Theses supervised by Prof. Dr. İbrahim Yıldıran
12 theses · Gazi University
Spor yapan ve yapmayan ortaöğretim öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri ile benlik saygısı düzeylerinin çeşitli sosyo-demografik özelliklerine göre karşılaştırılması
Ortaöğretim öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri ile benlik saygısı düzeylerinin çeşitli sosyo-demografik özelliklerine göre karşılaştırıldığı çalışmanın örneklemini, 2011-2012 öğretim yılında Ankara?da öğrenim gören, tesadüfi yöntemle seçilmiş 13 ortaöğretim okulundan 532 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, ?Kişisel Bilgi Formu?, ?Empatik Eğilim Ölçeği? ve ?Benlik Saygısı Envanteri? kullanılmıştır. Bulgulara göre, ortaöğretim öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri cinsiyet, öğrenim düzeyi, anne-baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermezken, spor yapan öğrencilerde kendini güzel ve yakışıklı bulan, spor yapmayan öğrencilerde ders dışı etkinliklere katılan öğrenciler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Ortaöğretim öğrencilerin benlik saygısı düzeyleri cinsiyet, öğrenim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermezken, anne eğitim durumu yüksekokul olan öğrenciler lehine anlamlı farklılık görülmüştür. Ayrıca spor yapan öğrencilerde arkadaş grubu olan, spor yapmayan öğrencilerde baba eğitim düzeyi yüksekokul olan öğrenciler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Ortaöğretim öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri ile benlik saygısı düzeyleri, lisanslı olarak bir spor branşıyla uğraşma, bireysel- takım sporu yapma ve vücut temaslı-vücut temassız spor branşıyla uğraşma değişkenlerine göre de anlamlı farklılık göstermemiştir. Elde edilen bulgular, bireyde empati kurma yeteneğinin ortaya çıkmasında etken olan olumlu benlik kavramının, spor yapan öğrencilerde olumlu kişilik özelliği geliştirmeleri nedeniyle üst düzeyde olduğunu göstermektedir. Okullarda verilecek beden eğitimi dersleri ile spor kulüplerinde benlik saygısı-empati temalı çalışmaların arttırılması, özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde ahlaki ve sosyal beraberliğin geliştirilmesi açısından önemli bir yere sahip olacaktır. Anahtar Kelimeler: Empati, Benlik Saygısı, Ergenlik, Spor
II. Meşrutiyet Dönemi beden eğitiminde çağdaş dönüşümler
II. Meşrutiyet Dönemi Beden Eğitiminde Çağdaş Dönüşümler? başlıklı tez çalışmasında; söz konusu dönemde beden eğitimi uygulamalarının yasal bir zemine oturtulmasını sağlayan hukuki çalışmalar, bu çalışmaların öğretim kurumlarındaki yansımaları, öğretmen yetiştirme çabaları, çağdaş bir anlayış oluşturmak için gerçekleştirilen denetim çalışmaları, kullanılan tesis ve malzemeler, beden eğitimi alanının öncü figürleri ile yöneticilerin katkıları ve dönüştürme enstrümanları olarak görülen yayın faaliyetleri, bayramlar ile paramiliter gençlik örgütlerindeki uygulamalarda ortaya çıkan çağdaş dönüşümlerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yaklaşımının bir türü olan doküman incelemesi yöntemi veya başka bir deyişle tarihi yöntemin kullanıldığı bu çalışma, 1908-1918 yılları ile sınırlandırılmış ve döneme ait ana kaynaklara dayandırılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; II. Meşrutiyet döneminde beden eğitimi alanını sağlam bir temele oturtmak için çıkarılan resmi mevzuatların etkili bir dönüştürücü olarak kullanıldığı; ayrıca pedagojik, Sosyal Darwinist, paramiliter ve biyo- politik bir anlam yüklenen beden eğitimi derslerinin dönemin koşullarına uygun olarak neredeyse tüm öğretim kurumlarının müfredatlarında yer aldığı ve öz kaynakları kullanarak gerçekleştirilen öğretmen yetiştirme çabalarına da ilk kez bu dönemde yer verildiği görülmektedir. Selim Sırrı Bey tarafından yürütülen teftiş çalışmalarında geçmişten gelen yanlışları düzeltme, İsveç jimnastiği uygulamalarını benimsetme ve yaygınlaştırma amaçlanmıştır. Tesisleşme alanında ve ders aletlerinde de İsveç jimnastiğine uygun dönüşümlerin yaşandığı bu dönemde, okullarda ve okul dışında yürütülen yaygınlaştırma çabaları yayınlanan süreli eserler ile telif ve tercüme kitaplarda hayat bulmuştur. Okullar ve kulüplerin katılımıyla düzenlenen bayramlar milli bilinç, heyecan ve coşkunun oluşmasında önemli bir rol oynamıştır. Aynı dönemde beden eğitimi uygulamalarından sıklıkla yararlanılan diğer bir alan da özellikle paramiliter amaçlar etrafında oluşturan gençlik örgütleri olmuştur. Sonuç olarak, beden eğitimi alanında II. Meşrutiyet öncesinde hiç gerçekleşmeyen veya sınırlı sayıda yürütülen çabalar, tüm güçlüklere rağmen II. Meşrutiyet döneminde yerini niceliksel ve niteliksel olarak çağdaş bir anlayışa bırakmış, böylece Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilecek yeni reformların altyapısı da hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Meşrutiyet, Çağdaşlaşma, Eğitim, Beden Eğitimi, Jimnastik.
Kastamonu ili ilköğretim öğrencilerinde skolyozlu olguların belirlenmesi ve egzersiz tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesi
?Kastamonu İli İlköğretim Öğrencilerinde Skolyozlu Olguların Belirlenmesi ve Egzersiz Tedavisinin Etkinliğinin Değerlendirilmesi? başlıklı doktora tez çalışmasında, ilköğretim çağındaki çocuklarda skolyozun erken teşhis edilmesi, skolyozun ilerlemesinin durdurulması ve/veya cerrahi müdahale ya da korseye gerek kalmaksızın egzersiz yoluyla tedavi edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, Kastamonu ili merkezinde bulunan 21 ilköğretim okulunda 2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı ile 2010-2011 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Yarıyılında eğitim gören, yaş ortalamaları 10,28 yıl olan 3879 kız ve 4119 erkek olmak üzere toplam 7998 çocuk üzerinde okul taraması gerçekleştirilmiştir. Tarama sonrasında 37 çocuğa skolyoz teşhisi konulmuş ve 12 kişi deney, 12 kişi de kontrol grubu olmak üzere çalışmaya dahil edilmişlerdir.Tez çalışması kapsamında incelenen Kastamonu ili ilköğretim öğrencilerinde skolyoz görülme sıklığı; kızlarda %0.412, erkeklerde %0.509 ve toplamda %0.463 olarak tespit edilmiştir. Deney grubunun egzersiz öncesi 9.25° olan cobb açısı ortalaması egzersiz sonrasında 7.25°'ye gerilemiş, kontrol grubunun ise cobb açısı ortalamasındaki değişik açısından değerlendirilmesi sonucunda ilk ölçüm cobb açısı ortalamasının 11.58°'den 12.50°'ye yükseldiği bulgulanmıştır.Araştırma grubuna dahil edilen kız çocuklarının cobb açıları ortalamaları 10.83°, erkek çocuklarının cobb açıları ortalamaları ise 10.39° şeklinde hesaplanmış ve cinsiyet açısından anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Skolyozun bulunduğu bölgelerin dağılımına bakıldığında araştırma grubunda, 13 kişide torakal, 3 kişide servikotorakal, 5 kişide torakolumbal ve 3 kişide lumbal şeklindedir.Tez çalışması kapsamında deney grubunun egzersiz öncesi ve sonrası istatistiki bulguları karşılaştırıldığında; boy uzunluğu, vücut ağırlığı, dirsek genişliği, üst kol çevresi, göğüs derinliği, göğüs genişliği, biacromial çap, göğüs çevresi, sırt kuvveti ve cobb açıları ortalaması açısından anlamlı düzeyde bir farklılık tespit edilmiştir.Yürütülen çalışmanın sonuçları göstermektedir ki, ilköğretim çağındaki skolyoz hastalarının tedavilerinde egzersiz etkin bir yöntemdir. Ayrıca çalışma ailelerin ve öğretmenlerin de işbirliğiyle gerçekleştiğinde, hem skolyoz konusunda toplumsal bilinçlenmenin artması hem de erken teşhis ve skolyozun ilerlemesi durumunun önlenmesi sağlanabileceği kanıtlanmıştır.
Spor eğitimi modeli ile işlenen voleybol derslerinin öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor erişidüzeylerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Spor Eğitimi Modeli ile işlenen voleybol derslerinin öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor erişi düzeylerine olan etkisini belirlemektir.Araştırma, gerçek deneme modellerinden ön test-son test kontrol gruplu model kullanılarak desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini 2010-2011 eğitim öğretim yılı güz döneminde Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Beden Eğitimi Öğretmenliği ve Antrenörlük Eğitimi Bölümü'nde öğrenim görmekte olan 240 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü'nde voleybol dersini alan 3. sınıf öğrencileri ve Antrenörlük Eğitimi Bölümü'nde seçmeli voleybol dersini alan öğrenciler oluşturmaktadır. Yansız atama yöntemi kullanılarak, Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü'nde öğrenim gören öğrenciler Spor Eğitimi Modeli'nin uygulanacağı deney grubu, Antrenörlük Eğitimi Bölümü'nde öğrenim gören öğrenciler ise Doğrudan Öğretim Modeli'nin uygulanacağı kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu 25 erkek ve 10 kız olmak üzere toplam 35 kişiden (yaş ortalaması = 23.11 + 2.21); kontrol grubu ise 20 erkek ve 10 kız olmak üzere toplam 30 kişiden (yaş ortalaması = 22.76 + 2.37) oluşmaktadır.Çalışmanın başında ve sonunda deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin bilişsel alan gelişimlerini ölçmek için araştırmacı tarafından geliştirilen voleybol dersine ait başarı testi, duyuşsal alan gelişimlerini belirlemek amacı ile Mirzeoğlu (2000) tarafından geliştirilen ?Voleybol Dersine Karşı Tutum Ölçeği?, psikomotor alan gelişimlerini belirlemek amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen gözlem formları ve Oslin, Mitchell ve Griffin (1998) tarafından geliştirilen Oyun Performansı Değerlendirme Ölçeği'nden yararlanılmıştır.Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 17.0 paket programı kullanılmış ve istatistiksel işlemlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Kontrol ve deney gruplarının kendi içindeki gelişimlerini belirleyebilmek için; aritmetik ortalama, standart sapma ve bağımlı gruplar t testinden yararlanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarının erişi değerleri arasında fark olup olmadığının belirlenmesi için; aritmetik ortalama, standart sapma ve bağımsız gruplar t testinden faydalanılmıştır. Ayrıca, spor eğitimi modeli ile ders işleyen öğrencilerin oyunculuk dışı rolleri ve genel sezonun değerlendirilmesi ile ilgili düşünce ve görüşlerini belirlemek üzere kullanılan öz ve grup değerlendirme formlarında da frekans ve yüzde hesaplamalarından yararlanılmıştır.Sonuç olarak; deney ve kontrol grubu öğrencilerinin bilişsel ve duyuşsal alana ait erişi düzeyleri arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilirken, psikomotor alana ait becerilerin tümündeki erişi düzeyleri arasında kontrol grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin oyun performansı bileşenlerinden olan beceri uygulaması bileşenine ait erişi puanları arasında kontrol grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilirken; karar verme, ayarlama ve oyun performansı bileşenlerine ait erişi puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilmiştir. Oyuna katılım bileşenine ait erişi puanları arasında ise iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilmemiştir. Ayrıca, Spor Eğitimi Modeli ile voleybol derslerini işleyen deney grubundaki öğrencilerin, oyunculuk dışında aldıkları görevler ve uygulanan model ile ilgili görüşlerinin çoğunlukla olumlu olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Spor Eğitimi Modeli, Doğrudan Öğretim Modeli, Bilişsel Alan, Duyuşsal Alan, Psikomotor Alan, Oyun Performansı, Voleybol.
Elit bayan voleybolunda maç sonucunu açıklayan değişkenlerin lojistik regresyon yöntemi ile belirlenmesi ve maç kazanmaya yönelik olasılık modelinin tahmini
Bu çalışmada, Türkiye 1. Bayanlar Voleybol Ligi verileri esas alınarak, müsabaka sonucunu belirleyen değişkenlerin tespiti, etki dereceleri, müsabaka kazanma bahis oranları ve olasılıklarını tahmin eden yeni model önerileri geliştirilmiştir. Çalışmadaki değişkenler etkinlik ve teknik elementler olarak iki grupta ele alınmıştır. Etkinlik Modeli değişkenleri olarak Libero Etkinliği (LE), Pasör Etkinliği (PE), Orta Oyuncu Etkinliği (OOE), Pasör Çaprazı Etkinliği (PCE) ve Dört Numara Etkinliği (N4E) alınmıştır. Teknik Elementler Modeli değişkenleri ise Set Başına Servisten Alınan Sayı (SBSAS), Set Başına Bloktan Alınan Sayı (SBBAS), Set Başına Toplam Manşet Hatası (SBTMH), Set Başına Toplam Hücum Hatası (SBTHH), Set Başına Toplam Hücumdan Alınan Sayı (SBTHAS) ve Set Başına Kaçırılan Servis Sayısı (SBKSS) dikkate alınmıştır. Bu bağlamda, model bağımlı değişkeni Maç sonucu kazanan-kaybeden (1-0) olarak tanımlanmış olup, etkinlik modeli ve teknik elementler modeli lojistik regresyon formunda oluşturularak tahmin edilmiştir.Araştırma örneklemini 2008?2009 yılında Türkiye 1. Bayanlar Voleybol Liginde bulunan 12 takım arasından play-off oynamaya hak kazanan ilk 8 takımın müsabaka verileri oluşturmuştur. Bu takımların, 54 tanesi Türkiye ligi, 20 tanesi play-off, 6 tanesi Türkiye kupası, 2 tanesi şampiyonlar ligi olmak üzere toplam 82 maçına ilişkin 164 gözlemden (oyun) hareketle analizler gerçekleştirilmiştir.Etkinlik Modelinde tüm değişkenler, Teknik Elementler Modelinde SBKSS hariç diğer değişkenler maç sonucunu açıklamada anlamlı bulunmuştur.Çalışmada oluşturulan modellerden Etkinlik Modeli, maç sonucunu %87.65 olasılıkla doğru tahmin ederken; Teknik Elementler Modeli maç sonucunu %84.66 olasılıkla doğru tahmin etmiştir.Tahmin edilen lojistik regresyon modelleri aynı zamanda kazanma-kaybetmeye ilişkin bahis, bahis oranları ve olasılıkların da tahmin edilmesine imkan sağlamaktadır.Anahtar Kelimeler: Voleybol, Müsabaka Analizi, lojistik regresyon, olasılık, bahis, etkinlik modeli, teknik elementler modeli.
Ortaöğretim öğrencilerinin kış sporlarına yönelik farkındalık düzeylerinin değerlendirilmesi (Kastamonu ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin kış sporlarına yönelik bilişsel, duyuşsal, psikomotor alanlar ile genel farkındalık düzeylerinin belirlenerek aralarındaki ilişkinin incelenmesi ve bu alanlardaki farkındalıkların çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılmasıdır.Tarama modelindeki bu araştırmanın çalışma evrenini 2008 ? 2009 eğitim ? öğretim yılında Kastamonu il merkezinde bulunan 11 ortaöğretim kurumunda öğrenim gören 6789 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise 5 farklı türde eğitim veren 7 ortaöğretim kurumunun 9., 10. ve 11. sınıflarında okuyan 656 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin toplanması aşamasında, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kış Sporları Farkındalık Düzeyi Ölçeği? kullanılmıştır. Geliştirilen ölçek 2 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm kişisel bilgileri içeren 10 maddeden, ikinci bölüm ise ortaöğretim öğrencilerinin kış sporlarına yönelik farkındalık düzeylerini ölçen 35 maddeden oluşmaktadır.Veri toplama aracının oluşturulmasında öncelikle 80 öğrenciye ?Kış Sporları? konulu kompozisyon yazdırılmış, içerik analizi yapılarak 120 soruluk madde havuzu oluşturulmuştur. Ölçeğin geçerlik çalışmasında, kapsam geçerliğinde uzman görüş ve önerileri alınarak 85 sorudan oluşan ölçek taslağı hazırlanmış, yapı geçerliğinde faktör analizi ve madde analizi yapılarak 13 bilişsel, 13 duyuşsal ve 9 psikomotor olmak üzere 35 maddelik beşli likert tipi ölçek oluşturulmuştur. Ölçeğin güvenirliği için Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısına bakılmış ? =,908 olarak bulunmuştur. Alt boyutlar için elde edilen alfa değerleri ise Bilişsel Boyut ? =,887, Duyuşsal Boyut ? =,927, Psikomotor Boyut ? =,787 olarak hesaplanmıştır.Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 13 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin genel dağılım özelliklerini belirlemek için frekans ve yüzde dağılımları kullanılmış, ölçekteki ifadelere ilişkin görüşlerin ortalama değeri verilmiştir. Alt amaçların analizinde ilk olarak Kolmogorov-Smirnov testi ile verilerin normal dağılıma uyup uymadığı incelenmiştir. Normal dağılım gösteren veriler için parametrik testlerden ikili karşılaştırmalarda (cinsiyet değişkeni gibi) t testi, grup sayısı ikiden fazla ise Tek Yönlü Varyans Analizi testi uygulanmıştır. Test sonucunda anlamlı farklılık bulundu ise farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu belirleyebilmek amacı ile varyansın homojen olduğu durumlarda Post-Hoc Scheffe Testi, homojen olmadığı durumlarda Tamhane's T2 Testi uygulanmıştır. Normal dağılım göstermeyen veriler için nonparametrik testlerden ikili karşılaştırmalarda Mann-Whitney U, grup sayısı ikiden fazla ise Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Kış sporları farkındalık düzeyi alt boyutları arasındaki ilişkiyi tespit etmek için Pearson Korelasyon Katsayısı hesaplanmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi p<0,05, 0,01 ve 0,001 olarak alınmıştır.Araştırma sonucunda, ortaöğretim öğrencilerinin kış sporlarına yönelik genel, bilişsel ve psikomotor farkındalıkları ?az düzeyde farkında?, duyuşsal farkındalıkları ?orta düzeyde farkında? olarak bulunmuştur. Genel farkındalık düzeylerini okul türü, sınıf düzeyi, anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, baba mesleği, ailenin ortalama aylık geliri, ailede spor yapanlar ve ailede kış sporları ile ilgilenenlerin varlığı; bilişsel farkındalık düzeylerini okul türü, anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, anne iş durumu, baba mesleği, ailenin ortalama aylık geliri, ailede spor yapanlar ve ailede kış sporları ile ilgilenenlerin varlığı; duyuşsal farkındalık düzeylerini cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu ve ailenin ortalama aylık geliri; psikomotor farkındalık düzeylerini cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, ailede kış sporları ile ilgilenenlerin varlığı değişkenlerinin anlamlı derecede etkilediği görülmüştür.Ortaöğretim öğrencilerinin kış sporlarına yönelik genel farkındalık ile bilişsel ve duyuşsal farkındalıkları arasında ?pozitif yönde yüksek düzeyde?, genel farkındalık ile psikomotor farkındalık arasında ?pozitif yönde orta düzeyde?, bilişsel farkındalık ile duyuşsal farkındalık arasında ?pozitif yönde düşük düzeyde?, bilişsel farkındalık ile psikomotor farkındalık arasında ?pozitif yönde orta düzeyde?, duyuşsal farkındalık ile psikomotor farkındalık arasında ?pozitif yönde düşük düzeyde?, anlamlı bir ilişki mevcuttur.
Profesyonel futbolcuların fair playe yönelik davranışları ile empatik eğilim düzeyleri arasındaki ilişki
Profesyonel futbolcuların sportmenlik yönelimleri ve empati eğilimleri arasındaki ilişkinin incelendiği çalışmanın örneklem grubunu 2007?2008 sezonunda Turkcell Süper Lig'de yer alan ve tesadüfî yöntemle seçilmiş 7 futbol takımından toplam 130 futbolcu oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, Kişilerarası Tepkisellik İndeksi (Interpersonal Reactivity Index: IRI) ile birlikte Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği (Multidimensional Sportspersonship Orientations Scale: MSOS) kullanılmıştır.Bulgulara göre, profesyonel futbolcularda sosyal normlara uyum ile fantezi (r= 0.217; p<0.05), empatik düşünce (r=0.447; p<0.01) ve perspektif alma (r=0.249; p<0.01); kurallara ve yönetime saygı ile empatik düşünce (r=0.365; p<0.01) ve perspektif alma (r=0.197; p<0.05); sporda sorumluluklara bağlılık ile empatik düşünce (r=0.440; p<0.01); rakibe saygı ile fantezi (r=0.223; p<0.05), empatik düşünce (r=0.200; p< 0.05) ve perspektif alma (r=0.171; p<0.01) düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki vardır. Tukey HSD testi sonuçlarına göre de, futbolcularda empatik düşünce düzeyi yükseldikçe sporda sorumluluklara bağlılık [F2,130= 12.551; p<.05] , sosyal normlara uyum [F2,130= 19.704; p<.05] ve kurallara ve yönetime saygı [F2,130= 5,761; p<.05] düzeyleri anlamlı olarak artmakta; perspektif alma becerileri arttıkça da sosyal normlara uyum düzeyleri yükselmektedir [F2,130= 4.785; p<.05].Elde edilen bulgular, ahlaki davranışları olumlu yönde etkileyen empatinin, sporcularda da kazandırılması gereken bir beceri olduğunu göstermektedir. Spor ortamına uygun olarak düzenlenecek bir empati eğitim programının sporcuların empatik becerilerini geliştireceği düşünülmektedir. Özellikle erken yaşlarda başlanılması gereken empati eğitimi, sporcuların ahlaksal bakış açılarını geliştirmek açısından önemli bir yere sahiptir.
Okullar arası karşılaşmalara katılan sporcu öğrencilerin saldırganlık algılarının sosyal bilişsel öğrenme kuramı açısından incelenmesi: Ankara ili örneği
Bu araştırmanın amacı, okullar arası karşılaşmalarda sergilenen saldırgan davranışların edinilmesinde, sosyal bilişsel öğrenmenin etkisinin bizzat sporcuların algılarından yola çıkılarak incelenmesidir.Araştırmanın evrenini, Ankara ilinde 2006-2007 eğitim-öğretim yılında, birinci küme gençler futbol birinciliği müsabakalarında mücadele eden ortaöğretim öğrencileri, örneklemini ise aynı kümede yer alan kırk dört futbol takımı arasından rastgele örnekleme yöntemiyle seçilmiş, yirmi beş takımdan, toplam 421 öğrenci oluşturmaktadır.Verilerin genel dağılım özelliklerini belirlemek için tanımlayıcı istatistik türlerinden frekans ve yüzde dağılımları kullanılmış, ölçekteki ifadelere ilişkin görüşlerin ortalama değeri verilmiştir. Araştırmanın alt amaçlarının analizinde ilk olarak Kolmogorov-Smirnov testi ile verilerin normal dağılıma uyup uymadığı incelenmiştir. Ölçekte yer alan maddelerin normal dağılıma uymadığı görüldüğünden iki grubun karşılaştırmasına ilişkin testlerde normallik varsayımı sağlanmadığı için, Mann-Whitney U testi, ikiden fazla grubun olduğu durumda ise Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır.Çalışmaya katılan sporcu öğrencilerin algılarına göre saldırgan davranışların oluşmasında ?seyirci? %78,6'lik oranla katılımcılar tarafından en çok desteklenen faktör olmuştur. Ardından ?hakemler? (%75,8) ve ?rakip takım oyuncuları? (%75,8) gelmektedir. Sporcu öğrencilerin saldırgan davranmalarında etkili olan bir diğer önemli faktör ise yetiştikleri ?sosyal çevre?dir (%75,8). Öne çıkan bir başka önemli bulgu da, okul takımında uzun süre oynayan sporcu öğrencilerin ?taktiksel açıdan saldırgan davranmaya? diğerlerine göre daha eğilimli olmalarıdır.Araştırma sonuçlarından, sporcu öğrencilerin algılamalarına göre sosyal bilişsel öğrenmenin onların saldırgan davranışları edinmelerinde önemli bir faktör olduğu anlaşılmaktadır. Ailesinde, okulda, sokakta ve medya organlarında sürekli saldırgan davranışlara maruz kalan gençlerin bu tarz davranışlara karşı duyarsızlaşmaları ve bu davranışları uygulamaya yönelik eğilimlerinin olması şaşırtıcı olmamalıdır.
Profesyonel futbolda fauller ve saldırganlık teorileri bakımından değerlendirilmesi
130 ÖZET Bu araştırmanın amacı; profesyonel futbol müsabakalarında yapılan faullerin saldırganlık teorileri bakımından değerlendirilmesini yapmaktır. Bu araştırmada 2000-2001 sezonunda Türkiye 1. Süper Liginde mücadele eden 18 takıma ait, videoya kaydedilmiş 17 müsabaka oluşturmuştur. Müsabakanın analizinde oyun gözlem formu hazırlanarak, faulün gerçekleştiği zaman, mekan, faulün gerçekleştiği anda müsabakanın skoru, faulü gerçekleştiren ve faule maruz kalan oyuncunun oyun içindeki mevkileri, faulün gerçekleştiği andaki aksiyonu, gerçekleştirilen faullerin kategorileri, gerçekleştirilen faullerin iç ya da dış sahada yapılması ve hakemin gerçekleştirilen faullere vermiş olduğu kart türleri göz önüne alınarak değerlendirmeye alınmıştır. Bu tespitlerle birlikte genellikle sporda görülen enstrümantal (araçsal) ve düşmanlık (hostile) içeren saldırgan davranışlar ve daha çok sporcuların saldırgan davranışlarına neden olduğu düşünülen içgüdü, hayal kırıklığı-engellenme ve sosyal öğrenme teorileri bakımından ilişkileri değerlendirildi. Araştırmada kullanılan 17 maça ait video görüntülerinin analizinde "SPSS 11.0" istatistik paket bilgisayar programından yararlanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans ve yüzde dağılımları bulunmuş, iki grup arasında anlamlı bir farkın olup olmadığına t-testi ile, Anova ile test edilen çoklu gruplar arasındaki anlamlılık, Tukey HSD testi ile de anlamlı farkın hangi gruplar arasında olduğunun belirlenmesinde, ayrıca gruplar arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığına Ki-kare (x2) testi ile bakılmıştır. Araştırmada yapılan testler için131 p=0.05 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, insan psikolojisinde var olan saldırganlığın profesyonel futbol müsabakalarındaki faullere yansıdığı görülmüştür. Futbolcuların saldırgan davranış göstermelerinin nedeninin çoğunlukla hayal kırıklığı- engellenme ve sosyal öğrenme teorileri çerçevesinde taktiksel amaçlı yani enstrümantal olduğu, faullerin bir araç olarak kullanıldığı, oyuncuların antrenörlerinin etkisinde kaldıkları ve Önceden öğrenmiş oldukları davranışları müsabakalarda sergiledikleri görülmüştür. Faulsüz futbol maçı yoktur, fauller, futbolun gerçeklerinden biridir. Çünkü futbol hem bir takım oyunudur hem de rakip oyuncuyla fiziksel mücadele ve temasa müsaade eder. Özellikle profesyonel müsabakalarda, maçın kazanılması sonucu elde edilen maddi ve manevi kazançlar oyuncuların davranışlarını zaman zaman kontrol etmelerini engellemekte, amacına ulaşamayınca enstrümantal (taktik) ve hostile (düşmanca) saldırgan davranışlar sergilemekte yada gerek antrenörün gerekse seyirci ve basının aşın baskısı sonucu birebir mücadelede rakibini sakatlamaya yönelik hareketler yapabilmektedir. Buna bağlı olarak ta öğrenilmiş bir davranış olması, saldırganlığın sosyal öğrenme- saldırganlık teorisiyle örtüşmektedir.
Kastamonu yöresi geleneksel kayık (kızak) sporunun materyal-teknik ve uygulama bakımından incelenmesi
ÖZET Bu araştırmanın amacı; spor tarihi ve kültürü açısından önem taşıyan Kastamonu yöresi kayık (kızak) sporunun materyal-teknik ve uygulama bakımından incelenmesidir. Araştırma Ağlı, Azdavay ve Küre ilçelerinde yapılmıştır. Araştırmanın temelini, kaynak taraması, gözlem ve incelemeler, kaynak kişilerden elde edilen bilgiler ile uzman görüşleri oluşturmaktadır. Öncelikle bölgenin sosyal, kültürel, tabiî ve coğrafî yönden bir değerlendirilmesi yapılmış, kayık sporu ile ilgili temel kavramlar açıklanmıştır. Alan araştırması yönteminin kullanıldığı bu çalışma, aynı zamanda tarihî araştırma özelliği göstermektedir. Erken devirlerde av ve ulaşım aracı olarak kullanılan kayak ve kızak, günümüzde ekonomik fonksiyonlarının yanı sıra uluslararası alanda da yoğun ilgi gören bir spor dalı haline gelmiştir. Kış sporları kapsamında yapılan faaliyetler çeşitli branşlarda yürütülmektedir. Bunlardan Olimpiyat oyunlarında yer alan luge, bobsleigh ve skeleton kızak yarışları inceleme konumuz olan kayık sporu ile benzerlikler göstermektedir. Araştırma bölgesinde, yaklaşık 400 yıllık bir geçmişinin olduğu ifade edilen, deneyimli yarışmacıların katıldığı, izleyicileri olan, rekabete dayalı, kurallar dahilinde organize edilen kayık sporunun otantik özelliklerini koruyarak günümüze kadar geldiği anlaşılmaktadır. Bugünkü sahiplerine 5-6 nesil öncesi dedelerden kaldığı ifade edilen 1 8 adet yarış kayığı tespit edilmiştir. Tarihî kayık sahibi ailelerin şecerelerinden hareketle, bazı kayıkların en az 150 yıllık olduğu anlaşılmıştır. Bölgede kayık sporunun varlığı ise, 1721 tarihli bir belgeye göre yaklaşık 300 yıl geriye gitmektedir. Yarış kayıklarının yapımında, bölge ormanlarından sağlanan ağaç malzemeler kullanılmıştır. Kayıkların, ayakları yabanî erik ağacının özünden; kayık tahtası çam ağacından; kayık bağları ve eşikleri ise meşe ağacından yapılmıştır. Mevcut kayıkların boyları 120-160 cm, enleri 16-17 cm, yükseklikleri 7-10 cm, ağırlıkları ise 4-5 kg arasında değişmektedir. Kayık taşı kullanılarak ayakların altına şekil verilmektedir. Ayrıca, ayak altlarına ısıtılan çam sakızı yedirilmekte ve çene kemiği11 sürtülerek sertlik kazandırılmaktadır. Yarışlarda kayık ayaklarını korumak ve kayığın hızını artırmak için kayık sahipleri tarafından özel olarak yapılan bir merhem sürülmektedir. Kayıkların; yarış kayığı, don kayığı, yedek kayık gibi teknik özelliklerini yansıtan isimleri yanında; Sarıkayık, Canlıca, Cansız, Kulaksız, Fermansuz, Kocakayık, Karayılan, Sakız Kayığı, Topuz Kayığı gibi, nitel ve nicel özelliklerini vurgulayan özel isimleri de bulunmaktadır. Özenle korunarak günümüze kadar gelen bu kayıklar; Ağlı İlçe merkezinde, Sinan ve Kırlardere mahalleleri ile Dana ve Bereketli köylerinde; Azdavay İlçesi Çakıroğlu Köyü'nde ve Küre İlçesi Avşarimam Köyü'nde bulunmaktadır. Üzerinde kayık yarışlarının yapıldığı "Kayık yolu", yarışmalardan bir gün önce hazırlanmaktadır. Başlangıç, iniş, çıkış ve bitiş bölümleri bulunan yol; araziye uygun iki paralel iz şeklinde tüysüz çarık giyilen ayakların dış kenarları ile sıkıştırılarak yapılmaktadır. Bu çalışma için Şubat ayı en uygun zamandır. Kar kalınlığı en az 25-30 cm yükseklikte olmalıdır. 2000 yılından soma kayık yarışı yapılan yollardan Sinan Mahallesi'ndeki (Çayyüzü) ve Bereketli Köyü'ndeki (Gökgöl Deresi) 213 m, Belören Köyü'ndeki (Dibek Pınarı) 181 m olarak ölçülmüştür. Bu yollardan ayrı olarak, eski yıllarda kullanıldığı bilinen 7 kayık yolu daha tespit edilmiştir. Yarışlarda kayığa binen sporculara "binici" adı verilmektedir. Binicilik; teknik beceri, cesaret ve performans gerektirmektedir. Eski binicilerin ağırlıklarını artırmak amacı ile zincir veya kurşun kullandıkları, özel bir kıyafet olmamakla birlikte, hız kesmeyen dar paçalı pantolon giydikleri anlaşılmaktadır. Özel yarışlarda sözü geçen, yaşlı kişiler hakemlik yapmakta ve derecelerin belirlenmesinde zaman değil, kayılabilen mesafe esas alınmaktadır. Yarış birincilerine koç, dana, para, altın ve kayık gibi maddî ödüller verilebilmekle birlikte kayıklar ya da yöreler arası rekabetin büyüklüğü nedeni ile ödülün manevî değeri önem kazanmaktadır.Ill 2002 yılında Geleneksel Spor Dalları Federasyonu bünyesine "Kızak Sporu" adıyla alınan kayık yarışları, bu tarihten itibaren resmî olarak "Kızak Sporu Yarışma Yönetmeliği"ne göre uygulanmaktadır. Bu çerçevede, lisanslı sporcu ve hakemlerin yer aldığı ilk resmî yarışma Belören Köyü'nde 2003 yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, Kastamonu bölgesinde eğlenme ve oyun amacı ile yapılan kayık yarışlarının yöreye özgü geleneksel özellikler taşıdığı, yörenin iklim, arazi yapısı ve bitki örtüsü özelliklerine bağlı olarak uygulandığı kanaatine varılmıştır.
Hava Harp Okulu'nda görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin ders içi liderlik davranışlarının öğrenci gözüyle değerlendirilmesi
ÖZET Bu araştırmanın amacı, Hava Harp Okulu'nda görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin ders içi liderlik davranışlarının öğrenci görüşleri doğrultusunda belirlenmesi ve değerlendirilmesidir. Araştırmanın evrenini Hava Harp Okulu'nda öğrenim gören 1005 öğrenci, örneklemini ise aynı kurumun 2., 3. ve 4. sınıflarında okuyan ve tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 385 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Hava Harp Okulu'nda öğrenim gören ve ankete katılan öğrencilerin demografik bilgilerini içeren 5 soru ile birlikte öğrencilerin Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Ders İçi Liderlik Davranışlarına ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik 20 sorudan oluşan Likert tipi beşli ölçek kullanılmıştır. Anket, 385 öğrenciye pilot çalışma olarak uygulanarak geçerlik ve güvenirlik analizi yapılmış ve tüm madde geçerlik düzeyinin.30'un üstünde olduğu görülmüştür. Anketin güvenirlik katsayısı ise a=0.87 olarak bulunmuştur. Anketlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde betimsel istatistikler yanında, görüşler arası ilişki aramada Ki Kare Testi; gruplar arası farklılıklar için Bağımsız Örneklem t Testi veya Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmış, anlamlı farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla ise Scheffe Çoklu Karşılaştırma Testi uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 11.0 istatistik programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin; Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Ders İçi Liderlik Davranışlarından "Derslerine zamanında başlayıp zamanında bitirirler"; "Derslerinde uygulama yaparlar"; "Hitaplarında, emir ve komutlarında mevcut kanun ve yönetmeliklere uyarlar"; "Öğrencilerin, mevcut kanun ve yönetmeliklere uymalarını teşvik ederler"; "Mevcut programı uygulamada özenli davranırlar" görüşlerine çoğunlukla katıldıkları görülmüştür. Bunun yanında; "Branşında yeterli bilgiye sahiptirler"; "Modern yönetim yöntemlerini kullanırlar"; "Branşı dışında kalan konularda da bilgi sahibidirler"; "Öğrencileri daha iyisini başarmak için teşvik ederler"; "Ders konularını işlerken ses tonunu iyi ayarlarlar"; "Öğrencilere karşı bireysel farklılık gözetmeksizin davranırlar"; "Öğrencilere karşı dostça davranırlar"; "Öğrencilerin sorularını cevaplandırmaya çalışırlar"; "Ders konularını işlerken model olurlar" görüşlerine kısmen katıldıkları ve beden eğitimi öğretmenlerinin bu davranışlarında demokratik liderlik davranışı sergiledikleri görülmektedir. "Öğrencilerle kolay iletişim kurarlar"; "Cezalandırmaya doğru11 zamanda başvururlar"; "Öğrencilerini ödüllendirmeye çalışırlar"; "Yayın, kaynak ve dokümanlarını öğrencilerle paylaşırlar"; "Öğrencilerin beklentilerine karşı duyarlıdırlar"; "Ders esnasında öğrencilerin uygun olmayan davranışlarına karşı sabırlıdırlar" görüşlerine ise çok az katıldıkları ve bu davranışlarında ise otokratik liderlik özellikleri gösterdikleri sonucuna varılmıştır. Ayrıca; "Derslerine zamanında başlayıp zamanında bitirirler" "Cezalandırmaya doğru zamanda başvururlar", "Öğrencilerini ödüllendirmeye çalışırlar" ve "Ders esnasında öğrencilerin uygun olmayan davranışlarına karşı sabırlıdırlar" görüşleri ile SBE (Savaş Beden Eğitimi) dersinin yararına inanma değişkeni; "Yayın, kaynak ve dokümanlarını öğrencilerle paylaşırlar" ve "Ders konularını işlerken ses tonunu iyi ayarlarlar" görüşleri ile sınıf düzeyi değişkeni; "Mevcut programı uygulamada özenli davranırlar", "Modern yönetim yöntemlerini kullanırlar", "Branşında yeterli bilgiye sahiptirler", "Öğrencilerin, mevcut kanun ve yönetmeliklere uymalarını teşvik ederler" ve "Öğrencilere karşı bireysel farklılık gözetmeksizin davranırlar" görüşleri ile sınıf düzeyi ve SBE dersinin yararına inanma değişkenleri; "Öğrencilerle kolay iletişim kurarlar" ve "Öğrencilere karşı dostça davranırlar" görüşü ile SBE dersinin yararına inanma ve ders dışı spor faaliyetine katılma durumu değişkenleri; "Ders konularını işlerken model olurlar (yaparlar)" görüşü ile mezun olunan lise ve SBE dersinin yararına inanma değişkenleri; "Öğrencileri daha iyisini başarmak için teşvik ederler" görüşü ile sınıf düzeyi, mezun olunan lise ve SBE dersinin yararına inanma değişkenleri; "Branşı dışında kalan konularda da bilgi sahibidirler" görüşü ile sınıf düzeyi, SBE dersinin yararına inanma ve ders dışı spor faaliyetine katılma değişkenleri; "Öğrencilerin sorularını cevaplandırmaya çalışırlar" görüşü ile ders dışı spor faaliyetine katılma, okul dışında liderlik eğitimi alma ve SBE dersinin yararına inanma değişkenleri; "Derslerinde uygulama yaparlar" görüşü ile sınıf düzeyi, mezun olunan lise, okul dışında liderlik eğitimi alma durumu ve SBE dersinin yararına inanma değişkenleri; "Öğrencilerin beklentilerine karşı duyarlıdırlar" görüşü ile sınıf düzeyi, ders dışı spor faaliyetine katılma, okul dışında liderlik eğitimi alma durumu ve SBE dersinin yararına inanma değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır (p<0,05).
Profesyonel ve amatör futbolcuların fair play anlayışları üzerine bir araştırma
Bu araştırma, profesyonel ve amatör futbolcuların fair play anlayışlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma grubunu, profesyonel ve amatör futbol ligi takımları içerisinden seçilen 4 profesyonel ve 6 amatör futbol kulübünden 100 profesyonel ve 122 amatör futbolcu oluşturmaktadır. Araştırmada bilgi toplama aracı olarak toplam 222 futbolcuya anket uygulanmıştır. Anketin birinci bölümünde futbolculara ait kişisel bilgiler bulunmaktadır, ikinci bölümde, futbolcuların eğilimlerini ortaya koymak amacı ile bir dizi ifade verilmiştir. Futbolcular bu ifadelerin yansıttığı görüşün doğru yada yanlış olduğuna karar vermişlerdir. Son bölümde ise, örnek olaylar verilerek hem örnek olayın değerlendirilmesi hem de bu örnek olaylar karşısında kendi davranışlarının ne olacağına ilişkin veriler toplanmıştır. Araştırmada kullanılan verilerin analizinde "SPSS 11.0" istatistik paket programından yararlanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans ve yüzde dağılımları bulunmuş, ayrıca profesyonel ve amatör futbolcuların fair play anlayışları arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığına Ki-Kare ( x ) testi ile bakılmıştır ( p=.05). Futbolcuların sertlik anlayışları incelendiğinde profesyonel oyuncuların kritik pozisyonlarda, amatörlere oranla sertliğe daha yatkın oldukları görülmektedir. Teknik olarak daha iyi olan oyuncuya ise amatör futbolcularında profesyoneller kadar sertlik gösterdikleri sonucu çıkmıştır. Futbolcularda takım menfaatinin önceliği söz konusu olduğunda, profesyonel futbolcular, amatörlere oranla fair play' e daha az önem vermektedir. Futbolcuların aldatıcı,yanıltıcı davranışlara yönelik görüşlerine ilişkin bulgularda, profesyonel ve amatör sporcularda birbirine yakın değerler çıkmaktadır. Her iki kategorinin de aldatıcı yanıltıcı davranışlara sıcak baktıkları ve bu tür davranışları onayladıktan görülmektedir.Futbolculann fair play anlayışlarına bakıldığında, amatörfutbolculann fair play kurallanna daha fazla riayet ettikleri buna karşın profesyonel futbolcularda bu oranın daha düşük çıktığı görülmektedir. Futbolcuların fair play' e yönelik somut örnek olayları değerlendirmeleri istendiğinde amatör ve profesyonel futbolcular arasındaki fark daha da belirginleşmektedir. Profesyonel futbolcular, amatörlere göre daha yüksek oranlarda kural ihlallerini normal davranışlar olarak görmektedirler. Sportmence olamayan davranışları ise akıllı taktikler olarak değerlendirmektedirler. Araştırmada elde edilen sonuçlar, profesyonelliğin basan isteği ile birleşince fair play'i yok ettiği yönündedir. Profesyonel sporcuların amatörlere göre daha yüksek bir oranda informal fair play' e uymadıkları görülmektedir. Spor ahlakına uygun olsun yada olmasın amaç sadece kazanmak olmaktadır. Bu doğrultuda futbolcular, rakiplerini birer düşman olarak görmekte ve haksız avantajlardan yararlanarak kazanmayı normal bir davranış gibi kabullenmektedir. Amatör futbolcular ise profesyoneller kadar yüksek bir yüzde göstermeseler de galip gelmek söz konusu olduğunda informal fair play'i görmezden gelmektedir, informal fair play günümüz futbolunda anlam olarak nötr bir seviyede kalmaktadır. Formal fair play kurallanna gelindiğinde ise, profesyonel futbolcular hakeme yakalanmayacaklarına inandıklarında formal fair play kurallanna uymamaktadır. Bu durumda da karşımıza mekanik bir ahlak çıkmaktadır. Amatör futbolcular ise kurallara profesyonel oyunculara göre daha fazla riayet etmektedir. Aynı zamanda, profesyonel futbolcular amatörlere oranla hakemi aldatıcı ve yanıltıcı davranışlara daha çok yönelmektedirler. Bu davramşlan akıllıca taktikler olarak benimsemektedirler. Günümüz futbol oyununda bu tip davranışlara çok sık rastlanmakta sadece basan hırsı ön plana çıkmakta bunun yanında fair play her geçen gün anlamından bir şeyler yitirmektedir.