Theses supervised by Prof. Dr. Özlem Sertkaya Doğan

12 theses · İstanbul University

Master'sOpen AccessTR

Arnavutköy ilçesinde nüfusun gelişimi: Sosyo-kültürel ve mekânsal analiz

Arnavutköy ilçesi Marmara Bölgesi'nin Çatalca-Kocaeli bölümünde yer alan İstanbul ilinin 39 ilçesinden bir tanesidir. Arnavutköy ilçesi toplam 38 mahalleden oluşmaktadır. Bu çalışmada Arnavutköy ilçesinin değişen nüfusu, nüfusun dağılımına etki eden fiziki ve beşeri faktörler, nüfusun nitelik ve nicelikleri, ekonomik faaliyetler, kır ve şehir nüfusu, sosyo-kültürel gelişim ve mekansal dağılım incelenmiş tablo, grafik ve haritalar kullanılarak yorumlanmıştır. İlçe Osmanlı döneminde Çatalca Nahiyesine bağlıyken sırasıyla köy ve belde statüsüne getirilmiştir. 2008 yılında ilçe statüsü alan Arnavutköy, TÜİK 2020 verilerine göre 296.709 nüfusa sahiptir. İstanbul'un gelecek vaad eden ilçelerinden olan Arnavutköy 1950'li yıllara kadar Bulgaristan ve Yunanistan'dan gelen göçmenlerin oluşturduğu homojen bir nüfusa sahipken günümüzde Anadolu'nun ve İstanbul'un farklı yerlerinden aldığı göçler sebebiyle heterojen bir yapıya dönüşmüştür. Bu durum Arnavutköy'ün sosyal, ekonomik, kültürel birçok alanına etki etmiştir. Nüfusu sürekli olarak artış gösteren ve İstanbul'un yeni yatırımlarına ev sahipliği yapan ilçe'nin toplam nüfusu içerisinde genç bağımlı nüfusun payı giderek artmaktadır. Genç nüfusa sahip olmanın avantajları iyi kullanılmalı, gençler desteklenmeli ve demografik yatırımların gençlere yönelik yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada nüfusun nitel ve nicel değişimine bağlı olarak ortaya çıkan değişimler incelenmiş, yaşanan sorunlara çözüm aranmış ve hazırlanan nüfus projeksiyonları ile geleceğe yönelik nüfus tahminleri yapılmış, gelecekte oluşacak değişimler ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Arnavutköy, Nüfus, Sosyo-kültürel Analiz, Mekansal Analiz, Şehir Nüfusu, Kır Nüfusu, Nüfus Projeksiyonu

Mekansal analizNüfusNüfus hareketleri+4
Kübra Çiçek
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziosmanpaşa ilçesinde nüfusun değişimi: Sosyo-kültürel ve mekânsal analiz

Marmara Bölgesi'nin Çatalca – Kocaeli bölümünde konumlanan İstanbul'un 39 ilçesi arasında yer alan Gaziosmanpaşa ilçesi, tarihi su yollarına sahip olması sebebiyle önemli bir inceleme alanıdır. Günümüzde Gaziosmanpaşa ilçesi toplam 16 mahalleden oluşmaktadır. Bu çalışmada 1927 yılından günümüze kadar olan süreçte Gaziosmanpaşa ilçesinin değişen nüfusu, sosyo-kültürel özellikleri, nüfusun nitelik ve nicelikleri ile mekânsal dağılımı çeşitli verilerle incelenmiş tablo, grafik ve haritalar kullanılarak yorumlanmıştır. Geçmişte Taşlıtarla ve Göktepe adlarıyla anılan çalışma sahası ilçe olmadan önce Çatalca ilçesinin Boyalık Nahiyesine ve Eyüp ilçesinin Rami Nahiyesine bağlıyken sırasıyla köy ve belde statüsüne getirilmiştir. Çalışma sahası özellikle 1950'li yıllar itibariyle toplam nüfusun göçlerle artması sonucunda 1963 yılında Gaziosmanpaşa adını alarak ilçe olmuştur. İlçe, adını 1877-1878 yılları arasında Osmanlı ve Rusya arasında yaşanan Plevne Savaşlarında kahramanca mücadele edip dünya çapında takdir edilen Gazi Osman Paşa'dan almıştır. Çalışma sahası 1950'li yıllardan itibaren Bulgaristan, Eski Yugoslavya, Yunanistan ve Romanya gibi farklı ülkelerden ve yurdumuzun çeşitli bölgelerinden göç almıştır. Göçler sonucunda ilçe nüfusunda artış meydana gelmiş ve düzensiz yerleşim alanları ortaya çıkmıştır. Farklı kültürlere sahip toplumların bir arada yaşadığı Gaziosmanpaşa ilçesinde yaşanan göçler sonucunda nüfus, homojen bir yapıdan heterojen bir yapıya dönüşmüştür. Bu durum ilçenin sosyo-kültürel ve ekonomik faaliyetlerini de etkilemiştir. TÜİK 2021 nüfus verilerine göre 493.096 kişilik nüfusuyla Gaziosmanpaşa'da göç hareketleri devam etmektedir ve yapılan nüfus projeksiyonları ile toplam nüfusun gelecekte de artacağı tahmin edilmektedir. Bu çalışmada Gaziosmanpaşa ilçesinde 1927-2020 yılları arasında toplam nüfusun nitel ve nicel özelliklerinde meydana gelen değişim ve gelişimi incelenmiş, nüfusun sürekli artmasına bağlı olarak ortaya çıkan sorunlara çözüm aranmış, hazırlanan nüfus projeksiyonları ile geleceğe yönelik nüfus tahminleri yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: İstanbul, Gaziosmanpaşa, Nüfus, Balkan Göçleri, Sosyo-kültürel Gelişim, Mekânsal Analiz, Şehir Nüfus, Kır Nüfus, Nüfus Projeksiyonu

NüfusNüfus hareketleriNüfus politikaları+4
Zeynep Yağız
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Düzce ilinde nüfusun değişimi: Sosyo-kültürel ve mekânsal analiz (1927-2018)

Düzce ili Batı Karadeniz Bölgesinde bulunmakta olup, doğusunda Bolu, batısında Sakarya ve kuzeydoğusunda Zonguldak illeriyle komşudur. Kuzeyinde Karadeniz yer almakta olup, kıyı uzunluğu 30 km'dir. Düzce ilinin Merkez ilçe dahil 8 ilçesi, 278 köyü, 115 mahallesi bulunmaktadır. 1999 yılında il olan Düzce her daim göç alma potansiyeline sahip olmuş, nüfus artışı yönünden değişiklikler izlenmiştir. Bu çalışmada Düzce'nin 1927 yılından itibaren değişen nüfusu ve sosyo-kültürel gelişimi araştırılmış, elde edilen veriler tablo, grafik ve haritalar kullanılarak yorumlanmıştır. Fiziki ve beşeri faktörlerin nüfus dağılımı üzerine etkileri ele alınarak, kırsal ve kentsel nüfusun mekânsal dağılışı üzerinde durulmuştur. Düzce Cumhuriyet döneminde Türkiye'nin en işlek ve zengin ilçesi durumuna gelmiştir. Ayrıca o dönemde bayındırlık hizmetlerinin gelişmesiyle kentsel bir yapıya kavuşan Düzce'de kentsel gelişme 1945 ve özellikle 1955 yılından sonra hız kazanmıştır. İlçede 1881 yılında belediye kurulmuştur. Kentin ilk imar planı 1956 yılında hazırlanmak istenmiş, ancak 1963 yılında yürürlüğe girmiştir. 1870 yılından 1999 yılına kadar Düzce ilçe merkezi olarak kalmıştır. "17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999 depremlerini yaşayan Düzce 09.12.1999 tarihli ve 23091 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Resmi Gazete'de yayımlanan "Bir il ve iki ilçe kurulması ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki Cetvellerde Değişiklik yapılması Hakkında 584 sayılı Kanun Hükmünde Kararname" ile İl statüsüne kavuşmuştur". Düzce'nin il statüsüne geçmesiyle birlikte bölgeye yapılan teşviklerin artmasıyla 2018'e kadar geçen sürede sürekli olarak nüfusun arttığı tespit edilmiştir. Özellikle 2006'da Düzce Üniversitesinin kurulması ve zamanla farklı fakülteler ve bölümler açarak büyümesinin, Düzce Organize Sanayinin ve yeni yatırımların Düzce'ye gelmesinin nüfus bir artışında önemli bir payı olduğu görülmüştür. 2007 yılında Düzce ilinin tüm ilçeler dâhil, 157.894 olan şehir nüfusunun 2013'e gelindiğinde yaklaşık 2 binlik bir artış ile 159.232 olarak kayda geçtiği tespit edilmiştir. 2014 yılına gelindiğinde şehir nüfusunda büyük bir artış gözlenmiş ve nüfus 184.005'e ulaşmıştır. 2018 yılında ise şehir nüfusu 184.910 olmuştur. 2014 yılında Düzce Üniversitesi'nin birimlerindeki artış, Motor fabrikasının açılması, o yıla kadar Konuralp'in ve kendisine bağlı olan bazı köylerin Düzce Belediyesi sınırlarına dâhil edilmesi 2014 yılında ortaya çıkan ani nüfus artışının nedenleri olarak gösterilebilir. 2007-2018 yılları arasında Düzce ili ilçeler bazındaki şehir nüfus dağılımları incelendiğinde, en yoğun ilçe Merkez ilçe olup, ikinci sırada Akçakoca ilçesi gelmektedir. Bu ilçe ilin denize kıyısı olan tek ilçesi olma özelliği taşımaktadır ve sahip olduğu turizm değeri ilçenin nüfus yoğunluğunu açıklamaktadır. Üçüncü sırada nüfus yoğunluğu Kaynaşlı İlçesi'nde görülmektedir. Düzce ilinin nüfusunun mekânsal dağılımına ilişkin veriler incelendiğinde, Merkez ilçede ihtiyaç duyulabilecek çok sayıda yaşam mekânsal alanlarının (eğitim, ibadet, alışveriş, sağlık vb.) yer aldığı görülmektedir. Şehrin toplu taşıma ve ulaşım imkânlarının sınırlı sayıda ve sıklıkla olması, işyerlerinin çoğunlukla şehir merkezinde yer alması, eğitim imkânları açısından şehir merkezinde yer alan okulların daha donanımlı olduğunun düşünülmesi, daha konforlu bir yaşam talebinin olması nedenleriyle şehir halkı, çoğunlukla merkez ilçede yaşamayı tercih etmektedir. Düzce ilinin toplam yüzölçümü 249.200 hektar olup, bunun % 29,9'u tarım arazisi, % 0,79'u çayır-mera, % 48,352'si de tarım dışı arazi oluşturmaktadır. Tarımsal faaliyetlerin en canlı olduğu yerler arasında Merkez ilçe ve Akçakoca ilçeleri sayılabilir. Bu durumun temel nedeni, ilçelerin doğal koşullarının tarım için elverişli olmasıdır. Düzce ili fındık üretiminde, üretim yapılan alan açısından ülkede 6. Sırada; üretim açısından 4. sırada yer almaktadır. Ülke fındık üretiminin %10,2'si Düzce ilinden sağlanmaktadır. Ülkede üretilen fındığın verim açısından dekar başına 70,7 kg iken, Düzce ilinde üretilen fındığın verim oranı 83,4 kg/dekardır. Bu oran Düzce ilinde üretilen fındığın ülke ve şehir ekonomisine önemli oranda katkı sağladığını göstermektedir. Şehrin içinden geçen D-100 Karayolu ve otoyol Başkent Ankara'yı İstanbul'a bağlamaktadır. Türkiye'nin en yoğun trafiğine sahip olan bu iki yol, Ankara ve İstanbul gibi yoğun nüfuslu kentlerin arasında bir dinlenme şehri özelliğine sahip olan Düzce'ye ayrı bir önem kazandırmıştır. Düzce'nin geçiş güzergâhı üzerinde olmasından dolayı, göç alan ve göç veren şehir olma özelliği taşımaktadır. Aynı zamanda iş olanaklarının giderek artması şehrin toplam nüfusunu da giderek arttırmaktadır. Şehir doğa ve yaz turizmi açısından da önemli bir değer taşımaktadır. Düzce gelecek vadeden bir şehirdir. Bu gelişim sürecinde bilinçli kentleşme ve sanayileşme politikaları ile şehrin doğal kaynakları, organik, ekonomik tarımsal, hayvansal ve turizm faaliyetleri korunmalıdır.

Bolu-DüzceMekansal analizNüfus+3
Güner Kutal
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
DoctorateOpen AccessTR

Yalova ilinin demografik analizi: Sosyo-ekonomik ve mekânsal gelişim

Yalova İstanbul iline bağlı ilçe iken 1995 yılında il statüsüne kavuşmuş olup, Türkiye'nin en küçük yüzölçümüne sahip ilidir. Yalova; Samanlı Dağlarının kuzeybatı kıyılarını ile Armutlu Yarımadası'nın kuzey kıyılarında yer almakta ve Marmara Bölgesinin önemli bir turizm alanı olma özelliği göstermektedir. Kaplıcaları, süs bitkisi ve çiçek yetiştiriciliği, Yalova ekonomisini etkileyen diğer bir husustur. Yalova, Türkiye'nin en önemli sanayi ve ulaşım ağlarından bazılarının yoğunlaştığı bir bölgede yer almaktadır. Yalova ili uluslararası göç başta olmak üzere tüm illerden göç almaktadır. Araştırmanın amacı, Yalova ilinde nüfusun değişiminin sosyo-ekonomik ve mekânsal çerçeve içerisinde analiz edilmesidir. Yalova ili nüfusu 1935-2020 yılları arasında 16,4 kat artış göstermiştir. Yalova ili nüfusunun nüfus projeksiyonlarına göre her sene sürekli artarak 2025 yılına kadar 329.001 kişi olması öngörülmektedir. Yapılan çalışmada Yalova ilinde nüfusun değişimi 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçları ile Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçları ikinci veri olarak kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemleri olarak gözlem ve doküman/belgelerin analizi yapılmış, betimsel ve sistematik analiz temel alınmıştır. Nüfus değişimine neden olan temel faktörleri; doğum, ölüm ve göçler oluşturmaktadır. Yalova ilinde nüfusun değişiminde uluslararası göçler ile iç göçlerin önemli rol oynağı tespit edilmiştir. 2008 ve 2020 yılları arasında nüfus artışında iç göçün etkisi ortalama %44,4 olmuştur. Yalova'nın nüfus artışına uluslararası göçün etkisi ise 2016 yılında %47,5, 2017 yılında %39,7, 2018 yılında ise %45,6, 2019 yılında ise %59,4 olarak gerçekleşmiştir. Nüfus artışının her zaman mekân üzerine olumsuz etkisi olmuştur. Yalova'nın nüfus artışıyla birlikte, önümüzdeki yıllarda şehir merkezlerinde yoğunlaşan nüfus yoğunluğu mekân üzerindeki baskıları daha da arttıracaktır. Yalova ilinin arazi kullanımı dikkate alındığında nüfusun artması ile birlikte tarım alanları azalmakta, tarım alanları üzerindeki baskının devam ettiği görülmektedir. Yalova ilinin 2007 ve 2020 yılları arasında ilçelerin toplam şehir nüfuslarının değişimi incelendiğinde, Yalova ilinde tüm ilçelerin şehir nüfusu artış göstermiş olup, ortalama yıllık nüfus artış hızı ‰39,36 olarak gerçekleştirilmiştir. Aynı yıllar arasında ilçelerin toplam kırsal nüfusları incelendiğinde ise, Çiftlikköy ilçesi hariç diğer ilçelerin kır nüfusu artış göstermiştir. Yalova ili kır nüfusun ortalama yıllık nüfus artış hızı ‰14,88 olarak gerçekleştirilmiştir. Kırsal nüfusun şehir nüfusuna göre daha az artış göstermesi nedeniyle kırsal kalkınmayı destekleyici projeler artırılmalı, böylece kırsal nüfus korunmalı ve tarımsal üretimin devamı sağlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Beşerî Coğrafya, Nüfus, Demografi, Göç, Yalova.

Beşeri coğrafyaDemografik özelliklerGöçler+4
Hakan Bostan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Mekânsal planlama ve sürdürülebilirlik perspektifinde Tekirdağ ili

Trak yurdu, tahıl ambarı, Marmara kıyısında bir transfer noktası olan Tekirdağ ili, yakın tarihinde benzerine az rastlanır büyüme ve nüfus artışına tanıklık ederek hızlı bir değişim süreci geçirmiş ve 21.yüzyıl'a kapasite ve dayanıklılığını zorlayan sorunlarla girmiştir. Tekirdağ'da tarihsel kırılma noktası sayılabilecek değişim, 1980'li yıllarda başlayan, tarım toprakları ve su kaynakları üzerindeki olumsuz etkisini giderek artıran, karasal ve sucul ekosistemlerin taşıma kapasitesini fazlasıyla zorlayan altyapısız yatırımlardır. Sanayileşme ve şehirleşme süreci verimli tarım arazilerinden geçen karayollarının bir tarafında fabrikalar diğer tarafında nüfusu hızla artan yerleşmeler biçiminde mekânı yeniden organize ederken, kıyı kesimlerde ise beton bloklardan oluşan ikinci evlerle kendisini hissettirmiştir. Kaynağında içilebilecek kadar temiz olan Ergene Nehri, Çorlu- Çerkezköy çevresinin endüstriyel atıksuları ve evsel atıkların deşarj sahası olduğu için akışı doğrultusunda yer altı sularına karışmakta ve Ege Denizi'ne döküldüğü yerde ise denizel ekosistemlere zarar vermektedir. Tatlı su kaynağı rezervi olan ve en son kullanılması gereken yer altı su kaynakları, sanayinin ihtiyaç duyduğu kullanma suyu nedeniyle zarar görmekte ve su seviyesi giderek derinlere inmektedir. Marmara Denizi kıyısında Ganos Fayı boyunca beklenen 7 büyüklüğündeki deprem küçük depremlerle kendisini hissettirken, iklim değişikliği kaynaklı aşırı yağışlar, su baskınları, fırtınalar, sıcaklık dalgaları ve yükselen kıyı seviyeleri gelecek için karamsar bir tablo çizmektedir. İlin fiziki çevresinde değişim süreçleri hızlanıp etkileri artarken, karayollarında taşıt sayısı artmakta; akaryakıt depolama alanları genişlemekte; yeni organize sanayi bölgeleri kurulmakta; nüfus artarken, konut alanları da genişlemeye devam etmektedir. Sebep ve sonuç ilişkisi biçiminde işleyen bu süreçte şehirler hızla büyürken, sürdürülebilir olma yetenekleri de o ölçüde azalmaktadır. Tekirdağ'ın dayanıklılığını ve rekabet edebilirliğini sınayan süreçlerle mücadele etmeyi amaçlayan politika ve aksiyonlar, mekân ve insan bağlamını dışarıda bırakarak, masa üzerinde dizayn edildiği için, yetersiz ve bütüncül olmaktan uzaktır. "Marmara Derin Deniz Deşarjı" gibi kısa vadeli çözüm niteliğindeki projeler, kalıcı ve etkili değişimler yaratmak yerine, atıksuları gözden uzak deniz derinliklerine taşıyarak, sucul ekosistemlerde yeni yıkımlara yol açacaktır. İlde etkisini hissettiren klimatik, jeolojik ve jeomorfolojik süreçlerden kaynaklanan afetlere karşı mevcut alt yapı ihtiyaca cevap veremez hale gelmiştir. Bu çalışma, araştırma sahası olan Tekirdağ ilinde hali hazırda uygulanan ve sürdürülebilirlik iddiası olan, bölge ve il çevre düzeni planlarını yetersizlikleri açısından kritik ederek, ekosistemlerin taşıma kapasitesini odağına alan yeni bir planlama sürecinin gerekliliğini savunmaktadır. Argümanlar 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı ile 1/25.000 ölçekli Tekirdağ İli Çevre Düzeni Planı'nın, hedef, strateji hüküm ve kararlarında ilin sürdürülebilirlik yeteneğine engel olan süreçlerin değerlendirilmesi çerçevesinde şekillenmiştir. Çevre düzeni planlarında günümüze dek yapılan değişikliklerin, sürdürülebilirlik açısından yaratacağı muhtemel sorunlar da bu çerçeveye dâhil edilmiştir. Bölge ve il düzeyinde kararları uygulanmaya devam edilen çevre düzeni planları, kendilerinden önce hazırlanan mevcut nazım ve uygulama imar planlarına göre reformist olsa da sanayileşme, nüfus artışı, şehirleşme ve kaynak kullanımı bağlamında risk faktörlerine karşı uzun dönemli proaktif politikalar ve uygulalamalardan yoksundur. Bu durum araştırma alanı Tekirdağ ilinin sürdürülebilirliğini tartışmalı hale getirirken ve tarihsel kimliğini oluşturan doğal ve kültürel potansiyellere de zarar vermektedir. Günümüzde şehirler artan nüfusları ile bir sorun merkezi oldukları kadar, teknoloji, ekipman ve sermaye birikimi açısından çözümün merkezi olabilmektedir. Tekirdağ'ın sürdürülebilir planlanma ve aksiyonlar ile ekonomik gelişimini devam ettirme yeteneği ve rekabet edebilirliğinin sağlanabilmesi için, fiziki çevre özellikleri ile beşeri dinamiklerinin doğru analiz edilmesi ve planlamanın multidispliner yaklaşımla, bütüncül olarak yapılması gerekmektedir. Planlama, sanayi sektörü odaklı kaynak kullanımı ve mekânsal organizasyon kalıplarından kurtarılarak, ekosistemlerin rehabilitasyonunu önceliklendiren, döngüsel ekonomiyi olanaklı kılan ve yeşil istihdama destek olacak sürdürülebilir bir zemin üzerinde inşa edilmelidir.

Mekan planlamasıSürdürülebilir gelişmeSürdürülebilirlik+3
Zafer Kurtar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pınarbaşı'nın 1927-2018 yılları arasındaki nüfus değişimi ve sosyo-kültürel gelişimi

Pınarbaşı Karadeniz Bölgesi'nin batısında yer alan Kastamonu ilinin bir ilçesidir. Pınarbaşı şehri toplamda 6 mahalleden oluşmaktadır. Bunun dışında ilçe içerisinde 27 adet köy bulunmaktadır. 1987 yılında ilçe olan Pınarbaşı'nda bu tarihten itibaren çok fazla nüfus değişikliği yaşanmamıştır. Bu çalışmada Pınarbaşı ilçesinin 1927 yılından itibaren değişen nüfusu ve sosyo-kültürel gelişimi, çeşitli veriler incelenerek tablo, grafik ve haritalar kullanılarak yorumlanmıştır. Nüfusun dağılımına etki eden fiziki ve beşeri faktörler ele alınarak, kırsal ve kentsel nüfusun mekânsal dağılışı üzerinde durulmuştur. Cumhuriyetin ilanından önce yapılan ilk nüfus sayımında Daday kazasına bağlı bir köy durumunda iken 1946 yılında Azdavay'ın ilçe olmasıyla bu ilçeye bağlı bir köy durumunda olan Pınarbaşı 1987 yılında ilçe vasfını kazanmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2018 sayımları sonucunda nüfusu 6020 kişidir. Yaşlı bağımlı nüfusun Türkiye ortalamalarının üzerinde olduğu Pınarbaşı'nda büyükşehirlere olan göç hala devam etmektedir. Bu durum toplam nüfus içerisinde genç nüfusu azaltıp yaşlı nüfusu arttırmaktadır. Bu çalışmada nüfusun nicel ve nitel değişimine bağlı olarak ortaya çıkan sorunlara çözüm önerileri sunulmuş ve nüfus projeksiyonları aracılığıyla tahminlerde bulunularak gelecekte oluşacak değişimler ele alınmıştır.

Kastamonu-PınarbaşıNüfusSosyokültürel değişme
Berna Gündoğdu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bayrampaşa ilçesinin nüfus coğrafyası: Sosyo-kültürel ve mekânsal analiz

Bayrampaşa; günümüz İstanbul' unun önemli karayollarının merkezinde ve kentin yoğun nüfuslanmış ilçeleriyle çevrelenmiş konumu; Doğu Roma İmparatorluğu' nun başkentine su taşıyan yegâne su kaynağı Lycus' un ev sahibi olması sebebiyle önemli bir inceleme alanıdır. Bölgenin ziraat faaliyetlerine uygun iklimi Osmanlı yönetiminin önde gelen bazı isimlerinin çiftlikler kurdurduğu; sahip olduğu zengin su kaynakları dolayısıyla da önemli suyollarının ve kuyularının bulunduğu tarihi kayıtlarda mevcuttur. Beşeri ve mekânsal gelişiminin çıkış noktası ilçenin geçmişte sahip olduğu doğal kaynaklar iken; günümüzdeki statüsünü bölgeye doğru gerçekleşen nüfus hareketlerine, sanayi ve hizmet sektörlerine borçludur. 19. yüzyıl sonlarına doğru başlayan Balkanlar merkezli nüfus hareketleri bölgenin cumhuriyet dönemi temellerini oluştururken; 1950' den sonra ülke içinde yaşanan kırdan - kente göçler Bayrampaşa' nın beşeri ve mekânsal gelişimini mümkün kılmıştır. 1927 - 2019 yıllarında bölgenin göstermiş olduğu beşeri ve mekânsal gelişim siyasi, ekonomik ve sosyokültürel süreçlerin; nüfus sayımları, tarihi kayıtlar, yazılı medya kaynaklarının incelenmesiyle mümkün olmaktadır. Çalışma aracılığıyla medeniyet tarihinin en önemli kentlerinden İstanbul' u meydana getiren 39 ilçeden biri olan Bayrampaşa' nın organizasyondaki yeri ve önemine dikkat çekmek hedeflenmektedir.

GöçlerMekan planlamasıMekansal analiz+7
Ufuk Özdemir
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kadıköy'de turizm faaliyetleri ve gelişim olanakları

Turizm faaliyetleri önemli ekonomik getirilerinden dolayı büyük ilgi gören turizm sektörünün mekân üzerinde uygulamalarıdır. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası hızlı bir şekilde gelişim göstermiştir. Turizm ve turizm faaliyetleri tüm ülkelere olduğu gibi özellikle gelişmekte olan ülkelere ekonomik açıdan büyük katkılar sağlamaktadır. Ülkelerin ekonomik açıklarını kapatıp, döviz girdisi sağlarken, diğer yandan yeni iş imkânları yaratmakta, bölgesel ve ulusal kalkınmaya katkı sağlamaktadır. Ayrıca turizm faaliyetlerine bakılarak ülke ekonomisi hakkında fikir edinmek mümkündür. Turizm sektörü, yerel ve merkezi yönetimler iletişiminde ülke içi ve uluslararası şirketlerin de yatırım yapmaları sonucunda hızlı gelişen sektörler arasında yerini almıştır. Tarihi ve kültürel bakımdan zengin kaynaklara sahip olan İstanbul İli'nin önemli merkezlerinden biri Kadıköy ilçesi'dir. İlçe gerek tarihi gerek kültürel gerekse çeşitli turistik çekicilikleri ile ön plana çıkmış, turizm potansiyeli yüksek mekânlara ve olanaklara sahiptir. Özellikle İstanbul İli'ne turistik açıdan ziyarete gelenlerin çoğunun uğrak yeri olan Kadıköy'de var olan turizm faaliyetlerini belirlemek ve gelişim olanaklarını araştırma çalışmamızın temelini oluşturmaktadır. Turizm coğrafyası kapsamında coğrafi bakış açısıyla yaklaştığımız araştırmada ilk olarak çalışmamızın amacı, yöntemi ve daha sonra çalışma alanımızın coğrafi konumu, beraberinde çalışma alanımızın turizm faaliyetlerine etkileri genel, fiziki, beşerî ve ekonomik coğrafya özellikleri ele alınıp, geliştirilebilirliği üzerinde durulmuştur. Çalışma sahasında tarihi-kültürel ve doğal çekicilikler belirlenerek tanımlanmış, sürdürülebilir turizm faaliyetleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son olarak swot analizi yapılarak yorumlanmış ve geleceğe dair ön görülerde bulunulmuştur. Kadıköy'ün turizm odaklı marka bir kent olmasının gerekliliği vurgulanmış, ilçede Turizm Geliştirme Kurulu kurulmasının önemi belirtilmiştir. Genel anlamda mevcut durumu geliştirebilecek öneriler ile Kadıköy İlçesi'nin sürdürülebilir turizm potansiyelinin arttırılabileceği, turizm alanında var olan olanakları sayesinde markalaşma eğilimiyle de önde gelen önemli turizm merkezlerinden biri olabileceği ön görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kadıköy İlçesi, Turizm ve Turizm Coğrafyası, Turizm Çekicilikleri, Turizm Çeşitleri, Rekreasyon Faaliyetleri, Olanaklar

Coğrafi özelliklerRekreasyonTurizm+5
Ayşe Özdökmeciler
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

İstanbul-Ümraniye ilçesinde 1950-2017 yılları arasında göçe bağlı olarak nüfusun demografik değişimi

Tarih boyunca Dünya'nın ve Türkiye'nin jeopolitik, sosyal, kültürel ve ekonomik olarak merkezi olan İstanbul 1950'li yıllardan itibaren artan sanayileşme teşvikleriyle önemli bir göç çekim merkezi haline gelmiştir. 1950 yılına kadar 885 kişilik nüfusa sahip Üsküdar'a bağlı bir köy olan Ümraniye'nin 1950-2017 yılları arasında Anadolu yakasında büyük bir kent haline dönüşme süreci, ortaya çıkan sorunlar ve çözüm önerilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Ümraniye'nin fiziki coğrafyasıyla ilgili temel bilgiler verildikten sonra yerleşim tarihi ve nüfus özellikleri bilgilerine yer verilerek analizler yapılmıştır. Bu analizlerde ilk göç süreci, göçten etkilenme, göçün sonuçları, değerlendirmesi ve gelecek için nüfus tahminlerine yer verilmiştir. Ümraniye'de en fazla nüfus artışı oransal olarak 1955-1960 yılları arasında %306 ile gerçekleşmiştir. Niceliksel olarak da beş yıllık periyotlarda en fazla nüfus artışı ise 159.289 kişiyle 1985-1990 yılları arasında Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün yapıldığı yıllara denk gelmektedir. 1987 yılında Ümraniye belediye olmuştur. Ümraniye Belediyesinin yanında Alemdağ, Çekmeköy, Ömerli, Sarıgazi, Taşdelen ve Yenidoğan belediyeleri Ümraniye ilçesinde yer almıştır. 2008 yılında 5747 sayılı kanunla Ümraniye sınırları yeniden düzenlenerek eski sınırlarından Çekmeköy ilçesi ile Sancaktepe ilçesi kurulmuş, Ümraniye belediyesinden iki mahalle Ataşehir ilçesine katılmıştır. 2012 yılından itibaren nüfus artış oranı, Türkiye'nin ve İstanbul'un artış oranıyla paralel hale gelmiştir. Bu paralel artış oranının en önemli sebebi olarak şehrin saçaklanan bölgesi olmaktan çıkıp tamamen İstanbul'la kompakt hale geldiğini söyleyebiliriz. 2017 yılında 699.901'e ulaşan Ümraniye nüfusu İstanbul'un 4., Anadolu yakasının ise en yüksek nüfusuna sahip ilçesi haline gelmiştir. Ümraniye ilçesinde, Dudullu Organize Sanayi Bölgesi, sanayi siteleri, finans kuruluşlarının genel müdürlüklerinin yer almasıyla İstanbul'un önemli ticaret ve finans merkezi haline gelmiştir. Öyle ki bazı mahallelerde iş yeri sayısının mesken sayısından daha fazla olduğu görülmektedir. İlk göç hareketleri sırasında ortaya çıkan gecekondu mahalleleri dönüşerek İstanbul'un önde gelen kent merkezi haline gelmiştir. 2017 yılında hizmete giren ilk raylı sistemden sonra farklı doğrultularda yeni raylı sistemlerle çevre ilçe bağlantıları arttırılmaktadır. Ulaşım çeşitliliğinin artması yeni göçlerin önünü açması öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: İstanbul, Ümraniye, Nüfus, Göç, Kentleşme.

DemografiDemografik yapıGöçler+6
Abdullah Ünsal
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1950'den sonra Türkiye'den Almanya'ya yapılan dış göçler

Genel anlamıyla bir yerden başka bir yere hareket olarak tanımlanan göç kavramı 21.yüzyıl için çok daha önem arz eder bir hal almıştır. Sebep ve sonuçlarının girift bir hal aldığı göç kavramı günümüz dünyasında farklı kavramlara bahis konusu olmuştur. İnsan, toplum, mekân ve zamana göre farklı sonuçlar ve sebeplere haiz göç olgusu durmaksızın devam etmekte olan bir süreçtir. Bireyin bir yerden farklı bir yere göç etmesi olağan bir durum olarak karşılanırken, küreselleşmenin bu denli yaygın olduğu, ulaşım ağlarının her tarafı sarmış olduğu küresel bir dünyada göç noktasında kısıtlamalara maruz kalınmıştır. Mobilize hale gelse de insan, ülkeler tarafından uygulanan ambargolar, vize sınırlamaları, idari sınır kontrollerindeki yoğun denetimler neticesinde arzu edilen ölçüde hareket alanına sahip olamamıştır. Dünya Küresel bir hal alsa da, gelişmiş ülkelerin istekleri doğrultusunda açılıp kapanan sınırlardan ötürü göç mekânsal olarak kısıtlı bir hal almıştır. İhtiyaç doğrultusunda gelişmiş ülkeler tarafından talep edilen göçmen gruplar meydana gelmiştir. Ülkemizde yaşanan nüfus hareketliliklerini coğrafi bir bakış açısıyla incelemek ve değerlendirmek adına 1950 sonrası Türkiye'den Almanya'ya İşçi Göçü tez çalışması olarak sunulmuştur. Dört farklı bölüm olarak sunulan Tezde, göçe dair teorik söylemlerinin yanı sıra emek göçü, kapitalizm, küreselleşme ve göç ilişkisine değinilmiştir. Bunlara ek olarak Avrupa Birliği'nin göç politikaları ve göçmen anlayışına değinilerek Avrupa kurucu üyesi olan Almanya'ya göç konusu temellendirilmiştir. Almanya'da ikamet etmekte olan Türk'lerin kuşaklar arası geçişleri, uyum süreçleri, toplumsal olarak yaşanan kültürel çatışmaları ve Alman ekonomisine katkıları genel olarak ifade edilmiştir. Bu konuda ilgili makale, kitap, dergi, tez çalışmaları ve online yayınlar yerli ve yabancı boyutta taranmıştır. Literatür taramasının ardından ilgili bölümler genelden özele tez çalışmasında ele alınmıştır.

AlmanyaGöçlerTürkler+5
Abdurrahman Erdem
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çayeli'nde nüfusun gelişimi ve mekansal dağılımı

Karadeniz kıyısında, idari olarak Rize'ye bağlı bir ilçe olan Çayeli TÜİK 2018 verilerine göre 44304 nüfusa sahiptir. Çayeli'nde 54 köy, iki belde belediyesi ve bu belediyelere bağlı toplam 18 mahalle bulunmaktadır. Şehir merkezi 17 mahalleden oluşmaktadır. Çalışmanın kapsamı, Çayeli'nde nüfusun yıllara göre gelişimi ve mekânsal dağılımıdır. Bu bağlamda, Çayeli'nin 1944 yılında ilçe konumuna getirilmesi göz önüne alınarak, 1944 sonrası ağırlıklı olmak üzere nüfus kayıtları incelenerek tablo, grafik ve harita olarak çalışmada yer verilmiştir. Toplam nüfus değişimim yanında kırsal ve şehirsel nüfusun değişimi de ele alınarak nüfusun mekânsal dağılımı incelenmiştir. Nüfusun nitelikleri, nüfusta meydana gelen değişim, değişime etki eden fiziki ve beşerî unsurlar incelenmiştir. Nüfusun niceliksel değişimine bağlı olarak oluşan sorunlar ele alınarak bu sorunlara çözüm önerileri sunulması amaçlanmıştır. Nüfus projeksiyonları aracılığıyla tahminlerde bulunularak gelecekte oluşacak değişim yorumlanmıştır. 1945 sayımında Çayeli'nde 34564 olan nüfus 2018'de 44304 kişiye ulaşmıştır. 1945'te 28480 olan kırsal nüfus 2018'de 22968'e, 6084 olan şehirsel nüfus 21336 kişiye ulaşmıştır. Toplam nüfus içinde genç nüfus oranı azalış, yaşlı nüfus oranı artış göstermektedir. Nüfusun yaşlanması, yaşlı nüfusa yönelik demografik yatırımlar yapılmasını gerektirmektedir. Aynı zamanda, genç nüfusun gelecekte daha da azalacağı göz önünde bulundurularak, nüfus artış hızındaki düşüşünün engellenmesi ve nüfusun nitelik olarak geliştirilmesi adına çalışmalar yürütülmelidir. Nüfusun dışa göçünü engellemeye yönelik çalışmalar yapılarak sosyoekonomik tedbirler alınmalıdır.

Beşeri coğrafyaCoğrafyaMekan+3
Emine Ünal
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bartın şehrinin gelişimi: sorunlar ve çözüm önerileri

Bartın Şehrinin Gelişimi: Sorunlar ve Çözüm Önerileri başlıklı yüksek lisans tez çalışmasında Bartın Şehrinin şehirsel gelişimine etki eden faktörler, şehirsel gelişim süreci ve şehirsel özellikleri, şehirsel gelişim sürecinde yaşananlar sorunlar ele alınıp bu sorunlara çözüm önerileri sunulmuştur. Birinci bölümde Bartın Şehrinin coğrafi mevkii, sınırları ve başlıca coğrafi özellikleri ikinci bölümde şehrin kurulmasında etkili olan fiziki coğrafya özellikleri üçüncü bölümde Bartın Şehrinin yerleşme tarihi ve nüfus özellikleri dördüncü bölümde Bartın Şehrinin yerleşme özelliklerinden beşinci bölümde fonksiyonel özellikleri bu fonksiyonların dağılışından sonuç ve öneriler kısmında Bartın'ın şehirsel gelişim süreci içerisinde doğal, altyapı, çevre, beşeri ve ekonomik sorunları ele alınmış olup bu sorunlara günümüz koşullarında çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.

BartınBartın-Amasra-CideBartın-Amasra-Çakraz+6
Kenan Barışık
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors