Theses supervised by Prof. Dr. İsmail Boztosun
12 theses · Akdeniz University
Fotoaktivasyon analiz yöntemi ile antik sikkelerin element konsantrasyonlarının belirlenmesi
Arkeolojik eserler oldukça kıymetlidir ve bilindiği gibi birçoğu paha biçilmez değerdedir. İnsanoğlunun kültür tarihinin yorumlanmasında, arkeoloji ile beraber birçok disiplinin bir arada çalışması son derece önemli bir hale gelmiştir. Arkeometrik araştırmalardan birisi de arkeolojik eserin element konsantrasyonlarının belirlenmesine dair analizlerdir. Arkeolojik eserin iç yapısı, yani element konsantrasyonu oldukça önemlidir, çünkü bir nevi eserin parmak izi niteliğindedir. Arkeometrik incelemeler ışığında arkeolojik eserin orijinalliği, kökeninin nereye dayandığı, dönemin sosyal, ekonomik, politik, sanatsal yapısı, diğer topluluklarla ve çevreyle etkileşmeler gibi birçok konu aydınlatılabilmektedir. Bu sebeple arkeolojik eserlerin tahribatsız bir şekilde, eserin en iç katmanlarını da kapsayacak şekilde element analizlerinin yapılması bir gereklilik halini almaktadır. Fotoaktivasyon analiz yöntemi başta tamamıyla tahribatsız bir şekilde element analizlerini mümkün kılması ve bir çok avantaj sağlayan diğer özellikleri nedeniyle arkeolojik eserlerin element analizlerinin yapılması hususunda son derece uygun görünmektedir. Bu tez çalışmasında ülkemizde ilk defa fotoaktivasyon analiz yöntemiyle farklı dönemlere ait üç adet antik Roma sikkesi için element analizleri yapılmıştır. Bu tez çalışmasında çalışılan antik Roma sikkelerinin aktive edilmesi için, bir klinik lineer hızlandırıcıdan elde edilen ve nihai enerjisi 18 MeV olan bremsstrahlung frenleme ışınları kullanılmıştır. Bremsstrahlung fotonları ile aktivasyon sonucunda fotonükleer reaksiyonlar tetiklenir ve tetiklenen fotonükleer reaksiyonlarla birlikte oluşan radyoaktif çekirdeklerin taban durumlara geçişleri esnasında karakteristik gama fotonları yayınlanır. Bu karakteristik gama fotonlarının bir gama dedektörü ile sayılması ve bu dedektöre bağlı bir gama spektrometre sisteminin kullanılmasıyla gama spektrumları elde edilebilir. Bu tez çalışmasında kullanılan gama dedektörü yüksek saflıkta bir germanyum dedektörüdür. Gama spektrumlarındaki piklerin karakteristik enerjilere sahip olmaları sayesinde sikkeler içindeki element kimlikleri belirlenebilmiştir. Ayrıca sikkelerle birlikte aynı geometriye sahip olan üç adet bronz referans materyal de aynı koşullar altında aktive edilmiş ve gama spektrumları elde edilmiştir. Aktivasyon süreci yaklaşık 1 saat iken, bir soğuma periyodundan sonraki sayım süreci yaklaşık 20 saattir. Deney esnasında meydana geldikleri tespit edilen fotonükleer reaksiyonlar; çekirdekten bir nötron kopuşuyla sonuçlanan (gama,n), çekirdekten bir proton kopuşuyla sonuçlanan (gama,p) ve izomerik geçişlere neden olan (gama,gama-prime) reaksiyonları şeklindedir. Ayrıca bremsstrahlung fotonlarının hızlandırıcı içinde diğer materyallerle etkileşmesi sonucu oluşan ikincil nötronlar nedeniyle meydana gelen (n,gama) şeklindeki nötron yakalama reaksiyonu da gözlenmiştir. Niteliksel analizler sonucunda sikkeler içinde Sn, Pb, As, Sb ve Cu elementlerinin varlığı tespit edilmiştir. Ayrıca referans materyallerdeki element konsantrasyonları daha önce ICP-MS (Inductively Coupled Plasma-Mass Spectrometer) yöntemiyle yapılan analizler sonucunda bilinmektedir. Bu sayede sikkeler içindeki Sn ve Cu elementleri için niceliksel element analizleri de yapılabilmiş ve bu elementler için element konsantrasyonları hesaplanabilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda fotoaktivasyon analiz yönteminin diğer element analizi yöntemleriyle karşılaştırılabilir ve özellikle tahribatsız analizler için kullanılabilir olduğu görülmektedir.
Fotoaktivasyon yöntemi ile kum numunelerinin elementel analizi ve fotofisyon ürünlerinin belirlenmesi
Bu çalışmanın iki amacı vardır; fotoaktivasyon yöntemi ile kum numunelerinin elementel analizini yapmak ve fotofisyon ürünlerini belirlemektir. Fotoaktivasyon yöntemi ile kum numunelerinin elementel analizini yapmak ve fotofisyon ürünlerini belirlemek amacıyla Antalya kıyı şeridinin 12 farklı noktasından kum numuneleri toplanmıştır ve her bir numune, numune kaplarına yerleştirilmiştir. Kum numuneleri son nokta enerjisi 18 MeV olan medikal elektron doğrusal hızlandırıcıdan elde edilen frenleme (Bremsstrahlung) ışınları kullanılarak ortalama 1-1.5 saat ışınlanmıştır. Işınlanan numunelerin yüksek çözünürlüklü gama ışını spektrumları yüksek saflıkta germanyum dedektörü (HPGe) kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen spektrumlar iki farklı program kullanılarak analiz edilmiştir. 12 farklı noktadan alınan kum numunelerinin 8 tanesinin hem içindeki elementler hem de elementlerin konsantrasyonları belirlenmiştir, 4 tanesinin ise konsantrasyonları belirlenmeyip sadece numune içinde bulunan elementler belirlenmiştir. Fotoaktivasyon yöntemi ile kum numuneleri içindeki kararlı elementlerde (γ,n), (γ,2n), (γ,p) ve (γ,γ`) reaksiyonları gözlenmiştir. 88Sr, 55Mn, 48Ca, 58Ni, 90Zr, 140Ce, 238U, 127I ve 136Ba elementlerinde (γ,n), reaksiyonu, 79Br elementinde (γ,2n) reaksiyonu, 57Fe, 44Ca, 25Mg ve 68Zn elementlerinde (γ,p) reaksiyonu ve 87Sr ve 135Ba elementlerinde ise (γ,γ`) reaksiyonu gözlenmiştir. Çalışmada kum numuneleri içindeki elementlerin fotofisyon ürünleri gözlenmemiştir.
8He+hedef elastik saçılma sistemlerinin optik model yaklaşımı ile incelenmesi
Zayıf bağlı egzotik (yapay) çekirdekler kullanılarak gerçekleştirilen nükleer reaksiyon çalışmaları, nükleer astrofizik ve nükleer fizik açısından oldukça önemli role sahiptir. Egzotik çekirdekler üzerine yapılmış birçok teorik ve deneysel çalışma olmasına karşın, kor etrafında yerelleşmiş zayıf bağlı ve ince kabuk yapıya sahip nötron zengini egzotik çekirdeklerle gerçekleştirilen deneysel elastik saçılma çalışmaları farklı kütleli hedeflerle ve farklı gelme enerji değerleri için bir bütün olarak incelenmemiştir. Bu tez çalışmasında 8He nötron-zengini çekirdeğin, hafif, orta ve ağır kütleli kararlı çekirdekler ile etkileşimleri değişik gelme enerji değerleri için 2-cisim yaklaşımı ile Optik Model (OM) çerçevesinde hem Fenomenolojik hemde Mikroskobik olarak analiz edildi. Ayrıca OM analizine ek olarak Çiftlenmiş Kanal Model analizi ile 8He çekirdeğinin kabuk yapısını oluşturan değerlik nükleonlarının,4n, L=2 seviyesine uyarılması göz önünde bulundurularak saçılma sistemlerin analizleri yapılmıştır. Teorik hesaplamalar sonucunda 8He egzotik çekirdeği için, zayıf-bağlı çekirdeklerin kararlı ağır çekirdekler ile etkileşmelerinde görülen Coulomb gökkuşağı pikinin zayıflamasına sebep büyük soğurulma yarıçap, rw, 1.56 fm değeri için deneysel dataları açıklayan parametre setleri elde edildi. 8He çekirdeği için yapılan mikroskobik optik model analizlerinin deneysel datayı açıklamakta daha başarılı ve hata analiz değerleri oldukça düşük olduğu bulunmuştur. Ayrıca saçılma sistemleri bariyer üzerindeki enerjilerde çiftlenmiş kanal yöntemi ile incelendiğinde toplam tesir kesitine katkısının az olduğu gözlemlenmiştir. Optik Model ve Çiftlenmiş Kanal Model analizlerinde hata analizleri oldukça düşük bulunmuştur. Teorik hesaplamalar deneysel datayı oldukça iyi fit etmiştir.
Bazı toprak numunelerinde ağır metal konsantrasyonlarının fotoaktivasyon analizi ile belirlenmesi
PAA çevresel toprak numunelerindeki çoklu element tespitinde çok kullanışlı ve güvenilir bir yöntemdir. İşleme tabi tutulan tohumlardan, gübrelerden, mantar ilaçlarından, sulama sularından ve atmosferik serpintiden kaynaklanan elementler toprağa, topraktan da yenilebilir bitkilere ve oradan da insanlara geçebilmektedir. Bu nedenle toprak analizleri çevresel sağlık açısından önem arz etmektedir. Bahsi geçen çalışma alanları için bu yöntemin düşük maliyeti ve yüksek güvenirliği bu tez çalışmasını özgün ve gerekli kılmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında Karaman bölgesinden farklı noktalardan toplanılan toprak numuneleri (γ,n), (γ,p) and (γ,γ') fotonükleer reaksiyonlara dayalı olan fotoaktivasyon analizi (PAA) yöntemi ile 17 elementin (Sr, Ni, Mg, Fe, Zr, Cd, As, Ca, Br, Rb, Mn, I, Zn, Pb, Tl, U and Ba) konsantrasyonları belirlenmiştir. Fotoaktivasyonu gerçekleştirmek için, numuneler Akdeniz Üniversitesi Nükleer Bilimler Uygulama ve Araştırma Merkezi'ndeki son nokta enerjisi 18 MeV olan Philips SLI-25 klinik elektron lineer hızlandırıcıdan (c-LINAC) elde edilen bremsstrahlung fotonları kullanılarak yaklaşık 85 dakika boyunca ışınlanmıştır. HPGe detektörüyle her numuneye ait gama spektrumu analiz edilmiştir. PAA ile elde edilen sonuçlar, XRF yöntemleriyle karşılaştırılmıştır. Bu çalışmadan şu sonuçlar çıkarılmıştır: i-) PAA, Toprak numunesi gibi çevresel numunelerin element belirlenmesinde oldukça pratik, uygun ve hızlı yöntem olduğu görülmüştür, ii-) Radyoterapide kullanılan c-LINAC analitik çalışmalar ve deneysel nükleer fiziğindeki araştırmalar için uygulanabilir, iii-) Bu sonuçlar gelecekte çalışacak olası çevresel araştırmalar için ön çalışma olarak kullanılabilir.
Egzotik çekirdek reaksiyonlarının optik model ve çiftlenmiş kanallar modeliyle incelenmesi
Yapılan bu çalışmada 6He ve 11Be egzotik çekirdeklerinin özellikleri açıklanmıştır. Bunun için 6He ve 11Be saçılma durumları incelenmiş potansiyelin reel ve sanal derinliklerini belirlemek için iki denklem önerilmiştir. 6He için deneysel verileri açıklamada optik modelin hem fenomonolojik hem de çift katlı integral (Double Folding) yöntemi oldukça başarılı olmuştur. Çift katlı integral yönteminde yoğunluk dağılımı olarak 2 parametre Fermi yoğunluk dağılımı kullanılarak yapılan hesaplar deneysel verileri oldukça başarılı bir şekilde açıklamıştır. 11Be ile yapılan çalışmada ise optik model deneysel verileri açıklamada yetersiz kalmış ve çiftlenmiş kanallar modelinin sonuçlarının deneysel verileri daha iyi açıkladığı görülmüştür. Bununla beraber deformasyon etkisinin hesaba katıldığı çalışmada ise 11Be'un deneysel verileri çok başarılı bir şekilde açıklanmıştır.
Sağlık uygulamalarında denge öncesi nükleer reaksiyonların incelenmesi
Bu tez kapsamında, sağlık ve malzeme fiziği alanında yaygın olarak kullanılan radyoizotopların üretildiği denge önce reaksiyonların teorik ve deneysel incelenmesi yapılmıştır. Tezin deneysel kısmı, Kazakistan Almatı Nükleer Fizik Enstitüsü'nde bulunan U-150M eş zamanlı siklotronunda 27Al(p,xp) ve 27Al(p,xα) reaksiyonları, 7.0, 22.0 ve 30.0 MeV ve (p,xα) reaksiyonu ise 22.0 ve 30.0 MeV enerjisinde, 30° ile 135° arasındaki açılarda gerçekleştirilmiştir. Bu enerji aralığında denge öncesi reaksiyonlar ilgili çekirdekler için ilk kez deneysel olarak gerçekleştirilmiştir
Düzleştirici filtresiz medikal lineer hızlandırıcı ile elde edilen yüksek enerjili foton hüzmelerinin Monte-Carlo benzeşimi
Bu tez çalışmasında, 10 MV'den yüksek enerjiye sahip Düzleştirici Filtresiz (DFsiz) lineer hızlandırıcının Monte Carlo benzeşiminin oluşturulması ve doğrulanması, yüksek enerjili foton hüzmelerinin kullanılacağı tıbbi ışınlamalardaki potansiyel zorlukların azaltılması için hedef yapısı ve hedef çekirdeğe bağlı olarak elde edilen frenleme foton hüzme değişiminin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla çalışmada 18 MV DFsiz Elekta Synergy lineer hızlandırıcısının benzeşimi FLUKA\Flair Monte Carlo (MC) programı ile oluşturulmuştur. Bu benzeşim su fantomu ölçüm verileri ile doğrulanmıştır. Radyasyon iletim parametrelerini belirleyen PRECESIO kartı, EM-CASCA kartı ile foton, elektron taşınım sınır değerlerinin benzeşim sonuçlarına etkisi değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda PRECESIO kartı, EM-CASCA kartının benzeşim sonuçlarını etkilemediği tespit edilmiştir. Aynı zamanda hesaplama sonuçlarını etkilemeyecek benzeşim bölgelerine yüksek enerjili elektron taşınım sınır değerlerinin atanması da benzeşim sonuçlarını etkilememiştir. Bununla birlikte hesaplama süresini azaltmıştır. Farklı kalınlıktaki WRe ve Ta materyali için lineer hızlandırıcı benzeşimleri oluşturulmuştur. Bu benzeşimlerden DFsiz foton hüzmesi için elde edilen YDD ve profil özellikleri değerlendirilmiştir. Son olarak çalışmada DFsiz lineer hızlandırıcısının MC benzeşimi oluşturularak doğrulandı. Bu benzeşim yeni hedef yapısının tasarlanması için kullanılabilir yöntemdir.
Fotonik yapıların farklı analitik ve nümerik metotlar altında incelenmesi
Bu çalışmada fotonik yapılar arasında üç temel ışık tuzaklama yapısı olan Fabry-Perot interferometresi, fotonik kristaller ve dielektrik mikro rezonatörler içinden geniş çalışma alanı bulunduran fotonik kristaller ve mikro rezonatörlerin öz-değerleri ve öz-durumları detaylı olarak çalışılmıştır. Dielektrik mikro küre rezonatörlerinin morfoloji bağımlı rezonans modları (MDRs) için Mie saçılma teorisine dayanan ve çözüm için transandantal bir denklem seti sunan geleneksel metotlara alternatif olarak daha çok kuantum mekaniğinde kullanılan WKB (Wentzel–Kramers–Brillouin) yaklaşımı kullanılarak hem enine elektrik (Transverse Electric-TE) modlar hem de enine manyetik (Transverse Magnetic-TM) modlar için iki ayrı kuantizasyon koşulu elde edilmiştir. Ayrıca yine geleneksel olarak kullanılan nümerik metotlardan olan ve kafes örgü dizaynına dayanan sonlu fark (Finite Difference-FD) metoduna alternatif olarak, kafes örgü dizaynından ziyade kesikli uzaydaki grid yapı üzerinde rastlantısal nokta setleri kullanan RBF (Radial Basis Function) metoduyla rezonans modları ve alan dağılımları çok iyi bir doğrulukla elde edilmiştir. Bu gibi fotonik yapıların öz-değerleri ve alan dağılımlarını elde edebilmek için çözülmesi gereken diferansiyel denklemler kolay olmayan denklemlerdir. Fakat elektromanyetik teoride karşılaşılan bu denklemler ve kütleli parçacıklar için söz konusu olan diferansiyel denklemler arasındaki benzerlikler oldukça fazladır. Bu nedenle fotonik kristaller ve mikro rezonatörler için söz konusu olan denklemler, kuantum mekaniğinde yoğun olarak kullanılan metotlarla çözüme ulaştırılabilir. Diğer yandan bu çalışmada mükemmel küresel mikro rezonatörler için kullanılan yöntemlerin prolate ve oblate gibi diğer geometriler için de kullanılabileceği öngörülmüştür.
20Ne+130Te ve 20Ne+116Cd reaksiyonlarının deneysel ve teorik incelenmesi
Bu tez çalışması, NUMEN (Nötrinosuz Çift Beta Bozunması için Nükleer Matris Elemanları) projesi kapsamında 306 MeV gelen enerjide 130Te + 20Ne ve 116Cd + 20Ne reaksiyonlarının elastik saçılma kanallarının incelenmesini sunmaktadır. 130Te + 20Ne ve 116Cd + 20Ne gibi ağır iyon reaksiyonlarının anlaşılmasının önemli bir parçası elastik saçılmanın incelenmesinden geçer. İki ağır iyonun elastik saçılmasının tanımlanması için kullanılan en yaygın yaklaşım bir optik potansiyelin kullanılmasıdır. Optik potansiyelin belirlenmesi tüm reaksiyon kanallarının incelenmesi için kilit bir unsurdur. 130Te +20 Ne ve 116Cd +20 Ne reaksiyonları için elastik kanal çalışması θoptlab = 8◦,13◦,20◦ açı setleri incelenerek MAGNEX spektrometresi ile momentum analizinden geçirildi ve diferansiyel tesir kesit açısal dağılımları elde edildi. Optik model çerçevesinde mikroskobik yaklaşım kullanılarak gerçekleştirilen teorik hesaplamalar ile deneysel elastik saçılma tesir kesit açısal dağılımları karşılaştırıldı.
LaBr3:Ce kristali kullanılarak inorganik sintilasyon dedektörü geliştirilmesi
Bu tez çalışması kapsamında, INFN-LNS bünyesinde devam etmekte olan, çift yük değişimli ağır iyon çarpışmalarına ait Nükleer Matris Elemanlarının belirlenmesi için yürütülen NUMEN deney düzeneğini geliştirmek amaçlı LaBr3:Ce kristalli inorganik sintilasyon dedektörü yapılmıştır. Dedektör kurulumu için gerekli fotoçoğaltıcı tüp ve elektronik sistem gereksinimleri hem Akdeniz Üniversitesi Nükleer Fizik Laboratuvarı hem de INFN-LNS tarafından sağlanmıştır. Yapılan dedektörün karakteristik özelliklerini belirlemeye yönelik ilk testler, Akdeniz Üniversitesi Nükleer Fizik laboratuvarında yürütülmüştür. Daha sonra testlere INFN-LNS'de devam edilmiş olup burada, dedektörün farklı çalışma gerilimlerinde ve farklı elektronik sistemlerdeki verileri alınarak karakteristik değişimi araştırılmıştır. Elde edilen veriler simülasyon verileri ile karşılaştırılarak dedektörün verimliliği ifade edilmiştir. Elde edilen enerji spektrumları üzerinden yapılan hesaplamalar neticesinde LaBr3:Ce dedektörünün ortalama enerji çözünürlüğü %4,5 olarak hesaplanmıştır. Çalışmanın son aşamasında LaBr3:Ce kristalli sintilasyon dedektörü MAGNEX spektrometre düzeneğine monte edilerek ilk kez ağır iyonların çarpışma deneylerinde test edilmiştir. Deney aşamasında meydana gelen yüksek arka plan saçılmasına rağmen LaBr3:Ce enerji spektrumunda simülasyonla uyumlu enerji pikleri görülmüştür. Sonuç olarak, elde edilen veriler tartışılarak NUMEN sisteminin gelişimi için öneriler sunulmuştur.
Seryum katkılı labr3 (Ce) dedektörünün Monte Carlo simülasyonları ile tasarlanması ve geliştirilen dedektörün numen deneyi ölçümlerinde kullanılması
Bu tez çalısması kapsamında Italya INFN-LNS laboratuvarlarında devam etmekte olan NUclear Matrix Elements of Neutrinoless Double Beta Decay (NUMEN) projesinin bir sonraki asamasında kullanılmak üzere, bir gama kalorimetresinin Monte Carlo yöntemiyle çalısan Geant4 ile simülasyonları yapılmıstır. Bu gama kalorimetresi içinNUMENdeneyleri sırasında ısın-hedef etkilesmeleri ile ortaya çıkan yüksek gama ve nötron akısı altında çalısabilecek hızlı inorganik sintilatörler düsünülmektedir. Hızlı inorganik sintilatörler içinde en yüksek enerji çözünürlügüne sahip LaBr3(Ce), bu tez çalısmasının arastırma konusudur. Literatürde verilen %2.8'lik enerji çözünürlügü ile bu sintilatörün, ısın-hedef etkilesmelerinden kaynaklanan yüksek gama ve nötron akısı altında olusan ürünlerin uyarılmıs durumları arasındaki geçislerde ortaya çıkan gamaları tespit etmesi beklenmektedir. Isın-hedef etkilesmeleri sırasında birden fazla reaksiyon türü gerçeklesecek olsa da gözlenmek istenen ana reaksiyon çift yük degisimi (DCE) reaksiyonlarıdır. Simülasyonlar ile hem gama kalorimetresinin olası geometrileri arastırılmıs hem de çift yük degisimi reaksiyonlarının sahip olması gereken minimum tesir kesitleri hesaplanmıstır. Son tasarlanan gama kalorimetresine göre DCE reaksiyonlarının en yüksek arka plan seviyesinde, sahip olması gereken minimum tesir kesitlerin 1.69 - 1.91 nb aralıgında olması gerektigi bulunmustur. Gama kalorimetresi ile MAGNEX spektrometresinin odak düzlem dedektörünün birlikte çalıstıkları durumdaki performansları NUMEN projesinin basarısı için bir ölçüt olacaktır.
Mersin ili doğal ve yapay gama radyoaktivite ölçümlerinin yapılması ve radyoaktivite haritasının çıkarılması
Mersin ili Büyükeceli beldesinde inşaa edilecek Akkuyu Nükleer Güç Santralinin çevreye olası etkilerinin belirlenmesi amacı doğrultusunda (nükleer güç santralleri için işletim öncesi gözetim programı kapsamında) gerçekleştirilen bu sistematik ve kapsamlı radyo-ekolojik çalışmada; Toprak/kayaç ve kıyı sedimentlerinde HPGe gama spektrometre sistemi ile doğal (226Ra, 232Th ve 40K) ve yapay (137Cs) radyonüklit aktivite konsantrasyonları ölçülmüş, radyolojik risk parametreleri hesaplanmış ve bölgenin radyolojik karakteristiklerini yansıtan doğal/yapay radyonüklit dağılım haritaları oluşturulmuştur. Toprak / kayaçlarda ICP-OES metodu ile jeokimyasal analizler (majör ve iz element) gerçekleştirilerek bölgenin jeolojik background'unu yansıtan majör/iz element dağılım haritaları hazırlanmıştır. Çalışma alanında mevcut tatlı su kaynaklarının toplam alfa, toplam beta aktiviteleri hesaplamış ve Mersin kıyı şeridi boyunca alınan deniz suyu örneklerinde radyometrik ölçümler yapılmıştır. Genel olarak, gözlenen doğal/yapay radyonüklit aktivite konsantrasyonları ile radyasyon dozları bölgenin normal radyasyon alanları sınıfında kaldığını göstermektedir. Benzer şekilde elde edilen majör ve iz element konsantrasyonları çalışma alanında herhangi bir ağır metal kirliliği olmadığını göstermiştir. Sonuç olarak bölgenin radyolojik ve ekolojik backgroud seviyesinin belirlendiği bu çalışma Akkuyu Nükleer Güç Santralinin çevreye olası etkilerinin belirlenebilmesi (işletim öncesi çevresel koşulların ortaya konduğu ilk çalışma olması) açısından önemlidir.