 ile 5 birim arasında daha sert yüzeylerin elde edilmesini sağlamıştır. Her iki oduna ait tüm deneme şartlarında, meyve suyu, süt, limon, ketçap ve kolanın odun yüzeylerini tamamen değiştirdiği, MW işleminin herhangi bir olumlu etkisi olmadığı gözlemlenmiştir. Ladin ve ıhlamur numunelerinin tamamının yüzey temas açı değerlerinin, kontrol örneğinden; ladin için 90s6 ile 90s9, ıhlamur için ise 360t12 ile 180t3 daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Vernik uygulamasından önce uygulanan MW işleminin, dış şartlarda bekletilen ladin odununda, kontrol örneğine göre yüksek derecede renk dayanıklılığı gözlemlenmiştir. MW ile işlem görmüş vernik ile muamele edilmiş her iki odun numunelerinde, kontrol örneğine göre, 4 ile 5 birim arasında daha yüksek sertlik dereceleri gözlemlenmiştir. Her iki odun örneklerinin, maden suyu, zeytinyağı, sirke, mayonez, etanol ve kahveye karşı, MW işleminin 1 ile 2 derece daha yüksek direnç etkisi göstermiştir. Tüm ladin odun örnekleri, kontrol örneğinden 180s60 ile 270s15 daha yüksek temas açı değerleri bulunmuştur. Ihlamur numuneleri için de benzer temas açısı değerleri gözlemlenmiştir. Dış atmosferik şartlarda bekletilen ladin odunu için en düşük toplam renk fark değeri 90P60 örneğinde, ıhlamur için ise, en düşük toplam renk değişim değeri 180T45 numunesinde gözlemlenmiştir. Bu değerler kontrol örneğinden önemli derece düşük olduğu belirlenmiştir.
Toros sediri (Cedrus libani) ağaç kısımlarından üretilen alçı esaslı levhaların özelliklerinin araştırılması
Yüksek Lisans tez çalışması olarak hazırlanan bu çalışmada, ülkemizde önemli bir odun hammaddesi olan sedir odunu ve atıl durumdaki kısımlarının (sedir-kozalak, sedir-kabuk-, sedir ibre) ve yapıştırıcı olarak mineral esaslı (alçı) kullanılarak deneme levhaları üretilmiştir. Bu çalışmada altı farklı üretim şartlarında elde edilen deneme levhalarının fiziksel, mekanik ve teknolojik yangın yalıtımı ve termal testleri yapılarak karışım oranlarının etkileri araştırılmıştır. Genel olarak sedir kabuk, kozalak ve ibre oranının artışının buna benzer şekilde karışımdaki sedir odun ormanın azalmasının levhaların su içinde kalınlık artım özelliklerini azaltıcı etki yapmıştır. Sedir odun-kabuk karışımından üretilen levha tiplerinde en yüksek dik çekme direnci 0,48 N/mm2 olarak karışımdaki sedir kabuk oranının en fazla olduğu Ska5 tipi levhalarda gözlemlenmiştir. Sedir-ibre karışımıyla üretilmiş deneme levhalarda, diğer levha tiplerine göre daha düşük dik çekme direnç değerleri hesaplanmıştır. Genel olarak sedir-ibre karışımından üretilen levhaların diğer sedir-odun, kabuk ve kozalak karışımından üretilenlerden daha düşük olarak hesaplanmıştır. kaldığı sonucu çıkarılabilir. Bu durumun oluşmasında sedir ibrelerinin lifsel durumunun düşük ve yoğunluğunun düşük olmasından kaynaklandığı varsayılmıştır. TS EN-ISO 11925-2 standardına göre tek alev kaynağıyla yapılan yanma davranış denemelerinde, deneme levhalarının yüzeylerde gözlemlenen alev yayılma şeklinin hiçbirisi 150 mm eşik seviyesine ulaşmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, yüzey yakma işlemi sonucunda genel olarak, karışımda sedir odun kullanılmadan üretilmiş diğer deneme levhaları yaklaşık 10-25 oC daha yüksek ısı geçirgenliğine sahip olduğu gösterdiği anlaşılmıştır. En düşük ısı geçirgenliği, SI2 tipi levhada 109.4oC olarak, en yüksek ise KaKo3 tipi levhada, 143,8 oC olarak belirlenmiştir. Sedir odun ve diğer kısımların kullanılmasıyla üretilmiş deneme levhalarında hesaplanan kütle kaybı ile ısı geçirgenlik özelliği ile arasında bir ilişki gözlemlenmemiştir.
Toros sediri (Cedrus libani) ağaç kısımlarından üretilen alçı esaslı levhaların özelliklerinin araştırılması
Yüksek Lisans tez çalışması olarak hazırlanan bu çalışmada, ülkemizde önemli bir odun hammaddesi olan sedir odunu ve atıl durumdaki kısımlarının (sedir-kozalak, sedir-kabuk-, sedir ibre) ve yapıştırıcı olarak mineral esaslı (alçı) kullanılarak deneme levhaları üretilmiştir. Bu çalışmada altı farklı üretim şartlarında elde edilen deneme levhalarının fiziksel, mekanik ve teknolojik yangın yalıtımı ve termal testleri yapılarak karışım oranlarının etkileri araştırılmıştır. Genel olarak sedir kabuk, kozalak ve ibre oranının artışının buna benzer şekilde karışımdaki sedir odun ormanın azalmasının levhaların su içinde kalınlık artım özelliklerini azaltıcı etki yapmıştır. Sedir odun-kabuk karışımından üretilen levha tiplerinde en yüksek dik çekme direnci 0,48 N/mm2 olarak karışımdaki sedir kabuk oranının en fazla olduğu Ska5 tipi levhalarda gözlemlenmiştir. Sedir-ibre karışımıyla üretilmiş deneme levhalarda, diğer levha tiplerine göre daha düşük dik çekme direnç değerleri hesaplanmıştır. Genel olarak sedir-ibre karışımından üretilen levhaların diğer sedir-odun, kabuk ve kozalak karışımından üretilenlerden daha düşük olarak hesaplanmıştır. kaldığı sonucu çıkarılabilir. Bu durumun oluşmasında sedir ibrelerinin lifsel durumunun düşük ve yoğunluğunun düşük olmasından kaynaklandığı varsayılmıştır. TS EN-ISO 11925-2 standardına göre tek alev kaynağıyla yapılan yanma davranış denemelerinde, deneme levhalarının yüzeylerde gözlemlenen alev yayılma şeklinin hiçbirisi 150 mm eşik seviyesine ulaşmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, yüzey yakma işlemi sonucunda genel olarak, karışımda sedir odun kullanılmadan üretilmiş diğer deneme levhaları yaklaşık 10-25 oC daha yüksek ısı geçirgenliğine sahip olduğu gösterdiği anlaşılmıştır. En düşük ısı geçirgenliği, SI2 tipi levhada 109.4oC olarak, en yüksek ise KaKo3 tipi levhada, 143,8 oC olarak belirlenmiştir. Sedir odun ve diğer kısımların kullanılmasıyla üretilmiş deneme levhalarında hesaplanan kütle kaybı ile ısı geçirgenlik özelliği ile arasında bir ilişki gözlemlenmemiştir.
Toros sediri (Cedrus libani) ağaç kısımlarından üretilen alçı esaslı levhaların özelliklerinin araştırılması
Yüksek Lisans tez çalışması olarak hazırlanan bu çalışmada, ülkemizde önemli bir odun hammaddesi olan sedir odunu ve atıl durumdaki kısımlarının (sedir-kozalak, sedir-kabuk-, sedir ibre) ve yapıştırıcı olarak mineral esaslı (alçı) kullanılarak deneme levhaları üretilmiştir. Bu çalışmada altı farklı üretim şartlarında elde edilen deneme levhalarının fiziksel, mekanik ve teknolojik yangın yalıtımı ve termal testleri yapılarak karışım oranlarının etkileri araştırılmıştır. Genel olarak sedir kabuk, kozalak ve ibre oranının artışının buna benzer şekilde karışımdaki sedir odun ormanın azalmasının levhaların su içinde kalınlık artım özelliklerini azaltıcı etki yapmıştır. Sedir odun-kabuk karışımından üretilen levha tiplerinde en yüksek dik çekme direnci 0,48 N/mm2 olarak karışımdaki sedir kabuk oranının en fazla olduğu Ska5 tipi levhalarda gözlemlenmiştir. Sedir-ibre karışımıyla üretilmiş deneme levhalarda, diğer levha tiplerine göre daha düşük dik çekme direnç değerleri hesaplanmıştır. Genel olarak sedir-ibre karışımından üretilen levhaların diğer sedir-odun, kabuk ve kozalak karışımından üretilenlerden daha düşük olarak hesaplanmıştır. kaldığı sonucu çıkarılabilir. Bu durumun oluşmasında sedir ibrelerinin lifsel durumunun düşük ve yoğunluğunun düşük olmasından kaynaklandığı varsayılmıştır. TS EN-ISO 11925-2 standardına göre tek alev kaynağıyla yapılan yanma davranış denemelerinde, deneme levhalarının yüzeylerde gözlemlenen alev yayılma şeklinin hiçbirisi 150 mm eşik seviyesine ulaşmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, yüzey yakma işlemi sonucunda genel olarak, karışımda sedir odun kullanılmadan üretilmiş diğer deneme levhaları yaklaşık 10-25 oC daha yüksek ısı geçirgenliğine sahip olduğu gösterdiği anlaşılmıştır. En düşük ısı geçirgenliği, SI2 tipi levhada 109.4oC olarak, en yüksek ise KaKo3 tipi levhada, 143,8 oC olarak belirlenmiştir. Sedir odun ve diğer kısımların kullanılmasıyla üretilmiş deneme levhalarında hesaplanan kütle kaybı ile ısı geçirgenlik özelliği ile arasında bir ilişki gözlemlenmemiştir.