Theses supervised by Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş

11 theses · Akdeniz University

DoctorateOpen AccessTR

Antalya ilinde sera işletmelerinde çalışma koşullarının işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada, Antalya ilinde sera işletmelerinde çalışanların nitelikleri, davranışları, çalışma koşulları, sağlık ve güvenlik açısından karşılaşabilecekleri riskler, risklerle ilgili bilgi düzeyleri ve risklerden korunma yöntemleri araştırılmıştır. Çalışanların çalışma koşullarından kaynaklanan riskler ve risklere karşı alınması gereken önlemler konusunda önemli ölçüde bilgi sahibi değillerdir. Yanlış tutum ve uygulamalarda bulundukları, sağlıkla ilgili şikayetlerinin olduğu ve çeşitli kazalar geçirdikleri tespit edilmiştir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yapılması gerekenlerle ilgili öneriler getirilmiştir.

Zühal Turhanoğulları
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Antalya ilinde serada sebze yetiştiriciliği alanında liderlik türlerinin saptanması ve karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmanın temel amacı, Antalya ilinde kırsal alanda örtüaltı üretim alanında liderlerin sosyal ağ analizi ile belirlenmesi, lider tiplerinin ve lider olmayı etkileyen faktörlerin tespit edilmesidir. Araştırmada, örtüaltı üreticilerinin oluşturduğu ağları, ağda yer alan aktörleri ve aktörlerin birbirleri arasındaki etkileşimleri ve bilgi paylaşım ağlarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda, kırsal alanlarda faaliyet gösteren üreticilerin sosyo-ekonomik özellikleri, tarımsal faaliyetleri, bilgi kaynakları, tarımsal yenilikleri benimseme tutumları ve liderlik algıları incelenmiştir. Araştırma kapsamında, Serik, Aksu ve Kumluca ilçelerindeki 104 üretici ile yüz yüze gerçekleştirilen anketler aracılığıyla elde edilen veriler analiz edilmiştir. Anket uygulaması yapılan üreticilerin seçiminde kartopu örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistikler ve sosyal ağ analizi kullanılarak üreticilerin sosyo-ekonomik özellikleri, tarımsal faaliyetleri, bilgi kaynakları, tarımsal yenilikleri benimseme tutumları ve liderlik algıları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Araştırmada üreticilerin sosyo-ekonomik özelliklerinin yanı sıra, bilgi akışındaki anahtar konumdaki üreticiler ve lider çiftçilerin belirlenerek, tarımsal yeniliklerin yayılması ve bilgi paylaşım ağlarının etkinliği konularında veriler elde edilmiştir. Bununla birlikte, faktör analizi kullanılarak algılanan liderlik türleri tespit edilmiş ve üreticilerin bilgi ihtiyaçları ve bilgi kaynakları analiz edilmiştir. Araştırma bulguları kapsamında üreticilerin büyük çoğunluğunun ilköğretim mezunu olduğu, aile işletmelerinde çalıştığı ve önemli bir kısmının tarım sigortası yaptırmadığı belirlenmiştir. Çalışmada üreticilerin hastalık ve zararlı mücadelesi ile ilgili bilgileri en çok bayilerden aldıkları, yetiştiricilikle ilgili işlemler için de yine bayilere başvurdukları tespit edilmiştir. Tarımsal yenilikleri benimseme oranları ve yeni teknolojilere karşı tutumları incelenmiş ve üreticilerin yeniliklere büyük ölçüde açık oldukları ve genellikle diğer üreticilerin deneyimlerini dikkate aldıkları görülmüştür. Üreticilerin tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmek için çeşitli desteklerden yararlandıkları, ancak bu desteklerin kullanım oranlarının düşük olduğu saptanmıştır. Üreticilerin liderlik algıları ve tarımsal karar alma süreçlerindeki bulguları incelendiğinde üreticilerin lider olarak gördükleri kişilerin genellikle; güvenilir, tecrübeli ve yenilikçi özelliklere sahip oldukları görülmüştür. Tarımsal faaliyetlerle ilgili kararların genellikle işletme sahibi üretici tarafından bireysel olarak alındığı, aile üyelerinin karar alma süreçlerindeki etkisinin sınırlı olduğu belirlenmiştir. Kırsal alanda tarımsal faaliyet gösteren üreticileri yüz yüze eğitecek sayıda ve yetenekte çalışan bulmak mümkün olmayabilmektedir. Bu nedenle yerel önderlerden yararlanmak büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda önder çiftçiler, kırsal alanda tarımsal bilgilerin yayılmasında kritik bir rol oynamaktadır.

Miray Kalaycı
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Nijerya'nin oyo eyaletindeki küçük çiftçilerin iklim dostu tarim teknoloji̇lerini beni̇msemesini etki̇leyen faktörlerin analizi.

Nijerya'nın tarım sektörü, önemli ekonomik katkısına rağmen iklim değişikliği ve ilgili sosyo-ekonomik stres faktörleri gibi ciddi engellerle karşı karşıyadır. Bu bağlamda, bu çalışma Nijerya'nın Oyo Eyaleti'ndeki küçük çiftçilerin iklim dostu tarım teknolojilerini (İDTT) benimsemesini etkileyen faktörleri analiz etmeyi amaçlamıştır. Çok aşamalı örnekleme yöntemiyle seçilen 137 katılımcıdan anket yoluyla toplanan veriler, tanımlayıcı ve çıkarımsal istatistiklerle analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, katılımcıların çoğunluğunun erkek, evli ve ortalama 42 yaş civarında olduğunu, belli bir eğitim seviyesine ve önemli bir çiftçilik deneyimine sahip olduğunu göstermektedir. Çoğunlukla miras kalan arazilerde küçük ölçekli çiftçilik yapan katılımcılar, çiftlik finansmanı için büyük ölçüde kişisel tasarruflarına güvenmekte ve önemli bir kısmı çiftlik dışı gelir kaynaklarına sahiptir. Mahsul üretimi genellikle küçük ölçekli olup, mısır ve manyok temel ürünlerdendir; ancak manyok daha yüksek verim potansiyeli sergilemektedir. Katılımcıların yaklaşık yarısı İDTT konusunda yüksek farkındalığa sahip olup, bu farkındalığın temel olarak sosyal medya platformlarından (Facebook, WhatsApp vb.) kaynaklandığı belirlenmiştir. Benimsemeyi zorlaştıran başlıca faktörler arasında teknik bilgi eksikliği, düşük kar marjları, yüksek ön maliyetler, sosyal eşitsizlik, geleneksel yöntemlere bağlılık, yetersiz altyapı ve öngörülemeyen hava koşulları yer almaktadır. Bu engellere rağmen, katılımcıların önemli bir kısmı İDTT'yi yüksek düzeyde benimsemiş ve bu teknolojilerin sürdürülebilirliğe katkısı ile çevresel etkileri azaltma potansiyeline güçlü bir şekilde inanmaktadır. İstatistiksel analizler, eğitim yeterlilikleri, çiftçilik deneyimi, toplam çiftlik büyüklüğü ve bilgi kaynaklarına erişim gibi faktörlerin İDTT benimsenmesini anlamlı ölçüde etkilediğini ortaya koymuştur. Bu bulgular, benimseme seviyelerini doğrudan etkileyen bu faktörlere yönelik hedefe yönelik müdahalelerin, özellikle eğitimin teşviki, yayım hizmetlerinin geliştirilmesi ve tarımsal altyapının iyileştirilmesinin sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşması için elzem olduğunu vurgulamaktadır. Sonuç olarak, çalışma alanındaki çiftçilerin İDTT benimseme olasılığının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu benimseme düzeyinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla modern teknolojilerin mevcut geleneksel tarım uygulamalarıyla uyumlu hale getirilmesi önerilmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Yeniliklerin Benimsenmesi, İklim Dostu Teknolojiler, Küçük Çiftçiler, Oyo Eyaleti, İklim-Akıllı Tarım, Tarım Teknolojileri.

Kanyınsola Dorcas Abajesude
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Benin'de pamuk üreticilerinin iklim değişikliğine uyumunun sosyal ağ analiziyle çözümlenmesi

Son yıllarda tekrarlayan iklimsel değişkenlik ve oynaklık görülmüştür. Yağış anormallikleri ve gecikmeler, sıcaklık artışları veya bol miktarda sel sonucu meydana gelmiştir. Bu nitelikteki bir senaryo, üreticileri etkilenmeden bırakmamaktadır. Bu nedenle, faaliyetlerini sürdürmek ve hayatta kalmalarını sağlamak için, üreticiler aynı zamanda tarımsal gelir akışlarını koruyarak çeşitli yollar geliştirmektedir. Bunun ışığında, Benin'deki pamuk üreticilerinin etkileşim yoluyla başa çıkma stratejileri analiz edilmektedir. Ayrıca, iklimle ilgili bilgilerin yayılmasından oluşan çeşitli klikler incelenmiştir.Bunu başarmak için üreticilerin ağ verilerini toplamak için kartopu yöntemi kullanıldı. Toplanan verileri işlemek için Gephi kullanılmıştır. Verilerin işlenmesi, yalnızca başarılı iletişim için nüfuzu olan çiftçilerin belirlenmesine değil, aynı zamanda iklimsel bilgilerin etkin bir şekilde yayılması için kilit oyuncuların belirlenmesine de yol açmıştır. Sosyal ağ yaklaşımının artan önemi göz önüne alındığında, mevcut çalışma, pamuk üretimi ve iklim değişikliği bağlamında, başa çıkma stratejileri açısından mevcut bilgi yayma durumunun anlaşılmasına yardımcı olan bir teşhis sunmaktadır. Daha da iyisi, Benin'deki sosyal ağ analizine dayanan iklim bilgisinin yayılmasında yer alan aktörlerin net bir resmini sağlayan ilk akademik makaledir.

BeninPamukÜreticiler+2
Erıola Marıus Charlot Adenıdjı
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Manavgat Altın Susamı'nın markalaşmasında coğrafi işaretin rol ve işlevinin araştırılması

Markalaşma, ürünlerin diğer rakip mallardan farklılığını ortaya koymak için günümüz dünyasındaki en geçerli yoldur. Coğrafi işaretler (Cİ) ise ürünlerin ulusal ve uluslararası düzeyde markalaşmasında önünü açan ve rakiplerinden farklılaştıran en önemli araçlardandır. Özellikle coğrafi işaretler bir ürünün üretim metodunu ve kalitesini garanti etmek, yerel üretimi ve kırsal kalkınmayı desteklemek, geleneksel bilgi ve kültürel değerleri korumak bakımından çok önemli işlevlere sahiptir. Bu etkiler dikkate alındığında, bir ürünün markalaşmasında coğrafi işaretlerin çok önemli roller oynayacağını göstermektedir ve markalaşmış pek çok ürünün ise coğrafi işaret tesciline sahip olduğu izlenmektedir. Buna göre Türkiye'de 2021-Aralık ayı itibariyle 967 adet Cİ tescilli ürün bulunmakla beraber bunlardan bir tanesi de 2021 yılında tescil edilen Manavgat Altın Susamı'dır. Bu çalışmada çok önemli iki konu olan markalaşma ve coğrafi işaret etkileşimi esas alınarak, Manavgat Altın Susamı'nın markalaşmasında, coğrafi işaretin rol ve işlevinin saptanması amaçlanmıştır. Manavgat Altın Susamı üzerinde yapılan bu araştırmanın bulgularının, diğer Cİ tesciline sahip ürünler için de örnek oluşturması beklenmektedir. Araştırma Antalya'da ikamet eden 60 tüketici ve 20 sektör paydaşı olmak üzere toplamda 80 katılımcıyla anket uygulaması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın birincil veri kaynakları anket çalışmasına, ikincil veri kaynakları ise literatür taramalarına dayanmaktadır. Bu araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Araştırmada anket uygulanan tüketicilerin tamamının susam ve alt ürünlerini kullandığı ve bu ürünleri alırken sadece %20'sinin Manavgat Altın Susamı'nı tercih ettiği belirlenmiştir. Cİ'li ürünleri satın alırken, tüketicilerin dikkate aldıkları ilk unsurun fiyat, ikinci unsurun ise marka olduğu görülmüştür. Tüketiciler: ''Manavgat Altın Susamı'nı Cİ tescili aldığı için tercih ederim.'' ve ''Cİ tescili alan ürünün üretim kökeni ve metodu garanti edildiği için, ek ücret ödemeye razı olurum.'' görüşüne katılmaktadırlar ve burada en önemli etkileyen demografik etken gelir düzeyi olarak saptanmıştır. Yapılan Anova analizi sonucunda tüketicilerin gelir durumu arttıkça söz konusu düşünceye daha fazla katıldıkları görülmektedir. Yine tüketicilerin %93,4'ü ''Bir ürünün Cİ tescili alması o ürünün bir marka haline gelmesinde büyük rol oynar.'' ve ''Cİ tescili ve markalaşmanın susam üreticisine ve sektörüne ekonomik katkısının olacağını düşünüyorum.'' görüşüne katılım göstermektedir. Paydaşlar ise markalaşmanın en çok "kaliteli ürün ile güven ve garanti" veren firmayı ifade ettiğini, Manavgat Altın Susamı'nın korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalarda ilk sırada ürün kalitesini korumak ikinci sırada ise tarihi geçmişine dikkat çekmek gerektiğini ifade etmişlerdir. Ayrıca paydaşların Manavgat Altın Susamı'nın markalaşmasında coğrafi işaretin olumlu etkisinin olacağı görüşünde oldukları belirlenmiştir.

Antalya-ManavgatCoğrafi işaretlerMarka+1
Duygu Latik
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir örtüaltı üretimde biyolojik mücadele yapmayı etkileyen faktörlerin analizi

Araştırma; Antalya'nın beş merkez ilçesinden Biyolojik Mücadele (BM) uygulamalarının örtü altında en az iki ürün yetiştiriciliğinde denendiği ve BM konusunda eğitimler verilerek, projeler yapılan Aksu ve Konyaaltı ilçelerinde, çiftçilerin biyolojik mücadele uygulama ve tercih sebepleri ile uygulamadan vazgeçme ve yapmama nedenlerini belirlemeye yönelik yapılmıştır. Araştırmanın ana materyalini 2020-2021 yetiştirme sezonunda Aksu ve Konyaaltı ilçelerindeki BM uygulaması yapan üreticiler ile 2014-2021 yılları arasında BM uygulamış ve bırakmış toplam 103 işletmeden elde edilen birincil veriler oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri yüz yüze görüşme yoluyla toplanmış ve elde edilen bulgular Ki-kare, frekans, yüzde ve ortalama değerler hesaplanarak sunulmuştur. Çalışmada üreticilere yaş, öğrenim durumu, kazanç gibi kişisel bilgilerin yanı sıra, işletmeyi tanımlayıcı bilgiler ve biyolojik mücadeleyi tercih etme ve vazgeçme gibi araştırmaya yön verecek sorular yöneltilmiştir. Çalışmaya konu işletmelerin BM konusunda eğitim almış kişiler olması sebebiyle konu hakkında bilgilerinin olduğu kabul edilmiştir. BM uygulayan üreticilerin hepsi herhangi bir üretici örgütüne üye iken bu oran BM uygulamayanlarda %80'lere düşmektedir. Çiftçilerin çoğu sürdürülebilir tarım ilkeleri içerisinde biyolojik mücadelenin yeri ve önemini bilmekle beraber bölgesel uygulama yapılmadığı sürece uygulamanın başarı sağlamayacağını ifade etmişlerdir. BM uygulamalarının üretim masrafları bakımından üreticilerin %56,3'ü fark olmadığını dile getirirken, %28,2'si maliyetlerin düştüğünü ve fark olduğunu bildirmiştir. BM uygulamalarını tercih nedenleri arasında %12,8 ile 1. sırada kalıntı problemi yer alırken, 2. sırada %12,5 ile mücadelede kolaylık ve 3. olarak ise %12,1 ile insan sağlığı olmuştur. BM uygulamalarının yaygınlaştırılmasında sırasıyla desteklemeler, pazar ve fiyat avantajının sağlanması ile teknik bilgi ve tecrübenin en önemli etkenler olduğu tespit edilmiş, BM ile birlikte kullanılan kimyasalların yüksek fiyatlı olmasının en büyük dezavantaj olduğu ortaya çıkmıştır.

Biyolojik mücadeleSürdürülebilir tarımYararlı böcekler+1
Esra Betül Kale Gündüz
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya ili Aksu ilçesinde üreticilerin iyi tarım uygulama eğilimini etkileyen faktörlerin analizi

Tarımsal üretim aşamasında gerçekleşen hatalı uygulamalar insan ve çevre sağlığı açısından çeşitli sorunları da beraberinde getirmektedir. Söz konusu hatalı uygulamalar, üretilen ürünlerin güvenilirliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Tüketiciler satın aldıkları ürünlerin nerede, ne şartlarda, hangi yöntemlerle üretildiğini bilmeyi istemesi, üreticilerin bu sorulara cevap vermesi için güvence veren sistemlere ihtiyaç duymasına neden olmaktadır. Üretim sürecinin belirli standartlar dahilinde kayıt altına alındığı sistem dünyada Good Agriculture Practices (GLOBALGAP), Türkiye'de İyi Tarım Uygulamaları (İTU) olarak karşılık bulmaktadır. Bu çalışma ile sürecin gelişimi incelenerek üreticilerin iyi tarıma karar verme sürecinde etkili faktörler ortaya konmaya çalışılmıştır. İyi tarım uygulamalarının dünyada ve Türkiye'de gelişim süreci ikincil veriler doğrultusunda incelenmiştir. Çalışmanın birincil verilerini Antalya ili Aksu ilçesinde iyi tarım yapan 50 iyi tarım yapmayan 50 olmak üzere toplam 100 üreticiyle yapılan anket görüşmeleri oluşturmaktadır. Elde edilen veriler SPSS programına aktarılarak analiz edilmiştir. Bu analizlerde, iyi tarım yapan ve yapmayan gruplar için belirlenen sürekli ancak normal dağılım göstermeyen veriler (yaş, işletme büyüklüğü vb.) Mann-Whitney U testine tabi tutularak, kesikli veriler (cinsiyet, eğitim vb.) ise Ki kare testine tabi tutularak gruplar arasında farklılık olup olmadığı incelenmiştir. İyi tarım yapan ve yapmayan gruplar arasında farklılığı anlamlı bulunan bağımsız değişkenler, lojistik regresyon analizine dahil edilmiştir. Analizler sonucunda üreticilerin öğrenim durumu, aylık geliri, arazi genişliği, ürünlerin satıldığı yer, yenilikleri uygulama ve benimseme durumu, yeniliği öğrenme kaynakları, iyi tarım uygulamasının ilk duyulduğu yer, gerekli bulunup bulunmadığı, ekonomik getirisi, pazar durumu, eğitime katılma durumu, eğitime katılma isteği arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İyi tarım ile ilgili sorularda anlamlı çıkan değişkenler doğrultusunda pazar avantajı en önemli aktör durumundadır. Üreticilerin iyi tarım uygulamasını gerekli görmesinde ilk sırada %48 ile pazar avantajı, gerekli görmeme nedeninde yine ilk sırada %54 ile pazar avantajının olmaması gelmektedir. Lojistik regresyon analizi sonucunda üreticilerin iyi tarım yapmasında en etkili değişken arazi genişliği olarak bulunmuştur. Arazi genişliğindeki 1 birimlik artış iyi tarım yapma olasılığını 72,824 kat arttırmaktadır. İkinci sırada yer alan en etkili faktör üreticilerin iyi tarım ile ilgili eğitime katılmış olma durumudur. Eğitime katılma, iyi tarım uygulama eğilimini 20,372 kat arttırmaktadır. İyi tarım uygulamasının yaygınlaşması için pazar avantajının sağlanması ve desteklerde sürekliliğin sağlanması önem taşımaktadır. Üreticilerin ve tüketicilerin konu hakkında bilinçlendirilmesi ve talep oluşması İTU'nun yaygınlaşmasında tetikleyici rol oynamaktadır. ANAHTAR KELİMELER: İyi tarım, GLOBALGAP, İTU, Sürdürülebilir tarım, Sürdürülebilir üretim, Antalya. JÜRİ: Prof. Dr. Orhan ÖZÇATALBAŞ Dr. Öğr. Üyesi Yavuz TAŞÇIOĞLU Dr. Öğr. Üyesi Mehmet AYDOĞAN

AntalyaSürdürülebilir tarımSürdürülebilir üretim+1
Eda Nur Sarıkaya
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya ili Manavgat ilçesinde susam yetiştiricileriningirdi kullanımında bilgi kaynaklarının sosyal ağ analiziile karşılaştırılması

Araştırmanın konusunu, Antalya ili Manavgat ilçesinde susam yetiştiricilerinin girdi kullanımında bilgi kaynaklarını sosyal ağ analizi ile karşılaştırılması oluşturmakta, çalışma Manavgat ilçesi Gündoğdu Bereket Yavrudoğan ve Hocalar köylerindeki toplam yüz susam üreticileriyle yüz yüze anket yoluyla elde edilen verilerden oluşmaktadır. Susam, unlu mamullerde, baharat ve şekerleme yapılarak kullanımı yaygındır. Susam bitkisi yetişme süresinin kısalığı nedeni ile ikinci ürün tarımında da yer almakta ve her kültür bitkisi ile ekim nöbetine girebilmektedir. Tüm bu özelliklerine rağmen, susam üretimi son yıllarda ciddi bir gerileme sergilemiştir. 1998'li yıllarda 45.000 tonu aşan susam üretimimiz 2017'e gelindiğinde 18.410 tona düşmüştür. Türkiye'de susam tüketimi 150.000 ton civarındadır. Üretimin tüketimin yarısını bile karşılamamakta olduğu görülmektedir. Antalya 2016 TÜİK verilerine göre, susam üretiminde 47.574 dekar ekim alanına sahip olup; Türkiye susam alanının %18,1'ine sahiptir ve Antalya en fazla susam üretilen ikinci İldir. Buna göre Antalya Türkiye susam üretiminin %16.9'nu Manavgat ise Antalya üretiminin %65.2'sini karşılamaktadır. Manavgat tek başına Türkiye susam üretiminin ise %11.0'ni karşılamaktadır. Girdilerin kullanımında susam üreticilerinin bilgi kaynakları belirlenmiş ve üreticilerin bilgiye erişimde kullandıkları iletişim ağının yapısı ve bu ağın nasıl işlediği incelenmiştir. Buna göre, söz konusu ağda yer alan merkezi aktörler ile diğer aktörler arasındaki etkileşim ve bilgi paylaşım ağıları belirlenmiştir. Girdi kullanımında, verimlilik ve daha düşük maliyetler için sosyal ağ analizi sonuçlarına göre iletişim ağlarındaki merkezi aktörlerin faaliyetleri desteklenmelidir.

Kasım Çiftçi
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
10
DoctorateOpen AccessTR

Kırsal alandaki çiftçi ailelerin enerji tüketimini etkileyen faktörlerin karşılaştırmalı analizi: Türkiye ve Pakistan örneği

Enerji, insan hayatının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir ve enerjiye olan bağımlılık her geçen gün artmaktadır. Enerji ayrıca ülkelerin yanı sıra hanehalkının gelişiminde de çok önemli bir rol oynamaktadır. Kırsal ve kentsel hanelerin enerji kullanım şekilleri birbirinden çok farklılık göstermektedir. Kırsal alanlarda enerji kullanımı, ev işlerinden tarıma kadar değişmektedir. Kullanılmakta olan enerji kaynakları geleneksel, modern ve yenilenebilir enerji kaynakları olarak sınıflandırılmaktadır. Geleneksel enerji kaynaklarının büyük bir kısmı doğayı kirletmektedir ve geleneksel enerji kaynakları kullanımının insan sağlığı ve çevre üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır. Benzer şekilde tarımda kullanılan yakıtlar, kimyasallar, gübreler ve tarım ilaçları, sera gazı emisyonlarının ana kaynağıdır. Gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanlardaki nüfus, esas itibariyle modern enerji kaynaklarına erişim kolay olmaması ya da modern kaynaklara sahip olamama nedeniyle geleneksel yakıtlara bağımlıdır. Öte yandan, elektrik, LPG ve doğal gaz gibi modern yakıtların kullanımı hanehalkları üzerinde olumlu sosyal ve ekonomik etkilere sahiptir. Yeşil devrimin ardından ülkelerin gıda üretiminde kendi kendine yeterlilikleri konusu ve çiftçilerin düşük teknik bilgisi, buğday üretiminde enerji girdilerinin daha fazla kullanılmasına yol açmaştır. Küresel ısınma ve insanların iklim değişikliği ile ilgili artan endişeleri, hanehalkı ve tarımda kullanılan enerjinin etkileri konusuna dikkat çekmiştir. Bu çalışmanın temel odak noktası, Pakistan ve Türkiye gibi gelişmekte olan iki ülkede kırsal alandaki hanelerde ve bitkisel üretim için enerji kullanım durumunu incelemektir. Karşılaştırma yapmak amacıyla, 2017 yılında her iki ülkede de birincil veriler toplanmıştır. Enerji kullanımı analizi dört kısma ayrılmıştır: İlk önce hanehalkı enerji kullanımı modelleri incelenmiştir. İkinci bölümde hanehalkının farklı enerji kaynaklarını kullanmasını etkileyen faktörler tespit edilmiş, daha sonra buğday üretiminde enerji kullanımı ve ilgili sera gaz emisyonları analiz edilmiştir. Son olarak ise; hem hanehalkı enerji kullanımı hem de buğday üretimi için, ülkeler içinde (yayla ve ova kesimler ) ve ülkeler arasında bir karşılaştırma yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında; Pakistan'da kirli yakıtların hala kırsal nüfusun büyük bir bölümü tarafından kullanıldığı, elektrik ve doğal gaz gibi modern enerji arzının ise %100 ve güvenilir olmadığı ortaya konulmuştur. Bir başka enerji kaynağı olan LPG ise, nüfusun neredeyse yarısı tarafından kullanılmaktaysa da, çoğunlukla ikinci yakıt olarak kullanılmaktadır. Türkiye'de elektrik ve LPG'ye erişim %100'dür ve kullanım suyunun ısıtılmasında güneş enerjisi nüfusun tamamı tarafından benimsenmiştir. Ancak odun ve kömür gibi geleneksel yakıtlar da çalışma alanındaki nüfusun önemli bir oranı tarafından kullanılmaktadır. Ekonomik ve demografik faktörlerin yanı sıra farklı iklim, konum ve arz değişkenleri, evsel kullanım için hanehalkı enerji kaynaklarının seçimini etkilemektedir. Yayla ve ova bölgelerinde hanehalkı enerji kullanım modelleri arasında Pakistan'da önemli farklılıklar varsa da Türkiye'de farklılık az orandadır. Son olarak, buğdayda enerji kullanımı ve sera gazı emisyon analizine bakıldığında; Pakistan'da kuru koşullarda yetiştirilen buğdayda çiflik gübresi, kimyasal gübre ve dizel yakıt toplam girdi enerji tüketiminde en yüksek paya sahipken, sulama suyu ile yetiştirilen buğdayda ise gübre, sulama suyu ve dizel yakıt temel enerji girdileridir. Türkiye'de enerji tüketiminde gübre, toplam girdiler içinde en yüksek paya sahiptir ve bunu dizel yakıt takip etmektedir. Ayrıca, her iki ülkede de toplam sera gazı emisyonlarında gübre ve dizel yakıt en yüksek paya sahiptir. BCC modeline göre, hedef enerji kullanımının tahmini enerji tasarrufu için odaklanılması gereken büyük bir alan olduğunu ve çeşitli girdi kaynaklarından kaynaklanan GHG emisyonlarındaki düşüş olduğunu göstermiştir. Araştırmada yapılan analiz sonuçlarına göre; konunun her iki ülke için de önemli bir politika etkisi olduğu söylenebilir. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini gerçekleştirmek için elektrik ve diğer modern enerji kaynaklarına evrensel erişimin sağlanması amacıyla her iki ülkenin hükümeti de elektrik üretimine daha fazla yatırım yapmalıdır. Kırsal alanda yoksulluğu ortadan kaldırma çabaları uzun süreli etkilere sahip olacak olup, bu sürecin geleneksel biyokütleden modern enerji kaynaklarına geçişle sonuçlanması beklenmektedir. Sahip olunan gelir, kullanılan yakıtı değiştirmek için önemli bir faktör olarak bulunmuştur. Enerji kullanımı söz konusu olduğunda, geleneksel fiyat artışları, vergiler veya geliştirilmiş teknolojinin uygulamaya konması yerine, enerji verimliliğini artırmada enerji kullanımıyla ilgili olarak bireylerin davranışlarının değiştirilmesi üzerinde durulmalıdır. Dahası etkin enerji teknolojilerinin benimsenmesini teşvik etmek, biyokütlenin verimli kullanımını optimize etmek ve yenilenebilir enerji teknolojilerinin hanehalkı düzeyinde penetrasyonunu kolaylaştırmak için ilgili hükümet birimlerinin katılımını hedefleyen bir politika oluşturulmalıdır. Buna göre toplumsal farkındalık (kirli enerji kullanımının olumsuz etkileri ve verimli enerji kullanımının yararları hakkında) oluşturulması, kamuda kırsal enerji politikası (enerji politikasının odağında kırsal enerji ve diğer sosyo-ekonomik planlamayı dikkate alarak) oluşturulması ve kamu-özel ortaklığı (enerji erişimi, satın alınabilirlik ve yeni ve verimli teknolojilerin benimsenmesi gibi sorunları çözmeye yönelik) oluşturulması şeklinde üç eylem seti önerilebilir.

Muhammad Imran
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa ilinde tarımsal yayım ve danışmanlığın değerlendirilmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı; Manisa ilinde tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerindeki mevcut durumu saptayarak tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerinin etkinliğini artırmak için gerekli koşulları tartışmak ve bu yönde öneriler geliştirmektir. Araştırmanın ana materyalini, 2017 yılı döneminde tam sayım yöntemiyle Manisa ilindeki Ziraat Odaları'nda görevli tarım danışmanlarının tamamına ve Bakanlık İl Müdürlüğünde bulunan Tarımsal İşletme Danışmanlığı (TİD) kapsamında çalışan kamu yayımcılarının %18'ine anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Buna göre araştırmanın ana materyalini yapılan anketlerden elde edilen birinci veriler oluşturmaktadır. Araştırma kapsamındaki kamu yayımcılarının ortalama deneyim süreleri 7,6 yıl iken, tarım danışmanlarının ortalama deneyim süresi 3,9 yıl olarak belirlenmiştir. Kamu yayımcılarının çiftçiye sunduğu somut katkılar %6,5 ile %71 arasında iken, tarım danışmanlarının çiftçiye sunduğu katkılar %23,1 ile %80,8 arasındadır. Araştırmadan çıkarılan önemli bir sonuç da kamu yayımcılarının hizmet verdikleri ortalama üretici sayısı 361, tarım danışmanlarında ise 70 üretici olmasıdır. Kamu yayımcıları ve tarım danışmanları arasında hizmet verilen üretici sayısı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Tarım danışmanların %50'sinin iş değiştirme düşüncesine çeşitli nedenlerle olumlu baktığı tespit edilmiştir. Kamu yayımcılarının %7,4'ü, tarım danışmanları ise %36'sı zamanının tamamını yayıma ayırmaktadır. Özellikle kamu yayımında önemli aksamalara yol açan bu durumun düzeltilmesi gerekmektedir. Her iki grupta da oranın yükseltilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede tarım yayımcıları ve danışmanların asli görevlerini engellemeyecek kadar bürokratik ve idari işlerle meşgul olmaları üzerinde durulmalıdır.

Hanife Durmuş
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Elmalı ilçesinde serada sözleşmeli tarımın benimsenmesi ve yayılmasını etkileyen faktörlerin analizi

Bu araştırmanın amacı Elmalı ilçesinde serada sözleşmeli tarımın benimsenmesi ve yayılmasını etkileyen faktörleri belirlemektir. Araştırma kapsamında Elmalı ilçesinde sera üretiminin yoğun olarak yapıldığı 16 köyden orana dayalı basit tesadüfi örneklem yöntemi ile 88 üretici belirlenmiştir. Araştırmanın birincil veri kaynakları, anket çalışmasına, ikincil veri kaynakları ise literatür taramalarına dayanmaktadır. Anket uygulamasından elde edilen sürekli verilerin analizi için Mann-Whitney U; kesikli verilerin analizi için ise Ki Kare testi kullanılmıştır. Bu testler sonucunda aralarında ilişki bulunan bağımsız değişkenler, lojistik regresyon modeline dahil edilmiş ve en doğru sonuca ulaştıran model belirlenmiştir. Çalışma sonucuna göre, sözleşmeli tarım yapan üreticilerin %42'si ortaöğretim mezunu, %88'i 10 dekar ve üzeri araziye sahip, %56'sında traktör bulunmaktadır. Sözleşmeli tarım modeli ile ilgili olarak üreticilerin %56'sı 2008 yılından sonra bilgi sahibi olmuştur. Araştırmada, sözleşmeli tarım modeline karar verirken, fiyat ve satış garantisi ile komşu çiftçinin elde ettiği gelirler en etkili kriterler olarak belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada üreticilerin geleneksel bilgi kaynaklarını modern bilgi kaynaklarına göre daha fazla oranda kullandıkları belirlenmiştir.

Gülçin Gürkan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00

Other supervisors