Prof. Dr. Murat Türk danışmanlığındaki tezler
28 tez · Osmaniye Korkut Ata University
Etik iklim, örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış ilişkisi üzerine bir araştırma
Teknoloji, ekonomi ve sosyal alanlardaki gelişmelere bağlı olarak örgütler son zamanlarda, daha verimli ve ahlâklı çalışma ortamlarına daha çok ihtiyaç duymaktadırlar. Bilgiyi etkin kullanma isteği, yenilikçi ve üretken davranma, performanslı, verimli ve ahlâklı çalışma eğilimleri etik iklim, örgütsel öğrenme, yenilikçilik ve yenilikçi davranış konularına iş hayatında ciddi bir yaygınlık kazandırmıştır. Özellikle son otuz yıl içerisinde değişim faktörünün etkileri dikkate alındığında; gelişmeleri benimseme yönünden örgütsel öğrenmenin, bu gelişmelerin norm ve değerlere uygunluğu bakımından etik iklimin, değişime ayak uydurma bakımından da yenilikçi düşünme ve davranmanın toplumlar ve örgütler açısından son derece hayati önem taşıdıklarını söyleyebiliriz. Bu çalışmada, etik iklim, örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış kavramları arasındaki ilişkiyi araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) üretimden satışlar büyüklüğü kriterini referans alarak belirlediği 2016 Türkiye'nin en büyük birinci 500 sanayi kuruluşu beyaz yakalı çalışanlar üzerinde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına bağlı olarak, öncelikle kavramlar ile ilgili geniş alanyazın taraması yapılmış ve kuramsal bilgiler aktarılmıştır. Daha sonra, birinci elden veri toplama tekniği tercih edilerek, oluşturulan araştırma anketi çalışanlara uygulanmıştır. Araştırmanın analizlerine 526 katılımcıdan elde edilen veriler dahil edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda; etik iklimin araççılık alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutları ile örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, örgütsel öğrenmenin tüm alt boyutları ile yenilikçi davranış arasında anlamlı ve pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için regresyon analizleri yapılmıştır. Etik iklimin başkalarının iyiliğini isteme, kurallar, bağımsızlık alt boyutları örgütsel öğrenmeyi pozitif; kanunlar ve kodlar, araççılık alt boyutlarının ise negatif yönlü etkilediği ve araççılık alt boyutu hariç diğer tüm etik iklim boyutlarının da yenilikçi davranışları pozitif yönde etkiledikleri tespit edilmiştir. Öte yandan, örgütsel öğrenme yenilikçi davranış ile pozitif yönlü ilişkili bulunmuştur. Örgütsel öğrenmenin etik iklim ve yenilikçi davranış ilişkisinde ara değişken rolünü test etmek amacıyla ılımlı basit arabuluculuk analizi yapılmıştır. Etik iklim ve yenilikçi davranış ilişkisinin örgütsel öğrenme değişkeni etkisinde kaldığı anlaşılmış, örgütsel öğrenmenin bu ilişkide ara değişken olarak arabuluculuk rolüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Doktora tezi olarak gerçekleştirilmiş bu çalışmanın yöneticilere ve çalışanlara uygulamada yol gösterici özelliğe sahip olduğu, sonuçların bilimsel araştırmalar ve analizler için farklı çıkarımlara kaynak olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Etik iklim, örgütsel öğrenme, yenilikçilik, yenilikçi davranış.
Konaklama işletmelerinde çevre bilinci ve yeşil yönetim uygulamalarının işletme başarısına katkısı: Muğla ili üzerine bir araştırma
Günümüzde kirliliğin artması ve sahip olunan kaynakların hızla tükenmesi konaklama işletmelerini çevreye karşı daha duyarlı faaliyetlerde bulunmaya ve çevre dostu ürün ve hizmetler üretmeye yöneltmiştir. Sürdürülebilir turizm anlayışı esasına dayanan çevre bilinci ve yeşil yönetim faaliyetlerinin birlikte düşünülerek konaklama işletmelerinde uygulanması hem çevre kirliliğini azaltacak hem de doğadaki kaynakların korunarak insan yaşamının kalitesinin artması sağlanacaktır. Bu çalışmada, çevre bilinci ve yeşil yönetim anlayışına uygun faaliyetlerin uygulanıp uygulanmadığı ve yeşil yönetim anlayışını benimseyen konaklama işletmelerinin bu yönetim anlayışına uygun faaliyetlerde bulunmaları dolayısıyla işletme başarılarına ne gibi katkılar sağladığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Muğla İl sınırları içinde faaliyet gösteren butik otel, tatil köyü ve 3, 4 ve 5 yıldızlı konaklama işletmelerinin tepe yöneticileri üzerinde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına bağlı olarak öncelikle kavramlar ile ilgili geniş literatür taraması yapılmış ve teorik bilgiler aktarılmıştır. Daha sonra birinci elden veri toplama tekniği tercih edilerek oluşturulan araştırma anketi, konaklama işletmelerinin yalnızca tepe yöneticilerine uygulanmıştır. Araştırmanın analizlerine 242 işletme tepe yöneticisinden elde edilen veriler dâhil edilmiştir. Araştırma ölçeğinin birinci kısmında yer alan ifadelerden işletmelerin çevre konularında ödül alıp almama durumu, ISO kalite belgesinin olması, yeşil yıldızının olması ve Mavi Bayrağa sahibi olup-olmama durumlarının konaklama işletmelerinin başarıları üzerinde bir etkisi olup–olmadığının incelenmesi amacı ile bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda; yeşil yönetim uygulamaları ile tüm alt boyutları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, yeşil yönetim uygulamaları ve tüm alt boyutları ile işletme başarı göstergeleri arasında yüksek kuvvette, pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu saptanmıştır. Değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için regresyon analizleri yapılmıştır. Bu analiz sonucunda yeşil yönetim uygulamalarının üretim, insan kaynakları ve pazarlama alt boyutlarının işletme başarı göstergelerini pozitif yönde etkiledikleri tespit edilmiştir. Öte yandan, muhasebe-finans ve Ar-Ge alt boyutlarının ise işletme başarı göstergeleri üzerinde etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılara ait verileri benzerliklerine göre gruplandırmak amacıyla yapılan kümeleme analizine göre konaklama işletmeleri, yeşil yönetim uygulamaları ve işletme başarı göstergeleri açısından üç gruba ayrılmıştır. Katılımcı işletmelerin yeşil yönetim anlayışına uygun faaliyetleri değerlendirildiğinde; birinci grupta yer alan işletmelerin yeşil yönetim faaliyetlerini büyük ölçüde uyguladıkları, ikinci grupta yer alan işletmelerin ise her zaman uyguladıkları görülürken, üçüncü grupta yer alan işletmelerin kararsız kaldıklarını söylemek mümkündür. Doktora tezi olarak hazırlanmış bu çalışmanın, turizm sektöründe faaliyet gösteren konaklama işletmeleri tepe yöneticilerine uygulamada yol gösterici gibi önemli bir özelliğe sahiptir. Araştırma sonuçlarının gelecekteki bilimsel araştırmalar ve karşılaştırmalı analizler için farklı çıkarımlara kaynak olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Çevre bilinci, yeşil yönetim, işletme başarısı, turizm.
Etik liderlik algısının psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme üzerine etkisi: Turizm sektöründe bir araştırma
Etik liderlik davranışları, psikolojik kontrat ihlali algısının azalması, örgütsel özdeşleşmenin artması ve örgütün amaçlarını gerçekleştirmesinde turizm işletmeleri için önem arz etmektedir. Liderin işgörenleri teşvik etmesi, işgörenlerin yaratıcılığının ortaya çıkması için uygun ortam hazırlaması, otelin kurallarını doğru bir şekilde oluşturarak otelde ortak alınan kararları, etkili biçimde uygulaması işgörenlerin algılamalarını etkileyebilecek etik liderlik davranışlarındandır. Söz konusu etik liderlik davranışlar; işgörenin örgütün psikolojik kontrat kapsamındaki yükümlülüklerini tam yerine getirmediğini algılaması sonucu oluşan psikolojik kontrat ihlali ve işgörenin kendini örgütle bir bütün olarak algılayarak, örgütün başarısını kendi başarısı veya örgütün başarısızlığını kendi başarısızlığı olarak görmesi kapsamında ifade edilen örgütsel özdeşleşme bakımından dengeleyici bir unsurdur. Bu araştırmada, turizm sektöründe etik liderlik algısının psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme üzerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle, Antalya ilinde faaliyet gösteren 5 yıldızlı konaklama işletmelerinde çalışan 390 işgörene anket aracılığıyla ulaşılmıştır. Anket aracılığıyla elde edilen verilerle işgörenlerin etik liderlik algılamalarının psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme üzerine etkisini belirlemek amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Bununla birlikte demografik değişkenlere göre etik liderlik, psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme algılamalarının farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla t testi ve ANOVA analizi de yapılmıştır. Söz konusu analizler sonucunda psikolojik kontrat ihlali dört bağımsız değişken; iletişimsel etik, iklimsel etik, örgütsel karar vermede etik ve davranışsal etik tarafından açıklanabilmektedir. Ayrıca psikolojik kontrat ihlali istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etik liderlik boyutlarından etkilenmektedir. Örneklemi oluşturan iş görenlerin iletişimsel, iklimsel, örgütsel karar vermede ve davranışsal etik algılarındaki bir birimlik artış, psikolojik kontrat ihlali üzerinde azalış sağlamaktadır. Örgütsel özdeşleşme dört bağımsız değişken; iletişimsel etik, iklimsel etik, örgütsel karar vermede etik ve davranışsal etik tarafından açıklanabilmektedir. Ayrıca örgütsel özdeşleşme istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etik liderlik boyutlarından etkilenmektedir. Örneklemi oluşturan iş görenlerin iletişimsel, iklimsel, örgütsel karar vermede ve davranışsal etik algılarındaki bir birimlik artış, örgütsel özdeşleşme üzerinde artış sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Etik liderlik, psikolojik kontrat ihlali, örgütsel özdeşleşme, konaklama işletmeleri.
Algılanan örgüt yapısı, kişi iş ve kişi örgüt uyumunun iş tatmini ve işe kenetlenme üzerine olan etkisi
Turizm; ülke ekonomilerinin sürdürülebilirliğine katkıda bulunan ve yüksek rekabet ortamı ile hızla değişen iş çevresinde yer alan, emek yoğun bir hizmet sektörüdür. Rekabetçi yapısından dolayı sektörün başarısı ve kârlılığı, bu alanda görev yapan çalışanların işe uyumlarına, iş tatminlerine ve işe kenetlenmelerine önemli ölçüde bağlıdır. Ancak mevcut literatür değerlendirildiğinde, turizm çalışanlarının bu tutum ve davranışlarının yeterince irdelenmediği gözlemlenmektedir. Söz konusu sorun nedeni ile yapılan bu çalışmanın amacı, turizm sektöründeki işgörenlerin algıladıkları örgüt yapısının, kişi iş ve kişi örgüt uyumlarının, işe kenetlenme ve iş tatmini düzeyleri üzerindeki etkisinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, İstanbul'da faaliyet gösteren 4-5 yıldızlı konaklama işletmelerinde görev alan otel personeli oluşturmaktadır. Analizlerde kullanılan veriler literatürde sıklıkla yer alan, geçerlilik ve güvenirliği yüksek olan ölçeklerden oluşan bir anket yardımıyla elde edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemi ile toplanan 570 adet anket değerlendirmeye alınmış ve analizler bu örnek üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın kavramsal modelinde yer alan hipotezlerde öne sürülen ilişkilerin istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığını belirlemek üzere çoklu regresyon modelleri kullanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgular neticesinde, çalışanların algıladıkları örgüt yapısının iş ve örgütle olan uyumları, iş tatmini ve işe kenetlenme düzeyleri ile ilişkili olduğu ve ayrıca kişi iş ve kişi örgüt uyumunun, algılanan örgüt yapısı ile iş tatmini ve işe kenetlenme ilişkisinde pozitif yönde aracı rolünün bulunduğu sonucuna erişilmiştir. Çalışmadan elde edilen bu bulguların otel yöneticileri için uygulamaya yönelik kritik bilgiler sunması beklenmektedir.
Nomofobinin OKÜ İİBF öğrencilerinin demografik özellikleri ve akademik başarıları ile olan ilişkisinin incelenmesi
Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler akıllı telefonları yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir. Hayatı kolaylaştıracak birçok fırsat sunan akıllı telefonlar, bilinçsiz ve aşırı kullanıldığında ise ortaya birtakım sorunları çıkarmaktadır. Bu sorunlardan birisi de nomofobi yani akıllı telefondan yoksun kalma korkusudur. Bu çalışmanın amacı, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerin nomofobi düzeylerini çeşitli demografik değişkenler, akıllı telefon kullanım biçimleri ve genel ağırlıklı not ortalamaları açısından incelemektir. Bu doğrultuda OKÜ İİBF'de öğrenim görmekte olan 442 öğrenciye anket aracılığı ile ulaşılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. İki grubun karşılaştırılmasın da bağımsız örneklem t-testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasın da ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda nomofobinin yaş, medeni durum, sınıf düzeyi, anne/baba eğitim durumu, aile aylık ortalama gelir, genel ağırlıklı not ortalaması, akıllı telefon kullanım süresi, interneti gece kapatma, en sık akıllı telefon kullanılan zaman dilimine göre anlamlı farklılık göstermediği; cinsiyet, bölüm, boş zaman aktivite tercihi, günlük akıllı telefon kullanım süresi, şarj taşıma durumu, uyanır uyanmaz ve uyumadan önce akıllı telefon ile vakit geçirme, akıllı telefonu gece kapatma, en sık kullanılan sosyal medya, anlık bildirim özelliğinin aktif olma durumu, bildirimi fark ettikten sonra kontrol etme süresi, en sık bildirim alınan sosyal medya uygulaması ve tercih edilen iletişim yoluna göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeni İletişim Teknolojileri, Dijital Bağımlılıklar, Nomofobi
Çalışanlarda psikolojik sermayenin işgören performansına etkisinde motivasyonun aracılık rolü
İş yoğunluğunun bol olduğu günümüz iş dünyası sektörlerinde çalışan personellerin iş performanslarının yükseltilmesi, sunulan hizmet kalitesinin arttırılması ve verimliliğin arttırılmasının sağlanması, örgütsel gayelere varabilmek bakımından önem teşkil etmektedir. Pozitif örgütsel davranışta büyüyen bir alan olan psikolojik sermaye, kişisel gelişim ve performansa etki eden psikolojik kaynaklardan biri olarak görülebilir. İşgörenlerin psikolojik sermaye seviyelerinin arttırılabilmesi, işgörenlerden beklenen iş gücü verimi ile performanslarının artışında pozitif yönde etki gösterebilir. Bu çalışmanın temel amacı; son zamanlarda literatür ve çalışma sayısında hızlı bir artış gözlenen "motivasyon" kavramı ve tanımı, özellik ve tarihsel gelişimi ile günümüz örgütleri bakımından önemini vurgulayarak, işgörenler üzerindeki psikolojik sermaye düzeylerindeki artış ile yükseliş gösterebilen işgören performansı üzerinde motivasyonun ne şekilde etki ettiğinin araştırılarak, ortaya çıkacak sonuçlar ışığında verimin ve kurumsal çıktıların önemli olduğu günümüz işletmelerinde, performans ve verim artışı ile ilgili sonuç yöntem ve veriler ile öneriler ortaya koymak ve işletmelere yönetimsel anlamda ışık tutarak verimliliğin arttırılmasına fayda sağlayacak yeni yöntemler ortaya koyabilmektir. Çalışmada, Adana ili içerisinde farklı sektörlerdeki çalışanların, işgören çalışma performansı seviyelerinin, psikolojik sermaye düzeylerinin ve motivasyon seviyelerinin ölçülmesi amaçlanmaktadır. Dünya çapında etkili olan Covid-19 salgını sebebiyle yüz yüze görüşmenin zorluğundan dolayı, araştırma anketi online olarak yapılmıştır. Araştırma anketine; özel ve kamuya ait farklı sektör ve birimlerde çalışan 318 personel katılmıştır. Araştırma verileri, Adana ili ile sınırlandırıldığından dolayı, il dışı ve üstünkörü doldurmalar ile kayıp veri içeren 30 anket analiz dışı bırakılmış ve toplam 288 veri ile analizler yapılmıştır. Son yıllarda bu konuyla alakalı olarak Türkiye'de ve yurt dışında işgören performansı ve verimliliğin kurumsal çıktıları pozitif yönde etkilemesi konusunun önemi daha da artmakta ve bu alanda yapılacak çalışmaların iş verimliliği artışına pozitif katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Bu çalışmada; son zamanlarda psikolojik sermaye, motivasyon ve işgören performansı kavramlarının anlamına ve önemine ve meydana getireceği olumlu-olumsuz etkilere dikkat çeken, yurt içindeki ve yurt dışındaki yayınlardan faydalanılmış, incelenerek kaynak gösterilmiştir.
Türkiye'de stratejik yönetim uygulamalarının başarı düzeyine etkisi: Kamu üniversitelerinde bir araştırma
Bu tez çalışmasında Türkiye'deki kamu üniversitelerinde stratejik yönetim uygulamaları ele alınmış olup bu uygulamaların üniversitelerin başarı düzeyine olan etkileri incelenmiş ve analiz edilmiştir. Bu doğrultuda oluşturulan hipotezler, dış çevre ve iç çevre analizleri ile birlikte stratejik yönetim süreçlerinin, üniversitelerin performanslarını pozitif yönde etkileyecekleri varsayımı üzerine kurulmuştur. Araştırmanın amacı; devlet üniversitelerinde stratejik yönetim uygulamaları ve stratejik plan çalışmaları konularına açıklık getirmek, stratejik yönetim süreçlerinin ne ölçüde uygulandığı, bu süreçlerin üniversitelerin başarı düzeylerine, performanslarına etkilerinin neler olduğunu geliştirilen modelle test ederek, çıkan sonuçlara göre somut önerilerde bulunmaktır. Türkiye'de 2023 yılı itibariyle 206 üniversitenin olduğu, bunlardan 129'unun kamu üniversitesi, 77'sinin vakıf üniversitesi olduğu bilinmektedir. Türkiye'de kamu üniversitelerinde 2022-2023 eğitim öğretim döneminde çalışanlardan stratejik plan hazırlama komisyonlarında bulunmuş komisyon üyelerinin sayısı 2580'dir. Yine 129 kamu üniversitelerinin strateji geliştirme daire başkanlıklarında görev yapan idari personel sayısının 1860 olduğu bilinmektedir (YÖK, 2023). Araştırmanın anakütlesini, komisyon üyeleri ile daire başkanlıklarında görev yapan idari personel oluşturmaktadır. Bu çalışmada kamu üniversitelerinde stratejik yönetim uygulaması çalışmalarında görev almış, rastlantısal olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak online anket uygulamasına katılan 400 akademik ve idari personelin anket cevapları çalışmanın veri seti olarak değerlendirilmiştir. Araştırmada varyans temelli yapısal eşitlik modeli uygulanmıştır. Etki büyüklük değerlerine bakıldığında; dış ve iç çevre analizinin stratejik uygulama sürecinin 4 boyutu üzerinde düşük etki büyüklüğüne sahip olduğu, kurumsal performans başarı düzeyi üzerinde stratejik planlama ve stratejik esnekliğin yüksek etkiye, stratejilerin kontrolünün orta etkiye, stratejilerin uygulanması, dış çevre analizi ve iç çevre analizinin düşük etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Çıkan sonuçlara bakıldığında 22 hipotezden sadece 3 hipotezin desteklenmemiş olduğu, diğer hipotezlerin desteklendiği sonucu çıkmıştır. Buradan hareketle Türkiye'deki kamu üniversitelerinin stratejik yönetim uygulamalarının başarı düzeyine etkisinin olumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Etik liderlik algısının psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme üzerine etkisi: Turizm sektöründe bir araştırma
Etik liderlik davranışları, psikolojik kontrat ihlali algısının azalması, örgütsel özdeşleşmenin artması ve örgütün amaçlarını gerçekleştirmesinde turizm işletmeleri için önem arz etmektedir. Liderin işgörenleri teşvik etmesi, işgörenlerin yaratıcılığının ortaya çıkması için uygun ortam hazırlaması, otelin kurallarını doğru bir şekilde oluşturarak otelde ortak alınan kararları, etkili biçimde uygulaması işgörenlerin algılamalarını etkileyebilecek etik liderlik davranışlarındandır. Söz konusu etik liderlik davranışlar; işgörenin örgütün psikolojik kontrat kapsamındaki yükümlülüklerini tam yerine getirmediğini algılaması sonucu oluşan psikolojik kontrat ihlali ve işgörenin kendini örgütle bir bütün olarak algılayarak, örgütün başarısını kendi başarısı veya örgütün başarısızlığını kendi başarısızlığı olarak görmesi kapsamında ifade edilen örgütsel özdeşleşme bakımından dengeleyici bir unsurdur. Bu araştırmada, turizm sektöründe etik liderlik algısının psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme üzerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle, Antalya ilinde faaliyet gösteren 5 yıldızlı konaklama işletmelerinde çalışan 390 işgörene anket aracılığıyla ulaşılmıştır. Anket aracılığıyla elde edilen verilerle işgörenlerin etik liderlik algılamalarının psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme üzerine etkisini belirlemek amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Bununla birlikte demografik değişkenlere göre etik liderlik, psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme algılamalarının farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla t testi ve ANOVA analizi de yapılmıştır. Söz konusu analizler sonucunda psikolojik kontrat ihlali dört bağımsız değişken; iletişimsel etik, iklimsel etik, örgütsel karar vermede etik ve davranışsal etik tarafından açıklanabilmektedir. Ayrıca psikolojik kontrat ihlali istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etik liderlik boyutlarından etkilenmektedir. Örneklemi oluşturan iş görenlerin iletişimsel, iklimsel, örgütsel karar vermede ve davranışsal etik algılarındaki bir birimlik artış, psikolojik kontrat ihlali üzerinde azalış sağlamaktadır. Örgütsel özdeşleşme dört bağımsız değişken; iletişimsel etik, iklimsel etik, örgütsel karar vermede etik ve davranışsal etik tarafından açıklanabilmektedir. Ayrıca örgütsel özdeşleşme istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etik liderlik boyutlarından etkilenmektedir. Örneklemi oluşturan iş görenlerin iletişimsel, iklimsel, örgütsel karar vermede ve davranışsal etik algılarındaki bir birimlik artış, örgütsel özdeşleşme üzerinde artış sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Etik liderlik, psikolojik kontrat ihlali, örgütsel özdeşleşme, konaklama işletmeleri.
Konaklama işletmelerinde çevre bilinci ve yeşil yönetim uygulamalarının işletme başarısına katkısı: Muğla ili üzerine bir araştırma
Günümüzde kirliliğin artması ve sahip olunan kaynakların hızla tükenmesi konaklama işletmelerini çevreye karşı daha duyarlı faaliyetlerde bulunmaya ve çevre dostu ürün ve hizmetler üretmeye yöneltmiştir. Sürdürülebilir turizm anlayışı esasına dayanan çevre bilinci ve yeşil yönetim faaliyetlerinin birlikte düşünülerek konaklama işletmelerinde uygulanması hem çevre kirliliğini azaltacak hem de doğadaki kaynakların korunarak insan yaşamının kalitesinin artması sağlanacaktır. Bu çalışmada, çevre bilinci ve yeşil yönetim anlayışına uygun faaliyetlerin uygulanıp uygulanmadığı ve yeşil yönetim anlayışını benimseyen konaklama işletmelerinin bu yönetim anlayışına uygun faaliyetlerde bulunmaları dolayısıyla işletme başarılarına ne gibi katkılar sağladığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Muğla İl sınırları içinde faaliyet gösteren butik otel, tatil köyü ve 3, 4 ve 5 yıldızlı konaklama işletmelerinin tepe yöneticileri üzerinde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına bağlı olarak öncelikle kavramlar ile ilgili geniş literatür taraması yapılmış ve teorik bilgiler aktarılmıştır. Daha sonra birinci elden veri toplama tekniği tercih edilerek oluşturulan araştırma anketi, konaklama işletmelerinin yalnızca tepe yöneticilerine uygulanmıştır. Araştırmanın analizlerine 242 işletme tepe yöneticisinden elde edilen veriler dâhil edilmiştir. Araştırma ölçeğinin birinci kısmında yer alan ifadelerden işletmelerin çevre konularında ödül alıp almama durumu, ISO kalite belgesinin olması, yeşil yıldızının olması ve Mavi Bayrağa sahibi olup-olmama durumlarının konaklama işletmelerinin başarıları üzerinde bir etkisi olup–olmadığının incelenmesi amacı ile bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda; yeşil yönetim uygulamaları ile tüm alt boyutları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, yeşil yönetim uygulamaları ve tüm alt boyutları ile işletme başarı göstergeleri arasında yüksek kuvvette, pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu saptanmıştır. Değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için regresyon analizleri yapılmıştır. Bu analiz sonucunda yeşil yönetim uygulamalarının üretim, insan kaynakları ve pazarlama alt boyutlarının işletme başarı göstergelerini pozitif yönde etkiledikleri tespit edilmiştir. Öte yandan, muhasebe-finans ve Ar-Ge alt boyutlarının ise işletme başarı göstergeleri üzerinde etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılara ait verileri benzerliklerine göre gruplandırmak amacıyla yapılan kümeleme analizine göre konaklama işletmeleri, yeşil yönetim uygulamaları ve işletme başarı göstergeleri açısından üç gruba ayrılmıştır. Katılımcı işletmelerin yeşil yönetim anlayışına uygun faaliyetleri değerlendirildiğinde; birinci grupta yer alan işletmelerin yeşil yönetim faaliyetlerini büyük ölçüde uyguladıkları, ikinci grupta yer alan işletmelerin ise her zaman uyguladıkları görülürken, üçüncü grupta yer alan işletmelerin kararsız kaldıklarını söylemek mümkündür. Doktora tezi olarak hazırlanmış bu çalışmanın, turizm sektöründe faaliyet gösteren konaklama işletmeleri tepe yöneticilerine uygulamada yol gösterici gibi önemli bir özelliğe sahiptir. Araştırma sonuçlarının gelecekteki bilimsel araştırmalar ve karşılaştırmalı analizler için farklı çıkarımlara kaynak olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Çevre bilinci, yeşil yönetim, işletme başarısı, turizm.
Konaklama işletmelerinde çevre bilinci ve yeşil yönetim uygulamalarının işletme başarısına katkısı: Muğla ili üzerine bir araştırma
Günümüzde kirliliğin artması ve sahip olunan kaynakların hızla tükenmesi konaklama işletmelerini çevreye karşı daha duyarlı faaliyetlerde bulunmaya ve çevre dostu ürün ve hizmetler üretmeye yöneltmiştir. Sürdürülebilir turizm anlayışı esasına dayanan çevre bilinci ve yeşil yönetim faaliyetlerinin birlikte düşünülerek konaklama işletmelerinde uygulanması hem çevre kirliliğini azaltacak hem de doğadaki kaynakların korunarak insan yaşamının kalitesinin artması sağlanacaktır. Bu çalışmada, çevre bilinci ve yeşil yönetim anlayışına uygun faaliyetlerin uygulanıp uygulanmadığı ve yeşil yönetim anlayışını benimseyen konaklama işletmelerinin bu yönetim anlayışına uygun faaliyetlerde bulunmaları dolayısıyla işletme başarılarına ne gibi katkılar sağladığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Muğla İl sınırları içinde faaliyet gösteren butik otel, tatil köyü ve 3, 4 ve 5 yıldızlı konaklama işletmelerinin tepe yöneticileri üzerinde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına bağlı olarak öncelikle kavramlar ile ilgili geniş literatür taraması yapılmış ve teorik bilgiler aktarılmıştır. Daha sonra birinci elden veri toplama tekniği tercih edilerek oluşturulan araştırma anketi, konaklama işletmelerinin yalnızca tepe yöneticilerine uygulanmıştır. Araştırmanın analizlerine 242 işletme tepe yöneticisinden elde edilen veriler dâhil edilmiştir. Araştırma ölçeğinin birinci kısmında yer alan ifadelerden işletmelerin çevre konularında ödül alıp almama durumu, ISO kalite belgesinin olması, yeşil yıldızının olması ve Mavi Bayrağa sahibi olup-olmama durumlarının konaklama işletmelerinin başarıları üzerinde bir etkisi olup–olmadığının incelenmesi amacı ile bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda; yeşil yönetim uygulamaları ile tüm alt boyutları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, yeşil yönetim uygulamaları ve tüm alt boyutları ile işletme başarı göstergeleri arasında yüksek kuvvette, pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu saptanmıştır. Değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için regresyon analizleri yapılmıştır. Bu analiz sonucunda yeşil yönetim uygulamalarının üretim, insan kaynakları ve pazarlama alt boyutlarının işletme başarı göstergelerini pozitif yönde etkiledikleri tespit edilmiştir. Öte yandan, muhasebe-finans ve Ar-Ge alt boyutlarının ise işletme başarı göstergeleri üzerinde etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılara ait verileri benzerliklerine göre gruplandırmak amacıyla yapılan kümeleme analizine göre konaklama işletmeleri, yeşil yönetim uygulamaları ve işletme başarı göstergeleri açısından üç gruba ayrılmıştır. Katılımcı işletmelerin yeşil yönetim anlayışına uygun faaliyetleri değerlendirildiğinde; birinci grupta yer alan işletmelerin yeşil yönetim faaliyetlerini büyük ölçüde uyguladıkları, ikinci grupta yer alan işletmelerin ise her zaman uyguladıkları görülürken, üçüncü grupta yer alan işletmelerin kararsız kaldıklarını söylemek mümkündür. Doktora tezi olarak hazırlanmış bu çalışmanın, turizm sektöründe faaliyet gösteren konaklama işletmeleri tepe yöneticilerine uygulamada yol gösterici gibi önemli bir özelliğe sahiptir. Araştırma sonuçlarının gelecekteki bilimsel araştırmalar ve karşılaştırmalı analizler için farklı çıkarımlara kaynak olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Çevre bilinci, yeşil yönetim, işletme başarısı, turizm.
Etik liderlik algısının psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme üzerine etkisi: Turizm sektöründe bir araştırma
Etik liderlik davranışları, psikolojik kontrat ihlali algısının azalması, örgütsel özdeşleşmenin artması ve örgütün amaçlarını gerçekleştirmesinde turizm işletmeleri için önem arz etmektedir. Liderin işgörenleri teşvik etmesi, işgörenlerin yaratıcılığının ortaya çıkması için uygun ortam hazırlaması, otelin kurallarını doğru bir şekilde oluşturarak otelde ortak alınan kararları, etkili biçimde uygulaması işgörenlerin algılamalarını etkileyebilecek etik liderlik davranışlarındandır. Söz konusu etik liderlik davranışlar; işgörenin örgütün psikolojik kontrat kapsamındaki yükümlülüklerini tam yerine getirmediğini algılaması sonucu oluşan psikolojik kontrat ihlali ve işgörenin kendini örgütle bir bütün olarak algılayarak, örgütün başarısını kendi başarısı veya örgütün başarısızlığını kendi başarısızlığı olarak görmesi kapsamında ifade edilen örgütsel özdeşleşme bakımından dengeleyici bir unsurdur. Bu araştırmada, turizm sektöründe etik liderlik algısının psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme üzerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle, Antalya ilinde faaliyet gösteren 5 yıldızlı konaklama işletmelerinde çalışan 390 işgörene anket aracılığıyla ulaşılmıştır. Anket aracılığıyla elde edilen verilerle işgörenlerin etik liderlik algılamalarının psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme üzerine etkisini belirlemek amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Bununla birlikte demografik değişkenlere göre etik liderlik, psikolojik kontrat ihlali ve örgütsel özdeşleşme algılamalarının farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla t testi ve ANOVA analizi de yapılmıştır. Söz konusu analizler sonucunda psikolojik kontrat ihlali dört bağımsız değişken; iletişimsel etik, iklimsel etik, örgütsel karar vermede etik ve davranışsal etik tarafından açıklanabilmektedir. Ayrıca psikolojik kontrat ihlali istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etik liderlik boyutlarından etkilenmektedir. Örneklemi oluşturan iş görenlerin iletişimsel, iklimsel, örgütsel karar vermede ve davranışsal etik algılarındaki bir birimlik artış, psikolojik kontrat ihlali üzerinde azalış sağlamaktadır. Örgütsel özdeşleşme dört bağımsız değişken; iletişimsel etik, iklimsel etik, örgütsel karar vermede etik ve davranışsal etik tarafından açıklanabilmektedir. Ayrıca örgütsel özdeşleşme istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etik liderlik boyutlarından etkilenmektedir. Örneklemi oluşturan iş görenlerin iletişimsel, iklimsel, örgütsel karar vermede ve davranışsal etik algılarındaki bir birimlik artış, örgütsel özdeşleşme üzerinde artış sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Etik liderlik, psikolojik kontrat ihlali, örgütsel özdeşleşme, konaklama işletmeleri.
Etik iklim, örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış ilişkisi üzerine bir araştırma
Teknoloji, ekonomi ve sosyal alanlardaki gelişmelere bağlı olarak örgütler son zamanlarda, daha verimli ve ahlâklı çalışma ortamlarına daha çok ihtiyaç duymaktadırlar. Bilgiyi etkin kullanma isteği, yenilikçi ve üretken davranma, performanslı, verimli ve ahlâklı çalışma eğilimleri etik iklim, örgütsel öğrenme, yenilikçilik ve yenilikçi davranış konularına iş hayatında ciddi bir yaygınlık kazandırmıştır. Özellikle son otuz yıl içerisinde değişim faktörünün etkileri dikkate alındığında; gelişmeleri benimseme yönünden örgütsel öğrenmenin, bu gelişmelerin norm ve değerlere uygunluğu bakımından etik iklimin, değişime ayak uydurma bakımından da yenilikçi düşünme ve davranmanın toplumlar ve örgütler açısından son derece hayati önem taşıdıklarını söyleyebiliriz. Bu çalışmada, etik iklim, örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış kavramları arasındaki ilişkiyi araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) üretimden satışlar büyüklüğü kriterini referans alarak belirlediği 2016 Türkiye'nin en büyük birinci 500 sanayi kuruluşu beyaz yakalı çalışanlar üzerinde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına bağlı olarak, öncelikle kavramlar ile ilgili geniş alanyazın taraması yapılmış ve kuramsal bilgiler aktarılmıştır. Daha sonra, birinci elden veri toplama tekniği tercih edilerek, oluşturulan araştırma anketi çalışanlara uygulanmıştır. Araştırmanın analizlerine 526 katılımcıdan elde edilen veriler dahil edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda; etik iklimin araççılık alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutları ile örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, örgütsel öğrenmenin tüm alt boyutları ile yenilikçi davranış arasında anlamlı ve pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için regresyon analizleri yapılmıştır. Etik iklimin başkalarının iyiliğini isteme, kurallar, bağımsızlık alt boyutları örgütsel öğrenmeyi pozitif; kanunlar ve kodlar, araççılık alt boyutlarının ise negatif yönlü etkilediği ve araççılık alt boyutu hariç diğer tüm etik iklim boyutlarının da yenilikçi davranışları pozitif yönde etkiledikleri tespit edilmiştir. Öte yandan, örgütsel öğrenme yenilikçi davranış ile pozitif yönlü ilişkili bulunmuştur. Örgütsel öğrenmenin etik iklim ve yenilikçi davranış ilişkisinde ara değişken rolünü test etmek amacıyla ılımlı basit arabuluculuk analizi yapılmıştır. Etik iklim ve yenilikçi davranış ilişkisinin örgütsel öğrenme değişkeni etkisinde kaldığı anlaşılmış, örgütsel öğrenmenin bu ilişkide ara değişken olarak arabuluculuk rolüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Doktora tezi olarak gerçekleştirilmiş bu çalışmanın yöneticilere ve çalışanlara uygulamada yol gösterici özelliğe sahip olduğu, sonuçların bilimsel araştırmalar ve analizler için farklı çıkarımlara kaynak olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Etik iklim, örgütsel öğrenme, yenilikçilik, yenilikçi davranış.
Etik iklim, örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış ilişkisi üzerine bir araştırma
Teknoloji, ekonomi ve sosyal alanlardaki gelişmelere bağlı olarak örgütler son zamanlarda, daha verimli ve ahlâklı çalışma ortamlarına daha çok ihtiyaç duymaktadırlar. Bilgiyi etkin kullanma isteği, yenilikçi ve üretken davranma, performanslı, verimli ve ahlâklı çalışma eğilimleri etik iklim, örgütsel öğrenme, yenilikçilik ve yenilikçi davranış konularına iş hayatında ciddi bir yaygınlık kazandırmıştır. Özellikle son otuz yıl içerisinde değişim faktörünün etkileri dikkate alındığında; gelişmeleri benimseme yönünden örgütsel öğrenmenin, bu gelişmelerin norm ve değerlere uygunluğu bakımından etik iklimin, değişime ayak uydurma bakımından da yenilikçi düşünme ve davranmanın toplumlar ve örgütler açısından son derece hayati önem taşıdıklarını söyleyebiliriz. Bu çalışmada, etik iklim, örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış kavramları arasındaki ilişkiyi araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) üretimden satışlar büyüklüğü kriterini referans alarak belirlediği 2016 Türkiye'nin en büyük birinci 500 sanayi kuruluşu beyaz yakalı çalışanlar üzerinde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına bağlı olarak, öncelikle kavramlar ile ilgili geniş alanyazın taraması yapılmış ve kuramsal bilgiler aktarılmıştır. Daha sonra, birinci elden veri toplama tekniği tercih edilerek, oluşturulan araştırma anketi çalışanlara uygulanmıştır. Araştırmanın analizlerine 526 katılımcıdan elde edilen veriler dahil edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda; etik iklimin araççılık alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutları ile örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, örgütsel öğrenmenin tüm alt boyutları ile yenilikçi davranış arasında anlamlı ve pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için regresyon analizleri yapılmıştır. Etik iklimin başkalarının iyiliğini isteme, kurallar, bağımsızlık alt boyutları örgütsel öğrenmeyi pozitif; kanunlar ve kodlar, araççılık alt boyutlarının ise negatif yönlü etkilediği ve araççılık alt boyutu hariç diğer tüm etik iklim boyutlarının da yenilikçi davranışları pozitif yönde etkiledikleri tespit edilmiştir. Öte yandan, örgütsel öğrenme yenilikçi davranış ile pozitif yönlü ilişkili bulunmuştur. Örgütsel öğrenmenin etik iklim ve yenilikçi davranış ilişkisinde ara değişken rolünü test etmek amacıyla ılımlı basit arabuluculuk analizi yapılmıştır. Etik iklim ve yenilikçi davranış ilişkisinin örgütsel öğrenme değişkeni etkisinde kaldığı anlaşılmış, örgütsel öğrenmenin bu ilişkide ara değişken olarak arabuluculuk rolüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Doktora tezi olarak gerçekleştirilmiş bu çalışmanın yöneticilere ve çalışanlara uygulamada yol gösterici özelliğe sahip olduğu, sonuçların bilimsel araştırmalar ve analizler için farklı çıkarımlara kaynak olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Etik iklim, örgütsel öğrenme, yenilikçilik, yenilikçi davranış.
Erasmus değişim programının öğrencilerin dil yeterliliği, kişisel gelişim ve kariyer planlamalarına etkisi: OKÜ uygulama örneği
Bu çalışmanın amacı, Erasmus Değişim Programının değişimden yararlanan öğrencilerin dil yeterliliği, kişisel gelişim ve kariyer planlamalarının bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini analiz etmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın teorik kısmını, AB Gençlik Programları ve Erasmus Değişim Programı, Kariyer ve Kariyer Planlama, Kişisel ve Mesleki Gelişim konularıyla ilgili çalışmalar oluşturmaktadır. Araştırma kısmında ise Aydın (2012) ve Norris ve Gillespie (2008) tarafından geliştirilen veri toplama aracı Türkçe'ye çevrilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2011-2014 yılları arasında Erasmus Değişim Programı'na katılan Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi'nin lisans veya yüksek lisans düzeyindeki 72 öğrenci oluşturmaktadır. Evreninin içinden ulaşılabilen 61 öğrenci çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan anket verilerinin çözümlenmesi SPSS 18 paket programı ve STATA 11 paket programında gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere uygulanan nicel veri toplama aracının örneklem yeterliliğini ölçmede Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) - Barlett testi yapılmıştır. Test sonucunda KMO değeri ,82 olarak bulunmuştur. Örneklemin yeterli olduğu görüldükten sonra faktör analizi uygulanmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından geçerlik ve güvenirlilik çalışması yapılmış ve iç tutarlılık sayısı (Cronbach Alpha) ,92 olarak tespit edilmiştir. Anket formundaki soruların aritmetik ortalama, frekans ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Daha sonra değişkenler arasındaki birebir ilişkiyi bulmak için korelasyon analizleri yapılmıştır. İki ayrı grubun aynı niteliklere ait ortalamalarının karşılaştırılmasında Independent T testi ve ikiden fazla grupların ortalamalarının farkını araştırmada One Way ANOVA testleri yapılmıştır. Birden fazla bağımsız veya nitel değişkenin bir bağımlı değişken üzerindeki etkisini açıklamak için regresyon analizinde dummy değişkenleri kullanılmış olup, verileri STATA 11 programında analiz edilmiştir. Araştırmada Dil Yeterlilikleri, Kişisel Gelişim ve Kariyer Planlaması Puanlarının ortalamalarında bağımsız değişken olan Birimler ile Dil Yeterlilikleri bağımlı değişkeni arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Post Hoc çoklu karşılaştırma sonuçlarına göre bu farklılığın İ.İ.B.F ile Mühendislik Fakültesi arasında Mühendislik Fakültesi lehine olduğu tespit edilirken (F=4,502; p<0.01); Dil Yeterlilikleri, Kişisel Gelişim ve Kariyer Planlaması puanlarının ortalamalarında bağımsız değişken olan Anne Eğitim düzeyi ile Kariyer Planlaması bağımlı değişkeni arasında ilişki tespit edilmiştir (F=4,228; p< 0,009). Post Hoc Multiple Comparisons test tablosunda Anne eğitim düzeyi gruplarına bakıldığında bu ilişkinin İlköğretim ile Lise grupları arasında İlköğretim grubu lehine farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Erasmus değişim programından faydalanan öğrencilerin cinsiyetlere göre karşılaştırılması neticesinde Kişisel Gelişim alt boyutunda kadınlar lehine anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0,10); Öğrencilerin Dil Yeterlilikleri ve Kariyer Planlaması ortalamalarında cinsiyet faktörüne göre anlamlı farklılık bulunmadı. Ayrıca çalışmaya katılan öğrencilerin % 59'unun erkek olduğu, % 70'inin 2. ve 3. sınıf öğrencilerinden oluştuğu, % 44,3'nün gidilen ülke olarak Polonya'yı tercih ettiği, öğrencilerin % 41'nin aile gelirinin 751-1500 TL arasında olduğu, % 54,1'nin anne eğitim düzeyinin İlköğretim mezunu olduğu, giden öğrencilerin ortalama 3,37 ülke gezdikleri, öğrencilerin % 88,5'i (54 kişi) yurtdışına ilk kez Erasmus değişim programı sayesinde çıktığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: DeğiĢim, Erasmus, Kariyer Planlama, KiĢisel GeliĢim, OKÜ
Erasmus değişim programının öğrencilerin dil yeterliliği, kişisel gelişim ve kariyer planlamalarına etkisi: OKÜ uygulama örneği
Bu çalışmanın amacı, Erasmus Değişim Programının değişimden yararlanan öğrencilerin dil yeterliliği, kişisel gelişim ve kariyer planlamalarının bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini analiz etmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın teorik kısmını, AB Gençlik Programları ve Erasmus Değişim Programı, Kariyer ve Kariyer Planlama, Kişisel ve Mesleki Gelişim konularıyla ilgili çalışmalar oluşturmaktadır. Araştırma kısmında ise Aydın (2012) ve Norris ve Gillespie (2008) tarafından geliştirilen veri toplama aracı Türkçe'ye çevrilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2011-2014 yılları arasında Erasmus Değişim Programı'na katılan Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi'nin lisans veya yüksek lisans düzeyindeki 72 öğrenci oluşturmaktadır. Evreninin içinden ulaşılabilen 61 öğrenci çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan anket verilerinin çözümlenmesi SPSS 18 paket programı ve STATA 11 paket programında gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere uygulanan nicel veri toplama aracının örneklem yeterliliğini ölçmede Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) - Barlett testi yapılmıştır. Test sonucunda KMO değeri ,82 olarak bulunmuştur. Örneklemin yeterli olduğu görüldükten sonra faktör analizi uygulanmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından geçerlik ve güvenirlilik çalışması yapılmış ve iç tutarlılık sayısı (Cronbach Alpha) ,92 olarak tespit edilmiştir. Anket formundaki soruların aritmetik ortalama, frekans ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Daha sonra değişkenler arasındaki birebir ilişkiyi bulmak için korelasyon analizleri yapılmıştır. İki ayrı grubun aynı niteliklere ait ortalamalarının karşılaştırılmasında Independent T testi ve ikiden fazla grupların ortalamalarının farkını araştırmada One Way ANOVA testleri yapılmıştır. Birden fazla bağımsız veya nitel değişkenin bir bağımlı değişken üzerindeki etkisini açıklamak için regresyon analizinde dummy değişkenleri kullanılmış olup, verileri STATA 11 programında analiz edilmiştir. Araştırmada Dil Yeterlilikleri, Kişisel Gelişim ve Kariyer Planlaması Puanlarının ortalamalarında bağımsız değişken olan Birimler ile Dil Yeterlilikleri bağımlı değişkeni arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Post Hoc çoklu karşılaştırma sonuçlarına göre bu farklılığın İ.İ.B.F ile Mühendislik Fakültesi arasında Mühendislik Fakültesi lehine olduğu tespit edilirken (F=4,502; p<0.01); Dil Yeterlilikleri, Kişisel Gelişim ve Kariyer Planlaması puanlarının ortalamalarında bağımsız değişken olan Anne Eğitim düzeyi ile Kariyer Planlaması bağımlı değişkeni arasında ilişki tespit edilmiştir (F=4,228; p< 0,009). Post Hoc Multiple Comparisons test tablosunda Anne eğitim düzeyi gruplarına bakıldığında bu ilişkinin İlköğretim ile Lise grupları arasında İlköğretim grubu lehine farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Erasmus değişim programından faydalanan öğrencilerin cinsiyetlere göre karşılaştırılması neticesinde Kişisel Gelişim alt boyutunda kadınlar lehine anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0,10); Öğrencilerin Dil Yeterlilikleri ve Kariyer Planlaması ortalamalarında cinsiyet faktörüne göre anlamlı farklılık bulunmadı. Ayrıca çalışmaya katılan öğrencilerin % 59'unun erkek olduğu, % 70'inin 2. ve 3. sınıf öğrencilerinden oluştuğu, % 44,3'nün gidilen ülke olarak Polonya'yı tercih ettiği, öğrencilerin % 41'nin aile gelirinin 751-1500 TL arasında olduğu, % 54,1'nin anne eğitim düzeyinin İlköğretim mezunu olduğu, giden öğrencilerin ortalama 3,37 ülke gezdikleri, öğrencilerin % 88,5'i (54 kişi) yurtdışına ilk kez Erasmus değişim programı sayesinde çıktığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: DeğiĢim, Erasmus, Kariyer Planlama, KiĢisel GeliĢim, OKÜ
Erasmus değişim programının öğrencilerin dil yeterliliği, kişisel gelişim ve kariyer planlamalarına etkisi: OKÜ uygulama örneği
Bu çalışmanın amacı, Erasmus Değişim Programının değişimden yararlanan öğrencilerin dil yeterliliği, kişisel gelişim ve kariyer planlamalarının bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini analiz etmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın teorik kısmını, AB Gençlik Programları ve Erasmus Değişim Programı, Kariyer ve Kariyer Planlama, Kişisel ve Mesleki Gelişim konularıyla ilgili çalışmalar oluşturmaktadır. Araştırma kısmında ise Aydın (2012) ve Norris ve Gillespie (2008) tarafından geliştirilen veri toplama aracı Türkçe'ye çevrilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2011-2014 yılları arasında Erasmus Değişim Programı'na katılan Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi'nin lisans veya yüksek lisans düzeyindeki 72 öğrenci oluşturmaktadır. Evreninin içinden ulaşılabilen 61 öğrenci çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan anket verilerinin çözümlenmesi SPSS 18 paket programı ve STATA 11 paket programında gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere uygulanan nicel veri toplama aracının örneklem yeterliliğini ölçmede Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) - Barlett testi yapılmıştır. Test sonucunda KMO değeri ,82 olarak bulunmuştur. Örneklemin yeterli olduğu görüldükten sonra faktör analizi uygulanmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından geçerlik ve güvenirlilik çalışması yapılmış ve iç tutarlılık sayısı (Cronbach Alpha) ,92 olarak tespit edilmiştir. Anket formundaki soruların aritmetik ortalama, frekans ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Daha sonra değişkenler arasındaki birebir ilişkiyi bulmak için korelasyon analizleri yapılmıştır. İki ayrı grubun aynı niteliklere ait ortalamalarının karşılaştırılmasında Independent T testi ve ikiden fazla grupların ortalamalarının farkını araştırmada One Way ANOVA testleri yapılmıştır. Birden fazla bağımsız veya nitel değişkenin bir bağımlı değişken üzerindeki etkisini açıklamak için regresyon analizinde dummy değişkenleri kullanılmış olup, verileri STATA 11 programında analiz edilmiştir. Araştırmada Dil Yeterlilikleri, Kişisel Gelişim ve Kariyer Planlaması Puanlarının ortalamalarında bağımsız değişken olan Birimler ile Dil Yeterlilikleri bağımlı değişkeni arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Post Hoc çoklu karşılaştırma sonuçlarına göre bu farklılığın İ.İ.B.F ile Mühendislik Fakültesi arasında Mühendislik Fakültesi lehine olduğu tespit edilirken (F=4,502; p<0.01); Dil Yeterlilikleri, Kişisel Gelişim ve Kariyer Planlaması puanlarının ortalamalarında bağımsız değişken olan Anne Eğitim düzeyi ile Kariyer Planlaması bağımlı değişkeni arasında ilişki tespit edilmiştir (F=4,228; p< 0,009). Post Hoc Multiple Comparisons test tablosunda Anne eğitim düzeyi gruplarına bakıldığında bu ilişkinin İlköğretim ile Lise grupları arasında İlköğretim grubu lehine farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Erasmus değişim programından faydalanan öğrencilerin cinsiyetlere göre karşılaştırılması neticesinde Kişisel Gelişim alt boyutunda kadınlar lehine anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0,10); Öğrencilerin Dil Yeterlilikleri ve Kariyer Planlaması ortalamalarında cinsiyet faktörüne göre anlamlı farklılık bulunmadı. Ayrıca çalışmaya katılan öğrencilerin % 59'unun erkek olduğu, % 70'inin 2. ve 3. sınıf öğrencilerinden oluştuğu, % 44,3'nün gidilen ülke olarak Polonya'yı tercih ettiği, öğrencilerin % 41'nin aile gelirinin 751-1500 TL arasında olduğu, % 54,1'nin anne eğitim düzeyinin İlköğretim mezunu olduğu, giden öğrencilerin ortalama 3,37 ülke gezdikleri, öğrencilerin % 88,5'i (54 kişi) yurtdışına ilk kez Erasmus değişim programı sayesinde çıktığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: DeğiĢim, Erasmus, Kariyer Planlama, KiĢisel GeliĢim, OKÜ
Kariyer yönetimi uygulamalarının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi
Örgütlerin en temel amacı örgütün varlığını korumak ve devamlılığını sağlamaktır. Her örgütün bu amacını gerçekleştirebilmesi için kaliteli mal ve hizmet üretmesi, rekabet şartlarına uyum sağlayabilmesi, değişen ve gelişen çevre koşulları karşısında örgütü esnek bir yapıya kavuşturabilmesi, teknolojik gelişmeleri yakından takip etmesi gerekmektedir. Ancak küreselleşme olgusunun hız kazandığı ve bilgi çağının yoğun bir şekilde yaşandığı son dönemde örgütün piyasa koşullarında rekabet avantajı elde edebilmesi beşeri sermeye olan insan kaynağının iyi bir şekilde yönetilmesine bağlıdır. Günümüzde çalışanlar, örgütlerinden sadece maddi destek alarak motive olmaktan ziyade; manevi yönden de desteklenmek istemektedirler. Bu değişimle birlikte çalışanlar örgütten kişisel kariyer gelişimlerini destekleyecek ve geliştirecek uygulamalarda bulunmasını talep etmektedirler. Artık çalışanlar açısından kendi yetenekleri ve becerilerine uygun iyi bir meslek seçmek, seçtikleri meslekte uygun bir işte çalışmak, iş yaşamları boyunca mesleklerinde kariyer yapmak ve yükselme isteği daha önemli hale gelmiştir. Bu nedenle örgütler, yeni çalışanları örgüte çekebilmek ve mevcut çalışanlarını örgütte tutabilmek için kariyer yönetimi, kariyer planlama ve kariyer geliştirme uygulamalarına yönelmektedirler. Etkinlik ve verimliliğin arttırılması için özellikle yetenekli, bilgili, kendini geliştiren çalışanların örgütte kalmasının sağlanması önem kazanmıştır. Çalışanlara kariyer gelişim fırsatlarının sunulması onların örgüte bağlılıklarını arttırmada önemli bir motive aracıdır. Örgüte güçlü bağlılık duyan çalışanların, örgüte karşı olumlu tutum ve eğilim içerisinde oldukları görülmektedir. Örgütsel bağlılık sayesinde çalışanların mesleklerinde daha başarılı, daha doyumlu, etkin ve verimli, daha yüksek derecede sadakat duygusu içerisinde çalıştıkları görülmektedir. Örgütsel bağlılığın işe geç gelme, yüksek devamsızlık ve işgören devir hızı, örgüte sadakatsizlik duyma, düşük performans gösterme, örgütten ayrılma gibi olumsuz sonuçları azalttığı yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur. Bu çalışmada, kariyer yönetimi uygulamalarının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışma kapsamında bankacılık sektöründe çalışanlara bir anket uygulaması yapılmış ve kariyer yönetimi uygulamaları ile örgütsel bağlılık arasında bir ilişkinin olup olmadığı analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kariyer Yönetimi Uygulamaları, Kariyer Yönetimi, Kariyer Planlama, Kariyer Geliştirme, Örgütsel Bağlılık.
Kariyer yönetimi uygulamalarının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi
Örgütlerin en temel amacı örgütün varlığını korumak ve devamlılığını sağlamaktır. Her örgütün bu amacını gerçekleştirebilmesi için kaliteli mal ve hizmet üretmesi, rekabet şartlarına uyum sağlayabilmesi, değişen ve gelişen çevre koşulları karşısında örgütü esnek bir yapıya kavuşturabilmesi, teknolojik gelişmeleri yakından takip etmesi gerekmektedir. Ancak küreselleşme olgusunun hız kazandığı ve bilgi çağının yoğun bir şekilde yaşandığı son dönemde örgütün piyasa koşullarında rekabet avantajı elde edebilmesi beşeri sermeye olan insan kaynağının iyi bir şekilde yönetilmesine bağlıdır. Günümüzde çalışanlar, örgütlerinden sadece maddi destek alarak motive olmaktan ziyade; manevi yönden de desteklenmek istemektedirler. Bu değişimle birlikte çalışanlar örgütten kişisel kariyer gelişimlerini destekleyecek ve geliştirecek uygulamalarda bulunmasını talep etmektedirler. Artık çalışanlar açısından kendi yetenekleri ve becerilerine uygun iyi bir meslek seçmek, seçtikleri meslekte uygun bir işte çalışmak, iş yaşamları boyunca mesleklerinde kariyer yapmak ve yükselme isteği daha önemli hale gelmiştir. Bu nedenle örgütler, yeni çalışanları örgüte çekebilmek ve mevcut çalışanlarını örgütte tutabilmek için kariyer yönetimi, kariyer planlama ve kariyer geliştirme uygulamalarına yönelmektedirler. Etkinlik ve verimliliğin arttırılması için özellikle yetenekli, bilgili, kendini geliştiren çalışanların örgütte kalmasının sağlanması önem kazanmıştır. Çalışanlara kariyer gelişim fırsatlarının sunulması onların örgüte bağlılıklarını arttırmada önemli bir motive aracıdır. Örgüte güçlü bağlılık duyan çalışanların, örgüte karşı olumlu tutum ve eğilim içerisinde oldukları görülmektedir. Örgütsel bağlılık sayesinde çalışanların mesleklerinde daha başarılı, daha doyumlu, etkin ve verimli, daha yüksek derecede sadakat duygusu içerisinde çalıştıkları görülmektedir. Örgütsel bağlılığın işe geç gelme, yüksek devamsızlık ve işgören devir hızı, örgüte sadakatsizlik duyma, düşük performans gösterme, örgütten ayrılma gibi olumsuz sonuçları azalttığı yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur. Bu çalışmada, kariyer yönetimi uygulamalarının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışma kapsamında bankacılık sektöründe çalışanlara bir anket uygulaması yapılmış ve kariyer yönetimi uygulamaları ile örgütsel bağlılık arasında bir ilişkinin olup olmadığı analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kariyer Yönetimi Uygulamaları, Kariyer Yönetimi, Kariyer Planlama, Kariyer Geliştirme, Örgütsel Bağlılık.
Kariyer yönetimi uygulamalarının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi
Örgütlerin en temel amacı örgütün varlığını korumak ve devamlılığını sağlamaktır. Her örgütün bu amacını gerçekleştirebilmesi için kaliteli mal ve hizmet üretmesi, rekabet şartlarına uyum sağlayabilmesi, değişen ve gelişen çevre koşulları karşısında örgütü esnek bir yapıya kavuşturabilmesi, teknolojik gelişmeleri yakından takip etmesi gerekmektedir. Ancak küreselleşme olgusunun hız kazandığı ve bilgi çağının yoğun bir şekilde yaşandığı son dönemde örgütün piyasa koşullarında rekabet avantajı elde edebilmesi beşeri sermeye olan insan kaynağının iyi bir şekilde yönetilmesine bağlıdır. Günümüzde çalışanlar, örgütlerinden sadece maddi destek alarak motive olmaktan ziyade; manevi yönden de desteklenmek istemektedirler. Bu değişimle birlikte çalışanlar örgütten kişisel kariyer gelişimlerini destekleyecek ve geliştirecek uygulamalarda bulunmasını talep etmektedirler. Artık çalışanlar açısından kendi yetenekleri ve becerilerine uygun iyi bir meslek seçmek, seçtikleri meslekte uygun bir işte çalışmak, iş yaşamları boyunca mesleklerinde kariyer yapmak ve yükselme isteği daha önemli hale gelmiştir. Bu nedenle örgütler, yeni çalışanları örgüte çekebilmek ve mevcut çalışanlarını örgütte tutabilmek için kariyer yönetimi, kariyer planlama ve kariyer geliştirme uygulamalarına yönelmektedirler. Etkinlik ve verimliliğin arttırılması için özellikle yetenekli, bilgili, kendini geliştiren çalışanların örgütte kalmasının sağlanması önem kazanmıştır. Çalışanlara kariyer gelişim fırsatlarının sunulması onların örgüte bağlılıklarını arttırmada önemli bir motive aracıdır. Örgüte güçlü bağlılık duyan çalışanların, örgüte karşı olumlu tutum ve eğilim içerisinde oldukları görülmektedir. Örgütsel bağlılık sayesinde çalışanların mesleklerinde daha başarılı, daha doyumlu, etkin ve verimli, daha yüksek derecede sadakat duygusu içerisinde çalıştıkları görülmektedir. Örgütsel bağlılığın işe geç gelme, yüksek devamsızlık ve işgören devir hızı, örgüte sadakatsizlik duyma, düşük performans gösterme, örgütten ayrılma gibi olumsuz sonuçları azalttığı yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur. Bu çalışmada, kariyer yönetimi uygulamalarının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışma kapsamında bankacılık sektöründe çalışanlara bir anket uygulaması yapılmış ve kariyer yönetimi uygulamaları ile örgütsel bağlılık arasında bir ilişkinin olup olmadığı analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kariyer Yönetimi Uygulamaları, Kariyer Yönetimi, Kariyer Planlama, Kariyer Geliştirme, Örgütsel Bağlılık.
İş değerlerinin örgütsel bağlılık ve iş performansı üzerine etkisi: Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi'nde bir araştırma
Bu çalışmada iş değerlerinin örgütsel bağlılık ve iş performansı üzerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla iş değerlerinin alt boyutları olan ?rahatlık ve güven?, ?yetenek ve büyüme?, ?statü ve bağımsızlık? ile örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık?, ?devam bağlılığı?, ?normatif bağlılık? ve iş performansı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Daha sonra ise, demografik değişkenler ile bağımlı ve bağımsız değişkenler ve alt boyutları arasındaki ilişkiler belirtilmiştir. Soru formu geniş bir literatür çalışması yapıldıktan sonra hazırlanmıştır. İş değerleri ile ilgili maddeler Manhardt (1972) tarafından geliştirilmiştir. Yirmi bir maddelik bu ölçek Manhardt?ın yaptığı gibi aslına uygun şekilde üç boyutta ele alınmıştır. Örgütsel bağlılık ölçeği oluşturulurken Meyer ve Allen tarafından geliştirilen üç boyutlu örgütsel bağlılık ölçeğinden yararlanılmıştır. Çalışanların iş performansının ölçülmesinde; önce Kirkman ve Rosen (1999), daha sonra ise, Sigler ve Pearson (2000) tarafından kullanılan iş performansı ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinde görevli akademik ve idari kadrodaki personeller oluşturmaktadır. Yapılan anket çalışması neticesinde elde edilen bulgular yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda iş değerlerinin alt boyutu olan ?rahatlık ve güven?, bağımlı değişkenimiz örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık? ve ?devam bağlılığı? boyutlarını negatif yönde, iş performansını ise pozitif yönde etkilemiş olup ?normatif bağlılık? ile aralarında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. İş değerlerinin alt boyutu olan ?yetenek ve büyüme? kavramının bağımlı değişkenimiz örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık?, ?devam bağlılığı? ve ?normatif bağlılık? boyutları ile arasında bir ilişkiye rastlanmamış, ancak çalışanların performansı ile pozitif yönde bir ilişki içerisinde olduğu tespit edilmiştir. İş değerlerinin alt boyutu olan ?statü ve bağımsızlık? kavramının, bağımlı değişkenimiz örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık? ve ?devam bağlılığı? ile iş performansı arasında bir ilişkiye rastlanmamış, ancak ?normatif bağlılık? ile pozitif yönde bir ilişki içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Değerleri, Örgütsel Bağlılık, İş Performansı.
İş değerlerinin örgütsel bağlılık ve iş performansı üzerine etkisi: Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi'nde bir araştırma
Bu çalışmada iş değerlerinin örgütsel bağlılık ve iş performansı üzerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla iş değerlerinin alt boyutları olan ?rahatlık ve güven?, ?yetenek ve büyüme?, ?statü ve bağımsızlık? ile örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık?, ?devam bağlılığı?, ?normatif bağlılık? ve iş performansı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Daha sonra ise, demografik değişkenler ile bağımlı ve bağımsız değişkenler ve alt boyutları arasındaki ilişkiler belirtilmiştir. Soru formu geniş bir literatür çalışması yapıldıktan sonra hazırlanmıştır. İş değerleri ile ilgili maddeler Manhardt (1972) tarafından geliştirilmiştir. Yirmi bir maddelik bu ölçek Manhardt?ın yaptığı gibi aslına uygun şekilde üç boyutta ele alınmıştır. Örgütsel bağlılık ölçeği oluşturulurken Meyer ve Allen tarafından geliştirilen üç boyutlu örgütsel bağlılık ölçeğinden yararlanılmıştır. Çalışanların iş performansının ölçülmesinde; önce Kirkman ve Rosen (1999), daha sonra ise, Sigler ve Pearson (2000) tarafından kullanılan iş performansı ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinde görevli akademik ve idari kadrodaki personeller oluşturmaktadır. Yapılan anket çalışması neticesinde elde edilen bulgular yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda iş değerlerinin alt boyutu olan ?rahatlık ve güven?, bağımlı değişkenimiz örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık? ve ?devam bağlılığı? boyutlarını negatif yönde, iş performansını ise pozitif yönde etkilemiş olup ?normatif bağlılık? ile aralarında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. İş değerlerinin alt boyutu olan ?yetenek ve büyüme? kavramının bağımlı değişkenimiz örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık?, ?devam bağlılığı? ve ?normatif bağlılık? boyutları ile arasında bir ilişkiye rastlanmamış, ancak çalışanların performansı ile pozitif yönde bir ilişki içerisinde olduğu tespit edilmiştir. İş değerlerinin alt boyutu olan ?statü ve bağımsızlık? kavramının, bağımlı değişkenimiz örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık? ve ?devam bağlılığı? ile iş performansı arasında bir ilişkiye rastlanmamış, ancak ?normatif bağlılık? ile pozitif yönde bir ilişki içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Değerleri, Örgütsel Bağlılık, İş Performansı.
İş değerlerinin örgütsel bağlılık ve iş performansı üzerine etkisi: Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi'nde bir araştırma
Bu çalışmada iş değerlerinin örgütsel bağlılık ve iş performansı üzerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla iş değerlerinin alt boyutları olan ?rahatlık ve güven?, ?yetenek ve büyüme?, ?statü ve bağımsızlık? ile örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık?, ?devam bağlılığı?, ?normatif bağlılık? ve iş performansı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Daha sonra ise, demografik değişkenler ile bağımlı ve bağımsız değişkenler ve alt boyutları arasındaki ilişkiler belirtilmiştir. Soru formu geniş bir literatür çalışması yapıldıktan sonra hazırlanmıştır. İş değerleri ile ilgili maddeler Manhardt (1972) tarafından geliştirilmiştir. Yirmi bir maddelik bu ölçek Manhardt?ın yaptığı gibi aslına uygun şekilde üç boyutta ele alınmıştır. Örgütsel bağlılık ölçeği oluşturulurken Meyer ve Allen tarafından geliştirilen üç boyutlu örgütsel bağlılık ölçeğinden yararlanılmıştır. Çalışanların iş performansının ölçülmesinde; önce Kirkman ve Rosen (1999), daha sonra ise, Sigler ve Pearson (2000) tarafından kullanılan iş performansı ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinde görevli akademik ve idari kadrodaki personeller oluşturmaktadır. Yapılan anket çalışması neticesinde elde edilen bulgular yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda iş değerlerinin alt boyutu olan ?rahatlık ve güven?, bağımlı değişkenimiz örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık? ve ?devam bağlılığı? boyutlarını negatif yönde, iş performansını ise pozitif yönde etkilemiş olup ?normatif bağlılık? ile aralarında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. İş değerlerinin alt boyutu olan ?yetenek ve büyüme? kavramının bağımlı değişkenimiz örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık?, ?devam bağlılığı? ve ?normatif bağlılık? boyutları ile arasında bir ilişkiye rastlanmamış, ancak çalışanların performansı ile pozitif yönde bir ilişki içerisinde olduğu tespit edilmiştir. İş değerlerinin alt boyutu olan ?statü ve bağımsızlık? kavramının, bağımlı değişkenimiz örgütsel bağlılığın alt boyutları olan ?duygusal bağlılık? ve ?devam bağlılığı? ile iş performansı arasında bir ilişkiye rastlanmamış, ancak ?normatif bağlılık? ile pozitif yönde bir ilişki içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Değerleri, Örgütsel Bağlılık, İş Performansı.
İnsani gelişmişlik endeksinin sınıflandırma başarılarının karşılaştırılmasında karar ağacı yöntemlerinin kullanılması
Günümüzde bilişim alanındaki hızlı gelişmeler sonucunda yapılan her işlem bilgisayarlara kaydedilmektedir. Bu kaydedilen veriler dev veri tabanlarını oluşturmaktadır. Kurumlar için rekabet avantajı sağlayacak olan önemli bilgiler bu veri yığınları içerisinde kaybolmaktadır. Geleneksel istatistiksel yöntemler ile bu büyük boyuttaki verilerin çözümlenmesi mümkün olmadığı için alternatif olarak veri madenciliği ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı UNDP (United Nations Development Programme)'nin her yıl yayınlamış olduğu İnsani gelişme raporunda bulunan ülkelerin gelişmişlik seviyelerini ortaya koyan İnsani gelişme endeksinin veri madenciliği tekniklerinden C5.0, CHAID ve C&RT algoritmaları kullanılarak sınıflandırılması ve sınıflandırma başarılarının karşılaştırılarak en iyi tekniğin seçilmesidir. Analiz sonucunda C5.0 algoritmasının diğer algoritmalara göre daha yüksek bir sınıflandırma başarısı sağladığı ortaya konulmuştur.
Bilgi ataleti ve örgütsel öğrenmenin girişimci davranış üzerine olan etkisi: Osmaniye ili organize sanayi bölgesi uygulaması
Atalet kavramının insan davranışlarına uyarlanması, yöneticilerin problem çözme ve karar verme noktasında sıklıkla rutin ve sabit bir metoda başvurmaları ve bunun sonucunda ise rakipleri tarafından kolaylıkla öngörülebilen stratejiler geliştirmelerini açıklamaktadır. Bu durum, günümüz hızla değişen rekabetçi şartlarına uyum sağlamak zorunda olan örgütlerin dinamik çevresel beklentilere cevap verme etkinliğini olumsuz yönde etkiler ve ayakta kalabilmek için sürekli değişen çevreye uyum sağlayıcı stratejiler ve yapılar için gerekli olan yenilikçi iklimin oluşumunda da engelleyici rol oynar. Örgütlerin ve yöneticilerin atalet olgusuna yenilmemek için kullanabilecekleri en etkili yöntem bilgidir. Bilgi öğrenme yolu ile kazanılır. Öğrenme, bilgi ve tecrübe sonucu bireylerin zihinsel ve davranışsal yönde değişimi olarak tanımlanmaktadır. Örgütsel öğrenme ise bireylerde bulunan bilginin iş grupları ve takımlar aracılığı ile nihai olarak örgüt geneline nüfuz etmesidir. Atalet halinden kurtulan ve değişime karşı direnç göstermeyen bireyler ve yöneticiler girişimci davranarak dış çevredeki olaylara karşı hesaplanabilen rasyonel riskler alırlar ve fırsatlardan azami ölçüde yararlanırlar. Çevresel fırsatlardan girişimci ve yenilikçi davranış gösteren bireyler aracılığı ile yararlanan örgütler, yenilik kapasitelerini arttırır ve örgütsel kırılganlıklarını azaltırlar. Bu doğrultuda tasarlan bilgi ataleti ve örgütsel öğrenmenin girişimci davranış üzerine olan etkisi başlıklı çalışmada, imalat sektörü yöneticilerinin adı geçen kavramlar ile ilgili tutumlarının, anket yöntemi kullanılarak ölçülmesi ve kavramlar arasındaki ilişkilerin yapısının ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında inceleme yapılan mevcut durum, çeşitli boyutları ile tespit edilmiş ve gerekli çıkarımlar sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bilgi, Bilgi Ataleti, Girişimcilik, Girişimci Davranış, Örgütsel Öğrenme.