Theses supervised by Prof. Dr. Kerime Üstünova
11 theses · Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
Türkiye Türkçesinde eylemlerin sınıflandırılmasında rol oynayan etkenler -Ayşe Kulin'in "Kanadı Kırık Kuşlar" romanı örneğiyle-
Bu çalışmada Türkiye Türkçesindeki eylemlerin sınıflandırılmasında rol oynayan etkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Eylemlerin sözlüksel yönü çok anlamlılık taşımaktadır. Bu bakımdan eylemlerin bağımsız cümleler üzerinden incelenmesi yerine her türlü anlamını ve kullanım durumlarını ortaya koyacak metne ihtiyaç duyulmuş, çalışmanın dilsel veri tabanını oluşturabilmek için de Ayşe Kulin'in "Kanadı Kırık Kuşlar" adlı romanı tercih edilmiştir. Bu metinden hareketle bitmiş eylemler incelenmiştir. Eylemlerin anlamı yerli çalışmaların dışında Batı'da ve Türk dünyasında tematik bir sınıflandırmaya dayandırılarak dilbilimsel yöntemlerle incelendiği anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, Türk dünyasında yapılan çalışmalardan derlenerek yeni bir tematik sınıflandırma belirlenmiştir. Belirlenen bu sınıflandırmaya göre bitmiş eylemlerin bağlama göre anlam rolleri, gerçekleşme tarzı, gerçekleşme konumu (mental eylemler için), çatı eki ve türetme eki almış hali, kılınışı göz ardı edilmeden özne ve nesne ilişkisinden kaynaklı eylem sınıflamasındaki değişkenliği tespit edilmeye çalışılmıştır.
İstanbul Devlet Tiyatrolarında 1990-2000 yılları arasında sergilenen oyunlarda cinsellik ve erotizm kodlayıcılarının sunumu
Bu çalışmada derlem olarak anlatım olanaklarını gözlemleme açısından çeşitlilik ve verimlilik sağlayan senaryolar kullanılmıştır. Senaryolar, 1990-2000 yılları arasında, İstanbul Devlet Tiyatrolarında sergilenmiş ve İstanbul Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Dramaturgi arşivlerinde bulunan tüm Türkçe metinlerle sınırlandırılmıştır. Gösterilmek üzere hazırlanan metinlerde bulunan parantez içi açıklamalar, talimatlar ve ön oyun adı verilen özetlerin cinsellik / erotizmin kodlanmasında en az dil birimleri kadar önem taşıdığı ön görüsüyle cinsellik / erotizm kodlayıcıların sunumu bu metinler üzerinden araştırılmıştır. Senaryolara has olan bu nitelikler, özellikle yasaklı addedilen kavramların açık açık sunulamadığı durumlarda vericinin elini güçlendirmekte; imalar, çağrışımlar ve bedensel temaslar üzerinden iletilmeye meyilli olan cinsellik / erotizmi yazılı metin üzerinden tespit edebilmeyi kolaylaştırmaktadır. Çalışmanın temelini oluşturan söz konusu kodlayıcılar hem dilsel hem dil ötesi ögeler dikkate alınarak tespit edilmiş, bağlam içindeki ve metin üreticinin yüklediği görev ve anlamları göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir. Dilin var olan imkânları içinde bir inceleme modeli oluşturulmuş olup cinsellik / erotizm kodlamada mevcut olanakların her birinden yararlanıldığı görülmüştür.
Sözcüksel ve sözdizimsel tabanlı bir dilbilimsel üslup incelemesi: Zülfü Livaneli'nin "Son Ada" romanı örneğiyle
Genel bir bakışla toplumsal kodlamalarla oluşan dil ve bireysel dil tercihlerini içeren üslup arasındaki ilişkinin sağlamlığı ve çok yönlülüğü yadsınamaz bir gerçektir. Her biri kendi mecrasında ilerleyen ve ayrı çalışma alanları olarak değerlendirilen dil bilimi ile üslup bilimi arasında kanıtlanabilir bilimsel ilişki kurmada eksiklikler gözlenmektedir. Son yıllarda bu konuda birtakım girişimlerde bulunulduğuna tanık olunsa da çalışmaların yeterli bir düzeye henüz erişemediği görülmektedir. Söz konusu ilişkinin kurulmasıyla kendi başına yöntemleri, terim hazinesi, kuramları vb. bulunan görece daha olgun sistemli dil incelemelerinin, gelişmekte olan akademik üslup çalışmalarına ışık tutacağı öngörülmektedir. Bu bağlamda dilin mevcut olanakları içinde tercihe açıklık ve seçmeli dil değişkenliği açısından zengin malzeme içeriğine sahip sözcük birimleri ve cümle ögeleri esas alınarak metin merkezli bir dilbilimsel üslup incelemesi yapılmıştır. Zülfü Livaneli'nin "Son Ada" adlı romanının derlem olarak kullanıldığı eldeki çalışmada cümleler tek tek irdelenip söz konusu dil birimleri metin bağlamı ve geçtikleri yerlerde yazarın onlara yüklediği görevler göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir. Bir yandan eserin yansıttığı özgün yapı ortaya koyulmaya, diğer yandan da bir inceleme modeli oluşturulmaya çalışılmıştır. Sonuçta romanda tespit edilen sözcüksel ve sözdizimsel üslup birimlerinin genel olarak yalın, açık, canlı, renkli ve doğrudan üslup oluşmasına katkıda bulunduğu görülmüştür.
Latife Tekin'in "Sevgili Arsız Ölüm" romanında öncül, ardıl ve söz dizimsel derecelendirme unsurları
1983'te yayımlanan Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin'in ilk romanı olma niteliğini taşır. Latife Tekin bu eseriyle gerçekçilik anlayışını yerel ve geleneksel unsurlarla birleştirmiş; büyülü gerçekçiliğin ilk örneklerini vermiştir. Şiirsel üslubuyla ön plana çıkan yazar, Türk edebiyatının yazılı ve sözlü geleneğinden sıklıkla faydalanmıştır. Yapılan çalışmada Latife Tekin'in "Sevgili Arsız Ölüm" adlı romanında öncül, ardıl ve söz dizimsel derecelendirme unsurlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Derecelendirme, en az iki unsurun karşılaştırılmasına bağlı kurulan bir anlam ilişkisidir. Bu anlam ilişkisi öncül ve ardıl dil birimleriyle kurulacağı gibi söz dizimsel ögeler yardımıyla da kurulabilir. Hiçbir öncül ve ardıl destekleyici olmaksızın; söz dizimi tercihi, sezdirim, çıkarım, derin yapıda bırakma, dil birimi tekrarları vb. yollarla da derecelendirme ilişkisi kurulabilir. Derecelendirme, aşamalı olarak ilerleyebileceği gibi aşamasız; düzenli bir artan-azalan durumunda olabileceği gibi düzensiz de olabilir. Çalışmanın amacı, Türkiye Türkçesinde sözcükler, sözcük öbekleri, cümleler veya cümleden büyük birlikler arası derecelendirme ilişkilerini örnekler ile göstermek; öncül ve ardıl dil birimleri ile söz dizimsel ögelerin derecelendirme ilişkisindeki katkılarını ortaya koymaktır. Derecelendirme ilişkisi -kullanım yeri, sıklığı ve nasıl kullanıldığına bağlı olarak- anlatıcı için üslup özelliği olabilir. Hatta bu anlam ilişkisi bir yazarın üslubu haline gelebilir. Hazırlanan tez, derecelendirme unsurlarının üsluba sağladığı katkıları da ortaya koymayı amaç edinmektedir.
Latife Tekin'in "Sevgili Arsız Ölüm" romanında öncül, ardıl ve söz dizimsel derecelendirme unsurları
1983'te yayımlanan Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin'in ilk romanı olma niteliğini taşır. Latife Tekin bu eseriyle gerçekçilik anlayışını yerel ve geleneksel unsurlarla birleştirmiş; büyülü gerçekçiliğin ilk örneklerini vermiştir. Şiirsel üslubuyla ön plana çıkan yazar, Türk edebiyatının yazılı ve sözlü geleneğinden sıklıkla faydalanmıştır. Yapılan çalışmada Latife Tekin'in "Sevgili Arsız Ölüm" adlı romanında öncül, ardıl ve söz dizimsel derecelendirme unsurlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Derecelendirme, en az iki unsurun karşılaştırılmasına bağlı kurulan bir anlam ilişkisidir. Bu anlam ilişkisi öncül ve ardıl dil birimleriyle kurulacağı gibi söz dizimsel ögeler yardımıyla da kurulabilir. Hiçbir öncül ve ardıl destekleyici olmaksızın; söz dizimi tercihi, sezdirim, çıkarım, derin yapıda bırakma, dil birimi tekrarları vb. yollarla da derecelendirme ilişkisi kurulabilir. Derecelendirme, aşamalı olarak ilerleyebileceği gibi aşamasız; düzenli bir artan-azalan durumunda olabileceği gibi düzensiz de olabilir. Çalışmanın amacı, Türkiye Türkçesinde sözcükler, sözcük öbekleri, cümleler veya cümleden büyük birlikler arası derecelendirme ilişkilerini örnekler ile göstermek; öncül ve ardıl dil birimleri ile söz dizimsel ögelerin derecelendirme ilişkisindeki katkılarını ortaya koymaktır. Derecelendirme ilişkisi -kullanım yeri, sıklığı ve nasıl kullanıldığına bağlı olarak- anlatıcı için üslup özelliği olabilir. Hatta bu anlam ilişkisi bir yazarın üslubu haline gelebilir. Hazırlanan tez, derecelendirme unsurlarının üsluba sağladığı katkıları da ortaya koymayı amaç edinmektedir.
Adalet Ağaoğlu'nun Ölmeye Yatmak adlı eserinde bildirim, çıkarım, sezdirim cümleleri
Ek, sözcük, cümle incelemelerinden metne doğru kayan dil incelemelerinin seyri dilin biçim ve anlam olarak ele alınmasını gerektirir. Anlam incelemelerinde dilin çok boyutlu olduğunun görülmesi, iletiyle verilmek istenen mesajın ne olduğu, gerçekte ne kastedilmeye çalışıldığı gibi konuları gündeme getirir. Cümlelerin farklı bağlamlarda farklı anlamlara gelebilme özelliği, zaman zaman alıcıyla vericinin anlaşamamasına neden olur. Bir de dille anlatılanın ötesinde asıl kastedilenin ne olduğu konusu devreye girince yazarın niyetini açığa çıkarmanın yolları aranmaya başlanır. Uzun kurgusal türlerde metnin başında verilen bilgiyle sonunda verilen bilgi arasında konuyla doğrudan ve dolaylı ilgili bölümlerin yer alması, hem ana konudan kopulmasına hem de başta verilen bilginin unutulmasına neden olur. Bu da metin bütüncül olarak nasıl çözülmesi gerektiği sorununu doğurur. Tüm bu sorunlardan yola çıkarak bu tezde öncelikle dil incelemelerinin doğuşu, edimbilim, edimbilimsel kuramlar ve kiplik konuları üzerinde durulmuş daha sonra bildirim, sezdirim, çıkarım cümleleriyle ilgili bilgiler verilmiştir. Adalet Ağaoğlu'nun "Ölmeye Yatmak" romanı derlem olarak alınarak bildirim, sezdirim, çıkarım cümleleri bağlamdan kopmadan tek tek incelenmiştir. İlgili örnekler üzerinde yapılan çözümlemeler sonucu, geçmiş incelemeler de referans alınarak bir sınıflandırma yapılmıştır. Cümlelerin anlam oluşturma sürecinde birbirlerine etkileri ve yazarın cümlelerle ne anlam ifade etmek istediği bilgisine ulaşılması amaçlanan çalışmada; bildirim, sezdirim, çıkarım cümlelerinin hangi niyetle kullanıldığı üzerine de değerlendirmeler yapılmıştır. Bu çalışma; bildirim, sezdirim, çıkarım cümleleriyle ilgili yapılmış geniş kapsamlı bir çalışma olması ve bütüncül olmayan bilgileri derli toplu tek bir çalışma içinde sunacak olması açısından önemlidir. Çalışmanın yazarın özgün dil kullanımıyla ilgili ve edimbilimsel çalışma yapacak kişilere yol gösterici olması umulmaktadır.
Uygur Türkçesinde geçmiş zaman: Halide İsrail'in "Keçmiş" romanı örneğiyle
Bu çalışmada, Uygur Türkçesinde dil bilgisel geçmiş zaman incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın derleme kaynağı olarak Halide İsrail'ın "Keçmiş" adlı romanı seçilmiştir. Tezin amacı, Uygur Türkçesindeki geçmiş zamanın ifade edilişi, geçmiş zamanı anlatan ek ve yapıların çok işlevli kullanımını kapsamlı bir şekilde betimlemektir. Bununla birlikte zamanı belirlemede etkili olan unsurları saptayarak geçmiş zamanın işaretleyicileriyle bunların arasındaki bağlantıları ortaya koymaktır. Bu bakış açısıyla konuya bütüncül olarak yaklaşılmış, geçmiş zaman konusu geniş bir biçimde ek, sözcük, sözcük öbeği, cümle, metin bağlamında ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Geçmiş zaman konusu incelenirken kılınış, görünüş, kanıtsallık, kiplik konularından da yararlanılmıştır. Ayrıca zaman çözümlemesi için mutlaka incelenmesi gereken olay zamanı, konuşma zamanı, referans zamanı ilişkilerine de yer verilmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde tezin kapsamı, amacı, önemi, derlemi ile yöntem ve sınırlılıkları açıklanmıştır. "Zaman Kavramı ve Zamanla İlgili Konulara Genel Bir Bakış" başlıklı birinci bölümde gerçek zaman ve dil bilgisel zaman kavramlarıyla ilgili genel bilgiler, zaman türleri ve konuyla ilgili bazı çalışmalar verildikten sonra ana hatlarıyla kılınış, görünüş, kanıtsallık, kiplik konularına değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünü oluşturan inceleme kısmında "Uygur Türkçesinde Geçmiş Zaman" olarak belirlenen zaman ekleri ve zaman ekleriyle kurulu yapılar "Eylem Cümlesinde Geçmiş Zaman Anlatan Ek ve Yapılar", "Geçmiş Zaman Dışı Anlatan Ek ve Yapıların Geçmiş Zaman İçin Kullanımı", "Ad Cümlelerinde Geçmiş Zaman Anlatan Ek ve Yapılar" ve "Ad Cümlerlerinde Geçmiş Dışı Biçimlerinin Geçmiş Zamanı Anlatması" başlıkları altında incelenmiştir. Sonuç bölümünde incelemeden elde edilen veriler ve çalışma süresince başvurulan kaynaklar sunularak çalışma tamamlanmıştır.
Sait Faik Abasıyanık'ın Semaver adlı öykü kitabında uzam
Çalışmanın amacı, Sait Faik Abasıyanık'ın Semaver adlı öykü kitabı içerisinde yer alıp uzam bildiren dil birimlerinin ortaya konması, bu dil birimleri arasında meydana gelen uzamsal ilişkilerin betimlenmesi ve uzamın veriliş biçimlerinin irdelenerek ortaya çıkan sonuçların bildirilmesidir. "Uzam nedir?" sorusunun cevabı aranarak çalışmanın giriş bölümünde, uzamın çeşitli bilim dallarınca yapılan tanımları üzerinde durulmuştur. Dilbilim, felsefe, coğrafya, antropoloji gibi pek çok bilimin çalışma konusu olan uzamın, ilişkili olduğu sözlüksel dil birimleri saptanarak bu dil birimlerinin tanımları yapılmıştır. Sonraki bölümlerde eser içerisinde yer alan uzam bildiren sözcükler saptanarak bu sözcükler arasındaki uzamsal ilişkiler betimlenmiştir. Uzamı betimlemeye yardımcı dil birimleri tespit edilerek uzamın genel özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Sonuç bölümünde ise eser içerisindeki uzam bildiren sözcükler esas alınarak uzamın veriliş biçimleri, uzam belirten dil birimleri ve bu dil birimleri arasındaki ilişkilere dair sonuçlar ortaya konmuştur. Araştırma yöntemi olarak kaynak taramasına başvurulmuştur. Öykü kitabı içerisinde yer alan uzam bildiren sözcükler esas alınarak uzamın genel özellikleri ile ilgili belirli bir sonuca varılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın evreni, Semaver adlı öykü kitabıdır. Örneklemi ise öykü kitabı içerisinde yer alan uzam bildiren dil birimleridir. Anahtar Sözcükler: Uzam, Uzam Belirten Dil Birimleri, Uzamsal İlişkiler
İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası romanında dilsel karşıtlıklar
Tanzimat Döneminde edebiyatımıza giren roman, günümüze gelene kadar gerek biçim gerekse içerik olarak birçok aşama geçirmiştir. Yazarlar, okuyucu ile iletişimini güçlendirmek için çeşitli anlatım teknikleri kullanmışlardır. Çağdaş Türk romanında kullanılan ifade biçimlerinden biri de karşıtlıktır. Karşıtlık, iki kavramdan birinin tam tersi, zıddı olmasına denir. Yazar, karşıt kavramların okuyucu zihnindeki algısından yararlanarak iletiyi güçlü biçimde sunduğuna inanır. Böylece karşıtlıklarla okuyucuyu şaşırtarak olayın ya da iletinin çift yönlü düşünülmesini sağlarken bir bakıma okuyucuya beyin fırtınası yaptırır. Karşıtlık ya da oksimoron yaşamın her alanında karşılaştığımız kavramlardır. Yaşamın içinde en fazla olan sanatlardan biri de edebiyat olduğuna göre karşıtlık, en iyi ifadesini edebiyatta bulmuştur. Modern yaşam, çelişkiler yumağıdır. Modern yaşamın yansıması olan modernist edebiyat da bu karmaşayı karşıtlık yoluyla okuyucularına aktarır. Esasen karşıtlık, felsefe ile mantık alanına giren bir kavramdır. Filozoflar sürekli sorgulama çabası içindedir. Kimi zaman varlığı kimi zaman estetiği kimi zaman bilimi kimi zaman ahlakı sorgulamıştır. Bu sorgulamalarının temelinde hep bir çelişki yatmaktadır. Çelişki, insanı şüpheye götürür. Şüphe ise insanın çok boyutlu düşünmesine neden olur. Nitekim evren, bir çelişkiler silsilesidir. İnsan, bu çelişkileri anlamlandırmak ister. İnsan uğraşılarının temel amacı, çelişkiyi çözümlemektir. Bu çözümleme insanın öğrenme dürtüsüyle doğru orantılıdır. İnsan psikolojisi, karmaşıklığı ve çelişkisiyle edebi esere yansımıştır. Karmaşık ve çelişkilerle dolu olan insan, çağdaş romanımızın yakından ilgilendiği bir konudur. Bu çalışmada, çağdaş romanımızın önemli temsilcilerinden İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası adlı romanı hem sözcüksel hem de cümlesel bağlamda dilsel karşıtlık açısından incelenecektir. Anahtar Sözcükler: Karşıtlık, sözcüksel karşıtlık, anlatımsal karşıtlık, anlatım
Hasan Ali Toptaş'ın "Sonsuzluğa Nokta" romanında dil bilgisel uzam kodlayıcıları
Bu çalışmada zaman ve kişi unsurlarıyla birlikte bir anlatının temel öğelerinden biri olan dil bilgisel uzam kavramı incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın evrenini Hasan Ali Toptaş'ın "Sonsuzluğa Nokta" romanı, örneklemini ise yine bu romandan alınan cümleler oluşturmuştur. Tezin amacı, uzamı belirlemede etkili olan unsurları saptayarak uzam kodlayıcılarını ve bunların arasındaki bağlantıları belirlemek böylece Türkiye Türkçesinde dil bilgisel uzam çözümlemesi konusunda bir yöntem ortaya koymaktır. Çalışmaya bu bakış açısıyla bütüncül olarak yaklaşılmış, dil bilgisel uzam konusu en küçük birimden başlayarak ek, sözcük, sözcük öbeği, cümle, metin bağlamında söylem çözümlemesi açısından ele alınmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde tezin kapsamı, amacı, önemi, derlemi ile yöntem ve sınırlılıkları açıklanmıştır. Ardından uzam bilgisine ve uzamın Türkiye Türkçesinde nasıl görüldüğüne dair genel teorik bilgiler sunulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünü, asıl öneminin ortaya konduğu İnceleme bölümü oluşturmaktadır. Buna göre uzam bilgisi, hem konum hem mekân / yer çerçevesinde bağlam içerisinde bütüncül bir çerçevede değerlendirilmiştir. Öncelikle uzam bilgisine konumsal açıdan yaklaşılmış uzamsal ilişkiler belirlenmiştir. Ardından uzam kodlayıcı olarak adlar, eylemler, belirteçler, ilgeçler ve bu kodlayıcıları taşıyan ekler belirlenmiş bağlam temelli bir yaklaşımla incelenmiştir. Daha sonra romanda uzam bilgisinde somuttan soyuta geçiş ve doğrudan ya da dolaylı olarak verilen uzam bilgisi, tekrarlar ve sezdirim / çıkarım cümleleriyle ele alınmıştır. Bu noktada dil içi / dil dışı göndermeler ve metin içi bağlamdan yararlanılmıştır. Sonuç bölümünde incelemeden elde edilen sonuçlarla, kısaca dil bilgisel uzam incelemesi için hangi noktalara dikkat edilmesi gerektiğinden söz edilmiş ardından kaynaklar sunularak çalışma tamamlanmıştır. Anahtar Sözcükler: dil bilgisel uzam, Hasan Ali Toptaş, konum, söylem çözümlemesi, yerleştirme.
Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf adlı romanında biçim birimsel, sözlüksel ve söz dizimsel çatı
Dil denilen sistemli, doğal yapıda ifadenin birden çok yolla verilme niteliği dilin gelişmişlik seviyesiyle doğrudan ilişkilidir. Tekdüze anlatımdan sıyrılmak, duygu ve düşünceleri daha estetik sunmak gibi amaçlarla dilin tüm imkânlarından yararlanma isteği özellikle edebi metinlerde kendini göstermektedir. İletinin sunulmasında farklı yöntemlerin yadsınması ise konunun dar bir alanda sıkışmasına ve dilin ifade zenginliğinin akademik düzlemde tespit edilememesine neden olmaktadır. Çatı konusunda da bu ulamın sistemde gösterilme yöntemleri açısından bazı sorunlar bulunmaktadır. Türkçe, eklemeli yapısı gereği biçim birimsel yolla çatı ulamını yansıtmaya daha uygun olsa da sözlüksel ve söz dizimsel yöntemlerin kullanıldığı bilinmektedir. Biçim birimsel yöntemde söz konusu ulamı yansıtan çatı eklerinden, sözlüksel yöntemde sözcüğün anlamsal işlevinden, söz dizimsel çatıda eklerden cümleden büyük birliklere kadar pek çok dil biriminden yararlanılır. Tez çalışmasında dil malzemesi olarak kullanılan Sabahattin Ali'nin "Kuyucaklı Yusuf" adlı romanında sözü edilen çatı kurma yöntemlerinin tümü tespit edilmiştir. Eserin açık, anlaşılır bir dille yazılmasının yanında yazarın eserde eğitim düzeyi düşük kişilerle eğitimli kişileri konuşturduğu bölümlerde farklı söyleyiş özelliklerini tercih etmesiyle çeşitli cümle yapıları sistemde kodlanma olanağı bulmuştur. Bu yapılar içinde tüm çatı oluşturma yöntemleri de yer almaktadır. Seslerden cümleüstü birimlere kadar tüm dil araçlarının duygu ve düşünceyi tek başına yansıtmaktan uzak olması nedeniyle ve dilin hemen tüm anlatım inceliklerinin, sözü sunma kıvraklığının gözler önüne serilmesi amacıyla araştırma sürecinde bağlam ve anlambilimi temel alarak bu çalışmayı hazırlamak ihtiyaçtan ziyade bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu tez çalışmasının, özellikle sözlüksel ve söz dizimsel yöntemle sunulan çatı ulamı konusunda toparlayıcı bir çalışma olduğu düşünülmekte, dil araştırmalarına katkı sağlaması umulmaktadır.