Theses supervised by Prof. Dr. Hüseyin Başlıgil
19 theses · Yıldız Technical University
Çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak personel seçim kriterlerinin ağırlıklandırılması ve terfi için personel seçimi
Personel seçimi personelin kalitesinin ve üretkenliğinin belirlenmesini sağlar. Bu yüzden, hem akademisyenler hem de sanayiciler için çok önemli bir konu olan personel seçimi iş dünyasında büyük önem taşır. Bu tezin amacı, CFPR yöntemi ile personel seçim kriterlerini önceliklendirmek ve entegre Tutarlı Bulanık Tercih İlişkileri (CFPR)-Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (FAHP), entegre Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (FAHP)-Gri İlişkisel Analizi (GRA) metodolojilerini kullanarak en iyi personeli belirlemektir. İlk olarak Türkiye'de bir vaka çalışması için personel seçim problemi tanımlanmış, ana ve alt kriterler, alternatifler belirlenmiştir. Akademisyenlerin ve firma yöneticilerinin görüşlerine göre personel seçim kriterleri, 5 ana kriter altında 22 alt kritere göre kategorize edilmiştir ve yöneticilerin görüşlerine göre 17 alternatif belirlenmiştir. Daha sonra bu kriterler ve alternatifler üç uzmanın görüşüne göre ağırlıklandırılmıştır. Vaka çalışmasında, firma, mühendislerden birisini şef mühendis pozisyonunda terfi ettirmeyi amaçlamaktadır. Bu problem, 3 farklı şekilde çözülmüştür. Birinci çözümde CFPR ile en iyi personel seçim kriteri belirlenmiştir. İkinci çözümde entegre CFPR-FAHP yöntemi kullanılmıştır. CFPR ile önceliklendirilen kriterler daha sonra, personel alternatiflerini önceliklendirmek için bir FAHP modeli ile entegre edilmiştir. Üçüncü çözümde ise entegre FAHP-GRA yöntemi kullanılmıştır. FAHP yöntemi ile elde edilen değerler durulaştırılıp, GRA yöntemi ile entegre edilmiştir. Alternatiflerin sıralamaları entegre CFPR-FAHP ve FAHP-GRA modelleri kullanılarak hesaplanmış ve en iyi performans gösteren personel terfi için seçilmiştir. Bu hesaplamalar yardımı ile çalışanlar kendilerini geliştirme fırsatı bulur; ayrıca yöneticiler / insan kaynakları departmanı, çalışanları nasıl değerlendirebileceklerini ve terfi ettireceklerini kolayca tahmin edebilir. Bu çalışmanın ana katkısı, entegre CFPR-FAHP metodolojisini kullanarak oluşturulacak tercih matrisleri için kararları azaltmak ve entegre FAHP-GRA metodolojisini kullanarak işlem yapılacak verileri indirgemektir. Ayrıca entegre yöntemlerden elde edilen sonuçlar birbiri ile tutarlıdır.
Bilgi teknolojileri güvenliği ve sigorta şirketinde ıso/ıec 27001 standartları çerçevesinde bilgi güvenlik yönetim sistemi uygulaması
Bilgi, diğer önemli ekonomik varlıklar gibi, bir işletme için değeri olan ve bu nedenleuygun olarak korunması gereken bir varlıktır. Bilginin korunmaması, büyük ve çözülmesi zor problemlere neden olabilir. Bu problemin temel çözümü bilgi güvenliğinin sağlanmasıdır, ancak neyazık ki bilgi güvenliğini tam anlamı ile sağlamanın basit bir formulü yoktur. Bu noktada kurum stratejilerine ve süreçlerine, en uygun bilgi güvenliği yaklaşımının belirlenmesi ve bu yaklaşımlar arasındaki ilişkiler ve yapısal farklılıkların gösterilmesi gerekir.Bilgi güvenliği bilgiyi, ekonomik sürekliliği sağlamak, ekonomik kayıpları en aza indirmek, fırsatların ve yatırımların dönüşünü en üst seviyeye çıkartmak için iç ve dış etkilerle meydana gelebilecek tehlike ve tehditlerden korur.Güvenlik Yönetimi'nin görev tanımı, güvenlik ile ilgili olayların meydana gelmesini, kabul edilebilir maliyetler dahilinde, iş gereksinimleri ile aynı hizada gizliliği, bütünlüğü ve Bilgi İşlem servislerinin erişebilirliğini ve veriyi koruyarak önlemektir.Bilgi teknolojileri güvenliği kavramını anlayabilmek için bilgi teknolojileri yönetim sistemlerini ve bilgi güvenliği içerisinde bu kavramlara verilen önemi anlamak gereklidir. Bilgi teknolojileri güvenlik yönetimi konusunda dünyada en yaygın uygulama alanı bulan üç standart, bu tez kapsamında incelenmiştir. Bu üç standarttan birincisi olan ISO 27001 standardı, ISO 27002 en iyi uygulama standardı çerçevesinde , bilgi teknolojileri güvenlik yönetimi için çok iyi sınıflandırılmış, taktik ve operasyonel seviyede işleyen ve kolay uygulanabilen bir standart iken, CobIT standardının bilgi teknolojileri yönetimine stratejik açıdan bakan ve temelini yönetim kararları, yönetilebilirlik ve denetlenebilirlik üzerine kuran geniş kapsamlı bir yapısı vardır ve bilgi güvenliğini CobIT Security Baseline yani CobIT Güvenlik Temel Çizgisi çerçevesinde destekler.ITIL Güvenlik Yönetimi Süreci, yönetim organizasyonunda güvenligin şeklen uyarlanmasını tarif eder ve böylece bu süreçte sadece temel seviyede bir güvenlik sağlanmakla kalınmaz ayrıca Servis Seviye Anlaşması'nda belirtilenlerin yanında diğer güvenlik gereksinimlere sağlanır.Her üç standartta da, bilgi teknolojileri yönetiminin değişik öğelerinin bu yönetim sistemlerinde yer almakta olduğu değerlendirilmiştir.Tez kapsamında, üzerine odaklanılan bilgi güvenliği ile ilgili standartları sağlayabilmek için , incelenen standartlardan hangisinin uygulanması gerektiği cevaplanması zor bir sorudur ve kesin bir cevabı yoktur. Bu standartların bilgi güvenliği alanında ortak noktalarıda fazla olmasına rağmen, kapsam ve derinlik bakımından birbirlerinden farklıdır. Bu sorunun cevabı şirketin stratejileri , politikaları ve gereksinimleri doğrultusunda, kullanılacak standardın kapsamı, uygulanabilirlik ve maliyet parametrelerine göre değişiklik göstermektedir.Bu tezde, uygulama olarak ABC A.Ş.'de ISO/IEC 27001 standartlarında Bilgi Güvenlik Yönetim Sistemi kurmak için gereken bilgi risklerini belirleme yöntemleri vurgulanmakta ve bu risklerin giderilmesi için ihtiyaç duyulan temel safhalara ait teknoloji, politika ve prosedürler açıklanmaktadır.Bu standartlar kapsamında oluşturulan Bilgi Güvenlik Yönetim Sistemi sayesinde, işletmelerin bilgi varlıklarının güvenlik sürekliliği, yalnızca teknoloji ile değil aynı zamanda tüm şirket çalışanlarının da uyguladığı iş süreçleri ile sağlanabilecektir.
İş süreçlerinde zayıf noktaların belirlenmesi analizi ve geliştirilmesine yönelik süreç geliştirme tekniklerinin modellenmesi ve uygulanması
İş Süreçlerinde Zayıf Noktaların Belirlenmesi Analizi Ve Geliştirilmesine Yönelik Süreç Geliştirme Tekniklerinin Modellenmesi Ve Uygulanması konulu bu tez çalışması, işletmelerin gelişimine yönelik farklı bakış açısı ile yeni bir çözüm önerisi getirmektedir. İşletmelerin gelişim süreci aynı hedefe ulaşmak için tanımlanan faaliyetler bütününün sistematik olarak yer aldığı iş süreçlerinin geliştirilmesi ile sağlanmaktadır. İş süreçlerinin geliştirilmesi konusunun güncelliğini korumasının nedeni, hem teorik hem de uygulamalı olarak iki yönlü gelişim gösterebilmesidir. Ancak teoride yer alan çok sayıda yaklaşıma karşılık, pratik uygulama sahalarında aynı oranda başarılı uygulamalara rastlanmamaktadır. Bu duruma neden olan birçok etken sıralanabilir. Bu tez çalışmasının temelini oluşturan ve problem tanımında yer alan konular, yapılan araştırmalar sonucunda bu etkenler arasından seçilmiştir. Tez çalışmasında, süreçlerdeki zayıf noktaların geliştirilmesi temel amaç olarak yer almaktadır. Bu amaçla oluşturulan modelde zayıf noktalar, kurulan matematiksel model ile belirlenen ve süreçlerin önem derecelerine göre bağıl olarak ifade edilen zayıflık dereceleri ile temsil edilmektedir. Süreç geliştirme modelinin temel amacı da süreçlerdeki zayıflık derecelerinin geliştirilmesidir. Modellenen süreç geliştirme teknikleri ile, bu amaç doğrultusunda belirlenen iki temel kriter dikkate alınarak çözüm önerilmektedir. Önerilen model ile, birinci kriter olan geliştirmede önem derecesi yüksek ve ikinci kriter olan geliştirme maliyeti düşük süreçlerin en iyi toplam geliştirme düzeyine ulaşabilmek adına optimize edilerek, geliştirmede öncelikli süreçlerin seçilmesi sağlanmaktadır. Modelin çıktıları sonucu belirlenen geliştirmede öncelikli süreçlerin ve alt faktörlerinin geliştirme derecelerine göre, süreç geliştirme stratejilerinin belirlenebilmesi sağlanmaktadır. İSZAG modeli olarak ifade edilen modelin başlangıcından, geliştirme stratejilerinin belirlenmesine yönelik model çıktılarının alınarak sonlandırılmasına kadar, tüm aşamalarının pratikte uygulamaları gerçekleştirilmiş ve sonuçların tutarlılığı doğrulanmıştır.
Tedarik zinciri yönetiminde tedarikçi seçimi sistemine ait bir karar destek modeli geliştirilmesi ve uygulama sonuçlarının değerlendirilmesi
Birçok sektörde, hammaddelerin ve malzemelerin maliyeti ürün maliyetinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu şartlar altında, satınalma departmanı maliyet düşürmede önemli bir rol oynamaktadır. Satınalma fonksiyonunun en önemli konularından biri de, her tür işletme için ihtiyaç duyulan malzeme, hizmet ve ekipmanın edinimini kapsayan tedarikçi seçimi konusudur. Bir satınalma yöneticisi için en zor kararlardan biri uygun tedarikçilerin seçimidir. Bu kararlar genellikle, eksik bilgi, kalitatif kriterlerin varlığı ve tercihlerin belirsizliği gibi nedenlerle karmaşıklaşmaktadır. Tedarik zinciri yönetimi literatüründe tedarikçi seçimine yönelik çok sayıda karar modeli bulunmaktadır. Bu modellerde en çok ilgi tedarikçi seçim sürecinde son safha olan, seçim aşamasında yoğunlaşmaktadır. Bununla beraber, son seçim aşamasının kalitesi büyük ölçüde, bu aşamaya gelinceye kadar gerçekleştirilen önceki aşamaların kalitesine bağlıdır. Bu sebeple, ?Tedarik Zinciri Yönetiminde Tedarikçi Seçimi Sistemine Ait Bir Karar Destek Modeli Geliştirilmesi ve Uygulama Sonuçlarının Değerlendirilmesi? konulu bu tez çalışmasında, tedarikçi seçim sürecinin tüm aşamalarını kapsayan bir karar destek modeli sunulmaktadır. Geliştirilen model, problem formülasyonu, kriter formülasyonu, tedarikçi niteliklerinin belirlenmesi ve son seçim aşamaları olarak tanımlanan dört ana kısımdan oluşmaktadır. Karar vericileri desteklemek için modelin her aşamasında farklı karar verme metotlarının kullanımı önerilmektedir. Geliştirilen model problemin tanımından, etkin tedarikçiler arasından son seçimin yapılmasına ve sipariş miktarlarının atanmasına kadar tüm aşamaları ile bir elektronik firmasında uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar modelin pratikte uygulanabilirliğini göstermiştir. Ayrıca, senaryo analizleri ile test edilen model sonuçlarının geçerliliği firma yöneticileri tarafından da doğrulanmıştır. Anahtar kelimeler: Tedarik zinciri yönetimi, tedarikçi seçimi, karar destek sistemi, karar verme metotları
Yerel yönetimlerde stratejik planlama ve bir uygulama
Bu tezin amacı stratejik yönetim teknigi ve bunun bir aracı olan stratejik planın kamu sektöründe uygulanmasına iliskin bir model ortaya koymak ve bu modelin uygulanması sonucunda ortaya çıkan güçlükleri tespit etmek, bunlar için çözüm önerileri gelistirmektir. Çalısma giris ve sonuç bölümleri dahil olmak üzere yedi bölümden olusmustur. kinci bölümde, stratejik yönetimin gelisimine, kavramlarına ve araçlarına deginilmistir. Üçüncü bölümde, yerel yönetim kavramları, yerel yönetimlerde planlama yaklasımı ve stratejik planlama ihtiyacı ele alınmıstır. Dördüncü bölümde ise, örnek bir model ile planlama süreci açıklanmıs olup, besinci bölümde bu sürecin stanbul Büyüksehir Belediyesi uygulaması yapılmıstır. Altıncı bölümde, uygulamada karsılasılan güçlüklere ve çözüm önerilerine yer verilmistir. Son olarak, sonuç bölümünde konuya iliskin genel bir degerlendirme yapılmıstır. Anahtar Kelimeler: Stratejik Yönetim, Stratejik Planlama, Performans Yönetimi, Yerel Yönetimler, stanbul Büyüksehir Belediyesi.
Proje yönetimi ve faaliyet tabanlı maliyet analizi
Faaliyet tabanlı maliyetlendirme ve otomotiv sektöründe bir uygulaması
Bu çalısmada artan genel giderlerin incelenmesi ve süreç faaliyetlerinin ölçülmesi ve iyilestirilmesi ele alınmaktadır. Firmalar, geleneksel olarak maliyet kontrol faaliyetlerini gerçeklestirirken, ürünlere genel giderleri direk isçilik veya yüzdeye göre yüklemektedir. Daha fazla direk isçilik uygulanan ürünler, gerçek genel gider kullanımlarına bakılmaksızın, genel giderden daha fazla pay almaktadır. Tüm ürünlerin genel gideri aynı oranda kullanıldıgı varsayılmaktadır. Bu varsayım, maliyetlerin önemli kısmı direkt isçilik ve malzeme giderlerinden olustugu ve ürün çesitliliginin az oldugu isletmeler için dogrudur. Son yıllardaki, endüstriyel otomasyon, esnek üretimin çıkısı ve ürün çesitligin artması genel giderlerin, direkt giderlere oranını artırdı. Üretim isletmelerde artan müsteri hizmeti kavramı da genel giderleri artırdı. Teknolojik yatırımların artması, direk isçilik ihtiyacı azaltırken, genel giderini artırmaktadır. Esnek takımların kurulması ile direkt ve endirekt isçilik arasındaki farkı ortadan kaldırmaktadır. Ürün yapıları daha karmasık olunca, kaynakların önemli bir kısmı mühendislik gelistirme, satıs reklamları, satıs sonrası hizmetler için ayrılmak zorundadır. Bu pahalı genel gideri her ürün farklı bir sekilde kullanmaktadır. Geleneksel maliyet muhasebesi sistemi, genel gideri kullanıma göre yüklemedigi için, maliyet saptırılmıs olarak hesaplanmaktadır. Faaliyete dayalı maliyetlendirme, yöneticilere gelismis analiz ve rapor araçları saglamaktadır. Faaliyete dayalı yönetim, faaliyete dayalı maliyetlendirme ve diger sürekli iyilestirme araçların sagladıgı verileri kullanarak faaliyet yönetimi için gereken bilgiyi saglamaktadır. Faaliyete dayalı yönetim ile birlikte çalısan takımları; is süreçlerini yeniden yapılandırabilir, israfı önleyebilir, çevrim süresini azaltabilir ve tüm bunları isletme karını artıracak sekilde yapmaktadır. Anahtar Kelimeler: Faaliyet Tabanlı Maliyetlendirme, Faaliyet Tabanlı Yönetim
Benzer olmayan paralel makinelerin çizelgelenmesinde bulanık esaslı proses zamanlarının genetik algoritma uygulaması
Günlük yaşantımızda, kesin olduğunu düşündüğümüz ancak gerçekte kesin olmayandurumlarla karşılaşırız. Bu durumların sistematik bir biçimde öngörülebilmesi ancak bazıkabullerin yapılmasından sonra mümkün olmaktadır. Birçok sosyal, ekonomik ve teknikolayda da belirsizlik ve dolayısıyla karmaşıklık bulunmaktadır. Bu belirsizliklerin analizedilmesi Zadeh tarafından geliştirilen bulanık mantık teorisi kapsamında mümkündür.Genetik Algoritma, olası tüm çözümlerin değil de salt bâzı seçilmiş çözümlerin denenmesiyoluyla beklenen optimum sonucu bulmaya çalışan, parametre kodlama temeline dayanan birarama tekniğidir. GA'lar doğada geçerli olan ?en iyinin yaşaması? kuralına dayanarak sürekliiyileşen çözümler üretir. Bunun için ?iyi? nin ne olduğunu belirleyen bir uygunluk fonksiyonuve yeni çözümler üretmek için yeniden kopyalama ve değiştirme gibi operatörleri kullanır.Bu çalışmada, benzer olmayan paralel makinelerde, iş sıralama probleminde bulanık proseszamanlarına bağlı olarak, önce bulanık mantık teorisinin esasları anlatılacak ve daha sonragenetik algoritma metodu özetlenecektir. Bulanık mantığın ardından genetik algoritmahakkında bilgi verilecek ve bu konularda bir uygulama yapılacaktır. Problem sonuçları GAile ilgili olarak Java Eclipse Europa programında anlatılmaktadır.
Kalite yönetim sistemlerinde tetkik performansının bulanık mantık ile analitik hiyerarşi süreci ve bulanık analitik ağ süreci kullanılarak ölçülmesi
ÖZETKarar vericiler için en iyi seçenegi seçmek oldukça zor bir istir. Karar vericiler alternatiflerarasından seçim yaparken degisik amaçları gerçeklestiren, bazen de birbiriyle çelisenseçenekler arasından en uygun olanı bulmak ya da bunları önem derecelerine göre sıralamakzorundadırlar. Bu nedenle birçok karar verici bu sekildeki problemlerle karsılastıgı zamanÇok Amaçlı Karar Verme Yöntemlerini uygular. `Çok amaçlı karar verme' demek birçokalternatif arasından öncelikli olanı seçmektir; kabaca degerlendirme, sıralama ve seçim'dir.Çok amaçlı karar verme prosedürleri is seçiminden savas uçagı seçimine kadar çok farklıalanlarda uygulanabilir.lerleyen teknolojiye baglı olarak degisen ve gelisen yönetim anlayısları, organizasyonlarınyönetim sistemlerine bakıslarını da degistirmis ve yönetim sistemlerinin (Kalite YönetimSistemleri, Çevre Yönetim Sistemleri, Gıda Güvenligi Yönetim Sistemleri, Bilgi GüvenligiYönetim Sistemleri,?) gelismesini, çesitlenmesini, performans ölçümlerinin ve denetim(tetkik) mekanizmalarının da bilimsel ve objektif enstrümanlarla donanmasını zorunlukılmıstır. Bu tez çalısmasında performans ölçüm modeli gelistirilirken Çok Amaçlı KararVerme Yöntemleri ile Bulanık Mantık birlikte kullanılarak bir yönetim sisteminin performansölçümüne uygulanmaktadır. Benim bu çalısmada odaklandıgım yönetim sistemi, yönetimsistemleri içerisinde en jenerik ve en yaygın uygulama alanı bulan ISO 9001:2000 KaliteYönetim Sistemi'dir. (KYS). Ancak tasarlamıs oldugum model, diger tüm yönetim sistemleriile uyumludur. Çalısmanın içeriginde tetkik edilen sistemin performansı Bulanık Mantık veAnalitik Hiyerarsi Prosesi ve Analitik Ag Prosesi yöntemleri ile modellenmistir. Önerilenmodel bir isletmede uygulanmıs ve uygulama ile modelin çalısması gösterilmistir.Anahtar Kelimeler: Bulanık Mantık, Bulanık Kümeler, Analitik Hiyerarsi Prosesi, AnalitikAg Prosesi, ISO 9001:2000
Çok amaçlı bulanık optimizasyon ve bir uygulama
Artan rekabete ayak uydurmak isteyen firmalar öncelikle kendi iç süreçlerindeki verimliliği arttırmanın yoluna gitmişlerdir. Günümüzde iç süreç verimliliği üst sınır seviyelerine ulaşmaya başlayan firmalar rekabet avantajlarını koruyabilmek için tedarik zincirlerini iyileştirme yolları aramaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak artık firmaların rekabeti yerine tedarik zincirlerinin rekabetinden bahsedilmeye başlanmıştır.Tedarik zincirlerinin daha verimli yönetilmesi konusunda artan eğilim dış kaynak kullanımıdır. Firmalar lojistik süreçlerini, 3. parti lojistik hizmet sağlayıcılara aktarmaktadırlar ve bu eğilimin artarak devam edeceği beklenmektedir.3. parti lojistik hizmet sağlayıcıların, portföylerindeki birçok müşterisinin bir taraftan inbound yönetimlerini ve depo yönetimlerini birleştirirken diğer bir taraftan taşıma hizmetini birleştirmeye başladığı ve yarattığı sinerji ile maliyetleri düşürüp, verimliliği arttırmaya çalıştığı görülmektedir.Bu çalışmada, 3. parti lojistik hizmet sağlayıcıların müşterilerinin taşıma maliyetlerini minimize eden ve bunu uygun performansla sağlayan ( düşük taşıma süreleri) bir yaklaşım sunulmuştur. Taşıma sürelerinin belirsiz olduğu durumlar için bir çok amaçlı bulanık optimizasyon modeli geliştirilmiştir. Ayrıca çözüm kümelerinin etkinliklerini araştırarak sıralayan ?rassal karar kümeleri oluşturarak bunları simüle eden? bir program, Delphi ortamında ve nesneye yönelik programlama mantığıyla geliştirilmiş ve sunulmuştur.
İlişkisiz paralel makineli hibrit akış tipi sıralama probleminde üstünlük özellikleri ve genetik algoritma kullanarak iş sıralama
Günümüzde gelişen teknoloji, ürünlerle birlikte üretim sistemlerini de oldukça karmaşık hale getirmiştir. Sanayi devrimi ile ürünlerin daha kolay ulaşılabilir olması, müşterilerin taleplerini arttırmış, artan müşteri taleplerini karşılamak için de işletmeler, üretim kapasitelerini arttırmaya başlamışlardır. Literatür araştırması sonucunda "Hibrit Akış Tipi, ilişkisiz paralel makineli ve hazırlık zamanı kısıtlı" sistemler üzerinde yapılan çalışmaların az olduğu, hele "üstünlük özellikleri" gibi sezgisellerin işini kolaylaştıran yöntemlerin çok da kullanılmadığı görülmüştür. Çalışmaların çoğuna yakınında sezgisel ve meta sezgisel yöntemler denenmiştir. Problemlerin oldukça zor olması da yöntem seçimlerinde etkili rol oynamaktadır. Bu tez çalışması kapsamında sunulan problemin çözümünde, evrimsel algoritmalardan genetik algoritma, üstünlük özellikleri konusu ile birlikte denenmiştir.
Hazır giyim perakendeciliği yapan bir firmada yapay sinir ağları ile satış tahmini
İsletmeler içinde bulunduğumuz yüzyılda pazarda ayakta kalabilmek içinkarsılasacakları sorunlar için en etkin kararları almak zorundadırlar. Çevresel etkenler,pazarda rakiplerin fazlalığı geleceğe iliskin kararlar için belirsizliği arttırmaktadır.İsletmelerin ürünlerine olan talebi önceden tahmin edebilir olmaları durumunda hempazarda iyi bir yere yerlesmelerini hem de stratejik kararlarının daha basarılı olmasınısağlayacaktır. Günümüzde hazır giyim perakendesinde satıs tahminleri için kalitatif vekantitatif yöntemler hem tek baslarına hem de hibrit yapılarak kullanılmaktadır.Sektörde trend ve sezonsallığı yoğun olarak hissedilmesi ve ürün yasam ömrünün kısaolması uzun ve orta vadeli tahminler için kalitatif, kısa vadeli tahminler için isekantitatif yöntemlerin kullanılmasını tetiklemektedir. Yapay sinir ağları ile kalitatiftalep tahmini yöntemi kullanılması doğrusal olmayan talep için daha doğru sonuççıkmasını sağlayacaktır.Bu tez çalısmasında yapay sinir ağı modeli olan NARX (nonlinear autoregressiveexogenous) ile 2011 yılı satıs tahminlerinin olusturmasında kullanılması gereken enetkin yöntem olarak belirlenmistir. Çalısmanın ilk bölümünde hazır giyimperakendeciliğinden bahsedilmistir. İkinci bölümünde Hazır giyim perakendeciliğinde satıs tahmininde kullanılacak kalitatif, kantitatif ve hibrit yöntemler ele alınmıstır.Üçüncü kısımda yapay sinir ağlarının yapısına değinilmistir. Son bölümde ise kullanılanNARX modeli ve uygulama kısmı yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Yapay sinir ağı, NARX, satıs tahmini, hazır giyim
Hazır giyim perakendeciliği yapan bir firmada yapay sinir ağları ile satış tahmini
İsletmeler içinde bulunduğumuz yüzyılda pazarda ayakta kalabilmek içinkarsılasacakları sorunlar için en etkin kararları almak zorundadırlar. Çevresel etkenler,pazarda rakiplerin fazlalığı geleceğe iliskin kararlar için belirsizliği arttırmaktadır.İsletmelerin ürünlerine olan talebi önceden tahmin edebilir olmaları durumunda hempazarda iyi bir yere yerlesmelerini hem de stratejik kararlarının daha basarılı olmasınısağlayacaktır. Günümüzde hazır giyim perakendesinde satıs tahminleri için kalitatif vekantitatif yöntemler hem tek baslarına hem de hibrit yapılarak kullanılmaktadır.Sektörde trend ve sezonsallığı yoğun olarak hissedilmesi ve ürün yasam ömrünün kısaolması uzun ve orta vadeli tahminler için kalitatif, kısa vadeli tahminler için isekantitatif yöntemlerin kullanılmasını tetiklemektedir. Yapay sinir ağları ile kalitatiftalep tahmini yöntemi kullanılması doğrusal olmayan talep için daha doğru sonuççıkmasını sağlayacaktır.Bu tez çalısmasında yapay sinir ağı modeli olan NARX (nonlinear autoregressiveexogenous) ile 2011 yılı satıs tahminlerinin olusturmasında kullanılması gereken enetkin yöntem olarak belirlenmistir. Çalısmanın ilk bölümünde hazır giyimperakendeciliğinden bahsedilmistir. İkinci bölümünde Hazır giyim perakendeciliğinde satıs tahmininde kullanılacak kalitatif, kantitatif ve hibrit yöntemler ele alınmıstır.Üçüncü kısımda yapay sinir ağlarının yapısına değinilmistir. Son bölümde ise kullanılanNARX modeli ve uygulama kısmı yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Yapay sinir ağı, NARX, satıs tahmini, hazır giyim
Hazır giyim perakendeciliği yapan bir firmada yapay sinir ağları ile satış tahmini
İsletmeler içinde bulunduğumuz yüzyılda pazarda ayakta kalabilmek içinkarsılasacakları sorunlar için en etkin kararları almak zorundadırlar. Çevresel etkenler,pazarda rakiplerin fazlalığı geleceğe iliskin kararlar için belirsizliği arttırmaktadır.İsletmelerin ürünlerine olan talebi önceden tahmin edebilir olmaları durumunda hempazarda iyi bir yere yerlesmelerini hem de stratejik kararlarının daha basarılı olmasınısağlayacaktır. Günümüzde hazır giyim perakendesinde satıs tahminleri için kalitatif vekantitatif yöntemler hem tek baslarına hem de hibrit yapılarak kullanılmaktadır.Sektörde trend ve sezonsallığı yoğun olarak hissedilmesi ve ürün yasam ömrünün kısaolması uzun ve orta vadeli tahminler için kalitatif, kısa vadeli tahminler için isekantitatif yöntemlerin kullanılmasını tetiklemektedir. Yapay sinir ağları ile kalitatiftalep tahmini yöntemi kullanılması doğrusal olmayan talep için daha doğru sonuççıkmasını sağlayacaktır.Bu tez çalısmasında yapay sinir ağı modeli olan NARX (nonlinear autoregressiveexogenous) ile 2011 yılı satıs tahminlerinin olusturmasında kullanılması gereken enetkin yöntem olarak belirlenmistir. Çalısmanın ilk bölümünde hazır giyimperakendeciliğinden bahsedilmistir. İkinci bölümünde Hazır giyim perakendeciliğinde satıs tahmininde kullanılacak kalitatif, kantitatif ve hibrit yöntemler ele alınmıstır.Üçüncü kısımda yapay sinir ağlarının yapısına değinilmistir. Son bölümde ise kullanılanNARX modeli ve uygulama kısmı yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Yapay sinir ağı, NARX, satıs tahmini, hazır giyim
İlişkisiz paralel makineli hibrit akış tipi sıralama probleminde üstünlük özellikleri ve genetik algoritma kullanarak iş sıralama
Günümüzde gelişen teknoloji, ürünlerle birlikte üretim sistemlerini de oldukça karmaşık hale getirmiştir. Sanayi devrimi ile ürünlerin daha kolay ulaşılabilir olması, müşterilerin taleplerini arttırmış, artan müşteri taleplerini karşılamak için de işletmeler, üretim kapasitelerini arttırmaya başlamışlardır. Literatür araştırması sonucunda "Hibrit Akış Tipi, ilişkisiz paralel makineli ve hazırlık zamanı kısıtlı" sistemler üzerinde yapılan çalışmaların az olduğu, hele "üstünlük özellikleri" gibi sezgisellerin işini kolaylaştıran yöntemlerin çok da kullanılmadığı görülmüştür. Çalışmaların çoğuna yakınında sezgisel ve meta sezgisel yöntemler denenmiştir. Problemlerin oldukça zor olması da yöntem seçimlerinde etkili rol oynamaktadır. Bu tez çalışması kapsamında sunulan problemin çözümünde, evrimsel algoritmalardan genetik algoritma, üstünlük özellikleri konusu ile birlikte denenmiştir.
İlişkisiz paralel makineli hibrit akış tipi sıralama probleminde üstünlük özellikleri ve genetik algoritma kullanarak iş sıralama
Günümüzde gelişen teknoloji, ürünlerle birlikte üretim sistemlerini de oldukça karmaşık hale getirmiştir. Sanayi devrimi ile ürünlerin daha kolay ulaşılabilir olması, müşterilerin taleplerini arttırmış, artan müşteri taleplerini karşılamak için de işletmeler, üretim kapasitelerini arttırmaya başlamışlardır. Literatür araştırması sonucunda "Hibrit Akış Tipi, ilişkisiz paralel makineli ve hazırlık zamanı kısıtlı" sistemler üzerinde yapılan çalışmaların az olduğu, hele "üstünlük özellikleri" gibi sezgisellerin işini kolaylaştıran yöntemlerin çok da kullanılmadığı görülmüştür. Çalışmaların çoğuna yakınında sezgisel ve meta sezgisel yöntemler denenmiştir. Problemlerin oldukça zor olması da yöntem seçimlerinde etkili rol oynamaktadır. Bu tez çalışması kapsamında sunulan problemin çözümünde, evrimsel algoritmalardan genetik algoritma, üstünlük özellikleri konusu ile birlikte denenmiştir.
Entegre çok kriterli karar verme yöntemleriyle sağlık sektöründe iş sağlığı ve güvenliği performansının ölçülmesi
İş sağlığı ve güvenliği, Türkiye'de son yıllarda önemi oldukça artan bir alandır. Bu alanda yapılan mevzuat değişikliklerinin, yeni yönetim sistemi uygulamalarının ve verilen eğitimlerin, iş sağlığı ve güvenliği performansına olumlu veya olumsuz etkilerinin incelenmesi elzemdir. Bunun yanı sıra, bir işletmenin hizmet alacağı başka bir firmayı seçerken, işe talip olan işletmelerin iş sağlığı ve güvenliğinde durumunu bilmesi gerekir. Yapılan literatür araştırmasında, yukarıda söz edilen durumlarda kullanılabilecek objektif, pratik ve birden çok işletme için hızlıca sonuç verebilecek bir İSG performans ölçüm yöntemine rastlanmamıştır. Literatürdeki yöntemler sadece bir işletme için, yüksek uzmanlık gerektiren uzun süreli gözlemler yoluyla İSG performansını ölçmektedir. Bu tezde çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemleri kullanılarak, sağlık sektörü için iş sağlığı ve güvenliği performans ölçüm yöntemi geliştirilmiştir. Öncelikle iş sağlığı ve güvenliği performans göstergeleri belirlenmiş, bu göstergeler AHP yöntemiyle ağırlıklandırılmıştır. Performans indekslerinin elde edilmesi aşamasında çalışmanın tutarlılığının incelenebilmesi için hem PROMETHEE (Preference Ranking Organization Method for Enrichment Evaluations) yöntemi, hem de GRA (Grey Relational Analysis) yöntemi uygulanmıştır. Performans indeksleri belirlendikten sonra ilk olarak iki yöntemin sonuçları kıyaslanmış, daha sonra İSG performans indeksleri ile hastanelerin diğer özellikleri arasındaki korelasyon incelenmiştir. Son aşamada ise radar diyagramları verilerek her bir hastanenin güçlü ve zayıf olduğu göstergeler görsel olarak verilmiştir. Geliştirilen yöntemin uygulaması İzmir ve İstanbul'da bulunan 27 hastanede yapılmıştır. Bu hastanelerden 5 tanesi özel hastane, 19 tanesi devlet hastanesi, 3 tanesi de üniversite hastanesidir.
Palet optimizasyonu ve boya fabrikasında bir uygulama
Sürdürülebilirlik yaklaşımının hayatımıza girmesiyle kullan-at ekonomik modeli yerine bir ürünün birden fazla kullanılabileceği kapalı çevrim ekonomik modeller ilgi görmeye başlamıştır. Yapılan literatür çalışması sonucunda iade edilebilir taşıma araçları ile ilgili çalışmaların çok az olduğu ve mevcut çalışmalarında daha çok takip edilebilirlik ve yönetim modelleri üzerine yoğunlaştığı görülmüştür. Bu tez çalışmasında iade edilebilir taşıma araçlarından uygulamada en sık karşılaşılan paletler ele alınmıştır. Bir boya fabrikasındaki palet süreçleri incelenmiş ve mevcutta kullanılan ahşap palet için bir model oluşturulmuştur. Mevcut durum için optimum palet sayıları ile toplam maliyet minimize edilmiştir. Ardından ahşap paletlere bir alternatif olarak dayanıklılığı ve taşıma kapasitesi daha fazla olan plastik paletler önerilerek deneyimsel yeni bir model oluşturulmuştur. Her iki model de GAMS optimizasyon programında karma tamsayılı doğrusal programlama modeli (MILP) ile çözülmüştür. Elde edilen sonuçlar kıyaslandığında plastik palet tercih edildiğinde kullanılan palet miktarının azaldığı ve toplam maliyette % 33'lük bir düşüş sağlandığı görülmüştür.
Palet optimizasyonu ve boya fabrikasında bir uygulama
Sürdürülebilirlik yaklaşımının hayatımıza girmesiyle kullan-at ekonomik modeli yerine bir ürünün birden fazla kullanılabileceği kapalı çevrim ekonomik modeller ilgi görmeye başlamıştır. Yapılan literatür çalışması sonucunda iade edilebilir taşıma araçları ile ilgili çalışmaların çok az olduğu ve mevcut çalışmalarında daha çok takip edilebilirlik ve yönetim modelleri üzerine yoğunlaştığı görülmüştür. Bu tez çalışmasında iade edilebilir taşıma araçlarından uygulamada en sık karşılaşılan paletler ele alınmıştır. Bir boya fabrikasındaki palet süreçleri incelenmiş ve mevcutta kullanılan ahşap palet için bir model oluşturulmuştur. Mevcut durum için optimum palet sayıları ile toplam maliyet minimize edilmiştir. Ardından ahşap paletlere bir alternatif olarak dayanıklılığı ve taşıma kapasitesi daha fazla olan plastik paletler önerilerek deneyimsel yeni bir model oluşturulmuştur. Her iki model de GAMS optimizasyon programında karma tamsayılı doğrusal programlama modeli (MILP) ile çözülmüştür. Elde edilen sonuçlar kıyaslandığında plastik palet tercih edildiğinde kullanılan palet miktarının azaldığı ve toplam maliyette % 33'lük bir düşüş sağlandığı görülmüştür.