Theses supervised by Prof. Dr. Hasan Ayaydın
10 theses · Gümüşhane University
Borsa İstanbul (BIST)'da işlem gören gıda şirketlerinin finansal performans analizi: ENTROPİ, TOPSiS ve VİKOR Metodları
Bu çalışmada, Borsa İstanbul (BIST)' da işlem gören gıda sektöründeki 24 işletmenin 2017-2019 dönemlerini kapsayan 20 finansal oran yardımıyla finansal performansları analiz edilmiştir. Veriler Kamuoyu Aydınlatma Platformu'nun (KAP) resmî sitesinde yayınlanan yıllık gelir tablosu ve bilançolarından elde edilmiştir. Çalışmada kriter ağırlıklarının belirlenmesinde ENTROPİ, şirketlerin sıralanmasında ise TOPSIS ve VIKOR yöntemlerinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre en önemli ana kriter piyasa oranları, en önemli alt kriter ise fiyat/satış oranı olarak belirlenmiştir. Finansal performansı en yüksek olan şirket 2017 yılı için CCOLA olmuştur. 2018 yılında en iyi performansı gösteren şirketler ULKER ve EKIZ olmuştur. 2019 yılında ise en iyi performansları EKIZ ve TKURU şirketleri sergilemiştir.
Borsa İstanbul (BIST)'da işlem gören otomotiv şirketlerinin finansal performans analizi: Entropi, TOPSIS ve Gri Metodları
Bu çalışmada Borsa İstanbul'da işlem görmekte olan otomotiv sektöründeki 11 işletmelerin 2017-2019 dönemlerini kapsayan 20 finansal oran yardımıyla finansal performansları analiz edilmiştir. Çalışmaya ait veriler Kamuoyu Aydınlatma Platformu'nun resmî sitesinde yayınlanan yıllık gelir tablosu ve bilançosundan elde edilmiştir. Çalışmada kıstas ağırlıklarının belirlenmesinde ENTROPİ, şirketlerin performans sıralamasında ise TOPSİS ve GRİ İlişkisel Analiz yöntemlerinden faydalanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre en önemli kıstas piyasa oranları alt ölçüt ise fiyat kazanç oranı olarak belirlenmiştir. Finansal performansı en yüksek olan şirket 2017 yılı için FMIZP olmuştur. 2018 yılı için en iyi performansı gösteren FMIZP ve EGEEN olmuştur ve 2019 yılı için FMIZP ve DOAS en iyi performansı göstermiştir.
Bankaların Kredi Kalitesi, Kredi Büyümesi ve Sosyal Sermaye İlişkisi: Türk bankacılık sektörü Örneği
Bu çalışmanın amacı, gelişmekte olan Türkiye'de sosyal sermayenin bankaların kredi genişleme stratejisine ve kredi kalitesine herhangi bir etkisinin olup olmadığını ve bu etkinin hangi yönlü olduğunu ortaya koymaktır. Çalışmada 2007-2018 dönemini kapsayan 12 yıllık süre boyunca Türkiye'deki tüm kamu, özel ve yabancı sermayeli mevduat bankalarının il bazında kredi verileri alınarak analizler gerçekleştirimiştir. Çalışmada il bazında toplam kredi büyümesindeki, konut kredi büyümesindeki, ticaret ve endüstri kredisindeki büyümesindeki, inşaat kredisindeki büyümesindeki ve takipteki kredilerin büyümesindeki değişme ile takipteki kredilerin toplam kredilere oranı ve son olarak takipteki kredilerin toplam aktiflere oranı bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Bağımsız değişken olarak sosyal sermaye endeksi kullanılmıştır. Ayrıca alternatif sosyal sermaye değişkeni olarak il bazında organ bağış oranı kullanılmıştır. Sosyal sermaye endeksi oluşturulurken daha önceki çalışmalarda da kullanılan 2 ağ ve 2 norm göstergesinden elde edilen sosyal sermaye değeri kullanılmıştır. Panel veri uygulamalarında incelenen sabit ve tesadüfi etkiler modellerinde otokorelasyon, değişen varyans ve birimler arası korelasyon olup olmadığına göre uygun bir tahminci kullanmak önemlidir. Söz konusu durumlardan birinin, birkaçının veya hepsinin olması durumu, tahmin edilecek modellerle ilgili sapmalı sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle gerekli testler yapıldıktan sonra modellerde değişen varyans, otokorelasyon ve birimler arası korelasyon sorunu olduğu tespit edildiği için dirençli tahminci ile katsayı tahmini yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu koşullarda, her üç varsayımdan sapmaya karşı dirençli standart hataları elde etmek için Beck-Katz tahmincisi kullanılmıştır. Çünkü N>T olduğunda Beck-Katz tahmincisi kullanılabilir. Çalışma sonuçları T/N<1 olduğunda daha doğru sonuçlar veren Beck-Katz tahmincisine göre raporlanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, sosyal sermaye (SC1) ile toplam kredilerdeki büyüme, konut kredilerindeki büyüme, ticari ve endüstri kredilerindeki büyüme ve inşaat kredilerindeki büyüme oranı arasında, negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu anlaşılmıştır. Yine sosyal sermaye değişkeni (SC1) ile bankaların kredi risk göstergesi olan takipteki kredilerdeki değişim oranı, takipteki kredilerin toplam kredilere oranı ve takipteki kredilerin toplam aktiflere oranı arasında negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Türkiye'de yer alan illerde sosyal sermaye seviyesi yükseldikçe banka çalışanlarının ve yöneticilerinin yanı sıra müşterilerinin de fırsatçı davranışları azalmaktadır. Bu sebeple sosyal sermaye seviyesinin yüksek olan illerde bankaların kredi büyümesi daha yavaş ve kredi kalitesi daha düşük bir seviyede gerçekleşmektedir. Bu sonuçlar çalışmanın teorik arka planını oluşturan Temsilci Maliyetleri Kuramı ile Ahlaki Tehlike Kuramı'nı desteklemektedir.
Türk bankacılık sektöründe katılım bankalarının finansal performans analizi: Entropi, VİKOR ve TOPSİS yöntemleriyle bir uygulama
Bankacılık sektörü finansal sistem içerisinde üstlendiği aracılık rolü ile reel sektörün gelişmesine katkı sağlamakla birlikte ülke ekonomisinin önemli yapı taşlarından birisini oluşturmaktadır. Katılım bankaları mevduat bankaları gibi bankacılık sektöründeki yoğun rekabet ortamında müşterilerine en iyi hizmeti sunmaya çalışırken maliyetlerini azaltmayı ve kârlarını yükseltmeyi amaçlamaktadırlar. Katılım bankalarının sürdürülebilir büyüme hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için finansal performans yönetiminin başarı ile yürütülmesi önemlidir. Bu çalışmamızın amacı, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren katılım bankalarının 22 adet kârlılık ve maliyet rasyoları kullanılarak finansal performanslarının çok kriterli karar verme tekniklerinden ENTROPİ, TOPSIS ve VIKOR yöntemleriyle analiz edilmesidir. Uygulama aşamasında 6 ana kriter literatür araştırması sonucu en çok kullanılan aktif rasyosu, sermaye yeterliliği, likidite, bilanço yapısı, gelir-gider yapısı ve kârlılık rasyolarından belirlenmiş olup ana kriter ve alt kriter ağırlıkları ENTROPİ yöntemiyle belirlenmiştir. Kriter ağırlıkları belirlendikten sonra katılım bankalarının yıllar itibariyle performans değerlendirmeleri TOPSİS ve VİKOR yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Çalışmamızda 2017-2019 yılları arasında faaliyet gösteren 2 kamu sermayeli ve 3 özel sermayeli katılım bankalarının performansları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bankacılık, ENTROPİ, Katılım Bankaları, TOPSİS ve VİKOR
Türk otomotiv sanayi işletmelerinde çalışma sermayesi gereksiniminin belirleyicileri: Borsa İstanbul örneği
Bu çalışmanın amacı Borsa İstanbul (BİST)'da otomotiv sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin çalışma sermayesi gereksiniminin belirleyicilerinin incelenmesidir. Bu amaçla ilgili sektörde faaliyet gösteren 19 firmanın 2012-2020 dönemine ilişkin 9 yıllık bilanço ve gelir tablosu verilerinden yararlanılarak panel veri analizi yöntemi ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada (dönen varlıklar-kısa vadeli borçlar)/toplam varlıklar ile dönen varlıklar/toplam varlıklar oranları bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler olarak şirketlere ilişkin değişkenler ile makroekonomik değişkenler kullanılmıştır. Bağımlı değişkenler, bağımsız değişkenler ve makroekonomik değişkenler kullanılarak oluşturulan 6 model için panel veri analizi uygulanmıştır. Sonuç olarak Model 1-A için Çalışma Sermayesi 1 ile Nakit Dönüşüm Süresi, Firma Büyüklüğü, Varlık Karlılığı, Aktif Kaldıraç Oranı, Piyasa Değeri, Asimetrik Bilgi arasında anlamlı ilişki; Model 1-B için Çalışma Sermayesi 1 ile Varlık Karlılığı, Öz Sermaye Kaldıraç Oranı, Piyasa Değeri, Asimetrik Bilgi ve Tüketici Fiyat Endeksi arasında anlamlı ilişki; Model 1-C için Çalışma Sermayesi 1 ile Firma Büyüklüğü, Öz Sermaye Karlılığı, Aktif Kaldıraç Oranı ve Asimetrik Bilgi arasında anlamlı ilişki; Model 2-A için Çalışma Sermayesi 2 ile Stok Devir Hızı, Nakit Dönüşüm Süresi ve Büyüme Fırsatları arasında anlamlı ilişki; Model 2-B için Çalışma Sermayesi 2 ile Stok Devir Hızı, Varlık Karlılığı ve Öz Sermaye Kaldıraç Oranı arasında anlamlı ilişki; Model 2-C için Çalışma Sermayesi 2 ile Nakit Dönüşüm Süresi, Firma Büyüklüğü, Öz Sermaye Kaldıraç Oranı ve Piyasa Değeri arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir.
Borsa İstanbul'da kayıtlı teknoloji firmalarının finansal performans analizi: Entropi ve topsis yöntemleri ile bir çalışma
Kalkınmada ve uluslararası rekabette önemli rolü olan teknoloji sektörünün gelişimini izlemede, sektörde yer alan firmaların finansal performans analizi anahtar bir araçtır. Bu çalışmada Borsa İstanbul'a kayıtlı teknoloji firmalarının 2019-2020 yılına ait finansal performansının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. BİST'e kayıtlı 28 teknoloji firmasının verileri FİNNET veri tabanından alınarak finansal oranlar hesaplanmıştır. Teknoloji firmalarının finansal performanslarını Entropi ve Topsis yöntemleri ile analiz etmek üzere 5 kriter ve toplam 15 alt kriter belirlenmiştir. Ardından kullanılacak olan yöntemlere uygun biçimde finansal oranlar düzenlenmiş, çok kriterli karar verme yöntemlerinden Entropi ile ağırlıklar belirlenmiş, Topsis yöntemiyle finansal performanslar sıralanmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda teknoloji firmaları arasında en yüksek finansal performansa sahip firma; 2019 yılı için birinci sırada PAPİL, ikinci sırada LİNK ve üçüncü sırada ARDYZ olarak; 2020 yılı için birinci sırada ESCOM, ikinci sırada LİNK ve üçüncü sırada PAPİL olarak belirlenmiştir.
Çok kriterli karar verme yöntemleriyle finansal performansın değerlendirilmesi: Borsa İstanbul'da bir uygulama
Bu çalışma, finansal performans analizinde kullanılan ÇKKV yöntemlerini paradigma ve kriter seçimi boyutlarıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, Borsa İstanbul'da Gıda, İçecek ve Tütün sektöründe faaliyet gösteren şirketlere ait 2021-2023 dönemi verileri esas alınmış; muhasebe ve değer temelli göstergelerden oluşan üç farklı kriter seti kullanılmıştır. Kriterler, Entropi yöntemiyle ağırlıklandırılmış; finansal performans düzeyleri ARAS, WASPAS, VIKOR, TOPSIS ve EDAS yöntemleri kullanılarak belirlenmiştir. Bulgular, istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiş ve farklı boyutlarıyla karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, tercih paradigmalarının ÇKKV yöntemleri arasındaki benzerlik veya farklılığı açıklamakta yeterli olmadığı; ÇKKV yöntemlerinin kriter seti değişimine farklı düzeylerde duyarlılık gösterdiği; şirketlerin muhasebe ve değer bazlı finansal performans düzeylerinin farklılaşabildiği ve şirketlerin finansal performans düzeyini ayırt etmekte değer bazlı performans göstergelerinin güçlü bir araç olarak kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Borsa İstanbul'da kayıtlı çimento işletmelerinin finansal performans analizi üzerine bir uygulama
İnsanlık tarih boyunca, hayatta kalmak için su ve gıdanın ardından en çok barınmaya ihtiyaç bilinmektedir. Barınma evrim süreci, insanların yaşam alanlarının mağaralardan lüks binalara kadar dönüştüğünü bu konunun önemini göstermektedir. Günümüzde sudan sonra, çimento barınma ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda insan tarafından kullanılan en yaygın olduğu bilinmektedir. Yıllık 4 milyar ton üretim ile bu alana büyük yatırım yapılmaktadır. Türkiye, bu sektörün önde gelen oyuncularından biri ve en büyük kullanıcıları, üreticileri ve ihracatçılardan olarak büyük bir sermaye bu endüstri üzerinde harcamıştır. Çimento üreten şirketler artık İstanbul Borsası'nda kayıtlanmış ve herkes bu büyük şirketlerin hisselerini alabildiği bilinmektedir. Bu nedenle bu şirketlerin finansal performansı hem hissedarlar hem de Türkiye geneli için büyük bir öneme sahiptir. Bu çalışmada, bu şirketlerin 2019, 2020 ve 2021 yıllarındaki finansal performanslarını analiz etmeye çalışılmaktadır. Bu analizde kullanılan veriler, Bursa İstanbul internet sitesinden elde edilmiştir. Kriterlerin ağırlıklarını belirlerken ENTROPİ yöntemi kullanılmış, şirketlerin sıralaması ise TOPSIS ve VİCOR yöntemleri ile yapılmıştır.
Borsa İstanbul (BİST)'da işlem gören ana metal sanayi şirketlerinin finansal performans analizi: TOPSIS metodu
Bu çalışma, Borsa İstanbul'da (BİST) işlem gören ana metal sanayi şirketlerinin finansal performanslarını değerlendirmeyi ve karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Değerlendirme sürecinde, çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) metodu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında 2019–2023 yılları arasındaki beş yıllık döneme ait veriler değerlendirilmiş; likidite, faaliyet, mali yapı, kârlılık, piyasa ve büyüme oranları gibi çeşitli finansal kriterler dikkate alınmıştır. Çalışmada öncelikle ana metal sanayi sektörünün yapısı, Türkiye'deki tarihsel gelişimi, üretim kapasitesi ve ihracat durumu ele alınmıştır. Ardından BİST'te işlem gören ana metal sanayi şirketlerinin finansal göstergeleri analiz edilmiştir. TOPSIS yöntemi doğrultusunda oluşturulan karar matrisleri normalize edilmiş, ideal ve negatif ideal çözümler belirlenmiş ve şirketler performanslarına göre sıralanmıştır. Elde edilen bulgular, analiz edilen şirketlerin finansal performansları arasında yıllara göre farklılıklar bulunduğunu ve bazı şirketlerin belirli dönemlerde öne çıktığını ortaya koymaktadır. Bu durum, sektörel dinamiklerin, ekonomik koşulların ve işletme stratejilerinin finansal performans üzerindeki etkisini göstermektedir. Çalışma, yatırımcılara, yöneticilere ve politika yapıcılara sektörel analiz bağlamında yol gösterici olmayı hedeflemektedir. Bu yönüyle çalışma, finansal performans analizine katkı sunarken, TOPSIS metodunun uygulamalı bir örneğini sunarak benzer nitelikteki araştırmalar için de referans niteliği taşımaktadır.
Türkiye'nin iller düzeyinde araştırma geliştirme ve inovasyon performansının entropi ve gri ilişkisel yöntem ile ölçülmesi
Bilgi ve teknoloji temelli ekonomilerin ön plana çıktığı günümüzde, ülkelerin rekabet gücünü belirleyen en önemli unsurlardan biri Ar-Ge ve inovasyon kapasitesidir. Bu kapasitenin yalnızca ulusal düzeyde değil, bölgesel ve yerel düzeyde de doğru ve nesnel biçimde ölçülmesi, kalkınma politikalarının etkinliğini artırmak açısından kritik bir gereklilik hâline gelmiştir. Türkiye'de son yıllarda Ar-Ge harcamaları, nitelikli iş gücü, patent üretimi ve yüksek teknoloji odaklı üretim süreçlerinde önemli gelişmeler yaşanmasına rağmen, bu ilerlemenin iller düzeyindeki dağılımında belirgin bir dengesizlik söz konusudur. Bu çalışmada, Türkiye'nin iller düzeyinde 2024 yılına ait 23 adet Ar-Ge ve inovasyon göstergesi kullanılarak illerin performansları çok boyutlu bir çerçevede değerlendirilmiştir. Öncelikle Entropi yöntemiyle her bir göstergenin nesnel ağırlıkları hesaplanmış, ardından Gri İlişkisel Analiz (GİA) yöntemi ile illerin göreli performans sıralaması belirlenmiştir. Analiz sonucunda elde edilen entropi ağırlıkları incelendiğinde, Tekno Yatırım (0.0744), Tasarım Merkezi Sayısı (0.0742), Patent Tescil Sayısı (0.0682) gibi göstergeler en yüksek varyansa sahip kriterler olarak ön plana çıkmaktadır. GİA sonuçlarına göre, İstanbul (0.97321), Ankara (0.53416) ve İzmir (0.39188) sırasıyla ilk üç sırada yer almıştır. Analiz sonuçları, Türkiye'de Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinin belirli bölgelerde yoğunlaştığını ve bölgesel kalkınma farklılıklarının bu alanda da etkili olduğunu göstermiştir. Çalışma sonucunda elde edilen sıralamalar ve ilişki dereceleri, bölgesel inovasyon politikalarının tasarlanmasına, kaynak tahsisinin daha etkin yapılmasına ve iller arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılmasına yönelik önemli politika çıkarımları sunmaktadır.