Theses supervised by Prof. Dr. İmam Bakır Arabacı

12 theses · Fırat University

Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin proaktif kişilik özellikleri ile mesleğe yönelik tutum ve kariyer geliştirme arzuları arasındaki ilişki: Elazığ ili örneği

Bu çalışmanın genel amacı, Elazığ il merkezinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin proaktif kişilik özellikleri ile mesleğe yönelik tutum ve kariyer geliştirme arzularının düzeylerini belirlemek ve aralarındaki ilişkiyi saptamaktır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini 2019-2020 eğitim öğretim yılında Elazığ il merkezinde bulunan ilkokullarda görev yapan 1650 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmanın örneklemini Elazığ ilinde görev yapan 223'ü kadın ve 324'ü erkek olmak üzere toplam 547 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Bu çalışmada katılımcıların demografik bilgilerini ölçmeye yönelik Kişisel Bilgi Formu, proaktif kişiliklerini ölçmek için Bateman ve Crant (1993) tarafından geliştirilen; Akın, Abacı, Kaya ve Arıcı (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Kısaltılmış Proaktif Kişilik Ölçeği" ile mesleki tutum ve kariyer geliştirme arzularını ölçmek için Watt ve Ricardson (2008) tarafından geliştirilen; Eren ve Tezel (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan "Mesleki Tutum ve Kariyer Geliştirme Arzuları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada veriler parametrik yapı gösterdiğinden ikili karşılaştırmalarda t Testi, çoklu karşılaştırmalarda Tek Yönlü Varyans analizi, ilişki durumunu belirlemek için ise Pearson Çarpım Moment Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; sınıf öğretmenleri Proaktif Kişilik Özelliği ile ve Mesleğe Yönelik Tutum ve Kariyer Geliştirme Arzularına (MTKGA) "katılıyorum" düzeyinde cevap vermişlerdir. Sınıf öğretmenlerinin proaktif kişilik düzeyleri ile cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, sınıf seviyesi, eğitim bölgesi değişkenlerine göre anlamlı bir fark tespit edilmemiş ancak meslekteki kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sınıf Öğretmenlerinin MTKGA düzeyi ile medeni durum, sınıf seviyesi, meslekteki kıdem değişkenlerine göre anlamlı bir fark görülmemiş ancak cinsiyet, eğitim durumu, eğitim bölgesi değişkenlerine göre anlamlı fark gösterdiği tespit edilmiştir. Çalışmada sınıf öğretmenlerinin Proaktif Kişilik düzeyleri ile MTKGA arasında pozitif yönde ve orta düzeyde ilişki olduğu saptanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin proaktif kişilik düzeyleri ile MTKGA ölçeğinin alt boyutlarından planlanan çaba ile pozitif yönde ve orta seviyede, planlanan ısrarlılık ile pozitif yönde ve zayıf seviyede, mesleki gelişim arzusu ile pozitif yönde ve orta seviyede, liderlik arzusu ile pozitif yönde ve çok zayıf seviyede ilişki olduğu saptanmıştır.

Kariyer geliştirmeKişilikKişilik özellikleri+6
Ali Haydar Demir
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğretmenlerinin iş yaşam kalitesi ve iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmada lise öğretmenlerinin iş yaşam kalitesi algıları ile iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini Elazığ İl Merkezinde bulunan liselerde görev yapan 1548 öğretmen, örneklemini ise oranlı küme örnekleme yöntemi ile seçilen 320 lise öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak iş yaşam kalitesi ve iş doyumu ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların iş doyumu ölçeğine "katılıyorum" düzeyinde, içsel doyum alt boyutuna "katılıyorum" düzeyinde ve dışsal doyum alt boyutuna ise "katılıyorum" düzeyinde cevap verdikleri; öğretmenlerin iş doyumu ölçeği ve alt boyutlarına katılım düzeylerinin cinsiyet ve öğrenim durumu değişkenlerine bağlı olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı; yaş, medeni durum, mesleki kıdem ve imkân düzeyleri değişkenleri açısından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık bulunduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin iş yaşam kalitesi düzeyleri "kararsızım", iş kariyer memnuniyeti "katılıyorum", genel iyi olma "kararsızım", işi kontrol edebilme "kararsızım", çalışma koşulları "kararsızım", iş yaşamında stres "katılmıyorum" ve aile-iş yaşamı dengesi alt boyutu düzeylerinin ise "katılıyorum" düzeyinde olduğu; öğretmenlerin iş yaşam kalitesi ölçeği ve alt boyutları katılım düzeyleri ile cinsiyet ve öğrenim durumu değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir ilişkinin bulunmadığı, öğretmenlerin yaş, medeni durum, mesleki kıdem ve imkân düzeyleri ile iş yaşam kalitesi ölçeği ve alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin iş doyumu ölçeği ve alt boyutlarına katılım düzeylerinin cinsiyet ve öğrenim durumu değişkenlerine bağlı olarak anlamlı düzeyde farklılık göstermediği; yaş, medeni durum, mesleki kıdem ve imkân düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak öğretmenlerin iş yaşam kalitesi algıları ve iş doyumu düzeylerinin orta düzeyde olduğu; iş yaşam kalitesi algıları ile iş doyumu düzeyleri arasında pozitif yönlü orta dereceli ve doğrusal bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş yaşam kalitesi, iş doyumu, öğretmen, lise

Branş öğretmenleriLise öğretmenleriÖlçekler+4
Şeyda Deveci
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin teknolojik yeterlilikleri ile yaşadıkları teknostres arasındaki ilişki

Bu çalışmada ilkokulda görevli öğretmenlerin teknolojik yeterlilikleri ile yaşadıkları teknostres arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini Elazığ İl Merkezindeki resmi ilkokullarda görev yapan 1650 sınıf öğretmeni, örneklemini ise 187'si kadın ve 103'ü erkek olmak üzere toplam 290 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Katılımcıların demografik bilgilerini ölçmeye yönelik Kişisel Bilgi Formu, teknolojik yeterliklerini ölçmek için Bayraktar (2015) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Eğitim Teknolojileri Kullanım Düzeyleri Ölçeği" ile teknostres seviyelerini belirlemek için Efilti ve Şahin (2017) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Teknostres Düzeylerini Belirleme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada mevcut durumu olduğu gibi betimlediği için ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Veri çözümlemede parametrik test tekniklerinden t Testi, Tek Yönlü Varyans analizi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin eğitim teknolojileri kullanım düzeyine ilişkin görüşleri "Katılıyorum" düzeyinde, teknostres düzeylerine ilişkin görüşleri de "Kısmen Katılıyorum" düzeyindedir. Katılımcı görüşleri cinsiyet değişkeni ile Teknoloji Okuryazarlığı, Sosyal Etik ve Yasal Hükümler alt boyutları arasında; medeni durum değişkeni ile Teknoloji Okuryazarlığı alt boyutunda; eğitim düzeyi değişkeni ile Teknoloji Okuryazarlığı, Derse Teknoloji Entegrasyonu ve İletişim alt boyutlarında; cinsiyet değişkeni ile Sosyal Odaklı Teknostres alt boyutu arasında; yaş değişkeni ile Teknik Konu Odaklı Teknostres alt boyutu arasında; eğitin durumu değişkeni ile Kişisel Kaynaklı Teknostres alt boyutu arasında; mesleki kıdem değişkeni ile Öğrenme-Öğretme Süreci Odaklı, Mesleğe Yönelik ve Teknik Konu Odaklı Teknostres alt boyutlarında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Araştırmada Kişisel Kaynaklı Teknostres alt boyutu ile Teknoloji Okuryazarlığı alt boyutu arasında negatif yönde ve çok zayıf bir ilişki saptanmıştır. Derse Teknoloji Entegrasyonu alt boyutu ile Kişisel Kaynaklı Teknostres alt boyutu arasında negatif yönde ve zayıf bir ilişki gözlemlenmiştir. Sosyal Etik ve Yasal Hükümler alt boyutu ile Mesleki ve Kişisel Teknostres alt boyutu arasında negatif ve çok zayıf bir ilişki saptanmıştır.

Teknoloji kullanımıTeknolojik yetkinlikTeknostres+4
Havva Kayaokay
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının görüşlerine göre Türkiye'de araştırma görevlisi olmak

Akademik kariyerin ilk basamağını ve geleceğin öğretim üyesi adayını oluşturan araştırma görevliliği kadrosunun öğretim elemanları tarafından nasıl görüldüğünün bilinmesi önem arz etmektedir. Bu araştırma öğretim elemanlarının görüşleri doğrultusunda Türkiye'de araştırma görevliliği kadrosunu olumlu ve olumsuz yönleri ile irdelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırma Fırat Üniversitesi'nde çalışan ve gönüllü olarak araştırmaya katılmayı kabul eden 45 öğretim elemanı ile yapılan görüşme ve elde edilen bilgiler doğrultusunda 10 öğretim elemanıyla gerçekleştirilen odak grup görüşmesi aracılığı ile elde edilen verilerle gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuş, tema ve kategoriler altında açıklanmaya çalışılmıştır. Görüşme formundan elde edilen verilerin şemalara dönüştürülmesinde NVivo 12 nitel veri analiz programı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; araştırma görevliliği kadrosunun yurt dışında bazı ülkelerde doğrudan karşılığı bulunmamaktadır. 33/a kadro türünün görev tanımı muğlâk ve yetersiz; 50/d kadro türünün ise geçici bir kadro olarak görüldüğü tespit edilmiştir. Katılımcılar, araştırma görevliliği kadrosunu akademik kariyer sürecinin ilk ve önemli basamağı olarak görmektedirler. Araştırma görevlilerinin öncelikli görevlerinin akademik gelişimleri olduğu ve çalışma şartlarının kişilere ve üniversitelere göre farklılık gösterdiği anlaşılmaktadır. Araştırma görevlilerinin yaşadıkları sorunların başında görev tanımının yetersizliği ve kadrolarının geçici olması gelmektedir. Araştırma görevliliğine atanma kriterlerinin standardının olması ve öğretim üyeliğine geçişlerin liyakate göre yapılması önerilmiştir.

Akademik personelAraştırma görevlileriKariyer+1
Nazan Çıtıl Biçen
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin algı yönetim uygulamalarına ilişkin öğretmen görüşleri ile duygusal bağlılıkları arasındaki ilişki

Araştırmanın temel amacı; okul yöneticileri tarafından kurumsal itibar, kimlik ve imaj boyutlarında gerçekleştirilen algı yönetim uygulamaları ile öğretmenlerin duygusal bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada nitel ve nicel analizlerin bir arada kullanıldığı karma araştırma metodundan ve bu metot kapsamında sıralı açıklayıcı tasarımdan yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2020- 2021 eğitim ve öğretim yılında Elazığ ilinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Nicel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Kurumsal İtibar Oluşturma Ölçeği", "Kurumsal Kimlik Oluşturma Ölçeği", "Kurumsal İmaj Oluşturma Ölçeği" ile Meyer, Allen ve Smith tarafından 1993 yılında geliştirilen "Duygusal Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı- yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada okul yöneticileri tarafından kurumsal itibar, kurumsal kimlik ve kurumsal imaj boyutlarında gerçekleştirilen algı yönetim uygulamaları ile öğretmenlerin duygusal bağlılıkları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapısal eşitlik modeli oluşturulmuştur. Model sonucunda okul yöneticilerinin kurumsal kimlik ve kurumsal itibar boyutlarında gerçekleştirdikleri algı yönetim uygulamalarının öğretmenlerin duygusal bağlılık düzeyleri ile doğrudan ilişkili olduğu; kurumsal imaj boyutunda gerçekleştirilen uygulamalar ile öğretmenlerin duygusal bağlılığı arasındaki ilişkinin ise kurumsal kimlik boyutunun aracılık etkisi ile meydana geldiği tespit edilmiştir. Araştırmada yer alan demografik değişkenlerin bağımlı ve bağımsız değişkenler üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla bağımsız gruplar t- testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Bu analizler sonucunda ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin kurumsal itibar, kimlik ve imaj boyutlarına ilişkin görüş düzeylerinin ve duygusal bağlılık düzeylerinin diğer gruplara nazaran daha yüksek olduğu, erkek öğretmenlerin duygusal bağlılık düzeylerinin kadın öğretmenlerden yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kıdem yılı değişkeni açısından incelendiğinde, 6-10 yıl arası görev süresine sahip öğretmenlerin tüm boyutlarda diğer gruplara nazaran düşük ortalamaya sahip olduğu tespit edilmiştir. Nitel araştırma sonucunda kurumsal imaja yönelik gerçekleştirilen çalışmaların genellikle dış paydaşlara yönelik gerçekleştirilmesinden dolayı öğretmenlerin duygusal bağlılıkları ile doğrudan ilişkili olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca kadın öğretmenlerin ailevi sorumlulukları nedeniyle erkek öğretmenlerden daha düşük duygusal bağlılık düzeyine sahip oldukları, ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin yoğun iş temposu ve kalabalık mesai ortamı nedeniyle tüm boyutlarda düşük ortalamaya sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak 6-10 yıl arası kıdem yılına sahip öğretmenlerin maddi sorunlar ve mesleki beklentilerin karşılanmaması gibi sebeplerden dolayı tüm boyutlarda düşük ortalamaya sahip oldukları tespit edilmiştir.

Algı yönetimiDuygusal bağlılıkKurum imajı+5
Ceyda Akıllı
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Lise öğretmenlerinin lider desteği, gelişim kültürü ve yaşam kalite algıları arasındaki ilişki (Malatya ili örneği)

Araştırmada lise öğretmenlerinin lider desteği, gelişim kültürü ve yaşam kalite algıları arasında bir ilişki bulunup bulunmadığını belirlemek amaçlanmıştır. Bu amacın yanında lise öğretmenlerinin lider desteği, gelişim kültürü ve yaşam kalite algı düzeylerinin belirlenmesi, onların mesleki kıdemi, öğrenim durumu, okulun bulunduğu yerleşim yeri, görev yapılan okulun türü değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık olup/olmadığının saptanması da araştırmada amaçlanmıştır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda ilişkisel tarama modeli yöntem olarak tercih edilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Malatya ili ve ilçelerinde kamu ve özel liselerde görev yapan 3907 lise öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini "Oransız Küme Örnekleme" yöntemi ile belirlenen 1181 lise öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada dört bölümden oluşan bir veri toplama aracı kullanılmıştır. Veri veri toplama aracının birinci bölümünde araştırmaya katılan lise öğretmenlerinin demografik bilgilerinin yer aldığı "Kişisel Bilgi Formu"; ikinci bölümünde "Lider Desteği Ölçeği", üçüncü bölümünde "Gelişim Kültürü Ölçeği", dördüncü bölümünde ise "İş Yaşam Kalitesi Ölçeği" bulunmaktadır. İfade edilen veri toplama araçları ile toplanan araştırma verileri normal dağılım göstermeleri dolayısıyla betimsel istatistiki yöntemlerin yanında Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analiz, Pearson Korelasyon ve Basit Doğrusal Regresyon Analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda lise öğretmenlerinin lider desteği, gelişim kültürü ve yaşam kalitesi algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada lise öğretmenlerinin lider desteği ile gelişim kültürü ve yaşam kalitesi algıları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bunlara ek olarak lise öğretmenlerinin lider desteği algılarının yaşam kalitesi ve gelişim kültürü algılarını anlamlı bir biçimde yordadığı belirlenmiştir. Yapılan araştırmada elde edilen sonuçlara göre lider desteğinin öğretmenlerin gelişim kültürü ve yaşam kalitesi algılarını arttırmakta olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda, öğretmenlerin gelişim kültürü ve yaşam kalite algılarının ileri seviyelere ulaşılabilmesini sağlamak için okullarda eğitim yöneticilerinin lider desteği davranışlarının gerektirdiği eylemlerini arttırmaları gerektiği önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Lider Desteği, Gelişim Kültürü, İş Yaşam Kalitesi

GelişimGelişim özellikleriLiderler+7
Yusuf Gezer
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Lise öğretmenlerinin sinerjik yönetim algılarının örgütsel kültür ve örgütsel öğrenme algıları üzerindeki etkisi

Bu araştırma ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel kültür aracılığıyla sinerjik yönetim ile örgütsel öğrenme algıları arasındaki ilişkiyi incelemektedir. İlişkisel karşılaştırma modeli esas alınarak gerçekleştirilen bu çalışmanın evrenini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinin merkez ilçelerinde yer alan 163 resmi ortaöğretim kurumunda görev yapan 8,155 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklem seçim yöntemi olarak küme örnekleme yöntemi kullanılmış; bu yöntemle belirlenen 80 okulun yöneticisi ile iletişime geçilerek bu okullarda görev yapan 1,006 öğretmene uygulanmaya çalışılmıştır. Ancak öğretmnelerin araştırmaya katılmada isteksiz olması nedeniyle 517 öğretmenden veri toplanabilmiş ve bu verilerin 482 tanesinin analiz edilebilecek özelliklere sahip olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Sinerjik Yönetim Ölçeği", "Örgütsel kültür Ölçeği", "Örgütsel öğrenme Ölçeği" ve öğretmenlerin demografik özelliklerini belirlemek için de "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizi SPSS 22.0 ve MPlus paket programları ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin analiz aşamasında betimsel istatistikler ve ölçeklere doğrulayıcı faktör analizleri (DFA) uygulanmış, öğretmenlerin değişkenlere yönelik algılarına ilişkin aritmetik ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler ile katılım oranı değerlerine bakılmıştır. Sinerjik yönetim, örgütsel kültür ve örgütsel öğrenme arasındaki ilişkileri ortaya koymak amacıyla korelasyon testi yapılmıştır. Öğretmenlerin, sinerjik yönetim, örgütsel kültür ve örgütsel öğrenme değişkenlerine yönelik algıları demografik özellikler açısından incelenmiştir. Bu analizden sonra yapısal eşitlik modeli vasıtasıyla önce değişkenlerin ölçme modellerine ardından da bir değişkenin diğer değişkeni yordama düzeyine bakılmıştır. Son olarak da sinerjik yönetimin örgütsel kültrü ve örgütsel öğrenme arasındaki aracılık rolleri incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin sinerjik yönetim algılarının ölçek genelinde ve sinerjik yönetim ölçeğinin alt boyutları olan Liderlik, Çalışanlar, Mevzuat, Kurum kültürü ve İletişim boyutlarında; Örgütsel kültür ölçek genelinde ve ölçeğinin alt boyutları olan Güç Kültürü, Rol Kültürü, Başarı Kültürü ve Destek Kültürü boyutlarının tümünde; Örgütsel öğrenme ölçek genelinde ve ölçeğinin alt boyutları olan Güven ve İşbirlikçi İklim, Paylaşılan ve Gözlenen Vizyon, İnisiyatif ve Risk alma ve Devam Eden Birbiriyle İlişkili Mesleki Gelişim boyutlarının tümünde "Katılıyorum" düzeyinde olduğu görülmektedir. Ayrıca bu üç değişken arasında istatiksel olarak pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Sinerjik yönetim, örgütsel kültür ve örgütsel öğrenme değişkenleri arasındaki ilişkiler incelendiğinde sinerjik yönetim, örgütsel kültür arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre örgütsel kültür ve örgütsel öğrenme arasında yüksek düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki; sinerjik yönetim ve örgütsel öğrenme arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Eğitim durumu, okul türü, medeni durum değişkenleri açısından sinerjik yönetim, örgütsel kültür ve örgütsel öğrenme arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır. Cinsiyet, mesleki kıdem ve istihdam tipi açısından anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Cinsiyet açısından kadınların algılarının daha yüksek olduğu, mesleki kıdem açısından 1-5 yıl mesleki kıdeme sahip katılımcıların ortalamalarının 11-15 ve 16- 20 mesleki kıdeme sahip katılımcılardan; 6-10 yıl mesleki kıdeme sahip katılımcıların ortalamalarının 11-15 yıl mesleki kıdeme sahip katılımcılardan daha yüksek olduğu tespit edilmştir. İstihdam tipi açısından sözleşmeli olarak görev yapan öğretmenlerin algılarının kadrolu öğretmenlerden daha yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin sinerjik yönetim ve örgütsel kültüre yönelik algıları, örgütsel öğrenmeye yönelik algılarını olumlu olarak ve anlamlı biçimde yordamaktadır. Sonuç olarak öğretmenlerin sinerjik yönetime yönelik algılarının, örgütsel öğrenmeye yönelik algılarını olumlu yönde ve anlamlı biçimde yordamasında örgütsel kültür algılarının aracılık rolünün bulunduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgi, sinerjik yönetim, örgütsel kültür, örgütsel öğrenme

İlyas Balcı
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin karanlık kişilik özellikleri ile örgütsel güven ve örgütsel iklim arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı eğitim kurumlarındaki yöneticilerin karanlık kişilik özellikleri ile güven ve örgütsel iklim arasında bir ilişki olup olmadığını ve bu ilişkiye öğretmenlerin karanlık liderlik algısının aracılık edip etmediğini araştırmaktır. Tez konusunu oluşturan değişkenler ile eğitim kurumları üzerinde benzer bir çalışmanın olmaması, bu araştırmanın yapılmasının en temel sebebidir. Yapılan çalışmada veri toplama aracı olarak Jonason ve Webster (2010) tarafından geliştirilen 12 soruluk Karanlık Üçlü Ölçeği, Güler(2014) tarafından geliştirilen 22 soruluk Örgütsel Güven Ölçeği ve Suzan Canlı, Hasan Demirtaş ve Niyazi Özer(2018) tarafından geliştirilen 23 maddelik Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek amacıyla kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2021-2022 eğitim- öğretim yılında, Elazığ ilindeki kamuya ait okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise olmak üzere farklı eğitim kademelerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem büyüklüğü ise % 95 güven düzeyinde olacak şekilde 378 kişi olarak hesaplanmıştır. Oranlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde okullara bizzat gidilerek ölçekler dağıtılmış, yaşanan COVID 19 süreci nedeniyle Google sistemi üzerinden ölçek katılımcılarla paylaşılmıştır. Araştırmanın modelini ilişkisel tarama modeli oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22 istatistik programı kullanılmıştır. Farklılık analizlerinde Independent Samples T Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi ( ANOVA) ve farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığının tespit edilmesi için Post Hoc testlerinden Tukey kullanılmıştır. Elde edilen istatistik sonuçlarının anlamlılığı 0,01 ve 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin yöneticilerin karanlık kişilik özelliklerine ilişkin algıları ‟okul türü'' değişkeninde makyavelizm, narsisizm ve psikopati alt boyutları açısından anlamlı farklılık gösterirken, ‟medeni durum'' değişkeninde yalnızca makyavelizm alt boyutunda anlamlı bir farklılık göstermiştir. Örgütsel güven algılarına yönelik görüşlerde ise ‟yaş'' ve ‟okul türü'' değişkenlerine göre yöneticiye güven alt boyutunda anlamlı bir farklılık görülmüştür. Örgütsel iklime yönelik görüşler incelendiğinde, ‟cinsiyet'' değişkenine göre liderlik ve etkileşim alt boyutunda; ‟yaş'' değişkenine göre liderlik ve etkileşim, başarı ve çatışma alt boyutlarında; ‟okul türü'' değişkenine göre ise demokratiklik ve aldanma, liderlik ve etkileşim, başarı, samimiyet ve çatışma alt boyutlarında; ‟medeni durum'' ve ‟hizmet süresi'' değişkenlerine göre ise çatışma alt boyutunda anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kişilik, Karanlık Kişilik, Örgütsel Güven, Örgütsel İklim

Karanlık kişilik özellikleriKaranlık liderlikLiderlik+6
Hülya Güngör
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüksek öğretim kurumlarında kriz yönetimi: COVID 19 tedbirleri konusunda Mardin Artuklu Üniversitesi örneği (Bir durum çalışması)

Son yıllarda birçok alanda yaşanan gelişmeler, eğitim örgütlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Yaşanan bu gelişmeler, örgütlerin belirsizlik, bunalım, kaos, risk, buhran, yenilenme ihtiyacı ve değişim gibi kavramlarla karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Yakın zamanda yaşanan koronavirüs (Covid-19) krizinin eğitim örgütleri üzerinde olumsuz etkiler oluşturması, kriz ile ilgili araştırmaların öneminin artmasını sağlamıştır. Bu araştırma, Mardin Artuklu Üniversitesi örneğinde koronavirüs (Covid-19) salgınından sonra ortaya çıkan kriz durumunu yönetme çalışmalarını, bu çalışmaların yönetici, akadamik personel, idari personel ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada, karma araştırma yöntemlerinden sıralı açımlayıcı desen kullanılmıştır. Bu kapsamda araştırmada öncelikle nicel boyutta araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri 'Kriz Yönetim Ölçeği' ile toplanarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın ikinici aşaması olan nitel boyutta, nicel verileri detaylandırmak ve desteklemek için uzman görüşlerine başvurularak araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formuyla yönetici, öğrenci, akademik ve idari personelin koronavüs pandemi krizine ilişkin görüşleri alınmıştır. Araştırmanın evreni, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Mardin Artuklu Üniversitesi'nde çalışan ve öğrenim gören katılımcılardan oluşmaktadır. Nicel verilerin toplanması için evrende yer alan çalışan personel sayısı 781 olması ve erişilebilir olması nedeneiyle örneklem almaya gerek duyulmamış olup ölçek tüm personele uygulanmıştır. Nitel verilerin toplanmasında amaca yönelik örnekleme yönteminin ölçüt örnekleme ve maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma nicel bulgularının çözümlenmesinde yüzde, frekans, bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Nicel bulguların analizinde, içerik analiz yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçları, kriz yönetim ölçeğinden elde edilen verilerin değerlendirilmesine göre, koronavirüs krizinin yönetilmesinde yönetici, öğrenci, akademik ve idari personelin görüşlerinde cinsiyet, yaş, öğrenim durumu ve görev değişkeninde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Katılımcılara göre yaşanan kriz sonucunda kurumların hazırlıklı olmasının krizi önlemede veya kuruma verdiği hasarın büyüklüğünde önemli bir etkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Özelde araştırmaya konu olan Mardin Artuklu Üniversitesi'nin yaşanan kriz sürecinde ortaya koyduğu kriz yönetim stratejileri ile krizin hafif atalatıldığı sonucuna varılmıştır. Özellikle uzaktan eğitim sürecine ve gerekli teknoljik altyapı konusunda hazırlıklı olması krizin teğet geçmesinde önemli etkide bulunduğu anlaşılmıştır. Yine araştırma sonucuna göre, bireysel donanım eksikliği ve teknolojiyi kullanma becerisindeki yetersizlikler nedeniyle eğitim-öğretime erişimde sorunların yaşandığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar kapsamında, benzer krizler karşısında hazırlıklı olmak için eğitim-öğretim kurumlarının tüm paydaşlarının gerekli beceri ve donanımlara sahip olması önem arz etmektedir. Ayrıca kriz yönetim becerilerinin var olması kurumlar için hayati öneme sahip olduğu anlaşılmıştır.

COVID 19Korona virüslerKriz+7
Cebrail Öztürk
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Anaokulu müdürlerinin kayırmacı davranışları ile öğretmenlerin motivasyonları arasındaki ilişki

Bu araştırmada anaokullarında çalışan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin sergiledikleri kayırmacılık davranışları ile öğretmenlerin motivasyonları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Elazığ il merkezindeki 30 anaokulunda görev yapan 400 anaokulu öğretmeni oluşturmaktadır. Evrendeki sayı ulaşılabilir olduğundan örneklem kullanılmamıştır, çalışma evreninin tümüne ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmada iki ayrı ölçek kullanılmıştır. Bunlar okul yönetiminde kayırmacılık ölçeği ve öğretmen motivasyon ölçeği" kullanılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiğinden verilerin analizinde parametrik testler kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre anaokulu öğretmenlerinin okul müdürlerinin sergiledikleri kayırmacılık davranışlarına yönelik algıları "bazen" düzeyinde, motivasyon düzeyleri ise "Çoğu zaman" düzeyindedir. Öğretmenlerin "Okul Yönetiminde Kayırmacılık" algılarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık oluşturmadığı, yaş değişkeni açısından 30 ve üstü yaşa sahip öğretmenlerin 20'li yaşlarda olan öğretmenlere göre, 16-19 hizmet yılı öğretmenlerin 1-5 hizmet öğretmenlere göre, okul türü değişkenine açısından resmi anaokullarında görev yapan öğretmenlerin özel anaokulunda görev yapan öğretmenlere göre, aynı yönetici ile çalışma süresi değişkenine göre 6-8 yıl aynı yönetici ile çalışan öğretmenlerin 1-5 yıl aynı yönetici ile çalışan öğretmenlere göre kayırmacılık algılarının daha yüksek olduğu, öğretmenlerin motivasyonlarının "Çoğu zaman" düzeyinde olduğu, öğretmenlerin çalıştıkları okul türü değişkenine göre resmi anaokullarında görev yapan öğretmenlerin özel anaokulunda görev yapan öğretmenlere göre motivasyonlarının daha düşük olduğu, belirlenmiştir. Araştırmaya katılan anaokulu öğretmenlerinin "Okul Yönetiminde Kayırmacılık" ile "Öğretmen Motivasyon" algılarının arasında negatif yönlü ve düşük düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Anaokulu, Okul yönetimi, Kayırmacılık, Öğretmen motivasyonu

Şeyma Öz
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sendikaya üye olma nedenleri ile örgütsel muhalefet algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmada resmi ve özel tüm kademe okullarda görev yapan ve sendika üyesi olan öğretmenlerin sendikaya üye olma nedenleri ile örgütsel muhalefet algıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Elazığ il merkezindeki 8600 öğretmen oluştururken bu öğretmenlerden çalışmaya gönüllü olarak katılan 383 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmanın iki farklı değişken içermesi sebebi ile verilerin toplanmasında iki ayrı ölçek kullanılmıştır. Uğurlu ve Arslan (2020) tarafından geliştirilen Sendikal Örgütlenme Nedenleri Ölçeği ve Dağlı (2015) tarafından uyarlanan Örgütsel Muhalefet Ölçeği kullanılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiğinden verilerin analizinde parametrik testler kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin sendikal örgütlenme nedenlerine yönelik algıları (x̄=3,37) ile "Katılıyorum" düzeyinde, örgütsel muhalefet algıları ise (x̄=3,37) ile "Büyük Oranda Katılıyorum" düzeyindedir. Öğretmenlerin sendikaya üye olma nedenleri ile cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, medeni durum, eğitim durumu ve yerleşim yeri değişkenleri açısından alt boyutlarda ve ölçek genelinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel muhalefet algıları ile yaş, mesleki kıdem, eğitim durumu değişkenleri açısından anlamlı farklılıklar tespit edilmiş; cinsiyet, medeni durum ve yerleşim yeri değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin sendikaya üye olma nedenleri ile örgütsel muhalefet algıları arasında negatif yönlü ve zayıf bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yapılan ilişki analizinde öğretmenlerin sendikaya üye olma nedenlerinin, örgütsel muhalefet algılarının %3,7'sini negatif yönde açıkladığı ve sendikaya üye olma nedenlerinin örgütsel muhalefeti %19.3 oranında negatif yönde yordadığı belirlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin sendikaya üye olma nedenlerinin örgütsel muhalefet algılarıyla negatif yönlü bir ilişki gösterdiği tespit edilmiştir. Sendikaların, üyelerinin muhalefet algılarını daha iyi anlamak ve bu algıları yapıcı bir şekilde yönetmek için daha şeffaf ve katılımcı bir politika benimsemeleri önerilmektedir. Örgütsel muhalefet algılarının yaş, mesleki kıdem ve eğitim durumu gibi değişkenler açısından farklılık gösterdiği göz önüne alındığında, eğitim yöneticilerinin bu farklılıkları dikkate alarak daha kapsayıcı bir yönetim anlayışı benimsemeleri gerekmektedir. Özellikle genç öğretmenlerin örgüt politikalarına yönelik algılarının güçlendirilmesi için onların görüşlerine daha fazla yer verilmesi önemlidir. Bu araştırma, sendikal örgütlenme nedenleri ve örgütsel muhalefet algıları arasındaki ilişkiyi inceleyen sınırlı sayıda çalışmadan biridir. Gelecek araştırmalarda farklı iller ve eğitim düzeylerinde çalışan öğretmenlerin katılımıyla daha geniş kapsamlı çalışmalar yapılması önerilmektedir. Böylece, elde edilen sonuçlar genel bir perspektif sunabilir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Örgütlenme, Sendikacılık, Örgütsel Muhalefet

Araştırmacı öğretmenEğitim sendikalarıKamu işveren sendikaları+7
Serdal Karakuş
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetim stilleri ile tercih etikleri sınıf disiplin modeli arasındaki ilişki

Araştırmanın temel amacı; sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetim stilleri ile tercih ettikleri sınıf disiplin modeli arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ve küme örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Elazığ il merkezinde resmi ilkokullarda görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Ünsal (2018) tarafından geliştirilen ''Sınıfta Disiplin Modeli Ölçeği'' ile Kris'in hazırladığı ve Ekici (2004) tarafından Türkçeye uyarlanan ''Sınıf Yönetimi Profili Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler normal dağılım göstermektedir. Verilerin analizinde parametrik analiz teknikleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin sınıf disiplin modeli tercih puanlarına göre dağılımında öğretmenlerin en çok etkili öğretmenlik eğitimi modelini tercih ettikleri ve en az davranış iyileştirme modelini tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin sınıf yönetimi profili puanlarına göre öğretmenlerin en yüksek takdir edilen ve en düşük aldırmaz sınıf yönetimi profili puan ortalamalarına sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin farklı disiplin modeli tercihlerinde demografik değişkenlere göre istatistiksel bir farklılık olup olmadığını incelemek için bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için de post-hoc testleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda savunmacı ve gerçeklik terapisi disiplin modeli ortalama puanları ile yaş grupları değişkeni arasında, mantıksal sonuçlar disiplin modeli tercihi ortalamaları ile mesleki kıdem arasında, savunmacı disiplin modeli ortalamaları ile eğitim durumu arasında ve savunmacı disiplin modeli ortalamaları ile okutulan sınıf kademesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin farklı sınıf yönetim stilleri ile demografik değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için de post hoc testleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda otoriter sınıf yönetimi profili ile öğretmenlerin eğitim durumları arasında, başıboş sınıf yönetimi profili ile de öğretmenlerin görev yaptığı okulun bulunduğu eğitim bölgesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetim stilleri ile tercih ettikleri sınıf disiplin modeli arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla pearson çarpım momentler korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf disiplin modelinin alt boyutlarından etkili öğretmenlik eğitimi modeli ile aldırmaz sınıf yönetimi profili arasında düşük düzeyde negatif yönlü bir ilişki olduğu sonucu elde edilmiştir. Bunun dışındaki sınıf disiplin modeli ve alt boyutları ile sınıf yönetim profili ve alt boyutları arasında düşük veya orta düzeyde pozitif yönlü ilişki olduğu sonucu elde edilmiştir. Yapılan basit doğrusal regresyon analizi sonucunda ise sınıf yönetim profilinin sınıf disiplin modeli tercihi üzerinde anlamlı ve pozitif yönlü bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Figen Üzel
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2024
00

Other supervisors