Prof. Dr. Mehmet Tüfekçi danışmanlığındaki tezler

15 tez · Karadeniz Technical University, Avrasya University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uyuşturucu madde suçları, madde bağımlılığı suç ilişkisi ve eroinin analizi

Bu tez çalışmasında geçmişten günümüze uyuşturucu madde kullanımı ve ticareti, bazı uyuşturucu maddelerin keşfi, uyuşturucu maddelerle mücadele çalışmaları, madde bağımlılığı suç ilişkisi, bazı uyuşturucu maddelerin genel özellikleri ve kimyasal analizleri gerçekleştirildi.Deneysel çalışmalar bölümünde yasadışı olarak imal edilen ve güvenlik güçlerince yakalanılarak analiz ve kesin tanı için Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne gönderilen örneklerden seçilen 7 adet eroin örneği Marquis reaktifi ile renk testi, TLC, GC ? MS ve FTIR yöntemleri ile kalitatif olarak, GC ? FID yöntemiyle kantitatif olarak analiz edildi. Analizlerde tüm örneklerdeki eroinlerin baz formunda olduğu ve eroin oranlarının % 20 ile % 54,3 arasında değiştiği görüldü.

Ahmet Coşar
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu Karadeniz'in kafes balığı yetiştiriciliği yapılan kıyısal alanında TRIX indeksinin değerlendirilmesi (Yomra örneği)

Su ürünlerine talebin gelecekte artacağı ve doğal stoklardan daha fazla üretim yapılamayacağı dikkate alınırsa, yetiştiricilik yoluyla yapılan üretimin düzenli olarak artırılması gerektiği açıktır. Ancak bu artış bazı çevresel etkilere neden olmakta ve ötrofikasyon riski oluşturmaktadır. Bu çalışmada, bir su ürünleri yetiştiricilik işletmesinde toplam fosfor, toplam inorganik azot, klorofil-a derişimleri ve % doymuş oksijenden sapma değerleri belirlenerek TRIX İndeksi bir tam yıl olmak üzere aylık olarak hesaplanmıştır. TRIX İndeksi, yetiştiricilik yapılan alanda su kalitesinde oluşacak değişimlerin izlenerek ötrofikasyon riskinin belirlenmesi ve ortamsal hasarın tanımlanması için kullanılmıştır. Çalışmanın amacı Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Trabzon ilinin Yomra ilçesi sınırları içindeki kafes balığı yetiştiriciliği yapılan bir kıyı alanında TRIX İndeksi temel alınarak ötrofikasyon riskinin hesaplanması ve değerlendirilmesidir. Belirlenen yedi istasyondan çalışma süresince her ay su örnekleri alınmış ve elde edilen değerler (en küçük, en büyük, ortalama) şu şekilde bulunmuştur: çözünmüş oksijen (6.254-10.640-8.830±0.057 mg/L), klorofil-a (0.001-2.630-0.601±0.028 µg/L), nitrat+nitrit azotu (NO3-+NO2-)-N (0.098-54.040- 7.264±0.426 µg/L), amonyum azotu (NH4+ -N) (0.420- 45.210- 10.909±0.508 µg/L), toplam fosfat (0.100-63.496-5.006±0.503 µg/L) ve TRİX İndeksi (0.258-4.516-2.702±0.049).TRIX İndeksi değerleri bölgede iyi bir trofik düzeyi göstermekte ve birkaç istasyon dışında hiçbir istasyonda kritik değer olan 4'ün üzerine çıkmayarak oligotrofik temiz su özelliğini kanıtlamaktadır.

Dilek Fidan
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
DoktoraAçık ErişimTR

Pd(II)'nin triazol kompleksi halinde amberlit XAD?2010 reçinesi üzerinde seçimli zenginleştirilmesi ve çevresel örneklerde tayini

Bu çalışmada, yeni geliştirilen bir metotla 4-fenil-5-{[(4-fenil-5-piridin-4-il-4H-1,2,4-triazol-3-il)tiyo]metil}-4H-1,2,4-triazole-3-tiyol (FEPİTMET) bileşiği kullanarak Pd(II)'nin katı-faz ekstraksiyonu ile çeşitli çevresel numunelerden Amberlit XAD-2010 dolgulu bir mini kolonda seçimli zenginleştirilmesi gerçekleştirilmiştir. Pd(II)'nin FEPİTMET ile HNO3'li ortamda oluşturulan kompleksi Amberlit XAD-2010 üzerinde biriktirilmiş ve asetonda 1.0 M HCl ile sıyrılarak Pd(II)'nin kantitatif geri kazanımı sağlanmış ve FAAS ile tayini yapılmıştır.Pd(II)'nin kantitatif geri kazanımına etki eden çeşitli analitik parametreler incelenerek geliştirilen yöntem optimize edilmiştir. En yüksek geri kazanımların sağlandığı 0.05 mol L?1 HNO3'li ortam, sıyırma çözeltisi olarak 7.5 mL hacimde asetonda 1 M HCl, 1.0 mg FEPİTMET miktarı ve 750 mL numune hacmi optimum değerler olarak belirlenmiştir. Ayrıca 3.1?23.1 mL dak.?1 aralıklarında Pd(II) geri kazanımının kantitatif olduğu yani sistemin akış hızlarından bağımsız çalıştığı ve yabancı iyonların yüksek tolerans limitlerine kadar sistemi etkilemediği tespit edilmiştir. Langmuir izoterm modelinden yararlanılarak Amberlit XAD-2010 reçinesinin FEPİTMET?Pd(II) kompleksi halinde kapasitesinin 12.8 mg g?1 olduğu hesaplanmıştır.Yöntem için gözlenebilme sınırı 0.6 µgL-1, bağıl standart sapma değeri % 6.2 ve zenginleştirme faktörü ise 375 olarak bulunmuştur. Yöntemin doğruluğu standart referans materyal (CRM- SA-C Sandy Soil C) analizi ve analit ekleme/geri kazanma testleriyle kanıtlanmıştır. Yöntem, otoyol tozu, anot çamuru, altın cevheri, endüstriyel elektronik atık ve çeşitli su örneklerindeki Pd(II)'nin belirlenmesinde başarıyla uygulanmıştır.

Katı faz özütlemesiPalladyum
Hüseyin Serencam
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yeni bir analitik reaktif kullanarak doğudan ve katı faz ekstraksiyonu ile bakır(II)'nin kantitatif tayini

ÖZET Bu çalışmada; yeni bir reaktif olan 3-{2-[2-(2-hidroksimino-l-metil-propilden- amino)-etilenamino]-etil-imino}-butan-2-one oksim (H2mdo) ligandı kullanarak iki ayrı metot ile sulu çözeltilerde bakır(II) tayinine uygulanmıştır. Geliştirilen her iki metodun deney şartlarının optimizasyonu ve çeşitli örneklere uygulanabilirliği tespit edilmiştir. H2mdo ligandı oda sıcaklığında bazik ortamda Cu(II) ile mavi renkli ve kararlı bir 1:1 kompleksi vermektedir. Kompleks 1.62><1 03 L mol"1 cnT1 olan molar absorplama katsayısı ile 570 nm'de maksimum absorbans vermektedir. Ligandın bu özelliklerinden yararlanarak bir Spektrofotometrik metot geliştirilmiştir. Bu metodun pH aralığı (7-10), kompleksin kararlılığı (24 saat), gözlenebilme sının (0.19 mg/L), tayin aralığı (0.63-225 mg/L) ve çeşitli yabancı iyonların kabul edilebilir sınırı tespit edilmiştir. Metot hassas, doğru ve birçok yabancı iyonlara karşı toleranslıdır. Metodu biyolojik ve farmasötik örneklerdeki bakırın tayinine uygulamanın oldukça kolay olduğu belirlenmiştir. İkinci metot H2mdo ile tutuklanmış oktadesil bağlı silika membran diskler ile bakır tayinini içermektedir. Bu metotda bakır(II) iyonları bu membran disklerde zenginleştirilmiş ve takiben atomik absorpsiyon spektrometresi (AAS) ile bakır tayinini yapılmıştır. Deney şartlan çözücü elüentin hacmi (5 mL 1 M HNO3), pH'm etkisi (5-8), elüent akış hızının etkisi (40 mL/dak.), örnek akış hızının etkisi (10 mL/dak.), H2mdo ligandının miktarı (2-12 mg), maksimum örnek hacmi (1500 mL), gözlenebilme sınırı (0.17 ug/L), diskin kapasitesi (305±5 ug), çeşitli yabancı iyonların kabul edilebilir sının gibi çeşitli parametreler açısından optimize edilmiştir. Metot hassas, doğru ve birçok yabancı iyonlara karşı toleranslıdır. Metodu çeşitli su örneklerindeki eser miktardaki bakırın tayinine başarılı bir şekilde uygulamanın oldukça kolay olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Bakır Tayini, Dion-Dioksim, Katı Faz Ekstraksiyonu, Oktadesil Silika Disk, Spektrofotometri, Atomik Absorpsiyon Spektrometri, Ön-zenginleştirme VI

Ömer Dalman
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çay fabrikasında gürültü, titreşim ve termal konfor parametreleri'nin araştırılması

Çay fabrikası, prosesi gereği titreşim ve gürültü gibi maruziyetlerin yüksek oranda yaşandığı işyerleridir. Bu tezin amacı, çay fabrikasında ki çalışanların yaşadığı gürültü ve titreşim maruziyetlerinin belirlemek ve bu maruziyetlerin çalışanlar üzerinde oluşturabileceği ya da oluşturduğu olumsuz etkileri azaltıcı önlemlerle ilgili önerilerde bulunmaktır. Bu amaç doğrultusunda seçilen çay fabrikasında ki çalışanların gürültü, titreşim ve termal konfor parametresi maruziyetleri saptanmış, seçilen bu fabrikada da üretim, paketleme ve yükleme sahalarını içeren bir risk değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Yapılan ölçüm çalışmalarıyla günlük gürültü maruziyet değerleri ile günlük tüm vücut titreşim maruziyet değerleri hesaplanmıştır. Bu hesaplamalar sonucunda, ölçüm yapılan tüm işyerlerinde günlük gürültü maruziyet değeri yasal mevzuatta yer alan maruziyet sınır değerinin üzerinde çıkmıştır. Bu sonuçlar gürültü ve titreşim maruziyetinin seçilen çay fabrikasında çalışanlar için bir risk oluşturduğunu ve bu çalışanlar için önlemlerin alınması gerektiğini gözlenmiştir. Alınması gereken önlemler ve yapılması gereken iyileştirmeler çalışmanın içerisinde detaylı olarak açıklanmıştır.

FabrikalarGürültüGürültü kirliliği+6
Hüseyin Yamaç Yıldızlar
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rize İli Devlet Hastanesinde çalışan sağlık personelinin iş sağlığı güvenliği kültürünün araştırılması

İş kazaları çalışma yaşamının en önemli sorun alanlarından biridir. Güvenlik kültürü, iş kazalarının önlenmesi konusunda iş güvenliği literatüründe son yıllarda üzerinde önemle durulan bir kavramdır. Bu çalışmanın amacı, güvenlik kültürünün çalışanların güvenli davranışları üzerine etkisini ortaya koymaktır. Çalışmanın Rize İli Devlet Hastanesinde Çalışan 162 kişi oluşturmaktadır. Verilerin analizinde, frekans dağılımı, güvenirlik analizi, korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre çalışanların güvenlik kültürü algısı çalışanların güvenli davranışları üzerinde anlamlı bir etkide bulunmaktadır. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, işyerinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının oluşturulmasında, güvenlik kültürünün sağlanması ve geliştirilmesinin anahtar bir rol oynadığı görülmektedir.

Güvenlik kültürüHastaneler-devletRize+3
Hızır Çelik
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir hidroelektrik santralin iş sağlığı ve güvenliği yönünden değerlendirilmesi

Sanayileşme ve teknolojik gelişmelerin hızla artmasına paralel olarak elektrik enerjisinin tüketimi de hızla yükselmektedir. Oluşan bu enerji açığının kapatılabilmesi için elektrik üretimi yapan tesislerin sayısı artmıştır. Bu artışta iş sağlığı ve güvenliği konusunun vazgeçilmezliğini bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Elektrik üretiminin birçok yöntemi vardır. Elektrik üretim yöntemi için hangi yöntem seçilirse seçilsin, iş sağlığı güvenliğinin sağlanması çok önemli bir husustur. Alınan tüm önlemlerin yanında çalışanlar da kendileri adına yapması gerekenleri yerine getirir, talimatlara uygun çalışırsa bu iş yerinde bir güvenlik kültürü oluşacak ve daha konforlu bir iş hayatının oluşumu sağlanmış olacaktır. Bu tez çalışması kapsamında; iş sağlığı ve güvenliği, ülkemizdeki elektrik üretim potansiyeli ve hidroelektrik santraller hakkında genel bilgilendirmeler yapılmıştır. Daha sonra Artvin Murgul ilçesinde bulunan Kabaca Hidroelektrik santralinde bir saha çalışması yapılmış, santralin iş sağlığı ve güvenliği yönünden detaylı olarak değerlendirilmesi yapılmıştır.

Elektrik santralleriEnerjiEnerji santralleri+4
Vildan Çeribaşı
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Telekomünikasyon işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği performans düzeylerinin belirlenmesi

Günümüzde işletmeler yürüttükleri iş süreçlerinin verimliliği ve aralarındaki ilişkinin ölçümü üzerine çalışmalar yapmaya başlamıştır. İşletmeler; artık iş sağlığı, güvenliği ve çevre performansının da takip edilmesinin verimlilik için gerekli olduğunu görmeye başlanmıştır. İşletmelerin kendi prosedürleri ve yürürlükteki yasal mevzuat gerekliliğiyle entegre olarak pratik ve objektif bir şekilde İSG-Ç performansını ortaya koyacak ölçüm yöntemleri geliştirme gayreti içerisinde olduğu gözlemlenmektedir. Bu sebeple aynı alanda faaliyet gösteren çeşitli işletmelerde sözü edilen konuda iş sağlığı ve güvenliği performansını objektif ölçebilecek ve ileri ki dönemlerde yeni süreçlere bağlı performans kriterleri de eklenebilecek şekilde genişletilebilir sayısal göstergelere bağlı indeksler belirleyerek bir İSG-Ç performans ölçüm modeli geliştirilmesi ve uygulanması planlanmıştır. Bu çalışmada işletmelerin sürdürülebilir olarak yürütülmekte olan süreçlerini sayısal olarak ölçmek için 32 tane gösterge belirlenmiştir. Bu göstergeleri anlamlandırmak ve aralarındaki korelasyon ilişkilendirmek içinde 9 ana grup altında değerlendirmeleri yapılmıştır. Çalışmanın yapılacağı sektördeki 45 işletmenin süreçleri incelenerek ve yerinde ziyaret edilerek çalışmaya İSG-Ç süreçlerinin öncelik verildiği ve gerçekçi sonuçlar alınacağı düşünülen çok tehlikeli işler sınıfına dahil 29 iş yerinde yapılması kararlaştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda çalışma yapılan iş yerleri iş sağlığı güvenliği ve çevre konularında hangi seviyelerde olduklarını ve diğer işletmelerle kıyaslamasını somut bir şekilde görmeleri sağlanmıştır. Bu süreçlerde öncelikli olarak yapılması gereken iyileştirme çalışmalarına nereden konusunda başlayacakları konusunda yardımcı olunmuştur.

Anahtar performans göstergesiPerformans değerlendirmePerformans yönetimi+5
Coşkun Sefertaş
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrasya Üniversitesi öğrenci laboratuvarlarının risk değerlendirmesi

Uygulamalı eğitim yapan programlarda laboratuvar eğitimleri vazgeçilmezdir. Bu laboratuvarlarda çalışanlar birçok tehlike ve risklerle karşı karşıyadır. Bu çalışmada Avrasya Üniversitesi'nde uygulamalı eğitim öğretim yapılan Kimya, Diş Protez, Patoloji ve Tıbbi Laboratuvarları çok tehlikeli işyeri sınıfında olup mutlak suretle 30 Haziran 2012 Tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereği olarak çıkartılan İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği uyarınca risk değerlendirmelerinin yapılması ön görülmektedir. Bu tez çalışma kapsamında, Avrasya Üniversitesi öğrenci laboratuvarlarını risk değerlendirmesine tabi tutarak daha sağlıklı, güvenli çalışma ortamları oluşturmayı çalışanları iş kazaları ve meslek hastalıklarından korumayı hedeflemektedir. Öncelikle risk değerlendirme yöntemlerinden Çeklist(Checklist) metodu ile laboratuvarlarda ön tehlike analizi yapılarak tehlikeler belirlenmiştir. İkinci aşama olarak belirlenen tehlikeler ve bu tehlikelerle ilgili riskler 5X5 L Tipi Matris metodu ile değerlendirilmiş olup elde edilen sonuçlar irdelenmiş; Kabul edilemez riskler, Orta Düzey riskler yeniden değerlendirmeye tabi tutularak kabul edilebilir risk seviyesine düşürülebilmesi için alınması gereken uygun önlemler belirtilmiş çözüm önerileri sunulmuştur.

GüvenlikLaboratuvar çalışmalarıLaboratuvarlar+2
Gülten Kurt
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

112 acil hizmetleri istasyonlarında çalışanların mesleki riskleri

Bu araştırmada Rize ilinde görev yapan 112 acil çalışanlarının mesleki risklerinin belirlenmesi ve risk unsurlarının meydana gelme sebeplerinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın evrenin Rize ilinde görev yapan 112 acil çalışanları oluşturmaktadır. Çalışma grubu olarak 112 acil birimlerinde görev yapanlardan 203 kişi kolayda örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmada yer alan hipotezlerin test edilmesi ve katılımcıların tanıtıcı özelliklerinin tespit edilmesi için araştırmacı tarafından hazırlanmış 32 adet anket sorusu bulunmaktadır. 112 Acil çalışanlarından elde edilen verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS 20 programına başvurulmuştur. Çalışanların tanıtıcı özelliklerinin, çalışma hayatı ile ilgili düşüncelerinin, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düşünce ve durumlarının, iş sağlığı ve güvenliği için alınan önlemlerin ve çalışma hayatında karşılaşılan risklerinin ve sıklıklarının dağılımının gösterimleri yüzde ve frekans ile yapılmıştır. Araştırmanın hipotezleri Ki-kare analizi ile sınanmış olup, sonuçlar %95 güven aralığında değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, Rize il merkezinde görev yapan 112 çalışanlarının şiddete maruz kalma durumlarının cinsiyete göre farklılaşmadığı, iş kazası geçirme durumları ile iş sağlığı eğitimi alma durumları arasında bir ilişkiye rastlanmadığı, yaş ve iş kazası geçirme durumları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı, eğitim durumuna göre şiddete maruz kalma durumlarının farklılaşmadığı, kadro durumları ile iş memnuniyetleri arasında bir ilişkinin olmadığı, çalışma saatlerinin fazla olduğunu düşünme durumları ile yaşları arasında bir ilişkinin olmadığı, eldiven kullanma alışkanlığının yüksek düzeyde olduğu ve bulaşıcı hastalık vakalarının çok az düzeyde yaşandığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Acil sağlık hizmetleri istasyonu, iş sağlığı ve güvenliği, mesleki risk, Avrasya Üniversitesi

112 Acil Çağrı MerkeziAcil servis-hastaneAcil tıp+5
Azra Akmut
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık çalışanlarının mesleki risklerinin iş stresine etkisi (Bir devlet hastanesi örneği)

Bu araştırma Bayburt Devlet Hastanesindeki sağlık çalışanlarının görevlerini yaparken karşılaştıkları mesleki riskleri ve tehlikeleri incelemektedir. İncelemeler sonucunda, saptanan risk, tehlikelerin iş stresi ve kaygı düzeylerine etkisi saptanmaktadır. Çalışmanın evrenini, Haziran 2018 - Temmuz 2018' de araştırmanın yapıldığı devlet hastanesinde ki sağlık çalışanları (324 kişi) oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini, araştırmanın yapıldığı tarihlerde hastanede aktif olarak çalışanlardan gönüllülük esası ile araştırmaya katılmayı kabul eden 227 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Sosyo-demografik verilerden oluşan araştırma verileri, Sağlık Çalışanlarının Güvenliği Ölçeği ve Beck Anksiyete Ölçeği sorularından oluşan anketin, direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Alınan verilerinin değerlendirilmesinde: güvenilirlik analizi, ikili karşılaştırmalar için t-testi ve çoklu karşılaştırmalar için varyans analizi yapılmıştır. Yapılan varyans analizi varsayımlarının karşılanmadığı durumlarda ise Kruskal Wallis nonparametrik testi kullanılmıştır. İki değişken arasındaki bağlantıyı incelemek içinse korelasyon analizi kullanılarak istatiksel değerlendirme yapılmıştır. Araştırma kapsamına alınan sağlık çalışanlarının %28.2'si (64 kişi) erkek, %71.8'i (163 kişi) kadındır. Çalışmaya katılanların %69.2'si (157 kişi) 20 - 29 yaş grubundadır. Araştırmanın yapıldığı hastanede, orta seviyede İSG uygulaması gerçekleştirilmektedir (SÇGÖ puan ortalaması 269.0 ± 133.9). Yapılan çalışma sonucunda, hastane çalışanlarında hafif anksiyete düzeyi (BAÖ puan ortalaması 13.2 ± 11.7) belirlenmiştir. Sağlık çalışanlarının SÇGÖ puan ortalaması ile BAÖ puan ortalamaları arasında da, negatif yönlü zayıf ilişki olduğu tespit edilmiştir (r:-0.248, p=0.000).

AnksiyeteHastanelerMesleki risk+6
İsrafil Ertürk
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir kanalizasyon yapı işinde risklerin araştırılması

Ülkemizde ve dünyada sürekli büyüme eğiliminde olan nüfus artışına bağlı olarak artış gösteren sanayi ve teknoloji alanındaki gelişmelerle hızı gün geçtikçe artan ve insan ihtiyacına yeterli hale getirilmek amacıyla yapılan toplu konut çalışmaları, endüstriyel sanayileşme ve fabrikalaşma, ihtiyaca bağlı olarak gelişen çeşitli endüstri tesislerinin inşa edilmesi beraberinde site içi çalışmalarını, yeni oluşturulan ve oluşturulması gereken altyapı sistemlerini, sistem elemanlarıyla mevcut bulunan altyapı sistemlerinin restore ve yeniden inşa edilmesi durumlarını ortaya koymaktadır. Sürekli değişen ve gelişen ülkemizde sosyal hayatın aksamaması için inşa edilen yapıların altyapı sistemlerinin verimli hizmet verebilmesi adına yeterli sağlamlıkta ve titizlikle yapılmış olmaları gerekir. Bu iş yükü beraberinde çalışanlar içinde bir tehlike ve önem arz etmektedir. Altyapı, kazı veya kanalizasyon işleri yapım aşamasında ya da faaliyete geçtikten sonrasında işin hem iş hem de çalışanlar için sağlıklı ve güvenlikli yapılabilmesi ve çalışan işçilerin en iyi şekilde güvenliğinin sağlanması için tam anlamıyla bir iş güvenliği ortamı gerekir. Bu çalışmanın amacı, kapalı alanlarla, kapalı alanlar tabiri içinde yer alan kanalizasyon çalışmalarından (yapım aşaması ve/veya faaliyet sonrası bakım onarım) bir kanalizasyon çalışmasında ortaya çıkan ya da çıkması muhtemel tehlike ve risklerin risk değerlendirmesinin yapımı ele alınmış ve (5x5) L Karar Matrisi Yöntemi kullanılarak risk değerlendirmesi yapılmıştır.Böylece çalışma ortamında ve ofis bünyesinde meydana gelecek ya da gelmesi muhtemel tehlike ve risklerin değerlendirilmesi, ortaya çıkan sonuçlar ışığında çözüm önerilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Ayrıca çalışanların katılımlarıyla oluşturulan anket çalışmasında İş güvenliği kültürünün çalışanlar üzerindeki etkileri saptanmak istenmiştir. Anahtar Kelimeler:Risk Değerlendirme, İş Güvenliği, İş Güvenliği Kültürü, Kapalı Alanlar.

KanalizasyonKanalizasyon sistemleriKapalı alanlar+5
Tolga Adem
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okullarda iş güvenliği iklimi (Rize ili Ardeşen örneği)

Bu çalışmada Rize ili Ardeşen ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okullarda çalışan öğretmenlerin Güvenlik iklimi algı düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kesitsel, tanımlayıcı tipte yapılan çalışmanın evrenini Ardeşen Milli Eğitim Bakanlığına bağlı çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışmada bir örneklem alınmamış olup, evrenin tamamına ulaşılması hedeflenmiştir. Çalışmanın yapıldığı tarihlerde çalışan 500 Öğretmenden 406 kişiye (Katılım oranı:%81,2) ulaşılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu ile toplanmıştır. Anket formu; sosyo-demografik veri formu, öğretmenlerin çalışma koşullarına ilişkin sorular ve Güvenlik iklimi ölçeği bulunmaktadır. Elde edilen verilerin çözümlenmesin frekans, aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzde gibi betimsel istatistiklerden yararlanıldı. Öğretmenlerin çalışma koşulları ve sosyo demografik bilgilerinin güvenlik iklimi algı düzeyi üzerine etkisinin değerlendirilmesinde normal dağılım sağlandığı durumlarda t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanıldı. Normal dağılım sağlanmadığı durumlarda ise nonparametrik testlerde kruskal Wallis ve Mun vitney U testleri kullanıldı. Sayısal değişkenler ile güvenlik iklimi ölçeği puanın ilişki analizinde spearman korelasyon analizi kullanıldı. Çalışmaya katılan öğretmenlerden erkek olanların kadınlara göre güvenlik iklimi algı düzeyi anlamlı düzeyde daha yüksek çıkarken (P<0,05), diğer sosyo demografik değişkenler ile güvenlik iklimi arasında herhangi bir ilişki görülmemiştir. Öğretmenlerden idareci olanlar ve lisede çalışan öğretmenlerin güvenlik iklimi algı düzeyleri diğer öğretmenlere göre daha yüksek düzeyde çıkmıştır. Öğretmenlerde İSG eğitimi almış olmaları daha yüksek güvenlik iklimi algı düzeylerine sahip olmalarına katkı sunan en önemli unsur olarak öne çıkmaktadır. Bunun yanında, yaptıkları işten memnun olan öğretmenlerin daha yüksek güvenlik algı düzeyine sahip oldukları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin iş memnuniyeti ve çalışma koşulları güvenlik iklimini olumsuz etkileyen temel faktörlerdir. Güvenlik iklimi, Öğretmen, çalışma koşulları, Ölçek

Güvenlik iklimiOkullarRize-Ardeşen+6
Tülay Demir
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemşirelerin mesleki risklerinin iş stresine etkisi (Bir eğitim ve araştırma hastanesi örneği)

Bu araĢtırma; Sağlık Bilimler Üniversitesi Trabzon Kanuni Eğitim ve AraĢtırma Hastanesinde görev yapan HemĢirelerin karĢılaĢtıkları risk ve tehlikelerin iĢ stresine etkisini belirlemek üzere kesitsel, tanımlayıcı olarak planlanmıĢtır. AraĢtırmanın evrenini Mayıs - Haziran 20l8'de Sağlık Bilimleri Üniversitesi Trabzon Kanuni Eğitim ve AraĢtırma Hastanesinde görev yapan hemĢirelerin (280 kiĢi) oluĢturmaktadır. Evrenin tümü araĢtırma kapsamına alınmıĢ, anket doldurmayı reddedenler dıĢında 278 hemĢireye ulaĢılmıĢtır. AraĢtırmanın verileri; sosyo-demografik özellikler, çalıĢma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler algısı, sağlık durumları ve çalıĢma Ģartlarını içeren sorular ile Sağlık ÇalıĢanlarının Güvenliği Ölçeği (SÇGÖ) ve Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) sorularından oluĢan anketin direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıĢtır. Verilerin analizi frekans, t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve korelasyon analizi kullanılarak yapılmıĢtır. AraĢtırma kapsamına alınan hemĢirelerin %87.4‟si (243 kiĢi) kadın, %12.6‟sı (35 kiĢi) erkek olup yaĢ ortalamaları 33.36±7.2 (Min:21, Max:56)‟dir. AraĢtırmanın yapıldığı hastanede iĢ güvenliğinin sağlandığı ancak hemĢirelerin hafif düzeyde anksiyete yaĢadıkları saptanmıĢtır. Anahtar Kelimeler: HemĢireler, ĠĢ güvenliği, Mesleki Riskler

HastanelerHemşirelerHemşirelik+5
Nülüfer Babayiğit Maden
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemşirelik öğrencilerinin ilaç uygulama hatalarına eğilimlerinin belirlenmesi

Bu çalışma; Avrasya Üniversitesi Hemşirelik Bölümü II, III ve IV'üncü sınıf Hemşirelik öğrencilerinin ilaç uygulama hatalarının sıklığı ve tıbbi hatalar konusunda farkındalıklarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Çalışmanın evrenini; Kasım 2018-Şubat 2019'da araştırmanın yapıldığı üniversitenin, klinik eğitim alan II. III. ve IV. sınıf hemşirelik bölümü öğrencileri (N=147 kişi) oluşturmaktadır. Araştırma yapılan tarihlerde derslere aktif katılan, anket ve ölçek uygulamasını kabul eden 138 öğrenciye (n=138) ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; sosyo-demografik özellikler, tıbbi hatalar ve nedenlerini içeren anket soruları ile İlaç Uygulama Hatası Ölçeği-İUHÖ'nin (Medication Administration Error Survey-MAES) birebir gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Öğrencilerin %79'u (109 kişi) kadın, %21'i (29 kişi) erkek olup yaş ortalamaları 21.13±1.25 (Min: 19, Max: 26)'dir. Hemşirelik öğrencilerinin İUHÖ-A ve İUHÖ-B puan ortalamaları yüksek bulunmuştur. Bu araştırmada öğrencilerin yaşları arttıkça ilaç uygulama hatalarına eğilimlerinin azaldığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik Öğrencileri, İlaç Uygulama Hataları, Hasta Güvenliği

Hasta güvenliğiHemşirelikTedavi hataları+4
Beyhan Karpuz
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00

Diğer danışmanlar