Theses supervised by Prof. Dr. Osman Titrek

15 theses · Sakarya University

Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin kişilik özelliklerinin duygusal zekâ düzeyleri ve karar verme stillerine etkisi

Bu çalışma, öğretmenlerin kişilik özelliklerinin duygusal zeka düzeylerine ve karar verme stillerine etkisini belirlemek için yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma metodları içinde yer alan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, Kütahya ilinde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Bu araştırmada örneklem ise tesadüfi olmayan örnekleme metotları içinde yer alan uygun örnekleme metodudur. Bu yöntemin seçilmesindeki temel faktörler ise düşük maliyet gerektirmesi, evrenin geniş olması ve bunların yanı sıra uygulamada kolaylık sağlamasıdır. Araştırma Kütahya'da bulunan okullarda, farklı dallarda çalışan 524 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin sağlanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda sosyo-demografik form, beş faktör kişilik ölçeği, duygusal zekâ ölçeği ve karar verme stilleri ölçeği kullanılarak araştırmada faydalanılan veriler sağlanmıştır. Hazırlanan anket soruları, internet ortamında araştırmaya katılım gösterenlere ulaştırılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen veriler SPSS 25 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın neticesinde varılan sonuç ise bireysel özelliklerin karar verme stilleri ve duygusal zeka üstünde etkili olduğu yönündedir.

Beş faktör kişilik modeliDuygusal zekaKarar verme+5
Ersin İlaslan
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 salgını sürecinin okul yöneticileri üzerindeki sosyo-psikolojik etkileri (İznik örneği)

Bu çalışmada 2020-2021 eğitim öğretim yılında Bursa ili İznik ilçesindeki ilk (ilkokul, ortaokul) ve ortaöğretim (lise) düzeyindeki okullarda görev yapan okul yöneticilerinin, Covid-19 salgın sürecinin onlar üzerindeki etkileri konusundaki görüşleri incelenmiştir. Çalışmaya altısı kadın, on beşi erkek olmak üzere 21 okul yöneticisi katılmıştır. Katılımcılarla, araştırmacı tarafından geliştirilen 10 soruluk bir görüşme formu kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler MaxQda nitel analiz programında çözümlenmiştir. Katılımcı yöneticilerin görüşme dökümleri incelenerek kodlar oluşturulmuş ve okul yöneticilerinin salgın sürecinin etkileri konusundaki görüşleri dört tema ve bunlara ait alt temalar altında kümelendirilmiştir. Ulaşılan sonuçlar sosyal yaşam, psikolojik etkiler, aile yaşamı üzerindeki etkiler ile iş yaşamı üzerindeki etkiler temalarıyla ilişkilendirilmiştir. Okul yöneticileri Covid-19 salgını öncesinde aktif bir yaşamları olduğunu, salgınla birlikte bir miktar pasif bir yaşama geçtiklerini belirtmiştir. Okul yöneticilerinin salgından en fazla etkilendikleri konu psikolojik ve duygusal sağlık ile ilgilidir. Belirsizlik düşüncesiyle baş etmekte zorlanan yöneticiler, sorunların üstesinden gelmek için aile bireyleriyle daha fazla zaman geçirmeyi tercih etmişlerdir. Beklenenin aksine Covid-19 salgını okul yöneticilerinin iş yükünü azaltmamış, aksine daha önceki işlerinin yanına uzaktan öğretimin yönetilmesi sorumluluğunu da eklemiştir. Anahtar Kelimeler: Covid19, iş ve aile yaşamı, okul yöneticisi, salgın, sosyal yaşam, psikolojik etkiler

Bursa-İznikCOVID 19Okul yöneticileri+4
Sümeyra Canavar
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Eğitim yöneticilerinin duygu durumları ile örgütsel mizahın ilişki düzeyi

Bu tez çalışmasında, eğitim yöneticilerinin duygu durumları ile örgütsel mizah arasındaki ilişki düzeyini belirlemek amaçlanmaktadır. Araştırmanın örneklemi, basit ve tesadüfi örnekleme yoluyla seçilmiştir. Örneklem, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Denizli ilinin merkez ilçelerinde bulunan, farklı eğitim kademelerinde görev yapmakta olan 304 müdür ve müdür yardımcısından oluşmaktadır. Çalışmada, betimsel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada yöneticilerin cinsiyet, yaş, görev yapılan okul türü, meslekteki toplam hizmet yılı ve eğitim durumu hakkında bilgi toplamak üzere geliştirilmiş olan "Kişisel Bilgi Formu", Tabak ve Yıldırım (2019) tarafından geliştirilmiş olan "Duygu Durumu Ölçeği" ve Ünsalan'ın (2016) doktora tez çalışmasında yer alan "Örgütsel Mizah Ölçeği" kullanılmıştır. Kişisel bilgi formundan ve ölçme araçlarından elde edilen verilerin tamamı SPSS 26.0 ile analiz edilmiştir. Çalışmada cinsiyet, görev yapılan okul türü ve eğitim durumu değişkenlerinden elde edilen veriler normal dağılım gösterdiğinden dolayı verilere T-testi ve ANOVA testi uygulanmıştır. Yaş ve toplam hizmet yılı değişkenleri ise normal dağılım göstermediği için Kruskal-Wallis H Testi uygulanmıştır. Yapılan ANOVA testlerinin sonucunda anlamlı bir fark bulunduğu için farkın hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek amacıyla Post-Hoc Testlerden Games-Howell testi kullanılmıştır. Test sonuçları için anlamlılık düzeyi .05 olarak alınmıştır. Eğitim yöneticilerinin duygu durumları ile örgütsel mizah arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre eğitim yöneticilerinin olumlu duygu durumları (X=3,46) ve örgütsel mizah düzeyleri (X=3,64) yüksek düzey olarak bulunmuştur. Olumlu ve olumsuz duygu durumların yaşanma düzeyleri kadın yöneticilerde erkek yöneticilere kıyasla daha yüksek bulunmuştur. Verilerin analizinden elde edilen sonuçlara göre olumlu duygu durumlar, olumsuz duygu durumlar ve örgütsel mizah demografik özelliklerden eğitim durumu ve görev yapılan okul türü değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterirken; toplam hizmet yılı ve yaş değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Cinsiyet değişkenine göre ise olumsuz duygu durumlar anlamlı bir farklılık gösterirken olumlu duygu durumlar ve örgütsel mizah anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Eğitim yöneticilerinin olumsuz duygu durumları ile örgütsel mizah arasında orta düzeyde negatif ve anlamlı ilişki vardır. Eğitim yöneticilerinin olumlu duygu durumları ile örgütsel mizah arasında ise orta düzeyde pozitif ve anlamlı ilişki vardır. Ayrıca örgütsel mizahın %31,24'ünün olumsuz duygu durumlardan, %15,13'ünün ise olumlu duygu durumlardan kaynaklanıyor olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Eğitim yöneticilerinin olumlu ve olumsuz duygu durumlarının örgütsel mizah algılarını ne düzeyde yordadığını belirlemek için doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, eğitim yöneticilerinin sahip olduğu olumlu (F=53,80; p<.05) ve olumsuz (F=132,95; p<.05) duygu durumlarının örgütsel mizahın anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmüştür. Eğitim yöneticilerinin sahip olduğu örgütsel mizahı olumlu duygu durumların %15, olumsuz duygu durumların %30 yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Doğa Ece Ök
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeyleri ile okul yöneticilerinin liderlik stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeyleri ile okul yöneticilerinin liderlik stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin örgütsel mutluluk algılarını etkileyen değişkenler ve liderlik stilleri değişkenleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Mevcut araştırmada araştırmanın problem ve alt problemlerine uygun olarak üç farklı desenden faydalanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin liderlik stili (dönüşümcü, serbest bırakıcı ve sürdürümcü) ile örgütsel mutluluk algılarının belirlenmesinde "betimsel tarama modeli" (Fraenkel ve Wallen, 2006); söz konusu değişkenlere yönelik katılımcı puanlarının çeşitli demografik değişkenler bağlamında karşılaştırılmasında "nedensel karşılaştırma" (Mertens, 2010); araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için "ilişkisel tarama" modeli (Mertens, 2010) benimsenmiştir. Araştırma evreni 2022-2023 öğretim yılında Kocaeli ili Gebze ilçesinde yer alan 133 resmi okulda görevli 2450 öğretmenden; örneklemi ise söz konusu evrenden basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenen 10 okulda görev yapmakta olan 338 öğretmenden oluşmaktadır. Krejcie ve Morgan (1970) tarafından önerilen örneklem büyüklükleri tablosu göz önünde bulundurulduğunda ulaşılan katılımcı sayısının yeterli olduğu ifade edilebilir. Araştırmada veri "Okul Müdürünün Liderlik Stili Ölçeği" ve "Öğretmenlerin Örgütsel Mutluluk Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeylerinin en yüksek olduğu boyut sınıf yönetimi, en düşük olduğu boyut ise öğretmenlik mesleği olarak göze çarpmaktadır Literatürde yer alan ve Türkiye'de gerçekleştirilen benzer çalışmalarda öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeylerinin genel olarak olumlu yönde olmakla beraber yüksek düzeyde olmadığı belirtilmektedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin liderlik stilleri ve örgütsel mutluluk algıları arasındaki ilişki ele alındığında dönüşümcü liderlik ile örgütsel mutluluğun öğretmenlik mesleği, sınıf yönetimi ve pozitif kişilik boyutları arasındaki ilişkilerin istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde ve orta düzeyli olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, dönüşümcü liderlik ile örgütsel mutluluk yönetici tutum ve davranışları, meslektaş ilişkileri, çalışma koşulları boyutları ve ölçek geneli arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde ve yüksek düzeydedir Çalışmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin örgütsel mutluluk seviyelerini artırmak için öğretmenlik mesleği alt boyutunda öğretmenlerin özlük hakları, sosyal ve ekonomik iyileştirme ve çalışma koşulları gibi boyutlarda düzenlemelerin yapılması öngörülmektedir. Araştırma sonucunda, okullarda öğretmenlerin örgütsel mutluluk algılarının dönüşümcü liderlikle pozitif yönde ilişkili olduğu, okul liderlerinin, okul örgütünü etkili, yeterli ve dinamik bir örgüt haline getirmeleri için dönüştürücü liderlik davranışları benimsemeleri tavsiye edilir.

Ayşe Ülgen Çuhadar
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin eğitim gördükleri fakültelerin kalite düzeylerine ilişkin algıları (Sakarya Üniversitesi örneği)

İş dünyasının ihtiyaç duyduğu yeterli bilgi birikimine sahip yetenekli insan kaynağını yetiştirmek üniversitelerin görevidir. Bununla birlikte farklı alanlarda yapılan araştırmalarla bilime katkı sağlamaktadırlar. Bu kapsamada eğitim ve öğretim işlevini gerçekleştiren üniversitelerin temelini oluşturan öğrencilere en iyi hizmeti sunarak öğrencileri akademik ve sosyal yönüyle donanımlı bireyler olmalarını sağlamak için bu amaç doğrultusunda en iyi imkânları ortaya koymaları gerekmektedir. Bu çalışmada, öğretmen adaylarının eğitim gördükleri fakültelerin kalite süreçlerine ilişkin görüşleri, Sakarya Üniversitesinde farklı fakültelerde öğrenim görmekte olan 360 öğrenci üzerinde araştırılmıştır. Ölçme aracı olarak servis performansı (Sevice Performance – SERVPERF) ve servis kalitesi (Servis Quality – SERVQUAL) kullanılmıştır. Verilerin analizi kısmında verilerin hepsinin belirtilen şartlarda normal dağıldığı görülmüştür. İkinci araştırma probleminde bağımsız gruplar t testi, çalışmanın diğer problemlerinde ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan varyans analizlerinde hangi gruplar arasında fark olduğunu bulmak için ise post-hoc testleri kullanılmıştır. . Ölçeğin tamamına ait güvenirlik katsayısı ise 0,965'dir. Özdamar (1999) güvenirlik katsayısının 0,61 ile 0,80 arasında olduğunda orta düzeyde ve 0,80 ile 1,00 arasında ise yüksek düzeyde güvenilir olduğunu belirtmiştir. Araştırma sonucunda; Üniversite öğrencilerinin öğrenim görmekte oldukları üniversite ile ilgili hizmet kalitesi, memnuniyet, imaj, tavsiye, sadakat değişkenlerine yönelik görüşlerinin memnuniyet ve imaj açısından doğum yerinin anlamlılık gösterdiği, gelir düzeyi arttıkça öğrenci, baba eğitim seviyesinin fiziksel özellikler ve imaj açısından anlamlılık gösterdiği, bütün boyut ve alt boyutlarda ilahiyat fakültesi öğrencilerinin görüşlerinin ortalamasının diğer fakültelerde öğrenim gören öğrencilerden daha yüksek olduğu, memnuniyet, imaj ve tavsiye boyutlarında 2.öğretimde öğrenim gören öğrencilerin görüşlerinin ortalaması 1.öğretimde öğrenim gören öğrencilerin görüşlerinin ortalamasından yüksek olduğu belirlenmiştir.

Algılanan kaliteEğitim hizmetleriEğitim kalitesi+5
Arif Saklı
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin sosyal ağları kullanım amaçları ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin sosyal ağları kullanım amaçları ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu araştırma ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini; 2016-2017 eğitim öğretim yılı içerisinde Sakarya ilinde MEB'e bağlı tüm okullarda görev yapmakta olan 272 okul müdürü ve 206 müdür yardımcısı oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde Usluel, Demir ve Çınar (2014) tarafından geliştirilen "Sosyal Ağların Kullanım Amaçları Ölçeği", Hurt, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilen ve Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçeye kültürel uyarlaması yapılan "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde "SPSS20.0: The Statistical Package for the Social Siences" paket programı kullanılmıştır. Veriler araştırmada ele alınan problem durumlarına uygun olarak, betimsel (aritmetik ortalama, standart sapma) ve ilişkisel (Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis Testi, Spearman's Korelasyonu) istatistik tekniklerinden yararlanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda okul yöneticilerinin sosyal ağları kullanım amaçları ölçeğinin alt boyutu olan "iletişime başlama" ile bireysel yenilikçilik ölçeğinin boyutu olan "risk alma" arasında zayıf/düşük düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı olan bir ilişki belirlenmiştir. Bu sonuca göre okul yöneticilerinin sosyal ağları "iletişime başlama" amaçlı kullanma amaçları artıkça kendilerini yenilemede "risk alma" düzeylerinin de az da olsa artacağı söylenebilir. Ayrıca okul yöneticilerinin sosyal ağları "iletişime başlama" amacıyla kullanmalarındaki nedenlerin %1'inin bireysel yenilikçilikteki "risk alma" faktöründen kaynaklandığı tespit edilmiştir. Araştırmanın bir diğer sonucunda da okul yöneticilerinin sosyal ağları kullanım amaçları ölçeğinin alt boyutu olan "içerik paylaşma" ile bireysel yenilikçilik ölçeğinin boyutu olan "deneyime açıklık" arasında orta düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı olan bir ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuca göre; okul yöneticilerinin sosyal ağları "içerik paylaşma" amaçlı kullanmaları artıkça kendilerini yenilemede "deneyime açıklık" düzeylerinin de artacağı söylenebilir. Ayrıca okul yöneticilerinin sosyal ağları "içerik paylaşma" amacıyla kullanmalarındaki nedenlerin %11'inin bireysel yenilikçilikteki "deneyime açıklık" faktöründen kaynaklandığı belirlenmiştir.

Bireysel yenilikçilikEğitim yönetimiOkul yöneticileri+4
Esra Sarı
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Temel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin yöneticilerine güveni ile örgütsel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişki (Sakarya ili örneği)

Bu araştırmanın amacı temel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin yöneticiye karşı duyduğu güven ile örgütsel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın evrenini Sakarya İli'nin merkez ilçeleri olan Adapazarı, Serdivan, Erenler ve Arifiye'deki ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, demografik bilgilerin derlenmesi için oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu", öğretmenlerin yöneticiye olan güven düzeylerinin ölçülmesi için İslamoğlu, Birsel ve Börü (2007) tarafından geliştirilen "Yönetici Güven Ölçeği" ve öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeylerini ölçmek için Arslan ve Polat (2017) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Örgütsel Mutluluk Ölçeği" kullanılmıştır. 2018-2019 eğitim-öğretim yılının bahar yarıyılında gerçekleştirilen araştırmaya 411 öğretmen katılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, SPSS 23 programı ile analiz edilmiştir. Toplanan verilerin kategorik özelliklerine ve aranan ilişkiye uygun olarak Spearman's Korelasyon (r) Testi, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis Testi, One-Way ANOVA Post-Hoc testlerden Tamhane's T2 Testi uygulanmıştır. Analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin yöneticiye güven algılarının toplamda "oldukça katılıyorum" ve örgütsel mutluluk algılarının olumlu duygularda "oldukça", olumsuz duygularda "biraz", potansiyelin gerçekleştirilmesinde "katılıyorum" düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Yöneticiye güven ölçeği alt boyutları ve örgütsel mutluluk ölçeği alt boyutları arasında orta ve düşük derecelerde anlamlı korelasyonun varlığı belirlenmiştir. Kişisel değişkenlerden bazıları ile öğretmenlerin yöneticiye güven algıları arasında ve örgütsel mutluluk algıları arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Eğitim Örgütleri, Öğretmenler, Yöneticiye Güven, Örgütsel Mutluluk

GüvenMutlulukSakarya+5
Zehra Kotaoğlu
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının özyeterlilik inançlarıyla yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasındaki ilişki (Sakarya Üniversitesi örneği)

Bu araştırmanın amacı 2019 – 2020 eğitim öğretim yılında güz döneminde Sakarya Üniversitesi Hendek Eğitim Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan üçüncü ve dördüncü sınıf üniversite öğrencileri ile pedagojik formasyonda eğitim gören öğrencilerin yaşam boyu öğrenme eğilimleriyle özyeterlilik algıları arasındaki ilişkinin okuduğu bölüm, cinsiyet ve mezun olunan lise türü değişkenleri açısından farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Öğretmen adaylarının özyeterliliklerini belirlemek için "Genel Özyeterlilik Ölçeği" ve yaşam boyu öğrenme eğilimleri belirlemek için de "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği" kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre eğitim fakültesi öğrencilerinin bölümlerindeki farklılık onların yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin gelişime açık olma durumlarını etkilemektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının bölümleri, onların özyeterlilik algılarını bir işe başlama durumunu etkilediği görülmüştür. Pedagojik formasyon eğitimi alan öğrencilerin de bölümlerindeki farklılaşma onların hem özyeterlilik algılarında hem de yaşam boyu öğrenme eğilimlerini etkilediği yapılan testler sonucunda tespit edilmiştir. Formasyon eğitimi alan öğrencilerin bölümleri, yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin bütün boyutlarını etkilerken; özyeterlilik algılarında sadece bir işe başlama durumunu etkilemediği tespit edilmiştir. Ayrıca formasyon eğitimi alan öğretmen adaylarının cinsiyetleri, onların özyeterlilik algılarında zorluklarla karşılaştıklarında yılmama durumunu etkilediği görülmüştür. İki grup öğretmen adayının yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve özyeterlilik algıları karşılaştırıldığında ise formasyon eğitimi alan öğretmen adaylarının hem yaşam boyu öğrenme eğilimleri hem de özyeterlilik algıları eğitim fakültesi öğrencilerine oranla daha yüksek düzeyde tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yaşam boyu öğrenme, özyeterlilik algısı, eğitim fakültesi, formasyon

Aday öğretmenlerYaşam boyu öğrenmeÖlçekler+2
İnci Ilgın
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel muhalefetin nedenlerine ilişkin görüşleri (Sakarya ili örneği)

Bu çalışmada Sakarya ili Adapazarı, Serdivan ve Erenler ilçelerindeki resmi ve özel okullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel muhalefet nedenlerine ilişkin görüşlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Adapazarı, Serdivan ve Erenler ilçelerinde görev yapan 6277 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklem olarak bu evrenden, tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 573 öğretmen araştırmaya katılım sağlamıştır. Veri toplama aracı olarak, Özdemir (2010) tarafından geliştirilen Örgütsel Muhalefet Ölçeği'nin, alt ölçeği olan Muhalefetin Nedenleri Ölçeği uygulanmıştır. İlgili ölçek iki alt boyutta muhalefetin kişisel ve yönetsel nedenlerini ele almaktadır. Verilerin analizinde anket maddelerine verilen yanıtların aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Muhalefet nedenlerinin, çeşitli değişkenlere göre anlamlı fark gösterip göstermediği t-testi ve ANOVA ile analiz edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin muhalefet nedenlerinin cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki kıdem, medeni durum, sendika üyeliği, okul büyüklüğü ve yöneticilik tecrübesine göre farklılık göstermediği, ancak okul yöneticisinin algılanan yönetim tarzına göre anlamlı fark olduğu belirlenmiştir.

Okul yönetimiÖlçeklerÖrgütsel muhalefet+2
Orkun Öztürk
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin empati yeterlikleri ile sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişki (Hendek örneği)

Bu araştırmada öğretmenlerin empati becerilerinin onların sınıf yönetimlerini nasıl etkilediklerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, basit ve tesadüfi örneklem yoluyla seçilmiş, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Sakarya ili Hendek ilçesindeki resmi okullarda görev yapan 301 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma, betimsel bir araştırma olup ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Kişisel bilgi formu öğretmenlerin cinsiyet, yaş, medeni durum, mesleki kıdem, öğrenim durumu hakkında bilgi toplamak üzere geliştirilmiştir. Araştırmada Titrek (2004) tarafından geliştirilen 'İş Yaşamında Duygusal Zeka Düzeyleri Ölçeğinin Empati' alt ölçeği ile İlgar (2007) tarafından hazırlanan 'Sınıf Yönetimi Becerileri' ölçeği kullanılmıştır. Kişisel Bilgiler formu ile birlikte, öğretmenlerin empati becerileri ve sınıf yönetimi becerilerini ölçmek için empati alt ölçeği maddeleri ve sınıf yönetimi becerileri ölçeği ile elde edilen verilerin tümü SPSS 22.0 (Sosyal Bilimler için İstatistik Programı) ile analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre; öğretmenlerin empati becerileri boyutunun oldukça yüksek çıktığı gözlenmiştir. Öğretmenlerin empati becerilerinde mezuniyet değişkeni ve sınıf yönetimi ile ilgili eğitim alıp almadıkları değişkenine göre anlamlı fark bulunmuştur. Öğretmenlerin empati becerileri ile cinsiyet, yaş, branş, mesleki kıdem, mesleği isteyerek seçme ve duygusal zeka ile ilgili eğitim alıp almadıkları değişkenleri arasında anlamlı bir fark olmadığı gözlemlenmiştir. Öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerinin mezuniyet değişkeni olan 'diğer' (fen-edebiyat fakültesi, 2 yıllık eğitim yüksekokulu ve Beden Eğitimi ve Spor Fakültesi) mezunu öğretmenlerin, 'eğitim fakültesi mezunu' öğretmenlere göre maddeleri arasında ve öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerinin mesleği 'evet, kendi isteğimle seçtim' maddesi ile 'başkalarının etkisiyle seçtim' maddeleri arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin empati becerileri ile sınıf yönetimi becerileri boyutu arasındaki ilişkinin pozitif yönlü, yansıtıcı, orta düzey ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri ile cinsiyet, yaş, branş, mesleki kıdem, sınıf yönetimi ve duygusal zeka ile ilgili eğitim alıp almadıkları değişkenleri arasında anlamlı bir fark olmadığı gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Empati, sınıf yönetimi, sınıf yönetimi becerileri, ilköğretim öğretmenleri

EmpatiEmpatik beceriSınıf yönetimi+4
Tuba Akkaş Ergün
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin teknolojiye uyumuna yönelik öz-yeterlik düzeyinin incelenmesi

Bu araştırmada öğretmenlerin teknolojiye uyumuna yönelik öz yeterlik düzeylerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada karma desenlerden, açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Çalışmanın nicel örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim güz yarıyılında Sakarya ili Adapazarı, Erenler, Serdivan ve Arifiye merkez ilçeleri devlet okullarında ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde görev yapan 432 öğretmen, nitel örneklemini ise toplam 22 öğretmen oluşturmaktadır. Bu araştırmanın verileri kişisel bilgi formu, Wang, Ertmer ve Newby (2004) tarafından geliştirilen ve Ünal ve Teker, (2018) tarafından Türkçeye uyarlanan "Teknoloji Entegrasyonuna Yönelik Öz Yeterlik Algısı Ölçeği" ve görüşme formu ile elde edilmiştir. Araştırmanın amaçları doğrultusunda ölçekten alınan toplam puanların bağımsız değişkenlere farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için bağımsız örneklemler için t testi ve ANOVA kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi yapılarak temalar altında kodlanarak sunulmuştur. Araştırmadan elde edilen nicel bulgulara göre, öğretmenlerin teknolojiye uyumuna yönelik öz yeterlik algıları yüksek düzeydedir. Çeşitli değişkenler açısından değerlendirildiğinde ise öğretmenlerin teknolojiye uyumuna yönelik öz yeterlik düzeylerinin teknolojiyi kullanma alt boyutunda çalışma yılına göre farklılık göstermediği; ancak cinsiyet, branş, eğitim düzeyi, okul türü ve teknolojiye yönelik eğitim gibi etkenler açısından değerlendirildiğinde ise göre anlamlı farklılık gösterdiği görülmektedir. Teknolojiyi kullandırma alt boyutunda ise, öğretmenlerin teknolojiye uyumuna yönelik öz yeterlik algı düzeylerinin cinsiyet ve eğitim düzeyine göre farklılık göstermediği ancak çalışma yılı, branş, okul türü ve teknolojiye yönelik eğitime göre ise anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Nitel verilerin analiz sonuçlarına göre ise öğretmenlerin çeşitli demografik değişkenlere göre teknolojiye uyumuna yönelik öz yeterliklerine ilişkin görüşler elde edilmiştir.

Teknoloji kabul ve kullanım modeliTeknolojiye hazır olmaUyum+3
Esra Kaymak
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin Covid-19 pandemisi öncesi ve sonrasındaki uzaktan eğitime yönelik tutumlarının incelenmesi(Sakarya ili örneği)

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin 2019 yılı Kasım ayında Çin'in Wuhan eyaletinde ortaya çıkan COVID-19 koronavirüs pandemisinin Türkiye'yi de etkisi almaya başlamasıyla eğitim-öğretim sistemimizde geniş yer tutan uzaktan eğitime yönelik tutumlarının, pandemi öncesinde ve pandemi sonrasındaki düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Sakarya İli'nde görev yapmakta olan 13.422 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu ise 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılında Sakarya ilindeki resmi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan ve basit tesadüfi küme örnekleme yöntemiyle belirlenen 723 öğretmen oluşturmuştur. Nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmada verilerin toplanması için iki ayrı form kullanılmıştır. Bunlardan birincisi katılımcıların demografik bilgilerinin yer aldığı kişisel bilgi formudur. Öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin tutum düzeylerini ölçmek amacıyla Ağır (2007) tarafından geliştirilen Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise bilgisayar ortamında SPSS 24.0 paket programı ile çözümlenen veriler Kruskal Wallis, ANOVA ve t-testi analizinden yararlanılarak yorumlanmıştır. Anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre uzaktan eğitimin avantaj belirten maddelerine katılım oranının pandemi öncesine göre düştüğü, sınırlılık belirten maddelerine katılım oranının ise az da olsa yükseldiği bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma bulguları değişkenler özelinde değerlendirildiğinde pandemi öncesi ve sonrasında ölçeğin avantaj boyutunda, cinsiyet, mesleki kıdem, okul türü, branş, bilgisayar kullanma düzeyi ve uzaktan eğitime yönelik eğitim alıp almama değişkenlerine göre anlamlı farkların ortaya çıktığı, sınırlılık boyutunda ise yalnızca branş değişkenine göre anlamlı bir farkın ortaya çıktığı saptanmıştır.

COVID 19PandemilerSakarya+3
Neslihan İpekli
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin liderlik stilleri ile örgütsel mutluluk arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, okul müdürlerinin liderlik stilleri ile örgütsel mutluluk arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak hazırlanan bu çalışmaya 2021-2022 eğitim öğretim yılında Bolu il merkezi, Gerede ve Mudurnu ilçelerindeki özel okullarda ve kamu okullarında farklı eğitim kademelerinde görev yapmakta olan 406 öğretmen katılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenler küme örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla araştırmaya katılan öğretmenlerin demografik özelliklerinin belirlenmesi için "Kişisel Bilgi Formu", okul müdürlerinin sergiledikleri liderlik stilinin belirlenmesi için Akçekoce ve Bilgin (2016) tarafından geliştirilen ''Liderlik Stilleri Ölçeği'' ve öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeylerinin belirlenmesi için Arslan ve Polat (2017) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ''Örgütsel Mutluluk Ölçeği'' kullanılmıştır. Elde edilen veriler analiz edilmek için SPSS 23.0 programına işlenmiştir. Elde edilen verilerin normal dağılım göstermemesinden dolayı Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi yapılmıştır. Kruskal Wallis testi sonucunda anlamlı bir fark bulunduğunda, farkın sebebini belirlemek amacıyla Mann-Whitney U testi yapılmıştır Okul müdürlerinin sergiledikleri liderlik stilleri ile örgütsel mutluluk arasındaki ilişkiyi belirlemek için Spearman Rho sıra korelasyon analizi yapılmıştır. Okul müdürlerinin sergiledikleri liderlik stillerinin öğretmenlerin örgütsel mutluluklarının yordayıcısı olup olmadığını belirlemek için doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenler okul müdürlerinin en fazla etik liderlik stiline sahip olduğu algısına sahipken; okul müdürlerinin en az kültürel liderlik stilini sergilediklerini düşünmektedirler. Öğretmenlerin örgütsel mutluluk algılarının da yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Okul müdürlerinin liderlik stilleri ile örgütsel mutluluk algıları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmektedir. Ayrıca araştırmada okul müdürlerinin liderlik stillerinin örgütsel mutluluğun anlamlı bir yordayıcısı olduğu ve öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu okul müdürlerinin sergilediği dönüşümcü liderlik %38,5, öğretimsel liderlik %33,5, kültürel liderlik % 32,2 vizyoner liderlik %33,2 ve etik liderlik %33,1 yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim örgütleri, Liderlik, Okul müdürlerinin liderlik stilleri, Mutluluk, Örgütsel mutluluk

LiderlikLiderlik modelleriMutluluk+3
Mustafa Delioğlan
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin duyguları yönetme yeterlilikleri ile karar verme stilleri arasındaki ilişki düzeyi

Bu araştırmada öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin duygu yönetimi yeterlilikleriyle karar verme stilleri arasındaki ilişki düzeyini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi, basit ve tesadüfi örneklem yoluyla seçilmiş, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Sakarya ilindeki resmi okullarda görev yapan 435 öğretmenden oluşmaktadır. Çalışmada, betimsel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Kişisel bilgi formu öğretmenlerin cinsiyet, medeni durum, yaş, okul türü, mevcut okulda çalışma süresi, aynı yöneticiyle çalışma süresi, mesleki kıdem ve eğitim durumu hakkında bilgi toplamak üzere geliştirilmiştir. Araştırmada "Titrek (2004) tarafından geliştirilmiş olan "İş Yaşamında Duygusal Zeka Düzeyleri" ölçeğinin alt ölçeklerinden olan "duyguları yönetme yeterlilikleri" alt ölçeği ile Scott ve Bruce (1995) tarafından geliştirilmiş, Taşdelen (2002) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış Karar Verme Stilleri Ölçeği kullanılmıştır. Kişisel Bilgiler formu, yöneticilerin duygu yönetimi yeterlilikleri ve karar verme stillerini ölçmek için ulaşılan verilerin tamamı Sosyal Bilimler için İstatistik Programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre okul yöneticilerinin duygu yönetimi yeterlilikleri yüksek düzeyde (X̄=4.05) bulunmuştur. Okul yöneticilerinin duyguları yönetme yeterlilikleri kadın katılımcıların yöneticilerinde daha yüksek bulunmuştur. Öğretmenlere göre liselerde görev yapan okul yöneticilerinin duygu yönetimi yeterlilikleri ilkokullarda görev yapan yöneticilere göre daha yüksek bulunmuştur. Görev sürelerine göre, süresi 1-3 yıl olan öğretmenlerin görev süresi 4-6 yıl olan öğretmenlere göre yöneticilerinin duygu yönetimi yeterlilikleri daha yüksek bulunmuştur. Medeni durumlarına, yaşa ve mevcut okullarındaki öğretmen sayılarına, eğitim durumu, kıdeme, şu anki yöneticileri ile çalışma sürelerine göre ise anlamlı şekilde değişmediği saptanmıştır. RKVS alt boyutunun ortalaması (yüksek düzey), SKVS alt boyutunun ortalaması (yüksek düzey), BKVS alt boyutunun ortalaması (yüksek düzey), KKVS alt boyutunun ortalaması (düşük düzey), KAKVS alt boyutunun ortalaması (düşük düzey) ve ölçeğinin genelinin ortalaması ise (orta düzey) olarak tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin karar verme stillerinin cinsiyet değişkenine göre SKVS ve BKVS alt boyutlarının kadın öğretmenlerin yöneticilerinde erkek öğretmenlerin yöneticilerine göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. 20-30 yaş arasındaki katılımcı öğretmenlerin okul yöneticilerinin BKVS ortalamalarının 41-50 yaş arasındaki katılımcı öğretmenlerin okul yöneticilerinin ortalamalarından düşük olduğu saptanmıştır. Görev yaptıkları okulda 31-40 öğretmen bulunan öğretmenlerin yöneticilerinin RKVS ortalamalarının görev yaptıkları okulda 11-20 öğretmen bulunan öğretmenlerin yöneticilerinin ortalamalarından düşük olduğu saptanmıştır. Mesleki kıdeme göre 11-15 yıl arası hizmet göstermiş katılımcıların yöneticilerinin bağımlı karar verme stili ortalamalarının meslekte 16-20 yıl arası hizmet göstermiş katılımcıların yöneticilerinin ortalamalarından düşük olduğu saptanmıştır. Medeni durum, okul türü, mevcut okullarındaki görev sürelerine, eğitim durumu ve şu an ki yönetici ile çalışma sürelerine göre farklılaşma durumu: her alt boyutta ve ölçeğin genelinde karar verme stillerinin anlamlı şekilde değişmediği görülmüştür. DYY ile RKVS alt boyutu arasında yüksek düzeyde pozitif yönde, SKVS, BKVS alt boyutları ve KVS ölçek geneli arasında orta düzeyde pozitif yönde, KKVS ve KAKVS, alt boyutları arasında orta düzeyde negatif yönlü anlamlı ilişkiler mevcuttur. DYY değişkenini KKVS değişkeni negatif yönde istatistiksel açıdan anlamlı bir biçimde yordamaktadır. Anahtar Kelimeler: Duygu Yönetimi, Karar Verme Stili, Okul, Yönetici.

Duygu yönetimiEğitim yönetimiKarar verme+5
Pınar Güngör
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonları ve yaşam boyu öğrenme eğilimleri (Kocaeli ili örneği)

Bu araştırmada Kocaeli ili il merkezi ve merkez ilçelerinde görev yapan öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine ilişkin motivasyon düzeyleri ile yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasındaki ilişkinin araştırılması ve yaşam boyu öğrenmeye ilişkin algının incelenerek yaşam boyu öğrenmeye katılımı artırmak için öğretmenlere yönelik öneriler sunulması amaçlanmıştır. Yaşam boyu öğrenme ve motivasyon kavramları farklı açılardan incelenmiştir. 21. Yüzyıl ihtiyaçları doğrultusunda yaşam boyu öğrenen bireyler yetiştirmek için ihtiyaç duyulan yeterlilikler ele alınmıştır. Ayrıca yaşam boyu öğrenme sürecinde büyük öneme sahip öğretmenlerin yaşam boyu öğrenen bireyler olmalarının öneminden ve bu doğrultuda ihtiyaç duyulan yeterliliklerden bahsedilmiştir. Bu araştırmanın evreni 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Kocaeli ili il merkezinde ilinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi eğitim ve öğretim faaliyeti gösteren kurumlarda görev yapan 3449 öğretmenden oluşmaktadır. Veriler, küme örneklem yöntemi ile toplanmış olup verilerin bir bölümü Google Form üzerinden, bir bölümü ise yüz yüze dağıtılan formlar aracılığı ile elde edilmiştir. Araştırma öncesinde ilgili alanyazın taranmış, veri toplama aracı olarak Gür Erdoğan ve Arsal tarafından geliştirilen "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği" (2016), Karabağ Köse, Karataş, Küçükçene ve Taş tarafından geliştirilen "Öğretmen Mesleki Motivasyon Ölçeği" (2020) ve araştırmacı tarafından düzenlenen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve mesleklerine ilişkin motivasyonlarının; cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, lisansüstü çalışma yapmaya isteklilik, mesleki kıdem, çocuk sahibi olma durumu, istihdam türü, görev yapılan okul ve görev yapılan okulun sosyoekonomik düzeyi değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılık gösterip göstermedikleri incelenmiştir. Elde edilen veriler SPSS-Windows paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Kolmogorov-Smirnov, Mann Withney U, Kruskal-Wallis, Spearman sıra farkları korelasyon katsayısı ve basit doğrusal regresyon analizi yöntemleri kullanılarak, sonuçların yorumlanmasında ,05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Analizler sonucunda öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile cinsiyet değişkeni arasında kadın öğretmenler açısından pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu; yaş, medeni durum, eğitim durumu, lisansüstü çalışma yapmaya isteklilik, mesleki kıdem, çocuk sahibi olma durumu, görev yapılan okulun bulunduğu yerin sosyoekonomik düzeyi, istihdam türü, görev yapılan okul türü değişkenleri açısından istatiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin mesleki motivasyon düzeyleri ile görev yapılan okulun bulunduğu yerin sosyoekonomik düzeyi arasında anlamlı bir farklılık olduğu; cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, lisansüstü çalışma yapmaya isteklilik, mesleki kıdem, çocuk sahibi olma durumu, istihdam türü, görev yapılan okul türü değişkeni arasında anlamlı bir farklılık olmadığı ve öğretmenlerin mesleki motivasyonları ile yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.

Gamze Eçen
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2022
00

Other supervisors