Prof. Dr. Ayşe İlker danışmanlığındaki tezler
27 tez · Manisa Celal Bayar University
Gördes ağzı
Bu çalışmada Manisa'ya bağlı Gördes ilçesinde 28 yerleşim bölgesinde ağız derlemesi yapılmış ve toplanan malzeme incelenmiştir.Bu çalışma "Giriş" bölümü hâricinde "İnceleme", "Metinler" ve Harita/Fotoğraflar olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın yöntemi ile beraber bölgenin târihi ve coğrafyası ile ilgili bilgi verilmiştir. İnceleme bölümü "Ses Bilgisi" ve "Şekil Bilgisi" olarak iki başlık altında toplanmıştır. İkinci bölümde ise deşifresi yapılmış metinler yer almıştır. Üçüncü bölümde kaynak kişilerle çekilen bazı fotoğraflar ve bölgenin haritasına yer verilmiştir.
Naime Erkovan'ın hikâyelerinde anlamca kaynaşmış birleşik fiiller
Naime Erkovan günümüz fantastik hikâye yazarlarındandır. Yazarlık okuluna giderek emek ve çabayla da yazar olunabileceğini göstermiştir. Bazı hikâyeleri, Doğu ve Batı'da yer alan önemli hikâyelerin yeniden kurgulanmış hâlidir. Tezin amacı, anlamca kaynaşmış birleşik fiillerin bir edebî eserde nasıl kullanıldığını ortaya çıkarmak ve genç yazarlar tarafından da tercih edildiğini tanıklayarak Türkçenin gücünü ve zenginliğini güncel olarak göstermektir. Çalışmada, yazarın eserlerinden çoklu bir örnekleme oluşturularak fişleme, tasnif etme, yorumlama ve çözümleme yöntemi kullanıldı. Çalışma İki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yazar hakkında ve anlamca kaynaşmış birleşik fiiller hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümde tasnif, sonuç ve tablolar yer almaktadır. Sayısal olarak binin üzerinde anlamca kaynaşmış birleşik fiil tespit edilmiştir. Ayrıca insan uzuvlarıyla yapılan deyimlerin çok fazla olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimler: Naime Erkovan, hikâye, anlamca kaynaşmış birleşik fiiller, deyim, kelime grubu.
VIII–XI. yüzyıl eski Türkçe metinlerde "zaman"la ilgili uzlaşılmış metaforlar
Antik Çağ'dan günümüze kadar geçen süreçte pek çok alanda zaman kavramı üzerinde incelemeler yapılmıştır. Zaman; felsefe, dinler tarihi, sosyoloji, antropoloji, edebiyat gibi sosyal bilimler çatısı altında yer alan disiplinlerin çalışma konusu olmuştur. Bununla birlikte fen bilimleri, mühendislik ve astronomi gibi sosyal bilimlerin uzağında kalan farklı disiplinlerin de üzerinde durduğu son derece girift bir kavramdır. Kavramın çok katmanlı olması disiplinler arası çalışmaların yapılmasına zemin hazırlamıştır. Örneğin dinler tarihi-felsefe, edebiyat-felsefe, edebiyat-dilbilim, felsefe-dil bilimi gibi bilim dalları, birlikte zaman konusunu çeşitli bakış açılarıyla değerlendirmişlerdir. Biz de bu kavramın Türk düşünce sistemindeki yerini Eski Türkçe metinleri Bengü Taşlar'dan hareketle ele alarak Kutadgu Bilig'deki izlerini uzlaşılmış metaforlar aracılığıyla ortaya koymayı amaçladık. Türklerin hayatını içine alan ilk eserler Bengü Taşlar ve Türklerin en kapsamlı felsefi eseri Kutadgu Bilig'in bu kavramın ayrıntısıyla ele alınabilecek zenginlikte olması sebebiyle çalışmamıza kaynak seçilmiştir. Çalışmamız esas itibariyle iki ana araştırma konusu üzerine oturmaktadır. Bu nedenle inceleme kısmına gelmeden önce zaman ve metafor kavramları üzerinde detaylı literatür taramaları yapılarak gerekli bilgiler tasnif edilmiştir. Yapılan bu tasnifler neticesinde tezin kavramsal haritası ortaya konulmuştur. Buradan yola çıkarak Bengü Taşlar'da ve Kutadgu Bilig'de zaman metaforları tespit edilmiş, daha sonrasında zamanla ilgili uzlaşılmış metaforlar tasniflenerek incelenmiştir. Her metaforun altında eserlerden verilen örneklerle zaman kavramı arasındaki bağlantısı açıklanmıştır. Bengü Taşlar'da yer alan pek çok zaman kavramına ait metaforun Kutadgu Bilig'de daha zengin ifadelerle kullanılmış olduğu tespit edilmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi metinlerinde beden dili: "Yûsuf u Zelîhâ" ve "Süheyl ü Nevbahâr" mesnevileri temelinde göstergebilimsel bir yaklaşım
Bu çalışma, Eski Anadolu Türkçesi döneminin 14. yüzyıl eserlerinden Şeyyâd Hamza'nın Yûsuf u Zelîhâ ile Hoca Mesûd'un Süheyl ü Nevbahâr mesnevilerinin beden dili bağlamında göstergebilimsel bakış açısıyla incelenmesine dayalıdır. Çalışmanın temel amacı, edebî metinlerde, daha özelde ise tahkiyeli metinlerden mesnevilerde, beden dili çalışmanın mümkün olduğunu; beden dili verilerini Charles Sanders Peirce'ün "İkinci Üçlük" modeliyle incelemenin elverişli olduğunu ortaya koymaktır. Giriş kısmında çalışmanın amacı ve önemi, yöntemi, kısıtlılığı üzerinde durulmuş; örneklemlerin her biri kendi içinde genel bilgiler, konu, özet, literatürün değerlendirilmesi başlıkları altında ele alınmıştır. Çalışma, iki ana bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümü kavramsal ve kuramsal çerçeve oluşturur. Bu bölümde beden dilinin tanımı ve sınıflandırılması, beden dilinin önemi ve işlevleri, beden dilinin boyutları, göstergenin ve göstergebilimin tanımı, göstergebilim tarihi, göstergebilime öncülük eden yaklaşımlar üzerinde durulmuş; çalışmaya temel olacak Peirce'ün "İkinci Üçlük" modeli hakkında bilgi verilmiş; edebî metinlere beden dili ve göstergebilim bağlamında yaklaşmanın mümkün olduğuna dair dayanaklar ileri sürülmüştür. İkinci bölüm verilerin incelenmesinden oluşmaktadır. Yûsuf u Zelîhâ ile Süheyl ü Nevbahâr mesnevilerinde beden diline dair veriler, Peirce'ün "İkinci Üçlük" modeli gereği "Belirtisel Göstergeler", "İkonik Göstergeler" ve "Simgesel Göstergeler" olmak üzere üçe ayrılarak incelenmiştir. Beden dili bağlamında her üç gösterge türünün nitelikleri ortaya koyulmuştur. Çalışmanın sonuç kısmında, Yûsuf u Zelîhâ ile Süheyl ü Nevbahâr mesnevilerinde bedene dili ile ilgili tespit edilen verilere yer verilmiş; karşılaşılan özel durum ve nitelikler değerlendirilmiş, bunlar üzerinden ileri çalışmalar için öneriler sunulmuştur. Peirce'ün "İkinci Üçlük" modelindeki belirti, ikon ve simge türü göstergeler bağlamında mesnevilerden hareketle tespit edilen beden diliyle ilgili niteliklerin edebî metinlerden bağımsız, genel ve özel beden dili çalışmaları için de uygun olabileceği öngörülmektedir.
Aşık Kamandar Efendiyev hayatı sanatı ve eserleri
"Aşık Kamandar Efendiyev Hayatı-Sanatı-Eserleri" isimli çalışmam, 2004 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından yüksek lisans bitirme tezi olarak kabul edilmiştir. Biyografik bir eser olan bu çalışma, Gürcistan'ın Marneuli -Azerbaycan Türkçesi ile Borçalı- şehrinin Kepenekçi köyünde yaşayıp ölmüş, Borçalı aşıklık geleneğinin güçlü simalarından birisi olan Aşık Kamandar Efendiyev'i konu almıştır. Gürcistan'ın başşehri Tiflis'e bağlı olan Marneuli şehri, nüfusunun tamamına yakınının Azerbaycan Türklerinden oluştuğu yediden yetmişe herkesin elinde saz dilinde söz olan bir şehirdir. Hazırlık sürecinde Aşık Kamandar'la ilgili derleme yapmak üzere Tiflis'in Marneuli şehrine gittim. Gürcistan Devlet Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Valeh Hacıyev vasıtasıyla Azerbaycan Aşıklar Birliği Borçalı Bölmesi Başkanı Mirze Memmedoğlu ile tanıştım. Mirze Memmedoğlu beni Aşık Kamandar'ın köyü Kepenekçi'ye götürdü. Kepenekçi'de aşığın aile efradından kız kardeş Sultan Omarova, gelini Keklik Efendiyev ve torunları Fahri ve Hezangül'le aşık hakkında görüşme imkânı buldum. Aşığın hayatı ile ilgili pek çok şeyi, aşığın aile efradından öğrendim. Aşığın yaşadığı yeri ve yakınlarını fotoğraflama imkânım oldu. Azerbaycan Türklerinin yaşadığı Borçalı köylerinden bazılarını ziyaret ederek köylerde yaşayan aşıklardan hem Borçalı aşıklık geleneği hakkında hem de Aşık Kamandar hakkında bilgi topladım. Ustalarından birinin Aşık Kamandar olduğunu dile getiren Keşeli köyü aşıklarından Aşık Ziyeddin Keşeli ile görüştüm. Borçalı şehir merkezinde yaşayan Aşık Şakir Yunusoğlu, Aşık Bafeli Elioğlu ve Aşık İbrahim Eliyev ile Borçalı aşıklık geleneği ve Aşık Kamandar hakkında röportajlar yaptım. Borçalı'nın Karacalar köyüne giderek aşığın çıraklarından birisi olan Aşık Zindofil Eliyev ile görüşerek Aşık Kamandar'nın çıraklarıyla olan münasebetini kendisinden dinledim. Tiflis şehir merkezindeki Gürcistan gazetesine giderek gazetenin yapımcısı ve Aşık Kamandarı yakından tanıyan Süleyman Efendi'nin yardımlarıyla gazetede Aşık Kamandar'la ilgili yayımlanmış yazılara, gazetenin arşivinden ulaştım. Gürcistan'da yayımlanan diğer pek çok gazete ve derginin arşivine girerek aşıkla ilgili yayımlanmış yazılara ulaştım. Yörede yaşayan birçok şairle görüşerek Aşık Kamandar'ı onlardan da dinleme imkânı buldum. Yaklaşık iki hafta süren bu derleme sürecinde Aşık Kamandar'la ilgili tamamı Kiril alfabesiyle kaleme alınmış hatırı sayılır miktarda basılı, görsel ve ses kayıtlarından oluşan materyalle döndüm ve yaklaşık altı aylık bir sürede çalışmamı tamamladım. Çalışmamamı bitirdiğim dönemde Türkiye'de sahayla ilgili henüz yapılmış bir akademik çalışma yoktu. Çalışmamın bu alanda kalem oynatan ve emek sarf eden akademisyenlere bir nebze de olsa ışık tutması, Borçalı yöresi ve yörede teşekkül eden Türk aşıklık geleneği ile ilgili farklı çalışmalar yapmak üzere rehberlik etmesi ve basılı bir eserin sahibine hissettireceği hazzı da yaşayabilmek adına yaklaşık bir yıllık ilave bir uğraşıyla tezimi kitap formatına uyarladım ve resmi kurumlarımızdan birine basılması talebiyle gönderdim. Kurum tarafından, eserin yayımlanmaya değer bulunduğu; ancak ödenek yetersizliğinden dolayı basılamadığı tarafıma bir resmi yazıyla bildirildi. Adeta bir derya olan Türk kültürüne bir damla da bizim katkımızın olması arzusuyla kaleme aldığım bu çalışmanın kurumunuz tarafından basılmasını arzu ediyorum. Eserle ilgili hiçbir hak talebimin olmadığını şimdiden beyan eder, saygılar sunarım. İsmail ZEYBEKOĞLU Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Mehmet Akif'in Fatih Kürsüsünde adlı eserinde söylem analizi (Kiplikler)
Bu çalışma Manisa Celal Bayar Üniversitesinde Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştır. Çalışma esas olarak iki bölümden oluşmaktadır. Söylem-Kiplik adlı birinci bölümde söylem, söylem analizi ve kiplik kavramının açıklanması amaçlanmış ve bu kavramlar hakkında bilgiler verilmiştir. Söylem Kavramının Tarihi, Türkiye'de Söylem Kavramı ve Batı'da Söylem Kavramının Gelişmesi başlıklarıyla söylem kavramı izah edilmiştir. Söylem Analizi Kavramının Tanımı ve Türkiye'de Bilim Çevrelerinde Söylem Analizi İncelemeleri başlıkları da söylem analizinin mahiyeti açısından bilgiler içermektedir. Bunlar dışında Kiplik Kavramı Üzerinde Çalışmalar ve Metin İncelemelerinde Kiplik Çalışmaları adlı başlıkta da kipliğin ne olduğu ve metin çalışmalarında nasıl bir rol oynadığı anlatılmıştır. Mehmet Âkif Ersoy-Fatih Kürsüsünde adlı ikinci bölümünde Mehmet Âkif'in Kişiliği, Fatih Kürsüsünde, Mehmet Âkif'i Fatih Kürsüsünde Eserini Yazmaya Götüren Süreç adlı başlıklar bulunmaktadır. Üçüncü bölüm olan İnceleme bölümünde ise metinde tespit edilen bulgular tasnif edilerek incelenmiş ve sonuç bölümü yazılmıştır. Metnin incelenmesi sonucunda en çok soru kipliklerine yer verildiği görülmüştür. 14 alt başlıkla tasnif edilen soru kipliklerinin yazarın düşüncesini belirginleştirmek için en sık kullandığı yol olduğu tespit edilmiştir. Bir diğer kullanım da buyrum kipliği kullanımı olmuştur. Bu kullanım da 3 başlık altında tasnif edilerek yazarın buyrum kipliğini, alıcıda olmasını beklediği durumlar ve yapmasını istediği eylemlere yöneltmek için kullandığı görülmüştür. Gereklilik kipliği kullanımı ise 3 başlık altında değerlendirilerek, konuşucunun aslında alıcıyı harekete geçirmeye yönelik bir tutum içinde olduğu tespit edilmiştir. Bunlar dışında değerlendirici kipliği 2 başlık altında ele alınarak konuşucunun hitap ettiği topluluğa ya da o topluma anlattığı kişi, durum ve olgulara yönelik, içinde bulunduğu tavır ve değerlendirme tespit edilmiş ve yazarın en çok acıma kipliğine yer verdiği ve vaazlarında aslında alıcıda kendisine getirici bir etki bırakmayı amaçladığı anlaşılmıştır. Son olarak da düzenleme ya da bağıntılama bağlacı işlevi gören kiplikleri ise yazarın bilgi toplaması amacıyla sıklıkla kullandığı görülmüştür. Bunun sebebinin ise geniş bir alıcı kitlesine seslenmesi ve o kitledeki her kişinin metni okuduğunda bir şeyler anlaması gerektiği düşüncesiyle anlatımı pekiştirici ve açıklayıcı duruma getirdiği sonucuna varılmıştır.
Fahri Erdinç ve romanlarında ikilemeler
Bu çalışma Fahri Erdinç'in hayatı ve Ali'nin Biri, Acı Lokma, Kardeş Evi, Kore Nire romanlarıyla Kalkın Nazım'a Gidelim anı kitabındaki ikilemeler incelenmiştir. Çalışmanın amacı, 1917 yılında Akhisar'da dünyaya gelen ve gençlik döneminde Bulgaristan'a yaptığı zorunlu göç sonrasında vatanından uzakta vefat eden Fahri Erdinç'in hayatını, edebî kişiliğini, eserlerini ve dört roman, bir anı kitabını; anlam, yapı, sözcük türü ve alınma kelimelerle yapılan ikilemeler olmak üzere dört ana başlıkta incelemektir.Çalışma; Giriş, İnceleme ve Sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Fahri Erdinç'in Türkiye'deki ve Bulgaristan'daki hayatı, edebi kişiliği, eserleri hakkında bilgi verilmiş olup araştırmacıların ikilemeler üzerine yapmış olduğu çalışmalara da yer verilmiştir.İnceleme bölümünde, ikilemeler; anlam, yapı, sözcük türü ve alınma kelimelerle yapılan ikilemeler başlıkları altında örnekler verilerek incelenmiştir.Sonuç bölümünde ise romanlarda tespit edilen ikilemelerin yorumu yapılmış ve bu yorumlardan çıkan sonuç yazılmıştır.
Johannes Jacob Manissadjian'ın "Mürşid-i Lisan-ı Osmanî"sinin çeviri yazısı ve Türkçe dizini
Bu çalışma, Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nin Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanmıştır. Çalışma, Johannes Jacob Manissadjian'nın 1893'te yazdığı "Mürşid-i Lisan-ı Osmanî" adlı eserindeki Osmanlı Türkçesiyle verilmiş örneklerin çeviri yazısı ve Türkçe dizinidir. Araştırmamız esas olarak üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yazarın hayatı, eserin detaylı olarak tanıtımı yer almaktadır. İkinci bölümde eserin inceleme başlığı altında alıştırmalar ve hikayelerden oluşan örneklerin çeviri yazısı, dizin ve sonuç kısmına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise eserin sonuna özgün metin eklenmiştir. Eserin yazılma yöntemi Batılı gramer kuralları örnek alınarak oluşturulmuştur. Amaç, Türkçe öğrenmek isteyenlere en pratik şekilde bu dili öğretmek olduğu için basitten zora doğru gelişen bir yöntem kullanılmıştır. Eserde geçen metinler okuyucunun anlayabileceği tarzda alıştırma ve hikâyelerle desteklenmiştir. Alfabe sistemi ve dil bilgisi, çeviri yönteminin özelliklerine uygun olarak yazılmış bir ders kitabı niteliğindedir. Terimler hem Almanca hem de Türkçe ile gösterilmiştir. Eser hakkında bugüne kadar detaylı bir çalışma yapılmamıştır. Eserde, Osmanlıca bölümlerinin çeviri yazısı yeniden yapılarak Mürşid-i Lisan-ı Osmanî tanıtılmış, dizini hazırlanarak değerlendirmelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Johannes Jacob Manissadjian, Manissadjian, Mürşid-i Lisan-ı Osmanî, Gramer Kitabı, Dizin, Sözlük
Hüseyin Nihâl Atsız'ın roman ve şiirlerinde eskicil ögeler
Hüseyin Nihâl Atsız 1905- 1975 yılları arasında yaşamış olan Türk dili ve tarihi üzerine çalışmalar yapmış; yazarlık, şairlik yönü bulunan bir Türkolog ve Türkçü fikir adamıdır. Eskicil kelime bugün kullanımdan düşmüş bulunan ve dilin önceki bir dönemine ait olan kelimelerdir. Hüseyin Nihâl Atsız eserlerini kaleme alırken eskicil kelimeler kullanmıştır. Hüseyin Nihâl Atsız'ın edebî eserlerindeki eskicil ögelerin tespit edildiği bu çalışmada yazarın bu kelimeler konusunda beslendiği kaynaklar araştırılmıştır. Tespit edilen eskicil kelimeler tasnif edilmiştir. Sınıflandırılan eskicil kelimeler değerlendirilip yorumlanmıştır. Atsız Türk dilinin eski kaynaklarından Orhun Yazıtları, Kutadgu Bilig, Dîvanu Lugâti't-Türk ve Dede Korkut metinlerinden aldığı kelimeleri eserlerinde kullanmıştır. Bunun yanı sıra eski Türkçe kelimelere bakarak yeni kelimeler yaratmış ve bunları da eserlerinde kullanmıştır. Yazarın roman, hikâye ve şiirlerinde eski Türkçe kelimeleri tercih etmesi dikkat çekicidir. Yazarın eskicil kelime tercihinin nedenleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu durum yazarın dil konusundaki hassasiyeti ve Türkçülük fikrinden doğmuştur. Eskicil kelimeleri edebî eserlerinde kullanarak onlara yeniden hayat vermiştir. Eski dil malzemesini korumanın bir yöntemi de budur. Hüseyin Nihal Atsız'ın eserlerinde eskicil kelimeler tercih etmesi, bunları kullanması bu anlamda önemli bir çalışma olarak görülebilir. Atsız'ın eserlerinde hayat verdiği kelimeler okuyucular tarafından benimsenmiş ve yeniden kullanılmaya başlanmıştır. İki bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde Hüseyin Nihal Atsız'ın hayatı, eserleri, edebi kişiliği, kullandığı dil ve üslubu, eserleri üzerine çalışma yapanlar ve eskicil kavramı ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Hüseyin Nihal Atsız'ın edebî eserlerindeki eskicil kelimeler tespit edilmiş, tasnif edilmiş ve incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise çalışma esnasında edinilen bilgilere değinilmiştir.
Orhan Pamuk'un romanlarında ikilemeler
Bu çalışmada, Orhan Pamuk'un Cevdet Bey ve Oğulları, Sessiz Ev, Beyaz Kale, Kara Kitap, Yeni Hayat, Benim Adım Kırmızı, Kar, Masumiyet Müzesi, Kafamda Bir Tuhaflık ve Kırmızı Saçlı Kadın adlı romanlarında geçen ikilemeler konu edilmiştir. Çalışmanın amacı, Orhan Pamuk'un romanlarından elde edilen ikilemelerle ikileme konusunu yapı, anlam ve alınma sözcükler bakımından sınıflandırmaktır. Çalışma; giriş, inceleme ve sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Orhan Pamuk'un hayatı ve romancılığı hakkında bilgi verilmiş, araştırmacıların ikileme ile ilgili yapmış oldukları çalışmalara değinilmiştir. İnceleme bölümünde ikilemeler; yapı, anlam ve alınma sözcük bakımından ele alınmıştır. İlk olarak ikilemeyi oluşturan sözcüklerin aldığı ekler belirlenmiştir. Ardından ikilemeyi oluşturan sözcükler arasındaki anlam ilişkisi tespit edilmiştir. Sonraki bölümde Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca, Yunanca, Almanca ve İtalyanca kökenli ikilemelere yer verilmiştir. Sonuç bölümünde, ikilemelerle ilgili elde edilen veriler hakkında yorumlarda bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: İkileme, Orhan Pamuk, yapı, anlam, alınma sözcükler
İzmir ili bayındır ilçesi ağzı
Bayındır ilçesinin yerel ağız özelliklerinin incelendiği bu çalışma, Giriş dışında, Dil incelemesi, Metinler ve Sözlük olmak üzere üç bölüm olarak tasnif edilmiştir. Giriş kısmında, araştırmanın konusu, amacı, alanı ve yöntemi açıklanmış, Bayındır'ın tarih ve coğrafyası ile ilgili bilgiler verilmiştir. Bayındır'ın tüm köylerine gidilerek tamamlanan alan araştırmasının ardından elde edilen verilerle oluşturulan Dil incelemesi, Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Cümle Bilgisi ve Sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Üçüncü bölüm ise Sözlük'tür. Bu kısımda, hem metinlerden tespit edilen hem de metin dışı bilgi olarak kaydedilen kelimeler, cümle örnekleriyle birlikte verilmiştir. Leylâ Karahan'ın Anadolu ağızlarını Doğu Grubu, Kuzeydoğu Grubu ve Batı Grubu ağızları olarak yaptığı tasnif göz önüne alındığında Bayındır ilçesi ağızlarını, Batı grubu ağızlarının I. alt grubuna dahil etmek gerekmektedir. Yöre ağızlarında, şimdiki zamanı ekleri–(I)yo / – (I)yò, -(I)yI ve –(I)yoru /-(I)yırı'dır. Bu ekler, ağız bölgelerinin belirlenmesinde etkili olmuş ve ilçe ağızları üç ana ağız bölgesine ayrılmıştır.
Ege Bölgesi ağızlarında fiil ve edatlarda istem
Gerçekleştirilen bu çalışmada, Ege Bölgesi ağızlarındaki fiil ve edatların yönetim alanına giren, istem durumları incelenmiştir. Bu inceleme yapılırken her bir istem durumu, cümleler ile örneklendirilerek, tek tek ele alınmıştır. Çalışmamızın temel amacı, yaşayan Türkçedeki fiil ve edatların, hangi istem durumlarını yönettiğini, Ege bölgesi ağızlarında mevcut bulunan istem değişmelerini tespit ederek istem sözlüklerinin oluşmasına katkı sağlamaktır. Bu çalışmada fiil ve edatlar, Ege Bölgesi ağızlarını kapsayan sekiz eser taranarak belirlenmiştir. Bu eserlerden 455 fiil ve 44 edatın istem durumları ve 429 fiil ve 8 edatın istem değişmeleri tespit edilmiştir. Fiil ve edatlarda anlam değişmesine bağlı olarak çok istemlilik ve istem değişimleri mevcut olduğundan, fiillerin ve edatların birden fazla anlamlı hallerine de yer verilmiştir. 118 fiil ile 10 edatın birden fazla anlamı saptanmıştır. Fiil ve edatların anlamını belirmede Türk Dil Kurumunun Güncel Türkçe Sözlüğünden yararlanılmıştır. Son olarak fiil ve edatların istem dizini verilmiştir. Anahtar Sözcükler: İstem, fiil, edat, hal ⁄ durum eki, fiil-tamlayıcı ilişkisi, Ege Bölgesi ağızları.
Kula köyleri ağzı
Kula ilçesi köylerinin ağız özelliklerinin incelendiği bu çalışma, Giriş kısmı dışında, İnceleme, Harita ve Fotoğraflar, Metinler şeklinde üç bölümden oluşmuştur. Giriş kısmında, araştırmanın yöntemi detaylı bir şekilde açıklanmış ve bölgenin tarihi, coğrafyası hakkında bilgiler verilmiştir. İnceleme kısmında, Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Kelime Bilgisi, Söz Varlığı ve Sonuç başlıkları yer almaktadır. İkinci bölümde, bölge ağzındaki kaynak kişilerle birlikte çekilen fotoğraflara ve ilçenin haritasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise belirlenen köylerden elde edilen dil malzemelerinin işlenmiş metinlerine yer verilmiştir.
Golan Türkmenleri ağzı
Bu çalışmada, Golan Türkmenlerinin konuşmalarındaki ses bilgisi ve biçim bilgisi özelliklerinin tespiti ve söz varlığının metinlere dayanılarak örneklenmesi hedeflenmiştir. Yıllardır kendi topraklarından ayrı yaşayan Golan Türkmenlerinin, Türkiye Türkçesinden etkilenmeden ağız özelliklerini tespit etmek hedeflenmiştir. Bu çalışma, Giriş dışında İnceleme, Haritalar ve Fotoğraflar ile Metinler olmak üzere üç bölüme ayrılmıştır. Giriş kısmında araştırmanın kapsamı, sınırı, yöntemi açıklanmış, Golan Türkmenlerinin tarihi ve coğrafyası hakkında bilgiler verilmiştir. İnceleme kısmında Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Kelime Bilgisi, Söz Varlığı ve Sonuç başlıkları verilmiştir. İkinci bölümde kaynak kişilerin fotoğraflarına ve bölgenin haritasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise kaynak kişilerden elde edilen dil malzemelerinin işlenmiş metinleri yer almıştır.
Halide Edip Adıvar'ın "Handan" romanında kiplikler üzerine bir metin analizi
Kiplik, konuşurun düşünceleri ve ruhsal yapısı hakkında bilgi sahibi olunabilen, anlambilimsel bir kategori olarak değerlendirilmektedir. Aynı zamanda kiplikler, alt dallara ve farklı sınıflandırmalara ayrılan bir çerçeve çizmektedir. Her dilbilimci kendi bakış açısı ve ana dili özeline göre farklı şekillerde bu sınıflandırmaları yapmış ve dolayısıyla konu karmaşık bir hal almıştır. Bu çalışmada tipolojik yaklaşımla sınıflandırma yapmış olan Palmer (2001)'ın kiplik sınıflandırması esas alınarak, Handan romanı kiplikler çerçevesinde ele alınmıştır. Çalışma giriş, iki bölüm ve sonuç bölümünden oluşmaktadır. Tezde ele alınan konu iki ana bölümde işlenmiştir. İlk bölümde kip ve kiplik kavramları hakkında kuramsal bilgiler verilerek kipliğin, zaman ve görünüşle olan ikişkisi ele alınmıştır. Bunun yanında yapılmış çeşitli kiplik sınıflandırmalarına değinilerek, batı kaynaklı sınıflamaların yanında Türk-İslam mantıkçılarının kiplik bahsiyle ilgili bakış açılarına değinilmiştir. Son olarak üzerinde inceleme yapılan Handan romanı ve onun yazarı Halide Edib Adıvar hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Türkiye Türkçesindeki kiplikler, Handan romanı çerçevesinde ortaya konulmuştur. Bu aşamada Palmer (2001)'ın sınıflandırması temel alınarak belirlenmeye çalışılan kipliklere ek olarak Palmer'ın sınıflandırmasına girmeyen fakat kiplik olarak değerlendirilen Gereklilik, Heyecan, Pekiştirme, Soru ve Şefkat kiplikleri de ayrı bir başlık altında sunulmuştur. Bunun yanında her bir kiplik türünün işaretleyicileri belirlenmiş ve bağlama göre kendi içinde tasnif edilmiştir. Anahtar Kelimeler: kiplik, Handan romanı, kiplik sınıflandırmaları, kip, Palmer
Manisa Balkan göçmenlerinin ağız özellikleri
"Manisa Balkan Göçmenlerinin Ağız Özellikleri" isimli doktora tezi, Cumhuriyet döneminde (mübadele ve sonrasında) Manisa'ya yerleşmiş, ana dili Türkçe olan Balkan göçmenlerinin (Yunanistan, Bulgaristan ve Eski Yugoslavya) dil özelliklerini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla 212 kaynak kişi ile görüşülmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşülen kaynak kişilerin 208'i (Kosova 4, Makedonya 118, Bulgaristan 59, Yunanistan 27) Balkanların 128 yerleşim yerinden göç ederek Manisa'nın 28 yerleşim yerinde ikamet edenlerden, 4'ü (Kosova'dan 1, Makedonya'dan 2, Yunanistan'dan 1) ise mukayese maksadıyla, Balkanlarda yaşamaya devam edenler arasından seçilmiştir. Derlemelerden elde edilen metinlerin dil özellikleri incelenmiş, incelemeler neticesinde ses, şekil, kelime ve cümle bilgisi bakımlarından değişik yoğunluklarla kullanılan 114 karakteristik ağız özelliği tespit edilmiştir. Akabinde, tespit edilen 114 ağız özelliğinin sunduğu farklı tasnif imkanları değerlendirmeye alınmış ve en uygun sınıflandırma şekline 'ünlü uyumları' üzerinden varılabileceği anlaşılmıştır. Ünlü uyumları üzerinden yaptığımız tasnife göre de Manisa Balkan göçmen ağızlarının, ünlü uyumlarını yaygın olarak bozan I. Bölge, ünlü uyumlarını yaygın olarak koruyan II. Bölge, ünlü uyumlarının bozulduğu ve korunduğu örneklerin birlikte görünmesi açısından bir 'geçiş bölgesi' özelliği arz eden III. Bölge olmak üzere, üç ağız bölgesine ayrıldığı görülmüştür. Bu üç ağız bölgesi ve I.-II. Bölgelerde tespit edilen alt ağız grupları (ağız adacıkları) üzerinde çalışılmıştır. Tez; giriş, dil incelemesi, metinler, sözlük, tablolar / grafikler/ haritalar / fotoğraflar olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.
Bilgisayar mühendisliği alanındaki doktora tezlerinde Türkçe terimler
Terimler herhangi bir bilim dalı, sanat alanı veya bir meslekle ilgili kavramlara karşılık olan, aynı zamanda kullanım alanı gereği halk dilinde de varlığını sürdüren, gerçek anlamları ile kullanılan sözcüklerdir. Hayatın her alanında, özellikle eğitimde bir bilim dalı ile ilgili kavramları, o kavramla ilgili detayları anlayabilmek, ancak terimlerin Türkçeleştirilmesi ile mümkündür. Terim bilimi alanı, belli uzmanlık alanlarında kullanılan özel sözcükleri türetmek için oluşturulmuştur. Ancak günümüzde yaşanan yeniliklerin günlük hayata çok hızlı girmesi ve terimlerin eğitim öğretimde önemli bir yere sahip olması nedeniyle, terim bilimi alanında türetilen sözcükler, dilin gelişimini ve ilerlemesini de sağlamaktadır. Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte Türk dilinin yabancı sözcüklerin istilasından kurtarabilmesi için üzerinde titizlikle durulması gereken bilim dalı, terim bilimidir. Bu alanda yapılan çalışmalar sürekli ve düzenli yürütülmelidir. Terim bilimi alanında her zaman kendisine başvurulabilecek sözcük listeleri oluşturulmalıdır. Günümüz dünyasında bilimde, teknik alanlarda yaşanan gelişmeler Türk dilinin gelişimini büyük ölçüde etkilemektedir. Yeni üretilen teknolojik ürünler, üreticisi tarafından kendi dilinde adlandırıldığı haliyle piyasaya sunulmaktadır. Terim biliminin işte tam bu noktada devreye girmesi gerekmektedir ve karma niteliği de bu noktada ortaya çıkmaktadır. Türkçede bulunan, halkın anlamını bildiği köklerden, işlekliği yüksek eklerle yapılan türetmelerle dilimiz koruma altına alınabilir, söz varlığımızın zenginleştirilmesi sağlanabilir. Aynı zamanda Türk diline kazandırılan Türkçe terimlerle, Türkçenin bilim dili olma yolundaki gelişimine de büyük destekte bulunulmuş olunur. Bu çalışmada, bilişim alanında Türkçe terimleşme süreci incelenerek kullanılan bilişim terimleri hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur. Çalışma, bilgisayar mühendisliği alanında hazırlanan doktora tezlerinde Türkçe terimlerin benimsenme oranı ve bu alanda yapılan çalışmalarda Türkçe terimlerin kullanımı üzerine yoğunlaşmaktadır. Çalışmanın amacı bilim dili olarak Türkçenin yeterliliğini ortaya koymak, bilimsel alanda Türkçenin gelişim sürecine ışık tutmaktır. Bilimsel çalışmalarda tercih edilen terimler konusunda karşılaştırmalar yapılmış, bilgisayar mühendisliği alanında kullanılan terimlerin nasıl oluştuğu, benimsenme durumu, Türkçeleşme oranı ortaya konmuştur. Terim bilimi alanında yapılan çalışmalar, genellikle sözlük araştırmaları olarak yapılmaktadır. Bilişim terimleri incelendiğinde, bu alandaki bilim insanlarının Türkçenin doğru kullanılması ve yabancı dillerden alınan terimlerin Türkçeleştirilmesi için gayret gösterdikleri görülmektedir. Bu çalışma ile ulaşılması hedeflenen amaçlardan biri de bir alanda terimlerin Türkçeleştirilmesi için gösterilen çabaların ulaştığı sonuçları gözler önüne sererek bütün bilim dallarında benzer uygulamalara örnek olmaktır. Anahtar Kelimeler: terim, terim bilimi, terim türetme yolları, bilişim, bilgisayar mühendisliği
Emine Semiye Hanımın hikâyelerinin dili
Bu çalışma, Emine Semiye'nin 1895-1935 yılları arasında yazdığı 15 hikâyesinden hareketle, yazarın dil ve üslûp özelliklerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Tez "Giriş", "Emine Semiye'nin Yetiştiği Dönem ve Hayatı","İnceleme", "Sonuç" olmak üzere dört ana bölümden oluşmaktadır. Hikâyeler Millî Kütüphane'den ve yayımlandıkları dergilerden temin edilmiş, bunlardan Arap harfleri ile yazılı 13 hikâye Latin harflerine aktarılmış, "Emine Semiye Yularkıran'ın Tuttuğu Notlar"da yer alan ve dağınık hâldeki Latin harfli 2 hikâye taslağı da bağlama göre düzenlenmiş ve metin kısmı oluşturulmuştur. Hikâyeler, söz varlığı, cümle ve edebî sanatlar yönünden fişlenmiş; buradan elde edilen bulgular tasnif edilerek yorumlanmıştır. Emine Semiye, 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında yaşamış, adı ilk feministler arasında yer alan bir yazardır. Eserlerinin büyük bir kısmında kadınları merkeze alarak onların eğitimi için yazar ve yazdığı yazılar gazetelerde tefrika edilir. Dönemine göre dili sadedir. Hikâyelerinde deyimlere, eskicil kelimelere ve yöresel söyleyişlere yer vermiştir. Zengin bir söz varlığına sahip olduğu görülmektedir. Harekete dayalı bir üslubu vardır.
Bir 19. yy. (H. 1257) metni olan Ma-Hazar'ın dil incelemesi: İmlâ, ses bilgisi ve şekil bilgisi özellikleri incelemesi-metin
Bu çalışmamız Manisa İl Halk Kütüphanesi Yazma Eserler bölümünde MHK 5332 numarada kayıtlı olan Ebûbekir Nusret'in 18. yüzyılda telif ettiği Ma-hazar adlı eseri üzerinedir. İncelediğimiz nüsha 19. yüzyılda Abdülkadir el-Besim tarafından istin-sah edilmiş olan yazmadır.Ma-hazar hazır olan her ne varsa? anlamına gelir. Eserde yer alan konular; tıp bilimleri, farmakoloji, hastalıkların tedavisi, ilaç tarifleri ve ilaçların kullanma usulleri-dir. Müellif, eserinde tavsiye ve tedavilerinden yararlanan hasta vakalarından örneklere de yer vermiştir.Eserde hastalıklar için tarif edilen ilaçların - terkip, macun ve sular - dışında nüsha (muska) tarifleri de vardır. Bu nüshaların bir bölümünde vefkler bulunur. Vefklerde ayet ve ayet bölümleri, Arap harfleri ve rakamlar yer alır.Eserin dili, tıp terimleri ve bazı Arapça ve Farsça kelimeler dışında sade ve anlaşı-lır.Bu çalışmada Ma-hazar'ın çeviri yazısı yapılmış, eserin imlâ özellikleri, şekil bil-gisi ve ses bilgisiyle ilgili özellikleri incelenmiştir.Çalışmamızın asıl amacı 19. yüzyıl Osmanlı Türkçesinin özelliklerini görmek ve göstermek, 18. yy.'da tıp - tedavi alanında yazılmış metni tanıtmak olmuştur.
Dede Korkut metinlerinde geçen olumsuzluk ve yokluk biçimleri
Çalışmamızda, Dede Korkut metinlerinde geçen olumsuzluk ve yokluk biçimleriyle diğer Eski Anadolu Türkçesi metinlerinde geçen olumsuzluk ve yokluk şekilleri ele alınmıştır. Bu olumsuzluk ve yokluk biçimleri farklı örneklerle açıklanmış ve farklı yönleriyle ele alınmıştır.Çalışmamız, giriş ve beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, Türkçede yer alan olumsuzluk ve yokluk biçimleridir. Bu bölümde, Türkçedeki olumsuzluk ve yokluk biçimleri ele alınmıştır ve örneklerle açıklanmıştır.kinci bölümde, Eski Anadolu Türkçesi ve Dede Korkut metinleri hakkında bilgi verilmiştir. Aynı zamanda Dede Korkut metinlerinde yer alan tüm olumsuzluk ve yokluk biçimleri sınıflandırılmıştır ve farklı yönleriyle açıklanmıştır.Üçüncü bölümde, diğer Eski Anadolu Türkçesi metinlerinde yer alan olumsuzluk ve yokluk biçimleri incelenmiştir. Konuyla ilgili gerekli örnekler beyitler halinde verilmiştir. Dördüncü bölümde, bu araştırmalardan çıkan tüm bilgilerin toplanarak, Dede Korkut ve diğer Eski Anadolu Türkçesi metinlerindeki olumsuzluk ve yokluk biçimlerini açıklayan bir sonuç bölümü bulunmaktadır. Son bölümde, araştırma süresince kullanılan kaynakların listesini içeren bir kaynakça eklenmiştir.
Latife Tekin'in romanlarında isim cümleleri
1980 sonrası ının önemli kalemlerinden Latife Tekin, klasik gerçekçi Türk romanı geleneğinden bütünüyle kopmadan, ona özgün bir biçim ve üslûp kazandırmıştır. Romanlarında imgeye, atasözleri ve deyimlere sıkça yer vermesi Tekin'in üslûbunun gelenekçi yönünü oluşturur. ının sözlü ve yazılı kaynaklarından yararlanmış olması Tekin'in gelenekten de beslenen bir yazar olduğuna işarettir. O, "büyülü gerçekçilik'' kavramını Türk romanına getiren yazardır. 1983 yılında yayımladığı Sevgili Arsız Ölüm romanıyla Türk edebiyatına giriş yapan Tekin'in, farklı anlatım teknikleriyle zenginleştirdiği romanları günümüzde birçok okuyucu kitlesinin ilgisini çekmektedir. 1980 sonrası değişen Türkiye şartları, yirminci yüzyıl insanının hayata bakışı ve beklentileri, onun romanlarının genel temasını oluşturur. Bugüne kadar sekiz roman, bir deneme ve bir senaryo bir de anı-öykü yayımlamıştır. "Latife Tekin'in Romanlarında İsim Cümleleri '' adlı yüksek lisans tezimiz, Yeni Türk Dili alanında yapılan çalışmalara bir katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Latife Tekin, modern Türk romanı, büyülü gerçekçilik, isim cümlesi
Süruri'nin Kitabü'l-'Acaibü'l-Garaib'i üzerine göstergebilimsel bir inceleme
Bu çalışmada 16. yüzyıla ait bir eser olan Kitabü'l-'acaibüél-garaib ele alınmaktadır. Söz konusu eser dönemin önemli şairlerinden Sürurì tarafından, Şehzade Mustafa'nın isteği ile Arapça aslından tercüme edilmiştir. Bu eserin daha önce çeviri yazısı yapılmadığından, ilk olarak eserin çevri yazısı yapılmıştır. İkinci olarak ise, ortaya konan eser dilbilimi açısından ele alınmıştır. Bu noktada, inceleme yöntemi olarak göstergebilim seçilmiştir. Göstergebilim yöntemi ile incelenecek konu başlıkları temel dil birimleri olan fonetik, morfolojik ve sentaktik ve cümle üstü birimlerinden seçilmiştir. Fonetik açıdan metin ortografisi, morfolojik ve sentaktik öğe bakımından birleşik fiiller ve cümle üstü birim olarak metin-dil-minyatür ilişkisi F. De. Saussure ve C.S Peirce'ün gösterge kuramları ile ele alınmıştır.
Türkiye Türkçesi ağızlarında ünlü değişenleri
Türkiye Türkçesi Ağızları gelişen teknoloji, eğitim seviyesinin artması ve büyük kent kültürlerinin ufak bölgesel nüansları tahrip etmesiyle gün geçtikçe silinip giderken bir yandan da yukarıda sayılan nedenlerden dolayı yeni ağızlarda meydana gelmektedir. Araştırmada eşzamanlı bir yöntemle son 40 yılda yapılmış araştırmalardan faydalanılarak Türkiye Türkçesinin Ağızlarının Ünlü Değişenleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Türkiye Türkçesinin genel sesbilgisi hakkında bilgi verilmiştir. Farklı araştırmacılar tarafından Ölçünlü Türkçede bulunan sesler hakkında farklı görüşlerden bahsedilmiştir. Ardından Türkiye Türkçesi Ağızlarındaki ünlü varlığı ortaya konulmuştur. ardından bu değişenler Türkiye siyasi haritası üzerinde illere göre gösterilmiştir. Sonraki bölümde illere göre her bir değişen için tablolar hazırlanmıştır. Çalışmanın sonunda ünlülerle ilgili genel sayılar verilmiş bazı tartışmalı noktalar üzerinde durulmuştur.
H. 922 tarihli Adāb-ı Menāzil nüshasının çevriyazılı metni ve eserdeki Türkçe birleşik fiillerin yapı ve anlam incelemesi
H. 922 Tarihli Ādāb-ı Menāzil Nüshasının Çevriyazılı Metni ve Eserdeki Türkçe Birleşik Fiillerin Yapı ve Anlam İncelemesi adını taşıyan bu çalışma, söz konusu Ādāb-ı Menāzil nüshasının çevriyazılı metninin oluşturulması ve eserdeki Türkçe birleşik fiillerin yapı ve anlam incelemesi esası üzerine kuruludur. Çalışma; Giriş, İnceleme, Metin, Sonuç ve Sözlük bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, ilk olarak araştırmanın konusu, önemi, amacı ve yöntemi üzerinde duruldu. Daha sonra Ādāb-ı Menāzil ve müellifi hakkında bilgi verildi. İnceleme bölümünün başında birleşik fiil konusunda araştırmacıların yaptıkları tanım ve tasnifler ile ileri sürdükleri görüşler aktarılarak bunlarla ilgili bir değerlendirme yapıldı. İnceleme bölümünün devamında Ādāb-ı Menāzil'deki Türkçe birleşik fiillerin sınıflandırılması ile yapı ve anlam incelemesine yer verildi. Eserdeki Türkçe birleşik fiiller; isim+fiil kuruluşlu birleşik fiiller, fiil+ fiil kuruluşlu birleşik fiiller, fiilimsi+fiil kuruluşlu birleşik fiiller ve anlamca kaynaşmış-deyimleşmiş birleşik fiiller olarak sınıflandırıldı. Yapılan sınıflandırmada hem yapı hem de anlam dikkate alındı. Her başlık altında, eserdeki o gruba giren Türkçe birleşik fiillerin tamamı verilerek, bunların yapı ve anlam özelliklerine değinildi. Metin bölümünde Ādāb-ı Menāzil'in çevriyazılı metni yer almaktadır. Sözlük bölümünde ise, Ādāb-ı Menāzil'deki Türkçe birleşik fiillere ve anlamlarına yer verildi. Sonuç bölümünde, eser ve müellifi hakkında yapılan kısa değerlendirmenin yanı sıra eserdeki Türkçe birleşik fiillerin yapı ve anlam özelliklerine dair inceleme sonuçlarına yer verildi. Ādāb-ı Menāzil kadınlar için yazılmış bir ahlak, öğüt ve dinî bilgiler kitabıdır. Eser, üzerinde durulan her konuya dair ayet ve hadisler ile hikâye ve menkıbeler içermektedir. Ādāb-ı Menāzil oldukça zengin bir Türkçe birleşik fiil söz varlığına sahiptir. Özellikle anlamca kaynaşmış-deyimleşmiş birleşik fiiller eserde çokça kullanılmıştır. Eski Anadolu Türkçesi Dönemi'nin sonları ile Osmanlı Türkçesi Dönemi'nin başlarında yazılan Ādāb-ı Menāzil, Türkiye Türkçesi araştırmalarına pek çok yönden malzeme sunacak önemli bir eserdir.