Theses supervised by Prof. Dr. İsmail Hakkı Aksoyak

20 theses · Gazi University, Ankara Hacı Bayram Veli University

Master'sOpen AccessTR

Milli Kütüphane'ye kayıtlı 06 Mil YZA 485 nolu Mecmu'a-i Eş 'âr (İnceleme-Metin)

İncelenen mecmua, Ankara Milli Kütüphane'de bulunan elyazması bir şiir mecmuasıdır. 15 ve 18. yüzyılları arasındaki şairlere yer veren yazmanın sırtı ve kenarları vişne rengi, şemseli, siyah meşin cilt içindedir. 194x123 mm ölçülerindedir. Mecmu'a talik hattıyla ortalama her bir yüzde on beyte yer verilecek şekilde yazılmıştır. İçerisinde Ömer isimli bir kişinin mührü bulunmaktadır. Mecmu'a mürettibi hakkında kesin bilgiler yoktur. İçerisinden gazellerin, musammat şekillerin, tarih kayıtlarının, duaların, ilaç tariflerinin ve Arapça ve Farsça şiirlerin bulunduğu mecmua 113 şiire yer vermesiyle bir antoloji özelliği gösterir. Genel itibari ile mecmu'ada âşkî , dinî, tasavvufî konularda yazılmış şiirler ve nazirler bulunmaktadır. Anahtar Sözcükler 1. mecmua 2. eşar 3. Ömer 4. yazmalar 5. şiir

Yazma eserler
Selim Gök
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Kemâl Ümmî Dîvânı işlevsel sözlüğünden hareketle kemâl ümmî, Şemseddin-i Sivâsî ve Niyâzî-i Mısrî divanlarındaki tasavvufî kavramlar/terimler

Tasavvuf, kültürün her alanında etkili olduğu edebiyatta da kendini göstermiştir. Tasavvufun edebiyata tesiri daha ziyade tasavvufî kavramların ve terimlerin metinlerde sıklıkla yer alması ve oluşturduğu farklı anlam katmanları yoluyla olmuştur. Bu minvalde Kemâl Ümmî, Şemseddîn-i Sivâsî ve Niyâzî-i Mısrî divanları da tasavvufî kavram ve terimler bakımından oldukça zengin veriler sunmaktadır. Tezimizde 15. yüzyıl Tekke şairi Kemâl Ümmî Dîvânı'nın çalışmamız kapsamında oluşturulan ve dinî-tasavvufî madde başlarını içeren işlevsel sözlüğünden hareketle Kemâl Ümmî, Şemseddîn-i Sivâsî ve Niyâzî-i Mısrî divanlarındaki tasavvufî kavramlar/terimler, anlam katmanları ve bunlarla meydana getirilen unsurlar üzerinde durulmuştur. Burada tasavvufî kavramlarla/terimlerle oluşturulan deyimler, kavramlar/terimler arası zıtlıklar, eş/yakın anlamlı kullanımlar, kavramların/terimlerin Türkçeleştirilmesi, kavramlarla/terimlerle oluşturulan mekân tanımlamaları, kişi-zümre ifadeleri ve benzetmeler/hayaller ele alınmıştır.

Dil bilgisiDil bilimKavramlar+6
Büşra Karasu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Azmî-zâde Hâletî Divanı'nın bağlamlı dizini ve işlevsel sözlüğü

Bir metinde yer alan herhangi bir sözcüğün anlamının daha iyi belirlenmesi ve başka anlamlarından ayırt edilebilmesi için kendisini çevreleyen ve karşılıklı ilişki içerisinde olduğu ögelerle oluşturduğu bir bütün olarak tanımlanan bağlam, Klasik Türk edebiyatı çalışmalarına yepyeni bir bakış açısı getirmiştir. Sözcüklerin bir arada kullanıldığı diğer sözcüklerle kazandığı anlamlar, kelimelerin bilinmeyen anlamlarını ortaya çıkarmak ve şairin yaşadığı ve edebî eserin yazıldığı dönemin dil ve üslup zevkini ortaya koymak bakımından oldukça mühimdir. Metni metnin kendisiyle izah etme temeline dayanan bağlamsal çalışmalar, Prof. Dr. İsmail Hakkı AKSOYAK önderliğinde yürütülen TEBDİZ projesi sayesinde ivme kazanmıştır. Bu çalışmada XVII. yüzyıl şairlerinden Azmî-zâde Hâletî'nin Prof. Dr. Bayram Ali KAYA tarafından tenkitli ve transkripsiyonlu şekilde neşredilen Divan'ındaki söz varlığı incelenmiş, 1704 şiir kelime kelime anlamlandırılarak irdelenmiştir. Kelimeler anlamlandırılırken Arapça ve Farsça kelimelerle kurulan tamlamalar ile yardımcı fiillerle oluşturulan birleşik fiiller bütün olarak anlamlandırılmıştır. Sözcüklerin ve sözcük gruplarının temel anlamlarının yanı sıra metin içinde kazandıkları bağlam anlamları da verilmiştir. Atasözleri, deyimler, kalıp ifadeler, dua sözleri, argo ifadeler, kelâmıkibarlar gibi özel ifade şekilleri bağlamsal sözlükte belirtilmiştir. Bu çalışmanın iskeletini oluşturan bağlamsal dizin ve sözlükten hareketle Azmî-zâde Hâletî Divanı şekil, tür, dil ve üslup incelemesine tabi tutulmuştur. Psikolojik tasvirler bölümünde şairin Divan'ı yazarken içerisinde olduğu ruh hâli ve duygu durumu anlaşılmaya çalışılmıştır. Divan'ın çevriyazısına dair yeni öneriler "Divan Tashihat Önerisi" tablosuyla ortaya konmuştur.

Azmizade Mustafa HaletiDil bilgisiDil bilim+6
Aslıhan Öztürk Doğan
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Numân Mâhir Divanı

Divan edebiyatı yüzyıllardır varlığını sürdürmüş ve gelenekler çerçevesinde şekillenmiştir. Bu geleneğin en önemli mirası olan şiirler, Divan edebiyatının tüm yönleriyle anlaşılmasında önemli rol oynamaktadır. Estetik açıdan da oldukça önemli olan bu şiiri incelemek sadece dönemin sanat anlayışına değil aynı zamanda sosyal, siyasi ve kültürel yönlerine de ışık tutulmasını sağlayacaktır.Mâhir 19. yüzyılda yaşamış bir divan şairidir. Asıl adı Numân Mâhir'dir. Şairin hayatına ve edebi kişiliğine dair sadece birkaç kaynakta sınırlı bilgiler mevcuttur. Mâhir'in bilinen iki eserinden biri bu çalışmamıza konu olan Divan'ıdır.Tezimiz, Mâhir'in hayatı, edebî kişiliği ve eserleri, Mâhir Divanı'nın şekil ve muhteva özellikleri ve divanın metni olmak üzere 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Mâhir'in hayatı, şahsiyeti ve edebi şahsiyeti ile eserleri tarihi kaynaklardan ve kendi şiirlerinden hareketle ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise Divan, nazım şekilleri ve muhteva bakımından incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise divanın transkripsiyonlu metni ortaya konulmuştur.Anahtar Sözcükler:1.Numân Mâhir Divanı2.Divan Edebiyatı3.Divan Şiiri4.Nazım Şekilleri5.Muhteva

Divan edebiyatıDivan şiiriDivanlar+4
Özlem Batğı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kemiksiz-Zade Safvet Mustafa ve "Nuhbetü'l-Asâr min Ferâidi'l-Eş'âr" isimli şair tezkiresi

Bu çalışma Kemiksiz-zâde Safvet Mustafa'nın ?Nuhbetü'l-Âsâr Min Ferâidi'l-Eş'âr? isimli şair tezkiresini konu almaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Kemiksiz-zâde Safvet Mustafa ve tek eseri olan tezkire ele alınmış; ikinci bölümde Safvet Tezkiresi'nin, edebiyat tarihi açısından yeri ve önemine değinilerek tezkirede yer alan şairlerin listesi verilmiş; üçüncü bölümde ise tezkire, Safvet'in eserini yazarken model aldığı Safayî Tezkiresi ile karşılaştırılmıştır. Böylelikle Safvet Tezkiresi'nin özgün yanlarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Dördüncü bölümde İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nde Ty. 6189 numara ile kayıtlı tek nüshadan ibaret olan Safvet Tezkire'si çevri yazı alfabesine aktarılmıştır.Anahtar Sözcükler 1.Biyografi 2.Şair Tezkiresi 3.18.yy. Türk biyografi anlayışı 4.Kemiksiz-zâde Safvet Mustafa 5.Nuhbetü'l-Âsâr Min Ferâidi'l-Eş'âr

EdebiyatEski Türk edebiyatıKemiksiz-Zade Safvet Mustafa+2
Bilal Güzel
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Naili Divanı Sözlüğü [bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]

Bu çalışmada Nâilî Divanı'nın sözvarlığı ortaya konmuş, elde edilen verilerin değerlendirilmesine yönelik bir de üslûp incelemesine yer verilmiştir. Çalışmanın bağlamlı dizin bölümü, tanıkların alfabetik madde başlıkları altında toplanması ve Divan'daki kullanım sıklıklarının verilmesinden oluşmaktadır. İşlevsel sözlük olarak nitelenen bölüm ise, sözcüklerin kullanıldıkları bağlama göre kazandıkları anlamın tespitini ifade etmektedir. Sözcüğe o anlamın verilmesi esnasında başvurulan kaynaklar, kısaltma ile her maddede belirtilmiştir. Ayrıca çalışmanın işlevselliğini göstermek adına, elde edilen verilerin değerlendirildiği bir de üslûp incelemesine yer verilmiştir. Bu sayede, Nâilî şiirinin daha anlaşılabilir kılınması amaçlanmıştır.

Divan şiiriDivanlarNaili+3
Özer Şenödeyici
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Bostanzâde Yahyâ Gül-i Sad-Berg (inceleme-tenkitli metin)

Bu çalısma 17. yüzyıl Osmanlı âlimlerinden Bostanzâde Yahyâ Efendi'nin hayatı, eserleri, kisiliği ve Gül-i Sad-Berg adlı eserinin tenkitli metni ile incelemesinden olusmaktadır. Bu çalısma ile adı geçen yazarın hayatının, eserlerinin ve kisiliğinin ortaya çıkarılması ve eserin sağlam bir metni olusturularak divan nesri içindeki yerinin belirlenmesi amaçlanmıstır. Bunun için dönemin biyografi kaynakları incelendi, yazarla ilgili biyografik bilgiler tespit edildi. Eserleri incelenerek edebi kisiliğine iliskin ipuçları belirlendi. Gül-i Sad-Berg adlı mensur eserinin el yazması 7 nüshası tespit edilerek tenkitli metni ortaya kondu. Elde edilen bu metin üzerinden eser içerik ve dil-anlatım bakımlarından incelendi. Sonuç olarak yazarın, çağına ve çevresine duyarlı bir Osmanlı aydını olduğu; Gül-i Sad-Berg adlı eserinin de Hz. Muhammed'in mucizelerini içeren ve Osmanlı estetik nesrinin özelliklerini tasıyan olgun bir metin olduğu belirlendi.Anahtar Sözcükler :1. Bostanzâde Yahyâ2. Gül-i Sad-Berg3. Mucize4. Estetik nesir5. Seci

Eski Türk edebiyatıGül-i Sad-BergHz. Muhammed+2
Ferudun Hakan Özkan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Aciz Divanı

Âciz Divanı adlı bu tez çalışmasının iki temel amacı vardır: Biri Kütüphanede bulunan Âciz Divanı'nın metnini oluşturmak ikinci ise bu metinden hareketle şairin edebiyat tarihi içindeki yerini belirlemektir.Âciz XIX. asır şairlerinden olup İran'ın Güney Azerbaycan bölgesinde yaşamıştır. Hayatı hakkında ayrıntılı bilgi yoktur. Türkçe bir divan sahibidir. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır:Giriş kısmında; kısaca XIX. asır Güney Azerbaycan Edebiyatına değinilmiştir. Birinci bölümde hayatı, karakteri, eseri, edebi kişiliği hakkında bilgi verilmiştir.İkinci bölümde; Divanı'n şekil özellikleri üzerinde durulmuş, bu sonucunda, Divan'da 54 kaside, 1'i Farsça 12 kıt?a, 1'i Farsça 6 muhammes, 84 gazel, 4 mensnevi, halk şiiri nazım şekliyle yazılmış olan 12 geraylı (koşma), 1 Farsça rubâ?î ve 2 müfred olduğu görülmüştür.Üçüncü bölümde ise Divanı'n tenkitli metini verilmiştir.Anahtar Sözcükler:1.Türk Dili ve Edebiyatı2. Azerbaycan Dili ve Edebiyatı3. Güney Azerbaycan Edebiyati4. Azerbaycan Türkçesi5. ?Âciz

AcizAzeri edebiyatıAzerice+4
Naser Soleimanzadeshekarab
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk edebiyatında Gülistân tercümeleri ve 17. yüzyıl yazarlarından Hocazâde Es`ad Mehmed Efendi'nin Gül-i Handân (Terceme-i Gülistân)'ı

Türk edebiyatında Gülistân tercümeleri ve Es'ad Efendi'nin Gül-i Handân (Terceme-i Gülistân) adlı eseri, bu çalışmanın konusunu teşkil etmektedir. Gül-i Handân, Sultan I. Ahmed adına telif edilmiş olup bu güne kadar yapılmış Gülistân tercümeleri içinde aslına uygunluk bakımından ilk tercüme sayılabilir. Es'ad Efendi, Osmanlı'da bürokrasinin en üst makamlarından biri olan şeyhülislamlık makamında görev yapmanın yanında sanat ve edebiyatla da ilgilenmiştir. Arapça, Farsça, Türkçe şiirler ve mensur eserler vücuda getiren yazar, şark klasikleri arasına girmiş bir etik/ahlâk kitabını 17. yüzyılda çeşitli ilavelerle Türkçe'ye tercüme ederek hem aydın sorumluluğunu yerine getirmiş hem de Osmanlı edebiyatına önemli bir eser kazandırmıştır.Bu çalışma, ?Giriş?ten sonra dört bölümden oluşmaktadır. Giriş'te Gülistân tercüme ve şerhleri hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Birinci bölümde Es'ad Efedi'nin hayatı, eserleri ve edebi yönü ile ilgili tatıcı bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde ise Gül-i Handân konusu, sebeb-i telifi, söz varlığı, ahenk unsurları, yerli unsurlar, derkenâr metinlerinin inclenemesi, imlâ özellikleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde Gül-i Handân ve Gülistân yapı ve içerik yönlerinden mukayese edilmeye çalışılmıştır. Daha sonra nüshaların değerlendirilmesi, metin tespiti ile ilgili hususlar ele alınıp metnin kurulması ve imlâ ile ilgili yöntem anlatılmıştır. Dördüncü bölümde ise Gül-i Handân'ın çeviri yazılı metni verilmiştir.

17. yüzyılEdebiyatEsad Mehmed Efendi+4
Mehmet Özdemir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Mecmua-i Letaif

Ortak İslam kültüründen beslenmiş ve ortak İslam coğrafyasında şekillenmiş olan Divan edebiyatı, yüzyıllar boyu sürmüş ve birçok şekil ve türde eserler meydana getirmiş olan edebi geleneğin adıdır. Bu günlerden bakarak o günleri anlamaya çalışmak günümüz okuyucusu ve araştırmacısı için oldukça güçtür. Dolayısıyla kendisine kaynaklık edecek, o günlere dair ipuçları verecek eserlere ihtiyaç duymaktadır. Tezkireler gibi birinci elden kaynak sayılan birçok eser olmakla birlikte, dolaylı yoldan, ikinci elden kaynak olabilecek eserler de söz konusudur. Çalışmamıza konu olan eser 16 yüzyılda derlenmiş olan Bursa nüshasına göre ?Mecmûa-i Letâif?, İstanbul nüshasına göre ?Mecmûa-i Nezâir? adı taşıyan bir şiir mecmuadır. Eser, sadece bir nazire mecmuası olarak değerlendirilmemelidir. İçindeki şiir başlıklarıyla ve şairler hakkında verilen bilgilerle bu konuda günümüz okuyucu ve araştırıcılarına kaynaklık edecek, onlara dönemin edebi zevki, algılayışı ve dönemin değer yargıları ile ilgili ipuçları verebilecek bir özellik göstermektedir. Bunların yanı sıra bir edebî muhit ve bu edebî muhitin şairleri tarafından söylenmiş olan şiirlerin aynı zamanda gülmece ve hiciv özellikleri göstermesi çalışmamıza konu olan eseri daha da önemli bir hale getirmektedir. Çalışmamız sadece bir döneme ait metin neşri değildir aynı zamanda incelemesiyle döneme ışık tutan bir özellik de göstermektedir.

Divan edebiyatıEdebiyatEski Türk edebiyatı+4
İncinur Atik Gürbüz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Kâbilî'nin ?Sultân-ı Hûbâna Münâsib Eş'âr? adlı şiir mecmuası

Tezimize konu olan eser, XVI. yüzyılda derlenmiş olan ?Sultân-ı Hûbâna Münâsib Eş`âr? adlı matlalar mecmuasıdır. Mecmua, kendisi de bir şair olan Kâbilî tarafından derlenmiştir. Çalışmamız, 722 şaire ait 5515 matladan oluşan tek nüshasını tespit edebildiğimiz mecmuanın metninin ortaya konulması ve bununla ilgili inceleme yapılması üzerine kurulmuştur.Eser üzerindeki incelememizin iki boyutu bulunmaktadır. Bunlardan ilki, genel olarak mecmuaların niteliği ile ilgilidir. Bu bağlamda öncelikle mecmuaların tanımı, kapsamı, tarihsel gelişimi, şekil ve içerik özellikleri üzerinde durulmuş ve gelenek içerisindeki rolleriyle günümüz okuyucusuna sunduğu imkânlar tartışılmıştır. Bu bölümde mecmuaların tasnifi gözden geçirilmiş ve son zamanlarda ortaya konulan mecmua metinlerinden hareketle yeni bir sınıflandırma denemesi yapılarak bilim dünyasının dikkatine sunulmuştur. Yine bu çerçevede daha önce üzerinde durulmamış bir konu olarak mecmuaların biyografik yönleri üzerine de bir değerlendirme yapılmıştır.İncelememizin diğer boyutu da mecmuanın içeriğiyle ilgilidir. Zira sevgilinin güzellik unsurlarıyla ilgili beyitleri ihtiva etmesiyle tematik bir yönü olan mecmua, benzerlerinden farklı ve önemli bir konumdadır. Tespitlerimize göre farklı edebî türlerde işlenilen bir konunun mecmualara yansıdığı ilk örnek olması ve söz konusu mecmuadan sonra bu konuda başka mecmuaların da derlenmiş olması onu daha da önemli hale getirmiştir.Eserin içeriğiyle ilgili diğer bir nokta da şairlerle ilgilidir. Mecmuaya alınan beyitler çoğunlukla Türk şairlerden seçilmiş olmakla birlikte Fars şairlerinden de 1046 beyit alınmıştır. Bu durum, aynı unsurla ilgili olarak Türk ve Fars şairlerinin ortak ve farklı kullanımlarını tespit etme imkânı sunmaktadır. Bu yönleriyle mecmua, hem divan edebiyatı araştımacılarının bugün yapmaya çalıştıkları sevgilinin güzellik unsurlarıyla ilgili tematik çalışmalar için ve hem de derlendiği dönem itibarıyla Türk ve Fars edebiyatları/şairleri arasındaki etkişimin ortaya konulmasına yönelik olarak ilk elden yardımcı olabilecek en temel kaynaklardandır.Bu yönleriyle çalışmamız sadece bir metin neşri olmaktan çıkarak mecmualar üzerine yeni tespitlerin yapıldığı, sevgilinin güzellik unsurlarının ele alındığı ve bu temanın metinlerarasılık bağlamında Fars ve Türk şairlerince ele alınış biçimlerinin karşılaştırıldığı çok yönlü bir çalışma olmuştur.

16. yüzyılBiyografiDergiler+5
Mehmet Gürbüz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Bursalı Murad Emri ve Divanı

İçindekiler, Kısaltmalar, Önsöz ve ?19. Yüzyılda Divan Şiiri ve Değişim? başlıklı Giriş'ten sonra üç bölümden oluşan çalışmamızın I. Bölümünde ?Divan Şiirinin Sonbaharında Bursa'da Bir Yabangülü; Murad Emrî Efendi? genel başlığı altında A. Şairin hayatı, B.Eserleri, C.Edebî Kişiliği; burada 1.Şairliği üzerine kaynaklarda söylenenler, 2.Kendi sanatı hakkındaki düşünceleri, 3.Şiir tenkitçiliği, 4.Edebî kişiliğine etkisi olanlar, 5.Şairliğinin etkileri, 6.Ehl-i beyt sevgisi, 7.Eğitim anlayışı, 8.Bir tahmis şairi olarak Murad Emrî Efendi konuları üzerinde durulmuştur. Daha sonra D.İş yaşamı ele alınarak sırasıyla: 1. Matbaacı kimliği ve Matbaa-i Emrî, 2.Kütüphaneci, Kitapçı kimliği ve Kütüphane-i Emrî, 3.Gazeteci kimliği; Fevâ'id, Bursa ve Sanayi gazeteleri işlenmiştir.II. Bölümde Murad Emrî Divanı'nın değerlendirilmesi yapılmış; A.Şekil özellikleri incelenmiştir. Divanın şekil yönünden incelenmesinde her nazım şeklinin sayısı, divanda kullanılan vezinlerin oranlarıyla kafiye ve redif tek tek ortaya konmuş, istatistikî tabloyla gösterilmiştir. Şairin şiir diliyle ilgili ayrıntılı bir inceleme yapılmış, dil ve üslup özellikleri ortaya konulmuştur. B.Divanın muhtevasında dikkati çeken hususiyetler ele alınarak 1.Tasavvuf-din, 2.Aşk, 3.Sevgili, 4.Âşık, 5.Rakip, 6.Şarap, 7.Sosyal hayat altında; a.Tarihî-Efsanevî kişiler, b.Ferdî şikâyetleri ve istekleri, c.Gönül, d.Şehirler, e.Vatan-Gurbet, f.Yaşam konuları ele alınmıştır. 8.Murad Emrî Efendi'nin Bursalı diğer şairlerle münasebetleri konu edilmiştir. C.Divanın gelenek dışı nitelikleri ve değişimler incelenerek bölüm tamamlanmıştır. Divan-ı Murad Emrî'de farklı nazım şekillerinden toplam 918 manzume bulunmaktadır. Bunların 474'ü gazel, 139'u tahmis, 136'sı kıt'a, 89'u muhammes, 47'si müfret, 18'i muhammes kıt'a, 6'sı mersiye, 2 kaside şeklinde yazılmış münacat, 1 terkib-i bent, 1 terci-i bent, 1 murabba, 2 tarih, 1 mesnevi şeklinde yazılmış mezar şiiridir.Sonuç bölümünde tezimizde ulaşılan sonuçlar özetlenmiştir. Bibliyografyaya Murad Emrî ile ilgili günümüze kadar yapılan yazma, basma ve günümüz alfabesiyle yapılan çalışmaların tümü alınmaya çalışılmıştır. Divan metninden önce metnin oluşturulmasında tutulan yolla metinde kullanılan kısaltmalar birlikte verilmiştir. Çalışmamız genel bir dizinle sona ermektedir.Danışmanı: Prof. Dr. İsmail Hakkı AKSOYAKAnahtar Kelimeler: Murad Emrî Efendi, Dîvân, Bursa, Bursa, Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı, Şiir.

BursaDivan edebiyatıDivan şiiri+4
İbrahim İmran Öztahtalı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzonlu Emin Hilmi, hayatı, eserleri, edebi kişiliği ve Divanın metni

Bu çalısmada Divan edebiyatının 19. yüzyıl temsilcilerinden Hilmi'nin divanının transkripsiyonu ve değerlendirmesi yapılmıstır.Tezimiz üç bölümden oluşmaktadır. I. Bölümde Hilmi'nin hayatı ve edebi kişiliği kaynaklardan ve kendi şiirlerinden hareketle ortaya konulmaya çalışılmıştır.II. Bölümde divanda yer alan şiirler nazım şekillerine göre incelenmiştir. Bu bölümde şairin vezin, kafiye ve redif kullanımı örneklerle ortaya konulmustur. Hilmi'nin dili ve şiirlerinde kullandığı atasözü ve deyimler açıklanmaya çalışılmıştır.III. Bölümde Hilmi Divanı'nın metni ortaya konmuştur.Sonuç bölümünde Hilmi Divanı'nda karşılaşılan unsurlar genel hatlarıyla ortaya konulmuş ve çalışma tamamlanmıştır.Anahtar Sözcükler1. Hilmi2. Divan Edebiyatı3. Hilmi Divanı4. Trabzon

Divan edebiyatıDivan şiiriDivanlar+6
Muhammed Duman
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
DoctorateOpen AccessTR

Hanyalı Nûrî Osmân ve Dîvânı

Hanyalı Nûrî Osman H. 1172/ M. 1758-1759 ile H. 1230/ M. 1815 tarihleri arasında Girit adasının Hanya ve Kandiye şehirlerinde yaşamıştır. Şair elli sekiz yıllık ömrüne ondan fazla eser sığdırmıştır. Nüshaları tespit edilen altısının üçü manzum üçü de mensurdur. İçerisinde 1152 şiir bulunan hacimli dîvânı bu tezde tenkitli metin olarak hazırlanmış ve başına da inceleme ilave edilmiştir. Hemen her nazım şeklinde şiirler yazan Nûrî, içerik bakımından yenilik arayışlarını gazellerinde denemiş, kısa mesnevilerinde de birbirinden ilginç konuları işlemiştir.Nûrî Dîvânı, bize Girit'teki sosyal ve siyasî hayat hakkında da bilgiler vermektedir. Bu çerçevede incelendiğinde Girit'teki hem dinî hem de milliyet bakımından çeşitlilik, pek çok insanın ölümüne yol açan salgın hastalıklar, halkın giyim tarzı, devlet adamlarının tayinleri vs. unsurlarla karşılaşmaktayız.Nûrî'nin şiirlerinden devlet adamlarının önderlik ettiği ve Girit halkının da ilgi gösterdiği bir edebî muhitin teşkil edildiğini görmekteyiz. Aynı zamanda divan sahibi olan ve Girit'te valilik yapan Ferhat Paşa ile Sami Ebu Bekir Paşa bu muhitte etkin rol almış kişiler arasındadır.Nûrî Dîvânı'nın dikkat çeken bir başka özelliği de değişik sebeplerle doksan civarında şairden söz etmesidir. Bunların arasında diğer biyografi kaynaklarında isimlerine rastlamadığımız kişiler de olması Nûrî Dîvânı'nın önemini arttırmaktadır. Nûrî bu şairlerden bazısına nazire yazmış, bazılarının şiirlerini de tahmis etmiştir. Yazdığı atmış beş tahmis ile edebiyatımızda en fazla tahmis yazan şairler arasında yer almıştır.Anahtar Sözcükler1. Girit2. Hanya3. Nûrî4. Dîvân5. Rumca

Divan edebiyatıDivan şiiriDivanlar+3
Abdullah Aydın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hâfız 'Ulvî Dîvânı (inceleme- metin- dizin)

Ulvî XIX. Yüzyılda yaşamış bir divan şairidir. Babasının adı, doğum ve ölüm tarihi ile görevi hakkında bir kaydın olmadığı şairin asıl adı Hâfız Ali Bedreddin'dir. Kaynaklarda hayatına ve edebi kişiliğine dair bir bilgiye rastlayamadık. Ulvî'nin bugün için bilinen tek eseri çalışmamıza konu olan divanıdır. Divan, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nde T.2922'de kayıtlıdır. Ayrıca divan H.1290 senesinde basılmıştır. Basılı divan 168 sayfa, yazma nüsha ise 48 varaktan oluşmaktadır.Tezimiz, Ulvî'nin hayatı, edebî kişiliği ve eseri, Ulvî Dîvânı'nın şekil ve muhteva özellikleri, dîvânın metni ve dizin olmak üzere 3 bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde, Ulvî'nin hayatı, şahsiyeti ve edebi şahsiyeti ile eserleri tarihi kaynaklardan ve kendi şiirlerinden hareketle ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.İkinci bölümde, divanda yer alan şiirlerin nazım şekilleri, vezin, kafiye ve redifleri ele alınıp, divanın muhtevasında öne çıkan unsurlar tespit edilerek tek tek değerlendirilmeye çalışılmıştır.Üçüncü bölümde ise, divanın metni transkripsiyon alfabesi ile yazılıp, klâsik divan tertibine göre dizilmiştir.Hâfız Ulvî Dîvânı'nda kasideler başlığı altında 43 şiir bulunmaktadır. Ayrıca divanda 233 gazel, 6 rübâi, 2 terkib-bend, 7 mütekerrir murabba, 6 müfret, ve Salâhî ile söyleştikleri 5 tanesi Salâhî'ye ait olmak üzere toplam 10 adet güfte bulunmaktadır. Ulvî şiirlerinin genelinde din dışı konuları işlemiştir. Şairin şiirlerini sade bir söyleyişle yazdığını söylemek mümkündür. Terkiplere fazla yer vermeyen şairin terkipsiz manzumeleri de mevcuttur. İkilemeler ve deyimlerden faydalanarak anlatımı kuvvetlendirmeye çalışmıştır. Özellikle XVIII. Yüzyıl şairlerinden olan Nedîm'in şiir söyleme kabiliyetinden etkilenmiştir.Anahtar Sözcükler:1.Hâfız Ulvî Dîvânı,2.Dîvân Edebiyatı,3.Gazel,4.Dîvân Şiiri,5.Metin

Divan edebiyatıDivan şiiriDivanlar+3
Melek Canlı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Rıfkî Dîvânı

Rıfkî 19. yy'da yaşamış bir divan şairidir. Babasının adı Seyit Abdullah Paşa'dır. Asıl adı Mahmut Rıfkî'dır. Kaynaklarda hayatına ve edebi kişiliğine dair bir bilgiye rastlayamadık. Rıfkî'nın tek eseri çalışmamıza konu olan tek nüsha divanıdır. Divan 80 varaktan oluşmaktadır.Tezimiz, Rıfkî'nın hayatı, şahsiyeti ve eserleri, Rıfkî Divanı'nın şekil ve muhteva özellikleri, Divanın metni ve dizin olmak üzere 3 bölümden oluşmaktadır.1.Bölümde Rıfkî'nın hayatı, şahsiyeti ve edebi şahsiyeti ile eserleri tarihi kaynaklardan ve kendi şiilerinden hareketle ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.2.Bölümde, divanda yer alan şiirlerin nazım şekilleri, vezin, kafiye ve redifler ele alınıp, divanın muhtevasında öne çıkan unsurlar tespit edilerek tek tek değerlendirilmeye çalışılmıştır.3.Bölümde ise, divanın metni transkripsiyon alfabesi ile yazılıp, klâsik divan tertibine göre dizilmiştir..Divanında 7 kaside, 109 gazel, 2 Kıt'a, 7 tuyug ve 60 müfred vardır. Rıfkî şiirlerinin tamamında din dışı konuları işlemiştir. Şairin dili oldukça sadedir. Terkiplere oldukça az yer veren şair, müjgân, tiğ gibi bir çok kelimenin Türkçe şekillerini tercih etmiş, ikilemelerden ve deyimlerden yararlanarak anlatımı kuvvetlendirmeye çalışmış bunda da başarılı olamamıştır. Dönemindeki halk şairlerinden etkilenmiş olan şair, kendi dönemindeki halk şairlerini de etkilemiştir.Anahtar Sözcükler1.Rıfkî Divanı2.Divan Edebiyatı3.Gazel4.Divan Şiiri5.Metin

Divan edebiyatıDivan şiiriGazeller+1
Mevlüt Altınoluk
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Refik ve Divanı

Bu çalışmada Divan edebiyatının 19. yüzyıl temsilcilerinden Refîk'in, divanının transkripsiyonu ve tahlili yapılmıştır.Refîk İstanbul'da doğmuş, hayatını değişik memuriyet görevlerinden dolayı imparatorluğun birbirine uzak bölgelerinde geçirmiş bir Divan edebiyatı şairidir. Şiirleri divan şiir geleneğinin devamı tarzındadır. Kaynaklarda hayatı hakkında yeterli bilgi olmayan Refîk Alevi-Bektaşi zümreye mensup bir şairdir.Refîk divanının Süleymaniye Kütüphanesi, Hacı Mahmud Efendi Bölümü 5234 numarada kayıtlı nüshasından başka bir nüsha bulunamadığı için tezimiz tek nüsha üzerinden yürütülmüştür.Tezimiz üç bölümden oluşmaktadır. I. Bölümde Refîk'in hayatı ve edebi kişiliği kaynaklardan ve kendi şiirlerinden hareketle ortaya konulmaya çalışılmıştır.II. Bölümde divanda yer alan şiirler nazım şekillerine göre incelenmiştir. Bu bölümde şairin vezin, kafiye ve redif kullanımı örneklerle ortaya konulmuştur. Refîk'in dili ve şiirlerinde kullandığı atasözü ve deyimler açıklanmaya çalışılmıştır.III. Bölümde Refîk divanının metni ortaya konmuştur. Çalışmamızın son bölümünde ayrıntılı bir dizin verilmiştir.Sonuç bölümünde Refîk divanında karşılaşılan unsurlar genel hatlarıyla ortaya konulmuş ve çalışma tamamlanmıştır.Anahtar Sözcükler1. Refîk2. Divan Edebiyatı3. Refîk Divanı4. Alevilik-Bektaşilik5. Hz. Ali ve On İki İmâm

AlevilikDivan edebiyatı
Hasan Kaplan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Divanlarda kısa mesneviler ( XIV.-XVI. yüzyıl )

Mesnevi, kendi arasında kafiyeli beyitlerden oluşan ve genellikle uzun konuların anlatılmasında kullanılan bir nazım şeklidir. Ancak edebiyatımızda, geniş hacimli olmayan mesnevilerin de kaleme alındığı bilinmektedir. Çalışmamızda ?kısa mesnevi? olarak değerlendirdiğimiz bu metinler üzerinde durduk. Basılı divanlarda kısa mesnevilerin ilk örneğine XIV. yüzyılda rastladık.Kısa mesnevilerin divanda standart bir yeri yoktur. Dibacede yer alan kısa mesneviler, en büyük paya sahiptir.Kısa mesneviler, çoğunlukla başlıklı yazılmıştır. Özel başlığı olan kısa mesneviler, başlıklı kısa mesneviler içinde en büyük paya sahiptir.Beyitlerden oluşan bir nazım şekli olan kısa mesnevinin beyit sayısı konusunda bir sınırlama yoktur. İstenilen beyit sayısında ve uzunlukta yazılabilir. Ancak kısa mesneviler genellikle 2-50 beyitle yazılmıştır.Kısa mesnevilerde en fazla kullanılan vezinler sırasıyla aruz vezninin mefâ'îlün mefâ'îlün fe'ûlün; fâ'ilâtün fâ'ilatün fâ'ilün; fe'ilâtün mefâ'ilün fe'ilün'dür.XIV.-XVI. yüzyılda yazılmış kısa mesneviler genellikle bölümlenme ihtiva etmemektedirler.Kısa mesnevilerde çok çeşitli konular işlenmiştir. Bu konular içinde en fazla paya sahip olan dinî konulu mesnevilerdir.Kısa mesneviler genellikle mahlassız yazılmıştır.Anahtar Sözcükler1. Nazım Şekli2. Mesnevi3. Kısa Mesnevi4. Dibace5. Divan

Yücel Ünlü
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Priştineli Nuri ve Divanı

Bu çalışmada, Divân şiirinin 18. yüzyıl şairleri arasında yer alan Priştineli Nuri'nin, Türkçe Divânı'nın transkripsiyonu ve tahlili yapılmıştır. Öncelikle, Priştineli Nuri'nin yaşadığı ve yetiştiği ortam, hayatı ve edebî kişiliği Divan'dan elde edilen bilgiler ışığında incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmada Priştineli Nuri'nin Süleymaniye Kütüphanesi Ali Emiri Manzum No: 470'te bulunan Türkçe Divânı esas alınmıştır.Metnin tahlili yapılırken; biçim, dil, üslûp ve içerik özellikleri değerlendirilmiştir. Yapılan biçimsel inceleme sonucunda Priştineli Nuri Divânı'nın, Divân şiirinin karakteristik özelliklerini taşıdığı görülmüştür.Sonuç Bölümü'nde tahlil çalışmasının genel değerlendirmesi yapılmış ve Priştineli Nuri'nin, Divânı'na yansıyan sanatı hakkında bir sonuca varılmıştır.Divan'ın tam metninin transkripsiyonu yapıldıktan sonra genel dizin verilmiştir.Anahtar Kelimeler:1-Priştineli Nuri Divânı2-divân şiiri3-gazel4-felek5-vuslat6-yalnızlık

Divan şiiriDivanlarPiriştineli Nuri+1
Metin Yıldırım
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Âzerî İbrahim Çelebi'nin Husrev Ü Şirin adlı mesnevisi - bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük

İran edebiyatından Türk edebiyatına giren mesnevî, Klâsik Türk Edebiyatında kaside ve gazelle beraber en çok kullanılan nazım biçimlerinden biri olmuş, modern edebiyattaki roman ve hikâyenin yerini tutmuştur. Beyit sayısının sınırsız olması, her beyitte farklı bir kafiye kullanma imkânı divan şairleri tarafından uzun ve tahkiyeli konularda mesnevi nazım biçiminin tercih edilmesine sebep olmuştur. Husrev ü Şirin ve Ferhad u Şîrîn hikâyeleri de mesnevîlerde en sık işlenen konulardan biri olmuştur. Husrev ü Şirin konusu ilk defa İran şairlerinden Firdevsî-i Tûsî tarafından Şeh-nâme'de Sasanî hükümdarı Husrev-i Perviz (Husrev bin Hürmüz II ) (596-628) 'in hayat hikâyesi içinde küçük bir bölüm olarak yer almıştır. Şehname'den sonra XII. yy.'ın ünlü İran şairi Hakim Senai tarafından hikâyeleştirilmiştir. Daha sonra Nizami-i Gencevî (1141-1203) bu konuda bağımsız bir mesnevi yazarak hikâyeyi ölümsüzleştirmiştir. Nizami'nin ölümsüzleştirdiği Husrev ü Şirin mesnevisi bazı farklılıklarla kendisinden sonra İran ve Türk edebiyatında aynı konuda yazılmış eserlere kaynaklık etmiştir. Faruk Kadri Timurtaş'a göre İran edebiyatında 31, Türk edebiyatında ise 21 Hüsrev ü Şirin mesnevisi yazılmıştır. Bu çalışmada XVI. yy.'da yaşamış Âzerî İbrahim Çelebi'nin Husrev ü Şirin adlı mesnevisinde yer alan sözcüklerin tamamı TEBDİZ sistemi içerisinde, alfabetik sıraya göre bağlamdaki yerleri ve işlevleriyle dizilmiştir.

Azeri İbrahim ÇelebiDil bilgisiDil bilim+7
Emrah Karşıyaka
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Other supervisors