Theses supervised by Prof. Dr. Nilgün Gürkan Pazarcı

12 theses · Gazi University, Ankara Hacı Bayram Veli University

DoctorateOpen AccessTR

Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze yazılı kültür ürünlerinde köylülük: Türk romanında köylülük imgesi

Çalışma; köylülüğün ne olduğunu, sosyo-ekonomik ve politik gelişmelerle nasıl değişim geçirdiğini ve bunların romanlardaki imgeler aracılığıyla nasıl ortaya konulduğunu açıklamayı amaçlamıştır. Bu kapsamda köy ve köylünün ne olduğuna dair teorik tarihsel arka plan, süreç içinde etkin olan iktisadi ve siyasi unsurlar ve aktörlerle köylülüğün geçirdiği değişimi içine alan bir inceleme ile ortaya konmaya çalışılmıştır. Ardından Cumhuriyet tarihinde köylülüğün kapitalizmle birlikte geçirdiği değişimin izleri ele alınmıştır. Sosyal gerçekliği yansıtan romanlarda köylülüğün Türkiye'deki değişimleri incelenmiştir. 1800'lerden 1980'lere dek farklı dönemlerde yazılmış romanlar incelenmiş ve çalışmanın amacına uygun olanlar belirlenmiştir. Köy ve köylülüğün konu edildiği süreç, anlattığı konu, yazarın tutumu ve dönemindeki diğer köylülük anlatıları ile ilişkisi yanında Tanzimat'tan günümüze köylülüğe dair edebiyatın neler anlattığı, köyün edebiyatta varoluşuyla toplumsal yaşamda var oluşunun paralelliği ya da farklılaşmasının nasıl olduğu romanlar incelenerek ele alınmıştır.Çalışmaya örnek olarak seçilen romanlarda "Ekonomik Güçlükler Açısından Köy", "Siyasal Yaşam ve Köylü" ve "Sosyal Hayat Açısından Köylülük" kategorileri altında analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda eserlerde temsil edilen köylülüğün, Türkiye toplumunda ekonomik, siyasi uygulamalardan her zaman etkilenen grup olduğu ortaya çıkmıştır. Bu süreçte kırılmalar yaşayan köylülüğün Cumhuriyet'in başlangıcından günümüze kadar değişmiş, şartlara kendisini adapte etmeyi başarmış ve yok olmadığının izleri romanlarda bulunmuştur. Anahtar Sözcükler 1) Köylülük 2) Köylülük ve Kapitalizm 3) Modernleşme ve Köylülük 4) Osmanlı-Türk Toplumunda Roman ve Köylülük İlişkisi 5) Romanlarda Köylülü

Zeynep Gültekin Akçay
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Belleğin politik inşası olarak vatan anlatısı: Türkiye'deki siyasal ritüeller üzerinden bir inceleme

Bu doktora tezi çalışmasında, Türkiye'nin Cumhuriyet döneminde kutlanan 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olmak üzere dört milli bayram üzerinde vatan anlatısı teması çerçevesinde bir inceleme yapıldı. Bu inceleme, gazete, dergi, broşür, poster, kartpostal ve pul gibi yazılı ve görsel basın materyallerindeki bayramın anlam ve önemine ilişkin mesajlara bakılarak yapıldı. Bu kapsamda, milli bayram kutlama törenlerindeki ritüel pratikler, toplumsal belleği biçimlendirme işlevleri bakımından ele alındı. Böylece ritüel pratiklerin, politik iktidarın milli bayram kutlamaları yoluyla, çocuklar, gençler, askerler ve aileler gibi failler aracılığıyla toplumsal yapı üzerinde devletin varlığını ve devamlılığını sağlamak amacıyla etkili olduğu gösterildi. Bunu göstermek içinse, kutlamalar kapsamındaki siyasal ritüellerdeki anlatı, sembol ve performans gibi yapısal unsurlar, yine bu çalışma kapsamında oluşturulan ritüel çözümleme yöntemiyle çözümlendi. Bu çözümlemede, beden ve toprak gibi vatan anlatısının iki temel bileşenine ilişkin ritüel pratiklere odaklanıldı. Bu pratiklerde yer alan beden unsuru, devletin tahakkümünün bir tezahürüyle oluşan, askeri disiplin yöntemleriyle terbiye edilerek bir "ahenk" ve "birlik" içindeki güçlü ve sağlıklı "terbiye edilmiş bedenler" olarak çözümlendi. Buna göre, "Türk milleti" oluşturmak ve sonra da onu korumak için oluşturulan bu "terbiye edilmiş bedenler"in, politik iktidarın söylemiyle toplumsal belleğin imgesi haline getirildiği gösterildi. İkinci olarak toprak unsuru ise, devletin egemenliğinin bir tezahürü olarak "sınırları çizilmiş topraklar" olarak "Türk vatanı" nı oluşturduğu, dahası bu "sınır" imgesiyle de belleklerde bu vatanın korunduğu söylemiyle somutlaştırıldığı görülmektedir. Sonuç olarak çocukluktan gençliğe, gençlikten askerliğe, askerlikten aileye, kadından erkeğe doğru biçimlenen bedensel terbiye araçları, milli bayramların ana teması vatan anlatısı çerçevesinde toprağın vatan haline getirilmesinde bir "hamur" olarak "biçim" verilen bir imge olarak gösterileştirilmiştir. Bu da, politik iktidarın hem bireysel belleği hem de toplumsal belleği, politik söyleminin uzamı olarak inşa ederek, bireyi ve ait olduğu toplumu biçimlendirdiği sonucunun çıkarılmasını sağlamıştır. Anahtar Kelimeler : Siyasal ritüel, ulusal tören, toplumsal bellek, performans, vatan.

BayramlarGazetecilikKültürel bellek+7
Mahmut Nedim Çağlar
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gazete sahipliği değişiminin köşe yazarlarına etkisi karşılaştırılmalı bir değerlendirme

Sönmez Gülen, Gazete Sahipliği Değişiminin Köşe Yazarlarına EtkisiKarşılaştırılmalı Bir DeğerlendirmeÇalışmanın konusu basın sektöründe yaşanan sahiplik yapılarındaki değişimlerin gazetelerin köşe yazarları üzerindeki etkileridir.Sahiplik yapısındaki değişimin köşe yazarlarına etkilerini analiz et-meyi amaçlayan bu çalışma eleştirel yaklaşımlar içerisinde sahiplik yapısı üzerinde duran Ekonomi-Politik yaklaşımdan yola çıkmış bunun yanında Altschull tarafından ileri sürülen ?sermaye kaynağına göre ideolojideki deği-şimler? tezinden yararlanmıştır.Türk medya sektöründe yer alan Sabah gazetesinin sahiplik yapısı ve içeriğinin analiz edildiği çalışmada, Hürriyet ve Cumhuriyet gazetelerinden de yararlanılarak medyadaki sahiplik yapısı ve içerik ilişkilerine yönelik karşılaştırılmalı bir değerlendirme yapılmıştır.Bu değerlendirme yapılırken sadece günümüzle değil bütünsel ve ta-rihsel bir çalışma elde etmek amacıyla ilk basın çalışmalarından ve basının yapısından yola çıkılarak inceleme yapılmıştır.Anahtar Sözcükler1. İletişim2. Medya mülkiyeti3. Siyaset4. İçerik5. Köşe yazarları

DeğişimGazete yayıncılığıGazeteler+7
Gülen Sönmez
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'nin modernleşme sürecinde muhalif aydının romanlarda temsili

Türkiye'nin modernleşme süreci, Osmanlı döneminde askeri alanda yaşanan yenilgilerin bir sonucu olarak ortaya çıkmış; ardından askeri/siyasi merkezileşme ve eğitim reformları gündeme gelmiştir. Buna göre modernleşme çabaları Cumhuriyet dönemine kadar aslen siyasi/idari/askeri planda gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Osmanlı modernleşmesinin en önemli özelliklerinden biri yönetici elitin önderliğinde, merkezden çevreye doğru gelişen çizgisel bir yapı sergilemiş olmasıdır. Bu bağlamda önemli olan bir diğer unsur modernleşme politikalarına bağlı olarak, ulema sınıfından farklı yeni bir aydın tipinin ortaya çıkmış olmasıdır. Temel amacı devleti kurtarmak, onun devamlılığını sağlamak ve modernitenin temel ilkelerini yaymak olan bu yeni aydın tipinin en önemli özelliği devlet örgütlenmesinin içinde çoğu zaman bir memur gibi işlev görmesidir.Cumhuriyet dönemine bakıldığında ise düzen ve ilerleme ilkesinden hareketle topyekün modernleşme anlayışının benimsendiği görülmektedir. Ancak bu dönemde de tıpkı, Osmanlı olduğu gibi, modernleşme devlet eliyle gerçekleştirilmiş ve aydınlar sürecin önemli bir parçası olmuşlardır. Nitekim bazı farklılıklar olmakla birlikte, Cumhuriyet döneminde de aydınlar geçmişteki birçok özelliklerini ve misyonlarını devam ettirmişlerdir.Bu misyon ve işlevler ise Osmanlı/Türk aydının muhalif kimliğini önemli ölçüde belirlemiştir. Nitekim devletten özerk ve bağımsız bir yapı sergilemesi öngörülen aydın çevrelerin, memur/bürokrat kimlikleriyle toplumsal - siyasal arenada yer almaları, onların ?muhalif? kimliğini saptayan mühim bir faktör olmuştur. Türkiye'nin modernleşme sürecine koşut olarak aydınların toplumsal ve siyasal işlevleri de belli oranlarda dönüşümler ve farklılıklar göstermiştir. Diğer taraftan Türkiye'nin geçirmiş olduğu dönüşüm süreci ve aydınların bu süreçte oynadığı rol, ilk ortaya çıktığından beri Osmanlı/Türk romanına çeşitli şekillerde konu olmuştur.Buradan hareketle çalışmada, Osmanlı/Türk aydının ?muhalif? tavrının hangi koşullarda oluştuğu, toplumsal-siyasal eleştirilerinin hangi konular etrafında yoğunlaştığı, ?muhalif? kimliğinin nasıl bir görünüm sergilediği ve bunların toplumsal/siyasal gelişmelerle birlikte nasıl bir dönüşüm gösterdiğini romanlardaki imgeler aracılığıyla ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde farklı dönemlerde ve farklı ideolojik eğimlerle yazılmış romanlar incelenmiş ve çalışmanın amacına uygun olanlar belirlenmiştir. Örnek olarak seçilen romanlarda elde edilen veriler ise belli kategoriler altında analiz edilmiştir.Yapılan analizler sonucunda eserlerde temsil edilen aydınların, Osmanlı/Türk aydınının ?kurtarıcı?, ?kurucu?, ?bürokrat/yönetici? gibi birçok özelliğini taşıdıkları ve bu özelliklerin ?muhalif? kimliğini belirleyen önemli bir unsur olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Nitekim temel modernlik anlatısının değişimiyle birlikte ?muhalif? tavır alışlarda bulunan ve bu noktada çeşitli dönüşümler gösteren Osmanlı/Türk aydınının, özellikle `80'li yıllara kadar çalışmada tanımlanan anlamıyla ?muhalif aydın? olarak ifade etmenin doğru bir yaklaşım olamayacağı kanaatine varılmıştır.Anahtar Sözcükler1)Modernleşme2)Türkiye'de Modernleşme3)Türkiye'de Roman4)Entelektüel5)Türkiye'de ?muhalif? entelektüel/ aydın

AydınlarModernleşmeMuhalefet+2
Ülkü Ayşe Oğuzhan Börekci
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de ders kitaplarında yurttaşlık: Cumhuriyet'in kuruluş yıllarından bugüne kavramsal dönüşüm

Bu çalışma, Türkiye'de siyasal alandaki dinamiklerin etkisinde, ?yurttaşlık? kavramının ders kitaplarında nasıl ele alındığını ve evrildiğini; Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüz Türkiye'sinde ulaştığı noktayı ders kitaplarındaki söylem çerçevesinde incelemeye çalışmıştır. Bu amaçla ders kitaplarında tanımlanan yurttaşların hakları ve ödevleri, özellikleri, kökeni, toplumsal cinsiyet ve kurulan karşıtlıklar çerçevesinde nasıl tanımlandığı; yönetenlerle yurttaşlar arasındaki farkın nasıl temsil edildiği belirlenen kategorilerle ortaya çıkarmayı hedeflemiştir. Kitaplarda yurttaşlık kavramının söylemsel öğelerle sabitlenmesi, neleri dışlayarak veya neleri bünyesine katarak inşa edildiği incelenmiştir. Çalışmada ders kitapları, tek parti rejiminin yerleştiği ve Latin alfabesinin kabulünden sonraki 1930-1950 yılları arası ilk dönem (kurucu dönem), 1950-1980 ikinci dönem, 1980-2007 son dönem olarak üç döneme ayrılmış; tüm dönemler içinde toplam 24 kitap söylem analizi/çözümlemesi yöntemi ile incelenmiştir.Çalışma, üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde, dünyada ve Türkiye'de yurttaşlık kavramının oluşumu ve gelişimi; modern Türkiye'nin doğuşuna kaynaklık eden 19.yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu'ndaki gelişmelerin tebaadan yurttaşa doğru evrilme süreci; Türkiye Cumhuriyeti içinde yurttaşlıkla ilgili gelişmeler ve ?Türk Tarih Tezi?, ?Türk-İslam Sentezi? düşünceleri tarihsel perspektif içinde ortaya konmuştur. Araştırmamızı kapsayan ikinci bölümde, 1930-2007 yılları arasındaki ders kitapları oluşturulan kategoriler çerçevesinde incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise araştırma sonuçları değerlendirilmiştir.Türkiye'de vatandaşlık, 19.yüzyılda Osmanlı dönemindeki Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve sonrasında eklenen Batıcılık fikirleri etrafında biçimlenmiştir. Araştırmamız sonucunda, kökleri bu fikir hareketlerine dayanan iki ideolojik tasarımın Yurttaşlık Bilgisi ders kitaplarında yer aldığı görülmektedir. Bunlardan ilki, Türk Tarih Tezi; ikincisi ise 1950'lerde hissedilmeye başlayan 1980'lerden sonra kitaplarda açıkça görülen Türk-İslam Sentezi'dir. Her iki düşünce de vatandaşı, devlete tabi edilen bir ?özne? olarak kurgular. Yurttaşın varoluşunu, onu devlete bağlayan aidiyet duygusuyla anlamlandırması beklenir. 1980'den sonra yurttaşlık kavramı, Türk-İslam Sentezi'nin belirlediği ideolojik çerçevede tanımlanma eğilimine girer. Din olgusunun, hissedilir biçimde yurttaşlıkla ilgili argümanları belirliyor olması, 2000'lerden sonra İnsan Hakları'nın dersin adına eklenmesiyle birlikte geri adım atmış izlenimini verir. Fakat bu adla öğrenimde olan ders, 2007 yılından itibaren öğretimden kaldırılır.

Ders kitaplarıDönüşümKavramsal değişim+3
Fatma Gürses
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet haber yorumları ve demokrasi: 2007 yılı seçimlerinde internet haber sitelerindeki okuyucu yorumları üzerine bir inceleme

Çalışma; internetin yaygınlaştığı ve etkisini giderek artırdığı günümüzde, internetin kamusal bir alan oluşturarak demokratikleşmeye katkı sağlayıp sağlamadığını çözümlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, internet üzerinden her geçen gün daha da yaygınlaşan toplumun sesini duyurma sürecinin bir boyutunu yansıtmaktır. Çalışmada internet ve internet haberciliği yapan gazetelerin yorum sayfaları aracılığıyla kamusal katılımın sınırları, tartışmalarla ortaya konulmaktadır. Yurttaşların fikirlerinin geleneksel medyada yeteri kadar yer bulamaması yurttaşları internete yönlendirmekte ve yurttaşlar internet üzerinden söz sahibi olabilmektedir. Yurttaşların internet üzerinden bu katılımları gazetelerin yayım politikalarını da etkileyebilmektedir.Çalışmada, internet haberciliğinin en eski iki örneği olan Milliyet ve Zaman gazetelerinin internet sitelerindeki haberlere yapılan yorumlar incelenmiştir. 2007 yılında Türkiye'nin gündeminde en fazla süreyle yer tutan Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Milletvekili Genel Seçimi sürecinde, Milliyet ve Zaman gazetelerinin internet sitelerindeki haberler niteliksel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Bu yorumlardan ortaya çıkan temalar çalışmada ele alınmıştır. Gazetelerin sitelerine konulan yorumların gazete politikasına olan etkileri incelenmiştir. Çalışmada, internetten yapılan yorumların analizi de yurttaşların gelecek kaygısı da yansıtılmaya çalışılmıştır. Bu kaygı üzerinden ortaya çıkan tartışmaların kategorik ve tematik olarak analizi yapılmıştır.Çalışma iki ana kısımdan oluşmaktadır. Çalışmanın ilk kısmında iletişim teknolojilerine getirilen liberal ve eleştirel yaklaşımlar, kamusal alan, kamusal alan ve demokrasi, internetin demokratik potansiyeli ve eleştirisi ile internete kamusal katılım konuları ele alınmıştır. Bu kısım, çalışmanın kuramsal temelini oluşturmaktadır. İkinci kısım ise araştırmanın konusu olan Milliyet ve Zaman gazetelerinin internet sitelerinde yer alan 2007 yılı Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Milletvekili Genel Seçimi ile ilgili haberlerin analizini kapsamaktadır.

DemokrasiElektronik medyaGazeteler+7
Ziya Kıvanç El
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tefrika polisiye romanlarda siyasal kültür motiflerinin irdelenmesi: "Ümit Deniz" örneği

Bu çalışmanın konusu 1956?1975 yılları arasında tefrika edilen Ümit Deniz romanlarında siyasal kültür motiflerini incelemektir.Türkiye'de 19. yüzyılın son çeyreğinde başlayan tefrika yayıncılığı ve polisiye romanları 1930'dan sonra büyük bir gelişme göstermiştir. Bu tarihten sonra pek çok özgün polisiye roman yazılmış ve tefrika edilmiştir. 1980'lerde gazetelerde yaygınlaşan foto romanlar ile tefrika romanlar önemini kaybetmiştir. 1930?1980 yılları arasında tefrika edilen polisiye romanlar arasında Ümit Deniz konu seçimi ve karakteri ?Murat Davman? ile özel bir yere sahiptir ve kendinden sonraki polisiye yazarlarını etkilemiştir.Çalışmada Ümit Deniz romanlarında yer alan siyasal kültür motiflerinin incelenmesi sonrası kolektif bir kimlik tanımı olarak ?vatanperverlik? temasının öne çıktığı görülmüştür. Bir kimlik olarak vatanperverlik tanımın en önemli unsuru ise ?Türklük? tür. Romanlarda ?Türklük? soy ve ortak geçmiş üzerinden tanımlanmaktadır.

Polisiye romanlarSiyasi kültür
Gökhan Demirkol
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadın dergilerinde kadın kimliğinin inşası

Bu tez çalışmasında, Türkiye'de kadın dergilerinin işlediği feminist söylem irdelenmektedir. Türkiye'deki feminist söylemler Batı'daki gibi Neo-liberal politikalarla zamanla postfeminist anlayışa dönüşmüştür. Dolayısıyla, bu çalışmanın kavramsal çerçevesini feminist söylemlerin postfeminist anlayışı oluştururken; Türkiye'de çok satan kadın dergilerinde toplumsal cinsiyet rollerinin bu anlayışa paralel haberler ile işlendiği gerçekliği çalışmanın temel varsayımını oluşturmaktadır.Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümü Batı'da feminist söylemin gelişimi kapsamında, feminist teorilerin unsurlarını literatür taraması ile ele almaktadır. Çalışmanın ikinci bölümü ise Türkiye`de politik alanın bir parçası olarak feminist söylemleri içermiştir. Üçüncü bölüm ise toplumsal cinsiyet eksenli feminist söylemlerin, kadın dergilerinde yansıtılma biçimini betimsel çözümlemeyle irdelemiştir.Bu unsurlar ekseninde amaç, Türkiye'de feminist söylemlerin gelişimini ve Mayıs 2008 tarihli Cosmopolitan, Instyle, Elle, Marie Claire, All, Elele, Hülya, Madame Figaro, Harper's Baazar dergilerinden elde edilen toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin haberleri postfeminist unsurlar bağlamında değerlendirmektir. Türkiye'de postfeminist söylemlerin kadın dergilerinde toplumsal cinsiyet rollerini tüketim için etkinleştirdiği, irdelenen haberlerde açık bir biçimde gözlenmektedir ve bulguların bu yönde olduğu görülmektedir.

Derya Sümer
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de azınlıkların televizyonda yansıtılma biçimi

Bu çalışma, Türkiye'de ulusal çapta yayın yapan dört televizyon kanalının ana haber bültenlerinde, azınlıklar ve etnik kimliklerle ilgili konuların nasıl yansıtıldığını incelemektedir. Yıllardan beri içinde bulunduğu yasal zeminle, bugün Avrupa Birliği kriterleri arasında bir ?sıkışmışlık? yaşadığı gözlenen medyanın, azınlıklar ve farklı etnik kimliklerle ilgili konularda nasıl bir bakış açısı belirlediği, farklı grupların talepleri karşısında nasıl bir iletişim ortamı oluşturduğu ve bu grupların taleplerinin medyanın söylemine ne kadar yansıdığı, bu çalışmada ele alınacak ve örnek olaylarla analiz edilerek sorgulanacaktır. Çalışma üç ana bölüme ayrılmaktadır; birinci bölümde, ulus-devlette azınlık ve yurttaşlık kavramlarının ne anlama geldiği ve ?azınlık? kavramının hukuksal çerçevesi ile ilgili açıklamalara yer verilmiş ve küreselleşme, ulus-devlet ve azınlık hakları ile küreselleşmenin azınlık taleplerine olan etkisi incelenmiştir. İkinci bölümde, Türkiye'de medyanın azınlıklara ve etnik kimliklere yaklaşımına değinilmiş ve Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde değişmeye başlayan medya kriterleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise; seçilen televizyon kanallarında, 2005?2007 tarihlerinde Türkiye'de azınlıklar ve etnik kimliklerle ilgili bazı önemli gelişmelerin yaşandığı tarihlerde, dört ana haber bülteninde bu gelişmelerin nasıl ele alındığı ve sunulduğu analiz edilmiş ve elde edilen bulgular konu ile ilgili bir sonuca bağlanmıştır.

AzınlıklarTelevizyon
Canan Özkan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliğine tam üyelik sürecinde siyasi parti liderlerinin milliyetçilik söylemleri

Ulus devletin çimentosu milliyetçilik, küresel etkilerle beraber yaşadığı değişimle, Türkiye-AB ilişkilerinde de kendisini göstermektedir. Milliyetçilik, bir refleks ve doğal bir süreç olarak gösterilirken, siyasal liderler de meşrulaştırma aracı olarak milliyetçiliği kullanmaktadır.Bu durum, Türkiye'de milliyetçi yükselişi açığa çıkarırken, milliyetçilikten beslenen karşılıklı korkular Türkiye-AB ilişkilerinde belirleyici unsur olmuştur. Bu durum siyasal liderlerin söylemlerine de yansıyarak, Türk dış politikasında bazen ülke ya da vatana, bazen millet ya da halka, bazen de egemenlik ya da bağımsızlık kavramlarına gönderme yoluyla milliyetçilik sürekli olarak yeniden üretilmektedir.Anahtar sözcükler1-Milliyetçilik2-Ulus devlet3-Küreselleşme4-Avrupa birliği

Avrupa BirliğiKüreselleşmeLiderler+7
Yeliz Altınışık
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyıl'da kartpostallarda Osmanlı toplumu: Max Fruchtermann kartpostalları

Çalışmamızın başlıca amacı, Türkiye'de daha önce bilimsel çalışmalara konu olmamış kartpostalların, basıldığı ve kullanıldığı döneme nasıl ışık tutabildiğini üzerlerindeki görsel öğelerin birer tarihsel belge önemi taşıdığını göstermektir. Ayrıca daha önce üzerine sayısız çalışma yapılmış olan Oryantalizmi ve Batı toplumlarının, genelde Doğu toplumlarını, özelde Osmanlı toplumunu nasıl gördüğünü, kartpostallar üzerinden açıklamak çalışmanın bir diğer amacıdır. Bu tez çalışmasında veri toplama tekniği olarak belgesel gözlemin olanakların yararlanılmıştır. Çalışmada Max Fruchtermann kartpostalları üzerinden hareketle, 19 yüzyıl Osmanlı toplum yaşayışı okunmaya çalışılmıştır. Kartpostallardaki görsel öğelerin, birer tarihsel belge önemi taşıdığı, ayrıca daha önce üzerine sayısız çalışma yapılmış olan Oryantalizmi ve Batı toplumlarının, genelde Doğu toplumlarını, özelde Osmanlı toplumunu nasıl gördüğü, kartpostallarla da açıklanabilmiştir. Bu tez çalışmasında, Batı'nın Doğu'yu yorumladığı örnek sanat eserlerine, yazılara kartpostallar da eklenmiştir. Osmanlı toplumunun yaşayışına dair göstergeler bulunmuş, bu göstergeler, Max Fruchtermann kartpostallarında bütün açıklığıyla görülmüştür. Bu göstergeler, kimi zaman kılık kıyafetlerde, kullanılan eşyalarda, kimi zaman mimari yapılarda, kimi zaman esnaf kartpostallarında varlığını göstermiştir. Özellikle 19. yüzyıl İstanbul'unu konu alan kartpostalların kentin bütün mimari ihtişamını betimlediği görülmüştür. Her panoramik kartpostalın kenti inşa eden iktidarın da fotoğrafı olduğu anlaşılmaktadır. Max Fruchtermann'ın her kartpostalı, araştırmacılara; siyaset, kültür, ekonomi, sanat, edebiyat tarihleri açısından da okunabilecek çok sayıda malzeme sunmaktadır.

Doğu toplumuDoğu-Batı ilişkileriKimlik+3
Filiz Işık
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet ve Zafer gazetelerinde batı imgeleri (1950)

Bu çalışma Türk yazılı basınında Batı'nın ne tür imgelerle yansıtıldığını incelemeyi amaçlamıştır. Bu konuyu incelemek için Türkiye'nin modernleşmesinde siyasal ve sosyal anlamda önemli bir değişim dönemi olarak 1950 yılı seçilmiştir. Çalışma giriş ve sonuç bölümleri hariç dört ana bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde Türk modernleşmesinde Batı imgesinin gelişimi, modernleşmeyi geç yaşayan bir ülke örneği olarak ve ülkenin Batı ile ilişkileri bağlamında genel olarak ele alınmıştır; incelenen dönemin neden seçildiği gerekçelendirilmiştir. İkinci bölümde ise, Türk basınının rejim değişikliğine bağlı olarak geçirdiği dönüşümlere genel olarak değinilmiş ve incelenen dönemde basının durumuna dikkat çekilmiştir. Örnek olarak seçilen Cumhuriyet ve Zafer gazetelerinin tarihçeleri açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümü yöntem bölümüne ayrılmıştır. Çalışmada temalar üzerinden niteliksel içerik analizi yöntemi kullanılmış ve ilgili tarihteki gazete yazıları tek tek incelenerek Batı algılamasını içeren yazılar seçilmiş ve sonrasında analiz edilerek yorumlanmıştır. Dördüncü bölümde ise; araştırmanın bulguları yorumlanmıştır. Bu bölümde 1950 yılı boyunca Zafer ve Cumhuriyet gazetelerinde çıkan yazılardaki Batı ile ilgili algılamaların neler olduğu ve bu algılamaların farklılıkları ve benzerlikleri bulgulanmıştır. Böylelikle Türkiye'de modernleşmenin önemli parçalarından birini oluşturan yazılı basının Batı algısı ve bu algıdaki farklılıklar tespit edilmiştir. Sonuç bölümünde ise; genel bir perspektifle, iki gazetenin konuya bakışlarındaki benzerlikleri ve ötekileştirici imgelemeleri tespit edilmiş ve bu imgelemeler kavramsal bölümlerden elde edilen teorik bulgular eşliğinde açıklanmıştır.

BatıCumhuriyet gazetesiDoğu-Batı ilişkileri+4
Nurcan İncu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Other supervisors