Theses supervised by Prof. Dr. Mesut Başıbüyük

13 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Reaktif boyar maddelerin canlı aktif çamur biyokütlesi tarafından adsorplanabilme özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada canlı aktif çamurun iki reaktif boyar madde Reactive Black 5ve Cibacron Yellow HR'yi adsorplama kabiliyeti incelenmiştir. Reactive Black 5 ve Cibacron Yellow HR boyar maddelerinin aktif çamur tarafından maksimum adsorplanma kapasiteleri sırasıyla 26.04 mg/G ve 4.66 mg/g'dır. Aynı zamanda bu boyar maddelerin canlı aktif çamur biyokütlesi tarafından adsorplanma kinetiği de incelenmiştir. Her iki boyar maddenin de aktif çamurla adsorpsiyonunun yalancı ikinci dereceden hız modeline uyduğu görülmüştür. Hem RB5 boyar maddesinin hem de CBYHR boyar maddesinin (-1.2 ve -1.48 kJ/mol) aktif çamurla adsorpsiyonunun Gibbs serbest enerjileri negatif olarak bulunmuştur. Bu değerin negatif olması, adsorpsiyonun kendiliğinden gerçekleştiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler : Abiyotik Giderim, Reaktif Boyar Madde, Kinetik, İzoterm

Aktif çamurAtık su arıtmaBiyolojik arıtma+2
Fatma Elçin Erkurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Yaygın kullanılan bazı ağrı kesici ve veteriner ilaçlarının koagülasyon ile giderim verimlerinin incelenmesi

Bu çalışmada, insan ve veteriner ilaçları olan Gentamisin Sülfat, Diklofenak Sodyum, Metamizol Sodyum ve İvermektinin, koagülasyonla giderim özellikleri incelenmiştir. Bu amaçla, yaygın olarak kullanılan koagülantlardan demir üç klorür, alum ve magnezyum klorür kullanılmıştır. Buna ek olarak doğal bir malzeme olan profillit de yardımcı koagülant olarak kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan her bir koagülant için etkili olduğu doz ve pH değerleri araştırılarak optimum koşullar belirlenmeye çalışılmıştır. Her bir koagülant için belirlenen optimum koşullarında koagülasyon işlemi gerçekleşririlerek sonuçlar değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre kogaülasyonverimi ilaç türüne bağlı olarak %19-68 arasında değişim gösterdiği görülmüştür. Ayrıca yardımcı koagülant olarak kullanılan profillit arıtma verimi yaklaşık % 9 luk bir artış sağladığı tespit edilmiştir.

İbrahim Halil Kanat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı tıbbi kimyasalların aerobik sistemlerde farklı işletim koşullarında gideriminin incelenmesi

Kullanıldıktan sonra arıtma tesisine gelen çeşitli ilaçların etken maddelerinin şehirlere ait biyolojik arıtma tesislerinde yeterince arıtılmadıkları yapılan çeşitli çalışmalarda ortaya konmuştur. Bu kimyasalların giderim oranları arıtma tesislerinin işletme koşullarına bağlı olarak farklılıklar gösterebilmektedir. Bu çalışmanın amacı laboratuar ölçekli sürekli akımlı tam karışımlı bir aktif çamur reaktörü ile bazı ilaç etken maddelerinin (naproksen, diklofenak, parasetamol, ibuprofen ve sülfametaksazol) gideriminde katı alıkonma süresi (KAS) ve hidrolik bekletme süresinin (HBS) etkisinin belirlenmesidir. Buna göre, ilaç etken maddelerinin giderim verimlerini araştırmak için 3 farklı KAS (10, 20, 30 gün), ve 2 farklı HBS (24 ve 12 saat) işletme koşulları incelenmiştir. Diklofenak hariç, kullanılan diğer tüm ilaçlarda en yüksek giderim verimleri KAS 30 gün ve HBS 24 saat işletme koşullarında elde edilmiştir. Farklı KAS ve HBS koşullarının diklofenak giderim verimi üzerindeki etkisinin önemsiz olduğu belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca her bir ilaç için biyolojik parçalanma sabiti (kbiyol) değerleri de hesaplanmıştır. Elde edilen kbiyol değerlerine göre en yüksek parçalanma parasetamolde gözlemlenmiştir.Çalışmada kullanılan ilaçların aktif çamur tarafından adsorblanma özellikleri de incelenmiştir. Denge deneylerinden elde edilen veriler Langmuir ve Freundlich izoterm modellerine uygulanmış ve ilaçların adsorbsiyonun Freundlich Modeline uyduğu görülmüştür. Ayrıca denge deneylerinden elde değerlerden adsorbsiyon katsayısı Kd' de hesaplanmış ve buna göre en yüksek Kd değeri parasetamol için 419 L/Kg olarak hesaplanmıştır.

Ayşe Erkuş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı farmasötik maddelerin farklı deneysel koşullarda koagülasyonla gideriminin araştırılması

Bu çalışmada 3 farklı ağrı kesici analjezik grubunda farmasötik etken maddenin (parasetamol, naproksen ve diklofenak) çeşitli koşullar altında içme sularından koagülasyon prosesi ile giderimi araştırılmıştır. Çalışmanın birinci aşamasında 20 C'de, koagülantlar (Al2(SO4)3.18H2O, MgCl2.6H2O, FeSO4.7H2O, FeCl3.6H2O) için en uygun doz ve pH belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında farmasötiklerin giderimine farmasötik konsantrasyonunun, sıcaklığın ve yardımcı koagülant olarak superfloc A100 ve nano magnetitin etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın birinci aşaması için naproksen ve diklofenakın en yüksek giderim verimi pH 5'te, 100 mg/L FeSO4.7H2O ile sırasıyla; %58,2 ve %57,6 olarak elde edilmiştir. Ayrıca parasetamolün en yüksek giderim verimi pH 11'de, 100 mg/L FeCl3.6H2O ile %46 olarak tespit edilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasının sonuçları, sıcaklığın, farmasötiklerin içme sularından koagülasyon prosesi ile giderimi üzerine etkili bir parametre olduğunu göstermiştir. Sıcaklığın artışıyla, farmasötiklerin koagülasyon ile giderim verimlerinin arttığı görülmüştür. Parasetamolün, FeSO4.7H2O ile 10 C'de ve 25 C'de giderim verimleri sırasıyla, %26,8 ve %42,4 olarak bulunmuştur. Çalışmalardan elde edilen sonuçlar başlangıç farmasötik konsantrasyonunun giderim verimleri üzerine etkili olduğunu göstermiştir. İlaç konsantrasyonu azaldıkça giderim veriminin arttığı belirlenmiştir. 0,5 mg/L diklofenak, Al2(SO4)3.18H2O ile optimum şartlarda %94 giderilirken, 5 mg/L diklofenak %30 aynı şartlarda giderilmiştir.

Fatma Elçin Erkurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Horzum yaylasındaki Pb-Zn madeninin atıkları ve drenaj sularındaki arsenik ve ağır metallerin incelenmesi

Maden atıkları ve drenaj suları ağır metal ve arsenik içerikleri dolayısıyla çevre ve halk sağlığı açısından tehlike arz etmektedir. Maden drenaj sularının nehirlere ulaşması ile yüzey sularında taşınabileceği gibi, sızma ve süzülme ile yer altı sularına da karışabilir. Adana'nın Kozan ilçesine bağlı Horzum Yaylası'nda mevcut bulunan işletimi durmuş bir Pb-Zn madeni civarında yapılan analizlerde yüksek miktarlarda ağır metale rastlanmıştır. Maden atıklarına kireç eklenmesi ağır metallerin ve özellikle de arseniğin alıcı ortamlara karışmasını engelleyici bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Analiz sonucu tespit edilen konsantrasyonlar, jeokimyasal olarak mevcut koşullarda bir değişikliğin oluşmaya başladığı dolayısıyla sudaki ağır metal ve arsenik konsantrasyonlarının artabileceğine yönelik işaretler vermektedir.

Başak Deniz Ergün
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anız yakmanın doğu akdeniz bölgesi üzerine olan çevresel risklerinin iklimsel faktörler dikkate alınarak değerlendirilmesi

Çevre kirlenmesi aynı zamanda ciddi iş sağlığı ve güvenliği sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Tarımsal yangınlar tüm dünyada tarım alanlarını daha kolay ve ekonomik olarak işlemek için ve bir sonraki ekim için hazırlamak adına yaygın olarak başvurulan bir yöntemdir. Ancak bu uygulama çok ciddi çevresel sorunların ortaya çıkmasına ek olarak önemli iş sağlığı ve güvenliği sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Ortaya çıkan sorunlar iklimsel faktörlerce de yakinen etkilenmektedir. Ülkemizin diğer pek çok yerinde olduğu gibi tarımsal alanların çok geniş olduğu ve yoğun tarımsal faaliyetlerin yapıldığı Akdeniz Bölgesinde Haziran ayından başlayıp Kasım ayına kadar devam eden anız yangınları son derece yaygındır. Anız yakma sonucu ortaya çıkan olumsuzluk bölge halkının yaşam kalitesini de yoğun olarak etkilemektedir. Bu çalışmada, anız yangınlarından kaynaklanan kirliliğin başta insan sağlığı olmak üzere pek çok diğer çevresel etkileri iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmiştir. Bu amaçla Doğu Akdeniz bölgesinde bulunan 5 ayrı Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonlarından alınan farklı kirletici parametrelerin mevsimsel değişimleri incelerek iş sağlığı ve güvenliği açısından ortaya çıkan tehlike ve riskler ortaya konulmuştur. Elde edilen sonuçlar anız yangınlarının ciddi sağlık ve güvenlik sorunları ortaya çıkardığını göstermiştir.

Fatma Sena Arzuman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İklim değişikliğinin Çukurova bölgesi su kaynakları üzerine olan etkilerinin değerlendirilmesi

İklim değişikliğinin nedenlerini ve sonuçlarını değerlendirmek amacıyla, Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) kapsamında hazırlanan dördüncü değerlendirme raporuna göre (AR4), yeryüzünde pek çok bölgenin yağış ve özellikle sıcaklık değerlerinde istatistiksel açıdan anlamlı değişimler öngörülmektedir. Bu tez çalışmasında, iklim değişikliğinin Çukurova Bölgesinin su kaynakları üzerine olması beklenen muhtemel etkiler değerlendirilmiştir. Çalışma periyodu olarak 1970 – 2017 yılları arasındaki 47 yıllık süre seçilmiştir. Adana istasyonunda; Ocak, Şubat, Nisan ve Kasım aylarında minimum sıcaklıklarda, önemsiz azalmalar, bu ayların dışında kalan, diğer aylarda ise minimum sıcaklıklarda artma eğilimi görülmüştür. Çalışmaya konu olan meteoroloji istasyonlarının sıcaklık dizilerinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış ve yağış dizilerinde anlamlı bir azalış tespit edilmiştir. Ayrıca yıllık toplam yağış miktarlarındaki azalış yönündeki eğilim kıyı ve orta bölümlerde kalan istasyonlarda daha belirgin iken kuzey bölümde kalan istasyonlarda azalma belirsizdir. Elde edilen bu verilere dayanarak, Doğu Akdeniz Bölgesi'nde yer alan Çukurova Bölgesinin su kaynakları ile ilgili yüzey akışı, sıcaklık ve yağış gibi hidrolojik bileşenlerin iklim değişikliği kapsamında maruz kalabilecekleri tehlike ve riskler tahmin edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İklimsel Tehlikeler, İklim Risk Analizi, Doğu Akdeniz

Durdane Kurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İklim değişikliğinin Seyhan havzası su kaynakları üzerindeki etkilerinin swat modeli ile değerlendirilmesi

Su kaynakları gerek ekolojik fonksiyonları korumada gerekse de sosyal ve ekonomik kalkınmayı sürdürmede önemli bir role sahiptir. Bu rol; özellikle iklim değişikliğinin Seyhan havzası gibi su kaynakları üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu, Akdeniz bölgelerinde geçerliliğini korumaktadır. Bu çalışmada, Seyhan havzasının su kaynakları üzerindeki gelecekte iklim değişikliğinin yarattığı değişimleri Toprak ve Su Değerlendirme Aracı (SWAT) kullanılarak ölçümlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Seyhan Havzası'ndan gelen aylık akarsu akımı SWAT modeline göre simüle edilmiştir. Model parametrelerini kalibre etmek için 1988–1997 serisinden akış ölçümleri ve 1998–2000 serisinden ölçümler model validasyonu için kullanılmıştır. SWAT modeli performansı kalibrasyon [korelasyon katsayısı (R2) = 0.69, Nash Sutcliffe verimliliği (NSE) = 0.63,] ve validasyonda (R2 = 0.70, NSE = 0.60) bu sonuçlar, oluşturulan modelin akım simülasyonlarına başarıyla uygulanabileceğini göstermiştir. Hidrolojik modelleme için IPSL-CM5 Modeli verileri kullanılarak beş bayas düzeltme yöntemi kullanılarak, değerlendirilmiştir. En iyi performansı gösteren dağılım haritalaması (DM) ve Yağışta Güç Dönüşümü (PT) daha ileri analizler için kullanılmıştır. Model sonuçları, Seyhan Havzasının ortalama akarsu akımının gelecek dönem için (2045-2080) RCP 4.5 ve RCP 8.5 senaryoları altında normal değerlerinden sırasıyla % 65 ve % 85' e kadar düşebileceği, verilerden elde edilen anlamlı sonuçlara göre analiz edilerek, öngörülmektedir.

Mustafa Abbas Askar Askar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İklim değişikliğinden kaynaklı çevresel sorunların Adana tarımı üzerindeki risk analizi

Bu çalışmada risk matris analizi baz alınarak iklim değişikliği ile değişen hava parametreleri ile meydana gelen çevre sorunlarının Adana tarımına olan risk analizi yapılmıştır. Risk matrisi adımları aşama aşama uygulanarak bir risk matrisi tablosu ortaya çıkarılmıştır ve yorumlanmıştır. İklim değişkenlerinin belirlenmesi ve risklerinin kestirilmesi çalışmanın çekirdeğini oluşturmaktadır. İklim değişikliği değişkenliği güven düzeyi; IPPC 5. Değerlendirme Raporu (IPCC, 2013) ve Meteoroloji 6. Bölge Müdürlüğü'nden temin edilen 1970-2017 yılları arasındaki verilerin gözden geçirilmesiyle; projeksiyon ve tahminlere duyulan güven düzeyi ise bölgesel anlamda Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nce yürütülen projeksiyon çalışmaların gözden geçirilmesi ile küresel anlamda ise IPCC 5. Değerlendirme Raporu (IPCC, 2013) gözden geçirilmesi ile elde edilmiştir. Risk matrisinde bulunan tüm hücreler Adana ili bölgesinin tarım bağlamında kilit faktörler üzerindeki etkiyi belirtmiştir. Belirtilen iklim değişikliği değişkenlerinin etkisi "yüksek" ile "düşük" arasında değişmektedir. Matristeki 13 (%34) hücre "yüksek" etki, 22 (%58) hücre "orta" etki olarak kaydedilirken 3 (% 7,9) hücre Adana ili tarım sektörü üzerindeki kilit faktör öğeleri üzerinde "düşük" etki kaydetmiştir. Bu sonuçlar iklim değişikliği etkenlerinin Adana ili tarımı üzerinde olumsuz etkileri olacağını ortaya çıkarmıştır.

Mustafa Kaan Çakan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili içme suyu kalite indeksinin belirlenmesi

Su kalite indeksleri son yıllarda su kalitesini değerlendirmek için kullanılan önemli bir yöntemdir. Temel mantığı pek çok parametre içeren su kalitesinin basit bir sayı halinde ifade edilmesi temeline dayanır. Tüm Dünyada su kalitesinin değerlendirilmesinde son derece önemli bir kriterdir. Benzer bir çalışmada Adana ili içme suyu temin edilen kaynaklara yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Adana ili su kalitesi (Seyhan, Yüreğir, Sarıçam, Çukurova) içme suyu kalite indeksi iki metod ve on beş su kalite parametresi pH, elektriksel iletkenlik (EC), bulanıklık, tuzluluk, toplam çözünmüş katı madde (TDS), çözünmüş oksijen, klorür (Cl), nitrat (NO3), sülfat (SO4), fosfat (PO4), demir (Fe), alüminyum (Al), sodyum (Na), kalsiyum (Ca), magnezyum (Mg) kullanılarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuca göre Kanada su kalite indeksi 84,6, British Columbia su kalite indeksi 81,6 olarak hesaplanmıştır. Bu çalışma, Adana ilinde içme suyu kalite sınıfının iyi olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Su Kalite Parametresi, Kanada Su Kalite İndeksi, British Columbia İndeksi, Su Analizi.

Ebubekir Güloğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sentetik tekstil atıksularında MgO2 ile boyar madde oksidasyonu

Tekstil boyası içeren atık suların gelişmiş oksidasyon süreçleri aracılığıyla çevre dostu yöntemlerle arıtılması, ekolojik ve çevresel sağlık için büyük önem taşımaktadır. Magnezyum peroksit (MgO2), güçlü oksitleme potansiyeli ile çevre dostu bir oksidan olarak öne çıkmaktadır. MgO2'in atık sulardaki tekstil boyalarını oksitleme potansiyelinin incelenmesi, çevre dostu arıtma yöntemlerinin yaygınlaştırılmasını ilerletebileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada amaç, RB5 tekstil boyasının oksidasyonunda Fe2+/MgO2 prosesinin etkinliğini araştırmaktır. Fe2+/MgO2 süreci için optimum pH ve Fe2+/MgO2 oranı sırasıyla, 2,50 ve 0,40 olarak tespit edilmiştir. Bu koşullar altında, 200 mg/L RB5 çözeltisi için, Fe2+/MgO2 60 dakikada 0,04 g MgO2 ile tam renk giderimi elde etmiş bulunmaktadır. MgO2 kullanılarak yapılan çalışmalar, RB5'in giderilmesinde yüksek potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Bu bulguların, etkili ve çevre dostu bir yaklaşım sunarak, boyar madde içeren atık su arıtımında önemli faydalar sağlaması beklenmektedir

Ömer Şahin Sarısoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İklim değişikliğinin Seyhan Havzası su kaynakları üzerindeki olası risklerinin meteorolojik verilere dayalı olarak değerlendirilmesi

İklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisinin değerlendirilmesinde, su kaynaklarına etki eden risk unsurlarının belirlenmesi için çok fazla alt kriterin bulunması, karar vermesi, analizi ve çözümü oldukça zor olan bir sorun dizisi oluşturmaktadır. Bu sorun dizisinin çözülmesine yönelik olarak Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinin kullanımı giderek önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemi kullanılarak Seyhan Havzası sınırları dâhilindeki su kaynaklarına etki edecek risk unsurlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın veri analiz aşamasında, araştırma kriterlerinin ağırlık değerlerinin belirlenmesi amacıyla AHP ikili karşılaştırmaları yapılmıştır. Elde edilen ağırlık değerlerinin kullanılmasıyla CBS yazılımı üzerinde Weighted Overlay analizi yapılarak araştırma sahasında meteorolojik kuraklık, şiddetli yağış, sıcak hava dalgası riski taşıyan ve bu risklere etki eden topografya etkisi altında kalan alanlar haritalandırılarak tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda, ana risk unsurları için yapılan AHP analizinde öncelik ağırlıkları sıralaması, %55,79 ile meteorolojik kuraklık, %26,33 ile şiddetli yağış, %12,19 ile sıcak hava dalgası, %5,69 ile topografya olarak bulunmuştur. Havzanın %11,7'sini kapsayan güney ve kıyı kesimlerinde çok yüksek meteorolojik kuraklık riski, %8,5'ini kapsayan orta kesimlerinde yüksek şiddetli yağış riski, %1,3'ini kapsayan güney ve kıyı kesimlerinde çok yüksek sıcak hava dalgası riski, %0,8'ini kapsayan güney orta kesimlerinde yüksek derecede topografya etkisi tespit edilmiştir. Elde edilen risk haritaları değerlendirildiğinde, havza genelinde, en riskli alanların, meteorolojik kuraklık için Karataş, Seyhan, Yüreğir, Sarıçam ve Çukurova ilçelerinde, şiddetli yağış için Feke ve Aladağ ilçelerinde, sıcak hava dalgası için Karataş ilçesinin batı bölümünde bulunduğu, topografya yönünden en çok etkilenen alanın Çukurova ilçesinde bulunduğu belirlenmiştir. Bu bölgelerde, sektörel etkilerin azaltılması, tarımsal sulamaların kısıtlanması ve yeni teknolojiler kullanılarak su tüketimlerinin azaltılması yönünde yapılacak iyileştirmeler, arıtılmış atıksuların yeniden kullanımını destekleyen sistemler kurulması ve iklim değişikliği uyum faaliyetleri ile su kaynakları için tehlike oluşturan risk unsurlarının şiddetinin azaltılabileceği sonucuna varılmıştır. Keywords: Risk analizi, AHP, CBS, Seyhan Havzası, Su kaynakları

Serpil Sinan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili içme suyu kalitesine trihalometanların etkisinin incelenmesi

Temiz ve sağlıklı suya erişim geçmişten günümüze artarak devam eden bir ihtiyaçtır. Sudan kaynaklı hastalıkların önlenebilmesi için dezenfeksiyon prosesleri uygulanmaktadır. Dezenfeksiyon yöntemleri arasında en yaygın olarak klorlama yöntemi kullanılmaktadır. Klorlama; uygun maliyetli olması, kolay uygulanabilmesi, bakiye olarak bırakılabilmesi gibi avantajaları ile oldukça tercih edilen bir yöntemdir. Bunun yanında klorlama sonucunda sularda oluşan dezenfeksiyon yan ürünleri bu yöntemin en önemi dezavantajıdır. Trihalometanlar (THM) dezenfeksiyon yan ürünleri içinde oldukça önemli bir yere sahip bileşiklerdir. Bu çalışma ile Adana ili içme sularında THM'lerin varlığı belirlenerek, su kalitesine etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında Adana ili merkez ilçelerden (Seyhan, Yüreğir, Çukurova ve Sarıçam) her birinden 3 numune analiz noktası belirlenmiştir. Toplamda 12 analiz izleme noktasından her ay numuneler alınarak Eylül 2023 – Ağustos 2024 arasında analizler gerçekleştirilmiştir. Numuneler; kloroform, bromoform, dibromoklorometan, bromodiklorometan ve toplam THM parametreleri ile pH, iletkenlik, klorür, bromür, sülfat parametreleri yönünden analiz edilmiştir. THM bileşikleri analiz edilirken aynı zamanda diğer parametreler ile ilişkisi incelenmiştir. THM bileşiklerinin trend analizi ile aylık, mevsimsel ve yıllık değişimler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma neticesinde elde edilen veriler ulusal ve uluslararası sınır değerler ile kıyaslanmıştır. Adana içme suyunda THM seviyelerinin ulusal sınır değer olan 100 µg/L'yi aşmadığı görülmüştür. Bununla beraber bazı noktalarda uluslararası sınır değer olan 80 µg/L'ye ulaştığı görülmüştür. THM seviyelerinde mevsimsel olarak dalgalanmalar olduğu görülmüştür. Sonuç olarak içme suyundaki THM seviyelerinin düzenli olarak kontrol ve takip edilmesinin gerektiği ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca su kaynaklarında THM oluşumunun önlenmesi, arıtım sürecinde THM gideriminin artırılması, THM oluşumunu önlemek amacıyla alternatif dezenfeksiyon yöntemleri ve teknolojileri kullanılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Su kalitesi, Dezenfeksiyon, Trihalometanlar, Dezenfeksiyon Yan Ürünleri

Muhammet Şahin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00

Other supervisors