Theses supervised by Prof. Dr. Nuray Kızılaslan
12 theses · Tokat Gaziosmanpaşa University
Arazi toplulaştırma çalışmalarının üretici memnuniyeti açısından incelenmesi: Amasya ili örneği
Tarım arazilerinin parçalanması neticesinde tarımsal üretimde verimlilik ve karlılık giderek azalmaktadır. Arazi toplulaştırması ile yol, sulama vb. tarımsal altyapı sorunları çözülerek dağınık ve parçalı tarım arazilerinin verimliliği artırılmaktadır. Bu çalışmada, Amasya ilinde uygulanan arazi toplulaştırması çalışmalarının üretici memnuniyeti açısından incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmanın ana materyalini Amasya İlinde arazi toplulaştırması uygulanan 172 tarım işletmesinden anket yöntemi ile elde edilen birincil veriler oluşturmaktadır. Araştırma bulgularına göre; arazi toplulaştırması öncesi ortalama parsel sayısı 10.30 iken sonrasında 7.75 olmuştur. Üreticilerin %70.93'ü toplulaştırma sonrası arazisine daha kısa sürede ulaştığını ve %41.28'i gelirinin arttığını belirtmiştir. Üreticilerin %79.07'si arazi toplulaştırmasını tavsiye etmektedir. Arazi toplulaştırması projeleriyle sulama projelerinin beraber yapılma durumu arttıkça üreticilerin memnuniyet oranı yükselmektedir. Araştırmada üreticilerin arazi toplulaştırmasından memnuniyet düzeyi ile arazi toplulaştırmasıyla sulamanın beraber yapılması, toplulaştırma öncesi toplulaştırmaya bakış açısı, toplulaştırmayı tavsiye etme durumu, toplulaştırmadan sonra toplulaştırma çalışmaları hakkında fikrin değişme durumu, parsel sayısındaki değişme ve arazi toplulaştırma kavramını daha önce duyma faktörleri arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Ayrıca arazi toplulaştırma kavramını daha önce duyma durumu ile eğitim durumu arasında da istatistiksel bir ilişki vardır. Üreticilerin toplulaştırma öncesi başkasından kiraya veya ortağa arazi tutma durumu ile toplulaştırma sonrasındaki durumu arasında önemli bir ilişki bulunmuştur. Toplulaştırma kapsamında askıya çıkarılan yeni parsel planlarına itiraz etme durumu ile üretici taleplerinin dikkate alınma durumu arasında anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. Arazi Toplulaştırması projelerinde üreticilerin eğitim ve yayım çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Toplulaştırmanın önemi, üreticilere ne gibi katkı sağlayacağı, zorunluluğu bu eğitimlerde anlatılmalıdır. Arazi toplulaştırması çalışmalarında görevli tüm kurumların koordine içinde çalışmalıdır. Tarım arazilerinin miras, kamulaştırma vb. sebeplerle parçalanmasını önleyecek gerekli tedbirler yetkili makamlarca alınmalıdır.
Tokat ili merkez ilçede kırsal kadınların tarımsal kooperatiflere katılma isteklerini etkileyen faktörler
Kırsalda yaşayan kadın çiftçiler annelik ve ev işlerinin yanı sıra tarımsal üretiminin de her aşamasında önemli rol üstlenmektedir. Bu çalışmada kırsal alanda kadınların güçlendirilmesi için gerekli olduğu düşünülen ve kadınların sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının çözümünde bir mücadele yöntemi olarak görülen kooperatiflere kırsal alanda yaşayan kadın çiftçilerin katılımını etkileyen faktörler araştırılmıştır. Araştırmanın amacı kırsal alanda yaşayan kadın çiftçilerin kooperatife ortak olma istekliliğinin hangi düzeyde olduğunu görmek, kadınların kooperatiflere ortak olma isteklerini etkileyen faktörleri belirlemek, kadınların kooperatifler hakkındaki bilinç düzeylerini ortaya koymaktır. Araştırmada gerekli verilerin elde edilebilmesi için Tokat İli Merkez İlçeye bağlı belirlenen 21 köyde yaşayan 210 çiftçi kadınla yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Araştırma bölgesinde üretici kadınların %55.24'ünün kooperatiflere ortak olmak istediği belirlenmiştir. Kadınların %60.95'i ailesinin kooperatife katılmalarına destek vermeyeceğini düşünmektedir. Ayrıca kadınların kooperatife katılma istekliliğini etkileyen faktörleri belirlemek için çoklu doğrusal (linear) regresyon analiz sonucunda bağımsız değişkenler sıfır değerinde olsa bile kadınların kooperatife üye olma istekliliği 0.984 birime sahip olduğu belirlenmiştir. Analiz sonuçlarına göre kadınların kooperatiflere üye olma istekleri ile çocuk sayısı, aileye ait arazi miktarı, kadınların kooperatiflerde aktif görev almaları, kadınların kooperatiflerin kurulmasına önderlik edebilmesi arasında pozitif yönde bir ilişki mevcut iken öğrenim durumu, kadınların kooperatif başkanında görmek istedikleri özelliklerden sorumluluk, bilgi kaynaklarından İl Tarım Müdürlükleri, Televizyon ve Komşuları ile olarak kadın kooperatiflerinin gelişmesi için yapılması gerekenlerin başında gelen devlet teşviki arasında ise negatif yönde bir ilişki olduğu görülmüştür. Yaşadıkları bölgede kooperatif bulunmayan kadınlara kooperatiflerin tanıtımı amacıyla yakın çevrelerde yer alan kooperatiflere gezi ve ziyaretlerin düzenlenmesi, kadınların kooperatifler hakkında daha çok bilgi sahibi olması için TV de yayınlanan tarım programlarının içeriklerinin arttırılması gereklidir.
Tarımsal kredi kullanımı: Tokat ili reşadiye ilçesi araştırması
Bu çalışmada, Tokat ili Reşadiye ilçesindeki tarım işletmelerinin kredi kullanım durumları (kredi kaynakları, bu kaynakları tercih etme nedenleri, memnuniyet durumları, kullanılan kredi türleri, dönemleri, gösterilen teminatlar, vadeleri, miktarları, geri ödeme durumları ile kredi kullanmada dikkat edilen hususlar vb.) ortaya konulmuştur. Araştırmanın ana materyalini, araştırma bölgesinde değişik kaynaklardan tarımsal kredi kullanan ve gayeli örnekleme yöntemi ile seçilen 125 adet tarım işletmesi ile TemmuzAğustos 2025 tarihleri arasında yapılmış anketlerden elde edilen veriler oluşturmuştur. Tarım işletmelerinde hem bitkisel ve hem de hayvansal üretim yapılmaktadır. 2024 yılı itibariyle, tarım işletmelerinin tamamı kredi kullanmışlardır. Tarım işletmeleri birden fazla kaynaktan kredi kullanmaktır ve en önemli kredi kaynağı Ziraat Bankası (tüm işletmeler) olup bunu Tarım Kredi Kooperatifi (%39.20), zahireciler (%33.60), özel bankalar (%5.60) ve akrabalar (%1.60) takip etmektedir. Tarım işletmelerinin kredi kullanmada bankayı tercih etmelerindeki en önemli faktörler bankaların güven vermesi ve faiz oranının avantajlı olduğunu düşünmeleridir. Bununla birlikte, birçok tarım işletmesinin kredi kullanmada kooperatif ortağı oldukları için TKK ve tanıdık oldukları için de zahirecileri tercih ettikleri tespit edilmiştir. Anket yapılan tarım işletmelerinin tarımsal üretimin farklı aşamalarında çoğunlukla işletme sermayesi ihtiyacı ortaya çıktığında krediye ihtiyaç duydukları ve daha çok vade esaslı kredi kullandıkları (%78.40) ve kullanılan kredilerin vadelerinin 12-18 ay arası olduğu (%72.80) saptanmıştır. Tarım işletmelerinin %63.20'sinin sübvansiyonlu krediler hakkında bilgi sahibi olduğu ve %68.80'inin de bu kredileri kullandıkları belirlenmiştir. Kredi kullanmada dikkat edilen en önemli hususlar kredi faiz oranı (%72.00), geri ödeme süresi (%38.40), sübvansiyonlu kredi olup olmaması (%33.60) ve geri ödeme zamanı (%32.80) olarak belirtilmiştir. Tarımsal krediler çoğunlukla bitkisel ve hayvansal üretimde gerekli olan girdi (gübre, yakıt, yem, ilaç, hayvan, traktör ve ekipmanları vb.) temini için kullanılmıştır. Kredi kullanmada gösterilen en önemli teminatın kefalet olduğu belirtilmiştir. Tarım işletmelerinin büyük bir çoğunluğu (%96) kullandıkları krediyi zamanında geri ödeyebilmişlerdir. Tarım işletmelerinin çoğunluğu kredi kullandıkları bankalardan ve genel olarak kredi kaynaklarının kredi uygulamalarından memnundurlar. Anahtar Kelimeler: Tarım İşletmesi, Finansman, Kredi, Ziraat Bankası, Reşadiye İlçesi
Besi sığırcılığında tarım kredi kooperatiflerinin rolü:Sinop ili Erfelek ilçesi araştırması
Bu araştırmada Sinop İli Erfelek İlçesinde Tarım Kredi Kooperatifinin ortaklara olan katkısı incelenmiştir. Araştırmada, ilçede yaşayan 250 işletme ile anket yapılarak verilere ulaşılmıştır. Verilerin analizinde Khi-kare testi uygulanmıştır. Araştırmada işletme sahiplerinin yaş, eğitim ve gelir durumu tespit edilerek sosyal ve ekonomik yapıları değerlendirilmeye çalışılmıştır. İşletme sahiplerinin kaba yem olarak kullandıkları ürünler, kaba yemi ne kadar alandan sağladıkları, sığırlarının pazarlanması konusunda yaşadıkları sorunlar belirlenmiş ve çözüm önerileri geliştirilmiştir. İşletme sahiplerinin Tarım Kredi Kooperatifi'ne ortak olma veya olmama durumları araştırılmış, nedenleri belirlenmiştir. Ortakların kooperatiften ekonomik ve sosyal yönde ne gibi faydalar sağladığı araştırılarak kooperatifin rolü ortaya konulmuştur. Araştırmaya katılan işletmelerin %84'ü Tarım Kredi Kooperatifine ortak, %16'sı ise ortak değildir. Bölgenin ana geçim kaynağı sığır besiciliği olup, bunun yanında ormancılık ve diğer tarımsal faaliyetler de geçim kaynaklarındandır. İşletmecilerin kooperatife ortaklıkları konusunda çeşitli faktörler etkilidir. Bu faktörlerden yeterli tarımsal alet-ekipman, kooperatifte uygulanan faiz oranlarından memnuniyet, hayvancılığın geliştirilmesi için kooperatiften yararlanma, işletmelerin hayvan kapasiteleri ve besi sığırlarının ortalama besiye alma süre durumları önemli bulunmuştur. Sinop İli Erfelek İlçesi'nde besicilik yapan işletmeler ekonomik yönden zayıf olduklarından dolayı kooperatife yönelim artmaktadır. Bu artış, kooperatifin faaliyetlerini arttırarak ortaklarına ve bölgede çiftçilik yapan işletmelere fayda sağlamaktadır. Canlı hayvan varlığının geçmiş dönemlere bakılarak bir hayli azaldığı gözlemlenmektedir. Kooperatif hayvancılığın geliştirilmesi ve sürdürülebilirliği açısından ortaklarına katkılar sağlamaktadır. Bu azalışın önüne geçmek için kaliteli ırklar seçilerek üreticilere uygun koşullarda dağıtılmalıdır. Böylelikle bölge ve Türkiye ekonomisine katkı sağlanmış olunur. Anahtar Kelimeler: Besi Sığırcılığı, Sinop, Erfelek, Tarım Kredi Kooperatifi,
Yetiştirici birliklerinde üyeliği etkileyen faktörlerin yapısal eşitlik modeli ile belirlenmesi
Üreticilerin etkili bir biçimde örgütlenmesi tarımsal üretimi arttırmanın, kaliteli ürün elde etmenin ve tarım ile uğraşanların yaşam düzeylerini yükseltmenin en önemli yollarından biridir. Bu araştırmada Türkiye'de üretici örgütlenmesinin en önemli ayaklarından biri olan Yetiştirici Birliklerine üye olmayı etkileyen faktörlerin yapısal eşitlik modeli ile belirlenmesine çalışılmıştır. Çalışmanın kapsamını Sivas ilinde örgütlü bulunan 3 Yetiştirici Birliği üyeleri oluşturmaktadır. Birincil verilerin elde edilmesi için birliklere üye 369 yetiştirici ile anket yapılmıştır. Anketler iki bölümden oluşturulmuş ve tanımsal istatistiklerin yer aldığı ilk bölümde yetiştiricilerin sosyo ekonomik özelliklerine dair veriler elde edilmeye çalışılmıştır. Bu bölümden elde edilen verilerin analizinde ki kare, Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. Analizler sonucu; Üye olunan birlik ile üye yetiştiricilerin, pazarlama, genel kurullara katılım, eğitim alma ve bilgi kaynakları açısından istatistiksel olarak farklılık gösterdiği, yönetim kurullarında görev alma ve yatırım yapma düşüncesi açısından bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İkinci bölüm ise YEM'in test edilmesine dönük 5'li likert tipi sorulardan oluşmuştur. YEM yapısı gereği teoriye dayalıdır. Önce teorik bir model oluşturulmuştur. Modelde üyeliği etkileyen faktörler olarak Ekonomik, Mesleki, Birlik faaliyetleri, Demokrasi ve Örgütlenme bilinci ile Sosyal ve Çevresel Faktörler belirlenmiştir. Oluşturulan model elde edilen veri ile test edilmiştir. Veri, modeli ilk hali ile doğrulamamış dolayısıyla yöntem gereği modelde modifikasyon yapılarak doğrulanmış bir model elde edilmiştir. Araştırma sonucu belirlenen faktörlerin tamamının birbirleri ile aynı yönlü ve güçlü bir ilişkisinin olduğu görülmüştür. Birlik faaliyetleri faktörü ile sosyal ve çevresel faktörlerden üyeliğe çizilen yolların istatistiksel olarak anlamlı ve üyelik üzerinde doğrudan etkisi olduğu tespit edilmiştir. Birliklerin, özellikle pazarlama organizasyonları, girdi temini ile eğitim ve yayım konularında çok daha ciddi ve yoğun çalışmalar yapmaları gerektiği görülmektedir.
Mısır üretiminin uluslararası rekabet gücünün belirlenmesi (TR63 bölgesi örneği)
Bu çalışmanın amacı, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Hatay illerinin oluşturduğu TR63 Bölgesinde, dane mısır üretiminin, rekabetçilik düzeyinin ve kamu müdahalelerinin rekabetçilik üzerine etkilerinin ortaya konulmasıdır. Araştırmada kullanılan veriler üreticiler ile yüz yüze yapılan anketler ile elde edilmiştir. Deneklerin seçilmesinde basit tesadüfi örnekleme metodu kullanılmış ve toplamda 189 işletmeden veri elde edilmiştir. İşletmelerin etkinliklerinin hesaplanmasında Veri Zarflama Analizi, rekabetçiliğin hesaplanmasında Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler, kamu müdahalelerinin rekabetçilik üzerine etkisinin belirlenmesinde ise Politika Analiz Matrisi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre çalışmaya katılan üreticilerin ortalama yaşı 52,2, tarımla uğraşma süresi 35,4 ve ortalama mısır ekim alanı 102,8 da'dır. Mısır üretiminde karşılaşılan en önemli sorunlar girdi fiyatlarının yüksekliği ve pazarlama sorunları olduğu tespit edilmiştir. Etkinlik analizi sonuçlarına göre, TR63 bölgesinde dane mısır üretiminin teknik etkinlik skoru 0,572 ile 1,000 arasında değişirken, ortalama teknik etkinlik skoru 0,838 olarak hesaplanmıştır. Politika Analiz Matrisi ile yapılan analizde TR63 bölgesinde dane mısır üretiminin sosyal karlılığı 381 TL olarak hesaplanmış ve sosyal karın pozitif bir değer alması dane mısır üretiminde kullanılan yurtiçi girdilerin etkin kullanıldığını göstermektedir. TR63 bölgesinde dane mısır üretiminin yurtiçi maliyet katsayısı 0,60 olarak hesaplanmıştır. Yurtiçi maliyet katsayısı dane mısır üretiminin uluslararası anlamda rekabetçi olduğunu ve sosyal karlılık açısından sürdürülebilir bir üretim faaliyeti olduğunu göstermektedir. Rekabet gücü yüksek ve sürdürülebilir bir üretim faaliyeti olan dane mısırın 2016 yılı yeterlilik düzeyinin %87,8 olarak gerçekleşmesi, uygulanan tarım politikalarının reform sürecinden geçmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Verimlilik esaslı üretimi destekleyen tarım politikalarının geliştirilmesi, tarım ürünlerinin rekabet gücünü artırmasının yanı sıra, işletmelerin etkinliği üzerinde olumlu etki yapacaktır.
Kadının çalışmasına yönelik tutum ve cinsiyet rolleri (Çorum ili merkez köyler örneği)
Bu araştırmada Çorum ili merkez köylerde yaşayan bireylerin kadının çalışmasına yönelik tutumları ve cinsiyet rolleri ele alınmıştır. Çalışan kadına yönelik tutumların değişip değişmediğini kırsalda yaşayanlar açısından belirlemek ve buradan hareketle bu yapının kırsaldaki kadının gelişim sürecine katkı sağlamasına yönelik öneriler geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırma çalışma yaşamında kadınların görünürlüğünü sağlaması yönünden önemlidir. Araştırmanın ana materyalini, anket çalışması verileri oluşturmaktadır. Anket çalışması kapsamında 67 kadın, 67 erkek ile yüz yüze görüşülmüştür. Bireylerin demografik bazı kriterlere göre, kadının çalışmasına yönelik bilgi, tutum ve davranışları arasında bağımlılık olup olmadığını test etmek ve bağımlılık derecesini belirlemek amacıyla Khi-Kare bağımsızlık testi uygulanmıştır. Yapılan Khi-Kare analizi sonucuna göre; bireylerin cinsiyete göre sigortasının kim tarafından yatırıldığı, öğrenim durumları, ailede gelirin kullanımına karar veren kişiler, aile içinde kararlara katılım durumu, evde aile reisi erkek olma durumu anlamlı bulunan değişkenlerdir. Bireylerin kadınların çalışmasına yönelik tutum ve cinsiyet rollerini ölçmeye yönelik 13 yargı cümlesinin daha belirli faktörler altında toplanıp toplanmadığını test etmek için faktör analizi yapılmıştır. Erkeklerin kadınların çalışmasına yönelik tutum ve cinsiyet rollerini ölçmeye yönelik faktörlerden öz değerleri 1'den büyük olan faktör sayısı 5'dir. Bu 5 faktörün tümünü toplam varyansın %68.351'ini açıklamaktadır. Kadınlara yöneltilen kadınların çalışmasına yönelik tutum ve cinsiyet rollerini ölçmeye yönelik yargı cümlesine ilişkin faktörlerden öz değerleri 1'den büyük olan faktör sayısı 5'dir. Bu 5 faktörün tümünü toplam varyansın %64.583'ünü açıklamaktadır. Bu çalışmada kadınların işgücüne katılım oranı, erkeklerin katılım oranından daha azdır. Kırsal alanda kadın ile ilgili çalışma yaşamına ilişkin geleneksel düşüncenin hakim olduğu görülmektedir. Aynı şekilde, toplumsal cinsiyet bakış açısıyla ilgili düşüncelerde de bu durum gözlenmiştir. Kırsalda kadına yönelik bakış açısında sosyal değişimle birlikte bir farklılığın olabileceği fakat bunun daha yavaş devam edeceği söylenebilir. 2019, 114 SAYFA Anahtar Kelimeler: Çorum, kadın, çalışma, tutum, aile reisi.
Kırdan kente göç eden ailelerin kız çocuklarına yönelik tutum ve davranışları (Tokat ili merkez ilçe araştırması)
Bu araştırmada kırdan kente göç sonucunda ortaya çıkan kentleşme sorunları, göçün göç eden aile bireyleri üzerindeki etkileri, ekonomik ve sosyal yaşamlarındaki değişimler incelenmiştir. Araştırma, Tokat merkez ilçede belirlenen 21 mahallede yaşayan kırdan göç etmiş 402 ailenin demografik, sosyo-ekonomik özellikleri ile kız ve erkek çocuklarının eğitimi, meslek kazanması, çalışması ve çocuklarının kişisel kararlarına ilişkin görüşlerini saptamak amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmada anket çalışması sonucunda elde edilen verilere khi-kare ve faktör analizi yöntemleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre; araştırmaya katılan bireylerin %46.8'i kadın ve %53.2'si erkektir. Ailelerin%54.2'si iş bulmak için kente göç etmiştir. Kız çocukların %33.7'si lise, %31.8'i ilköğretim, %24.1'i üniversite öğrenimi görmektedir. Ailelerin %92.8'i kız çocuklarının okumasını istemektedir. Kız çocuklarının %80.3'ü bir işte çalışmamaktadır. Ailelerin %68.9'u kız çocuklarının çalışmasını istemekte %53.8'i ise gerekçesini kız çocuklarının kendi ihtiyaçlarını karşılaması olarak belirtmektedir. Çalışan kız çocuklarının %19.82'si devlet memuru olup, %35'i mesleği olduğu için çalışmaktadır. Ailelerin %59.20'si kız çocuklarının evlilik kararında anne ve babanın etkisinin olduğunu belirtmiştir. Kız çocuklarının %14.7'si evli olup, bunların %50.3'ü görücü usulü ile evlenmiştir. Ailelerin cinsiyet özellikleriyle; eğitim durumları, meslek grupları, köyden göç etme süreleri, kentte yaşama süreleri, kız çocuklarının ne kadar eğitim görmeleri gerektiği ve okumalarını istemeleri konusundaki düşünceleri ile kız çocuklarının eşlerini seçerken dikkat ettikleri hususlar arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmada ailelerin kız çocuklarına yönelik tutum ve davranışlarını ölçmek amacıyla faktör analizi yapılmıştır. Analizde özdeğerleri 1'den büyük olan faktör sayısı 5 olup, bu faktörler toplam varyansın %63.633'ünü açıklamaktadır. Genel olarak ailelerin kız çocuklarının eğitimleri, çalışmaları ve evlilikleri konusunda olumlu tutum içinde oldukları sonucu ortaya çıkmıştır. Kız çocuklarının eğitim ve istihdam alanlarındaki imkânların artırılması için teşvik edici faaliyetlerin yapılması sağlanmalıdır. ANAHTAR KELİMELER: Göç, Köy, Kent, Kentleşme, Tokat İli, Aile, Kız Çocuk, Erkek Çocuk.
Üreticilerin tarım politikalarına ilişkin görüş ve beklentilerinin belirlenmesi(Tokat ili merkez ilçe köyleri örneği)
Tarımın stratejik öneme sahip bir sektör olması dolayısıyla tüm dünya ülkelerinde desteklenen bir sektör konumundadır. Her ülke kendi ekonomik yapısına özgü bir tarım politikası ortaya koymakta ve tarımı farklı yöntemlerle desteklemektedir. Türkiye'de bugüne kadar uygulanan tarım politikaları ile üretimin arttırılması hedeflenirken, bu politikaların kamu kaynaklarına getirdiği mali yük ve hedef kitleye ulaşamaması gibi sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada araştırma alanındaki üreticilerle yapılan görüşmeler, tarım politikalarının hedef kitle tarafından ne kadar bilindiğini, üreticilerin politikalara ilişkin görüş ve beklentilerini ortaya koymuştur. Araştırmacıların yerel bilgiyi açığa çıkarması, politikalara yön veren kişilere rehber olması açısından önem taşımaktadır. Tokat İline bağlı Merkez köylerdeki üreticilerin tarım politikaları ve araçlarına ilişkin görüş ve beklentileri belirlenmiştir. Araştırmanın ana materyalini Tokat İli Merkez İlçesinin 108 köyünde yaşayan üreticilerinden anket yöntemi ile toplanan birincil veriler oluşturmaktadır. Bu köylerin %50'si alınarak 54 köyde araştırma yapılmıştır. Her bir köyden 10 üretici olmak üzere 540 üretici örnek hacmini oluşturmuştur. Tüm bulgular genel olarak incelendiğinde; üreticilerin uygulanan tarım politikalarından memnun olmadığı, tarımsal altyapının eksikliğinden şikayetçi oldukları, tarımsal ürünlerle ilgili desteklemeleri yetersiz buldukları, hayvancılık desteklemelerini ise yeterli buldukları görülmektedir. Üreticilerin elde ettikleri tarımsal gelir ile geçimlerini sağlayamadıkları, tarımsal danışmanlık sisteminin yeterince oturmadığı ve üreticilerin tarımda kullanılan kaynakların adil kullanılmadığı konusunda hemfikir oldukları ortaya çıkan olumsuz sonuçlardan bazılarıdır. Bu olumsuz sonuçların giderilmesi için tarım politikalarının tek elden değil, çiftçilerin görüşleri ve istekleri yerinden tespit edilip dikkate alınarak politik çıkarlar içermeyen tarım politikalarının üretilmesi gerekmektedir.
Türkiye'de sürdürülebilir kalkınma kapsamında geleneksel mimariye sahip tokat evlerinin ekoturizme kazandırılmasında yerel halkın tutum ve davranışlarının incelenmesi
Bu araştırmada, geleneksel mimariye sahip olan Tokat evlerini sürdürülebilir kalkınma kapsamında ekoturizme kazandırılmasında yerel halkın görüş ve tutumları anket yöntemi ile veri toplanarak değerlendirilmiştir. Araştırmaya yönelik alandaki geleneksel mimariye sahip evlerde oturan yerel halk ile görüşmeler yapılmış olup, sosyo-demografik verilere yer verilmiştir. Çalışmaya katılan yerel halkın, gelir durumları düşük, yaş itibariyle 45 yaş üstü ve okuma yazma bilmektedir. Gelir kaynağı olarak çoğunlukta emeklilik aylıkları ve esnaflıktan sağladıkları gelirdir. Geleneksel evlerin %65,80'i mülk olup, %73,06'sının başka evi yoktur. Hanelerde hem işsiz olan hem de göç eden bireylerin olduğu görülmektedir. Ekoturizmin işsizliği ve göçü düşürme konusunda bireylerin yarıya yakını olumlu etki yapacağı görüşündedir. Yerel halk, oturdukları evlerinin kültürel miras olduğu düşüncesinde olup, gelecek nesillere aktarma düşüncesinde oldukları için evleri satmak yerine miras olarak bırakmayı tercih etmektedirler. Ev pansiyonculuğu konusunda katılım sağlayacağını belirten bireyler, evin sadece bir odasını kiralamayı düşünmemektedir. Aynı şekilde geleneksel ürün satışını olumlu karşılayan bireyler, evde turistlere yemek yedirerek ücret almak istememektedir. Yerel halk, ekoturizmi olumlu karşılasa da gelir getirmesi konusuna şüpheyle yaklaşmaktadır. Bireyler ayrıca bölgede olası bir ekoturizm projesi olursa gelirin eşit dağılması konusunda endişe duymaktadır. Genel anlamda yerel halkın görüş ve tutumlarına bakıldığında geleneksel mimariye sahip Tokat evleri ekoturizme kazandırılabilecektir. Yerel halk ile beraber yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları bir proje dahilinde çalışmalarını birleştirerek yerel ekonominin sürdürülebilir şekilde kalkınması sağlanacaktır.
"Erbaa Narince Bağ yaprağı" üretilen köylerde sosyo-ekonomik yapı ve yüksek sistem bağcılığın benimsenmesi
Bu araştırmada Erbaa narince bağ yaprağı üreticilerinin yüksek sistem bağcılığı benimsemelerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesi, Erbaa yöresinde bağcılığın mevcut durumunun ortaya konması, sorunlarının saptanması ve bu sorunlara çözüm önerileri getirilmesi hedeflenmiştir. Erbaa'da toplam 33 köyün gayeli olarak %25'i ile görüşülmesi uygun bulunarak bağcılığın yoğun olarak yapıldığı 8 köyde yüksek sistem bağcılık yapan 44 ve goble terbiye sistemine göre bağcılık yapan 68 olmak üzere toplam 112 üreticiden anket yöntemi ile toplanan birincil veriler kullanılarak iki grubun karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Üreticilerin hane halkı sayısı, eğitim durumu, yaş ve cinsiyet gibi demografik özellikleri incelenmiştir. Sosyal ve ekonomik özellikleri ile üretim, pazarlama ve benimsemeye ilişkin unsurların gruplar bakımından farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amacıyla Ki-Kare, Mann Whitney U ve lojistik regresyon analizi yapılmıştır. Ki-Kare analizi sonucunda anlamlı bulunan faktörler üreticinin yaşı, eğitim düzeyi, bağın fidan türü, kış sulaması yapma, dip sürgün toplama, yaprak fire verme, yaprak fiyatında değişim, teknik bilgi desteği alma ve bağ tesis ederken sorunla karşılaşma olarak tespit edilmiştir. Mann Whitney U analizi sonucunda anlamlı bulunan faktörler ise tarımsal gelir, toplam bağ alanı ve dekara ortalama omca sayısı olarak bulunmuştur. Lojistik regresyon analizi sonucunda üreticilerin yüksek sistem bağcılığı benimsemelerinde etkili olan faktörler üreticinin yaşı, tarımsal geliri, toplam bağ alanı ve bağcılık deneyimi olarak belirlenmiştir. Erbaa'da 1998 yılından itibaren yaygınlaştırılmaya çalışılan yüksek sistem bağcılığın halen istenen seviyede olmadığı görülmüş olup goble terbiye sistemine göre bağcılık yapan üreticilerin yüksek sistem bağcılığa yönlendirilmesi için cazip kredi imkanlarının geliştirilmesi, malzeme ve sertifikalı fidan desteklemelerinde başvuru süreçlerinin kolaylaştırılması, desteklerin üreticilere duyurulması ve yüksek sistem bağcılığa ilişkin eğitim faaliyetlerinin artırılması önem arz etmektedir.
Yerel ve kırsal kalkınmada coğrafi işaret: Zile pekmezi araştırması
Araştırmanın ana amacı, Türkiye'de kültür bakımından zengin ve yoğun bağcılık yapılan Tokat ilinde, üzüm üreticilerinin ve tüketicilerin coğrafi işarete yönelik bilinç düzeyleri ile tutum ve tercihlerinin ölçülmesidir. Aynı zamanda, coğrafi işaretli üzüm pekmezi üreten işletmelerin sosyo-ekonomik durumunu ortaya koymak, yöreye katkılarını araştırmaktır. Bunun için, 96 üzüm üreticisi ve 270 tüketici ile anket çalışması yapılmıştır. Araştırma bölgesinde coğrafi işaretli ürün olan zile pekmezini üreten bir adet işletme olmasından dolayı yalnızca bu işletme ile görüşme sağlanmıştır. Üreticilerin yaklaşık %39,58'i coğrafi işareti bildiklerini beyan etmiştir. Aynı zamanda, %42,71'i üzüm üretiminde artış olduğunu ifade etmiştir. Üreticilerin %83,33'ünün zile pekmezinin Tokat iline ait bir coğrafi işaretli ürün olduğunu bildikleri belirlenmiştir. Tüketicilere de Tokat iline ait coğrafi işaretli ürünler sorulduğunda, %71,85'inin zile pekmezinin Tokat iline ait bir coğrafi işaretli ürün olduğunu bildikleri belirlenmiştir. İşletme ile yapılan görüşmede, coğrafi işaretin işletmeyi her yönden olumlu etkilediği tespit edilmiştir. Coğrafi işaret tescili sonrasında, zile pekmezi daha çok tanınmış, pazar payı artmıştır. Coğrafi işaret tescilinin sanayici ve üretici açısından birçok olumlu gelişmeyi beraberinde getirdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, coğrafi işaret sanayicinin ulusal ve uluslararası düzeyde tanınırlığını ve pazar payını artırmıştır. Üreticilerin üretimini artırarak gelirde artış sağlamıştır. Tüketici tarafından ise, genellikle, coğrafi işaret tescili ile ürünlerin geleneksel özelliklerinin garanti altına alındığı görüşnde oldukları belirlenmiştir. Dolayısıyla, coğrafi işaret alan zile pekmezi, kırsal kalkınmada sürdürülebilirliği sağlaması bakımından önemli bulunmuştur.