Theses supervised by Prof. Dr. Hatim Elhatip
12 theses · Aksaray University
Türkiye' deki Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) çalışmaları uygulamalarında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Kamu ve özel sektöre ait kurum ve kuruluşların yatırım kararlarını çevreye zarar vermeden yapabilmesi için yol gösterici bir çalışma olarak değerlendirilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporları, sanayiinin, altyapının ve diğer tesislerin çevreye zarar vermeden geliştirilmesini sağlamaktadır. Türkiye'deki ÇED Yönetmeliği ekonomik faaliyetlerin çevreye uyum sağlayabilmesi için önemli bir araçtır. Türkiye'de ÇED faaliyetlerinin kalitesini olumsuz yönde etkileyen ve çoğu ekonomik yönde olan bir çok faktör mevcuttur. ÇED raporunu hazırlayan kuruluşun; projenin özelliklerini anlaması, hangi çevresel etkilere sebep olduğunu araştırması ve saptaması için belirli bir zamana ihtiyacı vardır.Bu çalışmada, ÇED'in Türkiye'deki uygulama şekli ve ÇED sürecinde karşılaşılan sorunlar incelenmiştir. ÇED'in aşamaları ayrıntılı bir şekilde incelenerek her aşamada çıkan aksaklıklar verilen ÇED uygulama örnekleriyle birlikte değerlendirilmiştir.
Aksaray ili merkez ilçesinin yüzey ve yeraltı su potansiyelinin ve su kalite parametrelerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Aksaray ili yüzey ve yer altı su potansiyelinin belirlenmesi ve merkez ilçesi su kaynaklarının kalite parametrelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçlameteoroloji müdürlüğünden yağış ve sıcaklık verileri alınarak Aksaray ili için su bilançosu tablosu hazırlamış ve bilanço sonuçları yorumlanmıştır.Su kalite parametrelerinin incelenmesi amacıyla, belirlenen numune noktalarından 2011 yılında 5 peryotta numuneler alınmış ve analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçları, kıta içi su kaynakları kriterleri ve içme suyu kriterleri açısından değerlendirilmiştir.Çalışma sonucunda Aksaray ilinin ileriki dönemlerde olası bir su sıkıntısı yaşayabileceği, bu nedenle gerekli önlemlerin alınması gerektiği elde edilmiştir. Su kalitesi açısından Aksaray ili merkez ilçesi su kaynaklarının içme suyu açısındanelverişli olduğu, kıta içi su kalite kriterleri açısından bazı parametreler bazında 1. sınıf su kalitesinden saptığı görülmüştür.
Afşin-Elbistan linyit işletmeleri drenaj suları ile kömür havzası su kalitesinin incelenmesi
AEL İşletme Müdürlüğü işletme sahasında yaklaşık 350 kuyu ile drenaj yapılmakta ve ayda ortalama 4.4 milyon m3 su drene edilmektedir. Bu suların %96'sı AEL'nin sadece GD'sunu kapsayan ve karstik Köseyahya Napı'nın kireçtaşlarından, diğer kısmı Ahmetçik formasyonu olarak adlandırılan sedimanter araziden kaynaklanmaktadır. Drenajı yapılan sular 16 km uzunluğundaki üstü açık drenaj kanalı ile Hurman Çayı'na boşaltılmaktadır. Bu suların bir kısmı Hurman Çayı'na ulaşmadan alınarak tarımsal sulamada kullanılmaktadır. Karstik sahadaki bazı kuyular İl Özel İdare'ye ve çevre belediyelere tahsis edilerek içme suyu olarak kullandırılmaktadır. Ayrıca, AEL'nin ihtiyacı olan içme ve kullanım suyu karstik arazideki su kuyularından sağlanmaktadır.Bu çalışma kapsamında öncelikle drene edilen suların içme suyu açısından TSE-266'ya sulama suyu açısından Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Teknik Usuller Tebliği Sulama Suyu Kriterlerine uygunluğu değerlendirilmiştir. Bunun için sedimanter, karstik su kuyularından ve yüzey drenaj sularından örnekler alınmış, su kimyası analizleri yaptırılmıştır. Ayrıca Afşin-Elbistan Kömür Havzasının su kalitesini incelemek ve İşletmenin etkilerini görebilmek için yüzey ve yeraltı olmak üzere havza giriş ve çıkışından örnekler alınmıştır. Su kalitesini belirlemek için alınan örnekler farklı diyagramlar yardımıyla değerlendirilmiştir.Sonuç olarak; AEL'nin yeraltı sularına ve Hurman Çayına olumsuz bir etkisine rastlanmamıştır. Yeraltı drenaj suları sulama suyu olarak kullanılmaya, karstik sahadaki sular ise içme suyu olarak değerlendirilmeye uygundur. Yüzey drenaj sularının ise bir kısmı kullanmaya uygun bulunmuş, bir kısmı ise uygun bulunmamıştır.
Şereflikoçhisar havzası yeraltı sularının hidrojeolojik ve hidrokimyasal açıdan incelenmesi ve bölgedeki tuzlusu girişiminin çevresel etkilerinin araştırılması
İnceleme alanının temelini Orta Anadolu Kristalen Kompleksi olarak tanımlanan kaya birimi oluşturur. Kompleks; Paleozoyik ve Mesozoyik yaşlı meta-sedimanlar, meta-karbonatlar, ofiyolitik karmaşıklar ve magmatik birimlerden oluşmuştur. Tuz Gölü Havzası'nın temeli üzerindeki sedimantasyon Üst Maestrihtiyen' de başlar. Orta Eosen'e kadar filiş ağırlıklı denizel birimlerle devam eden sedimantasyon Üst Eosen - Oligosen zaman aralığında kalın evaporit çökelleri ile karakteristiktir. Oligosen'den günümüze kadar karasal ve gölsel çökellerin oluşumları devam etmiştir.Bölgede akiferleri temsil eden birimler genel olarak temelde Paleozoyik yaşlı bol kırık ve çatlaklı mermerler, Tersiyer yaşlı genelde kumtaşı ve çakıltaşı ardalanmasından oluşan denizel ve karasal kırıntılılar ile bol kırıklı - karstik boşluklu kireçtaşı seviyeleri ve Kuvaterner yaşlı gevşek kum ve çakıl seviyeleri içeren alüvyondur. Alüvyon kum, çakıllı kum, kil, siltli kil, siltli kum ve silt olmak üzere 6 farklı birimden oluşmuştur. Alüvyonun ortalama çakıl tane oranı % 3.4, ortalama kum tane oranı % 18, ortalama ince tane oranı % 78.60, ortalama boylanma sabiti 3.73, ortalama düzen katsayısı 12.3, akiferin geçirimlilik değeri 0.04 cm/sn, iletimlilik katsayısı 0.014 m2/sn, depolama katsayısı 5.10-4, ortalama hızı 5,5.10-5 m/sn dir.İnceleme alanının yıllık ortalama toplam yağış miktarı 360 mm'dir. 1970 - 1974, 1988 - 1993, 1998 - 2008 yılları arasında kalan dönemlerde bölgede yağışlar genel olarak azalmış diğer dönemlerde ise artmıştır. İnceleme alanının yıllık gerçek buharlaşma - terleme değeri 314 mm/yıl, yıllık rezerv su miktarı 544 mm., sisteme giren su miktarı 8,29 x 106 m3/yıl, sistemden çıkan toplam su miktarı ise 21,37 x 106 m3/yıl'dır.Arazi ve laboratuvar çalışmalarında yapılan ölçüm ve analiz sonuçlarına göre, yeraltı sularının fiziksel ve kimyasal parametre değerleri; sıcaklık; 14.1 oC - 21.9 oC, pH 6.2 - 8.3, elektriksel iletkenlik 516 - 295000 µS/cm, toplam çözünmüş katı madde 422 - 333803 mg/L arasında değişim gösterir.İnceleme alanında yeraltı suyu seviye ölçümlerine göre, bölgede iki farklı konverjan özellikte nap tespit edilmiştir. Yeraltı suları, NaCl, NaHCO3, CaHCO3, CaSO4, MgCl, MgHCO3 ve MgSO4 fasiyes özelliği göstermiştir. Tuz Gölü'ne yakın kuyularda sular NaCl fasiyesinde zenginleşir. Gölden uzaklaştıkça suların fasiyes özellikleri sırasıyla NaHCO3 - CaHCO3 şeklinde değişmiştir. Sularda egemen iyon bolluk dizilimleri (Na+ + K+) > Mg+2 > Ca+2 / Cl-> HCO3- > SO4-2 şeklinde gelişmiştir.İnceleme alanından alınan su örneklerinin ?18O içerikleri -9.97 ile -2.12, ?2H içerikleri ise -16.35 ile -69.25 arasında değişir. Su kaynaklarına ait akiferler aynı veya yakın kotlardan meteorik kökenli yağışlardan beslenir.Tuz Gölü'nden uzaklaştıkça batıdan doğuya doğru elektriksel iletkenlik değerleri azalır. Sulama suyunun kalitesi Tuz Gölü'ne yakın bölgelerde ve Şereflikoçhisar ovasının güneyinde düşüktür. İnceleme alanı sulama kalitesi açısından beş ayrı bölgeye ayrılmıştır.Denizel tuzlu su girişimlerinden çok farklı olarak Tuz Gölü'nün tatlı su akiferlerini etkileme potansiyeli bölgede jeolojik yapının ve hidrojeolojik sistemin yanı sıra tektonizmanın da kontrolü altındadır. Tuz Gölü tabanda çapları değişik boyutlardan oluşan kırık sistemlerinden gelen tuz içeriği yüksek yeraltı suları tarafından beslenir. Yaz aylarında evaporitik çökelimlerin artması sonucu kırık sistemlerin geçirimliliği ve gölün beslenimi yağışlı döneme oranla azalmaktadır.
Aksaray ilindeki jeotermal enerji kaynaklarının potansiyeli ve ısıtma sisteminde kullanımına yönelik araştırmalar
Aksaray jeotermal enerji kaynakları açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Söz konusu kaynakların verimli kullanılması halinde dünyada ve ülkemizde bazı bölgelerde uygulandığı gibi konut ısıtması, sera ısıtması gibi farklı kullanım alanları mümkündür. Bu çalışmada, Aksaray ili sınırları içerisinde bulunan beş jeotermal enerji kaynağının jeotermometre hesaplamalarıyla rezervuar sıcaklıklarının tahmini ve sahip oldukları termal su sıcaklıklarıyla konut ısıtmasında kullanılabilirliği araştırılmıştır. Sıcak su kaynaklarının hidrokimyasal özelliklerinin belirlenmesi amacıyla pH, sıcaklık, elektriksel iletkenlik parametreleri yerinde ölçülmüş, laboratuvarda ise katyon ve anyon analizleri yapılmıştır. Alandaki jeotermal kaynakların sıcaklıkları 26 ile 72 °C arasında, elektriksel iletkenlik değerleri ise 472 ile 9820 μS/cm arasında değişmektedir. İyon içeriklerine göre Ilısu sondaj Na-Ca-Mg-HCO3, Ihlara sondaj Ca-Mg-Na-HCO3, Narlıgöl termal suları Ca-Na-HCO3, Tuzlusu kaynakları Na-Cl-HCO3 ve Ziga sondaj sıcak suyu ise Na-Ca-Cl-HCO3 tipi sular grubuna girmektedir. Termal su örneklerinin mineral doygunluk değerleri hesaplamalarına göre kalsit, dolomit minerallerine doygun, jips ve halit minerallerine ise doygun olmadıkları belirlenmiştir. Silis jeotermometresi ile yapılan hesaplamalarda Ilısu sondaj 102-152 °C, Ihlara sondaj 100-151 °C, Narlıgöl 98-148 °C, Tuzlusu 41-93 °C ve Ziga sondaj 48-100°C rezervuar sıcaklıkları vermiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda Aksaray'daki jeotermal enerji kaynaklarının sıcaklıklarının bölgesel konut ısıtmasında kullanıma uygun olduğu belirlenmiştir.
İçme sularında reçineli sistemi ile nitrat gideriminin araştırılması
ÖZET İÇME SULARINDA REÇİNELİ SİSTEMİ İLE NİTRAT GİDERİMİNİN ARAŞTIRILMASI Bu çalışmanın amacı, Ankara ili Bala, Beypazarı ve Sincan ilçelerinde seçilen istasyonlarda içme suyunda nitrat, sülfat ve arsenik probleminin reçine ile gideriminin sağlanabildiğini ve bu parametrelerin TSE TS 266 İçme Suyu Standardı ile 17.02.2005 tarih ve 25730 sayılı Resmi Gazete 'de yayınlanarak yürürlüğe giren İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelik'te belirtilen sınır değerlere uygunluğunu araştırmaktır. Bu amaçlar kapsamında Mart 2015, Temmuz 2015,Ekim 2015,Nisan 2016 döneminde çalışma alanından su numuneleri alınmış ve analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kurulan reçine sistemi sayesinde ciddi oranda nitrat gideriminin sağlandığı görülmüştür. Ayrıca, çalışma alanlarındaki istasyonlarda görülen sülfat ve arsenik problemlerinde de başarı sağlandığı saptanmıştır. Nitrat, sülfat ve arsenik parametrelerinin kurulan reçine sistemi sonrasında çıkış suyunda TSE TS 266 İçme Suyu Standardı ile İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelik' te belirtilen standartlara uygunluğu sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İçme suyu, Nitrat, Reçine, Sülfat, Arsenik
Kızılcahamam yüzeysel su kaynaklarının ağır metal kirliliği yönünden incelenmesi
Bu çalışma kapsamında, Kızılcahamam ilçesi yüzeysel su kaynakları ağır metal kirliliği açısından değerlendirilmiştir. Ankara ilinin su ihtiyacının önemli bir kısmı ilçe sınırları içerisinde bulunan Kurtboğazı Barajı, Eğrekkaya Barajı ve Akyar Barajı ile sağlanmaktadır. İlçe sınırları içerisinde yer alan bu barajları besleyen ana akarsular çalışma kapsamında ilçenin yüzey sularını temsil etmektedir. Yapılacak numune analizleri için 10 adet örnekleme noktası belirlenmiş ve bu noktalardan alınan numunelerin analizleri yağışlı dönem ve kurak dönemi kapsayacak şekilde Mayıs 2016 ve Ekim 2016 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Bölgede bulunan Mera Çayı, Pazar Çayı, Sey (Hamam) Çayı, Bulak Çayı ve Kirmir Çayından kurak ve yağışlı dönemlerde su numunesi alınıp fiziksel-kimyasal su kalite analizleri, Toplam karbon(TC), toplam organik karbon(TOC),toplam azot(TN), sertlik, pH, elektirik iletkenliği (EC), tuzluluk analizleri yapılmıştır. Su kalite parametrelerinin belirlenmesi için sularda ana iyonların dışında eser miktarda bulunun bazı ağır metaller (Al, As, B, Ba, Be, Cu, Mn, Fe, Li, Sr, Zn) TS 266, 2005 İnsani Tüketim Amaçlı Sular Standartı'nda yer alan suların sınıflandırılmasındaki azami değerlerle karşılaştırılmıştır. Analiz değerlerine göre iyonların sıralaması Ca Na K Mg B şeklinde olup, iyon değişimleri belirgin özelliklerde olmamıştır. Yağışlı dönemde As değeri ham su arsenik sınır değerlerinin üzerinde olup, 10 ppm'in üzerinde ölçülmüştür. Analizler sonucu su kaynaklarında gözlenen yüksek Al, As, Cr, Cu, Fe, Hg, Se değerleri doğal yollarla su kaynaklarına geçtiği düşünülmekte olup Kızılcahamam'ın volkanik kayaçlardan oluşan dağ yapısı ve jeotermal kaynakların bölgede yer alması, yağışlı dönemde fazla olan su kütlelerinin bölgedeki kayaçlarla daha fazla teması sonucunda ağır metal değerleri yağışlı dönemde yükselmiş, kurak dönem de azalış göstermiştir.
Karaman evsel ve ticari katı atıklarından geri kazanılabilir maddelerin potansiyelinin araştırılması
Karaman ili, İç Anadolu bölgesinde, Konya'nın batısında ve kuzeyinde, Mersin'in güneyinde ve Antalya'nın güneybatısında yer almaktadır. Karaman, 20 km genişliğinde ve 30 km uzunluğunda bir düzlüğe sahiptir. Karaman karasal iklime sahiptir. Karaman'ın geçim kaynaklarının çoğu tarıma dayanmaktadır. Karaman'da nüfusun %58'i tarımla uğraşırken, il topraklarının sadece %36'sı tarım için uygundur. İlin %26'sı çayır ve mera, %30'u ormandır. Tarıma sadece %8 elverişsizdir. Artan sanayileşme ve tüketim nedeniyle oluşan atık miktarı da her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle, çevre sorunları oluşturmaktadır. Bu sorunları çözmek için çeşitli yöntemler ve teknolojiler geliştirilmektedir. Bu çalışmada, ekonomik kalkınma ve kentleşme sonucu insanların çevreye bıraktıkları katı atıklar oluşmuştur. Bu atıkların bertaraf yöntemleri olarak yakma ve piroliz işlemleri kullanılmaktadır. Çevre sorunlarının ortaya çıkışı uzun sürelere dayanmaktadır. İnsanlar yeryüzünde yerleştirildiğinden beri doğal dengeler üzerinde etkili olmuştur. İnsanlar sürekli ihtiyaçlarını sağlamak ve hayatlarını sürdürmek için doğal kaynaklardan yararlanmıştır. Çevresel sorunlar, bugün yaşamın her alanında karşılaştığımız bir dizi fiziksel, kimyasal ve biyolojik olayın toplamıdır. Sonuçlar zihinsel ve fiziksel sağlığımıza doğrudan zarar verecektir.
Gülşehir bölgesindeki su kaynaklarının hidrolojeolojik incelemesi
Çalışma alanı Nevşehir ili Gülşehir ve Avanos ilçeleri arasında kalan Kızılırmak Nehrinin kuzeyindeki bölgeyi kapsar. Alanda, temeli Kırşehir masifine ait Paleozoyik- Mesozoyik yaşlı metamorfitler ve bunları kesen Geç Kretase yaşlı magmatik kayaçlar oluşturur. Bu birimler üzerine Geç Paleosen-Orta Eosen yaşlı sedimanter birimler uyumsuz olarak gelir. Orta Miyosen-Kuvaterner yaşlı birimler alttaki birimleri uyumsuz olarak örter. Alan tektonik olarak oldukça faylanmalı ve çatlaklı yapıya sahiptir. Yeraltı suyu haritası hazırlanmış,akım yönünün bazı yerlerde faklılıklar gösterse de Güneyde yer alan Kızılırmak'a doğru olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yeraltısularının Kızılırmak'ı beslediği belirlenmiştir. Alandan alınan su örnekleri laboratuvarda analiz edilmiş ve gerekli diyagramlarda değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler sonucunda kaynaklar genellikle kalsiyum,sülfat ve bikarbonat iyonlarınca zengindir. Bu sular karbonat alkalinitesi fazla karbonat ve sertliği yüksek Ca-HCO3 tipli sulardır. Bu suların Ca-HCO3 fasiyesi özelliği göstermeleri, suların karbonatlı bir akiferden beslendiklerini göstermektedir. Piper diyagramı üzerinde suların aynı bölgede kümeleşmeleri suların aynı kökenli veya benzer bir akiferden beslendiklerini gösterir.
Al-Felluce'deki su ve toprak kirliliğinin Irak Anbar bölgesi üzerindeki etkilerinin araştırılması
cevre kirliligi konsu gunumuzun onemli ilgi alanlarindan biridir
Azerbaycan Ceyranbatan barajı içme suyu özellikleri
Her geçen gün insanoğlunun bozulmamış su kaynaklarına olan talebi kadar yüzey suyu tüketimi ve kirliliği de artmaktadır. Ayrıca mükemmel sular elde etmek zordur ve uygun fiyatlı değildir. Ağır metaller arıtma yöntemleriyle elimine edilemediğinde çevredeki su yollarında birikmeleri ve besin zincirine dahil olmaları endişelere yol açmaktadır. Endişe verici ekotoksikolojik etkileri nedeniyle, bu kirleticiler için çok sayıda yüzey suyu kaynağı izlenmektedir. Bu çalışmada; Azerbaycanın Abşeron bölgesinde yer alan Ceyranbatan barajından 2018 ve 2021 yıllarında 3'er olmak üzere toplam 6 örnek alınarak içme suyu özellikleri araştırılmıştır. Bulunan sonuçların Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Azerbaycan İçme ve Kullanma Suyu (DUST) Standartlarına uygunluğu değerlendirilmiştir. İçme suyu özellikleri için pH, EC, AKM, ÇO, Ca, Mg, Na, K, Fe, Cu, Zn, Mn, Mo, S, Pb, Cd, Cr, As, Hg, ve Ni ölçümleri yapılmıştır. Çalışmanın sonunda Ceyranbatan baraj suyunun WHO ve DUST standartlarına izlenen parametrelerde uyum sağladığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, 2018 ve 2021 senesinde pH değerleri (8,4 – 8,7) arasında büyük farklılıklar olmamaktadır. Yapılan tüm analiz sonuçlarına göre iletkenlik değerleri 514 ila 622 arasında değişmektedir. Ceyranbatan barajı, sahip olduğu flora ve fauna ile kimyasal bileşimi nedeniyle oligotrofik olarak nitelendirilmektedir. Havza suyu kalite göstergeleri (fiziksel, kimyasal ve organoleptik özellikler) şu anda Azerbaycanda yürürlükte olan DUST 2761-84 (Evsel su temini kaynakları) gerekliliklerini tam olarak karşılamaktadır. Anahtar Kelimeler: Ceyranbatan Barajı, Fiziko-kimyasal özellikler, pH, Su kalitesi, İçme Suyu.
Sultanhanı (Aksaray) ovası ve çevresinin hidrojeolojik, hidrokimyasal ve izotopik özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışmada; Sultanhanı (Aksaray) ovası ve çevresindeki yeraltı sularının hidrojeolojik, hidrokimyasal ve izotopik özellikleri araştırılmıştır. İnceleme alanını temsil eden yağış istasyonlarının kaydettiği veriler değerlendirilmiştir. Thornthwaite ve Penman yöntemi kullanılarak bölgede gerçekleşen potansiyel ve gerçek buharlaşma-terleme miktarı hesaplanarak yeraltı su bilançosu oluşturulmuştur. Hidrolik sisteme giren ve çıkan su miktarı hesaplanarak yorumlanmıştır. Bölgedeki stratigrafik birimlerin akifer yapısı incelenerek geçirimlilik özellikleri sınıflandırılmıştır. Yeraltı sularının fiziksel, kimyasal ve izotopik özelliklerini incelemek, sınıflandırmak ve kullanım özelliklerini belirlemek için Mayıs 2019, Ekim 2019 ve Mayıs 2020 dönemlerinde çalışmalar yapılmıştır. Yeraltı sularının fiziksel parametreleri kullanılarak karşılaştırma grafikleri oluşturulmuş ve IDW interpolasyon tekniğiyle dağılım haritaları hazırlanmıştır. Yeraltı sularının kimyasal parametreleri kullanılarak karşılaştırma grafikleri, Gibbs, Piper, Durov ve Yarı logaritmik (Schoeller) diyagramları ve dağılım grafikleri oluşturulup fasiyes özellikleri belirlenmiştir. Yeraltı sularının su kalitesi ve kullanım özelliklerini değerlendirmek için Schoeller içilebilirlik, A.B.D. Tuzluluk, Wilcox, diyagramları oluşturularak WHO ve TSE-266 standartları ile karşılaştırmaları yapılmıştır. Çalışma kapsamında yeraltı sularında izotop analizleri (δ18O, δ2H 3H) gerçekleştirilmiştir. Yeraltı sularının İzotop parametrelerinin karşılaştırmalı diyagramları (δ18O-δ2H, 3H-δ18O, 3H-EC, 3H-Cl) hazırlanarak değerlendirmeler yapılmıştır. Yeraltı sularının EC, T.Ç.K.M, Na, Cl, SAR, %Na, Ca, Mg ve HCO3 değerleri kullanılarak jeoistatistiksel değerlendirmeler yapılmıştır. Jeoistatistiksel hesaplamalar yardımı ile parametrelerin çalışma alanındaki dağılım özellikleri belirlenerek yarıvariogram modelleri oluşturulmuştur. Yarıvariogram modelleri kullanılarak Kriging interpolasyon yöntemi ile tahmin haritaları oluşturularak değerlendirmeler yapılmıştır.