Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Taşdemir
14 theses · Kırşehir Ahi Evran University
Ortaokul 6.sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında gösterip yaptırma yönteminin öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul 6.sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında gösterip yaptırma yönteminin öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisini araştırmaktır. Ön-test, son-test kontrol gruplu araştırma deseninin kullanıldığı deneysel araştırma, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Kırşehir ili merkez ilçesi Cacabey Ortaokulunda öğrenim gören 6.sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma 36 deney grubunda, 29 kontrol grubunda olmak üzere toplam 65, 6.sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür.Araştırmanın çalışma grupları uygulanan ön test ile seçilmiş, çalışmaya alınan sınıflar ratgele atama yöntemiyle deney ve kontrol grupları olarak belirlenmiştir. Dört haftalık deneysel işlemler süresince deney grubundaki öğrenciler konuları gösterip yaptırma yöntemi ile işlerken, kontrol grubundaki öğrenciler geleneksel yöntemle konuları işlemiştir. Deney grubu öğrencileri derslerin sonunda konu ile ilgili hazırlanan çalışma yapraklarını kullanmışlardır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi kullanılmıştır. Başarı testi deneysel işlemler öncesi ön-test, deneysel işlemler sonrası son-test ve 3 ay sonra kalıcılık testi olarak iki çalışma grubuna uygulanmıştır. Toplanan nicel verilerin grup içi ve gruplar arası analizinde bağımlı ve bağımsız örneklem t testleri SPSS 17.00 istatistik programı ile analiz edilmiştir.Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre; gösterip yaptıma yönteminin geometri öğrenme alanında prizmalar ve ölçme ünitesinde öğrencilerin matematik başarısını artırmada ve kalıcılığında geleneksel öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Yöntem, Geometri, Gösterip Yaptırma Yöntemi, Matematik, Öğretim.
Ortaokul beşinci sınıf matematik programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi: Bir durum çalışması
Araştırma, Milli Eğitim Bakanlığınca 2018 yılında uygulamaya konulan yeni Ortaokul Matematik programının geliştirilmesine katkı sağlamak amacı ile ortaokul matematik öğretmenlerinin beşinci sınıf matematik programına ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Araştırma ortaokul matematik programının beşinci sınıf düzeyi ve katılımcı grup ve görüşleri ile sınırlandırılmıştır. Araştırma, nitel türde desenlenmiş bir durum çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubu 2019-2020 öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda görev yapan Ortaokul Matematik öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada veriler amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş ortaokul matematik öğretmenlerinden elde edilmiştir. Bu çalışmada veriler Kırşehir ve diğer illerden seçilen katılımcı görüşlerine dayalı olarak elde edilmiştir. Çalışmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden benzer örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada 64 katılımcı görüşlerine başvurulmuştur. Örneklem grubunun oluşturulmasında Kırşehir ilinde görev yapan ortaokul matematik öğretmenlerinde gönüllü katılımcılık esasına göre 25 öğretmen diğer illerden ise elektronik ortamda ulaşılan ve gönüllü katılımcı olan 39 öğretmen çalışma gurubunu oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış "Ortaokul Matematik Programı Değerlendirmesi Görüşme Formu" ile elde edilmiştir. Görüşme formu 5. Sınıf Matematik Dersi Programının kazanımlar, içerik, etkinlikler vs. gibi öğelerine yönelik sorulardan oluşturulmuştur. Araştırmada yüz yüze ve elektronik ortamda olmak üzere aynı görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu kapsamda araştırmada katılımcı görüşleri analizlerinden hareketle temalar/kategoriler oluşturulmuş ve temalar/kategoriler orijinal katılımcı ifadeleri ile desteklenmiştir. Araştırmada, katılımcı öğretmenler programın boyut/kategorilerine ilişkin olarak 594 görüş, 136 öneri belirtilmiştir. Buna göre katılımcı öğretmenlerin programa dönük olarak, İçerik, Kazanımlar, uygulamada karşılaşılan güçlükler ve programın güçlü ve zayıf yanları, boyutunda görüşlerinin daha çok olumlu olduğu görülmektedir.
Ortaokul öğrencilerinin yabancı dil öğrenimine yönelik kaygı, öz-yeterlik ve başarı durumlarının incelenmesi
Toplumlar arasında iletişimin kurulması ve devam ettirilmesi için ortak bir dile ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda; yabancı dil öğrenimine duyulan ihtiyaç, günden güne artmaktadır. Bugün dünyada var olan diller arasında yer alan İngilizce, yaygın olarak kullanılmakta ve evrensel bir dil olarak kabul görmektedir. Fakat yabancı dil öğrenmede bireyin öğrenilen dilde etkili bir şekilde iletişim kuramaması ve dinlediğini anlayamaması gibi sıkıntılar yaşanmaktadır. Yabancı dil öğrenme sürecinde yaşanan bu problemler arasında düşük öz-yeterlik ve yüksek kaygı önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmada öğrencilerin yabancı dil öğrenme kaygısı, akademik öz-yeterlik algıları ve akademik başarıları arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Bu araştırmada ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubu uygun örneklem yoluyla belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Kırşehir il merkezinde yer alan dört okul ve 22 farklı sınıfta öğretim gören ve rastgele olarak seçilmiş 300'ü erkek, 300'ü kız olmak üzere toplam 600 sekizinci sınıf öğrencisinden oluşturulmuştur. Araştırmada Horwitz, Horwitz ve Cope (1986) tarafından geliştirilen Yabancı Dil Sınıf Kaygısı Ölçeği ve Yanar ve Bümen (2012) tarafından geliştirilen Yabancı Dil Öğrenme Öz Yeterlik Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Öğrencilerin 2019/2020 eğitim- öğretim yılına ait ilk dönem yabancı dil başarı karne notları, gerekli izinlerin alınmasının ardından e-okul sisteminden okul idaresi aracılığıyla temin edilmiştir. Araştırma verilerinin analizi için betimsel istatistik, çıkarımsal istatistik ve korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, katılımcıların Yabancı dil öz-yeterlik puan ortalama t testi analiz sonuçlarına göre kız ve erkek puan ortalamaları arasında fark istatistiksel olarak kızlar lehine anlamlıdır. Buna göre kız öğrencilerin Yabancı dil öz-yeterlik puanları erkeklerden daha yüksektir. Fakat öğrencilerin yabancı dil kaygı puan ortalama t testi analiz sonuçlarına göre kız ve erkek puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak farklılık bulunmamaktadır. Buna karşılık, yabancı dil öz-yeterlilik puan ortalaması ve yabancı dil kaygı durum puan ortalaması [ r=–.37, p<.0005] arasında orta düzeyde, pozitif yönlü ve yabancı dil öz-yeterlilik puan ortalaması ve akademik başarı puan ortalaması[ r=–.49, p<.0005] arasında da orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Okul öncesi öğretmenlerinin eğitim programı dışında başvurmuş oldukları ekstra faaliyetlerin analizi
Bu çalışmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin mevcut programı dışında başvurmuş oldukları ekstra faaliyetleri tespit ederek analiz etmektir. Çalışma nitel araştırma paradigmasına uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunda 2019-2020 öğretim yılında Kırşehir il merkezindeki kamu ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında görevli 23 okul öncesi öğretmeni yer almıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış bir görüşme formu yardımı ile toplanmıştır. Araştırma verileri içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Çözümlemede ilk olarak toplanan veriler kodlanmış, katılımcı ifadelerindeki benzerlikler sıklık ve sıra ilişkilerine göre kategorileştirilmiştir. Anlam örüntüleri bakımından çözümlenen kodlar bir araya getirilerek temalara ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara göre okul öncesi öğretmenlerinin mevcut program dışında ekstra olarak en çok başvurdukları etkinlikler Sosyal Sorumluluk ve Kültür Etkinlikleri olarak dile getirilmektedir. Bunu sırasıyla Çevre-Doğa, Bilim, Sağlık, Beslenme ve Spor, Beceri Eğitimi ve son olarak Verimlilik Kategorilerindeki etkinlikler izlemektedir. Çalışma grubunda yer alan öğretmenler mevcut program dışında kendilerini ekstra etkinlik yapmaya sevk eden temel gerekçeyi Öğrencilerin İhtiyacı olarak ifade etmektedirler. Bunu Kendi İstekleri, Meslektaş Uygulamaları, Velilerin İsteği ve Okul İdarisinin İsteği ile yaptıkları faaliyetler izlemektedir. Öğretmenler ekstra etkinlik için ihtiyaç duydukları malzeme ve materyalleri genel olarak Velilerden karşıladıklarını ifade etmektedirler. Bunu Okul Kaynakları, Kendimiz Karşılıyoruz ve Kamu Kuruluşlarından Destek Alıyoruz cevapları oluşturmaktadır. Öğretmenler "yapmak isteyip de yapamadığı ekstra faaliyetler olarak okul içerisinde Eğitim, Bilim ve Mekâna ilişkin çeşitli etkinlikleri ve Doğa-Tarım Uygulamaları ile Sınıf Dışı Sosyal-Kültürel Etkinlikleri dile getirilmektedirler. Son olarak öğretmenlerin yapmak isteyip de yapamadığı bu faaliyetler için temel gerekçeyi Finansal Yetersizlikler ifadesi oluşturmaktadır. Araştırmada okul öncesi öğretmenleri tarafından başvurulan ve program dışı olarak ifade edilen bazı etkinliklerin mevcut programın etkinlikler boyutları arasında yer almadığı, buna karşılık bazı etkinliklerin de mevcut programda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları ilgili literatür temelinde tartışılmış ve bulgulara dayalı olarak geliştirilen bazı öneriler de sunulmuştur.
Teknoloji ve tasarım öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirmeye yönelik tutumları
Araştırmada, teknoloji ve tasarım dersi öğretim programı doğrultusunda teknoloji ve tasarım öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirmeye yönelik tutumlarını ve yükledikleri anlamı belirleyerek, ölçme ve değerlendirme hususundaki görüşlerini almak amaçlanmıştır. Araştırma amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen ve 2021-2022 yılında Konya ili ve ilçelerinde görev yapan teknoloji ve tasarım öğretmenleri ile yürütülmüştür. Araştırmada nicel ve nitel çalışmaların birlikte yapıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Karma model, bir araştırma için bulguların çeşitli tekniklerle toplanıp analiz edilmesine dayanmaktadır. Bu şekilde daha geçerli ve güvenilir sonuçlara ulaşılmaya çalışılmaktadır. Bu çalışmanın nicel boyutunda, teknoloji ve tasarım öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirmeye yönelik tutumları kendi koşulları içerisinde çeşitli değişkenler açısından olduğu gibi betimlemeye çalışmak için "tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli"; çalışmanın nitel boyutunda ise "teknoloji ve tasarım öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirme algıları" hakkında daha derinlemesine veriler elde etmek için nitel araştırma yönteminden "durum çalışması deseni" kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda görev yapan teknoloji ve tasarım öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda 350, nitel boyutunda ise 56 katılımcının görüşüne başvurulmuştur. Araştırmanın nicel boyutunda veriler Tezci (2019), tarafından geliştirilen "Öğretmenlere Yönelik Ölçme ve Değerlendirme Tutum Ölçeği" aracılığı ile toplanmıştır. Ölçeği uygulamadan önce ölçek sahibinden ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden gerekli izinler alınmıştır. Ayrıca ankete katılan öğretmenlerden rastlantısal olarak seçilen 56 kişi ile araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formu kullanılarak görüşmeler yapılıp çalışmanın nitel verileri elde edilmiştir. Teknoloji ve tasarım öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirmeye yönelik tutumlarını" tespit etmek için ilişkisel istatistiklerden ölçme ve değerlendirmeye yönelik tutum düzeyini "cinsiyet, görev yeri ve eğitim düzeyi" değişkenlerine göre farklılaşma durumunu belirlemek için bağımsız örneklem t testinden; "yaş, meslekî kıdemi, mezun olunan program ve hizmet içi kurslara katılma düzeyi" değişkenlerine göre farklılaşma durumunu belirlemek için tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) faydalanılmıştır. Görüşme Formu ile elde edilen verilerin analizi için ise içerik analizi yöntemlerinden frekans analizi kullanılmıştır. Ölçeğin genel ortalama puanı 3,73 ve toplam puan üzerinde 82,17 puan olarak hesaplanmıştır. Ölçek puanlarının yüksek olması teknoloji ve tasarım öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirmeye yönelik tutumlarının olumlu yönde yüksek bir ölçüde olduğunu belirtmektedir. Ayrıca görüşme formuyla elde edilen verilerin ışığında araştırmaya katılan teknoloji tasarım öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirmeye yönelik görüşleri boyutlandırılarak 15 kategori oluşturulmuş ve bu kategorilere ilişkin toplam 145 görüş belirtilmiştir. Nitel verilerden elde edilen sonuçlar da nicel bulguları destekliyor niteliktedir. Görüşmelerde katılımcıların ölçme değerlendirme çalışmalarına büyük oranda olumlu duygu yüklemiş oldukları görülmüştür.
Okul öncesi eğitimde drama yönteminin toplama ve çıkarma işlemi öğretimine katkısının incelenmesi
Bu araştırmada okul öncesi eğitimde toplama ve çıkarma işlemi kavramlarını kazandırmada drama yönteminin etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılında Gaziantep ilinin Şehitkamil ve Nizip ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bağımsız anaokuluna devam eden 5 yaş grubu çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini oluşturmak için 5 yaş grubu çocuklardan seçkisiz atama yoluyla 16 kız 12 erkek olmak üzere 28 çocuk belirlenmiştir. Daha sonra yine seçkisiz atama ile deney ve kontrol grupları belirlenmiştir. Araştırmanın verilerini toplamak için ''Kişisel Bilgi Formu'' ve Arnas, Gül ve Sığırtmaç (2003) tarafından geliştirilmiş "48-86 Ay Çocuklar İçin Sayı ve İşlem Kavramları Testi" kullanılmıştır. Öncelikle sayı ve işlem kavramları testinin deney ve kontrol grubuna "ön test" uygulanmasından sonra araştırmacı tarafından geliştirilen "Drama Temelli İşlem Kavramları Etkinlikleri Programı" deney grubuna uygulanmıştır. Deney grubunda toplama ve çıkarma işlemi kavramları drama yöntemiyle verilmiş, kontrol grubu ise geleneksel mevcut okul öncesi programına devam etmişlerdir. Program uygulandıktan sonra "48-66 Ay Çocuklar İçin Sayı ve İşlem Kavramları Testi" deney ve kontrol gruplarına son test olarak uygulanmıştır. Araştırma deneysel yöntemle yapılmış olup araştırmada elde edilen veriler SPSS24 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin dağılımın normal dağılım olması sonucu hipotez testleri istatistiksel olarak %95 güven düzeyinde test edilmiş olup ölçeklerden elde edilen puanların 2'li gruplara göre farklarının incelenmesi için bağımsız örneklem t-testi, son test ile ön test puanları arasındaki farkın belirlenmesi için bağımlı örneklem t-testi yapılmıştır. Ayrıca çalışmada 2'den fazla gruplar arasındaki farkların belirlenmesi için tek yönlü ANOVA analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, grupların ön test puanları arasında anlamlı fark olmadığı son test sonuçlarında deney grubu lehine farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubundaki çocukların toplama ve çıkarma işlemi kavramları başarısında kontrol grubuna göre anlamlı bir farklılık bulunmasında deney grubuna uygulanan drama yönteminin anlamlı bir katkısı olduğunu ortaya koymaktadır. Bir başka deyişle drama yönteminin çocukların toplama ve çıkarma işlemi öğretimine önemli bir etkisinin olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Drama Yöntemi, Okul Öncesi Eğitim, Toplama-Çıkarma İşlemi
İlkokul 4. sınıf düzeyinde on kök değerin varlığının ders materyalleri ve öğretmen görüşleri doğrultusunda incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf düzeyindeki ders materyallerinde yer alan on kök değerin dağılımını belirlemek ve ilkokul öğretmenlerinin değerler eğitimi hakkındaki görüşlerini saptamaktır. Bu hedefe ulaşabilmek için nitel bir araştırma yöntemi olan durum çalışması (case study) tercih edilmiştir. Araştırma kapsamında, verilerin toplanmasında iki farklı teknik kullanılmıştır. İlk olarak, ilkokul 4. sınıf ders materyallerinin on kök değer açısından incelenmesi amacıyla doküman analizi tekniği kullanılmış; ikinci olarak ise öğretmenlerin değerler eğitimi ile ilgili görüşlerini almak için görüşme tekniği uygulanmıştır. Ders materyallerinin seçimi aşamasında, ilkokul 4. sınıf düzeyine ait ders kitapları, çalışma kitapları ve e-kitaplar incelenmiştir. Öğretmen görüşmelerinde ise, farklı sosyoekonomik düzeylere sahip okullardan, farklı kıdem ve cinsiyetlerdeki 20 öğretmenle yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla görüşler toplanmıştır. Ders materyallerine yönelik elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz, öğretmen görüşmelerinden elde edilen verilerde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmanın doküman incelemesi ile elde edilen verilerinin sonucunda, on kök değer sıklığının en çok Türkçe ve sosyal bilgiler ders materyallerinde olduğu; en çok rastlanılan vatanseverlik ve özdenetim kök değerleriyken; en az ise sabır ve dürüstlük kök değerlerinin yer aldığı görülmektedir. Bu durum bazı ders materyallerinde on kök değerin aktarımının yoğun olduğunu ve ders materyallerinin tümünün kök değerler açısından yeterince kapsamlı olmadığını, en çok ve en az kullanılan değerler arasında büyük bir fark olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerde, öğretmenlerin büyük bir kısmı değerler eğitiminin, öğrencilerin karakter gelişimi ve toplumsal düzenin sağlanması açısından önemli olduğunu belirtmiş, ancak yalnızca okulda verilen değerler eğitiminin yeterli ve etkili olmadığı görüşünü dile getirmişlerdir. Çoğu öğretmen, aile katılımı olmadan okulda verilen değerler eğitiminin öğrencilerin davranışlarına yansımasının sınırlı olacağını vurgulamıştır. Ayrıca, öğretmenler, değerler eğitiminin en büyük sorununu aile katılımının eksik olmasına bağlamışlardır. Öğretmenlerin büyük bir kısmı, değerler eğitimi sürecinde en çok örnek olay yöntemini kullandıklarını ve bu yöntemle günlük yaşamdan örnekler sunduklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin büyük bir kısmı, on kök değerinin gerekli olduğunu kabul etmekle birlikte, eğitim programlarında başka değerlerin de yer alması gerektiğini dile getirmiştir. Elde edilen bulgular doğrultunda öneriler oluşturulmuştur.
Ortaokul (8. sınıf) görsel sanatlar öğretim programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bir öğretim programının başarılı olup olmadığının belirlenmesi için, programın öğretmenler tarafından benimsenmesi ve başarılı bir şekilde uygulanması gerektiği söylenebilir. Görsel sanatlar dersi öğretmenlerinin görüşleri, bu dersin öğretim programının başarılı olması açısından önemlidir. Çünkü öğretmenler, öğrencilerin eğitiminde önemli bir rol oynarlar ve öğrencilerin programı anlamalarına ve öğrenmelerine yardımcı olurlar. Öğretim programının etkililiği, öğretmenlerin programı kabul etmeleri ve başarılı bir şekilde uygulamaları ile yakından ilişkilidir. Görsel sanatlar dersi öğretmenlerinin fikirleri, bu dersin öğretim programının geleceği açısından önem taşımaktadır. Yapılan bu araştırmada nicel ve nitel çalışmaların birlikte yapıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Karma model, bir araştırma için bulguların çeşitli tekniklerle toplanıp analiz edilmesine dayanmaktadır. Bu şekilde daha geçerli ve güvenilir sonuçlara ulaşılmaya çalışılmaktadır. Bu araştırmanın nicel boyutunda görsel sanatlar öğretmenlerinin ortaokul 8. sınıf öğretim programının görüşlerine yönelik değerlendirilmesi kendi koşulları içerisinde "yaş, cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan program," gibi çeşitli değişkenler açısından olduğu gibi betimlemeye çalışmak için "tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli" kullanılmıştır. Çalışmanın nitel boyutunda ise sekizinci sınıf görsel sanatlar öğretim programı hakkında öğretmenlerden derinlemesine bilgi almak amacı ile durum çalışması yapılmıştır. Bu araştırmanın çalışmanın evrenini, 2022-2023 öğretim yılı Kırşehir ili merkezinde görev yapan görsel sanatlar öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmacılar tarafından görüşme formunun Kırşehir il merkezindeki ortaokullarda 2022-2023 eğitim- öğretim yılında uygulanabilmesi amacıyla, Kırşehir Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden gerekli resmi izin alınmıştır. Araştırma verileri açık uçlu bir sorudan oluşan görüşme formuna dayalı olarak elde edilmiştir. Katılımcı görüşleri analiz edilerek, görüşler kategorik olarak sınıflandırılarak açıklanmıştır. Açıklanan görüşler özgün katılımcı görüşleri ile desteklenerek yorumlanmıştır. Araştırmada katılımcı öğretmenlerin görüşlerine göre sekizinci sınıf Görsel sanatlar Programının uygulanmasına dönük olarak 25 kategoride 248 görüş belirtmişlerdir. Bu görüşler genellikle programa dönük negatif düşünceler içeren kategorilerde toplanmıştır: Bunlardan belirtilme sıklığı en fazla olan kategoriler frekans değerlerine göre ".Ders Saati, Öğrenci Tutumu, Haksız Not, Veli Tutumu, Fiziki Ortam, İçerik, Sınav Senesi, Program, Öğrenci İlgisi, Materyal Eksikliği. " oluşmaktadır.
İlkokul zekâ oyunları dersi öğretim programının tasarlanması, uygulanması ve değerlendirmesi
Zekâ oyunları Millî Eğitim Bakanlığı'nın 2012 yılındaki ortaokullar ve İmam-hatip ortaokullar için zekâ oyunları dersini seçmeli dersler listesine almasıyla birlikte eğitim sistemimize dâhil olmuş ve zamanla eğitimin tüm kademelerinde hızla yayılmıştır. Hızla yayılan bu uygulamada sadece ortaokullar için öğretim programı hazırlanmış olması diğer eğitim kademeleri için öğretim programı hazırlanmamış olması, ilkokullarda zekâ oyunları dersi olmaması, bu çalışmaların yapılacağı bir ders saati ayrılmaması, zekâ oyunları uygulamalarında öğretmenlere özel uygulamaların ortaya çıkmasına ve eğitimde birlik ilkesine ters düşülmesine sebep olmuştur. Bu eksiklik sınıf öğretmenlerinin zekâ oyunları çalışmalarını tam anlamıyla yapamamalarını ve zekâ oyunlarını uygulamalarını aksatmaktadır. Diğer derslerin sürelerinden alıp zekâ oyunları uygulamaları yapmalarına neden olmaktadır. İşte tüm sebeplerden ötürü araştırmanın informal olarak uygulanan bir dersi formal düzene sokup, sınıf öğretmenlerine bilimsel bir süzgeçten geçmiş bir öğretim programı sunulması için ilkokul zekâ oyunları dersi öğretim programının tasarlamayı amaçlamaktadır. Karma araştırma yönteminden İç içe karma desenin kullanıldığı ve nitel araştırma deseninin içerisine nicel araştırma deseninin yerleştirildiği çalışmada hızlı prototipleme modeli esas alınarak tasarlanan 1., 2., 3. ve 4. Sınıf düzeyinde veli, öğretmen, okul yöneticileri, zekâ oyunları alan uzmanlarından oluşan 103 kişiye ihtiyaç analizi çalışması yapılmış, çıkan sonuçlar ve literatür araştırması sonucunda oluşturulan 36 haftalık 72 saatlik prototip öğretim programı her sınıf düzeyinde toplam ders saati kadar uygulanmış ve Bloom'un tam öğrenme modeline göre değerlendirilerek 0,70 düzey ve üzeri başarı gösteren kazanımların devam ettiği, 0,7 düzeyi altında başarı gösterilen kazanımların ise hızlı prototipleme modeli gereği hemen değiştirilip uygun kazanımların eklendiği veya değiştirilemeyenlerin ise çıkartıldığı, 36 haftalık, 72 ders saatini içeren taslak öğretim programı ortaya çıkmıştır.
Probleme dayalı öğrenme modelinin mesleki ve teknik liselerdeki mesleki yabancı dil dersi erişisine katkısı
Bu araştırmanın hedefi ortaöğretim düzeyinde Probleme Dayalı Öğrenme Modelinin mesleki yabancı dil dersi erişisine olan katkısını araştırmaktır. Yarı-deneysel olan araştırmada ön-test son-test kontrol gruplu araştırma deseni, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Kırşehir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde eğitim gören 10. sınıf öğrencilerinin katılımı ile uygulanmıştır. Araştırmanın uygulanmasında yer alan öğrencilerden deney grubunu 20 öğrenci, kontrol grubunu ise 24 öğrenci oluşturmuştur. Deney grubunda yer alan öğrenciler 10 hafta boyunca kazanımlara yönelik dersleri Probleme Dayalı Öğrenme Modeline göre işlerken, kontrol grubunda yer alan öğrenciler geleneksel eğitim anlayışına göre derslerini işlemiştir. Deney grubu öğrencilerinin derslerinde araştırmacı tarafından hazırlanan ders planları 10 hafta boyunca kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerini elde etmek için araştırmacı tarafından hazırlanan "İngilizce başarı testi" kullanılmıştır. Hazırlanmış olan başarı testi uygulama öncesinde ön-test uygulama sonrasında son-test olarak öğrencilere uygulanmıştır. Elde edilen nicel verilerin analiz bağımlı ve bağımsız örneklem t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel verilerini elde etmek için deney grubu öğrencilerine uygulama sonrasında yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler temalar ve alt temalar halinde frekans yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen veriler ve analizlerine göre araştırma sonucunda Probleme Dayalı Öğrenme Modelinin geleneksel eğitim anlayışına göre Mesleki Yabancı Dil dersine daha fazla katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: PDÖ, Probleme Dayalı Öğrenme, Mesleki Yabancı Dil
Yabancı dil kaygı düzeyi üzerinde birer yordayıcı olarak ortaokul öğrencilerinin ders memnuniyeti, motivasyonları ve tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin yabancı dil kaygı düzeyi üzerinde birer yordayıcı olarak ortaokul öğrencilerinin ders memnuniyeti, motivasyonları ve tutumlarının ilişkisini incelemektir. Araştırma, nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modeli ile yapılmıştır. İlişkisel tarama yöntemindeki bu çalışma Kırşehir ilinde bulunan ortaokullarda tabakalı örnekleme yöntemi ile 450 ortaokul öğrencisinden elde edilmiştir. Araştırmada veriler "Kişisel Bilgiler Formu", "Yabancı Dil Kaygı", "Yabancı Dil Derslerinde Memnuniyet" ve "Yabancı Dil Derslerinde Motivasyon ve Tutum" ölçekleri ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde normallik varsayımları kontrol edilmiş ve parametrik testler işe koşulmuştur. Elde edilen sonuçlar, öğrencilerin orta düzeyde yabancı dil kaygısı yaşadıklarını göstermektedir. En yüksek kaygı düzeyi olumsuz değerlendirme kaygısında oluşurken, yabancı dil memnuniyetlerinde en yüksek ortalama öğretim kadrosunda oluşmuştur. Bunun yanında öğrenciler yabancı dil dersini öğrenmeye yönelik motivasyonları ve tutumları yüksek düzeydedir. Cinsiyet, ebeveyn eğitim düzeyi, özel ders/dershaneye gitme durumuna göre kaygı, memnuniyet, tutum ve motivasyon anlamlı düzeyde değişmemektedir. Buna karşın ebeveyn eğitim düzeyi öğrencilerin iletişim kaygısı üzerinde olumlu bir değişkendir. Bunun yanında öğrencilerin yabancı dil kaygıları üzerinde akademik başarı, tutum ve öğretim kadrosu memnuniyeti anmalı bir yordayıcıdır. Öğrencilerin tutum ve akademik başarıları artıkça kaygıları da artarken, öğretim kadrosu memnuniyeti öğrencilerin kaygılarını azaltan bir etken olduğu saptanmıştır. Tüm bu sonuçlar doğrultusunda öneriler oluşturulmuştur.
Ortaokullardaki yüksek akademik başarıya katkıya dönük uygulamalar hakkında bir durum çalışması (Kırşehir ili örneği)
Bu araştırmanın amacı Kırşehir ilinde son üç yılda LGS sınavında ilk %3‟lük dilime öğrenci hazırlama başarısını yakalamış ortaokullarda uygulanan formal ya da informal destekleyici program uygulamalarının neler olduğunu incelemektir. Araştırma, nitel araştırma türünde bir durum çalışması desenindedir. Ölçüt örnekleme yöntemindeki bu çalışma Kırşehir ilinde bulunan ortaokullardaki 69 öğrenci, 20 öğretmen ve yönetici, 28 veliden elde edilmiştir. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından öğrenci, öğretmen-yönetici ve veliler için ayrı ayrı geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları ile toplanmıştır. Açık uçlu soruların bulunduğu görüşme formları yüz yüze görüşme şeklinde uygulanmıştır. Verilerin analizi betimsel analiz yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Araştırma bulgularında; öğrencilerin çoğu LGS de akademik başarılarını artıran en önemli etmenlerin motivasyon, düzenli çalışma, rehberlik, aile desteği, takviye kurs, özel ders alma, sosyal etkinlik, okulun fiziki şartlarının iyi olması ve öğretmenlerin ilgisi olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmen ve Yöneticilerin çoğu LGS ye hazırlanan öğrencilere devlet tarafından verilen ders kitapların soru ve etkinlikler noktasında yetersiz olduğu, Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK) na öğrencilerin ilgili ve düzenli katılımlarıyla kursların verimli olduğu, öğrenci takibi koçluk ve seviye sınıflarının başarıyı artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Velilerin çoğu LGS ye hazırlanmada ders kitaplarının eksik olduğu, Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK) nın verimli olduğu, LGS sınavına hazırlanırken destek, takviye alması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır
Ortaokul matematik dersi öğretim programının toplum merkezli program yaklaşımına göre değerlendirilmesi
Bu araştırmada, 2024-2025 eğitim öğretim yılında ortaokullarda uygulanan matematik dersi öğretim programının toplum merkezli program yaklaşımı çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında öğretim programında toplumsal konuların ele alınma biçimi, öğrencilerin gerçek dünya problemlerini çözmeye teşvik edilip edilmediği ve toplum merkezli öğrenme ortamlarının oluşturulup oluşturulmadığı analiz edilmiştir. Bu çalışma, Türkiye'de 2024-2025 Eğitim Öğretim yılında okullarda uygulanan 5, 6, 7 ve 8. sınıf matematik öğretim programı ile sınırlıdır. Çalışmada veriler ilgili program materyali doküman analizi yöntemi ile elde edilip, analiz ve değerlendirmesi yapılmıştır. Araştırmada, 5, 6, 7 ve 8. sınıf matematik öğretim programı içerik ve kazanım açısından Toplum Merkezli Program Modeli çerçevesinde incelenmiştir. Bulgular geliştirilen ölçme aracı "Toplum Merkezli Program Değerlendirme Kriterleri Formu" nun boyutları ve araştırmacıların bu forma göre programdan tespit edebildikleri verilerle sınırlıdır. Bu araştırma durum çalışması modelinde gerçekleştirilen nitel bir çalışmadır. Verileri toplamak için "Toplum Merkezli Program Değerlendirme Kriterleri Formu" oluşturulmuştur. Alan yazın araştırması yapıldıktan sonra oluşturulan formdaki maddeler için uzman görüşü alınmıştır. Hazırlanan değerlendirme kriterleri formu doğrultusunda Ortaokul Matematik Dersi Öğretim Programı incelenmiş ve formdaki maddelerle ilişkili olduğu düşünülen ifadelere tablonun altında yer verilmiştir. Araştırma kapsamında Matematik Dersi Öğretim Programı'nın toplum merkezli program yaklaşımı özelliklerine ilişkin toplam 178 adet kanıt belirlenmiştir.
Kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıfların empatik eğilimlerinin incelenmesi
Bu araştırma, kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıfların empatik eğilimlerinin incelendiği betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Kayseri İli, Melikgazi İlçesi bünyesindeki ortaokulların 6, 7 ve 8. sınıfta eğitim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilmiş sosyo-ekonomik düzeyi farklı beş okulun 6, 7 ve 8. sınıfta eğitim gören 1545 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Empatik Eğilim Ölçeği (Dökmen, 1988), Kişisel Bilgi Formu ve kaynaştırma öğrencilerinin engel türlerini gösteren Özel Eğitim Gereksinimli Öğrenci Listesi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Empatik Eğilim Ölçeğinden elde edilen veriler öncelikle tüm öğrenciler baz alınarak kişisel bilgi formalarındaki cinsiyet, sınıf düzeyi ve sosyo-ekonomik düzey doğrultusunda daha sonra sınıfında kaynaştırma bulunma/bulunmama ve kaynaştırma öğrencilerinin engel türü değişkenlerine göre değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda öğrencilerin empatik eğilim düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı olarak fark olduğu görülmektedir. Kız öğrencilerin empatik eğilimleri erkek öğrencilere göre anlamlı bir şekilde daha fazla çıkmıştır. Sınıf düzeyi değişkenine göre 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri 8. sınıf öğrencilerinin empatik eğilim düzeylerine göre daha fazladır. Sosyo-ekonomik düzey değişkenine göre empatik eğilim düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Kaynaştırma uygulaması yapılan ve yapılmayan sınıflardaki empatik eğilim düzeylerine baktığımızda her iki grubun puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sınıflarda kaynaştırma öğrencisinin olması veya olmaması öğrencilerin empatik eğilimlerini etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Empati, Empatik Eğilim, Kaynaştırma