Prof. Dr. Mehmet Türkeri danışmanlığındaki tezler

13 tez · Dokuz Eylül University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

John Finnis'in Doğal Yasa anlayışı

Doğal yasa anlayışı, Antik Yunan'dan günümüze, etik nihilizme, etik sübjektivizme ve etik rölativizme karşı ortaya çıkmış, evrensel adalet arayışından doğan bir anlayıştır. Ahlak, hukuk, siyaset ve din felsefesi gibi alanların kökenindeki temel, ortak ve evrensel değer ve iyi arayışını göstermektedir. Bu doğrultuda düşünce tarihi boyunca pek çok doğal yasa teorisinin ortaya çıkmasıyla bir doğal yasa geleneği oluşmuştur.Bu çalışmada, doğal yasa geleneği bağlamında, John Finnis'in doğal yasa anlayışı incelenmiştir. Çalışma, giriş ve sonuçla birlikte dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde doğal yasanın problematiği üzerinde durulmuştur.Birinci bölümde, John Finnis'in anlayışına hazırlık olmak üzere doğal yasa geleneği ele alınmıştır. Cicero, Thomas Aquinas ve Hugo Grotius'un doğal yasa teorileri ve ayırt edici yönleri tesbit edilmiştir.İkinci bölümde, John Finnis'in doğal yasa anlayışı analiz edilmiştir. Temel insani iyileri esas alan Finnis'in kuramının ayırt edici yönleri ortaya konulmaya ve doğal yasa geleneğindeki yeri saptanmaya çalışılmıştır.Sonuç bölümünde ise bu araştırmada ulaşılmış bazı önemli noktalar vurgulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Doğal Yasa, Doğal Hukuk, Finnis, Pratik Bilgelik, Oyun, Estetik Tecrübe, Bilgi, Din, Dostluk, Yaşama, Cicero, Thomas Auquinas, Hugo Grotius.

Doğal hukukFelsefeFinnis, John
Nursel Tüccar
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Descartes'in etik anlayışı

Bu çalışmanın amacı Onyedinci yüzyılın en önemli filozoflarından biri olan Descartes?ın etik anlayışını incelemektir. Birinci bölümde, etiğin ardalanı olarak filozofun fizik ve metafizik üzerinde durduk ve filozofun yöntemini ortaya koyduk. Metafizik başlığında ruhun varlığı, ruh ve beden hakkında filozofun dualist yaklaşımı, Tanrı kavramı ve Tanrı ile duyulur dünyanın varlığının kanıtlanması konularını ele aldık. İkinci bölümde ihtirasları, bunların iki ayrı töz olarak ruh ve beden arasındaki iletişimde nasıl ortaya çıktıklarını, çeşitlerini, etkilerini ve etik manada nasıl kontrol edilebileceklerini açıklamaya gayret ettik. Üçüncü bölümde ise, düşünürün ahlak konusunda, tüm kitaplarında ve değişik zamanlarda öne sürdüğü görüşlerinin bir incelemesini yaptık. Bu başlığın ilk konusu olarak, filozofun ahlak görüşlerinde başat bir yer tutan irade kavramının inceledik. Filozofun Geçici Ahlak ve Yetkin Ahlak Kurallarını ve bunların aralarındaki benzerlik ve farklılıkların ayrıntılı bir analizi ile, ahlakın temel kavramları olan bilgelik, mutluluk ve erdem kavramlarını inceledik. Son olarak da Descartes Ahlakı?nın toplumsal boyutuna değindik. Sonuç bölümünde, Descartes?in etik anlayışıyla ilgili olarak bu çalışmada ulaşılan sonuçları ortaya koyduk. Anahtar Kelimeler: Etik, Fizik, Metafizik, Geçici Ahlak,Yetkin Ahlak, İrade, Hata

AhlakDescartesEtik+3
Nilifer Ünaldı
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Etik açıdan değerlerin pratiğe yansıması sorunu

İnsan hayatında değerlerin önemli bir yeri vardır. Çalışmanın konusu etik açıdan değerlerin pratiğe nasıl yansıyacağı sorununun incelenmesidir. Tezimizin amacı etik açıdan değerlerin pratiğe yansıması sorununu teorik açıdan incelemek suretiyle değerlerin pratiğe yansımasında eksiklikleri giderecek ipuçları elde etmektir. Etik açıdan değerlerin pratiğe nasıl yansıyacağı sorunu, teorik olarak çalışılırken değer eğitimi yaklaşımları incelenmiştir. Bu yaklaşımlar değerlendirilmiş, altı adımlı yol yaklaşımı temel alınmıştır. Altı adımlı yol yaklaşımının nasıl uygulanacağı ilgili örnekler üzerinde açıklanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde değerlerin mahiyeti ve kaynağı sorunu incelenmiştir. Ardından değerlerle ilgili sınıflandırmalar ele alınmıştır. İkinci bölümde değerlerin sözel algı dünyasından çıkarılıp davranışlara yansıyabilmesi için değer- pratik ilişkisi sorunu incelenmiştir. Üçüncü bölümde değerlerin pratiğe yansımasında etik ve felsefi yönü vurgulama, değer vurgusu ve bilinci oluşturma, değeri fiile yansıtmada erdemlerin işlevselliğini gösterme gibi yönleri olan altı adımlı yol yaklaşımı çalışmada temel yaklaşım olarak benimsenmiştir. Araştırmada altı adımlı yol yaklaşımı değerlerin pratiğe nasıl yansıtılacağını göstermek için "doğruluk, sorumluluk, saygı ve vatanseverlik" değer örnekleri üzerinden incelenmiştir. Bununla ilgili program geliştirme ilkelerine uygun olarak altı adımlı yol planı, etkinlikler, altı adımlı yol hikaye örnekleri, altı adımlı yol çalışma kağıtları, altı adımlı yol ölçüt çizelgeleri geliştirilmiş, böylelikle teorik araştırmada uygulamaya yönelik örnek materyaller de sunulmuştur. Çalışmada betimleme ve analiz yöntemi kullanılmaya çalışılmıştır. Araştırmada etik açıdan değerlerin pratiğe yansıması sorununa "altı adımlı yol" yaklaşımının nasıl bir katkı sağlayacağı ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Etik, değer, pratiğe yansıma, Altı Adımlı Yol.

Ahlak felsefesiEtikEtik değerler+2
Hatice Öncel
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rollo May'e göre özgürlük ve kader

20. yüzyıl varoluş felsefesinin ortaya çıktığı bir dönemdir. Varoluş felsefesini diğer felsefelerden farklı kılan, konu üzerinde durmaktan ziyade bireyle ilgili bir felsefe olmasıdır. Rollo May de varoluşçu bir psikolog olduğu için Özgürlük ve Kader adlı eserinde özgürlüğe kişi üzerinden yaklaşımlarda bulunmuştur. May'in eserinde bireyi ön plana çıkarmış olması ve özgürlüğün kaderle birlikte değerlendiriliyor olması, ayrıca onun üzerine inceleme ve araştırma yapılmamış olması onun görüşlerini ve yaklaşımını araştırmamızda etkili olmuştur. Araştırmamızın amacı, Rollo May'in özgürlük konusunu nasıl işlediği, varoluş felsefesinde ve psikoterapisinde özgürlük anlayışının hastaları üzerinde nasıl bir tedavi olanağı sunduğu, kaderle özgürlük arasında nasıl bir bağlantı kurduğu, kişisel özgürlük kazanmanın bireye ne gibi faydalar sağladığı, kaderi kabul etmenin kişiyi nasıl özgürleştireceğini ortaya koymaktır. Bir giriş, üç bölüm ve bir sonuç olmak üzere beş kısımdan oluşan çalışmamızın giriş kısmında, Rollo May'in hayatı, eserleri ve başarıları ele alınmaktadır. Birinci bölümde, İlk Çağ yunan felsefesinde özgürlük ve İslam düşüncesinde özgürlük konusu ve düşünürlerin özgürlük hakkındaki görüşlerine yer verilmektedir. İkinci bölümde, özgürlüğün anlamı ve Rollo May'in özgürlüğe bakış açısı ve özgürlükle ilgili ele aldığı konular ele alınmıştır. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise, özgürlük ve kader konusunun May'e göre nasıl değerlendirildiği, kaderin özgürlükle ilişkisinin neler olduğu ve kaderle ilgili olarak ölüm konusunun özgürlükle nasıl ilişkilendirildiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç bölümünde, çalışmanın tümünden çıkarılabilecek olan sonuçlar ifade edilmiştir.

Din felsefesiKaderMay, Roll+5
Gülden Kaya
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

'Yaratılış'ın anlamı ve 'Yaratılış ve evrim kuramları'nın uzlaşması sorunu

Çalışmamızın temel sorunu 'yaratılış'ın algılanma biçimlerinin doğruluğunu sorgulayarak gerçek anlamına ulaşmak olup; "yaratılış kuramı" ve "evrim kuramı" arasında bir çelişki olmadığını, bu kuramların gerçekte uzlaştıkları varsayımımızı ilgili kutsal metinlerle örnekleyerek kanıtlamaktır. Konu bilim ve dinin söylem ayrılıkları ve bunları doğru çözümlemeye yarayacak olan sözcükbilimsel çerçevemizden yararlanmamızı da gerektirmektedir. Dolayısıyla tasavvuf ya da mistisizmin ulaştığı sonuçların ussallaştırılıp ussallaştırılamayacağı da çözümlenecektir. Anahtar Sözcükler: Yaratılış, Evrim, Bilim, Kuran, Tevrat, İncil, Farabi, Gazali, Tasavvuf, Mistisizm.

Din felsefesiEvrimEvrim teorisi+7
Mehmet Sarsmaz
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gazâlî düşüncesinde güzel ahlâkın önündeki engeller

Bu çalışmada, Gazâlî gibi İslâm Düşünce Sistemine yön veren bir âlimin, güzel ahlâkın önündeki engellerin neler olduğu konusundaki fikirleri incelenmiştir. Çalışmadaki temel amaç; güzel ahlâkın, karmaşık bir varlık olan insanda hem teorik hem de pratik anlamda var olamamasının sebeplerini ortaya koymak oldu. Gazâlî'nin ahlâk anlayışının temelinde akıl ve vahye uygun olma şartı vardır. O, çirkin ahlâktan önce güzel ahlâkın ne olduğu üzerinde durur. Çalışmada güzel ahlâk ile ilgili olarak Gazâlî'ye ait olan İhyâ'û Ulûmi'd-Dîn adlı eserin III. cildi olan "Mûhlîkât" bölümü üzerine yoğunlaşıldı. Bu bölümde insanın mânevi, ahlâkî yönü, nefsin terbiye edilmesi, yeme içme ve cinsel arzuların kontrol altına alınması, dilin afetleri; öfke, kin ve haset; dünyanın anlamı ve önemi, cimrilik ve mal tutkusu; mevki tutkusu, riya, kibir, kendini beğenmişlik ve gurur konuları ele alındı. Bu konular genel ve özel anlamda iki ana başlık halinde incelendi. Gazâlî'nin çirkin ahlâk ve ona bağlı unsurları kitabın muhtelif yerlerinde ele alması göz önünde bulundurulduğunda bunları güzel ahlâkın önündeki engellerden saydığı rahatça ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Gazâlî, Güzel Ahlâk, Çirkin Ahlâk, Yaratıcı

AhlakGazzaliİhya-u Ulumiddin+2
Helin Demir
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erich Fromm'un ahlak felsefesinin hümanist yönü

Bu çalışmada, sosyolog ve psikanalist Erich Fromm'un eserleri sistemli bir inceleme ve analizle, hümanist bir çerçeveden değerlendirilecek; Fromm'un ahlak anlayışı ile hümanist yaklaşımın birbiriyle uyuşan ve uyuşmayan yanları tespit edilecek ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda Fromm'un ahlak felsefesinin hümanist bir yaklaşım olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı belirlenecektir. Bir düşünceyi analiz ederken yapmamız gereken iki temel ödev vardır: bunlardan ilki, incelenen düşüncenin, ait olduğu ideolojik dizgenin bütünü içindeki yerini ve önemini saptamaktır. Bu amaçla çalışmamızın birinci bölümünde öncelikle Erich Fromm'un insan anlayışı ve genel ahlak felsefesi onun genel düşünce sistemi ile bağlantılı olarak mercek altına alınacak ve ahlak anlayışını üzerine inşa ettiği temel dinamikler derinlikli bir biçimde incelenecektir. Düşüncelerin analizinde gerçekleştirmemiz gereken ikinci ödev ise, bir ilgi ya da benzetme sonucu düşüncelerin gerçek anlamından farklı bir kullanımının söz konusu olup olmadığını saptamaktır. Bu bağlamda "doğma, yabancılaşma, bencillik, sevinç, din, ensest" kavramları başta olmak üzere Fromm'un ahlakla ve insanla ilişkili olarak ele aldığı çeşitli kavramlara yüklediği anlamlar tespit edilecektir. Tezimizin tartışılacağı ikinci bölümde hümanist düşünce geleneği hakkında kısa bir anımsatmanın ardından Fromm'un ahlak felsefesi ile hümanist düşüncenin karşılaştırması yapılacak, bu öncüller ekseninde belirlenen ortak ve çelişik yanlar doğrultusunda, tezimizin doğruluğu, geçerliliği ve tutarlılığı sınanacaktır. Bu çalışmanın amacı; modern dünyanın önemli bir sorunu olan değerler ve ahlak probleminin çözümünde katkı sağlayabilecek yaklaşımların peşinden gitmek ve bireysel, toplumsal hatta küresel boyutta daha iyi olma idealine bizleri yaklaştıracak olanakların izini sürmektir. Bu amaçla çağımızın ulaştığı insana değin bilgi birikiminin aydınlığında Fromm'un geliştirdiği ahlak anlayışını inceleyerek; bu konuya yapmış olduğu ve yapabileceği katkıları gün yüzüne çıkarmaktır.

AhlakAhlak felsefesiEtik+3
Esin Karaüzümcüoğlu
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dini çeşitlilik problemi açısından Mevlana düşüncesi

Günümüz dünyasında, küreselleşmenin de etkisiyle farklı insanların kültür ve inançlarıyla etkileşim içinde olmak daha kolay bir hale gelmiştir. Bu durum ise, insanların birbirleriyle etkileşimi sırasında sahip oldukları dini inançlara ilişkin birbirlerine ne şekilde yaklaşacakları ve birbirlerini ne şekilde değerlendirecekleri noktasında bazı soruları ortaya çıkarmaktadır. Bu konunun bilimsel alanda tartışılması, din felsefesinin önemli problemlerinden biri olan ''Dini Çeşitlilik'' konusunun ortaya çıkmasında da etkili olmuştur. Bu çalışmada; Mevlânâ olarak anılan tasavvuf geleneği sufilerinden olan Mevlânâ Celâleddin Muhammed el Belhi el Rumi'nin bir din felsefesi problemi olan ''Dini Çeşitlilik Problemi'' açısından farklı inançlara yaklaşımı değerlendirilmektedir. Tezimiz iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde ''Dini Çeşitlilik'' konusuna ilişkin kavramsal çerçeve oluşturularak dinin tanımı yapılmış, dinlerin çeşitliliği yönünden dünya üzerinde bulunan farklı dinlere değinilmiştir. Sonrasında din felsefesi alanının önemli konularından biri olan ''Dini Çeşitlilik Problemi'' ve alt başlıkları altında Dini Dışlayıcılık, Dini Kapsayıcılık ve Dini Çoğulculuk konuları incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise; Mevlânâ Celâleddin Rumi'nin kısaca hayatı ve eserleri, yaşadığı dönemin sosyo-kültürel ve politik yapısı incelenerek, ardından onun din ve Tanrı anlayışı değerlendirilmektedir. Sonrasında, Mevlânâ Celâleddin Rumi'nin dinlerin çeşitliliğine yönelik yaklaşımının genel olarak ne yönde olduğuna ilişkin bazı araştırmacıların düşüncelerine değinilerek, ''Dini Çeşitlilik'' konusu itibari ile Mevlânâ Celâleddin Rumi'nin farklı inançlara yönelik yaklaşımının yanı sıra onun hakikat ve kurtuluşa yönelik düşünceleri analiz edilmiştir. Bu değerlendirmeler ile Mevlânâ Celâleddin Rumi'nin dışlayıcılık, kapsayıcılık ve çoğulculuk yaklaşımlarından hangisine daha yakın olduğu eserlerinin incelenmesi sonucunda çözümlenmeye çalışılmaktadır.

DinDin kültürüDini eğilimler+7
Fatma Bayhan
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arthur Schopenhauer'un ahlak felsefesi ve pesimizm

Bu çalışmanın amacı Schopenhauer'un ahlak düşüncesini ve pesimizm konusunu incelemektir. Schopenhauer felsefesinde var oluş kendini irade ve tasarım olarak dışa vurur. Tasarım evrenin görünümü ve tezahürüdür. Var oluş tasarımdır. İrade her şeyin en temelinde yer alan varlığın özü ve tözüdür. İrade değişmez, yok olmaz, özgür ve sonsuzdur. Evrendeki her şey iradenin hizmetinde koşar. Canlılar dünyasında kendini istek ve arzu olarak var eder. Merhamet etiği insanın tüm canlılarla aynı özün ürünü olduğunu ifade eder. Bu durum insanı tüm canlılarla empati kurmaya ve duygudaşlık yapmaya yönlendirir. Merhamet farklılığın yanılsama, her şeyin aynı olduğunu gösterir. Merhametin karşıtı olan bencillik canlıların yalnızca kendi çıkar ve ilgilerine yoğunlaşıp öteki varlıkları umursamamalarıdır. Ahlaki değer ifade eden her eylemin koşulu bencillikten arınmış olmasıdır. İntihar iradenin kendisi yerine görünümünü yok ettiği için doğru bir çıkış yolu değildir. Sanat acı ve ızdırap olan hayatta insanı idea ile buluşturup görüngü dünyasından kurtaran bir insani etkinliktir. Tarihin işlevi değişim dünyasında sabit kalanı gün yüzüne çıkarıp tarihteki tekil ve tikellerden tümel olanı bulup insanlığın hizmetine sunmaktır. Din kendini teşbih ve temsillerle sunan halk metafiziğidir. Din hakikatin somut anlatımıdır. Pesimizm evrendeki acı ve ızdırapların sevinç ve neşeden daha çok olduğunu, dünyanın insan ve diğer canlıların mutluluğu için gerekli donanım ve araçlardan yoksun olduğunu savunan öğretidir. Felsefede var oluşun acılarına ve kötülük sorununa çözüm olarak; kötülüğün iyiliğin yokluğunu yansıttığını, evrendeki ahenk için bir gereklilik olduğunu veya evrende kötülüğün sıradanlığını savunanlar olmuştur. Schopenhauer'a göre evren olabilecek en kötü yerdir, mutluluk yalnızca bir hayaldir. İnsana düşen mutsuz olmamanın yollarını aramaktır. İyimserlik insanın acılarını hafife aldığı için kötüdür. Anahtar Kelimeler: Ahlak, İrade, Tasarım, Merhamet, Bencillik, Kötülük, Pesimizm.

AhlakAhlak felsefesiKötümserlik+2
Ahmet Arslan
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
20
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nietzsche'de sanat ve yalan ilişkisi

Bu çalışmada sanatını merkeze alarak Nietzsche'nin sanat üzerinden yalanla ilişkisi ele alınmıştır. Nietzsche'nin insanın varlığına yönelik iradeden yüz çevirme olarak gördüğü ahlakı, insanın iradesini kısıtladığı için eleştirerek ahlakı da tamamen yok saymak yerine, yanlış anlaşılan ve yanlış uygulanan ahlakı yıkıp yerine bunların insan iradeli merkezli olarak savunduğu ahlak dile getirilmiştir. Nietzsche için realiteyi değiştirme çabası olarak görülen sanat ile insanın hayatta kalması için başvurmak zorunda kaldığı ve aynı zamanda hakikati de koruduğu yalanı ilişkilendirerek; Nietzsche için önemli bir yere sahip olan hakikat kavramıyla, sanat ve yalan kavramları dile getirilmiştir. Bu çalışma giriş, sonuç ve üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, Nietzsche'nin ahlaka yaklaşımı detaylı bir şekilde verilmiştir. Nietzsche'nin ahlaka yaklaşımının temelini oluşturan efendi ahlakı ve köle ahlakı değerlendirilmiştir. Aynı zamanda Nietzsche'nin ahlak anlayışında yalana da değinilmiştir. İkinci bölümde, Nietzsche'nin felsefesinin temelini oluşturan sanat ele alınmıştır. Sanata yüklediği anlam doğrultusunda Apolluncu sanat ve Dionysoscu sanat karşılaştırılarak, bu iki sanatın birleşimim olan trajik sanata yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Nietzsche'nin hakikat kavramına yüklediği anlamdan yola çıkarak, hakikatin sanat ve yalan ile olan ilişkisine yer verilmiştir. Sonuç bölüm ise, üç ana bölümü kısaca değerlendirildikten sonra, sanat ve yalan ilişkisi özetlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Nietzsche, Sanat, Yalan, Hakikat, Ahlak.

AhlakAhlak felsefesiFelsefe+5
Yusuf Ay
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Richard Dawkins ve Antony Flew'un Tanrı'yla ilgi argümanlarının incelenmesi ve karşılaştırılması

Tanrı, insanlığın düşünce dünyasında ona eşlik eden en temel konulardan bir tanesi olmuştur. Tarih boyunca tanrı denildiğinde birbirinden farklı anlayışların sergilendiğini görmekteyiz. Teizm, ateizm, deizm vb. gibi. Bu çalışmada, tanrı düşüncesi karşısında ateizm düşüncesinin çağımızdaki önemli temsilcilerinden olan Richard Dawkins ile uzun zaman ateizm düşüncesi altında fikirler ortaya koyan, fakat yapılan bilimsel çalışmalar nedeni ile ateizm düşüncesinden ayrılıp deist bir anlayışı benimseyen Antony Flew'ü incelemeye çalıştık. Bu çalışmayı yapmamızın amacı, özellikle 19. yy'den sonra yaygınlık kazanan ve günümüzde de takipçileri hızla artan deizm anlayışı ile yine ateizm içerisinde yeni bir oluşum olan "yeni ateizm" düşüncesinin çağımız insanın zihin dünyasında etkili bir konumda bulunmasıdır. Düşünürlerimizin fikirleri felsefi açıdan incelenecektir. Bu çalışma, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, çalışmamızın amacı, yöntemleri ve kaynakları hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde konumuzla alakalı alanlar hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Kavramların önemi ortaya konulmuş; tanrıya dair bir tasavvurun mümkün olup olmayacağı irdelenmiş; yapılan tasavvurları etkileyen nedenler tespit edilmiş; ortaya çıkarılan tasavvurların Epistemik değeri incelenmiş; bilim ve dininin ne olduğu ve sınırlarının bulunup bulunmadığı tartışılmış; son olarak teodise probleminin tanrı düşüncesi karşısındaki durumu değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, temel kaynak olarak Richard Dawkins'in "Tanrı Yanılgısı" ile Antony Flew'un "Yanılmışım Tanrı Varmış" kitapları üzerinden; düşünürlerimizin hayatları tanıtılmış; tanrıya dair genel tutumları ortaya konulmuş; tanrı kanıtlarına bakışları irdelenmiş; din ve din dili hakkındaki düşünceleri incelenmiş; ahlak ve bilinç konusunda ileri sürdükleri fikirler tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dawkins, Tanrı Yanılgısı, Flew, Yanılmışım Tanrı Varmış, Tanrı, Tasavvur, Kanıt, Din, Din Dili, Ateizm.

Dawkins, RichardDin felsefesiFelsefe+3
Selçuk Polat
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Chris Bateman'ın kaotik etik anlayışı

Kişisellik, toplumsal yaşam veya insan dışı varlıklar; hiç ayrım yapmadan yaşadığımız dünyada olağan birçok sistem vardır ki bunlardan bir tanesi de ahlak sistemidir. Bu ahlaksal yaşam alanında da birçok deformasyon ile karşılasmaktayız. Çalışmamızda buradaki aksaklıklar üzerinde durmaya çalışmıştır. İngiliz asıllı Chris BATEMAN'ın kaotik etik anlayışını konu edindiğimiz bu çalışmada; insanların şahsi olarak ahlaksal yapısını ya da ahlak halkasına nasıl dahil olduğunu, bu süreçte yaşanabilecek kaotik vakaların incelenmesini, insanların tekil olarak bu bozulmaya nasıl etkileri olduğunu gösterilmeye çalışılmıştır. Elbette kaos kavramını tekilde aramak tam anlamıyla doğru değildir. Toplumlar halinde yaşadığımız olası kaotik vakalara değinmeyi, bunların çözüm önerileri üzerinde durması hedeflenmiştir. Dünya örgütleri tarafından 'hak' olarak tanımlanmasına rağmen uygulanmadığı için acıya sebep olan olgular üzerine durmak istenmiştir; insan hakları, hayvan hakarı.. gibi. Ahlaki doğrultusunda orta yolu bulma çabası içinde olan Bateman, ahlak felsefesinde de bu çizgiden ayrılmak istemediğini, eseri'Kaos Etiği' ile bize göstermektedir. Bu doğrultuda hareket ederek dünya üzerindeki etik anlayışına yeni pencereler açmak hedeflenmiştir. Bu hedef için incelemiş oldunuz eseri ve orada anlatılmak istenen kaotik durumlar harmanlamaya çalışılmıştır. Yapmaya çalıştığımız incelemede, etiğin herkesçe anlaşılabilir bir şey olup olmadığını ve kaosun ne denli düşünceleri veya eylemleri içine aldığını anlatma gayretinde bulunulmuştur. Dünya üzerinde olmakta olan hareketlerin, yeniliklerin, gelişmelerin veya kâbusların altı çizilmeye çalışımıştır. Hukuk ile Kaosun mücadeleci tutumuna değinilmek istenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kaos, Etik, Ahlak, Hukuk, Ahlak Felsefesi, Kanun, Mitoloji, Hak, Yasa.

AhlakAhlak felsefesiBateman, Chris+3
Güler Cansın
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gazali'nin ilim hakkındaki görüşlerinin onun ahlak anlayışındaki yeri

Bilgi ile ilgili islâm düşünce tarihinde ortaya çıkan birtakım görüşleri ve Kelami ekollerde bilgiyi nasıl ele aldıklarını ve aynı zamanda Bilgi dendiği zaman ne ifade ettiğini, bilginin nasıl ele alınması gerektiğini ve ögelerinin neler olması gerektiğidir. Bilginin bir felsefe problemi olarak meydana çıktığı dönemden itibaren akıl, her dönemde kullanılmış bilgi ve ifadenin kaynağı hükmünde vazife almıştır. Bunun yanında bilginin nasıl elde edildiği konusunda duyular ve sezgi de önemlidir. Gazali'nin ilim anlayışının Onun ahlak anlayışına etki ettiğini incelerken iki temel dayanağı ele aldık. Bilginin Ahlaka nasıl etkilediğinin ve bu etkinin davranışlarımıza bakışımızı nasıl şekillendirdiğine değindik. Ahlak, ahlak felsefesi, konusu ve Ahlakla ilgilenen filozoflar ve İslam filozoflarının ahlaka nasıl baktıklarından, ahlak felsefesinin arka planında filozofların görüşlerine ve Gazalinin ahlaka dair görüşlerine yer verdik. Gazali'nin bilgi sisteminde ahlakla olan değerlerin erdeme dönüşmesinin insan davranışlarında gözlemlendiği ve insanın bir şeyi bilmeden onu davranışına yansıtamaz. Davranışlarında da hiçbir baskı olmadan hür iradesiyle o davranışı sergilemesi gerektiği yani, olağan kendiliğinden olmasıdır. Çünkü kişinin elde ettiği bilginin güzel ahlaktaki tezahürünün o şekilde ortaya çıktığının göstergesidir. Güzel ahlakın bilgi olmadan oluşmayacağı, mükemmel ahlaka giden yolun eğitim olmadan olmayacağı, faziletlerin insanın ahlaki oluşumunda hangi unsurlardan geçtiği, güzel ahlakın yegâne temelidir. İnsanın güzel ahlaka ulaşmada riyazat ve müşahedesi ile sabır, şükür, tevazu, cömertlik, tevekkül gibi erdemlerle de ahlakını sağlamlaştıracağını bunların zıddı olan kibir, hırs, şehvet ve hasedle de nefsinin kendisini kandıracağını ve aşağılara çekeceğini; Allah'ın sevmediği huyları edineceğini ve bunlarında insana hiçbir fayda getirmeyeceğine değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahlak, Kibir, Ruh, Tevazu.

AhlakGazzaliKibir+3
Ayşe İlknur Atalay
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Diğer danışmanlar